ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

325 haber · Sayfa 1

Hollanda’daki Merkez, Yapay Zekâyla Kuraklığa Dayanıklı Bitkileri Belirliyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’daki Merkez, Yapay Zekâyla Kuraklığa Dayanıklı Bitkileri Belirliyor

Hollanda’daki Bitki Ekofenotipleme Merkezi (NPEC), kuraklık, yüksek sıcaklık, tuzluluk ve hastalık gibi zorlu koşullarda daha iyi gelişen bitkileri belirlemek için yapay zekâ, robotlar, sensörler ve üç boyutlu kameralar kullanıyor. Wageningen ve Utrecht üniversitelerinin ortak işlettiği merkezde binlerce bitkinin gelişimi izlenerek, dayanıklılıkla ilişkili fiziksel ve fizyolojik özelliklerin ortaya çıkarılması amaçlanıyor. Elde edilen sonuçların yeni tarım çeşitlerinin geliştirilmesinde kullanılabilecek bilgiler sağlaması bekleniyor. Merkezin otomatik yetiştirme sistemi, deneylerin gerektirdiği miktarlarda su ve besin sağlayabiliyor. Seralarda marul, patates ve domates gibi türler sürekli izlenirken bitkilerin büyümesi, kök gelişimi, su tüketimi ve farklı çevresel koşullara verdiği tepkiler kaydediliyor. Sıcaklık, ışık, nem, karbondioksit yoğunluğu, toprak özellikleri, mikroorganizmalarla etkileşim, bitkiler arasındaki rekabet ve hastalıklara dayanıklılık da ölçülen göstergeler arasında yer alıyor. Ekofenotipleme yaklaşımı, bitkilerin toprak üstündeki ve kök bölgesindeki özellikleriyle performansını kontrollü ortamlarda veya tarla koşullarında nicel ve otomatik biçimde değerlendirmeye dayanıyor. Araştırmacılar bu ölçümleri bitkilerin genetik bilgileriyle ilişkilendirerek belirli koşullarda daha iyi performans gösteren genotipleri saptayabiliyor. Bu özellikler, ıslah programlarının kuraklık, tuzluluk ve hastalıklara daha uyumlu materyalleri daha erken seçmesine yardımcı olabiliyor. Merkezdeki çalışma, bitkilerin yalnızca nihai verimini değil, gelişim süreci boyunca çevresel strese nasıl tepki verdiğini de izliyor. Bu sayede ıslah programlarında sonraki aşamalarda test edilmesi gereken çeşit sayısının azaltılmasına ve yeni çeşitlerin geliştirilmesi için gereken sürenin kısaltılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Ancak yapay zekâ ve otomasyonla elde edilen sonuçların gerçek tarla koşullarında doğrulanması gerekiyor. NPEC’in altyapısı diğer ülkelerden araştırmacıların kullanımına da açık. Merkez, Brezilya’daki Campinas Eyalet Üniversitesi’ne bağlı Bitkilerin Moleküler Islah Merkezi ile bilimsel iş birlikleri yürütüyor. Bu çalışmalardan biri, otomatik kök fenotipleme sistemiyle bakteriler ve tahıllar arasındaki etkileşimi inceliyor.

Pestisit Kalıntısı Tespit Edilen 19,3 Ton Elma İmha Edilecek
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber
Veri haberi

Pestisit Kalıntısı Tespit Edilen 19,3 Ton Elma İmha Edilecek

Kuzey Makedonya’dan Bulgaristan’a ihraç edilen 19,3 tonluk elma sevkiyatının, meyvelerde izin verilen azami seviyenin üzerinde pestisit kalıntısı tespit edilmesi üzerine imha edilmesine karar verildi. Sevkiyat, Bulgaristan’daki denetimin ardından geri çevrilerek Novo Selo sınır kapısında alıkonuldu. Aynı sevkiyattan alınan kontrol numunesi Üsküp’teki Devlet Fitosaniter Laboratuvarında incelendi ve pestisit kalıntıları yeniden doğrulandı. Yetkililer, ürünleri mühürleyerek yasal prosedür kapsamında imhaya gönderdi; amaç, elmaların piyasaya sürülmesini önlemek ve tüketici sağlığını korumaktı.

Hayvancılık İşletmelerine Kış Hazırlığı İçin Sağlık ve Yem Önerileri
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber
Veri haberi

Hayvancılık İşletmelerine Kış Hazırlığı İçin Sağlık ve Yem Önerileri

Sonbaharda hayvancılık işletmelerinde kış koşullarına geçiş öncesi ahırların, yemlerin ve hayvanların hazırlanması önerildi. Kaynakta aktarılan tavsiyelere göre meradan ahırdaki yetiştiriciliğe geçiş, üretimin istikrarını ve hayvanların bağışıklığını koruyacak şekilde planlanmalı; ahırlar tamamen kapatılmadan önce temizlenip dezenfekte edilmeli ve yeterli miktarda kuru, temiz saman bulundurulmalı. Savjetodavna FBiH uzmanları, ahırlarda cereyanın önlenmesiyle birlikte hayvanlar seviyesinde yeterli hava değişimi sağlanması gerektiğini belirtiyor. Böylece nem ve amonyak birikiminin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Su sistemleri ile boru yalıtımının da kışın donmayı önleyecek şekilde kontrol edilmesi isteniyor. Yeşil meradan silaj, kuru ot ve diğer kaba yemlere geçişin 10-14 gün içinde kademeli yapılması, yemlerin besin değerlerinin analiz edilerek rasyonun konsantre yemle dengelenmesi tavsiye ediliyor. Ayrıca küf ve mikotoksin kontrolü, parazit uygulamaları, tırnakların düzeltilip dezenfekte edilmesi ve veteriner muayeneleri öneriler arasında yer alıyor. Süt hayvanlarında meme hijyenine, koyun ve keçilerde ise kuzulama ve oğlaklama dönemi için özel bölmelere dikkat çekiliyor.

Çevre Kuralları Sıkılaşırsa Akıllı Tarımın Ekonomik Alanı %75’e Çıkabilir
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Çevre Kuralları Sıkılaşırsa Akıllı Tarımın Ekonomik Alanı %75’e Çıkabilir

Bonn Üniversitesi liderliğinde hazırlanan kapsamlı bir araştırmaya göre akıllı tarım çözümleri, yalnızca teknolojik bir yenilik olmaktan çıkarak tarım sektörünün rekabetçiliği açısından önemli bir koşula dönüşüyor. Küresel tarım alanlarının yaklaşık yarısında bu sistemlerin ekonomik olarak uygulanabilir olduğu belirtilirken, çevre koruma düzenlemelerinin sıkılaşması halinde oranın %75’e ulaşabileceği aktarılıyor. Kuralların gevşetilmesi durumunda ise ekonomik olarak sisteme dahil edilebilecek alanların oranının %31’e gerileyebileceği ifade ediliyor. Araştırmada akıllı tarımın temelini hedefli müdahale oluşturuyor. Dronlar zararlıları ve besin eksikliklerini erken tespit ederken, GPS kontrollü makineler yalnızca gerekli bölgelere ve ihtiyaç duyulan miktarda bitki koruma ürünü ya da gübre uyguluyor. Otonom yabancı ot temizleme robotları ile toprak nemini izleyen akıllı sulama sistemleri de girdi ve su kullanımını azaltmaya yönelik kullanılıyor. Bu çözümlerin, kuraklık ve aşırı kimyasal kullanımı gibi çevresel sorunların ağır olduğu bölgelerde daha fazla yarar sağladığı belirtiliyor. Teknolojiden elde edilen ekonomik fayda bölgelere göre değişiyor. Yüksek gelirli, ortalama işletme büyüklüğü fazla ve düzenlemeleri sıkı olan Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve Avustralya’da robotlaşma ve hedefli uygulamalar önemli tasarruf sağlayabiliyor. Buna karşılık gelişmekte olan bölgelerde geçiş; yüksek yatırım gereksinimi, yetersiz dijital altyapı ve uzmanlık ihtiyacı nedeniyle zorlaşıyor. Araştırmacılar, küçük işletmelerin de bu araçlardan yararlanabilmesi için tarım politikası destekleri ve teşvik sistemlerine ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Strajşte Sulama Sisteminin Üçüncü Aşaması İçin 25 Milyon Avroluk Yatırım Başladı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Strajşte Sulama Sisteminin Üçüncü Aşaması İçin 25 Milyon Avroluk Yatırım Başladı

Piravë’de Strajşte sulama sisteminin üçüncü aşamasının uygulanmasına başlandı. Tarım, Ormancılık ve Su Ekonomisi Bakanı Borçe Serafimovski’nin açıklamasına göre 25 milyon avro değerindeki yatırım, Valandova bölgesinde 1.500 hektar tarım arazisini kapsayacak ve yaklaşık 6.000 çiftçinin sulama ihtiyacını karşılayacak. Proje kapsamında damla sulama sisteminin kurulması, suyun daha hassas dozlanması ve daha ekonomik kullanılması planlanıyor. Serafimovski, altyapının çiftçilere ürün yetiştiriciliği üzerinde daha fazla kontrol sağlamasının yanı sıra daha istikrarlı verim ve özellikle yılın kurak dönemlerinde daha yüksek kaliteli üretim için koşul oluşturacağını belirtti. Yatırımda 70 kilometrelik basınçlı boru şebekesi, yaklaşık 500 hidrant ve yeni bir pompa istasyonunun inşası öngörülüyor. Çiftçilere ayrıca sulama sisteminin verimli kullanımı ve sulamanın toprak nemi, hava koşulları ile ürün ihtiyaçlarına göre ayarlanması için danışmanlık ve uygulamalı eğitim desteği verilecek. Bakanın açıklamasına göre proje, tarımsal işletmelerde uzun vadeli yatırımları desteklemeyi; daha istikrarlı üretim yoluyla çiftçi gelirleri ile işleme, depolama ve ticaret faaliyetlerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Strajşte sistemi, Vardar Vadisi projesinin ilk iki aşamasının devamı olarak ve Alman kalkınma bankası KfW ile ortaklığın sürdürülmesi kapsamında uygulanıyor.

Karadağ, AB Müzakerelerinde Gıda Güvenliği Faslını Kapattı
Fotoğraf: Vlada CG · Özgün haber

Karadağ, AB Müzakerelerinde Gıda Güvenliği Faslını Kapattı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Karadağ, Avrupa Birliği müzakereleri kapsamında gıda güvenliği, resmi kontroller, hayvan ve bitki sağlığı ile hayvansal yan ürünlerin yönetimini içeren 12. Faslı kapattı. Tarım Bakanı Vladimir Joković, bu süreçteki yükümlülüklerin önemli bölümünün Tarım Bakanlığı ile bağlı kurumların sorumluluğunda olduğunu belirtti. Fasıl kapsamında ilgili temel yasalar kabul edilirken resmi kontroller sistemi geliştirildi. Çiğ süt kalitesinin artırılması ve gıda üretim ve işleme tesislerinin Avrupa talepleriyle uyumlu hale getirilmesi konusunda ilerleme sağlandı. Küçük üreticiler ile geleneksel üretime, Avrupa standartlarına uyum sağlanırken yerel tarımın özelliklerinin korunması amacıyla özel önem verildi. Faslın kapatılması reformların tamamlandığı anlamına gelmiyor. Karadağ’ın önündeki öncelikler arasında sınır kontrol noktalarının ve hayvansal yan ürün yönetim tesislerinin kurulması, laboratuvar kapasitesinin geliştirilmesi ve uzman kadronun güçlendirilmesi bulunuyor. Bakanlık, Avrupa Birliği üyeliğine kadar Avrupa standartlarının tam uygulanması için çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.

Arjantin, Sanayi Amaçlı Gıda İthalatında Sabit Tarifeyi Kaldırdı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin, Sanayi Amaçlı Gıda İthalatında Sabit Tarifeyi Kaldırdı

Arjantin hükümeti, yalnızca sanayi süreçlerinde kullanılacak gıdaların ithalat bildirimleri için Ulusal Tarım-Gıda Sağlığı ve Kalitesi Servisinin (SENASA) uyguladığı sabit tarifeyi değiştirdi. 221/2026 sayılı kararla şirketlerin daha önce ödediği 52.500 pesoluk sabit ücret kaldırıldı ve ithal edilen malın değerine bağlı oranlı tarifeye geçildi. Boletín Oficial’da yayımlanan düzenleme, bu işlemlere karşılık gelen IC4201 tarife kodunu da kaldırdı. Söz konusu bildirimler, koşullara göre malın FOB değerinin %1,5’i veya %1,25’i oranında ücret alınan IC4703 A ve IC4703 B kategorilerine dahil edildi. Hükümet değişikliği, tarifelerin yeknesak uygulanması ve mükerrerliklerin önlenmesi gerekçesiyle açıkladı. Düzenleme, gıda ithalatı kontrol yetkilerinin SENASA’da toplandığı daha geniş bir yeniden yapılanmanın parçası olarak sunuldu.

Avrupa’da Soğutma Sistemlerine Siber Saldırılar Gıda ve Kan Plazmasını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Soğutma Sistemlerine Siber Saldırılar Gıda ve Kan Plazmasını Tehdit Ediyor

Avrupa’da endüstriyel soğutma sistemlerine yönelik siber saldırılar son haftalarda birden fazla ülkeye yayıldı. Saldırganlar, internete bağlı kontrol birimleri üzerinden buzdolabı ve dondurucuların sıcaklık ayarlarını değiştirebiliyor, cihazları yüksek sıcaklıklara çıkarabiliyor veya sürekli buz çözme işlemi başlatabiliyor. Bu müdahaleler gıdaların bozulmasına, ekipman hasarına ve bazı durumlarda sağlık risklerine yol açabiliyor. İlk belirgin saldırı dalgası ekim ayında Fransa’daki yüzlerce süpermarketi etkiledi. Kasım başında Belçika, Estonya, İrlanda, Finlandiya, Lüksemburg, Hollanda ve İsveç’te de soğutma sistemlerine yönelik ihlaller bildirildi. Reuters’ın aktardığına göre saldırılar Avrupa’da 100’den fazla satış noktasını etkilerken, bazı cihazlarda sıcaklık yaklaşık 50 dereceye, İsveç’teki bazı dondurucularda ise 55 dereceye kadar çıktı. Güvenliği garanti edilemeyen gıdaların bir bölümü imha edildi. Saldırılar, Fransa’nın ulusal kan hizmeti Établissement Français du Sang’ın (EFS) kan plazması depolanan üç tesisindeki soğutma cihazlarını da etkiledi. Sıcaklık ve buz çözme ayarlarının değiştirilmesi girişimi, izleme ve alarm sistemleri sayesinde zamanında fark edildi. Personel plazma stoklarını güvenceye aldı veya başka yerlere taşıdı; EFS hiçbir kan ürünü ya da numunenin zarar görmediğini bildirdi. Kan toplama ve dağıtımının kesintiye uğramadığı belirtildi. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA) ile sağlık, tarım ve ulaştırma makamları, endüstriyel soğutma sistemleri ve soğuk zincir izleme cihazlarına ilişkin ortak uyarı yayımladı. Yetkililer kontrol birimlerinin kamu internetinden ayrılmasını, kurumsal ağlardan izole edilmesini, güncellemelerin kurulmasını, varsayılan şifrelerin değiştirilmesini ve uzaktan erişimin güvenceye alınmasını önerdi. Saldırıların failleri, ortak bir hacker grubuyla bağlantısı ve motivasyonu henüz belirlenmedi.

AB'de Mavidil Hastalığı Nedeniyle Hayvan Hareketi Kuralları Değişti
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber

AB'de Mavidil Hastalığı Nedeniyle Hayvan Hareketi Kuralları Değişti

Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasındaki hayvan hareketlerinde Mavidil Hastalığı için güncellenmiş sağlık koşulları ve sertifika modelleri 1 Kasım 2026 itibarıyla uygulanmaya başladı. Yeni düzenleme, hayvanların menşe bölgesindeki sağlık durumunun, dolaşımdaki serotiplerin ve varış ülkesinin kabul ettiği hareket koşullarının birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor. Mavidil Hastalığı virüsü, 1-24 serotipleri için C+D+E kategorisinden D+E kategorisine alındı. Buna bağlı olarak hastalığın yayılmasını önlemeye yönelik ticaret kontrolleri ile gözetim ve bildirim yükümlülükleri sürerken, gönüllü eradikasyon programları ve hastalıktan ari statüsünün tanınmasına ilişkin özel AB hükümleri kaldırıldı. Yetiştirme amacıyla sevk edilen sığır, koyun ve keçiler için olağan koşullar arasında en az 150 kilometre yarıçapındaki bir bölgeden gelme ve önceki iki yılda hastalık bildirimi bulunmaması yer alıyor. Virüsün bildirildiği bölgelerde ise mevsimsel olarak vektörlerden ari alanlarda kalma, korunaklı işletmelerde bulunma veya aşılama seçenekleri uygulanabiliyor. Bu seçeneklere göre bekleme süreleri ve gerekli testler değişiyor; aşılama, menşe bölgesinde önceki iki yılda bildirilen tüm serotipleri kapsamalı. Kesimhaneye doğrudan sevklerde özel hükümler bulunuyor ve öngörülen durumlarda hayvanların varıştan itibaren 24 saat içinde kesilmesi gerekiyor. Olağan koşulların karşılanmadığı durumlarda sığırlar için 13., koyun ve keçiler için 17. madde kapsamındaki derogasyonlar kullanılabiliyor; ancak varış ülkesinin kabul ettiği hareket türlerini önceden bildirmiş olması gerekiyor. Sağlık sertifikaları ile sperma, ovosit ve embriyoları kapsayan germinal materyal düzenlemeleri de güncellendi.

Polonya’da Mercosur Gıda İthalatında 13 Partide Uygunsuzluk Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Mercosur Gıda İthalatında 13 Partide Uygunsuzluk Tespit Edildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Polonya’da Inspekcja Jakości Handlowej Artykułów Rolno-Spożywczych (IJHARS), 1 Mayıs-15 Ekim 2026 döneminde Mercosur ülkelerinden gelen 2.066 tarım ve gıda ürünü partisini sınırda denetledi. Kontrollerde 13 partide uygunsuzluk tespit edildi. Bu sayı, incelenen ürünlerin yaklaşık %0,6’sına karşılık geldi. Denetlenen partiler, aynı dönemde üçüncü ülkelerden Polonya’ya ithal edilen tarım ve gıda ürünlerinin yaklaşık %5’ini oluşturdu. Kontrollerde Arjantin’den 1.564, Brezilya’dan ise 470 parti incelendi. Denetlenen ürünler arasında yer fıstığı, balık ve balık filetoları, mısır, kahve, şarap, bal ve pirinç yer aldı. Uygunsuzlukların başında ürünlerin hatalı etiketlenmesi geldi. Ayrıca laboratuvar analizleri ve duyusal değerlendirmeler sonucunda da ticari kalite şartlarına aykırılıklar belirlendi. IJHARS, uygunsuzluk tespit edilen 13 partinin 12’si için ürünlerin piyasaya arzını yasaklayan kararlar aldı. Bir parti için ise ürünün ticari kalite şartlarını karşılamasını sağlamak amacıyla gerekli işlemlerin yapılmasına karar verildi. Böylece denetimler yalnızca belge ve etiket kontrolüyle sınırlı kalmadı; ürünlerin kalite özellikleri de incelemeye tabi tutuldu. Mercosur kaynaklı ürünlere yönelik denetimler Polonya iç pazarında da sürdürüldü. Avrupa Birliği içindeki serbest dolaşım kapsamında Polonya’ya ulaşan ürünleri kapsayan kontrollerde, 1 Mayıs-15 Ekim döneminde 46 işletmedeki 70 parti incelendi. Bu ürünler arasında meyve ve sebze, sığır ve kanatlı eti, kahve, çay, kamış şekeri, chia tohumu ve şarap bulundu. İç pazar denetimlerinde 8 partide uygunsuzluk saptandı; bu sayı kontrol edilen ürünlerin yaklaşık %11,4’üne denk geldi. Tespitler arasında menşe ülkesinin yanlış belirtilmesi, ürün bilgilerinin eksik olması ve beyan edilen protein içeriğiyle gerçek içerik arasındaki farklılıklar yer aldı. Ayrıca 3 Eylül 2026’dan itibaren Brezilya’dan bazı ürünlerin Avrupa Birliği’ne ithalatına yönelik kısıtlamalar uygulanıyor. Sığır ve kanatlı eti ile ürünleri, yumurta ve yumurta ürünleri, bal, at eti ve su ürünlerini kapsayan kısıtlamalar, hayvanlarda antimikrobiyal veteriner tıbbi ürünlerin kullanımına ilişkin AB gerekliliklerine uyumsuzluk gerekçesiyle açıklandı.

Meksika’da Yumurta Çiftliğinde H5N1 Kuş Gribi Vakası Doğrulandı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Yumurta Çiftliğinde H5N1 Kuş Gribi Vakası Doğrulandı

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader), Yucatán eyaletinin Umán kentindeki ticari sofralık yumurta üretim tesisinde yüksek patojenik kuş gribi AH5N1 vakası doğrulandığını açıkladı. Kurum, bildirimin ardından 24 saatten kısa sürede müdahale edildiğini ve hastalığın kontrolü için uluslararası sağlık protokollerinin devreye alındığını bildirdi. Vaka, çiftlikteki olağandışı kanatlı ölümlerinin ardından tespit edildi. Sader’in açıklamasına göre sorumlu veterinerin 862 kanatlının öldüğünü bildirmesi üzerine Ulusal Tarım-Gıda Sağlığı, Güvenliği ve Kalitesi Servisi (Senasica) ekipleri tesise gitti. Biyogüvenlik kuralları altında alınan örnekler Mérida’daki resmi laboratuvarda yüksek patojenik kuş gribinin H5 alt tipi açısından pozitif sonuç verdi; örnekler, virüsün izolasyonu ve dizilenmesine yönelik tamamlayıcı testler için Mexico City’deki daha yüksek güvenlik seviyeli laboratuvara gönderildi. CPA-Senasica uzmanları, tesisin çevresinde 10 kilometrelik risk alanı belirledi. Çiftliğe kesin karantina uygulandı, tesis tamamen boşaltıldı, kanatlılar ile kontamine atık ve malzemeler için sanitasyon işlemleri yürütüldü; ardından temizlik ve dezenfeksiyon yapıldı. Senasica, risk alanındaki ticari etlik, yumurtacı ve damızlık tesislerde örnekleme gerçekleştirerek başka çiftliklerin etkilenip etkilenmediğini araştırıyor. Sader’e göre etkilenen tesisteki 225 bin 860 yumurtacı kanatlı, ulusal kanatlı varlığının %0,09’unu oluşturuyor ve olayın ulusal piyasadaki arzı etkilemesi beklenmiyor. Sanitasyon sürecinin ardından, yeniden üretime izin verilmeden önce virüsün bulunmadığını doğrulamak amacıyla sentinel kanatlılar yerleştirilecek. Yetkililer ayrıca yakındaki su kaynaklarını ve göçmen yabani kuşları inceliyor; komşu çiftliklerde acil aşılama yapılıp yapılmayacağı ise değerlendiriliyor.

Brezilya, Uruguay’ın Newcastle Kısıtlamalarını Bölgeselleştirmesi İçin Teknik Bilgi Sundu
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

Brezilya, Uruguay’ın Newcastle Kısıtlamalarını Bölgeselleştirmesi İçin Teknik Bilgi Sundu

Brezilya, Paraguay’da düzenlenen Güney Koni toplantısında, Uruguay’ın Brezilya’nın tamamından kanatlı ithalatına yönelik ulusal kısıtlamalarını bölgeselleştirmesi için yürütülen görüşmelerde ilerleme sağlandığını bildirdi. Uruguaylı makamların talebi üzerine salgının kontrolüne ilişkin güncel teknik bilgiler iletildi; Brezilya şimdi Uruguay’ın yanıtını bekliyor. Güney Koni ülkeleri içinde Brezilya’nın tamamından kanatlı ithalatına yönelik kısıtlamaları sürdüren tek ülke Uruguay. Arjantin ve Bolivya önlemleri etkilenen alanla sınırlandırırken Paraguay ve Şili, kısıtlamalarını Santa Catarina eyaletiyle sınırladı. Çin, Japonya, Avrupa Birliği, Birleşik Krallık, Güney Kore ve Meksika da Santa Catarina’daki odaklarla bağlantılı kısıtlamalarda bölgeselleştirmeyi farklı düzeylerde tanıdı. Newcastle hastalığının ilk odağı, resmi veterinerlik hizmetinin rutin aktif gözetimiyle ticari bir hindi işletmesinde 18 Ekim’de belirlendi. Brezilya, bir gün sonra Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’nü (OMSA) bilgilendirdi ve alınan önlemleri açıkladı. Hükümet, o tarihten bu yana OMSA ve ticari ortaklarıyla düzenli bilgi paylaşımını sürdürüyor. Sibelle Silva, sağlık kontrolüyle birlikte ortaklarla sürekli teknik diyaloğun öncelik olduğunu söyledi.

Sun’agri, 2026 Verilerinde Agrivoltaik Sistemlerin Su ve Sıcaklık Etkisini Açıkladı
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Sun’agri, 2026 Verilerinde Agrivoltaik Sistemlerin Su ve Sıcaklık Etkisini Açıkladı

Fransa’da agrivoltaik sistemler üzerine çalışan Sun’Agri, 2026 sezonunda tahıllarda panellerin bulunduğu alanlarda toprağın 30–80 santimetre derinliğindeki su miktarının ortalama %25 daha yüksek olduğunu bildirdi. Şirket ayrıca yaprak ve toprak yüzeyindeki sıcaklığın 10°C’ye kadar düştüğünü belirtti. Bağlarda ise sulama yapılmayan gölgelik alanda hasat sırasında kuruyan tane oranı %12 olurken, sulamasız tanık alanda bu oran %16 olarak kaydedildi. Sun’Agri, sulamalı sistemlerde tüm ürünler genelinde 2019’dan bu yana su kaynağında ortalama %30 tasarruf sağlandığını aktardı. Şirket sonuçlarını bağcılık, meyvecilik, hayvancılık ve büyük tarım ürünlerinde 17 yıllık araştırma ve tarla takiplerine dayandırıyor. İlk gösterim tesisini 2018’de Fransa’nın Pyrénées-Orientales bölgesindeki Tresserre’de 4,5 hektarlık bir bağda kuran şirket, daha sonra Fransa’da 45’ten fazla sahada panel uygulamasına geçti. Her proje bir tanık parseliyle karşılaştırılıyor ve Tarım Odası veya Fransız Bağcılık ve Şarap Enstitüsü gibi tarafsız kuruluşlarca izleniyor. Sistemlerde kullanılan algoritmalar, panellerin enerji veriminden önce ürünlerin fizyolojik ihtiyaçlarını gözeterek yönlerini sürekli değiştiriyor. Hérault’daki Lavalette’de mısır üzerinde yapılan karşılaştırmada, agronomik yönlendirme kullanılan alanda bitki boyu, çiçeklenme tarihi ve verim tanık alanla aynı kaldı; güneşi izleyen yönlendirmede ise verim %15 düştü. Sun’Agri Genel Müdür Yardımcısı Cécile Magherini, bu sonuçların işletmelerin dayanıklılığına ve kârlılığına katkı sağladığını, panellerin ek gelir de oluşturduğunu söyledi.

İsveç’te Kanatlı Kesimhanelerinde Ciddi Refah İhlalleri Kaydedildi
Görsel kaynağı: Syre · Özgün haber

İsveç’te Kanatlı Kesimhanelerinde Ciddi Refah İhlalleri Kaydedildi

İsveç’te 2025 yılına ilişkin kontrol kayıtlarına göre 49 binden fazla tavuk, kesime kadar stres, acı veya erken ölümle sonuçlanabilecek uygulamalara maruz kaldı. Hayvan hakları kuruluşu Djurens Rätt’in Livsmedelsverket ve il yönetimlerinden beş yıl boyunca temin ettiği raporlara dayandırdığı haberde, Livsmedelsverket’in bu uygulamaların hayvanları koruma yasasına aykırı olabileceği uyarısında bulunduğu aktarıldı. Kayıtlarda en az 30 bin tavukta izin verilmeyen düzeyde ayak yarası, en az 39.850 tavukta uygunsuz sıcaklık ve 5.108 tavukta taşıma kafeslerinde aşırı yoğunluk tespit edildi. Djurens Rätt, dışkıdan kaynaklanan amonyağın yol açtığı ayak altı kimyasal yanıkların en yaygın eksiklik olduğunu değerlendiriyor. Taşıma sırasında en az 3.850 tavuğun öldüğü, 81’inin kafeste ezildiği ve 33 kesim eksikliği olayının kayda geçtiği bildirildi. Bu eksikliklerin canlı haşlama veya bayıltılmadan kesme riski taşıyabileceği belirtildi. Livsmedelsverket’in resmî veterinerleri eksiklik bildirmesine rağmen, il yönetimleri 2025’te ülkenin dört büyük tavuk kesimhanesinin hiçbirinde fiziksel denetim yapmadı. Guldfågeln’in Kalmar’daki ve Atria’nın Blekinge’deki kesimhanelerinde beş yıllık dönemde hiç fiziksel denetim yapılmadığı, Torsåsens fågelprodukter tesisinde ise yalnızca 2023’te bir denetim gerçekleştirildiği aktarıldı. Söz konusu şirketlerin yılda 110 milyondan fazla tavuk yetiştirip kestiği belirtildi. Djurens Rätt ayrıca, kesimlik tavukların yaklaşık %99’unu oluşturan hızlı büyüyen “turbotavukların” yaralanma ve hastalıklara daha yatkın olduğunu savunuyor. Danimarka hükümeti ise bu tavukların yasaklanmasını ve ithalatın durdurulmasını tartışıyor.

Demokratlar ABD Kongresi'nde Gıda ve Gübre Maliyetlerini Düşürmeyi Öneriyor
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Demokratlar ABD Kongresi'nde Gıda ve Gübre Maliyetlerini Düşürmeyi Öneriyor

ABD Kongresi'nin kontrolünü alan Demokratlar, yaşam maliyetini düşürmeyi öncelik haline getireceklerini açıkladı. Kaynakta aktarılan planlar arasında, Başkan Donald Trump'ın uyguladığı ithalat vergilerinin kaldırılması ve bu vergilerin ailelere gıda, kimyasal gübre ile inşaat malzemelerinde yılda binlerce dolara mal olduğu yönündeki değerlendirme bulunuyor. Demokratlar ayrıca sağlık sigortası desteklerinin yeniden verilmesini ve Medicaid programındaki kesintilerin tersine çevrilmesini istiyor. Kongre seçimlerinde Demokratların daha önce Cumhuriyetçilerin elinde bulunan en az yedi Senato sandalyesini kazandığı, ABD'lilerin ise yalnızca %21'inin ülkenin gidişatından memnun olduğu aktarıldı. Kaynağa göre seçmenlerin gündeminde ekonomik göstergelerden çok gıda, elektrik ve akaryakıt faturaları yer aldı. Teksas'ın kırsal bölgelerinde Cumhuriyetçi tarım komiseri Sid Miller, hayvancılıkla uğraşanların hayvan başına 300 ila 500 dolar daha az gelir elde ettiğini ve kimyasal gübre fiyatlarının rekor seviyelere ulaştığını söyledi. Demokratlar, İran'daki savaşın sona erdirilmesini de benzin fiyatlarındaki artışla ilişkilendirerek gündeme getiriyor. Kaynakta benzinin galon başına ortalama 4,18 dolara çıktığı ve bunun yaklaşık %40 daha yüksek olduğu belirtiliyor. Bazı Demokratlar gelecek on yılda dört milyon yeni konut inşa edilmesini, milyarderlerin daha fazla vergi ödemesini ve çocuklu ailelere yönelik vergi kredilerinin artırılmasını öneriyor. Ancak bu planların yasalaşması, Başkan Trump'ın veto yetkisi nedeniyle Cumhuriyetçi desteğine bağlı olabilir.

RV ve Metta, İzlanda’da Dijital Gıda Güvenliği İçin İş Birliği Yaptı
Görsel kaynağı: Veitingageirinn · Özgün haber

RV ve Metta, İzlanda’da Dijital Gıda Güvenliği İçin İş Birliği Yaptı

İzlanda’daki Rekstrarvörur ehf (RV) ile yazılım şirketi Metta, restoran, yemekhane, otel ve diğer gıda işletmelerine yönelik dijital iç denetim çözümleri geliştirmek üzere iş birliği başlattı. Ortaklık kapsamında RV’nin hijyen ve işletme ürünleri, Metta’nın gıda güvenliği süreçlerini dijitalleştiren sistemiyle birleştirilecek. Şirketler, uygulamanın büyük mutfakların günlük işleyişini kolaylaştırmasını ve iç denetim süreçlerini daha düzenli yürütmesini amaçlıyor. Metta’nın sistemi, HACCP ve iyi üretim uygulamaları kapsamındaki iç denetim işlemlerini basılı dosya ve kâğıtlar yerine tek bir dijital ortamda topluyor. Kablosuz sensörler soğutucu ve dondurucuların sıcaklığını izliyor; sıcaklık belirlenen sınırların dışına çıktığında bildirim gönderiyor. Çalışanlar temizlik, açılış ve kapanış işlemleri için tablet veya telefonlardaki dijital kontrol listelerini kullanabiliyor. Hammaddelerde ya da ekipmanlarda ortaya çıkan sapmalar da sistem üzerinden kaydedilip izlenebiliyor. RV’nin hijyen ürünleri Metta’nın kimyasal envanterine entegre edilecek ve bu ürünlere ait güvenlik bilgi formları sisteme otomatik olarak eklenecek. RV Genel Müdürü Sigurlaug Þóra Kristjánsdóttir, iş birliğiyle müşterilere hijyen ve işletme ürünlerinin yanı sıra iç denetimi sağlık denetimi gereklerine uygun biçimde yönetmeye yardımcı olacak bir araç sunmayı hedeflediklerini belirtti. Metta’nın kurucusu Árni Már Valmundarson ise sistemin gıda sektöründeki profesyonellerle geliştirildiğini ve farklı büyüklükteki işletmelere uygun olduğunu söyledi. Ortaklık kapsamında özelleştirilmiş çözümlerin RV müşterilerine kısa süre içinde sunulması bekleniyor.

Avrupa Komisyonu: Arnavutluk’un Gıda Güvenliği Sisteminde Eksiklikler Sürüyor
Görsel kaynağı: Shekulli · Özgün haber

Avrupa Komisyonu: Arnavutluk’un Gıda Güvenliği Sisteminde Eksiklikler Sürüyor

Avrupa Komisyonu, Arnavutluk’un gıda güvenliği kontrol sisteminde resmi laboratuvarların işleyişi, pestisit kalıntılarının izlenmesi ve süt kalitesinin denetlenmesi dahil önemli eksiklikler bulunduğunu bildirdi. Komisyonun Arnavutluk raporuna göre resmi laboratuvarlar henüz Avrupa Birliği gerekliliklerine göre belirlenmiş değil ve bazı gıda kategorilerinde sonuçların güvenilirliğini sağlayacak doğrulanmış test yöntemleri bulunmuyor. Raporda, resmi laboratuvar ağının kapasitesinin güçlendirilmesi, akreditasyon çalışmalarının tamamlanması ve analiz yöntemlerinin doğrulanması gerektiği belirtildi. Komisyon ayrıca sınır noktalarındaki kontrollerin AB gereklilikleriyle uyumlu hale getirilmesini, yasal ihlal durumlarında uygulamanın güçlendirilmesini ve kontrol verilerinde şeffaflığın artırılmasını istedi. Pestisit kalıntılarının ülke genelinde izlenmesinin geliştirilmesi de öneriler arasında yer aldı. Süt sektöründe de eksiklikler tespit edildi. Komisyon, mevcut önlemlerin Avrupa gerekliliklerini karşılamak için yeterli görülmediğini belirterek süt kalitesinin iyileştirilmesine yönelik ulusal bir program hazırlanmasını istedi. Hayvan yemi alanında ise ilgili kuralların uyumlaştırılmasında ilerleme rapor edilmediği ve standartların uygulanması için daha fazla çalışma gerektiği kaydedildi. Arnavutluk’un 2026 yılı ulusal kalıntı izleme planını hazırladığı ve gıda işletmelerinin değerlendirilip sınıflandırılması sürecini başlattığı aktarıldı. Bununla birlikte Komisyon, resmi kontrollerin ve risk yönetiminin güçlendirilmesi gerektiğini bildirdi. Haziran 2026’da yeni resmi kontroller yasasının kabul edilmesine rağmen sistemin kurumsal reformlara ihtiyaç duyduğu değerlendirmesi yapıldı. Komisyonun önerileri arasında gıda otoritesi ile veterinerlik ve bitki koruma otoritesinin birleştirilmesi de bulunuyor. Rapora göre ürünlerin izlenebilirliği ve bazı hayvan hastalıklarının izlenmesinde de eksiklikler sürüyor; laboratuvar kapasitesi ve veri analizi henüz tam olarak geliştirilmiş değil. Hayvansal yan ürünlerin toplanması, depolanması ve işlenmesi için AB standartlarıyla uyumlu bir sistemin henüz kurulmadığı belirtildi. Komisyon, mevzuatın iyileştirilmesi yönünde adımlar atıldığını ancak uygulamanın hâlâ zorluk oluşturduğunu değerlendirdi.

Tayland Hükümeti Udon Thani Bahçecilik Fuarındaki Eleştirilere Yanıt Verdi
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Hükümeti Udon Thani Bahçecilik Fuarındaki Eleştirilere Yanıt Verdi

Tayland hükümeti, Udon Thani Dünya Bahçecilik Fuarı’nın bütçesi, alan hazırlığı ve organizasyon standardına ilişkin eleştiriler üzerine kapsamlı açıklama yapılacağını bildirdi. Hükümet sözcüsü, Tarım ve Kooperatifler Bakanlığındaki mevcut yönetimin projeyi açılıştan yalnızca 5-6 ay önce devraldığını, buna karşılık projenin planlama, bütçe onayı ve uygulama aşamalarının birkaç yıldır sürdüğünü belirtti. Açıklamaya göre önceki planlar ve sözleşmelerden kaynaklanan süre, bütçe ve hukuki yükümlülükler, yeni yönetimin karşılaştığı başlıca kısıtlar arasında yer alıyor. Hükümet, bu koşulların projenin ilerlemesi ve sorunların çözüm yolları değerlendirilirken dikkate alınması gerektiğini savunurken, mevcut bakanlık yönetiminin çalışmaları hızlandırarak sorunları takip edeceğini, inceleyeceğini ve gidermeye çalışacağını açıkladı. Fuarın açılmasının ardından ziyaretçilerden gelen şikâyetler için bilet satış ve giriş-çıkış sistemi, alan içi servis araçları, bekleme noktaları ve ziyaretçilere yönelik hizmet alanlarının incelenmesi istendi. Temizlik, güvenlik ve alanın düzenine ilişkin sorunların da ilgili kurumlarca ele alınacağı belirtildi. Sergi alanlarının bütünlüğü, bitkilerin bakımı ve bilgi tabelalarının doğruluğu konusunda yapılan gözlemlerin ise bilimsel ilkeler ve organizasyon standartları doğrultusunda kontrol edilmesi planlanıyor. Hükümet ayrıca, Udon Thani fuarının Uluslararası Bahçecilik Birliği (AIPH) tarafından 2022’den beri B sınıfında düzenlenmesine izin verildiğini ve etkinliğin başlangıçtan itibaren bu sınıfta olduğunu açıkladı. B sınıfının, daha büyük ölçekli A1 sınıfı fuarlardan alan, süre ve uluslararası katılım koşulları bakımından farklı olduğu belirtildi; ancak bu sınıflandırmanın kalite, güvenlik ve ilgili standartlardaki eksiklikleri göz ardı etmek için gerekçe olamayacağı vurgulandı. Projenin toplam bütçe çerçevesi 2,75 milyar baht olarak açıklanırken, bu tutarın birkaç yıla yayılan bina yapımı, altyapı, peyzaj ve organizasyon çalışmalarını kapsadığı bildirildi. Hükümet, değerlendirmede onaylanan ödeneklerin, sözleşme tutarlarının, fiili harcamaların ve farklı dönemlerdeki bakanlık işlemlerinin birlikte incelenmesi gerektiğini belirtti. Fuarın başarısının ise yalnızca hedeflerle değil, gerçek ziyaretçi sayısı, bölgede oluşan gelir, yerel işletmelere katkı, istihdam ve fuar sonrasında altyapının kullanımına ilişkin sonuçlarla ölçülmesi gerektiği ifade edildi.

Arjantin Kesimlik Canlı Sığır İhracatının Önünü Açtı; Türkiye ile Görüşmeler Sürüyor
Görsel kaynağı: La Nación · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Kesimlik Canlı Sığır İhracatının Önünü Açtı; Türkiye ile Görüşmeler Sürüyor

Arjantin hükümetinin, kesim amacıyla canlı sığır ihracatını engelleyen ve 1973'ten beri yürürlükte olan yasağı kaldırmasının ardından yurt dışına canlı hayvan sevkiyatları başladı. Şubat 2025'te yayımlanan 133/2025 sayılı kararnameyle yapılan düzenlemeyi Devletin Deregülasyon ve Dönüşüm Bakanı Federico Sturzenegger sosyal medya paylaşımıyla kutladı. Daha önce Arjantin'den canlı hayvan ihracatına yalnızca damızlık, yetiştirme ve üreme gibi amaçlarla izin veriliyordu. Veteriner Gabriel Carnevale, Arjantin'den geçen yıl Afrika'ya canlı hayvan sevkiyatı yapıldığını, Afrika'ya yeni bir yüklemenin hazırlandığını ve Türkiye ile ABD'ye hayvan satışı için görüşmeler yürütüldüğünü belirtti. Carnevale, Kosova'dan da talep aldıklarını söyledi. Alıcıların gebe süt inekleri, buzağılar ve kesimlik hayvanlarla ilgilendiğini aktaran veteriner, tamamlanan Afrika sevkiyatında hangi tür hayvanların gönderildiğini ise açıklamadı. Canlı hayvanlar uçakla beş, on veya 20 başlık küçük gruplar halinde taşınabiliyor. İhracatçılar, ülkeye ithal ürün getiren ve dönüşte boş kapasitesi bulunan uçaklardan yararlanmayı planlıyor. Carnevale'ye göre hayvanlara taşıma sırasında su ve yem sağlanıyor, sıcaklık kontrol altında tutuluyor; bazı durumlarda uçak yolculuğu, ülke içindeki kamyon taşımacılığından daha kısa sürebiliyor. Türkiye'ye satış koşullarını ilerletmek için büyükelçilik temsilcileriyle toplantı yapılması planlanıyor. Bununla birlikte, Arjantin Canlı Hayvan İhracatçıları Birliği sektörün büyük ölçekli sevkiyatlara geçmesinin önünde engeller bulunduğunu bildirdi. Birlik yöneticisi Fernando Molinari, uçakla yapılan küçük sevkiyatlarla gemilerle binlerce hayvanın taşınmasının farklı işler olduğunu söyledi. Molinari'ye göre Arjantin'in mevcut sağlık protokolleri tüketimlik hayvanlardan çok damızlık, büyütme ve üreme amaçlarına göre hazırlanmış durumda. Bu nedenle ihracatçıların karşılaması gereken koşulların güncellenmesi gerekiyor. Molinari, Arjantin'de 14 veya 15 sağlık koşulunun yerine getirilmesi gerektiğini, Uruguay'da ise üç koşul bulunduğunu belirtti. Alıcıların çoğunlukla genç, kısırlaştırılmamış ve Angus gibi Britanya ırklarından erkek hayvan istediğini, ancak Arjantin'de bu hayvanların önemli bölümünün iç piyasaya yönelik olarak kısırlaştırıldığını ifade etti. Uzak ülkelere gemiyle sevkiyatın ekonomik olabilmesi için yaklaşık 5.000 hayvanın bir araya getirilmesi gerekiyor. Molinari, iç piyasada et fiyatlarının düşmesinin canlı hayvan ihracatı için fırsat yarattığını, ancak Uruguay ve Brezilya ile rekabet edebilmek için sağlık kurallarının güncellenmesi gerektiğini söyledi.

2027 Bütçesinde Tarıma Ayrılan Destek Artırılıyor
Görsel kaynağı: Oxu.Az · Özgün haber
Veri haberi

2027 Bütçesinde Tarıma Ayrılan Destek Artırılıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

2027 yılı devlet bütçesinde tarım, kamu hizmetleri ve ekoloji harcamalar için 2,1 milyar manattan fazla kaynak öngörülüyor. Düzenleme, çiftçiler ile ekim alanı bulunan kesimlere yönelik desteklerin artırılmasını kapsıyor. Modern.az’ın aktardığı bütçe taslağına göre tarım kalemine 1 milyar 379,5 milyon manat ayrılması planlanıyor. Bu tutar 2026’ya göre 153 milyon manat veya %12,5 daha yüksek. Gıda amaçlı buğdayda kendine yeterliliği artıracak tedbirler için de 30,4 milyon manat öngörülüyor.

Shamonda Virüsü Birleşik Krallık’taki Süt Sığırlarında İlk Kez Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Daily Express · Özgün haber
Veri haberi

Shamonda Virüsü Birleşik Krallık’taki Süt Sığırlarında İlk Kez Tespit Edildi

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Shamonda virüsü, Birleşik Krallık’ta süt sığırlarında ilk kez tespit edildi. Hayvan ve Bitki Sağlığı Kurumu (APHA), Shropshire ve Powys’taki vakaların Büyük Britanya’daki ilk kayıtlar olduğunu doğruladı. Virüs başlıca sığırları etkiliyor; ateş, ishal, halsizlik ve süt üretiminde düşüşe yol açabiliyor. Koyun, keçi ve atlarda da görülebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre hastalık esas olarak ısıran tatarcıklarla yayılıyor. Gebelik sırasında enfekte olan annelerin yavrularında doğum kusurları ve düşükler görülebiliyor. LLM Farm Vets veterineri Rob Hall, çiftçilerin enfeksiyonu buzağılama dönemine kadar fark etmeyebileceğini söyledi. Hall, virüsün Kuzey Afrika ve Güney Avrupa’da, Türkiye dahil, dolaşımının bilindiğini belirtti. Virüs için kullanılabilir bir aşı bulunmadığı, kontrolün iyi hayvancılık uygulamaları, sinekleri uzak tutma ve hijyen yönetimine dayandığı aktarıldı. APHA, hastalığın bildirimi zorunlu olmadığını ve şu aşamada ek hastalık kontrol önlemlerinin gerekli olduğuna dair kanıt bulunmadığını açıkladı. Birleşik Krallık hükümeti durumu izlerken yetiştiricilerden hayvanlarını belirtiler açısından takip etmeleri ve endişe halinde veterinere başvurmaları istendi.

Birleşik Krallık-AB Gıda Anlaşması, Sınır Kontrollerini Azaltmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Daily Mail · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık-AB Gıda Anlaşması, Sınır Kontrollerini Azaltmayı Hedefliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği arasında, gıda ihracatındaki maliyet ve bürokrasiyi azaltmayı amaçlayan taslak tarım-gıda anlaşması hazırlanıyor. Öneri, ihracat sağlık ve bitki sağlığı sertifikaları ile denetim ücretleri gibi bazı kontrollerin kaldırılmasını içerebilir; ancak ayrıntılar henüz yayımlanmadı. Taslağın, Birleşik Krallık'taki tarım işletmeleri için hayvan sağlığı, bitki sağlığı ve pestisit kurallarında AB ile daha yakın uyum getirmesi bekleniyor. Anlaşmanın 20 Kasım'da planlanan Birleşik Krallık-AB zirvesinde resmen kararlaştırılması beklenirken, hükümet bir anlaşmanın başlıca tarım ürünleri ihracatını yaklaşık %16 artırabileceğini belirtiyor.

Arnavutluk’ta Yeni Balıkçılık Yasasıyla Uydu İzleme ve Sıkı Yaptırımlar Getirildi
Görsel kaynağı: RTSH · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta Yeni Balıkçılık Yasasıyla Uydu İzleme ve Sıkı Yaptırımlar Getirildi

Arnavutluk Meclisi’nin kabul ettiği yeni Balıkçılık Yasası, cumhurbaşkanının onayının ardından Resmî Gazete’de yayımlandı. Yasa, deniz kaynaklarının kontrolü, gözetimi ve korunması için yeni Avrupa standartları getirirken, Arnavutluk mevzuatını Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 2023/2842 sayılı düzenlemesiyle kısmen uyumlu hâle getiriyor. Düzenleme, ticari deniz biyolojik kaynaklarının kullanıldığı gemileri, konteyner gemileri ve yalnızca akuakültürde kullanılan gemiler dışında balıkçı gemisi kapsamına alıyor. Uzunluğu 18 metre veya daha fazla olan ve kurallara uymama riski yüksek kabul edilen gemiler, avın karaya çıkarılması yükümlülüğünü izlemek ve denetlemek üzere çalışan bir Uzaktan Elektronik İzleme (REM) sistemi kuracak. CCTV kameraları ve deniz sensörlerini içerecek sistemin yanı sıra tüm Arnavutluk balıkçı gemilerinde uydu bağlantılı otomatik konum belirleme cihazı bulunacak. 9 metreden küçük ve yalnızca kıyıdan 6 deniz mili içinde faaliyet gösteren gemiler için bu yükümlülük 1 Ocak 2030’a kadar ertelenecek. Veriler, Balıkçılık İzleme Merkezi ile Deniz Operasyonları Kurumlararası Operasyon Merkezi tarafından 24 saat işlenecek. Yasa, balıkçılık sektörü için devlet bütçesinden doğrudan finanse edilecek özel bir yardım düzeni de getiriyor. Motor gücünü doğru beyan etmeyen gemiler için, yıllık vergi farkının ödenmesi koşuluyla verilerin 31 Aralık 2027’ye kadar düzeltilmesine izin veriliyor. Koruma altındaki su türlerinin avlanması, karaya çıkarılması ve ticareti yasaklanırken; nehir koranı, belirli alabalık türleri, mersin balıkları, köpekbalıkları, vatozlar, Mobula, datarı, yunuslar, foklar, deniz kaplumbağaları ve Pinna nobilis listede yer alıyor. Deniz çevresine zarar veren “Aziz Andreas Haçı” aracının kullanımı da yasaklanıyor. Ruhsatsız avcılık, elektronik belgelerde sahtecilik ve VMS/REM cihazlarının manipülasyonu ağır ihlal sayılıyor; kontrol cihazlarının kurulmaması veya zarar görmesi 200.000 ila 500.000 lek para cezasıyla sonuçlanacak. Ceza puanı sistemi kapsamında 18 puanda iki aylık, 90 puanda ise kalıcı ruhsat iptali uygulanacak.

Meksika, Avokado Zararlısına Karşı Kapsamlı Denetim Planı Uyguluyor
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Avokado Zararlısına Karşı Kapsamlı Denetim Planı Uyguluyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader), Ulusal Tarım-Gıda Sağlığı, Güvenliği ve Kalitesi Servisi (Senasica) aracılığıyla avokado zararlısından ari bölgeleri korumak için düzenleyici önlemler, epidemiyolojik gözetim ve bitki sağlığı denetimlerini uyguluyor. Çalışmalar, patojenlerin giriş ve yayılma riskini azaltmayı, avokadonun izlenebilirliğini sağlamayı ve etkilenen bölgelerden Michoacán’a sevkiyat girişini önlemeyi amaçlıyor. 13 Ağustos-30 Ekim 2026 döneminde İç Doğrulama Noktalarında 1.774 avokado yükü denetlendi ve toplam 7.391 ton ürünün taşımacılık kurallarına uygun olduğu bildirildi. Michoacán’daki beş stratejik nokta Apatzingán, Buenavista, Cotija, Jiquilpan ve Zamora’da bulunuyor. Denetimler, Bitki Sağlığı Destek Kuruluşu (OASV) personeli, Senasica’nın yetkilendirdiği eyalet görevlileri ve Ulusal Muhafızların desteğiyle yürütülüyor. Senasica’nın yetkilendirdiği altı gezici denetim güzergâhında 28 Ekim’de zararlı taşıdığı belirlenen iki avokado yükü tespit edildi. Yüklerden biri çıkış noktasına iade edilirken diğeri patojenin yayılmasını önlemek amacıyla imha edildi. Michoacán’a girişleri korumak için Nayarit’te iki, Jalisco’da bir doğrulama noktası ve bu eyalete bağlanan yollarda iki gezici güzergâh yetkilendirildi. Colima’da dört nokta için izin süreci devam ediyor. Ari bölgelerin statüsünü korumak amacıyla meyve örnekleri alınıyor, bahçelere tuzaklar yerleştiriliyor ve bunlar düzenli olarak kontrol ediliyor. Ayrıca 1 Ekim’de yayımlanan düzenlemeyle, ihracat amacıyla taze avokadonun bahçeden yetkili paketleme tesislerine taşınmasına ilişkin bitki sağlığı koşulları belirlendi. Meksika avokadosu 36 ülkeye ihraç edilirken, 2026’da yaklaşık 1 milyon ton ürünü kapsayan 37.840 ihracat sertifikası düzenlendi. Ülke genelinde 10 eyaletteki 103 belediye ve 12 agroekolojik bölge zararlıdan ari kabul ediliyor; bu alan 243.926 hektara ulaşıyor. Michoacán’da ise 50 belediye ve 185.705 hektar aynı bitki sağlığı statüsü kapsamında bulunuyor.