ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

377 haber · Sayfa 1

Hollanda’daki Merkez, Yapay Zekâyla Kuraklığa Dayanıklı Bitkileri Belirliyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’daki Merkez, Yapay Zekâyla Kuraklığa Dayanıklı Bitkileri Belirliyor

Hollanda’daki Bitki Ekofenotipleme Merkezi (NPEC), kuraklık, yüksek sıcaklık, tuzluluk ve hastalık gibi zorlu koşullarda daha iyi gelişen bitkileri belirlemek için yapay zekâ, robotlar, sensörler ve üç boyutlu kameralar kullanıyor. Wageningen ve Utrecht üniversitelerinin ortak işlettiği merkezde binlerce bitkinin gelişimi izlenerek, dayanıklılıkla ilişkili fiziksel ve fizyolojik özelliklerin ortaya çıkarılması amaçlanıyor. Elde edilen sonuçların yeni tarım çeşitlerinin geliştirilmesinde kullanılabilecek bilgiler sağlaması bekleniyor. Merkezin otomatik yetiştirme sistemi, deneylerin gerektirdiği miktarlarda su ve besin sağlayabiliyor. Seralarda marul, patates ve domates gibi türler sürekli izlenirken bitkilerin büyümesi, kök gelişimi, su tüketimi ve farklı çevresel koşullara verdiği tepkiler kaydediliyor. Sıcaklık, ışık, nem, karbondioksit yoğunluğu, toprak özellikleri, mikroorganizmalarla etkileşim, bitkiler arasındaki rekabet ve hastalıklara dayanıklılık da ölçülen göstergeler arasında yer alıyor. Ekofenotipleme yaklaşımı, bitkilerin toprak üstündeki ve kök bölgesindeki özellikleriyle performansını kontrollü ortamlarda veya tarla koşullarında nicel ve otomatik biçimde değerlendirmeye dayanıyor. Araştırmacılar bu ölçümleri bitkilerin genetik bilgileriyle ilişkilendirerek belirli koşullarda daha iyi performans gösteren genotipleri saptayabiliyor. Bu özellikler, ıslah programlarının kuraklık, tuzluluk ve hastalıklara daha uyumlu materyalleri daha erken seçmesine yardımcı olabiliyor. Merkezdeki çalışma, bitkilerin yalnızca nihai verimini değil, gelişim süreci boyunca çevresel strese nasıl tepki verdiğini de izliyor. Bu sayede ıslah programlarında sonraki aşamalarda test edilmesi gereken çeşit sayısının azaltılmasına ve yeni çeşitlerin geliştirilmesi için gereken sürenin kısaltılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Ancak yapay zekâ ve otomasyonla elde edilen sonuçların gerçek tarla koşullarında doğrulanması gerekiyor. NPEC’in altyapısı diğer ülkelerden araştırmacıların kullanımına da açık. Merkez, Brezilya’daki Campinas Eyalet Üniversitesi’ne bağlı Bitkilerin Moleküler Islah Merkezi ile bilimsel iş birlikleri yürütüyor. Bu çalışmalardan biri, otomatik kök fenotipleme sistemiyle bakteriler ve tahıllar arasındaki etkileşimi inceliyor.

Hindistan’da FSSAI, 3.280 Ton Gıdaya El Koydu
Görsel kaynağı: Business Standard · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da FSSAI, 3.280 Ton Gıdaya El Koydu

Hindistan Gıda Güvenliği ve Standartları Kurumu (FSSAI), 1 Eylül-5 Kasım arasında eyaletler ve Birlik Toprakları genelinde yürütülen yoğun denetimlerde 3.280 metrik ton gıda ürününe el koydu. Kurum, el konulan ürünlerin değerini 818 milyon Hindistan rupisi olarak açıkladı. Denetimler 56.000’den fazla gıda işletmesini kapsadı. FSSAI, denetimler sırasında 10.047 iyileştirme bildirimi düzenledi, 1.133 gıda lisansını askıya aldı, 52 lisansı iptal etti ve 312 işletmeyi mühürledi. Kurum ayrıca 43.939 numune topladı; bunların 23.648’ini analiz etti ve 2.273’ünü standartlara uygun bulmadı. İncelemeler sonucunda 410 kovuşturma başlatıldı. El konulan ürünler arasında yağlar, süt ve süt ürünleri, fırın ürünleri, çikolata, dondurma, namkeen, hediye sepetleri ve paketli gıdalar yer aldı.

Avustralyalı Gıda İhracatçıları CIIE’de Çin Pazarını Büyütmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Avustralyalı Gıda İhracatçıları CIIE’de Çin Pazarını Büyütmeyi Hedefliyor

Avustralyalı ıstakoz, keçi eti ve şarap ihracatçıları, Şanghay’da düzenlenen Dokuzuncu Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda (CIIE) Çin pazarındaki faaliyetlerini ve büyüme hedeflerini tanıttı. Avustralya ulusal pavyonunda ziyaretçilere pişirilmiş kaya ıstakozu sunulurken, Geraldton Fishermen's Co-operative yöneticisi Marc Anderson, Çin’in Avustralya ıstakozu ithalatına yönelik kısıtlamaları kaldırmasından yaklaşık iki yıl sonra fuarın tüketicilerle yeniden bağlantı kurmak için fırsat sağladığını söyledi. Anderson, şirketlerinin yaklaşık 5.000 ton ıstakoza sahip olduğunu ve üretimin yaklaşık %60’ının Çin’e gidebileceğini belirtti. Batı Avustralya açıklarından çıkarılan ürünler hava yoluyla yaklaşık sekiz saatte Hong Kong’a taşınıyor; buradan Xiamen, Guangzhou veya Şanghay’a gönderiliyor. Çin pazarının güçlendiğini söyleyen Anderson, bu pazarı daha geniş ve çeşitlendirilmiş ihracat stratejilerinin parçası olarak gördüklerini ifade etti. Western Meat Exporters Pty Ltd, CIIE’ye ilk kez katılırken bütün keçi karkasları ile sıcak pot ve evde pişirme için hazırlanmış küp keçi eti sundu. Şirket, 13 yıldır Çin’e keçi eti ihraç ediyor ve Çin satışlarının yaklaşık %10’unu oluşturuyor. Avustralya Swan Vintage Pty Ltd ise Çin’e yılda yaklaşık iki ila üç milyon şişe şarap ihraç ediyor; şirket yetkilisi Çin’in Avustralya dışındaki en önemli pazarı olduğunu söyledi. Avustralya’nın 1.700 metrekareden büyük ulusal pavyonunda 190 şirket paketli gıda, şarap, içecek, süt ürünleri, et, deniz ürünleri ve tarım ürünlerini sergiliyor. Austrade verilerine göre Avustralyalı şirketlerin fuardaki sergi alanı geçen yıla göre %25 genişledi; yaklaşık 30 ila 40 katılımcı ise CIIE’ye ilk kez katılıyor. Avustralya hükümeti, Çin’deki fuarlara katılımı destekleyen Access to New Market Initiative programını da uygulamaya koydu.

Mısır’da Stratejik Ürünlerde Kendine Yeterliliği Artırma Talebi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Stratejik Ürünlerde Kendine Yeterliliği Artırma Talebi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mısır’da Tarım ve Sulama Komitesi Başkanı Muhsin el-Batran, stratejik mal ve ürünlerde kendine yeterlilik oranlarının artırılması için Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığının politikalarının genel görüşmede ele alınmasını talep etti. El-Batran, tarım sektörünün karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekerek yerli üretimi ve gıda güvenliğini güçlendirecek bir plan hazırlanmasını istedi. El-Batran’ın açıklamasına göre tarımsal üretimin yıllık ortalama büyüme hızı %4 olurken tüketimdeki ortalama artış %2’de kaldı. Buna rağmen bu farkın stratejik ürünlerin çoğunda kendine yeterlilik oranlarının gerilemesini önleyemediği belirtildi. Kendine yeterlilik oranları buğdayda %47, mısırda %70, pirinçte %95, kırmızı ette %75, baklada %33 ve yağlarda %12 olarak açıklandı. Düşük oranların tarım ticareti dengesini etkilediği ve iç tüketim ihtiyacını karşılamak için küresel piyasalara bağımlılığı artırdığı aktarıldı. El-Batran, fiyat politikalarındaki istikrarsızlık, finansman sorunları, sözleşmeli tarımın uygulanmasındaki engeller, tarımsal araştırma altyapısındaki eksiklikler ve üretim girdilerinin yetersizliğini sektörün başlıca sorunları arasında sıraladı. Genel görüşme talebinde stratejik ürün üretiminin yatay ve dikey genişlemeyle artırılması, Mısır’ın rekabet avantajına sahip olduğu ürünlere odaklanılması ve tarımsal ihracatta gıda işleme yoluyla katma değerin yükseltilmesi istendi. Mısır Şura Meclisinin tarım politikası, stratejik ürünlerde kendine yeterlilik ve hayvansal, kanatlı ve su ürünleri ihtiyacının karşılanmasına ilişkin talepleri genel oturumlarda ele alması bekleniyor.

Fas Kanatlı Sektörü 2025'te Et ve Yumurta Hedeflerine Yaklaştı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas Kanatlı Sektörü 2025'te Et ve Yumurta Hedeflerine Yaklaştı

Fas'taki kanatlı işletmeleri 2025'te 828 bin ton kanatlı eti ve 7,06 milyar adet tüketimlik yumurta üretti. Tarım Bakanlığının Dawajine 2026 fuarının açılışında paylaştığı bilançoya göre bu üretim, ulusal talebin tamamını karşıladı. 2021-2030 sözleşme programında 912 bin ton beyaz et ve 7,6 milyar yumurta hedeflenirken sektör bu hedeflerin sırasıyla %91'ine ve %93'üne ulaştı. Üretim, 2023'te açıklanan 745 bin ton beyaz et ve 6,1 milyar yumurtaya göre iki kampanyada arttı. Kaynağa göre beyaz et üretimindeki artış %11, yumurta üretimindeki artış %16 oldu. Kanatlı eti, Fas'ta tüketilen etin %55'ini oluşturuyor; sektörün yıllık cirosu 48 milyar dirhem, doğrudan istihdamı ise 181 bin kişi olarak veriliyor. Devlet ile FISA arasında 4 Mayıs 2023'te imzalanan sözleşme programı, Génération Green 2020-2030 stratejisi kapsamında 2,02 milyar dirhem kaynak öngörüyor. Bunun 1,4 milyar dirhemi sektörler arası kuruluş tarafından, 620 milyon dirhemi ise devlet tarafından karşılanıyor. Program ayrıca 2030'a kadar 140 bin ilave istihdam hedefliyor. Program; işletmelerin modernizasyonu, damızlıkların Fas'ta üretilmesi, kuluçkahaneler ve yem fabrikalarının kurulması ile kesimhane, parçalama, paketleme ve yumurta işleme yatırımlarını destekliyor. Yemlerde kullanılan mısır ve soyanın büyük bölümünün ithal edilmesi, üreticileri dünya fiyatlarındaki değişimlere açık bırakıyor. İç talebin karşılanmasının ardından sektör, özellikle Afrika pazarlarını büyümenin başlıca alanı olarak görüyor.

Brezilya, Türkiye’deki COP31’de İklim Taahhütlerini Sunacak
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya, Türkiye’deki COP31’de İklim Taahhütlerini Sunacak

Brezilya, Türkiye’de düzenlenecek COP31 İklim Konferansı’nda iklim gündemindeki ilerlemelerini ve taahhütlerini sunmayı planlıyor. Ülke, Belém’de düzenlenen COP30’un ardından emisyon azaltımı ve iklim değişikliğinin etkilerine uyum alanlarında kaydettiği ilerlemeyi ve sonraki adımlarını ortaya koymayı hedefliyor. Brezilya’nın gündeminde sera gazı emisyonlarını azaltacak çözümlerin uygulanması, üretim sektörlerinin aşırı iklim olaylarına hazırlanması ve özellikle tarım sektöründe dayanıklılık oluşturulması için finansman sağlanması bulunuyor. Konferansta, sektörlerin aşırı iklim olayları karşısındaki dayanıklılığını ölçmeye yönelik uyum göstergelerinin oluşturulması da ele alınacak. Hükümet ayrıca düşük emisyonlu tarım programlarını, üretim sistemlerinin iyileştirilmesini ve biyoyakıt deneyimini ekonominin karbonsuzlaştırılması için öne çıkaracak. Brezilya, emisyonları 2035’e kadar azaltma hedefi dahil uluslararası taahhütlerini yerine getirdiğini göstermeyi amaçlıyor. COP31’den yeni finansman taahhütleri ve uyumu güçlendirecek somut önlemler bekleniyor.

Küresel Alkol Tüketimi Gerilerken 50-64 Yaş Grubunda Tüketim Artıyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Alkol Tüketimi Gerilerken 50-64 Yaş Grubunda Tüketim Artıyor

Küresel alkol tüketimi gerilerken, 50-64 yaş grubunun tüketimindeki artış şarap sektörünün hedef kitlesini yeniden değerlendirmesine yol açıyor. Annals of Internal Medicine araştırmasına göre küresel alkol tüketimi %2, milenyallerin tüketimi ise %17 azalırken, X kuşağı olarak tanımlanan 50-64 yaş grubunda tüketim %4 arttı. Aynı grupta aşırı içme göstergesi de %36 yükseldi; küresel genel gösterge ise %8 geriledi. Drizly ve The Vacationer verileri, seyahat sırasında tüketicilerin %80’inin yeni alkollü içecekleri denemeye ve harcamalarını artırmaya hazır olduğunu gösteriyor. Kaynakta aktarılan şirket verilerine göre 50-64 yaş grubu, Eleven Eleven’ın müşteri tabanının üçte birini oluştururken müşteri başına %32 daha fazla harcama yapıyor, %24 daha fazla sipariş veriyor ve %35 daha yüksek toplam kâr sağlıyor. Willamette Valley Vineyards’ta da bu yaş grubu şarap kulübü üyelerinin %45’ini oluşturuyor. Şarap işletmeleri, genç tüketicilere yönelik viral ve etkileşimli pazarlama yerine derinlemesine eğitim, tadım turları ve premium ürünlere ağırlık veriyor. Sektör ayrıca lüks otelleri ve turistik lokasyonları, tatil dönemlerinde daha fazla harcama eğilimi gösteren tüketicilere ulaşmak için önemli satış kanalları olarak değerlendiriyor. Bu yaklaşım kapsamında The Barker Co., Foster Supply Hospitality otel ağıyla lokasyonlara özel hazır kokteyller geliştirdi. Foley Family Wines ise Lucien Albrecht’in köpüklü şaraplarını 375 mililitrelik şişelerle üst sınıf otellerin minibar ve restoranlarına dağıtmaya başladı; kaynak bu uygulamanın çift haneli büyüme sağladığını belirtiyor. Vineria All’Amarone ise 2026’da daha az masa almasına rağmen masa başına harcamayı ve açılan şişe satışlarını artırdı.

Karadağ, AB Müzakerelerinde Gıda Güvenliği Faslını Kapattı
Fotoğraf: Vlada CG · Özgün haber

Karadağ, AB Müzakerelerinde Gıda Güvenliği Faslını Kapattı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Karadağ, Avrupa Birliği müzakereleri kapsamında gıda güvenliği, resmi kontroller, hayvan ve bitki sağlığı ile hayvansal yan ürünlerin yönetimini içeren 12. Faslı kapattı. Tarım Bakanı Vladimir Joković, bu süreçteki yükümlülüklerin önemli bölümünün Tarım Bakanlığı ile bağlı kurumların sorumluluğunda olduğunu belirtti. Fasıl kapsamında ilgili temel yasalar kabul edilirken resmi kontroller sistemi geliştirildi. Çiğ süt kalitesinin artırılması ve gıda üretim ve işleme tesislerinin Avrupa talepleriyle uyumlu hale getirilmesi konusunda ilerleme sağlandı. Küçük üreticiler ile geleneksel üretime, Avrupa standartlarına uyum sağlanırken yerel tarımın özelliklerinin korunması amacıyla özel önem verildi. Faslın kapatılması reformların tamamlandığı anlamına gelmiyor. Karadağ’ın önündeki öncelikler arasında sınır kontrol noktalarının ve hayvansal yan ürün yönetim tesislerinin kurulması, laboratuvar kapasitesinin geliştirilmesi ve uzman kadronun güçlendirilmesi bulunuyor. Bakanlık, Avrupa Birliği üyeliğine kadar Avrupa standartlarının tam uygulanması için çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.

Arjantin Tarım Makineleri Sektörü Daralan Pazar ve Yüksek Maliyet Baskısıyla Dış Pazarlara Yöneliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Tarım Makineleri Sektörü Daralan Pazar ve Yüksek Maliyet Baskısıyla Dış Pazarlara Yöneliyor

Arjantin tarım makineleri sektörü, daralan iç pazar ve yüksek maliyetler nedeniyle kârlılığı korumakta zorlanırken dış pazarlarda yeni fırsatlar arıyor. Arjantin Tarım Makineleri Üreticileri Odası (Cafma) Başkanı Hernán Zubeldía, sektörün vergi yükünün Brezilya’nın iki katına, Meksika’nın ise iki katından fazlasına ulaştığını; buna karşın fiyatların benzer düzeylerde kaldığını belirtti. Zubeldía’ya göre yüksek maliyetler, üreticilerin yatırım kararlarını zorlaştırıyor ve sektörün rekabet gücünü sınırlıyor. Rosario Ticaret Borsası verilerine göre Arjantin’de tarım makinesi satışları 2026’nın ilk yarısında 2025’in aynı dönemine kıyasla %7,1 geriledi. Enflasyondan arındırılmış cirodaki düşüş ise %19,6 oldu. Sektör temsilcileri, bu tablonun yalnızca makine ithalatındaki rekabetle değil, tarım üreticileri ve müteahhitlerin yatırım yapma kapasitesindeki zayıflamayla da bağlantılı olduğunu ifade ediyor. İç pazardaki daralma, üreticilerin fabrika yatırımlarını ve süreç modernizasyonunu daha dikkatli değerlendirmesine yol açıyor. Sektörün gündeme getirdiği başlıca sorunlardan biri, %21 vergiyle alınan girdiler ile %10,5 oranıyla satılan makinelerden kaynaklanan teknik Katma Değer Vergisi (KDV) bakiyelerinin iade edilmemesi. Cafma Başkanı, bu tutarların güncellenmeden beklediğini ve fabrikalar açısından önemli bir finansman yükü oluşturduğunu söyledi. Zubeldía ayrıca kârlılığın düşük kalması halinde önümüzdeki on yılda sektörde bir yatırımsızlaşma döneminin yaşanabileceği uyarısında bulundu. Arjantin’in iç pazarının rakip ülkelere göre daha küçük olması, satışlardaki düşüşün tamamının ihracata aktarılmasını da zorlaştırıyor. Zubeldía, ABD, Meksika ve Brezilya’da üretilen ton başına kullanılan tarım makinesi miktarının Arjantin’in yaklaşık yedi katına ulaştığını; uluslararası fiyatlar birbirine yaklaşırken yüksek maliyetlerle rekabet etmenin güçleştiğini belirtti. Bu koşullara rağmen sektör, Doğu Avrupa’ya yönelik ticari misyonlar ve Agrinova markası gibi girişimlerle dış pazarlarda büyümeye çalışıyor. Cafma, doğrudan makine satışından önce doğrudan ekim ve silobag gibi teknolojilerle pazara girmeyi, ardından ekim makineleri, römorklar, tanklar, donanım ve yazılım gibi daha geniş bir ürün ve sistem yelpazesi sunmayı hedefliyor.

Polonya’da Mercosur Gıda İthalatında 13 Partide Uygunsuzluk Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Mercosur Gıda İthalatında 13 Partide Uygunsuzluk Tespit Edildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Polonya’da Inspekcja Jakości Handlowej Artykułów Rolno-Spożywczych (IJHARS), 1 Mayıs-15 Ekim 2026 döneminde Mercosur ülkelerinden gelen 2.066 tarım ve gıda ürünü partisini sınırda denetledi. Kontrollerde 13 partide uygunsuzluk tespit edildi. Bu sayı, incelenen ürünlerin yaklaşık %0,6’sına karşılık geldi. Denetlenen partiler, aynı dönemde üçüncü ülkelerden Polonya’ya ithal edilen tarım ve gıda ürünlerinin yaklaşık %5’ini oluşturdu. Kontrollerde Arjantin’den 1.564, Brezilya’dan ise 470 parti incelendi. Denetlenen ürünler arasında yer fıstığı, balık ve balık filetoları, mısır, kahve, şarap, bal ve pirinç yer aldı. Uygunsuzlukların başında ürünlerin hatalı etiketlenmesi geldi. Ayrıca laboratuvar analizleri ve duyusal değerlendirmeler sonucunda da ticari kalite şartlarına aykırılıklar belirlendi. IJHARS, uygunsuzluk tespit edilen 13 partinin 12’si için ürünlerin piyasaya arzını yasaklayan kararlar aldı. Bir parti için ise ürünün ticari kalite şartlarını karşılamasını sağlamak amacıyla gerekli işlemlerin yapılmasına karar verildi. Böylece denetimler yalnızca belge ve etiket kontrolüyle sınırlı kalmadı; ürünlerin kalite özellikleri de incelemeye tabi tutuldu. Mercosur kaynaklı ürünlere yönelik denetimler Polonya iç pazarında da sürdürüldü. Avrupa Birliği içindeki serbest dolaşım kapsamında Polonya’ya ulaşan ürünleri kapsayan kontrollerde, 1 Mayıs-15 Ekim döneminde 46 işletmedeki 70 parti incelendi. Bu ürünler arasında meyve ve sebze, sığır ve kanatlı eti, kahve, çay, kamış şekeri, chia tohumu ve şarap bulundu. İç pazar denetimlerinde 8 partide uygunsuzluk saptandı; bu sayı kontrol edilen ürünlerin yaklaşık %11,4’üne denk geldi. Tespitler arasında menşe ülkesinin yanlış belirtilmesi, ürün bilgilerinin eksik olması ve beyan edilen protein içeriğiyle gerçek içerik arasındaki farklılıklar yer aldı. Ayrıca 3 Eylül 2026’dan itibaren Brezilya’dan bazı ürünlerin Avrupa Birliği’ne ithalatına yönelik kısıtlamalar uygulanıyor. Sığır ve kanatlı eti ile ürünleri, yumurta ve yumurta ürünleri, bal, at eti ve su ürünlerini kapsayan kısıtlamalar, hayvanlarda antimikrobiyal veteriner tıbbi ürünlerin kullanımına ilişkin AB gerekliliklerine uyumsuzluk gerekçesiyle açıklandı.

Sun’agri, 2026 Verilerinde Agrivoltaik Sistemlerin Su ve Sıcaklık Etkisini Açıkladı
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Sun’agri, 2026 Verilerinde Agrivoltaik Sistemlerin Su ve Sıcaklık Etkisini Açıkladı

Fransa’da agrivoltaik sistemler üzerine çalışan Sun’Agri, 2026 sezonunda tahıllarda panellerin bulunduğu alanlarda toprağın 30–80 santimetre derinliğindeki su miktarının ortalama %25 daha yüksek olduğunu bildirdi. Şirket ayrıca yaprak ve toprak yüzeyindeki sıcaklığın 10°C’ye kadar düştüğünü belirtti. Bağlarda ise sulama yapılmayan gölgelik alanda hasat sırasında kuruyan tane oranı %12 olurken, sulamasız tanık alanda bu oran %16 olarak kaydedildi. Sun’Agri, sulamalı sistemlerde tüm ürünler genelinde 2019’dan bu yana su kaynağında ortalama %30 tasarruf sağlandığını aktardı. Şirket sonuçlarını bağcılık, meyvecilik, hayvancılık ve büyük tarım ürünlerinde 17 yıllık araştırma ve tarla takiplerine dayandırıyor. İlk gösterim tesisini 2018’de Fransa’nın Pyrénées-Orientales bölgesindeki Tresserre’de 4,5 hektarlık bir bağda kuran şirket, daha sonra Fransa’da 45’ten fazla sahada panel uygulamasına geçti. Her proje bir tanık parseliyle karşılaştırılıyor ve Tarım Odası veya Fransız Bağcılık ve Şarap Enstitüsü gibi tarafsız kuruluşlarca izleniyor. Sistemlerde kullanılan algoritmalar, panellerin enerji veriminden önce ürünlerin fizyolojik ihtiyaçlarını gözeterek yönlerini sürekli değiştiriyor. Hérault’daki Lavalette’de mısır üzerinde yapılan karşılaştırmada, agronomik yönlendirme kullanılan alanda bitki boyu, çiçeklenme tarihi ve verim tanık alanla aynı kaldı; güneşi izleyen yönlendirmede ise verim %15 düştü. Sun’Agri Genel Müdür Yardımcısı Cécile Magherini, bu sonuçların işletmelerin dayanıklılığına ve kârlılığına katkı sağladığını, panellerin ek gelir de oluşturduğunu söyledi.

Karadağ’da Çiftçileri AB Tarım Politikasına Hazırlayacak Kampanya Başladı
Görsel kaynağı: Vijesti · Özgün haber

Karadağ’da Çiftçileri AB Tarım Politikasına Hazırlayacak Kampanya Başladı

Karadağ Tarım Bakanı Vladimir Joković, ülke tarımının Avrupa Birliği (AB) üyeliğine hazırlanmasında çiftçilerin zamanında bilgilendirilmesi ve hazırlık sürecine dahil edilmesinin kilit önem taşıdığını söyledi. Açıklama, “Herkes için Ortak Tarım Politikası (OTP) – Çiftliklerimizden Avrupa geleceğine” adlı bilgilendirme kampanyasının başlangıcında yapıldı. Joković, tarımın Avrupa geleceğinin yalnızca mevzuat ve müzakerelerle değil, çiftliklerdeki bilgi, hazırlık ve ortak çalışmayla kurulacağını belirtti. Bakanlık ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) işbirliğinde yürütülen kampanya, Karadağ genelindeki üreticilere AB’nin OTP’sinin ilkelerini, sunduğu imkanları ve getireceği yükümlülükleri anlatmayı amaçlıyor. Bakanlık temsilcilerine göre AB üyeliğine hazırlık; kurumların, uzmanlık hizmetlerinin ve çiftçilerin ortak çalışmasını, zamanında bilgilendirmeyi ve gelecekteki iş koşullarına uyum sağlamayı gerektiriyor. Bakanlığın hazırlıkları arasında kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi, kayıt ve sicil sistemlerinin geliştirilmesi, yerli üretimin Avrupa standartlarıyla uyumlaştırılması ve gelecekteki OTP uygulaması için stratejik çerçeve hazırlanması bulunuyor. Tarım Genel Müdürlüğü Direktörü Miroslav Cimbaljević, üyelik sonrasında kurulacak sistemin yalnızca daha yüksek finansman anlamına gelmeyeceğini; daha düzenli ve öngörülebilir destek, yatırım ve kırsal kalkınma imkanlarının yanı sıra yararlanıcılar için açık koşullar ve sorumluluklar içereceğini ifade etti. Cimbaljević, tarım parsellerinin işlevsel biçimde kimliklendirilmesini, Avrupa fonlarını yönetecek kurumların güçlendirilmesini, danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesini ve üretimin Avrupa standartlarına uyarlanmasını önemli ön koşullar arasında saydı. Joković ise henüz belirlenmemiş destek tedbirleri ve tutarları konusunda gerçekçi olmayan beklentiler oluşturulmaması gerektiğini vurguladı. FAO’nun Karadağ temsilcisi Jovana Šuković, bilginin küçük aile işletmeleri ve en uzak kırsal bölgeler dahil tüm üreticilere ulaştırılması gerektiğini söyledi. Kampanyanın gelecek yılın ocak ayı sonuna kadar sürmesi planlanıyor.

Finlandiya’da Üretici Örgütleri Birliklerini Mümkün Kılacak Yasa Teklifi Parlamentoya İlerliyor
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’da Üretici Örgütleri Birliklerini Mümkün Kılacak Yasa Teklifi Parlamentoya İlerliyor

Finlandiya hükümeti, tarım ürünleri üretici örgütlerinin birlikler kurmasına olanak sağlayacak yasa değişikliği teklifini parlamentoya taşıdı. Teklif, mevcut mevzuatın Avrupa Birliği piyasa düzenlemeleriyle uyumlu hâle getirilmesini ve üretici örgütleri birliklerinin Finlandiya’da kabul edilebilmesini öngörüyor. Bu birliklerin kabulünden Finlandiya Gıda Kurumu (Ruokavirasto) sorumlu olacak. Yasanın 2027 yılının başında yürürlüğe girmesi planlanıyor. Düzenleme, özellikle üreticilerin birlikte hareket etmesini, arzı merkezileştirmesini ve gıda zincirindeki pazar ile müzakere konumlarını güçlendirmesini amaçlıyor. Hükümete göre işbirliği yapıları, üreticilerin pazarlama faaliyetlerini ve ürünlerin piyasaya sunulmasını da geliştirebilir. Yasa değişikliği ihtiyacı, üretici örgütleri kurmaya hazırlanan tahıl üreticileriyle yapılan görüşmelerin ardından sonbaharda gündeme geldi. Hükümetin teklifine ilişkin istişare sürecinde olumlu görüş bildirildiği ve temel çözümlere yönelik eleştiri sunulmadığı aktarıldı. Tarım ve Orman Bakanı Sari Essayah, teklifin üreticilerin gıda zincirindeki işbirliği, pazar ve müzakere konumunu güçlendireceğini söyledi.

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı

Güney Afrika’nın Cape Town kentinde 1-5 Kasım’da düzenlenen 31. Commonwealth Tarım Konferansı’nda, başarılı tarımsal dönüşümün yalnızca finansal desteğe dayanamayacağı; ticarileştirme, mentorluk ve pazara erişimin de güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Konferansın açılış gününde dünya genelindeki çiftçilerin karşılaştığı baskılar ve gelişmekte olan çiftçilerin ticari açıdan uygulanabilir işletmeler kurmasına yönelik yollar ele alındı. AgriSA’nın eski Üst Yöneticisi Christo van Der Rheede, Güney Afrika’nın ticari ve gelişmekte olan çiftçilik sektörlerini ayrı yapılar olarak görmek yerine “tek bir tarımsal gelecek” oluşturmaya odaklanması gerektiğini söyledi. Van Der Rheede’ye göre her iki gruptaki çiftçilerin başarısı aynı altyapıya, lojistik sistemlerine, pazarlara ve politika ortamına bağlı. Dönüşüm programlarının başarısının, katılımcıların sürdürülebilir ticari işletmeler yönetebilecek seviyeye gelip gelmediğiyle ölçülmesi gerektiğini ifade etti. Van Der Rheede, Güney Afrika’nın tarımsal ihracatının 2025’te 15,1 milyar ABD dolarına ulaştığını, 2005’te bu rakamın 2 milyar doların altında olduğunu belirtti. Bu büyümenin, daha fazla gelişmekte olan çiftçinin rekabetçi değer zincirlerine ve uluslararası pazarlara erişebilmesi için fırsat oluşturulması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Konferansta Mohair Empowerment Trust’ın daha önce dezavantajlı Angora keçisi çiftçilerini geçimlik ve küçük ölçekli üretimden ticari işletmelere taşımaya yönelik çalışmaları da aktarıldı. Trust’ın yöneticisi Beauty Mokgwamme, yararlanıcılara hayvan, eğitim, mentorluk ve teknik yardım sağlandığını; deneyimli ticari üreticilerin ise sürü yönetimi, üretim uygulamaları ve iş planlamasında rehberlik ettiğini belirtti. Yaklaşımın amacı, çiftçilerin kendi ayakları üzerinde durabilen işletmeler kurarak destek programlarına uzun vadeli bağımlılığını azaltmak.

Avrupa Komisyonu: Arnavutluk’un Gıda Güvenliği Sisteminde Eksiklikler Sürüyor
Görsel kaynağı: Shekulli · Özgün haber

Avrupa Komisyonu: Arnavutluk’un Gıda Güvenliği Sisteminde Eksiklikler Sürüyor

Avrupa Komisyonu, Arnavutluk’un gıda güvenliği kontrol sisteminde resmi laboratuvarların işleyişi, pestisit kalıntılarının izlenmesi ve süt kalitesinin denetlenmesi dahil önemli eksiklikler bulunduğunu bildirdi. Komisyonun Arnavutluk raporuna göre resmi laboratuvarlar henüz Avrupa Birliği gerekliliklerine göre belirlenmiş değil ve bazı gıda kategorilerinde sonuçların güvenilirliğini sağlayacak doğrulanmış test yöntemleri bulunmuyor. Raporda, resmi laboratuvar ağının kapasitesinin güçlendirilmesi, akreditasyon çalışmalarının tamamlanması ve analiz yöntemlerinin doğrulanması gerektiği belirtildi. Komisyon ayrıca sınır noktalarındaki kontrollerin AB gereklilikleriyle uyumlu hale getirilmesini, yasal ihlal durumlarında uygulamanın güçlendirilmesini ve kontrol verilerinde şeffaflığın artırılmasını istedi. Pestisit kalıntılarının ülke genelinde izlenmesinin geliştirilmesi de öneriler arasında yer aldı. Süt sektöründe de eksiklikler tespit edildi. Komisyon, mevcut önlemlerin Avrupa gerekliliklerini karşılamak için yeterli görülmediğini belirterek süt kalitesinin iyileştirilmesine yönelik ulusal bir program hazırlanmasını istedi. Hayvan yemi alanında ise ilgili kuralların uyumlaştırılmasında ilerleme rapor edilmediği ve standartların uygulanması için daha fazla çalışma gerektiği kaydedildi. Arnavutluk’un 2026 yılı ulusal kalıntı izleme planını hazırladığı ve gıda işletmelerinin değerlendirilip sınıflandırılması sürecini başlattığı aktarıldı. Bununla birlikte Komisyon, resmi kontrollerin ve risk yönetiminin güçlendirilmesi gerektiğini bildirdi. Haziran 2026’da yeni resmi kontroller yasasının kabul edilmesine rağmen sistemin kurumsal reformlara ihtiyaç duyduğu değerlendirmesi yapıldı. Komisyonun önerileri arasında gıda otoritesi ile veterinerlik ve bitki koruma otoritesinin birleştirilmesi de bulunuyor. Rapora göre ürünlerin izlenebilirliği ve bazı hayvan hastalıklarının izlenmesinde de eksiklikler sürüyor; laboratuvar kapasitesi ve veri analizi henüz tam olarak geliştirilmiş değil. Hayvansal yan ürünlerin toplanması, depolanması ve işlenmesi için AB standartlarıyla uyumlu bir sistemin henüz kurulmadığı belirtildi. Komisyon, mevzuatın iyileştirilmesi yönünde adımlar atıldığını ancak uygulamanın hâlâ zorluk oluşturduğunu değerlendirdi.

Birleşik Krallık-AB Gıda Anlaşması, Sınır Kontrollerini Azaltmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Daily Mail · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık-AB Gıda Anlaşması, Sınır Kontrollerini Azaltmayı Hedefliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği arasında, gıda ihracatındaki maliyet ve bürokrasiyi azaltmayı amaçlayan taslak tarım-gıda anlaşması hazırlanıyor. Öneri, ihracat sağlık ve bitki sağlığı sertifikaları ile denetim ücretleri gibi bazı kontrollerin kaldırılmasını içerebilir; ancak ayrıntılar henüz yayımlanmadı. Taslağın, Birleşik Krallık'taki tarım işletmeleri için hayvan sağlığı, bitki sağlığı ve pestisit kurallarında AB ile daha yakın uyum getirmesi bekleniyor. Anlaşmanın 20 Kasım'da planlanan Birleşik Krallık-AB zirvesinde resmen kararlaştırılması beklenirken, hükümet bir anlaşmanın başlıca tarım ürünleri ihracatını yaklaşık %16 artırabileceğini belirtiyor.

Arnavutluk’ta Yeni Balıkçılık Yasasıyla Uydu İzleme ve Sıkı Yaptırımlar Getirildi
Görsel kaynağı: RTSH · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta Yeni Balıkçılık Yasasıyla Uydu İzleme ve Sıkı Yaptırımlar Getirildi

Arnavutluk Meclisi’nin kabul ettiği yeni Balıkçılık Yasası, cumhurbaşkanının onayının ardından Resmî Gazete’de yayımlandı. Yasa, deniz kaynaklarının kontrolü, gözetimi ve korunması için yeni Avrupa standartları getirirken, Arnavutluk mevzuatını Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 2023/2842 sayılı düzenlemesiyle kısmen uyumlu hâle getiriyor. Düzenleme, ticari deniz biyolojik kaynaklarının kullanıldığı gemileri, konteyner gemileri ve yalnızca akuakültürde kullanılan gemiler dışında balıkçı gemisi kapsamına alıyor. Uzunluğu 18 metre veya daha fazla olan ve kurallara uymama riski yüksek kabul edilen gemiler, avın karaya çıkarılması yükümlülüğünü izlemek ve denetlemek üzere çalışan bir Uzaktan Elektronik İzleme (REM) sistemi kuracak. CCTV kameraları ve deniz sensörlerini içerecek sistemin yanı sıra tüm Arnavutluk balıkçı gemilerinde uydu bağlantılı otomatik konum belirleme cihazı bulunacak. 9 metreden küçük ve yalnızca kıyıdan 6 deniz mili içinde faaliyet gösteren gemiler için bu yükümlülük 1 Ocak 2030’a kadar ertelenecek. Veriler, Balıkçılık İzleme Merkezi ile Deniz Operasyonları Kurumlararası Operasyon Merkezi tarafından 24 saat işlenecek. Yasa, balıkçılık sektörü için devlet bütçesinden doğrudan finanse edilecek özel bir yardım düzeni de getiriyor. Motor gücünü doğru beyan etmeyen gemiler için, yıllık vergi farkının ödenmesi koşuluyla verilerin 31 Aralık 2027’ye kadar düzeltilmesine izin veriliyor. Koruma altındaki su türlerinin avlanması, karaya çıkarılması ve ticareti yasaklanırken; nehir koranı, belirli alabalık türleri, mersin balıkları, köpekbalıkları, vatozlar, Mobula, datarı, yunuslar, foklar, deniz kaplumbağaları ve Pinna nobilis listede yer alıyor. Deniz çevresine zarar veren “Aziz Andreas Haçı” aracının kullanımı da yasaklanıyor. Ruhsatsız avcılık, elektronik belgelerde sahtecilik ve VMS/REM cihazlarının manipülasyonu ağır ihlal sayılıyor; kontrol cihazlarının kurulmaması veya zarar görmesi 200.000 ila 500.000 lek para cezasıyla sonuçlanacak. Ceza puanı sistemi kapsamında 18 puanda iki aylık, 90 puanda ise kalıcı ruhsat iptali uygulanacak.

Ukrayna, AB Üyeliği Sonrası Tarım Kısıtlamalarının Geçici Olmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Bankier.pl · Özgün haber

Ukrayna, AB Üyeliği Sonrası Tarım Kısıtlamalarının Geçici Olmasını İstiyor

Ukrayna Başbakanı Serhij Korecki, ülkesinin Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyeliğinin ardından Ukrayna tarım ürünlerinin AB pazarına girişine getirilebilecek kısıtlamaların geçici olması gerektiğini söyledi. Korecki, bu önlemlerin kaldırılması için açıkça belirlenmiş koşullar bulunmasını ve uygulamaların belirli aralıklarla gözden geçirilmesini istedi. Korecki, Euronews’in AB’nin genişlemesine ilişkin etkinliğine gönderdiği video mesajında, bazı üye ülkelerin kendi tarım sektörlerini koruma girişimleriyle AB’nin genişleme hedefi arasında çelişki bulunduğunu belirtti. Geçiş önlemlerinin somut tehditlere yanıt vermesi gerektiğini söyleyen Korecki, bu önlemlerin süresiz uygulanmaması ve Ukrayna’nın AB’nin tek pazarından ayrı tutulmasına yol açmaması gerektiğini ifade etti. Avrupa Komisyonu, ekim ayında başta buğday ve diğer tahıllar olmak üzere bazı Ukrayna tarım ürünlerinin, Ukrayna tam üyelik kazandıktan sonra da AB pazarına girişinin engellenmesini önermişti. Euronews’e göre bu öneri, bazı AB üyesi ülkelerin baskıları üzerine gündeme geldi. Korecki ayrıca Ukraynalı çiftçilerin üretimi AB normlarına uyarlamak ve Rusya’nın saldırılarında zarar gören işletmeleri yeniden kurmak için önemli maliyetlerle karşılaşacağını belirtti. Ukrayna ile Avrupa Komisyonu, katılım müzakerelerini hızlandırmak amacıyla ortak bir çalışma grubu da oluşturdu.

Britanya ile AB’nin Gıda Ticareti İçin Taslak Anlaşmaya Ulaştığı Bildirildi
Görsel kaynağı: RTÉ News · Özgün haber

Britanya ile AB’nin Gıda Ticareti İçin Taslak Anlaşmaya Ulaştığı Bildirildi

Britanya ile Avrupa Birliği’nin gıda ve tarım ticaretine ilişkin bir taslak anlaşmaya vardığı bildirildi. Anlaşmanın kesinleşmesi halinde, Brexit sonrası uygulamaların yerini alması ve Britanya’nın AB’ye gıda ile tarım ürünleri ihracatında karşılaştığı maliyetli veteriner ve gümrük kontrollerinin büyük bölümünü değiştirmesi bekleniyor. BBC’nin aktardığı taslak, sıhhi ve bitki sağlığı düzenlemelerini kapsıyor. Buna göre AB, Britanya’dan gelen gıda ve içecek ihracatındaki kontrollerin çoğunu kaldıracak; Britanya ise gıda ve tarım üretimine ilişkin AB yasa ve kurallarını izlemeyi kabul edecek. “Dinamik uyum” olarak adlandırılan bu model, Brexit anlaşması müzakereleri sırasında Boris Johnson dönemindeki Muhafazakâr Parti tarafından reddedilmişti. Düzenlemenin, Brexit’ten bu yana var olan sözde İrlanda Denizi sınırının Kuzey İrlanda üzerindeki etkisini azaltması bekleniyor. Taslağın İrlanda’nın tamamındaki gıda ve tarım ticaretini de önemli ölçüde etkileyeceği, İrlanda’nın ise Britanya’nın gıda ve içecek ihracatındaki bir numaralı pazar olduğu belirtiliyor. Metnin, Brüksel’deki üye ülke temsilcilerine Daimi Temsilciler toplantısı öncesinde dağıtıldığı ve tarafların 20 Kasım’da zirve yapmasının planlandığı aktarıldı.

Birleşik Krallık-AB Taslağı, Brexit Sonrası Gıda Kontrollerini Azaltmayı Öngörüyor
Görsel kaynağı: FarmingUK · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık-AB Taslağı, Brexit Sonrası Gıda Kontrollerini Azaltmayı Öngörüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği arasında, Brexit sonrasında gıda ve tarım ticaretinde uygulanan maliyetli sınır kontrollerini azaltmayı amaçlayan bir taslak anlaşma gündeme geldi. Öneri; ihracat sağlık ve bitki sağlığı sertifikaları, denetim ücretleri, organik sertifikasyon evrakı, numune alma ücretleri ve bazı liman ücretlerinin kaldırılmasını öngörebilir. Anlaşma henüz kesinleşmedi ve değişiklikler şu anda yürürlükte değil. Taslağın hem ithalat hem ihracata uygulanması ve Birleşik Krallık ile AB arasında gıda, bitki ve tarım ürünleri ticareti yapan işletmeleri kapsaması bekleniyor. Düzenleme yürürlüğe girerse Birleşik Krallık’ın tohumluk patates ihracatının yanı sıra taze sosis, burger ve kabuklu deniz ürünleri sevkiyatının AB pazarlarına yeniden başlamasının önü açılabilir. Bu ürün grupları, Brexit sonrasında ek maliyet ve idari yüklerle karşılaşan ihracatçılar için yeni ticaret imkânları oluşturabilir. Bunun karşılığında Birleşik Krallık’ın gıda güvenliği, hayvan sağlığı ve bitki ürünleri alanlarında ilgili AB kurallarıyla uyum sağlaması ve gelecekteki düzenleyici değişikliklere uyması gerekebilir. “Dinamik uyum” olarak tanımlanan yaklaşım, pestisitler, bitki koruma ürünleri ve tarımsal yeniliklere ilişkin kuralları AB’ye doğrudan ihracat yapmayan işletmeler bakımından da etkili kılabilir. Farmers Guide’ın aktardığı değerlendirmelerde, bu kapsamın çiftliklerdeki kurallar ve uyum yükümlülükleri açısından soru işaretleri yarattığı belirtildi. Birleşik Krallık hükümeti, anlaşmanın uzun vadede yıllık 5,1 milyar sterlin ekonomik fayda sağlayabileceğini tahmin ediyor; ancak tek tek tarım sektörleri üzerindeki mali sonuçlar belirsizliğini koruyor. Taslağın 20 Kasım’da Brüksel’de yapılması planlanan Birleşik Krallık-AB zirvesinde resmen kararlaştırılması beklenirken, anlaşmanın 2027 ortasında yürürlüğe girmesi hedefleniyor. Kesin takvim, müzakerelerin sonucuna bağlı.

Rusya’nın Saldırıları Ukrayna Ekonomisini Sıkıştırıyor: Çelik Üretimi Durdu, Tahıl İhracatı Aksadı
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Saldırıları Ukrayna Ekonomisini Sıkıştırıyor: Çelik Üretimi Durdu, Tahıl İhracatı Aksadı

Rusya’nın yoğunlaşan hava saldırıları, Ukrayna’daki sanayi ve enerji tesisleriyle lojistik ağlarını, demiryollarını ve ihracat rotalarını hedef alarak üretimi aksatıyor ve taşıma maliyetlerini artırıyor. Ukrayna Merkez Bankası, saldırılar ve küresel enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle 2026 ekonomisinin daha önce öngörülen %1,8 büyüme yerine %0,4 daralacağını tahmin etti. Banka, enflasyon tahminini de temmuzdaki %10’dan %12,5’e yükseltti. Çelik sektöründeki kesinti, 5 Eylül’de Kamianske’deki Kamet Steel tesisine beş balistik füzenin isabet etmesinin ardından derinleşti. Tesisin kapanmasıyla Metinvest Group genelinde çelik üretimi durdu. Kamet Steel, 2025’te Ukrayna’nın çelik üretiminin dörtte birinden fazlasını gerçekleştiriyor, binlerce kişiyi istihdam ediyor ve iç inşaat sektörü için çelik ile pik demir üretiyordu. Tesis ayrıca Avrupa pazarına gönderilmek üzere yarı mamul çelik sağlıyordu. Kamet Steel’in kapanmasının inşaat, madencilik, mühendislik, enerji ve lojistik sektörlerini etkilediği belirtildi. Şirketin Üst Yöneticisi Oleksandr Tretyakov, tesise bağlı işletmelerin iş kaybı ve iflas riskiyle karşılaşabileceğini söyledi. Tretyakov, Avrupa Birliği’nin ticaret kısıtlamalarının Ukrayna çeliğinin ihraç edilebileceği pazarları daraltarak toparlanmayı zorlaştırabileceğini ifade etti. Ukrayna’nın çelik üretimi bir dönemde gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık %6’sını oluşturuyordu. Tarım, Ukrayna’nın döviz gelirlerinin %60’ına kadarını sağlıyor. Ancak Karadeniz limanlarına, gemilere ve lojistik altyapısına yönelik saldırılar ihracat trafiğini azalttı. Lloyd’s List Intelligence verilerine göre Ukrayna’nın Karadeniz limanlarına ağustosta yalnızca 21 gemi geldi; bu sayı bir yıl öncesine göre yaklaşık %90 daha düşüktü. Yükselen sigorta primleri ve saldırı riski gemi sahiplerini caydırırken, Tuna rotasında kuraklık ve sığ kanallar taşımayı daha pahalı hale getirdi. Sulina Kanalı’nın büyük gemiler için sığ kalması ve Tuna Nehri’ndeki rekor düşük su seviyeleri nedeniyle daha önce 1.500 ton taşıyan mavnalar 800-900 ton yük alabiliyor. Ukrayna’nın merkezinden İspanya’ya bir ton mısır taşıma maliyeti yılın başlarında 50 dolara kadar çıkarken 150 dolara ulaşabildi. HarvEast, buğdayını silo torbalarında tutup fiyatların istikrar kazanmasını bekliyor; şirketin ticari direktörü Olena Shelest, mısır fiyatının geçen yıl ton başına 210-230 dolardan yaklaşık 130 dolara gerilediğini söyledi. Düşen vergi gelirleri de Ukrayna’nın 2022’deki Rusya işgalinden bu yana en ağır nakit sıkışıklığını yaşamasına yol açıyor.

Birleşik Krallık ve AB, Brexit Sonrası Gıda Ticaretindeki Engelleri Kaldıracak Taslak Anlaşmada Uzlaştı
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık ve AB, Brexit Sonrası Gıda Ticaretindeki Engelleri Kaldıracak Taslak Anlaşmada Uzlaştı

Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği, Brexit sonrasında gıda ve tarım ticaretinde uygulanan kontrolleri ve idari engelleri kaldırmayı amaçlayan bir taslak anlaşma üzerinde uzlaştı. Öneri, kasım ayında yapılması planlanan Birleşik Krallık-AB zirvesi öncesinde gündeme geldi. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için tarafların siyasi ve hukuki süreçleri tamamlaması gerekiyor. Sıhhi ve bitki sağlığı (SPS) kurallarını kapsayan taslak, AB üyesi ülkelerin değerlendirmesi için dolaşıma sokulan 200 sayfalık bir belgede yer alıyor. Düzenleme; ihracat sağlık sertifikaları, bitki sağlığı sertifikaları, denetim ücretleri, organik sertifikasyon şartları ve bazı liman harçları gibi Brexit sonrasında getirilen maliyet ve işlemlerin kaldırılmasını öngörüyor. İngiliz hükümetine göre bu adımlar, uzun vadede ülke ekonomisine yıllık yaklaşık 5,1 milyar sterlin katkı sağlayabilir. Anlaşmanın uygulanması halinde Birleşik Krallık'tan AB pazarına taze sosis, burger, ülkenin karasularında avlanan kabuklu deniz ürünleri ve tohumluk patates sevkiyatının yeniden başlaması bekleniyor. Birleşik Krallık ayrıca gıda, hayvansal ürün ve bitkisel ürünlere ilişkin düzenlemelerini mevcut ve gelecekteki AB standartlarıyla “dinamik uyum” süreci üzerinden eşleştirmeyi taahhüt edecek. Bununla birlikte, hassas ıslah ve gen düzenleme teknolojileri gibi bazı alanlarda iki tarafın kuralları arasında farklılıklar bulunuyor. İngiliz süpermarketleri ve tarım temsilcileri taslağı desteklerken, bazı Brexit yanlıları Birleşik Krallık'ın AB kurallarını benimsemesini eleştirdi. İngiliz Ticaret Odaları tarafından yapılan bir ankette ihracatçı işletmelerin %56'sı, AB gümrük evrakı ve gecikmelerinin kaldırılmasını destekledi; imalatçılar arasındaki oran %58 oldu. Taslak, AB'nin Daimi Temsilciler Komitesi'nde ele alınacak.

Tartus’ta Yeni Ticari İşletmelere “Uyumlu Tüccar” Logosu Verildi
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Tartus’ta Yeni Ticari İşletmelere “Uyumlu Tüccar” Logosu Verildi

Suriye'nin Tartus kentinde İç Ticaret ve Tüketiciyi Koruma Müdürlüğü, gerekli koşul ve ölçütleri karşıladığı denetimlerle belirlenen yeni ticari işletmelere “Uyumlu Tüccar” girişiminin logosunu verdi. Tüketici koruma ve gıda güvenliği ekiplerinin denetimlerinde şartları karşılamayan başvurular reddedildi; eksikliklerin giderilmesi için işletmelere açıklama ve yönlendirme yapıldı. Müdür yardımcısı İbrahim ed-Duğaym, girişimin ticari düzenlemelere gönüllü uyumu artırmayı, mal ve hizmet kalitesini yükseltmeyi, piyasaları düzenlemeyi ve tüketici haklarını korumayı amaçladığını belirtti. Tartus'ta başlatılan girişim geçen ağustosta uygulamaya konuldu.

Mısır’da Tarımsal Kalkınma İçin 58.22 Milyon Avroluk Finansman ve 470 Bin Dolarlık Hibe İmzalandı
Görsel kaynağı: Al-Shorouk · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Tarımsal Kalkınma İçin 58.22 Milyon Avroluk Finansman ve 470 Bin Dolarlık Hibe İmzalandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mısır’da tarımsal ve kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) ile iki anlaşma imzalandı. Anlaşmalar, Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı ile Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığı yararına yapıldı ve tarım sektörüyle kırsal toplulukların su ve iklim kaynaklı zorluklara karşı dayanıklılığını artırmayı hedefliyor. Anlaşmalardan biri, Nil Vadisi’nde iklim değişikliğine uyumlu su yönetimi projesinin uygulanması için 58.22 milyon avroluk imtiyazlı kalkınma finansmanı sağlıyor. Diğer anlaşma ise Mısır’ın tarımsal dayanıklılığını ve öncü konumunu destekleyen proje için 470 bin dolarlık hibe içeriyor. Finansman ve hibe; su kaynaklarının verimli kullanımı, sürdürülebilir tarım teknolojileri, iklim uyum uygulamaları ve dijital tarım çözümlerinin yaygınlaştırılmasına yöneliyor.