ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

107 haber · Sayfa 1

Tayland, Gıda İhracatçılarını Yeni Siber Tehditlere Karşı Korumayı Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Astro Awani · Özgün haber

Tayland, Gıda İhracatçılarını Yeni Siber Tehditlere Karşı Korumayı Değerlendiriyor

Tayland, gıda depolama ve soğutma sistemlerini hedef alan yeni siber tehditlere karşı savunmasını güçlendirmeyi değerlendiriyor. Başbakan Anutin Charnvirakul, yurt dışında gıda soğutma sistemlerine yönelik saldırı haberlerinin ardından Ticaret Bakanlığına olayları inceleme ve bunların Tayland üzerindeki olası etkilerini değerlendirme talimatı verdi. Konu, salı günü yapılan Kabine toplantısında gündeme geldi. Sıcaklıkların değiştirilerek gıdaların bozulmasına yol açtığı iddia edilen sistem saldırılarını yeni bir siber tehdit biçimi olarak nitelendiren Anutin, devlet kurumlarının riskleri izlemesini ve ortaya çıkabilecek sorunlara müdahale etmesini istedi. Tayland Kraliyet Polisi ile Siber Suç Soruşturma Bürosu da durumu takip ediyor. Tayland’ın önemli bir gıda ihracatçısı olması nedeniyle ihracat işlemlerinde koruyucu seçenekler de değerlendiriliyor. Bunlar arasında kredi ve ödeme şartlarının dikkatle hazırlanması ile üreticiler ve ticaret şirketleri için sigorta korumasına ihtiyaç olup olmadığının incelenmesi bulunuyor. Anutin, yabancı alıcıların soğutma sistemi arızası veya ürün bozulduğu iddiasıyla ödemeleri durdurması halinde ihracatçıların zarara açık bırakılmaması gerektiğini belirtti.

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünyanın farklı bölgelerindeki 33 ülkede hükümetler veya kamu kurumları, vatandaşlara evlerinde acil durum ihtiyaçları bulundurmaları çağrısı yaptı. VIVA’nın aktardığı liste, Avrupa, Amerika, Asya, Afrika ve Okyanusya dahil altı bölgeye yayılıyor. İngiltere, Fransa, Almanya, ABD, Kanada, Japonya, Hindistan, Singapur ve Avustralya da listede yer alıyor. Hazırlık süresi ülkeye göre değişiyor. İngiltere, Fransa, Kanada, Japonya, Meksika ve Hollanda gibi ülkelerde en az 72 saatlik veya üç günlük temel ihtiyaç stoku öneriliyor. İsveç ve Norveç’te yaklaşık bir haftalık, Almanya’da ise 10 güne kadar yetecek stok için rehberlik bulunuyor. Japonya, üç günlük asgari hazırlığın yanı sıra koşullar elverdiğinde bir haftalık stok hedeflenmesini öneriyor. Çağrıların gerekçeleri arasında jeopolitik çatışmalar, doğal afetler, aşırı hava olayları, elektrik kesintileri, siber saldırılar ve tedarik zincirleriyle dağıtımın aksaması sayılıyor. VIVA ve CNBC Indonesia’nın aktardığına göre Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, ülkesinin gıda durumunun görece güvenli olduğunu belirtti. Endonezya’nın hükümet pirinç rezervi 26 Ekim 2026 itibarıyla yaklaşık 4,5 milyon tondu; toplam pirinç mevcudu yaklaşık 25 milyon ton olarak verildi.

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz

Konuk yazar ve tarım kalkınması analisti Hüseyin Şirzad'a göre savaşlar, iklim olayları ve jeopolitik parçalanma aynı anda etkili olarak küresel gıda krizi riskini büyütüyor. Analizde Rusya-Ukrayna savaşının iki ülkenin tarımsal ihracatını aksattığı, İran'a yönelik savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki süregelen kapanmanın gübre taşımacılığını sınırladığı, güçlü bir El Niño olasılığının ise geniş bölgelerde kuraklık ve ürün kaybı yaratabileceği savunuluyor. Bu gelişmelerin gıda fiyatlarından daha geniş bir güvenlik zincirine işaret ettiği belirtiliyor. Yazara göre enerji, kimyasal gübre, deniz taşımacılığı ve gıda üretimi birbirinden ayrı başlıklar değil, ulusal güvenliğin birbirine bağlı unsurlarıdır. Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerinin aksaması petrol ve gazın yanı sıra gübre ile bu gübrelerin hammaddelerinin ticaretini de etkileyebilir. Doğal gazın üre, yani azotlu gübre üretiminde önemli bir girdi olması nedeniyle enerji fiyatlarındaki artış ve gübre ihracatındaki kısıtlamalar, çiftçileri daha az gübre kullanmaya iterek verimi düşürebilir. Analiz, baskının hayvansal üretime de aktarılabileceğini belirtiyor. Mısır, soya küspesi, enerji ve taşımacılık maliyetleri et ile yumurta üretiminin başlıca giderleri arasında gösteriliyor. Bu nedenle yem ve diğer girdilerdeki sıkışma, kanatlı, yumurta ve diğer hayvansal ürünlerin üretim maliyetini artırabilir. Bununla birlikte etkinin şiddetinin ülkeye, mevcut stoklara ve kullanılabilecek alternatif güzergâhlara göre değişeceği vurgulanıyor. İthalata bağımlı ve düşük gelirli ülkelerin gıda enflasyonu ile tüketimde daralma açısından daha kırılgan olabileceği, güçlü iç tarıma ve yeterli rezervlere sahip ülkelerin ise daha dayanıklı kalabileceği ifade ediliyor. Yazar, Avrupa Birliği'nin artan belirsizlik karşısında tarım sektörüne desteği artırırken daha içe dönük ve kısıtlayıcı bir çizgiye yöneldiğini değerlendiriyor. Bu yaklaşım kısa vadede siyasi istikrar sağlayabilse de gerekli girdilere erişimi ve uzun vadeli ihracat fırsatlarını sınırlayabilir. İran ise analizde iki yönlü bir konumda ele alınıyor: Hürmüz Boğazı'na yakınlığı ülkeye enerji ve ticaret yolları bakımından pazarlık gücü sağlayabilir; ancak yaptırım, ticaret kısıtları ve artan ekonomik maliyet risklerini de yükseltebilir. Orta Asya içinse tahıl, gübre, yem, enerji ve alternatif ticaret yollarının birlikte değerlendirilmesi öneriliyor. Kaynak, 2022'de Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin kolaylaştırdığı anlaşmanın Rusya ile Ukrayna'dan tahıl ve gübre akışını alternatif güzergâhlarla sürdürdüğünü hatırlatıyor.

Arjantin 2026/27 Sezonunda Yüksek Buğday İhracatına Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin 2026/27 Sezonunda Yüksek Buğday İhracatına Hazırlanıyor

Arjantin, 2026/27 sezonunda yeniden yüksek miktarda buğday ihraç etmeye hazırlanıyor. Rosario Ticaret Borsası, yeni sezonda ihraç edilebilir arzın 17,1 milyon ton olacağını öngörüyor. Bu miktar, 30 Kasım’da sona erecek 2025/26 sezonundaki 18,5 milyon tonun altında kalıyor. Buna rağmen yeni arzın, Karadeniz’deki lojistik kesintilerin oluşturduğu açığın bir bölümünü karşılaması bekleniyor. Yeni hasat edilecek buğdayın kalitesi henüz belli değil; kalite sonuçlarının iklim koşullarına bağlı olacağı belirtiliyor. Bu belirsizlik sürerken 2025/26 sezonunun son partileri, Brezilya başta olmak üzere bölgesel pazarlarda ve Kuzey Afrika ile Güneydoğu Asya gibi geleneksel olmayan destinasyonlarda olağandışı arz baskısıyla karşılaşıyor. Fiyatlardaki baskı, olağanüstü hasadı değerlendirmek için açılan yeni ticaret kanallarına ürün sağlama ihtiyacıyla ilişkilendiriliyor. Arjantin ekmeklik buğdayının spot resmî FOB fiyatı haftayı ton başına 233 ABD dolarıyla tamamladı. Haberde bu değer, Meksika Körfezi çıkışlı, %11,0 protein içeren eşdeğer ABD Hard Red Winter buğdayının ton başına 288 ABD doları olan fiyatıyla karşılaştırılıyor. Uzak pazarlara yönelen sevkiyatlarda, Güneydoğu Asya gibi bölgelere ulaşmanın daha yüksek dış ticaret ve lojistik maliyetleri taşıdığı belirtiliyor. Arjantin’in sevkiyatları Brezilya’nın yanı sıra Endonezya, Vietnam ve Cezayir’e de yöneliyor. Çünkü 2026/27 sezonunda ihraç edilebilir arzın, Brezilya’nın 9,0-10 milyon tonluk ithalat ihtiyacını aşması bekleniyor. Ancak ihracat hacmi Brezilya’nın ihtiyacına yaklaşana kadar piyasanın asıl sınavı yaşanmış olmayacak; bu aşamada FOB fiyatının bölgesel piyasa koşullarınca belirlenmesi bekleniyor. Üreticiler için sabır, finansal yönetim ve pazarlanacak buğdayın kalitesine hâkimiyet öne çıkarken, ihracatçı ve değirmenciler açısından mevcut dönem ile hasat aşaması ürün tedariki için uygun zaman olarak değerlendiriliyor.

Soya Tarlalarında Bitki Koruması Olmazsa Verim %55 Düşebilir
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Soya Tarlalarında Bitki Koruması Olmazsa Verim %55 Düşebilir

Universidade Federal de Viçosa (UFV) ile biyoteknoloji, genetik ıslah ve bitki koruma ürünleri şirketlerini bir araya getiren CropLife Brasil’in ortak çalışmasına göre, Brezilya’daki soya tarlalarında zararlı, hastalık ve yabancı otlarla mücadele edilmemesi verimde %55’e varan kayba yol açabilir. Araştırma, bitki koruma uygulanmadığında üretim, ihracat geliri ve soya arzında ortaya çıkabilecek sonuçları simülasyonlarla değerlendirdi. Çalışmada Asya pası ve hedef lekesi hastalıklarının da aralarında bulunduğu dört hastalık, beyazsinek gibi beş zararlı ve dokuz yabancı ot dikkate alındı. Araştırmacılar; hiç kontrol uygulanmayan, tarlanın %40’ına kadar koruma sağlayan kısmi kontrol ve %80 koruma sağlayan optimum kontrol olmak üzere üç senaryoyu karşılaştırdı. Tahmini verim optimum kontrolde hektar başına 72 çuval, kısmi kontrolde 52 çuval ve kontrolsüz üretimde 32 çuval olarak hesaplandı. Kısmi kontrol, optimum senaryoya göre %28 daha düşük verim anlamına geldi. Araştırmaya göre, kontrol eksikliğinden kaynaklanan kaybı telafi etmek için 33,5 milyon hektar ek soya alanı gerekebilirdi. Kontrolsüz senaryoda ortalama üretim kaybı 121,3 milyon ton, bunun tahmini değeri ise 223,5 milyar real olarak verildi. Soya ihracat geliri optimum kontrol koşullarında 44,2 milyar dolar, kontrolsüz koşullarda 26,6 milyar dolar olarak simüle edildi. Arz azalmasının soya fiyatını %49’a kadar artırabileceği ve resmi enflasyona yaklaşık 0,26 puan ekleyebileceği öngörüldü. Çalışmada biyoteknoloji, genetik ıslah, biyolojik girdiler, kimyasal bitki koruma ürünleri ve entegre mücadele olası kontrol yöntemleri arasında gösterildi.

Endonezya’da Güçlendirilmiş Pirinçte Etiket Uyumsuzluğu Soruşturması
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Güçlendirilmiş Pirinçte Etiket Uyumsuzluğu Soruşturması

Endonezya’nın Kuzey Sumatra bölgesindeki Deli Serdang Kabupateni’ne bağlı Tembung ilçesinde, PT UDS’ye ait pirinç tesisinde etiket bilgilerindeki besin içeriğiyle uyuşmadığı öne sürülen güçlendirilmiş pirinçler için soruşturma başlatıldı. Satgas Pangan Polri ile Badan Pangan Nasional (Bapanas) tarafından yürütülen incelemede, şirketin Mart-Ağustos 2026 döneminde yaklaşık 525 ton ürün ürettiği tahmin edildi. Üretimin ekonomik değeri 14,175 milyar Endonezya rupisi olarak hesaplandı. İnceleme kapsamında Golden Number 111 Merah, Golden Number 111 Biru, Penari Bangkok ve Ikan Mas Cupang markalarından örnekler alındı. Laboratuvar sonuçlarına göre dört ürünün kalite ve besin içeriği, ambalajlarda yer alan bilgilerle uyuşmadı. Bapanas, bulguları hukuki süreç için Bareskrim Polri’ye bildirdi. Satgas Pangan Polri Başkanı Suhasto, güçlendirilmiş pirincin mikro besin ihtiyacını karşılamaya, anemi ve bodurluğun önlenmesini desteklemeye yönelik olduğunu söyledi. İçeriğin standartlara ve ambalajdaki beyanlara uymamasının bu amacı sınırlayabileceğini, ürünlerin uzun süre düzenli tüketilmesi hâlinde tüketiciler için risk oluşturabileceğini belirtti. Polis, Bapanas ve PT UDS yetkililerinin de aralarında bulunduğu 12 kişinin ifadesini aldı. Tanık ifadeleri, uzman görüşü ve laboratuvar sonuçları temelinde en az iki delil bulunduğu değerlendirilerek dosya soruşturma aşamasına taşındı.

Pakistan’ın Helal İhracatında 40-50 Milyar Dolarlık Potansiyel Vurgulandı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’ın Helal İhracatında 40-50 Milyar Dolarlık Potansiyel Vurgulandı

Pakistan’ın, 100 binden fazla şirketi harekete geçirerek yeni pazarlara açılması halinde 40-50 milyar dolarlık helal ihracat potansiyeline sahip olduğu belirtildi. Pakistan Halal Forum 2026 Organizasyon Komitesi Başkanı ve Halal Development Council Kurucusu Asad Sajjad, ülkenin 3 trilyon dolarlık küresel helal ekonomisindeki payının %1’in altında kaldığını söyledi. Değerlendirme, Karaçi’de düzenlenen Pakistan Halal Forum 2026 medya toplantısında yapıldı. Sajjad, Pakistan’da ihracatı artırabilecek 100 bin ila 150 bin arasında helal ürün şirketi bulunduğunu ifade etti. Pakistan Halal Forum 2026’nın Aralık 2026’da düzenlenmesi ve fuar katılımcıları ile uluslararası alıcılar dahil 35’ten fazla ülkeden temsilcileri bir araya getirmesi planlanıyor. Forumun kamu-özel sektör ortaklığı modeliyle değer katma, yatırım ve ihracatın kolaylaştırılmasına odaklanacağı bildirildi. International Halal Certification (IHC) Üst Yöneticisi Mufti Zeeshan Abdul Aziz ise Pakistan’daki 1.000’den fazla şirketin uluslararası helal sertifikası aldığını belirtti. Abdul Aziz’e göre düzenleyici engeller, yetersiz laboratuvar test kapasitesi, sertifikasyon sorunları, inovasyon eksikliği ile pazarlama ve markalaşmadaki zayıflıklar helal ürün ihracatının önündeki başlıca sorunlar arasında yer alıyor. Abdul Aziz ayrıca Pakistanlı ihracatçıların Orta Asya, Afrika ve Doğu Avrupa’daki geleneksel olmayan pazarları araştırma ve yeni alıcılara ulaşmak için uluslararası fuarlara katılma konusunda isteksiz göründüğünü söyledi. Helalin artık yalnızca gıdayla sınırlı olmadığını belirten Abdul Aziz, bu alanın ilaç, kozmetik, lojistik, muhafazakâr moda ve turizmi de kapsayan kalite, hijyen ve güvenlik standardına dönüştüğünü ifade etti. IHC’nin küresel akreditasyonunun Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, Malezya ve Endonezya’da kabul edildiği aktarıldı.

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Sırp arıcılar, önceki küçük sevkiyatların ardından Çin’e yaklaşık üç ton bal ihraç etti. Sırbistan Arıcılık Örgütleri Birliği Başkanı Rodoljub Živadinović, Sırp balının Çin pazarında yayılmasıyla sevkiyat miktarlarının artmasını beklediklerini söyledi. İhracat, iki ülkenin veteriner sertifikalarını uyumlaştırması ve “Naš med” tesisinin Çin’de kaydettirilmesinin ardından mümkün oldu. Çin pazarına gönderilen bal, Avrupa ülkelerine yapılan sevkiyatların aksine çoğunlukla varillerde değil, 250 ve 500 gramlık kavanozlarda, daha küçük miktarlarda ise kilogramlık ambalajlarda satılıyor. Živadinović, bu satış biçiminin daha uygun fiyat sağlayabildiğini belirtti. “Naš med” tesisine alınan yeni ekipmanın da daha büyük miktarlarda balın paketlenmesi ve sevkiyata hazırlanmasını önemli ölçüde hızlandırmasının beklendiğini söyledi. Živadinović’e göre daha büyük sevkiyatlar başladığında arıcıların elde ettiği fiyat %30 ila 50 arasında artabilir; ancak bu beklentinin miktara bağlı olduğunu vurguladı. Balın Çin’e deniz yoluyla gönderildiğini ve sevkiyatın alıcıya ulaşmasının bazı durumlarda 75 günü bulabildiğini aktardı. Sırbistan’da akasya balının çoğu özel alıcıdaki mevcut alım fiyatını kilogram başına yaklaşık dört avro olarak açıklayan Živadinović, bu düzeyi kârlılık sınırı olarak değerlendirdi. Bazı alıcıların 4,3 avro, “Naš med” tesisinin ise miktar ve kaliteye göre 4,5 ila 4,8 avro ödediğini söyledi. Živadinović, Sırbistan ve Avrupa Birliği marketlerinde sahte balın yaygın olduğuna ilişkin iddiasının üreticileri ve doğal bala yönelik talebi olumsuz etkilediğini savundu; bu açıklamanın dayandığı analiz yöntemi ve örneklem kaynakta belirtilmedi. 2026 arıcılık sezonunun önceki sezondan daha iyi geçtiğini, ancak verimlerin bölgeler arasında eşit olmadığını belirtti. Güney Sırbistan’da verimlerin diğer bölgelere göre yaklaşık %40 daha düşük kaldığını, ayçiçeği veriminin ortalama olduğunu, kolzanın beklentiyi karşılamadığını ve yüksek sıcaklıkların çayır balı verimini düşürdüğünü aktardı. İklim değişikliğinin kısalan nektar dönemleri, kuraklık ve polen eksikliğiyle kış hazırlığını zorlaştırdığını, uzayan sonbaharın ise varroa parazitinin gelişimini desteklediğini söyledi.

Tayland Pirinci İhracatında Filipinler ve Malezya Pazarları Büyüdü
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Pirinci İhracatında Filipinler ve Malezya Pazarları Büyüdü

Tayland Dış Ticaret Departmanının açıklamasına göre ülkenin pirinç ihracatı 2569 yılının ocak-eylül döneminde 4,99 milyon tona, ihracat değeri ise 2,962 milyar ABD dolarının üzerine çıktı. Asya bölgesine yapılan pirinç ihracatı 1,71 milyon ton olarak gerçekleşti ve geçen yılın aynı dönemine göre %13,25 arttı. Bu sonuçlar, Tayland pirinci ihracatında Asya pazarlarının önemini koruduğunu gösterdi. Filipinler ve Malezya, artışın en belirgin olduğu pazarlar arasında yer aldı. Filipinler’e Tayland pirinci ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre %263, Malezya’ya ihracat ise %155 yükseldi. Yetkili Arada Feungthong, Tayland ile bu iki ülke arasındaki ticari temasların ağustos ayında sürdürüldüğünü ve her iki ülkenin Tayland’ı gıda güvenliği alanında stratejik ortak olarak gördüğünü belirtti. Tayland’ın kalite, sözleşmelere uygun teslimat ve zamanında sevkiyat kapasitesine duyulan güvenin de talebi desteklediği aktarıldı. Departman, ihracatı sürdürmek ve pazar çeşitliliğini artırmak amacıyla Hong Kong, Japonya, Filipinler ve Güney Afrika’daki pirinç ithalatçılarıyla görüşmeler yapmayı planlıyor. Ayrıca Taylandlı ihracatçılarla yabancı alıcıları bir araya getirmek, Tayland pirincini tanıtmak ve yeni siparişleri desteklemek için uluslararası bir pirinç konferansı düzenlenmesi öngörülüyor. Açıklamaya göre çoklu pazarlara yönelik bu çalışmalar, tek bir pazara bağımlılıktan kaynaklanan riski azaltmayı ve Tayland pirinç üretimini destekleyecek siparişleri artırmayı amaçlıyor.

Kazakistan'ın Kostanay Bölgesinde Üreticiler Ayçiçeği İhracat Vergisinin Askıya Alınmasını İstedi
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan'ın Kostanay Bölgesinde Üreticiler Ayçiçeği İhracat Vergisinin Askıya Alınmasını İstedi

Kostanay Bölgesi Tarım Üreticileri Birliği, Kazakistan ve Rusya’daki rekor ayçiçeği hasadının fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek hükümetten ayçiçeği ihracat gümrük vergisinin askıya alınmasını istedi. Birlik, mevcut uygulamanın çiftçilerin dış pazarlara serbestçe erişmesini engellediğini savundu. Ayçiçeği ihracatında uygulanan vergi, gümrük değerinin %20’si veya ton başına en az 100 avro olarak belirlenmiş durumda. Üreticiler, yağlı tohum piyasasının düzenlenme mekanizmalarının gözden geçirilmesi talebiyle Tarım Bakanlığına başvurdu. Öneriler arasında, yağ fabrikalarına verilen sübvansiyon, imtiyaz ve taşıma ayrıcalıklarının %100 Kazakistan menşeli hammadde kullanılması koşuluna bağlanması yer aldı. Birlik ayrıca, yerli üreticiler için ihracat vergisinin, işleme tesislerinin hammaddeyle yeterli düzeyde tedarik edildiği dönem boyunca askıya alınmasını önerdi. Üreticilere göre bu adımlar alıcılar arasındaki rekabeti artırarak arz ve talep dengesine dayalı piyasa fiyatı oluşmasına katkı sağlayabilir. Birlik, Rusya’daki rekor hasadın artan Rus yağı sevkiyatları nedeniyle Kazakistan ve Orta Asya piyasaları üzerindeki baskıyı artıracağını belirtti.

Kazakistan’ın Eylülde Çin’e Ayçiçeği Tohumu İhracatı Üç Kat Arttı
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’ın Eylülde Çin’e Ayçiçeği Tohumu İhracatı Üç Kat Arttı

Kazakistan, eylülde Çin’e 9,1 bin ton ayçiçeği tohumu ihraç etti. ElDala’nın Zerno Birliği Analiz Komitesi Başkanı Yevgeniy Karabanov’un açıklamasına dayandırdığı habere göre bu miktar, Eylül 2025’teki ihracatın üç katına çıktı. Çin’in payı, Kazakistan’ın ayçiçeği tohumu ihracatının %99’u oldu. Avrasya Ekonomik Birliği ülkeleri dışındaki toplam ihracat 9,2 bin tona ulaştı; bu hacim ağustostan 1,88 kat, Eylül 2025’ten 2,42 kat yüksekti. Önceki pazarlama yılında Kazakistan 210,3 bin ton ayçiçeği tohumu ihraç etti. Çin 165,8 bin tonla başlıca alıcı olurken Türkiye’ye 7,7 bin ton gönderildi. Ayçiçeği yağı üretimi de eylülde 55,7 bin tona çıktı.

Meksika’da Sader, Agave-Tekila Değer Zincirini Güçlendirmeye Odaklanacak
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber

Meksika’da Sader, Agave-Tekila Değer Zincirini Güçlendirmeye Odaklanacak

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı (Sader), agav yetiştiriciliğinden tekila üretimi ve pazarlamasına uzanan değer zincirini güçlendirmek için çalışma yürütecek. Sader Başkanı Columba López Gutiérrez, bu hafta Meksika’nın Jalisco eyaletindeki bir tekila üretim tesisini ziyaret ederek üretim ve damıtma sürecini yakından inceledi. López Gutiérrez, zincirde özellikle bitki sağlığı ve gıda güvenliğine odaklanılacağını açıkladı. Bakanlığın planları arasında agav yetiştiriciliğinde agroekolojik bir sistemin geliştirilmesi, toprakların iyileştirilmesi ve yeniden kazanılması, biyofabrikalarla ortak çalışmalar yürütülmesi ve zararlılarla mücadele bulunuyor. Sader ayrıca tarım, araştırma ve sanayi arasındaki bağlantıları güçlendirmeyi; üreticiler, araştırmacılar ve ürünü işleyen kuruluşlar arasında ortak çözümler geliştirmeyi amaçlıyor. Bu başlıkların çalışma masaları, forumlar ve eğitimler aracılığıyla izlenmesi planlanıyor. López Gutiérrez, Tekila Düzenleme Konseyi’nin laboratuvarını ziyaretinde bilim, teknoloji ve uzmanlık bilgisinin ürün kalitesine katkısına da dikkat çekti. Ulusal Tekila Sanayisi Odası’nın bildirdiğine göre federal hükümet, Jalisco yönetimi ve Tekila Düzenleme Konseyi, agav-tekila zincirine yönelik bir eylem planı için çalışma toplantısı yaptı. Görüşmede agav üreticilerinin sayısı, plantasyonların kaydı ve güncellenmesi, stratejik planlama, bitki sağlığı ve üreticilerin korunması gündeme geldi. Ayrıca Agave Responsable Social sertifikası, coğrafi veri görüntüleyicisi, agavın diğer kullanım alanları, ürün rehni, ürün deseni dönüşümü, yeni pazarlar ve bitki sağlığı kampanyası değerlendirildi. Toprakların iyileştirilmesi, biyogübrelerin geliştirilmesi ve tekila ticaretinin özellikle Asya pazarlarında güçlendirilmesi de ele alındı.

Fonterra Süt Fiyatı Tahminini KgMS Başına 9,75 Dolara Yükseltti
Görsel kaynağı: RNZ · Özgün haber
Veri haberi

Fonterra Süt Fiyatı Tahminini KgMS Başına 9,75 Dolara Yükseltti

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Fonterra, mevcut sezon için çiftlik çıkışı süt fiyatı tahmininin orta noktasını kgMS başına 9,75 dolara yükseltti. Önceki tahminin 9,50 dolar olduğu belirtilirken, yeni orta nokta 25 sentlik artışa karşılık geliyor. Kooperatif ayrıca tahmin aralığını kgMS başına 8,50–10,50 dolardan 9,00–10,50 dolara daralttı. İcra Kurulu Başkanı Richard Allen, artışın tam yağlı süt tozu ile yağsız süt tozuna yönelik iyileşen talepten kaynaklandığını söyledi. Allen'a göre son iki Global Dairy Trade etkinliğinde tam yağlı süt tozu fiyatı yaklaşık %5, yağsız süt tozu fiyatı ise yaklaşık %7 arttı. Talebin Güneydoğu Asya, Orta Doğu, Afrika ve Çin'den sürdüğü belirtildi. Fonterra, sezonun iyi başlaması ve rekor süt toplamasına rağmen satış portföyünün bu dönem için iyi ölçüde sözleşmeye bağlanmasını tahmin aralığını yükseltip daraltma gerekçesi olarak gösterdi. Kooperatif, küresel süt ürünleri arz ve talebini etkileyebilecek unsurları izlemeyi sürdürecek. Ekim sütü için kasım ayında ödenecek avans oranı da 20 sent artırılarak kgMS başına 7,55 dolara çıkarıldı. Organik süt fiyatının orta noktası ise 14,30 dolardan 15,25 dolara yükseltildi; aralık 14,50–16,00 dolar oldu.

Rusya, Tahıl İhracatında Murmansk Rotasını Devreye Alıyor
Görsel kaynağı: Deschide.md · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıl İhracatında Murmansk Rotasını Devreye Alıyor

Rusya ve Ukrayna’nın temmuzda başlayan yeni tahıl ticareti sezonundan bu yana birbirlerinin limanlarına ve gemilerine saldırması, Karadeniz üzerinden tarımsal ticareti bloke etti. Rusya, Ortadoğu ve Asya’daki başlıca müşterilerini korumak amacıyla ihracatını Baltık Denizi limanlarına yönlendirmeyi, güneydeki verimli bölgelerden demir yolu taşımacılığını sübvanse etmeyi ve Arktik güzergâhlarını kullanmayı deniyor. Murmansk Ticaret Limanı ile Demetra Holding, kilit tarım bölgelerinden gelen ilk 3.400 tonluk tahıl yükünün bir gemiye yüklenmekte olduğunu duyurdu. Moskova’nın yaklaşık 2.000 kilometre kuzeyinde, Norveç sınırı yakınında bulunan Murmansk’a tarafsız sulardan erişilebildiği belirtiliyor. Liman, İkinci Dünya Savaşı sırasında Müttefik konvoyları tarafından Sovyetler Birliği’ne malzeme taşımak için kullanılmıştı. Liman yönetimi, geleneksel ihracat rotaları kısıtlamalarla karşılaşırken Murmansk’ın Rus çiftçileri için dış pazarlara alternatif bir güzergâh açtığını açıkladı. Deniz taşımacılığı verileri ve bir piyasa kaynağına göre, Murmansk’ta Fas’ın Kazablanka Limanı’na gidecek bir gemiye yaklaşık 28.000 ton buğday yüklenmesi planlanıyor. Rusya’nın ağırlık verdiği Baltık Denizi limanları eylülde 1,2 milyon ton tahıl elleçledi; bu miktar deniz yoluyla yapılan toplam tahıl ihracatının %60’ından fazlasını oluşturdu. Şirketler, gübre ve kömür terminallerini tahıl elleçleyecek şekilde dönüştürdü. Kremlin’deki bazı yetkililer, bölgedeki Avrupa NATO ülkelerinden gelebilecek olası düşmanca eylemlerin riskleri konusunda uyardı. Türkiye, Rusya’dan tahıl ithal eden bir ülke olarak ateşkes ve Karadeniz taşımacılığının yeniden başlaması için çaba gösterdi; Rusya ise yeni bir Karadeniz tahıl anlaşmasıyla ilgilenmediğini açıkladı.

Rusya, Tahıl İhracatı İçin İlk Kez Arktik Rotayı Kullanıyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıl İhracatı İçin İlk Kez Arktik Rotayı Kullanıyor

Rusya, Karadeniz üzerinden tarımsal ticaretin bloke olmasının ardından tahıl ihracatı için İkinci Dünya Savaşı döneminden kalan Arktik deniz rotasına ilk kez başvurdu. Murmansk ticari limanı ve Demetra Holding, kilit tarım bölgelerinden gelen 3.400 tonluk ilk tahıl yükünün bir gemiye yüklenmekte olduğunu açıkladı. Rusya ve Ukrayna’nın temmuzda başlayan yeni tahıl pazarlama sezonundan bu yana limanlara ve gemilere yönelik karşılıklı saldırıları, Karadeniz üzerinden tarımsal ticaretin durmasına yol açtı. Rusya, Orta Doğu ve Asya’daki müşterilerini korumak için ihracatını Baltık Denizi limanlarına yönlendirmeyi denedi; güneydeki verimli bölgelerden demiryolu taşımacılığını sübvanse etti ve Arktik rotaları değerlendirdi. Moskova’nın yaklaşık 2.000 kilometre kuzeyinde, Norveç sınırı yakınında bulunan Murmansk’a tarafsız sulardan erişilebiliyor. Liman, İkinci Dünya Savaşı sırasında Müttefik konvoyları tarafından Sovyetler Birliği’ne mal taşımak için kullanılmıştı. Deniz taşımacılığı verileri ve bir piyasa kaynağına göre, Murmansk’tan Fas’taki Kazablanka limanına yaklaşık 28.000 ton buğday taşıyacak bir geminin yüklenmesi bekleniyor. Rusya’nın Baltık Denizi limanları eylülde 1,2 milyon ton tahıl elleçledi; bu miktar deniz yoluyla yapılan toplam tahıl ihracatının %60’ından fazlasına karşılık geldi. Şirketler, tahıl elleçlemek için gübre ve kömür terminallerini dönüştürdü. Kremlin’deki bazı yetkililer bölgedeki NATO üyesi Avrupa ülkelerinin olası düşmanca eylemlerinden kaynaklanabilecek riskler konusunda uyarırken, Avrupa hükümetleri Rusya’nın doğrudan müdahale suçlamalarını reddetti. Türkiye, Rusya’dan tahıl ithal eden bir ülke olarak Karadeniz’de ateşkes ve taşımacılığın yeniden başlaması için yürütülen çabalara öncülük etti. Türkiye ve Birleşmiş Milletler, Ukrayna tahılının güvenli ihracatını amaçlayan Karadeniz Tahıl Girişimi’nin arabuluculuğuna katkı verdi. Rusya 2023’te anlaşmadan çekildi ve yeni bir Karadeniz tahıl anlaşmasıyla artık ilgilenmediğini açıkladı.

İklim Değişikliği Güneydoğu Asya’da Pirinç, Mısır ve Şeker Kamışı Üretimini Azaltabilir
Görsel kaynağı: Astro Awani · Özgün haber
Veri haberi

İklim Değişikliği Güneydoğu Asya’da Pirinç, Mısır ve Şeker Kamışı Üretimini Azaltabilir

Singapur Gıda Ajansı ile Singapur Ulusal Üniversitesi tarafından yayımlanan ASEAN Agri Climate Impact Twenty çalışması, iklim değişikliğinin 2025-2044 döneminde Güneydoğu Asya’daki başlıca ürünlerin ortalama üretimini etkileyeceğini öngörüyor. Buna göre pirinç üretimi %3-5, mısır %5-6, şeker kamışı ise %1-4 azalabilir. Çalışmada manyok üretiminin %16, soya fasulyesi üretiminin %11-13 artacağı tahmin edilse de bu ürünlerin iklim risklerinden muaf olmayacağı vurgulanıyor. Aşırı sıcak, şiddetli yağış ve kuraklık belirli yıllarda üretimi etkileyebilir. Çok güçlü El Niño’nun bölgedeki ortalama bitkisel üretimi yaklaşık %10 azaltabileceği, artan sıcaklıklar ve düzensiz yağışların da su bulunabilirliği ile ekim takvimini zorlayabileceği belirtiliyor.

Polonya’da Krizantemlerin Azizler Günü Geleneğindeki Yeri
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Krizantemlerin Azizler Günü Geleneğindeki Yeri

Polonya’da krizantemler, ekim sonu ile kasım başında mezarlıkları ziyaret etme geleneğinin en tanınan simgeleri arasında yer alıyor. Azizler Günü ve Ölüler Günü döneminde mezarları süslemek için yapay çiçekler de kullanılsa da canlı krizantemler, kesme çiçek veya saksı formunda daha çok tercih ediliyor. Bitkinin sonbaharda çiçek açması, dayanıklılığı ve uzun süre dekoratif görünümünü koruyabilmesi bu tercihte etkili oluyor. Krizantemlerin kökeni başta Çin ve Japonya olmak üzere Doğu Asya’ya uzanıyor. Bu bölgelerde yüzyıllardır süs ve şifalı bitki olarak değerlendirilen krizantemler, uzun ömür, huzur ve sonbaharla ilişkilendiriliyor; Japonya’da ise imparatorluk simgesi olarak kabul ediliyor. Avrupa’ya 18. yüzyılda ulaşan bitki, zamanla süs bitkisi olarak yaygınlaştı. Krizantemlerin mezarlık çiçeği olarak görülmesi ise başlangıçtan beri var olan bir özellik değil, yerel geleneklerin gelişmesiyle zaman içinde oluştu. Beyaz, sarı, mor, bordo ve pembe çeşitlerin yanı sıra farklı çiçek biçimleri ve renkleri, mezar süslemelerinin kişisel tercihlere göre hazırlanmasına olanak sağlıyor. Krizantem üretimi birçok bahçe işletmesinin sonbahar faaliyetlerinde önemli yer tutarken, Azizler Günü öncesi dönem bazı üreticiler için yılın en önemli satış zamanlarından biri oluyor. Uygun zamanda çiçek açmaları için dikim tarihi, çeşit seçimi, çiçeklenmenin yönlendirilmesi, gübreleme ve sulamanın planlanması gerekiyor. Suchorączek’ten üretici Monika Fryziak, olağanüstü sıcak sonbaharın etkisiyle satışların yıllardır görülmeyen en yüksek düzeye ulaştığını belirtiyor. Fryziak’ın işletmesinde saksı krizantemleri 30-40 zloti arasında satılıyor ve yapay aranjman satışının tamamen durduğu ifade ediliyor. Jastrzębie’den Agnieszka Krasucka ise üretimin haziran başında başlayıp Azizler Günü’nden önceki son günlere kadar sürdüğünü, çiçeklenmeyi doğru zamana denk getirmenin deneyim gerektirdiğini aktarıyor.

Tayland, EUDR’ye Uyum İçin Tarım Ürünlerinde Ulusal Komite Kurdu
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, EUDR’ye Uyum İçin Tarım Ürünlerinde Ulusal Komite Kurdu

Tayland’da Avrupa Birliği’nin Ormansızlaşmasız Ürünler Tüzüğü’ne (EUDR) uyum sağlamak amacıyla ulusal düzeyde yeni bir koordinasyon mekanizması oluşturuluyor. Başbakan Yardımcısı Yotçanan Vongsawat’ın başkanlık ettiği toplantıda, EUDR kapsamındaki tarım ürünlerinin ormansızlaşmayla bağlantılı olmaması, üretim ülkesinin mevzuatına uygun şekilde üretilmesi ve durum tespitinden geçirilmesi için çalışmaların hızlandırılması ele alındı. Toplantıya kamu ve özel sektörden 33 kurum katıldı. Taylandlı yetkililer, düzenlemeye rakip Güneydoğu Asya ülkelerinden daha hızlı uyum sağlanmasının ülkenin AB pazarındaki ihracatçılarına rekabet avantajı sağlayabileceğini belirtti. EUDR yalnızca ticari koşullar açısından değil, ormanların ve doğal kaynakların korunması bakımından da uzun vadeli bir çerçeve olarak değerlendiriliyor. Düzenleme; kauçuk, palm yağı, sığır, kereste, kahve, kakao ve soya ile bunlardan elde edilen ilgili işlenmiş ürünleri kapsıyor. Tayland’ın 2568 yılında bu ürün gruplarından AB’ye yaptığı ihracatın toplam değeri 60.260 milyon bahtın üzerinde gerçekleşti. Bu tutar, ülkenin dünya pazarlarına yaptığı toplam ihracatın %7,29’una karşılık geldi. AB’ye en yüksek ihracat değeri sağlayan grup ise 54.453 milyon bahtla kauçuk ürünleri oldu. Tayland bu nedenle özellikle kauçuk sektöründeki üretici ve ihracatçıların EUDR koşullarına uyumunu öncelikli alanlardan biri olarak ele alıyor. Toplantıda, tarım bakanının başkanlığında çalışacak EUDR alt komitesinin kurulması onaylandı. Komite; eylem planı ve önlemleri hazırlayacak, Tayland’daki ve yurt dışındaki ilgili kurumlar arasındaki çalışmaları koordine edecek. Ayrıca küçük ölçekli kauçuk üreticilerinin yeni kurallara uyum becerilerini geliştirmeye yönelik pilot proje Songkhla ve Nong Khai’de yürütülüyor. Ocak 2568-Aralık 2569 dönemini kapsayan 24 aylık projeye AB tarafından 1 milyon avro bütçe sağlandı. Tayland ayrıca çiftçi kayıtları ve tedarik zinciri izlenebilirliği için National EUDR Single Window (NESW) platformunu merkezi sistem olarak kullanacak. Tarım Araştırmaları Geliştirme Ofisi tarafından geliştirilen ve Tarım Yayım Dairesi’ne devredilmesi planlanan platform, üretimden son aşamaya kadar verileri birbirine bağlayacak. Sistem, durum tespiti raporu ile Avrupa makamlarına sunulacak belgelerde kullanılmak üzere üretim parsellerinin GeoJSON biçimindeki coğrafi koordinatlarını oluşturabilecek. Halihazırda sistemde 2,5 milyondan fazla parselin çizimi bulunuyor; veriler her yıl güncelleniyor ve doğrudan devlet sertifikası olarak tanımlanmıyor.

Kazakistan’da Ayçiçeğinde Arz Artışı Bekleniyor, Fiyatların Yükselmesi Öngörülmüyor
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Ayçiçeğinde Arz Artışı Bekleniyor, Fiyatların Yükselmesi Öngörülmüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kazakistan’da ayçiçeği ekim alanlarının genişlemesi ve verimdeki artış, bu sezon piyasaya sunulan ürün miktarını artıracak. Ülkede ayçiçeği üretiminin 3 milyon tona ulaşması bekleniyor; 2025’te üretim 2,5 milyon ton olarak gerçekleşmişti. Bu gelişmenin, geçen sezon görülen yüksek fiyatların tekrarlanmasını önleyeceği değerlendiriliyor. Kazakistan piyasası üzerindeki bir diğer baskı kaynağının Rusya’daki rekor ayçiçeği üretimi olması bekleniyor. Ayçiçeği çekirdeğinin Kazakistan’a sevkiyatına yönelik yasağa rağmen Rusya’dan ülkeye ayçiçek yağı gireceği, Rus ürünlerinin Orta Asya ülkelerine de yönelmesinin fiyat oluşumunu etkileyeceği belirtiliyor. Geçen sezon ayçiçeği tonunun 200 bin tengeden fazla olduğu aktarılıyor. Bu değerlendirmeyi ElDala’ya veren B-Агро şirketi direktörü Danil Voropay, Rusya’daki fiyat düzeyine bağlı olarak Kazakistan’da ton başına 150-160 bin tenge civarında bir fiyat hesaplandığını söyledi. Voropay, kitlesel hasadın tamamlanmasının ardından mevcut seviyeye göre sınırlı bir artış yaşanabileceğini, ancak yükselişin yüksek olmayacağını belirtti. Üreticilere hektar başına getiriyi artırırken maliyeti uygun tohumları seçmeleri öneriliyor.

Brezilya'da Newcastle Virüsünün İkinci Vakası Tespit Edildi
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya'da Newcastle Virüsünün İkinci Vakası Tespit Edildi

Brezilya'da kuşlarda Newcastle virüsünün ikinci vakası Santa Catarina eyaletindeki bir kanatlı çiftliğinde tespit edildi. Asya vebası olarak da bilinen hastalıkla enfekte hayvanların itlafına başlanırken, veterinerlik hizmetleri çiftlik denetimlerini artırdı ve yollarda sıhhi kontrol noktaları kurdu. The Rio Times'a göre Brezilya, küresel tavuk eti tedarikinin %36'sını karşılayan dünyanın en büyük tavuk eti ihracatçısı. Meksika ve Malezya Brezilya'dan kanatlı ürünleri ithalatını durdurdu; Çin, Suudi Arabistan ve Şili ise Santa Catarina'dan geçici olarak alımı yasakladı.

Rusya Demiryolları, Türkiye ve Azerbaycan’dan Meyve-Sebze Tedarik Seçeneğini Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Rusya Demiryolları, Türkiye ve Azerbaycan’dan Meyve-Sebze Tedarik Seçeneğini Değerlendiriyor

Rusya Demiryolları, Rus perakende zincirlerine Türkiye ve Azerbaycan’dan meyve-sebzeyi Gürcistan üzerinden kara yoluyla ulaştırma olasılığını değerlendiriyor. Açıklama, şirketin Genel Müdür Birinci Yardımcısı Vadim Mihailov tarafından İstanbul’da düzenlenen Verona Avrasya Ekonomi Forumu’nda yapıldı. Mihailov, cari yılda yük taşımacılığındaki artışa Kuzey-Güney uluslararası ulaştırma koridorunun Trans-Hazar ve Batı güzergâhlarının katkı sağladığını belirtti. Bu güzergâhlarda taşımacılık hacmi sırasıyla %19 ve %24 arttı. Rusya’yı Orta Doğu, Orta Asya ve Güneydoğu Asya ülkelerine bağlayan koridorun St. Petersburg’dan İran ve Hindistan limanlarına uzanan uzunluğu 7 bin kilometreyi aşıyor.

Arjantin, 2035’e kadar Küresel Gıda Talebinde Kilit Tedarikçi Olabilir
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin, 2035’e kadar Küresel Gıda Talebinde Kilit Tedarikçi Olabilir

Rosario Ticaret Borsası (BCR) tarafından Bruno Ferrari ve Emilce Terré’nin hazırladığı rapora göre, dünya agroendüstriyel ürün talebinin gelecek 10 yılda güçlü biçimde artması bekleniyor. OCDE-FAO’nun 2026-2035 Tarım Görünümü’ne dayanan değerlendirmede Arjantin; protein küspeleri, bitkisel yağlar, tahıllar ve et ürünlerinde artan küresel talebi karşılayabilecek başlıca tedarikçilerden biri olarak öne çıkıyor. Projeksiyonlara göre dünya tarımsal üretim değerinin sabit fiyatlarla 2035’e kadar %13,3 artması bekleniyor. Hayvansal üretimde %15,1, bitkisel üretimde %12,5 ve yemlik protein kullanımında %13,5 büyüme öngörülüyor. Küresel üretim artışının yaklaşık %80’inin Asya-Pasifik, Sahra Altı Afrika ve Latin Amerika’daki orta gelirli ülkelerden gelmesi beklenirken, ticaretin bölgeler arasındaki arz ve talebi dengelemede önemli rol oynayacağı belirtiliyor. Ürün fiyatlarının reel olarak mevcut seviyelerde sabit kalması veya biraz gerilemesi beklendiğinden, rekabet gücü ve ihraç edilen miktarların belirleyici olacağı ifade ediliyor. Arjantin için en güçlü fırsat alanı yağlı tohum ürünleri olarak gösteriliyor. Ülkenin protein küspeleri ve bitkisel yağlar toplam ihracatının 2035’te 2023-25 ortalamasına göre 10,4 milyon ton artması bekleniyor. Bu artışın 8,3 milyon tonunun küspelerden, 2,1 milyon tonunun yağlardan gelmesi öngörülüyor. Artışın temel dayanağı soya üretimi; OCDE-FAO, Arjantin’in 2035’te 56 milyon ton soya üreterek protein küspelerinde dünyanın en büyük ihracatçısı konumunu koruyabileceğini tahmin ediyor. Tahıl ticaretinde Arjantin’in ihracatının 2035’e kadar yaklaşık 5,5 milyon ton artacağı, bunun 3,5 milyon tonunun buğdaydan ve 2 milyon tonunun mısırdan oluşacağı öngörülüyor. Ülkenin küresel mısır ihracatındaki payının 2035’te %16’ya çıkabileceği belirtiliyor. Ancak rapora göre Arjantin’in bu büyümeden daha fazla yararlanması; verimlilik, altyapı ve ticari koşullardaki iyileşmelere bağlı olacak. Hayvansal ürünlerde OCDE-FAO, Arjantin’in sığır eti ihracatının 2035’te 1 milyon tona ulaşarak yeni bir zirve yapabileceğini tahmin ediyor. Raporda Arjantin, Çin, Tayland ve Türkiye ile birlikte et ihracatında en yüksek büyümenin beklendiği ülkeler arasında sıralanıyor; bu görünüm verimlilik kazanımları, yem bulunabilirliği ve rekabetçi maliyet yapılarıyla ilişkilendiriliyor. Ayrıca küresel süt ürünleri tüketiminin nüfus artışı ve beslenme tercihlerindeki değişimlerle genişlemeyi sürdürmesi bekleniyor.

Hakasya’da Mayna Yerleşiminde Newcastle Hastalığı Odağı Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Lenta.ru · Özgün haber

Hakasya’da Mayna Yerleşiminde Newcastle Hastalığı Odağı Tespit Edildi

Rusya’nın Hakasya bölgesindeki Mayna çalışma yerleşiminde bulunan özel bir çiftlikte Newcastle hastalığı (kuş vebası) odağı tespit edildi. Salgın bilgisini Sayanoğorsk Belediye Başkanı Yevgeniy Molodnyakov, Telegram kanalından duyurdu. Molodnyakov, virüsün çok bulaşıcı olduğunu, kuşlarda toplu ölümlere yol açtığını ve işletmelere ciddi zarar verdiğini belirtti. Rosselkhoznadzor’a atıfla yapılan açıklamada, enfeksiyonun kuşlardan insanlara göz mukozası yoluyla geçebileceği, ancak insanlar için kuşlardaki kadar tehlikeli olmadığı aktarıldı.

Türkiye ve Azerbaycan’dan Rusya’ya Meyve-Sebze Transit Rotası Çalışılıyor
Görsel kaynağı: NewsGeorgia · Özgün haber

Türkiye ve Azerbaycan’dan Rusya’ya Meyve-Sebze Transit Rotası Çalışılıyor

Rusya Demiryolları (RJD), Rusya’daki perakende zincirlerinin ihtiyaçları için Türkiye ve Azerbaycan’dan meyve-sebze ürünlerinin Gürcistan üzerinden Rusya’ya taşınmasını sağlayacak seçenekleri inceliyor. RJD Genel Müdür Birinci Yardımcısı Vadim Mihaylov, yeni güzergâh çalışması hakkında açıklamayı İstanbul’da düzenlenen Verona Avrasya Ekonomik Forumu’nda yaptı. Güzergâhın henüz kesinleşmediği belirtildi. Mihaylov, planı “karadan güzergâh” ifadesiyle tanımlarken, yalnızca demiryolu taşımacılığı mı yoksa demiryolu ile karayolunun birlikte mi kullanılacağına açıklık getirmedi. Kombine seçenekte ürünlerin Türkiye veya Azerbaycan’dan demiryoluyla Gürcistan’a ulaştırılması, ardından soğutmalı kamyonlara aktarılıp Kazbegi–Verhni Lars sınır kapısından Rusya’ya gönderilmesi öngörülüyor. Güzergâhın tamamında tren kullanılması ise Abhazya üzerinden demiryolu bağlantısının yeniden açılmasını gerektirebilir. Bu hat, 1990’lı yıllardaki çatışmalardan bu yana tamamen kapalı. Moskova bağlantının yeniden kurulmasını daha önce gündeme getirse de Tiflis, bu konuda görüşme yapıldığını reddediyor ve olası diyaloğu Gürcistan’ın toprak bütünlüğünün yeniden sağlanması şartına bağlıyor. Açıklama, Rusya ile Türkiye arasındaki mevcut bir sevkiyatın başladığını değil, alternatif bir transit seçeneğinin değerlendirildiğini gösteriyor.