ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

999 haber · Sayfa 8

Bulgaristan’da Tarım İdaresini Birleştirme ve Kadro Azaltma Reformu Önerildi
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Tarım İdaresini Birleştirme ve Kadro Azaltma Reformu Önerildi

Bulgaristan Tarım Bakanı Plamen Abrovski, tarım idaresinde yüzlerce kadronun azaltılmasını ve çeşitli kurumların birleştirilmesini içeren kapsamlı bir reform önerdi. Kamu istişaresine açılan değişikliklerin 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girmesi bekleniyor. Önerinin en önemli başlıklarından biri, orman ve balıkçılıktan sorumlu iki ajansın yeni bir yapıda birleştirilmesi. Reform taslağına göre orman ajansındaki mevcut 300 kişilik kadro 276’ya, bölgesel birimlerdeki kadro ise 1119’dan 1096’ya indirilecek. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Burgaz’da kalacak ve dört bölgesel birimle çalışacak. Sendikalar ve sektör temsilcileri, değişikliklerin Avrupa ödemelerinde kesintiye, av kotalarının kaybedilmesine ve Avrupa Birliği Adalet Divanı yaptırımlarına yol açabileceği uyarısında bulundu; bu nedenle deniz kentlerinde protestolar düzenlendi. Bağcılık ve şarapçılıktaki bağımsız icra ajansının faaliyetleri Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı’na aktarılacak. Ajans bünyesinde bağcılık ve şarapçılığa özel bir yapı kurulacak; bu yapı bağcılık sicilini, Sofya ve Plovdiv’deki test laboratuvarlarını ve bölgesel birimleri devralacak. Değişiklik 3895 üzüm üreticisi ile şarap, sirke ve diğer ürünleri üreten 350 işletmeyi kapsıyor. Tarım Bakanlığı, amacın denetimi tek bir yapıda toplamak olduğunu belirtiyor; birleşme sonrasındaki kesin kadro sayısı ise yeni teşkilat yönetmeliğine bırakılıyor. Reform ayrıca hayvancılıkta seleksiyon ve üreme ajansının çeşit deneme ajansına katılarak yeni bir kurum oluşturmasını öngörüyor. Tarım Fonu’nda 120, Gıda Güvenliği Ajansı’nda 100 ve Tarım Akademisi’nde 253 kadro azaltılması planlanıyor. Bakanlık merkez teşkilatında da 37 kadro azaltılması ve personel sayısında %5,54 küçülme öngörülürken, tazminatlar için ek 1.216.330 avro talep edilmesi bekleniyor.

Ukrayna'da Soya Hasadı Altı Bölgede Tamamlandı
Görsel kaynağı: Kurkul · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna'da Soya Hasadı Altı Bölgede Tamamlandı

Ukrayna'da tarım üreticileri, soya hasadında 3 milyon tonun üzerinde ürüne ulaştı. Kurkul.com, Ukrayna Tarım Bakanlığının operasyonel verilerine dayanarak, hasadın altı bölgede tamamlandığını bildirdi. 26 Ekim itibarıyla ülkede yağlı tohumların toplam hasadı yaklaşık 17 milyon tona yaklaştı. Soya hasadına ilişkin açıklanan sonuç, bu dönemdeki yağlı tohum hasadı verileri içinde yer aldı.

İtalya'da Mısır Üretimi 2025'te 5,5 Milyon Tona Geriledi, 2026 İçin 4 Milyon Ton Bekleniyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'da Mısır Üretimi 2025'te 5,5 Milyon Tona Geriledi, 2026 İçin 4 Milyon Ton Bekleniyor

İtalya'nın mısır üretimi 2025'te 5,5 milyon tonda kaldı. Bu miktar, yaklaşık 12 milyon ton olarak verilen yıllık ihtiyacın oldukça altında bulunurken, ithalat 7 milyon tona ulaştı. 2026 için ise hasadın yaklaşık 4 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Roma'da düzenlenen ve Cibo per la Mente, Assalzoo, Origin Italia ile İtalyan Mısır Üreticileri Birliği tarafından desteklenen toplantıda sektör temsilcileri, mısır üretiminin tarım politikalarının merkezine alınmasını istedi. Üretimdeki daralmanın uzun vadeli bir niteliğe sahip olduğu belirtiliyor. Dane mısır ekim alanları 2000'de 1,06 milyon hektarken 2025'te 541 bin hektara indi. İtalya'nın mısır üretimi de 2006'daki 9,6 milyon tondan 2025'te 5,5 milyon tona geriledi; kaynak bu düşüşün 20 yılda %40'ın üzerinde olduğunu aktarıyor. Sektör, yetersiz kârlılık, artan üretim maliyetleri ve fiyat oynaklığını başlıca nedenler arasında sıralıyor. İklim değişikliğinin verim ve tahılların sağlık kalitesi üzerindeki etkileri, mikotoksin riskiyle birlikte üretim zincirine ek baskı oluşturuyor. Po Havzası'nda üre kullanımının 2028'den itibaren yasaklanmasına ilişkin endişeler de dile getiriliyor. Ayrıca azalan ulusal arz ortamında mısırın gıda ve enerji amaçlı kullanımları arasındaki rekabetin, hayvancılık için gerekli hammaddenin bulunabilirliği açısından önem taşıdığı belirtiliyor. Mısır, hayvan yeminin temel hammaddelerinden biri olduğu için arzındaki gerileme, hayvancılık işletmelerinin yanı sıra süt ürünleri, et ve yumurta zincirlerinin rekabet gücünü etkiliyor. Mısırın bulunabilirliği, kalite, izlenebilirlik ve ürün şartnamelerine bağlı Dop ve Igp kapsamındaki peynir ve şarküteri ürünleri için de önem taşıyor. Sektör, gelecek Ortak Tarım Politikası kapsamında mısıra özgü eşleştirilmiş destek verilmesini ve üretimin ekonomik açıdan daha cazip hale getirilmesini istiyor. Kamu desteklerine ek olarak, özellikle Dop ürünlerine yönelik çok yıllı mısır tedarik zinciri sözleşmeleri öneriliyor. Bu sözleşmelerle üreticilere daha fazla istikrar, alıcılara ise daha öngörülebilir tedarik sağlanması ve piyasa dalgalanmalarına maruziyetin azaltılması hedefleniyor. Dop ve Igp zincirleri için istisnai durumlarda, mevzuata ve ürün şartnamelerine uygun geçici esneklik araçlarının değerlendirilmesi de gündemde; öncelik, yeterli, güvenli ve kaliteli ulusal mısır arzının korunması olarak ifade ediliyor. Üretimin yeniden güçlendirilmesi için genetik ıslah, Yardımlı Evrim Teknikleri ve daha verimli agronomik uygulamalar öne çıkarılıyor. Ancak sektör ve akademi temsilcileri, yenilikçi araçların maliyetleri ile uzmanlık gereksiniminin özellikle küçük işletmeler açısından erişimi sınırlayabileceğini belirtiyor. Amedeo Reyneri Di Lagnasco, işletmeler arasındaki işbirliği ve kümelenmenin yeni teknolojilere erişimi kolaylaştırabileceğini savunurken, araştırma temsilcileri iklim etkileri ve mısırın sağlık kalitesi sorunlarına yönelik izleme ile genetik geliştirme çalışmalarının sürdürülmesi gerektiğini aktarıyor.

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor

Dünya ve Avrupa piyasalarında azotlu gübre fiyatları yükselirken tahıl fiyatları geriliyor. Bu gelişme, gübre maliyeti ile ürün geliri arasındaki makası çiftçiler aleyhine açıyor ve gübre alımını zorlaştırıyor. Avrupa’da doğal gaz fiyatının yaklaşık 100 avro/MWh’ye çıkarak dört yılın en yüksek seviyesine ulaşması, bölgede üretilen azotlu gübrelerin maliyetini de yukarı çekiyor. Küresel üre piyasasında Mısır ve Hindistan kaynaklı gelişmeler de Avrupa tedarikini pahalılaştırıyor. Mısır’da üre fiyatı ekim sonunda bir hafta içinde yaklaşık 467 dolardan 535 dolar/tona yükseldi; bu artış Avrupa’ya teslimat maliyetini yaklaşık 60 avro/ton artırdı. Hindistan’ın son alım ihalesinde talep edilen 1,7 milyon tonun yalnızca 410 bin tonu sipariş edildi. İhracatçıların teklif edilen fiyatları düşük bulması nedeniyle Hindistan’ın ihtiyacının önemli bölümü karşılanmadı. Baltık limanlarında üre fiyatı 680 avro/tona çıktı ve ekim ayında 25 avro/ton arttı. Kalsiyum amonyum nitratın (KAS) fiyatı da yaklaşık 10 avro yükselerek 470 avro/tona ulaştı. Avrupa’daki gaz depolarının kış başında yaklaşık %70, Almanya’dakilerin ise %61 dolu olması ve Orta Doğu’dan sıvılaştırılmış doğal gaz akışlarının gergin seyretmesi, üreticilerin hareket alanını sınırlıyor. Buna karşın, alıcı sayısının düşük olması tedarik sıkışıklığının henüz fiyatlara tam yansımamasını sağlıyor. Kaynağa göre kış sonrasında alımlar yeniden hızlanırsa fiyat baskısı artabilir. DAP fosfor gübresi Baltık limanlarında 910 avro/tonda sabit kalırken, amonyum sülfatta yeni sevkiyatların vergiler ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na tabi olması fiyat düşüşü ihtimalini sınırlıyor.

Moldova’da Süt Sektörünün Ticari İlişkileri ve İthalat Rekabeti Ele Alındı
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber

Moldova’da Süt Sektörünün Ticari İlişkileri ve İthalat Rekabeti Ele Alındı

Moldova Tarım ve Gıda Sanayii Bakanlığında düzenlenen çalışma toplantısında süt üreticileri, işlemeciler ve perakende zincirleri arasındaki ticari ilişkiler, retrobonusların uygulanması ve Ukrayna ile Belarus’tan süt ürünleri ithalatının yarattığı rekabet ele alındı. Sektör işletmeleri, ticari uygulamaların ve retrobonusların süt ürünleri sanayisindeki işletmeler üzerindeki etkilerine ilişkin sorunları gündeme getirdi. Sektör temsilcileri, ithalatın düzenlenmesine yönelik mekanizmalar ile mevzuatta öngörülen ticari korunma araçlarının incelenmesi gerektiğini belirtti. Tarım ve Gıda Sanayii Bakanı Eugeniu Osmochescu, yerli üretici ve işlemeciler için adil rekabet koşulları sağlamayı amaçladıklarını, üretimden satışa kadar tüm ticari zincirin analiz edilmesi gerektiğini söyledi. Toplantıya ilgili kamu kurumları da katıldı.

Tayland, EUDR’ye Uyum İçin Tarım Ürünlerinde Ulusal Komite Kurdu
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, EUDR’ye Uyum İçin Tarım Ürünlerinde Ulusal Komite Kurdu

Tayland’da Avrupa Birliği’nin Ormansızlaşmasız Ürünler Tüzüğü’ne (EUDR) uyum sağlamak amacıyla ulusal düzeyde yeni bir koordinasyon mekanizması oluşturuluyor. Başbakan Yardımcısı Yotçanan Vongsawat’ın başkanlık ettiği toplantıda, EUDR kapsamındaki tarım ürünlerinin ormansızlaşmayla bağlantılı olmaması, üretim ülkesinin mevzuatına uygun şekilde üretilmesi ve durum tespitinden geçirilmesi için çalışmaların hızlandırılması ele alındı. Toplantıya kamu ve özel sektörden 33 kurum katıldı. Taylandlı yetkililer, düzenlemeye rakip Güneydoğu Asya ülkelerinden daha hızlı uyum sağlanmasının ülkenin AB pazarındaki ihracatçılarına rekabet avantajı sağlayabileceğini belirtti. EUDR yalnızca ticari koşullar açısından değil, ormanların ve doğal kaynakların korunması bakımından da uzun vadeli bir çerçeve olarak değerlendiriliyor. Düzenleme; kauçuk, palm yağı, sığır, kereste, kahve, kakao ve soya ile bunlardan elde edilen ilgili işlenmiş ürünleri kapsıyor. Tayland’ın 2568 yılında bu ürün gruplarından AB’ye yaptığı ihracatın toplam değeri 60.260 milyon bahtın üzerinde gerçekleşti. Bu tutar, ülkenin dünya pazarlarına yaptığı toplam ihracatın %7,29’una karşılık geldi. AB’ye en yüksek ihracat değeri sağlayan grup ise 54.453 milyon bahtla kauçuk ürünleri oldu. Tayland bu nedenle özellikle kauçuk sektöründeki üretici ve ihracatçıların EUDR koşullarına uyumunu öncelikli alanlardan biri olarak ele alıyor. Toplantıda, tarım bakanının başkanlığında çalışacak EUDR alt komitesinin kurulması onaylandı. Komite; eylem planı ve önlemleri hazırlayacak, Tayland’daki ve yurt dışındaki ilgili kurumlar arasındaki çalışmaları koordine edecek. Ayrıca küçük ölçekli kauçuk üreticilerinin yeni kurallara uyum becerilerini geliştirmeye yönelik pilot proje Songkhla ve Nong Khai’de yürütülüyor. Ocak 2568-Aralık 2569 dönemini kapsayan 24 aylık projeye AB tarafından 1 milyon avro bütçe sağlandı. Tayland ayrıca çiftçi kayıtları ve tedarik zinciri izlenebilirliği için National EUDR Single Window (NESW) platformunu merkezi sistem olarak kullanacak. Tarım Araştırmaları Geliştirme Ofisi tarafından geliştirilen ve Tarım Yayım Dairesi’ne devredilmesi planlanan platform, üretimden son aşamaya kadar verileri birbirine bağlayacak. Sistem, durum tespiti raporu ile Avrupa makamlarına sunulacak belgelerde kullanılmak üzere üretim parsellerinin GeoJSON biçimindeki coğrafi koordinatlarını oluşturabilecek. Halihazırda sistemde 2,5 milyondan fazla parselin çizimi bulunuyor; veriler her yıl güncelleniyor ve doğrudan devlet sertifikası olarak tanımlanmıyor.

Bulgaristan Tüketici Komisyonu Gıda Takviyesi Satışlarını İnceliyor
Görsel kaynağı: Dnes.bg · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan Tüketici Komisyonu Gıda Takviyesi Satışlarını İnceliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Tüketiciyi Koruma Komisyonu (KЗП), gıda takviyesi, mantar ve bitkilerin satışında tüketicileri yanıltabilecek uygulamalar bulunduğu şüphesiyle farklı zincirlere, eczanelere ve satıcılara talimat gönderdi. İnceleme, bu ürünleri ülke genelindeki fiziksel mağazalarda ve çevrim içi olarak satan işletmeleri kapsıyor. Komisyon, bazı ürün açıklamalarında hastalıkları tedavi etmeye yönelik açık ifadeler tespit edildiğini bildirdi. İncelenen ticari uygulamalar, ürünlerin hastalıkları, iltihapları veya insan organizmasının bozulmuş işlevlerini iyileştirebileceği yönündeki iddialara odaklanıyor. Talimatlarda bazı takviyelerin farklı kanser türlerini önleyebileceği ya da tedavi edebileceği, hepatit veya sarılığı iyileştirebileceği öne sürülen ifadeler yer alıyor. Diğer örneklerde ise ürünlerin tiroit işlevini destekleyip tedavi ettiği, mide ve bağırsak sorunlarını, yaraları, kırıkları, ödemi, varisi ve hemoroidi iyileştirdiği iddia ediliyor. KЗП, satıcılardan bu iddiaların dayanağını göstermelerini istiyor. Talep edilen belgeler arasında bilimsel araştırmalar ve uzman görüşleri, üretici belgeleri, ürünün ilaç veya başka bir ürün kategorisinde satıldığını gösteren kanıtlar, etiket ve ambalaj kopyaları, bilgilendirme broşürleri ile parti bilgileri bulunuyor. Komisyon, her ürün için kullanılan ifadelerin tedavi özelliği atfedip atfetmediğini ve tüketicileri ürünün amacı ile etkisi konusunda yanıltarak satın alma kararlarını etkileyip etkilemediğini değerlendirecek. Haksız ticari uygulama kanıtlanırsa cezalar yıllık cironun %4’üne kadar çıkabilecek; gerekçesiz fiyat artışlarında ürün başına 10 bin ila 100 bin avro arasında yaptırım uygulanabilecek.

Bulgaristan’da Takviyelerin Tedavi İddialarına İnceleme
Görsel kaynağı: Actualno · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Takviyelerin Tedavi İddialarına İnceleme

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Tüketiciyi Koruma Komisyonu (KZP), gıda takviyeleri, mantarlar ve bitkisel ürünlerin satışındaki şüpheli uygulamalar nedeniyle çeşitli zincirlere, eczanelere ve satıcılara talimat gönderdi. İnceleme, ürünlerin Bulgaristan’daki fiziksel mağazalarda ve çevrim içi kanallarda hastalıkları, iltihapları veya insan vücudundaki bozulmuş işlevleri tedavi edebileceğini ileri süren ticari içeriklere odaklanıyor. KZP’nin verdiği örnekler arasında bazı ürünlerin kanseri önleyebileceği veya tedavi edebileceği, hepatit ve sarılığı iyileştirebileceği yönündeki ifadeler yer alıyor. Diğer iddialarda takviyelere tiroit sorunlarını, mide ve bağırsak rahatsızlıklarını, ödemi, varisi ve hemoroidi tedavi etme özellikleri atfediliyor. Komisyon ayrıca bazı ürünlerin tümör büyümesini engellediği ya da bağışıklık yanıtını desteklediği yönündeki tanıtımları da incelemeye aldı. Komisyon, satıcılardan bu iddiaların hangi temele dayandığını gösteren kanıtlar istedi. Talep edilen belgeler arasında bilimsel araştırmalar ve uzman görüşleri, üretici belgeleri, etiket ve ambalaj kopyaları, ürünün ilaç ya da başka bir ürün kategorisinde satıldığını gösteren bilgiler ile parti kayıtları bulunuyor. KZP, her ürün için kullanılan ifadelerin hastalık tedavisi veya insan vücudundaki bozulmuş işlevleri etkileme özelliği atfedip atfetmediğini değerlendirecek. Komisyon ayrıca bu ifadelerin tüketicileri ürünlerin amacı ve etkisi konusunda yanıltarak satın alma kararlarını etkileyip etkilemediğini inceleyecek. Haksız ticari uygulamaların kanıtlanması halinde yaptırımlar yıllık cironun %4’üne kadar çıkabilecek. Gerekçesiz fiyat artışı tespit edilmesi durumunda ise ürün başına 10 bin ila 100 bin avro arasında yaptırım uygulanabileceği belirtildi.

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Kısmi Pozisyonu Onayladı
Görsel kaynağı: GoodNews · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Kısmi Pozisyonu Onayladı

AB tarım bakanları, 2028’den itibaren planlanan Ortak Tarım Politikası (OTP) için Konseyin kısmi müzakere pozisyonunu 26 Ekim’de Lüksemburg’da onayladı. Pozisyon kapsamında küçük çiftçilere, doğal veya diğer kısıtlamaların bulunduğu bölgelere yönelik destekler ile geçiş planlarının uygulanması üye ülkeler için gönüllü bırakılacak. Düzenlemede emeklilik yaşındaki tarım üreticileri desteklerden otomatik olarak dışlanmayacak. Olası yaş sınırlarına her üye ülke kendisi karar verecek. Yeni ve genç üreticiler ile önceki üretim verisi bulunmayan başvuru sahipleri için kriz desteklerinin hesaplanmasında karşılaştırma göstergeleri kullanılabilecek. Aktif tarım üreticisi tanımı ise zorunlu kalacak, ancak ülkeler bu tanımı kendi koşullarına uyarlayabilecek. Estonya’nın Finlandiya, Letonya ve Polonya ile birlikte sunduğu, hibrit tehditler, siber saldırılar ve uydu navigasyonu kesintilerinin mücbir sebep tanımına eklenmesi önerisi henüz onaylanmadı; bu konudaki görüşmeler sürüyor. Konseyin pozisyonu temelinde Avrupa Parlamentosu ile müzakereler devam ederken, AB’nin 2028-2034 bütçe görüşmelerinde tarımın finansmanı ile desteklerin azaltılması ve üst sınırları da ele alınacak.

Kazakistan’da Ayçiçeğinde Arz Artışı Bekleniyor, Fiyatların Yükselmesi Öngörülmüyor
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Ayçiçeğinde Arz Artışı Bekleniyor, Fiyatların Yükselmesi Öngörülmüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kazakistan’da ayçiçeği ekim alanlarının genişlemesi ve verimdeki artış, bu sezon piyasaya sunulan ürün miktarını artıracak. Ülkede ayçiçeği üretiminin 3 milyon tona ulaşması bekleniyor; 2025’te üretim 2,5 milyon ton olarak gerçekleşmişti. Bu gelişmenin, geçen sezon görülen yüksek fiyatların tekrarlanmasını önleyeceği değerlendiriliyor. Kazakistan piyasası üzerindeki bir diğer baskı kaynağının Rusya’daki rekor ayçiçeği üretimi olması bekleniyor. Ayçiçeği çekirdeğinin Kazakistan’a sevkiyatına yönelik yasağa rağmen Rusya’dan ülkeye ayçiçek yağı gireceği, Rus ürünlerinin Orta Asya ülkelerine de yönelmesinin fiyat oluşumunu etkileyeceği belirtiliyor. Geçen sezon ayçiçeği tonunun 200 bin tengeden fazla olduğu aktarılıyor. Bu değerlendirmeyi ElDala’ya veren B-Агро şirketi direktörü Danil Voropay, Rusya’daki fiyat düzeyine bağlı olarak Kazakistan’da ton başına 150-160 bin tenge civarında bir fiyat hesaplandığını söyledi. Voropay, kitlesel hasadın tamamlanmasının ardından mevcut seviyeye göre sınırlı bir artış yaşanabileceğini, ancak yükselişin yüksek olmayacağını belirtti. Üreticilere hektar başına getiriyi artırırken maliyeti uygun tohumları seçmeleri öneriliyor.

İran’da Tarımsal Miras ve Coğrafi İşaretler İçin Ayrı Koruma Yaklaşımı Vurgulandı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Tarımsal Miras ve Coğrafi İşaretler İçin Ayrı Koruma Yaklaşımı Vurgulandı

İran’da tarımsal miras sistemlerinin korunması ile ürünlerin adı ve coğrafi kimliğini güvence altına alan coğrafi işaretlerin farklı amaçlara hizmet ettiği belirtildi. İran Tarım Bakanlığı Bahçe Bitkileri Yardımcılığı Uluslararası Ticaret Hukuku Danışmanı Emirhoşeng Fethizade, FAO’nun Tarımsal Miras Sistemleri programı GİAS’ın zaman içinde oluşan tarımsal sistemleri, biyolojik çeşitliliği, su ve toprak kaynaklarını, yerel bilgiyi ve toplulukların çevreye uyumunu korumayı amaçladığını söyledi. Fethizade, bu programın tek bir ürünün satışını doğrudan destekleyen ticari mekanizmalarla aynı kapsamda değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti. Fethizade, Türkiye’nin gülhatmi adıyla ilgili tescil girişimiyle bağlantılı bir coğrafi işaret dosyasının hukuki takibindeki deneyimine de değindi. GİAS’ın tarımsal sistemleri ve bu sistemleri oluşturan süreçleri, coğrafi işaretlerin ise ürünlerin adı ile coğrafi kimliğini koruduğunu belirten Fethizade, İran’da bahçecilik ürünlerinin coğrafi işaret tescilini izlemek üzere bir komite kurulduğunu açıkladı. Eyaletlerden tanıtılması istenen yaklaşık 200 bahçecilik ürünü inceleme ve tescil takibi için bildirildi. İran’da ulusal coğrafi işaret tescilinin ürünlerin hukuki korunması açısından önemli bir adım olduğu, uluslararası pazarlarda daha güçlü koruma için Lizbon Anlaşması ile Avrupa Birliği’nin coğrafi işaret sistemi gibi mekanizmaların koşullar karşılanarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Tescil sürecinde yerel üreticiler ve diğer paydaşların ürünün kimliği, coğrafi sınırları ve özelliklerinin belirlenmesine katılması gerektiği ifade edildi. Tescilin yerel ürünlerin ekonomik değerini güçlendirmesi ve çiftçilerin ticari faydalardan aldığı payı artırması beklenirken, çalışmaların bahçecilik ürünlerinden tarımsal ve hayvansal ürünlere genişletilmesi önerildi.

Gürcistan’da Patates Üreticileri Düşen Fiyat ve Artan Maliyetlerle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Patates Üreticileri Düşen Fiyat ve Artan Maliyetlerle Karşı Karşıya

Gürcistan’da patates hasadının sürdüğü dönemde yerel ürün arzının artması, üreticilerin satış fiyatlarını aşağı çekti. Üretici İlia Kavrelişvili, özellikle Ahalkalaki bölgesi ile Ahalsihe’de hasat nedeniyle piyasaya daha fazla ürün geldiğini ve patatesin üretim maliyetinin altında satıldığını söyledi. Kavrelişvili’ye göre bu durum, birçok çiftçi için sezonu ciddi bir finansal risk haline getiriyor. Gürcistan’ın 2026’nın ilk dokuz ayındaki patates ihracatı 5,1 milyon dolar ve 19,4 bin ton olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde ihracat 26,7 milyon dolar ve 79,2 bin tondu; böylece ihracat değeri %80,9, miktarı %75,5 geriledi. Patates ithalatı da aynı dönemde %35,2 değer ve %59,2 miktar düşüşüyle 2,8 milyon dolar ve 4 bin tona indi. Kavrelişvili, hasat döneminde yerel arzın yükselmesinin ithalata olan talebi azalttığını, yağışlı hava nedeniyle bazı patateslerin ıslak ve çamurlu hale gelmesinin de satışı zorlaştırdığını belirtti. Yerel satış fiyatının bu yıl 50-70 tetri arasında kaldığını, geçen yıl aynı dönemde 85 tetri ile 1 lari arasında bulunduğunu aktaran üretici, fiyatın yaklaşık %30 düştüğünü, buna karşılık üretim maliyetinin yakıt, işçilik ve diğer giderlerle yaklaşık %40 arttığını söyledi. Üretici ayrıca Azerbaycan, Rusya ve Ermenistan’da da hasat yapılmasının Gürcü patatesine yönelik talebi sınırlayabileceğini ifade etti. Fiyatlar ve döviz kurunun ihracatın ekonomik uygulanabilirliğini etkilediğini belirten Kavrelişvili, mevcut koşullarda Rusya pazarına satışın kârlı olmadığını savundu. Üreticiler, maliyetleri azaltmak için yakıt ve gübre sübvansiyonu gibi devlet desteği talep ediyor.

İzlanda’da Hvanneyri’ye Gıda ve Sulak Alan Merkezleri Planlanıyor
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber
Veri haberi

İzlanda’da Hvanneyri’ye Gıda ve Sulak Alan Merkezleri Planlanıyor

İzlanda Tarım Üniversitesi’nde (LbhÍ), Hvanneyri’deki yapıların bir bölümünü gıda merkezi ve sulak alan eğitim merkezine dönüştürmeye yönelik hazırlık yürütülüyor. Proje, tarım, eğitim ve araştırma faaliyetlerinin uzun süredir birlikte sürdürüldüğü alana yeni işlevler kazandırmayı ve yapıların korunmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Üniversite, uygulama takviminin henüz kesinleşmediğini ve daha fazla iş birliği ile finansmana ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. LbhÍ Rektörü Ragnheiður I. Þórarinsdóttir’in verdiği bilgiye göre, Hvanneyri’deki gıda merkezinin kurulması için 18 milyon İzlanda kronu, sulak alan eğitim merkezinin geliştirilmesi için ise 50 milyon kronun üzerinde destek sağlandı. Bu kaynakların bir bölümü, planlanan faaliyetler nedeniyle binalarda yapılması gereken bakım çalışmalarında kullanılabilecek. Üniversite, mevcut bakım ihtiyacının eldeki finansmanı aştığını ve geciken küçük onarımların daha büyük ve maliyetli müdahalelere dönüşebileceğini vurguluyor. Gıda merkeziyle çiftçilerin, küçük üreticilerin, öğrencilerin ve araştırmacıların İzlanda hammaddelerinden ürün geliştirebileceği bir çalışma ortamı oluşturulması planlanıyor. Üniversiteye göre ekipman ve uzmanlığa erişim, fikirlerin ürüne dönüşmesine ve tarımsal üretimin değerinin artırılmasına yardımcı olabilir. Bu faaliyetlerin, Hvanneyri’de uzun süredir bir arada yürütülen tarım, öğretim ve araştırma çalışmalarının devamıyla uyumlu olduğu belirtiliyor. Sulak alan eğitim merkezi, LbhÍ’nin Avrupa Birliği LIFE programının desteğiyle yürüttüğü Peatland LIFEline projesiyle bağlantılı olacak. 2025-2031 dönemindeki proje kapsamında sulak alanların yeniden canlandırılması, bilgi paylaşımı ve Hvanneyri’de yürüyüş yollarının hazırlanması üzerinde çalışılıyor. Andakíl’deki koruma altındaki kuş habitatı, aynı zamanda Ramsar alanı olarak, araştırma sonuçlarıyla ziyaretçilerin doğada göreceği sulak alan ve kuş yaşamı arasında bağlantı kurulması için kullanılabilecek. Hvanneyrartorfanın koruma statüsü dokuz binayı, alanın görünümünü ve tarım ile yerel yaşama ilişkin çeşitli miras unsurlarını kapsıyor. Üniversite, yapıları koruyabilmek için düzenli bakımın yanı sıra sürdürülebilir finansman gerektiğini belirtiyor. Halldórsfjós ahırında çok amaçlı salon ve restoran oluşturulmasına yönelik mimari fikirler hazırlanırken, daha küçük olan Hjartarfjós ile başlanması da değerlendiriliyor. Bu seçenekler henüz kesinleşmiş kararlar değil; maliyet çalışmaları ve ilk aşamaların belirlenmesine yönelik görüşmeler sürüyor.

Þór Hf. ve SDF, İzlanda’da DEUTZ-FAHR Traktör Satış İş Birliğini Sonlandırıyor
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber

Þór Hf. ve SDF, İzlanda’da DEUTZ-FAHR Traktör Satış İş Birliğini Sonlandırıyor

İzlanda’da Þór hf. ile SDF, DEUTZ-FAHR traktörlerinin satışına ilişkin iş birliğini sona erdirme konusunda ortak karara vardı. Traktörlerin üreticisi SDF, ülkedeki DEUTZ-FAHR satış ve servis hizmetleri için yeni bir düzenleme oluşturacak. Yeni düzenlemenin ne zaman yürürlüğe gireceği açıklanmadı. Þór hf., SDF yeni satış ve servis düzenlemesini kurana kadar DEUTZ-FAHR traktörlerine servis vermeyi ve yedek parça sağlamayı sürdürecek. Şirketler böylece satış iş birliğinin sona ermesinden yeni yapılanmaya geçişe kadar servis ve yedek parça hizmetlerinin devamını sağlamayı hedefliyor. Açıklamada, mevcut hizmetlerin ne kadar süreyle sürdürüleceğine ilişkin ayrıca bir tarih verilmedi. Þór hf. tarafından yayımlanan basın açıklamasına göre iki şirket, değişikliklerin DEUTZ-FAHR traktör sahipleri üzerindeki etkisini mümkün olduğunca sınırlamayı ortak hedef olarak belirledi. Açıklamada, şirketlerin değişiklikler devam ederken hizmetlerde iyi bir süreklilik sağlamak için birlikte çalışacağı belirtildi.

Vian: Lula’nın Yeni Döneminde Tarımda Diyalog ve Somut Öneriler Gerekli
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Vian: Lula’nın Yeni Döneminde Tarımda Diyalog ve Somut Öneriler Gerekli

Brezilya tarım finansmanı uzmanı Ademiro Vian, Luiz Inácio Lula da Silva’nın dördüncü döneminde tarım bakanlıklarının mevcut yönetimdeki yapıya benzer biçimde sürmesini ve Mapa ile MDA’nın sektördeki başlıca sorumluluğu üstlenmesini bekliyor. Vian, Lula’nın pazar günü yaptığı konuşmaya dayanarak yeni yönetimin tarım sorunlarının çözümünde diyaloğa daha fazla ağırlık vereceğini değerlendiriyor. Vian’ın sıraladığı temel sorunlar üretici borçluluğu, gelecek sezonlar için finansman, üretim maliyetleri ve tarım sigortası. Uzman, hükümetin faizler yeterince cazip veya sübvansiyonlu olmasa bile üreticilerin borçlarını ödeyebilmesi için kaynak ve mekanizmalar sunabileceğini belirtiyor. Üretici açısından öngörülebilirlik, kaynağa zamanında erişim ve ödenebilir faiz oranının önemli olduğunu söylüyor. Vian ayrıca, Brezilya’da tarım sigortasının yasal çerçevesini yeniden düzenleyen 2.951/2024 sayılı yasa tasarısının onaylanıp yaptırıma bağlandığını, uygulamanın başlaması için bütçe konusunun çözülmesi gerektiğini hatırlatıyor. Yürütme organı ile tarım parlamentosu grubunun ideolojik farklılıklara rağmen somut öneriler temelinde görüşmesi gerektiğini savunan Vian, radikal yaklaşımların kredi akışını ve borç sorunlarının çözümünü olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

Meksika, Chihuahua’dan ABD’ye Canlı Sığır İhracatını 750 Başla Yeniden Başlattı
Görsel kaynağı: El Financiero · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Chihuahua’dan ABD’ye Canlı Sığır İhracatını 750 Başla Yeniden Başlattı

Meksika, Chihuahua’daki Puerto Palomas sınır kapısından ABD’ye canlı sığır ihracatını 750 başlık ilk sevkiyatla yeniden başlattı. Sevkiyat, karantina istasyonundan New Mexico eyaletindeki Columbus’a gönderildi. Yeniden başlatma, Washington’un sığır güvesi kurdunun yayılması gerekçesiyle uyguladığı sağlık kısıtlamalarının ardından gerçekleşti. Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı, bu sevkiyatla Chihuahua ve Sonora’da faal olan kapılar üzerinden ABD’ye günlük ihraç edilen sığır sayısının ortalama 3 bin 500 başa ulaştığını bildirdi. Agua Prieta, San Jerónimo ve Puerto Palomas karantina istasyonlarında operasyonların yeniden açıldığı, Sonora’daki Nogales kapısından ihracatın ise kasım sonunda başlamasının beklendiği belirtildi. Meksika Ulusal Tarım, Gıda Sağlığı ve Kalitesi Hizmeti (Senasica) Direktörü Javier Calderón, sürecin sağlık standartlarını koruma ve ihracata yönelik üretim dönüşümünü sürdürme taahhüdünün sonucu olduğunu söyledi. Hükümetin, üreticilerle birlikte ABD Tarım Bakanlığına bağlı Hayvan ve Bitki Sağlığı Denetim Servisi (APHIS) ile üzerinde anlaşmaya varılan önlemlere uyduğu aktarıldı. Kaynakta, Meksika’nın 16 Ekim’de Sonora’daki Agua Prieta kapısından ihracatı bir hayvanın ağzında aft tespit edilmesinin ardından durdurduğu da belirtildi. İhracat faaliyetinin küçük ölçekli yetiştiricilere, toplayıcılara, nakliyecilere ve genel nüfusa ekonomik fayda sağladığı ifade edildi.

ABD'de 250 Hastane Daha Sağlıklı Hastane Yemekleri Taahhüdüne Katıldı
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

ABD'de 250 Hastane Daha Sağlıklı Hastane Yemekleri Taahhüdüne Katıldı

Robert F. Kennedy Jr. ve Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezleri (CMS) yöneticisi Mehmet Oz’un Fox News’te yayımlanan yazısına göre, ABD genelinde 250 hastane Make Hospital Food Healthier Pledge adlı girişime katıldı. Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı (HHS) ile CMS tarafından başlatılan girişim, hastalara ve hastane personeline sunulan yemeklerin besin kalitesini artırmayı amaçlıyor. Yazıda, hastanelerin ülke genelinde daha sağlıklı yemek seçenekleri sunma konusunda ortak bir taahhütte bulunduğu belirtiliyor. Yazarlar, ameliyat sonrası iyileşen, kronik hastalıklarla yaşayan veya ciddi sağlık sorunları bulunan hastalara yüksek oranda işlenmiş gıdalar, rafine karbonhidratlar ve ilave şeker içeren yemekler sunulabildiğini savunuyor. Yazıya göre uygun beslenme; yara iyileşmesini destekleyebilir, kas kütlesinin korunmasına katkı sağlayabilir, bağışıklık işlevini güçlendirebilir ve iyileşme sürecini geliştirebilir. Buna karşılık yetersiz beslenmenin daha uzun hastane yatışları, daha fazla komplikasyon ve daha yüksek sağlık hizmeti maliyetleriyle ilişkili olduğu ifade ediliyor. Yazıda, ABD’de yaklaşık 6.100 hastanenin her yıl toplam 35 milyondan fazla yatış gerçekleştirdiği ve ülkedeki sağlık hizmetleri yiyecek-içecek pazarının yaklaşık 20 milyar dolarlık yıllık ekonomik faaliyet oluşturduğu aktarılıyor. Hastanelerin gıda hizmeti şirketleri, dağıtıcılar ve üreticiler için önemli müşteriler olduğu belirtilirken, satın alma tercihlerinin tedarikçilerin geliştirdiği ürünleri, fiyatlandırmayı ve diğer kurumlarda bulunabilen seçenekleri etkileyebileceği öne sürülüyor. Yazarlar, daha sağlıklı proteinler, meyveler, sebzeler ve daha az işlenmiş ürünlere yönelik talebin tedarik zincirlerinde değişiklik yaratabileceğini savunuyor. Girişimin gönüllü ve işbirliğine dayalı olduğu, Washington’ın hastane menülerini belirlemesinin veya hekimler ile kayıtlı diyetisyenlerin klinik kararlarının yerine geçmesinin amaçlanmadığı vurgulanıyor. Hastanelerin, özel terapötik diyetlere veya tıbbi beslenme desteğine ihtiyaç duyan hastalar dahil olmak üzere bireysel beslenme gereksinimlerini karşılayabilmesi için esnekliğini koruması öngörülüyor. Yazıda Amerikan Hastaneler Birliği ile çok sayıda sağlık sisteminin girişime ortaklık ettiği belirtiliyor. Metnin bir bölümünde 250 hastanenin katıldığı, başka bir bölümünde ise katılımcı sayısının 250’den fazla olduğu ifade ediliyor.

Yeni Güney Galler'de Uçan Tilkiler Muz ve Böğürtlen Ürünlerine Zarar Veriyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Güney Galler'de Uçan Tilkiler Muz ve Böğürtlen Ürünlerine Zarar Veriyor

Avustralya'nın Yeni Güney Galler eyaletindeki Coffs Coast bölgesinde uçan tilkiler, yiyecek ararken muz, ahududu ve böğürtlen üreticilerinin ürünlerine zarar veriyor. Coffs Harbour muz üreticisi Paul Shoker, çiftliğinde yalnızca ekim ayında 10.000'den fazla muzun zarar gördüğünü tahmin etti. Hayvanların muz çiçeklerinin uçlarındaki polen ve nektara ulaşmaya çalışırken meyveleri çizdiği, bu nedenle bazı muzların satışa uygun olmadığı bildirildi. Olayın, çiçek açan ağaçlarda nektar eksikliğinden kaynaklandığı düşünülen şüpheli bir kitlesel açlık dönemiyle bağlantılı olduğu aktarılıyor. Coffs Coast'taki ahududu ve böğürtlen üreticileri de uçan tilkilerin ürünleri koruyan tünellere girmesiyle kayıp yaşıyor. Berries Australia Üst Yöneticisi Rachel Mackenzie, hayvanların meyve ürünlerini tahrip ettiğini ve bazılarının ağlarda öldüğünü söyledi. Mackenzie, uçan tilkilerin zayıf ve hassas durumda olmasının üreticiler açısından ciddi iş sağlığı ve güvenliği sorunları oluşturduğunu belirtti. Üreticilerin hayvanlarla genellikle baş edemediği, bunun nedenleri arasında ölümcül lyssavirus riski bulunduğu ifade edildi. Mackenzie, olağandışı olayla mücadele ve uçan tilkilerin güvenli biçimde uzaklaştırılması için eyalet yönetiminden daha fazla destek istedi. Meyve üreticilerine, uçan tilkilerin tünellere girmesini önlemek için girişlere ağ yerleştirmeleri önerildi; ancak bu uygulamanın ürün kaybı yaşayan çiftçiler için ek maliyet oluşturduğu belirtildi. Bakanlık sözcüsü, dışlayıcı ağların yanı sıra meyve torbaları, ses caydırıcıları ve aydınlatma sistemlerini de seçenekler arasında saydı. Kayıplara rağmen etkilenen meyve ürünlerinin tüketicilere yönelik genel arzının şu anda istikrarlı kaldığı bildirildi.

Romanya Senatosu Organik Sertifikalı Süt Üreticilerine Üç Yıllık Destek Önerisini Oyladı
Görsel kaynağı: Economica.net · Özgün haber
Veri haberi

Romanya Senatosu Organik Sertifikalı Süt Üreticilerine Üç Yıllık Destek Önerisini Oyladı

Romanya Senatosu, organik sertifikalı süt üretiminin desteklenmesi için hazırlanmış de minimis yardım şemasını oyladı. Teklif, 89 kabul oyu ve 15 çekimser oyla desteklendi. Düzenleme, yardım şemasının Romanya’nın tamamında, yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıl uygulanmasını öngörüyor. Destek, tek bir işletme için geçerli de minimis üst sınırı aşamayacak. Yararlanıcıların, mevzuata uygun şekilde kayıtlı veya ruhsatlı hayvan işletmelerine sahip olması gibi koşulları karşılaması gerekiyor.

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı

Álvaro Lario, Bloomberg Agriculture Spot Index verilerine göre dünya tarım fiyatlarının temmuz-eylül döneminde %13 arttığını söyledi. Lario, gelecek aylarda gıda enflasyonunun daha da yükselmesini beklediğini; mevcut krizin petrol fiyatlarını ve buna bağlı olarak taşıma maliyetlerini artırdığını belirtti. Bu durumun buğday, mısır ve diğer ürünleri pahalılaştırdığını aktaran Lario, düşük gelirli ailelerin artan maliyetlerden en fazla etkilenen kesim olduğunu ifade etti. Lario'nun verdiği bilgilere göre dünya genelinde yaklaşık 650 milyon kişi açlık çekiyor. Bu sayı hafif gerilemiş olsa da hâlâ dünya nüfusunun yaklaşık onda birine denk geliyor. Ayrıca yaklaşık 2,7 milyar insan, yani dünya nüfusunun neredeyse üçte biri, sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamıyor. Taze sebze, meyve ve fasulye, bezelye ile mercimek gibi bitkisel proteinlerin pahalılaşması, daha fazla kişinin işlenmiş gıdalara yönelmesine neden oluyor. Gıda sistemlerinin küresel şoklara karşı kırılganlığına Afrika'yı örnek gösteren Lario, kıtadaki birçok ülkenin gıdada kendine yeterli olmadığını söyledi. Afrika Birliği'nin verilerine atıfla, kıtanın her yıl yaklaşık 100 milyar ABD doları değerinde gıda ithal ettiğini; gübre ve tohum ithalatının da bu tabloya eklendiğini aktardı. Lario'ya göre dağıtım, depolama, üretim ve gıdanın daha yüksek katma değerli ürünlere işlenmesi alanlarının güçlendirilmesi, ülkelerin kuraklık, sıcak hava dalgaları, seller ve diğer şoklara karşı dayanıklılığını artırabilir. Lario, Benin'de sinek larvalarının biyokömürle birleştirilerek organik gübre üretildiği bir projeden söz etti. Ancak küçük çiftçilerin agroekolojiye geçişinin finansal açıdan kolay olmadığını belirtti. Toprak sağlığını iyileştirmek üç veya dört yıl sürebiliyor ve bu dönemde çiftçinin nakit akışı azalıyor. Lario, geçiş sırasında oluşan kayıpların karşılanması gerektiğini; sonrasında daha verimli ve besin değeri daha yüksek ürünler elde edilebileceğini söyledi. Agroekolojiyi işleyebilecek bir ekonomik model olarak değerlendiren Lario, tarımda tam dönüşümün bir anda gerçekleşmesini beklemediğini, değişimin enerji sektöründe olduğu gibi kademeli yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Küçük üreticilerin pazara erişim ve girdileri uygun koşullarda satın alabilmesi için kooperatifler, üretici örgütleri ve kadın birliklerinin desteklenmesini önerdi. Ölçeğin ekonomik sürdürülebilirlik için önemli olduğunu, ancak toprağı verimsizleştirebilecek monokültürlerden kaçınılması gerektiğini de vurguladı.

İtalya’da Elmalar Eski Dolomit Madeninde Depolanıyor: Enerji Tüketimi %30 Azalıyor
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Elmalar Eski Dolomit Madeninde Depolanıyor: Enerji Tüketimi %30 Azalıyor

İtalya’nın Trento ilindeki Val di Non ve Val di Sole vadilerinde yetiştirilen elmaların bir bölümü, eski bir dolomit madeninde kurulan yer altı soğuk hava depolarında saklanıyor. Bölgedeki üreticileri Melinda konsorsiyumu altında birleştiren 16 kooperatif; binlerce aile işletmesinin elmalarını teslim alıyor, sınıflandırıyor, depoluyor ve paketliyor. Bu ortak sistem, küçük bahçe sahiplerinin tek başlarına karşılamaları zor yatırımlara erişmesini sağlıyor. Rio Maggiore madenindeki depolar yaklaşık 300 metre yerin altında bulunuyor. Dağın doğal sıcaklık dengesi, yüzeydeki yapılara göre sıcaklık dalgalanmalarını sınırlıyor ve soğutma ekipmanının daha düşük yükle çalışmasına yardımcı oluyor. Bununla birlikte yalnızca doğal serinlik kullanılmıyor; yapay soğutma uygulanıyor ve havanın bileşimi düzenleniyor. Elmalar yaklaşık 1 °C sıcaklıkta ve yaklaşık %1 oksijen yoğunluğunda tutuluyor. Melinda’nın verilerine göre bu yöntem, yüzeydeki geleneksel depolara kıyasla yaklaşık %30 daha az elektrik tüketiyor. Hasat sonrası taşımacılıkta kamyonların yerine Funivia delle Mele adlı teleferik kullanılıyor. Ağustos 2025’te çalışmaya başlayan yaklaşık 1,3 kilometrelik hat, Predaia’daki işleme tesisini Rio Maggiore madenine bağlıyor. Her biri üç büyük meyve konteyneri taşıyabilen 28 kabinden oluşan sistem, saatte 460 konteyneri, yani yaklaşık 138 ton elmayı taşıyabiliyor; proje açıklamalarında kapasite yaklaşık 150 ton olarak ifade ediliyor. İtalya hükümetine göre teleferik, yılda yaklaşık 5 bin kamyon seferinin yerini alabilecek.

Uruguay’da İki Koyun Kesim Tesisi Yeniden Açılmaya Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da İki Koyun Kesim Tesisi Yeniden Açılmaya Hazırlanıyor

Uruguay’da koyun kesiminde uzmanlaşmış iki tesisin yeniden faaliyete geçmesi bekleniyor. Paso de los Toros’taki eski Bamidal tesisi ile Salto’daki Daymán Meat’in, yılın toplam faaliyetinin genellikle %40-45’ini oluşturan son çeyrek sezonunda yeniden kesime başlaması gündemde. INAC Başkanı Gastón Scayola, iki tesisin hemen çalışabilecek durumda olduğunu söyledi. Bamidal tesisinin Uniao Comercial SAS’a devri için yürütülen işlem son aşamaya geldi. Ekonomi Bakanı Gabriel Oddone ile Hayvancılık, Tarım ve Balıkçılık Bakanı Alfredo Fratti belgeleri imzaladı; ancak mülkiyet değişikliğinin tamamlanması için MGAP’ın nihai kararı bekleniyor. Şirket kaynakları sürecin yakın zamanda sonuçlanacağını belirtirken, sektörden bir işletmeci tesisin önümüzdeki günlerde kesime başlayabileceğini ve yaklaşık 25 bin baş hayvan satın alındığını ifade etti. Nihai yetkilendirmedeki gecikme, hayvanlarını tesise vermeyi taahhüt eden üreticilerin karantina sürelerine uymak için antiparaziter uygulamalar yapmasını ve bit oluşumunu önlemek amacıyla hayvanları yıkamasını zorlaştırıyor. Salto’da ise Daymán Meat’in yeniden açılışına yatırım yapan Arjantinli iş insanları eski çalışanları çağırdı. Scayola, daha fazla koyun kesim tesisi ve hükümet desteğiyle koyun varlığındaki düşüşün tersine çevrilebileceğini umduğunu söyledi.

Karnataka’da Şeker Kamışı Fiyatı Görüşmeleri Sonuçsuz Kaldı
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber
Veri haberi

Karnataka’da Şeker Kamışı Fiyatı Görüşmeleri Sonuçsuz Kaldı

Hindistan’ın Karnataka eyaletinde Başbakan DK Shivakumar ile şeker kamışı üreticilerinin liderleri arasında yapılan fiyat görüşmeleri karar alınmadan sona erdi. Üretici temsilcileri, Adil ve Ücretlendirilebilir Fiyat’a (FRP) ek olarak ton başına 1.000 rupi Eyalet Tavsiye Fiyatı (SAP) talep ederken hükümet, seçilmiş üretici temsilcileriyle yeni bir görüşme turu yapılacağını açıkladı. Kaynak metinde 29 Ekim için belirtilen ziyaret ise Shivakumar’ın yeni görüşmesinden ziyade Birlik hükümeti komitesinin Karnataka’ya ziyareti olarak aktarılıyor. Shivakumar, taleplerin değerlendirilmesini zorlaştıran başlıca koşulların şiddetli kuraklık, artan elektrik sübvansiyonu harcamaları ve eyaletin mali kısıtları olduğunu söyledi. Karnataka’nın beş on yılın en ağır kuraklıklarından biriyle karşı karşıya olduğunu belirten Shivakumar, yetersiz yağışın Tungabhadra ve Cauvery dahil büyük nehir havzalarını etkilediğini, yeraltı suyu seviyelerinin yaklaşık %38 gerilediğini ve içme suyu sıkıntısı yaşandığını ifade etti. Elektrik maliyetlerinin de baskı oluşturduğu belirtildi. Shivakumar’a göre HESCOM, tarımsal pompa setlerinin elektrik faturaları için 9.000 ila 12.000 crore rupi ek kaynak istedi. Eyalet hükümeti ise sulama ve göl doldurma projelerinin elektrik sübvansiyonları ile enerji ihtiyaçlarına yaklaşık 22.000 crore rupi harcıyor. Shivakumar, mevcut koşullarda üreticilerin istediği ton başına 1.000 rupilik ek ödemenin zor olduğunu, azalan şeker kamışı ekimi, düşük şeker üretimi ve etanol üretimine getirilen kısıtlamaların durumu daha da karmaşıklaştırdığını söyledi. Üretici liderleri hükümetten yeni güvenceler yerine somut bir paket açıklamasını istedi. Talepler arasında ton başına 4.500 rupi alım fiyatı, FRP’nin 4.450 rupiye çıkarılması için Birlik hükümetine baskı yapılması ve SAP’nin uygulanması bulunuyor. Shivakumar, geçen yıl ton başına 250 rupilik ek ödeme kapsamında hükümetin 50 rupilik payını ödediğini, bunun taahhüt edilen katkının %80’ine karşılık geldiğini, ancak şeker fabrikalarının kendi paylarını ödemediğini söyledi. Görüşmelere 81 şeker fabrikasının temsilcileri katılırken Birlik Bakanı Pralhad Joshi başka bir program nedeniyle toplantıda yer almadı. Üretici temsilcileri ayrıca FRP hesaplama yöntemlerinin değiştirilmesini, şeker verimi hesaplarının bağımsız biçimde doğrulanmasını, ödemelerin 15 gün içinde yapılmasını ve gecikmeler için faiz uygulanmasını talep etti. Toplantıda tekrarlanan söz kesmeler ve üreticilerin somut karar talebi görüşmeleri uzattı; bazı BJP milletvekilleri de önceki protestolarda verilen vaatler nedeniyle sorgulanmalarının ardından toplantıdan ayrıldı.

Süt Ürünleri İhracatı Ağustosta 272 Milyon Kilograma Ulaştı
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Süt Ürünleri İhracatı Ağustosta 272 Milyon Kilograma Ulaştı

DCA Market Intelligence verilerine göre süt ürünleri ihracatı ağustosta süt eşdeğeri bazında 272 milyon kilograma ulaştı. UkrAgroConsult’un aktardığı bilgilere göre ihracattaki olumlu eğilim ikinci ayına girdi. Temmuzda yıllık bazda %8,46 artış kaydedilmiş ve ihracat 225 milyon kilogram süt eşdeğerine karşılık gelmişti. Yüksek ihracat hacmi; peynir, tereyağı, süt tozu ve diğer süt hammaddelerini üreten Avrupalı üreticiler için daha geniş satış olanakları oluşturdu. Ancak ürün gruplarının performansı aynı olmadı. Peynir altı suyu ürünleri ihracatı ağustosta yıllık bazda %10,3 geriledi ve bu düşüş, diğer süt ürünlerindeki ihracat artışının olumlu etkisini kısmen sınırladı. Peynir altı suyu ve işlenmiş türevlerine yönelik talebin, gıda hammaddeleri ile protein ürünleri piyasalarının seyri ve tedarikçiler arasındaki rekabetten etkilendiği belirtildi.