ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

238 haber · Sayfa 1

Tarım Ürünlerinde Alış ve Satış Fiyatlarına Limit Teklifi
Görsel kaynağı: Oxu.Az · Özgün haber

Tarım Ürünlerinde Alış ve Satış Fiyatlarına Limit Teklifi

Tarım ürünlerinin üreticiden alış ve tüketiciye satış fiyatları arasındaki farkın yapay pahalılığın başlıca nedenlerinden biri olduğu belirtilerek, alış ve satış fiyatlarına limit getirilmesi teklif edildi. Büyük ve orta ölçekli marketlerde tarım ürünlerinin satış fiyatlarının markete göre değiştiği, üreticiden alınan fiyat ile tüketiciye sunulan fiyat arasında ciddi fark bulunduğu aktarıldı.

Sebze ve Meyvelerin En Lifli Kısımları Çöpe Atılıyor
Görsel kaynağı: Het Nieuwsblad · Özgün haber
Veri haberi

Sebze ve Meyvelerin En Lifli Kısımları Çöpe Atılıyor

Bilim insanlarından oluşan bir ekip, bir düzine sebze ve meyve türünün lif bakımından en zengin bölümlerini inceledi. Araştırmaya göre bu parçalar, tüketiciler tarafından çoğu zaman yenmeden çöpe atılıyor. İncelenen 12 türün 10’unda, en sağlıklı bölümlerin çöpe gittiği sonucuna varıldı. Kaynakta örnek olarak ananas kabuğu, karnabahar gövdesi, biber çekirdekleri ve brokoli sapı sayılıyor; bu israfın insanlara ve gezegene zarar verdiği belirtiliyor.

EDA Başkanı Verkerk: Avrupa Süt Sektörü Küresel Pazarda Kaliteyle Rekabet Etmeli
Görsel kaynağı: Pravda Slovakia · Özgün haber

EDA Başkanı Verkerk: Avrupa Süt Sektörü Küresel Pazarda Kaliteyle Rekabet Etmeli

Avrupa Sütçülük Birliğinin (EDA) Bratislava'da düzenlenen yıllık kongresinde Koerk Verkerk başkan seçildi. Verkerk, Avrupa'nın küresel süt pazarında yalnızca fiyat üzerinden rekabet edemeyeceğini, kalite, ürün çeşitliliği ve yüksek kaliteli beslenmenin öne çıkarılması gerektiğini söyledi. Avrupa'nın dünyayı bütünüyle beslemesinin gerekli olmadığını belirten Verkerk, buna karşılık kıtanın yüksek kaliteli gıda ve beslenme sağlamada önemli bir rolü bulunduğunu ifade etti. Bu rolün, yerel üretim gücünün korunması ve süt ürünlerinin küresel pazarlara sunulmasıyla birlikte ele alınması gerektiğini savundu. Verkerk'e göre Avrupa'nın ortak pazar yapısı, bölgeler arasındaki farklılıkları ortadan kaldırmıyor. Slovakya'daki süt çiftçileri kuraklıkla mücadele ederken Hollanda'daki üreticiler çevre mevzuatının oluşturduğu baskıyla karşı karşıya bulunuyor. Bu nedenle süt politikalarının daha esnek olması ve çiftlikleri yalnızca farklı örgütlenme biçimleri ya da büyüklükleri nedeniyle cezalandırmaması gerektiğini belirtti. Çiftliklerin sadece süt üretmediğini; araziyi yönettiğini, biyoçeşitliliği desteklediğini, bölgesel istihdama ve kırsal alanların canlılığına katkı sağladığını söyledi. Piyasanın ödüllendirmediği bu kamu hizmetleri için desteğin gerekçelendirilebileceğini kaydetti. Avrupa'nın yerel ekonomik gücünü korurken ihracata da odaklanması gerektiğini belirten Verkerk, mevcut ürünleri dış pazarlara göndermenin tek başına yeterli olmayacağını ifade etti. Yeni Zelanda'nın yeni ihracat pazarlarına yaptığı yatırımları örnek gösteren Verkerk, Avrupa'nın farklı ülkelerdeki tüketici ihtiyaçlarını anlaması ve ürün teklifini buna göre uyarlaması gerektiğini söyledi. Yerel yatırımlarla yeni ürünlerin geliştirilebileceğini belirten Verkerk, hızla büyüyen peynir altı suyu proteini pazarını Avrupa için bir fırsat olarak gösterdi. Peynir ve peynir altı suyu üretiminin birbirine bağlı olması nedeniyle Avrupa'nın bu alanda mevcut altyapısından yararlanabileceğini dile getirdi. Süt sektörünün çiftçiler ile tüketiciler arasında daha güçlü bir bağ kurması gerektiğini savunan Verkerk, üreticilerin tüketicilerin değer verdiği ürünleri geliştirmesinin önemine dikkat çekti. İklim değişikliğine karşı yem, genetik, çiftlik yönetimi ve yeni teknolojiler alanında yeniliklerden yararlanılabileceğini belirtti; ancak emisyonları ve çevresel ayak izini azaltmanın maliyetinin yalnızca çiftçilere bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Avrupa tarımındaki iş gücü ve çiftliklerin devri sorununa karşı gençlere arazi ve sermaye erişimi, eğitim, teknoloji ve güvenilir bir gelecek perspektifi sağlanması gerektiğini söyledi. Süt ürünlerinin besin değerine ilişkin tartışmaların bilimsel kanıtlara dayanması, işlenmiş gıdanın da otomatik olarak aşırı işlenmiş gıda kabul edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Tayland'da Udon Thani Uluslararası Bahçecilik Fuarı Açıldı
Görsel kaynağı: Khaosod English · Özgün haber
Veri haberi

Tayland'da Udon Thani Uluslararası Bahçecilik Fuarı Açıldı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul, Udon Thani kentindeki Nong Dae Sulak Alanı'nda düzenlenen Udon Thani Uluslararası Bahçecilik Fuarı 2026'yı açtı. “Yaşamın Çeşitliliği” temalı 134 günlük etkinlik, 1 Kasım 2026-14 Mart 2027 döneminde 17 ülkeden 32'den fazla uluslararası bahçenin yanı sıra tarımsal inovasyon sergileri, bitki yarışmaları ve kültürel gösterilere ev sahipliği yapıyor. Anutin, açılışta fuarın Tayland'ın bahçecilik uzmanlığını, tarımsal potansiyelini ve biyoçeşitliliğini uluslararası ziyaretçilere tanıtacağını söyledi. Başbakan, bitkiler, su ve insanlar arasındaki bağlantıya dikkat çekerek bitki koruma, sulak alanların korunması, iklim değişikliğine uyum ve tarım teknolojisinin önemini vurguladı. Bu yaklaşımın, biyolojik, döngüsel ve yeşil ekonomiyi birleştiren Tayland BCG modeliyle uyumlu olduğunu belirtti. Fuarı çiftçiler, araştırmacılar, girişimciler ve uluslararası kuruluşlar arasında bilgi paylaşımı, işbirliği ve yeni iş fırsatları için bir platform olarak tanımlayan Anutin, etkinliğin çiftçilerin yanı sıra oteller ve hizmet işletmeleri gibi sektörlere de fayda sağlamasının beklendiğini ifade etti. Hükümet, fuar alanını etkinlik sonrasında bahçecilik öğrenme merkezi ile tarımsal ürün ve inovasyon sergilerine ev sahipliği yapacak bir alana dönüştürmeyi planlıyor. Bu kapsamda uluslararası etkinlikler düzenlenirken sulak alan ekosisteminin ve doğal kaynakların korunması hedefleniyor. Fuar, yaklaşık 2.000 rai, yani yaklaşık 320 hektarlık Nong Dae Sulak Alanı'nın suyla kaplı olduğu tahmin edilen %60-70'lik bölümünü de kapsıyor. Etkinlik her gün 08.00-20.00 saatlerinde açık olacak ve genel giriş ücreti 199 baht olarak uygulanacak. Anutin ayrıca yakın gelecekte Nakhon Ratchasima eyaletinin Pak Chong ilçesinde başka bir uluslararası bahçecilik fuarı düzenleneceğini açıkladı.

Kazakistan’da Yüksek Glütenli 3. Sınıf Buğday Fiyatları Geriledi
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Yüksek Glütenli 3. Sınıf Buğday Fiyatları Geriledi

Kazakistan’da geçen hafta tahıl piyasasındaki hareketlilik düşük seviyede kaldı. Sıradan buğday fiyatları değişmezken, glüten oranı %28-29 ve %30’un üzerinde olan 3. sınıf buğdayın fiyatı ton başına 1 bin tenge geriledi. Fiyatlar sırasıyla 100-104 bin ve 105-109 bin tengeye indi. Verileri, Kazakistan Tahıl Birliği Analiz Komitesi Başkanı Yevgeniy Karabanov açıkladı. Diğer buğday çeşitleri, %16 KDV dahil ve EXW elevatör koşulunda ton başına 90-100 bin tenge aralığında işlem gördü. 4. sınıf buğday için 86-90 bin, 5. sınıf buğday için 83-86 bin tenge teklif edildi. İç piyasada arpa fiyatı ise haftalık bazda 1 bin tenge artarak 72-76 bin tengeye yükseldi. Karabanov, artışta yem unu üreticilerinin talebi ile Çin’e yapılan yüksek hacimli ihracatın etkili olduğunu belirtti. Tahılın ihracata sevk edilme temposu, altyapının aşırı yüklenmesi nedeniyle KTJ tarafından uygulanan kısıtlamalar sonucunda yavaşladı. İhracat buğdayı fiyatları genel olarak sabit kalırken, glüten oranı %27 ve %28-29 olan 3. sınıf buğdayın DAP Sarıağaç fiyatları ton başına 1 dolar düştü. Lojistik maliyetlerindeki artış ve yükleme kısıtlamaları, 1. sınıf un ile yem unu fiyatlarını da ton başına 5 dolar yükseltti.

Karadeniz’de Tahıl Ateşkesi İçin Türkiye ve Hindistan’ın Önerileri Gündemde
Görsel kaynağı: Espreso · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’de Tahıl Ateşkesi İçin Türkiye ve Hindistan’ın Önerileri Gündemde

Ukrayna, ABD ve Rusya arasındaki üçlü görüşmenin kasım ayının ilk yarısında yapılması planlanıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’un Türkiye ve Hindistan’ın önerilerini değerlendirdiğini belirtti. Kaynak yazıya göre olası görüşmelerin savaşı sona erdirmesi değil, teorik olarak yalnızca deniz cephesini kapsaması bekleniyor. Moskova, ağustosta Türkiye’nin gemilere yönelik saldırılara moratoryum getirilmesi önerisini reddetmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Ukrayna’nın tarım ürünleri taşıyan gemilere saldırmama teklifini, Ukrayna’nın Rus enerji sektörüne yönelik saldırıları da durdurmasını istediği için kabul etmedi. Ancak yazıda, son iki ayda Karadeniz’in her iki taraf için daha tehlikeli hale geldiği aktarılıyor. Ukrayna dronlarının Novorossiysk’teki tahıl terminallerini devre dışı bıraktığı, Ukrayna’nın sivil deniz taşımacılığının ise fiilen durduğu belirtiliyor. Ukrayna ve Rusya’daki silolarda milyonlarca ton tahıl bulunduğu ifade ediliyor. Kaynakta, Türkiye ve Mısır’ın tahıl ateşkesi önerdiği, Hindistan’ın ise enerji ateşkesi, güvenli deniz taşımacılığı ve tedariki kapsayan daha geniş bir format sunduğu yazılıyor. Mısır’ın tahılının neredeyse üçte birini Ukrayna’dan aldığı, Hindistan’a Karadeniz limanları üzerinden Rus enerji ihracatının neredeyse %30’unun ulaştığı aktarılıyor. Yazı, Kremlin’in dost gördüğü ülkelerin de sürece dahil olmasını mevcut durumdaki başlıca değişim olarak değerlendiriyor.

Kıbrıs Tarım Bakanlığının 2027 Bütçe Teklifi 532 Milyon Avro
Görsel kaynağı: Politis · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs Tarım Bakanlığının 2027 Bütçe Teklifi 532 Milyon Avro

Kıbrıs Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanlığının 2027 yılı için sunduğu bütçe teklifi, bakanlığa bağlı birim ve hizmetlerle birlikte 532 milyon avroya ulaşıyor. Bu tutar, 2026’da onaylanan 513,2 milyon avroluk bütçeye göre 18,7 milyon avro veya %4 artış anlamına geliyor. Teklife, Avrupa Birliği’nin Uyum Politikası ve Ortak Balıkçılık Politikası kapsamındaki toplam 48 milyon avroluk ortak finanse edilen projeler dahil değil; bu projelerin ödenekleri Genel Kalkınma Müdürlüğünün toplu kaleminde yer alıyor. Su temini ve sulamaya ilişkin toplam harcamalar 2027’de 230 milyon avro olarak öngörülüyor. Bu tutar, bakanlığın toplam harcamalarının %43’ünü oluşturuyor ve 2026’daki 200 milyon avro ile %39’luk payın üzerinde bulunuyor. Tarım Bakanı Christos Senekis, su alımı ödeneğinin 26 milyon avro veya %18 arttığını belirtti. Bakan, artışın başlıca nedenleri arasında uzun süren kuraklık, yeni mobil tuzdan arındırma ünitelerinin kurulup işletilmesi ve geri dönüştürülmüş su alımını gösterdi. 2027 bütçe teklifinde cari harcamalar 433,7 milyon avro olarak yer alıyor. Bu kalem, 2026’daki 403,6 milyon avroya göre 30,1 milyon avro veya %7 artıyor. Kalkınma harcamaları ise 2026’daki 109,7 milyon avrodan 98,3 milyon avroya geriliyor; düşüş 11,4 milyon avro veya %10 olarak hesaplanıyor. Bakanlık, gerilemenin başlıca nedenini bazı kalkınma projelerinin beklenen olgunluk düzeyine ulaşmamasıyla açıkladı ve öncelikli projelerin olgunlaştırılması için mevcut kaynakların hedefli biçimde kullanılacağını bildirdi.

Wagga Satışında Sığır Fiyatları Yükseldi, Arz Arttı
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Wagga Satışında Sığır Fiyatları Yükseldi, Arz Arttı

Wagga’daki 2 Kasım 2026 tarihli sığır satışında yüksek fiyatlar arzı artırırken, alıcılar daha çok karkas yapısı güçlü ve kaliteli hayvanlara yöneldi. Yemlik erkek sığırlar piyasaya öncülük etti; özellikle üretici yetiştirmesi Angus erkek ve dişi sığırlar ilgi gördü. Hafif sığır arzı sınırlı kaldı ve satılan hayvanların çoğu yerel bölgede kaldı. 330-400 kilogramlık yemlik erkek sığırlar kilogram başına 475-610 sentten satıldı ve fiyatları önceki haftaya göre 28 sent yükseldi. Orta ağırlıktaki yemlik erkek sığırlarda fiyatlar 500-588 sent aralığında oluştu. Aynı ağırlık grubundaki dişi sığırlar 456-538 sentten satılırken ortalama fiyat 495 sent oldu. Otlak için geri alınan dişi sığırlarda fiyatlar 446-582 sent arasında değişti ve hayvan başına ortalama 1632 Avustralya dolarına ulaştı. İç piyasa işlemcileri seçici davranırken, bazı büyük yemlik işletmeleri alımlarda rekabet etti. Ticaret amaçlı erkek ve dişi sığırlar kilogram başına 440-525 sent aralığında satıldı. İhracat kalitesindeki hayvanlar tüm ağırlık gruplarında güçlü seyretti; ağır erkek sığırlar ve öküzler 465-515 sentten alıcı buldu. Çoğunlukla ağır ineklerden oluşan arz ise 395-430 sent aralığında satılarak kilogram başına 8 sent geriledi.

Kuzey Amerika’da Zorlu Hava Koşulları Bitki Koruma Ürünlerinde Formülasyonun Önemini Öne Çıkardı
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber

Kuzey Amerika’da Zorlu Hava Koşulları Bitki Koruma Ürünlerinde Formülasyonun Önemini Öne Çıkardı

Kuzey Amerika’da bu sezon yaşanan zorlu hava koşulları, üreticilerin bitki koruma ürünlerinden tutarlı performans almasını güçleştirdi. Şiddetli yağışlar ve dar uygulama pencereleri, çiftçileri ilaçlamayı yağışa dayanıklılık süresinin sınırına çok yakın yapmaya zorladı. Life Scientific’in Kuzey Amerika agronomisti Ryan Adams, bu koşulların ürün değerlendirmesinde yalnızca aktif maddeye değil, tüm formülasyona bakılması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Adams’a göre ürün yaprağa ulaştıktan sonra da etkisini tamamlaması, yaprak dokusuna nüfuz ederek çalışması gereken bölgeye ulaşması gerekiyor. Life Scientific, patent dışı ürünlerinin orijinal markalı seçeneklerle eşleşmesi için Dublin, İrlanda’daki formülasyon kimyagerlerinin yürüttüğü tersine mühendislik sürecini kullanıyor. Analitik ekip hedef ürünü ayrıştırıyor, ayrıntılı bir reçete kartı oluşturuyor ve tam eşleşme sağlanana kadar formülasyonları geliştiriyor. Girdi maliyetlerinin önemli bir endişe olduğu dönemde Adams, üreticilerin alternatifleri yalnızca fiyat üzerinden değil, formülasyon eşdeğerliği, garanti ve ürün desteği açısından da değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye, Karadeniz Tahıl Sevkiyatı İçin ABD’ye Öneri Sundu
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber

Türkiye, Karadeniz Tahıl Sevkiyatı İçin ABD’ye Öneri Sundu

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Türkiye’nin Karadeniz üzerinden tahıl sevkiyatını kolaylaştırmaya yönelik öneriler sunduğunu ve Washington’ın bu teklifleri incelediğini açıkladı. Rubio, açıklamayı Atlanta’da düzenlenen G20 dışişleri bakanları toplantısının ardından yaptı. Türkiye ve Hindistan’ın, çatışma nedeniyle aksayan tahıl taşımacılığının yeniden başlatılmasına yönelik fikirler sunduğunu belirten Rubio, küresel gıda güvenliğinin korunması gerektiğini söyledi. Ancak önerilerin Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeyeceğini, yalnızca Karadeniz ticaretindeki belirli bir sorunu ele alabileceğini ifade etti.

Mısır Silajında Nişasta Düzeyi Maliyeti İki Kez Etkileyebiliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Silajında Nişasta Düzeyi Maliyeti İki Kez Etkileyebiliyor

Uruguaylı veteriner ve Agrifirm Uruguay teknik danışmanı Juan Gerónimo Minutti, mısır silajındaki nişasta düzeyinin hem hayvan rasyonuna sağlanan enerjiyi hem de üretim maliyetini etkilediğini belirtti. Minutti, Arjantin Foraj Kongresi’nin son edisyonunda, 2019/20 ile 2025/26 arasındaki yedi üretim sezonunda mısır silajlarının nişasta içeriğinin nasıl değiştiğini inceleyen bir analiz sundu. Minutti’nin aktardığına göre yağışlar, elde edilen sonuçlarla doğrudan ilişkiliydi. Uruguay’daki üretimin önemli bölümünün yağışa bağlı yapılması, iklim koşullarını silajın besin değerini etkileyen unsurlardan biri haline getiriyor. Bunun yanında hasat zamanı, üreticilerin, danışmanların ve yüklenicilerin daha fazla karar verebildiği bir yönetim alanı olarak öne çıkıyor. Kuru madde düzeyi çok düşükken yapılan hasadın nişasta oranını da düşürebileceği, uygun zamanda ve uygun kuru madde aralığında hazırlanan silajın ise sisteme daha fazla enerji sağlayabileceği belirtildi. Sorun yalnızca besleme açısından ortaya çıkmıyor. Nişasta düzeyi düşük bir silaj, hayvanların enerji ihtiyacını karşılamak için mısır veya başka enerji içerikli yemlerle tamamlanabiliyor. Bu durumda üretici önce silajın kurulması için harcama yapıyor, ardından rezervin besin değeri beklentinin altında kaldığında rasyonu tamamlamak için yeniden maliyete katlanıyor. Sıcak dönemler, bitkide stres belirtilerinin görülmesi, komşu işletmelerin hasada başlaması veya yüklenicinin geç kalacağı endişesi, uygun zaman gelmeden silaj hazırlamaya yöneltebiliyor. Minutti, değişmez bir reçete olarak sunmamakla birlikte “35, 35, 35” kuralını pratik bir referans olarak paylaştı. Buna göre yaklaşık %35 kuru madde, %35 nişasta ve %35 nötr deterjan lifi hedefleniyor. İklim koşulları bu değerlerin her zaman birlikte yakalanmasına izin vermese de hedef, maliyetli bir silaj rezervinin sağlayabileceği enerjinin altında kalmaması için yol gösterici kabul ediliyor.

Soya Tarlalarında Bitki Koruması Olmazsa Verim %55 Düşebilir
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Soya Tarlalarında Bitki Koruması Olmazsa Verim %55 Düşebilir

Universidade Federal de Viçosa (UFV) ile biyoteknoloji, genetik ıslah ve bitki koruma ürünleri şirketlerini bir araya getiren CropLife Brasil’in ortak çalışmasına göre, Brezilya’daki soya tarlalarında zararlı, hastalık ve yabancı otlarla mücadele edilmemesi verimde %55’e varan kayba yol açabilir. Araştırma, bitki koruma uygulanmadığında üretim, ihracat geliri ve soya arzında ortaya çıkabilecek sonuçları simülasyonlarla değerlendirdi. Çalışmada Asya pası ve hedef lekesi hastalıklarının da aralarında bulunduğu dört hastalık, beyazsinek gibi beş zararlı ve dokuz yabancı ot dikkate alındı. Araştırmacılar; hiç kontrol uygulanmayan, tarlanın %40’ına kadar koruma sağlayan kısmi kontrol ve %80 koruma sağlayan optimum kontrol olmak üzere üç senaryoyu karşılaştırdı. Tahmini verim optimum kontrolde hektar başına 72 çuval, kısmi kontrolde 52 çuval ve kontrolsüz üretimde 32 çuval olarak hesaplandı. Kısmi kontrol, optimum senaryoya göre %28 daha düşük verim anlamına geldi. Araştırmaya göre, kontrol eksikliğinden kaynaklanan kaybı telafi etmek için 33,5 milyon hektar ek soya alanı gerekebilirdi. Kontrolsüz senaryoda ortalama üretim kaybı 121,3 milyon ton, bunun tahmini değeri ise 223,5 milyar real olarak verildi. Soya ihracat geliri optimum kontrol koşullarında 44,2 milyar dolar, kontrolsüz koşullarda 26,6 milyar dolar olarak simüle edildi. Arz azalmasının soya fiyatını %49’a kadar artırabileceği ve resmi enflasyona yaklaşık 0,26 puan ekleyebileceği öngörüldü. Çalışmada biyoteknoloji, genetik ıslah, biyolojik girdiler, kimyasal bitki koruma ürünleri ve entegre mücadele olası kontrol yöntemleri arasında gösterildi.

Rubio: ABD, Türkiye’nin Karadeniz Tahıl Taşımacılığı Önerisini İnceliyor
Görsel kaynağı: APA Azerbaijan · Özgün haber

Rubio: ABD, Türkiye’nin Karadeniz Tahıl Taşımacılığı Önerisini İnceliyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’ın Karadeniz üzerinden tahıl sevkiyatını kolaylaştırmaya yönelik önerileri, aralarında Türkiye’nin sunduğu teklifin de bulunduğu bir çerçevede incelediğini açıkladı. Rubio, Türkiye ve Hindistan’ın savaş nedeniyle aksayan tahıl taşımacılığının yeniden başlamasına yönelik fikirler sunduğunu söyledi. Atlanta’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Rubio, ABD’nin Türkiye’den iletilen önerileri değerlendirmeyi sürdüreceğini ve sevkiyatı kolaylaştıracak bir düzenlemeye yönelik çabaları memnuniyetle karşılayacağını belirtti. Ancak böyle bir girişimin Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeyeceğini, yalnızca çatışmanın küresel gıda güvenliğini, özellikle kırılgan ülkeleri etkileyen belirli bir boyutunu ele alabileceğini ifade etti. Bazı ülkelerin garantör veya kolaylaştırıcı rol üstlenmeyi değerlendirdiği aktarıldı.

Hindistan, Haftalık Buğday İhalesi Miktarını 199 Bin Tona Çıkardı
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber

Hindistan, Haftalık Buğday İhalesi Miktarını 199 Bin Tona Çıkardı

Hindistan Gıda Kurumu (FCI), 4 Kasım’daki haftalık ihalesinde satışa sunacağı buğday miktarını 199 bin tona yükseltti. The Hindu BusinessLine’ın haberine göre, 28 Ekim ihalesinde 101 bin ton teklif edilmişti. Böylece stokların azaldığı ve fiyatların yükseldiği dönemde satışa ayrılan miktar yaklaşık iki katına çıkarıldı. Alıcı başına haftalık azami alım sınırı ise değiştirilmedi. Haberde aktarılan 30–31 Ekim tarihli 22 eyalet ihalesine göre, Pencap’ın tahsisatı 25 bin tondan 44 bin tona, Haryana’nın 12 bin tondan 23 bin tona yükseltildi. Uttar Pradeş için miktar 8 bin tondan 14 bin tona, Madhya Pradeş için 6 bin tondan 10 bin tona çıkarıldı. Önceki ihalede, tüccarların katılımına izin verilmemesine rağmen, satışa sunulan buğdayın %98,3’ü olan 99.316 ton satıldı. Bazı eyaletlerde teklif edilen miktarın tamamına alıcı bulundu. Haberde görüşlerine yer verilen uzmanlar, tek bir katılımcının satın alabileceği miktar değişmediği için daha yüksek ihale tahsisatının fiyatları düşürme etkisine kuşkuyla yaklaşıyor.

Kazakistan Süt Üretimini Yeni Çiftlik Projeleriyle Artırmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan Süt Üretimini Yeni Çiftlik Projeleriyle Artırmayı Planlıyor

Kazakistan, yeni süt çiftlikleri kurulması ve hayvancılığın geliştirilmesi yoluyla süt üretimini artırmayı planlıyor. Qazinform’un Tarım Bakanlığı basın servisine dayandırdığı habere göre, Tarım Bakanı Aidarbek Saparov başkanlığındaki toplantıda Cumhurbaşkanının yıllık Ulusa Sesleniş konuşmasında belirlenen görevlerin uygulanması için öncelikli adımlar ve pratik mekanizmalar ele alındı. Bakanlık, üretim artışının yanı sıra tarım sektöründe yapısal dönüşüm, derin işleme, yeni tesisler, verimlilik ve teknoloji yatırımlarına odaklanıyor. Bakan Yardımcısı Azat Sultanov’un açıkladığı plan kapsamında, çiftçilerin uygun maliyetli finansmana erişiminin kamu bütçesi kaynaklarıyla ticari finansmanın birleştirilmesi yoluyla geliştirilmesi öngörülüyor. Kaynakların hayvancılığa, tarımsal depolama ve işleme tesislerine yönlendirilmesi planlanırken, traktör ve biçerdöverler için KazAgroFinance aracılığıyla imtiyazlı kiralamanın sürdürülmesi, hayvan alımı için imtiyazlı kredi mekanizmasının ise değerlendirilmesi bekleniyor. Bu mekanizma için 2027’de ek finansman planlanıyor. Kazakistan genelinde toplam yıllık kapasitesi 462.000 ton süt olan 71 süt çiftliği projesi yürütülüyor. Yeni devreye alınan tesislerin bu yıl sonuna kadar tasarlanan kapasitelerinin %70’ine ulaşması, tam kapasiteye ise gelecek yıl erişmesi bekleniyor. Ayrıca 2027 proje havuzuna, toplam yıllık kapasitesi 228.000 ton olan 21 süt çiftliği projesi alındı. Hayvancılık alanında üretim döngüsünün tamamını kapsayan altı entegre et üretimi kümesinin kurulması için de çalışmalar sürüyor. Toplantıda tarımsal işleme, depolama altyapısı ve dijitalleşme de gündeme geldi. Saparov, bölgesel yönetimlerden yatırımcıları, finansman kaynaklarını, uygulama takvimini ve beklenen ekonomik faydaları içeren somut teklifler istedi. Tekliflerin ekonomik hesaplamalarla desteklenmesi ve pratik sonuç üretmesi gerektiği belirtildi.

Karadeniz'deki Saldırılar Ukrayna'nın Tahıl ve Gübre İhracatını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: e15 · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz'deki Saldırılar Ukrayna'nın Tahıl ve Gübre İhracatını Tehdit Ediyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Karadeniz'de Rusya'ya atfedilen insansız hava aracı saldırıları, ticari gemi taşımacılığını ve Ukrayna'nın tahıl, yağ ile gübre ihracatını tehdit ediyor. Ekim ayında Romanya ve Bulgaristan yakınlarında en az beş ticari geminin insansız hava araçları tarafından vurulduğu bildirildi. Ukrayna limanlarından Türk boğazlarına ve oradan Akdeniz'e uzanan güzergâh, ülkenin tarım ürünlerini dünya pazarlarına ulaştıran ana ihracat rotalarından biri olduğu için güvenlik sorunları küresel gıda tedarikini de etkiliyor. Avrupa Birliği'nin paylaştığı açıklamaya göre Ukrayna, ihracat güzergâhlarındaki kesintiler nedeniyle günde tahminen 60 milyon avro gelir kaybediyor. Ukrayna'nın tarım ürünlerinin yaklaşık %90'ı Karadeniz koridorundan taşınıyor. Başlıca limanların çalışmasının aksaması, ülkenin ihracat kapasitesini sınırlarken küresel tahıl fiyatları da Şubat 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Kaynak haberde, sevkiyat sorunlarına kuraklık, El Niño ve Orta Doğu'daki çatışmaların gübre tedarikini zorlaştırmasının eşlik ettiği aktarılıyor. Karadeniz; Hürmüz ve Babu'l Mendeb boğazlarıyla birlikte küresel gıda güvenliği açısından kritik üç geçiş noktasından biri olarak değerlendiriliyor. Ukrayna ile Rusya'nın tahıl, ayçiçeği yağı ve gübre tedarikindeki ağırlığı nedeniyle deniz taşımacılığındaki kesintiler iki ülkenin ticaretiyle sınırlı kalmıyor. Kaynak habere göre Rusya'nın Karadeniz üzerinden gübre ihracatının kesilmesi, sonbahar toprak hazırlığından gelecek hasada kadar uzanan tarım döngüsünde üretim koşullarını baskılayabilir. AB, Ukrayna'yı dünya pazarlarına bağlamak için kara güzergâhlarını ve Dayanışma Hatları girişimini kullanıyor. Bu hatlar üzerinden yapılan tahıl ihracatı temmuz ortasından bu yana yaklaşık iki milyon ton arttı. Ancak alternatif rotaların taşıma maliyetlerini yükselttiği ve Moldova, Romanya ile Polonya sınırlarına yönelik saldırıların bu güzergâhları da riske attığı belirtiliyor. AB ayrıca Karadeniz ve Tuna'da güvenliği güçlendirmeyi, deniz gözetimini artırmayı ve ciddi olaylarda hızlı siyasi istişare sağlayacak bir Acil Durum Protokolü oluşturmayı planlıyor. Romanya ve Bulgaristan'ın AB desteğiyle ortaklaşa kurduğu Karadeniz Deniz Güvenliği Merkezi'nin deniz trafiğine ilişkin farkındalığı güçlendirmesi bekleniyor. Avrupa Savunma Ajansı'nın MARSUR ağı üzerinden deniz gözetimi bilgilerinin paylaşılması ve insansız hava aracı kapasitesinin geliştirilmesi de planlanan adımlar arasında yer alıyor. AB, Karadeniz'de güvenli geçiş düzenlemesi için Türkiye, Hindistan, Afrika'daki gıda ithalatçısı ülkeler ve daha geniş anlamda Küresel Güney ile çalışıyor.

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığı 34 Yeni Araç İçin Tedarikçi Arıyor
Görsel kaynağı: Sega · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığı 34 Yeni Araç İçin Tedarikçi Arıyor

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığı, bölgesel tarım müdürlüklerinde kullanılmak üzere 28’i yüksek geçişli 4x4 araç ve 6’sı elektrikli otomobil olmak üzere 34 fabrika çıkışlı yeni araç için tedarikçi arıyor. Bakanlık, alımı 27 Ekim’de duyurdu. İhalenin tahmini toplam bedelinin 1 milyon euronun üzerinde olduğu bildirildi. İhale iki ayrı kalemden oluşuyor. Yüksek geçişli, orta sınıf ve 4x4 özellikli 28 araç için KDV hariç 700 bin euro, KDV dahil 840 bin euro bütçe ayrıldı. Altı elektrikli otomobil için belirlenen azami bütçe ise KDV hariç 150 bin, KDV dahil 180 bin euro. Her iki kalemde de araç başına ortalama fiyat KDV hariç yaklaşık 25 bin euro olarak hesaplandı. Teklifler 28 Kasım’a kadar kabul edilecek. Kaynakta, belirlenen fiyat sınırına 4x4 araçlarda Dacia Duster, Suzuki Vitara ve Suzuki S-Cross gibi modellerin; elektrikli otomobillerde ise BYD Atto 2, Citroen C3 Aircross ve Renault 4 E-Tech gibi modellerin uyduğu belirtiliyor. Benzer bir alım 2020’de daha küçük ölçekte yapılmış; o dönemde Sofya, Plovdiv, Burgaz, Varna, Stara Zagora, Montana ve Razgrad’daki bölgesel tarım müdürlükleri için yedi araç alınmıştı. Bu teslimatta altı Hyundai Tucson ve bir Dacia Duster bulunuyordu.

İrlanda’da Havuç Üreticileri İçin Sulama Yatırımı Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Havuç Üreticileri İçin Sulama Yatırımı Öne Çıkıyor

İrlanda’nın Birr kentindeki organik havuç üreticisi Philip Draper, iklim değişikliğine karşı dayanıklı işletmeler kurabilmek için sulama ve benzeri altyapı yatırımlarının kritik olduğunu belirtti. Draper, hava koşullarına hızlı yanıt verebilecek bir üretim yapısının büyük sermaye gerektirdiğini söyledi. Havuç üretiminin ülkede daralan bir sektör olduğu belirtilirken, İrlanda’da ticari ölçekte üretim yapan dokuz yetiştirici kaldı. Havuçlarını 30 yılı aşkın süredir yetiştiren Draper, hasadın çim veya tahıl üretiminden farklı olarak süpermarket talebine göre planlandığını ifade etti.

Birleşik Krallık’ta Süt Fiyatı Eylülde Arttı, Yıllık Bazda Geriledi
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Süt Fiyatı Eylülde Arttı, Yıllık Bazda Geriledi

Birleşik Krallık’ta ortalama çiftlik çıkışlı süt fiyatı Eylül 2026’da litre başına 38,45 peniye yükseldi. DEFRA’nın son verilerine göre fiyat, Ağustos 2026’daki 36,65 penilik seviyeye kıyasla 1,8 peni ve %4,8 arttı. Buna karşın Eylül fiyatı, geçen yılın aynı ayına göre %16, yani litre başına 7,1 peni daha düşük kaldı. Aynı ay süt üretimi de 1 milyar 198 milyon litreye gerileyerek yıllık bazda %2 azaldı. AHDB, Birleşik Krallık süt sektörünün daralan arz, azalan inek sayısı ve yükselen üretim maliyetlerinin etkili olduğu bir dönemden geçtiğini açıkladı. Nisan ile 17 Ekim arasındaki süt yılında hacimler geçen yılın aynı dönemine göre %2,4 düşerken, yalnızca 1-17 Ekim dönemindeki gerileme %3,6 oldu. Azalan süt hacimlerinin çiftlik çıkışlı fiyatları desteklediği, ekim ve kasım fiyat açıklamalarının ise çoğunlukla yatay seyrettiği belirtildi. Sütçü sığır sürüsü 1 Temmuz 2026 itibarıyla %2,2 küçülerek 1,57 milyon başa indi. Genç hayvan sayısındaki düşüşün gelecekteki damızlık arzı açısından sorun oluşturabileceği, süt işletmesi sayısının da ilk kez 7 binin altına gerileyerek 6.850’ye düştüğü kaydedildi. Yaz aylarındaki sıcak hava dalgalarının ot büyümesini ve kışlık yem bulunabilirliğini olumsuz etkilediği aktarıldı. AHDB’ye göre yaygınlaşan mavi dil hastalığı süt hacimlerinde potansiyel kayıplara ve düşük verimlilik, şekil bozukluğu ya da gebe kalamama gibi üreme sorunlarına yol açabilir. Fiyat tekliflerinin sürdürülebilirliği sözleşme ve işletme türüne göre değişirken, perakendeci bağlantılı veya üretim maliyetine endeksli sözleşmelerin sıvı süt ve imalat sözleşmelerine göre daha avantajlı olduğu belirtildi. Yakıt, gübre, enerji ve işçilik maliyetlerinin baskıyı sürdürdüğü ifade edildi.

AB'nin Gelecekteki Tarım Politikası İçin Ön Anlaşma, Bütçe Belirsizliği Sürüyor
Görsel kaynağı: L’Opinion · Özgün haber
Veri haberi

AB'nin Gelecekteki Tarım Politikası İçin Ön Anlaşma, Bütçe Belirsizliği Sürüyor

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, 2028-2034 döneminde uygulanması planlanan Ortak Tarım Politikası (OTP) için Lüksemburg'da ön anlaşmaya vardı. Fransa Tarım Bakanı Annie Genevard, anlaşmayla genç çiftçilere yönelik bazı desteklerin güçlendirilmesini, kuralların sadeleştirilmesini ve tarımın iklim değişikliğine uyumunun geliştirilmesini ilerleme olarak değerlendirdi. Anlaşmada, desteklerin dağıtımında “aktif çiftçi” ölçütünün yeniden yer alması da öne çıktı. Ancak ön anlaşmanın yürürlüğe girmesi kesinleşmiş değil. Yeni OTP'nin uygulanması, AB'nin 2028-2034 dönemini kapsayacak çok yıllı bütçesi üzerindeki müzakerelerin sonucuna bağlı bulunuyor. Avrupa Parlamentosu ile üye devletlerin düzenlemelerin tamamını aynı metinle kabul etmesi gerekiyor. Fransa Tarım Bakanlığı, mevcut siyasi uzlaşının önemli bir adım olduğunu ancak mücadelenin henüz bitmediğini belirtti. Fransa, OTP'nin şu anki en büyük yararlanıcısı konumunda. Ülke çiftçilerine yılda yaklaşık 9 milyar avro destek aktarılıyor; yedi yıllık dönemde toplam tutar 65 milyar avroya ulaşıyor. Bu miktar, AB'nin tarıma ayırdığı 387 milyar avroluk bütçenin %17'sine karşılık geliyor. Yeni OTP taslağı ise AB'nin tarım bütçesini 2028-2034 döneminde 300 milyar avroya çekmeyi öngörüyor. Bütçenin daraltılması yönündeki baskı, Almanya, Hollanda, Avusturya ve üç İskandinav ülkesinin yer aldığı, bütçede tasarruftan yana ülkeler grubundan geliyor. Fransa, aynı desteği korumak için daha fazla ulusal kaynak gerektirecek ortak finansman mekanizmalarının sınırlandırılmasını istiyor. Emmanuel Macron'un 17-18 Aralık'taki Avrupa Konseyi toplantısında liderlerle görüşmesi ve kasım ayındaki gayriresmî müzakereler, uzlaşma arayışının sonraki adımları olarak belirtiliyor. Fransız hükümeti çiftçilere ayrılacak miktarın korunacağını söylerken, bunun Avrupa bütçesinden mi yoksa ulusal kaynaklardan mı karşılanacağının henüz belli olmadığını vurguluyor. FNSEA ise bazı ilerlemelere rağmen anlaşmanın yetersiz olduğunu ve “indirimli” bir OTP'yi kabul etmeyeceğini açıkladı.

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor

Çin, 2024-2028 Ulusal Akıllı Tarım Eylem Planı kapsamında yapay zekâ, 5G ve büyük veri kullanımını tarımsal üretime daha fazla entegre ediyor. Toprak hazırlığından ekim ve hasada kadar tarımsal mekanizasyonun genel düzeyi %76,7’ye ulaşırken, ülkede 300.000’den fazla tarım dronu kullanılıyor. Doğu Çin’deki Zhejiang eyaletinde tarım robotlarının kullanımının da son yıllarda önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. Çin Tarım Görünümü’ne göre tahıl üretiminin 2026’da 716 milyon metrik tona ulaşması ve yıllık bazda %0,2 artması bekleniyor. Yağlı tohum üretiminin ise %2,6 yükselerek 42,04 milyon tona çıkacağı öngörülüyor. Pirinç üretimi 2025’te 209,04 milyon tona ulaşarak %0,7 arttı; erken pirinç üretimi %1,2, sonbahar tahılı üretimi ise %1,5 yükseldi. Mısır üretiminin de aynı yıl önemli ölçüde arttığı aktarıldı. 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Plan, tarım ve tarım ekosistemini önceliklendirerek ekilebilir arazinin miktarını, arazi kalitesini ve çevrenin korunmasını birlikte güvence altına almayı hedefliyor. Bu yaklaşım kapsamında kentleşme ve çevresel afetlerle bağlantılı risklere karşı dayanıklılığın artırılması, sulama ve drenaj sistemlerinin geliştirilmesi, toprağın asitleşmesinin önlenmesi ve alkaliliğin sınırlandırılması amaçlanıyor. Çin’in farklı bölgelerinde dijital tarım arazileri, yapay zekâ uygulamaları, alçak irtifa dronları, uydu teknolojileri ve gelişen telekomünikasyon altyapısı birlikte kullanılıyor. Anhui eyaletindeki Fuxi Çiftliği’nde, Çin Bilimler Akademisi ile iş birliği içinde yürütülen modelde ekimden hasada kadar süreç otonom traktörler, mobil robotlar ve dronlarla gerçekleştiriliyor. Robotlar toprağın durumunu tararken sensörler hava koşullarını ve zararlıları izliyor. Taklamakan Çölü’nde ise kumulları sabitleyen ağır makineler, yapay zekâ kontrollü damla sulama ve su buharlaşmasını %90 azaltan malç filmleri kullanılıyor. Bu dönüşüm, İtalyan tarım ve gıda teknolojisi şirketleri için lojistik depolar, soğuk zincirler, işleme tesisleri ve hammadde geri dönüşümü gibi alanlarda fırsatlar yaratabilir. Çin’de gıda güvenliği düzenlemeleri de tahılın istikrarlı tedarikini ve ulusal gıda güvenliğini desteklemek üzere güncellendi.

Özbekistan ile TİKA, 2027 Tarım Projeleri İçin İşbirliğini Görüştü
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Özbekistan ile TİKA, 2027 Tarım Projeleri İçin İşbirliğini Görüştü

Özbekistan ile Türkiye’nin resmi kalkınma işbirliği kuruluşu TİKA, 30 Ekim’de tarım, hayvancılık, balıkçılık ve gıda güvenliği alanlarında işbirliğini genişletme planlarını görüştü. Toplantıda, 2027’de ortak projelerin uygulanmasına yönelik hazırlıklar ele alındı. Görüşmeye Özbekistan Tarım Bakan Yardımcısı ve Hayvancılık ile Mera Geliştirme Ajansı Direktörü Orif Botayev ile TİKA’nın gıda, tarım, hayvancılık ve balıkçılıktan sorumlu danışmanı İlhan Aydın’ın başkanlık ettiği heyet katıldı. Taraflar, TİKA’nın Özbekistan temsilciliğinin 2027 için planladığı projeleri ve tarım-gıda sektörlerindeki öncelikli alanları değerlendirdi. Gıda güvenliği, bitkisel üretim, hayvancılık, balıkçılık ile meyve ve sebze üretiminde işbirliği fırsatlarına özel önem verildi. Bilimsel ve teknolojik yeniliklerin uygulanması, uzmanlık paylaşımı ve sektörel girişimlerin desteklenmesi de görüşüldü. Katılımcılar, öncelikleri netleştirme, somut proje teklifleri geliştirme ve uygulama konusunda istişareleri sürdürme gereğini vurguladı.

Brezilya’da Soya Fiyatları, Doların Desteğiyle Chicago’daki Düşüşe rağmen Yükseldi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları, Doların Desteğiyle Chicago’daki Düşüşe rağmen Yükseldi

Brezilya’da soya fiyatları 29 Ekim Perşembe günü genel olarak yükseldi. Canal Rural’ın aktardığına göre, Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) vadeli kontratlarda yaşanan düşüşe rağmen Brezilya reali karşısında değer kazanan dolar, iç piyasadaki fiyatları destekledi. Safras & Mercado, 30 Ekim Cuma günü işlemlerin ılımlı seyretmesini ancak döviz kurunun desteğiyle fiyatların güçlü kalmasını bekledi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira’ya göre piyasa, limanlardaki güçlü alım teklifleri ve iç piyasada faaliyet gösteren soya ezme tesislerinin daha fazla alım yapmasıyla şekillendi. Limanlarda hemen teslimat için üreticilere daha elverişli fiyat koşulları sunulurken ödeme vadeleri uzadı. İç kesimlerdeki tesisler, aralık ayına kadar tedarik sağlamak amacıyla bazı bölgelerde alım göstergelerini yükseltti ve kimi tekliflerde ihracat paritesi aşıldı. Fiziksel piyasada 29 Ekim’de 60 kilogramlık çuval başına 2 Brezilya realine kadar artış kaydedildi. En yüksek yükseliş Rio Grande Limanı’nda görüldü. İç kesimlerin çoğunda artış 1 real olurken Rondonópolis’te fiyatlar değişmedi, Rio Verde’de ise çuval başına 1 real düşüş yaşandı. Chicago’da kasım vadeli soya kontratı 30 Ekim sabahı %0,18 düşüşle 12,17 buçuk ABD doları/buşel seviyesine geriledi. Vadeli fiyatlar, ABD’de hasadın ilerlemesiyle uluslararası piyasadaki soya arzının artmasından dolayı baskı altında kaldı. Buna karşılık ticari dolar aynı sabah %0,48 yükselerek 5,4132 realden işlem gördü. Safras & Mercado, ekim ayı kapanışında Brezilya’da fiyatların güçlü kalmasını, ancak ticaret hacminin yüksek olmamasını öngördü.

Bayer, Azotlu Gübre Bağımlılığını Azaltabilecek Tahıllar Geliştiriyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Bayer, Azotlu Gübre Bağımlılığını Azaltabilecek Tahıllar Geliştiriyor

Alman tarım şirketi Bayer, buğday, mısır ve pirinçte atmosferik azotun bitkiler tarafından kullanılmasını sağlayabilecek yeni çeşitler geliştiriyor. Şirket, bitki köklerinin atmosferik azotu bitkilerin yararlanabileceği bileşiklere dönüştüren bakterilerle etkileşmesini hedefleyen bir teknoloji üzerinde çalışıyor. Yaklaşım başarılı olursa sentetik azotlu gübre ihtiyacının ve çiftçilerin gübreleme giderlerinin azalabileceği belirtiliyor; ancak bu sonuç henüz gerçekleşmiş bir üretim kazanımı değil. Bayer, teknoloji için California Üniversitesi, Davis (UC Davis) tarafından geliştirilen bir yöntemin ticari kullanım lisansını aldı. Yöntem, tahılların DNA'sında değişiklik yapılarak köklerin azot dönüştüren bakterilerle etkileşmesini öngörüyor. Soya ve diğer baklagiller atmosferik azottan bakterilerle kurdukları simbiyotik ilişki sayesinde yararlanabilirken, buğday, mısır ve pirinç büyük ölçüde azotlu mineral gübrelere ihtiyaç duyuyor. Bu üç tahılın dünya genelinde tüketilen kalorilerin neredeyse yarısını sağladığı aktarılıyor. Şirkete göre teknoloji, gübreleme maliyetlerinin yanı sıra tarımın sera gazı emisyonlarını ve ülkelerin azotlu gübre ithalatına bağımlılığını azaltabilir. Bayer, yaklaşımın gübre fiyatlarının yükseldiği ve Orta Doğu'daki çatışmanın küresel tedarik zincirlerini etkilediği bir dönemde önem taşıdığını belirtiyor. Şirket ayrıca teknolojinin yaklaşık 85 milyar dolar olarak tahmin edilen küresel üre pazarında yeni fırsatlar yaratabileceğini düşünüyor. Çalışmalar şimdiye kadar seralarda yürütüldü. Bayer'in bir sonraki aşamada tarla koşullarında denemelere geçmesi planlanıyor. Ancak ek araştırmalar ve gerçek üretim koşullarındaki etkinliğin doğrulanması gerektiğinden, şirket bu yöntemle geliştirilen çeşitlerin 2030'lu yıllardan önce piyasaya çıkmasını beklemiyor.