ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

13 haber · Sayfa 1

Tokyo’da Yüksek Binaların Çatılarında Üzüm ve Pirinç Yetiştiriliyor
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Tokyo’da Yüksek Binaların Çatılarında Üzüm ve Pirinç Yetiştiriliyor

Japonya’nın başkenti Tokyo’da gayrimenkul geliştiricisi Mori Building, yüksek binaların çatı ve yeşil alanlarında üzüm, pirinç ve farklı tarım ürünleri yetiştirerek kent sakinlerini doğayla buluşturuyor. Şirketin Minato semtindeki Akasaka Tameike Tower çatısında bulunan dört üzüm pergolasında bu yıl Kyoho üzümleri hasat edildi. Yaklaşık 100 metre yükseklikteki alanda çalışanlar, 17 Ağustos’ta yaklaşık 50 salkımı elle kesti. Akasaka’daki üzüm yetiştiriciliği 2001’de başladı. Aşırı yaz sıcakları hasadın zamanını öne çekerken, bu yıl yetersiz güneş ışığı nedeniyle yaprakların ve üzümlerin bir bölümü hastalıktan etkilendi. Çalışanlar, asmaların gelişimini desteklemek amacıyla hastalıklı kısımları düzenli olarak uzaklaştırdı. Aynı semtteki Roppongi Hills’te ise kompleksin 2003’te açılmasından bu yana çatıdaki çeltik alanında pirinç ekimi ve hasadı yapılıyor. Çocuklar ve diğer katılımcılar, her yıl değiştirilen iki pirinç çeşidinin yetiştirilmesine katılıyor; bugüne kadar programa yaklaşık 7.000 kişi dahil oldu. Mori Building bu uygulamaları, “Dikey Bahçe Şehri” olarak adlandırdığı kentsel gelişim yaklaşımının parçası olarak görüyor. Şirket, merkez Tokyo’daki yeniden geliştirme projelerinde 12 hektardan fazla yeşil alan oluşturdu. Büyük tesislerde 2025 mali yılındaki ortalama yeşil alan oranı yaklaşık %34’tü. Şirket son dönemde yalnızca yeşil alan miktarını artırmaya değil, böcekler ve mikroorganizmaları da kapsayan biyoçeşitliliği geliştirmeye odaklanıyor. Azabudai Hills’teki yaklaşık 60 metrekarelik Green Pool alanında yaklaşık 80 bitki türü yetiştiriliyor; yapay zekâ ve büyük veri, bitki türleri ile yerleşiminin belirlenmesinde kullanıldı.

Mısır’da Sıcaklık Dalgalanması İçin Ürün Koruma Uyarısı
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Sıcaklık Dalgalanması İçin Ürün Koruma Uyarısı

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığı İklim Değişikliği ve Uzman Sistemler Bilgi Merkezi Başkanı Muhammed Fehim, ülkenin büyük bölümünde sıcaklıkların gelecek hafta sonuna kadar hafif yüksek seyretmesinin beklendiğini açıkladı. Kuzey bölgelerden Kahire’ye kadar gündüzleri sıcak, Yukarı Mısır’ın güneyinde ise daha sıcak hava beklenirken geceleri hava çoğunlukla ılıman olacak. Kuzeydeki tarım yolları ve hızlı ulaşım yollarında sabah saatlerinde yoğun sis, bazı bölgelerde de rüzgâr görülebileceği belirtildi. Fehim, sonbahara girilmesine rağmen sıcak havanın sürmesi ve gece-gündüz sıcaklıklarının değişmesi nedeniyle çilek, patates, çeşitli sebzeler ve turunçgillerde sorun yaşanabileceği uyarısında bulundu. Yüksek bağıl nem ile sabah çiyinin mantar ve böcek hastalıklarının yayılmasını kolaylaştırabileceği, nemli ve kuru rüzgârların art arda esmesinin de yaprak ve bitki dokularında küçük yaralar oluşturabileceği ifade edildi. Bu koşulların Yukarı Mısır’da bakla, yonca ile tıbbi ve aromatik bitkilerin ekimini geciktirebileceği kaydedildi. Üreticilere özellikle Yukarı Mısır’da buğday ve baklayı aceleyle ekmemeleri, buğdayda uygun çeşitleri ve önerilen ekim tarihlerini dikkate almaları tavsiye edildi. Taşkınla sulanan arazilerde patates, pancar ve baş soğan gibi yumrulu ürünlerin en yakın sulamasında 8-10 litre fosforik asit uygulanması önerildi. Patates, pancar, fasulye, domates, biber, patlıcan, salatalık ve kabakta azotlu gübre, özellikle üre kullanımının azaltılması istendi; geç ekilen mısır ve şeker kamışının da rüzgâr sırasında sulanmaması önerildi.

Çiftçiler İklim Değişikliğine Uyum İçin Üretimi Yeniden Kurguluyor
Fotoğraf: ENVOYE SPECIAL / FRANCE 2 · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçiler İklim Değişikliğine Uyum İçin Üretimi Yeniden Kurguluyor

Fransa’da 2026 yazında yaşanan tarihî kuraklık, bazı ürünlerde verimi %50’ye kadar düşürdü. Su kaynaklarının yetersiz kalması, çiftçileri hem üretim tercihlerini hem de işletmelerinin geleceğini yeniden değerlendirmeye yöneltti. Gers bölgesinde sebze üreticisi Florent Barrau, sulama suyu bulunamadığı için üretiminin üçte birini kaybetti. Benzer bir durumun tekrarlanmaması için su tüketimi yüksek bazı ürünleri tamamen bırakma kararı aldı. Landes bölgesindeki Larrère işletmeleri ise iklim değişikliğini gözeterek ürün desenini değiştiriyor; tatlı patates ve yer fıstığı yetiştiriyor, ileride turunçgilleri de denemeyi planlıyor. Bağcılıkta da üretim alanlarının kuzeye kayabileceği öngörüsüyle yeni yatırımlar yapılıyor. Loire Vadisi’nde beş kuşaktır bağcılıkla uğraşan Sébastien Fricker, bu beklentiyle Normandiya’nın Calvados bölgesinde bir bağ kurdu. Bu bağdan elde edilen ilk Normandiya şaraplarının 12 bin şişesi 2025 ilkbaharında çıktı ve beklenenden yüksek ilgi gördü.

Şili Tarımında ABD Tarifeleri 800 Milyon Dolarlık Kayıp Yaratacak
Görsel kaynağı: El Dínamo · Özgün haber
Veri haberi

Şili Tarımında ABD Tarifeleri 800 Milyon Dolarlık Kayıp Yaratacak

Şili Ulusal Tarım Derneği (SNA) Başkanı Antonio Walker, Encuentro Nacional del Agro etkinliğinde, ABD’nin tarım sektörüne uyguladığı tarifelerin 800 milyon ABD doları kayba yol açacağını söyledi. Walker, vergilerin kanatlı hayvan etleri, turunçgiller ve üzümler gibi ürünleri etkilediğini belirtti. Walker, sıfır tarifeye dönülmesinin zor olduğunu ancak hükümetin girişimlerini ve ürün bazında yürütülen müzakereleri değerli bulduklarını ifade etti. SNA, ihracatın Hindistan, Güneydoğu Asya, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Çin’in iç kesimleri gibi pazarlara çeşitlendirilmesini istedi. Walker ayrıca güneydeki liman altyapısının üretim kapasitesinin gerisinde kaldığını söyleyerek Biyoceanik Koridor’da ilerleme çağrısı yaptı. Silvo-tarımsal gayrisafi yurt içi hasıla geçen yıl %6,3 arttı; ancak şarap, geleneksel ürünler, şeker pancarı, ormancılık ve bazı meyvelerde zorluklar yaşandığını aktardı.

Mısır’da Ulusal Tarım Projeleri Üretim Haritasını Yeniliyor
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Ulusal Tarım Projeleri Üretim Haritasını Yeniliyor

Mısır’da 2014’ten bu yana başlatılan ulusal tarım projeleri, tarım ekonomisi profesörü Eşref Kemal’e göre ülkenin üretim haritasını yeniden şekillendiriyor. Kemal, öne çıkan projeler arasında 1 milyon feddanlık Toshka el-Hayr, 2,2 milyon feddanlık Yeni Delta ve 1,05 milyon feddanlık Müstakbel Mısır Projesi’nin yanı sıra Kuzey ve Orta Sina ile Doğu el-Uveynat projelerinin bulunduğunu söyledi. Kemal’e göre projelerin temel hedefleri vatandaşların gıda güvenliğini güçlendirmek ve stratejik ürünlerde kendi kendine yeterliliği artırmak. Bu kapsamda, Mısır’ın başlıca stratejik ürünü olan buğday için yüz binlerce feddan yeni ekim alanı oluşturulduğunu belirten Kemal, kalkınma yaklaşımının yalnızca tarımla sınırlı olmadığını; sanayi, altyapı ve sosyal hizmetleri de kapsadığını ifade etti. Müstakbel Mısır Projesi’nde tahıl siloları, gıda işleme fabrikaları ve ürünleri ihracata hazırlayan istasyonlar bulunuyor. Kemal’in aktardığı rakamlara göre Mısır’ın tarımsal ihracatı 11,5 milyar dolar ve 9,5 milyon ton olarak gerçekleşti. Kemal ayrıca ülkenin turunçgiller ile dondurulmuş çilek ihracatında dünyada ilk sırada yer aldığını ve projelerin yüz binlerce kişiye iş sağladığını söyledi. Su yönetimi, projelerin önemli koşullarından biri olarak öne çıkıyor. Kemal, Mısır’da kişi başına yıllık su payının 500 metreküpü geçmediğini ve bunun su kıtlığı düzeyi olduğunu belirtti. Tarım ve sulama ile su kaynakları ve sulama kurumlarının koordinasyonu kapsamında tarımsal drenaj suyunun El-Mahsame ve Bahr el-Bakr istasyonlarında geri dönüştürülmesi, El-Hamam İstasyonu’nun ise Yeni Delta Projesi’ni beslemesi planlanıyor. Çiftçi desteği için garanti fiyatlar uygulanırken, buğday alım fiyatının ardeb başına 2.000 Mısır lirasından 2.500 Mısır lirasına yükseltildiği aktarıldı.

Suriye, Roma’daki Dünya Gıda Forumu’nda Tarım Finansmanı Arıyor
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye, Roma’daki Dünya Gıda Forumu’nda Tarım Finansmanı Arıyor

Suriye’nin Roma’da düzenlenen 2026 Dünya Gıda Forumu’na katılımının, tarım sektörüne finansman ve modern teknoloji çekme fırsatı oluşturduğu bildirildi. Ekonomik analist Abdülhakim el-Mısri, katılımın gerçek üretim verilerine dayandığını belirterek Cezire bölgesindeki 5 tarım projesine finansman onayı verildiğini söyledi. Suriye’yi forumda Tarım Bakan Yardımcısı Mustafa Zekiye ile Roma’daki Birleşmiş Milletler kuruluşları nezdindeki daimi temsilci Hüseyin Sabbag temsil ediyor. El-Mısri’ye göre Suriye’nin buğday üretimi geçen yıl 2,5 milyon ton oldu; bu miktar savaş öncesindeki 4 milyon tonla karşılaştırıldı. Zeytin üretimi yaklaşık 950 bin ton, nar üretimi ise yaklaşık 105 bin ton olarak verildi. Turunçgil üretiminin hava koşullarının etkisiyle 550 bin tona gerilediği, daha önce 800 bin tonu aştığı belirtildi. Analist, tarımın 2010’da gayrisafi yurt içi hasıladaki payının %17,5 olduğunu ve aynı yıl fiyatlarıyla değerinin 11,2 milyar dolara ulaştığını söyledi. El-Mısri, özellikle Dera’daki su açığını azaltmak için modern sulama teknolojilerine yatırım yapılmasını önererek merkezi yağmurlama sistemlerinin sulama suyunda %40’tan fazla tasarruf sağlayabileceğini ifade etti.

C Vitamini İçin Portakaldan Zengin Gıdalar
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber
Veri haberi

C Vitamini İçin Portakaldan Zengin Gıdalar

Tek bir vitamin veya gıdanın soğuk algınlığı ya da gribe yakalanmayı önleyemeyeceği belirtilirken, C vitamininin bağışıklık sistemini desteklediği aktarılıyor. Beslenme uzmanı Rob Hobson, portakalın yanı sıra kırmızı biber, kuş üzümü, kivi, çilek, brokoli, Brüksel lahanası ve turunçgilleri zengin C vitamini kaynakları arasında saydı. Yaklaşık 120 gramlık bir portakal 62 miligram C vitamini içerirken, çiğ yarım kırmızı biberde yaklaşık 100 miligram bulunuyor. 80 gramlık porsiyonlarda kuş üzümü 160, brokoli 63, Brüksel lahanası 48, kivi 47 ve çilek 46 miligram C vitamini sağlıyor. Patatesin miktarı daha düşük olsa da 100 gramında yaklaşık 7-9 miligram C vitamini bulunuyor ve bir öğünde genellikle 100 gramdan fazla tüketiliyor. Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Hizmetleri (NHS), 19-64 yaş arası yetişkinlerin dengeli beslenmeyle günde 40 miligram C vitamini almasını öneriyor. Suda çözünen ve vücutta depolanmayan vitaminin her gün gıdalarla alınması gerektiği; doku onarımına katkı sağladığı ve hücreleri serbest radikal hasarından koruyarak bağışıklık sistemini desteklediği belirtiliyor. Bununla birlikte NHS, C vitamininin tek başına soğuk algınlığını önlediğine veya iyileşmeyi hızlandırdığına dair güçlü kanıt bulunmadığını bildiriyor. Dr Leyla Hanbeck ise D ve C vitaminleriyle çinkonun düzenli beslenme veya takviyeler yoluyla alınmasının bağışıklık sistemini desteklediğini söyledi.

Sera Testlerinde Bakteriyofaj P27, Turunçgil Kanseri Lezyonlarını %60’a kadar Azalttı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Sera Testlerinde Bakteriyofaj P27, Turunçgil Kanseri Lezyonlarını %60’a kadar Azalttı

São Paulo’daki narenciye bahçelerinde keşfedilen bir bakteriyofaj, turunçgil kanserine karşı umut verici sonuç verdi. Bakterileri enfekte eden bir virüs türü olan bakteriyofaj P27, sera koşullarındaki denemelerde portakal ağaçlarındaki turunçgil kanseri lezyonlarını tedavi uygulanmayan bitkilere kıyasla %60’a kadar azalttı. Xanthomonas citri bakterisinin neden olduğu hastalık, yaprak ve meyvelerde kahverengi lekeler oluşturarak narenciye üretiminde kalite ve verim kayıplarına yol açıyor. Eylül ayında Microbial Genomics dergisinde yayımlanan araştırma, São Paulo Eyalet Üniversitesi (Unesp), Narenciye Savunma Fonu (Fundecitrus) ve Birleşik Krallık’taki Manchester Metropolitan Üniversitesi iş birliğiyle yürütüldü. Bilim insanları, 2018-2021 arasında São Paulo’daki 12 kırsal işletmede yaptıkları taramada 72 bakteriyofaj çeşidi izole etti; bu virüsleri farklı Xanthomonas citri hatlarına karşı enfeksiyon, gelişme, kararlılık ve genetik yapı bakımından değerlendirdi. Araştırmacı Caio Zamunér’e göre sonuçlar, P27’nin bitki dokusundaki bakteriyi enfekte edip yok edebildiğini gösteriyor. Ancak bakteriyofajın tarla koşullarında kullanılabilmesi henüz kesinleşmiş değil. Güneşin ultraviyole ışınları virüsü laboratuvar testlerinde birkaç dakika içinde etkisizleştirdiği için ekip, yaprak üzerinde bakteriyofajı koruyacak formülasyonlar geliştirmeye çalışıyor. Araştırmacılar ayrıca bakteriyel direnci sınırlamak için doğal maddelerin kullanılmasını ve bakteriyofajların daha düşük bakır konsantrasyonlarıyla birlikte uygulanmasını değerlendiriyor.

Arjantin’in AB’ye Tarım ve Gıda İhracatı, Son Üç Yıl Ortalamasını İlk Dört Ayda %21 Aştı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’in AB’ye Tarım ve Gıda İhracatı, Son Üç Yıl Ortalamasını İlk Dört Ayda %21 Aştı

Arjantin’in Avrupa Birliği’ne (AB) tarım ve gıda ürünleri ihracatı, Mercosur-AB Geçici Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinden sonraki ilk dört ayı kapsayan mayıs-ağustos döneminde 1,922 milyar dolara ulaştı. Bu değer, aynı dönemin önceki üç yılındaki ortalama ihracatın %21 üzerinde gerçekleşti. Anlaşma kapsamında gümrük vergisi indirimi elde eden ürünler ayrı değerlendirildiğinde, Arjantin’in AB’ye satışları %44 arttı. Kaynağa göre bu artış, son üç yılın aynı dönem ortalamasına kıyasla yaklaşık 372 milyon dolarlık ek ihracata karşılık geldi. Veriler, Arjantin Tarım Bakanlığı bünyesindeki Pazarlar ve Tarım-Gıda Sektörü Entegrasyonu Alt Müsteşarlığı tarafından INDEC istatistikleri kullanılarak işlendi. İhracat artışı farklı tarım ve gıda komplekslerine de yansıdı. Balıkçılık ürünleri satışları %93, sığır eti ihracatı %50 ve turunçgil ihracatı %59 yükseldi. Daha küçük paya sahip bazı gruplarda da güçlü artışlar görüldü; koyun ürünleri, tütün, gıda bileşenleri, arıcılık ve hayvan yemleri ihracatındaki yükselişler sırasıyla %154, %105, %116, %87 ve %75 oldu. Karşılaştırma, aynı yıl dönemindeki son üç yılın ortalamasına dayanıyor. Bu nedenle açıklanan oranlar ticaret akışındaki ilk iyileşmeyi gösterirken, anlaşmanın uzun vadeli etkisine ilişkin sonuç olarak değerlendirilmiyor. AB, 2025’te Çin’in ardından Arjantin tarım ve gıda sektörünün ikinci büyük ihracat pazarıydı.

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü

AB tarım bakanları, 28 Eylül 2026'da Brüksel'de düzenlenen Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında 2027 sonrasında uygulanacak Ortak Tarım Politikası (OTP), gübre maliyetleri, kuraklık ve meyve-sebze sektörünün geleceğini ele aldı. Gelecek OTP çerçevesi için müzakereler sürerken İrlanda dönem başkanlığı, 26-27 Ekim'deki AGRIFISH toplantısında kısmi bir genel yönelime ulaşmayı hedefliyor. Bakanlar idari işlemlerin basitleştirilmesini ve kuralların uygulanmasında daha fazla esnekliği savunurken, aktif çiftçi tanımı, desteklerin üst sınırı ve yeni bütçe çerçevesine geçiş başlıklarını görüşmeye devam etti. Toplantıda yüksek enerji ve gübre fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığı, buna karşılık bazı sektörlerde üreticilerin aldığı fiyatların düşük kaldığı belirtildi. 2026 yazındaki kuraklık ve sıcak hava dalgalarının bazı ülkelerde hasat miktarı ile kaliteyi etkilediği, olası hedefli desteklerin yanı sıra su yönetimi ve tarımsal uygulamaların uzun vadeli uyumunun değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi. İrlanda Tarım Bakanı ve Konsey Başkanı Martin Heydon, çiftçilerin istikrarlı ve adil gelir sağlayan, ancak gelecek zorluklara karşı esneklik ve destek de sunan bir politikaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gübreler için yapılan çalışma yemeğinde, Avrupa Komisyonunun arz güvenliğini artırmaya ve çiftçilerin fiyat oynaklığına maruz kalmasını azaltmaya yönelik planı incelendi. Komisyon verilerine göre gübreler, AB tarımındaki toplam girdi maliyetlerinin ortalama %7-8'ini oluşturuyor; Nisan 2026'da azotlu gübre fiyatları 2024 ortalamasının %71 üzerindeydi. AB, iç üretimi artırmayı, tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve düşük karbonlu ile organik gübreler, besin maddelerinin geri dönüşümü ve biyolojik çözümler gibi alanları geliştirmeyi planlıyor. Belçika, üretici örgütlerinin planlama, arzın birleştirilmesi, yenilik, kriz yönetimi ve çevresel yatırımlardaki rolü nedeniyle meyve-sebze piyasası düzeninin gelecekteki OTP'de korunmasını istedi. Bu başlık, Avrupa pazarında faaliyet gösteren Faslı domates, turunçgil, kırmızı meyve ve diğer meyve-sebze ihracatçıları açısından önem taşıyor. Ancak toplantıda Fas ile AB arasındaki ticarete ilişkin özel bir karar alınmadı. İtalya ise zeytinyağı sektörü için Avrupa tarım rezervinin etkinleştirilmesini talep etti.

Avrupa, İklime Dayanıklı Turunçgiller İçin Yapay Zekâ ve Biyoteknoloji Kullanacak
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa, İklime Dayanıklı Turunçgiller İçin Yapay Zekâ ve Biyoteknoloji Kullanacak

Avrupa’da beş ülkeden araştırmacıları bir araya getirecek CitrusAId projesi, yüksek sıcaklık, kuraklık, zararlılar ve hastalıklarla aynı anda başa çıkabilecek yeni portakal ve mandalina çeşitleri geliştirmeyi hedefliyor. Universitat Jaume I (UJI) koordinasyonundaki projeye, Avrupa İnovasyon Konseyinin EIC Pathfinder Challenges programı kapsamında yaklaşık 3,9 milyon avro finansman sağlanacak. Çalışmanın Ekim 2026’da başlaması ve dört yıl sürmesi planlanıyor. Projenin odak noktasını tatlı portakal ve mandalina oluşturacak. Araştırmacılar, bitkilerin çevresel streslere ve zararlı-hastalık baskısına verdiği tepkileri birlikte inceleyerek birden fazla olumsuz koşula dayanabilecek yeni bitki hatları geliştirmeye çalışacak. Bu yaklaşım, iklim değişikliğiyle birlikte üretimde aynı anda ortaya çıkan sıcaklık, su yetersizliği ve biyolojik tehditleri birlikte ele almayı amaçlıyor. CitrusAId kapsamında yapay zekâ, genetik, moleküler ve metabolik verilerle bitkilerin gözlemlenebilir özelliklerini analiz etmek için kullanılacak. Sistem, turunçgillerin dayanıklılığını artırabilecek genleri veya biyolojik mekanizmaları belirlemeye yardımcı olacak. Belirlenen hedeflerin işlevini değiştirmek ya da düzenlemek için yeni genomik teknikler ve gen düzenleme yöntemleri değerlendirilecek. Proje ayrıca meyvelerin beslenme ve nutrasevtik özelliklerini değiştirme olasılığını araştıracak. Flavonoidler ve furanokumarinler gibi doğal bileşikler incelenirken, üzümde de bulunan resveratrolün üretimi de ele alınacak. CitrusAId, İspanya, İtalya, Fransa, Almanya ve İsveç’ten üniversite, araştırma merkezi ve şirketlerin yer aldığı 11 ortaklı bir konsorsiyumdan oluşuyor.

Fas Meyve ve Sebze Sektöründe Tek Bir Rekabet Stratejisi Yok
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber

Fas Meyve ve Sebze Sektöründe Tek Bir Rekabet Stratejisi Yok

Fas, Avrupa meyve ve sebze pazarlarında artık yeni bir tedarikçi değil, büyük perakendenin tedarik stratejisinde yer alan yerleşik bir ülke konumunda bulunuyor. AgriMaroc’a konuşan Freshconomics kitabının yazarı David del Pino’ya göre ülkenin rekabet gücünü koruması, yalnızca fiyat ve üretim hacmine dayalı bir yaklaşımla mümkün değil. Üreticiler ve ihracatçılar, her işletmenin koşullarına uygun bir değer önerisi oluşturmak zorunda. Del Pino, meyve ve sebze sektörünü arzın yüksek oynaklık gösterdiği bir alan olarak tanımlıyor. Üretimdeki dalgalanmanın talepteki değişimden daha güçlü olduğunu belirten Del Pino, sektörün zaman zaman arz fazlası ve ürün kıtlığıyla karşı karşıya kaldığını ifade ediyor. Bu nedenle iletişim, planlama ve doğal üretim zirvelerine göre düzenlenen promosyonların arz dalgalanmalarının yönetilmesine yardımcı olabileceğini söylüyor. Röportajda, yüksek fiyatların görüldüğü birkaç sezonu temel alarak yatırım yapmanın ciddi risk taşıdığı da vurgulanıyor. Del Pino, yatırım kararlarının yakın dönem piyasa fiyatlarından ziyade gerçek rekabet avantajlarına dayanması gerektiğini belirtiyor. Ona göre fiyatlardaki oynaklık, yatırım kararlarında dikkate alınması gereken temel yapısal koşulları gölgeleyebiliyor. Fas’ın iklimi, Avrupa’ya yakınlığı, üretim takvimi ve maliyetleri önemli avantajlar sunsa da bunlar tek başına yeterli görülmüyor. Fiyat ve hacmin yanında kalite ile hizmetin de birleştirildiği bir değer önerisi oluşturulması gerekiyor. Ayrıca müşterilerin son tüketicileri üzerindeki etkiler nedeniyle itibar riskleri de rekabet gücünü doğrudan etkileyebilecek unsurlar arasında sayılıyor. Domates, yaban mersini, ahududu ve biber gibi ürünlerde farklılaşma arayışını zorlaştıran bir başka unsur ise ürünlerin hem farklı menşelerden hem de dondurulmuş ürünler gibi alternatiflerden kolayca ikame edilebilmesi. Del Pino, Fas ile İspanya arasındaki ilişkinin yalnızca rekabet üzerinden okunamayacağını belirtiyor. İki ülke arasında bazı ürün ve üretim takvimlerinde sert rekabet yaşanabileceği gibi, büyük perakende gruplarının yönlendirdiği tedarik zincirleri içinde iş birliği de gelişebilir. Bununla birlikte, sektörde her üretici veya ihracatçı için geçerli tek bir strateji bulunmadığını; ürün, üretim yapısı, pazarlama kanalı, lojistik ve çeşit gibi koşulların kararları belirlediğini ifade ediyor.

São Paulo ve Minas’ta Greening Artışı 9 Yılın En Düşük Seviyesinde
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

São Paulo ve Minas’ta Greening Artışı 9 Yılın En Düşük Seviyesinde

Fundecitrus’a göre 2026’da São Paulo ile Triângulo/Sudoeste Mineiro’daki turunçgil kuşağında greening’in ilerleme hızı son dokuz yılın en düşük düzeyine indi. Hastalığın yaygınlığı 2025’teki %47,63’ten bu yıl %48,08’e çıktı; artış 0,45 puan oldu. Buna karşın tablo riskli kalmayı sürdürüyor. Greening, turunçgillerde yaprak sararması, meyve bozulması ve erken dökülmeye yol açıyor; ağaçları da öldürebiliyor. São Paulo, Brezilya’nın en büyük portakal üretim merkezi olarak ülke üretiminin %80’ini karşılıyor.