ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

42 haber · Sayfa 1

Macaristan’da Yeni Karantina Zararlısı Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan’da Yeni Karantina Zararlısı Tespit Edildi

Macaristan’da, Bács-Kiskun ilinde bir kişinin 2026 yazında yaptığı bildirim üzerine pöttyös lámpahordó-kabóca (Lycorma delicatula) tespit edildi. Asya kökenli ve Avrupa Birliği’nin (AB) karantina zararlıları arasında yer alan türün varlığı, fotoğraflar üzerinden yapılan ilk değerlendirmenin ardından laboratuvar incelemesiyle doğrulandı. Bu, türün AB topraklarındaki doğrulanmış ilk görülmesi olarak kayda geçti. Zararlı, başta üzüm bağları olmak üzere meyve ağaçları ile orman ve süs ağaçları için bitki sağlığı riski oluşturuyor. Yaklaşık 100 tıp bitkisi bulunan böcek, yoğun popülasyonlarda bitkileri zayıflatabiliyor. Yetkililer karantina önlemlerini başlatırken Nébih, şüpheli gözlemlerin fotoğraf ve kesin konum bilgisiyle derhal bildirilmesini istedi.

İrlanda’da Çiftçilerin Gündeminde Yakıt Maliyetleri Var
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlanda’da Çiftçilerin Gündeminde Yakıt Maliyetleri Var

İrlanda’nın Westmeath Kontluğu’ndaki Delvin Mart’ı ziyaret eden Agriland, çiftçilerin bu hafta konuştuğu konuları aktardı. Görüşmelerde yakıt fiyatları öne çıkarken, yaklaşan bütçe öncesinde hükümetten beklenenler de tartışıldı. Bazı çiftçiler, artan maliyetler arasında yakıt giderini en büyük sorun olarak tanımladı. Bir üretici, yakıt fiyatlarının işletmeleri zor durumda bırakabileceğini söylerken, başka bir çiftçi motorin fiyatlarının düşük tutulmasının çiftçilere önemli destek sağlayacağını belirtti.

Irak’ta Süt Sektörünü Geliştirmek için Proje Başlatıldı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta Süt Sektörünü Geliştirmek için Proje Başlatıldı

Irak hükümeti, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Bankası, süt sektöründe çiftlik yönetimini ve süt toplama sistemlerini geliştirmeyi amaçlayan yeni bir projeyi resmen başlattı. Proje, küçük üreticileri pazarlara daha iyi bağlayacak yenilikçi toplama modellerinin uygulanmasını ve başarılı örneklerin farklı bölgelere yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Girişimden seçilmiş vilayetlerde yaklaşık 7 bin kırsal ailenin doğrudan yararlanması planlanıyor. Projede küçük ölçekli hayvancılık işletmelerine, kadınlara da odaklanılarak üretim varlıkları, kapasite geliştirme desteği ve iklime akıllı uygulamalar sunulacak. Böylece süt zincirinde üretkenliğin, pazarlamanın ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılığın artırılması amaçlanıyor. Proje kapsamında altyapı desteğinin yanı sıra teknik eğitim ve bilgi paylaşımı sağlanacak. Bu çalışmaların süt kalitesini ve üretici gelirlerini iyileştirmesi, küçük üreticilerin pazara erişimini güçlendirmesi bekleniyor. Proje, Irak Tarım Bakanlığının gözetiminde yürütülecek; uygulamadan FAO sorumlu olacak. Finansman ise Dünya Bankasının yönettiği Irak Reform, İyileşme ve Yeniden Yapılanma Fonu’ndan (I3RF) sağlanacak.

AB'nin 2028-2034 OTP'sinde Aktif Çiftçi Tanımı Yeniden Şekilleniyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

AB'nin 2028-2034 OTP'sinde Aktif Çiftçi Tanımı Yeniden Şekilleniyor

Brüksel’de, 2028-2034 döneminde uygulanması planlanan Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) temel unsurlarından biri olan “aktif çiftçi” tanımı için yeni bir çerçeve gündeme geldi. İrlanda başkanlığının sunduğu öneri, mevcut stratejik planların mimarisinde sürekliliği korurken üye devletlere tarımsal faaliyet ile desteklerden yararlanabilecek yüzeyleri tanımlama konusunda geniş yetki bırakıyor. Öneri, Tarım Konseyi’nin 28 Eylül’deki çalışmalarında OTP’nin 2027 sonrası düzenlemesiyle birlikte ele alındı. Taslağa göre aktif çiftçi, en az asgari düzeyde tarımsal faaliyet yürüten kişi veya işletme olacak. Ancak yarı zamanlı ya da birden fazla ekonomik faaliyeti bulunan çiftçiler bu tanımın dışında bırakılmayacak. Üye devletler uygunluğu belirlemek için işletme geliri, işletmede kullanılan emek, şirketin amacı veya tarımsal faaliyetlerin ulusal ya da bölgesel kayıtlara geçirilmiş olması gibi ölçütlerden birini ya da birkaçını seçebilecek. Bazı yararlanıcı gruplarını dışlayan negatif listeler de kullanılabilecek. Tanımın kapsamı, yüzeye dayalı gelir ödemeleri ve üretimle bağlantılı desteklerin yanı sıra doğal kısıtlı bölgelerdeki müdahaleleri, risk yönetimi araçlarını ve kriz desteklerini içerecek şekilde tasarlanıyor. Önceki yıl belirli OTP ödemelerinden en fazla 5.000 avro alan küçük yararlanıcıların ise otomatik olarak aktif çiftçi kabul edilmesi öngörülüyor. Bu düzenleme, küçük ölçekli destek alıcıları için uygunluk sürecini basitleştirmeyi amaçlayan bir eşik getiriyor. Öneri, tarımsal faaliyet kavramını yalnızca üretimle sınırlamıyor. Tarım arazisinin korunması da bu kapsamda değerlendirilebilecek ve çiftçi, üretim yapma veya araziyi tarımsal durumda tutma seçeneklerinden birini kullanabilecek. Normal yöntem ve makinelerle otlatma ya da ekime uygun hale getirilemeyen alanlar için de üye devletlerin geniş kapsamlı otlatmaya izin vermesi mümkün olacak. Bu uygulamada çevre, peyzaj ve topografya koşulları dikkate alınacak; ayrıca peyzajın korunması ve yangın riskini azaltma hedefleri gözetilebilecek. Gelecekteki OTP’nin kriz boyutunda ise doğal afetlerden, olumsuz hava olaylarından veya diğer felaketlerden etkilenen çiftçilere, önemli üretim kayıpları yaşanması halinde geçici likidite desteği sağlanmasına yönelik hükümler bulunuyor. Kuraklık konusu da Tarım Konseyi’nin gündeminde yer alırken, zeytinyağı sektörü için tarımsal rezervin kullanılması ihtimali ayrıca değerlendiriliyor. Ancak İrlanda önerisi henüz hazırlık aşamasında; belge, gelecekteki düzenlemenin yalnızca bazı bölümlerini kapsıyor ve nihai yasama çerçevesi niteliği taşımıyor.

FAO, Moldova’da Kadın Çiftçilerin İklim Direncini Güçlendirmesine Destek Veriyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

FAO, Moldova’da Kadın Çiftçilerin İklim Direncini Güçlendirmesine Destek Veriyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Moldova Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı, İsviçre’nin desteğiyle kadın çiftçilerin iklim değişikliğinin yol açtığı risklerle başa çıkma kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda Cojușna’da, Strășeni ilçesinde yaklaşık 35 kadın çiftçi ve kırsal girişimciyle bir atölye düzenlendi. Toplantıda iklim risklerine uyum, tarımsal işletmelerin geliştirilmesi ve kadınların kaynaklara erişimi ele alındı. Proje kapsamında 100’den fazla çiftçinin katıldığı değerlendirme, kadınlar ile erkekler arasında ekipman ve diğer kaynaklara erişim bakımından farklar bulunduğunu ortaya koydu. Kadınlar ekipman eksikliğini erkeklerden neredeyse üç kat daha sık bildirirken, katılımcıların %80’inden fazlası ev işleri ve aile bakımının eğitimlere katılmak için yeterli zaman bırakmadığını belirtti. Kadın çiftçiler, aile işletmelerine uygun küçük ölçekli makineler, ürün depolama ve işleme alanları, finansman ve sübvansiyonlara daha kolay erişim ile kısa ve uygulamalı eğitim talep etti. Atölyede ortaya çıkan önerilerin, kadınlara yönelik eğitim, danışmanlık, teknoloji ve finansman programlarının uyarlanmasında kullanılması planlanıyor. Bu çalışmalar kapsamında kadınların ve genç çiftçilerin girişimcilik, dijital beceri ve yenilikçilik kapasitesini geliştirmek amacıyla 10 Çiftçi Kulübü kurulması öngörülüyor. Kulüplerin deneyim paylaşımı, teknoloji denemeleri ve danışmanlar, finans kuruluşları ile alıcılarla bağlantı kurulması için kullanılması hedefleniyor. Moldova Tarım Bakanlığı ile FAO ayrıca 2027-2030 dönemi için, üretimin korunması ve risklerin azaltılmasına yönelik finansal araçlar içeren ulusal bir tarımsal dayanıklılık programı üzerinde çalışıyor. Proje, İsviçre’nin 2023-2025 dönemindeki desteğinin devamı niteliğinde. Önceki çalışmada 5.000’den fazla kadın tohum ve yem desteği almış, 120’den fazla kadın ise kadın çiftçi kulüplerine katılarak küçük ölçekli ekipman desteğinden yararlanmıştı.

Almanya’da Yunan Zeytinyağı için Büyüme Alanı Natürel Sızma ve Organik Ürünler
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Yunan Zeytinyağı için Büyüme Alanı Natürel Sızma ve Organik Ürünler

Yunanistan, Almanya zeytinyağı pazarında güçlü konumunu korurken, yeni büyüme alanını natürel sızma, organik ve daha yüksek katma değerli ürünlerde arıyor. Yunanistan’ın Almanya’ya zeytinyağı ihracatının değeri 2025’te 2024’e göre %4,28 artarak 107,17 milyon euroya ulaştı. Yunanistan, toplam zeytinyağı tedarikinde %18,28 payla İtalya ve İspanya’nın ardından üçüncü sırada yer aldı. Natürel sızma zeytinyağında ise ülke, İspanya’yı geride bırakarak tedarikçiler arasında ikinci sıraya yükseldi. Yunan ihracatının değeri 98,47 milyon euro olurken, İspanya’nın ihracatı 94,4 milyon euroda kaldı. Natürel sızma ürünler, Yunanistan’ın Almanya’ya toplam zeytinyağı ihracatı değerinin %91,88’ini oluşturdu. Bununla birlikte pazar, fiyat baskısı ve yoğun rekabet barındırıyor. Almanya’da zeytinyağı tüketimi 2020/2021 dönemindeki 82 bin tonluk tarihi zirveden 2024/2025 döneminde 55,7 bin tona geriledi. Pazar analizinde düşüşün başlıca nedenleri arasında ürün fiyatlarındaki önemli artış ve Alman tüketicilerin fiyata duyarlılığı gösterildi. Bu koşullar, Yunan şirketlerinin yalnızca ihracat hacmini değil, ürün başına elde edilen değeri de artırmasını gerekli kılıyor. Analize göre Yunan menşei, zeytin çeşidi, üretim bölgesi, organik üretim ve menşe işaretleri bu farklılaşmada kullanılabilecek başlıca unsurlar arasında bulunuyor.

Çin, ABD Soyasına Uygulanan %10 Tarifeyi Sürdürüyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Çin, ABD Soyasına Uygulanan %10 Tarifeyi Sürdürüyor

Çin, ABD'den ithal edilen soya fasulyesine uyguladığı %10'luk misilleme tarifesini sürdürüyor. ABD ile Çin arasında 28 Eylül'de açıklanan ve 60 milyar dolarlık ürün grubunda karşılıklı tarife indirimleri öngören anlaşmaya soya fasulyesi dahil edilmedi. Buna karşılık soya yağı ve soya küspesi anlaşma kapsamına alındı. Tarifenin sürmesi, Çin'deki özel ithalatçıların ABD soya fasulyesi alımlarını kısıtlarken, ithalatın ağırlıklı olarak devlet şirketlerinde toplanmasına yol açıyor. ABD Soya Birliği, tahılın anlaşma dışında bırakılmasından duyduğu memnuniyetsizliği açıkladı; ancak Çin'in 2026, 2027 ve 2028 yıllarında her yıl en az 25 milyon ton ABD soya fasulyesi alma taahhüdünü olumlu değerlendirdi. Bu durum Brezilya'nın Çin pazarındaki konumunu korumasına katkı sağlıyor. Kaynağa göre Çin, soya fasulyesinin yaklaşık %71'ini Brezilya'dan alıyor; Brezilya'nın avantajında daha düşük varış maliyetleri ve Güney Amerika'daki rekor üretim etkili oluyor. ABD ve Çin ayrıca 10 Ocak 2027'de sona erecek yeni ticari ateşkes öncesinde iki toplantı daha yapma sözü verdi.

Azerbaycan’da Tarım için Asgari Fiyat Mekanizması Önerisi
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber

Azerbaycan’da Tarım için Asgari Fiyat Mekanizması Önerisi

Azerbaycan milletvekili Ali Masimli, Milli Meclisin sonbahar oturumunun ilk genel kurul toplantısında tarım sektörü için asgari fiyat mekanizması uygulanmasını önerdi. Masimli, özellikle Şeki-Zagatala bölgesindeki fındık üreticilerinin karşılaştığı sorunlara dikkat çekti. Milletvekiline göre ürün fiyatlarının yaklaşık yarıya inmesi ve tarım zararlılarının işletmelere verdiği zarar, bazı çiftlikleri kârsız bıraktı veya çok düşük gelirle karşı karşıya getirdi. Masimli, mevzuatta üretim maliyetlerinin sigortalanmasını ve üreticilere asgari kârlılık düzeyi sağlayacak bir mekanizmanın yer almasını istedi. Ayrıca mevcut uygulama mekanizmasının zayıf olduğunu belirterek yeni bir Tüketicinin Korunması Kanunu çıkarılması çağrısında bulundu.

Arjantin’in Litoral Bölgesinde Sığır Kenesi Alarmı
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber

Arjantin’in Litoral Bölgesinde Sığır Kenesi Alarmı

Arjantin’in Litoral bölgesinde sığır kenesi, hayvancılık açısından önemli bir sağlık sorunu olmayı sürdürüyor. Sorun, sürülerde üretim kayıplarının yanı sıra kenelerin taşıyabildiği hastalıklar nedeniyle de işletmeleri etkiliyor. Instituto de Promoción de la Carne Vacuna Argentina (IPCVA) danışmanı Matías Martiarena, mücadelede kullanılan veteriner ürünlerinin ette kalıntı bırakabileceği uyarısında bulundu. Martiarena, sorunun üretim, hastalıklar ve et güvenliği boyutları nedeniyle işletmelerde dikkatli yönetim ve hassas sağlık stratejileri gerektirdiğini belirtti.

Irak’ta FAO İş Birliğiyle Tarım Projesi Başlatıldı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak’ta FAO İş Birliğiyle Tarım Projesi Başlatıldı

Irak Tarım Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile iş birliğini güçlendirmeye yönelik bir proje etkinliği düzenledi. Dünya Bankası tarafından finanse edilen proje, çiftlik yönetiminin iyileştirilmesini, toplama modellerinin geliştirilmesini ve üreticilerin desteklenmesini hedefliyor. Etkinlikte projenin amaçları, bileşenleri, çalışma planı ve uygulama programı tanıtıldı. Tarım Bakanı Abdulrahim Casım el-Şemmeri, ortaklığın Irak tarım sektörünü ve üretimi destekleyerek sürdürülebilir tarımsal kalkınmaya katkı sağlayacağını belirtti.

Irak’ta Gıda İsrafının Su ve Doğal Kaynaklara Etkisine Dikkat Çekildi
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta Gıda İsrafının Su ve Doğal Kaynaklara Etkisine Dikkat Çekildi

Irak’ta Yinda çevre örgütü, gıda israfının yalnızca ekonomik kayıp yaratmadığını, aynı zamanda su, toprak ve diğer doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı artırdığını bildirdi. Örgüt, gıdaların çöpe atılmasının üretimde kullanılan enerji ve arazinin de boşa harcanması anlamına geldiğini, ayrıca sera gazı emisyonlarına katkıda bulunduğunu açıkladı. Örgütün açıklamasına göre tarım ve hayvancılık, dünya genelindeki su tüketiminin yaklaşık %70'ini oluşturuyor. Kuruluş, bir kilogram sığır etinin israfının yaklaşık 50 bin litre suyun, bir bardak sütün çöpe atılmasının ise yaklaşık bin litre tatlı suyun boşa gitmesine eşdeğer olduğunu belirtti. Bazı Avrupa ülkelerinde ticari standartlar nedeniyle avlanan balıkların bir bölümünün atıldığı da açıklamada yer aldı. Dünya genelinde her yıl 1,05 milyar tondan fazla gıdanın israf edildiği, bunun tüketicilere sunulan toplam gıdanın yaklaşık %19'una karşılık geldiği kaydedildi. Örgüt, çöplüklerde ayrışan gıda artıklarının, atmosferde ısı tutma kapasitesi karbondioksitten daha yüksek olan metan gazı ürettiğini ve gıda atıklarının küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10'unu oluşturduğunu aktardı. Irak’ta evlerde kişi başına yıllık gıda israfının yaklaşık 101 kilogram olduğu, ülkedeki toplam yıllık israfın ise 4,5 milyon tonu aştığı belirtildi. Örgüt, israfı azaltmak için ihtiyaç kadar alışveriş yapılmasını, organik atıkların ayrıştırılarak kompost üretiminde kullanılmasını ve fazla yemeklerin ihtiyaç sahiplerine bağışlanmasını önerdi.

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi

Moldova’da meyve üreticilerine, hasadı riske atmadan pestisit kullanımını azaltmak için hastalık ve zararlıların düzenli izlenmesine dayalı koruma yaklaşımı öneriliyor. Bu yöntemde ilaçlama, takvim gereği otomatik olarak yapılmak yerine zararlının varlığı, yumurta bırakma dönemi veya ekonomik zarar eşiği dikkate alınarak planlanıyor. Agronom danışman Mihail Buciuceanu, özellikle elma içkurdu ve diğer kelebek grubu zararlılarının uçuşlarının izlenmesinin doğru müdahale zamanını belirlemeye yardımcı olduğunu belirtiyor. Yaklaşım, üreticilerin gereksiz ürün kullanımını, maliyetleri ve meyvelerde kalıntı riskini azaltmayı amaçlıyor. Ancak izleme, önleyici uygulamaların tamamen bırakılması anlamına gelmiyor. Nemli hava koşullarının desteklediği hastalıklarda hava tahmini, yağış öncesinde müdahale zamanının belirlenmesini sağlayabiliyor. Hastalık ortaya çıktıktan sonra kullanılan iyileştirici ürünlerin etkinliği ise her zaman aynı düzeyde olmayabiliyor. Değişen hava koşulları sabit bir ilaçlama planı oluşturmayı zorlaştırıyor. Kurak dönemler bazı hastalıkların baskısını azaltabilirken, yüksek sıcaklıklar bazı zararlıların ortaya çıkmasını veya yayılmasını kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle Buciuceanu, üretim alanlarının bir uzman tarafından haftada en az iki-üç kez kontrol edilmesini ve uygulamaların bahçedeki gerçek duruma göre değiştirilmesini öneriyor. Bir diğer sorun, aynı etken maddelerin veya ürün gruplarının tekrarlı kullanımıyla ortaya çıkabilen direnç. Meyve üreticisi Nicolae Pascal, 20-30 yıldır kullanılan bazı etken maddelerin etkinliğinin azaldığını ve aynı sezon içinde tekrarlı uygulamaların direnci teşvik edebileceğini söylüyor. Üreticilere, aynı gruptaki ürünleri art arda kullanmaktan kaçınmaları; temas etkili ürünlere ve uygun durumlarda biyolojik çözümlere yer vermeleri tavsiye ediliyor. Hastalıklara daha dayanıklı çeşitler de önümüzdeki yıllar için seçeneklerden biri olarak gösteriliyor. Bununla birlikte biyolojik ürünlerin daha pahalı olabildiği ve bazı koşullarda geleneksel çözümler kadar etkili olmayabildiği belirtiliyor. İhracat yapan üreticiler açısından ilaçlama planı, hedef pazarın koşullarıyla birlikte ele alınıyor. Asociația Moldova Fruct kalite danışmanı Tatiana Ranga’ya göre bazı büyük ticari zincirler, yasal kalıntı limitinin yalnızca belirli bir bölümünü kabul edebiliyor veya tespit edilen etken madde sayısını sınırlayabiliyor. Bu nedenle alıcının taleplerinin önceden bilinmesi; kullanılan ürünler, dozlar, bekleme süreleri ve laboratuvar analizleriyle uyumlu bir kayıt ve izlenebilirlik sistemi kurulması gerekiyor. Dernek, kiraz, erik ve elma için entegre koruma kılavuzları hazırlarken, Registrul Livezii aracı da bahçedeki uygulamaların ve izleme faaliyetlerinin kaydını tutmak için kullanılıyor. Moldova’nın 2025’te erik ve sofralık üzüm ihracatında AB pazarına önemli ölçüde yönelmesi, bu koşulların önemini artırıyor.

Kerbela'da Hurma Üretimi 220 Bin Tonu Aştı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Kerbela'da Hurma Üretimi 220 Bin Tonu Aştı

Irak’ın Kerbela vilayetinde hurma üretimi 220 bin tonu aşarak geçen yıla göre yaklaşık 40 bin ton arttı. Kerbela Tarım Müdürü Haşim ez-Züheyri, vilayette üç milyondan fazla palmiye bulunduğunu açıkladı. Üretim artışında devlet desteği, dubas zararlısındaki gerileme, önleyici mücadele kampanyaları ve yeni palmiye alanlarının etkili olduğu belirtildi. Kerbela hurmalarının verimli topraklar ve su bolluğu sayesinde Irak’ın seçkin ürünleri arasında yer aldığı ifade edildi.

Biyoçeşitlilik Mera Yönetiminde de Ele Alındı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Biyoçeşitlilik Mera Yönetiminde de Ele Alındı

Macaristan’ın Bőszénfa kentindeki Bőszénfa Szarvasfarm’ın yöneticisi Nagy János, otlatmalı hayvancılığın toprak ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini anlattı. Yaklaşık 2.000 hayvanın 1.300 hektarlık arazide otlatıldığı çiftlikte, 2023’te rejeneratif tarıma geçildi. Bu tarihten sonra suni gübre ve parazit ilaçlarının kullanımı bırakıldı; çiftlik yetkilisi, buna rağmen hayvan varlığında kayıp yaşanmadığını belirtti. Çiftlikte hayvan türlerine göre gübre bileşiminin toprak üzerindeki etkileri inceleniyor. Bir çalışmada mandalar ve eşekler birlikte otlatılarak toprağın biyolojik ve fiziksel değişimleri, hayvanların canlı ağırlık gelişimi ve parazit durumu gözlemleniyor. Çiftliğin deneyimine göre otlatma, yalnızca gübreleme uygulamasından farklı bir toprak gelişimi sağlıyor; hayvanların idrarı ve gübre böceklerinin faaliyetleri de toprak yaşamında rol oynuyor. Su kıtlığının belirleyici olduğu otlatmalı sistemlerde dönüşümlü otlatma öneriliyor. Buna göre alanın yaklaşık üçte ikisi sırayla otlatılırken üçte biri dinlendiriliyor ve kışlık yem bu bölümden temin ediliyor. Seçici ve aşırı otlatmanın ise bitkilerin kök rezervlerini tüketerek bitki kayıplarına yol açabileceği belirtiliyor.

Irak’ta Tarımsal Projeler için Dünya Bankasıyla Finansman Görüşmesi
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak’ta Tarımsal Projeler için Dünya Bankasıyla Finansman Görüşmesi

Irak Tarım Bakanlığı teknik vekili Mithaq Abdülhüseyin Ubeyd, Dünya Bankası heyetiyle bitkisel ve hayvansal sektörlerdeki tarımsal projelere destek ve finansman sağlanmasını görüştü. Görüşme, yatırım ve kalkınma fırsatlarını artırmayı hedefleyen Irak Ulusal Kalkınma Planı’nın 2024-2028 dönemiyle ilişkilendirildi. Taraflar, finansmandan yararlanacak projelerin, grupların ve illerin belirlenmesinin yanı sıra kredi tutarları, faizler ve geri ödeme takvimlerini ele aldı. Proje yararlanıcıları için eğitim programları ile uygulamanın izlenmesi ve denetlenmesine yönelik mekanizmalar da gündeme geldi.

Sıcaklar İspanya’da Zeytin Hasadı Beklentilerini Zayıflatıyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Sıcaklar İspanya’da Zeytin Hasadı Beklentilerini Zayıflatıyor

İspanya’da yaz boyunca etkili olan yüksek sıcaklıklar, zeytin ağaçlarında meyve dökümüne yol açarak 2026/27 zeytinyağı sezonuna ilişkin hasat beklentilerini zayıflattı. Birlikler Birliği, ağaçların taşıyamadığı zeytinlerin bir bölümünü döktüğünü, bu kaybın geri alınamayacağını ve bazı bölgelerde dolu fırtınalarının da meyve kaybını artırdığını bildirdi. Sektörde şu ana kadar paylaşılan tahminler, İspanya’nın zeytinyağı üretimini 1,5-1,6 milyon ton aralığında gösteriyor. Bu miktara önceki sezondan devreden yaklaşık 375 bin ton stokun eklenmesi bekleniyor. Ancak kuruluş, resmi hasat tahminleri açıklanmadan yüksek üretim rakamlarına dayanılmasının, fiyat görüşmelerinde üreticileri zor durumda bırakabileceği uyarısında bulunuyor. Önümüzdeki haftalardaki yağış ve hava koşulları, ağaçta kalan zeytinlerin irileşmesi ve kaybedilen miktarın bir bölümünün telafi edilmesi açısından belirleyici olacak. Katalonya’nın kuru tarım zeytinliklerinde normal hasadın %70-80’i düzeyinde üretim öngörülüyor; önümüzdeki günlerde yağış alınmaması halinde kaybın büyüyebileceği belirtiliyor. Endülüs, Extremadura ve Valensiya özerk topluluğunda da sezonun başlangıcındaki hava koşullarının sonucu etkilemesi bekleniyor. Birlikler Birliği, yükselen üretim maliyetleri karşısında üreticilerin sürdürülebilirliğini sağlayacak fiyatlar ve olası arz fazlasını dengeleyecek pazarlama düzenlemeleri talep ediyor.

Monako’da Terrae’nin Sebze Üretimi Sona Erdi
Görsel kaynağı: Monaco Life · Özgün haber
Veri haberi

Monako’da Terrae’nin Sebze Üretimi Sona Erdi

Monako’da kentsel tarım projeleri yürüten Terrae’nin sebze üretimi sona erdi. Şirket, 10 Eylül 2026’da tasfiye sürecine alındı; kurucu Jessica Sbaraglia ise eğitim, terapötik atölye ve danışmanlık çalışmalarını daha küçük bir yapı altında sürdürme kararı aldı. Sbaraglia’ya göre kapanışın doğrudan nedeni, şirketin pazar bahçıvanının haziran ayında ayrılması oldu. Küçük ölçekli bir tarım işletmesinde her çalışan ayrılığının şirketi zor durumda bıraktığını belirten Sbaraglia, bu pozisyonu doldurmanın güç olduğunu söyledi. İşletmenin sabit giderleri de yükseldi; özellikle işletme kirasını aşırı yüksek, muhasebe ücretlerini ise şirketin büyüklüğüne göre orantısız olarak niteledi. Dar sebze üretimi marjları karşısında bu maliyetleri taşımak giderek zorlaştı. Sbaraglia ayrıca kızının doğumunun, uzun çalışma günleri ve az sayıdaki tatil gününden oluşan çalışma düzenini yeniden değerlendirmesine yol açtığını aktardı. Tüm sebze üretimi 30 Haziran’da durdu. Monte-Carlo Bay Hotel & Resort’taki bahçe, Beausoleil’de Monte-Carlo Société des Bains de Mer için işletilen bahçe, çeşitli şirket bahçeleri ve Princess Grace Hastane Merkezi’ndeki bahçe üretimi sona eren çalışmalar arasında yer aldı. Terrae, kapanmadan önce yılda yaklaşık 3,5 ton sebze üretiyordu. Sbaraglia, 2016’da Terre de Monaco adıyla kurduğu girişimi daha sonra Terrae olarak yeniden adlandırdı. Şirket, otellerin çatıları ve yüksek binaların çevresi gibi geleneksel tarımla ilişkilendirilmeyen alanlara sebze bahçeleri, arı kovanları ve tavuk kümesleri taşıdı. 2021’e kadar farklı noktalarda yaklaşık 1.600 metrekarelik kentsel üretim alanı oluşturuldu. Bu çalışmalar arasında hastane, okul, şirket ve otel bahçeleri bulunuyordu; bazı bahçelerin ürünleri otel restoranlarının mutfaklarına ulaştı. Şirketin sebze üretimini bırakması, Sbaraglia’nın kentsel tarımdan çekildiği anlamına gelmiyor. Çalışanı olmayan yeni işletmesiyle Monako’daki okullarda çocuklarla ders ve atölyeler düzenlemeyi, Tour Odéon yanındaki mini çiftlikte çocuklar ve yetişkinler için terapötik etkinlikler yürütmeyi planlıyor. Hastanenin psikiyatri bölümüyle yapılan atölyeler için dört dikim yatağını koruduğunu belirten Sbaraglia, bu çalışmaların hastalara katkısı nedeniyle durdurulmasının söz konusu olmadığını söyledi. Okul programı ise altı okulda yaklaşık 600 çocuğa ulaşmış durumda.

Hürmüz’deki Aksamalar 45 Milyon Kişiyi Gıda Sıkıntısı Riskiyle Karşı Karşıya Bırakabilir
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Hürmüz’deki Aksamalar 45 Milyon Kişiyi Gıda Sıkıntısı Riskiyle Karşı Karşıya Bırakabilir

Birleşmiş Milletler Proje Hizmetleri Ofisi (UNOPS) Direktörü George Moreira da Silva, Hürmüz Boğazı üzerinden gübre tedarikinde yaşanabilecek aksamaların gelişmekte olan ülkelerde en az 45 milyon kişiyi gıda sıkıntısıyla karşı karşıya bırakabileceğini söyledi. Moreira da Silva, açıklamayı NHK’ye verdiği röportajda yaptı. Moreira da Silva’ya göre olası bir insani kriz, her gün en az beş ila yedi gübre taşıyan geminin boğazdan geçmesine izin verilmesiyle önlenebilir. Küresel gübre ticaretinin üçte birinin bu deniz geçidinden geçtiği belirtilirken, gübre akışındaki kesintilerin gelişmekte olan ülkelerin gıda güvenliği açısından belirleyici olabileceği ifade edildi. Moreira da Silva, ABD ile İran arasındaki savaşın insani yardım geçişlerini durdurmak için gerekçe oluşturmaması gerektiğini belirterek Washington ve Tahran’a gübre tedariki sorununu kapsamlı bir anlaşma çabasından ayrı biçimde hızla çözme çağrısı yaptı. İran ile Umman arasındaki Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığı açısından da stratejik öneme sahip; dünya petrol arzının yaklaşık %20’si ile sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatının yaklaşık %25’i buradan geçiyor.

Yokohama’da Japon Bal Arıları Sıcaklara rağmen Kovanda Kaldı
Görsel kaynağı: Japan Agricultural News · Özgün haber
Veri haberi

Yokohama’da Japon Bal Arıları Sıcaklara rağmen Kovanda Kaldı

Japonya’nın Yokohama kentindeki Kanagawa semtinde bitki ve sebze üretimi yapan 74 yaşındaki Masayuki Hiramoto, Japon bal arılarının yetiştiriciliğinde bu yıl olumlu sonuç aldı. Sıcak hava ve anormal hava koşulları nedeniyle önceki yıllarda arıların kovanları terk etmesi ve bal alınamaması üzerine Hiramoto, kovanların koşullarını değiştirdi. Kovanları gölgeye yerleştiren ve hava akışını artıran Hiramoto, eşek arılarının girişini önlemek için kovan ağızlarını da ayarladı. On yılı aşkın süredir arıcılık yapan üreticinin bu çalışmaları sonucunda bu yıl üç arı grubu kovanda kaldı; petekler üçüncü kata kadar uzanarak arıların gelişimi sürdü. Bununla birlikte Hiramoto, bu sezon bal hasadı yapmamaya karar verdi. Önceliği arı grubunun gücünü korumak ve zorlu kışı geçirebilmeleri için kovanda yeterli bal bırakmak. Kovanın üst bölümlerinden bal alınmasına dayanan yöntemde hasat için genellikle üç ila beş katın aşılması bekleniyor. Hiramoto, arıların gücünü acele etmeden artırarak gelecek sezon kaliteli çok çiçekli balı tüketicilere ulaştırmayı hedefliyor. Üretici, son yıllardaki aşırı sıcakların on yılı aşkın deneyime rağmen arıcılığı zorlaştırdığını belirtti.

Entre Ríos Çevre Yönetmeliğini Güncelledi: Üretim Projelerine Uydu Denetimi ve Kamuoyu İstişaresi
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

Entre Ríos Çevre Yönetmeliğini Güncelledi: Üretim Projelerine Uydu Denetimi ve Kamuoyu İstişaresi

Arjantin’in Entre Ríos eyaletinde hükümet, ekonomik faaliyetlerin çevre yönetimine ilişkin 11.250 sayılı yasayı uygulamaya koydu. Yaklaşık 50 yıllık eski sanayi kirliliği düzenlemesinin yerini alan rejim, projeler için Tek Çevre Sertifikası, uydu denetimleri ve kamuoyu istişaresi süreçleri öngörüyor. Düzenleme, tarım ve hayvancılığın yaygın üretim faaliyetlerini açıkça kapsam dışında bırakıyor. Buna karşılık besi işletmeleri, depolar ve sanayi dahil yoğun üretim faaliyetlerini kapsıyor. Yeni çerçeve, üretim projelerinin onaylanmasında çevresel gereklilikleri ve katılım süreçlerini belirliyor.

Güney Afrika Meyve İhracatında Artan Hacim, Daha Yüksek Getiri Sağlamıyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Meyve İhracatında Artan Hacim, Daha Yüksek Getiri Sağlamıyor

Güney Afrika’nın meyve ihracat sektörü, üretim hacmini artırmanın tek başına daha yüksek üretici getirisi sağlamadığı yeni bir döneme giriyor. Absa AgriTrends 2026 raporuna göre kârlılık; ürünün sürdürülebilir fiyatlarla pazarlanmasına, pazar erişimine, lojistiğe ve ihracatın doğru zamanda yapılmasına bağlı. Rapor, değerlendirmelerini bu ayın başında Bredasdorp’taki Nampo Cape etkinliğinde paylaştı. 2025/26 sezonunda bazı üretim bölgelerindeki yağış ve seller meyve kalitesini, hasat zamanını ve ihracat programlarını etkiledi. Jeopolitik gelişmeler ticaret rotalarını değiştirirken, Güney Afrika’nın güçlü olduğu pazarlarda diğer üretici ülkelerle rekabet de yoğunlaştı. Narenciyede üretim hacmi artık temel sorun olmaktan çıkarken, pazarların yeterince çeşitlenmemesi ihracatçıları kırılgan bırakıyor. Ortadoğu’daki aksaklıklar özellikle limon ihracatını etkilerken, portakal gelirleri başlıca pazarlardaki rakip arzına duyarlı kalıyor. Narenciye ihracat gelirleri 2001’de yaklaşık 80 milyon ABD dolarından 2025’te tahmini 2,5 milyar ABD dolarına yükseldi. Ancak rapor, 2026 sezonunun pazar çeşitlendirmesinin yetersizliğini ortaya koyduğunu belirtiyor. Sofralık üzüm ihracatı da 2025/26 sezonunda yaklaşık %8 artarak yaklaşık 79 milyon kartona çıktı; buna rağmen güçlü üretim daha iyi mali sonuç getirmedi. Cape Town Limanı’ndaki verimsizlikler ve şiddetli rüzgârlar ihracatları geciktirdi. Ürünlerin rakip ülkelerin arzıyla aynı dönemde pazara ulaşması fiyatları baskıladı. Aralık ve ocak aylarındaki gecikmeler soğuk zincirde beklemeyi ve kalite taleplerini artırırken, değer zincirindeki kayıpların 3 milyar Güney Afrika randının üzerine çıktığı tahmin edildi. Rapora göre artan üretimin kâra dönüşmesi, güvenilir lojistik ve daha geniş pazar erişimi gerektiriyor.

Brezilya’da Meteorolojik Tsunamiler ve Aşırı Yağışlar Alarmı Artırdı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya’da Meteorolojik Tsunamiler ve Aşırı Yağışlar Alarmı Artırdı

Brezilya’nın farklı bölgelerinde etkili olan şiddetli fırtınalar, seller ve su baskınları soya üreticilerini zıt hava koşullarıyla karşı karşıya bıraktı. Güney’de aşırı yağış sürerken soğuk cephe, Merkez-Batı ve Güneydoğu’da yağış dağılımını değiştiriyor; bazı alanlarda su fazlası, bazılarında sıcaklık ve su açığı görülüyor. Meteorolog Arthur Müller’e göre “meteorolojik tsunamiler” depremlerle bağlantılı değil. Çok şiddetli hava sistemlerinin atmosfer basıncı ve okyanusun davranışında ani değişimler oluşturmasıyla meydana gelebilen dalgalar, kısa süreli olarak güçlenebiliyor.

Gürcistan'ın Azerbaycan'a Koyun ve Keçi İhracatı Geriledi
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan'ın Azerbaycan'a Koyun ve Keçi İhracatı Geriledi

Gürcistan, 2026'nın ocak-ağustos döneminde Azerbaycan'a 2.196 ton koyun ve keçi ihraç etti; ihracatın değeri 6,1 milyon dolar oldu. Report'un Gürcistan Ulusal İstatistik Ofisi verilerine dayandırdığı hesaplamaya göre değer, 2025'in aynı dönemine kıyasla %24, hacim ise %18,6 azaldı. Azerbaycan, Gürcistan'ın koyun ve keçi ihracatında ikinci sırada yer aldı. Gürcistan 2025'te toplam 5.529 tonluk ihracattan 21 milyon dolar gelir elde etti; bunun 5.776 tonu Azerbaycan'a gönderildi.

Küresel Buğday Unu Ticareti Beş Yılın En Düşük Seviyesine Geriledi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Buğday Unu Ticareti Beş Yılın En Düşük Seviyesine Geriledi

Küresel buğday unu ticareti, 2025/26 sezonunda tahıl eşdeğeri olarak 15,1 milyon tona gerileyerek son beş yılın en düşük seviyesine indi. Uluslararası Tahıl Konseyi'nin (IGC) değerlendirmesine göre bu rakam, mart ayında yapılan tahminin 900 bin ton altında kaldı. Gerilemede özellikle Irak ve Sudan'ın beklenenden düşük un alımları etkili oldu. Irak ve Sudan, kendi un üretim kapasitelerini yeniden oluştururken ithal un yerine tahıl almaya yöneldi. Irak'ın un ithalatı yıllık bazda yaklaşık %80 düşerek 300 bin tona indi ve 21 yılın en düşük seviyesini gördü. Bu gelişmelerin etkisiyle Orta Doğu'ya un sevkiyatı üçüncü sezon üst üste azalarak 1,8 milyon tona geriledi. Sahra Altı Afrika'da ise un ithalatı %33 düşüşle 2,2 milyon tona indi; gerilemede Sudan'ın alımlarındaki sert düşüş ve Etiyopya'daki talep kaybı rol oynadı. Başlıca ihracatçılar arasında Mısır'ın sevkiyatı önceki tarım yılındaki 1,94 milyon tondan 635 bin tona geriledi. Dünyanın en büyük un tedarikçisi Türkiye'nin ihracatı da üst üste ikinci sezonda düşerek 2025/26 tarım yılında 3,4 milyon tona indi; bu, 2012/13 sezonundan bu yana en düşük hacim oldu. Buna karşılık Kazakistan'ın ihracatı 2,95 milyon tona, Arjantin'in ihracatı 748 bin tona yükseldi. IGC, 2026/27 sezonunda küresel ticaretin 15,3 milyon tona sınırlı biçimde toparlanmasını beklerken Irak alımlarının tarihsel olarak düşük kalacağını, Türkiye ihracatının ise 4,3 milyon tona çıkabileceğini öngörüyor.