ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

317 haber · Sayfa 8

İspanyol Çiftçiler Traktörlerle Barselona’ya Gitti
Görsel kaynağı: 1in.am · Özgün haber

İspanyol Çiftçiler Traktörlerle Barselona’ya Gitti

Katalonya’nın farklı bölgelerinden çiftçiler, tarım sektöründeki krizlere çözüm talebiyle traktör konvoyları halinde Barselona’ya gitti. TASS’ın aktardığı habere göre gösterinin, Katalonya hükümet delegasyonu binası ile bölgesel tarım departmanı önünde yapılması planlandı. Çiftçiler birliği; yakıt, elektrik, yem ve gübre maliyetlerindeki artışın yanı sıra dış rekabeti, iklim değişikliğinin üretimdeki aksamalarını, hayvan hastalıklarını ve yaban hayvanlarının zararını gündeme getirdi. Birlik acil mali yardım, tarım ürünlerinde KDV indirimi, sulama elektriğinde özel tarifeler ve profesyonel tarımsal dizel yakıtında asgari vergi oranı talep etti.

İngiltere’de Organik Tarım Alanını 2036’ya kadar %10’a Çıkarma Hedefi
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber

İngiltere’de Organik Tarım Alanını 2036’ya kadar %10’a Çıkarma Hedefi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İngiltere hükümeti, organik tarımla işlenen tarım alanının payını 2036’ya kadar %10’a çıkarma hedefini açıkladı. Hükümetin planına göre şu anda İngiltere tarım arazilerinin yalnızca %3,4’ü organik yöntemlerle işleniyor. 2026-2036 dönemini ve sonrasını kapsayan plan, organik sektörü büyütmeyi ve daha fazla çiftçinin bu üretim biçimine geçmesini desteklemeyi amaçlıyor. Üç yıldan uzun sürede hazırlanan planda okullar ve hastaneler gibi kamu alımları, organik üretim için önemli bir büyüme alanı olarak gösteriliyor. Hükümet ayrıca kamu sektörü gıda harcamalarının %10’unu daha yüksek çevresel üretim standartlarını karşılayan ürünlere yönlendirme hedefini koruyor. Çevre Bakanı Angela Eagle, planın organik üretim yapan çiftçilere destek vermeyi ve diğer işletmelerin bu üretime geçişi değerlendirmesine yardımcı olmayı amaçladığını söyledi. Ancak sektör temsilcileri, hedefin finansman koşulları netleşmeden gerçekleşmesinin zor olabileceği uyarısında bulundu. Sürdürülebilir Tarım Teşviki 2026 fonunun eylülde altı saat içinde tükenmesi nedeniyle binlerce çiftçi destek alamadı. Riverford yöneticisi Rob Haward, küçük organik çiftlikler için kamu alımlarının anlaşılması zor olduğunu belirterek hibe desteği istedi; teşvik programının organik üretime geçişi mümkün kılmak için güvenilir ve istikrarlı olması gerektiğini söyledi. Soil Association’dan Gareth Morgan da programın yeniden açılması çağrısı yaptı. İngiliz Organik Forumu, planın özel olarak ayrılmış yeni bir finansman paketi içermediğine dikkat çekti. Nature Friendly Farming Network yöneticisi Martin Lines ise kamu desteğinin yanında tedarik zinciri ve özel sektör yatırımı, üreticiler için daha adil fiyatlar ve güçlü iç pazarlar gerektiğini söyledi. Ulusal Çiftçiler Birliği planı tedarik zinciri açısından olumlu bir adım olarak değerlendirirken, planı destekleyenler yerli üretimin gıda tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artırabileceğini belirtti.

Meyve ve Sebze Hasadında Kârlılık Eşiği Hesabı Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Meyve ve Sebze Hasadında Kârlılık Eşiği Hesabı Öne Çıkıyor

Meyve ve sebze üretiminde her ek hasat turu yeni maliyetler getiriyor. Sezon ilerledikçe verimin düşmesi, ürün kalitesinin değişmesi ve piyasa fiyatlarının dalgalanması, üreticilerin hasadı sürdürüp sürdürmeme kararını etkiliyor. Geç hasat aşamalarında işçilik giderleri sabit kalabildiği gibi, işçi başına toplanan ürün miktarının azalması nedeniyle artabiliyor. Hasat gelirleri işçilik, yakıt, taşıma ve ambalajlama giderlerini karşılamıyorsa çalışılan her ek gün doğrudan finansal kayba dönüşüyor. Bu nedenle kârlılık eşiğinin hesaplanması, üreticilerin zarar bölgesine girmeden hasadı zamanında durdurmasına yardımcı oluyor. Bu hesaplamada üretimin başlangıcındaki tohum veya fide, gübre ve bitki koruma ürünlerinin yanı sıra yakıt, makine amortismanı, hasat işçiliği, ambalajlama ve taşıma giderleri dikkate alınıyor. Kârlılık eşiği, toplam maliyetleri karşılamak için satılması gereken birinci sınıf ürün miktarını gösteriyor. Kaynakta verilen örneğe göre, bir hektardaki toplam üretim maliyeti 500.000 dinar ve birinci sınıf ürünün alım fiyatı kilogram başına 100 dinarsa, üreticinin yatırdığı parayı geri kazanmak için en az 5.000 kilogram ürün elde etmesi gerekiyor. Bu miktarın üzerindeki üretim, örneğin koşulları içinde kâr olarak değerlendiriliyor. Ancak ürün kalitesi düşerek daha düşük fiyata veya ikinci sınıf olarak satılırsa kârlılık eşiği önemli ölçüde yükseliyor. Bu durum, hasada devam etmenin ekonomik açıdan yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Hektar başına maliyetlerin ayrıntılı biçimde kaydedilmesi ve piyasa hareketlerinin izlenmesi, üreticilerin hasadı ne zaman sonlandıracağına ve kaynaklarını sonraki sezon için nasıl koruyacağına daha rasyonel karar vermesine yardımcı oluyor.

Deyrizor’da Pamuk Ekimi Maliyet ve Fiyat Baskısıyla Geriledi
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Deyrizor’da Pamuk Ekimi Maliyet ve Fiyat Baskısıyla Geriledi

Suriye’nin Deyrizor ilinde mevcut tarım sezonunda pamuk ekim alanları, yüksek üretim ve akaryakıt maliyetleri ile ürünün alım fiyatının ekim giderlerini karşılamaması nedeniyle geriledi. İlde yaklaşık 10 bin dönüm pamuk ekilirken, planlanan alan 84 bin 636 dönüm olarak açıklanmıştı. Gerçekleşen ekim Deyrizor’da 1900, Meyadin’de 6110 ve Bukemal’de 2000 dönümde kaldı. Deyrizor Çiftçiler Birliği Tarım İşleri Müdürü Fayiz el-Hüseyin, pamuk ekim alanlarının geçen yıla göre %50 ila 60 azaldığını ve kooperatif sektörünün ildeki toplam pamuk alanının yaklaşık %80’ini oluşturduğunu belirtti. Hüseyin, gerilemeyi destek eksikliği ve üretim maliyetlerinin alım fiyatlarıyla uyuşmamasıyla açıkladı; pamuk için kilogram başına henüz resmi alım fiyatı açıklanmadığını söyledi. Marrat beldesinde ekim alanı geçen yılki 550 dönümden mevcut sezonda 20 dönüme düştü. Çiftçi temsilcileri indirimli akaryakıt, tohum ve gübre desteği ile maliyetlerle uyumlu daha yüksek alım fiyatı talep etti. Üreticiler ayrıca sezon boyunca yaklaşık 10 sulama gerektiğini, akaryakıt ve işçilik giderlerinin maliyetleri artırdığını belirtti. Deyrizor’da 2025 sezonunda ise yaklaşık 4.500 ton pamuk, yaklaşık 2.300 hektarlık alanda üretilmişti.

Almanya, 2026'nın İlk Yarısında Polonya'nın Gübre İthalatında Lider Oldu
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Almanya, 2026'nın İlk Yarısında Polonya'nın Gübre İthalatında Lider Oldu

Almanya, 2026'nın ilk yarısında Polonya'nın mineral gübre ithalatında Rusya'yı geride bırakarak en büyük tedarikçi oldu. Polonya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığının bir milletvekili önergesine verdiği yanıta göre ülke bu dönemde 1,68 milyon ton mineral gübre ithal etti. İthalatın 535,2 bin tonunu azotlu, 631,6 bin tonunu potasyumlu ve 469,3 bin tonunu çok bileşenli gübreler oluşturdu. Almanya'dan Polonya'ya 224,2 bin ton potasyumlu, 220,9 bin ton azotlu ve 13,7 bin ton çok bileşenli gübre gönderildi. Rusya kaynaklı ithalat ise 235,8 bin ton potasyumlu, 23,7 bin ton çok bileşenli ve 1,6 bin ton azotlu gübreden oluştu. Diğer önemli tedarikçiler Litvanya, Kanada ve Hollanda oldu. Litvanya 153,9 bin ton çok bileşenli ve 81,6 bin ton azotlu, Kanada 118 bin ton potasyumlu, Hollanda ise 58,2 bin ton azotlu ve 52,1 bin ton çok bileşenli gübre sağladı. Polonya 2025'in tamamında 4,89 milyon ton mineral gübre ithal etmişti. Rusya 1,82 milyon tonla geçen yılın lideri olurken Almanya 909,8 bin tonla ikinci sırada yer aldı. Agropolska'nın aktardığı değerlendirmeye göre 2026'nın ilk yarısındaki sıralama değişimi, Rusya ve Belarus gübrelerine uygulanan ek Avrupa Birliği tarifeleri ile Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın uygulanmasıyla bağlantılı olabilir. Kaynak bu açıklamayı kesinleşmiş bir neden olarak sunmuyor.

Kuş Üzümü Çalıları İçin Sonbahar Gübrelemesinde Potasyum ve Fosfor Önerisi
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber
Veri haberi

Kuş Üzümü Çalıları İçin Sonbahar Gübrelemesinde Potasyum ve Fosfor Önerisi

Kuş üzümünde en geç olgunlaşan çeşitler de ekim ortasına kadar meyvelerini tamamlıyor ve çalılar kış dinlenmesine hazırlanıyor. Bu dönemde bitkinin kışı daha iyi geçirmesi ve gelecek yıl daha erken, daha gür çiçek açması için sonbahar gübrelemesi öneriliyor. Meyve verme sona erdikten sonra azot içeren gübreler yerine potasyum ve fosfor ağırlıklı ürünlerin tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor. Potasyumun dona dayanıklılığı artırdığı, fosforun ise köklenmeyi ve gelecekteki ürünün oluşumunu desteklediği aktarılıyor. Azot içermeyen fosfor-potasyumlu gübrelerin yanı sıra süperfosfat, potasyum sülfat, kalimagnezya ve fosforit unu seçenekler arasında yer alıyor. Uygulama öncesinde çalı çevresinin yaprak ve yabancı otlardan temizlenmesi, toprağın sulanması ve gübrenin gövdeden yaklaşık 10 santimetre uzakta açılan yaklaşık 2 santimetre derinliğindeki hendeğe verilmesi öneriliyor. Kimyasal ürünlerde bitki başına yaklaşık 1 yemek kaşığı gübre kullanılması, işlemin ardından toprağın kapatılıp yeniden sulanması gerekiyor. Kül ve bazalt unu için önerilen miktar yaklaşık 150 gram, humus içinse çalı başına yaklaşık 4 kilogram olarak veriliyor. Gübreleme ekim ortasında veya sonunda, şiddetli donlardan önce bir kez yapılmalı; ardından kökleri korumak için malç serilmeli.

Katalonyalı Çiftçiler Artan Tarımsal Maliyetleri Traktörlerle Protesto Etti
Görsel kaynağı: 20minutos · Özgün haber
Veri haberi

Katalonyalı Çiftçiler Artan Tarımsal Maliyetleri Traktörlerle Protesto Etti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Katalonya’nın çeşitli noktalarından çıkan çiftçiler, tarımsal maliyetlerdeki artışı protesto etmek için çarşamba sabahı traktörlerle Barcelona’ya doğru ilerledi. Eylem, saat 09.30 itibarıyla Katalonya yollarında büyük aksamalara yol açmadı. Servei Català de Trànsit’in (STC) verilerine göre yalnızca iki kesimde yavaş ilerleme görüldü. Yavaşlama, AP-7’nin Torredembarra ile la Pobla de Montornès arasındaki Martorell yönünde ve A-2’nin Ribera d’Ondara kesiminde Barcelona yönünde yaşandı. Yol etkilerinin dakikalar içinde değişebileceği, traktörlerin şehir merkezine ulaşmasıyla durumun ağırlaşmasının beklendiği belirtildi. La Vanguardia’nın haberine göre yürüyüş, Katalonya’daki sekiz noktadan başlatıldı. Unió de Pagesos’un çağrısıyla düzenlenen eyleme Asaja, Katalonya Tarım Kooperatifleri Federasyonu ve Revolta Pagesa hareketi destek verdi. Konvoyların Katalonya Hükümet Delegasyonu önünde toplanması, ardından Generalitat’ın Tarım Departmanı ile Palau de la Generalitat’a ilerlemesi planlandı. Çiftçiler, özellikle akaryakıt ve gübre maliyetlerindeki yükselişin bazı işletmelerin sürdürülebilirliğini zorlaştırdığını ve fiyat artışlarının sektörü riske attığını söyledi. Unió de Pagesos, hükümet ve Generalitat’a adil ürün fiyatları, doğrudan yardımlar ve üretim maliyetlerini azaltacak önlemler sunmayı planladı. Örgüt ayrıca savaşları, dış rekabeti, iklim değişikliğinin üretime etkilerini, hayvan hastalıklarını ve yaban hayatı zararlarını maliyet artışının nedenleri arasında sıraladı.

Ugent Öğrencileri İki Bayer Award Kazandı
Görsel kaynağı: VILT · Özgün haber
Veri haberi

Ugent Öğrencileri İki Bayer Award Kazandı

Gent Üniversitesi’nden iki öğrenci, yüksek lisans tezleriyle birer Bayer Award kazandı. Tuur Van Elst, azot bağlayan bakteriler üzerine çalışmasıyla, Jaron Bousard ise Uganda’daki mangoların genetik çeşitliliğini ve mango gen bankası olanaklarını inceleyen teziyle ödüle layık görüldü. Bayer ödülleri, Gent Üniversitesi’ndeki biyomühendislik mezuniyet töreninde verildi. Bayer, ödül programıyla sürdürülebilir tarım araştırmalarını teşvik etmeyi ve genç araştırmacıları öne çıkarmayı amaçladığını belirtiyor. Van Elst, baklagil bitkilerindeki bakteri-bitki ortak yaşamını ve biyolojik azot fiksasyonunu incelemek üzere, azot bağlayan bakterilerin işlevini koruyan hücre kültürleri geliştirdi. Soya, bezelye, fasulye ve yonca gibi bitkilerde bu bakteriler havadaki azotu bitkinin kullanabileceği besin maddelerine dönüştürüyor. Çalışma, dış azot kaynaklarına ve azotlu gübreye bağımlılığı azaltabilecek yeni gübreleme stratejileri için ilk adım olarak değerlendiriliyor. Bousard, Uganda’dan 319 mango örneğini Etiyopya materyali ve İspanya’daki uluslararası referans koleksiyonuyla karşılaştırdı; ayrıca Kuzey Uganda’daki çiftçilerle görüştü. Araştırma, yeni mango çeşitleri ve daha dayanıklı yetiştiricilik için önem taşıyabilecek genetik zenginliğe işaret etti. Çiftçiler yerel mangoların sınırlı ticari değeri, mevsimsel arz fazlası, pazara erişim güçlüğü ve işleme eksikliğini sorun olarak aktarırken Bousard, yerel çeşitlerin daha sistematik korunmasını önerdi.

Bosna-Hersek’te Tarım Üretimi Kuraklık ve Maliyet Baskısıyla Zorlanıyor
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Tarım Üretimi Kuraklık ve Maliyet Baskısıyla Zorlanıyor

Bosna-Hersek’te çiftçiler, kuraklığın ardından gelen yağışın tarlalara girişi kolaylaştırdığını ancak yüksek yakıt ve gübre fiyatlarıyla ithalat baskısının üretimi zorlaştırmayı sürdürdüğünü belirtiyor. Üreticiler, son tarım sezonunun ağır geçtiğini, özellikle mısır, silajlık mısır ve kuru ot üretiminde ciddi kayıplar yaşandığını aktarıyor. Bazı çiftliklerin kapanması, yerli üretimin sürdürülebilirliğiyle ilgili endişeleri artırıyor. Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği Başkanı Nedžad Bićo, artan girdi maliyetlerinin hayvan yemi ve diğer tarımsal ürünlerin fiyatlarını yükselttiğini söyledi. Sırp Cumhuriyeti Tarım Üreticileri Birlikleri Başkanı Stojan Marinković ise Semberiya’daki bazı mısır tarlalarında hasadın biçerdöverle çalışmayı ekonomik olmaktan çıkardığını ifade etti. Marinković’e göre yaklaşan sonbahar ekimi, petrol ve gübre fiyatlarındaki artış nedeniyle önceki sezona kıyasla yaklaşık %20 daha pahalı olabilir. Üreticiler ayrıca ilkbahar ekimi döneminde vaat edilen 2,5 milyon litrelik yakıt desteğinin henüz uygulanmadığını belirtiyor. Çiftçi temsilcileri, dışarıdan gelen daha ucuz ürünlerin yerli üretimi baskıladığını savunarak ithalatın azaltılmasını ve yerli üretimin korunmasını istiyor. Haberde, ülkede yıllık yaklaşık 500.000 ton gıdanın çöpe atıldığı, buna karşın ülkenin yeterli miktarda gıda üretemediği de aktarılıyor. Tarımdaki sorunların gençlerin sektörden veya ülkeden uzaklaşmasına yol açtığı belirtiliyor.

Kenya’da İstilacı Kaktüs Hayvan Yemi ve Biyogaza Dönüştürülüyor
Görsel kaynağı: Kansan Uutiset · Özgün haber
Veri haberi

Kenya’da İstilacı Kaktüs Hayvan Yemi ve Biyogaza Dönüştürülüyor

Kenya’nın Laikipia bölgesinde otlakları işgal eden Opuntia stricta kaktüsünün hayvan yemi, biyogaz ve gübreye dönüştürülmesi için bir proje yürütülüyor. Jomo Kenyatta Üniversitesi ile Florida Üniversitesi işbirliğindeki çalışma 2017’de başladı. Proje lideri Willis Owino’ya göre kaktüs, bölgedeki Maasai otlaklarının yaklaşık %70’ini kaplıyor; su kaynaklarına ve otlaklara erişimi engelleyerek hem hayvancılığı hem de yaban hayatını etkiliyor. Kaktüsün temizlenmesi yüksek iş gücü ve maliyet gerektirirken, daha önce uygulanan biyolojik mücadele de beklenen sonucu vermedi. Araştırmacılar bu nedenle istilacı türü ekonomik bir girdiye dönüştürmeye odaklandı. Owino, Opuntia stricta’dan hazırlanan yemle desteklenen deve beslemesinin süt üretimini iki katına çıkarabileceğini belirtiyor. Kaktüs bazlı yem peletleri de üç aylık bir denemede keçilerin ağırlık artışını önemli ölçüde yükseltti ve uzun kuraklık dönemlerinde hayvan kayıplarını azaltmaya yardımcı oldu. Proje kapsamında kaktüsle çalışan biyogaz reaktörleri 30 hanede kullanıma alındı. Reaktörlerden çıkan besin maddesi, ailelerin sebze bahçelerinde gübre olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılara göre yıl boyunca yem bulunması, göçerlerin hayvanlarını başka alanlara taşıma ihtiyacını azaltarak otlak anlaşmazlıklarını hafifletebilir. Ancak kaktüsün doğrudan tüketilmesi hayvanlar için risk taşıyor. Dikenler ve küçük kılçıklar ağız yaralarına ve sindirim sistemi hasarına yol açabiliyor; kaktüs dili olarak adlandırılan durum ölümle sonuçlanabiliyor. Bu nedenle araştırmacılar, toplulukların güvenle yetiştirebileceği dikensiz yem kaktüsü çeşitleri için fidanlıklar kurulmasını planlıyor.

İran Savaşı ABD’de Muz Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Rzeczpospolita · Özgün haber

İran Savaşı ABD’de Muz Tedarikini Zorluyor

İran’daki savaş, ABD’nin en popüler meyvesi olan muzun üreticilerini ve tedarik zincirini zorluyor. Artan yakıt, gübre ve taşımacılık maliyetleri, ABD’ye yapılan muz sevkiyatlarının giderlerini yükseltiyor. Yıllardır düşük marjlarla faaliyet gösteren sektör, artan maliyetlerin yanında bitkilerde görülen tehlikeli hastalıklar nedeniyle kriz uyarısı yapıyor. Bu koşullar, muz üreticileri ve tedarik zincirindeki işletmeler üzerindeki baskıyı artırıyor.

Polonya Bakanından “Aktif Çiftçi” Yasası İçin Yeni Sinyal
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Polonya Bakanından “Aktif Çiftçi” Yasası İçin Yeni Sinyal

Polonya Tarım Bakanı Stefan Krajewski, Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’nin veto ettiği “Aktif Çiftçi” yasası konusunda son sözünü söylemediğini belirtti. Krajewski, hükümet ve parlamento süreçlerinden geçirdiği düzenlemenin geleceğine ilişkin açıklamasını bir soru-cevap oturumunda yaptı. Bakan, yasanın hangi biçimde yeniden gündeme gelebileceğini ayrıntılandırmadı ancak konuya ilişkin çalışmaların tamamen kapanmadığı mesajını verdi. Düzenlemenin temel amacı, mali tarım desteğini fiilen tarımsal faaliyet yürüten kişilere daha etkili yönlendirmekti. Yasa, tarımla gerçekte uğraşmayan arazi sahiplerinin doğrudan ödemelerden ve diğer yardımlardan yararlanmasını sınırlandırmayı hedefliyordu. Krajewski’ye göre amaç, tarımsal faaliyet yürüten kişilerin desteğini kesmek değil, kaynakları daha adil dağıtmaktı. Çiftliklerinden gelir elde eden ve üretim maliyetlerini üstlenen kişilerin, yakıt ve gübre gibi girdilerin fiyatlarının yükseldiği dönemlerde daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Nawrocki ise veto kararını, önerilen hükümlerin büyük işletmeleri destekleyebileceği ve küçük işletmelerin doğrudan ödemeleri kaybederek faaliyetlerini sona erdirebileceği görüşüyle savundu. Krajewski, cumhurbaşkanını doğrudan suçlamadığını, ancak cumhurbaşkanına düzenleme hakkında yanlış bir mesaj verildiğini öne sürdü. Bakan ayrıca mevcut durumda yardımın aktif çiftçilere ulaşıp ulaşmadığını Tarım Yeniden Yapılandırma ve Modernizasyon Ajansının doğrulaması gerektiğini belirtti. “Aktif çiftçi” yaklaşımının Avrupa Birliği’nin yeni mali döneminde Birlik mevzuatı düzeyinde ortaya çıkabileceğini de ifade etti.

İtalya'da Zeytinyağı Fiyatları Geriledi, Üreticiler Eylem Planlıyor
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'da Zeytinyağı Fiyatları Geriledi, Üreticiler Eylem Planlıyor

İtalya’da zeytinyağı üreticileri, yeni hasadın başlamasına birkaç hafta kala geçen yılın ürününden elde ettikleri fiyatların sert biçimde gerilemesini protesto ediyor. Başta önemli bir zeytin üretim bölgesi olan Puglia olmak üzere üretici eylemleri düzenlendi ve gelecek hafta için yeni gösteriler planlandı. İtalyan medyasının aktardığı fiyat karşılaştırmalarına göre Foggia’da kilogram fiyatı 8 Ekim 2026’da 4 avroya inerken, 1 Ekim 2025’te 9,70 avro seviyesindeydi. Bari’de fiyat yaklaşık 4,55 avrodan, bir yıl önceki 9,43 avrodan geriledi. Üreticiler yakıt, gübre, bitki koruma, sulama, hasat ve depolama maliyetlerinin yanı sıra bazı ithal ürünlerde tağşiş bulunduğu iddiasından şikâyet ediyor. Devletten acil müdahale, destek, vergi indirimi ve kredi geri ödemelerinde kolaylık istiyor.

Gübre Fiyatlarındaki Artış ve Sevkiyat Gecikmeleri Küresel Tarımı Zorluyor
Görsel kaynağı: Newsit · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Fiyatlarındaki Artış ve Sevkiyat Gecikmeleri Küresel Tarımı Zorluyor

Fosfatlı gübre fiyatlarındaki %26’lık artış ve sevkiyatlarda yaşanan gecikmeler, küresel tarımsal üretimin maliyetleri ile gelecek dönem arzına ilişkin endişeleri artırdı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 24 Eylül tarihli verilerine göre, Orta Doğu’daki savaşın uluslararası ticarette yol açtığı aksaklıklar her ay 1,5 ila 3 milyon ton gübrenin taşınmasında gecikmeye neden oldu. Bu durumun artan üretim maliyetlerini zamanla gıda fiyatlarına yansıtmasından endişe ediliyor. Gübre piyasasındaki baskıda enerji maliyetleri de etkili oluyor. FAO verilerine göre doğal gaz fiyatları, Orta Doğu’daki çatışma öncesi seviyelere göre %129 ila 139 yükselirken Brent petrolündeki artış %39 oldu. Doğal gaz, amonyak üretiminde temel hammadde olarak kullanıldığı için fiyatındaki yükseliş azotlu gübre üreten sanayinin maliyetlerini artırıyor ve üreticilerin kâr marjlarını daraltıyor. Basra Körfezi, tarımsal üretimde kullanılan önemli hammaddelerin küresel tedarikinde belirleyici konumda bulunuyor. FAO’ya göre bölge, dünya üre arzının %30 ila 35’ini, amonyak arzının %20 ila 30’unu ve küresel kükürt ihracatının %50’sini karşılıyor. Uluslararası ticarete konu gübrelerin normal koşullarda %20 ila 30’u da Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Reuters’ın aktardığına göre ticari gemilerinin boğazdan geçişi, tanker saldırılarının tırmanması nedeniyle 6 Ekim’de iki aydan uzun sürenin en düşük seviyesine indi; bu veri toplam deniz taşımacılığını kapsıyor. Teslimatların zamanlaması, gübre kullanımının bitkilerin belirli gelişme aşamalarıyla bağlantılı olması nedeniyle üretim açısından kritik görülüyor. Ticaret akışı daha sonra düzelse bile yaşanan gecikmeler verimleri etkileyebilir. Yüksek fiyatlar bazı çiftçileri gübre kullanımını azaltmaya veya ekim planlarını değiştirmeye yöneltebilir. FAO, gübre kıtlığının 2026’nın ikinci yarısında ve 2027’de tarımsal verimlerin düşmesine ve gıda arzının daralmasına yol açabileceğini belirtiyor. Avrupa Birliği’nde Komisyon, fiyat artışlarından etkilenen çiftçilere destek amacıyla Ortak Tarım Politikası kapsamındaki acil yardım kaynaklarının artırılması ve kısa vadeli desteklerde üye ülkelere daha fazla esneklik sağlanması seçeneklerini sundu. Gübre stoklarının oluşturulması ve alternatif ürünlerin teşvik edilmesi de gündeme geldi. Bununla birlikte gübre maliyetlerinin nihai gıda fiyatlarına geçişi doğrudan ve tüm ürünlerde aynı değil; artışların süresi, gübrenin toplam maliyet içindeki payı ve maliyetin ne kadarının karşılanabildiği belirleyici oluyor. FAO’nun 2 Ekim’de açıkladığı verilere göre küresel gıda fiyatları endeksi eylülde 136 puana ulaşarak aylık %1,5, yıllık %5,8 yükseldi; bu artış yalnızca gübre maliyetlerine bağlanmıyor.

Sırbistan Tarımında Üretici Örgütlenmesi İçin Beş Model Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber

Sırbistan Tarımında Üretici Örgütlenmesi İçin Beş Model Öne Çıkıyor

Sırbistan’da üretici örgütlenmesi, tarım sektörünün modernleştirilmesi ve rekabet gücünün artırılması için yeni stratejik yönlerle uyumlu bir araç olarak öne çıkıyor. Kooperatifler; girdilerin ortak alınması, ürünlerin birlikte satılması, daha iyi fiyat elde edilmesi, tarımsal desteklere ve IPARD’a erişim ile soğuk hava deposu, kurutma tesisi ve makine gibi ortak yatırımlara imkân sağlıyor. Tarım stratejisinde organik üretim, arıcılık ve biyo-bölgelerde faaliyet gösteren uzmanlaşmış derneklerin rolünün güçlendirilmesi vurgulanıyor. Dijital bal üretimi takibi yapan arıcı dernekleri ile bakanlıkla politika oluşturma süreçlerinde ortak çalışan organik üretici dernekleri bu kapsamda örnek gösteriliyor. Yerel eylem grupları (LAG) ise yerel yönetimleri, çiftçileri ve sivil toplumu bir araya getiriyor; strateji, LAG’lerin kırsal kalkınmadaki rolünün güçlendirilmesini öngörüyor. Hükümet başbakan yardımcısının açıklamasına göre Sırbistan’daki kamu-özel ortaklığı örnekleri bölgede iyi uygulama olarak tanınıyor. Bu ortaklıklar soğuk zincir, depolama ve işleme kapasitesinin geliştirilmesini kapsıyor. Stratejik belgede ayrıca entegre bitkisel üretim-hayvancılık sistemlerine destek, profesyonel yönetim, ortak pazarlama, ortak altyapı, bilimsel danışmanlık ve gençler ile kadınların örgütlenmeye katılımı öne çıkarılıyor.

Çin’in Tarım ve Gıda Gücü Olma Hedefi Afrika İçin Önem Taşıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım ve Gıda Gücü Olma Hedefi Afrika İçin Önem Taşıyor

Çin’in tarım ve gıda gücü olma yönünde ilerlediği, ülkenin üretim kapasitesinin Afrika’daki tarımsal kalkınma için örnek oluşturabileceği savunuluyor. Makalede Çin’in tahıl üretiminin iki yıl üst üste 700 milyon ton seviyesinde kaldığı ve 1,4 milyar kişinin gıda talebini karşıladığı belirtiliyor. Üretimin temel yeterliliğin ötesine geçtiği, gıda politikasının yalnızca yeterli miktara değil, besleyici gıdaya erişime de odaklandığı aktarılıyor. Metne göre Çin, dünya nüfusunun yaklaşık %20’sini dünya ekilebilir arazisinin %9’u ile besliyor. Çinli araştırma kurumları iklim değişikliği ve kuraklığa uyum sağlamak amacıyla tarım teknolojileri ile ıslah çalışmalarını geliştirirken, genetik yatırımları yüksek verim, hastalık direnci ve besin alımı gibi özelliklere yöneliyor. Bu çalışmaların ortak hedefi, istikrarlı ve besleyici bir gıda arzı oluşturmak olarak açıklanıyor. Felix Dapare Dakora’nın aktardığı Hebei örneğinde bir köy, üretimden işleme ve satışa uzanan bir zincir işletiyor. Dakora, çiftçilerin kooperatiflerde örgütlenmesiyle yeni çeşitlerin ve üretim yöntemlerinin komşu işletmelere yayılabileceğini belirtiyor. Afrika’da gıda yoksulluğundan ve ardından gelir yoksulluğundan çıkışın tarımsal üretimle başlaması gerektiğini savunan Dakora, Çinli ve Afrikalı araştırmacıların ortak geliştirdiği teknolojilerle Afrika’da benzer kooperatifler kurulmasını istiyor. Makalede Afrika’nın dünyadaki kullanılabilir ekilebilir arazinin yaklaşık %60’ına sahip olmasına rağmen birçok ülkenin yeterli gıda üretemediği ve ithalata dayandığı ifade ediliyor. Bu durum, başta teknoloji ve makine eksikliği ile tarımsal araştırmalara yetersiz yatırım yapılmasına bağlanıyor. Sichuan’daki bir demonstrasyon üssünde Çin’in yerli süper hibrit pirincinin veriminin hektar başına yaklaşık 18,8 metrik tona ulaştığı da bildiriliyor; metin bu veriyi Çinli bilim insanlarının hedefini aşan bir sonuç olarak aktarıyor. Dakora, Hainan’ın tropikal iklimi ile Afrika’nın büyük bölümündeki iklim koşullarının benzerliğinin ürünlerin iki bölgede test edilip değiş tokuş edilmesine imkân sağlayabileceğini belirtiyor. Ona göre Çin-Afrika tarım işbirliği, sınırlı sayıda bilim insanının eğitilmesinin ötesine geçerek tohum, gübre, tarım makineleri ve sulamayı kapsamalı. Kuraklığa dayanıklı ve yüksek verimli çeşitlerin ortak test edilmesi, mekanik ve sulama teknisyenlerinin eğitilmesiyle geliştirilen kapasitenin proje ekipleri ayrıldıktan sonra da yerel topluluklarda kalması hedefleniyor.

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor

Birleşik Krallık’ta çiftçiler, tarımsal üretim maliyetlerindeki sert artışların gıda arzının dayanıklılığına ilişkin kaygıları büyüttüğünü belirtiyor. Norfolk’ta ekilebilir tarım yapan Jamie Burrows, üreticilerin toprağa ekmeleri gereken ürünü nasıl finanse edeceklerini sorguladığını söyledi. Tarım araçlarında kullanılan düşük vergili kırmızı dizelin maliyeti, İran’daki çatışmanın şubat sonunda başlamasından bu yana neredeyse iki katına çıktı. Ürün yetiştirmede kullanılan gübrelerin ve hayvan yemlerinin maliyeti de aynı dönemde yaklaşık %20 arttı. Burrows, bazı tarım işletmelerinin bu koşullara dayanamayabileceğini söylerken, üreticilerin karşı karşıya olduğu baskılara hava koşulları da eklendi. Birleşik Krallık’ın rekor sıcaklıkta geçen yazında yaşanan sıcak hava dalgaları ve kuraklık, resmi üretim tahminlerine göre İngiltere’nin kayıtlardaki en kötü tahıl hasadıyla sonuçlandı. Çiftçiler, gıda üretim zincirinin ilk halkası olarak ülkenin gıda arzının kırılganlığı ve güvencesizliği konusundaki uyarılara katılıyor. Gıda uzmanları, akademisyenler, işletmeler ve Ulusal Denetim Ofisi, hükümetten gıda sistemini daha dayanıklı hale getirmesini istedi. İklim krizi, bu yılki güçlü El Niño hava olayı, jeopolitik şoklar, enerji kesintileri ve siber saldırılar gıda zinciri güvenliğine yönelik tehditler arasında gösteriliyor. Parlamentonun Kamu Hesapları Komitesi de Birleşik Krallık gıda arzının dayanıklılığına ilişkin soruşturması kapsamında pazartesi günü bir dizi oturum başlatacak. Komite, Çevre, Gıda ve Köyişleri Bakanlığının önceki afet planlama çalışmasındaki eksiklikleri inceleyecek. Birleşik Krallık, kendisini beslemek için ihtiyaç duyduğu gıdanın yaklaşık %60’ını üretiyor ve birçok Avrupa ülkesine göre ithalata daha bağımlı. Hükümet araştırmaları, İngiliz halkının gelecekteki acil durumlara bazı Avrupa ülkelerinin halklarından daha az hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Kabine Ofisi, hanelere konserve gıda, su ve pişirme gerektirmeyen dayanıklı ürünleri stoklamalarını önerecek bir kampanya başlatmaya hazırlanıyor. Buna karşın 150’den fazla uzman ve akademisyen, bakanları gıda güvenliği konusunda rehavete kapılmakla suçladı. Uzmanlar, tedarik ağındaki yoğunlaşmanın da olası kesintilere karşı kırılganlık yarattığını belirtiyor. Tim Lang’ın verdiği bilgilere göre süpermarket ağı 131 dağıtım merkezinden 12.300 mağazaya ulaşıyor; sektör kuruluşu Cold Chain Federation ise ithalatın çoğunun Dover, Felixstowe, Southampton ve London Gateway limanlarından geçtiğini bildiriyor. Riverford yöneticisi Rob Haward, çiftçilere yatırım güveni vermek için daha uzun vadeli sözleşmeler yapılmasını ve toprakların değişen iklime daha dayanıklı hale getirilmesini öneriyor.

Rakka’da Maliyet Baskısı Çiftçileri Üzüm ve Meyve Ağaçlarına Yöneltiyor
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Rakka’da Maliyet Baskısı Çiftçileri Üzüm ve Meyve Ağaçlarına Yöneltiyor

Suriye’nin Rakka kentinin güney kırsalında artan tarımsal üretim maliyetleri ve mevsimlik ürünlerin ekonomik cazibesindeki gerileme, bazı çiftçileri buğday, pamuk ve sarı mısırdan üzüm başta olmak üzere meyve ağaçlarına yöneltiyor. Çiftçiler, mevsimlik ürünlerde tohum, gübre, tarım ilacı ve işçilik giderlerinin yükseldiğini; ürünleri pazarlamanın zorlaştığını ve bazı ödemelerin geciktiğini belirtiyor. Üzüm, badem türleri ve şeftali Rakka’daki alternatifler arasında öne çıkarken Curniye, Kesrat ve vilayetteki başka bölgelerde üzüm bağlarının kurulumu genişliyor. Üreticilere göre üzüm yetiştiriciliği daha az işgücü gerektiriyor; bazı durumlarda aile, ilaçlama ve ağaç bakımından hasat hazırlığı ile pazarlamaya kadar işlerin çoğunu üstlenebiliyor. Bağların üretime geçmesi birkaç yıl alsa da sonrasında yıllık ürün alınabilmesi, çiftçileri mevsimlik tarımdan meyve ağaçlarına geçmeye teşvik ediyor. Üzüm üretiminde pazarlama ve fiyat dalgalanması ise devam eden sorunlar arasında. Bir üretici, kilogram fiyatının sezon başında yaklaşık 7-8 bin Suriye lirasından sezon ortasında 3-4 bin liraya gerileyebildiğini söyledi. Ziraat mühendisi ve çiftçi Muhammed el-Assaf ise o sıradaki fiyatın 3-3,5 bin lira olduğunu ve bunun üretim maliyetleriyle örtüşmediğini belirtti. Bu farklılıklar, fiyatların dönem ve üretim miktarına göre değiştiğine işaret ediyor. Çiftçiler, kuyularla yapılan sulamada mazot fiyatlarının maliyetleri artırdığını belirterek gübre ve yakıt desteği istiyor. Ayrıca dış pazarların açılması, soğutma birimleri ile donanımlı taşıma araçlarının sağlanması ve ürünlerin yüksek arz döneminde düşük fiyattan satılmasını önleyecek depolama imkânlarının oluşturulması talep ediliyor. Bölgede çoğunlukla Vitmuni, yerel adıyla Şami, üzümü yetiştirilirken daha az miktarda Helvani ile son üç yılda yayılan Sihirbaz Parmakları ve Yakut çeşitleri de bulunuyor.

Gübre Desteği Belirsizliği Yunanistan’da Makarnalık Buğday Ekimini Zorluyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Desteği Belirsizliği Yunanistan’da Makarnalık Buğday Ekimini Zorluyor

Yunanistan’da gübre desteğinin geleceğine ilişkin belirsizlik, 2026–2027 üretim dönemi öncesinde makarnalık buğday üreticilerinin ekim alanı ve girdi kullanımına yönelik kararlarını zorlaştırıyor. Üreticilerin önümüzdeki haftalarda kaç dönüm ekeceklerine ve ne düzeyde girdi kullanacaklarına karar vermesi gerekirken, açık bir destek çerçevesinin bulunmamasının tarımsal kararları ve nihai verimleri etkilediği belirtiliyor. Gübre alımlarında ürün değerinin %15’i oranındaki son üretici desteği 31 Ağustos’ta sona erdi; sonrasında hangi uygulamanın yürürlüğe gireceği henüz açıklanmadı. Agronews’un aktardığı değerlendirmeye göre belirsizlik, düşük tarım ürünü fiyatlarıyla yüksek girdi maliyetlerinin aynı döneme denk gelmesiyle ağırlaşıyor. Gübre tedarik maliyeti başlıca sorun olarak gösterilirken enerji ve özellikle motorin giderlerinin makarnalık buğday üretimindeki hesaplamayı zorlaştırdığı ifade ediliyor. Haziran ve Temmuz 2026’da üretici fiyatlarının bazı bölgelerde, verimler tatmin edici olmasına rağmen, kilogram başına 18–21 sent seviyesine kadar gerilediği; üründeki protein sorunlarının da daha iyi pazarlama imkânlarını sınırladığı aktarılıyor. Gübre maliyetinin yıllık bazda %11,3 arttığı bilgisi de Yunanistan İstatistik Kurumu (ELSTAT) verilerine ilişkin yakın tarihli bir rapora dayandırılıyor. Kaynakta, gübre piyasasındaki belirsizliğin alımların gecikmesine ve gübrelemenin sınırlanmasına yol açtığı, bunun da gelecek yılın üretim kapasitesini düşürebileceği belirtiliyor. Daha düşük verimli bazı arazilerin ise ekilmeme riskiyle karşı karşıya olduğu ifade ediliyor. Avrupa Birliği düzeyinde geçen temmuz kararlaştırılan toplam 540 milyon avroluk paketten Yunanistan’a 20,8 milyon avro ayrılması öngörülüyor. Bu payın ulusal kaynaklarla artırılabileceği belirtilirken paketin başlıca yönleri arasında çiftçilere acil ekonomik destek, Ortak Tarım Politikası (OTP) üzerinden yeni likidite mekanizmaları ve destek avanslarında daha fazla esneklik yer alıyor. Ancak Yunanistan’da bu imkânların nasıl ve ne zaman uygulanacağı henüz netleşmiş değil. Açık kalan konular arasında gübre sanayisine olası Avrupa desteği, çiftçilerin gübre alımlarına sübvansiyon verilmesi ve yeni desteğin kapsayacağı dönem bulunuyor. Hükümet, hukuken ve bütçe açısından mümkün olması halinde, gelecekteki bir düzenlemenin 1 Eylül 2026’dan itibaren yapılan alımları geriye dönük kapsayıp kapsamayacağını açıklayabilir. Kaynağa göre böyle bir taahhüt, doğrudan kaynak aktarımı gerektirmeden piyasadaki hareketliliğin bir bölümünü yeniden sağlayabilir.

Brezilya’nın 2026/27 Soya Üretimi İçin 181,837 Milyon Tonluk Tahmin
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın 2026/27 Soya Üretimi İçin 181,837 Milyon Tonluk Tahmin

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Safras & Mercado, Brezilya’nın 2026/27 soya üretiminin 181,837 milyon tona ulaşacağını öngördü. Danışmanlık kuruluşunun tahmini, önceki sezon için 178,341 milyon ton olarak hesaplanan üretime göre %2 artışa işaret ederken, önceki 180,089 milyon tonluk öngörünün de üzerine çıkarıldı. Tahminin temel dayanağı, ülkedeki soya ekim alanının %2,1 genişleyerek 48,543 milyon hektardan 49,542 milyon hektara çıkması. Artış beklentisi özellikle Centro-Oeste bölgesinde öne çıkıyor. Buna karşın ulusal ortalama verimin 2025/26 sezonundaki hektar başına 3.692 kilogramdan 2026/27’de 3.689 kilograma hafifçe gerilemesi bekleniyor. Goiás’ta ekim alanının %7’ye kadar artabileceği ve üretimin 20,567 milyon tona ulaşabileceği tahmin ediliyor. Mato Grosso’nun üretimi 50,096 milyon ton, ekim alanı 13,180 milyon hektar; Mato Grosso do Sul’un üretimi ise 17,043 milyon ton olarak projelendirildi. Centro-Oeste eyaletlerinin toplam üretiminin 88,057 milyon tona ulaşması bekleniyor. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, yeni alanların bir bölümünde gübreleme ve diğer girdilere daha düşük yatırım yapılmasının üretim potansiyelini sınırlayabileceğini belirtti. Danışmanlığa göre sonuç, ekim sürerken önümüzdeki aylardaki hava koşullarına ve üreticilerin yatırım düzeyine bağlı olacak. El Niño’nun bazı bölgelerde yüksek sıcaklık ve düzensiz yağış riskini artırması da verim açısından belirsizlik oluşturuyor.

Brezilya’da Kahve Üreticisinin Gübre Alım Gücü Eylülde Geriledi
Görsel kaynağı: G1 · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Kahve Üreticisinin Gübre Alım Gücü Eylülde Geriledi

Brezilya’nın başlıca kahve üretim bölgelerinde üreticinin gübre satın alma gücü, 2027/28 sezonunun ilk gübreleme döneminde geriledi. Piracicaba’daki Uygulamalı Ekonomi Çalışmaları Merkezi (Cepea/Esalq/USP) analizine göre üretici, São Paulo’daki arábica kahvesi göstergesi ile ortalama girdi fiyatları karşılaştırıldığında, ağustosa kıyasla aynı miktarda gübreyi alabilmek için eylülde %19,4 daha fazla kahveye ihtiyaç duydu. Eylül 2026’da arábica kahvesi göstergesi, geçen yıl kaydedilen seviyelerin altında kaldı. Kaynağa göre arábica kahvesi bu yıl 60 kilogramlık çuval başına yaklaşık 1.600 real, robusta kahvesi ise çuval başına yaklaşık 990 real seviyesinde fiyatlandı. Geçen yıl arábica fiyatı, kendi serisinin tarihsel zirveleri sırasında çuval başına 2.700 reale kadar yükselmişti. Cepea’nın görüştüğü sektör temsilcileri, gübrenin kahveliklerin önemli bölümüne uygulanmış olmasına rağmen yıl sonuna kadar ve 2027’nin başında yeni bir sevkiyat yapılmasının beklendiğini bildirdi. Bu nedenle üreticilerin gübre alım planlarının şimdiden başlamış olabileceği belirtildi. Eylül başındaki daha nemli hava, Brezilya’nın çeşitli bölgelerinde 2027/28 sezonu için olumlu görülürken, koşulların bölgelere göre değiştiği ifade edildi. Önümüzdeki aylarda özellikle El Niño ile bağlantılı hava koşullarının kahve fiyatlarının seyrinde önemli rol oynaması bekleniyor. 2026/27 sezonunda üretimin yüksek olmasına karşın içecek kalitesinin bozulduğu kahve oranının da yüksek olması, arzı daha kısıtlı tutabilir ve fiyatlar üzerindeki daha güçlü düşüş baskısını sınırlayabilir. Küresel piyasanın Brezilya üretimine büyük ölçüde bağlı olduğu, gelecek sezonun ise düşük verimli bienal dönem olması beklendiği aktarıldı. Brezilya’nın başlıca arábica üretim bölgelerinde temmuzda görülen alışılmadık yağışlar, çekirdeklerin kalitesini ve içecek standardını tehdit ederek sektörün ihracatına ilişkin endişe yarattı. Yağışlar sırasında 2026/27 kahve hasadının yaklaşık %30’u henüz toplanmamıştı. Arábica ve robusta fiyatları, çekirdek arzındaki artışa rağmen temmuzda yükseldi. Yağışların gerçek etkisinin, lotlar tadıldıktan, işlendiikten ve satıldıktan sonra iki ila üç aylık süreçte ölçülebileceği belirtildi.

Rekor Dizel Fiyatları Küresel Tarımsal Üretim Maliyetlerini Artırıyor
Görsel kaynağı: Newsit · Özgün haber
Veri haberi

Rekor Dizel Fiyatları Küresel Tarımsal Üretim Maliyetlerini Artırıyor

Uluslararası dizel fiyatlarındaki yükseliş, çiftçilerin enerji giderlerini ve üretim maliyetlerini artırırken ekimlerin gecikmesi ve tarımsal üretimin sınırlanması endişesini büyütüyor. Hürmüz Boğazı'ndan petrol geçişindeki aksamalar ile Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik saldırıları, yakıt arzını daraltarak fiyatları rekor seviyelere taşıyor. Gelişmeler, gıda fiyatlarında yeni artış baskısı oluşabileceği kaygısını da güçlendiriyor. Bloomberg analizine göre dizel; traktör, biçerdöver, sulama pompaları ve kamyonlar için temel girdiler arasında yer alıyor. Avustralya'dan ABD'ye çiftçiler, yüksek fiyatların devam etmesi halinde ekim takviminin gecikebileceği ve üretimin sınırlanabileceği uyarısında bulunuyor. Aşırı hava olayları ve El Niño'nun zaten tarımsal üretim üzerinde baskı oluşturduğu belirtiliyor. Rusya'nın Stavropol bölgesindeki bir çiftçi, yakıt alabilmek için iki otomobilini ve eski bir kamyonunu sattığını, ancak aldığı dizelin tüm ekim dönemi için yeterli olup olmayacağını bilmediğini söyledi. Dünyanın en büyük buğday ihracatçısı olarak tanımlanan Rusya'da artan üretim maliyetleri ve bazı ihracatların askıya alınması, çiftçilerin ekim alanlarını daraltmasına yol açıyor. Yakıt maliyetlerini sınırlamak amacıyla ABD yönetimi, yol dışı kullanımda vergiden muaf dizel kullanımına yönelik kısıtlamaları geçici olarak gevşetti. Tarım kuruluşları adımı olumlu karşılarken analistler, ulusal yakıt fiyatları üzerindeki etkinin sınırlı kalabileceğini ve üreticilerin dizel bulunabilirliğinin etkilenebileceğini değerlendiriyor. İrlanda çiftçiler ve taşımacılar için destek açıklarken Fransa 450 milyon avroluk müdahalede bulundu. Yunanistan'da ise 21 Temmuz 2026'da 88.833 çiftçiye, 2026 yakıt vergisi iadesinin ikinci taksiti kapsamında 24,8 milyon avro ödendi. Mevcut iade sisteminin 31 Ekim 2026'ya kadar sürmesi, 1 Kasım'dan itibaren de çiftçiye yakıt alımı sırasında doğrudan indirim sağlayacak yeni bir dijital mekanizmaya geçilmesi planlanıyor.

Mısır Üreticisinin Marjı 2025/26 Sezonunda Yatay Kaldı
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Üreticisinin Marjı 2025/26 Sezonunda Yatay Kaldı

Brezilya'da safrinha mısırı üreticisinin medyan finansal marjı 2025/26 sezonunda %36,5 oldu. Aegro Insights tarafından hazırlanan araştırmaya göre bu oran, 2024/25 sezonundaki %36,2'lik seviyeye yakın kaldı. Piyasa fiyatı esas alınarak hesaplanan sonuç hektar başına 2.214 real ve 41,1 çuval olurken, önceki sezonda 2.025 real ve 39,8 çuval olarak kaydedildi. Veriler, yağmurla yetiştirilen mısır üreten çiftliklerin operasyonel kayıtlarına dayanıyor. Araştırmadan sorumlu Aegro'nun piyasa istihbaratı koordinatörü Mathias Bergamin'e göre üreticinin marjını koruyan unsur verim değil, satış fiyatındaki artış oldu. Sezonlar arasında hektar başına görülen 189 reallik fark, her iki sıralamada da yer alan aynı çiftlikler karşılaştırıldığında 90 reale indi. Bergamin, bu nedenle mevcut sezon sonucunun gerçek bir ilerleme anlamına gelmediğini belirtti. Aynı çiftlikler bazında verim de geriledi; çiftliklerin yalnızca %44'ü daha fazla mısır hasat etti. Genel medyan verim 2025/26 sezonunda hektar başına 109,5 çuval olarak ölçüldü. Bu değer, önceki sezondaki 111,1 çuvallık seviyenin 1,6 çuval altında kaldı. İki sezonda da yer alan çiftlikler temel alındığında ise düşüş hektar başına 5 çuval oldu. İşletme maliyeti, kira ve makine amortismanı hariç, hektar başına 3.682 realde büyük ölçüde sabit kaldı ve aynı çiftliklerde %0,9 arttı. Savunma ürünü maliyeti 650'den 707 reale, tohum maliyeti 735'ten 786 reale yükselirken gübre maliyeti 1.211 realde kaldı. Fiyat hareketi, maliyetlerdeki değişime rağmen marjın korunmasına katkı sağladı. Araştırmanın kapsadığı bölgelerde mısır çuvalının referans fiyatı temmuz-eylül döneminde %3,5 artarak 53,74 realden 55,63 reale çıktı. Mato Grosso ve Paraná'da artış %5,3 olurken Mato Grosso do Sul'da fiyat değişmedi. Verim üzerinde ekim zamanı da belirleyici oldu; her iki sezonda da 15 Şubat'a kadar ekim yapan çiftlikler, daha sonra ekenlere göre hektar başına 15 ila 25 çuval daha fazla ürün aldı. Yağış toplamı 2026'da şubat-mayıs döneminde 496 milimetreyle önceki sezondaki 406 milimetrenin üzerine çıktı. Ancak Goiás ve Minas Gerais'te yağışların nisan başında kesilmesi ekimleri olumsuz etkilerken Paraná ve São Paulo mayısta daha yağışlı koşullar yaşadı. Bölgesel sıralamada Paraná hektar başına 2.996 real sonuç ve %43,1 marjla ilk sırayı aldı. Mato Grosso do Sul 2.275 real ve %40,4 marjla ikinci, Mato Grosso ise 1.926 real ve %28,9 marjla üçüncü oldu. Araştırma Goiás, Mato Grosso, Mato Grosso do Sul, Minas Gerais, Paraná ve São Paulo'da, eyalet başına 20 ila 120 çiftliğin verilerini kapsıyor.

Rakka’da Çiftçiler Mısırı Erken Hasat Edip Silaja Çeviriyor
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Rakka’da Çiftçiler Mısırı Erken Hasat Edip Silaja Çeviriyor

Suriye’nin Rakka kırsında bazı çiftçiler, sarı mısırlarını geleneksel hasat döneminden yaklaşık bir veya iki ay önce satıp yem silajına dönüştürmeye başladı. North Press’in haberine göre üreticiler bu yönteme, borçlarını ve sezon giderlerini karşılamak için hızlı nakde ihtiyaç duymaları nedeniyle başvuruyor. Önceki buğday mahsulüne ait ödemelerin gecikmesi, yükselen üretim maliyetleri ve girdi borçları da erken satış kararında etkili oluyor. Çiftçiler, bölgede mısır kurutma makinelerinin bulunmamasının ve mahsulün teslim alınacağı fiyatların belirlenmemesinin seçeneklerini daralttığını belirtiyor. Silaj yöntemi, mısırın geleneksel biçimde hasat edilip kurutulması ve pazarlanması için gereken süreci kısaltıyor. Üreticilere göre bu sayede hasat, kurutma, taşıma, temizlik, yollara serme ve pazarlama giderlerinin bir bölümü azaltılabiliyor. Sonbaharda yağışların geleneksel hasadı zorlaştırabileceği endişesi de erken satışı teşvik ediyor. Rakka kırsalındaki üreticilerden İbrahim el-Kassum, gübre, tohum ve ilaç masraflarını karşılayabilmek için ürününü beklenen tarihten yaklaşık iki ay önce silaj olarak sattığını söylüyor. Bakkar el-Gannam ise önceki sezondan kalan borçlarını ödemek amacıyla aynı yolu seçtiğini belirtiyor. Gannam’a göre sarı mısır üretiminin dönüm başına maliyeti yaklaşık 100 dolara ulaşıyor; hasat ve sürüm giderleri eklendiğinde toplam maliyet yaklaşık 140 dolara çıkabiliyor. Gazal er-Rahil, gübre, yakıt, hasat ve sulama giderlerindeki artışın yanı sıra buğday ödemelerinin gecikmesinin üreticiler üzerindeki baskıyı artırdığını aktarıyor. Rahil, gübre fiyatının peşin alımda yaklaşık 35 dolardan, vadeli alımda 47 dolara yükseldiğini; buğday ödemesini ise 15 Eylül’e kadar alamadığını belirtiyor. Çiftçilere göre sarı mısırda dönüm başına kira bedeli de 100-200 dolar arasında değişiyor. Silaj projesinde kullanılan modern makineler mısırı kesip tanelerini kırıyor ve hızlı fermantasyona hazırlıyor. Proje kapsamında hasattan taşımaya, balyalama ve paketlemeye kadar farklı aşamalar aynı ekip tarafından yürütülüyor. Sürücü Ahmed el-Hüseyin, silajlık mısırın ekimden yaklaşık 80-90 gün sonra hasat edilebildiğini, sarı dane mısır içinse yaklaşık dört ay beklemek gerektiğini söylüyor. Proje sahibi İsmail el-Bedr, bazı üreticilerin ürünü yaklaşık 70 günde hasat ettiğini aktarıyor. Silajın sığır ve koyunların süt üretimi veya besicilik amacıyla beslenmesinde kullanılabildiği belirtiliyor. Erken hasat, çiftçilerin arazilerini yeni bir sezon için daha kısa sürede hazırlamasına da imkân veriyor. Ancak üreticiler, geciken ürün ödemeleri, yüksek girdi fiyatları, belirlenmemiş teslim fiyatları ve kurutma altyapısının yokluğu devam ederse mısır üretiminin ekonomik açıdan sürdürülebilirliğinin daha da zorlaşabileceği uyarısında bulunuyor.