ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

460 haber · Sayfa 9

Arjantin Sığır Sektörü Yeni İzlenebilirlik Sistemini Devreye Alıyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

Arjantin Sığır Sektörü Yeni İzlenebilirlik Sistemini Devreye Alıyor

Arjantin sığır sektörü, Avrupa Birliği’nin ormansızlaşma düzenlemesine uyum sağlamak ve Avrupa pazarındaki payını korumak amacıyla yeni bir izlenebilirlik sistemini uygulamaya koyuyor. Sistem, Arjantin sığır eti ithalatçılarının tedarik ettikleri ürünlerin düzenlemeye uygunluğunu kontrol edebilmesini hedefliyor. Sistem, Paris’te düzenlenen SIAL fuarında Avrupa Birliği sığır eti ticareti paydaşlarına tanıtılıyor. Kaynağa göre, birkaç ertelemenin ardından AB’nin ormansızlaşma düzenlemesinin aralık sonunda yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Endonezya’da Bağımsız Tavuk Yetiştiricileri İflas Riskiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Bağımsız Tavuk Yetiştiricileri İflas Riskiyle Karşı Karşıya

Endonezya’da bağımsız broyler tavuk yetiştiricileri, canlı tavuk satış fiyatlarının gerilemesi ve üretim maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle iflas riskiyle karşı karşıya. Yetiştiricileri temsil eden Perhimpunan Peternak Rakyat Mandiri Indonesia (Permindo), koşulların sürmesi halinde üreticilerin iki ay içinde ayakta kalamayabileceğini bildirdi. Permindo’ya göre yetiştirici seviyesinde canlı tavuk fiyatı kilogram başına 20.000-20.500 Endonezya rupisine gerilerken yem fiyatı 9.700-10.000 rupiye ulaştı ve daha da artma ihtimali taşıyor. Birlik üyesi Asep Saepudin, yem maliyetlerindeki artışın canlı tavuk fiyatı henüz toparlanmadığı için bağımsız işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. Asep, yetiştiricilerin mevcut zararının tavuk başına 4.000-5.000 rupiye ulaştığını ve bu nedenle yeni üretim döngüsünü sürdürmek için gereken sermayenin daraldığını belirtti. Permindo, hükümetten canlı tavuk fiyatını kontrol etmesini isterken, Asep piyasa fiyatlarını etkileyen entegre yetiştiricilerin satış fiyatlarını ayarlamasını talep etti. Asep ayrıca yem fiyatının kilogram başına 8.000-8.500 rupiye indirilmesini ve canlı tavuk fiyatının en az 24.000 rupide tutulmasını önerdi. Yem hammaddesi mısırın fiyatının 8.400 rupiye çıktığı ve arz sıkıntısı yaşandığı belirtilirken, hükümetten uygun fiyatlı ve yem sanayisi standartlarına uygun mısır tedarikinin güvence altına alınması istendi.

Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık ve Kanatlı Fuarı Açıldı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık ve Kanatlı Fuarı Açıldı

İran’ın başkenti Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık, Kanatlı Hayvanlar ve Bağlantılı Endüstriler Fuarı 26-29 Mehr döneminde düzenleniyor. Açılış töreninde fuarın temel gündemi finansman, teknoloji geliştirme, verimliliğin artırılması ve ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi olarak öne çıktı. Kitap tanıtımının ardından yapılan kurdele kesimiyle fuar resmen açıldı ve etkinliğin 29 Mehr’e kadar sürmesi planlandı. Açılışta, üreticilerin banka kaynakları ve sermaye piyasasına erişimini artıracak yeni finansman yöntemlerinin geliştirilmesi ile devlet ve özel sektör arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Hayvancılık ve kanatlı sektöründe yem girdisi ve üretiminden yetiştiricilik, işleme, taşımacılık ve ürünlerin arzına uzanan zincir yaklaşımının üretim maliyetlerini azaltacağı ve gıda güvenliğini güçlendireceği ifade edildi. Verimliliğin artırılması, piyasanın daha öngörülebilir hale getirilmesi ve protein ürünleri zincirinde üretimin sürdürülmesi de gündeme geldi. Fuarda 50 yerli bilgi temelli şirket yer alırken, 16 ülkeden şirket temsilcileri de etkinliğe katılıyor. Katılımcı ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor. Ayrıca 17 ticari heyetin katılımını kolaylaştırmak üzere 103 yabancı kişi ile yem fabrikası yöneticileri ve ülke genelindeki kanatlı yetiştiricilerinin katılımına yönelik planlama yapıldı. Dört günlük programda 10 uzmanlık paneli ve tarım fakültelerindeki öğrenci ve öğrenciler için ziyaret turları bulunuyor. Günlük içerik; sağlık, beslenme ve biyogüvenlik, teknoloji ve inovasyon, ticaret ve yatırım ile üretim kalitesi ve verimlilik başlıklarına ayrıldı. Açılışın sonunda, İran yem sektörünün son yıllardaki bilgi ve istatistiklerini derleyen “İran Yem Pazarı” kitabı tanıtıldı. Farsça, Arapça ve İngilizce hazırlanan kitabın İngilizce elektronik nüshasının ücretsiz erişime açılacağı bildirildi.

Kazakistan’ın Ayçiçek Yağı İhracatı Değer Bazında %48,5 Arttı
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’ın Ayçiçek Yağı İhracatı Değer Bazında %48,5 Arttı

Kazakistan’ın ayçiçek yağı ihracatı ocak-ağustos döneminde %48,5 artarak 672,8 milyon ABD dolarına ulaştı. Tarım Bakanlığının verilerine göre ihracatın miktarı da %35,9 yükselerek 611.400 ton oldu. Kazakistan, 2025 itibarıyla dünyanın en büyük altı ayçiçek yağı ihracatçısından biri haline gelirken Çin’in ikinci büyük tedarikçisi olarak sıralandı. Ülke ayrıca Avrupa Birliği ve Çin’e ayçiçek küspesi ihracatında ilk üç ülke arasında yer aldı ve Orta Asya talebinin önemli bir bölümünü karşıladı. Tahıl sektöründe buğday ihracatı %26,5 artışla 1,25 milyar ABD dolarına çıktı. Yurt dışına gönderilen buğday miktarı %13,8 artarak 5,5 milyon tonu aştı. Buğday ve buğday-çavdar unu ihracatı ise %36 artarak 400 milyon ABD dolarına, sevkiyat miktarı %22,8 yükselerek 1,38 milyon tona ulaştı. Keten tohumu ihracatı değer bakımından 2,3 kat artarak 387,8 milyon dolara, miktar bakımından 2,5 kat artarak 780.800 tona çıktı. Hazır hayvan yemi ihracatı %60,8 artışla 577,6 milyon dolara ulaşırken fiziksel hacim %44,2 yükseldi. Ayçiçek yağı, un ve hazır hayvan yeminin toplam ihracatı 1,65 milyar dolar oldu.

Maldivler Kişi Başına Gıda İsrafında İlk Sırada
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

Maldivler Kişi Başına Gıda İsrafında İlk Sırada

Birleşmiş Milletler (BM) tahminlerine göre Maldivler, kişi başına yıllık yaklaşık 260 kilogram gıda israfıyla dünya sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Al Jazeera’nın Dünya Gıda Günü dolayısıyla yayımladığı analizde aktarılan bu miktar, kişi başına yıllık yaklaşık 132 kilogram olan küresel ortalamanın neredeyse iki katına karşılık geliyor. Maldivler’deki verinin ölçüm yılı ise kaynakta belirtilmiyor. Dünya genelinde her yıl bir milyar tondan fazla gıda israf ediliyor. Mağazalar, restoranlar ve haneler aşamasında tüketicilere sunulan gıdanın neredeyse beşte biri çöpe gidiyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’na (UNEP) göre bu aşamadaki israf, 2022’de yaklaşık 1,05 milyar tona ulaştı. Söz konusu miktarın %60’ından haneler, %28’inden restoranlar ve diğer yeme-içme hizmetleri, %12’sinden mağazalar sorumlu oldu. Gıda kaybı ve israfı, tedarik zincirinin hasattan tüketime kadar tüm aşamalarında görülüyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık %13’ü, mağazalara ulaşmadan önce hasat sonrasında kayboluyor. Depolama, taşıma ve işleme sırasında yaşanan kayıplarda özellikle meyve ve sebzeler öne çıkıyor. FAO, mağazalara ulaşmadan kaybolan gıdaların yıllık değerinin 400 milyar doların üzerinde olduğunu belirtiyor. Ülkeler arasında belirgin farklar bulunuyor. UNEP, sıcaklığın daha yüksek olduğu ülkelerde hane kaynaklı gıda israfının daha yüksek olma eğiliminde olduğunu; taze ürün tüketiminin fazla olması ve soğutma olanaklarına erişimin daha sınırlı kalmasının olası açıklamalar arasında yer aldığını aktarıyor. Maldivler’in ardından Suriye, Dominik Cumhuriyeti, Seyşeller, Meksika ve Tunus geliyor. Bu ülkelerin her birinde kişi başına yıllık gıda israfı 210 kilogramı aşarken, İspanya’da miktar yaklaşık 39 kilogram veya daha az olarak tahmin ediliyor. Gıda israfı, küresel açlıkla ilgili verilerle aynı bağlamda değerlendiriliyor. BM’nin gıda güvenliği ve beslenme raporuna göre 2025’te yaklaşık 645 milyon kişi, dünya nüfusunun %7,8’i, açlıkla karşı karşıya kaldı. Bu oran 2024’teki %8,1’in ve 2022’deki %8,6’nın altında olsa da açlıktan etkilenen kişi sayısı 2019’dan yaklaşık 61 milyon daha yüksek kaldı. İsrafı azaltmak için alışveriş öncesinde evdeki gıdaların kontrol edilmesi, haftalık menü ve alışveriş listesi hazırlanması öneriliyor. Ayrıca “son tüketim tarihi” ile ürünün en iyi kalitesini koruduğu dönemi belirten “tavsiye edilen tüketim tarihi” ifadelerinin farklı anlam taşıdığı belirtiliyor.

Fas’ta Tarımsal Agregasyon Küçük Üreticilere Ulaşamıyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Tarımsal Agregasyon Küçük Üreticilere Ulaşamıyor

Fas’taki tarımsal agregasyon modeli, küçük üreticilerin verim ve gelirlerini artırma potansiyeli göstermesine rağmen ülke genelindeki işletmelerin sınırlı bir bölümüne ulaşabiliyor. AgriMaroc’ta yayımlanan ve Dr. El Houssain Bouichou imzasını taşıyan değerlendirmeye göre model, 04-12 sayılı yasanın kabulünden 14 yıl sonra hâlâ birkaç ürün grubu ve bölgede yoğunlaşıyor. Modelde sanayi kuruluşu, ihracatçı veya meslek kuruluşu, üreticilerle sözleşme yaparak teknik danışmanlık, girdi ve kimi durumlarda finansman sağlıyor. Bunun karşılığında düzenli ve kaliteli ürün tedariki hedefleniyor. Yazıya göre bu yapı küçük üreticiye güvenli bir pazar ve tek başına ulaşamayacağı bilgi birikimini sunarken, alıcıya da izlenebilir hammadde ve istikrarlı hacim sağlıyor. Tarım Bakanlığının verilerine göre Yeşil Fas Planı’ndan bu yana 109 agregasyon projesi uygulandı. Bu projeler 167.000 hektarı ve 163.000 hayvanı kapsarken 59.000 üreticiye ulaştı. Agregasyona dahil bitkisel üretim yapanların %80’i 5 hektardan küçük işletmelere, hayvansal üretim yapanların %65’i ise 5’ten az hayvana sahip işletmelere karşılık geliyor. Bakanlık, ürün gruplarına göre verim artışının %80’e, gelir kazanımının hektar başına 15.000 dirheme kadar çıkabildiğini bildiriyor. Buna karşın 59.000 üretici, yaklaşık 1,5 milyon işletmenin bulunduğu ülkede agregasyonun işletmelerin %4’ünden azına ulaştığını gösteriyor. Tarımsal Kalkınma Ajansının 2022 verileriyle sonraki dört yılın karşılaştırmasında proje sayısı %68 artarken agregasyona dahil üretici sayısı yalnızca %4 yükseldi, kapsanan alan ise yaklaşık %10 geriledi. Bu nedenle yazara göre değerlendirmede yalnızca onaylanan proje sayısı değil, üreticilerin sistemde kalıcılığı da ölçülmeli. Program sözleşmelerinde 2023’te tanımlanan 189 projenin 63’ü onaylandı, 44’ü agregasyon belgesi aldı. Ajans 2024’te 18, 2025’te 14 yeni projeyi onayladı. Yeşil Nesil’in başlangıcında açıklanan 300 proje hedefine 2030’a kadar ulaşılması için yılda yaklaşık 50 yeni proje oluşturulması gerektiği, bunun mevcut hızın yaklaşık üç katı olduğu belirtiliyor. Ayrıca şeker bitkileri, süt ve yağlı tohumlar 2022’de üreticilerin yaklaşık %90’ını, üç bölge ise %68’ini oluşturdu. Yazı, modelin yayılmasının önündeki engeller arasında küçük üreticilerin fiyat ve kalite koşullarını sınırlı biçimde müzakere edebilmesini, geciken ödemeleri, hızlı uyuşmazlık çözümü eksikliğini ve parçalı arazi yapısını sayıyor. CESE’ye göre küçük tarım arazilerinin yaklaşık %88’i kayıtlı değil; 5 hektardan küçük işletmelerin %66’sı ortak mülkiyet durumunda. Yazar, kooperatiflerin profesyonelleştirilmesini, daha dengeli sözleşmeleri ve agregasyonun tahıl, baklagil, koyun yetiştiriciliği ile bour bölgelerine genişletilmesini öneriyor.

Sebze Üretimindeki Kapanış Bölgesel Tedarikle Karşılanacak
Görsel kaynağı: Heute · Özgün haber

Sebze Üretimindeki Kapanış Bölgesel Tedarikle Karşılanacak

Ardo’nun Groß-Enzersdorf’taki dondurulmuş sebze üretimini kapatacağını duyurması, Spar’ı şaşırttı. Şirket, iki gün içinde alternatif bir düzenleme yaparak uzun süredir çalıştığı Schneiders Gemüsewelt’in Marchfeld bölgesinde daha fazla sebze üretmesini kararlaştırdı. Geçiş süreci henüz tamamlanmış değil. Schneiders Gemüsewelt’in kapasitesini artırması ve ek çiftçileri üretime dahil etmesi gerekiyor. İlave miktarların ne zaman hazır olacağı belirsizliğini korurken, düzenlemenin ürün çeşidi veya fiyatlar üzerindeki uzun vadeli etkisi şu aşamada değerlendirilemiyor.

Şili’de Yumurta Sektörü Kafessiz Üretime Geçiş Baskısıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Yumurta Sektörü Kafessiz Üretime Geçiş Baskısıyla Karşı Karşıya

Sinergia Animal, yumurta sektöründe kafessiz üretime geçişin artık yalnızca hayvan refahıyla sınırlı bir konu olmadığını, şirketlerin rekabet gücü, itibarı ve daha sıkı pazarlara erişimi açısından da sonuçlar doğurduğunu bildirdi. Kuruluşun 9 Ekim’de Bogotá’da sunduğu “Kafessiz Yumurtalar: Daha İyi İş Modellerine Küresel Geçiş” başlıklı rapor, farklı ülkelerden şirket, akademi, kamu ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı bir buluşmada ele alındı. Rapora göre dönüşüm, tüketici beklentileri, büyük şirketlerin tedarik taahhütleri ve hayvan refahının yatırım kararlarında daha fazla dikkate alınmasıyla hızlanıyor. Belgede, uygulamalarını uyarlamayan şirketlerin itibar kaybı ve daha yüksek standartlar uygulayan pazarlara erişimde zorluk yaşayabileceği belirtiliyor. Buna karşılık kafessiz sistemlere yönelmek, şirketler için ticari farklılaşma fırsatı yaratabilir. Ancak rapor, geçişin üreticiler açısından yatırım yapılmasını ve teknik uyarlama gerçekleştirilmesini gerektirdiğini de vurguluyor. Bu nedenle değişim, yalnızca kurumsal taahhüt açıklanmasıyla değil, üretim sistemlerinin ve işletme uygulamalarının dönüştürülmesiyle bağlantılı görülüyor. Şili’de kafesli üretimin ağırlığı sürüyor. Instituto Nacional de Estadísticas verilerine göre 2026’nın ilk yarısında ülkede üretilen yumurtaların %96’sı konvansiyonel veya kafes sistemlerinden geldi; bu miktar 2 milyardan fazla yumurtaya karşılık geliyor. Yerde, aviary ya da serbest dolaşan tavuk sistemlerinden elde edilen yumurtaların payı ise %4’te kaldı. Raporda, ülkedeki üretim yapısıyla şirketlerin kafessiz tedarik hedefleri arasındaki farkın sektör için önemli bir dönüşüm alanı oluşturduğu kaydediliyor. Tüketici tarafında ise 14 ülkeyi kapsayan ve Şili’nin de dahil olduğu bir araştırma, katılımcıların çoğunun kafese konulan tavukların acı çekmesini önlemeyi öncelikli gördüğünü ortaya koyuyor. Katılımcılar kafessiz veya açık alan sistemlerinden elde edilen yumurtaları tercih ettiklerini belirtirken, etiketlerdeki bilgilerin yeterince açık olmaması bu tercihin satın alma kararına dönüşmesini zorlaştırabiliyor. Böylece üretim biçiminin tüketiciye anlaşılır biçimde aktarılması, ticari geçişin koşullarından biri olarak öne çıkıyor. Şili’de bazı şirketler bu yönde adım atmış durumda. Sinergia Animal’in 2025 Cage-Free Tracker ekine göre IKEA’nın restoranları, La Clementina, Melting Cook, Savia Mercado Justo ve Vapiano değerlendirilen kapsam içinde geçişini tamamlayan şirketler arasında yer alıyor. Cencosud ise Jumbo ve Spid’de 2028’e kadar yalnızca kafessiz taze yumurta satmayı hedefliyor. Rapor ayrıca, kafeslerin tavukların yürüme, kanatlarını açma ve yuva yapma gibi doğal davranışlarını kısıtladığına ilişkin bilimsel bulguları aktarıyor.

Palm Yağı Fabrikası Atığından Biyometan İçin 15 Yıllık Anlaşma
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Palm Yağı Fabrikası Atığından Biyometan İçin 15 Yıllık Anlaşma

Endonezya’da reNIKOLA Holdings Sdn Bhd’nin iştiraki PT reNIKOLA Primer Satu, PT Gagas Energi Indonesia (PGN Gagas) ile 15 yıllık sıkıştırılmış biyometan gazı (CBG) alım anlaşması imzaladı. Anlaşma, Kuzey Sumatra’daki PT Karya Pratama Niagajaya’ya (KPNJ) ait palm yağı fabrikasında geliştirilecek projeden üretilecek CBG’nin uzun vadeli tedarikini kapsıyor. KPNJ ile Yap-Sahip Ol-İşlet-Devret (BOOT) modeliyle yürütülecek projenin yatırım tutarı 5 milyon ABD dolarını aşacak. Proje, palm yağı fabrikalarının sıvı atığı POME’yi işleyerek biyogaz üretecek. reNIKOLA bu amaçla anaerobik işleme ve biyometan arıtma tesisleri kuracak; elde edilen biyogaz, PGN Gagas’a gönderilmeden önce CBG’ye dönüştürülecek. Tesisin 2028’in ikinci çeyreğinde ticari işletmeye başlaması ve yılda 102.000 MMBtu’nun üzerinde CBG üretmesi öngörülüyor. Metanın daha önce atmosfere salınma potansiyelinin bulunduğu süreçte yakalanması sayesinde projenin yılda yaklaşık 28.000 ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı emisyonunu önlemesi bekleniyor. Şirket, bu modelle palm yağı sanayisinin sıvı atıklarına ekonomik değer kazandırmayı, metan emisyonlarını azaltmayı ve biyometanı Endonezya’nın yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olarak geliştirmeyi hedefliyor. PT RPS Üst Yöneticisi ve Direktörü Amran Yusof, reNIKOLA’nın iki ila üç yıl içinde Endonezya genelinde 40 biyometan üretim tesisi geliştirme hedefinin gerçekçi olduğunu söyledi. Kuzey Sumatra’daki proje, şirketin ülkede geliştirdiği 10. CBG projesi olarak tanımlanıyor. Şirket ayrıca, uzun vadeli ticari gaz alımını atık yönetimi ve emisyon azaltımıyla birleştiren modelin diğer palm yağı fabrikalarında da uygulanabileceğini belirtiyor.

World Buffalo Congress 2026, 20 Yıl Sonra İtalya’ya Dönüyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

World Buffalo Congress 2026, 20 Yıl Sonra İtalya’ya Dönüyor

World Buffalo Congress 2026, 28-30 Ekim tarihlerinde İtalya’nın Campania bölgesindeki Sorrento kentinde düzenlenecek. Yaklaşık 20 yıl sonra İtalya’ya dönen kongrede bufalo yetiştiriciliğinin geleceği; araştırma, inovasyon, sürdürülebilirlik ve tedarik zincirinin rekabetçiliği ekseninde ele alınacak. Genomik, yapay zekâ, hayvan refahı ve sürdürülebilirlik, etkinliğin öne çıkan çalışma alanları arasında yer alıyor. Kongre, Napoli Federico II Üniversitesi’nin Veterinerlik ve Hayvansal Üretimler Bölümü, Mozzarella di Bufala Campana DOP Koruma Konsorsiyumu ve Istituto Zooprofilattico Sperimentale del Mezzogiorno tarafından düzenleniyor. Etkinlik, bilimsel araştırma ile teknolojik inovasyonu bufalo sektörünün üretim sistemiyle buluşturmayı amaçlıyor. Dünya genelinde 220 milyondan fazla bufalo bulunduğu, hayvanların çoğunlukla Asya’da yoğunlaştığı, ancak Avrupa ve Amerika kıtalarında da daha fazla görülmeye başladığı belirtiliyor. Kongrenin uluslararası niteliği, sunulan çalışmaların dağılımında da görülüyor. Etkinliğe 28 ülkeden 283 bilimsel katkı sunuldu. İtalya, 82 katkıyla toplamın %28,5’ini oluşturarak ilk sırada yer aldı; Hindistan 40, Pakistan ise 32 özetle takip etti. İtalya’nın bu konumu, ülkenin dünya bufalo varlığındaki payından çok araştırma kapasitesi ve bilimsel bilgiyi üretim zincirine aktarma becerisiyle ilişkilendiriliyor. Bilimsel kurulun seçimi sonrasında başlangıçta değerlendirilen 181 sözlü bildiriden 103 çalışma sözlü olarak, 163 çalışma ise poster formatında sunulacak. Bildiriler içinde genetik 50 özetle ilk sırada bulunurken, üreme 48 katkı, hayvan sağlığı ve refahı 46 katkıyla öne çıktı. İnovasyon teknolojisi, genetik iyileştirme ve sürdürülebilirlik başlıkları toplam 119 katkıyla kongre kapsamının %40’ından fazlasını oluşturuyor. International Buffalo Federation Başkanı Giuseppe Campanile, kongreyi bufalo yetiştiriciliğinin küresel gelişimine ilişkin bilimsel, teknik ve girişimci topluluklar arasında bir karşılaştırma ve iş birliği zemini olarak tanımlıyor. Etkinlikte üretim, çevresel sürdürülebilirlik ve kaliteli ürünlerin değerlendirilmesine yönelik araştırmaların yanı sıra sektörün geleceğine ilişkin yaklaşımlar ele alınacak. İtalya Tarım Bakanı Francesco Lollobrigida da çalışmaların 30 Ekim sabahındaki kapanışına davet edildi.

Avusturya’da Meyve Hasadında %30, Sebzede %40 Düşüş Bekleniyor
Görsel kaynağı: Exxpress · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Meyve Hasadında %30, Sebzede %40 Düşüş Bekleniyor

Avusturya’da sıcak hava ve kuraklığın ardından meyve hasadının yaklaşık %30, sebze üretiminin ise ortalama %40 azalması bekleniyor. Landwirtschaftskammer Österreich ile meyve ve sebze sektörü tarafından hazırlanan bilançoya göre bazı ürün çeşitlerinde kayıp hasadın yarısına ulaşıyor. Elma üretiminin yaklaşık 130 bin tonla geçen yıla göre %35 düşeceği, Steiermark’taki üretimin ise yaklaşık 90 bin ton olacağı tahmin ediliyor. Erkenci Gala, Elstar ve Arlet çeşitleri daha zayıf sonuç verirken geç çeşitler eylül yağışlarıyla kısmen toparlandı. Hasattan kısa süre önce görülen Marmorierte Baumwanze istilası elma ve armutlara ek zarar verdi. Steiermark’ta sulanmayan Çin lahanası %50’den fazla, Yukarı Avusturya’da lahana üretimi ise neredeyse yarı yarıya geriledi. Seralarda özellikle domatesler zarar gördü; 30 derecenin üzerinde bitkiler büyümeyi durduruyor. Buna karşın salatalık, biber ve patlıcan sonbaharda kısmen toparlandı. Gıda fiyatları eylülde yıllık bazda %0,4 artarken enerji, gübre ve sulama maliyetleri yükseldi. Ardo’nun Marchfeld’deki üretimini yıl sonunda kapatması, dondurmalık ıspanak ekiminin durmasına ve yaklaşık 500 tedarikçinin etkilenmesine yol açtı. Sektör, sulama desteği, su depolarına yatırım ve uygun fiyatlı sigorta talep ediyor.

Hürmüz’deki Kesinti Gıda Tedarik Zincirinde Fiyat Baskısını Artırıyor
Görsel kaynağı: La Vanguardia · Özgün haber
Veri haberi

Hürmüz’deki Kesinti Gıda Tedarik Zincirinde Fiyat Baskısını Artırıyor

Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığının kesintiye uğraması, gübre ve diğer tarımsal girdilerin sevkiyatını aksatarak gıda dağıtımını riske atabilecek bir tablo oluşturuyor. Birleşmiş Milletler kuruluşu Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (FIDA), kesintilerin tarım ürünleri ve gıda maliyetleri üzerinde yeni baskı yaratabileceği uyarısında bulundu. Gübre sevkiyatlarındaki aksamalar ile yakıt ve taşımacılık fiyatlarındaki artışlar, El Niño’nun etkileri ve Ukrayna’daki savaşın Karadeniz’den buğday tedarikinde yarattığı zorluklarla birlikte değerlendiriliyor. Bu etkenlerin toplamı, tarım ürünleri fiyatında yılın üçüncü çeyreğinde %13’lük artışa yol açtı. Maliyetlerin 2026’nın son çeyreğinde ve 2027’nin ilk üç ayında da yükselmesi bekleniyor. FIDA Başkanı Álvaro Lario, Hürmüz Boğazı’ndaki ilk ablukanın etkilerinin görülmeye başladığını söyledi. İran ve ABD’nin uyguladığı deniz ablukaları ve karşı ablukaların, gübre ve yakıt rezervlerinin ilk etkileri sınırlama gücü azalırken daha temkinli ekime yol açtığı belirtildi. Gübreye, yakıta ve gıda ithalatına daha bağımlı ülkelerin gelişmelerden daha fazla etkilenmesi bekleniyor. FIDA, bazı Asya ve Afrika bölgelerinde gıda güvenliği krizi yaşanabileceğini bildirirken, Lario küçük çiftçilerin daha kısa sürede gelir sağlayan ürünlere yönelerek daha değerli ürünleri bırakabileceği uyarısında bulundu. Kaynak, gelişmeler zincirinin dünya genelindeki tedarik sistemini etkileyebileceğini aktarıyor.

Rosario Buğdayı Vadeli Fiyatları Chicago’dan Ayrıştı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Rosario Buğdayı Vadeli Fiyatları Chicago’dan Ayrıştı

Mercosur için referans kabul edilen A3 Mercados’taki Rosario buğdayı vadeli işlem fiyatları, Güney Koni’ndeki yükseliş yönlü koşulların etkisiyle Chicago’daki fiyatlardan ayrışmaya başladı. ABD buğdayı fiyatları, Karadeniz’deki lojistik kesintiye ve ABD’nin tahıl bölgelerindeki üretim sorunlarına rağmen, Chicago’da işlem yapan tarım fonlarının uzun pozisyonlarını tasfiye etmesiyle geçen aydan beri sert geriliyor. Cuma günü Kansas buğdayı kontratı %1,2 düşüşle ton başına 258,5 ABD dolarından kapanırken, A3 Mercados’taki eşdeğer Rosario kontratı %0,09 artışla 230,2 ABD dolarına çıktı. Rosario buğdayı fiyatlarının Brezilya’daki dramatik durum nedeniyle önemli bir yükseliş potansiyeli taşıdığı belirtilirken, Arjantinli üreticilerin bir bölümü mevcut teklifleri cazip buluyor. Bu yaklaşım, 2025/26 buğdayı ile 2026/27 döneminin yeni ürünü için işlem hacmini artırdı. A3 Mercados’ta cuma günü Rosario buğdayı vadeli işlem sözleşmelerinde 241.700 tonluk hacim oluşurken, PUT ve CALL opsiyonlarında işlem hacmi 11.400 ton oldu. Aralık 2026 kontratı da 2026/27 döneminin ilk sözleşmesi olarak son günlerde yükseliş eğilimi gösterdi. Bununla birlikte, yılın son iki ayındaki yağış rejimi henüz belirsizliğini koruyor. Bu dönemde bol yağış görülmesi ve tedarik gecikmeleri, ekmeklik kalitede buğday arzının bulunabilirliğini daha da kötüleştirebilir.

Şili’de Yağışlar Ekim ve Hasat Takvimini Aksattı
Görsel kaynağı: BioBioChile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Yağışlar Ekim ve Hasat Takvimini Aksattı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Şili’de kısa süreli şiddetli yağışlar ve bazı bölgelerde görülen dolu, tarımsal faaliyetlerde gecikmelere yol açtı. Sociedad Nacional de Agricultura (SNA) Başkanı Antonio Walker, toprağın aşırı doygun olması nedeniyle bazı ekimlerin ertelendiğini; özellikle mısır ve ülkenin güneyindeki diğer ürünlerin etkilendiğini söyledi. Su altında kalan topraklar nedeniyle bazı sebzelerin hasadında da kesintiler yaşandığı bildirildi. Walker, yağışların tarım açısından olumlu sonuçlar da taşıdığını belirtti. Şili’de kar rezervlerinin bulunduğunu, 31 rezervuardaki su seviyelerinin önemli olduğunu ve akiferlerde yeniden dolum görüldüğünü aktaran Walker, önceki yıllarda yaşanan donların bu yıl görülmediğini söyledi. Buna karşın aşırı nem, ekim çalışmalarının zamanlamasını bozarken bazı ürünlerin tedarikinde iki veya üç güne varabilen kesintilere neden olabiliyor. Meyvecilikte çiçeklenme dönemindeki ürünlerin mantarlara karşı hassas olduğu, bu nedenle fungisit uygulamalarına başvurulduğu belirtildi. Bu uygulamalar, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle pahalanan gübreler ve yükselen petrol maliyetleriyle birlikte üretim giderlerini artırdı. Farklı meyve üretim bölgelerinde dolu hasarı görülse de Walker, ülke genelindeki üretim zararını değerlendirmek için henüz erken olduğunu söyledi. Dolu yağışlarının bölgesel olması nedeniyle bazı üreticiler ağır zarar görürken genel bilanço çıkarılamadı. Önümüzdeki günlerde beklenen yeni kötü hava sistemleri de tarımsal çalışmaların planlanmasını zorlaştırıyor.

Avustralya ve Çin Kırmızı Et Sektörleri İşbirliği Mutabakatı İmzaladı
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya ve Çin Kırmızı Et Sektörleri İşbirliği Mutabakatı İmzaladı

Avustralya ve Çin’in kırmızı et sektörlerini temsil eden CMA, AMIC ve MLA, yeni sektör ortaklıkları geliştirme taahhüdünü içeren bir mutabakat imzaladı. İmza, Avustralya kırmızı et sektörü temsilcilerinin Çin’de gerçekleştirdiği bir haftalık misyonun sonunda atıldı. Misyon, Avustralya-Çin Hayvancılık ve Kırmızı Et İşbirliği Programı kapsamında düzenlendi ve MLA ile AMIC tarafından ortaklaşa yürütülüyor. Avustralya heyeti Pekin, İç Moğolistan ve Şandong eyaletini ziyaret ederek Çin’in hayvancılık üretimi, işleme faaliyetleri ve tedarik zincirini inceledi. Ziyaret programında sığır ve koyun yetiştiriciliği işletmeleri, hayvan pazarlama merkezleri, besi işletmeleri, işleme tesisleri, soğuk hava depoları ve dağıtım ağları yer aldı. İlk Avustralya-Çin Hayvancılık ve Kırmızı Et İşbirliği Forumu’na 120’den fazla sektör temsilcisi katıldı. Program, iki sektör arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi, teknik bilgi paylaşımını artırmayı ve her iki ülkede kırmızı et üretiminin uzun vadeli sürdürülebilirliği için fırsatları belirlemeyi amaçlıyor. MLA Genel Müdürü Michael Crowley, sektörlerin farklı ortamlarda faaliyet göstermesine rağmen verimlilik, sürdürülebilirlik, gıda güvenliği ve değişen tüketici beklentileri konusunda ortak fırsat ve zorluklar taşıdığını söyledi.

Hırvatistan’da Yılda 480.000 Ton Gıda Çöpe Gidiyor
Görsel kaynağı: HRT Vijesti · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan’da Yılda 480.000 Ton Gıda Çöpe Gidiyor

Hırvatistan’da yılda 480.000 ton gıdanın çöpe gittiği, bunun kişi başına 125 kilograma karşılık geldiği bildirildi. Gıda israfı ve çöpe giden miktarın azaltılması, HRT Günlüğü programında ele alındı. Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığının gıda kalitesi sektöründen Sanja Koralić Kravar, sorunun azaltılması için alışkanlıkların değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

İrlanda’da Tahıl İthalatı 2025’te Yerli Üretimin İki Katını Aştı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Tahıl İthalatı 2025’te Yerli Üretimin İki Katını Aştı

İrlanda, 2025'te yaklaşık 5,1 milyon ton tahıl ithal etti. Tarım, Gıda ve Deniz Bakanlığı (DAFM) verilerine göre bu miktar, ülkede aynı yıl üretilen 2,2 milyon tonun iki katından fazlaydı. Veriler, ticaret akışlarında önemli bir kesinti yaşanması halinde ülkenin tahıl tedarikinde olası bir kırılganlığa işaret ediyor. Tarım Bakanı Martin Heydon, Sinn Féin milletvekili Denise Mitchell’in sorusu üzerine, devletin yıllık yaklaşık 4,5 milyon ton hayvan yemi ithal ettiğini belirtti.

Güney Afrika’da Olası Dizel Zammı Çiftçileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrika’da Olası Dizel Zammı Çiftçileri Endişelendiriyor

Güney Afrika’da çiftçiler ve tarım ürünlerini taşıyan işletmeler, kasım ayında yeni bir dizel fiyat artışı ihtimaliyle karşı karşıya. Merkezi Enerji Fonu’nun 2-14 Ekim 2026 dönemine ilişkin verileri, 500 ppm dizelde litre başına 1,37 rand, 50 ppm dizelde ise 1,46 rand eksik tahsilat bulunduğunu gösteriyor. Bu ortalamalar korunursa bir sonraki fiyat ayarlamasında, 4 Kasım’da, artış yaşanabileceği öngörülüyor. Ancak ekim ortası verileri açıklanmış fiyat değil, yalnızca olası artışın göstergesi niteliğinde; nihai ayarlama kalan inceleme dönemindeki hareketlere ve harç değişikliklerine bağlı olacak. Olası artış, son bir yıldaki sert fiyat yükselişinin ardından gündeme geldi. İç kesim toptan 500 ppm dizel fiyatı Ekim 2025’te litre başına 19,34 randdan Ekim 2026’da 31,95 randa çıktı. Farmer’s Weekly’nin aktardığı örnekte, 1.000 hektarlık bir mısır işletmesinin aynı yakıt tahsisi için dizel faturası yaklaşık 1,45 milyon randdan 2,4 milyon randa yükseldi. Bu, tohum, gübre, işçilik ve bitki koruma maliyetlerindeki değişiklikler hesaba katılmadan 945.855 randlık veya %65,2’lik ek yük anlamına geliyor. Karşılaştırma, hektar başına 75 litre dizel tüketimi ve hektar başına 5 ton verim varsayımıyla hazırlanıyor. İşletme alanı, yakıt tüketimi ve üretim miktarı sabit tutulduğu için hesaplama yalnızca fiyat artışının etkisini gösteriyor. Bu varsayımlarda dizelin ton başına maliyeti 290 randdan 479 randa çıkıyor. Önceki marjı koruyabilmek için ton başına 189 randlık farkın daha iyi net satış fiyatı, başka alanlarda tasarruf veya daha yüksek verimle karşılanması gerekiyor. Yakıt maliyetindeki baskı, çiftliğin kendi tüketimiyle sınırlı kalmıyor. Road Freight Association Üst Yöneticisi Gavin Kelly, yakıtın taşımacılık işletme maliyetlerinin operasyona bağlı olarak %35 ila %55’ini oluşturduğunu ve karayolu taşımacılığının Güney Afrika’daki kara taşımacılığı yüklerinin %80’inden fazlasını taşıdığını belirtti. Buna göre artış; girdilerin çiftliğe ulaştırılması, ürünlerin alıcılara taşınması ve nakliye hizmeti fiyatlarının yeniden düzenlenmesi üzerinden tedarik zincirine yansıyabilir. Kaynakta verilen örneğe göre yakıtın toplam işletme maliyetlerinin %40’ını oluşturduğu bir operasyonda, dizel fiyatının %10 artması diğer giderler sabitken toplam işletme maliyetini yaklaşık %4 yükseltir. Ton başına 20 randlık ek taşıma bedeli ise 5.000 tonluk hasatta 100.000 randlık ek maliyet oluşturur; bu hesap bir nakliye zammı tahmini değil, olası maliyet maruziyetini gösteren örnektir. Gerçek yük, mesafe, taşıma kapasitesi, bekleme süresi, sözleşme koşulları ve maliyetin hangi tarafça üstlenildiğine göre değişebilir.

Hollanda, Siber Saldırıların Ardından Gıda Krizleri İçin Plan Hazırlıyor
Görsel kaynağı: BNT News · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda, Siber Saldırıların Ardından Gıda Krizleri İçin Plan Hazırlıyor

Hollanda hükümeti, ülkedeki süpermarketleri etkileyen siber saldırıların ardından gıda krizleriyle başa çıkma planı hazırlıyor. Plan kapsamında ulusal düzeyde, kritik ürünlerin en az iki-üç gün yetecek rezervlerinin oluşturulması öngörülüyor. Mağazaların dijital sistemler, ödemeler veya lojistik çalışmadığında kullanılacak alternatif gıda tedarik planlarına ve ek depolara sahip olması isteniyor. Saldırılar, sürekli teslimata ve görece küçük stoklara dayanan sistemde 10 milyon avronun üzerinde zarara yol açtı. Mark Jansen, dijital sistemlere tek başına bağlı olmayan analog bir dağıtım sistemi çağrısı yaptı.

İngiltere’nin Güneyinde Şiddetli Kuraklık İlanı, Çiftçilere Su Denetimi
Görsel kaynağı: FarmingUK · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’nin Güneyinde Şiddetli Kuraklık İlanı, Çiftçilere Su Denetimi

3 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

İngiltere hükümeti, Cornwall, Devon, Dorset, Somerset, East Sussex ve West Sussex’in bazı bölgelerinde şiddetli kuraklık ilan etti. Güney İngiltere’deki çiftçiler, doğal kaynaklardan yapılan su çekimlerine yönelik artırılmış denetimlerle karşı karşıya kalacak. Duyuru, Güneydoğu ve Güneybatı İngiltere’de nisan-eylül döneminin bir yüzyılı aşkın sürenin en kurak dönemi olmasının ardından geldi. Uzun süren kuraklık rezervuar seviyelerini düşürürken hükümet, kamu su kaynaklarını korumak için ek önlemler aldı. Çevre Ajansı, doğal kaynaklardan su çeken işletmelerin çekimlerinin izin verilen sınırlar içinde kalıp kalmadığını denetleyecek. Uygulama, sulama ve diğer tarımsal faaliyetleri için su çekimine bağımlı işletmeleri özellikle ilgilendiriyor. Ulusal Çiftçiler Birliği (NFU) Başkan Yardımcısı Paul Tompkins, aşırı hava koşullarının İngiliz tarımı ve gıda üretimi üzerindeki baskısına dikkat çekerek çiftlik içi su depolama altyapısına daha fazla yatırım yapılmasını istedi. NFU ayrıca çiftlik rezervuarlarının yapımını destekleyecek su yönetimi hibeleri konusunda netlik sağlanması ve gereksiz planlama engellerinin kaldırılması çağrısında bulundu. Su şirketlerine nehir ve rezervuar seviyelerini günlük izleme ile daha sıkı su kalitesi kontrolleri yapma talimatı verildi. Su Bakanı Emma Hardy, çevre kuralları ile su mevcudiyeti arasında kaçınılmaz bir çatışma oluştuğunda kamu su kaynaklarına öncelik verilmesini istedi. Hükümet müşteri tedariklerinin kesintiye uğramayacağını belirtirken yeni tarımsal sulama kısıtlaması açıklanmadı. Uzun vadeli planlar arasında su altyapısına 104 milyar sterlin yatırım, dokuz büyük rezervuarın inşası ve rezervuar projelerini kolaylaştıracak planlama reformları bulunuyor.

İrlanda’da Kadın Çiftçilerin Rolü Kısa Gıda Zincirleriyle Ele Alındı
Görsel kaynağı: Teagasc · Özgün haber

İrlanda’da Kadın Çiftçilerin Rolü Kısa Gıda Zincirleriyle Ele Alındı

İrlanda’da düzenlenen “Land Citizenship: Rural Women Cultivating Good Food for All” etkinliğinde kadın çiftçilerin tarımdaki rolü, kısa gıda tedarik zincirleri ve sürdürülebilir gıda sistemleri araştırma ve politika odağında ele alındı. Teagasc’ın Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün Uluslararası Kırsal Kadınlar Günü ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı kapsamında düzenlediği organizasyon, kurumun bu çerçevedeki iki etkinliğinden biri oldu. İki günlük etkinlik, İrlanda Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığı ile Teagasc tarafından ortaklaşa düzenlendi ve İrlanda’nın Avrupa Birliği Konsey Başkanlığı için resmi etkinlik olarak gerçekleştirildi. COREnet Horizon Europe projesi kapsamında bir yol gösterisi niteliğindeki organizasyon, uluslararası katılıma ve politika yeniliğine odaklandı. İlk gün Avrupa’nın farklı yerlerinden çiftçiler, danışmanlar, araştırmacılar, politika yapıcılar ve kırsal kuruluşlar saha ziyaretlerinde bir araya geldi. Katılımcılar COREnet’in “Golden Cases” ve “Lighthouse Projects” kapsamındaki Airfield Farm, Burren Beef and Farm Experience, Masterchefs ve Western Organic Producer Organisation örneklerini inceledi. Bu örnekler, kapsayıcı ve sürdürülebilir değişimde danışmanlık hizmetleri, hedefli politika desteği ve işbirlikçi ağların rolünü ortaya koydu. Bazı girişimlerin İrlanda’nın 2023-2027 Ortak Tarım Politikası Stratejik Planı kapsamındaki kısa gıda tedarik zinciri ve üretici örgütlerine erken destek programlarından yararlandığı aktarıldı. Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığından Elisa Goode, örneklerin kısa gıda zincirleri ile sürdürülebilir gıda sistemlerinde kadın çiftçilerin liderliğini gösterdiğini söyledi. İkinci gün Galway’de düzenlenen araştırma ve politika sempozyumunda DAFM’nin TEDY Agroekoloji Ortaklığı, COREnet’in kardeş ağı EU4Advice ve sürdürülebilir hayvancılık sistemlerine odaklanan STEP-UP Horizon Europe projesi ele alındı. Teagasc’tan Áine Macken-Walsh, kısa gıda zincirlerinin yalnızca İrlanda’da değil, Avrupa Birliği genelinde kadınların çiftlik temelli yenilikçiliğe liderlik ettiği alanlardan biri olduğunu belirtti. Macken-Walsh, bu zincirlerin aile çiftliklerinde kadınların işletmelerin ortak liderleri olduğu işbirlikçi düzenlemelerle gelişebildiğini ifade etti. Hindistan’dan Bina Agarwal, grup veya işbirlikçi tarımın tarımda toplumsal cinsiyet eşitliğini dönüştürme potansiyelini vurgulayarak İrlanda’daki örnekleri küresel bağlama yerleştirdi. Avusturya’dan Christian Jochum ise ülkede kadınların tarıma katılımının Avrupa Birliği ortalamalarına göre daha yüksek olduğunu ve organik tarımın önemli bir paya sahip bulunduğunu aktardı. TEDY’den Mousaab Alrhmoun, kısa gıda zincirlerinin kadınları, gençleri ve geleneksel tarımda yeterince temsil edilmeyen grupları güçlendirebilecek yerel iş modelleri sunduğunu söyledi. Etkinlikte ayrıca İrlanda Natura ve Tepe Çiftçileri Birliği, Tarımda Kadınlar Paydaş Grubu, Wild Atlantic Nature, Talamh Beo ve Mid-West Bio-District temsilcilerinin görüşleri sistemik haritalama çalışmasında bir araya getirildi. Araştırma boyutunda FLIARA Horizon Europe projesi ile Galway, Limerick ve Lyon’daki akademik kurumların temsilcileri yer aldı. Kapanış konuşmasında Teagasc yöneticisi Paul Maher, aile çiftçiliğinde kadınların güçlendirilmiş rollerinin sürdürülebilirlik ve yenilikçilik üzerinde olumlu etkiler yarattığına ilişkin tutarlı kanıt bulunduğunu söyledi.

Yunan Zeytinyağı Fransa'da Dördüncü Sırada
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Yunan Zeytinyağı Fransa'da Dördüncü Sırada

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Yunanistan, 2025'te Fransa'nın sızma zeytinyağı tedarikçileri arasında dördüncü sırada yer aldı. Yunan ürününün Fransa ithalatındaki payı değer bazında %2,13, miktar bazında ise %1,59 oldu. Yunanistan'dan Fransa'ya gönderilen sızma zeytinyağı miktarı 1.351,6 tona yükselerek 2024'e göre %3,1 artarken, ihracat değeri %22,8 düşüşle 9,79 milyon euroya geriledi. Miktar artışına karşılık gelirdeki gerileme, ortalama beyan edilen değerdeki düşüşle birlikte gerçekleşti. Yunan zeytinyağının kilogram başına ortalama değeri 2024'te 9,67 euro iken 2025'te 7,24 euroya indi ve %25,1 azaldı. Buna rağmen bu değer, Fransa'nın aynı kategorideki toplam ithalat ortalaması olan 5,39 euronun üzerinde kaldı. Çalışmada Yunan ürününün daha yüksek değerli kategorilerdeki konumuna dikkat çekildi; ürünün ortalama değeri İspanyol zeytinyağında 5,27, İtalyan ürününde 6,29 ve Tunus ürününde 4,60 euro oldu. Fransa pazarında İspanya 47.608 ton ve yaklaşık 251 milyon euroluk ihracatla en büyük tedarikçi olurken, İtalya 18.097 ton ve 113,78 milyon euroyla ikinci, Tunus 15.537 ton ve 71,52 milyon euroyla üçüncü sırada yer aldı. Fransa'nın toplam sızma zeytinyağı ithalatı 2025'te 85.189 ton ve 459,51 milyon euro oldu; ithalat miktarı %5,9 artarken toplam değer %32,8 azaldı. Rapora göre Yunanistan'ın Fransa'ya sızma zeytinyağı ihracatı ile Fransa'nın Yunanistan'a ayrı kaydedilen karşılık gelen ihracat akışı arasında Yunanistan lehine önemli bir fark bulunuyor. Söz konusu karşılaştırma yaklaşık 9,79 milyon euroya karşı 356 bin euro ve 1.351,6 tona karşı 17,48 tonluk akışlara dayanıyor. Bununla birlikte rapor, Yunan zeytinyağının Fransa pazarındaki payının ana tedarikçilere kıyasla sınırlı kaldığını belirtiyor. Pazar varlığını artırmak için markalı ürünlerin büyük dağıtım ve elektronik ticarette tanıtılması, menşe ve coğrafi işaretler ile organik üretim ve Yunan çeşitlerinin öne çıkarılması öneriliyor.

Avusturya’da Meyve ve Sebze Hasadında Düşüş Bekleniyor
Görsel kaynağı: oe24 · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Meyve ve Sebze Hasadında Düşüş Bekleniyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Avusturya Tarım Odası ile Meyve ve Sebze Sektör Birliği (ÖBOG), 2026 yılı meyve hasadında yaklaşık %30, sebze üretiminde ise ortalama %40 düşüş bekliyor. Çin lahanası ve lahana gibi bazı ürünlerde kayıp, bazı bölgelerde %50’ye kadar çıkabiliyor. Steiermark’ta elma hasadının yaklaşık 90 bin ton, Avusturya genelinde 130 bin ton olması öngörülüyor; bu, geçen yıla göre yaklaşık %35 düşüş anlamına geliyor. 30 derecenin üzerindeki sıcaklıklar bitkilerin büyümesini durdururken, temmuz ve ağustosta domates üretimi özellikle etkilendi. Salatalık, biber ve patlıcandaki kayıplar ise sonbaharda kısmen telafi edildi.

Küresel Gıda Krizi Riskiyle Gıda Egemenliği Yeniden Gündemde
Görsel kaynağı: RFI · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Krizi Riskiyle Gıda Egemenliği Yeniden Gündemde

Küresel gıda krizi ihtimali ve gıda egemenliği tartışmaları, tarım ürünleri fiyatlarındaki artışla yeniden gündemin merkezine taşındı. Dünya tarım ürünleri fiyatları üçüncü çeyrekte %13 yükselirken, Birleşmiş Milletler Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'na (FIDA) atfedilen veri, üretim ve tedarik zincirleri üzerindeki baskının arttığına işaret ediyor. Kuraklık, jeopolitik gerilimler ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, tarımdan tüketiciye kadar zincirin tamamını etkiliyor. Enerji fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığı, verimlerin gerilediği ve bazı parsellerde ürünlerin tamamen yok olduğu aktarılıyor. Fransa son 50 yılın en kötü mısır hasadına yönelirken Romanya, yaz boyunca bir milyon hektardan fazla ekili alan kaybetti. Avrupa Komisyonu raporuna göre Avrupa tarımı, iklim kaynaklı olaylar nedeniyle yılda ortalama 28 milyar avro kaybediyor. Bu yıl eşi görülmemiş yoğunlukta duyurulan El Niño'nun üretim zincirini daha da bozabileceği belirtiliyor. Gıda güvensizliği dünya genelinde yaklaşık 260 milyon kişiyi etkiliyor. Ülkelerin gıda açısından kendi kendine yeterlilik oranı gerilerken, dünya ülkelerinin üçte birinden fazlası bugün ihtiyaçlarını kendi üretimiyle karşılayamıyor. Uzun süreli çatışmalar ve jeopolitik gerilimler enerji, tarımsal girdiler ve gıda tedarikini sekteye uğratıyor; Somali, Sudan ve Gazze'de kıtlık riski bildiriliyor. Nijerya'da akut gıda güvensizliği yaşayanların sayısı 36,3 milyona ulaşıyor. FMI, kırılgan hanelere hedefli nakit destekleri veya okul beslenme programları sağlanmasını öneriyor. Bunun yanında ithalata bağımlılığı azaltmak, yerel üretimi tüketiciyle buluşturmak, yaşlanan çiftçi kuşaklarını yenilemek, üreticilere asgari gelir sağlamak ve Ortak Tarım Politikası (OTP) desteklerini daha adil dağıtmak gündeme getiriliyor. Kaynak, bu adımların kamu politikalarıyla hayata geçirilebileceğini belirtiyor.