ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3067 haber · Sayfa 85

Polonya'da Sığır Fiyatları Haftalık Artarken Et Piyasasında Farklı Seyir
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya'da Sığır Fiyatları Haftalık Artarken Et Piyasasında Farklı Seyir

Polonya'da sığır fiyatları 14–20 Eylül ile 21–27 Eylül 2026 haftaları arasındaki karşılaştırmada hafif yükseldi. Toplam sığırın canlı ağırlık bazındaki ortalama alım fiyatı 12,53'ten 12,61 zloti/kg'ye çıkarken, soğutulmuş kesim sonrası ağırlık bazındaki ortalama fiyat 24,68'den 24,83 zloti/kg'ye yükseldi. Buna rağmen toplam sığır fiyatı, 2025'in aynı dönemine göre %13,6 daha düşük kaldı. Haftalık artışlar özellikle boğa kategorilerinde görüldü. 12-24 aylık boğaların soğutulmuş kesim sonrası ağırlık bazındaki fiyatı 25,78'den 26,24 zloti/kg'ye çıkarak %1,8 arttı. 24 aydan büyük boğalarda fiyat 25,26'dan 25,81 zloti/kg'ye yükseldi ve artış %2,2 oldu. Ancak bu kategorilerde yıllık fiyatlar sırasıyla %13,4 ve %14,3 geriledi. İneklerin ortalama fiyatı haftalık bazda yalnızca %0,15 artarken yıllık düşüş %15,7'ye ulaştı. 12 aydan büyük düvelerin fiyatı ise haftalık %0,02 geriledi ve yıllık bazda %8,3 düşük kaldı. İç piyasaya yönelik sığır etinde hareketler aynı yönde olmadı. İki yaşına kadar boğalardan elde edilen karkas çeyreklerinin ortalama fiyatı 23,91'den 24,09 zloti/kg'ye çıkarak %0,8 arttı. Buna karşılık ön çeyreklerin fiyatı %5,5 düşerek 18,68'den 17,65 zloti/kg'ye indi; arka çeyreklerde de %0,2 gerileme görüldü. Bölgesel olarak en belirgin artışlar merkezi makro bölgede kaydedilirken, güneyde fiyatlar büyük ölçüde yatay kaldı, kuzeyde toplam sığır fiyatı %0,9 geriledi.

OEF Ödemelerindeki Gecikme Yunan Zeytincilik Sektörünü Zorluyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber

OEF Ödemelerindeki Gecikme Yunan Zeytincilik Sektörünü Zorluyor

Yunanistan'da zeytincilik sektörünü ilgilendiren OEF programlarında ödemeler ve yeni dönemin devamı için gerekli karar bekleyişi sürüyor. Agronews'un aktardığı son bilgilere göre, programları mevcut uygulama takvimine uyarlayan Bakanlık Kararı, Tarımsal Kalkınmadan Sorumlu Bakan Yardımcısı Giannis Adrianos'un ofisine ulaştı ancak henüz imzalanmadı. Avrupa Birliği makamlarının, söz konusu Operasyonel Programların sürdürülmesine yeşil ışık yaktığı ve ulusal makama gerekli teknik yardımı sunduğu belirtiliyor. Buna rağmen OEF kuruluşları yatırımlarını gerçekleştirdi, ekipmanlarını teslim aldı, program kapsamındaki çıktıları tamamladı ve önemli mali yükümlülükler üstlendi; ancak programın öngördüğü destek ödemelerine ulaşamadı. Kaynakta, üreticilerin desteklerinden ayrılan kaynakların henüz hedeflenen zeytincilik müdahaleleri aracılığıyla sektöre dönmediği vurgulanıyor. Yeni zeytincilik döneminin, programların sorunsuz biçimde devamı için gerekli kararlar yayımlanmadan başlaması kuruluşlar ve üreticiler açısından belirsizlik yaratıyor. OEF'ler için belirli bir ödeme takvimi oluşturulması, birikmiş desteklerin ödenmesi ve ilgili faturaların kapatılması için makul bir ek süre verilmesi isteniyor. Programların topluluk yönlendirmeleri doğrultusunda sürdürülebilmesi için gerekli kararların da yayımlanması bekleniyor.

Broiler Yetiştiricisi Maliyetin Altında Satıştan Şikâyetçi
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Broiler Yetiştiricisi Maliyetin Altında Satıştan Şikâyetçi

Endonezya’da broiler yetiştiricileri, artan yem maliyetleri ile düşen canlı tavuk fiyatları arasında sıkıştı. Kafes çıkışındaki canlı tavuk fiyatı kilogram başına 21.000-22.000 rupi seviyesine gerilerken, üretim maliyeti 23.000-23.500 rupi/kg aralığına çıktı. Böylece satış fiyatı maliyetin altında kaldı. Peternak Rakyat Mandiri Indonesia’dan Asep Saepudin, yem fiyatının 2026’nın başından bu yana yükseldiğini söyledi. Yedi ila 21 günlük civcivler için kullanılan başlangıç yeminin kilogramı 9.400 rupinin üzerine çıkarken, normal fiyatın 8.000-8.500 rupi olduğu belirtildi. Mısır fiyatının da 7.800 rupinin üzerine çıktığı, birçok bölgede 8.000 rupiyi aştığı aktarıldı. Yetiştiriciler ayrıca bir günlük civciv fiyatının 6.000 rupiden 7.500-8.500 rupi aralığına yükseldiğini bildirdi. Asep’e göre tavuk talebi görece istikrarlı olsa da bazı bölgelerdeki fazla stok, alıcıların seçeneklerini artırarak fiyatları aşağı çekiyor. Permindo, yem hammaddesi fiyatlarının düşürülmesini, civciv fiyatının 5.500-6.000 rupiye çekilmesini ve canlı tavuk için referans satış fiyatının kilogram başına 27.000 rupiye yükseltilmesini istiyor.

Tarım Girdilerinde Şirket Yoğunlaşması Çiftçilerin Seçeneklerini Daraltıyor
Görsel kaynağı: RTBF · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Girdilerinde Şirket Yoğunlaşması Çiftçilerin Seçeneklerini Daraltıyor

Belçika merkezli RTBF’nin “Avrupa’dan Görünüm” dosyası, az sayıda büyük şirketin tohum, bitki koruma ürünleri, gübre ve tarım makineleri gibi girdilerdeki ağırlığını inceliyor. Dosyaya göre yoğunlaşma, üretim girdileriyle sınırlı kalmıyor; gıda işleme ve perakende pazarlarında da az sayıda şirket belirleyici oluyor. Bu yapı, çiftçileri tedarik zincirinin hem başında hem de sonunda yoğunlaşmış piyasalar arasında bırakabiliyor. Dosyada İsviçre merkezli Syngenta’nın bitki koruma ürünleri alanındaki konumu örnek gösteriliyor. Şirket, 2025’te bu ürünlerin satışından 13,7 milyar dolar gelir elde etti; söz konusu gelir bir önceki yıla göre %4 arttı. Syngenta’nın yaklaşık 1.800 bitki koruma ürününün ruhsatını kaydettirdiği, yeniden kaydettirdiği veya uzattığı aktarılıyor. Kamu otoritelerinin insan sağlığı ve çevre kaygıları nedeniyle ruhsat yenileme ve yeni ürünlere izin verme konusunda daha sıkı davranması, mevcut geniş ürün portföylerine sahip şirketlerin önemini artırıyor. Avrupa Birliği’nde pestisitlerde izin verilen etkin madde sayısının 25 yılda 1.000’in üzerinden yaklaşık 500’e gerilediği belirtiliyor. Yeni bir pestisitin ruhsatlandırılması 7 ila 10 yıl sürebiliyor ve ruhsatın geçerliliği en fazla 15 yıl olabiliyor. Dosyaya göre uzun ve maliyetli süreçler, ruhsat yenileme kapasitesi yüksek şirketlere avantaj sağlarken yeni şirketlerin pazara girişini zorlaştırıyor. Bu koşulların çiftçilerin tohum, kimyasal ürün ve makine seçeneklerini daraltabileceği ifade ediliyor. Şirket yoğunlaşmasının yaklaşık 150 yıllık bir geçmişe sahip olduğu, birleşmelerin özellikle 1980’lerden itibaren hızlandığı aktarılıyor. Bayer’in Monsanto’yu 2018’de satın alması, Dow ile DuPont’un 2019’da Corteva Agriscience adı altında birleşmesi, Potash Corporation ile Agrium’un 2018’de Nutrien’i oluşturması ve Syngenta’nın ChemChina tarafından 2017’de satın alınması bu sürecin örnekleri arasında gösteriliyor. ETC araştırma kolektifine göre, küresel tohum pazarında en büyük 10 şirketin 10 yıl önce kontrol ettiği %40’lık paya bugün en büyük iki şirket sahip. Dosyada, az sayıda şirkete bağımlılığın tedarik şoklarında çiftçileri ve gıda sistemini daha kırılgan hâle getirebileceği yönündeki eleştirilere de yer veriliyor. Bununla birlikte yoğunlaşmanın tek başına rekabet hukukunu ihlal etmediği belirtiliyor. Rekabeti ortadan kaldırmaya yönelik uygulamalar veya az sayıda aktörün bulunduğu bir pazarda gücü artıran birleşmeler incelemeye alınabiliyor. Wageningen Üniversitesi ve Araştırma Merkezi’nden Max Koppenberg ise yoğunlaşmanın her zaman hâkim durumun kötüye kullanılması anlamına gelmediğini, bazı perakende pazarlarında yoğun rekabetin düşük kâr marjları ve görece düşük tüketici fiyatlarıyla sonuçlanabildiğini söylüyor. Yeni girişleri kolaylaştırmak için ruhsat süreçlerinin hızlandırılması ve patent sürelerinin sınırlandırılması önerilirken, patent süresini kısaltmanın ters sonuç doğurabileceği uyarısı yapılıyor.

Birleşik Krallık'ta Mavi Dil Vakaları Rekor Düzeye Ulaştı
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık'ta Mavi Dil Vakaları Rekor Düzeye Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık'ta çiftlik hayvanlarını etkileyen mavi dil hastalığının 2026-27 sezonundaki vaka sayısı, sezonun henüz üçüncü ayındayken önceki üç sezonun toplamını aştı. Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı (Defra), 1 Temmuz 2026'da başlayan sezonda 2.201 vaka kaydetti; bunların 1.103'ü eylülde görüldü. Sezon 30 Haziran 2027'ye kadar sürecek. Sokucu tatarcıklarla yayılan viral hastalık koyun, sığır ve diğer hayvanlarda ateş, ülser, başta şişme ve topallamaya yol açabiliyor. Ağır vakalarda hayvanlar ölebiliyor. Hastalık insanları veya gıda güvenliğini etkilemiyor ancak çiftlik işletmeleri için iş gücü ve maliyet baskısı yaratıyor. Ulusal Çiftçiler Birliği Başkan Yardımcısı Robyn Munt, hayvanların sürekli gözlenmesi gerektiğini ve aşıya erişmenin talebe bağlı süreç nedeniyle zorlaştığını belirtti. Hastalığın bu sezon ilk kez İskoçya'ya geçtiği ve ülkenin kuzeyindeki Aberdeenshire'a kadar ulaştığı bildirildi. Akademisyenler, bulaşmanın çevre sıcaklığıyla yakından bağlantılı olduğunu; daha sıcak koşulların virüsün tatarcıkların içinde gelişmesini kolaylaştırarak hastalığın daha kuzeyde görülmesine katkıda bulunduğunu söylüyor. İngiltere'de şu anda etkili olan BTV-3 serotipi ilk kez 2023'te tespit edilmişti. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH), mavi dilin Avrupa'da kuzeye doğru yayılmasını sıcaklık, tatarcıkların yaşam alanları, hayvan yoğunluğu ve hayvan hareketlerinin birlikte değişmesiyle ilişkilendiriyor. Örgüte göre iklim koşullarındaki değişim bulaşma dönemini uzatabilir. Aşılar hastalığın kontrolünde en etkili araçlardan biri olsa da farklı serotiplere karşı ayrı koruma gerekiyor ve aşıların her zaman kolay bulunamadığı belirtiliyor.

Endonezya’da Kuraklık, Tarımsal Üretim ve Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber

Endonezya’da Kuraklık, Tarımsal Üretim ve Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor

Endonezya’da “El Nino Godzilla” olarak tanımlanan güçlü El Nino koşullarının uzun süreli kuraklığa yol açtığı, bunun da çiftçiler ve toplum için orman ve arazi yangınları ile ürün kaybı riskini artırdığı bildirildi. Kuraklığın tarımsal üretim ve ulusal gıda arzını etkilemesi bekleniyor. CNBC Indonesia Research ESG Analisti Salma Laiqa, deniz yüzeyi su sıcaklığındaki artışın çok güçlü El Nino’ya işaret ettiğini söyledi. Etkinin özellikle Batı Java, Orta Java ve Doğu Java’da hissedilebileceği; kuraklığın gıda fiyatları ve gıda enflasyonu üzerindeki sonuçlarının programda ele alındığı aktarıldı.

AB’nin Kahve İthalatının Değeri 2025’te 18,7 Milyar Avroya Ulaştı
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

AB’nin Kahve İthalatının Değeri 2025’te 18,7 Milyar Avroya Ulaştı

Avrupa Birliği (AB), 2025’te AB dışındaki ülkelerden 2,9 milyon ton kahve ithal etti. Eurostat verilerine dayanan habere göre ithalatın toplam değeri, 2015’teki 8,6 milyar avrodan 18,7 milyar avroya yükseldi. Fiziksel ithalat hacmi ise aynı dönemde 2,7 milyon tondan yalnızca sınırlı ölçüde arttı. Brezilya, 1 milyon 5 bin 200 tonluk sevkiyatla AB’nin en büyük kahve tedarikçisi oldu ve toplam AB dışı ithalatın %34’ünü karşıladı. Vietnam 587 bin 500 ton ve %20 payla ikinci sırada yer alırken Uganda, Kolombiya ve Honduras da önde gelen tedarikçiler arasında bulundu. Üye ülkeler arasında Almanya 1 milyon 10 bin 500 tonla en fazla kahve ithal eden ülke olurken, İtalya 608 bin tonla ikinci sırada yer aldı. AB ülkelerinde 2025’te 2,2 milyon tondan fazla kavrulmuş veya kafeinsiz kahve ile kahve ikamesi işlendi. Bu üretimin toplam değeri yaklaşık 19 milyar avroya ulaştı; işleme hacmi 2015’e göre %12 arttı.

AB'de Gıda İsrafı 2024'te Kişi Başına 129 Kiloya Ulaştı
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

AB'de Gıda İsrafı 2024'te Kişi Başına 129 Kiloya Ulaştı

Avrupa Birliği'nde (AB) 2024 yılında kişi başına yaklaşık 129 kilogram gıda atığı oluştu. Eurostat verilerine göre toplam gıda atığı 57,9 milyon tona ulaşırken, bu miktar 2023'teki 57,5 milyon tona kıyasla %0,7 arttı. Hesaplamaya hem yenilebilir hem de atığa dönüşen yenilemeyen gıda bölümleri dahil edildi. Gıda israfında en büyük pay hanelere ait oldu. Haneler, kişi başına 69 kilogramla toplam atığın %53'ünü oluşturdu. Restoranlar ve diğer yemek hizmetleri kişi başına 15 kilogramlık ek atık üretirken, gıda ve içecek sanayisinden kaynaklanan atık kişi başına yaklaşık 25 kilogram olarak hesaplandı. Birincil üretim ile perakende ve dağıtımın her biri kişi başına yaklaşık 10 kilogramlık atıkla ilişkilendirildi. Yunanistan, kişi başına gıda atığında AB ülkeleri arasında üçüncü sırada yer aldı. Ülkede kişi başına toplam yaklaşık 207 kilogram atık oluştu. Bu değer, AB ortalamasının belirgin biçimde üzerinde bulunurken, Kıbrıs yaklaşık 294 kilogramla ilk, Danimarka ise yaklaşık 260 kilogramla ikinci sırada gösterildi. Yunanistan'ı Romanya ve Portekiz izledi. Yunanistan'da 2024 yılı toplam gıda atığı 2.159.056 tona ulaştı. Bunun 907.454 tonu, toplamın yaklaşık %42'sine karşılık gelecek şekilde hanelerden kaynaklandı. Veriler, gıda israfının yalnızca tüketim aşamasında değil, gıda zincirinin üretim, işleme, perakende ve dağıtım aşamalarında da ortaya çıktığını gösteriyor. Gıda israfı, üretim ve taşıma için kullanılan toprak, su ve yakıt gibi kaynakların beslenme amacı gerçekleşmeden tüketilmesine yol açıyor. Atıkların depolama alanlarına gönderilmesi de sera gazı emisyonlarına katkıda bulunuyor. Kaynakta, gıda israfının AB gıda sisteminin sera gazı emisyonlarının yaklaşık %16'sına, 252 milyon ton karbondioksit eşdeğerine karşılık geldiği belirtiliyor. Eurostat'ın AB toplamını hesaplarken Romanya için 2024 verileri yerine 2023'teki son mevcut verileri kullandığı aktarıldı. Metnin başka bir bölümünde AB toplamı kişi başına 131 kilogram olarak da ifade ediliyor; bu nedenle kaynakta kişi başına toplam miktar konusunda farklı rakamlar yer alıyor.

Avrupa’da 2026 Yazı: Aşırı Sıcaklar Rekor Kırdı, Hasatlar Zarar Gördü
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da 2026 Yazı: Aşırı Sıcaklar Rekor Kırdı, Hasatlar Zarar Gördü

Batı Avrupa, ölçümlerin başlamasından bu yana en sıcak yazını yaşadı. Avrupa Birliği’nin iklim izleme servisi Copernicus’un raporuna göre, haziran-ağustos döneminde bölgedeki yüzey hava sıcaklıkları son 10 yılın ortalamasının 2,5 derece üzerine çıktı. Avrupa genelinde yaz mevsimi, kayıtlardaki en sıcak üçüncü yaz oldu. Sıcak hava dalgaları on binlerce kişinin ölümüne, hasatların zarar görmesine ve bazı elektrik santrallerinin durmasına yol açtı. Sıcaklık koşulları yaz başlamadan önce, mayıs sonundaki güçlü bir sıcak hava dalgasıyla ortaya çıktı ve eylül ayında da sürdü. Avrupa’nın yarısından fazlası, hissedilen sıcaklıkların 38 derecenin üzerine çıktığı çok güçlü termal stres koşullarından etkilendi. Batı Avrupa’nın en az %60’ında sıcaklıkların 30 dereceyi aştığı gün sayısı 17’ye ulaştı. Bu sayı 2003’te 11, 2025’te ise yedi gündü. Bölgede çok güçlü termal stresin görüldüğü gün sayısı da rekor düzeyde 13 olarak kaydedildi. Aşırı sıcaklar, kuraklık ve yangınların birleşimi tarımsal üretim, su kaynakları, enerji sistemleri, ulaşım, ekosistemler ve insan sağlığı üzerinde etkili oldu. Avrupa’daki nehirlerin yaz debileri 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine inerken, deniz yüzeyi sıcaklıkları da rekor seviyelere ulaştı. Kuraklık ve sıcak hava, bitki örtüsü yangınlarının kontrolsüz biçimde yayılmasını kolaylaştırdı. 2026’da eylül sonuna kadar yangınlardan 680 bin hektar etkilendi; bu, aynı dönem için kaydedilen en ağır üçüncü bilanço oldu. Rapora göre Avrupa’daki yangınlardan çıkan duman, son 20 yıl ortalamasına kıyasla havaya %30 daha fazla ince parçacık saldı. Copernicus yetkilisi Samantha Burgess, sonuçların yalnızca sıcaklık rekorlarıyla sınırlı kalmadığını, birbirine bağlı iklim risklerine karşı hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Haberde, aşırı sıcakların iklim değişikliği nedeniyle daha yoğun ve sık hale geldiği, Avrupa’da El Niño’nun etkilerinin ise daha çok gıda fiyatlarının ve enflasyonun yükselmesi gibi dolaylı biçimlerde görüldüğü aktarıldı. Doktorlar ve klimatologlar, fosil yakıt kullanımından vazgeçilmesi, binalarda gölgelendirme ve kentlerde yeşil alanların artırılması çağrısında bulundu.

Sırbistan’da Süt Üreticileri Düşük Fiyat ve Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Süt Üreticileri Düşük Fiyat ve Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya

Sırbistan’da süt üreticileri, düşük alım fiyatları ve yüksek üretim maliyetleri nedeniyle zorlanırken, sığır varlığının yenilenmesine yönelik destekler sektördeki işletmeler için önemini koruyor. 2026 yılı için kaliteli damızlık inek başına 55.000 Sırp dinarı, düve başına ise 100.000 Sırp dinarı destek öngörülüyor. Buna rağmen üreticiler, elde edilen gelirin üretim giderlerini ve aile geçimini karşılayıp karşılamayacağını sorguluyor. Sırbistan Cumhuriyet İstatistik Kurumu verilerine göre ortalama inek sütü alım fiyatı Ocak 2025’te litre başına 55,1 Sırp dinarından aynı yılın Aralık ayında 51,1 dinara geriledi. Bazı işletmeler ise ortalamanın da altında fiyat aldıklarını belirtiyor. Blic TV’ye konuşan Palamarević, çok sayıda üreticinin litre başına 40 Sırp dinarının altında fiyat aldığını söyledi. Üretici, bir kilogram yoncanın 42 Sırp dinarı olduğu koşullarda bu gelirle ineğin beslenmesinin mümkün olmadığını savundu. Haberde, 2026 yılı için kaliteli damızlık hayvanlara yönelik destek çağrısının yanı sıra sürülerin yenilenmesine dönük ödemelerin de üretim kapasitesini korumak açısından önemli olduğu belirtiliyor. Palamarević, üreticilerin desteklerin devam edeceği beklentisiyle ahır, sağım sistemi, makine ve traktör yatırımları yaptığını aktardı. Sırbistan’ın Avrupa Birliği’ne katılması durumunda işletmeler Ortak Tarım Politikası kapsamındaki doğrudan ödemeler, yatırım önlemleri ve küçük çiftçilere yönelik desteklere erişebilecek. Ancak Avrupa kaynaklarının tek başına düşük alım fiyatı ve pahalı girdiler sorununu çözmeyeceği, güvenli alım ve yatırımların da gerekli olduğu ifade ediliyor.

FAO Gıda Fiyat Endeksi Eylülde Yıllık Bazda %5,8 Arttı
Görsel kaynağı: Todo el Campo · Özgün haber
Veri haberi

FAO Gıda Fiyat Endeksi Eylülde Yıllık Bazda %5,8 Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) verilerine göre gıda fiyatları endeksi Eylül 2026'da ağustosa göre %1,5 artarak 136,0 puana çıktı. Endeks, geçen yılın aynı ayına göre %5,8 yükselmesine rağmen Mart 2022'deki rekor seviyenin %15,1 altında kaldı. Todo el Campo'nun aktardığı değerlendirmede artışın savaşlar, kuraklık ve lojistik aksamalarla bağlantılı olduğu belirtildi. Tahıl fiyatları endeksi eylülde aylık %5,1, yıllık %17,2 yükseldi. Buğday fiyatları Karadeniz'deki lojistik kısıtlamalar ve Kuzey Amerika'nın bazı bölgelerindeki kuraklık nedeniyle %6,3 arttı. Mısır fiyatlarındaki %5,6'lık artışta ise ABD'de beklenenden düşük verim beklentileri, Brezilya'nın ihracata ayırabileceği ürün miktarındaki azalma ve Karadeniz'deki ticaret aksamaları etkili oldu. Bitkisel yağ fiyatları, palm yağına yönelik güçlü ithalat talebi ve Güneydoğu Asya'daki kuraklık endişeleriyle %0,9 yükseldi. Şeker fiyatları da 2026/27 sezonunda küresel arzın daha sıkı olacağı beklentisiyle %6,1 arttı. Ana makalede et fiyat endeksinin %1,1, süt ürünleri endeksinin ise %0,1 gerilediği bildirildi; FAO'nun resmi sayfasında süt ürünleri endeksi sabit olarak tanımlanıyor. FAO, 2026 dünya tahıl üretiminin 2025'e göre %2,1 azalarak 2.979 milyon tona ineceğini öngörüyor. Üretimin, önceki yılın rekor seviyesinin ardından kaydedilen en yüksek ikinci hasat olması bekleniyor. Dünya tahıl ticaretinin de 2025/26 dönemindeki rekor seviyeden %3,5 düşerek 505,8 milyon tona gerileyeceği tahmin ediliyor. FAO Başekonomisti Máximo Torero, Hürmüz Boğazı ve Karadeniz'deki taşımacılık aksamalarının enerji, navlun ve temel gıda ürünleri üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. FAO'nun Tarımsal Piyasa Bilgi Sistemi (AMIS) ise yüksek navlun ücretleri, sıkılaşan gübre piyasaları ve süregelen lojistik sorunların piyasa belirsizliğini artırdığını bildirdi. Güçlenen El Niño'nun Güney ve Güneydoğu Asya'daki pirinç üretimi görünümünü de belirsizleştirdiği aktarıldı.

ABD’de Çiğ Süt Peynirleri E. Coli Salgınıyla İlişkilendirildi
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

ABD’de Çiğ Süt Peynirleri E. Coli Salgınıyla İlişkilendirildi

ABD’de sağlık yetkilileri, çiğ sütten üretilen Graziers markalı peynirlerle ilişkilendirilen E. coli O26 salgınını araştırıyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinin (CDC) 25 Eylül 2026 tarihli bilançosuna göre dokuz eyalette 13 kişi hastalandı. Hastaların 8’i hastaneye kaldırılırken 3 kişide böbrekleri ciddi biçimde etkileyebilen bir komplikasyon gelişti. Hastaların yaşları 1 ile 58 arasında değişti ve ölüm bildirilmedi. Peynirler, Sierra Nevada Cheese Company tarafından pazarlanıyor. CDC, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ile eyaletlerin halk sağlığı yetkililerinin yürüttüğü incelemede, hastalanan 9 kişinin tamamının söz konusu peynirleri tükettiğini bildirdiğini açıkladı. Hastalardan alınan örneklerin analizleri de ortak bir gıda kaynağına işaret etti. Kurum, bazı kişilerin sağlık hizmetine başvurmadan veya test yaptırmadan iyileşebilmesi nedeniyle gerçek vaka sayısının daha yüksek olabileceği uyarısında bulundu. Çiğ süt, tehlikeli mikroorganizmaları yok eden kontrollü ısıtma işlemi olan pastörizasyondan geçirilmemiş süt olarak tanımlanıyor. CDC, çiğ süt ve bundan üretilen ürünlerin Salmonella, Campylobacter, E. coli ve Listeria gibi hastalık etkenlerine maruz kalma riski taşıdığını belirtiyor. Beş yaşından küçük çocuklar, 65 yaş üstü kişiler, hamileler ve bağışıklığı zayıf kişiler ağır hastalık açısından daha yüksek risk taşıyor. Food Safety Magazine’de yayımlanan değerlendirmede, Scotland’s Rural College’dan Nicola Holden ve gıda mikrobiyolojisi uzmanı Gil Domingue, çiğ sütün sağlık açısından daha üstün olduğu yönündeki iddialara ilişkin kanıtların sınırlı olduğunu aktardı. Gözlemsel çalışmalar bazı alerjik ve solunum yolu hastalıklarının çocuklukta daha az görüldüğünü düşündürse de nedensel ilişki kurulmadığı belirtildi.

Süt Fiyatları Eylülde Yeniden 40 Sent Eşiğini Aştı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Süt Fiyatları Eylülde Yeniden 40 Sent Eşiğini Aştı

Almanya'da süt piyasasında fiyatlar Eylül 2026'da yeniden yükseldi. Kiel süt hammadde değeri, tereyağı ve yağsız süt tozuna ilişkin daha yüksek değerlendirmelerin etkisiyle %10 artarak 42,6 sent/kg'ye çıktı. Böylece gösterge değer, yıl içinde ilk kez 40 sent/kg sınırını aştı. Artışta süt ürünlerinin protein tarafındaki değerlenme daha güçlü rol oynadı. Toparlanma, üreticilere yapılan ödemelere de yansıdı. Tarım Piyasası Bilgi Şirketi'nin (AMI) geçici verilerine göre Almanya genelinde ortalama üretici süt fiyatı Ağustos'ta 40,1 sent/kg'ye yükseldi. Eylül için bazı mandıraların ödeme fiyatlarını yeniden artırdığı bildirildi. Süt arzı Almanya'da Eylül ayında gerilemesine karşın geçen yılın ortalamasının üzerinde kaldı. Mandıraların sütü daha iyi değerlendirebilmesi, üretici fiyatlarını destekleyen başlıca unsurlar arasında gösterildi. Spot piyasada da serbest süt talebi güçlü kaldı; 39. haftada fiyatlar kuzeyde 45,5, güneyde 46,0 sent/kg ile üretici ödemelerinin üzerinde seyretti. AB piyasasında temmuz ayında ortalama üretici süt fiyatı 42,0 sent/kg'ye yükselirken, ağustos için 42,2 sent/kg'lik hafif bir artış beklendi. Buna karşılık uluslararası piyasada 15 Eylül'deki Global Dairy Trade (GDT) ihalesinde endeks %1,1 geriledi. Düşüş özellikle tereyağı, susuz süt yağı ve tam yağlı süt tozunda görüldü; yağsız süt tozu ise sınırlı artış gösterdi.

Birleşik Krallık’ta Havuç Üretiminde Zorlu Sezon
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Havuç Üretiminde Zorlu Sezon

Birleşik Krallık’ın Kuzey Yorkshire bölgesindeki M H Poskitt Ltd çiftliğinde, sıcak ve kurak hava nedeniyle havuç veriminin yaklaşık %15-20 düşmesi bekleniyor. Üretici Guy Poskitt, sezonun çiftlik için en zorlu dönemlerden biri olduğunu belirtti. Aşırı hava koşullarına sulama ve su erişimi sorunları da eklendi. Poskitt, havuçların 25 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda gelişemediğini, yüksek su kullanımının da üretimi olumsuz etkilediğini söyledi.

Japonya’nın Tarım Planı Tarım Arazilerini Korumayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: JAcom — Tarım Kooperatifleri Gazetesi · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’nın Tarım Planı Tarım Arazilerini Korumayı Hedefliyor

Japonya’nın 11 Nisan 2025’te kabinece onaylanan Gıda, Tarım ve Kırsal Alanlar Temel Planı, gıda öz yeterliliğini korumak amacıyla tarımsal üretim ölçeğinin güvence altına alınmasını beş politika alanından biri olarak belirliyor. Planın bu bölümünde tarım arazilerinin korunması ile tarımsal üretim altyapısının geliştirilmesi ve korunması ele alınıyor. Planın mevcut duruma ilişkin değerlendirmesine göre Japonya’nın tarım arazisi, ekimden vazgeçme ve tarım dışı kullanıma dönüştürme nedeniyle son beş yılda her yıl 25 bin hektar azaldı ve 2024’te 4,27 milyon hektara geriledi. Tarım kullanım alanları içindeki araziler de aynı dönemde yıllık 0,8 hektar azalarak 2023’te 2030 için korunması gereken seviyenin altına düştü. Belgede ayrıca yeniden kullanılabilir durumdaki bozulmuş arazilerin 94 bin hektara ulaştığı, bunun 57 bin hektarının tarım kullanım alanları içinde bulunduğu belirtiliyor. Hükümet, tarım dışı kullanıma düzensiz dönüşümü sınırlamayı, tarım arazilerinin toplamını ve uygun kullanımını korumayı, bozulmuş arazilerin oluşumunu önleyip yeniden kullanımını artırmayı planlıyor. Ancak metin, bu hedeflerin hangi somut yöntemlerle uygulanacağını ayrıntılandırmıyor.

Almanya’da 2026 Patates Hasadında Düşüş Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da 2026 Patates Hasadında Düşüş Bekleniyor

Almanya’da 2026 patates üretiminin, sıcak hava dalgaları ve kuraklığın etkisiyle geçen yıla göre gerilemesi bekleniyor. Üretim tahmini 10,4 milyon ton olarak verilirken bu miktar, 2025’teki 13,9 milyon tona göre %25 düşüşe işaret ediyor. Haziran sonundan itibaren etkili olan yüksek sıcaklıklar bitki gelişimini yavaşlattı ve birçok bölgede yumruların beklenenden küçük kalmasına yol açtı. Benzer sorunlar Fransa, Belçika ve Hollanda’da da görülüyor. Küçük yumrular, özellikle patates kızartması ve diğer endüstriyel ürünleri üreten işleme sanayisini zorluyor. Almanya’da sofralık ve işleme patatesi fiyatlarında artış görülse de uzmanlar tüketiciler açısından sert bir fiyat şoku beklemiyor.

Brezilya’da Soya Piyasasında Alıcı ve Satıcı Farkı İşlemleri Yavaşlattı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Piyasasında Alıcı ve Satıcı Farkı İşlemleri Yavaşlattı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Brezilya soya piyasasında 2 Ekim’de işlemler zayıf seyretti. Fiziksel piyasada fiyatlar başlıca merkezlerde sınırlı değişirken, üreticilerin ekim çalışmalarına yönelmesi ve alıcıların agresif teklif vermemesi ticaret hacmini düşük tuttu. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, alıcı ve satıcıların fiyat beklentileri arasındaki farkın yüksek kaldığını belirtti. Chicago Ticaret Borsası’nda (CBOT) soya vadeli işlemleri, ABD’de hasadı destekleyen hava koşulları ve Çin’e yeni ABD soya satışı yapılmamasının yarattığı olumsuzlukla geriledi. Dolar ve Chicago’daki hareketlerin kısa süreli kalması, primlerin de büyük ölçüde sabit seyretmesi nedeniyle Brezilya’daki yerel fiyatlarda belirgin bir yön oluşmadı. Safras & Mercado’nun 2 Ekim’e kadar derlediği verilere göre 2025/26 sezonunda Brezilya’nın öngörülen soya üretiminin %92,3’ü pazarlanmış durumdaydı. Bu oran 4 Eylül’de %88,7, geçen yılın aynı döneminde %89,4 ve beş yıllık ortalamada %90,5 olarak kaydedilmişti. Tahmini 178,341 milyon tonluk üretim üzerinden pazarlanan miktar 164,620 milyon tona ulaştı. Aynı rapor, 180,089 milyon tonluk üretim varsayımıyla önceden satılan miktarın %32,9’a çıktığını ve 59,206 milyon tona denk geldiğini bildirdi.

Çekya’da Süt Ürünlerinde Yerli Üretim Eksikliği Tartışılıyor
Görsel kaynağı: iDNES.cz · Özgün haber

Çekya’da Süt Ürünlerinde Yerli Üretim Eksikliği Tartışılıyor

Çekya’daki süt işletmelerinin değişen tüketici davranışlarına yeterince hızlı yanıt veremediği öne sürüldü. Ticaret ve Turizm Birliği’nin perakende zincirleri temsilcileri tarafından hazırlanan analize göre iç pazarda yerli cottage peynirleri, skyr, Yunan yoğurdu ve lor ürünleri bulunmuyor. Benzer eksikliğin yerli organik süt ürünlerinde de görüldüğü belirtildi. Değerlendirme, Çekya’daki süt işletmelerinin tüketici taleplerindeki değişime uyum sağlamakta zorlandığı sonucuna dayanıyor.

Macaristan’da Yeni Karantina Zararlısı Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan’da Yeni Karantina Zararlısı Tespit Edildi

Macaristan’da, Bács-Kiskun ilinde bir kişinin 2026 yazında yaptığı bildirim üzerine pöttyös lámpahordó-kabóca (Lycorma delicatula) tespit edildi. Asya kökenli ve Avrupa Birliği’nin (AB) karantina zararlıları arasında yer alan türün varlığı, fotoğraflar üzerinden yapılan ilk değerlendirmenin ardından laboratuvar incelemesiyle doğrulandı. Bu, türün AB topraklarındaki doğrulanmış ilk görülmesi olarak kayda geçti. Zararlı, başta üzüm bağları olmak üzere meyve ağaçları ile orman ve süs ağaçları için bitki sağlığı riski oluşturuyor. Yaklaşık 100 tıp bitkisi bulunan böcek, yoğun popülasyonlarda bitkileri zayıflatabiliyor. Yetkililer karantina önlemlerini başlatırken Nébih, şüpheli gözlemlerin fotoğraf ve kesin konum bilgisiyle derhal bildirilmesini istedi.

Meksika’da Kahve Üretimi ve Tüketimi 2026/2027 Döneminde Artacak
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Kahve Üretimi ve Tüketimi 2026/2027 Döneminde Artacak

Meksika’da 2026/2027 kahve döneminde üretimin hafif artışla 4,1 milyon çuvala ulaşması bekleniyor. Uluslararası kuruluşlar ile ulusal kuruluşların verilerine dayandırılan bilgilere göre tüketim de önceki dönemdeki 2,1 milyon çuvaldan mevcut dönemde 2,3 milyon çuvala yükselecek. Ülkenin 2026’daki kahve ihracatının ise 3,41 milyon çuval olması, ihracatta başlıca adresin ABD olması öngörülüyor. Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader), Uluslararası Kahve Günü kapsamında üreticilerin sektördeki rolüne dikkat çekti ve Mexico City’deki merkezinde La Camfetería adlı alanı açtı. Sekreterlik, bu noktada üreticilerle tüketicileri doğrudan buluşturmayı, aracıların satıştan aldığı payı azaltarak gelirin daha büyük bölümünün üreticilere kalmasını sağlamayı amaçlıyor. Sader ayrıca tüketicilere Meksikalı üreticilerin kahvelerini tercih etmeleri çağrısında bulundu. La Camfetería’da kahvenin yanı sıra kırsal topluluklardan ve çeşitli destek programlarıyla yürütülen girişimlerden gelen çikolata, tarçın, çay, bal, mısır, meyve ürünleri, süt ve başka gıda ürünleri satılıyor. Alanın restoran, kafe, mağaza ve diğer işletmelerin Meksika’daki tarım ürünlerini doğrudan satın alabileceği bir buluşma noktası olması planlanıyor. Sader, bu tür kısa tedarik zincirleriyle çiftçilerin satıştan elde ettiği değeri artırmayı hedefliyor.

Mısır ve Soya Fiyatlarını İhracat, Üretim ve Enerji Politikası Etkileyebilir
Görsel kaynağı: Brownfield Ag News · Özgün haber

Mısır ve Soya Fiyatlarını İhracat, Üretim ve Enerji Politikası Etkileyebilir

Mısır ve soya fiyatlarının önümüzdeki aylardaki seyrinde ihracat, üretim ve enerji politikasına ilişkin gelişmeler etkili olabilir. Compeer Financial ekonomisti Dr. Megan Roberts, son dönemdeki fiyat dalgalanmalarının piyasanın yönünü öngörmeyi zorlaştırdığını söyledi. Roberts’a göre verim ve üretim, fiyatları belirleyecek başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Kaynakta, bu değerlendirmelerin ABD mısır ve soya piyasasına ilişkin kısa vadeli görünüm kapsamında yapıldığı aktarılıyor.

Arjantin’in NEA Bölgesinde Mısırda Mısır Yaprakkurdu Alarmı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

Arjantin’in NEA Bölgesinde Mısırda Mısır Yaprakkurdu Alarmı

Arjantin’in Kuzeydoğu Bölgesi’nde (NEA) Bt teknolojisi taşıyan mısır tarlalarında mısır yaprakkurdu saldırıları bildirildi. Kuzey Chaco’da üreticiler, zararlıya karşı koruma sağlaması beklenen tohumlarla ekilen alanlara tekrar tekrar girerek insektisit uygulamak zorunda kaldı. Benzer saldırıların Formosa ve Corrientes’in bazı kesimlerinde de görüldüğü aktarıldı. General José de San Martín çevresinde üretim yapan Omar Farana, erken ekilen ve henüz gelişimin ilk aşamalarında bulunan mısırına karşı iki uygulama yaptığını, üçüncü uygulamaya da hazırlandığını söyledi. Farana, erken ekim döneminde ve Bt koruması bulunan bir çeşitte böyle bir sorun beklemediğini belirtti. Saldırının üretim maliyetlerini artırdığını ve nihai verim konusunda belirsizlik yarattığını ifade etti. General Güemes bölgesinden ziraat mühendisi ve mısır üreticisi Hugo Kolazinski ise sorunun farklı bölgelerdeki işletmelerde görüldüğünü ve belirli bir hibrit ya da tohum şirketine bağlanamayacağını savundu. Yaklaşık 20 günlük bazı mısırların üç insektisit uygulamasına rağmen zararlı taşıdığını, kimi tarlalarda uygulamaların altı günlük aralıklarla tekrarlandığını anlattı. Kolazinski, bitki başına sekiz ya da on larvaya rastladığını söyledi. Mısır yaprakkurdu, Spodoptera frugiperda adlı kelebeğin larvasıdır ve özellikle bitkinin ilk gelişim dönemlerinde yapraklara zarar verebilir. Bt teknolojisi, Bacillus thuringiensis bakterisinin ürettiği ve belirli zararlıları kontrol etmeyi amaçlayan proteinlere dayanır. Ancak kaynağa göre Bt mısırda larva görülmesi tek başına teknolojinin çalışmadığını kanıtlamıyor. Buna karşın tekrarlanan ilaçlamalar ve bildirilen yoğunluk, mevcut koşullarda kontrol etkinliği konusunda soru işareti oluşturuyor. Kolazinski, ilkbaharda ekilen mısırda son 10-12 yılda mısır yaprakkurdu için uygulama yapmadığını, bu kampanyada ise kontrollerin çok erken başladığını belirtti. Üreticiler ayrıca mısır yaprakpiresiyle mücadele için de kaynak ayırıyor. Kuzey Chaco’da limanlara uzaklık, nakliye ve pazarlama giderleri, pahalı tohumlar, ek insektisit uygulamaları ve belirsiz verim, mısır üretiminin ekonomik sonucunu daha da zorlaştırıyor. Bazı küçük üreticilerin mücadele maliyetini karşılayamadığı için bitkilerinin önemli bölümünü kaybettiği bildirildi.

Kıbrıs Hükümeti 45 Günlük Stratejik Tahıl Stoku Oluşturuyor
Görsel kaynağı: AlphaNews Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs Hükümeti 45 Günlük Stratejik Tahıl Stoku Oluşturuyor

Kıbrıs hükümeti, ülkenin insan tüketimine yönelik tahıl ihtiyacını 45 gün karşılayabilecek stratejik stoklar oluşturulması için çalışma yürütüyor. Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, kararın Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki jeopolitik gelişmeler ile bunların temel gıda tedarik zincirlerinde yol açabileceği olası aksamalara karşı hazırlık amacı taşıdığını açıkladı. Plan kapsamında stratejik stokların, ticaret ve tahıl öğütme alanında faaliyet gösteren yerli işletmelere açık ihale süreçleriyle emanet edilmesi öngörülüyor. Böylece stokların ticari amaçlarla tutulan mevcut rezervlerden ayrı ve ek bir güvence olarak muhafaza edilmesi hedefleniyor. Hristodulidis, uygulamanın ülkenin temel gıda tedarikindeki olası bozulmalara karşılık verme kapasitesini güçlendirecek bir önlem olduğunu belirtti. Açıklama, Kıbrıs’ın Frenaros bölgesindeki Mύλοι Χατζηγιώρκη Müzesi’nin onuncu yıl etkinliğinde yapıldı. Cumhurbaşkanı ayrıca müzenin gelecek program döneminde finanse edilmesini destekleyeceklerini duyurdu; ancak bu açıklama stratejik tahıl stokları planından ayrı bir konu olarak aktarıldı. Kaynakta stokların hangi tahıl türlerini kapsayacağı, toplam miktarı ve uygulamanın başlayacağı tarih belirtilmedi.

Şeker, New York’ta Brezilya’daki İklim Riskiyle 1,5 Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: Notícias Agrícolas · Özgün haber
Veri haberi

Şeker, New York’ta Brezilya’daki İklim Riskiyle 1,5 Yılın Zirvesine Çıktı

Şeker fiyatları, Brezilya’da iklim risklerinin güçlenmesiyle New York’ta 1,5 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Sert yükselişin arkasında Brezilya ve Asya’daki hava koşullarına ilişkin riskler etkili oldu. Şeker piyasasında gelecek hasat dönemleri için küresel arz açığı öngörülmesi, yükselişi destekleyen diğer unsur olarak öne çıktı. Bu beklenti, Brezilya ve Asya’daki iklim riskleriyle birlikte fiyat hareketinin temel gerekçeleri arasında yer aldı.