ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

25 haber · Sayfa 1

Arnavutluk’ta Yeni Balıkçılık Yasasıyla Uydu İzleme ve Sıkı Yaptırımlar Getirildi
Görsel kaynağı: RTSH · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta Yeni Balıkçılık Yasasıyla Uydu İzleme ve Sıkı Yaptırımlar Getirildi

Arnavutluk Meclisi’nin kabul ettiği yeni Balıkçılık Yasası, cumhurbaşkanının onayının ardından Resmî Gazete’de yayımlandı. Yasa, deniz kaynaklarının kontrolü, gözetimi ve korunması için yeni Avrupa standartları getirirken, Arnavutluk mevzuatını Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 2023/2842 sayılı düzenlemesiyle kısmen uyumlu hâle getiriyor. Düzenleme, ticari deniz biyolojik kaynaklarının kullanıldığı gemileri, konteyner gemileri ve yalnızca akuakültürde kullanılan gemiler dışında balıkçı gemisi kapsamına alıyor. Uzunluğu 18 metre veya daha fazla olan ve kurallara uymama riski yüksek kabul edilen gemiler, avın karaya çıkarılması yükümlülüğünü izlemek ve denetlemek üzere çalışan bir Uzaktan Elektronik İzleme (REM) sistemi kuracak. CCTV kameraları ve deniz sensörlerini içerecek sistemin yanı sıra tüm Arnavutluk balıkçı gemilerinde uydu bağlantılı otomatik konum belirleme cihazı bulunacak. 9 metreden küçük ve yalnızca kıyıdan 6 deniz mili içinde faaliyet gösteren gemiler için bu yükümlülük 1 Ocak 2030’a kadar ertelenecek. Veriler, Balıkçılık İzleme Merkezi ile Deniz Operasyonları Kurumlararası Operasyon Merkezi tarafından 24 saat işlenecek. Yasa, balıkçılık sektörü için devlet bütçesinden doğrudan finanse edilecek özel bir yardım düzeni de getiriyor. Motor gücünü doğru beyan etmeyen gemiler için, yıllık vergi farkının ödenmesi koşuluyla verilerin 31 Aralık 2027’ye kadar düzeltilmesine izin veriliyor. Koruma altındaki su türlerinin avlanması, karaya çıkarılması ve ticareti yasaklanırken; nehir koranı, belirli alabalık türleri, mersin balıkları, köpekbalıkları, vatozlar, Mobula, datarı, yunuslar, foklar, deniz kaplumbağaları ve Pinna nobilis listede yer alıyor. Deniz çevresine zarar veren “Aziz Andreas Haçı” aracının kullanımı da yasaklanıyor. Ruhsatsız avcılık, elektronik belgelerde sahtecilik ve VMS/REM cihazlarının manipülasyonu ağır ihlal sayılıyor; kontrol cihazlarının kurulmaması veya zarar görmesi 200.000 ila 500.000 lek para cezasıyla sonuçlanacak. Ceza puanı sistemi kapsamında 18 puanda iki aylık, 90 puanda ise kalıcı ruhsat iptali uygulanacak.

AB'nin Gelecekteki Tarım Politikası İçin Ön Anlaşma, Bütçe Belirsizliği Sürüyor
Görsel kaynağı: L’Opinion · Özgün haber
Veri haberi

AB'nin Gelecekteki Tarım Politikası İçin Ön Anlaşma, Bütçe Belirsizliği Sürüyor

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, 2028-2034 döneminde uygulanması planlanan Ortak Tarım Politikası (OTP) için Lüksemburg'da ön anlaşmaya vardı. Fransa Tarım Bakanı Annie Genevard, anlaşmayla genç çiftçilere yönelik bazı desteklerin güçlendirilmesini, kuralların sadeleştirilmesini ve tarımın iklim değişikliğine uyumunun geliştirilmesini ilerleme olarak değerlendirdi. Anlaşmada, desteklerin dağıtımında “aktif çiftçi” ölçütünün yeniden yer alması da öne çıktı. Ancak ön anlaşmanın yürürlüğe girmesi kesinleşmiş değil. Yeni OTP'nin uygulanması, AB'nin 2028-2034 dönemini kapsayacak çok yıllı bütçesi üzerindeki müzakerelerin sonucuna bağlı bulunuyor. Avrupa Parlamentosu ile üye devletlerin düzenlemelerin tamamını aynı metinle kabul etmesi gerekiyor. Fransa Tarım Bakanlığı, mevcut siyasi uzlaşının önemli bir adım olduğunu ancak mücadelenin henüz bitmediğini belirtti. Fransa, OTP'nin şu anki en büyük yararlanıcısı konumunda. Ülke çiftçilerine yılda yaklaşık 9 milyar avro destek aktarılıyor; yedi yıllık dönemde toplam tutar 65 milyar avroya ulaşıyor. Bu miktar, AB'nin tarıma ayırdığı 387 milyar avroluk bütçenin %17'sine karşılık geliyor. Yeni OTP taslağı ise AB'nin tarım bütçesini 2028-2034 döneminde 300 milyar avroya çekmeyi öngörüyor. Bütçenin daraltılması yönündeki baskı, Almanya, Hollanda, Avusturya ve üç İskandinav ülkesinin yer aldığı, bütçede tasarruftan yana ülkeler grubundan geliyor. Fransa, aynı desteği korumak için daha fazla ulusal kaynak gerektirecek ortak finansman mekanizmalarının sınırlandırılmasını istiyor. Emmanuel Macron'un 17-18 Aralık'taki Avrupa Konseyi toplantısında liderlerle görüşmesi ve kasım ayındaki gayriresmî müzakereler, uzlaşma arayışının sonraki adımları olarak belirtiliyor. Fransız hükümeti çiftçilere ayrılacak miktarın korunacağını söylerken, bunun Avrupa bütçesinden mi yoksa ulusal kaynaklardan mı karşılanacağının henüz belli olmadığını vurguluyor. FNSEA ise bazı ilerlemelere rağmen anlaşmanın yetersiz olduğunu ve “indirimli” bir OTP'yi kabul etmeyeceğini açıkladı.

AB Konseyi Baltık Denizi'nde Gelecek Yılın Balıkçılık Kotalarını Belirledi
Görsel kaynağı: Syre · Özgün haber
Veri haberi

AB Konseyi Baltık Denizi'nde Gelecek Yılın Balıkçılık Kotalarını Belirledi

AB Konseyi, Baltık Denizi için gelecek yıl uygulanacak balıkçılık kotalarını belirledi. Kararda orta Baltık Denizi'ndeki ringa kotası %71 artırılırken, Botni Körfezi'ndeki ringa kotası da %12 yükseltildi. Birden fazla kota artışı, bölgedeki balık stoklarının ciddi durumu nedeniyle çevre kuruluşları ve Avrupa Parlamentosu üyelerinin eleştirilerine yol açtı. Avrupa Parlamentosu üyesi Isabella Lövin, orta Baltık'taki ringa stoklarının toparlanma işaretleri göstermeye başladığı bir dönemde kotanın artırılmasını “tamamen sorumsuzca” olarak niteledi. WWF de toparlanmanın yeni olduğunu ve stokun hâlâ çok hassas kaldığını belirterek artışın olumlu gelişmeyi tersine çevirme riski taşıdığını bildirdi. Lövin ayrıca Avrupa Parlamentosu'nun balıkların hayvan yemine dönüştürüldüğü endüstriyel balıkçılığın durdurulması yönündeki talebinin bu yılki kota kararında karşılık bulmadığını söyledi. Botni Körfezi'ndeki artış da eleştirildi. Lövin, Bottenhavet'te ringa stokunun azaldığının değerlendirildiğini ve kıyıdaki küçük ölçekli balıkçıların boş ağlardan söz ettiğini aktardı. WWF, stokun sürdürülebilir seviyenin altında olduğunu ve Konseyin Avrupa Komisyonunun önerdiğinden daha yüksek bir kota belirlediğini açıkladı. Gençlik örgütü Fältbiologerna ise Baltık Denizi'ndeki aşırı avlanma, iklim değişikliği, ötrofikasyon ve çevresel toksinlerin birlikte etkisine dikkat çekti. Baltık Denizi'ndeki iki çok zayıf morina stoku için Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyi (ICES) sıfır av tavsiyesinde bulunmuştu. Buna rağmen Konsey, Avrupa Komisyonunun tavsiyelerinin çok üzerinde tesadüfi ava izin verdi. WWF, bu kararın morinanın toparlanma şansını azalttığını savundu.

İrlandalı Milletvekili Yeni OTP Planlarında Çatışma Riski Konusunda Uyardı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlandalı Milletvekili Yeni OTP Planlarında Çatışma Riski Konusunda Uyardı

İrlandalı bir Avrupa Parlamentosu üyesi, 2028-2034 dönemi için hazırlanan yeni Ortak Tarım Politikası (OTP) tekliflerinin AB üye devletleri ile Avrupa Parlamentosu arasında “doğrudan bir çatışma” sürecine yol açabileceği uyarısında bulundu. AB üye devletlerinin üzerinde anlaştığı tutum, Konseyin Parlamento ile başlayacak müzakerelerinde temel alınacak. Ancak bu yaklaşım nihai OTP’nin kesin biçimini göstermiyor; tutum, Avrupa Komisyonunun geçen yaz sunduğu tartışmalı tekliflerin bir bölümünü koruyor.

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Kısmi Pozisyonu Onayladı
Görsel kaynağı: GoodNews · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Kısmi Pozisyonu Onayladı

AB tarım bakanları, 2028’den itibaren planlanan Ortak Tarım Politikası (OTP) için Konseyin kısmi müzakere pozisyonunu 26 Ekim’de Lüksemburg’da onayladı. Pozisyon kapsamında küçük çiftçilere, doğal veya diğer kısıtlamaların bulunduğu bölgelere yönelik destekler ile geçiş planlarının uygulanması üye ülkeler için gönüllü bırakılacak. Düzenlemede emeklilik yaşındaki tarım üreticileri desteklerden otomatik olarak dışlanmayacak. Olası yaş sınırlarına her üye ülke kendisi karar verecek. Yeni ve genç üreticiler ile önceki üretim verisi bulunmayan başvuru sahipleri için kriz desteklerinin hesaplanmasında karşılaştırma göstergeleri kullanılabilecek. Aktif tarım üreticisi tanımı ise zorunlu kalacak, ancak ülkeler bu tanımı kendi koşullarına uyarlayabilecek. Estonya’nın Finlandiya, Letonya ve Polonya ile birlikte sunduğu, hibrit tehditler, siber saldırılar ve uydu navigasyonu kesintilerinin mücbir sebep tanımına eklenmesi önerisi henüz onaylanmadı; bu konudaki görüşmeler sürüyor. Konseyin pozisyonu temelinde Avrupa Parlamentosu ile müzakereler devam ederken, AB’nin 2028-2034 bütçe görüşmelerinde tarımın finansmanı ile desteklerin azaltılması ve üst sınırları da ele alınacak.

AB Tarım Bakanları, 2027 Sonrası OTP Reformunda Ortak Tutumda Uzlaştı
Görsel kaynağı: RTL Info · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları, 2027 Sonrası OTP Reformunda Ortak Tutumda Uzlaştı

AB tarım bakanları, Lüksemburg’da 2027 sonrası Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için ortak tutumu oybirliğiyle kabul etti. Anlaşmanın uygulanması ise Avrupa Birliği’nin yeni bütçesine ilişkin müzakerelerin sonucuna bağlı olacak. Reform, 2028-2034 dönemini kapsaması planlanan yeni çok yıllı bütçeyle birlikte şekillenecek. Üye ülkeler, kabul edilen tutum temelinde Avrupa Parlamentosu ile uzlaşma görüşmelerine başlayacak. Reformun yürürlüğe girebilmesi için AB ülkeleri ile Avrupa Parlamentosu üyelerinin aynı metni onaylaması gerekiyor. Düzenleme, desteklerin aktif çiftçilere, mesleğe yeni başlayan gençlere ve küçük işletmelere yoğunlaştırılmasını; bunun için desteklerde üst sınır ve kademeli azaltma mekanizmalarının kullanılmasını hedefliyor. Aktif çiftçi tanımı görüşmelerinde bazı ülkeler emeklilerin belirli destekleri korumasını istedi. Anlaşma, desteklerin dağıtımında bu konuda esneklik bırakıyor. Mali çerçeve henüz tamamlanmadığı için metin ön nitelikte kabul ediliyor; AB yetkilileri bütçe görüşmelerini yıl sonuna kadar sonuçlandırmayı umuyor. Mevcut taslakta OTP finansmanı yaklaşık 300 milyar avro olarak öngörülüyor. Bu tutar, önceki OTP için belirtilen 387 milyar avronun altında. Almanya’nın da aralarında bulunduğu bazı ülkeler AB bütçesini, özellikle OTP harcamalarını azaltmak istiyor. İrlanda Tarım Bakanı Martin Heydon ise anlaşmayı çiftçiler, kırsal topluluklar ve Avrupa’nın gıda güvenliği açısından önemli bir aşama olarak değerlendirdi.

AB Tarım Bakanları Lüksemburg’da OTP Reformu İçin Kısmi Uzlaşma Sağladı
Görsel kaynağı: Salzburger Nachrichten · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları Lüksemburg’da OTP Reformu İçin Kısmi Uzlaşma Sağladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

AB’nin 27 tarım bakanı, Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için kısmi müzakere pozisyonunda uzlaştı. Lüksemburg’da yapılan toplantıda bakanlar, 2028-2034 dönemine ilişkin AB bütçe görüşmelerinde başka başlıklarda ele alınan konuları uzlaşmanın dışında bıraktı. Bunlar arasında bütçenin toplam büyüklüğü ile işletme başına alan bazlı gelir desteğine getirilecek sınır da bulunuyor. Üye devletler, OTP desteklerinin uygulanmasında daha fazla ulusal esneklik talep etti. Avrupa Komisyonunun üye ülkelere destek tasarımına ilişkin tavsiyelerinin bağlayıcı olmaması istenirken, yaşlılık aylığı alan çiftçilerin doğrudan ödemelerinin azaltılması da zorunlu tutulmayacak. Buna karşılık genç çiftçilere daha yüksek destek verilmesi ve işletme kurarken desteklenmeleri zorunlu olacak. Uzlaşma metnine göre “aktif çiftçi” tanımı bağlayıcı olacak, ancak üye devletler bu tanımın ayrıntılarını kendi ulusal koşullarına göre belirleyebilecek. Bu yaklaşım, OTP kaynaklarının fiilen tarım yapan kişilere yönlendirilmesi ve arazilerin yalnızca yatırım amacıyla tutulmasının önlenmesi hedefiyle ilişkilendiriliyor. Komisyon, gelecek uzun vadeli AB bütçesinde OTP ve yapısal destek için çok sayıdaki fonun yerine tek bir Ulusal ve Bölgesel Ortaklık Planı fonu oluşturulmasını önermişti. AB Tarım Komiseri Christophe Hansen, çiftçilerin gelecek mali dönemde ödemeleri için planlama güvenliği ve istikrara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Avrupa Parlamentosu pozisyonunu belirledikten sonra iki kurumun müzakerecileri ortak bir metin üzerinde çalışabilecek.

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı
Görsel kaynağı: České noviny — ČTK · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı

AB üyesi ülkelerin tarım bakanları, Lüksemburg’daki toplantıda 2028-2034 dönemini kapsayan Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için kısmi müzakere pozisyonunda uzlaştı. Çekya Tarım Bakanı Martin Šebestyán uzlaşmayı desteklerken, Çekya ve Slovakya iki ülkenin önceliklerini vurgulayan ortak bir bildiri sundu. Bildiride nihai anlaşmanın yeterli finansman sağlaması, OTP’yi basitleştirmesi, üye ülkelerin koşullarına saygı göstermesi ve gıda üretimi, istihdam ile tarım işletmelerinin sürdürülebilirliğini koruması istendi. Šebestyán, gıda sanayicilerine destek, hassas sektörlere verilen desteğin korunması, idari yükün azaltılması ve genç çiftçilerin kuşak yenilenmesinin desteklenmesini Çekya açısından önemli kazanımlar olarak sıraladı. Kabul edilen pozisyon, reformun mali ve diğer yatay konularını kapsamıyor. Bu başlıklar, AB’nin 2028-2034 uzun vadeli bütçesi için yürütülen görüşmelerde ele alınacak; bütçenin nihai şekli tarıma ayrılacak toplam kaynağı ve doğrudan ödemelerin azaltılması ya da üst sınırlandırılmasına ilişkin kuralları belirleyecek. Pozisyon, AB Konseyi ile Avrupa Parlamentosu arasındaki nihai reform müzakerelerine temel oluşturacak. Düzenleme kapsamında üye ülkelerin aktif çiftçiyi tanımlaması gerekecek, ancak bu tanım ulusal koşullara göre uyarlanabilecek. Genç çiftçilere daha yüksek destek, işletme kurma yardımı ve tarımda kuşak yenilenmesi stratejisi zorunlu hale gelecek. Ülkeler ayrıca doğal afetler, olumsuz iklim olayları veya hayvan ve bitki hastalıklarıyla bağlantılı afetlerden etkilenen çiftçilere kriz ödemesi sağlayabilecek. Avrupa Komisyonu, çiftçi gelirleri ve kriz önlemleri için yaklaşık 300 milyar avro öneriyor. Bu tutar, mevcut bütçe döneminde OTP için ayrılan 387 milyar avronun altında. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen de 2028’de tarıma destek amacıyla 45 milyar avroyu erken serbest bırakma sözü verdi. Almanya öncülüğündeki bütçede tasarruf yanlısı ülkeler kaynakların azaltılmasını isterken, Çekya’nın da yer aldığı Uyum Dostları grubu buna karşı çıkıyor.

Güney İtalya'daki Çiftçi Protestosu Avrupa Parlamentosu'na Taşındı
Görsel kaynağı: Il Fatto Quotidiano · Özgün haber

Güney İtalya'daki Çiftçi Protestosu Avrupa Parlamentosu'na Taşındı

Güney İtalya'da çiftçiler ile karayolu taşımacılığı çalışanlarının yüksek yakıt maliyetine karşı düzenlediği protesto Avrupa Parlamentosu'na taşındı. Beş Yıldız Hareketi heyeti, Strazburg'daki genel kurul oturumu sırasında göstericilerle dayanışma eylemi düzenleyerek “Güney krizde” ve “Hayat pahalılığına son” yazılı dövizler taşıdı. Avrupa Parlamentosu üyesi Mario Furore, İtalya hükümetinin protestolar hakkında Brüksel'i bilgilendirip bilgilendirmediğini sormak üzere Avrupa Komisyonu'na acil soru önergesi vereceğini açıkladı. Heyet başkanı Pasquale Tridico, enerji şirketlerinin olağanüstü kârlarından alınacak vergiyle Avrupa çapında yakıt vergi kredisi oluşturulmasını önerdi; Giuseppe Antoci ise Mercosur anlaşmasına karşı olduklarını yineledi.

Kallas: Rusya Gıdayı Silah Olarak Kullanıyor, Küresel Gıda Güvenliğini Baltalıyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Kallas: Rusya Gıdayı Silah Olarak Kullanıyor, Küresel Gıda Güvenliğini Baltalıyor

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Strasbourg’da Avrupa Parlamentosu’ndaki genel kurul görüşmeleri sırasında Rusya’nın gıdayı kasıtlı olarak silah gibi kullandığını ve özellikle Afrika, Asya ile Orta Doğu’da küresel gıda güvenliğini baltaladığını söyledi. Kallas, Rusya’nın Karadeniz’deki saldırılarına karşı Avrupa Birliği’nin Ukrayna’nın tarım ihracatını güvence altına alması, deniz güvenliğini güçlendirmesi ve Rusya üzerindeki uluslararası diplomatik baskıyı artırması gerektiğini belirtti. Kallas’a göre küresel tahıl fiyatları Şubat 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Süper El Niño, her iki yarımküredeki kuraklık ve Orta Doğu’daki çatışmaların gıda sorununu ağırlaştırdığını söyleyen Kallas, bu gelişmelerin gübre ihracatını da aksattığını ifade etti. Hürmüz ve Bab el-Mendeb boğazları ile Karadeniz’i küresel gıda sistemi açısından üç kritik geçiş noktası olarak sıraladı. Kallas, AB-Ukrayna Dayanışma Koridorları girişiminin alternatif ihracat güzergâhları oluşturduğunu ve bu yollar üzerinden tahıl ihracatının temmuzdan bu yana yaklaşık 2 milyon ton arttığını açıkladı. Ancak Rusya’nın Ukrayna’nın Moldova, Romanya ve Polonya sınırındaki geçiş noktalarına yönelik saldırılarının alternatif güzergâhları tehdit ettiğini söyledi. Kallas ayrıca Romanya ile Bulgaristan’ın, AB desteğiyle Karadeniz’de bölgesel durumsal farkındalığı güçlendirmeyi amaçlayan bir deniz güvenliği merkezi kurduğunu aktardı. AB’nin Karadeniz’de seyrüsefer özgürlüğü konusunda anlaşma sağlamak için Türkiye, Hindistan, Afrika ülkeleri ve diğer uluslararası ortaklarla çalıştığını belirtti.

AB Organik Otlatma Zorunluluğunu Koruyor, Geçiş Süresi Gündemde
Görsel kaynağı: top agrar · Özgün haber

AB Organik Otlatma Zorunluluğunu Koruyor, Geçiş Süresi Gündemde

Avrupa Parlamentosu, üye ülkeler ve Avrupa Komisyonu, organik üretimde sığır, koyun ve keçiler için otlatma zorunluluğunu koruyor. Organik işletmelerin kuralları uygulaması için daha fazla süre tanınması bekleniyor. Bu yaklaşım, organik sığır, koyun ve keçi yetiştiren işletmelere kurallara uyum için geçiş süresi verilmesini gündeme getiriyor. Ek sürenin işletmelerin uygulamaya hazırlanmasına imkân sağlaması bekleniyor.

AB Yüksek Temsilcisi Kallas: Rusya Gıdayı Kasıtlı Olarak Silah Haline Getiriyor
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

AB Yüksek Temsilcisi Kallas: Rusya Gıdayı Kasıtlı Olarak Silah Haline Getiriyor

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Karadeniz’de gemilere yönelik saldırılardan Rusya’nın sorumlu olduğunu ve Moskova’nın gıdayı kasıtlı olarak silah haline getirdiğini öne sürdü. Strazburg’daki Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda konuşan Kallas, Rusya’ya ait olduğundan şüphelenilen insansız hava araçlarıyla son 10 günde 6 saldırı düzenlendiğini söyledi. Kallas, saldırıların tehlikeli ve kabul edilemez bir tırmanışa işaret ettiğini belirterek Rusya’nın temmuz ortasından bu yana Ukrayna’nın ihraç ettiği ürünlere yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığını savundu. Karadeniz’i Ukrayna tahılının uluslararası pazarlara ulaşması için en önemli rota olarak niteleyen Kallas, bu saldırıların küresel gıda güvenliğine zarar verdiğini ifade etti. AB ve Ukrayna’nın kara yolları üzerinden gerçekleştirdiği tahıl ihracatının temmuzdan bu yana 2 milyon ton arttığını aktaran Kallas, Moldova, Romanya ve Polonya’daki sınır geçişlerinin hedef alınmasının alternatif rotaları da riske attığını söyledi. Romanya ve Bulgaristan’ın AB desteğiyle kuracağı Karadeniz Deniz Güvenliği Merkezi’nin durumsal farkındalığı artıracağını belirten Kallas, Türkiye, Hindistan ve diğer ortaklarla seyrüsefer serbestisini sağlayacak bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını kaydetti. Ukrayna’nın bu konuda yaptığı önerinin Rusya tarafından reddedildiğini de ifade etti.

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’daki başlıca tarım ve kooperatif örgütleri, Stockholm Bildirgesi ile güçlü, ortak ve yeterli finansmana sahip bir Ortak Tarım Politikası (OTP) talep etti. Copa ve Cogeca’nın çağrısı, Avrupa Birliği’nin 2028-2034 Çok Yıllı Mali Çerçevesi üzerindeki görüşmelerin sürdüğü dönemde geldi. İrlanda Konseyi dönem başkanlığının sunduğu bütçe önerisi henüz onaylanmış değil; liderlerin görüşmesi yalnızca müzakere sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Stockholm Bildirgesi, Copa ve Cogeca’nın İsveç’in başkentinde 14-16 Ekim’de düzenlediği 12. Avrupa Çiftçiler Kongresi kapsamında hazırlandı. Kongrede yaklaşık 400 delege ve 54 konuşmacı, rekabetçilik, kuşak yenilenmesi, üretim maliyetleri ve gıda güvenliği gibi başlıkları ele aldı. Örgütler, tarımın Avrupa’nın gıda, yem, yakıt ve lif üretim kapasitesi açısından stratejik bir dayanak olduğunu belirterek OTP’nin bütçesinin en az mevcut düzeyde tutulmasını ve enflasyona göre uyarlanmasını istedi. Copa ve Cogeca ayrıca OTP için ayrı ve korunan bir bütçe, ortak politikanın niteliğinin korunması ve yeniden ulusallaştırmaya yol açabilecek bir yapıdan kaçınılması çağrısında bulundu. Örgütlerin talepleri arasında piyasa ve kriz yönetimi araçlarının güçlendirilmesi, inovasyon, suya dayanıklılık, altyapı, dijitalleşme ve biyoekonomi yatırımları ile daha basit ve orantılı bir OTP de yer aldı. Confagricoltura ve COPA Başkanı Massimiliano Giansanti, bütçe kararlarının Avrupa’nın vatandaşlarını besleme, kırsal alanları destekleme ve rekabetçiliğini koruma kapasitesini etkileyeceğini söyledi. İrlanda başkanlığının 10 Ekim’de yayımlanan önerisi, 2028-2034 dönemi için toplam 1.620 milyar avroluk bütçe öngörüyor. Bu tutar, Avrupa Komisyonu’nun ilk teklifinden yaklaşık %8 daha düşük. Metinde OTP kapsamında çiftçilerin gelir desteğine yönelik en az 261,01 milyar avroluk bir kaynak korunuyor. Öneri ayrıca ulusal planlardaki ilgili kaynakların en az %10’unun kırsal alanlara ayrılmasını ve ulusal tahsislerin %25’ine kadarının krizler ile ara dönem revizyonunda kullanılabilmesini öngörüyor. Ancak bu esneklik, garanti edilmiş ek tarım ödeneği anlamına gelmiyor; nihai kullanım ulusal planlara bağlı olacak. Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, revize önerinin geleneksel politikalarla yeni öncelikler arasındaki dengeyi bozabileceği uyarısında bulundu. Metsola, yeni öz kaynakların ulusal bütçeler üzerindeki baskıyı sınırlayabileceğini ve Parlamento’nun müzakerelerin tamamına dahil edilmesi gerektiğini savundu. Avrupa Konseyi anlaşmayı 2026 sonuna kadar tamamlamayı, yasal düzenlemeleri 2027’de kabul etmeyi ve yararlanıcılara finansman akışını Ocak 2028’den itibaren sürdürmeyi hedefliyor.

AB’nin 2028–2034 Bütçesinde Kritik Pazarlıklar
Görsel kaynağı: Suomen Kuvalehti · Özgün haber
Veri haberi

AB’nin 2028–2034 Bütçesinde Kritik Pazarlıklar

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa Birliği’nin 2028–2034 dönemini kapsayacak çok yıllı mali çerçevesi için müzakereler kritik aşamaya giriyor. AB liderleri, İrlanda’nın hazırladığı uzlaşma önerisi temelinde 15–16 Ekim’de bütçeyi ele alacak. Konseyin kasımda olağanüstü ve gayriresmî, Noel’den önce ise resmî toplantı yapması planlanıyor. Konsey Başkanı António Costa anlaşmaya Noel’den önce varılmasını umuyor; ancak 2026’nın başı da olası görülüyor. Komisyonun 2025 yazında sunduğu taslağın toplam büyüklüğü yaklaşık 2 trilyon euro. Bunun 150 milyar eurodan fazlasının geçmiş toparlanma kredilerinin geri ödenmesine ayrılması planlanıyor. Finlandiyalı yetkililer, önerinin ülkenin yıllık finansman payını 2 milyar euronun biraz üzerindeyken 3 milyar euronun üzerine çıkarabileceğini değerlendiriyor. Finlandiya’nın AB’den tarım, araştırma ve inovasyon alanlarında fon aldığı belirtiliyor. Finlandiya, Almanya, Hollanda, İsveç, Avusturya ve Danimarka, Komisyon taslağında yüz milyarlarca euroluk kesinti talep ediyor. Bu ülkeler finansmanın özellikle güvenlik ve savunma, rekabet gücü, inovasyon ve göçün önlenmesine yönlendirilmesini, diğer alanlarda ise tasarruf aranmasını istiyor. İtalya, İspanya, Polonya, Baltık ülkeleri ve birçok Doğu Avrupa ülkesi ise Komisyon taslağında yalnızca birkaç on milyar euroluk kesinti öngören Kıbrıs önerisini destekliyor. İrlanda’nın son uzlaşma önerisi Komisyon taslağından 150 milyar euronun üzerinde kesinti öngörüyor. Ancak tasarrufların rekabetçilik fonlarına yönelmesi Almanya ve Finlandiya’nın tepkisini çekti. Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo, bütçede kesinti talep ederken tarım desteklerinin korunmasını savunuyor. Komisyonun resmî önerisi de çiftçilere gelir desteği, çevre önlemleri, çiftlik yatırımları, genç çiftçiler ve risk yönetimi için ayrılan kaynakların korunmasını öngörüyor. Komisyon ayrıca karbon sınır vergileri ve atık ücretleri gibi yeni öz kaynaklarla yılda yaklaşık 60 milyar euro gelir toplamayı öneriyor. Bütçenin kabulü için üye ülkelerin oybirliği ve Avrupa Parlamentosu çoğunluğu gerekiyor. Avrupa Parlamentosu üyeleri şu ana kadar daha büyük ve daha iddialı bir bütçe talep ediyor.

Avrupa Sütçülüğü Kongresi Ekim 2026’da Bratislava’da Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber

Avrupa Sütçülüğü Kongresi Ekim 2026’da Bratislava’da Düzenlenecek

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa Sütçülük Birliği’nin (EDA) yıllık kongresi, 14-16 Ekim 2026’da Slovakya’nın Bratislava kentinde düzenlenecek. EDA Annual Convention 2026’nın organizasyonunu Slovak Sütçülük Birliği (SMZ) üstlenirken toplantılar Radisson Blu Carlton Hotel’in konferans alanlarında yapılacak. SMZ, kongrede 130’dan fazla yabancı ve 50’den fazla Slovak konuğun yer almasını bekliyor. Etkinliğin ana teması “Avrupa sütçülüğü: Yerel kökler ve küresel rekabet gücü” olarak belirlendi. 16 Ekim’deki genel kurul programında Avrupa ve dünya sütçülüğünün güncel meselelerine ilişkin uzman sunumları ve tartışmalar yapılacak. Slovakya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanı Richard Takáč’ın stratejik bir konuşma yapması bekleniyor; Takáč, etkinliğin himayesini kabul etti. Avrupa Komisyonu temsilcisi ile DG TRADE biriminden bir yöneticinin de programa katılması öngörülüyor. Kongrenin öğleden sonraki bölümünde süt ürünlerinin niteliği ve beslenmeye katkısı, EDA ile İtalya, ABD ve Slovakya’dan uzmanların katılımıyla ele alınacak. Programda ayrıca sütçülük sektörünün yenilikçilik ve sürdürülebilirlik başlıkları ile küresel rekabet gücü değerlendirilecek. EDA, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin sütçülük birliklerini bir araya getirerek Avrupa süt endüstrisinin çıkarlarını Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu gibi kurumlar nezdinde temsil ediyor. Slovak Sütçülük Birliği, Slovakya’daki süt işleyicilerini bir araya getiren öz-yönetimli bir kuruluş ve 2004’ten beri EDA üyesi. Birlik, kongreyi Bratislava’da daha önce 2009’da da düzenlemişti. Böylece Avrupa sütçülük sektörü, 17 yıl aradan sonra yeniden kentte buluşacak.

Brezilya Sığır Etinin AB Pazarına Dönüşü İki Yılı Bulabilir
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Sığır Etinin AB Pazarına Dönüşü İki Yılı Bulabilir

Brezilya sığır etinin Avrupa Birliği (AB) pazarına dönüşünün, yeni uygunluk kuralları nedeniyle yaklaşık iki yılı bulabileceği bildirildi. Avrupa Komisyonu yetkilisi Erik Tevenar, konuyu eylül sonunda Avrupa Parlamentosu Tarım Komitesi önünde açıkladı. 3 Eylül 2026'dan itibaren AB'ye hayvan ve hayvansal ürün ihraç eden ülkelerin, antimikrobiyal maddelerin büyümeyi veya verimi artırmak amacıyla kullanılmadığını ve insan tedavisine ayrılan bazı ilaçların hayvanlarda kullanılmadığını garanti etmesi gerekiyor. Sığır eti için uygunluk kanıtının hayvanın tüm yaşam döngüsünü kapsaması, Brezilya açısından süreci zorlaştırıyor. Kaynakta, Brezilya'da sığırların doğumdan kesime kadar geçen süresinin yaklaşık iki yıl olduğu ve bu nedenle etin AB pazarına bu süreden önce dönmesinin zor görüldüğü aktarılıyor. Ancak bu durum, AB'nin iki yıllık resmi bir ithalat yasağı koyduğu anlamına gelmiyor. Brezilya gerekli güvenceleri sunup Avrupa kurallarına uyduğunu kanıtlarsa yeniden ihracat izni alabilecek. Avrupa Komisyonu aynı zamanda Brezilya sığır etinin kontrol ve sertifikasyon sistemiyle ilgili ayrı bir sorunu inceliyor. Komisyon denetçileri, östradiol ile tedavi edilen dişi sığırlardan elde edilen etin AB'ye ihracat için yanlış sertifikalandırıldığını belirledi. Bunun ardından Brezilya, sorunlu sevkiyatın geldiği çiftlik ile ilgili sertifikasyon kuruluşunu askıya aldı ve düzeltici önlemler planı sundu. Komisyon, östradiol vakasının ihracata yönelik hayvanların kontrol ve sertifikasyon sisteminin güvenilirliğiyle, antimikrobiyal kuralların ise hayvanın tüm yaşam döngüsündeki uygunlukla ilgili olduğunu vurguluyor. Brezilya sığır etinin dönüşü, ülkenin tüm şartları yerine getirmesine ve Komisyonun denetimlerle sistemin kurallara uygun işlediğini doğrulamasına bağlı olacak.

Finlandiya, AB Fonlarında Kırsal Bölgelerin Payının Azalmasından Endişeli
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya, AB Fonlarında Kırsal Bölgelerin Payının Azalmasından Endişeli

Avrupa Komisyonunun yeni bütçe önerisi, Finlandiya’nın kuzeyindeki seyrek nüfuslu bölgeler için uzun süredir uygulanan özel desteğin geleceğine ilişkin endişe yarattı. Öneride, Finlandiya’nın AB üyeliği anlaşmasından bu yana, yani 1995’ten beri kullanılan bu destek kalemine yer verilmediği belirtiliyor. Finlandiyalı Avrupa Parlamentosu üyeleri, bunun ülkenin kırsal ve sınır bölgelerindeki kalkınma olanaklarını zayıflatabileceği görüşünde. Söz konusu destek; işletmelerin, ulaşım bağlantılarının ve bölgesel canlılığın geliştirilmesinde kullanılabiliyor. Kırsal kalkınma fonlarıyla daha önce çevre ve yenileme projeleri yürütüldü, geniş bant altyapısı kuruldu. Avrupa Parlamentosu üyesi Eero Heinäluoma, kuzeydeki seyrek nüfuslu bölgeler için desteğin değerini 650 milyon euro olarak ifade ederken, doğu sınırındaki bölgeler için sağlanacak mali desteğin Finlandiya açısından daha da önemli olduğunu savundu. Öneride ayrıca desteklerin, örneğin tarım için doğrudan tahsis edilmemesi ve fonların nasıl dağıtılacağı konusunda hükümetlere daha fazla yetki verilmesi öngörülüyor. Mali çerçevenin altında 14 mevcut büyük finansman programı bulunuyor; bunlar bölgesel kalkınma ve tarımın yanı sıra balıkçılık ile göçü de kapsıyor. Heinäluoma, üye ülkelerin komisyonun güvenlik ve rekabetçilik fonları gibi öncelik değişikliklerini kabul etmesi halinde kaynakların ulusal düzeyde daha serbest kullanılabileceği uyarısında bulundu. Elsi Katainen ise parlamentodaki tartışmalarda gıda üretiminin savunulmasına rağmen bölgelerin aynı ölçüde korunmayabileceğinden endişe ettiğini söyledi. Haberde aktarılan görüşlere göre özellikle doğu sınırı çevresindeki ekonomik canlılığın ve turizmin zayıflaması riski bulunuyor. Ancak aktarılan düzenleme, henüz kesinleşmiş bir fon kesintisi kararı olarak değil, Avrupa Komisyonunun yeni önerisi ve buna ilişkin siyasi değerlendirmeler olarak sunuluyor.

17 AB Ülkesi Tarım ve Uyum Politikası Fonlarının Korunmasını İstedi
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

17 AB Ülkesi Tarım ve Uyum Politikası Fonlarının Korunmasını İstedi

Bulgaristan’ın da aralarında bulunduğu 17 Avrupa Birliği (AB) ülkesi, gelecek uzun vadeli bütçede Ortak Tarım Politikası (OTP) ile uyum politikasına ayrılan finansmanın korunmasını istedi. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan tarafından koordine edilen girişim kapsamında yayımlanan ortak mektupta, yeni Avrupa önceliklerinin tarım ve daha az gelişmiş bölgelerin finansmanı pahasına karşılanmaması gerektiği belirtildi. 2 Ekim tarihli mektuba göre OTP ve uyum politikası, ülkeler ile bölgeler arasındaki yakınlaşmayı, tek pazarı, kırsal ve daha az gelişmiş bölgeleri ve Avrupa’nın gıda güvenliğini destekliyor. İmzacılar, Avrupa Komisyonunun gelecek mali çerçeve önerisinin toplam bütçe büyüse bile bu iki politika için reel anlamda daha az kaynak öngördüğünü savundu. Güvenlik, savunma, rekabet gücü, bağlantı, enerji güvenliği ve dayanıklılık için daha fazla finansman gerektiğini kabul eden ülkeler, bunun tarım ve uyum politikalarından para aktarılmasıyla değil, ek kaynaklarla karşılanmasını istedi. Almanya, Hollanda, İsveç, Danimarka, Avusturya ve Finlandiya ise dört gün önce yayımladıkları ortak mektupta, Avrupa Komisyonunun yaklaşık 2 trilyon avroluk bütçe teklifinin birkaç yüz milyar avro azaltılmasını talep etti. Bu ülkeler tüm harcama kalemlerinde kesinti yapılmasını ve kaynakların daha büyük bölümünün güvenlik, savunma, rekabet gücü, inovasyon ve düzensiz göçle mücadeleye yönlendirilmesini savunuyor. 2028-2034 dönemi bütçesinin yürürlüğe girmesi için 27 üye ülkenin oybirliğiyle karar vermesi ve Avrupa Parlamentosunun onayı gerekiyor.

AB'de Yunan Balıkçı Filosuna Finansman İçin Ön Anlaşma
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

AB'de Yunan Balıkçı Filosuna Finansman İçin Ön Anlaşma

Brüksel'de Avrupa Birliği'nin (AB) 2028-2034 dönemindeki yeni Ortak Balıkçılık Politikası çerçevesi üzerinde ön anlaşmaya varıldı. Anlaşma, 12 yıl sonra ilk kez balıkçı filosunun yenilenmesi ve modernleştirilmesi için Avrupa finansmanı yolunu açıyor. Yunanistan Tarım ve Gıda Bakanı Margaritis Schoinas, gelişmenin ülkenin yaşlı balıkçı filosu ve küçük ölçekli kıyı balıkçılığı açısından önem taşıdığını belirtti. Yeni çerçeve kapsamında destek, yalnızca mevcut teknelerdeki yatırımlarla sınırlı olmayacak; yeni teknelerin inşası veya satın alınması da öngörülen koşullar çerçevesinde finanse edilebilecek. Amaç, daha genç, güvenli ve modern bir filo oluşturmak. Ayrıca küçük ölçekli kıyı balıkçılığı teknelerinin kapasite kurallarında, yenileme ve modernleştirme yatırımlarını kolaylaştıracak daha fazla esneklik sağlanması planlanıyor. Finansman olanakları, gerekli stok iyileştirme önlemlerinin uygulanması koşuluyla aşırı avlanmış stokların bulunduğu filonun bazı kesimlerini de kapsayabilecek. Bunun yanında daha temiz ve verimli motorlar ile sevk sistemlerine yatırımlar desteklenebilecek; enerji verimliliğini artıran veya karbondioksit salımını azaltan yatırımlarla bağlantılı kapasite esnekliği uygulanabilecek. Metin, balıkçılığa ilişkin özel koşulları önemli zarar vermeme (DNSH) ilkesiyle ilişkilendirirken, küçük ve orta ölçekli işletmelerin idari yükünün artırılmamasını da öngörüyor. Schoinas, anlaşmanın ardından Avrupa Parlamentosu ile görüşmelerin sürdürüleceğini ve sürecin henüz tamamlanmadığını söyledi.

AB’nin Brezilya’dan Sığır Eti İthalatında En Az İki Yıllık Ara Bekleniyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

AB’nin Brezilya’dan Sığır Eti İthalatında En Az İki Yıllık Ara Bekleniyor

Avrupa Komisyonu yetkilisi Eric Thevenard, Brezilya’dan Avrupa Birliği’ne (AB) sığır eti ithalatının en az iki yıl boyunca yeniden başlamasının beklenmediğini söyledi. Thevenard, 28 Eylül’de Avrupa Parlamentosu Tarım Komitesi’nde yaptığı açıklamada, Brezilya’nın AB ile uygun bir izlenebilirlik sistemi üzerinde uzlaşması halinde bile ihracatın ancak bu sistem kapsamında doğan hayvanların yetişip kesilmesinden sonra başlayabileceğini belirtti. Yeniden açılış için kesin bir tarih açıklanmadı. Thevenard’ın verdiği süre, hayvanın doğumundan kesime kadar geçen biyolojik döneme dayanıyor. Brezilya’nın, sığırlara uygulanan antimikrobiyal maddelerin izlenmesini doğumdan kesime kadar sağlayan sistemi AB’nin kabul edeceği biçimde uyumlu hale getirmesi gerekiyor. Kaynakta aktarılan AB açıklamasına göre, Brezilya sorunları hemen çözse dahi uygun izlenebilirlik sistemi kurulduktan sonra doğan hayvanların etinden önce ihracat yapılamayacak. AB, Brezilya’dan sığır eti, kanatlı eti ve diğer hayvansal ürünlerin ithalatını 3 Eylül’den itibaren askıya aldı. İrlandalı Avrupa Parlamentosu üyesi Ciaran Mullooly, komisyon yetkililerinin Brezilya’nın antimikrobiyal kontrollerine yönelik takip denetimini ancak ticaretin yeniden başlaması için gerçekçi bir olasılık ortaya çıktığında planlayacağını aktardı. Mullooly, yeniden açılış kararı alınmadan önce gerekli kanıtların sunulması, denetimin tamamlanması ve çiftçilerle tüketicilerin bilgilendirilmesi çağrısı yaptı. İthalatın durması Brezilya’nın Hilton kotasını ve bölgesel et ticaretini de etkiliyor. Brezilyalı ihracatçılar, askıya alma beklentisiyle temmuz ve ağustosta 6.767 ton sevk etti; bu miktar, ülkenin Hilton kotasının %76’sına denk geliyor. Kaynağa göre AB’ye gönderilmesi planlanan 2 bin tondan fazla et kullanılmadan kalacak. Brezilya’nın 2026/27 dönemi için toplam 10 bin tonluk kotasının 8.951 tonu AB’ye, 1.049 tonu ise ithalatı açık tutan Birleşik Krallık’a ayrılmış durumda. Brezilya’nın geçici olarak pazardan çekilmesi Uruguaylı ve Arjantinli ihracatçılara alan açtı. Brezilya’daki Valor gazetesine konuşan sektör kaynağı, bu ülkelerin azalan arzdan yararlanarak fiyatlarını yükselttiğini belirtti. Kısıtlamanın 2027/28 döneminde de sürmesi halinde Brezilya’nın potansiyel kaybının 97 milyon doları aşabileceği hesaplanıyor; bu tahmin 8,9 bin tonluk kota ve ton başına ortalama 11 bin dolarlık fiyat varsayımına dayanıyor. Abiec, Hilton kapsamındaki etin ton fiyatının 10 bin ila 15 bin dolar arasında değiştiğini, izlenebilir hayvanlar için Brezilyalı yetiştiricilerin ayrıca yaklaşık %5 prim aldığını bildirdi. Kanatlı eti ve bal için süreç sığır etinden farklı ilerleyebilir. AB denetçilerinin 24 Ağustos-4 Eylül tarihlerinde yürüttüğü incelemede Brezilya’daki bu sektörlerin kontrolleri AB gerekliliklerine uygun bulundu. Brezilya Tarım Bakanlığı, sonucun ülkenin yeniden kabul için başvurmasının önünü açtığını bildirdi. Ancak kanatlı eti ticaretinin yeniden başlaması için AB üyesi ülkelerin resmî onayı gerekiyor; konunun 20-21 Ekim ve 16-17 Kasım tarihlerinde yapılması planlanan toplantılarda ele alınması bekleniyor.

Mercosur-AB Anlaşması Arjantin Tarımına Yeni İhracat Fırsatları Sunuyor
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber

Mercosur-AB Anlaşması Arjantin Tarımına Yeni İhracat Fırsatları Sunuyor

Mercosur ile Avrupa Birliği arasında 1 Mayıs 2026’dan itibaren yeni bir ticaret anlaşması yürürlükte. Anlaşma, gümrük tarifeleri ve ihracat vergilerini azaltarak Arjantin tarımı için yeni ihracat fırsatları oluşturmayı hedefliyor. Buenos Aires Üniversitesi Ziraat Fakültesinden bir uzman, tarım sektörünün anlaşmadan en fazla yararlanacak alanlardan biri olacağını belirtti. Ancak anlaşmanın siyasi bölümü, bölünmüş Avrupa Parlamentosu’nun onayını bekliyor.

AB Yetkilisi: Brezilya Sığır Etine İki Yıl İhracat Engeli Öngörülüyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

AB Yetkilisi: Brezilya Sığır Etine İki Yıl İhracat Engeli Öngörülüyor

Avrupa Birliği'nin (AB) Brezilya'dan sığır eti ithalatını yeniden başlatması, hayvanların doğumdan kesime kadar izlenmesini sağlayacak eksiksiz bir sistem kurulmasına bağlandı. Avrupa Komisyonu Sağlık ve Gıda Güvenliği Denetimleri Direktörü Eric Thevenard, Avrupa Parlamentosu Tarım Komitesi'nde yaptığı açıklamada, Brezilya'dan sığır etinin teorik olarak iki yıldan önce gelemeyeceğini söyledi. Thevenard, yeniden ihracat tarihini bilmediğini de belirtti. AB, 3 Eylül'den itibaren Brezilya'dan sığır ve kanatlı eti ile diğer hayvansal ürünlerin ithalatını askıya aldı. Kararın gerekçesi, Brezilya'nın ihracata konu hayvanların yaşamları boyunca antimikrobiyal kullanımına ilişkin AB şartlarına uyumuyla ilgili endişeler olarak açıklandı. Komisyon, olası düzeltmeler yapılsa bile yalnızca sorunlar çözüldükten sonra doğan hayvanlardan elde edilen etin AB'ye gönderilebileceğini bildirdi. İrlandalı Avrupa Parlamentosu üyesi Ciaran Mullooly ise Brezilya'nın sığır eti ihracatının AB gıda güvenliği standartlarını karşıladığına ilişkin gerekli güvenceleri vermediğini savundu. Mullooly, Brezilya'nın östradiol hormonu kontrollerine yönelik endişelerin de sürdüğünü söyledi. Brezilya'nın antimikrobiyal kullanımına ilişkin önlemlerinin denetiminin, sığır eti ticaretinin yeniden başlaması için gerçekçi bir olasılık oluştuğunda planlanacağı aktarıldı. Mullooly, herhangi bir pazar açma kararından önce uyumun bağımsız biçimde kanıtlanması ve denetlenmesi gerektiğini belirtti.

AB’nin Tarım Politikası ve Bütçesi İçin Endişe Arttı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

AB’nin Tarım Politikası ve Bütçesi İçin Endişe Arttı

Unión de Uniones, Brüksel’de 9 ve 10 Eylül’de yaptığı temasların ve 2026 Birliğin Durumu konuşmasının ardından AB’nin tarım politikası ve bütçesine ilişkin kaygılarının arttığını bildirdi. Kuruluş, Ursula von der Leyen’in konuşmasının 2024’teki tarım protestoları sonrasında oluşan beklentileri karşılamadığını savundu. Almanya ile bütçede tasarruftan yana ülkelerin kesinti taleplerinin Ortak Tarım Politikası’nı (OTP) da kapsadığını belirtti. Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu ve İspanya’nın AB Daimi Temsilciliği ile görüşen kuruluş, tarımın bütçe ve OTP kararlarında öncelikli olması gerektiğini vurguladı. Kırsal alanın durumunu anlatan bir belge sundu ve sekiz somut taahhüt istedi. Düşük kârlılık, tedarik zincirindeki dengesizlik, bürokrasi, kuşak değişiminin yetersizliği, krizlere kırılganlık ve farklı koşullarda üretilen ithal ürünlerle rekabetin çözüm beklediğini söyledi. Kuruluş; su, iklim dayanıklılığı, sigorta ve risk yönetimine ilişkin duyuruları gerekli bulduğunu, kuraklık, sel, yangın ve aşırı sıcakların çiftliklerde ağır kayıplara yol açtığını belirtti. Tartışmanın önümüzdeki aylarda üye ülkelere ve ulusal planlara kayacağını, maliye bakanlıklarının rolünün artacağını öngördü. Ortak ve yeterli finansmana sahip bir OTP, kârlılık ve adil ticaret için AB kurumları ve İspanya hükümetiyle temasını sürdüreceğini açıkladı.

AP, Gübre İçin Koruma Maddesini Reddetti
Görsel kaynağı: Réussir · Özgün haber

AP, Gübre İçin Koruma Maddesini Reddetti

Avrupa Parlamentosu, 15 Eylül’de Strasbourg’daki genel kurulda, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na (SKDM) gübreler için eklenmesi önerilen koruma maddesini reddetti. Mevcut öneriye göre bu madde, ithal gübre fiyatı SKDM etkisi hariç tutulduğunda, önceki on yıl ortalamasına kıyasla en az altı ay boyunca %50’den fazla artarsa “karbon vergisi”ni bir yıl süreyle askıya alacaktı. Parlamentonun tercihi ise, SKDM gelirlerinin geçici olarak tarımda gübre maliyetlerinden etkilenen kesimlere yönlendirilmesi oldu. Bu yaklaşım, özellikle gübre maliyetlerinden etkilenen çiftçileri ve tarımsal üretimi hedefliyor. Raportörlerden Fransız milletvekili Pascal Canfin, bunun “gübre maliyetlerinden etkilenen çiftçiler için daha sağlam bir çözüm” olduğunu söyledi. Parlamento ayrıca, AB içinde üretip AB dışına ihracat yapan şirketler için kurulan geçici karbonsuzlaşma fonunun kapsamını genişletmeyi önerdi; gübre üreticileri ile gübre maliyetleri yüksek girdilere bağımlı kullanıcılar da fona alınacak. Listeye üre, amonyum nitrat ve amonyum sülfat gibi ürünlerin eklenmesi planlanıyor. Agra Europe’a göre, özellikle buğday, arpa gibi ihracata giden tahıl üreticileri de fondan yararlanabilecek. Copa-Cogeca ise koruma maddesinin reddedilmesinden “derin hayal kırıklığı” duyduğunu, alternatifin yalnızca geçici bir “yaraya pansuman” olduğunu belirterek yaklaşan Parlamento, Konsey ve Komisyon arasındaki üçlü görüşmeler öncesi yapısal soruna çözüm çağrısı yaptı.