ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3237 haber · Sayfa 80

Güney Afrika’da Çiftçilerin Resmi Pazara Erişimi İçin Alıcı Beklentileri Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Çiftçilerin Resmi Pazara Erişimi İçin Alıcı Beklentileri Öne Çıkıyor

Güney Afrika’da çiftçilerin ve yeni gıda üreticilerinin perakende, gıda üreticileri ve diğer resmi pazarlara erişebilmesi için yalnızca kaliteli ürün üretmesi yeterli görülmüyor. Düzenli tedarik, uygun ambalaj, doğru fiyatlandırma, mevzuata uyum ve alıcılarla güçlü ilişkiler de pazara girişin temel koşulları arasında gösteriliyor. Bu konular, Future of Food Conference’ta perakende tedariki ve pazar erişimi üzerine düzenlenen panelde ele alındı. Land Bank yöneticisi Litha Kutta, üreticilerin alıcılara başvurmadan önce pazarın teknik özelliklerini anlaması ve ürünlerini buna göre uyarlaması gerektiğini söyledi. Üreticilerin üretime başlamadan önce alıcıların istediği hacmi, kalite düzeyini, ambalaj biçimini, fiyat beklentisini ve tedarik koşullarını öğrenmesi gerektiği belirtildi. Kutta, çiftçilerle alıcılar arasındaki ağ eksikliğinin de pazar erişiminin önündeki engellerden biri olduğunu ifade etti. Kutta, bir malt içeceği üreticisinin sektör bağlantısı sayesinde bir alıcının ürün ihtiyacına yönelik fırsat yakaladığını anlattı. Gerekli hacmi karşılamak için başlangıçta fabrika kurmayı planlayan üretici için daha sonra fason üretim çözümü bulundu. Kutta, sektör etkinlikleri, üretici kuruluşları ve diğer ağ oluşturma fırsatlarının çiftçileri potansiyel alıcılarla buluşturabileceğini belirtti. Panelde ayrıca üreticilerin hedef pazarlarını ve tüketicilerin ne satın almaya hazır olduğunu anlamaları gerektiği vurgulandı. South Africa Wine temsilcisi Karin Kleinbooi, ürünün yanı sıra rekabetçi fiyatın ve tüketici beklentilerine uygun kalitenin önemine dikkat çekti. Joburg Market yöneticisi Cedric Nephawe ise çiftçileri pazarı yerinde ziyaret etmeye ve piyasa aracılarıyla ilişki kurmaya çağırdı. Fiyatların arz ve talepten etkilendiği, ambalajın elde edilen fiyatı değiştirebildiği ve kaliteli ürünlerin kötü sunulmaları halinde alıcı bulmakta zorlanabileceği belirtildi.

İran'da Tarımsal İhracat Engelleri İçin Özel Komite Kuruldu
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

İran'da Tarımsal İhracat Engelleri İçin Özel Komite Kuruldu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Tarım Bakanı Gulamrıza Nuri-Kızılce, tarım ürünleri ihracatının önündeki engelleri incelemek ve kaldırmak üzere hükümette özel bir komite kurulduğunu açıkladı. Nuri-Kızılce, açıklamayı İslami Şura Meclisi Tarım, Su, Doğal Kaynaklar ve Çevre Komisyonu toplantısının ardından yaptı. Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla yaklaşık bir ay önce oluşturulan komitenin gündeminde sınır işlemlerinin kolaylaştırılması, yeşil hatların kurulması ve sınır geçiş koşulları ile trafiğinin iyileştirilmesi bulunuyor. Bakan, tarım sektöründeki bazı engellerin bakanlığın yetki alanı dışında kaldığını belirtti. Nuri-Kızılce, bu yıl yüksek miktarda tarımsal ürün üretildiğini ve mevcut sorunların giderilmesiyle ihracat hacminin artmasının umulduğunu söyledi. Bazı ürünler için destek alımlarının yakında başlayacağını belirten bakan, bu uygulamanın çiftçilerin ürün bedeline ulaşmasına ve üreticilerin sorun yaşamamasına katkı sağlamasının hedeflendiğini aktardı. Buğdayın garantili alım fiyatı konusunda ise henüz nihai karar verilmedi. Bakan, Fiyatlandırma Konseyi'nde birden fazla toplantı yapıldığını ve tarafların görüşlerini birbirine yaklaştırmaya çalıştıklarını, son kararın yakında açıklanacağını ifade etti.

Fas’ta Zeytin Hasadı Sıcaklık ve İş Gücü Baskısı Altında
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber

Fas’ta Zeytin Hasadı Sıcaklık ve İş Gücü Baskısı Altında

Fas’ta ekim ayıyla başlayan zeytin hasadı, süregelen sıcaklık dalgaları ve iş gücü eksikliği nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. Aşırı sıcaklıkların zeytinliklerin beklenen üretim hacmini gerilettiği ve olgunlaşan meyvelerin kalitesini tehdit ettiği belirtiliyor. Bu koşullar, zeytin üretiminin yanı sıra hasat ve pazarlama zincirinde de belirsizlik yaratıyor. Son yağışlar yeraltı su kaynakları açısından geçici bir rahatlama sağladı ancak olgunlaşma dönemindeki ağaçları etkileyen sıcaklık baskısını ortadan kaldırmadı. Kaynakta, değişken iklim koşulları karşısında hedefli besin uygulamaları ve ziraat mühendislerinin desteği gibi teknik çözümlerin ekonomik açıdan önem kazandığı aktarılıyor. İş gücü açığı ise hasat sürecinin diğer temel sorunu olarak öne çıkıyor. Üreticiler işçi bulmakta zorlanırken ücretler yaşam maliyetindeki genel artışa paralel olarak yükseliyor. Yeterli personel bulunamaması, olgunlaşan meyvelerin zamanında toplanamaması ve bunun önemli mali kayıplara yol açabilmesi nedeniyle tüccar ve aracılarda temkinli bir tutuma neden oluyor. Kadın emeği personel açığının etkisini kısmen azaltıyor; ancak sektörün geleceği için iş gücünün yapılandırılması, eğitilmesi ve profesyonelleştirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Arnavutluk’ta Gıda Harcamalarının Aile Bütçesindeki Payı 2025’te %39,8’e Ulaştı
Görsel kaynağı: Syri · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta Gıda Harcamalarının Aile Bütçesindeki Payı 2025’te %39,8’e Ulaştı

Arnavutluk’ta gıda harcamalarının aile bütçesindeki payı 2025 yılında %39,8’e ulaştı. Veriler, ailelerin aylık gelirlerinin önemli bir bölümünü gıda ürünlerine ayırdığını gösteriyor. Söz konusu artışta yüksek fiyatların etkili olduğu belirtildi. INSTAT’ın Hanehalkı Bütçesi Araştırması kapsamında yayımlanan verilere göre, 2025 boyunca yükselen fiyatlar aile bütçelerinde gıda harcamalarının ağırlığını artırdı.

Dünya Bankası, Ermenistan’ın Tarım Reformlarına Desteğini Sürdürecek
Görsel kaynağı: NEWS.am · Özgün haber

Dünya Bankası, Ermenistan’ın Tarım Reformlarına Desteğini Sürdürecek

Ermenistan Ekonomi Bakan Yardımcısı Arman Khojoyan, Dünya Bankası’nın Avrupa ve Orta Asya Tarım ve Gıda Bölge Müdürü Holger Kray başkanlığındaki heyetle görüştü. Görüşmede, tarım ve gıda sektöründeki ortak programların ilerlemesi ile iki taraf arasındaki iş birliğinin genişletilmesi ele alındı. Khojoyan, Ermenistan hükümetinin 2026-2031 ekonomik kalkınma programında yer alan öncelikler ve uygulama yönleri hakkında bilgi verdi. Hükümetin etkili tarım geliştirmeyi, rekabetçi ve yüksek katma değerli ürünler üretmeyi ve teknolojik açıdan gelişmiş modern bir tarım sistemi oluşturmayı hedeflediği belirtildi. Taraflar, akıllı ve iklime dayanıklı tarımın geliştirilmesi, toprak ve su kaynaklarının etkin yönetimi ile gıda sistemlerinin güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Dünya Bankası yetkilisi Kray, Ermenistan’ın tarım sektöründeki stratejik reformlarına desteğin süreceğini bildirdi; tarım ve gıda değer zincirlerinin güçlendirilmesi ile yerel ürünlerin rekabet gücünün artırılmasına dikkat çekti. Görüşmenin sonunda, mevcut programların uygulanması ve yeni girişimlerin geliştirilmesi amacıyla ortak çalışmanın sürdürülmesi konusunda anlaşmaya varıldı.

Kuraklık, Sırbistan’da Tarımsal Verimi ve Ürün Seçimini Zorluyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber

Kuraklık, Sırbistan’da Tarımsal Verimi ve Ürün Seçimini Zorluyor

Sırbistan’da yağış eksikliği, tarımsal ürünlerin kalitesi ve veriminde düşüşe yol açtı. Novi Sad Üniversitesi Ziraat Fakültesinden Prof. Dr. Ranko Čabilovski, bu yıl ayçiçeği dışında ilkbahar ürünlerinin neredeyse hiçbirinin iyi sonuç vermediğini belirtti. Açıklamaya göre kuraklık, üreticilerin ürün tercihlerini yeniden değerlendirmesini gerektiriyor. Fakültenin deneme amaçlı organik tarlasında, organik tarımın iklim değişikliğine karşı geleneksel yoğun tarımdan daha dayanıklı olup olmadığı araştırılıyor. Ancak organik parsellerdeki verimler şimdilik belirgin biçimde farklılaşmadı. Čabilovski, bunun organik tarımın toprak yenileme bakımından henüz genç olması ve topraktaki organik madde miktarının konvansiyonel parsellerden fazla ayrışmamasıyla bağlantılı olduğunu söyledi. Uzun vadede organik parsellerin kuraklığa karşı daha dirençli olabilmesi için toprakta daha fazla organik madde bulunması gerekiyor. Böylece toprağın nem tutma kapasitesinin artabileceği ve bitkilerin kuraklıkla daha iyi mücadele edebileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte su eksikliğinin başka bir tarımsal uygulamayla telafi edilemeyeceği vurgulanıyor. Kuraklığın etkisini azaltmak için kuraklığa daha dayanıklı ve toprakta nemi koruyan ürünlerin seçilmesi öneriliyor. Tarlalarda hayvan gübresi kullanımının azalması ise hayvan varlığındaki düşüşle ilişkilendiriliyor.

Kuraklık, Birleşik Krallık Tahıl Hasadında 452 Milyon Sterlinlik Kayıp Tahmini Getirdi
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Kuraklık, Birleşik Krallık Tahıl Hasadında 452 Milyon Sterlinlik Kayıp Tahmini Getirdi

Birleşik Krallık’ta kuraklığın 2026 tahıl hasadında beklenen üretimi düşürdüğü ve tahıl üreticilerine yaklaşık 452 milyon sterlin gelir kaybı getirdiği tahmin edildi. Energy and Climate Intelligence Unit (ECIU), COCERAL’ın haziran ve eylül Avrupa tahıl üretim tahminlerini karşılaştırarak, ülkenin beklentisindeki düşüşü 3 milyon ton olarak hesapladı. Analize göre Birleşik Krallık, hacim bakımından Fransa ve Macaristan’ın ardından Avrupa’daki üçüncü en büyük düşüşü yaşadı. AHDB’nin nihai hasat raporu da ilkbahardan itibaren sınırlı yağışın başlıca tahıl ürünlerinde ortalamanın altında verime yol açtığını bildirdi.

Fransa Tarım ve Bağcılık Yatırımlarına %40 Vergi Avantajı Getiriyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Fransa Tarım ve Bağcılık Yatırımlarına %40 Vergi Avantajı Getiriyor

Fransa’nın 2027 bütçesinde, tarım ve bağcılık yatırımlarını desteklemek amacıyla %40’lık vergi üst indirimi öngören yeni bir teşvik yer alıyor. Düzenleme, Fransız tarımı ve bağcılığı üzerindeki baskıların arttığı bir dönemde yatırımlar için vergi avantajı sağlamayı amaçlıyor. Bütçe düzenlemesi ayrıca mevsimlik işçilerin işveren primlerinde uygulanan indirimin korunmasını da içeriyor. Böylece yatırım teşvikinin yanı sıra, özellikle mevsimlik iş gücünün kullanıldığı tarımsal faaliyetlerde işverenlerin prim yüküne yönelik mevcut destek sürdürülecek.

İran’da Tek Tırnaklı Hayvanlar İçin Yetkili Çiftlik ve Mezbaha Bulunmuyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Tek Tırnaklı Hayvanlar İçin Yetkili Çiftlik ve Mezbaha Bulunmuyor

İran Veterinerlik Kurumu Başkanı Vahid Salehi, ülkede tek tırnaklı hayvanların yetiştirilmesine izin verilen bir birim veya bu hayvanların etinin elde edilmesi için yetkili bir mezbaha bulunmadığını açıkladı. Açıklama, tek tırnaklı hayvan yetiştiriciliği ve et ihracatı için yapılan başvurulara ilişkin tartışmalar sırasında geldi. Salehi’ye göre bu alandaki ilk başvuru, et ihracatı amacıyla bir yetiştiricilik birimi kurulması için 1395 ve 1396 yıllarında yapıldı. Geçen yıl ise üç ilden yetiştiricilik zinciri, özel mezbaha, paketleme ve ihracat kurulması için başvurular geldi. Ancak söz konusu çiftliklerin kurulmasına yönelik uygulama yönergesi, hayvancılık tesisi ruhsat düzenlemesi veya onaylanmış bir kural henüz yayımlanmadı. Salehi, 1398’de alınan dini görüşte, sürecin yasalara ve sağlık izinlerine uygun yürütülmesi ve ürünün niteliğinin tüketiciye açıkça bildirilmesi halinde dini açıdan engel bulunmadığının belirtildiğini aktardı. Veterinerlik Kurumunun politikası ise standartlar oluşturulması halinde tüm sürecin sağlık denetimine tabi tutulması ve ürünlerin diğer ürünlerle karışmasını önleyecek şekilde kesin biçimde etiketlenmesi yönünde. Açıklamada hayvan ve hayvansal girdilerin izlenmesine ilişkin sistem hakkında da bilgi verildi. 1392’de kurulan kapsamlı izleme ve tanımlama sistemi canlı hayvan, ilaç, aşı, biyolojik maddeler ve pestisitlerin taşıma, depolama ve muhafaza noktalarını izliyor. Canlı hayvanların yetiştirme döneminden mezbahaya kadar sağlık kimliği taşıması gerekiyor; sağlık sertifikası düzenlenmeden taşıma irsaliyesi çıkarılmıyor. Salehi ayrıca dondurulmuş tavuk stoklarına ilişkin verileri paylaştı. Depolanan 20 bin 500 ton tavuğun yaklaşık 15 bin tonu tüketim süresi dolmadan piyasaya dağıtıldı. Bir ila üç ay tüketim süresi kalan yaklaşık 5 bin 400 ton ise perakende piyasaya gönderilmeyerek toptan merkezlere ve ısıl işlem gören et ürünleri sanayisine tahsis edildi. Bu partiden toplam 27 ton ürün, salmonella veya diğer sağlık kriterlerine aykırılık nedeniyle insan tüketimine onay almadı; kaynağa göre ürünler için imha veya atık işleme ve üreticiye iade süreçleri uygulandı.

Tüketicilerin Gıda Üretiminde Yapay Zekâya Desteği Artıyor
Görsel kaynağı: Boerderij · Özgün haber

Tüketicilerin Gıda Üretiminde Yapay Zekâya Desteği Artıyor

Tüketiciler, gıda üretiminde yapay zekâ kullanımına temkinli ancak olumlu yaklaşıyor. Bu alandaki toplumsal destek artarken, yapay zekânın gıda üretiminde kullanılmasına yönelik beklentiler de güçleniyor. Beklentinin temelinde, yapay zekânın gıda sektöründeki işletmelere yenilik geliştirme ve toplumsal sorunlarla mücadele süreçlerinde yardımcı olabileceği düşüncesi bulunuyor. Tüketicilerin yaklaşımı kesin bir onaydan çok, teknolojinin sağlayabileceği katkılara ilişkin ihtiyatlı bir güven olarak öne çıkıyor.

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi

Birleşik Krallık’ta gıda sektöründe her yıl 1 milyardan fazla öğünlük, kolayca kurtarılabilecek fazla gıdanın israf edildiği belirtiliyor. The Guardian’ın yorum bölümünde yazan ve gıda yeniden dağıtım kuruluşu Felix’in yöneticisi Charlotte Hill, hükümet destekli yeni bir ulusal programla yeniden dağıtılan gıda miktarının gelecek on yılda üç katına çıkarılmasının hedeflendiğini aktardı. Hill, bu miktarın 470 bin tona denk geldiğini ve ülkedeki her çocuğu bir ay boyunca günde üç öğün beslemeye yeteceğini yazdı. Hill’e göre israfın en büyük bölümü perakende mağazaları ve restoranlardan değil, çiftliklerden kaynaklanıyor. Yaklaşık 850 milyon öğünlük fazla gıdanın çiftliklerde, 178 milyon öğünlük kısmının gıda üretim tesislerinde, 71 milyon öğünlük bölümünün konaklama ve yemek hizmetlerinde, 12 milyon öğünlük bölümünün ise perakendede oluştuğu ifade edildi. Felix’in yöneticisi, kuruluşun yenilebilir fazla gıdayı ihtiyaç sahiplerini besleyen 8 binden fazla kuruluşa ulaştırdığını belirtti. Kaynağa göre çiftliklerde öngörülemeyen hava koşulları, ürünlerin sınıflandırılmasına ilişkin standartlar ve hasat miktarıyla alıcı siparişleri arasındaki uyumsuzluk fazla gıda oluşumunda etkili oluyor. Üretim tesislerinde ise üretim fazlası, ambalaj değişiklikleri ve kalite kontrol süreçleri normal satış kanallarında değerlendirilemeyen ürünler yaratıyor. Felix’in geçen yıl dağıttığı gıdanın neredeyse yarısını taze meyve ve sebzelerin oluşturduğu aktarıldı. Hill, bazı işletmelerin gıdayı bağışlamak yerine israf etmeyi daha ucuz bulduğunu savundu. Yazara göre kurumlar vergisi sistemi gıda bağışını yeterince teşvik etmiyor; gıda atıklarının hayvan yemi veya biyogaza dönüştürülmesi gibi alternatif bertaraf yollarına yönelik kamu sübvansiyonları da fazla gıdayı insan tüketiminden uzaklaştırabiliyor. Felix, City Harvest, Community Shop ve diğer ortak kuruluşlarla Food Redistribution Partnership UK’yi kurarak yeniden dağıtımı artırmayı amaçlıyor. Hill, Birleşik Krallık’ta hayır kurumlarının tüm fazla gıdanın yaklaşık %1’ini yeniden dağıttığını, Fransa’nın yaklaşık iki katına, ABD’nin ise üç katına ulaştığını belirtti. Yazara göre gıda yeniden dağıtımı yoksulluğa sistemik bir çözüm oluşturmuyor; ancak israf edilen gıdanın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, gıda güvencesizliğinin etkilerini hafifletebilir.

Kazakistan Bitkisel Üretimde İzlenebilirlik Sistemi Kuruyor
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan Bitkisel Üretimde İzlenebilirlik Sistemi Kuruyor

Kazakistan’da bitkisel üretimin izlenebilirliği için İSPR (Bitkisel Üretimde İzlenebilirlik Bilgi Sistemi) oluşturuluyor. Tarım Bakanı Aidarbek Saparov’un hükümet toplantısında verdiği bilgiye göre sistem, tarımsal üretim süreçlerinin tohum kullanımından hasada kadar dijitalleştirilmesini sağlayacak. Tahıl partilerinin üreticiden elevatöre kadar izlenmesi de hedefleniyor. İSPR’de ekim planlaması, ürün ve parti kayıtlarının dijitalleştirilmesi, tohumluk kontrolü ve uydu izleme işlevleri yer alacak. Saparov, sistemin geliştirilmesiyle ürünlerin dijital kaydının tutulacağını ve tohum kullanımının denetlenebileceğini belirtti. Digital Qazaqstan stratejisi kapsamında hayvancılık izlenebilirliği, arazi yönetimi ve devlet desteği için de dijital sistemler uygulanıyor. Hayvan kayıt sistemi, hayvanları doğumlarından kayıt dışına çıkarılmalarına kadar yaşam döngüleri boyunca izliyor; sistemde 39,6 milyondan fazla hayvan bulunuyor. Arazi yönetiminde dijital harita tamamlanmış durumda. Zirai kimyasal analizlerin %80’i, jeobotanik incelemelerin %47’si ve toprak incelemelerinin %41’i tamamlandı. Bu göstergelerin %100’e çıkarılması 2029’a kadar planlanıyor. ЖерИнСпектр sistemi ise arazi kullanımındaki olası ihlalleri uydu izleme sonuçlarından yetkili personelin doğrulamasına kadar takip ediyor.

Endonezya, Pirinçte Kendi Kendine Yeterlilik Hedefine Üç Yıl Erken Ulaştığını Açıkladı
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya, Pirinçte Kendi Kendine Yeterlilik Hedefine Üç Yıl Erken Ulaştığını Açıkladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya hükümeti, pirinçte kendi kendine yeterlilik hedefine 2029 hedefinden üç yıl önce ulaştığını açıkladı. Açıklamayı Cumhurbaşkanının İklim ve Enerji Özel Temsilcisi Hashim Djojohadikusumo, 6 Ekim 2026'da Jakarta'daki Endonezya Uluslararası Sürdürülebilirlik Forumu'nda yaptı. Hashim, bunun ülkenin 42 yıl içindeki ilk pirinçte kendi kendine yeterlilik başarısı olduğunu söyledi. Hashim'e göre hükümetin pirinç stoku yaklaşık 5,3 milyon tona ulaştı ve artmaya devam ediyor. Stokların devlet depolarının kapasitesini aşması nedeniyle Perum Bulog'un özel sektörden yeni depolar kiralaması gerektiği belirtildi. Hükümet ayrıca gıda istikrarını korumak için üç yıl içinde soyada da kendi kendine yeterlilik hedefliyor. Hashim, Papua'daki orman alanlarını dönüştürmeden 2 milyon hektarlık bir gıda arazisi programı belirlendiğini, çiftçileri desteklemek amacıyla çeltik ve pirinçte hükümet alım fiyatının %50 artırılarak 4.000 rupiden 6.500 rupiye çıkarıldığını ve gübre fiyatlarının %20 düşürüldüğünü aktardı.

İtalya'da Çiğ Sütlü Peynir Etiketine Karşı Önerge
Görsel kaynağı: Il Fatto Quotidiano · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'da Çiğ Sütlü Peynir Etiketine Karşı Önerge

Lombardiya Bölge Meclisi’ndeki Fratelli d’Italia grubu, dağlık bölgelerde üretim yapan işletmeleri savunma gerekçesiyle çiğ sütlü peynirlerde risk etiketi zorunluluğunun kaldırılmasını isteyen bir önerge sundu. Önerge, İtalya Sağlık Bakanlığı’nın ilgili kılavuzlarını etkisizleştirmeyi amaçlıyor. Düzenleme girişimi, çocuklar, hamile kadınlar ve yaşlılar gibi hassas gruplara yönelik uyarıları hedef alıyor. Kaynakta, çiğ sütlü peynir tüketimiyle ilişkilendirilen bir enfeksiyonun dokuz yıl bitkisel hayata kalan Mattia Maestri’nin ölümüne yol açtığı ve hemolitik-üremik sendromun ağır beyin hasarına neden olabildiği aktarılıyor.

Arıların Titreşim Algısı Kovan İletişiminde Rol Oynuyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Arıların Titreşim Algısı Kovan İletişiminde Rol Oynuyor

Arıların bacaklarında bulunan subgenual organ, çevredeki mekanik titreşimleri sinir sinyallerine dönüştüren bir mekanoreseptör görevi görüyor. Bu yapı, arıların üzerinde durdukları bitki gövdesi, yaprak, uçuş tahtası veya petek gibi yüzeylerin hareketleri hakkında bilgi almasını sağlıyor. Özellikle Bombus grubundaki bazı arılar, çiçeklerin oluşturduğu çok küçük titreşimleri de algılayabiliyor. Çiçekler rüzgâr, bir böceğin konması veya başka bir mekanik etki nedeniyle hareket edebiliyor. Araştırmalar, arıların bu titreşim işaretlerini çiçeğin durumunu değerlendirmek ve daha fazla kaynak sunan çiçekleri seçmek için kullanabileceğine işaret ediyor. Titreşimler kovan içi iletişimde de rol oynuyor. İşçi arıların besin kaynağının yönünü ve konumunu bildirdiği dans sırasında oluşan mekanik ve akustik sinyaller petek yüzeyine yayılabiliyor. Petek, bir arının oluşturduğu titreşimleri diğer arılara aktarabilen bir iletişim taşıyıcısı işlevi görebiliyor. Kovanın güçlü biçimde sarsılması, darbe alması veya peteklerin sertçe hareket ettirilmesi arılar tarafından önemli bir mekanik sinyal olarak algılanabilir. Bu nedenle kovanla çalışırken aşırı sarsıntı ve darbelerden kaçınılması, peteklerin sakin ve düzenli biçimde hareket ettirilmesi öneriliyor.

Kazakistan’ın Buğday İhracatı 8,87 Milyon Tonla Rekor Kırdı
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’ın Buğday İhracatı 8,87 Milyon Tonla Rekor Kırdı

Kazakistan, 2024/25 pazarlama yılında yumuşak ve makarnalık buğday dahil 8,8734 milyon ton ihracat gerçekleştirdi. Kazakistan Buğday Birliği Analiz Komitesi Başkanı Yevgeniy Karabanov’un açıkladığı verilere göre bu miktar önceki pazarlama yılına göre %16,2 artarak ülke tarihindeki en yüksek seviyeye ulaştı. Haberde ağustos ayında, Avrasya Ekonomik Birliği ülkeleri dışındaki buğday ihracatının 567,3 bin ton olduğu bildirildi. Bu miktarın temmuza göre %15,7, Ağustos 2024'e göre %23 daha yüksek olduğu belirtildi. 2025/26 pazarlama yılına ilişkin bölümde ise Orta Asya ülkelerine yapılan buğday ihracatının 6,9826 milyon tona ulaştığı ve bölgenin toplam ihracattaki payının önceki sezondaki %70,6'dan %78,7'ye yükseldiği aktarıldı. Özbekistan'ın payı da %49,6'dan %60,8'e çıktı. Aynı dönemde ihracatın Özbekistan'a %42, Afganistan'a 2,6 kat, Tacikistan'a %5,7 ve Türkiye'ye 27 kat arttığı bildirildi. Fransa'ya 6 bin ton, Tunus'a ise 23,6 bin ton buğday gönderildi; bu iki ülkeye önceki sezonda sevkiyat yapılmamıştı. Buna karşılık Çin'e buğday ihracatı 4,14 kat azalarak 43,2 bin tona geriledi. Rusya kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre Rusya'dan Kazakistan'a buğday ithalatı da Eylül-Ağustos 2025/26 döneminde 2,0904 milyon tona çıktı. Kaynak, Orta Asya ve Afganistan'dan gelen talebin pazarlama yılı boyunca yüksek kaldığını belirtti.

Geri Çağırma Sayısı Değil, Etkilenen Ürün Birimleri Arttı
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

Geri Çağırma Sayısı Değil, Etkilenen Ürün Birimleri Arttı

Gıda geri çağırmalarının bu yıl %400 arttığını öne süren başlıkların, geri çağırma sayısı ile etkilenen ürün birimi arasındaki farkı yansıtmadığı belirtildi. Food Safety News’te yayımlanan değerlendirmeye göre düzenleyiciler 2026’nın ilk yarısında 1.634 geri çağırma kaydetti; geçen yılın aynı dönemindeki sayı 1.636 oldu. Buna karşılık geri çağrılan ürün birimleri yıllık karşılaştırmada 211,2 milyondan 941,2 milyona yükseldi. Yazıda, %400 ifadesinin yayımlanmış bir rapordan değil, kaynağı ve hangi ölçümü temsil ettiği açıklanmayan bir sosyal medya paylaşımından yayıldığı aktarıldı. Değerlendirmenin yazarı Roger Hancock, bu sayının tüketicilerde geri çağırmaların daha sıklaştığı izlenimini güçlendirdiğini belirtti. Yazıya göre geri çağırmaların daha büyük ve karmaşık hale gelmesinde küresel tedarik zincirleri etkili oluyor. Aynı tedarikçiden ürün alan çok sayıda markanın bulunması, tek bir kontaminasyon olayının geniş bir alana yayılmasına yol açabiliyor. Örnek olarak, siklosporayla kontamine olan ve çok sayıda Taco Bell restoranına ve çeşitli market markalarına dağıtılan marul gösterildi. Değerlendirmede, geri çağırma sıklığı ile geri çağırmanın ölçeğinin farklı sorunlar olduğu vurgulandı. Daha büyük olayların, etkilenen ürünlerin hızla belirlenebilmesi için izlenebilirlik sistemlerine ve tüketici iletişimine odaklanmayı gerektirdiği ifade edildi. Büyük bir geri çağırmanın gıda arzının tamamının güvensiz olduğu anlamına gelmediği, tüketicilerin etkilenen kaynaktan gelen ürünleri almaması gerektiği kaydedildi. Şirketlerden de etkilenen ürünleri açık tanımlayıcılarla hızlı ve anlaşılır biçimde duyurmaları bekleniyor.

Şili’de Böceklerle Organik Atıkları Biyogirdiye Dönüştüren Proje
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Şili’de Böceklerle Organik Atıkları Biyogirdiye Dönüştüren Proje

Şili’nin Tarapacá bölgesindeki Caleta Los Verdes’te Bioprot tarafından yürütülen proje, Iquique’deki yemekhaneler ve açık pazarlardan temin edilmesi planlanan organik atıkları tenebrio böcekleriyle biyodönüşüme uğratarak tarımsal girdilere ve hayvan beslemede kullanılabilecek proteine dönüştürmeyi amaçlıyor. Proje, Tarımsal İnovasyon Vakfı (FIA) desteğiyle uygulanıyor. Çalışma kapsamında biyodönüşümden elde edilecek biyogirdinin düşük su gereksinimli ürünlerde kullanılması, böcek larvalarının ise yumurta tavuklarının beslenmesine yönelik protein üretiminde işlenmesi öngörülüyor. Proje sırasında elde edilen yeni malzemenin pitahaya ve bazı süs bitkileri üzerindeki kullanımı gözlemlendi. Proje koordinatörü Hugo Molina, tenebrioların şu anda başta balık ve sürüngen beslemesi olmak üzere küçük ölçekte kullanıldığını belirtti. Kaynağa göre böceklerin biyodönüşüm kapasitesi, küçük yapılarda yürütülebilen, yüksek üretim hacimlerine ulaşması hedeflenen ve düşük su tüketimi gerektiren bir süreç için değerlendiriliyor. FIA yetkilileri, girişimle organik atıkların yerel ölçekte değerlendirilmesini ve kurak bir bölgede kendi kendine yeten, sürdürülebilir bir tarım modeli oluşturulmasını hedefliyor. Sistemin teknik, üretimsel ve ekonomik açıdan uygulanabilir olduğu gösterilirse, bölge dışından gelen girdilere bağımlılığın azaltılması, küçük ve orta ölçekli üreticilerin güçlendirilmesi ve benzer koşullara sahip başka bölgelerde uygulanabilecek bir model oluşturulması bekleniyor.

Arjantin 2025/26 Buğday İhracat Hedefine Yaklaştı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin 2025/26 Buğday İhracat Hedefine Yaklaştı

Arjantin, 2025/26 buğday ticaret döneminin bitimine iki ay kala ihracat sevkiyatı hedefini tamamlamaya yaklaştı. İhracat Satış Beyanları (DJVE) kapsamında 17,42 milyon tonluk sevkiyat kaydı bulunurken, Tarım Bakanlığının sezon toplamı için öngördüğü hacim 18,0 milyon ton seviyesinde. Kaynak, bu ilerlemeyi Rusya-Ukrayna savaşının seyrine ilişkin belirsizliğin oluşturduğu talep baskısına bağlıyor. Sevkiyatı yapılan veya gönderilmesi planlanan buğdayın başlıca alıcıları Endonezya ve Brezilya olarak gösteriliyor. Endonezya’nın bu dönemdeki alımlarının, Karadeniz’den ürün tedarik edilememesinden kaynaklandığı belirtiliyor. Brezilya’nın güneyindeki değirmenler ise hasat sırasında yaşanan aşırı nem nedeniyle olası tedarik sorunlarından kaçınmak amacıyla Arjantin buğdayının son partilerini tercih ediyor. Arjantin ekmeklik buğdayının resmî spot FOB fiyatı ton başına 250 ABD doları olarak veriliyor. Karadeniz fiyatları hesaba katılmadığında ürün, kaynakta dünyanın en ucuz buğdayı olarak nitelendiriliyor. Buna karşın Arjantin piyasasında 2026/27 hasat fiyatları mevcut ürünün üzerindeki seviyelerde seyrediyor. Sevkiyat hızı korunursa ihracat tahminlerinin yukarı yönlü revize edilebileceği, ancak güçlü bir El Niño’nun gelecek hasadın arzı ve kalitesi üzerindeki etkisinin fiyat oluşumunda henüz hesaba katılmadığı aktarılıyor.

Dikey Tarım Havacılık ve Otelcilikte Yeni Bir Niş Oluşturuyor
Görsel kaynağı: Dagens PS · Özgün haber
Veri haberi

Dikey Tarım Havacılık ve Otelcilikte Yeni Bir Niş Oluşturuyor

Dikey ve kontrollü tarım uygulamaları, havacılık ve otelcilik sektörlerinde gıda tedarikinin bir parçası hâline geliyor. Dubai’de Emirates Flight Catering’in işlettiği Emirates Bustanica’da yetiştirilen yapraklı sebzeler, Emirates uçuşlarında sunulan yemeklerde kullanılıyor. Kaynak, havayolları açısından yerel üretimin tedarik zincirlerini kısaltabileceğini ve uluslararası taşımacılıktaki aksaklıklara duyarlılığı azaltabileceğini belirtiyor. Singapur’da Singapore Airlines, seçili uçuşlarda yerel yetiştirilen sebzeleri sunmak için ABD’li AeroFarms ile iş birliği yaptı. Fairmont Singapore ise balık yetiştiriciliği ile hidroponik bitki üretimini birleştiren akuaponik tesisindeki ürünleri doğrudan restoran mutfağında kullanıyor; tesis konukların ziyaret edebileceği bir deneyim alanına da dönüştü. Edible Garden City’nin Singapur’da, Marina Bay Sands’taki bahçe de dâhil olmak üzere 270’ten fazla gıda bahçesi kurduğu aktarılıyor. Üretim yer altı alanlarına da taşınıyor: Seul metrosu, kullanılmayan alanları Farm8’e kiralıyor. Dundee’de James Hutton Institute, ışık, sıcaklık ve nemin yıl boyunca kontrol edildiği dikey yetiştirme kulelerini deniyor. Yatırımcılar için pozitif nakit akışı sağlayabilecek şirketler önem kazanırken, sektörün geleneksel tarımın yerini alması beklenmiyor; teknoloji küresel gıda endüstrisinde yeni bir niş oluşturuyor.

Wall Street Journal: Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizine Yol Açabilir
Görsel kaynağı: Donya-e-Eqtesad · Özgün haber

Wall Street Journal: Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizine Yol Açabilir

Wall Street Journal, Uluslararası Ticaret Odası Genel Sekreteri John Denton’ın açıklamalarına dayandırdığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı üzerinden deniz taşımacılığında yaşanabilecek aksamanın gübre arzını azaltabileceğini bildirdi. Bu gelişmenin enerji krizinin küresel gıda krizine dönüşmesine yol açabileceği belirtildi. Değerlendirme, olası deniz taşımacılığı aksamasının gübre tedariki üzerinden küresel gıda arzını etkileyebileceği görüşüne dayanıyor. Böylece gelişmenin yalnızca enerji tedarikiyle sınırlı kalmayıp gıda arzı açısından da sonuç doğurabileceği ifade edildi.

Ayçiçeği 20 Yıl Sonra Yeniden Gündemde
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

Ayçiçeği 20 Yıl Sonra Yeniden Gündemde

Ayçiçeği, Arjantin genelinde 20 yılı aşkın sürenin ardından yeniden üreticilerin gündemine giriyor. Soya ve mısırın yayılmasıyla geri planda kalan ürün, bazı bölgelerde daha cazip hale gelen ekonomik denklem sayesinde üretim planlarına dönüyor; Córdoba bu eğilimin görüldüğü başlıca örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Gelişme, Córdoba kentinde düzenlenen Uluslararası Mısır Kongresi'nde de gündeme geldi. Ancak yeniden ekim kararı alan üreticilerin önemli bölümünün ayçiçeği konusunda yakın dönem deneyimi bulunmaması, güncel bilgilerin yenilenmesini zorunlu kılan bir zorluk oluşturuyor.

Merada Beslenen Sığır Vergisi İçin 2028’e kadar 1 Dolar Artış Önerisi
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Merada Beslenen Sığır Vergisi İçin 2028’e kadar 1 Dolar Artış Önerisi

Avustralya’da merada beslenen sığırlar için uygulanan işlem vergisinin 1 Temmuz 2028’e kadar baş başına 5 Avustralya dolarından 6 Avustralya dolarına çıkarılması önerildi. Teklif, 24 Kasım 2026’da Townsville’de yapılacak Meat & Livestock Australia (MLA) yıllık genel kurulunda vergi mükelleflerinin oyuna sunulacak. Artışın yürürlüğe girmesi, önerilen reformların 1 Temmuz 2027’ye kadar tamamen uygulanması koşuluna bağlanıyor. Öneriye göre ilave gelir; sektör temsili kapasitesinin güçlendirilmesi, okul eğitim programları, toplumun üretim sistemleri hakkında bilgilendirilmesi, stratejik biyogüvenlik yatırımları, Ulusal Kalıntı Araştırması ve sektör bütünlüğü sistemleri için kullanılacak. Düzenleme ayrıca vergilerin nasıl harcandığı konusunda vergi mükelleflerine karşı hesap verebilirliğin artırılmasını amaçlayan harcama değişiklikleri içeriyor. Teklif kapsamında Integrity Systems Company’nin MLA’dan ayrı, bağımsız bir kuruluş olarak kurulması ve yönetim kurulunda bağımsız üyelerin çoğunlukta olması öngörülüyor. Bu kuruluş ile stratejik önleyici biyogüvenlik desteği için özel bir finansman akışı oluşturulması ve bu akışa işlem vergisinden en az 0,84 Avustralya doları ayrılması öneriliyor. Cattle Australia’ya da vergi kalemleri arasında kaynak aktarımını onaylama konusunda daha fazla esneklik tanınması planlanıyor. Vergi gelirinin dağılımında pazarlama için işlem başına ayrılan asgari payın 3,66 Avustralya dolarından 4,35 Avustralya dolarına, araştırma ve geliştirme payının ise 92 sentten 1,12 Avustralya dolarına çıkarılması öneriliyor. Ulusal Kalıntı Araştırması’na ayrılan payın 29 sentten en az 40 sente yükseltilmesiyle bu kuruma yıllık 1,2 milyon Avustralya doları ek doğrudan finansman sağlanacağı belirtiliyor. Animal Health Australia için işlem başına 13 sentlik finansmanın sabit tutulması önerilirken, sektör temsili ve katılım faaliyetleri için vergiden en az 0,60 Avustralya doları ayrılması planlanıyor. Bu payın sektör temsil kapasitesinin geliştirilmesi, ilk ve yükseköğretim programlarının iyileştirilmesine katkı sağlanması ve üretim sistemlerinin tanıtılması amacıyla kullanılması öngörülüyor. Teklif, oylama yapılmadan önce kesinleşmiş bir vergi artışı niteliği taşımıyor.

Uruguay’da Sığır Fiyatları Sanayi Talebiyle Güçleniyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Sığır Fiyatları Sanayi Talebiyle Güçleniyor

Uruguay’da sanayi talebinin kademeli olarak canlanmasıyla kesimlik sığır fiyatları yükseliş eğilimine girdi. Kaynakta, mera arzının hâlâ asgari düzeyde kaldığı ve işlemlerin frigorifik tesislerin ulaşabildiği yüksek fiyat seviyelerinde gerçekleştiği belirtildi. Üst kalite lotlarda novillo fiyatı kilogram başına 5,80-5,90 ABD doları, iyi bitirilmiş ve ağır inek fiyatı ise 5,40-5,60 ABD doları aralığında oluştu. Hayvan Komisyoncuları Birliği (ACG) verilerine göre novillo fiyatı kilogram başına 5,78’den 5,81 ABD dolarına yükseldi. İhracata özel novillolar 5,84 dolara çıkarken genel ortalamada inek fiyatı 5,43, düve fiyatı 5,76 ABD doları oldu. Özel ineklerdeki artışın 10 sentle daha belirgin olduğu ve fiyatın 5,54 dolara ulaştığı aktarıldı. Yenileme piyasası genel olarak güçlü ve istikrarlı seyretti, ancak kategorilere göre farklı hareketler görüldü. Pantalla Uruguay’ın son satışında novillo kategorilerinde artış ve rekorlar kaydedilirken buzağı fiyatı kilogram başına 4,35’ten 4,17 ABD dolarına, toplam fiyatı ise 886’dan 853 ABD dolarına geriledi. ACG’de buzağıların ortalama fiyatı 4,54 dolara inerken 180 kilogram üzerindeki ve ihracata yönelik buzağılarda yükseliş sürdü. Yenileme piyasasında en yüksek artış gebe inek ve düvelerde görüldü; bu kategorinin fiyatı %4,3 artışla 1.340 ABD dolarına çıktı. Pantalla Uruguay’daki novillo artışlarına karşılık ACG tablosunda bazı novillo kategorilerinde haftalık bazda 13 sente kadar düşüş bildirildi. Koyun piyasasında ise kuzu için kilogram başına 6,42, koyun için yaklaşık 5,30 ABD doları seviyeleri kaydedildi.