ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

289 haber · Sayfa 7

Çekya’da Kırsal Kalkınma İçin 2,4 Milyar Çek Korunası Destek Açıldı
Görsel kaynağı: Agropress · Özgün haber
Veri haberi

Çekya’da Kırsal Kalkınma İçin 2,4 Milyar Çek Korunası Destek Açıldı

Çekya’da çiftçiler, gıda işleyicileri ve ormancılar, AB Ortak Tarım Politikası (OTP) kapsamındaki kırsal kalkınma destekleri için başvuru yapabiliyor. Stratejik planın sekizinci turunda toplam 2,4 milyar Çek korunası dağıtılacak. Bu tutarın yaklaşık 1,84 milyar korunası tarım ürünlerinin işlenmesine yönelik yatırımlara ayrıldı. Başvurular Portál farmáře üzerinden yapılabiliyor. Destekler mezbahaların, parçalama tesislerinin ve mandıraların kurulması veya modernizasyonu ile meyve-sebze işleme yatırımlarında kullanılabilecek. Tarım Bakanlığına göre program yerel hammaddelerin işlenmesini, Çek gıda işleyicileri aracılığıyla katma değer yaratılmasını, tedarik zincirlerinin kısaltılmasını ve yerel pazarların desteklenmesini amaçlıyor. Genç çiftçiler için 300 milyon Çek korunası ayrılırken, tarım üretimine yönelik iş planlarında temel destek 1,5 milyon korunadan başlayıp kendi üretiminden gıda üretimi de içeren planlarda 2 milyon korunayı aşıyor.

USDA Tahmini Sonrası CBoT Mısır Fiyatı Geriledi
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

USDA Tahmini Sonrası CBoT Mısır Fiyatı Geriledi

ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) Dünya Tarımsal Arz ve Talep Tahminleri (WASDE) raporunda ABD’nin mısır üretimi ve stoklarına ilişkin öngörülerin yükseltilmesi, Chicago Ticaret Borsası’nda (CBoT) mısır fiyatlarını aşağı çekti. ABD’nin 2026’da hasat edilecek mısır üretimi tahmini aylık bazda 6 milyon ton artırılarak 407,3 milyon tona çıkarıldı. Rapora tepki olarak CBoT mısır fiyatı %5 gerileyerek 4,75 dolar/buşel, yani 190 dolar/ton seviyesine indi; fiyat ekim başından bu yana %15 düştü. Üretim tahminindeki artışa, ABD’de sezon başlangıcındaki stokların beklenenden yüksek olması da eşlik etti. Eylül sonunda yayımlanan stok raporuna göre 1 Eylül 2026 itibarıyla depolardaki mısır miktarı beklentinin 5 milyon ton üzerindeydi. Bunun sonucunda 2026/27 sezonu için ABD’nin dönem sonu mısır stok tahmini aylık 7,2 milyon ton artırılarak 47 milyon tona yükseltildi. Stokların tüketime oranı da 1,6 yüzde puan artışla %11,3’e çıktı. Kaynak, USDA tahmini gerçekleşirse ABD mısır bilançosunun görece rahat bir seviyeye yaklaşacağını belirtiyor. ABD’deki görünüm Avrupa’dan ayrışıyor. USDA, Avrupa Birliği’nin mısır üretimini 48 milyon ton olarak tahmin ediyor; bu, son iki dekatın en düşük düzeyi olarak aktarılıyor. Buna karşılık dünya arzındaki artışın AB’nin ithalat ihtiyacını karşılamasının mümkün olduğu değerlendiriliyor. Eylül sonuna kadar AB limanlarına 2,4 milyon ton mısır ulaştı; bu miktar geçen yılın aynı tarihindeki hacmin beş katına çıktı. AB’nin sezon boyunca 23-25 milyon ton mısır ithal etmesi gerektiği belirtiliyor. MATIF’te mısır fiyatı, Avrupa’daki üretim açığı ve bölgesel piyasa dinamikleri nedeniyle 280 avro/ton civarında kaldı. Kaynak, küresel mısır bilançosundaki gevşemeye ve CBoT’taki yüksek alım yönlü spekülatif pozisyonlara dayanarak MATIF fiyatının 280 avro/tonu aşmakta zorlanabileceğini öngörüyor. Bu değerlendirmeye göre fiyat önce 260 avro/tona, bu seviyede tutunamaması halinde 238 avro/tona gerileyebilir; söz konusu seviyeler gerçekleşmiş fiyat değil, koşullu beklenti olarak sunuluyor. Kolza piyasasında ise vade farkı ve lojistik sorunlar öne çıktı. MATIF’te Kasım 2026 vadeli kolza kontratı haftalık bazda 21 avro/ton düşerek 517 avro/tona gerilerken, sonraki vadeler 6 avro/ton kayıpla 550 avro/tonun üzerinde işlem gördü. Almanya’nın Kaub kentinde Ren Nehri su seviyesinin 5 santimetreye düşmesi, kuzey Almanya ve Hollanda’daki işleme tesislerine taşımayı fiilen durma noktasına getirdi. Daha pahalı veya sınırlı karayolu ve demiryolu seçenekleri nedeniyle tesislerin alımlarını yavaşlatması, spot kolza fiyatını yaklaşık 500 avro/tona çekti.

Tarımda Yeni Verimlilik Artışı Pahalı Traktör Gerektirmeyebilir
Görsel kaynağı: Põllumajandus · Özgün haber

Tarımda Yeni Verimlilik Artışı Pahalı Traktör Gerektirmeyebilir

Tarım işletmelerinin ihtiyaç duyduğu teknolojinin önemli bir bölümü zaten mevcut. Ancak bu imkânların çoğu zaman yalnızca kısmen kullanılması, verimlilik ve kârlılık artışının yeni ve pahalı bir traktör yerine eldeki veri ile ekipmanların daha akıllı değerlendirilmesinden gelebileceği görüşünü öne çıkarıyor. Maaelu Teadmuskeskus İnovasyon Hizmeti Başkanı Andres Huul, tarımın bir sonraki gelişim sıçramasının mevcut teknoloji ve ekipmanların kullanım biçimiyle bağlantılı olduğunu yazdı. Değerlendirme; tarım, tarım makineleri ve veri işleme konularını kapsıyor.

Brezilya’da Pamuk İşleme Gecikmesi İhracat Sözleşmelerini Gündeme Taşıdı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Pamuk İşleme Gecikmesi İhracat Sözleşmelerini Gündeme Taşıdı

Brezilya’da pamuk hasadı tamamlanırken ürünün işlenmesi, sınıflandırılması ve sevkiyata hazırlanması sürüyor. 2025/26 sezonu, tarladan alınan pamuk ile ihracata hazır lif arasındaki sürenin teslimat tarihleri ve yükleme pencereleri üzerindeki baskı nedeniyle sözleşmeler açısından daha dikkatli bir aşamaya girdi. Eylülün ilk yarısında hasadın büyük bölümü tamamlanmış olsa da işleme süreci aynı hızda ilerlemedi. Ulusal Tedarik Şirketi (Conab) verilerine göre pamuk alanının %95,6’sı eylülün ilk yarısında hasat edilmişti. Agroconsult’un 3 Eylül’e kadar olan çalışması ise pamuğun yalnızca %35’inin işlenmiş olduğunu gösterdi. Bu fark, hasat sonrası önemli miktarda ürünün henüz işlenme, sınıflandırma ve ticari teslimata hazırlanma aşamalarından geçmediğine işaret etti. Böylece fiziksel olarak mevcut olan ürünün, sözleşmede belirlenen yükleme dönemine uyum sağlayacak durumda olup olmadığı ayrı bir mesele haline geldi. Albuquerque Melo Advogados’tan Cristiane Secco, hasat ile lifin ticari olarak kullanılabilir hale gelmesi arasındaki sürenin, özellikle dış pazara yönelik sözleşmelerde belirlenmiş teslim tarihlerini etkilediğinde hukuki bir konuya dönüşebileceğini belirtti. Secco’ya göre işleme gecikmesi yalnızca operasyonel bir sorun olarak değerlendirilemez; ürünün varlığı, işlenmiş, sınıflandırılmış ve kararlaştırılan yükleme döneminde sevke hazır olduğu anlamına gelmeyebilir. Bu nedenle sözleşmede gecikme riskini kimin üstlendiği önem taşıyor. Brezilya’nın pamuk ticaretindeki büyüyen rolü, teslimat takvimlerindeki bu konuyu daha önemli hale getiriyor. Ülke, Ağustos 2025-Temmuz 2026 ticaret yılında 3,37 milyon ton pamuk ihraç ederek önceki ticaret yılına göre %19 artış kaydetti ve ilk kez 3 milyon ton sınırını aştı. Brezilya Pamuk Üreticileri Birliği’ne (Abrapa) göre sevkiyatlar 5,3 milyar dolar gelir sağladı ve ülke dünyanın en büyük pamuk lifi ihracatçısı konumunu pekiştirdi. Ulusal Pamuk İhracatçıları Birliği (Anea) ise gelecek ticaret sezonu için yeni bir ihracat rekoru öngörüyor. Yüksek üretimin daha temkinli alıcılar ve uluslararası pazarlarda artan rekabet ortamında sevk edilmesi beklenirken, Salvador Limanı’nın Santos’a alternatif olarak kullanılması da gündemde. İşleme aşamasındaki gecikmeler, sözleşmede belirlenen yükleme döneminin uzatılmasını, ek depolama ve taşıma giderlerinin paylaşımını, konteyner veya gemi bekleme ücretlerini ve teslim tarihinin kaçırılması halinde doğabilecek sonuçları gündeme getirebilir. Secco, ürünün bir sonraki döneme devrinin otomatik bir hak olmadığını; tolerans, süre uzatımı ve depolama ile ek taşıma giderlerinin kimin tarafından karşılanacağının sözleşmede nasıl düzenlendiğine bağlı olduğunu söyledi. Gelecek sezon görüşmelerinde yükleme dönemi, gecikme bildirimi ve masraf paylaşımına ilişkin hükümlerin yeniden ele alınması bekleniyor.

Missouri Üniversitesi Hayvancılık Sektörü İçin Yeni Et Laboratuvarı Açtı
Görsel kaynağı: Brownfield Ag News · Özgün haber

Missouri Üniversitesi Hayvancılık Sektörü İçin Yeni Et Laboratuvarı Açtı

Missouri Üniversitesi, hayvancılık sektörünü desteklemek amacıyla yeni bir et laboratuvarı açtı. Michael L. Parson Et Laboratuvarı’nın, et işleme alanındaki iş gücü açığının giderilmesine yardımcı olması ve hayvancılık sektörüne yönelik araştırmaları ilerletmesi bekleniyor. Laboratuvar, adını eski Vali Parson’dan aldı. Kaynakta yer alan açıklamada tesis, “son teknoloji” olarak nitelendirildi.

Gürcistan ve İtalya Tarım-Gıda İşbirliğini Derinleştirme Olanaklarını Görüştü
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber

Gürcistan ve İtalya Tarım-Gıda İşbirliğini Derinleştirme Olanaklarını Görüştü

Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanı David Songhulashvili, İtalya Gıda Sanayisi Federasyonu (Federalimentare) Başkanı Paolo Mascarino ve İtalyan gıda üreticisi Ferrero’nun temsilcisiyle bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki tarım-gıda işbirliğinin derinleştirilmesi, yatırım çekilmesi ve Gürcü ve İtalyan şirketleri arasında doğrudan iş bağlantıları kurulması ele alındı. Songhulashvili, İtalya’nın Gürcistan için tarım-gıda sektöründe önemli bir ortak olduğunu belirterek işleme sanayisinin güçlendirilmesi, Gürcü ürünlerinin kalitesinin artırılması, ihracat potansiyelinin büyütülmesi ve ürünlerin uluslararası pazarlardaki konumunun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Toplantıda ayrıca Gürcistan’da gıda ürünlerinin işlenmesi, paketlenmesi, markalaştırılması ve ihracat odaklı üretimin geliştirilmesi fırsatları değerlendirildi. İtalyan şirketlerinin Gürcistan’da yatırım yapması, üretim ve işleme alanlarında ortaklık kurması ve ortak girişimler oluşturması da görüşüldü. Gürcü bakan, somut iş fırsatlarını belirlemek ve Gürcistan özel sektörüyle doğrudan işbirliğini güçlendirmek amacıyla pratik bir mekanizma kurulmasını önerdi. Taraflar, öncelikli sektör ve şirketlerin belirlenmesi, iş fırsatlarının paylaşılması ve İtalyan gıda sanayisi şirketlerinin Gürcistan’ı ziyaret etmesi konusunda işbirliğini derinleştirme olanakları üzerinde anlaştı.

Endonezya, ASEAN Ülkeleriyle Tarım Kooperatiflerinde İş Birliğini Güçlendiriyor
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber

Endonezya, ASEAN Ülkeleriyle Tarım Kooperatiflerinde İş Birliğini Güçlendiriyor

Endonezya, gıda öz yeterliliğini desteklemek amacıyla ASEAN ülkeleriyle tarım kooperatiflerinin geliştirilmesine yönelik iş birliğini güçlendirme taahhüdünde bulundu. Taahhüt, Yogyakarta’da düzenlenen ASEAN Tarım Kooperatiflerinin Geliştirilmesi Merkezi (ACEDAC) toplantısı ile Tarım Kooperatifleri Sektörel Çalışma Grubu (ASWGAC) oturumlarında gündeme geldi. Endonezya’nın ev sahipliği yaptığı toplantılarda, özellikle belirsizleşen iklim koşulları ve El Niño’nun gıda sektörüne etkileri karşısında ortak hareket edilmesi ele alındı. Endonezya, gıda sektöründeki kooperatifleri güçlendirmeye yönelik çalışmaların sahadaki somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini bildirdi. ASEAN ülkelerinden kooperatif temsilcileri de her ülkede gıda dayanıklılığını güçlendirecek uygulamalar üzerinde çalıştı. Endonezya Kooperatifler Bakan Yardımcısı Farida Farichah, kooperatiflerin çiftçileri finansman, teknoloji, üretim araçları, işleme, dağıtım ve pazara erişimle buluşturduğunu belirtti. Endonezya, bölgesel deneyim paylaşımı kapsamında Bandung’daki Koperasi Al-Ittifaq ile Koperasi Sukamakmur’un yanı sıra Doğu, Orta ve Batı Cava’daki bazı süt işleme kooperatiflerini örnek gösterdi.

Roma’daki FAO Fuarında İran Yemekleri Tanıtıldı
Görsel kaynağı: Shargh · Özgün haber
Veri haberi

Roma’daki FAO Fuarında İran Yemekleri Tanıtıldı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Dünya Fuarı’nın dördüncü gününde, Roma’daki Circo Massimo tarihi alanında İran geleneksel yemeklerini tanıtma ve pişirme eğitimi programı düzenlendi. İranlı aşçıların hazırladığı çelov kebap ve tahçin, 100’den fazla katılımcıya tanıtıldı ve katılımcılar hazırlanan yemekleri tatma fırsatı buldu. Kültürler arası yemek tanıtımı bölümünde gerçekleştirilen programda aşçılar, yemeklerin pişirme aşamalarını göstererek kullanılan malzemeler, hazırlanış biçimleri ve bu yemeklerin İran gıda kültüründeki yeri hakkında bilgi verdi. Etkinlik ziyaretçiler ve fuar yetkililerinden yoğun ilgi görürken, canlı İran müziği de programa eşlik etti. Törende İran’ın FAO nezdindeki büyükelçisi ve daimi temsilcisi ile FAO genel direktör yardımcılarından biri hazır bulundu. İran ayrıca fuarın Asya ve Pasifik bölümündeki standında safran, Antep fıstığı ve hurma gibi tarım ürünlerini sergiledi. İran’ın katılım amacı, ülkenin üretim kapasitesini ve tarım ürünleri çeşitliliğini tanıtmanın yanı sıra ziyaretçileri gıda ürünlerinin üretim ve işleme zinciriyle tanıştırmak olarak açıklandı. İran’ın FAO temsilcisi Ali Kiyânirad, yerel müzik ve tarımsal faaliyetleri gösteren görsellerin yer aldığı başka bir programın 20 Mehr’de fuarın ana salonunda düzenlenmesinin planlandığını bildirdi. Roma’daki “Tohumdan Gıdaya” fuarının ikinci edisyonu, yaklaşık 140 ülkeden 300’den fazla stand sahibinin katılımıyla 12 Ekim’e kadar sürdü.

Upcycled Food, Gıda Yan Ürünlerini Yeni Gıdalara Dönüştürüyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Upcycled Food, Gıda Yan Ürünlerini Yeni Gıdalara Dönüştürüyor

Upcycled food, bira üretimi, yağ presleme ve meyve işleme gibi süreçlerde kalan ve normalde insan tüketimine sunulmayan bazı hammaddelerin uygun teknolojiyle yeni gıdalara dönüştürülmesini ifade ediyor. Uluslararası tanıma göre bu hammaddelerin denetlenebilir tedarik zincirlerinden gelmesi, güvenli olması ve besin değerini koruması gerekiyor. Kullanımın çevresel avantaj sağlaması ve hammaddelerin değerini gıda zincirinde daha uzun süre tutması da yaklaşımın koşulları arasında yer alıyor. Bira üretiminden kalan sörtörköly, içerdiği lif ve protein nedeniyle un, fırın ürünleri ve atıştırmalıklarda kullanılabiliyor. Meyve işleme lifleri ile pres artıkları da yeni ürünlere katılabiliyor. 2026 ECOTROPHELIA Europe geliştirmelerinde kahve telvesi, meyve lifi, bira ve mantar işleme yan ürünleri ile yulaf posasının kullanıldığı farklı Avrupa ürünleri yer alıyor.

Paraguay Kanatlı Ürünleri İhracatında Rekor Artış
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Kanatlı Ürünleri İhracatında Rekor Artış

Paraguay’ın kanatlı ürünleri ihracatı, Eylül 2026 sonunda 14.690 tona ulaştı. La Nación’un Avipar ve Ulusal Hayvan Kalitesi ve Sağlığı Servisi (Senacsa) verilerine dayandırdığı habere göre bu miktar, Eylül 2025’teki 7.663 tona kıyasla %92’lik artış anlamına geldi. İhracat gelirleri de aynı dönemde 8,3 milyon ABD dolarından 39,6 milyon ABD dolarına yükseldi; haberde yıllık artışın %300’ün üzerinde olduğu belirtildi. Avipar Başkan Yardımcısı Blanca Ceuppens, rekoru daha yüksek işlenen ürün hacmi, Afrika pazarlarındaki güçlü talep ve Asya’da daha yüksek ticari değere sahip yeni destinasyonların açılmasıyla açıkladı. Ceuppens ayrıca üretim kapasitesi, arz ve pazarın ürünleri absorbe etme kapasitesinin artırıldığını, sanayinin kurulu kapasitesinin teknik ve operasyonel verimlilikle çalıştığını söyledi. Ceuppens’e göre 2026 boyunca iç üretimdeki sürdürülebilir artış; altyapı yatırımları, işleme teknolojisi ve sıkı biyogüvenlik programlarıyla desteklendi. İç pazar, artan tüketimle birlikte sektörün ana hacim temeli olmayı sürdürürken, üretim fazlası ile uluslararası talep gören belirli kesimler dış ticaret kanalıyla değerlendirildi. Ceuppens, yılın kalan bölümünde kesim hızının artmasını ve üretimin rekor düzeyde kapanmasını beklediğini aktardı. Tayvan, sektörün stratejik büyüme odağı olarak öne çıktı. Temmuz ortasındaki ilk sevkiyatların ardından bu ülkeye düzenli gönderilerin kademeli olarak büyüdüğü ve aylık 300 tona ulaşılmasının hedeflendiği bildirildi. Senacsa bültenine göre Eylül sonunda Irak, kanatlı ürünleri alımlarında %33 payla ilk sırada yer aldı; Vietnam %14, Arnavutluk ve Kosova ise %8’er pay aldı.

Sırbistan Tarımında Üretici Örgütlenmesi İçin Beş Model Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber

Sırbistan Tarımında Üretici Örgütlenmesi İçin Beş Model Öne Çıkıyor

Sırbistan’da üretici örgütlenmesi, tarım sektörünün modernleştirilmesi ve rekabet gücünün artırılması için yeni stratejik yönlerle uyumlu bir araç olarak öne çıkıyor. Kooperatifler; girdilerin ortak alınması, ürünlerin birlikte satılması, daha iyi fiyat elde edilmesi, tarımsal desteklere ve IPARD’a erişim ile soğuk hava deposu, kurutma tesisi ve makine gibi ortak yatırımlara imkân sağlıyor. Tarım stratejisinde organik üretim, arıcılık ve biyo-bölgelerde faaliyet gösteren uzmanlaşmış derneklerin rolünün güçlendirilmesi vurgulanıyor. Dijital bal üretimi takibi yapan arıcı dernekleri ile bakanlıkla politika oluşturma süreçlerinde ortak çalışan organik üretici dernekleri bu kapsamda örnek gösteriliyor. Yerel eylem grupları (LAG) ise yerel yönetimleri, çiftçileri ve sivil toplumu bir araya getiriyor; strateji, LAG’lerin kırsal kalkınmadaki rolünün güçlendirilmesini öngörüyor. Hükümet başbakan yardımcısının açıklamasına göre Sırbistan’daki kamu-özel ortaklığı örnekleri bölgede iyi uygulama olarak tanınıyor. Bu ortaklıklar soğuk zincir, depolama ve işleme kapasitesinin geliştirilmesini kapsıyor. Stratejik belgede ayrıca entegre bitkisel üretim-hayvancılık sistemlerine destek, profesyonel yönetim, ortak pazarlama, ortak altyapı, bilimsel danışmanlık ve gençler ile kadınların örgütlenmeye katılımı öne çıkarılıyor.

Çin’in Tarım ve Gıda Gücü Olma Hedefi Afrika İçin Önem Taşıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım ve Gıda Gücü Olma Hedefi Afrika İçin Önem Taşıyor

Çin’in tarım ve gıda gücü olma yönünde ilerlediği, ülkenin üretim kapasitesinin Afrika’daki tarımsal kalkınma için örnek oluşturabileceği savunuluyor. Makalede Çin’in tahıl üretiminin iki yıl üst üste 700 milyon ton seviyesinde kaldığı ve 1,4 milyar kişinin gıda talebini karşıladığı belirtiliyor. Üretimin temel yeterliliğin ötesine geçtiği, gıda politikasının yalnızca yeterli miktara değil, besleyici gıdaya erişime de odaklandığı aktarılıyor. Metne göre Çin, dünya nüfusunun yaklaşık %20’sini dünya ekilebilir arazisinin %9’u ile besliyor. Çinli araştırma kurumları iklim değişikliği ve kuraklığa uyum sağlamak amacıyla tarım teknolojileri ile ıslah çalışmalarını geliştirirken, genetik yatırımları yüksek verim, hastalık direnci ve besin alımı gibi özelliklere yöneliyor. Bu çalışmaların ortak hedefi, istikrarlı ve besleyici bir gıda arzı oluşturmak olarak açıklanıyor. Felix Dapare Dakora’nın aktardığı Hebei örneğinde bir köy, üretimden işleme ve satışa uzanan bir zincir işletiyor. Dakora, çiftçilerin kooperatiflerde örgütlenmesiyle yeni çeşitlerin ve üretim yöntemlerinin komşu işletmelere yayılabileceğini belirtiyor. Afrika’da gıda yoksulluğundan ve ardından gelir yoksulluğundan çıkışın tarımsal üretimle başlaması gerektiğini savunan Dakora, Çinli ve Afrikalı araştırmacıların ortak geliştirdiği teknolojilerle Afrika’da benzer kooperatifler kurulmasını istiyor. Makalede Afrika’nın dünyadaki kullanılabilir ekilebilir arazinin yaklaşık %60’ına sahip olmasına rağmen birçok ülkenin yeterli gıda üretemediği ve ithalata dayandığı ifade ediliyor. Bu durum, başta teknoloji ve makine eksikliği ile tarımsal araştırmalara yetersiz yatırım yapılmasına bağlanıyor. Sichuan’daki bir demonstrasyon üssünde Çin’in yerli süper hibrit pirincinin veriminin hektar başına yaklaşık 18,8 metrik tona ulaştığı da bildiriliyor; metin bu veriyi Çinli bilim insanlarının hedefini aşan bir sonuç olarak aktarıyor. Dakora, Hainan’ın tropikal iklimi ile Afrika’nın büyük bölümündeki iklim koşullarının benzerliğinin ürünlerin iki bölgede test edilip değiş tokuş edilmesine imkân sağlayabileceğini belirtiyor. Ona göre Çin-Afrika tarım işbirliği, sınırlı sayıda bilim insanının eğitilmesinin ötesine geçerek tohum, gübre, tarım makineleri ve sulamayı kapsamalı. Kuraklığa dayanıklı ve yüksek verimli çeşitlerin ortak test edilmesi, mekanik ve sulama teknisyenlerinin eğitilmesiyle geliştirilen kapasitenin proje ekipleri ayrıldıktan sonra da yerel topluluklarda kalması hedefleniyor.

Polonya’da M Sınıfı Kafes Yumurtası Fiyatı Yıllık Bazda %22,4 Düştü
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da M Sınıfı Kafes Yumurtası Fiyatı Yıllık Bazda %22,4 Düştü

Polonya’da yumurta fiyatlarında düşüş eğilimi öne çıkarken en belirgin gerileme kafes sistemi yumurtalarında görüldü. Polonya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığının (MRiRW) Entegre Tarımsal Piyasa Bilgi Sistemi (ZSRIR) verilerine göre paketleme tesisleri, 28 Eylül–4 Ekim 2026 döneminde 100 adet M sınıfı kafes yumurtası için ortalama 52,04 zloti ödedi. Fiyat bir haftada %1,5, Ekim 2025 başına göre %22,4 düştü. Kafes sisteminde L sınıfı yumurtaların ortalama fiyatı 69,15 zł/100 adet olurken haftalık düşüş %1, yıllık düşüş %10,3 olarak kaydedildi. S sınıfında yıllık gerileme %25,6’ya ulaştı ve ortalama fiyat 32,42 zł/100 adet oldu. XL sınıfı ise haftalık bazda istisna oluşturarak %1,4 arttı ve 85,86 zł/100 adede çıktı. Alternatif yetiştirme sistemlerinde fiyatlar daha yüksek seviyelerde kaldı. Yumurtalık sistemde M sınıfı yumurtaların fiyatı 68,41 zł/100 adet olarak ölçüldü; bu değer haftalık %4,1, yıllık %5,8 düşüşe işaret etti. Serbest gezen yumurtalarda M sınıfı 83,82, L sınıfı 93,75 zł/100 adet oldu ve yıllık fiyatlar sırasıyla %1,8 ile %4,8 arttı. Organik M sınıfı yumurtalar ise 101,60 zł/100 adetle yıllık bazda %2,5 yüksek kaldı. İşleme gönderilen yumurtalarda haftalık hareket farklılaştı. Ortalama alım fiyatı %2,5 artarak 6191,44 zł/tona yükselse de yıllık bazda %21,8 düşük kaldı. Avrupa Komisyonu verilerine göre Polonya’da yumurta fiyatı 2026’nın 40. haftasında yaklaşık 233,72 euro/100 kilogram olurken AB ağırlıklı ortalaması 247,53 euro/100 kilogram olarak gerçekleşti. ZSRIR’nin 2025 verileri, satışlarda yumurtalık sistemin %42,2 ile en büyük paya sahip olduğunu gösterdi.

Finlandiya’da PTT, Patates, Tahıl ve Sığır Eti Sektörlerine Destek Önerdi
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’da PTT, Patates, Tahıl ve Sığır Eti Sektörlerine Destek Önerdi

Finlandiya’da Pellervon Taloustutkimus PTT, Avrupa Birliği’nin üretici örgütlerine yönelik faaliyet programı desteğinin patates, tahıl ve sığır eti sektörlerine genişletilmesini önerdi. PTT’nin Tarım ve Orman Bakanlığının talebiyle hazırladığı çalışmaya göre bu üç sektörde desteğin kullanılabilmesi için en fazla koşul bulunuyor ve onaylı üretici örgütleri faaliyet gösteriyor. Finlandiya’da destekten şu anda yalnızca meyve ve sebze sektörü yararlanabiliyor. Çalışmada desteğin ticari faaliyetlere, pazara erişime ve üreticilerin pazardaki konumunu güçlendirmeye daha fazla yöneltilmesi istendi. Kıdemli tarım ekonomisti Päivi Kujala, patates sektöründe koşulların en ileri düzeyde olduğunu, tahıl sektöründe ticari işbirliği ile arzın bir araya getirilmesine duyulan ihtiyacın büyük olduğunu, sığır etinde ise desteğin yeni gelişen üretici örgütlenmesini güçlendirebileceğini belirtti. Önerilen faaliyetler sektörlere göre farklılaşıyor. Patateste ürün geliştirme, depolama, işleme, paketleme, pazarlama ve uluslararasılaşma; tahılda ortak ticari faaliyet, pazar bilgisi, yeni pazar kanalları ve pazara erişim öne çıkıyor. Sığır etinde ise üretim verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik yatırımları, kalite yönetimi, izlenebilirlik, pazarlama ve pazara erişim desteklenebilecek alanlar arasında sayılıyor. Finlandiya’da mevcut finansman döneminde meyve ve sebze sektöründe üç üretici örgütü faaliyet programı yürütülüyor. Araştırma direktörü Sari Forsman-Hugg, bu deneyimlerin üretici örgütlerinin pazardaki konumu, üretimin koordinasyonu ve ürünlerin pazara sunulması üzerinde olumlu etkiler sağlayabildiğini aktardı. Ancak çalışma, desteğin tek başına işleyen bir üretici işbirliği oluşturmayacağına dikkat çekti. Mevcut uygulamada başvuru, maliyetlerin doğrulanması, raporlama ve ödeme süreçleri ağır bulunurken, ulusal uygulamada daha açık ve öngörülebilir işlemler ile daha düşük idari yük önerildi.

Avrupa Balıkçılığında Yapay Zekâ ve Çevresel DNA ile Dijital İzleme
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber

Avrupa Balıkçılığında Yapay Zekâ ve Çevresel DNA ile Dijital İzleme

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’da balıkçılık faaliyetlerini daha ayrıntılı izlemek amacıyla yapay zekâ, kameralar, çevresel DNA ve robotik sistemleri bir araya getiren OptiFish girişimi yürütülüyor. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve 2024’ten beri sürdürülen dört yıllık proje, sekiz ülkeden araştırmacıların katılımıyla balık türlerini otomatik tanımayı ve avların izlenmesini geliştirmeyi hedefliyor. Avrupa balıkçı filoları yılda 3,2 milyon ton balık indirirken, bu avın değeri 5,5 milyar avro olarak veriliyor. Projenin arka planında denizdeki faaliyetlere ilişkin veri eksikliği bulunuyor. Belçika’da yaklaşık 60 balıkçı teknesi olmasına rağmen bilimsel örnekleme, balıkçılık seferlerinin yalnızca %1,5’ini kapsıyor. Geleneksel izleme, teknelerde görev yapan bilimsel gözlemcilere dayanıyor ve denizdeki faaliyetlerin yalnızca bir bölümünü kapsayabiliyor. Eksik veriler, balıkçıların, bilim insanlarının ve düzenleyicilerin hangi türlerin nerede ve ne miktarda yakalandığını kesin olarak belirlemesini zorlaştırıyor. Sander Delacauw, sürdürülebilir balıkçılık yönetiminde toplanan verilerin stok değerlendirmeleri ve kota kararlarına temel oluşturacak kadar kaliteli ve yeterli olması gerektiğini belirtti. Kaynağa göre yalnızca dijital raporlama, hangi türlerin nerede ve hangi miktarlarda yakalandığına ilişkin bilgi açığını kapatmıyor. Bu ayrıntılar bulunmadığında yöneticilerin sürdürülebilir av limitleri konusunda karar vermesi, deniz ürünlerini tedarik zinciri boyunca izlemesi ve balıkçıların seferlerini planlaması zorlaşıyor. OptiFish kapsamında geliştirilen yapay zekâlı kamera sistemleri pompalı tekneler, ayıklama masaları, kirişli troller ve küçük ölçekli balıkçılık faaliyetlerinde deneniyor. Sistemler, üst üste duran veya kısmen gizlenen balıkları tanımak üzere eğitiliyor. Proje ortağı DTU Aqua’nın elektronik izleme altındaki taşıma bantlarında balıkları takip eden sistemi, birbirine benzeyen altı tür üzerinde balıkları %90,43 oranında doğru eşleştirdi. Araştırmacılar ayrıca üst üste duran balıkları ayıklama bantlarında ayıracak bir robotik kol geliştiriyor. Araştırmacılar denizde balıkların bıraktığı çevresel DNA parçacıklarından da yararlanıyor. Su örnekleri veya balıkçı ağlarına bağlanan özel problar aracılığıyla sudaki türlerin belirlenmesi ve belirli bir balık stokunun biyokütlesinin tahmin edilmesi amaçlanıyor. OptiFish, bu yöntemleri Kuzey Denizi, Akdeniz ve Karadeniz’i kapsayan beş pilot sahada test ediyor. Revize Balıkçılık Kontrol Tüzüğü kapsamında elektronik raporlama çoğu tekne için zorunlu olurken, izleme kurallarının 2028’e kadar küçük teknelere, dijital izlenebilirliğin ise 2029’a kadar işlenmiş balıklara genişlemesi öngörülüyor. Daha doğru verilerin sefer planlamasına, yakıt ve maliyetlerin azaltılmasına ve hassas stokların aşırı avlanmasından kaçınılmasına yardımcı olabileceği belirtiliyor.

Putin, Tarım Üreticilerine Yardımın Süreceğini Söyledi
Görsel kaynağı: Interfax Russia · Özgün haber
Veri haberi

Putin, Tarım Üreticilerine Yardımın Süreceğini Söyledi

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, tarım üreticilerine yönelik devlet yardımının süreceğini açıkladı. Putin’in tarım ve işleme sektöründeki çalışanlara yönelik kutlama mesajında, büyük tarım işletmeleri, orta ölçekli şirketler ve çiftliklerin yaptırımlar, altyapı ve ihracat engelleri ile artan maliyetlerden kaynaklanan zorluklarla karşılaştığı belirtildi. Mesaja göre destek, yakıt, taşımacılık, ürünlerin satışı ve ekim materyali teminiyle ilgili operasyonel sorunların çözümünü de kapsayacak. Putin ayrıca tarım sektörünün teknolojik kapasitesinin seleksiyon, genetik, tohumculuk ve biyoteknolojiden modern tarım makineleri, ekipmanları ve dijital çözümlere kadar güçlendirilmesini öncelikler arasında gösterdi. Teknolojik düzeyin yükseltilmesini, tarımın gelecek yıllardaki verimliliği ve rekabet gücü için temel olarak niteledi. Putin, kırsal alanlar ve küçük kentlerde konut, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişime özel önem verileceğini de söyledi. Bu kapsamda kırsal kulüpler, kütüphaneler ve spor tesislerinin modernizasyonu ile inşasından söz edildi. Mesajda ayrıca tahıl hasadının bu yıl 100 milyon tonluk eşiği önemli bir rezervle aşmasının beklendiği, et, süt, yumurta ve diğer birçok tarım ürününün üretiminin ise iyi seviyede bulunduğu ifade edildi.

Brezilya’da Kahve Üreticisinin Gübre Alım Gücü Eylülde Geriledi
Görsel kaynağı: G1 · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Kahve Üreticisinin Gübre Alım Gücü Eylülde Geriledi

Brezilya’nın başlıca kahve üretim bölgelerinde üreticinin gübre satın alma gücü, 2027/28 sezonunun ilk gübreleme döneminde geriledi. Piracicaba’daki Uygulamalı Ekonomi Çalışmaları Merkezi (Cepea/Esalq/USP) analizine göre üretici, São Paulo’daki arábica kahvesi göstergesi ile ortalama girdi fiyatları karşılaştırıldığında, ağustosa kıyasla aynı miktarda gübreyi alabilmek için eylülde %19,4 daha fazla kahveye ihtiyaç duydu. Eylül 2026’da arábica kahvesi göstergesi, geçen yıl kaydedilen seviyelerin altında kaldı. Kaynağa göre arábica kahvesi bu yıl 60 kilogramlık çuval başına yaklaşık 1.600 real, robusta kahvesi ise çuval başına yaklaşık 990 real seviyesinde fiyatlandı. Geçen yıl arábica fiyatı, kendi serisinin tarihsel zirveleri sırasında çuval başına 2.700 reale kadar yükselmişti. Cepea’nın görüştüğü sektör temsilcileri, gübrenin kahveliklerin önemli bölümüne uygulanmış olmasına rağmen yıl sonuna kadar ve 2027’nin başında yeni bir sevkiyat yapılmasının beklendiğini bildirdi. Bu nedenle üreticilerin gübre alım planlarının şimdiden başlamış olabileceği belirtildi. Eylül başındaki daha nemli hava, Brezilya’nın çeşitli bölgelerinde 2027/28 sezonu için olumlu görülürken, koşulların bölgelere göre değiştiği ifade edildi. Önümüzdeki aylarda özellikle El Niño ile bağlantılı hava koşullarının kahve fiyatlarının seyrinde önemli rol oynaması bekleniyor. 2026/27 sezonunda üretimin yüksek olmasına karşın içecek kalitesinin bozulduğu kahve oranının da yüksek olması, arzı daha kısıtlı tutabilir ve fiyatlar üzerindeki daha güçlü düşüş baskısını sınırlayabilir. Küresel piyasanın Brezilya üretimine büyük ölçüde bağlı olduğu, gelecek sezonun ise düşük verimli bienal dönem olması beklendiği aktarıldı. Brezilya’nın başlıca arábica üretim bölgelerinde temmuzda görülen alışılmadık yağışlar, çekirdeklerin kalitesini ve içecek standardını tehdit ederek sektörün ihracatına ilişkin endişe yarattı. Yağışlar sırasında 2026/27 kahve hasadının yaklaşık %30’u henüz toplanmamıştı. Arábica ve robusta fiyatları, çekirdek arzındaki artışa rağmen temmuzda yükseldi. Yağışların gerçek etkisinin, lotlar tadıldıktan, işlendiikten ve satıldıktan sonra iki ila üç aylık süreçte ölçülebileceği belirtildi.

Küçük İşletmeler Küresel Gıda Tüketiminde Önemli Paya Sahip
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Küçük İşletmeler Küresel Gıda Tüketiminde Önemli Paya Sahip

Nature dergisinde yayımlanan ve 198 ülke ile 209 tarım-gıda ürününü kapsayan araştırma, küçük işletmelerin küresel gıda tedarikindeki rolünün büyük tarım sistemlerinin ağırlığına rağmen yüksek olduğunu ortaya koydu. Çalışmada işletme büyüklüğü, üretim yapısı ve uluslararası ticaret verileri birlikte değerlendirildi. 20 hektara kadar olan işletmeler, OECD ülkelerinde ortalama gıda tüketiminin %31,1'ini sağlarken bu oran OECD dışındaki ülkelerde %44,2'ye ulaştı. Buna karşılık 50 hektardan büyük işletmelerin ortalama gıda tüketimindeki payı OECD ülkelerinde %41,3, OECD dışındaki ülkelerde ise %28,3 olarak hesaplandı. Araştırmaya göre gelişmiş ülkelerde büyük tarım sistemleri iç üretimde baskın olsa da bu ülkelerde tüketilen gıdanın önemli bir bölümü, gelişmekte olan ülkelerdeki üreticiler de dahil olmak üzere küçük işletmelerden geliyor. Çin ve Hindistan'da küçük üreticiler iç tarımda önemli bir rol oynuyor. Ancak iki ülke aynı zamanda büyük işletmelerde üretilen yüksek miktarda tahıl ve yağlı tohum ithal ediyor. Nüfus ve yaşam standardındaki artışın bu ürünlere talebi artırabileceği, bunun da Güney ve Orta Amerika'da büyük sanayileşmiş çiftliklerin genişlemesini ve daha çeşitli küçük üretim sistemlerinin zarar görmesini teşvik edebileceği belirtiliyor. Araştırmacılar, küçük işletmelerin uluslararası pazarın yeni taleplerine uyum sağlamakta çoğu zaman sınırlı imkânlara sahip olduğuna dikkat çekiyor. Avrupa Birliği'nin ormansızlaşmaya katkı vermeyen ürünler düzenlemesi (EUDR), parsellerin jeolokasyonu ve ürünlerin izlenebilirliği için daha sıkı şartlar getiriyor. Bu yükümlülükler kooperatiflerde örgütlenen üreticiler için daha kolay karşılanabilirken bağımsız küçük işletmelere ek örgütsel ve finansal yük getirebiliyor. ABD ve Avrupa'dan kalkınma yardımının azalması da küçük üreticilere ve iklim değişikliğine uyum çalışmalarına yönelik desteği sınırlayabilir. Araştırmacılar, küçük işletmelerin katkısını tanıyan ve onlara hedefli destek sağlayan politikalar çağrısı yapıyor.

Azerbaycan ve Çin Tarımda İş Birliği Olanaklarını Görüştü
Görsel kaynağı: AZERTAC · Özgün haber

Azerbaycan ve Çin Tarımda İş Birliği Olanaklarını Görüştü

Azerbaycan Tarım Bakanı Majnun Mammadov’un başkanlık ettiği heyet, Çin’e çalışma ziyareti kapsamında Pekin merkezli tarım yüksek teknoloji şirketi DBN Group’un faaliyetlerini inceledi. Görüşmede DBN Group Direktörü Mao Changqing, şirketin uluslararası iş birliklerine değinerek Azerbaycan’la olası iş birliği alanlarını gündeme getirdi. Mammadov, Azerbaycan’ın tarım sektörünü geliştirme çalışmalarını ve İlham Aliyev’in ilgili kararıyla onaylanan 2026–2030 Tarımsal Üretim ve İşleme, Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliğinin Geliştirilmesi Devlet Programı’nı anlattı. Program, sürdürülebilir gelişme ile yoğun ve rekabetçi üretim modeline geçişi amaçlıyor. Mammadov, Çinli şirketler dahil uluslararası iş birliğinin önemini vurguladı ve DBN Group temsilcilerini yıllık Caspian Agro fuarına davet etti.

Uruguay’da Sığır Sperması Pazarında %20 Büyüme Beklentisi
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Sığır Sperması Pazarında %20 Büyüme Beklentisi

Selecta Başkanı ziraat mühendisi Pablo Barreto, Uruguay’da et üretimine yönelik sığır sperması pazarının bu yıl yaklaşık %20 büyüyebileceğini tahmin etti. Barreto, Agronegocios Sarandí’ye verdiği röportajda, pazarın önceki dönemlerde yaklaşık %10 oranında büyüdüğünü ve bu yılki performansın daha yüksek olacağını söyledi. Kaynakta “bu yıl” ifadesi için takvim yılı belirtilmedi. Barreto beklentiyi hayvancılıktaki olumlu görünüm, üreticilerin sonuçlarını geliştirme isteği ve damızlık sürülerde suni tohumlamanın daha fazla benimsenmesiyle açıkladı. Üreticilerin daha fazla ve daha kaliteli hayvan elde etmelerini sağlayacak araçlara yönelik talebinin arttığını belirten Barreto, genetiğin yetiştirici kararlarında daha fazla yer tuttuğunu ifade etti. Pazarın ırklara göre dağılımında Angus’un siyah ve kırmızı çeşitleri öne çıkıyor. Selecta kataloğundaki arzın yarısından fazlası bu iki çeşidin boğalarından oluşuyor. Hereford da şirket için önemli bir pazar konumunda bulunurken, bu ırkta talep özellikle Uruguaylı boğaların genetiğine yöneliyor. Sentetik ırklar arasında Brangus’un payı artıyor; Arjantin’deki Select de Bernardi ile yapılan iş birliği, Brangus ve Braford için Arjantin genetiği arzını genişletti. Barreto’ya göre et sığırcılığında sığır sperması pazarının büyümesindeki başlıca etken, sabit zamanlı suni tohumlamanın (IATF) yayılması. Bu yöntemin kullanımında üreme alanında uzmanlaşan veterinerlerin ve farklı işletmelerde elde edilen olumlu sonuçların etkili olduğunu belirten Barreto, uygulamanın damızlık sürülerin yaklaşık %10’una ulaşabileceğini tahmin etti. Ancak ulusal spermanın pazarlanması ve kullanımına ilişkin tam kayıt bulunmadığı için bu oranın kesinleştirilemeyeceğini de vurguladı. Selecta’nın bu yılki kataloğunda tamamında kullanılabilir sperma bulunan 125 boğa yer alıyor. Şirketin işinde et ve süt genetiğinin oranı şu anda yaklaşık %60’a %40 düzeyinde; Barreto bu dengenin yıl sonunda %70’e %30’a değişebileceğini öngördü. Sütçülükte talebin istikrarlı ve büyümenin sınırlı kaldığını, genişlemenin esas olarak et üretiminden geldiğini söyledi. Sütçü ineklerde etçi ırk sperması kullanılarak etlik buzağı üretimini amaçlayan sistemin de Uruguay’da önemli bir gelişme alanı taşıdığını değerlendirdi.

Polonya’da Arıcılık Desteği Başvuruları 23 Ekim’de Başlıyor
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Arıcılık Desteği Başvuruları 23 Ekim’de Başlıyor

Polonya’da arıcılar, arıcı kuruluşları, tarımsal danışmanlık birimleri ile bilimsel araştırma kuruluşları, 23 Ekim 2026’dan itibaren arıcılık sektörüne yönelik desteğe başvurabilecek. Ortak Tarım Politikası (OTP) 2023-2027 Stratejik Planı bütçesinden finanse edilen beşinci çağrı 27 Kasım 2026’ya kadar sürecek. Başvuruları Tarımın Yeniden Yapılandırılması ve Modernizasyonu Ajansı (ARiMR) yalnızca Elektronik Hizmetler Platformu üzerinden alacak. 2026 desteği yedi müdahaleyi kapsıyor ve bu sayı değişmiyor. Müdahaleler; arıcılık bilgisinin artırılması, arıcılık işletmelerinde yatırım ve modernizasyon, varroazla ilaçla mücadele, gezginci arıcılığın kolaylaştırılması, arıların yeniden oluşturulması ve kullanım değerinin iyileştirilmesi, bilimsel araştırma ile balın ticari kalitesinin incelenmesi ve çeşit balların tanımlanmasına yönelik desteklerden oluşuyor. ARiMR’nin aktardığı değişikliklere göre varroazla mücadelede, reçetesiz veteriner ilaçları da dahil olmak üzere tedavide kullanılan veteriner ilaçlarının satın alınması için destek istenebilecek. Arıcılık işletmelerindeki yatırımlar ve modernizasyon için geri ödeme kapsamındaki ekipman kataloğu da genişletildi. Balmumu presleri ve santrifüjleri, sterilizatörler, yıkama makineleri, propolis elde etme cihazları ve bal süzme hatları bu kapsamda yer alabilecek. Arıcılık bilgisini artırmaya yönelik eğitimlerde kira, eğitim materyalleri, eğitici ücretleri ve katılımcıların yemek giderleri için uygun maliyetlerdeki azami birim fiyatlar yükseltildi. Arıcılar ya da arı yetiştirmeyi planladığını ve sicile kaydolmak için başvuracağını beyan eden kişiler, birden fazla kuruluşun veya tarımsal danışmanlık biriminin düzenlediği eğitime katılabilecek. Agropolska’nın aktardığı ayrı bir destek verisine göre, kışlatılmış arı kolonileri için kovan başına 50 zloti yardım başvuruları 1 Nisan-31 Mayıs döneminde alındı ve yaklaşık 43,5 bin başvuruyla tamamlandı. Belgelerin incelenmesinin ardından yararlanıcı hesaplarına 72 milyon zlotinin üzerinde ödeme yapıldı. Program kapsamında 2021’den bu yana arı yetiştiricilerine aktarılan toplam kaynak ise 340 milyon zlotinin üzerine çıktı.

Doğu Azerbaycan'da Tarım Ürünleri İhracatı ve İşleme Desteği Gündemde
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Doğu Azerbaycan'da Tarım Ürünleri İhracatı ve İşleme Desteği Gündemde

1 yayıncı · 2 haber · İncele

İran’ın Doğu Azerbaycan eyaletinde tarım ürünleri ihracatının kolaylaştırılması ve işleme tesislerinin desteklenmesi, Tebriz Ticaret Odası İhracat ve İthalat Yönetimi Komisyonu toplantısında ele alındı. Toplantıda Irak, Türkiye, Kazakistan ve diğer hedef pazarlardaki ticaret kapasitesi ile eyalet tarım ürünlerinin ihracatında yaşanan sorunlar değerlendirildi. Komisyon toplantısında sınır işlemleri, hammadde temini, hedef pazarlara erişim ve taşımacılıkta yaşanan güçlüklerin kamu kurumları ile özel sektörün işbirliğiyle aşılması gerektiği belirtildi. Tahir Ruhi, bankaların işleme birimlerine kaynak sağlamasını, elma ve üzümün konsantre gibi ürünlere dönüştürülmesini ve bu yolla ürünlerin saklama süresinin uzatılmasını önerdi. Gümrüklerde elma ve üzüm ihracatına öncelik verilmesi de istendi. Rahim Revai, mevcut hasat döneminde eyalette yaklaşık 320-350 bin ton üzüm ile 600-650 bin ton elma bulunduğunu açıkladı. Revai’nin üç önerisi, işleme tesislerine işletme sermayesi sağlanması, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması ve tarım ürünleri için yeni pazarlar geliştirilmesi oldu. Döviz taahhüdü kapatma oranının bu sektör için %100’den %50’ye indirilmesi önerisi valiye sunuldu ve hükümet kurulunda incelenmesi planlandı. Pakistan ve Hindistan’a yönelik ihracatın sınır sorunları nedeniyle kısıtlandığı belirtilirken, Rusya taze meyve için uygun bir pazar olarak gösterildi. Üzüm ve işlenmiş üzüm ürünlerinin gelecek aylardaki ihracatı için planlama yapılması, kuru üzümün güney limanları üzerinden ulaştığı Arap ülkelerindeki pazarların korunması ve alternatif güzergâhların değerlendirilmesi istendi. Eyalette mobil gümrük kurulması önerisinin ise henüz uygulanmadığı bildirildi.

Brezilya ve ABD Soya Piyasalarında Fiyatlar Ayrıştı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya ve ABD Soya Piyasalarında Fiyatlar Ayrıştı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Brezilya ve ABD soya piyasalarında hafta boyunca farklı fiyat hareketleri görüldü. Brezilya’da doların gerilemesi ihracat fiyatlarını baskılarken, Chicago Ticaret Borsası’nda soya kontratları haftanın büyük bölümünde bushel başına 13 ABD dolarının altında kaldı. Perşembe günkü kapanışta kontrat 12,87 dolara çıktı; bir hafta önceki değer 12,84 dolardı. Piyasa, ekim ayı arz ve talep raporunu ve ABD hasadının ilerleyişini izledi. ABD’de 4 Ekim’e kadar ekili soya alanının %25’i hasat edildi. Bu oran, aynı dönem için %33 olan tarihsel ortalamanın altında kaldı ve gecikme daha önceki aşırı yağışlarla ilişkilendirildi. Hasat edilmemiş alanların %57’si iyi ya da mükemmel, %29’u normal, %14’ü ise kötü veya çok kötü koşullarda değerlendirildi. Orta Batı’da yağışların azalması, üç haftalık yağış döneminin ardından hasadın yeniden hızlanmasına katkı sağladı. ABD’nin 24 Eylül’de sona eren haftadaki soya ihracatı 1,03 milyon ton oldu ve piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Çin, 589.400 tonla başlıca alıcı olurken soya, Çin hükümetinin diğer ABD tarım ürünleri için açıkladığı gümrük vergisi indirimine dahil edilmedi. Soya küspesinde 2025/2026 sezonu için 51.100 tonluk iptal kaydedilirken, 2026/2027 sezonu için 212.700 ton satış yapıldı. Soya yağı satışları ise 200 tonla sınırlı kaldı. Brezilya’da CEEMA analizine göre, ilk tur başkanlık seçimlerinin ardından doların gerilemesi soya fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. Real hafta içinde dolar karşısında 4,97 seviyesine kadar yükseldi. Rio Grande do Sul’da 60 kilogramlık çuvalın haftalık ortalama fiyatı 139,71 real oldu; önceki hafta bu değer 142,00 realdi. Eyalette bazı işlemler 136,00 realden gerçekleşirken, diğer bölgelerde fiyatlar 133,00-144,00 real, limanlarda ise 155,00-160,00 real arasında değişti. Fiyat baskısına karşın Brezilya’da ekim ilerledi. 2 Ekim itibarıyla soya ekimi beklenen alanın %9,4’üne ulaştı; tarihsel ortalama %8,8 olarak verildi. Mato Grosso do Sul’da ekim oranı %18’e çıktı ve eyalet 2026/2027 sezonunda 4,87 milyon hektar alanda üretim yapmayı, normal hava koşullarında 15,3 milyon ton ürün almayı bekliyor. Brezilya’nın yıllık soya işleme kapasitesi de 86,4 milyon tona yükseldi; 2026 işleme tahmini 63,5 milyon tonla rekor olarak açıklandı.

Washington’da Süt Sığırlarında İlk Kuş Gribi Vakaları Doğrulandı
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber
Veri haberi

Washington’da Süt Sığırlarında İlk Kuş Gribi Vakaları Doğrulandı

Washington eyaletindeki iki süt sığırı sürüsünde yüksek patojenik kuş gribi doğrulandı. ABD Tarım Bakanlığına bağlı Hayvan ve Bitki Sağlığı Denetim Servisi, her iki sürüdeki sığırlarda hastalıkla uyumlu klinik belirtiler görülmesinin ardından tespitleri 8 Ekim’de doğruladı. Federal laboratuvarlar, polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) testiyle virüsün H5 suşunu belirledi; virüs hakkında daha fazla bilgi edinmek için ek genetik dizileme sürüyor. Her iki sürü de Ulusal Süt Testi Stratejisi kapsamındaki rutin gözetimde daha önce negatif sonuç vermişti. Yeni vakalarla birlikte, Mart 2024’te başlayan salgından bu yana süt sığırlarında kuş gribi enfeksiyonu bildiren ABD eyaletlerinin sayısı 19’a çıktı. Federal ve eyalet hayvan sağlığı yetkilileri, virüsün sürülere nasıl ulaştığını ve başka sığırların maruz kalıp kalmadığını belirlemek amacıyla ek testler, çiftlik incelemeleri ve epidemiyolojik veri toplama çalışmaları yürütüyor. USDA yetkilileri, Washington’daki tespitlerin gözetim, erken tespit ve çiftlikler arası bulaşmayı önleme önlemlerine dayanan mevcut eradikasyon stratejisini değiştirmediğini bildirdi. Üreticilere gereksiz ziyaretleri sınırlama, hayvan hareketlerini izleme, ortak ekipmanı temizleyip dezenfekte etme ve sığırların potansiyel olarak enfekte yaban hayatıyla temasını azaltma öneriliyor. 2025 MILK Business Conference’ta sunulan araştırmaya göre, en az 250 sığıra sahip süt çiftliklerinin %68’inde biyogüvenlik planı bulunuyordu; ankete katılan işletmelerin %34’ü ise bu planları düzenli olarak gözden geçirmediğini belirtti. Etkilenen sığırlardan elde edilen süt ticari işleme yönlendirilmeli veya imha edilmeli; yalnızca sağlıklı hayvanların sütü insan gıda arzına girebiliyor. Gıda ve İlaç Dairesi, pastörizasyonun kuş gribi virüsünü etkisizleştirdiğini belirtirken, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri genel halk için riski düşük, enfekte hayvanlarla temas eden çalışanlar ve veterinerler için maruziyet riskini daha yüksek değerlendiriyor.