ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

14 haber · Sayfa 1

Güney Afrika’da Hayvan İlaçları Ortak Kullanım Alanlarındaki Çiftçilerin Aylık Gelirinin Yaklaşık %70’ini Tüketiyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Hayvan İlaçları Ortak Kullanım Alanlarındaki Çiftçilerin Aylık Gelirinin Yaklaşık %70’ini Tüketiyor

Güney Afrika’daki ortak kullanım alanlarında hayvancılık yapan çiftçiler, aylık çiftçilik gelirlerinin ortalama yaklaşık %70’ini hayvan ilaçları ve tedavilerine harcıyor. Tarım Araştırma Konseyi (ARC) tarafından yürütülen ve 2025’te yayımlanan çalışma, KwaZulu-Natal, Limpopo ve Doğu Cape’teki ortak kullanım alanlarında hayvan sahibi 457 haneyle yapılan görüşmelere dayanıyor. Bulgular, yüksek sağlık harcamalarının küçük ölçekli üreticilerin sürü verimliliğini artıracak yatırımlarına ayrılan kaynağı sınırladığını gösteriyor. Hanelerin çoğu hayvan başına 1 ile 55 Rand arasında harcama yaparken, yıllık hayvan sağlığı gideri koyun ilaçlarında 3.364 Rand ile en yüksek düzeye ulaştı. Bunu sığırlarda 2.749 Rand ve keçilerde 1.912 Rand izledi. ARC tarım ekonomisti ve çalışmanın başyazarı Dr Siphe Zantsi, gelirlerin büyük bölümünün ilaç ve tedavilere gitmesi durumunda çiftçilerin daha iyi genetik materyal, ek yem ve altyapıya yatırım yapacak çok az kaynağının kaldığını belirtti. Araştırma, ortak kullanım alanlarında çoğunlukla yaşlı ve küçük ölçekli üreticilerin faaliyet gösterdiğine işaret etti. Hanelerin yaklaşık üçte ikisinin başında erkekler bulunurken, hane reislerinin ortalama yaşı 58 olarak belirlendi. Katılımcıların yaklaşık üçte biri yalnızca ilkokul eğitimi almış, %10’u ise örgün eğitim görmemişti. Keçiler katılımcıların %82’si tarafından besleniyordu ve ortalama keçi sürüsü 38 hayvandan oluşuyordu; koyun sürülerinin ortalaması yaklaşık 70 hayvandı. Sığır sahiplerinin %80’inden fazlası ise 50’den az baş besliyordu. Zantsi’ye göre ticari işletmeler aşı ve hayvan ilaçlarını toplu satın alarak ölçek ekonomisinden yararlanıyor ve açılan ürünleri son kullanma tarihinden önce tamamen tüketebiliyor. Daha küçük sürülere sahip ortak kullanım alanı çiftçileri ise bazı ürünlerin açıldıktan hemen sonra kullanılması gerektiği hâlde daha büyük işletmelerle aynı ambalajları almak zorunda kalıyor. Kullanılamayan ilaçların boşa gitmesi, tedavinin gerçek maliyetini artırıyor. Ortak otlaklarda farklı sahiplerin hayvanlarının birlikte bulunması, hastalık ve parazitlerin sürüler arasında yayılmasını kolaylaştırıyor. Bu nedenle önleyici ilaçlama, aşılama ve tedavilerin etkili olabilmesi için çoğu zaman topluluk genelinde uygulanması gerekiyor. Düşük okuryazarlık, ürün etiketleri ve talimatlarının anlaşılmasını zorlaştırırken, tartı bulunmaması hayvan ağırlığının tahmin edilmesine ve eksik ya da fazla doz kullanımına yol açabiliyor. Zantsi, bu koşullara uygun yayım hizmetleri, hayvan sağlığı teknisyenleri ve veterinerlik destek programlarına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Arnavutluk'ta 2027 Mali Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin İndirim Önerisi
Görsel kaynağı: Euronews Albania · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta 2027 Mali Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin İndirim Önerisi

4 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, 2027 mali paketi kapsamında temel gıda ürünlerinde Katma Değer Vergisi (KDV) oranının %20'den %6'ya indirilmesini içeren düzenlemeleri açıkladı. Hükümetin sunduğu paket, proje bütçesiyle birlikte önce hükümetin onayına, ardından parlamentoya gönderilme sürecine bağlı bulunuyor. Bu nedenle açıklanan oran ve önlemler henüz yürürlüğe girmiş kesin kararlar olarak aktarılmıyor. İndirim önerisinin 54 temel gıda ürününü kapsaması planlanıyor. Rama'nın açıkladığı listede et, balık, süt ürünleri, yumurta, un, yemeklik yağ, şeker, makarna, meyve, sebze ve bebekler için temel gıdalar yer alıyor. Arnavutluk Radyo Televizyonu (RTSH) tarafından aktarılan taslakta ekmek, pirinç, yoğurt ve bakliyat gibi ürünler de sayılıyor; ancak yararlanacak ürünlerin nihai listesinin Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenmesi bekleniyor. Rama, KDV indiriminin Arnavut ailelerin gıda harcamaları için yılda yaklaşık 150 milyon avro bırakacağını belirtti. Düzenlemeye eşlik edecek fiyat bildirimi uygulamasının genişletilip güçlendirilmesi de planlanıyor. Bu uygulamanın amacı, temel gıda sepetindeki vergi indiriminin büyük işletmeler tarafından kötüye kullanılmasını önlemek olarak açıklanıyor. Rama ayrıca gıda ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın farkında olduğunu söyledi. Paketin finansman ve yeniden dağıtım ayağında, gıda sepeti dışındaki mallar için standart KDV oranının %1 artırılması öneriliyor. İşletmelerin kâr vergisinin %15'te tutulacağı, büyük işletmelerin temettü vergisinin ise %8'den %15'e çıkarılacağı belirtiliyor. Ücret vergisinde üst eşik 200 bin lekten 300 bin leke yükseltilirken, 700 bin lek düzeyinde %30'luk yeni bir oran öngörülüyor. İşletmeler bakımından, yıllık cirosu 5 milyon lekin üzerindeki işletmeler için KDV uygulama eşiğinin düşürülmesi planlanıyor. Küçük işletmelerin kâr vergisi muafiyetinin 2029'a kadar korunacağı açıklanırken, otelcilikte KDV'nin %6'dan %10'a çıkarılması ve agroturizmin bu artıştan muaf tutulması öneriliyor. Rama, dolaşım vergisinin akaryakıt fiyatından kaldırılarak motorlu taşıtlara aktarılacağını da duyurdu. Ücret vergilerine ilişkin ayrıntılar bazı kaynaklarda farklı verildiği için bu bölümde yalnızca ortak ve açıkça aktarılan eşikler korunmuştur.

Dünyada Öne Çıkan Beş Modern Tarım Traktörü Tanıtıldı
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Dünyada Öne Çıkan Beş Modern Tarım Traktörü Tanıtıldı

Agronews, güç, yenilikçi yapı ve teknolojik özellikleri temel alarak beş modern tarım traktöründen oluşan bir seçkiyi tanıttı. Kaynak, listenin bütün traktör kategorilerini kapsayan resmi bir dünya sıralaması olmadığını; üst sınıftaki ve öncelikle büyük işletmelere yönelik makineleri içerdiğini belirtiyor. Modeller, geniş arazilerde ağır işlerin yanı sıra hassas tarım, otomasyon ve dijital yönetim uygulamalarıyla ilişkilendiriliyor. John Deere 9RX 830, 18 litrelik altı silindirli motoru ve dört paletli yürüyüş sistemiyle öne çıkıyor. Üretici verilerine göre traktörün nominal gücü 830, azami gücü 913 beygir gücü. Dört paletli yapı, ağır ekipmanlarla çalışırken çekiş gücünün toprağa aktarılmasına yardımcı oluyor. Model; hassas tarım teknolojileri, çalışma parametrelerinin izlenmesi, dijital bağlantı ve otomasyon olanaklarıyla büyük arazilerin derin işlenmesi, ekim ve diğer enerji gerektiren çalışmalar için sunuluyor. Case IH Steiger 785 Quadtrac, özellikle yüksek yük altında çalışması gereken işletmelere yönelik olarak tanıtılıyor. Dört bağımsız tahrikli paleti ve AccuTurn Pro ile AccuSync sistemleri, çekiş ve iş süreçlerinin koordinasyonunu destekliyor; modelin azami gücü 853 beygir gücüne ulaşıyor. Fendt 1100 Vario MT Gen2 serisinin en güçlü modeli 680 beygir gücü geliştiriyor. CLAAS XERION 12.650 ise CEMOS, GPS PILOT ve CEMIS 1200 sistemleriyle hassas yönetim, otomatik yönlendirme ve işlerin kaydına odaklanıyor. CEMOS için verilen %16,8'e kadar yakıt tasarrufu, yalnızca belirli toprak işleme koşullarındaki DLG testinin sonucudur ve tüm işletmeler için aynı sonucu garanti etmez.

ABD ve Macaristan’da Hassas Tarım Teknolojisi Kullanımı Karşılaştırıldı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

ABD ve Macaristan’da Hassas Tarım Teknolojisi Kullanımı Karşılaştırıldı

Umenhoffer Péter, ABD’deki tarım deneyimlerini “Mezőgazdaság az óceán két oldalán” başlıklı sunumda, Soós Pál Gépész Szakkollégium’un davetiyle Magyar Agrár- és Élettudományi Egyetem’in Gödöllő kampüsünde anlattı. Iowa ve Minnesota’da Macaristan’dakinden önemli ölçüde daha büyük işletmeler gördüğünü belirten Umenhoffer, yüksek güçlü makinelerin yanı sıra bazı çiftçilerin teknolojiye bağlılığını ve aile işletmelerinin geleceğini uzun vadeli planlamasını da aktardı. Sunumda farkın yalnızca makine büyüklüğünde olmadığı vurgulandı. ABD’de teknolojilerin günlük çalışmaya ve bunları kullanılabilir kılan hizmet altyapısına nasıl entegre edildiği öne çıktı. Dijital araçlar, toprak ve bitki durumuna ilişkin veriler, verim haritaları ve hedefli girdi uygulamaları birçok işletmede üretimin günlük yönetimini destekliyor. Bu bilgiler, farklı arazi koşullarına göre müdahalelerin daha isabetli planlanmasına yardımcı olabiliyor. Umenhoffer’in aktardığı karşılaştırmaya göre hassas tarım teknolojilerini kullanan Macar çiftçilerin oranı yaklaşık %15, Amerikalı çiftçilerin oranı ise yaklaşık %65-70 düzeyinde. Ancak ekipman satın almak tek başına yeterli görülmüyor. Farklı sistemlerden gelen bilgilerin birleştirilmesi, yorumlanması ve karar süreçlerinde kullanılması gerekiyor. Umenhoffer, ABD’deki deneyimlerden yararlanılması ve edinilen bilginin Macaristan’ın koşullarına uyarlanması gerektiğini ifade etti.

Danish Agro Machinery, Hawe Wester Makinelerinin İskandinavya’daki Münhasır Distribütörü Olacak
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber

Danish Agro Machinery, Hawe Wester Makinelerinin İskandinavya’daki Münhasır Distribütörü Olacak

Danish Agro Machinery, Alman tarım makineleri üreticisi Hawe Wester ile yaptığı anlaşma kapsamında 1 Ocak 2027’den itibaren Danimarka, İsveç ve Norveç’te markanın münhasır ithalatçısı ve distribütörü olacak. Anlaşmayla şirket, hasat çalışmalarıyla bağlantılı taşıma ve lojistik ürünlerini mevcut makine portföyüne ekleyecek. Wippingen merkezli aile şirketi Hawe Wester, büyük işletmeler ve makine hizmeti sağlayıcıları için taşıma çözümleri üretiyor. Ürün grupları arasında helezonlu römorkların yanı sıra pancar, patates ve silaj taşımaya yönelik özel römorklar bulunuyor. Danish Agro Machinery ilk aşamada üreticinin helezonlu römork programına odaklanacak. Şirket hâlihazırda hasat makineleri alanında Claas biçerdöverlerinin distribütörlüğünü yürütüyor. Yeni ürünlerin eklenmesiyle çiftçilere ve makine hizmeti sağlayıcılarına hem hasat kapasitesini hem de tarladan taşıma süreçlerini kapsayan daha bütünlüklü bir çözüm sunmayı hedefliyor. Şirketin satış direktörü Rasmus Thing, modern biçerdöverlerin kısa sürede daha büyük miktarlar hasat etmesi nedeniyle hasat lojistiğinin öneminin arttığını belirtti. Helezonlu römorklar, tahılı biçerdöverden tarla kenarındaki taşıma araçlarına aktararak biçerdöverin boşaltma için durmadan çalışmasına yardımcı oluyor. Anlaşma yalnızca yeni makinelerin satışını kapsamıyor; Danish Agro Machinery, Danimarka, İsveç ve Norveç’teki mevcut Hawe makineleri ile gelecekte satılacak makinelerin servis ve satış sonrası sorumluluğunu da üstlenecek. Hawe Wester, iş birliğinde şirketin yerleşik satış ve servis ağı ile profesyonel tarım müşterilerini tanımasını önemli bir tercih nedeni olarak açıkladı.

Polonya Bakanından “Aktif Çiftçi” Yasası İçin Yeni Sinyal
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Polonya Bakanından “Aktif Çiftçi” Yasası İçin Yeni Sinyal

Polonya Tarım Bakanı Stefan Krajewski, Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’nin veto ettiği “Aktif Çiftçi” yasası konusunda son sözünü söylemediğini belirtti. Krajewski, hükümet ve parlamento süreçlerinden geçirdiği düzenlemenin geleceğine ilişkin açıklamasını bir soru-cevap oturumunda yaptı. Bakan, yasanın hangi biçimde yeniden gündeme gelebileceğini ayrıntılandırmadı ancak konuya ilişkin çalışmaların tamamen kapanmadığı mesajını verdi. Düzenlemenin temel amacı, mali tarım desteğini fiilen tarımsal faaliyet yürüten kişilere daha etkili yönlendirmekti. Yasa, tarımla gerçekte uğraşmayan arazi sahiplerinin doğrudan ödemelerden ve diğer yardımlardan yararlanmasını sınırlandırmayı hedefliyordu. Krajewski’ye göre amaç, tarımsal faaliyet yürüten kişilerin desteğini kesmek değil, kaynakları daha adil dağıtmaktı. Çiftliklerinden gelir elde eden ve üretim maliyetlerini üstlenen kişilerin, yakıt ve gübre gibi girdilerin fiyatlarının yükseldiği dönemlerde daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Nawrocki ise veto kararını, önerilen hükümlerin büyük işletmeleri destekleyebileceği ve küçük işletmelerin doğrudan ödemeleri kaybederek faaliyetlerini sona erdirebileceği görüşüyle savundu. Krajewski, cumhurbaşkanını doğrudan suçlamadığını, ancak cumhurbaşkanına düzenleme hakkında yanlış bir mesaj verildiğini öne sürdü. Bakan ayrıca mevcut durumda yardımın aktif çiftçilere ulaşıp ulaşmadığını Tarım Yeniden Yapılandırma ve Modernizasyon Ajansının doğrulaması gerektiğini belirtti. “Aktif çiftçi” yaklaşımının Avrupa Birliği’nin yeni mali döneminde Birlik mevzuatı düzeyinde ortaya çıkabileceğini de ifade etti.

Küçük İşletmeler Küresel Gıda Tüketiminde Önemli Paya Sahip
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Küçük İşletmeler Küresel Gıda Tüketiminde Önemli Paya Sahip

Nature dergisinde yayımlanan ve 198 ülke ile 209 tarım-gıda ürününü kapsayan araştırma, küçük işletmelerin küresel gıda tedarikindeki rolünün büyük tarım sistemlerinin ağırlığına rağmen yüksek olduğunu ortaya koydu. Çalışmada işletme büyüklüğü, üretim yapısı ve uluslararası ticaret verileri birlikte değerlendirildi. 20 hektara kadar olan işletmeler, OECD ülkelerinde ortalama gıda tüketiminin %31,1'ini sağlarken bu oran OECD dışındaki ülkelerde %44,2'ye ulaştı. Buna karşılık 50 hektardan büyük işletmelerin ortalama gıda tüketimindeki payı OECD ülkelerinde %41,3, OECD dışındaki ülkelerde ise %28,3 olarak hesaplandı. Araştırmaya göre gelişmiş ülkelerde büyük tarım sistemleri iç üretimde baskın olsa da bu ülkelerde tüketilen gıdanın önemli bir bölümü, gelişmekte olan ülkelerdeki üreticiler de dahil olmak üzere küçük işletmelerden geliyor. Çin ve Hindistan'da küçük üreticiler iç tarımda önemli bir rol oynuyor. Ancak iki ülke aynı zamanda büyük işletmelerde üretilen yüksek miktarda tahıl ve yağlı tohum ithal ediyor. Nüfus ve yaşam standardındaki artışın bu ürünlere talebi artırabileceği, bunun da Güney ve Orta Amerika'da büyük sanayileşmiş çiftliklerin genişlemesini ve daha çeşitli küçük üretim sistemlerinin zarar görmesini teşvik edebileceği belirtiliyor. Araştırmacılar, küçük işletmelerin uluslararası pazarın yeni taleplerine uyum sağlamakta çoğu zaman sınırlı imkânlara sahip olduğuna dikkat çekiyor. Avrupa Birliği'nin ormansızlaşmaya katkı vermeyen ürünler düzenlemesi (EUDR), parsellerin jeolokasyonu ve ürünlerin izlenebilirliği için daha sıkı şartlar getiriyor. Bu yükümlülükler kooperatiflerde örgütlenen üreticiler için daha kolay karşılanabilirken bağımsız küçük işletmelere ek örgütsel ve finansal yük getirebiliyor. ABD ve Avrupa'dan kalkınma yardımının azalması da küçük üreticilere ve iklim değişikliğine uyum çalışmalarına yönelik desteği sınırlayabilir. Araştırmacılar, küçük işletmelerin katkısını tanıyan ve onlara hedefli destek sağlayan politikalar çağrısı yapıyor.

OTP Reformu Romanya Tarımını Zorluyor
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

OTP Reformu Romanya Tarımını Zorluyor

Romanya eski Tarım Bakanı Achim Irimescu, 2028-2034 döneminde Ortak Tarım Politikası (OTP) kapsamında tarıma ayrılan kaynakların azalmasının Romanyalı çiftçileri zorlayabileceğini söyledi. Adevărul’a verdiği röportajda Irimescu, bütçe kesintileri, kırsal kalkınma fonlarının mevcut biçimiyle ortadan kalkması ve doğrudan ödemelere çiftçi başına üst sınır getirilmesi ihtimallerinin sektörü etkileyebileceğini belirtti. Irimescu’ya göre OTP’nin Avrupa Birliği bütçesindeki payı 1980’lerde yaklaşık %70 iken günümüzde %36-37 seviyesinde bulunuyor. Eski bakan, 2028-2034 dönemi için bu oranın yaklaşık %15’e kadar gerileyebileceğini tahmin etti. En büyük sorunlardan birinin, kırsal kalkınma ve yatırımları finanse eden ikinci ayağın kaldırılması olduğunu savunan Irimescu, yeşil dönüşüm için gereken yatırımların ilk hesaplamalara göre en az 60 milyar avro tutacağını, ancak tarım ve gıda sanayisi için bu yatırımlara açık biçimde ayrılmış kaynakların bulunmadığını söyledi. Romanya açısından tahsisatın mevcut dönemdeki 21,5 milyar avrodan gelecek mali dönemde 16,5 milyar avroya düşebileceği aktarıldı. Ancak nihai miktarın, hükümetin kaynakları ulusal düzeyde nasıl dağıtacağına ve AB ülkeleri arasındaki müzakerelere bağlı olacağı belirtildi. Irimescu ayrıca bazı ülkelerin bütçeye yaptıkları katkının aldıkları paydan yüksek olmasına karşı çıkması nedeniyle önerilen bütçenin müzakereler sırasında daha da azaltılabileceği uyarısında bulundu. Eski bakan, doğrudan ödemelerin çiftçi başına 100 bin avro ile sınırlandırılmasının özellikle büyük işletmeler üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade etti. Bu işletmelerin makine ve diğer yatırımlar için kredi kullandığını, destek ödemelerine ilişkin belgeleri teminat göstererek finansmana erişebildiğini belirten Irimescu, kesintilerin üretim kapasitesini ve Romanya’nın gıda güvenliğini etkileyebileceğini savundu. Ona göre yaklaşık 13 bin orta ve büyük işletme ülkenin tarımsal üretiminin %75’ini gerçekleştiriyor. Irimescu, destek politikasının yalnızca büyük işletmelere yönelmemesi gerektiğini de söyledi. Küçük çiftçilerin de desteklenmesini, ancak pazar için üretim yapan büyük işletmelerle küçük işletmeler arasında denge kurulmasını istedi. Emeklilik yaşına ulaşan çiftçilerin temel doğrudan ödemeyi kaybetmesi ihtimalini de eleştirdi. Ayrıca AB üreticilerinin pestisit, gübre, kirlilik ve emisyonları azaltmaya yönelik standartların maliyetini taşıdığını, üçüncü ülkelerden gelen ürünlerle rekabette zorlanabileceğini belirtti. Kuraklık, hastalık ve zararlılar karşısında dayanıklı çeşitler ile yeni genomik tekniklerin önem kazanacağını da ekledi.

ABD Süt Pazarında Kooperatif Yoğunlaşması Üretici Denetimi Tartışmasını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber
Veri haberi

ABD Süt Pazarında Kooperatif Yoğunlaşması Üretici Denetimi Tartışmasını Gündeme Getirdi

ABD’de süt sektöründeki yoğunlaşma, yalnızca büyük işletmelerin artan payıyla değil, üreticileri temsil eden kooperatiflerin sayısındaki azalmayla da belirginleşti. 2022 itibarıyla en az 2.500 ineği bulunan büyük ölçekli işletmeler, ülkedeki toplam süt satışlarının yaklaşık %45’ini gerçekleştiriyor. Süt üreticilerinin çoğu ürününü kooperatifler aracılığıyla satıyor. Kaynakta aktarılan verilere göre ABD’deki süt kooperatiflerinin sayısı 1952’de 1.900’ün üzerindeyken 2023’te 107’ye geriledi. Food and Water Watch verilerine göre Dairy Farmers of America, Land O’Lakes ve California Dairies adlı üç büyük kooperatif, ABD’deki tüm süt satışlarının yaklaşık %83’ünü pazarlıyor. Kooperatiflerin birleşerek büyümesi ve süt sektörünün başka alanlarına yayılması, bazı üreticilerin bu yapıların kendilerine hizmet etme amacından uzaklaştığını savunmasına yol açtı. Bazı kooperatiflerin, üreticilerin süt sattığı işleme şirketlerini satın alması çıkar çatışması iddialarını beraberinde getirdi ve kimi üreticiler bu gerekçeyle dava açtı. ABD Hükümeti Hesap Verebilirlik Ofisi de 2019’da, kooperatifler büyüyüp potansiyel olarak rekabet eden çıkarları bünyesinde topladıkça üreticilerin kooperatiflerin öncelikleri ve stratejik yönü üzerindeki denetimini kaybetmiş hissedebileceği uyarısında bulundu.

Arjantin’de Süt Üretimi Artıyor, Üretici Fiyatları Geride Kalıyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Süt Üretimi Artıyor, Üretici Fiyatları Geride Kalıyor

Arjantin’de süt üretimi artmasına rağmen bu büyüme üreticilerin gelirlerine aynı ölçüde yansımıyor. Süt sektörünü izleyen danışman Marcos Snyder, üreticilerin geride kalan süt fiyatları ve yükselen yem maliyetleri nedeniyle daralan marjlarla karşı karşıya olduğunu, süt sanayisinin ise verimlilik ve ölçek arayışıyla yeniden şekillendiğini belirtti. Snyder’e göre sanayinin fiyatları yeniden ayarlaması gerekecek. Gözlemevi verilerine göre ağustos ayında süt üretimi geçen yılın aynı ayına göre %2,2 artarak 1.114.792.553 litreye ulaştı. Üretim temmuza göre de %6 yükseldi. Ocak-ağustos dönemindeki yıllık artış %4,5 olarak hesaplandı. Ancak üretimdeki artış, zincir içindeki fiyat hareketleriyle desteklenmedi. Aynı dönemde mısır fiyatı %40, toptan süt ürünleri fiyatları %18 ve raf fiyatları %23 artarken, üreticinin aldığı süt fiyatındaki artış %9’da kaldı. Snyder, bu farkın zincir tarafından üreticiye yeterince aktarılmadığını ve sanayinin daha düşük enflasyon ile artan maliyetler arasında marjlarını korumaya çalıştığını söyledi. Bununla birlikte danışman, geçen ilkbaharda olağanüstü ot arzının üretimde ani sıçramaya ve bir miktar sütün ticari hedef bulamamasına yol açan koşulların bu yıl tekrarlanmasını beklemiyor. Daha düşük nem koşullarının üretimi sınırlayabileceğini belirten Snyder, süt arzının yaklaşık %70’inin iç pazarda tüketildiğini, kalan %30’un ise ihraç edildiğini aktardı. Üreticilerin temel beklentilerinden biri, satın alınan yemlerin bir bölümünün otla ikame edilmesi. Ancak bazı bölgelerdeki nem eksikliği, yem bitkilerindeki büyümeyi sınırlamaya başladı. İhracat ise fazla sütü değerlendirmek için bir kanal olmayı sürdürüyor. Snyder, ton başına 3.600-3.800 dolar aralığındaki işlemlerin hâlâ ihracat yapılmasına olanak verdiğini, Brezilya’nın artan bir pazar haline geldiğini ve Cezayir’e satışların geçen yıla göre zorlaştığını söyledi. Danışmana göre 2026’nın sonunda üretim artışı, El Niño’nun güçlü bir etkisi hesaba katılmadığında %2 ila 3 arasında olabilir. 1997’ye benzer bir hava koşulunun yaşanması halinde ise üretimin geçen yıla göre %1 daha düşük tamamlanabileceğini öngördü. Snyder ayrıca Arjantin süt sektöründe yoğunlaşmanın süreceğini, büyük işletmelerin yılda %4 ila 5 büyürken orta ve küçük işletmelerin genişlemekte zorlandığını belirtti. Daha büyük ölçek, teknoloji yatırımları ve uygun finansman ihtiyacının hem işletmeler hem de sanayi için belirleyici olacağını kaydetti.

Rusya’da Tahıl Yetiştiriciliği İşletmesi Kayıtları Ocak-Ağustos Döneminde %34,6 Geriledi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Yetiştiriciliği İşletmesi Kayıtları Ocak-Ağustos Döneminde %34,6 Geriledi

Rusya’da tahıl yetiştiriciliği alanında yeni işletme ve bireysel girişimci kayıtları ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %34,6 azalarak 2,4 bine düştü. Kommersant’ın Kontur.Fokus verilerine dayandırdığı habere göre bu, bitkisel üretimin önemli kategorileri arasındaki en belirgin gerileme oldu. Bitkisel üretimin tamamında yeni yapı kayıtları da %26,8 azalarak 5,8 bine indi. Kontur.Fokus verilerine göre 1 Eylül itibarıyla Rusya’da bitkisel üretim alanında 124,5 bin, tahıl üretiminde ise 74,2 bin kuruluş ve bireysel girişimci bulunuyordu. Bu sayılar yıllık bazda sırasıyla %1 ve %1,9 geriledi. Uzmanlar, tahıl üretiminin yeni girişimciler açısından cazibesini yüksek sermaye ihtiyacı ve düşen kârlılıkla ilişkilendirdi. Neo danışmanlık şirketinden Albina Koryagina, bitkisel üretimde ortalama kârlılığın 2026’nın başında %11,8-11,9’a gerilediğini, iki yıl önce bu oranın %21-28 arasında bulunduğunu söyledi. Koryagina’ya göre şirketlerin yaklaşık %40’ı zarar ediyor; bazıları iflas etmek veya varlıklarını büyük tarım işletmelerine devretmek zorunda kalıyor. Uzmanlar, büyük işletmelerin ölçek avantajıyla depolama, lojistik, girdi tedariki ve finansmana erişimde daha dayanıklı olduğunu belirtti. Sektördeki baskının nedenleri arasında artan maliyetler, düşük iç fiyatlar ve Azak-Karadeniz havzasındaki limanların fiilen kapanmasına bağlı ihracat lojistiği kısıtlamaları gösterildi. Uzmanlar, düşük kârlılığın küçük işletmelerin piyasadan çıkışını hızlandırabileceğini, yatırım faaliyetlerinin yeniden canlanması için bitkisel ürün fiyatlarının yükselmesi gerektiğini ifade etti. Vladimir Putin ise hükümete Rus çiftçilerinden rezerv amacıyla tahıl alımı yapılması talimatını verdiğini açıkladı.

Zor Dönemde Tarım Yatırımlarında Bankaların Ölçütleri
Görsel kaynağı: Boerenbusiness · Özgün haber

Zor Dönemde Tarım Yatırımlarında Bankaların Ölçütleri

Avrupa ve Kuzey Amerika’da sıcaklık ile kuraklığın tarım ürünleri fiyatlarını son dönemde desteklemesine karşın, önceki aylardaki olumsuz koşullar ve belirsizlik Hollanda’daki tarla bitkileri işletmelerinin yatırım kararlarını daha temkinli hale getirdi. Boerenbusiness’in ING, ABN Amro, Triodos ve Rabobank uzmanlarıyla yaptığı değerlendirmeye göre, mevcut dönemde yeni makine, teknoloji ve yenileme yatırımları azalırken finansman başvuruları da çoğunlukla geriledi. ING, fiyatların bu yıl işletmeler için yeterli kârlılığı sağlamaması halinde gelecek kış yeni makinelere ve diğer yatırımlara ilginin daha da düşebileceğini belirtiyor. Bankalara göre 2024 ve 2025’teki iyi kazançlar, yeni teknolojilere, hassas ilaçlama makinelerine, yabancı ot temizleme robotlarına ve yenileme yatırımlarına yönelimi artırdı. Ancak düşük fiyatlar, belirsiz fiyat beklentileri, izin süreçlerindeki zorluklar ve süren jeopolitik gerilimler yatırımları sınırladı. Triodos, biyolojik, biyodinamik ve dönüşüm sürecindeki işletmelerin yabancı ot temizleme robotlarına yatırım yapmayı sürdürdüğünü aktarıyor. Bankalar, iş gücünden tasarruf etmek ve bitki koruma ürünleri ile gübre kullanımını azaltmak için inovasyon talebinin devam ettiğini, buna karşılık bazı yenileme yatırımlarının ertelendiğini ifade ediyor. Arazi alımları, yatırım iştahındaki genel düşüşten ayrı bir alan oluşturuyor. Rabobank’a göre bir parsel satışa çıktığında, tarla bitkileri işletmeleri iyi ya da kötü bir yıldan bağımsız olarak bu fırsatı değerlendirmek zorunda kalabiliyor. Bununla birlikte yüksek arazi fiyatları, arazinin tamamının satın alınmasını zorlaştırıyor ve üst hakkı seçeneğini daha fazla gündeme getiriyor. Banka, çiftçilerin yanı sıra savunma, veri merkezleri ve enerji şirketlerinin de arazi talebinde bulunduğunu; su depolama ve nehirler için ek alan ihtiyacının da fiyatları yüksek tutabileceğini belirtiyor. ABN Amro ise mevcut arazi hareketliliğinin düşük olduğunu ve bunun kredi başvurularını etkilediğini bildiriyor. Bankalar, makine ve arazi kullanımında işletmeler arası iş birliğinin maliyetleri düşürebileceğini düşünüyor. ING, makinelerin yıl boyunca daha fazla saat kullanılmasının verimlilik ve doğrudan maliyet avantajı sağlayabileceğini savunuyor. Triodos, özellikle biyolojik işletmelerin birlikte yatırım yapmasını uygun bulurken, ABN Amro hem arazi kullanımında hem de işletme araçlarında iş birliğine daha sık bakıldığını belirtiyor. Rabobank ise girişimcilerin mümkün olduğunda makineleri kendi bünyesinde tutmayı tercih ettiğini aktarıyor. ABN Amro ayrıca bazı büyük işletmelerde makine parkının gereğinden fazla büyüdüğünü ve bu işletmelerin zaman zaman hizmet işletmesi gibi çalıştığını kaydediyor. Kredi değerlendirmesinde güncel bilanço tek ölçüt değil. Bankalar çok yıllı sonuçları, uzun vadeli kârlılığı, likiditeyi, özkaynak katkısını, nakit akışını, getiriyi ve borç ödeme kapasitesini inceliyor. Yatırım işletmenin gelecekteki mali sınırlarını aşacak ve olumsuz bir senaryoda doğrudan mali sorun yaratacaksa ertelenmesi öneriliyor. Rabobank ayrıca işletmenin gelecekteki görünümünü, ekim planını, iklim risklerini, sulama imkânını, toprağın besin maddelerini yıkamaya duyarlılığını ve dinlendirici ürünlerin payını değerlendiriyor. Uzmanlara göre mali göstergeler uygunsa talep düşüşü nedeniyle makine ve malların ucuzlaması fırsat yaratabilir; ancak yatırım kararının temelini her işletmenin kendi mali dayanıklılığı oluşturmalı.

İspanya’da Dijital Tarla Defteri Zorunluluğu Yaklaşıyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

İspanya’da Dijital Tarla Defteri Zorunluluğu Yaklaşıyor

İspanya’da bitki koruma uygulamalarına ilişkin tarla defterinin 1 Ocak 2027’den itibaren dijital olarak tutulması zorunlu olacak. Daha büyük işletmeler için tüm faaliyetleri kapsayan dijital tarla defteri yükümlülüğünün ise 2028’de başlaması öngörülüyor. Tedaviler, gübreleme, sulama, ekim ve hasat gibi parsel faaliyetlerinin Tarımsal İşletmeler Bilgi Sistemi’ne (SIEX) kaydedilip aktarılması gerekecek. Bu değişime hazırlık kapsamında Ciudad Real’de geliştirilen GesCampo adlı tarımsal yönetim platformu, işlemlerin cep telefonuyla doğrudan tarlada kaydedilmesine ve SIEX’e gönderilmesine olanak sağlıyor. Sistem, İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığının resmî kataloğundan ürün kayıt numarası, doz ve güvenlik süresi bilgilerini otomatik olarak ekliyor; gönderim öncesinde de kayıtları doğrulayarak hataları önlemeyi amaçlıyor. Platform ayrıca kooperatifler ve dağıtıcılar için, ortaklarının veya müşterilerinin kayıtlarını tek panelden yönetebilecekleri bir portal sunuyor. GesCampo, birçok işletme için ücretsiz olduğunu, diğer işletmelere ise ücretsiz deneme süresi sağladığını belirtiyor. Şirket, okuyuculara kayıt sırasında CAMPO2027 koduyla iki aylık ücretsiz kullanım fırsatı da sunuyor.

Schwesig, AB Tarım Desteğindeki Değişikliklerin Büyük İşletmeleri Zorlayacağını Söylüyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber

Schwesig, AB Tarım Desteğindeki Değişikliklerin Büyük İşletmeleri Zorlayacağını Söylüyor

Mecklenburg-Vorpommern Başbakanı Manuela Schwesig, 2028’den itibaren tarım desteğinde yapılması beklenen değişikliklerin özellikle doğudaki büyük işletmeleri olumsuz etkileyeceğini söylüyor. Görüşmede, süt fiyatlarının üretim maliyetlerinin altında kaldığını ve bunun çiftçiler için zarar yarattığını da vurguluyor.