ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

373 haber · Sayfa 1

Hindistan, GDO’lu Ürün İthalatına İzin Vermeyeceğini Açıkladı
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber

Hindistan, GDO’lu Ürün İthalatına İzin Vermeyeceğini Açıkladı

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, Yeni Delhi’de öğrencilerin sorularını yanıtlarken ülkenin şimdiye kadar hiçbir genetiği değiştirilmiş (GDO) ürünün ithalatına izin vermediğini ve gelecekte de bu tutumunu sürdüreceğini söyledi. Goyal, Salı günü Kirori Mal College’da yaptığı açıklamada, GDO’lu ürünlerin ithalatının Hindistan için “çok hassas” bir konu olduğunu belirtti. Goyal, bu yaklaşımın ülkenin dinî hassasiyetleriyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Bazı yabancı ülkelerde süt ürünleri üretilirken buzağı eti veya genç buzağıların mide iç yüzeyinden elde edilen rennet enziminin kullanılabildiğini söyleyen bakan, Hindistan’da bu tür uygulamalara izin verilmediğini ve ürünlerin dinî hassasiyetleri koruyacak biçimde sertifikalandırılması gerektiğini kaydetti. Goyal ayrıca süt sektörünün Hindistan’da çok hassas kabul edildiğini ve ülkenin bu sektörde hiçbir serbest ticaret anlaşması kapsamında gümrük tavizi vermediğini söyledi. Bakan, Hindistan’ın sonuçlandırdığı ticaret anlaşmalarında hassas ürünlerden taviz vermediğini, buna karşılık rekabetçi olduğu alanlarda yeni pazar fırsatları aradığını belirtti. Hükümetin çiftçileri, balıkçıları ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeleri korumayı hedeflediğini söyleyen Goyal, tekstil, ilaç, tarım ürünleri ile değerli taş ve mücevherat sektörleri için tercihli pazar erişimi sağlamaya çalıştıklarını aktardı. Hindistan’ın amacı, bu sektörlerdeki ürünlerin rakip ülkelerden daha düşük gümrüklerle pazarlara ulaşmasını sağlamak olarak açıklandı.

Goyal: Hindistan GM Ürün İthalatına Gelecekte de İzin Vermeyecek
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber

Goyal: Hindistan GM Ürün İthalatına Gelecekte de İzin Vermeyecek

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, ülkesinin bugüne kadar hiçbir genetiği değiştirilmiş (GM) ürünün ithalatına izin vermediğini ve gelecekte de izin vermeyeceğini söyledi. Goyal, Yeni Delhi’de Kirori Mal Koleji öğrencileriyle yaptığı konuşmada GM ürünler konusunu Hindistan için “çok hassas” bir mesele olarak nitelendirdi. Goyal, süt ürünleri sektörünün de hassas alanlardan biri olduğunu ve Hindistan’ın bu sektörde hiçbir serbest ticaret anlaşmasında gümrük vergisi tavizi vermediğini belirtti. Ülkenin bugüne kadar süt ürünleri pazarını hiçbir ülkeye açmadığını söyleyen Goyal, bazı yabancı ülkelerde süt ürünleri üretiminde dana eti veya genç buzağıların mide iç yüzeyinden elde edilen peynir mayasının kullanılabildiğini aktardı. Hindistan’ın bu uygulamalara izin vermediğini ve dini hassasiyetlerin zarar görmemesi için ilgili ürünlerin sertifikalandırılması gerektiğini ifade etti. Kaynakta bu sertifikasyonun hangi makam veya süreçle yapılacağı açıklanmadı. Goyal, Hindistan’ın sonuçlandırdığı ticaret anlaşmalarında hassas hiçbir üründen taviz vermediğini, çiftçileri, balıkçıları ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeleri korumayı amaçladığını söyledi. Buna karşılık tekstil, ilaç, tarım ürünleri, mücevher ve değerli taş sektörlerinde tercihli pazar erişimi aradıklarını belirtti. Hindistan’dan gelen ürünlere uygulanacak vergilerin Endonezya, Malezya, Vietnam, Çin ve Filipinler gibi rakip ülkelerden gelen ürünlere kıyasla daha düşük olmasını hedeflediklerini kaydeden Goyal, hükümetin imalatı, istihdamı, girişimciliği ve start-up alanlarını da teşvik ettiğini söyledi.

Kanada’da Çiftlik Çıkışı Süt Fiyatı 2027’de %2,8 Artacak
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Çiftlik Çıkışı Süt Fiyatı 2027’de %2,8 Artacak

Kanada Süt Komisyonu (CDC), çiftçilere ödenen çiftlik çıkışı süt fiyatının 1 Şubat 2027’den itibaren %2,8 artırılacağını açıkladı. Artış, litre başına 0,0259 Kanada dolarına, yani 3 Kanada sentinin biraz altında bir yükselişe karşılık geliyor. Yeni fiyatlar, 2026’nın ilerleyen döneminde eyalet yetkililerinin onaylamasının ardından resmileşecek. Açıklanan artış, Ulusal Fiyatlandırma Formülü’ne (NPF) göre hesaplanan %3,5548’lik oranın altında kaldı. CDC, formülü geçici olarak askıya alma ölçütlerinin karşılandığını ve yönetim kurulunun paydaşlarla güncel ekonomik ve sektörel koşulları değerlendiren ayrıntılı bir analiz yaptığını bildirdi. NPF, çiftlik çıkışı süt fiyatını üretim maliyeti endeksindeki yıllık değişimin %50’si ile Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki yıllık değişimin %50’sini esas alıyor. CDC Başkanı Jennifer Hayes, enflasyon, artan girdi maliyetleri ve ekonomik belirsizliğin üreticiler üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü söyledi. Hayes, kararın fiyat ayarlamasını enflasyona yakın ve ölçülü bir düzeyde tuttuğunu belirtti; tüketici talebinin yüksek protein içeren süt ürünlerine ilgisinin arttığını da ifade etti. CDC, süt fiyatındaki artışa ek olarak depolama programlarının maliyetini kısmen karşılamak için aldığı taşıma ve depolama ücretlerini de artıracak. Bu iki değişiklik, perakende ve restoran sektörleri için süt, krema, yoğurt, peynir ve tereyağı üreten işlemcilerin kullandığı sütün maliyetini toplam %2,8245 yükseltecek. Ancak Komisyon, iş gücü, taşımacılık, dağıtım ve ambalajlama giderleri gibi tedarik zinciri maliyetleri nedeniyle nihai süt ürünleri fiyatlarına yansıyacak etkinin henüz bilinmediğini belirtti. Son bir yılda süt ürünleri fiyat endeksi %1,9 artarken, tüm gıda ürünlerindeki artış %4,2 oldu. Son beş yılda bu endeksler sırasıyla %24 ve %29 yükseldi.

Dökülen Yapraklar İçin Beş Pratik Kullanım Yöntemi
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Dökülen Yapraklar İçin Beş Pratik Kullanım Yöntemi

Dökülen yaprakların doğru kullanılması, hasat sonrası boş kalan sebze yataklarının korunmasına katkı sağlayabilir. Kaynakta, yatakların yaklaşık 8-15 santimetre kalınlığında yaprak tabakasıyla örtülmesi öneriliyor. Bu örtü, sonbahar yağmurlarının besin maddelerini yıkama riskini azaltıyor, toprağı güçlü donlardan koruyor, nemin muhafazasına yardımcı oluyor ve ilkbahara kadar kısmen ayrışarak toprağa organik madde kazandırıyor. Rüzgârın yaprakları dağıtmaması için üzerlerine ince bir toprak veya kompost tabakası serilebiliyor. Kışın açıkta kalacak bitkileri korumak için yalnızca kuru yaprakların gevşek biçimde serilmesi ve örtünün istikrarlı soğuklar başladıktan sonra hazırlanması gerekiyor. Bu yöntem bitkilerin aşırı ısınması ve çürümesi riskini azaltıyor. Yapraklar malç olarak kullanılacaksa önce çim biçme makinesi veya bahçe parçalayıcısıyla küçültülmeleri öneriliyor. Parçalanmış malç daha az sıkışıyor, toprağa daha eşit dağılıyor, sıcaklık dalgalanmalarını ve yabancı otların çıkışını sınırlıyor. Erken salatalık, kabak veya bal kabağı yetiştirmek için sonbaharda sıcak yatak hazırlanabiliyor. Yaklaşık bir kürek derinliğindeki çukura yaprak, gübre veya olgun kompost ve verimli toprak katmanları yerleştiriliyor; organik maddelerin ayrışması toprağın ilkbaharda daha hızlı ısınmasına yardımcı oluyor. Yaprak humusu için yapraklar ayrı bir yığın veya kompost kabında toplanıp düzenli olarak nemlendiriliyor. Oluşumu genellikle bir yıl veya daha uzun sürüyor; hazır humus toprağın gevşekliğini, su tutma kapasitesini ve organik madde içeriğini iyileştiriyor.

Kıbrıs Tarım Bakanlığının 2027 Bütçe Teklifi 532 Milyon Avro
Görsel kaynağı: Politis · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs Tarım Bakanlığının 2027 Bütçe Teklifi 532 Milyon Avro

Kıbrıs Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanlığının 2027 yılı için sunduğu bütçe teklifi, bakanlığa bağlı birim ve hizmetlerle birlikte 532 milyon avroya ulaşıyor. Bu tutar, 2026’da onaylanan 513,2 milyon avroluk bütçeye göre 18,7 milyon avro veya %4 artış anlamına geliyor. Teklife, Avrupa Birliği’nin Uyum Politikası ve Ortak Balıkçılık Politikası kapsamındaki toplam 48 milyon avroluk ortak finanse edilen projeler dahil değil; bu projelerin ödenekleri Genel Kalkınma Müdürlüğünün toplu kaleminde yer alıyor. Su temini ve sulamaya ilişkin toplam harcamalar 2027’de 230 milyon avro olarak öngörülüyor. Bu tutar, bakanlığın toplam harcamalarının %43’ünü oluşturuyor ve 2026’daki 200 milyon avro ile %39’luk payın üzerinde bulunuyor. Tarım Bakanı Christos Senekis, su alımı ödeneğinin 26 milyon avro veya %18 arttığını belirtti. Bakan, artışın başlıca nedenleri arasında uzun süren kuraklık, yeni mobil tuzdan arındırma ünitelerinin kurulup işletilmesi ve geri dönüştürülmüş su alımını gösterdi. 2027 bütçe teklifinde cari harcamalar 433,7 milyon avro olarak yer alıyor. Bu kalem, 2026’daki 403,6 milyon avroya göre 30,1 milyon avro veya %7 artıyor. Kalkınma harcamaları ise 2026’daki 109,7 milyon avrodan 98,3 milyon avroya geriliyor; düşüş 11,4 milyon avro veya %10 olarak hesaplanıyor. Bakanlık, gerilemenin başlıca nedenini bazı kalkınma projelerinin beklenen olgunluk düzeyine ulaşmamasıyla açıkladı ve öncelikli projelerin olgunlaştırılması için mevcut kaynakların hedefli biçimde kullanılacağını bildirdi.

İzlanda’da Tarımın Piyasa Koşullarında Gelişmesi Önerildi
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber

İzlanda’da Tarımın Piyasa Koşullarında Gelişmesi Önerildi

İzlanda Maliye ve Ekonomi Bakanı Daði Már Kristófersson, ülkede tarımın bölgesel yerleşimi sürdürme rolü ile ticari faaliyet niteliğinin bir ölçüde birbirine karıştırıldığını söyledi. Kristófersson, tarıma piyasa koşullarında gelişme fırsatı verilmesini önerdi. Bakanın değerlendirmesine göre bu yaklaşım, çiftçilerin kendi yatırımları ve emeklerinin karşılığından daha fazla yararlanmasını sağlayabilir. Kristófersson, devletin işletmelerin nerede ve hangi büyüklükte faaliyet göstereceğine ya da desteğin nasıl kullanılacağına daha az müdahale etmesi gerektiğini belirtti. Bununla birlikte desteğin, üretkenlik yaratmak için kullanılması koşulunu vurguladı. Kristófersson, tarıma bölgesel yerleşimi veya başka görevleri sürdürme sorumlulukları yüklenmesinin sektörü geleceğin daha az cazip bir seçeneği hâline getirdiğini ifade etti. Faaliyetin ekonomik açıdan sürdürülebilir olması gerektiğiyle daha fazla yüzleşen tarım kesimlerinin, yerleşim düzenini korumaya daha fazla odaklanan kesimlere kıyasla daha iyi performans gösterdiğini savundu.

Kuzey Amerika’da Zorlu Hava Koşulları Bitki Koruma Ürünlerinde Formülasyonun Önemini Öne Çıkardı
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber

Kuzey Amerika’da Zorlu Hava Koşulları Bitki Koruma Ürünlerinde Formülasyonun Önemini Öne Çıkardı

Kuzey Amerika’da bu sezon yaşanan zorlu hava koşulları, üreticilerin bitki koruma ürünlerinden tutarlı performans almasını güçleştirdi. Şiddetli yağışlar ve dar uygulama pencereleri, çiftçileri ilaçlamayı yağışa dayanıklılık süresinin sınırına çok yakın yapmaya zorladı. Life Scientific’in Kuzey Amerika agronomisti Ryan Adams, bu koşulların ürün değerlendirmesinde yalnızca aktif maddeye değil, tüm formülasyona bakılması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Adams’a göre ürün yaprağa ulaştıktan sonra da etkisini tamamlaması, yaprak dokusuna nüfuz ederek çalışması gereken bölgeye ulaşması gerekiyor. Life Scientific, patent dışı ürünlerinin orijinal markalı seçeneklerle eşleşmesi için Dublin, İrlanda’daki formülasyon kimyagerlerinin yürüttüğü tersine mühendislik sürecini kullanıyor. Analitik ekip hedef ürünü ayrıştırıyor, ayrıntılı bir reçete kartı oluşturuyor ve tam eşleşme sağlanana kadar formülasyonları geliştiriyor. Girdi maliyetlerinin önemli bir endişe olduğu dönemde Adams, üreticilerin alternatifleri yalnızca fiyat üzerinden değil, formülasyon eşdeğerliği, garanti ve ürün desteği açısından da değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Vararak Savaşı Sonlandırmalı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Genç TV · Özgün haber
Veri haberi

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Vararak Savaşı Sonlandırmalı

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yaklaşık beş yıldır devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı’nın artık taşınamaz hale geldiğini belirterek iki ülkenin büyük fedakârlıkta bulunup anlaşmaya varması gerektiğini söyledi. Fidan, savaşın Avrupa ekonomilerinin yanı sıra dünya genelinde enerji, ticaret ve tedarik zincirleri üzerinde de ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti. ABD’nin Atlanta kentinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılan Fidan, temasları hakkında AA ve TRT’ye açıklamalarda bulundu. Toplantıda küresel krizler, enerji krizi ve küresel tedarik zincirleri başlıklı oturumlara katıldığını belirten Fidan, Karadeniz, Basra Körfezi ve Kızıldeniz’deki krizlerin küresel tedarik zincirlerini tıkayan etkilerinin ele alındığını aktardı. Fidan, Miami’de 14-15 Aralık’ta yapılacak G20 Liderler Zirvesi öncesindeki toplantının bu açıdan önem taşıdığını söyledi. Rusya-Ukrayna sürecinde tarafların pozisyonlarını açıkça ortaya koymasının önemli olduğunu kaydeden Fidan, Türkiye’nin arabulucu rolünün yanı sıra yapıcı ve problem çözücü bir tutum benimsemeye önem verdiğini dile getirdi. Fidan, savaşın Avrupa’ya enerji bakımından maliyetinin yaklaşık 100 milyar avro olduğu yönündeki açıklamalara atıfta bulunarak toplam ekonomik faturanın daha da büyük olabileceğini belirtti. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla ortaya çıkan etkilerin de maliyetleri artırdığını söyledi. Fidan, Karadeniz’de ticaretin hissedilir düzeyde sınırlandığını; Rusya ve Ukrayna’nın tahıl ile enerji kaynaklarının dünya piyasalarına ulaştırılamadığını ifade etti. Gıda güvenliğinin son derece sorunlu bir konu haline geldiğini belirten Fidan, tahılın Karadeniz’den çıkarılarak uluslararası piyasalara ulaştırılması için Türkiye’nin yoğun temas ve çalışmalar yürüttüğünü açıkladı. Savaşın sona ermemesi halinde uzama ve yayılma ihtimali bulunduğunu söyleyen Fidan, Türkiye’nin bunu önlemek için çaba gösterdiğini kaydetti. Fidan ayrıca ABD ile İran arasındaki ihtilafın ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına yol açan sorunların sona ermesi gerektiğini belirtti. Toplantıya katılan ülkelerin yeniden çatışma yaşanmaması ve diplomasiye sürekli şans verilmesi konusunda hemfikir olduğunu aktardı. Açıklamalarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği seçim sürecine de değinen Fidan, Türkiye’nin Feridun Sinirlioğlu’nu bu görev için resmen aday gösterdiğini; süreçte aday üzerinde uzlaşma sağlanamaması nedeniyle tıkanma yaşandığını söyledi.

Rusya’da Tahıl Hasadı ve Buğday İhracatı İçin Yeni Tahminler
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Hasadı ve Buğday İhracatı İçin Yeni Tahminler

Rusya’da tarım gündeminde, tarım ve balıkçılık komplekslerinin 2030’a kadar kalkınma stratejisindeki hedeflerin güncellenmesi ile tahıl üretimi ve buğday ihracatına ilişkin yeni tahminler öne çıktı. Hükümet kararında temel ve muhafazakâr olmak üzere iki senaryo yer aldı. Önceki belgede tarım ve gıda sektörü üretimi 2020 ile karşılaştırılırken yeni metinde 2021 baz alındı; ihracat değerlendirmesi de karşılaştırılabilir fiyatlar yerine nominal fiyatlarla yapılacak. Rusagrotrans analitik merkezinin tahminine göre Rusya’nın buğday hasadı 89,8 milyon ton olacak. Bu miktar 2025’e göre 1,2 milyon ton daha düşük olsa da hasadın ülkenin en iyi beş sonucu arasına girmesi bekleniyor. Arpa üretiminin 19,2 milyon ton, mısır üretiminin 16,9 milyon ton ve baklagil üretiminin 5,3 milyon ton olması öngörülüyor. Toplam tahıl ve baklagil üretimi ise önceki yıla göre 4,5 milyon ton düşüşle 137,4 milyon ton olarak tahmin edildi. Buğdayın iç piyasa fiyatları eylül sonu ile ekim başında yükselmeye başladı. Analist Vladimir Petrichenko, fiyatların güçlü düşüşün ardından toparlandığını ve artışta ihracat piyasasındaki olumlu seyrin etkili olduğunu söyledi. Devlet müdahale fonu için tahıl alımlarının 29 Ekim’de başlaması planlandı; ilk gün toplam 18,9 bin ton buğday alınması öngörülüyor. Üreticiler akaryakıt, gübre, tohum ve makine bakım maliyetlerindeki yükselişin 2027 ekim kampanyası ile hasadını etkileyebileceğini belirtti. Rusya Tarım Bakanlığı, kışlık tahıl ekim giderlerinin bir bölümünü karşılamak üzere hektar başına sübvansiyon seçeneğini değerlendiriyor. FAS USDA da Rusya’nın 2026/27 sezonu buğday ihracatı tahminini 40 milyon tona indirdi. Elma hasadının yaklaşık 2,5 milyon ton olması beklenirken, resmi istatistiklere girmeyen satışlarla gerçek miktarın 3 milyon tona yaklaşabileceği aktarıldı.

Japonya’da Kestane Üreticileri Geleneksel Soyma Aletini Yeniden Canlandırdı
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber

Japonya’da Kestane Üreticileri Geleneksel Soyma Aletini Yeniden Canlandırdı

Japonya’nın Ehime Prefektörlüğü’ndeki Uchiko’da kestane yetiştiren Rie ve Kazuhiko Kameoka çifti, Kazuhiko’nun babasının döneminden kalan basit bir kestane soyma aletini yeniden canlandırarak ülke genelinde tanınır hale getirdi. Kurimasa adı verilen demir alet, kestanenin sert dış kabuğunu çıkarmak için kullanılıyor. Çift, aleti geliştirip 2020’de satışa sundu; ürün, büyük ölçüde kulaktan kulağa yayılarak Japonya’nın farklı bölgelerine ulaştı. İkinci nesil kestane üreticisi olan Kazuhiko Kameoka ile eşi Rie, Uchiko’nun dağlık kesimlerinde yaklaşık 1,5 hektarlık alanda tarım ilacı kullanılmayan kestaneler yetiştiriyor. Aletin ilk biçimi, yerel bir ürün pazarı tarafından evde ek iş olarak kestane soyan işçilere dağıtılmıştı. Rie Kameoka, 2017’de evlendikten sonra aletin etkili olduğunu fark etti ve çift, bunu yeniden üretmek için bir metal işleme şirketi aradı. Tasarım üzerinde yapılan iyileştirmelerin ardından Kurimasa’nın 1.000’den fazla adedi satıldı. Kullanım için kestaneler önce kabuğu yumuşatmak amacıyla yaklaşık yarım gün suda bekletiliyor. Daha sonra aletin ucu kestanenin pürüzlü tabanına yerleştirilerek kabuğun altından ilerletiliyor. Deneyimli kullanıcılar dış kabuğu yaklaşık 10 saniyede çıkarabiliyor. Mainichi Shimbun muhabirinin denemesinde aletin kullanımına alışmak zaman alsa da, kabuğun altındaki ince tabakaya zarar vermeden soyma yapılabildiği ve bıçaktan farklı olarak el kesme riskinin düşük olduğu aktarıldı. Kurimasa’nın vergi dahil fiyatı 3.300 yen ve ürün çiftin internet sitesinde satılıyor.

Mısır'da Başıboş Köpeklere Yönelik Kuduz Aşılama Kampanyası Başladı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır'da Başıboş Köpeklere Yönelik Kuduz Aşılama Kampanyası Başladı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığına bağlı Genel Veterinerlik Hizmetleri Kurumu, başıboş köpekleri kuduz hastalığına karşı aşılamak amacıyla valiliklerde bir hafta sürecek kampanya başlattı. Aşılama çalışmaları, valiliklerin veterinerlik müdürlükleri ve ülke genelinde görev yapan veteriner komiteleri aracılığıyla yürütülüyor. Kampanyanın amacı, insanlarla hayvanlar arasında görülen ortak hastalıkların önlenmesine ve kuduzun yayılma riskinin azaltılmasına katkı sağlamak. Kampanya kapsamında başıboş köpekler, onaylı veterinerlik kuralları ve uygulamaları doğrultusunda ücretsiz aşılanacak. Genel Veterinerlik Hizmetleri Kurumu Başkanı Muhammed Saad, hedef bölgelere ulaşılması ve koruyucu aşılama çalışmalarının yoğunlaştırılması için ilgili kurumlar arasında koordinasyon sağlanacağını belirtti. Çalışma, Mısır'ın kuduz hastalığını 2030'a kadar ortadan kaldırmayı hedefleyen ulusal stratejisini destekliyor. Kampanya kapsamında vatandaşlara köpeklerle güvenli temas konusunda bilgilendirme yapılacak. Kurum, kuduz şüphesi veya köpek ısırması vakalarının veterinerlik birimlerine bildirilmesini, ısırılan kişilerin ise en yakın sağlık kuruluşuna başvurmasını istedi. Uygulama, tehlikeli hayvanlar ve köpeklerin bulundurulmasına ilişkin 2023 tarihli yasa ile 2025 tarihli uygulama yönetmeliği çerçevesinde yürütülüyor.

Irak'ta Yedinci Gıda Sepeti Yardımı 1 Kasım'da Başlatılacak
Görsel kaynağı: Al-Naeem News · Özgün haber

Irak'ta Yedinci Gıda Sepeti Yardımı 1 Kasım'da Başlatılacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Irak Ticaret Bakanlığı, vatandaşlar ile sosyal yardım yararlanıcılarına yönelik yedinci gıda sepeti yardımının 1 Kasım Pazar günü başlatılacağını açıkladı. Gıda Maddeleri Genel Şirketi Genel Müdürü Luma el-Musavi, yardımın tüm vatandaşlar ve sosyal yardım kapsamındaki yararlanıcılar için dağıtıma sunulacağını söyledi. El-Musavi, gıda sepeti malzemelerinin tedarikinin kesinti yaşanmaması ve dağıtımların belirlenen tarihlerde yapılması için sürdüğünü belirtti. Kasım ayı sepetinin yedinci, aralık ayı sepetinin sekizinci yardım olacağını ve dağıtımların her ay devam edeceğini aktaran el-Musavi, yıl başından bu yana gecikme yaşanmadığını söyledi. Bakanlığın piyasa fiyatlarını izlediği, olağanüstü bir durum oluşması halinde yeni bir yardım başlatılabileceği, mevcut fiyatların ise iyi olduğu bildirildi.

Sikorski’den Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı İçin Acil Ateşkes Çağrısı
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber

Sikorski’den Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı İçin Acil Ateşkes Çağrısı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, Karadeniz’de mümkün olan en kısa sürede ateşkes ilan edilmesi çağrısında bulundu. Sikorski, ateşkesin Ukrayna ve Rusya’dan tahılın güvenli biçimde taşınmasını sağlaması gerektiğini söyledi. Açıklamasını Atlanta’da düzenlenen G20 dışişleri bakanları toplantısı sırasında yapan Sikorski, hızlı adım atılması gerektiğini Küresel Güney ülkelerindeki insanların gıdaya ve tahıla duyduğu ihtiyaçla gerekçelendirdi. Sikorski, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgalini sona erdirmeye yönelik her türlü girişimde Ukrayna’nın yer alması gerektiğini belirtti. Avrupa’nın da sürece dahil edilmesini isteyen Polonya Dışişleri Bakanı, olası bir barış veya ateşkes sürecinde Avrupa’nın kendi araçlarına ve etkisine sahip olduğunu savundu. Ayrıca Rus enerji ürünlerinin Avrupa’ya satışının yeniden başlamasından önce savaşın adil biçimde sona ermesi ve Moskova’nın savaşı durdurması gerektiğini söyledi. Karadeniz’de ticari gemilerin güvenliği konusunda Türkiye de Rusya ve Ukrayna’yı yeni saldırılardan kaçınmaları konusunda uyardı. Türkiye Savunma Bakanı Yaşar Güler, 28 Ekim’de Sofya’da, Türkiye, Romanya ve Bulgaristan temsilcilerinin toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Türk bayraklı veya Türk sahipli gemilere yönelik saldırılar nedeniyle hukuki adım atma hakkının saklı tutulduğunu bildirdi. Ankara, Kiev ve Moskova’ya iletilen saldırıların durdurulması ve güvenli tahıl taşımacılığı önerisine yanıt bekliyor. Toplantı kapsamında ABD’nin Polonya’ya Almanya ve Fransa’ya benzer tam G20 üyeliği verilmesini önermesi de gündeme geldi. Sikorski bu girişimi desteklerken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov daveti karşı üretken buldu ve G20 kararlarının uzlaşı temelinde alınması gerektiğini söyledi. Batılı yetkililer, Rusya’nın itirazı ve tüm üyelerin onayının gerekmesi nedeniyle Polonya’nın tam üyeliğinin yıllar sürebileceğini belirtti; ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Polonya’nın üyeliği hak ettiğini savundu.

Polonya’da Patates Fiyatları Düşerken Üreticiler Yakıt Desteği İstiyor
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Patates Fiyatları Düşerken Üreticiler Yakıt Desteği İstiyor

Polonya’da patates üreticileri, yaz sonu ve sonbahar döneminde düşük seyreden fiyatlar ile artan üretim ve pazarlama maliyetleri nedeniyle daha yüksek yakıt desteği talep ediyor. Tarım örgütleri, patates ve sebze üretiminde kullanılan motorindeki akaryakıt vergisi iadesinin artırılmasını isterken, Tarım Bakanlığı bu konuda taahhütte bulunmadı ve bunun yerine perakende zincirleriyle Polonya patateslerinin tanıtılmasına işaret etti. İzba Rolnicza Województwa Łódzkiego ile Krajowa Rada Izb Rolniczych’in (KRIR) başvurusuna göre, temmuz-ağustos döneminde borsa fiyatları 40 gr/kg seviyesine kadar geriledi. Łódź’daki Zjazdowa toptan pazarında eylül fiyatı 53 gr/kg olurken, Główny Urząd Statystyczny’nin (GUS) verilerine göre aynı ay alım fiyatı 44,41 zł/dt, yani yaklaşık 44 gr/kg olarak gerçekleşti. Bu fiyat ağustosa göre %29,4, Eylül 2025’e göre ise %19,5 daha düşüktü. Üreticiler açısından sorun yalnızca tarladaki maliyetlerle sınırlı kalmıyor. Ürünün toptan pazara taşınması, pazar giriş ücreti ve satılmadan bekleme ihtimali de giderleri artırıyor. KRIR Başkanı Wiktor Szmulewicz, tek günlük bir pazar seferinin yaklaşık 650 zł’ye mal olabildiğini ve bütün yükün aynı gün satılacağının garanti edilmediğini belirtti. Kuruma göre geçen yıl patates fiyatlarının 10 gr/kg seviyesine kadar gerilemesi, bazı işletmelerin gübre alımını azaltmasına ve bu durumun 2026 verimini etkilemesine yol açmış olabilir. Bakanlık, fiyatları izlediğini ve ihtiyaç halinde üreticileri destekleyecek adımlar atacağını bildirdi; ancak akaryakıt vergisi iadesinin artırılmasını açıklamadı. Bunun yerine, Mayıs 2026’da perakende zincirleriyle yürütülen Polonya patatesi tanıtım kampanyasına dikkat çekti. Bakanlığın aktardığı tahmini verilere göre zincirler, önceki yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık %30 daha fazla Polonya menşeli patates sattı. Benzer tanıtım çalışmalarının sürdürülmesi planlanıyor. Fiyatlar ekim ayında yaz sonuna göre toparlandı. Ekim ayının ilk haftasında toptan piyasalarda ortalama satış fiyatı 1,07 zł/kg’a çıktı ve yıllık bazda %10 yükseldi. Buna karşın bölgesel farklar devam etti: 30 Ekim’de Varşova’daki Bronisze pazarında fiyat 1 zł/kg olurken, Poznań’daki WGRO’da 15 kilogramlık çuval için 20-26 zł, Łódź’daki Zjazdowa’da ise 8-16 zł aralığı bildirildi. Bakanlık, arzın daralmasıyla fiyatların sonraki aylarda da artabileceğini değerlendiriyor. GUS’un tahminine göre Polonya’da 2026 patates hasadı yaklaşık 5,9 milyon ton olacak; bu, 2025’e göre %15,4’lük düşüş anlamına geliyor. Kuzeybatı Avrupa ülkelerindeki hasadın da %25 daha düşük olması bekleniyor. Bakanlık, bu gelişmenin Avrupa pazarındaki arzı sınırlayabileceğini ve fiyatları destekleyebileceğini belirtiyor.

Dakhla’da Deniz Suyu Arıtma Projesinde İlerleme Kaydedildi
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Dakhla’da Deniz Suyu Arıtma Projesinde İlerleme Kaydedildi

Tarım, Deniz Balıkçılığı ve Gıda Egemenliği Bakanı Khalid Hatimy, 30 Ekim 2026’da Dakhla-Oued Eddahab bölgesinde deniz suyu arıtma tesisi ve yeni sulama alanını kapsayan projenin ilerleme durumunu yerinde inceledi. Yaklaşık 2,6 milyar dirhemlik yatırımla yürütülen proje, bölgedeki sulama ve içme suyu arzını güvence altına almayı ve tarımsal üretimi geliştirmeyi amaçlıyor. Projenin yıllık üretim kapasitesi 37 milyon metreküp olarak planlanıyor. Bunun 30 milyon metreküpü sulamaya, 7 milyon metreküpü ise içme suyuna ayrılacak. Bu kaynakla 5.000 hektarlık yeni bir tarımsal üretim alanı oluşturulması ve yeraltı suyunun yerine arıtılmış deniz suyunun kullanılmasıyla Dakhla akiferinin korunmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Proje ayrıca bölgede yüksek katma değerli ürünlerin çeşitlendirilmesini ve üretimin yoğunlaştırılmasını öngörüyor. Tarımsal alanın geliştirilmesi kapsamında bölge gençlerine 5 ila 10 hektar büyüklüğünde 100 küçük proje tahsis edilmesi planlanıyor. Kaynakta, bu girişimlerden yararlanacak gençlere projelerin kurulması ve geliştirilmesi için kapsamlı destek verileceği belirtiliyor. Projenin uzun vadeli hedefleri arasında yaklaşık 500.000 ton erkenci ürün üretimi, 30.000 kalıcı istihdam ve bir milyar dirhemi aşan katma değer yer alıyor. Bir Anzarane belediyesindeki proje; deniz suyu arıtma tesisi, 60 megavatlık rüzgâr parkı ve 130 kilometrelik sulama şebekesinden oluşuyor. Ziyaret sırasında rüzgâr parkının tamamlandığı, arıtma tesisi çalışmalarının %97, sulama şebekesinin ise %99 seviyesine ulaştığı aktarıldı. Bakan ayrıca projedeki tarımsal parselleri alan özel yatırımcılarla görüşerek karşılaştıkları sorunları dinledi.

İtalya'da Balıkçı Filosu İçin 100 Milyon Avroluk Fon Öngörülüyor
Görsel kaynağı: ANSA · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'da Balıkçı Filosu İçin 100 Milyon Avroluk Fon Öngörülüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya'nın bütçe yasa tasarısında, ülkenin balıkçı filosunu enerji tüketimini azaltacak şekilde modernize etmek için 100 milyon avroluk bir fon oluşturulması öngörülüyor. Tasarıdaki düzenlemeye göre fondan 2027'de 60 milyon, 2028'de 40 milyon avro kullanılacak. Fon; balıkçı teknelerinde enerji verimliliği ve sürdürülebilir modernizasyonun yanı sıra gemide çalışan personelin güvenliği ile çalışma koşullarının iyileştirilmesini ve balıkçılık işletmelerinin rekabetçiliğini destekleyecek. Finansmana erişim kriterleri ve uygulama yöntemleri, Tarım Bakanlığının daha sonra çıkaracağı bir kararnameyle belirlenecek. Bütçe tasarısı ayrıca 2027'den itibaren balıkçılık çalışanları için ücretin %80'i tutarında ve yılda en fazla 90 günle sınırlı bir gelir desteği öngörüyor. Destek, mevsimsel kötü hava veya işverenle çalışanların sorumlu olmadığı diğer geçici nedenlerle faaliyetlerin durması nedeniyle çalışılamayan günler için tanınacak. Önemli enfeksiyon ve parazit olayları, iş ya da sipariş kaybı, ciddi ürün kaybı ve ulusal veya Avrupa Birliği makamlarının kararları da kapsamda yer alacak. Teknik rapora göre mevcut uygulama, 2027'den itibaren tasarıdaki yapısal güvencelerle değiştirilecek.

İtalya’nın 2027 Bütçe Tasarısında Tarım 4.0 ve Balıkçılığa Yeni Kaynak
Görsel kaynağı: ANSA · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’nın 2027 Bütçe Tasarısında Tarım 4.0 ve Balıkçılığa Yeni Kaynak

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İtalya’nın 2027 bütçe yasa tasarısı, tarım işletmelerinin yatırımlarını desteklemek amacıyla Agricoltura 4.0 vergi kredisine 160 milyon avro ayırıyor. 2027 ve 2028 yılları için 80’er milyon avroluk kaynak, yeni makine ve teknolojilerin alımı, üretim faaliyetlerinin modernizasyonu, enerji verimliliğinin artırılması ve tüketimin azaltılması için kullanılacak. Tasarıda, ulusal balıkçı filosunun enerji verimliliğini ve teknelerin modernizasyonunu desteklemek üzere 100 milyon avroluk yeni bir fon da öngörülüyor. Fonun 60 milyon avrosunun 2027’de, 40 milyon avrosunun 2028’de kullanılması planlanıyor. Kaynaklar ayrıca teknelerde çalışan personelin güvenliği ve çalışma koşulları ile balıkçılık işletmelerinin rekabetçiliğini desteklemeyi amaçlıyor. Finansmana erişim kriterleri ve yöntemleri, Tarım Bakanlığının çıkaracağı sonraki bir kararnameyle belirlenecek. Tasarı, tarımsal ve arazi gelirleri için IRPEF muafiyetini 2027’ye uzatıyor. Buna göre 10 bin avroya kadar gelir tamamen, 10 bin ila 15 bin avro arasındaki bölüm ise %50 oranında vergiden muaf tutulacak. Teknik rapora göre düzenleme 2028’de yaklaşık 221,5 milyon avro daha az vergi geliri yaratacak; 2029’da ise 90,4 milyon avroluk gelir tahsilatı öngörülüyor. Balıkçılık çalışanlarına da yılda en fazla 90 gün için ücretin %80’i oranında destek sağlanacak.

Tayland ve Rusya Tarım Ticareti İş Birliğini Genişletiyor
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland ve Rusya Tarım Ticareti İş Birliğini Genişletiyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Tayland, tarım ve gıda güvenliği alanında Rusya ile iş birliğini genişletmek ve karşılıklı ticaret fırsatlarını artırmak için yeni pazar olanaklarını değerlendiriyor. Tarım ve Kooperatifler Bakanı Suriya Juangroongruangkit, 31 Ekim 2026'da Bangkok'ta düzenlenen 2. Rusya-Tayland Yatırım Forumu'nda yaptığı konuşmada, tarım ürünleri ticareti ve düzenlemelerin gıda güvenliğinin güçlendirilmesindeki rolüne dikkat çekti. İki taraf, ülkelerinin farklı güçlü yönlerini bir araya getirerek tarım ve gıda sistemlerini geliştirme, ürünlere katma değer kazandırma ve ticareti büyütme potansiyeli bulunduğunu belirtti. Tayland yönetimi, iklim değişikliği ile tedarik zincirlerindeki belirsizliklere karşı güvenilir ticaret ortaklarından oluşan ağlar kurmayı, tarım ve gıda ürünlerinde tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve lojistik sistemlerini daha verimli hâle getirmeyi öncelikli görüyor. Suriya, Rusya Ekonomik Kalkınma Bakan Yardımcısı Vladimir Ilichyov, Krasnodar yöneticisi ve Rusya'nın Tayland Büyükelçisi ile tarım ve gıda alanındaki iş birliğinin genişletilmesini görüştü. Tayland, Rusya pazarında evcil hayvan yemi, işlenmiş su ürünleri, taze ve işlenmiş tropikal meyveler ile pirinç için pazar erişimini ve ihracatı artırmayı hedefliyor. Rusya tarafı ise Tayland'a üst segment sığır eti, tahıl, buğday, deniz ürünleri ve özellikle kolza yağı göndermeye ilgi gösteriyor. Ürün gruplarına ilişkin ayrıntıların, ileride yapılacak Tayland-Rusya tarım toplantıları kapsamında ele alınacağı bildirildi. Prachachat Turakij'in aktardığı verilere göre iki ülke arasındaki tarım ürünleri ticareti 2025'te 8.228 milyon bahta ulaştı. Ticaret yıllık ortalama %7,76 artarken Tayland, Rusya karşısında sürekli ticaret fazlası verdi. Rusya, Tayland'ın tarım ürünleri ticaret ortakları arasında 34. sırada bulunuyor. 2023-2025 döneminde iki ülkenin tarım ticareti, Tayland'ın dünya ile gerçekleştirdiği tarım ürünleri ticaretinin %0,32'sini oluşturdu.

Paraguay’da Mısır Zararlısı Soyaya Yayıldı
Görsel kaynağı: ABC Color · Özgün haber

Paraguay’da Mısır Zararlısı Soyaya Yayıldı

Paraguay’da mısırın başlıca zararlılarından Spodoptera frugiperda, soya tarlalarında da görülerek üreticiler için yeni bir mücadele sorunu oluşturdu. Entomolog Stella Candia, El Niño olgusuna bağlı aşırı yağış ve yüksek nemin soya üretimini etkilediğini, tırtıl saldırılarının erken başladığını ve zararlının birkaç üretim dönemi boyunca çoğalarak mısır dışındaki ürünlere uyum sağladığını belirtti. Zararlının soyadaki etkisi bitkinin gelişim dönemlerine göre değişiyor. İlk aşamada genç fideleri kesen tırtıl olarak ortaya çıkan Spodoptera frugiperda, daha sonra yaprakları tüketiyor ve son aşamada baklalara zarar veriyor. Mısırdaki bazı popülasyonların Bt teknolojili materyallere duyarlılığını kaybetmesi, zararlının sorgum, buğday ve yulaf gibi diğer buğdaygillere yönelmesiyle ilişkilendiriliyor. Candia, böylece sorunun tek bir ürünü değil, üretim sisteminin tamamını ilgilendirdiğini söyledi. Tohum ilaçlaması, genç bitkileri kesen tırtıla karşı başlıca araç olarak gösteriliyor. Ancak yağışlı ve nemli koşullarda bu uygulamanın etkisi daha kısa sürüyor ve zararlı daha uzun süre aktif kalıyor; bu nedenle birçok üretici ilk insektisit uygulamasını öne çekti. Nem, ayrıca ilk yaprakları delen Diabrotica speciosa ile çiçeklenme döneminde tarlayı kolonileştiren kokar böceklerin görülmesini destekledi. Bu zararlılara karşı temas etkili insektisitler öneriliyor. Uzman, ilaçlama öncesinde tarladaki zararlının türünün, yoğunluğunun ve gelişim büyüklüğünün belirlenmesi için izleme yapılmasını istedi. Mücadelenin, yıkanmaya dayanıklı formülasyonlarla ve etken maddelerin bitkide daha uzun süre bulunmasını sağlayacak seçeneklerle yürütülmesi gerektiği belirtildi. Paraguay pazarında metadiamidler, izoksazolinler, etiprol, klorfenapir ve spinetoram gibi seçenekler bulunuyor; trips ve akarların ise yağışların sürmesi halinde daha az görülmesi bekleniyor.

Hydroball ile Salon Bitkisi Yetiştirmede Su Yönetimi Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Mynavi Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Hydroball ile Salon Bitkisi Yetiştirmede Su Yönetimi Öne Çıkıyor

Hydroball kullanılan yetiştiricilik, Avrupa’da yaygınlaşmış ve günümüz Japonya’sındaki iç mekânlara uygun bir yöntem olarak tanımlanıyor. Doğal kilin yüksek sıcaklıkta pişirilip köpürtülmesiyle üretilen seramik esaslı bu yapay yetiştirme ortamı, gözenekli yapısı sayesinde suyu ve havayı birlikte tutuyor. Böylece köklerin ihtiyaç duyduğu nem ile oksijen aynı ortamda sağlanırken, toprağa benzer su tutma özelliği ve yüksek hava geçirgenliği bir arada elde ediliyor. İnorganik yapısı nedeniyle hydroball’da bitki hastalıklarına yol açabilecek mikroorganizmaların ve küçük sineklerin çoğalması konusunda endişenin büyük ölçüde azaldığı belirtiliyor. Malzeme, toprak gibi iç mekânı kirletmediği için mutfak, yatak odası ve çalışma masası gibi alanlarda kullanılabiliyor. Kap devrilse bile tanelerin toplanarak temizlenebilmesi de yöntemin iç mekân bakımından öne çıkan özellikleri arasında gösteriliyor. Su kültürüne uyumu yüksek ve iç mekânda dayanıklı bazı salon bitkileri, hydroball yetiştiriciliğine giriş için uygun seçenekler olarak sunuluyor. Yetiştiricilikte kullanılacak tanecik boyutunun bitkinin büyüklüğüne ve köklerinin yayılımına göre seçilmesi gerekiyor. Hydroball genel olarak küçük, orta ve büyük olmak üzere üç boyutta bulunuyor; küçük taneler ince köklü ve küçük bitkilerin sabitlenmesine, orta taneler masa boyundaki salon bitkilerine, büyük taneler ise daha iri ve kökleri güçlü bitkilere uygun görülüyor. Malzeme, hem dipsiz kaplarda hem de drenaj delikleri bulunan saksılarda kullanılabiliyor. Delikli saksılar fazla suyu dışarı atarak kök çürümesi riskini azaltıyor. Drenaj delikli saksılarda tabandan yukarı doğru büyük tanelerin %15, orta tanelerin %55 ve küçük tanelerin %30 oranında katmanlanması öneriliyor. Dipsiz cam veya seramik kaplarda su seviyesi dışarıdan görülebilse de su dolaşımı olmadığı için suyun bozulma riski bulunuyor. Bu kapların tabanında kök çürümesini önleyici ürünlerin kullanılması gerekiyor. Opak kaplarda ise su seviyesi görülemediğinden su seviyesi göstergesi kullanılması tavsiye ediliyor. Yeni başlayanlar için su seviyesinin kolayca izlenebildiği şeffaf kaplar öneriliyor. Bununla birlikte, şeffaf kapların doğrudan güneş ışığı altında suyu ısıtabileceği ve yosun oluşumunu artırabileceği belirtiliyor. Opak kap tercih edildiğinde su seviyesi göstergesi kullanılmalı; kabın ağzı çok dar ve yüzeyi fazla girintili olmamalı. Dipsiz kaplarda sulama miktarı tabandan 1–2 santimetre, yani toplam hacmin yaklaşık beşte biri ile dörtte biri arasında tutulmalı. Daha fazla su, köklerin havasız kalmasına ve kök çürümesine yol açabiliyor.

Santa Fe, Kırsal Gayrimenkul Vergisi Gelirinin Tamamını Tarımsal Altyapıya Ayıracak
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Santa Fe, Kırsal Gayrimenkul Vergisi Gelirinin Tamamını Tarımsal Altyapıya Ayıracak

Arjantin’in Santa Fe eyalet hükümeti, 2027 Bütçesi sunumunda kırsal gayrimenkul vergisinden elde edilecek gelirin %100’ünü tarımsal altyapı çalışmalarına ayıracağını açıkladı. Hükümet, bu amaçla kırsal yolların onarımı ve üreticilerin ihtiyaç duyduğu diğer çalışmaların finanse edilmesi için özel bir fon oluşturacak. Uygulama, Tarımsal Altyapı Santa Fe Fonu (FIAS) aracılığıyla yürütülecek. Üretim Geliştirme Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösterecek fon, kırsal gayrimenkul vergisinden eyalet yürütme organına ulaşan tüm kaynakları tarımsal altyapıya yönlendirecek. Santa Fe Valisi Maximiliano Pullaro, kaynakların doğrudan kırsal kesime ulaşacağını söyledi. Pullaro, Santa Fe’nin tarımsal faaliyetten Brüt Gelir Vergisi almadığını ve kırsal gayrimenkul vergisi gelirinin de üreticilerin altyapı ihtiyaçlarına ayrılacağını belirtti. Ekonomi Bakanı Pablo Olivares ise düzenlemenin, daha önce eyalet yönetiminin serbestçe kullanabildiği bu gelirlerin tahsis amacını değiştirdiğini açıkladı. Olivares’e göre yeni fon, tarım sektöründeki farklı aktörler tarafından izlenebilecek.

Pakistan’ın Helal İhracatında 40-50 Milyar Dolarlık Potansiyel Vurgulandı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’ın Helal İhracatında 40-50 Milyar Dolarlık Potansiyel Vurgulandı

Pakistan’ın, 100 binden fazla şirketi harekete geçirerek yeni pazarlara açılması halinde 40-50 milyar dolarlık helal ihracat potansiyeline sahip olduğu belirtildi. Pakistan Halal Forum 2026 Organizasyon Komitesi Başkanı ve Halal Development Council Kurucusu Asad Sajjad, ülkenin 3 trilyon dolarlık küresel helal ekonomisindeki payının %1’in altında kaldığını söyledi. Değerlendirme, Karaçi’de düzenlenen Pakistan Halal Forum 2026 medya toplantısında yapıldı. Sajjad, Pakistan’da ihracatı artırabilecek 100 bin ila 150 bin arasında helal ürün şirketi bulunduğunu ifade etti. Pakistan Halal Forum 2026’nın Aralık 2026’da düzenlenmesi ve fuar katılımcıları ile uluslararası alıcılar dahil 35’ten fazla ülkeden temsilcileri bir araya getirmesi planlanıyor. Forumun kamu-özel sektör ortaklığı modeliyle değer katma, yatırım ve ihracatın kolaylaştırılmasına odaklanacağı bildirildi. International Halal Certification (IHC) Üst Yöneticisi Mufti Zeeshan Abdul Aziz ise Pakistan’daki 1.000’den fazla şirketin uluslararası helal sertifikası aldığını belirtti. Abdul Aziz’e göre düzenleyici engeller, yetersiz laboratuvar test kapasitesi, sertifikasyon sorunları, inovasyon eksikliği ile pazarlama ve markalaşmadaki zayıflıklar helal ürün ihracatının önündeki başlıca sorunlar arasında yer alıyor. Abdul Aziz ayrıca Pakistanlı ihracatçıların Orta Asya, Afrika ve Doğu Avrupa’daki geleneksel olmayan pazarları araştırma ve yeni alıcılara ulaşmak için uluslararası fuarlara katılma konusunda isteksiz göründüğünü söyledi. Helalin artık yalnızca gıdayla sınırlı olmadığını belirten Abdul Aziz, bu alanın ilaç, kozmetik, lojistik, muhafazakâr moda ve turizmi de kapsayan kalite, hijyen ve güvenlik standardına dönüştüğünü ifade etti. IHC’nin küresel akreditasyonunun Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, Malezya ve Endonezya’da kabul edildiği aktarıldı.

Moldova’da Tarım Araçları İçin Avrupa Güvenliği Standartları Zorunlu Olacak
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Tarım Araçları İçin Avrupa Güvenliği Standartları Zorunlu Olacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Moldova Parlamentosu, traktörler, römorklar ve diğer tarım ile orman araçları için tip onayı ve piyasa denetimi kuralları getiren yasa tasarısını ikinci okumada kabul etti. Düzenlemeye göre bu araçlar piyasaya sunulabilmek, tescil edilebilmek veya kullanıma alınabilmek için Avrupa güvenliği standartlarına uymak ve uygunluk sertifikası taşımak zorunda olacak. Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı tarafından hazırlanan düzenleme, araçların tasarım, üretim ve montajına ilişkin şartlar belirliyor. Kurallar; işletme güvenliği, çevrenin korunması ve iş yerinde güvenlik koşullarını kapsayacak. Uygunluk sertifikası, aracın yasal gerekliliklere uyduğunu ve kullanıcıların sağlığı ile güvenliği açısından tehlike oluşturmadığını gösterecek. Hükümet, tip onayı ile piyasa gözetiminden sorumlu makamları belirleyecek veya kuracak. Uluslararası düzenlemelere göre verilen tip onaylarının yanı sıra AB’de düzenlenen onaylar da Moldova’da işlemler tekrarlanmadan tanınacak. İkinci el araçlar, paletli traktörler, özel amaçlı traktörler ve bazı römorklar için basitleştirilmiş bir prosedür uygulanacak; bu yolla onaylanan araçlar yalnızca Moldova’da kullanılabilecek. Düzenlemenin uygulanması için yaklaşık 3,46 milyon Moldova leyi maliyet öngörülüyor. Kaynak, tip onayı ve piyasa denetim makamlarının kurulması, teknik hizmetin belirlenmesi ve donatılması ile akreditasyon çalışmaları için kullanılacak. Maliyetlerin devlet bütçesi ve mevcut dış teknik yardımla karşılanması planlanıyor. Yeni hükümler, Resmî Gazete’de yayımlandıktan 48 ay sonra yürürlüğe girecek.

Moldova'da Şeker Pancarı Üreticileri Acil Görüşme ve Sübvansiyon Takvimi İstiyor
Görsel kaynağı: NewsMaker Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova'da Şeker Pancarı Üreticileri Acil Görüşme ve Sübvansiyon Takvimi İstiyor

Moldova Şeker Pancarı Üreticileri Birliği, sektörün geleceğini ve vaat edilen sübvansiyonların ödenmesini görüşmek üzere hükümet yetkilileriyle acil toplantı talep etti. Birlik, 29 Ekim’de yaptığı açıklamada toplantının 6 Kasım’a kadar gerçekleştirilmemesi durumunda kamu kurumlarının merkezlerine giderek yanıt isteyeceklerini ve diğer çiftçilerin protestolarına katılacaklarını bildirdi. Üreticilerin başvurusu Başbakan Vasile Tofan’a, Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanı Eugeniu Osmochescu’ya ve Parlamento’nun tarım ile ekonomi komisyonlarının başkanlarına gönderildi. Belge ayrıca “Forța Fermierilor” ve Ulusal Yağlı Tohum Üreticileri Birliği’ne iletildi. Birlik, 29 Eylül’de şeker pancarı yetiştiricilerine yönelik mali destek çağrısının başlatılmasını istediğini, 21 Ekim’de tarım kuruluşlarının yaptığı ortak başvurunun da yetkililer tarafından yanıtlanmadığını savundu. Üreticiler, yürürlükteki bir düzenlemenin uygulanmasını istediklerini ve 2025-2026 döneminde şeker pancarı ekerken devletin bu taahhüdüne güvendiklerini belirtti. Birliğe göre talep edilen ödemeler için 30–40 milyon Moldova leyi gerekiyor. Bu tutarın, şeker pancarı sektörünün kamu bütçesine yıllık katkısının onda birinden az olduğu ifade edildi. Birlik ayrıca sektörün, çoğunlukla Moldova’nın kuzeyindeki köylerde yaklaşık 3.500 kişiye istihdam sağladığını ve yaklaşık 130 milyon avroluk yatırımı değerlendirdiğini bildirdi. Üreticiler, toplantıda 2026 yılına ait desteğin ödenmesi ile destek çağrısının başlatılması için bir takvim oluşturulmasını ve ödemenin 31 Aralık’a kadar yapılmasını talep ediyor. İç şeker piyasasının dengelenmesi için ithalatın düzenlenmesi de istekler arasında yer alıyor. Birlik, görüşme yapılmazsa üyelerinin basın eşliğinde hükümet, Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı ile Parlamento’ya organize şekilde gideceğini açıkladı. Birlik, vaat edilen ödemelerin yapılmaması halinde Moldova’nın 2027’de yerli üretim şekeri olmadan kalabileceği uyarısında bulundu. NewsMaker’ın haber yayımlandığı sırada hükümetten konuya ilişkin yanıt alınamadı. Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı ise 2 Ekim’de, bazı sübvansiyon biçimlerinde kullanılmayan fonların 2025’te yapılan tamamlayıcı ödeme başvurularına aktarılacağını ve kararın 3.700’den fazla çiftçiyi kapsadığını duyurmuştu.