ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

91 haber · Sayfa 1

OECD: Tarım Sektörüne Destek 2025’te 950 Milyar Doları Aştı
Görsel kaynağı: Réussir · Özgün haber
Veri haberi

OECD: Tarım Sektörüne Destek 2025’te 950 Milyar Doları Aştı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) “Tarım Politikaları: İzleme ve Değerlendirme 2026” raporuna göre, örgütün üyesi olan ve olmayan 56 ülkede tarım sektörüne sağlanan toplam destek 2025’te 950 milyar doların üzerine çıkarak rekor kırdı. 2023-2025 döneminde yıllık ortalama 885 milyar dolar olan destek, 2023’e göre 121 milyar dolar, yani yaklaşık %15 arttı. Desteğin tarımsal üretim değerine oranı da %17,6’dan %19,1’e yükseldi. Artış, iklimsel ve jeopolitik şoklara verilen politika yanıtlarıyla birlikte gerçekleşti. Ülkeler yalnızca aşırı hava olayları ve doğal afetlere karşı 2025-2026 döneminde 30’dan fazla acil durum düzenlemesini uygulamaya koydu. Bununla birlikte OECD, desteğin büyük bölümünün gelecekteki risklere karşı dayanıklılığı artırmaktan çok kısa vadeli krizlere yanıt vermeye yöneldiğini belirtiyor. Altyapı ve inovasyon gibi genel hizmetlere ayrılan desteğin tarımsal üretim değerine oranı ise yaklaşık %2,4’te kaldı. Büyük gelişmekte olan ekonomilerin toplam destekteki payı yükseldi. Çin’de fiyat politikalarından kaynaklanan üretici transferleri 2023-2025 döneminde yıllık yaklaşık 204 milyar dolara ulaştı. Hindistan’da üreticiler tarafından finanse edilen tüketici transferleri yıllık 119 milyar dolar olurken, ülke ithalatı da geniş ölçüde sübvanse etti. Gelişmekte olan ekonomilerdeki artış daha çok iç fiyatları yükselten önlemlerden, OECD ülkelerindeki artış ise özellikle afetler karşısında üreticilere yapılan bütçe transferlerinden kaynaklandı. Rapora göre fiyat artışlarından kaynaklanan üretici transferleri, 2023-2025 döneminde brüt tarımsal gelirlerin ortalama %7,1’ine karşılık geldi; bu transferlerin maliyeti tüketici harcamalarının yaklaşık %5,3’ü oldu. Net üretici desteğinin %79’una denk gelen 401 milyar dolarlık bölüm, girdilere ilişkin zorunlu veya gönüllü herhangi bir koşul taşımadı. OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, daha fazla desteğin her zaman daha iyi sonuç vermediğini ve piyasa bozucu önlemlerin ailelerin maliyetlerini artırarak verimliliği düşürdüğünü söyledi.

Tayland'da Udon Thani Bahçecilik Fuarı Bölgesel Ekonomiyi ve Tarımı Desteklemeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland'da Udon Thani Bahçecilik Fuarı Bölgesel Ekonomiyi ve Tarımı Desteklemeyi Hedefliyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Tayland'ın Udon Thani kentinde düzenlenen Dünya Bahçecilik Fuarı, 1 Kasım 2026-14 Mart 2027 döneminde 134 gün boyunca ziyaretçileri ağırlayacak. Başbakan Anutin Charnvirakul, fuarın Udon Thani ve yakın illerde turizmi geliştirmesi, tarım bilgisini artırması ve bölgesel ekonomiyi canlandırması için önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Anutin, hükümetin fuarla birlikte çiftçi gelirlerini artırmayı, tarım ürünlerine daha yüksek değer kazandırmayı ve turizm gelirini yerel topluluklara ulaştırmayı hedeflediğini belirtti. Başbakan ayrıca sınır bölgelerinin bölgesel ekonomik merkezlere dönüşmesini ve fuarın bitkilerden ekonomik fırsatlar yaratma yollarının öğrenilmesine katkı sağlamasını istedi. Thai Rath'ın aktardığı bilgilere göre fuarda 32 uluslararası bahçenin yanı sıra kamu ve özel sektöre ait 6 bahçe yer alacak. Etkinlikte 1 milyondan fazla çiçek ve süs bitkisinin sergilenmesi, 200'den fazla sanat ve kültür gösterisinin düzenlenmesi planlanıyor. Hükümet sözcü yardımcısı, fuarın 3,6 milyondan fazla turist çekmesini ve 20 milyar bahttan fazla ekonomik hareketlilik yaratmasını beklediklerini açıkladı. Prachachat Turakij, fuarın ilk gününde yaklaşık 9 bin ziyaretçi ağırlandığını ve Tarım ve Kooperatifler Bakanlığına bağlı Tarım Dairesinin, Uluslararası Bahçecilik Üreticileri Birliği (AIPH) ile uluslararası tanıtım ve yabancı turist çekme amacıyla işbirliği yaptığını bildirdi. Ulaşımı kolaylaştırmak için havaalanı, tren istasyonu ve kentteki önemli noktalar arasında 45 servis otobüsünün çalıştırılması planlanıyor.

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor

Almanya’da Lidl, 250 gramlık Deutsche Markenbutter paketinin fiyatını 4 cent indirerek 1,15 euroya çekti. Norma ile Aldi Nord ve Aldi Süd de cumartesi günü aynı yönde adım attı. Lidl, indirimi fiyat avantajlarını müşterilere aktarma gerekçesiyle açıkladı. Ancak bu gelişme, süt piyasasında hammadde değerleri ve üretici fiyatlarının düşüşe geçtiği anlamına gelmiyor. Almanya’daki mandıralara süt teslimatı mevsimsel olarak azalıyor. Ekim 2026’nın ikinci haftasında teslimat, önceki yılın aynı döneminin %0,3 altına inerken bir önceki haftaya göre %1,3 düştü. 43. haftada spot süt fiyatı kuzeyde 46, güneyde 47 cent/kg oldu. Haftalık bazda gerilese de spot piyasa yüksek seviyesini korudu. Süt Sanayicileri Birliği, üreticilere ödenen fiyatların daha da yükselebileceğini belirtti. Kiel süt hammadde değeri ekimde 3,9 cent veya %9,2 artarak 46,5 cent/kg’a çıktı; ocakta bu değer 30,3 cent/kg’dı. Artışta, Avrupa Birliği ve dünya piyasasında arzı sınırlı olan yağsız süt tozuna yönelik güçlü talep etkili oldu. Euronun dolar karşısında değer kaybetmesi de AB ürünlerinin ihracat rekabetçiliğini artırdı. İfe Enstitüsüne göre yağsız süt tozu gelirleri ekimde %10,6 artarken tereyağı değeri %2,3 yükseldi. AB’nin 43. haftasında tereyağı 406 euro/100 kg ile önceki dört haftanın ortalamasının %1,6 altında kaldı; yağsız süt tozu ise %6,2 artarak 341 euro/100 kg’a çıktı. Kempten tereyağı kotasyonlarının haftalardır değişmemesi nedeniyle perakende indiriminin üretici fiyatlarını etkilemesi beklenmiyor. Buna karşın yem maliyetleri aynı haftada önceki haftaların ortalamasının %6,7 üzerine çıktı; AMI tahminine göre üretici süt fiyatı eylülde 41,1 cent/kg oldu ve bu düzey birçok işletme için yeterli kârlılık sağlamadı.

Karadeniz’de Tahıl Ateşkesi İçin Türkiye ve Hindistan’ın Önerileri Gündemde
Görsel kaynağı: Espreso · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’de Tahıl Ateşkesi İçin Türkiye ve Hindistan’ın Önerileri Gündemde

Ukrayna, ABD ve Rusya arasındaki üçlü görüşmenin kasım ayının ilk yarısında yapılması planlanıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’un Türkiye ve Hindistan’ın önerilerini değerlendirdiğini belirtti. Kaynak yazıya göre olası görüşmelerin savaşı sona erdirmesi değil, teorik olarak yalnızca deniz cephesini kapsaması bekleniyor. Moskova, ağustosta Türkiye’nin gemilere yönelik saldırılara moratoryum getirilmesi önerisini reddetmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Ukrayna’nın tarım ürünleri taşıyan gemilere saldırmama teklifini, Ukrayna’nın Rus enerji sektörüne yönelik saldırıları da durdurmasını istediği için kabul etmedi. Ancak yazıda, son iki ayda Karadeniz’in her iki taraf için daha tehlikeli hale geldiği aktarılıyor. Ukrayna dronlarının Novorossiysk’teki tahıl terminallerini devre dışı bıraktığı, Ukrayna’nın sivil deniz taşımacılığının ise fiilen durduğu belirtiliyor. Ukrayna ve Rusya’daki silolarda milyonlarca ton tahıl bulunduğu ifade ediliyor. Kaynakta, Türkiye ve Mısır’ın tahıl ateşkesi önerdiği, Hindistan’ın ise enerji ateşkesi, güvenli deniz taşımacılığı ve tedariki kapsayan daha geniş bir format sunduğu yazılıyor. Mısır’ın tahılının neredeyse üçte birini Ukrayna’dan aldığı, Hindistan’a Karadeniz limanları üzerinden Rus enerji ihracatının neredeyse %30’unun ulaştığı aktarılıyor. Yazı, Kremlin’in dost gördüğü ülkelerin de sürece dahil olmasını mevcut durumdaki başlıca değişim olarak değerlendiriyor.

Bulgaristan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının Altında, Bazı Ürünler Daha Pahalı
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının Altında, Bazı Ürünler Daha Pahalı

Numbeo’nun Avrupa ülkelerini karşılaştıran verilerine göre Bulgaristan’ın gıda fiyatları endeksi 44 olarak ölçüldü. Bu değer, ülkeyi Avrupa Birliği üyeleriyle sınırlı olmayan 44 Avrupa ülkesi arasında 33. sıraya yerleştirdi. Endeks, Bulgaristan’daki fiyat düzeyini referans değeri 100 olan New York’a göre gösteriyor; buna göre ülkedeki fiyat seviyesi New York’un %44’ü düzeyinde. Ancak veriler kullanıcı katkılarıyla toplandığı ve hane gelirlerini hesaba katmadığı için, fiyatların düşük olması ürünlerin Bulgaristan’daki haneler açısından daha erişilebilir olduğu anlamına gelmiyor. Numbeo’nun haziran verilerinde Bulgaristan’da bir litre taze sütün fiyatı 1,62 avro olarak veriliyor. Bu tutar Norveç, İzlanda, İsviçre ve Danimarka’daki fiyatların altında kalırken Lüksemburg’daki 1,47 avroyu aşıyor. Yunanistan’da süt 1,52, Romanya’da 1,33, Almanya’da 1,16 ve Slovakya’da 0,95 avro seviyesinde. Buna karşılık Bulgaristan’daki yerel peynirin kilogram fiyatı 9,21 avro ile Batı Avrupa’daki çoğu ülkenin altında kalıyor; Avusturya’da fiyat yaklaşık 17 avroya, Fransa’da ise daha yüksek bir seviyeye çıkıyor. Ürün grupları arasındaki farklar da belirgin. Kaynakta Bulgaristan’da ekmeğin karşılaştırmadaki en düşük fiyata sahip olduğu belirtiliyor. Bulgaristan’da 12 adet L boy yumurtanın fiyatı 3,14 avro, domatesin kilogramı ise 2,43 avro olarak veriliyor. Tavuk eti fiyatları Doğu Avrupa’daki seviyelerle karşılaştırılabilir bulunurken, Romanya ve Polonya’da kilogram fiyatları sırasıyla 6,02 ve 6,25 avro. Bulgaristan’daki domates fiyatı ise İspanya, Portekiz, Hırvatistan, Romanya ve Yunanistan’daki fiyatların üzerinde. Eurostat’ın 2025 verileri, Bulgaristan’da yağlar ve sıvı yağlar fiyat endeksinin AB ortalaması 100’e karşı 141,9 olduğunu gösteriyor. Bu alanda yalnızca Letonya’nın endeksi daha yüksek. Süt, peynir ve yumurta grubunun fiyatları AB ortalamasının %26,2 üzerinde kalırken et fiyatları ortalamanın %28,5 altında bulunuyor. Ekmek ve tahıl ürünleri endeksi 81,4, meyve ve kuruyemişler 87,2, sebzeler ise 83 olarak ölçüldü. Bulgaristan’ın genel gıda fiyat endeksi 2025’te AB ortalamasının %91’i oldu; bu oran 2024’te %88,2’ydi. Gıda ve alkolsüz içecekler birlikte değerlendirildiğinde endeks 92,6’ya çıkıyor. Tüm hanehalkı harcamalarını kapsayan genel fiyat düzeyi ise 62,5 ile AB’nin en düşük seviyesi olarak veriliyor. Türkiye’nin gıda fiyatları endeksi aynı karşılaştırmada 75,6 olarak gösteriliyor. Bulgaristan Ulusal İstatistik Enstitüsü verilerine göre Eylül 2026’da gıda ve alkolsüz içecek fiyatları yıllık %1,6 arttı; 2025’te hanelerin bu gruba kişi başına ortalama harcaması 1.898 avro oldu.

Atanasov’dan Kuzey Makedonya’daki Çiçek Salgını İçin 1,4 Milyon Avroluk Zarar Hesabı
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber

Atanasov’dan Kuzey Makedonya’daki Çiçek Salgını İçin 1,4 Milyon Avroluk Zarar Hesabı

Kuzey Makedonya’nın eski Gıda ve Veterinerlik Ajansı (AHV) yöneticisi Zoran Atanasov, koyun ve keçi çiçeği salgınının ekonomik etkisine ilişkin yaklaşık 1,4 milyon avroluk zarar hesabı yaptı. Zelenaberza’nın yayımladığı kişisel analiz, kesinleşmiş resmî zarar bilançosu niteliğinde değil. Atanasov, hastalığın Ocak 2026’da doğrulandığını ve temmuzda ülkenin sekiz bölgesinden dördünde tespit edildiğini belirterek mücadele önlemlerinin uygulanmasını eleştirdi. Atanasov’un WAHIS’e dayandırdığı 28 Ağustos verilerinde, hastalık görülen yerlerde 9.618 duyarlı hayvan ve bunların içinde 4.948 itlaf kaydı bulunuyor. Yaklaşık 1,403 milyon avroluk hesabı, 9.618 hayvanın her birine 9.000 Makedon denarı değer verilmesine dayanıyor. Dolayısıyla bu hesap yalnızca itlaf edildiği bildirilen hayvanların değeriyle eş tutulamaz. Hayvan başına 3.000 denarlık destek ile süt, peynir ve kuzu gelirlerinin kaybı hesaba dahil edilmemiş. Analizde, AHV’nin 17 Ağustos açıklamasında Türkiye’den 500.000 doz aşı bağışının kararlaştırıldığının bildirildiği aktarılıyor. Ayrıca 5 Ekim’de Avrupa Komisyonu tarafından onaylandığı açıklanan 450.000 dozdan söz ediliyor. Bunlar farklı açıklamalardaki miktarlar; aynı tedarik veya tamamlanmış teslimat olarak birleştirilmiyor. Atanasov, 10 Ekim’de aşıların 11 veya 12 Ekim’de geleceğinin söylendiğini hatırlatarak teslim durumunun, aşılama planının ve uygulama takviminin açıklanmasını istedi.

ABD’li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteği Ekonomik Baskıyla Sarsılıyor
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber
Veri haberi

ABD’li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteği Ekonomik Baskıyla Sarsılıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

ABD’de düşük tarım fiyatları ve yükselen üretim maliyetleri, geleneksel olarak Cumhuriyetçileri destekleyen çiftçilerin siyasi bağlılığını zorluyor. Donald Trump, ara seçimler öncesinde önemli bir seçmen grubunu yanında tutmak amacıyla çiftçilere 8 milyar ABD dolarlık destek paketi sunuyor. Goshen’deki üreticiler yakıt, iş gücü ve diğer girdilerin maliyetlerinden, ayrıca ürün fiyatları üzerindeki sınırlı etkilerinden şikâyet ediyor. Haberde, paketin kısa vadeli destek sağlayabileceği ancak yüksek maliyetler ve borçluluk gibi temel sorunları çözmeyebileceği aktarılıyor.

İtalya’nın 2027 Bütçe Tasarısında Tarım 4.0 ve Balıkçılığa Yeni Kaynak
Görsel kaynağı: ANSA · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’nın 2027 Bütçe Tasarısında Tarım 4.0 ve Balıkçılığa Yeni Kaynak

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İtalya’nın 2027 bütçe yasa tasarısı, tarım işletmelerinin yatırımlarını desteklemek amacıyla Agricoltura 4.0 vergi kredisine 160 milyon avro ayırıyor. 2027 ve 2028 yılları için 80’er milyon avroluk kaynak, yeni makine ve teknolojilerin alımı, üretim faaliyetlerinin modernizasyonu, enerji verimliliğinin artırılması ve tüketimin azaltılması için kullanılacak. Tasarıda, ulusal balıkçı filosunun enerji verimliliğini ve teknelerin modernizasyonunu desteklemek üzere 100 milyon avroluk yeni bir fon da öngörülüyor. Fonun 60 milyon avrosunun 2027’de, 40 milyon avrosunun 2028’de kullanılması planlanıyor. Kaynaklar ayrıca teknelerde çalışan personelin güvenliği ve çalışma koşulları ile balıkçılık işletmelerinin rekabetçiliğini desteklemeyi amaçlıyor. Finansmana erişim kriterleri ve yöntemleri, Tarım Bakanlığının çıkaracağı sonraki bir kararnameyle belirlenecek. Tasarı, tarımsal ve arazi gelirleri için IRPEF muafiyetini 2027’ye uzatıyor. Buna göre 10 bin avroya kadar gelir tamamen, 10 bin ila 15 bin avro arasındaki bölüm ise %50 oranında vergiden muaf tutulacak. Teknik rapora göre düzenleme 2028’de yaklaşık 221,5 milyon avro daha az vergi geliri yaratacak; 2029’da ise 90,4 milyon avroluk gelir tahsilatı öngörülüyor. Balıkçılık çalışanlarına da yılda en fazla 90 gün için ücretin %80’i oranında destek sağlanacak.

Santa Fe, Kırsal Gayrimenkul Vergisi Gelirinin Tamamını Tarımsal Altyapıya Ayıracak
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Santa Fe, Kırsal Gayrimenkul Vergisi Gelirinin Tamamını Tarımsal Altyapıya Ayıracak

Arjantin’in Santa Fe eyalet hükümeti, 2027 Bütçesi sunumunda kırsal gayrimenkul vergisinden elde edilecek gelirin %100’ünü tarımsal altyapı çalışmalarına ayıracağını açıkladı. Hükümet, bu amaçla kırsal yolların onarımı ve üreticilerin ihtiyaç duyduğu diğer çalışmaların finanse edilmesi için özel bir fon oluşturacak. Uygulama, Tarımsal Altyapı Santa Fe Fonu (FIAS) aracılığıyla yürütülecek. Üretim Geliştirme Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösterecek fon, kırsal gayrimenkul vergisinden eyalet yürütme organına ulaşan tüm kaynakları tarımsal altyapıya yönlendirecek. Santa Fe Valisi Maximiliano Pullaro, kaynakların doğrudan kırsal kesime ulaşacağını söyledi. Pullaro, Santa Fe’nin tarımsal faaliyetten Brüt Gelir Vergisi almadığını ve kırsal gayrimenkul vergisi gelirinin de üreticilerin altyapı ihtiyaçlarına ayrılacağını belirtti. Ekonomi Bakanı Pablo Olivares ise düzenlemenin, daha önce eyalet yönetiminin serbestçe kullanabildiği bu gelirlerin tahsis amacını değiştirdiğini açıkladı. Olivares’e göre yeni fon, tarım sektöründeki farklı aktörler tarafından izlenebilecek.

Moldova’da Çiftçiler Tarım Odalarının Kurulmasına Karşı Çıkıyor
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Çiftçiler Tarım Odalarının Kurulmasına Karşı Çıkıyor

Moldova’da tarım odalarının oluşturulmasına yönelik itirazlar sürerken, yeni sistemin ilk bölgesel yapılarının kurulma süreci devam ediyor. Tarım odalarının organizasyonu ve işleyişine ilişkin yasa 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girdi. Moldova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sergiu Harea, bölgesel tarım odalarının kurulmasının siyasi bir karar olduğunu söyledi. Harea’ya göre Ticaret ve Sanayi Odası üyesi 280 tarım şirketi, mevcut yapıların yerine yeni tarım odalarının oluşturulmasını istemiyor. Çiftçiler ise ödemek zorunda kalacakları aidatların yüksek olacağını ve bunun işletmeler açısından mali yük yaratacağını belirtiyor. Harea, tarım odalarının üstleneceği bazı görevlerin hâlihazırda sektörel dernekler ile Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yürütüldüğünü savundu. Moldova’da benzer hizmetler sunan birden fazla yapı oluşturmak yerine tek bir oda kurumu ya da mevcut kurumlarla birlikte çalışacak bir yapı kurulması gerektiğini belirten Harea, Tarım Bakanlığı ile tarım sektörünü temsil eden iş çevreleri arasında uzlaşma sağlanmasını umduğunu ifade etti. Harea’ya göre böyle bir uzlaşma, tarımsal işletmelerin gelişimini destekleyecek ortak bir kurumsal ilişki kurulmasına imkân sağlayabilir. Tarım odalarının nasıl çalışacağı ve gelirlerinin hangi kaynaklardan karşılanacağı da eleştirilerin başlıca konuları arasında yer alıyor. Harea, tarım alanında deneyimli çalışanları sistemde tutmak için rekabetçi ücretler ödenmesi gerektiğini, sektörde iş gücü ve uzman açığı bulunduğunu söyledi. Genel giderlerin önemli ölçüde arttığını belirten Harea, bu koşulların kurumların çalışan istihdam etmesini ve ekonomik aktörlere hizmet sunmasını zorlaştırdığını dile getirdi. Tarım ve Gıda Sanayisi Parlamento Komisyonu Başkanı Serghei Ivanov da tarım odalarını güvenilir bulmadığını ve bu yapıların ülke bütçesine olumlu katkı sağlayacağını düşünmediğini belirtti. Forța Fermierilor Derneği Başkanı Vadim Ciobanu, tarım odalarının işletilmesi için onlarca milyon ley gerekeceğini ve bu paranın bir bölümünün çiftçiler tarafından karşılanacağını söyledi. Dernek, tarım odalarının faaliyete geçmesine karşı çıkıyor. Ciobanu ayrıca çiftçilerin üye olmaya zorlanacağını, üye olmayanların sübvansiyonlara erişemeyeceğini ve yüksek aidat ödemek zorunda kalacağını öne sürdü. Resmî çerçeveye göre ise devlet, tarım odalarının kurulmasını ve kurumsallaşmasını kolaylaştıracak; odalar faaliyetlerinde özerk olacak. Finansman için ücretli danışmanlık hizmetleri, kırsal kalkınma sübvansiyonları, bağışlar, üyelik aidatları, sponsorluklar ve diğer yasal kaynaklar öngörülüyor. Bakanlık, odaların mevcut sektörel derneklerin veya Ticaret ve Sanayi Odasının yerine geçmeyeceğini, bu yapılarla tamamlayıcı biçimde çalışacağını bildiriyor.

Güney Afrika’da Hane Tarımı Gıda Güvenliği İçin Öneriliyor
Görsel kaynağı: SAnews · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Hane Tarımı Gıda Güvenliği İçin Öneriliyor

Güney Afrika’da tarımsal üretim ve ülkedeki gıda mevcudiyeti, birçok hanenin yeterli gıdaya erişebildiği anlamına gelmiyor. Statistics South Africa’nın 2025 Genel Hanehalkı Araştırması’na göre hanelerin %22’si gıdaya erişimini yetersiz veya ciddi ölçüde yetersiz gördü; bireylerin %14,7’si ise 2025’te açlık yaşadı. İşsizlik, düşük hane gelirleri ve artan yaşam maliyetleri, ailelerin ihtiyaç duyduğu gıdayı satın almasını zorlaştırabiliyor. Kaynağa göre gıda güvensizliğiyle mücadele yalnızca tarımsal üretimi artırmayı gerektirmiyor. Gıdanın dağıtımı ve karşılanabilirliği iyileştirilirken hanelerin kendi gıda arzını destekleme kapasitesinin de güçlendirilmesi gerekiyor. Bu kapsamda hane tarımı ve yerli gıdaların yeniden değerlendirilmesi öneriliyor. Umbila (mısır), morogo veya imifino (geleneksel yapraklı sebzeler), pampoen (balkabağı), patats (tatlı patates) ve börülce, kuşaklar boyunca tüketilen ve gıda güvenliğine katkı sağlayabilecek ürünler arasında sayılıyor. Ev bahçeleri, ailelerin kendi tüketimi için sebze ve uygun ürünler yetiştirerek gıda bütçesi üzerindeki baskıyı azaltabilir. Alanı sınırlı haneler için topluluk bahçeleri, kaynak ve beceri paylaşımına imkân tanıyor. Gauteng’de Sebokeng, Evaton, Sharpeville, Boipatong ve Tshepiso’da; Cape Town’da ise Khayelitsha, Gugulethu ve Nyanga’da topluluk bahçeleri belgelendi. Kaynakta, kentsel üretim için Küba’nın arka bahçeleri, boş arazileri ve topluluk bahçelerini bir arada kullanan uygulamalarından da ders çıkarılabileceği belirtiliyor. Gıda üretimi becerilerinin aileler, topluluk bahçeleri, tarım kuruluşları ve okullar aracılığıyla kuşaklar arasında aktarılması da öneriliyor. Temel Eğitim Bakanlığı’nın Ulusal Okul Beslenme Programı’yla bağlantılı Okul Gıda Bahçesi Girişimi 2004’te başlatıldı ve öğrencilere tarımda pratik deneyim sağlıyor. David Jacobs, hükümetin hanelere ve topluluk bahçelerine tohum, alet, su, uygun arazi ve pratik tarım rehberliği sunarak desteği güçlendirmesi gerektiğini belirtiyor.

Bulgaristan Tarım İdaresinde Uzmanları Koruyacak Reform Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan Tarım İdaresinde Uzmanları Koruyacak Reform Hazırlanıyor

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Prof. İvan Paligorov, tarım ve ormancılık idaresindeki reform hazırlıklarının uzman kapasitesini koruma, çalışanlara yönelik riskleri azaltma ve sistemin temel işlevlerinde kesinti yaşanmasını önleme ilkelerine dayanacağını açıkladı. Paligorov, değişikliklerin işlevsel analiz temelinde hazırlanacağını; benzer faaliyetlerin optimize edilmesi, idari birimler arasındaki koordinasyonun geliştirilmesi, süreçlerin dijitalleştirilmesi ve idari yükün azaltılmasının hedeflendiğini belirtti. Beş yıllık aranın ardından yeniden oluşturulan Tarım ve Ormancılık Sektörel İşbirliği Konseyi’nin düzenli, gerektiğinde olağanüstü toplanabileceği bildirildi. Konseyde istihdam, gelirler, mesleki yeterlilik, çalışma koşulları ile çalışma ve sosyal güvenlik ilişkileri ele alınabilecek. Reform önerileri arasında ormancılık ve balıkçılık faaliyetlerinin, hayvancılıkta seleksiyon ve reprodüksiyon çalışmalarının birleştirilmesi ile Üzüm ve Şarap İcra Ajansı’nın Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı’na katılması yer alıyor. Değişikliklerin gerekli mevzuat ve koordinasyon prosedürlerinin ardından hayata geçirilmesi planlanıyor. Toplantıda ayrıca 2028-2034 dönemi Ortak Tarım Politikası çerçevesi, idari gerekliliklerin basitleştirilmesi, eşit rekabet koşulları ve Bulgaristan’ın üretim özelliklerinin dikkate alınması ele alındı. Sosyal koşulluluk, çalışma ve sosyal haklara uyum ile bakanlığın 2027 bütçesinin hazırlığı da gündeme geldi. Sendikalar, reformların uygulanmadan önce sosyal ortaklarla görüşülmesini istedi.

Rusya, İhracata Yönelik Tahılın Azak Denizi Üzerinden Taşınmasına İzin Verdi
Görsel kaynağı: Bankier.pl · Özgün haber

Rusya, İhracata Yönelik Tahılın Azak Denizi Üzerinden Taşınmasına İzin Verdi

Rusya makamları, ihracata yönelik tahılın Azak Denizi üzerinden taşınmasına yeniden izin verdi. Reuters’ın yedi sektör kaynağına dayandırdığı bilgiye göre izin, Azak Denizi’nden Kerç Boğazı üzerinden Karadeniz’e uzanan güzergâh için şimdilik 15 Kasım’a kadar geçerli olacak. Karadeniz’de seyreden ticari gemilere donanma koruması sağlanması da öngörülüyor. Azak Denizi üzerinden taşımacılık, güvenlik gerekçesiyle 10 Temmuz’dan beri durdurulmuştu. Karadeniz’de özellikle tahıl ihracatı, Rusya ve Ukrayna’nın karşılıklı saldırıları nedeniyle büyük ölçüde aksarken deniz yoluyla transit resmen durdurulmamış, ancak asgari seviyeye indirilmişti. Saldırılar iki ülkeyi alternatif taşıma güzergâhları aramaya yöneltmiş ve tahıl satış gelirlerini olumsuz etkilemişti.

Hindistan’ın Soya Fasulyesi İthalatı Rekor Düzeye Çıktı
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’ın Soya Fasulyesi İthalatı Rekor Düzeye Çıktı

Hindistan’ın soya fasulyesi ithalatı 2025/26 döneminde, bir önceki yıldaki yaklaşık 2.000 tondan rekor 1,1 milyon metrik tona yükseldi. Soya İşleyicileri Birliği’nin (SOPA) verilerine göre artış, yurtiçi fiyatların yükselmesiyle değirmenlerin yurt dışından alımlarını artırmasıyla gerçekleşti. Hindistan yalnızca genetiği değiştirilmemiş soya ithalatına izin verdiği için tedarik Benin, Nijer, Togo ve Nijerya gibi birkaç Afrika ülkesiyle sınırlı kaldı. Tacirlerin tahminine göre Nijer, 30 Eylül’de sona eren pazarlama yılında 430.000 tondan fazla sevkiyatla Hindistan’ın en büyük tedarikçisi oldu. Gümrük makamları ise Nijer menşeli beyan edilen bazı yükleri, Nijerya’dan gelmiş ve vergiden kaçınmak için yanlış etiketlenmiş olabileceği şüphesiyle soruşturuyor.

Mari Energies ve Engro Fertilizers Çiftçiler İçin Mutabakat Zaptı İmzaladı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Mari Energies ve Engro Fertilizers Çiftçiler İçin Mutabakat Zaptı İmzaladı

Lahor’da Mari Energies Limited ile Engro Fertilizers Limited, çiftçilerin kaliteli tarımsal girdilere ve dengeli besin kullanımına erişimini geliştirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşma, bu yolla ürün verimi ve çiftçi gelirlerinin desteklenmesini, tarımsal girişimlerin yanı sıra toplum kalkınması çalışmalarının yürütülmesini öngören bir çerçeve oluşturuyor. İşbirliği, Mari Energies’in faaliyet alanlarındaki toplum kalkınması deneyimini Engro Fertilizers’ın tarım uzmanlığıyla birleştiriyor. Şirketler, çiftçiler ve yerel topluluklar için programları ortaklaşa planlama, uygulama ve gözden geçirme konusunda anlaştı. Tarımsal çalışmaların odağında kaliteli girdilere erişimin artırılması ve bilinçli besin yönetimi uygulamalarının teşvik edilmesi bulunuyor. Ortaklığın kapsamına eğitim, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) öğrenimi, mesleki eğitim, gençlerin istihdam edilebilirliği, sağlık hizmetleri ve çevresel sürdürülebilirlik de dahil edildi. Spor, kültür ve liderlik programları da kapsamda yer alıyor. Mari Energies Genel Müdürü ve Üst Yöneticisi Faheem Haider, girişimin şirketin eğitim, sağlık, sürdürülebilir geçim kaynakları ve altyapı alanlarındaki mevcut çalışmalarına dayanacağını belirtti. Şirketler, ortak planlama ve program değerlendirmeleriyle ölçülebilir sonuçlara ulaşmayı hedefliyor.

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı
Görsel kaynağı: České noviny — ČTK · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı

AB üyesi ülkelerin tarım bakanları, Lüksemburg’daki toplantıda 2028-2034 dönemini kapsayan Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için kısmi müzakere pozisyonunda uzlaştı. Çekya Tarım Bakanı Martin Šebestyán uzlaşmayı desteklerken, Çekya ve Slovakya iki ülkenin önceliklerini vurgulayan ortak bir bildiri sundu. Bildiride nihai anlaşmanın yeterli finansman sağlaması, OTP’yi basitleştirmesi, üye ülkelerin koşullarına saygı göstermesi ve gıda üretimi, istihdam ile tarım işletmelerinin sürdürülebilirliğini koruması istendi. Šebestyán, gıda sanayicilerine destek, hassas sektörlere verilen desteğin korunması, idari yükün azaltılması ve genç çiftçilerin kuşak yenilenmesinin desteklenmesini Çekya açısından önemli kazanımlar olarak sıraladı. Kabul edilen pozisyon, reformun mali ve diğer yatay konularını kapsamıyor. Bu başlıklar, AB’nin 2028-2034 uzun vadeli bütçesi için yürütülen görüşmelerde ele alınacak; bütçenin nihai şekli tarıma ayrılacak toplam kaynağı ve doğrudan ödemelerin azaltılması ya da üst sınırlandırılmasına ilişkin kuralları belirleyecek. Pozisyon, AB Konseyi ile Avrupa Parlamentosu arasındaki nihai reform müzakerelerine temel oluşturacak. Düzenleme kapsamında üye ülkelerin aktif çiftçiyi tanımlaması gerekecek, ancak bu tanım ulusal koşullara göre uyarlanabilecek. Genç çiftçilere daha yüksek destek, işletme kurma yardımı ve tarımda kuşak yenilenmesi stratejisi zorunlu hale gelecek. Ülkeler ayrıca doğal afetler, olumsuz iklim olayları veya hayvan ve bitki hastalıklarıyla bağlantılı afetlerden etkilenen çiftçilere kriz ödemesi sağlayabilecek. Avrupa Komisyonu, çiftçi gelirleri ve kriz önlemleri için yaklaşık 300 milyar avro öneriyor. Bu tutar, mevcut bütçe döneminde OTP için ayrılan 387 milyar avronun altında. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen de 2028’de tarıma destek amacıyla 45 milyar avroyu erken serbest bırakma sözü verdi. Almanya öncülüğündeki bütçede tasarruf yanlısı ülkeler kaynakların azaltılmasını isterken, Çekya’nın da yer aldığı Uyum Dostları grubu buna karşı çıkıyor.

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor

Avrupa Birliği'ndeki (AB) tüketici kuruluşlarını temsil eden BEUC, gıda fiyatlarının yıllardır yükseldiğini ve politika yapıcıların gıda sistemindeki sistemik eksiklikleri ele alması gerektiğini bildirdi. Kuruluşa göre düşük gelirli haneler, gelirlerinin daha büyük bölümünü gıdaya ayırdıkları için ani fiyat artışlarından daha ağır etkileniyor. BEUC, mevcut eğilimin tüketiciler üzerindeki etkisinin ülkeler ve ürün grupları arasında farklılaştığını belirtiyor. BEUC'nin aktardığı verilere göre Danimarka'da gıda fiyatları 2021'e kıyasla %31 daha yüksek. İspanya'da da benzer bir durumdan söz edilirken oran verilmezken, Slovenya'da yıllık gıda enflasyonu %4,5 olarak aktarılıyor. Hollanda'daki kuruluşların son üç yıla ilişkin analizinde ise kabak fiyatlarının %25, taze fasulye fiyatlarının %30, üzüm fiyatlarının %20 arttığı belirtiliyor. Fransa'da süt ürünleri fiyatları Nisan 2022 ile Nisan 2023 arasında %27, et fiyatları ise Kasım 2024 ile Kasım 2025 arasında %10 yükseldi. BEUC, enflasyon, fiyat artışları ve yaşam maliyetlerinin AB vatandaşlarının 2026'daki başlıca kaygıları arasında yer aldığını; fosil yakıt krizinin de maliyetlerin artacağı yönündeki endişeyi beslediğini ifade ediyor. Orta Doğu'da yıl başında şiddetlenen çatışmanın dünya ve Avrupa gıda fiyatlarına nasıl yansıyacağı konusunda da endişeler bulunduğu belirtiliyor; ancak kaynak bu etkinin gerçekleştiğini kesin bir sonuç olarak sunmuyor. Kuruluşa göre 2007-2008 petrol şoku, Kovid-19 pandemisi, 2021 enerji krizi ve 2022'deki Rusya-Ukrayna çatışması gibi krizler tarımsal girdilerde ani fiyat artışlarına, ardından da tüketici gıda fiyatlarında yükselişe yol açtı. AB'nin uyguladığı acil önlemlerin en ağır etkileri sınırlayarak kısa vadeli rahatlama sağladığını belirten BEUC, bu önlemlerin krizlerin temel nedenlerini çözmeye yetmediğini savunuyor. BEUC, uzun vadede AB gıda sisteminin yeniden yapılandırılmasını ve tüketicilerin uygun fiyatlı, sağlıklı, sürdürülebilir üretilen ve adil fiyatlı gıdaya erişiminin güvence altına alınmasını öneriyor. Kuruluş, gaz fiyatlarına bağlı gübre kullanımını azaltmak için azotu kendisi bağlayan ürünlerin yetiştirilmesinin desteklenmesini istiyor. Ayrıca Ortak Tarım Politikası kapsamındaki milyarlarca avroluk yıllık desteğin, yalnızca üretim hacmine değil, istikrarsız girdilere bağımlılığı azaltan çiftçilere de daha fazla yönlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Arunachal Pradesh Hükümeti, Süt Kooperatifleri İçin ITBP ile Mutabakat İmzaladı
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber

Arunachal Pradesh Hükümeti, Süt Kooperatifleri İçin ITBP ile Mutabakat İmzaladı

Arunachal Pradesh hükümetinin Hayvancılık, Veterinerlik ve Süt Geliştirme Departmanı, eyaletteki süt kooperatifleri sektörünü güçlendirmek amacıyla Hindistan-Tibet Sınır Polisi (ITBP) ile mutabakat zaptı imzaladı. Itanagar’daki Sivil Sekreterlikte düzenlenen programda, ITBP personeline paketlenmiş süt tedarikinin başlatılması için de tören yapıldı. Mutabakat, yerel üretilen süt için yapılandırılmış bir kurumsal pazar oluşturulmasını, süt üreticilerinin pazar bağlantılarının güçlendirilmesini ve organize, sürdürülebilir bir süt kooperatifleri sektörünün geliştirilmesini hedefliyor. İşbirliği kapsamında ITBP personeline kalite ve gıda güvenliği standartlarına uygun paketlenmiş sütün düzenli, güvenilir ve zamanında ulaştırılması öngörülüyor. Departmanın çalışmaları, süt değer zincirinin üretim, toplama, işleme, paketleme ve pazarlama aşamalarını kapsıyor. Bakan Gabriel D. Wangsu, süt sektörünün çiftçi gelirlerini artırabileceğini, kırsal istihdam yaratabileceğini ve eyaletin ekonomik öz yeterliliğini güçlendirebileceğini belirtti. ITBP’den Abu Sufian ise işbirliğini yerel süt üretimi ile kurumsal talebi buluşturan pratik bir adım olarak değerlendirdi.

Moldova'nın Mısır İhracatı İlk Dokuz Ayda 318.300 Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova'nın Mısır İhracatı İlk Dokuz Ayda 318.300 Tona Ulaştı

Moldova, Ocak-Eylül 2026 döneminde 318.300 ton mısır ihraç etti. Bu miktar, 2025 yılının tamamında gerçekleştirilen 221.300 tonluk ihracatı aşarken, 2024'teki 305.800 tonluk hacmin de üzerine çıktı. İlk dokuz aydaki ihracatın 2025'in tamamına göre yaklaşık %44 daha yüksek olduğu bildirildi. Ekonomist Iurie Rija, gelişmenin başlıca nedenini 2025'te mısır hasadının geç yapılması ve ihracatın bir bölümünün 2026'ya kayması olarak açıkladı. 2026'nın üçüncü çeyreğinde Moldova mısırı ihracatı 28.200 ton oldu. Bu hacim, geçen yılın aynı dönemine göre %28 artış göstererek son dört yılın temmuz-eylül dönemleri içindeki en yüksek seviyeye ulaştı. Ancak çeyrek boyunca sevkiyatlar belirgin biçimde yavaşladı; aylık ihracat temmuzdaki 21.500 tondan ağustosta 3.400 tona, eylülde ise 3.300 tona geriledi. Kaynak, bu düşüşü önceki hasattan kalan stokların kademeli olarak tükenmesine ve sezon sonunda ihracata sunulan mısırın azalmasına bağlıyor. Temmuz-eylül döneminde mısırın ortalama ihracat fiyatı kilogram başına 4,33 Moldova leyi oldu. 2025'in aynı döneminde bu değer 4 ley seviyesindeydi ve yıllık artış yaklaşık %8 olarak hesaplandı. Daha yüksek fiyatlar ihracatçıların gelirlerini desteklerken, sezon sonundaki sınırlı tahıl arzını ve dış alıcıların artan tedarik maliyetlerini de yansıttı. Üçüncü çeyrekte Lübnan, 12.500 tonla Moldova mısırının başlıca alıcısı oldu. Ukrayna 4.200 tonla ikinci sırada yer aldı; bu sevkiyatlar, mısırın Reni limanına demiryoluyla taşınıp yeniden ihraç edilmesi nedeniyle transit nitelikteydi. Diğer alıcılar arasında Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs bulundu. Ekimdeki uzun süreli yağışların hasadı geciktirdiği, yeni mahsulün ana ihracat hacimlerinin 2027'nin ilk yarısında piyasaya ulaşabileceği belirtildi.

Ukrayna’nın Tahıl İhracatı İçin Karadeniz Koridorunun Yeniden Açılması Görüşülüyor
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Tahıl İhracatı İçin Karadeniz Koridorunun Yeniden Açılması Görüşülüyor

Ukrayna, Karadeniz üzerinden tahıl ihracatını yeniden başlatmaya çalışırken bu girişimin küresel gıda güvenliği ve ülkenin tarım gelirleri açısından sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Ukrayna, Türkiye, Mısır ve Hindistan ile sivil deniz taşımacılığının olası yeniden başlatılmasını görüşüyor. Önerilen düzenleme, katılımcı ülkelerin bayrağını taşıyan gemilere güvenli geçiş sağlamayı ve ticari gıda sevkiyatlarını korumayı amaçlıyor; ancak uygulamaya geçtiği belirtilmiyor. Kiev ayrıca, tarım ürünlerinin daha önce Avrupa demiryolları ve limanları üzerinden taşınmasını sağlayan Avrupa dayanışma koridorlarının yeniden kurulmasını istiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre Ukrayna’nın 2025/26 pazarlama yılında tahıl ihracatının yaklaşık 40 milyon ton olması öngörülüyor. Bu miktarın 23 milyon tonunu mısır, 14 milyon tonunu buğday ve 2,5 milyon tonunu arpa oluşturuyor. Bu ürünler uluslararası gıda sisteminde farklı roller üstleniyor: buğday ekmek ve temel gıdalar için, mısır yem ve gıda işleme için, ayçiçeği yağı ise milyonlarca hane için yemeklik yağ kaynağı olarak kullanılıyor. Ukrayna’dan yapılan tarım ihracatındaki aksamaların ithalata bağımlı ülkelerde tedarik maliyetlerini artırabileceği, değirmenciler, gıda işleyicileri ve hayvancılık üreticileri üzerindeki işletme gideri baskısını yükseltebileceği aktarılıyor. Bu baskıların ekmek, yemeklik yağ, et ve diğer temel ürünlerde tüketici fiyatlarına yansıması mümkün görülüyor. Reuters’ın Ağustos 2026 tarihli haberine göre Chicago buğday vadeli işlemleri, Karadeniz tahıl altyapısına yönelik saldırıların tırmanması sırasında temmuzdan bu yana %17’den fazla yükseldi. Arjantin, Avustralya ve ABD ek kapasite sunsa da daha uzun sevkiyat mesafeleri ve yüksek taşıma maliyetleri Karadeniz kaynaklarının yerini almayı pahalılaştırabilir. Karadeniz koridoru Ukrayna için de önemli bir ekonomik kanal olarak tanımlanıyor. Volodimir Zelenskiy, limanların bir pazarlama sezonunda 40 milyon tona kadar tahıl taşıyabileceğini söyledi; sevkiyatların ağustostan beri askıya alınmasının ihracat faaliyetini sınırladığı belirtiliyor. Koridorun yeniden açılması halinde ihracat gelirleri çiftçilerin tohum, gübre, yakıt, makine ve mevsimlik iş gücü giderlerini karşılamasına yardımcı olabilir. Düzenli liman akışı, depoların sonraki hasat öncesinde boşaltılmasını, yeni üretim için alan açılmasını ve işleme tesisleri ile taşımacılık altyapısına yatırımı destekleyebilir.

Suriye-Danimarka Görüşmelerinde Süt Toplama Merkezi Önerildi
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber

Suriye-Danimarka Görüşmelerinde Süt Toplama Merkezi Önerildi

Suriye Tarım Bakanlığı yetkilisi Hawazen el-Mikdad, 24 Ekim'de Suriye heyetinin Danimarka ziyareti sırasında kırsal kalkınmanın durumu, karşılaşılan sorunlar ve iş birliği fırsatlarını görüştü. Görüşmelerde, sütün toplanması ve soğutulması için bir merkez kurulması önerildi. Projeyle süt kalitesinin iyileştirilmesi, kayıpların azaltılması, küçük yetiştiricilerin desteklenmesi ve ürünlerini pazarlama kapasitelerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Görüşmelerde ayrıca tarımsal kooperatiflerin geliştirilmesi, kırsal kadınların güçlendirilmesi ve tarımsal danışmanlık personelinin kapasitesinin artırılması ele alındı. Suriye Tarım Bakanlığı, uluslararası deneyim ve uzmanlıklardan yararlanmanın tarımsal üretimi ve kırsal yaşam koşullarını destekleyeceğini belirtti. Suriye ayrıca 13 Ekim'de Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu ile kırsal kalkınma ve danışmanlık projelerini görüştü.

Tayland, Pirinç Ticaretini Hacimden Değere Taşımak İçin Özel Pirinç Kampanyası Başlattı
Görsel kaynağı: The Nation Thailand · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, Pirinç Ticaretini Hacimden Değere Taşımak İçin Özel Pirinç Kampanyası Başlattı

Tayland Ticaret Bakanlığı, pirinci düşük marjlı bir emtia olmaktan çıkarıp yüksek değerli özel bir ürüne dönüştürmek amacıyla ulusal bir kampanya başlattı. 2026 KHAOPRANEAT Fuarı’nda tanıtılan “Khaopraneat” girişimi, ülke genelindeki 466 üretici grubunu yüksek değerli iç ve dış pazarlara bağlamayı hedefliyor. Kampanya, Ticaret Bakanı Suphajee Suthumpun ile Bakan Yardımcısı Dr Kirida Bhaopichitr dönemindeki politika değişiminin parçası olarak sunuldu. Girişim, Tayland’ın pirinç ticaretindeki daralmanın ardından geldi. Ocak-Eylül 2026 döneminde pirinç sevkiyatı yıllık bazda %19,26 azalarak 4,99 milyon tona, ihracat geliri ise %16,84 düşerek 2,96 milyar ABD dolarına geriledi. Kaynak, düşüşte yüksek yurt içi üretim maliyetlerini, rai başına daha düşük verimi ve bölgesel ihracatçıların agresif fiyat rekabetini etkili nedenler arasında gösteriyor. Bakanlık, düşük maliyetli rakiplerle yalnızca hacim üzerinden rekabet etmek yerine değer yaratmaya odaklanıyor. Strateji kapsamında bölgesel çeşitlilik, terroir ve mutfak kalitesi öne çıkarılıyor. Bakanlık, alıcıların artık yalnızca fiyat ve hacme değil, kalite, izlenebilirlik ve belirli duyusal özelliklere de baktığını belirtiyor. Bu amaçla pirincin aroma, lezzet karmaşıklığı ve pişirme sonrası dokusunu değerlendiren Rice Taste Profile ile Rice Flavour Wheel araçları tanıtıldı. İlk ticari denemelerden biri Nakhon Sawan’da yapıldı. Hom Baiteoy pirincinin doğal pandan benzeri aromasını ve pişirme özelliklerini öne çıkaran pazarlama yaklaşımının ardından tarla çıkış fiyatı kilogram başına ortalama 35 bahttan 60-80 baht aralığına yükseldi. Hükümet ayrıca seçilmiş üretici gruplarını üst segment oteller, restoran işletmecileri ve profesyonel şeflerle doğrudan eşleştiriyor. One Bangkok’taki tanıtımın ardından Chiang Mai’de bölgesel ticaret buluşmaları düzenlenecek; süreç, uluslararası alıcıların davet edileceği Thailand Rice Fest 2027 ile sürdürülecek.

Azerbaycan’ın Gübre İhracat Geliri Ocak-Eylül Döneminde %3,8 Geriledi
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan’ın Gübre İhracat Geliri Ocak-Eylül Döneminde %3,8 Geriledi

Azerbaycan’ın gübre ihracatı, Ocak-Eylül 2026 döneminde yaklaşık 127,6 milyon dolar oldu ve geçen yılın aynı dönemine göre %3,8 geriledi. Report’un Devlet Gümrük Komitesi verilerine dayandırdığı habere göre gübre ithalatı ise 71 milyon doların biraz üzerine çıkarak yıllık bazda %7,3 arttı. Gübre ithalat harcamaları toplam ithalat maliyetlerinin, ihracat gelirleri ise toplam ihracat kazançlarının %0,53’ünü oluşturdu. Azerbaycan’ın dokuz aylık dış ticareti 37,211 milyar dolara yükselirken ihracat %28,3 arttı, ithalat %20,4 azaldı.

Hindistan’da Şeker Sektöründe Düzenleme Maliyetleri Marjları Baskılıyor
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Şeker Sektöründe Düzenleme Maliyetleri Marjları Baskılıyor

Hindistan şeker sektörüne ilişkin analiz, toptan şeker fiyatları yükselmesine rağmen büyük şirketlerin faaliyet kârlılığı marjlarının baskı altında kaldığını ortaya koyuyor. Beş büyük şeker şirketinde gelire göre ağırlıklandırılmış faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr (FAVÖK) marjı mali yıl 2021-22'de %10,8'den mali yıl 2024-25'te %8,4'e geriledi. Marj, mali yıl 2025-26'da %8,47'ye yalnızca sınırlı biçimde toparlandı. Analize göre bu baskı, değirmenlerin çiftçilere şeker kamışı alacakları üzerinden yaptığı ödemeleri geciktirebilir ve hükümet için ek mali yük oluşturabilir. Değirmenlerin yükselen şeker fiyatlarından yararlanma kapasitesi, yurt içi satış kotaları ve uluslararası ticaret üzerindeki hükümet kontrolleriyle sınırlanıyor. Mali yıl 2020-21 ile mali yıl 2025-26 arasında toptan şeker fiyatları %23, şeker kamışı için adil ve karşılıksız fiyat (FRP) %25 arttı. Buna karşılık şeker kamışı suyu ve B-heavy melastan üretilen etanolün alım fiyatları yaklaşık %5 yükselirken C-heavy etanolün fiyatı %27 arttı. Bu tercih, şekeri piyasadan fazla çekmeden etanol üretimini teşvik ederek şeker arzını ve biyoyakıt hedeflerini yönetme aracı olarak kullanılıyor. Kıdemli bir sektör yöneticisinin değerlendirmesine göre Aralık 2023'te şeker kamışı suyu veya şurubunun etanol üretiminde kullanımına önce yasak getirilmesi, birkaç gün sonra ise şeker yönlendirmesine nicel sınır konulması belirsizlik yarattı. Değişiklik, değirmenleri kapasite kullanımı, operasyonel verimlilik ve marjlar bakımından etkiledi; bazı esnek tesisler B-heavy veya C-heavy melas rotalarına geçerken geçici atıl kapasite oluştu. Piyasa fiyatları uygun olduğunda ek maliyetler telafi edilebiliyor, ancak açık piyasa gelirleri yetersiz kaldığında zararlar banka kredileri veya zaman zaman hükümet desteğiyle karşılanıyor. Değirmenler bu nedenle farklı hammaddeler arasında geçiş yapabilen damıtımevi kapasitesine ve bagas kojenerasyonu, biyogübre ile karbondioksit satışı gibi yan ürün yatırımlarına yöneliyor.