ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

18 haber · Sayfa 1

Birleşik Krallık-AB Taslağı, Brexit Sonrası Gıda Kontrollerini Azaltmayı Öngörüyor
Görsel kaynağı: FarmingUK · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık-AB Taslağı, Brexit Sonrası Gıda Kontrollerini Azaltmayı Öngörüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği arasında, Brexit sonrasında gıda ve tarım ticaretinde uygulanan maliyetli sınır kontrollerini azaltmayı amaçlayan bir taslak anlaşma gündeme geldi. Öneri; ihracat sağlık ve bitki sağlığı sertifikaları, denetim ücretleri, organik sertifikasyon evrakı, numune alma ücretleri ve bazı liman ücretlerinin kaldırılmasını öngörebilir. Anlaşma henüz kesinleşmedi ve değişiklikler şu anda yürürlükte değil. Taslağın hem ithalat hem ihracata uygulanması ve Birleşik Krallık ile AB arasında gıda, bitki ve tarım ürünleri ticareti yapan işletmeleri kapsaması bekleniyor. Düzenleme yürürlüğe girerse Birleşik Krallık’ın tohumluk patates ihracatının yanı sıra taze sosis, burger ve kabuklu deniz ürünleri sevkiyatının AB pazarlarına yeniden başlamasının önü açılabilir. Bu ürün grupları, Brexit sonrasında ek maliyet ve idari yüklerle karşılaşan ihracatçılar için yeni ticaret imkânları oluşturabilir. Bunun karşılığında Birleşik Krallık’ın gıda güvenliği, hayvan sağlığı ve bitki ürünleri alanlarında ilgili AB kurallarıyla uyum sağlaması ve gelecekteki düzenleyici değişikliklere uyması gerekebilir. “Dinamik uyum” olarak tanımlanan yaklaşım, pestisitler, bitki koruma ürünleri ve tarımsal yeniliklere ilişkin kuralları AB’ye doğrudan ihracat yapmayan işletmeler bakımından da etkili kılabilir. Farmers Guide’ın aktardığı değerlendirmelerde, bu kapsamın çiftliklerdeki kurallar ve uyum yükümlülükleri açısından soru işaretleri yarattığı belirtildi. Birleşik Krallık hükümeti, anlaşmanın uzun vadede yıllık 5,1 milyar sterlin ekonomik fayda sağlayabileceğini tahmin ediyor; ancak tek tek tarım sektörleri üzerindeki mali sonuçlar belirsizliğini koruyor. Taslağın 20 Kasım’da Brüksel’de yapılması planlanan Birleşik Krallık-AB zirvesinde resmen kararlaştırılması beklenirken, anlaşmanın 2027 ortasında yürürlüğe girmesi hedefleniyor. Kesin takvim, müzakerelerin sonucuna bağlı.

Hindistan, GDO’lu Ürün İthalatına İzin Vermeyeceğini Açıkladı
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber

Hindistan, GDO’lu Ürün İthalatına İzin Vermeyeceğini Açıkladı

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, Yeni Delhi’de öğrencilerin sorularını yanıtlarken ülkenin şimdiye kadar hiçbir genetiği değiştirilmiş (GDO) ürünün ithalatına izin vermediğini ve gelecekte de bu tutumunu sürdüreceğini söyledi. Goyal, Salı günü Kirori Mal College’da yaptığı açıklamada, GDO’lu ürünlerin ithalatının Hindistan için “çok hassas” bir konu olduğunu belirtti. Goyal, bu yaklaşımın ülkenin dinî hassasiyetleriyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Bazı yabancı ülkelerde süt ürünleri üretilirken buzağı eti veya genç buzağıların mide iç yüzeyinden elde edilen rennet enziminin kullanılabildiğini söyleyen bakan, Hindistan’da bu tür uygulamalara izin verilmediğini ve ürünlerin dinî hassasiyetleri koruyacak biçimde sertifikalandırılması gerektiğini kaydetti. Goyal ayrıca süt sektörünün Hindistan’da çok hassas kabul edildiğini ve ülkenin bu sektörde hiçbir serbest ticaret anlaşması kapsamında gümrük tavizi vermediğini söyledi. Bakan, Hindistan’ın sonuçlandırdığı ticaret anlaşmalarında hassas ürünlerden taviz vermediğini, buna karşılık rekabetçi olduğu alanlarda yeni pazar fırsatları aradığını belirtti. Hükümetin çiftçileri, balıkçıları ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeleri korumayı hedeflediğini söyleyen Goyal, tekstil, ilaç, tarım ürünleri ile değerli taş ve mücevherat sektörleri için tercihli pazar erişimi sağlamaya çalıştıklarını aktardı. Hindistan’ın amacı, bu sektörlerdeki ürünlerin rakip ülkelerden daha düşük gümrüklerle pazarlara ulaşmasını sağlamak olarak açıklandı.

Birleşik Krallık ve AB, Brexit Sonrası Gıda Ticaretindeki Engelleri Kaldıracak Taslak Anlaşmada Uzlaştı
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık ve AB, Brexit Sonrası Gıda Ticaretindeki Engelleri Kaldıracak Taslak Anlaşmada Uzlaştı

Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği, Brexit sonrasında gıda ve tarım ticaretinde uygulanan kontrolleri ve idari engelleri kaldırmayı amaçlayan bir taslak anlaşma üzerinde uzlaştı. Öneri, kasım ayında yapılması planlanan Birleşik Krallık-AB zirvesi öncesinde gündeme geldi. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için tarafların siyasi ve hukuki süreçleri tamamlaması gerekiyor. Sıhhi ve bitki sağlığı (SPS) kurallarını kapsayan taslak, AB üyesi ülkelerin değerlendirmesi için dolaşıma sokulan 200 sayfalık bir belgede yer alıyor. Düzenleme; ihracat sağlık sertifikaları, bitki sağlığı sertifikaları, denetim ücretleri, organik sertifikasyon şartları ve bazı liman harçları gibi Brexit sonrasında getirilen maliyet ve işlemlerin kaldırılmasını öngörüyor. İngiliz hükümetine göre bu adımlar, uzun vadede ülke ekonomisine yıllık yaklaşık 5,1 milyar sterlin katkı sağlayabilir. Anlaşmanın uygulanması halinde Birleşik Krallık'tan AB pazarına taze sosis, burger, ülkenin karasularında avlanan kabuklu deniz ürünleri ve tohumluk patates sevkiyatının yeniden başlaması bekleniyor. Birleşik Krallık ayrıca gıda, hayvansal ürün ve bitkisel ürünlere ilişkin düzenlemelerini mevcut ve gelecekteki AB standartlarıyla “dinamik uyum” süreci üzerinden eşleştirmeyi taahhüt edecek. Bununla birlikte, hassas ıslah ve gen düzenleme teknolojileri gibi bazı alanlarda iki tarafın kuralları arasında farklılıklar bulunuyor. İngiliz süpermarketleri ve tarım temsilcileri taslağı desteklerken, bazı Brexit yanlıları Birleşik Krallık'ın AB kurallarını benimsemesini eleştirdi. İngiliz Ticaret Odaları tarafından yapılan bir ankette ihracatçı işletmelerin %56'sı, AB gümrük evrakı ve gecikmelerinin kaldırılmasını destekledi; imalatçılar arasındaki oran %58 oldu. Taslak, AB'nin Daimi Temsilciler Komitesi'nde ele alınacak.

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı
Görsel kaynağı: Naftemporiki · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı

Atina Ekonomi Üniversitesi emekli profesörü Nikolaos Papavasileiou, Yunanistan'daki modern tarım sektörünün geleneksel üretim ile gıda teknolojisini birleştirmesi gerektiğini savunuyor. Papavasileiou'ya göre tarım sektörü, bağlantılı değer zinciriyle birlikte ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının %15'ini oluşturuyor ve toplam ekonomik ağırlık bakımından turizmden daha güçlü bir konumda bulunuyor. Yazar, bu potansiyelin akıllı tarım, yapay zekâ, sensörler ve biyoteknoloji kullanılarak geliştirilmesini öneriyor. Yazıda süt ürünleri, özellikle beyaz peynir ve yoğurt için büyüme potansiyeli bulunduğu belirtiliyor. Bunun değerlendirilebilmesi için kaliteli ürünlerin standartlaştırılmış üretim, düzenli dağıtım ve etkili tanıtımla desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor. Dondurulmuş sebzelere yönelik tüketici ilgisinin arttığı, ancak Yunanistan'ın ihracatının zayıf ve ithalatının yüksek kaldığı aktarılıyor. Taze sebze ihracatındaki temel sorun ise modern biçimde örgütlenmiş işletmelerin ve lojistik altyapının eksikliği olarak gösteriliyor. Papavasileiou, Yunanistan'da kabuklu deniz ürünleri üretimi ve ticaretinin Avrupa Birliği toplamına kıyasla çok küçük ve yeterince gelişmemiş olduğunu belirtiyor. Balıkçılık üretiminde düşüş eğilimi bulunduğunu, balık ihracatının düşük kalmasına karşılık ithalatın arttığını yazıyor. Hazır meyve suyu ihracatının yıllık 90,7 milyon dolar, ithalatın ise 45-50 milyon dolar olduğu belirtilirken, İsrail'in konsantre portakal suyu ihracatındaki küresel konumu Yunanistan için karşılaştırma olarak sunuluyor. Yazıda pamukta ambalajlama ve balya kimliğinin belirlenmesi, zeytinyağı, şarap ve zeytinde ise tanınırlık ve tanıtım eksiklikleri öne çıkarılıyor. Yeni teknolojilerin çiftçilere maliyet, fiyat, çeşit, kalite, pazarlama kanalları ve rekabet hakkında bilgi sağlayabileceği; bunun için çiftçiler arasında iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca yurt içinde üretilen ürünlerin perakendede satılan payının yalnızca %36 olması eleştiriliyor.

Tayland ve Rusya Tarım Ticareti İş Birliğini Genişletiyor
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland ve Rusya Tarım Ticareti İş Birliğini Genişletiyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Tayland, tarım ve gıda güvenliği alanında Rusya ile iş birliğini genişletmek ve karşılıklı ticaret fırsatlarını artırmak için yeni pazar olanaklarını değerlendiriyor. Tarım ve Kooperatifler Bakanı Suriya Juangroongruangkit, 31 Ekim 2026'da Bangkok'ta düzenlenen 2. Rusya-Tayland Yatırım Forumu'nda yaptığı konuşmada, tarım ürünleri ticareti ve düzenlemelerin gıda güvenliğinin güçlendirilmesindeki rolüne dikkat çekti. İki taraf, ülkelerinin farklı güçlü yönlerini bir araya getirerek tarım ve gıda sistemlerini geliştirme, ürünlere katma değer kazandırma ve ticareti büyütme potansiyeli bulunduğunu belirtti. Tayland yönetimi, iklim değişikliği ile tedarik zincirlerindeki belirsizliklere karşı güvenilir ticaret ortaklarından oluşan ağlar kurmayı, tarım ve gıda ürünlerinde tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve lojistik sistemlerini daha verimli hâle getirmeyi öncelikli görüyor. Suriya, Rusya Ekonomik Kalkınma Bakan Yardımcısı Vladimir Ilichyov, Krasnodar yöneticisi ve Rusya'nın Tayland Büyükelçisi ile tarım ve gıda alanındaki iş birliğinin genişletilmesini görüştü. Tayland, Rusya pazarında evcil hayvan yemi, işlenmiş su ürünleri, taze ve işlenmiş tropikal meyveler ile pirinç için pazar erişimini ve ihracatı artırmayı hedefliyor. Rusya tarafı ise Tayland'a üst segment sığır eti, tahıl, buğday, deniz ürünleri ve özellikle kolza yağı göndermeye ilgi gösteriyor. Ürün gruplarına ilişkin ayrıntıların, ileride yapılacak Tayland-Rusya tarım toplantıları kapsamında ele alınacağı bildirildi. Prachachat Turakij'in aktardığı verilere göre iki ülke arasındaki tarım ürünleri ticareti 2025'te 8.228 milyon bahta ulaştı. Ticaret yıllık ortalama %7,76 artarken Tayland, Rusya karşısında sürekli ticaret fazlası verdi. Rusya, Tayland'ın tarım ürünleri ticaret ortakları arasında 34. sırada bulunuyor. 2023-2025 döneminde iki ülkenin tarım ticareti, Tayland'ın dünya ile gerçekleştirdiği tarım ürünleri ticaretinin %0,32'sini oluşturdu.

Çin ve Norveç, Avlanmış Deniz Ürünleri İçin Pazar Erişimi Protokolü İmzaladı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin ve Norveç, Avlanmış Deniz Ürünleri İçin Pazar Erişimi Protokolü İmzaladı

Çin Gümrükler Genel İdaresi ile Norveç Sanayi, Ticaret ve Balıkçılık Bakanlığı, Norveç’in avlanmış deniz ürünlerinin Çin pazarına erişimini genişletmek amacıyla yeni bir protokol imzaladı. Çin’de imzalanan anlaşma, iki ülke arasındaki deniz ürünleri ticaretinde iş birliğini güçlendirmeyi ve Norveçli ihracatçılar için yeni pazar fırsatları oluşturmayı hedefliyor. Protokol, Norveç’in avlanmış deniz ürünlerinin Çin’e ihracatı için bir çerçeve oluşturuyor. Anlaşma kapsamında kayıt, belgelendirme, onay ve düzenleyici uyuma ilişkin ortak gereklilikler ve prosedürler belirlenecek. Açıklamaya göre bu çerçevenin, daha önce Çin’e giriş için onaylanmamış iskorpit balığı, wolffish ve deniz hıyarı gibi ek Norveç deniz ürünlerinin pazara erişimini kolaylaştırması bekleniyor. Protokol, Norveç’in tüm avlanmış deniz ürünlerinin Çin pazarında onaylanmasının önünü açmayı amaçlıyor; ancak bu süreç protokoldeki koşullar ve Çin’in yürürlükteki düzenlemeleri doğrultusunda yürütülecek. Çin, 2026’da Norveç’in ikinci en büyük deniz ürünleri pazarı konumunda bulunuyor. Norveç Deniz Ürünleri Konseyi verilerine göre Norveç’in Çin’e deniz ürünleri ihracatı 2026’nın ilk dokuz ayında 158.230 tona, değer bakımından ise 11,69 milyar Norveç kronuna ulaştı. Bu sonuçlar, bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracat hacminde %15, değerinde %26 artış anlamına geliyor. Sektör gözlemcileri, Çinli tüketicilerin farklı deniz ürünlerine yönelik artan talebinin Norveçli ihracatçılar için fırsat oluşturduğunu belirtiyor. Norveç Balıkçılık ve Okyanus Politikası Bakanı Marianne Sivertsen Næss, protokolün Norveç’in avlanmış deniz ürünleri için Çin’de yeni fırsatlar açacağını söyledi. Fudan Üniversitesi Çin-Avrupa İlişkileri Merkezi Direktörü Jian Junbo ise ortak kayıt, onay, denetim ve karantina gerekliliklerinin pazar erişiminde şeffaflığı ve öngörülebilirliği artıracağını belirtti. Protokol, Norveç’in canlı kar yengeci için Aralık 2024’te, canlı kahverengi yengeci için ise Kasım 2025’te elde edilen pazar erişimi adımlarının ardından geldi. Næss’in Çin ziyareti kapsamında Shandong eyaletindeki Qingdao kentinde Norveç-Çin Deniz Ürünleri Zirvesi ve Çin Balıkçılık ve Deniz Ürünleri Fuarı da düzenlendi.

Japonya'nın Malezya'ya Deniz Ürünleri İhracatı İlk Sekiz Ayda %40 Arttı
Görsel kaynağı: Astro Awani · Özgün haber
Veri haberi

Japonya'nın Malezya'ya Deniz Ürünleri İhracatı İlk Sekiz Ayda %40 Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Japonya'nın Malezya'ya deniz ürünleri ihracatı, 2026'nın ilk sekiz ayında 2025'in aynı dönemine göre yaklaşık %40 artarak yaklaşık 5 milyar yene ulaştı. JETRO Başkan Yardımcısı Kenichi Hirano, artışın yüksek kaliteli ürünlere yönelik talep ve Japon mutfağına duyulan ilginin güçlenmesiyle desteklendiğini açıkladı. Hirano, büyümede Malezya'da tüketici satın alma gücünün yükselmesi, yüksek kaliteli gıdalara ilginin yaygınlaşması ve daha fazla Malezyalının Japon yemek kültürüne aşina hale gelmesinin etkili olduğunu belirtti. Malezya, Japon gıda ihracatı açısından ASEAN'daki en yüksek potansiyele sahip pazarlardan biri olarak değerlendiriliyor. Kuala Lumpur'da düzenlenen Japon Deniz Ürünleri B2B Ticaret Toplantısı, Japon deniz ürünlerinin yerel dağıtıcıları ile yemek hizmeti işletmelerini buluşturdu. JETRO, ihracatın Japon restoranlarının dışına taşınarak daha geniş bir yemek hizmeti işletmesi grubuna ulaşmasını ve Japon küçük ve orta ölçekli işletmelerinin sergi, iş eşleştirme ve ağ oluşturma etkinliklerine katılımını desteklemeyi sürdürecek. Hirano'ya göre kalite, gıda güvenliği, özgünlük, tat ve yemek hazırlamadaki performans satın alma kararlarında temel ölçütler olmaya devam ediyor.

Fas'ta Eylül Ayında Et ve Sebze Fiyatları %4,3 Arttı
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Eylül Ayında Et ve Sebze Fiyatları %4,3 Arttı

Fas'ta tüketici fiyat endeksi (TÜFE), Eylül 2026'da aylık bazda %1,0 arttı. HCP'nin bilgi notuna göre bu artış, Ağustos 2026'da kaydedilen %0,8'lik yükselişin ardından gerçekleşti. Aylık enflasyonda gıda fiyatlarındaki %1,6'lık ve gıda dışı ürünlerdeki %0,4'lük artış etkili oldu. Ağustos-Eylül döneminde gıda grubundaki en yüksek fiyat artışları et ve sebzede görüldü. Bu iki grupta fiyatlar %4,3 yükseldi. Süt, peynir ve yumurta grubunda artış %1,6 olurken su, meşrubat ve meyve-sebze sularında %0,2, meyvelerde ise %0,1 artış kaydedildi. Bazı gıda gruplarında ise fiyatlar geriledi. Balık ve deniz ürünleri fiyatları %0,4, kahve, çay ve kakao fiyatları %0,3 düştü. Gıda dışı ürünlerdeki artışta akaryakıt fiyatlarının %2,0 yükselmesi öne çıktı. Yıllık karşılaştırmada TÜFE, Eylül 2026'da %0,5 arttı. HCP bu sonucu, gıda dışı ürün fiyatlarındaki %2,8'lik yükseliş ile gıda fiyatlarındaki %2,5'lik düşüşe bağladı. Aylık artışlar kentlere göre de farklılaştı; Laâyoune'da %2,8 ve Beni-Mellal'da %2,4 artış görülürken Al-Hoceima'da %0,3 düşüş kaydedildi.

Avustralya-AB Serbest Ticaret Anlaşmasına Sektörlerden Farklı Tepkiler
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya-AB Serbest Ticaret Anlaşmasına Sektörlerden Farklı Tepkiler

Avustralya ile Avrupa Birliği arasındaki serbest ticaret anlaşması, mart ayında Avustralya Ticaret Bakanı Don Farrell ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından imzalanmasına rağmen henüz yürürlüğe girmedi. Anlaşmanın uygulanabilmesi için Avustralya parlamentosu ile Avrupa’daki parlamento süreçlerinin tamamlanması gerekiyor. Avustralya sığır eti sektörü grupları, anlaşmanın Avustralya parlamentosunda reddedilmesi çağrısı yaparken, diğer siyasi ve sektörel gruplar farklı tutumlar sergiliyor. Cattle Australia Üst Yöneticisi Will Evans, anlaşmayı serbest ticaretten çok “tek yönlü” bir düzenleme olarak nitelendiriyor. Sektörün temel itirazı, Avustralya için öngörülen 30.000 tonluk sığır eti kotasının gelecek on yıl içinde aşamalı biçimde uygulanması. Evans, Avustralya’nın son 12 ayda haftada yaklaşık 30.000 ton sığır eti ihraç ettiğini belirterek, on yıl sonunda elde edilen kotanın yaklaşık bir haftalık üretime denk geleceğini söylüyor. BeefEx konferansında da sektörün müzakerelerin dışında bırakıldığı yönünde eleştiriler dile getirildi. Anlaşmanın Avustralya Senatosu’ndan geçmesi için hükümetin Koalisyon veya Yeşiller’in desteğini alması gerekiyor. Ulusal Parti anlaşmayı “gelmiş geçmiş en kötü anlaşma” olarak tanımlıyor; partinin itirazları arasında sığır eti kotasının yetersizliği ve Avrupa’nın Avustralyalı çiftçilere daha fazla çevre mevzuatı getirebilme ihtimali bulunuyor. Liberal Parti’nin mevcut resmi tutumu da anlaşmayı desteklememek yönünde. Bununla birlikte bazı Liberal üyelerin özel olarak anlaşmaya destek vermek istediği, eski Başbakan Malcolm Turnbull ile eski bakan Mathias Cormann’ın ise anlaşmanın kabul edilmesi için daha açık kampanya yürüttüğü aktarılıyor. Avrupa’daki çiftçi lobileri de anlaşmaya karşı çıkıyor ancak gerekçeleri Avustralya’daki sektör gruplarından farklı. Bu gruplar kotayı yetersiz buluyor ve Avustralya’nın Avrupa Birliği’nden daha düşük üretim standartlarına sahip olduğunu öne sürüyor. İrlanda Çiftçiler Birliği, 2023’te 23.000 tonluk sığır eti teklifinin reddedildiğini, revize taslakta ise Avrupa Komisyonu’nun 30.000 ton sığır eti ve 20.000 ton koyun eti önerebileceğinin konuşulduğunu belirtiyor. Bu miktarlar nihai anlaşma olarak sunulmuyor. Avustralya İş Konseyi, deniz ürünleri sektörü ve AUSVEG anlaşmayı destekleyerek Koalisyon’a onay verme çağrısı yapıyor. AUSVEG, anlaşmanın kabulünü Avustralyalı sebze üreticilerinin ağır işletme koşulları nedeniyle önemli görüyor. Kuruma göre, Orta Doğu çatışmasının etkileri ve üretim maliyetlerindeki artışlar başlamadan önce bile sebze üreticilerinin beşte dördü, uygun bir çıkış stratejisi bulmaları halinde sektörden ayrılacağını bildiriyordu.

İtalya, 2026 Gastronomi Destinasyonları Seçiminde İlk Sırada
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

İtalya, 2026 Gastronomi Destinasyonları Seçiminde İlk Sırada

Condé Nast Traveller okuyucularının 2026 yılı için yaptığı gastronomi destinasyonları değerlendirmesinde İtalya ilk sırayı aldı. İtalya yüzde 96,92 puanla listenin başında yer alırken Yunanistan %96,72 ile ikinci, Portekiz ise %96,57 ile üçüncü oldu. Avrupa ülkeleri böylece sıralamanın ilk üç basamağını oluşturdu. Yıllık okuyucu seçimi için oylama 1 Nisan-30 Haziran arasında yapıldı. Binlerce yolcu, beğendikleri destinasyonlara birden beşe kadar puan verdi ve ortalama puanlar yüzdelik değerlere dönüştürüldü. Sıralama profesyonel aşçılar veya gastronomi uzmanlarının değerlendirmelerine değil, bu ülkeleri ziyaret eden insanların deneyimlerine dayanıyor. Seçimde yerel yemekler, geleneksel spesiyaliteler ve özgün restoranlar öne çıkarıldı. İtalya’nın öne çıkan gastronomik unsurları arasında Napoli pizzası, Sicilya kanolisi ve Milano risottosu sayıldı; Emilia-Romagna bölgesi ise parmesan, prşut, balzamik sirke ve ragù sosuyla ayrıca vurgulandı. Yunanistan’ın mutfağı taze deniz ürünleri, geleneksel tavernalar ve bölgesel spesiyalitelerle tanımlanırken Portekiz’in Atlantik kıyısındaki deniz ürünleri, pastel de nata tatlısı ve geleneksel tascas adı verilen lokantaları öne çıkarıldı. Türkiye, yüzde 95,65 puanla listenin beşinci sırasında gösterildi. İstanbul’daki Mısır Çarşısı kuru meyveleri, lokumu ve çeşitli baharatlarıyla; Gaziantep ise baklava ve kuruyemişli tatlılarıyla anıldı. Ancak kaynakta aktarılan sıralamada Endonezya yüzde 95,87 puanla Türkiye’den daha yüksek puan almasına rağmen Türkiye’nin bir sıra altında yer alıyor. Kaynak, bu sıra farkının nedenini açıklamıyor.

Almanya’da Patates Fiyatları Eylülde %11,3 Arttı
Görsel kaynağı: WirtschaftsWoche · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Patates Fiyatları Eylülde %11,3 Arttı

Almanya’da patates fiyatları eylülde geçen yılın aynı ayına göre %11,3 yükseldi. Fiyat artışı, sıcak ve kurak yazın üretim üzerindeki etkileriyle birlikte değerlendirilirken, bu yılki patates hasadının geçici sonuçlara göre 10,4 milyon ton olması bekleniyor. Bu miktar, 2025’teki 13,9 milyon tona kıyasla yaklaşık dörtte bir daha düşük. Kuraklık patateslerin küçülmesine yol açarken, hektar başına verim alışılmış 46 tonun altına 39 tona indi. Ekim alanı da bu yıl %11’den biraz fazla daraldı. Almanya’daki taze sebze fiyatları eylülde yıllık bazda %12 arttı; yumurta fiyatlarındaki yükseliş %15’i aşarken balık ve deniz ürünleri %4,5 pahalandı. Alman Çiftçiler Birliği, ağustos ayında tahıl hasadının 41,9 milyon tonla geçen yılın %7 altında kalacağını tahmin etti. Birliğe göre fazla kuru ilkbahar ve haziranın ikinci yarısındaki sıcak hava dalgası birçok bölgede tahılların erken olgunlaşmasına neden oldu. Avrupa buğday fiyatı da son üç ayda yaklaşık %20 arttı; Rusya’nın Karadeniz’de yük gemilerine yönelik saldırılarının sevkiyatları aksattığı aktarıldı. Küresel gıda hammaddesi fiyatları açısından El Niño da bir risk olarak gösteriliyor. Avrupa Merkez Bankası, güçlü bir El Niño olayının fiyatları %9’a kadar artırabileceğini hesapladı; Uluslararası Para Fonu ise geçmiş olaylarda nihai tüketici fiyatlarındaki ortalama artışı %5 olarak belirledi. Almanya’da gıda fiyatları eylülde yıllık %0,4 arttı ve 2020’den bu yana toplam yükseliş %30’u aştı. Hammadde fiyatlarındaki değişimlerin raflara genellikle beş-altı ay sonra yansıdığı belirtilirken, hükümetin ekim için kararlaştırdığı akaryakıt indiriminin süpermarket fiyatlarında henüz rahatlama sağlamasının beklenmediği aktarıldı.

Fas’ta Kıyı ve Küçük Ölçekli Balıkçılık Ürünleri 965.832 Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: La Vie Éco · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Kıyı ve Küçük Ölçekli Balıkçılık Ürünleri 965.832 Tona Ulaştı

Fas’ta kıyı ve küçük ölçekli balıkçılığın pazarlanan ürünleri, Eylül 2026 sonu itibarıyla 965.832 tona ulaştı. Fas Ulusal Balıkçılık Ofisi’nin (ONP) verilerine göre miktar yıllık bazda %19, ürünlerin toplam değeri ise %6 artarak yaklaşık 8,7 milyar dirheme yükseldi. Tür bazında pelajik balıkların miktarı %25 artışla 812.567 tona, kafadanbacaklıların miktarı %7 artışla 49.383 tona çıktı. Buna karşılık beyaz balık miktarı %13, yosun miktarı %12 ve kabuklu miktarı %74 azaldı. Atlantik limanlarında miktar %19 artarken Akdeniz’de miktar %7 yükseldi, değer ise %10 geriledi.

Japon Üreticilerden Bitki Bazlı Ahtapot Alternatifi
Görsel kaynağı: The Japan Times · Özgün haber

Japon Üreticilerden Bitki Bazlı Ahtapot Alternatifi

Japon gıda üreticileri, kötü balık avlarından etkilenmeyen tedarik imkanlarıyla çeşitli deniz ürünlerine bitki bazlı alternatifler geliştiriyor. Hyogo Prefecture'deki nerimono balık köftesi üreticisi Kanetetsu Delica Foods, ağustosta Hobo Tako (Neredeyse Ahtapot) adlı ürünü piyasaya sürdü. Ahtapot içermeyen Hobo Tako, lif, nişasta ve diğer bileşenlerin karışımının buharda pişirilmesiyle üretiliyor. Bir şirket yetkilisi, ürünün gerçek ahtapot etine benzer esnek ve çıtır bir dokuya sahip olduğunu söyledi.

Avrupa Balıkçılığında Yapay Zekâ ve Çevresel DNA ile Dijital İzleme
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber

Avrupa Balıkçılığında Yapay Zekâ ve Çevresel DNA ile Dijital İzleme

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’da balıkçılık faaliyetlerini daha ayrıntılı izlemek amacıyla yapay zekâ, kameralar, çevresel DNA ve robotik sistemleri bir araya getiren OptiFish girişimi yürütülüyor. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve 2024’ten beri sürdürülen dört yıllık proje, sekiz ülkeden araştırmacıların katılımıyla balık türlerini otomatik tanımayı ve avların izlenmesini geliştirmeyi hedefliyor. Avrupa balıkçı filoları yılda 3,2 milyon ton balık indirirken, bu avın değeri 5,5 milyar avro olarak veriliyor. Projenin arka planında denizdeki faaliyetlere ilişkin veri eksikliği bulunuyor. Belçika’da yaklaşık 60 balıkçı teknesi olmasına rağmen bilimsel örnekleme, balıkçılık seferlerinin yalnızca %1,5’ini kapsıyor. Geleneksel izleme, teknelerde görev yapan bilimsel gözlemcilere dayanıyor ve denizdeki faaliyetlerin yalnızca bir bölümünü kapsayabiliyor. Eksik veriler, balıkçıların, bilim insanlarının ve düzenleyicilerin hangi türlerin nerede ve ne miktarda yakalandığını kesin olarak belirlemesini zorlaştırıyor. Sander Delacauw, sürdürülebilir balıkçılık yönetiminde toplanan verilerin stok değerlendirmeleri ve kota kararlarına temel oluşturacak kadar kaliteli ve yeterli olması gerektiğini belirtti. Kaynağa göre yalnızca dijital raporlama, hangi türlerin nerede ve hangi miktarlarda yakalandığına ilişkin bilgi açığını kapatmıyor. Bu ayrıntılar bulunmadığında yöneticilerin sürdürülebilir av limitleri konusunda karar vermesi, deniz ürünlerini tedarik zinciri boyunca izlemesi ve balıkçıların seferlerini planlaması zorlaşıyor. OptiFish kapsamında geliştirilen yapay zekâlı kamera sistemleri pompalı tekneler, ayıklama masaları, kirişli troller ve küçük ölçekli balıkçılık faaliyetlerinde deneniyor. Sistemler, üst üste duran veya kısmen gizlenen balıkları tanımak üzere eğitiliyor. Proje ortağı DTU Aqua’nın elektronik izleme altındaki taşıma bantlarında balıkları takip eden sistemi, birbirine benzeyen altı tür üzerinde balıkları %90,43 oranında doğru eşleştirdi. Araştırmacılar ayrıca üst üste duran balıkları ayıklama bantlarında ayıracak bir robotik kol geliştiriyor. Araştırmacılar denizde balıkların bıraktığı çevresel DNA parçacıklarından da yararlanıyor. Su örnekleri veya balıkçı ağlarına bağlanan özel problar aracılığıyla sudaki türlerin belirlenmesi ve belirli bir balık stokunun biyokütlesinin tahmin edilmesi amaçlanıyor. OptiFish, bu yöntemleri Kuzey Denizi, Akdeniz ve Karadeniz’i kapsayan beş pilot sahada test ediyor. Revize Balıkçılık Kontrol Tüzüğü kapsamında elektronik raporlama çoğu tekne için zorunlu olurken, izleme kurallarının 2028’e kadar küçük teknelere, dijital izlenebilirliğin ise 2029’a kadar işlenmiş balıklara genişlemesi öngörülüyor. Daha doğru verilerin sefer planlamasına, yakıt ve maliyetlerin azaltılmasına ve hassas stokların aşırı avlanmasından kaçınılmasına yardımcı olabileceği belirtiliyor.

Virginia'da Salmonella Bağlantısı Nedeniyle İstiridye ve Midye Hasadı Kapatıldı
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

Virginia'da Salmonella Bağlantısı Nedeniyle İstiridye ve Midye Hasadı Kapatıldı

Virginia sağlık yetkilileri, Pennsylvania'daki Salmonella salgınının Little Wicomico Nehri'nden çıkarılan kabuklu deniz ürünleriyle ilişkilendirilmesinin ardından Northumberland County'deki nehrin bir bölümünde istiridye ve midye hasadını 9 Ekim'de durdurdu. Pennsylvania'daki salgında, Virginia Sağlık Bakanlığına göre şu ana kadar en az beş kişi hastalandı. Yetkililer, hastalıklarla özellikle bu sularda hasat edilen istiridyeler arasında epidemiyolojik bağlantı kurulduğunu bildirdi. Acil Mahkûm Etme Emri #010A kapsamındaki kapatma, Little Wicomico Nehri'nin belirli koordinatlar arasındaki aşağı havza sularında 7 Kasım'a kadar geçerli olacak. Virginia yetkilileri kararın ihtiyat amacıyla ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nin tavsiyeleriyle doğrudan uyumlu biçimde alındığını açıkladı. Kapatma bölgesindeki kabuklu deniz ürünleri aktif olarak test edilirken yengeç ve yüzgeçli balık hasadına izin veriliyor; uygulamanın içme suyunu etkilemediği belirtildi. Kapatma yürürlükteyken mahkûm edilmiş bölgelerden Deniz Kaynakları Komisyonu'nun özel izni olmadan kabuklu deniz ürünü hasat etmek, depolamak veya taşımak yasa dışı. Virginia'nın 2026-2027 kamu istiridyesi hasat sezonu 1 Ekim'de başlamıştı. Sağlık departmanı aynı gün, yakındaki Westmoreland County'deki Lower Machodoc Creek'in bazı bölümlerinde 29 Ekim'e kadar sürecek ikinci bir acil kabuklu deniz ürünü kapatması da yayımladı. Eyaletin kamu istiridyesi alanları yılda yaklaşık 250.000 bushel üretirken, resif bakımı ve kabuk dikimi programına yıllık 4 milyon ila 10 milyon dolar ayrılıyor.

Çin, ABD Tarım Ürünlerinde Gümrük Vergisi İndirimini Planladı; Soya Listede Yok
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Çin, ABD Tarım Ürünlerinde Gümrük Vergisi İndirimini Planladı; Soya Listede Yok

Çin ile ABD, karşılıklı ithalatın 60 milyar dolarlık bölümünü kapsayan gümrük vergisi indirimleri ve ticari ateşkesin uzatılması konusunda anlaşmaya vardı. Çin’in yayımladığı tarım ürünleri listesinde mısır, buğday, sorgum, et, süt ürünleri, bitkisel yağlar ve unlar yer alırken soya listede bulunmadı. ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, düzenlemenin ABD’nin Çin’e ihracatının yaklaşık %30’u için daha iyi pazar erişimi sağlayacağını belirtti. Ürün seçiminin, Beyaz Saray’ın Çin’in 17 milyar dolarlık tarım ürünü alımı taahhüdü olarak nitelediği hedefe katkı sağlayacak şekilde hazırlandığı değerlendirildi. Çin Ticaret Bakanlığı, ABD ile ticari ateşkesin iki ay uzatılarak 10 Ocak’a kadar sürdürüleceğini açıkladı. Bakanlık, uzatmanın devam eden ekonomik ve ticari anlaşmazlıkların değerlendirilmesi için daha istikrarlı ve öngörülebilir bir ortam sağlayacağını bildirdi. Tarım alanında kurulacak ortak çalışma grubunun ilk toplantısının yıl sonundan önce yapılması planlanıyor. Çin, geçen yıl varılan anlaşma kapsamında ABD’den yıllık 25 milyon ton soya alımını yeniden başlatmıştı. Ancak son listede soyanın yer almaması, ürünün gümrük vergisi indiriminin dışında kaldığını gösterdi. Taraflar ayrıca tarım ürünlerine erişim ve düzenlemeler konusunda görüşmeleri sürdürme kararı aldı.

Yunanistan-İtalya Ticareti İlk Yarıda 6,35 Milyar Euroya Ulaştı
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan-İtalya Ticareti İlk Yarıda 6,35 Milyar Euroya Ulaştı

Yunanistan ile İtalya arasındaki ticaret, 2026'nın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre %5,4 artarak 6,35 milyar euroya yükseldi. Yunanistan İstatistik Kurumunun geçici verilerine dayanan ve Yunanistan'ın Roma Büyükelçiliği Ekonomik ve Ticari İşler Ofisi tarafından hazırlanan analize göre, Yunanistan'ın İtalya'ya ihracatı %7,46 artışla 2,45 milyar euroya, İtalya'dan ithalatı ise %4,15 artışla 3,90 milyar euroya çıktı. Yunanistan'ın İtalya'ya ihracatında mineral yakıtlar ve mineral yağlar 567,5 milyon euroyla ilk sırada yer aldı. Bu kalemi 235 milyon euroluk alüminyum ve %25,3 artışla 229,3 milyon euroya ulaşan süt ürünleri izledi. Katı ve sıvı yağ ihracatı 187,1 milyon euroya gerilerken, balık ve deniz ürünleri %9,9 artışla 183 milyon euroya çıktı. Meyve ihracatı da %32,4 artarak 62 milyon euroya yükseldi. Bütün ürün gruplarında artış görülmedi. Yunanistan'ın İtalya'ya tütün ihracatı %15,5, tahıl ihracatı %22,5 ve elektrikli makine ihracatı %22,6 azaldı; demir ve çelikten eşya ihracatındaki düşüş yaklaşık %81,8 oldu. İtalya'dan yapılan ithalatta makine ve mekanik ekipman ile elektrikli makine ve cihazlar toplam 904,5 milyon euroya ulaştı. İlk 20 ürün grubu, Yunanistan'ın İtalya'ya ihracatının yaklaşık %90'ını oluştururken, ticaret dengesi Yunanistan aleyhine 1,45 milyar euro açık verdi.

Hindistan-Yeni Zelanda Serbest Ticaret Anlaşması 20 Ekim'de Yürürlüğe Girecek
Görsel kaynağı: Rural Voice · Özgün haber

Hindistan-Yeni Zelanda Serbest Ticaret Anlaşması 20 Ekim'de Yürürlüğe Girecek

Hindistan ile Yeni Zelanda arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması (STA) 20 Ekim'de yürürlüğe girecek. Anlaşmayla Hindistan'ın Yeni Zelanda'ya ihracatına tüm tarife kalemlerinde gümrüksüz erişim sağlanacak. Tarım, bahçecilik, işlenmiş gıda, baharat, tahıl, organik ürünler ve deniz ürünleri ihracatının düzenlemeden yararlanması bekleniyor. Hindistan ise süt ürünleri dahil hassas tarım sektörlerini koruma kapsamı dışında tuttu.