ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

29 haber · Sayfa 1

Birleşik Krallık ve AB, Brexit Sonrası Gıda Ticaretindeki Engelleri Kaldıracak Taslak Anlaşmada Uzlaştı
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık ve AB, Brexit Sonrası Gıda Ticaretindeki Engelleri Kaldıracak Taslak Anlaşmada Uzlaştı

Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği, Brexit sonrasında gıda ve tarım ticaretinde uygulanan kontrolleri ve idari engelleri kaldırmayı amaçlayan bir taslak anlaşma üzerinde uzlaştı. Öneri, kasım ayında yapılması planlanan Birleşik Krallık-AB zirvesi öncesinde gündeme geldi. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için tarafların siyasi ve hukuki süreçleri tamamlaması gerekiyor. Sıhhi ve bitki sağlığı (SPS) kurallarını kapsayan taslak, AB üyesi ülkelerin değerlendirmesi için dolaşıma sokulan 200 sayfalık bir belgede yer alıyor. Düzenleme; ihracat sağlık sertifikaları, bitki sağlığı sertifikaları, denetim ücretleri, organik sertifikasyon şartları ve bazı liman harçları gibi Brexit sonrasında getirilen maliyet ve işlemlerin kaldırılmasını öngörüyor. İngiliz hükümetine göre bu adımlar, uzun vadede ülke ekonomisine yıllık yaklaşık 5,1 milyar sterlin katkı sağlayabilir. Anlaşmanın uygulanması halinde Birleşik Krallık'tan AB pazarına taze sosis, burger, ülkenin karasularında avlanan kabuklu deniz ürünleri ve tohumluk patates sevkiyatının yeniden başlaması bekleniyor. Birleşik Krallık ayrıca gıda, hayvansal ürün ve bitkisel ürünlere ilişkin düzenlemelerini mevcut ve gelecekteki AB standartlarıyla “dinamik uyum” süreci üzerinden eşleştirmeyi taahhüt edecek. Bununla birlikte, hassas ıslah ve gen düzenleme teknolojileri gibi bazı alanlarda iki tarafın kuralları arasında farklılıklar bulunuyor. İngiliz süpermarketleri ve tarım temsilcileri taslağı desteklerken, bazı Brexit yanlıları Birleşik Krallık'ın AB kurallarını benimsemesini eleştirdi. İngiliz Ticaret Odaları tarafından yapılan bir ankette ihracatçı işletmelerin %56'sı, AB gümrük evrakı ve gecikmelerinin kaldırılmasını destekledi; imalatçılar arasındaki oran %58 oldu. Taslak, AB'nin Daimi Temsilciler Komitesi'nde ele alınacak.

Akademisyen: Şili’de Meyve ve Sebze Fiyatları Tarım İçin Uyarı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Akademisyen: Şili’de Meyve ve Sebze Fiyatları Tarım İçin Uyarı

Şili’de meyve ve sebze fiyatlarındaki artışın, tarım sektöründeki yapısal maliyet baskılarına işaret ettiği değerlendirmesi yapıldı. Universidad de Las Américas Ziraat Fakültesi akademisyeni Waldemar Herrera’nın yazısına göre üretim, hasat, taşıma ve taze gıdaların pazarlanma maliyetleri enerji, iş gücü, iklim, lojistik ve finansman kaynaklı baskılardan aynı anda etkileniyor. Yazıda, Eylül 2026’da tüketici fiyat endeksinin aylık %0,4, yıllık %4,1 arttığı; gıda fiyatlarındaki yükselişin ise %0,6 olduğu belirtiliyor. Mayıs ayından itibaren aylık asgari gelirin 553.553 Şili pesosuna çıkmasının, özellikle düşük mekanizasyonlu küçük ve orta ölçekli işletmelerde hasat, ayıklama ve paketleme maliyetlerini artırdığı ifade ediliyor. Kuraklık, don, sıcak hava dalgaları ve yağışların da verim ile ürün kalitesini etkilediği aktarılıyor. Herrera, soğuk zincir altyapısındaki eksiklikler ve üreticilerin parçalı yapısı nedeniyle bazı ürünlerde hasat sonrası kayıpların %25’e ulaşabildiğini belirtiyor. ODEPA verilerine göre Ekim 2026’da Metropolitana Bölgesi’nde patates serbest pazarlarda kilogram başına 1.183 pesodan, limon ise 668 pesodan satıldı; bu fiyatlar süpermarketlere göre sırasıyla %39,6 ve %64,9 daha düşüktü. Yazı, çözüm olarak fiyat sabitlemesi yerine verimlilik, sulama, soğuk zincir ve lojistik yatırımlarını öneriyor.

Pentagon, ABD Askerî Üslerindeki Buzdolabı Arızalarını Şüpheli Siber Saldırı Olarak İnceliyor
Görsel kaynağı: Shekulli · Özgün haber
Veri haberi

Pentagon, ABD Askerî Üslerindeki Buzdolabı Arızalarını Şüpheli Siber Saldırı Olarak İnceliyor

Pentagon, ağustos ayında ABD genelindeki askerî üslerde gıdaların bozulmasına yol açan gizemli buzdolabı arızaları dalgasını şüpheli bir siber saldırı olarak ele alıyor. Reuters’ın konuyu bilen dört yetkiliye dayandırdığı habere göre arızalar, askerî personelin gıda alışverişi yaptığı en az altı kantini etkiledi. Ancak saldırının gerçekleştiği veya arızaların nedeninin kesinleştiği belirtilmiyor. Reuters’ın üslerin eş zamanlı Facebook paylaşımları ve internet sayfalarındaki güncellemeleri incelemesine göre bazı soğutucular tamamen durmadı; buna karşın soğutma ünitelerindeki sıcaklıklar gece boyunca yükseldi. Bu durum, sabah saatlerinde bozulmuş ya da çözülmüş gıda yığınlarının oluşmasına neden oldu. Arizona’daki Fort Huachuca, 26 Ağustos’ta yaptığı açıklamada dondurucusunun çözülme moduna geçtiğini ve bu sırada tüm gıdaların ısındığını bildirdi. Pentagon, Siber Komuta’ya bağlı bir birimin kurumlar arası ortaklar ve kolluk kuvvetleriyle yakın koordinasyon içinde çalıştığını açıkladı. ABD Ordusu Kriminal Soruşturmalar Bölümü de Siber Saha Ofisi’nin soruşturmaya katıldığını ve Avrupa’daki soğutma kesintilerini daha iyi anlamak için Fransız kolluk kuvvetleriyle çalıştığını belirtti. Yetkililer, ağustos ayının başında Fransa’daki süpermarketleri etkileyen benzer bir ticari buzdolabı siber saldırısıyla ilgili Fransız muhataplarıyla temas kurdu. ABD’deki arızalar ve olası siber sabotaj ilk olarak 28 Ağustos’ta Signal and Silence adlı blogda gündeme getirildi; askerî soruşturmacıların katılımı ve Fransa ile temasları ise daha sonra Stars and Stripes ile Daily Telegraph tarafından aktarıldı.

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor

Türkiye’den ortaklarla geliştirilen proje kapsamında Moldova’nın koyun ve keçi sektörüne yaklaşık 2 milyon avroluk yatırım planlanıyor. Proje; iki koyun ve keçi sütü işleme tesisi, 10 süt toplama noktası ve projeye katılan işletmelere yönelik bir yem fabrikası kurulmasını öngörüyor. Moldova’daki çiftçiler projeye katılmaya davet edilirken, girişimin ağırlıklı olarak ihracata yönelik peynir üretimi oluşturması hedefleniyor. Projenin ayrıntıları, Moldova Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Federasyonu tarafından 29 Ekim 2026’da düzenlenen toplantıda, aralarında Ankara’daki koyun ve keçi sektörünü temsil eden Hasan Kılınç’ın da bulunduğu katılımcılara sunuldu. Toplantının amacı, planlanan yatırımı, iş birliği olanaklarını ve yetiştiricilerin kurulacak toplama ve işleme yapısına hangi koşullarda katılabileceğini anlatmaktı. Hasan Kılınç, Moldova’daki çeşitli işletmelere yapılan ziyaretler sonrasında başlıca sorunlardan birinin işleme süreçlerinde ortak standartların bulunmaması olduğunu belirtti. Projede süt toplama noktalarının, çiftçilerin üretimlerini yaklaşık 60–70 kilometrelik mesafelerde teslim edebileceği şekilde dağıtılması planlanıyor. Böylece daha fazla miktarda sütün düzenli biçimde toplanması ve standartlaştırılmış koşullarda işlenmesi amaçlanıyor. Peynir üretiminde ürün özelliklerinin işletmeden işletmeye değişmemesi için eğitim ve yem üretimi de yatırımın unsurları arasında yer alıyor. Üç ila beş kişinin Hollanda’ya gönderilerek koyun ve keçi sütünden peynir üretim teknolojileri konusunda eğitilmesi, ardından bu bilgilerin Moldova’da kurulacak işleme tesislerinde uygulanması planlanıyor. Yem fabrikasında üretilecek standart rasyonlarla, peynir üretiminde kullanılacak sütün kalite parametrelerinin mümkün olduğunca sabit tutulması hedefleniyor. Yatırımın hukuki yapısı konusunda başlangıçta kooperatif seçeneği değerlendirilirken, Moldova makamlarıyla yapılan görüşmelerin ardından limited şirketin daha uygun olabileceği belirtildi. Üreticilerin projeye katılıp katılmayacağına ve üretimlerini istenen standartlara göre düzenleyip düzenlemeyeceklerine karar vermesi gerekiyor. Türk ortaklar ayrıca üreticilere mevcut piyasa fiyatından yaklaşık %20 daha yüksek bir satın alma fiyatı planlıyor. Üretilecek peynirlerin bir bölümünün Moldova’daki süpermarketlerde, çoğunluğunun ise dış pazarlarda satılması öngörülüyor.

Paşinyan: Ermenistan’da İthal Meyve ve Sebze Satışı Yerel Ürünleri Aşıyor
Görsel kaynağı: Armenia Sputnik · Özgün haber

Paşinyan: Ermenistan’da İthal Meyve ve Sebze Satışı Yerel Ürünleri Aşıyor

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkede yerel ürünler yerine ithal meyvelerin tercih edilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Paşinyan, hükümet toplantısında, resmî görüşmeler sırasında bile masalara yerel değil ithal meyvelerin konulduğunu söyledi. Başbakana göre süpermarketler, belgelendirme sorunu yaşanmadığı için ithalatçı şirketlerle daha kolay çalışıyor. Paşinyan, tarıma tanınan vergi ayrıcalıklarından yalnızca ithalatçıların yararlanıyor gibi göründüğünü belirterek çiftçiden süpermarkete uzanan sürecin tamamen belgelendirilmesi gerektiğini savundu.

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor

İspanya’daki süpermarketlerde meyve ve sebzelerin hangi ülkeden geldiğini anlamanın yolu barkodun ilk rakamlarını kontrol etmekten değil, ürün etiketi ve satış kartelasındaki menşe bilgisini okumaktan geçiyor. Ülkede yıl boyunca geniş bir meyve ve sebze çeşidi bulunması, şirketlerin talebi karşılamak için başka ülkelerden ürün ithal etmesiyle mümkün oluyor. Bu uygulama sezon dışı ürünlerin raflarda yer almasını ve mevsimindeki bazı ürünlerin daha ekonomik sunulmasını sağlarken, düşük ithalat fiyatlarıyla rekabet etmekte zorlanan İspanyol çiftçileri de etkiliyor. Tüketicilerin yerli ürünleri ithal ürünlerden ayırabilmesi için mevsim ürünlerini tanıması ve etiketleri dikkatle incelemesi öneriliyor. Taze ürünlerde genellikle yetiştirildiği yeri gösteren bir etiket bulunuyor. Ürün etiketsizse veya dökme satılıyorsa, İspanya’daki düzenlemeler gereği ürüne eşlik eden görünür kartelada ürünün adı, menşe ülkesi ve kilogram fiyatı yer almalı. Ambalajlı gıdaların etiketinde ise menşe ülkesinin yanında, ürünü piyasaya sunmaktan sorumlu şirketin adı ve adresi bulunmalı. Barkodun ilk iki hanesindeki 84 rakamının ürünün İspanya’da üretildiğini gösterdiği yönündeki yaygın inanış ise doğru değil. Tüketici ve Kullanıcılar Örgütü (OCU) tarafından da reddedilen bu iddiaya göre 84, barkodu İspanyol iştirakin aldığını ifade ediyor. Barkod sistemi ürünlerin lojistik yönetimini kolaylaştırıyor ve şirket iştirakleri kodları GS1 üyesi kuruluşlardan talep edebiliyor. Benzer biçimde 611 veya 61 rakamları da ürünün Fas menşeli olduğunu göstermiyor; bu kodlar, ürünü pazarlayan şirketin GS1 Fas’a bağlı olduğunu belirtiyor.

İngiltere’de İlk Sezon Kuş Gribi Vakası 32.000 Yumurtacı Kanatlıyı Etkiledi
Görsel kaynağı: BBC News · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’de İlk Sezon Kuş Gribi Vakası 32.000 Yumurtacı Kanatlıyı Etkiledi

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İngiltere’nin Northumberland bölgesindeki Belford yakınlarında ticari kanatlılarda yüksek derecede patojenik kuş gribinin (HPAI) H5N1 alt tipi doğrulandı. Sezonun İngiltere’deki ilk vakasından etkilenen serbest dolaşan yumurta işletmesinde 32.000 yumurtacı kanatlı kaybedildi. İşletme sahibi Catherine Armstrong, salgının maliyetinin 100.000 sterlini aşmasının beklendiğini söyledi. Çiftlikte kalan kanatlıların tamamı, virüsün yayılmasını kontrol etmek amacıyla itlaf edildi. Armstrong’a göre kuşlar normalde günde 28.500 yumurta üretiyor ve ürünler Birleşik Krallık’taki çeşitli süpermarketlere gönderiliyordu. İlk ölümlerden sonra virüsün hafta sonu hızla yayıldığı, pazar gecesine kadar 1.000’den fazla kanatlının öldüğü ve salı günü H5N1 enfeksiyonunun doğrulandığı aktarıldı. Virüsün çiftliğe nasıl ulaştığı henüz bilinmiyor; sıkı biyogüvenlik önlemlerine rağmen yabani kuşların kaynağı olabileceği düşünülüyor. İngiliz Serbest Dolaşan Yumurta Üreticileri Birliği, serbest dolaşan tavukların yabani kuşlarla düzenli temasının enfeksiyonu önlemeyi zorlaştırdığını belirterek kıyı bölgeleri ile göçmen kuşların bilinen uçuş güzergâhlarına yakın işletmeler için bölgesel bir kapatma emri talep edeceğini açıkladı. Hükümetin hindilerde yürüttüğü kuş gribi aşısı denemesinin sonuçlarının yıl sonuna kadar açıklanması bekleniyor; yetkililer, aşının bu sezon için seçenek olmayacağını bildirdi. Sağlık ve gıda güvenliği kurumları ise genel halk açısından riskin çok düşük olduğunu, uygun şekilde pişirilmiş kanatlı ürünleri ve yumurtaların tüketilebileceğini belirtti.

Güney İtalya’da Kamyoncu Protestosu Süpermarket Raflarını Etkiledi
Görsel kaynağı: Sky TG24 · Özgün haber

Güney İtalya’da Kamyoncu Protestosu Süpermarket Raflarını Etkiledi

İtalya'nın güneyinde kamyoncuların yüksek motorin maliyetine karşı düzenlediği protesto sürüyor. Eylem nedeniyle Güney İtalya genelinde çok sayıda nakliye aracının hareketsiz kaldığı bildiriliyor. Protestonun gıda tedarikine etkisi süpermarketlerde görülmeye başladı; bazı mağazalarda rafların boşaldığı aktarılıyor. Haberde, yaşanan gelişmelerin ayrıntılarının Fulvio Viviano'nun hazırladığı haber çalışmasında yer aldığı belirtiliyor.

Güney İtalya’daki Kamyoncu Eylemleri Makarna Üretimini Aksattı
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Güney İtalya’daki Kamyoncu Eylemleri Makarna Üretimini Aksattı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Güney İtalya’da kamyon şoförlerinin geçen hafta başlattığı eylemler, Sicilya ve bölgedeki yollar, otoyollar ile limanların bloke edilmesiyle makarna sektörünü doğrudan etkiledi. Ulaşım kesintileri fabrikalara hammadde sevkiyatını aksatırken, Campania merkezli makarna üreticisi Rummo mevcut hammaddeleri tükendiği için üretimini askıya aldığını açıkladı. Rummo Üst Yöneticisi Cosimo Rummo, komşu Apulia bölgesindeki büyük makarna üreticilerinin neredeyse tamamının benzer sorunlarla karşılaştığını söyledi. Rummo’ya göre İtalya’daki makarna üretiminin büyük bölümü durmuş durumda veya durmaya çok yakın. Molise merkezli La Molisana da üretiminin önemli ölçüde azaldığını, çalışmayı sürdürebilmek için buğday ve irmik stoklarını kullandığını bildirdi. İtalyan un sanayisi birliği Italmopa, eylemlerin sürmesi halinde daha fazla fabrikanın faaliyetlerini durdurmak zorunda kalabileceği ve bunun tedarik zincirinde zincirleme etkilere yol açabileceği uyarısında bulundu. Güney İtalya’daki ulaşım sorunları süpermarketlerde ürün eksikliklerine, akaryakıt istasyonlarında ise tedarik sıkıntılarına ve kuyruklara neden oldu. European House-Ambrosetti’nin eylül ayında yayımladığı rapora göre İtalya’nın makarna üretim ve dağıtım zinciri önceki yıl 13,5 milyar avro gelir elde etti. Hükümet, kamyon taşımacılığı sektörünü desteklemek amacıyla 150 milyon avronun üzerinde bir ekonomik yardım paketi hazırlıyor. Başbakan Giorgia Meloni hükümeti ayrıca, hafta sonunda Milano ve kuzey İtalya’daki diğer kentlerde enflasyon karşıtı gösteriler sırasında yaşanan şiddet olaylarının ardından daha sıkı güvenlik önlemleri üzerinde çalışıyor.

Napoli’de Taşımacılık Grevi Bazı Süpermarketlerde Boş Raflara Yol Açtı
Görsel kaynağı: Il Fatto Quotidiano · Özgün haber

Napoli’de Taşımacılık Grevi Bazı Süpermarketlerde Boş Raflara Yol Açtı

İtalya’nın Campania bölgesinde taşımacılık işçilerinin grevi, bazı süpermarketlerde boş raflarla kendini göstermeye başladı. Napoli ve çevresinde hafta sonunda özellikle meyve ve sebze olmak üzere bazı gıda ürünlerinin bulunabilirliğinde eksiklik bildirildi. Sorun bölge genelinde düzensiz seyrediyor: bazı satış noktaları düzenli ikmal edilirken bazılarında tüm reyonların boşalmaya başladığı görülüyor. Güney İtalya’da yüksek motorin fiyatlarına karşı günler önce başlayan protesto, malların dağıtımında zorluklara neden oluyor. Henüz gerçek bir acil durumdan söz etmek için erken olsa da durumun önümüzdeki günlerde kötüleşebileceği belirtiliyor.

Slovakya’da Yerli Ördek Yetiştiriciliği İthalat Baskısıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Pravda Slovakia · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Yerli Ördek Yetiştiriciliği İthalat Baskısıyla Geriliyor

Slovakya’nın Kráľov Brod köyünde düzenlenen elma ve ördek festivalinde 3.500’e yakın kişi bir araya geldi; Agrostaar’ın hazırladığı 1.000’den fazla kızarmış ördek porsiyonu kısa sürede tüketildi ve organizatörler daha fazla satış yapabileceklerini belirtti. Ancak yüksek talep, ülkenin son uzun süreli ördek yetiştiricisi olarak tanımlanan Agrostaar’ın üretiminin sürdürülebileceği anlamına gelmiyor. Şirketin ördek çiftliği yıllardır bitkisel üretimden elde edilen gelirle destekleniyor. Aşırı kuraklık, bu desteğin temelini zayıflattı. Kaynağa göre mısır verimi üçte iki oranında düştü ve bitkisel üretim zarara geçti; ayrıca ördek yemi için gereken mısırın fiyatı yükseliyor. Agrostaar’ın modeli, ördeklerin iki gölde yüzebildiği ekstansif yetiştiriciliğe dayanıyor. Bu model, Macaristan, Polonya ve Almanya’da yaygın olduğu aktarılan yoğun endüstriyel yetiştiricilikten ayrılıyor. Şirket yöneticisi Balázs Kósa, 3 kilogramlık bir Agrostaar ördeğinin 20 avroya mal olduğunu söylerken, bir zincir markette Macaristan menşeli ördek kilogramı 3,19 avrodan kampanyaya sunuluyor. Şirketin kurucularından František Szikura, 1970’lerin ortasında çiftlikte 800 bin günlük ördek yavrusu üretildiğini ve bunların %35’inin güney Slovakya’daki köylülerce satın alındığını anlatıyor. Szikura’ya göre 1990’larda kümes hayvanlarının kesildiği mezbahaların özelleştirilmesi, Agrostaar’a toplam 7 milyon Slovak korunası ödenmemesiyle sonuçlandı ve su kuşu yetiştiriciliğinde gerileme sürecini hızlandırdı. Slovakya’nın Avrupa Birliği’ne katılımı sonrasında uygulamaya giren yeni standartlar ve HCPP, yani doğru yetiştiricilik ve üretim uygulamaları da yeni yatırımlar gerektirdi. Szikura, destek politikalarında kümes hayvancılığı için yeterli mali araç bulunmadığını savunuyor. Kaynakta, kırsal yaşam tarzının değişmesi, evlerin çim ve süs bahçeleriyle çevrilmesi ve süpermarketlerin yaygınlaşmasının da köylülerin ördek ve kaz yetiştiriciliğini marjinalleştirdiği belirtiliyor; ancak bu dönüşümün tek neden olmadığı vurgulanıyor. Hayvan hakları savunucularının kaz ve ördeklerin mısırla zorla beslenmesine yönelik kampanyaları da sektörü etkileyen gelişmeler arasında aktarılıyor. Agrostaar bugün kendi mezbahasında yılda 15 bin ördek işliyor. Tomášikovo’da 10 bin, Topoľnica’da ise 5 bin ördeğin bulunduğu işletmeler de var; ancak kaynak bu işletmelerin toplam etkisini sınırlı görüyor. Slovakya’da su kuşlarının toplam kümes hayvanı üretimindeki payı 2000’de %5 iken 2025’te %0,2’ye geriledi. Aynı dönemde ülkenin kaz sürüsü 95 binden 850’ye düştü.

Kenya’da Kuraklık Taze Süt Arzını Daralttı
Görsel kaynağı: Sunday World · Özgün haber
Veri haberi

Kenya’da Kuraklık Taze Süt Arzını Daralttı

El Niño iklim örüntüsüyle bağlantılı uzun süreli kurak koşullar, Kenya’da taze süt arzını aksattı. Başkent Nairobi’de tüketiciler son haftalarda aralıklı kıtlıklarla karşılaşırken, süpermarketler artan talep karşısında düzenli teslimatları sürdürmekte zorlandı. Bazı popüler markalar raflarda hızla tükenirken, sabah gelen süt sevkiyatlarının da birkaç saat içinde satıldığı bildirildi. Kıtlık, perakende fiyatlarını yükselterek yaşam maliyeti baskısı altındaki hanelerin bütçelerini daha da zorladı. Kenya Dairy Board verilerine göre resmi sektördeki işlemeciler temmuzda en az 81 milyon litre çiğ süt topladı; bu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %5,8 düşüş anlamına geliyor. Bir süt çiftliği yöneticisi de üretimde %3,7 gerileme yaşandığını belirtti. Çiftlik teknik sorumlusu Nora Makena, hayvan yemi giderlerinin üretim maliyetlerinin yaklaşık %70’ine çıktığını, geçen yıl bu oranın %55 olduğunu söyledi. Bazı çiftçiler yem miktarını azaltırken süt verimi ve sığırların fiziksel durumu olumsuz etkilendi. Tarım yetkilileri, yağışlı El Niño dönemi öncesindeki kurak koşulların otlakların azalmasına ve işlemecilere yapılan süt teslimatlarının düşmesine katkıda bulunduğunu belirtiyor. Kenya Meteoroloji Dairesi, ekim-aralık döneminde ülkenin yaklaşık %80’inde ortalamanın üzerinde yağış bekliyor. Yağışların otlakları ve yem bulunabilirliğini iyileştirmesi beklenirken, uzmanlar çiftçilerin yem stoklarını yeniden oluşturması ve hayvan verimliliğini artırması gerektiği için toparlanmanın hemen gerçekleşmeyeceği uyarısında bulunuyor. Kenya hükümeti sektörü istikrara kavuşturmak amacıyla yem dağıtımı, piyasa denetiminin güçlendirilmesi ve süt kayıplarını azaltacak soğuk zincir altyapısının geliştirilmesi üzerinde çalışıyor. Yetkililer ayrıca sığır yetiştiriciliğine bağımlılığı azaltmak için deve, keçi ve manda sütü gibi alternatif süt kaynaklarını teşvik etmeyi planlıyor.

Paraguay’da Mandalina Arzı İthalata Bağlı
Görsel kaynağı: ABC Color · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Mandalina Arzı İthalata Bağlı

Paraguay’da kış aylarında mandalina raflarındaki arzın bir bölümü Brezilya ve Arjantin’den gelen ürünlerle karşılanıyor. Paraguay Tarım Teknolojisi Enstitüsüne (IPTA) bağlı Hernando Bertoni Araştırma Merkezi’nin (CIHB) geçici meyvecilik programı yöneticisi Lucidio Burgos’a göre temel sorun talep değil, yerli üretimin alıcıların istediği hacim, kalite ve sürekliliği sağlayamaması. Süpermarketler, bakkallar ve diğer alıcılar, yerel arzın karşılayabildiğinden daha uzun bir dönem ürün arıyor. Burgos, Paraguay’ın mandalina üretimini geliştirmeye uygun toprak ve iklime sahip olduğunu belirtiyor. Son sayıma göre ülkede, ticari işletmelerin yanı sıra kırsal avlulardaki ağaçları da kapsayan yaklaşık 800 hektar mandalina alanı bulunuyor. Verim, iklim ve yetiştirme yönetimine bağlı olarak hektar başına 25-30 ton arasında değişiyor. Üretim iki bölgede yoğunlaşıyor: Cordillera’da mayıstan itibaren pazara çıkan Dancy, Itapúa’daki Carlos Antonio López ve Mayor Otaño’da ise çoğunlukla temmuz-ağustos döneminde satılan Murcott öne çıkıyor. Bu dönemlerin dışında raflarda ithal ürün bulunuyor. Burgos, hasat takvimini uzatmak için çeşitlerin çeşitlendirilmesini öneriyor; ancak bunun yatırım ve planlama gerektirdiğini, Itapúa’da mandalinanın daha yüksek gelir sağlayabilen soya ile arazi rekabeti yaşadığını belirtiyor. Cordillera’da satışlar boyut, görünüm veya kaliteye göre sınıflandırılmadan yapılıyor. Fiyatlar sezona göre 100 meyve için 20.000-50.000 guarani arasında değişiyor. Kuraklık ve aşırı sıcaklar da üretimi tehdit ediyor. Hasat sonrasındaki ağustos-eylül döneminde su eksikliği üretimi düşürerek sonraki kampanyayı riske atabilirken, ocak-şubat sıcakları meyveyi yakıp ticari kaliteyi bozabiliyor. Sulama ve fertigasyon verimi koruyabilir, ancak istikrarlı alıcılar ve öngörülebilir fiyatlar olmadan bu yatırımların geri kazanılması zorlaşıyor. Burgos, düzenli arz için üreticiler, işleyiciler ve alıcılar arasında sözleşmeler kurulmasını; taze satışa uygun olmayan küçük meyvelerin ise reçel, marmelat ve şuruplu konservelerde değerlendirilmesini öneriyor.

Hollanda, Siber Saldırıların Ardından Gıda Krizleri İçin Plan Hazırlıyor
Görsel kaynağı: BNT News · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda, Siber Saldırıların Ardından Gıda Krizleri İçin Plan Hazırlıyor

Hollanda hükümeti, ülkedeki süpermarketleri etkileyen siber saldırıların ardından gıda krizleriyle başa çıkma planı hazırlıyor. Plan kapsamında ulusal düzeyde, kritik ürünlerin en az iki-üç gün yetecek rezervlerinin oluşturulması öngörülüyor. Mağazaların dijital sistemler, ödemeler veya lojistik çalışmadığında kullanılacak alternatif gıda tedarik planlarına ve ek depolara sahip olması isteniyor. Saldırılar, sürekli teslimata ve görece küçük stoklara dayanan sistemde 10 milyon avronun üzerinde zarara yol açtı. Mark Jansen, dijital sistemlere tek başına bağlı olmayan analog bir dağıtım sistemi çağrısı yaptı.

Hollanda’da Gıda Tedarikinde Teknoloji Bağımlılığı Tartışılıyor
Görsel kaynağı: De Telegraaf · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Gıda Tedarikinde Teknoloji Bağımlılığı Tartışılıyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Hollanda’da Albert Heijn’de hafta boyunca süren bir siber olay, gıda tedarikinin teknolojiye bağımlılığı konusunda endişe yarattı. Telegraaf, bu bağımlılığın kamuoyu açısından kaygı verici olup olmadığını tartışmaya açtı. Ahold’daki bilişim sorunları nedeniyle özellikle taze ürünler mağazalara ulaştırılamadı ve raflar boşaldı. Çevrim içi siparişler de verilemezken, uzmanlar tüm süpermarketlerin aynı anda durması halinde gıda tedarikinin geniş ölçekte aksayabileceğini belirtti.

Meyve ve Sebze Ticaretinde Sabit Ortaklıklara Yönelim Artıyor
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Meyve ve Sebze Ticaretinde Sabit Ortaklıklara Yönelim Artıyor

Avrupa’da geleneksel meyve ve sebze toptancılarının ticaretteki konumu değişiyor. Süpermarketler satın alma süreçlerini daha fazla kendileri yürütürken üreticiler ve ihracatçılar da ticari faaliyetlerin bir bölümünü doğrudan üstleniyor. RaboResearch’in yeni raporuna göre bu eğilimin önümüzdeki yıllarda da sürmesi bekleniyor. Gelişme, meyve ve sebze ticaretinde geleneksel toptancılar yerine daha sabit iş ortaklıklarına dayalı bir yapının güçlendiğine işaret ediyor.

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı

İspanya’da gıda fiyatları ağustosta yıllık bazda %2,3 arttı. Eurostat verilerine göre bu oran, Avrupa’daki ikinci en yüksek artış oldu. Kıbrıs’ta artış %3,8’e ulaşırken Fransa ve İtalya’da %1,1, Almanya’da ise %0,2 olarak kaydedildi. Bazı Avrupa ülkelerinde gıda fiyatları geriledi. İspanya’da yıllık artış, Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (INE) kesin verilerine göre eylülde %2,7’ye yükseldi. Süpermarket zincirleri, maliyetlerdeki yükselişi tüketiciye bir anda yansıtmamak için artışların bir bölümünü üstleniyor, verimliliklerini artırıyor ve marjlarını ayarlıyor. Ancak zincirler, tedarik, taşıma ve enerji maliyetlerindeki artışın sürmesi halinde bu çabayı süresiz sürdüremeyecekleri uyarısında bulunuyor. Tarım Bakanı Luis Planas da şirketlerden ürünlerini pahalılaştırmaktan kaçınmalarını istedi. Süpermarketler birliği Asedas, Orta Doğu’daki çatışmanın başlamasından bu yana enerji ve yakıt kaynaklı birikimli ek maliyetin 130 milyon avroyu aştığını bildirdi. Kuruluş, aylık ek maliyeti 20-25 milyon avro olarak hesapladı. Gıda ve içecek sektörünü temsil eden FIAB ise Körfez’deki çatışmanın uzamasından kaynaklanan enerji şokuna karşı hükümet önlemlerini yetersiz buldu; doğrudan yardım, finansman seçenekleri, kefalet ve likidite talep etti. Banco de España verilerine göre 2019-2024 döneminde gıdanın göreli fiyatı İspanya’da %19, avro bölgesinde %13 arttı. Kurum, farkın bir bölümünü tüketim sepetinin bileşimiyle açıkladı. Özellikle zeytinyağı gibi fiyatı daha fazla yükselen ürünlerin İspanyol hanehalkı harcamalarında daha yüksek ağırlığa sahip olması, gıda fiyatlarının genel enflasyon üzerindeki etkisini artırdı.

Ukrayna'nın Tarım Ürünleri İhracatı Planın Yarısında Kaldı
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna'nın Tarım Ürünleri İhracatı Planın Yarısında Kaldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Ukrayna, ekim ayının başından bu yana yurt dışına 1,125 milyon ton tarım ürünü ihraç etti. Tarım Politikası Bakanı Taras Vısotski’ye göre bu miktar planlanan hacimlerin yaklaşık %50’sine karşılık geliyor. Vısotski, ihracatın sınırlı kalmasının başlıca nedeninin ülkenin lojistik sisteminin mevcut fiziksel kapasitesinin sınırında çalışması olduğunu belirtti. İhracattaki zorluklara karşın Ukrayna hükümeti, iç gıda piyasasında uzun vadeli bir açık bulunmadığını bildiriyor. Bakanlığa göre mağazalar, pazarlar ve seyyar satış noktaları sebze ve diğer gıda ürünleri bakımından geniş bir ürün çeşidine sahip; mevcut satış kanalları da çalışmayı sürdürüyor. Bu nedenle tüketicilere panik yapmamaları ve stok amaçlı alım gerçekleştirmemeleri çağrısı yapıldı. Rota kapasitesinin düşük kalması nedeniyle devlet, ekonomiye daha fazla gelir sağlayan katma değerli ürünlerin ihracatına öncelik veriyor. Ekim ihracatında 670 bin ton tahıl ile 184 bin ton yağlı tohum öne çıkarken, ayçiçek yağı ve küspe de dış satım kalemleri arasında yer aldı. Ukrayna tarım arazilerinin yaklaşık %70’i küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından işleniyor. Hükümet, ileride bölgesel tedarik kesintileri yaşanması halinde üreticilerle süpermarketler arasındaki koordinasyonu hızlandıracağını açıkladı.

Amazon Almanya’da Taze Gıda Teslimatına Dönüşü Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: WELT · Özgün haber
Veri haberi

Amazon Almanya’da Taze Gıda Teslimatına Dönüşü Değerlendiriyor

Amazon, Almanya’da taze gıda teslimatı pazarına yeniden girmeyi değerlendiriyor. Şirketin Almanya ülke müdürü Rocco Bräuniger, Amazon’un pazarı izlediğini ve taze gıda işinin başta ABD ile Birleşik Krallık olmak üzere başka ülkelerde iyi işlediğini söyledi. Ancak Bräuniger, açıklamalarının Almanya için somut bir dönüş duyurusu olarak anlaşılmaması gerektiğini belirtti. Amazon’un ülkede yatırımlara devam edeceğini de ifade etti. Şirket, Almanya’daki ilk taze gıda girişimini Amazon Fresh adıyla Mayıs 2017’de başlattı. Hizmet, Aralık 2024’ün ortasına kadar Berlin, Hamburg ve Münih gibi büyük kentlerde meyve, sebze, et, balık, süt ürünleri, soğutulmuş ürünler ve taze unlu mamuller sundu. Ancak talep beklenen düzeye ulaşmadı ve ürün gamı yıllar içinde daraldı. Amazon bu nedenle alandan çekildi; kalan müşterilere Berlin, Münih, Rhein-Main bölgesi ve Rhein-Neckar metropol bölgesinde Knuspr işbirliğiyle hizmet veriliyor. Olası dönüş, Amazon’un teslimat hızını artırma stratejisiyle birlikte değerlendiriliyor. ABD merkezli şirket, dünya genelinde siparişin verildiği gün teslimat ağına milyarlarca euroluk genişleme planlıyor. Teslimat hızını artırmayı amaçlayan girişimin adı Project Mercury. Amazon’a göre Prime üyeleri 2025’te 500 milyondan fazla ürünü aynı gün veya ertesi gün teslim aldı. Bräuniger, hızlı teslimat alanındaki genişlemenin gelecek yıllarda da süreceğini söyledi. Almanya’da çevrim içi gıda ticaretinin pazar payı son yıllarda yaklaşık %3’e yükseldi. Bu alandaki ciro 2025’te 4,1 milyar euroya ulaştı. Federal E-Ticaret ve Kargo Birliği (BEVH), çevrim içi gıda ticaretinin 2026’nın üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %9,1 büyüdüğünü bildirdi. Almanya Ticaret Birliği (HDE), kolaylık beklentisi, demografik değişim ve lojistik yatırımlarının talebi desteklediğini belirtiyor. Pazarın büyümesi özellikle nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu kentlerde belirginleşiyor. Uzmanlara göre çevrim içi gıda sağlayıcılarının teslimat araçlarını verimli kullanabilmesi için belirli bir nüfus yoğunluğu gerekiyor; büyük kentlerde pazar payı bazı bölgelerde %15’e kadar çıkıyor. Rewe’nin teslimat hizmeti ve Edeka’nın ortak olduğu Picnic öne çıkan şirketler arasında yer alıyor. Picnic’in 12 büyük lojistik merkezi ve yaklaşık 150 yerel deposu bulunurken, 2025 cirosu 774 milyon euro oldu. Hızlı teslimat alanında Gorillas ve Getir Almanya’dan çekildi; Rewe destekli Flink faaliyetini sürdürürken Wolt da yerel süpermarketlerden gıda teslim ediyor.

Arnavutluk'ta Fiyat Karşılaştırma Platformu Açıldı
Görsel kaynağı: Fax News — Faxweb · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta Fiyat Karşılaştırma Platformu Açıldı

Arnavutluk'ta tüketicilerin temel gıda ve hijyen ürünlerinin fiyatlarını karşılaştırabilmesi için “Pasqyra e Çmimeve” platformu kullanıma açıldı. Platformda fiyatlar 13 kategori kapsamında 155 satış noktasında doğrulanabiliyor. Süpermarketlerin güncel fiyatları paylaşmasıyla tüketicilerin alışveriş öncesinde daha ucuz satış noktalarını görmesi ve maliyetleri karşılaştırması amaçlanıyor. Ekonomi Bakanı Delina Ibrahimaj, girişim kapsamında 212 ürünün sabit fiyatla satılacağını açıkladı. Beş süpermarket ile 22 tedarikçinin katıldığı uygulamada söz konusu ürünlerin asgari kâr marjlarıyla satışa sunulacağı belirtildi. Ibrahimaj, fiyatların mevcut seviyelere göre ortalama %20-22 düşmesinin beklendiğini, bazı ürünlerde düşüşün %40'a ulaşacağını, bazı ürünlerde ise %10'da kalacağını söyledi. Platformda şeker, yağ, un, tahıllar, makarna, fasulye, mercimek, yoğurt, yumurta, tereyağı ve tavuk gibi günlük tüketim ürünlerinin yanı sıra deterjan ve hijyen ürünleri de yer alıyor. Platforma cep telefonlarından erişilebilecek; ilerleyen dönemde kullanıcıların indirebileceği bir uygulama oluşturulması planlanıyor. Sabit fiyat uygulamasının süresi kaynak metnin farklı bölümlerinde farklı ifadelerle verildiği için kesin dönem netleşmiyor. Başbakan Edi Rama, hükümetin ürünlere tavan fiyat koymayacağını, fiyatların serbest rekabetle belirleneceğini söyledi. Rama, girişimin yıl sonuna kadar 1.000 ürüne genişletilmesini ve daha küçük marketlerle perakende satış noktalarının da sürece katılmasını hedeflediklerini bildirdi. Fiyatlarda suistimal tespit edilmesi halinde para cezası uygulanabileceğini de belirtti.

Romanya’da Küçük Üreticiler Kuraklık ve Satış Baskısıyla Mücadele Ediyor
Görsel kaynağı: HotNews · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Küçük Üreticiler Kuraklık ve Satış Baskısıyla Mücadele Ediyor

Romanya’nın güneyinden üç küçük tarım üreticisi, Bükreş’teki Obor Pazarı’nda ürünlerini satmaya çalışırken kuraklık, dolu, yükselen yakıt maliyetleri ve tüketicilerin azalan alım gücüyle karşı karşıya. HotNews’un röportajında Georgeta Tudose, Niculae Tăchiță ve Geanina Enache, hava koşullarının yanı sıra ürünleri pazara ulaştırmanın ve satmanın da geçimlerini zorlaştırdığını anlattı. Röportajdaki üç üreticinin tamamının 50 yaşın üzerinde olduğu belirtildi. Habere göre 2026, buğday, kolza, patates ve salatalık dahil çoğu ürün için iyi bir yıl olarak öngörülüyor. Ancak Romanya’nın batısındaki illerde kuraklığın üretimi güçlü biçimde etkilediği aktarıldı. Kaynakta ayrıca Romanya’daki çiftçilerin yaklaşık %45’inin 65 yaşın üzerinde olduğu ve tarım iş gücünün yaşlandığı belirtildi. Röportajda konuşan üreticiler, iklim baskısının ekonomik sorunlarla birlikte küçük işletmeler üzerindeki yükü artırdığını ifade etti. Georgeta Tudose, kuraklıktan korunmak için ürünlerinin bir bölümünü seraya taşıdığını söyledi. Buna karşılık açık alandaki ürünlerinin doludan zarar gördüğünü, yeniden ekildikten sonra yetiştiğini belirtti. Tudose’ye göre asıl sorun üretim değil satış. Müşteri sayısının azalması tezgâh fiyatlarını düşürmesine yol açarken satılamayan ürünlerin bir bölümü ertesi gün çöpe gidiyor. Tezgâh ve yakıt giderlerini karşılamak için bazı günler evden para getirdiğini anlatan üretici, her gün saat 04.00’te yola çıkıp Târgovişte’den Bükreş’teki tezgâhına yaklaşık 70 kilometre gidiyor. Meyve üreticisi Niculae Tăchiță ise tarımın kuraklık ve aşırı yağışa bağlı olduğunu, dikilen bir ağacın ürüne yatmasının 6-7 yıl sürdüğünü anlattı. Bu süreçte ağaçlara emek ve yatırım yapılmasına rağmen kuraklık nedeniyle kuruyabildiklerini söyledi. Tăchiță, karacaların her yıl yüzlerce ağacın kabuğuna zarar verdiğini, bu yıl ayının da ağaçlara zarar verdiğini belirtti. Üretiminin iyi olduğunu söylemesine rağmen müşteri azlığı nedeniyle tonlarca şeftali ve kirazın ziyan olduğunu aktardı. Tăchiță, tüketicilerin parasının yetmediğini, parası olanların ise alışveriş için süpermarketleri tercih ettiğini söyledi. Ayrıca artık daha az yemek ve reçel hazırlandığını düşündüğünü belirtti. Gençlerin çok emek ve az gelir nedeniyle tarıma ilgi göstermediğini savunan üretici, tarımla ilgilenecek insan sayısının azalmasının gelecekte ürünlerin niteliğini etkileyebileceğini öne sürdü. Geanina Enache ise ailesi yaşlandığı için işletmenin daha büyük bölümünü devraldığını, dışarıda sıcaklık 30-35 derece olduğunda seralarda sıcaklığın iki katına çıkabildiğini anlattı.

Avusturya’da Gıda Fiyatları Düşük Gelirlileri Zorluyor
Görsel kaynağı: Kronen Zeitung · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Gıda Fiyatları Düşük Gelirlileri Zorluyor

Avusturya’da süpermarketlerdeki günlük alışverişlerin son dönemde pahalandığı, düşük gelirli kişilerin ise artan gıda fiyatları karşısında gelecekten endişe duyduğu bildirildi. Krone, Salzburg’daki düşük gelirlilere hizmet veren sosyal markette alışveriş yapanlarla konuştu. Salzburg’un Elisabeth-Vorstadt bölgesindeki markette, koronavirüs pandemisinden bu yana aynı anda en fazla 12 müşterinin alışveriş yapmasına izin veriliyor. Tek başına çocuk büyüten ve yarı zamanlı çalışan Elena, yalnızca kirasının 1.000 avro olduğunu belirterek geçinmekte zorlandığını anlattı.

Yeni Zelanda Et Sektörü Olası ABD Tarife Artışına Karşı Washington’a Gidecek
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Et Sektörü Olası ABD Tarife Artışına Karşı Washington’a Gidecek

Yeni Zelanda et sektörü yöneticileri, ülkenin kuzu eti ithalatına ABD tarafından ek tarife veya başka kısıtlamalar getirilmesini önlemek amacıyla Washington’a gidecek. Meat Industry Association (MIA), ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun (ITC) cumartesi günü Yeni Zelanda saatiyle düzenleyeceği tek günlük duruşmaya ilgili taraf olarak katılacak. Duruşmada, ithalatın ABD koyun sektöründe ciddi zarara yol açıp açmadığı veya böyle bir tehdit oluşturup oluşturmadığı değerlendirilecek. Soruşturma, Amerikan Sheep Industry Association’ın geçen ekimde yaptığı şikâyet üzerine ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer tarafından temmuz ayında talep edildi. Amerikan kuruluşu, ithal kuzunun yerli ürüne göre %19,5 indirimle satıldığını, ithalatın arttığını ve yerli üretimin ABD’de tüketilen kuzunun yalnızca %30’unu karşıladığını iddia ediyor. Amerikan kuruluşuna göre Avustralya ve Yeni Zelanda, ABD kuzu eti ithalatının %99’unu sağlıyor. Yeni Zelanda ve Avustralya ise artan tüketici talebi karşısında süpermarketlerde kuzu eti bulunmasını sağlayarak ABD’li yetiştiricilere yardımcı olduklarını savunuyor. MIA Üst Yöneticisi Nick Beeby, ihracatçıların ITC anketlerini yanıtladığını ve ABD’deki tedarik zinciri ortaklarını da sürece katılmaya teşvik ettiğini söyledi. Yeni Zelanda sektörü ayrıca hukuki temsil aldı ve duruşmada kanıt sunması için ABD merkezli bir tarım ekonomisti tuttu. Yeni Zelanda kuzusu üzerindeki mevcut %13,2’lik tarifeye ek yapılmaması konusunda ihracatçıların beklentisi düşük. Ancak tarife artışı veya yeni ithalat kısıtlamaları henüz kesinleşmiş değil. ITC’nin 13 Kasım’a kadar zarar ya da zarar riski konusunda karar vermesi bekleniyor. Zarar kanıtlanırsa 1 Aralık’a kadar olası önlemler için yeni bir duruşma yapılacak; ardından komisyon ABD başkanına tavsiyede bulunacak ve başkanın karar için 60 günü olacak.

Zeytinyağı Üreticileri Artan Maliyetler Nedeniyle Sezona Sıkıntılı Başladı
Görsel kaynağı: ABC España · Özgün haber
Veri haberi

Zeytinyağı Üreticileri Artan Maliyetler Nedeniyle Sezona Sıkıntılı Başladı

İspanya'da zeytinyağı üreticileri, yeni sezona artan üretim maliyetlerinin baskısı altında giriyor. Süpermarketlerde zeytinyağının litresi 5 ile 7 avro arasında satılırken, üreticiler bu fiyatların maliyetleri karşılamadığını belirtiyor. Çiftçilerin karşılaştığı başlıca giderler tarımsal motorin ve gübre olarak öne çıkıyor. Tarımsal motorinin Orta Doğu'da savaşın başlamasından bu yana %45 pahalandığı, çiftçi örgütlerinin bu artışı karşılanamaz bulduğu aktarılıyor.