ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

37 haber · Sayfa 1

Avrupa’da Soğutma Sistemlerine Siber Saldırılar Gıda ve Kan Plazmasını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Soğutma Sistemlerine Siber Saldırılar Gıda ve Kan Plazmasını Tehdit Ediyor

Avrupa’da endüstriyel soğutma sistemlerine yönelik siber saldırılar son haftalarda birden fazla ülkeye yayıldı. Saldırganlar, internete bağlı kontrol birimleri üzerinden buzdolabı ve dondurucuların sıcaklık ayarlarını değiştirebiliyor, cihazları yüksek sıcaklıklara çıkarabiliyor veya sürekli buz çözme işlemi başlatabiliyor. Bu müdahaleler gıdaların bozulmasına, ekipman hasarına ve bazı durumlarda sağlık risklerine yol açabiliyor. İlk belirgin saldırı dalgası ekim ayında Fransa’daki yüzlerce süpermarketi etkiledi. Kasım başında Belçika, Estonya, İrlanda, Finlandiya, Lüksemburg, Hollanda ve İsveç’te de soğutma sistemlerine yönelik ihlaller bildirildi. Reuters’ın aktardığına göre saldırılar Avrupa’da 100’den fazla satış noktasını etkilerken, bazı cihazlarda sıcaklık yaklaşık 50 dereceye, İsveç’teki bazı dondurucularda ise 55 dereceye kadar çıktı. Güvenliği garanti edilemeyen gıdaların bir bölümü imha edildi. Saldırılar, Fransa’nın ulusal kan hizmeti Établissement Français du Sang’ın (EFS) kan plazması depolanan üç tesisindeki soğutma cihazlarını da etkiledi. Sıcaklık ve buz çözme ayarlarının değiştirilmesi girişimi, izleme ve alarm sistemleri sayesinde zamanında fark edildi. Personel plazma stoklarını güvenceye aldı veya başka yerlere taşıdı; EFS hiçbir kan ürünü ya da numunenin zarar görmediğini bildirdi. Kan toplama ve dağıtımının kesintiye uğramadığı belirtildi. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA) ile sağlık, tarım ve ulaştırma makamları, endüstriyel soğutma sistemleri ve soğuk zincir izleme cihazlarına ilişkin ortak uyarı yayımladı. Yetkililer kontrol birimlerinin kamu internetinden ayrılmasını, kurumsal ağlardan izole edilmesini, güncellemelerin kurulmasını, varsayılan şifrelerin değiştirilmesini ve uzaktan erişimin güvenceye alınmasını önerdi. Saldırıların failleri, ortak bir hacker grubuyla bağlantısı ve motivasyonu henüz belirlenmedi.

Southland’de Lale Soğanı Hasadında Ortalamanın Üzerinde Verim Beklentisi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Southland’de Lale Soğanı Hasadında Ortalamanın Üzerinde Verim Beklentisi

Yeni Zelanda’nın Southland bölgesinde büyük lale soğanı üreticisi ve ihracatçısı Triflor, dolu ve aşırı yağışa rağmen 2026 sezonundaki hasadın ortalamanın üzerinde olmasını bekliyor. Triflor Crop Manager Mark Jongejan, ürünün gelecek yılki ihracat için iyi göründüğünü, ancak hasada yaklaşık 10 hafta kaldığı için sonucun henüz kesinleşmediğini söyledi. Triflor, 2025’te yaklaşık 110 hektar alana lale ekti; bu üretimden yaklaşık 65 milyon soğan Mayıs 2026’da ihraç edilirken 1,5 milyon soğan iç piyasada satıldı. Şirket, 2026’da ekim alanını 120 hektara çıkardı ve Mayıs 2027’de yaklaşık 70 milyon soğan ihraç etmeyi bekliyor. Jongejan’a göre 2025’te Southland’de yağışlı bir ilkbahar ve ortalamanın üzerinde dolu görülmesine rağmen sezonun ılıman tamamlanması ortalama verim sağladı. 2026 sezonunun başlangıcı ise olağanüstü yağışlı geçti; bu durum tarla çalışmalarının planlanmasını zorlaştırdı ve ürünlerde yeniden dolu hasarı yaşandı. Dolu, verim açısından belirleyici risk olmaya devam ederken, yüksek sıcaklıkların da ilkbaharın sonlarında verimi etkileyebileceği belirtildi. Soğanlar Aralık ve Ocak aylarında hasat edilip işleniyor, ihracat ise Mayıs’ta başlıyor.

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Sırp arıcılar, önceki küçük sevkiyatların ardından Çin’e yaklaşık üç ton bal ihraç etti. Sırbistan Arıcılık Örgütleri Birliği Başkanı Rodoljub Živadinović, Sırp balının Çin pazarında yayılmasıyla sevkiyat miktarlarının artmasını beklediklerini söyledi. İhracat, iki ülkenin veteriner sertifikalarını uyumlaştırması ve “Naš med” tesisinin Çin’de kaydettirilmesinin ardından mümkün oldu. Çin pazarına gönderilen bal, Avrupa ülkelerine yapılan sevkiyatların aksine çoğunlukla varillerde değil, 250 ve 500 gramlık kavanozlarda, daha küçük miktarlarda ise kilogramlık ambalajlarda satılıyor. Živadinović, bu satış biçiminin daha uygun fiyat sağlayabildiğini belirtti. “Naš med” tesisine alınan yeni ekipmanın da daha büyük miktarlarda balın paketlenmesi ve sevkiyata hazırlanmasını önemli ölçüde hızlandırmasının beklendiğini söyledi. Živadinović’e göre daha büyük sevkiyatlar başladığında arıcıların elde ettiği fiyat %30 ila 50 arasında artabilir; ancak bu beklentinin miktara bağlı olduğunu vurguladı. Balın Çin’e deniz yoluyla gönderildiğini ve sevkiyatın alıcıya ulaşmasının bazı durumlarda 75 günü bulabildiğini aktardı. Sırbistan’da akasya balının çoğu özel alıcıdaki mevcut alım fiyatını kilogram başına yaklaşık dört avro olarak açıklayan Živadinović, bu düzeyi kârlılık sınırı olarak değerlendirdi. Bazı alıcıların 4,3 avro, “Naš med” tesisinin ise miktar ve kaliteye göre 4,5 ila 4,8 avro ödediğini söyledi. Živadinović, Sırbistan ve Avrupa Birliği marketlerinde sahte balın yaygın olduğuna ilişkin iddiasının üreticileri ve doğal bala yönelik talebi olumsuz etkilediğini savundu; bu açıklamanın dayandığı analiz yöntemi ve örneklem kaynakta belirtilmedi. 2026 arıcılık sezonunun önceki sezondan daha iyi geçtiğini, ancak verimlerin bölgeler arasında eşit olmadığını belirtti. Güney Sırbistan’da verimlerin diğer bölgelere göre yaklaşık %40 daha düşük kaldığını, ayçiçeği veriminin ortalama olduğunu, kolzanın beklentiyi karşılamadığını ve yüksek sıcaklıkların çayır balı verimini düşürdüğünü aktardı. İklim değişikliğinin kısalan nektar dönemleri, kuraklık ve polen eksikliğiyle kış hazırlığını zorlaştırdığını, uzayan sonbaharın ise varroa parazitinin gelişimini desteklediğini söyledi.

Güney Afrika'da Belediye Altyapısı Kanatlı Üreticilerinin Maliyetlerini Artırıyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika'da Belediye Altyapısı Kanatlı Üreticilerinin Maliyetlerini Artırıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Güney Afrika’da kötüleşen belediye altyapısı ile güvenilir olmayan su ve elektrik hizmetleri, kanatlı üreticilerinin maliyetlerini artırıyor. FairPlay Hareketi tarafından düzenlenen web seminerinde sektör temsilcileri, hizmet sunumundaki aksaklıkların kanatlı sektörünün rekabet gücünü, gıda güvenliğini ve kırsal istihdamı tehdit ettiğini söyledi. Tartışma, yerel yönetim seçimlerine altı gün kala yapıldı. Güney Afrika Kanatlı Birliğinin piliç organizasyonunun genel müdürü Izaak Breitenbach, modern tavuk kümeslerinin sıcaklık, oksijen ve karbondioksit seviyelerini bilgisayarlı sistemlerle düzenlediğini belirtti. Bu nedenle elektrik kesintileri ve yüksek sıcaklıklarda yaşanan su sıkıntıları, hem hayvan refahı hem de üretimin devamlılığı açısından ciddi risk oluşturuyor. Breitenbach, tipik bir kümesin yaklaşık 6 milyon Güney Afrika randına mal olduğunu ve altyapı arızalarının bu yatırımları tehlikeye attığını söyledi. Sorunların özellikle kırsal bölgelerdeki küçük işletmeleri etkilediği belirtildi. Yaklaşık 800 küçük ölçekli üretici, ülkenin tavuk üretiminin %5 ila 10’unu gerçekleştiriyor. FairPlay Hareketi kurucusu Francois Baird, altyapının yem kadar önemli bir üretim girdisi hâline geldiğini ifade ederken, Breitenbach belediyelerin sektörün hedeflerine ulaşmasını sağlayacak planlara daha fazla katılması gerektiğini savundu. Altyapı sorunlarının sürmesi hâlinde ithalatın artabileceği ve yerli sektörün zarar görebileceği uyarısı yapıldı.

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir

Güney Afrika’nın 2026 kiraz sezonu, geleneksel takvimden iki ila üç hafta önce, ekim başında başladı. Tru-Cape Fruit Marketing’in aktardığına göre sezonun ilk meyveleri 8 Ekim’de hasat edilip paketlendi. Ancak ülkenin başlıca kiraz üretim bölgesi Ceres’te üretim hacminin önceki sezona göre %50’den fazla düşebileceği öngörülüyor. Üretimdeki gerileme, sektör tarafından öncelikle çiçeklenme dönemindeki olumsuz hava koşullarına bağlanıyor. Tru-Cape Tedarik Direktörü Calla du Toit, erken çeşitlerin ağustos sonundaki olağanüstü yüksek sıcaklıkların görüldüğü bir hafta içinde çiçeklendiğini belirtti. Şirketin değerlendirmesine göre sıcaklıklar, tozlaşma için etkili süreyi kısaltarak meyve tutumunu azaltmış olabilir. Ardından sıcaklıkların düşmesi, üretimin bir bölümünde soğuk zararına yol açmış olabilir. Düşük üretim beklentisine karşın ilk meyvelerde kalite göstergeleri olumlu oldu. Tru-Cape, kirazların 30 milimetreye kadar kalibreye ve yüksek şeker seviyelerine ulaştığını bildirdi. Daha az meyve bulunması, ürünün optimum olgunlukta toplanmasına daha fazla dikkat edilmesini sağlarken, şirket yeterli iş gücünün bu çalışmayı kolaylaştırdığını belirtti. Buna karşılık düşük hacim, üreticiler açısından ekonomik bir zorluk oluşturuyor. Tru-Cape, arzın azalması ve Güney Afrika’da iç talebin güçlü seyretmesi nedeniyle ticari programlarında yerel pazara öncelik vermeyi planlıyor. Şirket, fiyatların geçen sezondan biraz daha yüksek olmasını bekliyor. İhracatta ise önceki sezon yaklaşık %15 olan payı bu sezon %20’ye yaklaştırmayı hedefliyor; ancak her operasyon için lojistik maliyetleri, taşıma riskleri ve beklenen kârlılık değerlendirilecek.

Kıbrıs’ta Tarım Örgütleri Kuraklık Desteğinin Artırılmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Reporter Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Tarım Örgütleri Kuraklık Desteğinin Artırılmasını İstiyor

Kıbrıs’taki tarım örgütleri, 2025’teki kuraklık ve yüksek sıcaklıkların üretimde yol açtığı sorunlar için Avrupa Birliği kaynaklı 4,6 milyon avroluk desteğin artırılmasını istiyor. Örgütler, bu talep için Cumhurbaşkanı’na 25 Eylül’de gönderdikleri mektuba henüz yanıt alamadıklarını ve bir süre daha bekleyeceklerini açıkladı. Yanıtın Cumhurbaşkanlığı’ndan veya Tarım Bakanı Christos Senekis’ten gelmesi bekleniyor. PEK Genel Sekreteri Hristos Papapetru, mevcut destek planının patates, bağcılık, meyvecilik, açık ve sera yetiştiriciliği ile dağlık ve dezavantajlı bölgelerdeki çiftçileri kapsamadığını söyledi. AB düzenlemesinin, aralarında Kıbrıs’ın da bulunduğu dört ülkenin ihtiyaçlarını kısmen karşılamak üzere 4,6 milyon avro verilmesini öngördüğünü belirten Papapetru, üye ülkeye bu tutarı %200’e kadar artırma imkânı tanındığını ifade etti. Papapetru’ya göre tutarın artırılması, plana yeni ürünlerin eklenmesi anlamına gelmeyecek; mevcut kapsamda yer alan ürünlere dekar başına daha yüksek ödeme yapılacak. Tarım örgütleri ise diğer ürünlerin de destek planına alınmasını ve bunun için AB’den onay istenmesini talep ediyor. AB onayı olmadan tarım sektörüne ödeme yapılamayacağını belirten örgütler, kuraklığın ülke genelindeki üretimi etkilediğini, zarar düzeyinin ürünlere göre değiştiğini savunuyor. Örgütler ayrıca desteğin yalnızca profesyonel üreticilere değil, ek iş olarak üretim yapan ve üretimle çevrenin korunmasına katkı sağlayan çiftçilere de verilmesini istiyor. EKA Genel Sekreteri Panikos Hamba, yeterli önlem alınmaması halinde Kıbrıs’ta gıda fiyatlarının yükselebileceği ve kalitenin düşebileceği uyarısında bulundu. Tarım örgütleri, hükümetin tutumuna göre sonraki adımları değerlendirecek; şu ana kadar herhangi bir önlem kararı alınmadı.

Japonya’da Yeni Pirinç Hasadıyla Fiyatlar Gerilerken Çiftçiler Zorlanıyor
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Yeni Pirinç Hasadıyla Fiyatlar Gerilerken Çiftçiler Zorlanıyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Japonya’da yeni pirinç hasadının sürmesi ve geçen yıldan kalan stokların piyasada bulunması, tüketiciler için fiyatları düşürürken çiftçileri ve toptancıları zor durumda bırakıyor. Toçigi eyaletinin Sakura kentindeki çiftçi Nobuyuki Okada, önceki kıtlık döneminin ardından bu yıl alıcı bulmakta zorlandığını ve fiyatların keskin biçimde gerilemesinin hasada yönelik motivasyonunu azalttığını söyledi. Yaklaşık 1.000 süpermarkette 28 Eylül-4 Ekim döneminde yapılan ölçümde, 5 kilogram pirincin ortalama fiyatı 2.860 yen oldu. Fiyat bir haftada 66 yen geriledi ve düşüş üst üste sekizinci haftaya ulaştı. 2024 ve 2025’teki ciddi pirinç kıtlığı sırasında bazı satışlarda 60 kilogram başına 35.000 yene kadar fiyat alan Okada, bu yıl haziran civarında bazı toptancıların kendisinden pirinç alamayacaklarını bildirdiğini belirtti. Chubu bölgesindeki bir toptancı, stokların normalin iki katından fazla olduğunu ve yeni mahsulün ana ürün haline gelmesiyle yüksek fiyattan alınan 2025 pirincinden kâr etmekten vazgeçmek zorunda kalacaklarını söyledi. Bazı piyasalarda, daha eski olan 2025 mahsulünün perakende fiyatının 2026 mahsulünden yüksek olduğu bir tersine dönüş de görülüyor. Japonya Tarım Bakanlığına göre 2026 pirinç hasadının 7,4 milyon ton olması bekleniyor; bu, önceki yılın 7,47 milyon tonuna göre yaklaşık %1 düşüş anlamına geliyor. The Japan Times’ın aktardığı değerlendirmeye göre arzın talebi aşması fiyatları daha da aşağı çekebilir. Okada, 20 hektarlık tarlalarında Koshihikari, Niji no Kirameki, Tochigi no Hoshi, yapışkan pirinç ve sake üretiminde kullanılan pirinç yetiştiriyor; 2026 mahsulünü yaklaşık 100 ton olarak öngörüyor. Nisan ayında yaklaşık 40 ton Koshihikari’nin büyük bölümünün yerel Japonya Tarım Kooperatifleri (JA) şubesi tarafından satın alınması için avans sözleşmesi imzaladı. Ancak JA’nın 60 kilogram başına avans ödemesi, 2025 mahsulündeki yaklaşık 30.000 yen seviyesinden bu yıl yaklaşık yarısına indi. Taşıma maliyetleri de hesaba katıldığında, kooperatif üzerinden satışta dahi zarar edeceğini belirten Okada, hükümetin değişken pirinç politikasına güvenmediğini söyledi.

Birleşik Krallık’ta Süt Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin Düşüş Beklentisi
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Süt Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin Düşüş Beklentisi

Birleşik Krallık’ta süt üretiminin 2026/27 sezonunda yaklaşık 12,74 milyar litreye gerilemesi bekleniyor. Agriculture and Horticulture Development Board’un (AHDB) tahminine göre bu miktar, önceki sezona göre 284 milyon litre daha düşük olacak ve üretim %2,2 azalacak. Analistler, 2027/28 sezonunun ilk yarısında yıllık düşüş hızının yaklaşık %1,1’e yavaşlayabileceğini belirtiyor. Üretimdeki zayıflama daha önce başladı. Süt teslimatları Mayıs 2026’da gerilemeye başlarken, Ağustos ayında üreticilerin teslim ettiği süt miktarı geçen yılın aynı dönemine göre %4,4 azaldı. AHDB, düşüşte sıcak hava, kuraklık ve yem tabanındaki sorunların etkili olduğunu belirtiyor. Yüksek sıcaklıklar ve yağış eksikliği otların gelişimini sınırladı; bazı işletmeler kışlık yem stoklarını yaz aylarında kullanmaya başladı. Yem baskısı güneybatı İngiltere, Galler ve Midlands’taki işletmelerde daha belirgin görülürken bazı kuzey bölgeleri ile İskoçya’da koşulların daha iyi olduğu aktarıldı. Sonbahar yağışları ise bazı çiftçilerin ek biçim yapmasına imkân verdi. Temmuz 2026’da Birleşik Krallık’taki sütçü sığır sürüsü yaklaşık 1,57 milyon baş oldu; bu sayı yıllık bazda 34,5 bin baş azaldı. Genç sığır sayısındaki gerilemenin, sürülerin ilerleyen yıllarda yeniden büyütülmesini zorlaştırabileceği bildirildi. AHDB, yem, enerji, yakıt, gübre, saman ve işçilik maliyetlerinin yüksek kalmasını bekliyor. Bu baskı bazı işletmeleri sürülerini küçültmeye, bazılarını ise inek başına verimliliği artırmaya yöneltebilir. Yaz aylarında bazı süt işletmeleri üretimdeki düşüş nedeniyle fiyatları artırsa da süt ürünleri fiyatları, işleyicilerin sonraki dönemlerde daha yüksek fiyat açıklaması için güçlü bir zemin oluşturmadı. Bir diğer risk BTV-3 mavi dil hastalığı. AHDB senaryosuna göre hastalık, enfekte ineklerde geçici süt verimi kaybına ve üreme performansında bozulmaya yol açabilir. Aşılama kayıpları sınırlayabilir ancak sürülerin aşılama düzeyine ilişkin tam veri bulunmuyor. Bu nedenle görünüm hızlı üretim artışından çok kademeli istikrara işaret ediyor; sonuçlar hava koşullarına, yem bulunabilirliğine, süt fiyatlarına ve sürü sağlığına bağlı olacak.

Brezilya’nın 2026/27 Soya Üretimi İçin 181,837 Milyon Tonluk Tahmin
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın 2026/27 Soya Üretimi İçin 181,837 Milyon Tonluk Tahmin

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Safras & Mercado, Brezilya’nın 2026/27 soya üretiminin 181,837 milyon tona ulaşacağını öngördü. Danışmanlık kuruluşunun tahmini, önceki sezon için 178,341 milyon ton olarak hesaplanan üretime göre %2 artışa işaret ederken, önceki 180,089 milyon tonluk öngörünün de üzerine çıkarıldı. Tahminin temel dayanağı, ülkedeki soya ekim alanının %2,1 genişleyerek 48,543 milyon hektardan 49,542 milyon hektara çıkması. Artış beklentisi özellikle Centro-Oeste bölgesinde öne çıkıyor. Buna karşın ulusal ortalama verimin 2025/26 sezonundaki hektar başına 3.692 kilogramdan 2026/27’de 3.689 kilograma hafifçe gerilemesi bekleniyor. Goiás’ta ekim alanının %7’ye kadar artabileceği ve üretimin 20,567 milyon tona ulaşabileceği tahmin ediliyor. Mato Grosso’nun üretimi 50,096 milyon ton, ekim alanı 13,180 milyon hektar; Mato Grosso do Sul’un üretimi ise 17,043 milyon ton olarak projelendirildi. Centro-Oeste eyaletlerinin toplam üretiminin 88,057 milyon tona ulaşması bekleniyor. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, yeni alanların bir bölümünde gübreleme ve diğer girdilere daha düşük yatırım yapılmasının üretim potansiyelini sınırlayabileceğini belirtti. Danışmanlığa göre sonuç, ekim sürerken önümüzdeki aylardaki hava koşullarına ve üreticilerin yatırım düzeyine bağlı olacak. El Niño’nun bazı bölgelerde yüksek sıcaklık ve düzensiz yağış riskini artırması da verim açısından belirsizlik oluşturuyor.

Kazakistan’da Tahıllarda Verim ve Fiyat Baskısı
Görsel kaynağı: Inbusiness.kz Tarım · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Tahıllarda Verim ve Fiyat Baskısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kazakistan’da 2026 hasadının tamamlanmasına yaklaşılırken kuraklık ve yüksek sıcaklıklar tahıllarda verim kaybına yol açtı. Aitas Agro Genel Müdürü Talgat Aldazharov, ayçiçeğinin bu sezon tahıllara kıyasla daha yüksek kârlılık sağlayabileceğini, tahılların ise hem verim hem fiyat bakımından beklentileri karşılamadığını söyledi. Doğu Kazakistan’da yazlık buğday verimi 25 kental/hektarda kaldı; normal verim 35-40 kental/hektar düzeyindeydi. Buğdayın kalitesi yüksek olsa da düşük sınıflı ürün arzının sınırlı kalması talebi bu gruba yöneltti. Yüksek kalite için belirgin fiyat primi oluşmazken, ihracatçıların karşılaştığı tenge kuru da piyasayı zorladı.

Souss-Massa’da Sıcaklık Sebze Üretiminin Sürekliliğini Zorluyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber

Souss-Massa’da Sıcaklık Sebze Üretiminin Sürekliliğini Zorluyor

Fas’ın Souss-Massa bölgesinde devam eden sıcak hava dönemleri, sebze üretimlerini zayıflatırken 2026-2027 kampanyasının hazırlığını da zorlaştırıyor. Etki yalnızca hasat miktarlarıyla sınırlı kalmıyor; meyve kalitesi, tedarik sürekliliği ve işletmelerin sıcaklığa uyum sağlama maliyetleri de baskı altında bulunuyor. Bölge, Fas’ın ihracata yönelik önemli sebze üretim havzalarından biri olarak tanımlanıyor. Les Inspirations Éco’nun Le360 üzerinden aktardığı değerlendirmede, Meyve ve Sebze Sektörler Arası Federasyonu’ndan Amine Amanatoullah domates, biber ve salatalıkların yüksek sıcaklıklara karşı kırılganlığına dikkat çekiyor. Ancak kaynak, 2026-2027 kampanyası için sıcaklığın yol açtığı kayıplara ilişkin bir bilanço veya miktar sunmuyor. Frontiers in Plant Science’da yayımlanan bir araştırmaya göre aşırı sıcaklıklar domatesin büyümesini ve üreme süreçlerini etkiliyor. Çiçeklenme ve meyve tutumu özellikle hassas aşamalar arasında yer alırken, çiçek dökülmesi, üreme organlarının gelişimindeki bozulmalar ve polen çimlenmesindeki azalma bitkinin daha az meyve oluşturmasına yol açabiliyor. Araştırma, Souss-Massa’daki sonuçları doğrudan ölçmüyor; bölgesel etkiyi belirlemek için maruz kalınan sıcaklıklar, yetiştirilen çeşitler ve hasat sonuçlarına ilişkin yerel verilere ihtiyaç bulunuyor. FAO rehberinde, sıcaklık ve güneş ışınımı gibi çevresel değişkenlerden bitkilerin su kaybının tahmin edilerek sulamanın ürün ihtiyacına göre ayarlanması öneriliyor. Su yönetiminin yalnızca sezon boyunca mevcut su miktarına değil, suyun ihtiyaç duyulan zamanda verilebilmesine de bağlı olduğu belirtiliyor. Girdi maliyetlerindeki artış, ToBRFV kaynaklı zorluklar, sıcak ve kuru rüzgârın etkilerini sınırlamaya yönelik yatırımlar ve ek sulama ihtiyacı da ekonomik baskıları artırıyor; ancak bu kalemlerin üretim maliyetlerine toplam etkisini gösteren konsolide bir tutar paylaşılmıyor.

ABD’de USDA’nın Mısır ve Soya Tahminlerine İhtiyat Çağrısı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

ABD’de USDA’nın Mısır ve Soya Tahminlerine İhtiyat Çağrısı

ABD’de tarım fonlarının, ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) yayımladığı olumsuz raporun ardından Chicago’da mısır ve soya fiyatlarında sert satışlara yöneldiği bildirildi. Ancak ABD’li AgResource danışmanlığından Dan Basse ve Ben Buckner, bu tepkinin abartılı olduğunu ve her iki ürünün temel görünümünün hâlâ yükseliş yönünde bulunduğunu savundu. USDA’nın ABD’nin 2025/26 mısır dönemi son stok tahminini 4,40 milyon ton artırması piyasayı şaşırttı. AgResource analistlerine göre bu değişiklik, küresel arz-talep dengesi hâlâ sıkı olduğu için dünya ölçeğinde belirleyici değil. Analistler, rakamlardaki farklılığın 31 Ağustos’taki sezon kapanışından önce Arkansas, Louisiana ve Mississippi’de erken hasat edilen mısırın hesaplamalara dâhil edilmesinden kaynaklandığını ileri sürdü. ABD’nin başlıca üretim bölgelerinde 1 Ağustos-1 Ekim arasında normalin çok üzerinde yağışlar kaydedildi. Şiddetli yağışlar ve yüksek sıcaklıklar, soya tanelerinde hasar ve yüksek nem nedeniyle teslim alma sorunlarına yol açarken, mısır üretimi ve tedarik zincirinde de aksamalara neden oldu. Iowa, Nebraska, Wisconsin ve kuzey Illinois’teki doygun topraklarda makinelerin yeniden çalışabilmesi için en az bir hafta yağışsız hava gerekiyor. Ulusal ölçekte hasadın %10’undan azı tamamlandığından, AgResource USDA’nın ilerleyen dönemde soya ve mısır tahminlerini aşağı çekmesini bekliyor.

Slovakya’da Kuraklık Mısır Hasadını Vurdu
Görsel kaynağı: STVR Správy · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kuraklık Mısır Hasadını Vurdu

Slovakya’da mısır hasadı, aşırı kuraklık ve yüksek sıcaklıkların etkisiyle düşük verim beklentileriyle başladı. Üreticiler, düşük ve seyrek bitki sıklığı, küçük taneler ve az sayıda koçan nedeniyle sezonu son on yılların en kötüsü olarak değerlendiriyor. Üreticilerin zararının on milyonlarca avroya ulaşabileceği tahmin ediliyor. Yüksek sıcaklıklar özellikle tozlaşmayı olumsuz etkiledi. Normal koşullarda mısırda üç koçan görülebilirken bu yıl bitkilerde çoğunlukla tek koçan bulunduğu bildirildi. Sonbahar izlemine göre dane mısırındaki kayıplar yaklaşık %30 ila 40 düzeyinde. Dane mısırındaki düşüşü, yem açığı nedeniyle bazı alanların erken biçilerek hayvan yemi için silaj yapılması da artırdı. Nitralı bir işletme, yaklaşık 300 hektarlık alanın neredeyse tamamını bu amaçla kullandı. Üreticilerdeki kayıpların ilerleyen dönemde et ve süt üretimine, dolayısıyla tüketici fiyatlarına yansıyabileceği ifade edildi. Çiftçiler gelecek sezon için kuraklığa daha dayanıklı ürünlere yöneliyor. Hôrka nad Váhom’daki bir tarım işletmesi mısır yerine sorgumu tercih ederken, uzmanlar kuraklığın her yıl hesaba katılması gereken bir sorun haline geldiğini belirtiyor.

Kuraklık ve Artan Maliyetler Tarımsal Üretimi Zorluyor
Görsel kaynağı: Telma · Özgün haber

Kuraklık ve Artan Maliyetler Tarımsal Üretimi Zorluyor

Kuzey Makedonya’da yetersiz su, yüksek sıcaklıklar ve hava koşullarındaki ani değişimler tarım ürünlerinin büyümesini ve kalitesini olumsuz etkiliyor. Üreticiler daha fazla yatırım yapmak zorunda kalırken, ürünlerin bir bölümü kayboluyor, bir bölümü ise daha düşük kalitede elde ediliyor. Sulama ve bitki koruma giderlerindeki artış da maliyetleri yükseltiyor. Ağronom ve çiftçi Risto Velkov, üretim boyunca ürünlerin ihtiyaç duyduğu su miktarlarının artık yeterince karşılanamadığını ve yüksek sıcaklıkların üretime zarar vereceğini belirtiyor. Velkov, değişen iklim koşullarına uyum için koruyucu ağların kullanılmasını, sulamanın daha verimli hâle getirilmesini, çeşitlerin değiştirilmesini ve yeni koşullara daha dayanıklı ürünlerin seçilmesini öneriyor. Üreticilerin ürünlerini pazarlama konusunda da sorun yaşadığı aktarılıyor. Çevre kuruluşu Eko Svest ise tarım üzerindeki iklim baskısının enerji üretimiyle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Kuruluş, özellikle kömür ve fosil gazın yakılmasından kaynaklanan emisyonların iklim değişikliğini güçlendirdiğini ifade ederek kömürden kademeli çıkış, fosil gaza yeni bağımlılıktan kaçınma ve yenilenebilir enerji yatırımları çağrısı yapıyor. Eko Svest ayrıca geçişten etkilenen kişi ve bölgelere destek verilmesini istiyor.

Almanya’da 2026 Patates Hasadında Düşüş Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da 2026 Patates Hasadında Düşüş Bekleniyor

Almanya’da 2026 patates üretiminin, sıcak hava dalgaları ve kuraklığın etkisiyle geçen yıla göre gerilemesi bekleniyor. Üretim tahmini 10,4 milyon ton olarak verilirken bu miktar, 2025’teki 13,9 milyon tona göre %25 düşüşe işaret ediyor. Haziran sonundan itibaren etkili olan yüksek sıcaklıklar bitki gelişimini yavaşlattı ve birçok bölgede yumruların beklenenden küçük kalmasına yol açtı. Benzer sorunlar Fransa, Belçika ve Hollanda’da da görülüyor. Küçük yumrular, özellikle patates kızartması ve diğer endüstriyel ürünleri üreten işleme sanayisini zorluyor. Almanya’da sofralık ve işleme patatesi fiyatlarında artış görülse de uzmanlar tüketiciler açısından sert bir fiyat şoku beklemiyor.

İspanya’da Zeytinyağı Üretiminin Önceki Sezona göre %23 Artması Bekleniyor
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Zeytinyağı Üretiminin Önceki Sezona göre %23 Artması Bekleniyor

İspanya Tarım Bakanlığının 1 Ekim’de yayımladığı ilk tahmine göre, 2026/27 zeytinyağı sezonunda ülkenin üretiminin 1,6 milyon tona ulaşması bekleniyor. Bu miktar, önceki sezona göre yaklaşık %23’lük artışa karşılık geliyor. Üretim artışı beklentisi, geçen ilkbaharda görülen ılıman sıcaklıklar ve yeterli yağışların zeytin ağaçlarında çiçeklenme ile meyve tutumunu desteklemesine bağlanıyor. Bakan Luis Planas, ilk tahminin sezonun iklim koşullarıyla uyumlu olduğunu ve gerçekleşmesi halinde iç pazar ile ihracatta arz istikrarı sağlayabileceğini belirtti. Bununla birlikte tahmin kesinleşmiş değil. Önümüzdeki haftalardaki hava koşulları ve yaz aylarında yaşanan yüksek sıcaklıkların, özellikle kuru tarım yapılan zeytinliklerde yağ verimini etkileyip etkilemeyeceği hasat sürecinde netleşecek. Bakanlık, verilerin hasat ilerledikçe güncelleneceğini bildirdi.

İspanyalı Nar Üreticileri 2026 Hasadını 40.000-50.000 Ton Öngörüyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanyalı Nar Üreticileri 2026 Hasadını 40.000-50.000 Ton Öngörüyor

İspanya'da nar üreticileri, 2026 kampanyasında 40.000-50.000 ton arasında ürün hasat etmeyi bekliyor. Bu tahmin, 2025'e benzer bir sezon öngörüsüne dayanıyor. Üretimin önemli bölümünü oluşturan Mollar ve Wonderful çeşitlerinde hasadın ekimin ikinci haftasından itibaren başlaması planlanırken, nihai sonuçların hava koşullarının seyrine bağlı olacağı belirtiliyor. Sektör, 2025'teki toparlanmanın ardından yeni kampanyaya giriyor. İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı verilerine göre ülkenin nar üretimi 2025'te 2024'e kıyasla %20,7 arttı. 2024, özellikle iklim koşulları ve Scirtothrips aurantii olarak bilinen trips zararlısının etkisiyle Alicante'deki üretimin yaklaşık 25.000 tona gerilediği zor bir yıl olmuştu. Narın üretimden işlemeye kadar daha yüksek katma değerle değerlendirilmesine yönelik Granatum Europa projesi de sektördeki çalışmalar arasında yer alıyor. Çiftçi Eduardo Vidal Maderas'ın yönettiği proje; üniversiteler, araştırma merkezleri, tarım-gıda sanayisi ve laboratuvarlarla iş birliği yaparak meyvenin farklı bölümlerinden türev ürünler geliştirmeyi ve nar bileşiklerini incelemeyi amaçlıyor. Projeye bağlı işletmeler, 2026 ürününün hava koşulları elverdiği takdirde geçen yıla benzer olmasını bekliyor. Ancak yazın yüksek sıcaklıklarının kendi ürünlerinin bir bölümünde etkileri görülürken, narların yaklaşık %20'sinin taze satışta aranan estetik standartlara ulaşamayabileceği tahmin ediliyor. Bu meyvelerin meyve suyu ve punikalajin içeriği yüksek ekstrakt üretiminde kullanılması planlanıyor.

Romanya’da Yazlık Mahsullerde Verim Beklentisi Beş Yıllık Ortalamanın Üzerinde
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Yazlık Mahsullerde Verim Beklentisi Beş Yıllık Ortalamanın Üzerinde

Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi’nin (JRC) MARS bültenine göre Romanya’da yazlık mahsullerin verim beklentisi, batı kesimindeki şiddetli kuraklığa rağmen genel olarak olumlu seyrediyor. Mısır, ayçiçeği ve soya için tahmini verimler beş yıllık ortalamaların üzerine çıkarken, ülkenin doğusu ve güneydoğusundaki daha elverişli koşullar genel görünümü destekliyor. Batı Romanya’da incelenen dönemde yalnızca 10-40 milimetre yağış alındı. Ağustos ayında günlük en yüksek sıcaklıkların sık sık 30 derecenin üzerine çıkması, su yetersizliği ve sıcaklık stresini artırarak yaprakların erken yaşlanmasına ve biyokütle birikiminin azalmasına yol açtı. Buna karşılık doğu ve güneydoğuda ağustos ortasından sonra daha sık yağış görüldü; uydu verileri, özellikle doğuda ve Tuna boyunca sulamanın yaygınlaşmasının yazlık ürünler için elverişli koşullara katkı sağladığını gösterdi. Bültene göre dane mısırında ortalama tahmini verim, ağustos tahminindeki 4,46 ton/hektardan 4,64 ton/hektara yükseldi. Bu değer, 2025’teki 3,94 ton/hektarın ve son beş yıllık 4,02 ton/hektar ortalamasının üzerinde bulunuyor. Ayçiçeğinde tahmini verim 2,20 ton/hektara ulaşırken soya için 2,34 ton/hektar öngörüldü. Bununla birlikte, ülke genelindeki toprak nemi açığı geç hasat edilen ürünler ile sonbahar tahıllarının ve kolzanın ekimini etkiliyor. Kolza ekiminin yüzey toprağındaki kuruluk nedeniyle ağustos sonuna kadar geciktiği belirtildi. İlkbahar arpasında ise 3,65 ton/hektarlık tahmini verim, 2025’teki 4,98 ton/hektarın altında kalmasına rağmen beş yıllık 2,92 ton/hektar ortalamasını aşıyor.

Aşırı Hava Olayları Tarımda Çalışma Düzenini Zorluyor
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber
Veri haberi

Aşırı Hava Olayları Tarımda Çalışma Düzenini Zorluyor

Fransa’da sıcak hava dalgaları ve kuraklık, tarımsal üretimin yanı sıra çalışma düzeni ile verimliliği de etkiliyor. Ekonomik, Sosyal ve Çevresel Konseyin (CESE) 23 Eylül’deki oturumunda, aşırı iklim olaylarının tarım dahil ekonomik faaliyetlere yansımaları ele alındı. Çiftçi Christophe Grison, tahıl hasadı takviminin hızlandığını belirterek 1990’larda ağustos başında başlayan hasadın bu yıl temmuz ortasında tamamlandığını söyledi. Bu değişim, hasat döneminde çalışan mevsimlik öğrencilerin bulunabilirliğini de zorlaştırıyor. Yüksek sıcaklıklar çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesini gerektirdi. Valilik kararları doğrultusunda sabah erken saatlerde çalışılması ve belirli saatlerde işe ara verilmesi gerektiğini belirten çiftçiler, gece çalışmasıyla ilgili kuralların da işletmelerin ihtiyaçlarıyla çelişebildiğini aktardı. Hasat ve bağ bozumu için bazı istisnalar getirilse de bazı çalışanların sıcak hava dönemlerinde sabah 05.00’te çalışmaya başlama talebi, 06.00’dan önce gece çalışması kurallarının uygulanması nedeniyle karşılanamadı. Yapay zekâ, kameralar, bilgisayar kontrollü makineler ve uzaktan algılama gibi teknolojiler, özellikle tarla işlerinde fiziksel yükü azaltabilir. Ancak çiftçiler, hava koşullarının makinelerin kullanılmasını da engelleyebileceği ve manuel çalışma becerilerinin zamanla kaybedilebileceği uyarısında bulundu. İklime uygun ürünlere geçiş de pazar koşullarına bağlı. Sorgum alternatif olarak görülürken, mevcut durumda yeterli satış kanalı bulunmadığı belirtildi. Aşırı sıcaklıkların üretim ve istihdam üzerindeki etkisi, yüksek mali baskıyla karşı karşıya olan işletmelerde yatırımı da sınırlıyor. Bir çiftçi, 350 hektarlık şeker pancarı grubunun 200 hektarının sıcak hava dalgasına dayanamadığı için atılacağını söyledi. Üretim kaybının özellikle kooperatif çalışanları üzerinde ciddi psikolojik etkiler yaratabileceği, bu nedenle Tarım Kooperatifleri yapısının faaliyet sürekliliği planı hazırlayacağı aktarıldı.

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi

Moldova’da meyve üreticilerine, hasadı riske atmadan pestisit kullanımını azaltmak için hastalık ve zararlıların düzenli izlenmesine dayalı koruma yaklaşımı öneriliyor. Bu yöntemde ilaçlama, takvim gereği otomatik olarak yapılmak yerine zararlının varlığı, yumurta bırakma dönemi veya ekonomik zarar eşiği dikkate alınarak planlanıyor. Agronom danışman Mihail Buciuceanu, özellikle elma içkurdu ve diğer kelebek grubu zararlılarının uçuşlarının izlenmesinin doğru müdahale zamanını belirlemeye yardımcı olduğunu belirtiyor. Yaklaşım, üreticilerin gereksiz ürün kullanımını, maliyetleri ve meyvelerde kalıntı riskini azaltmayı amaçlıyor. Ancak izleme, önleyici uygulamaların tamamen bırakılması anlamına gelmiyor. Nemli hava koşullarının desteklediği hastalıklarda hava tahmini, yağış öncesinde müdahale zamanının belirlenmesini sağlayabiliyor. Hastalık ortaya çıktıktan sonra kullanılan iyileştirici ürünlerin etkinliği ise her zaman aynı düzeyde olmayabiliyor. Değişen hava koşulları sabit bir ilaçlama planı oluşturmayı zorlaştırıyor. Kurak dönemler bazı hastalıkların baskısını azaltabilirken, yüksek sıcaklıklar bazı zararlıların ortaya çıkmasını veya yayılmasını kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle Buciuceanu, üretim alanlarının bir uzman tarafından haftada en az iki-üç kez kontrol edilmesini ve uygulamaların bahçedeki gerçek duruma göre değiştirilmesini öneriyor. Bir diğer sorun, aynı etken maddelerin veya ürün gruplarının tekrarlı kullanımıyla ortaya çıkabilen direnç. Meyve üreticisi Nicolae Pascal, 20-30 yıldır kullanılan bazı etken maddelerin etkinliğinin azaldığını ve aynı sezon içinde tekrarlı uygulamaların direnci teşvik edebileceğini söylüyor. Üreticilere, aynı gruptaki ürünleri art arda kullanmaktan kaçınmaları; temas etkili ürünlere ve uygun durumlarda biyolojik çözümlere yer vermeleri tavsiye ediliyor. Hastalıklara daha dayanıklı çeşitler de önümüzdeki yıllar için seçeneklerden biri olarak gösteriliyor. Bununla birlikte biyolojik ürünlerin daha pahalı olabildiği ve bazı koşullarda geleneksel çözümler kadar etkili olmayabildiği belirtiliyor. İhracat yapan üreticiler açısından ilaçlama planı, hedef pazarın koşullarıyla birlikte ele alınıyor. Asociația Moldova Fruct kalite danışmanı Tatiana Ranga’ya göre bazı büyük ticari zincirler, yasal kalıntı limitinin yalnızca belirli bir bölümünü kabul edebiliyor veya tespit edilen etken madde sayısını sınırlayabiliyor. Bu nedenle alıcının taleplerinin önceden bilinmesi; kullanılan ürünler, dozlar, bekleme süreleri ve laboratuvar analizleriyle uyumlu bir kayıt ve izlenebilirlik sistemi kurulması gerekiyor. Dernek, kiraz, erik ve elma için entegre koruma kılavuzları hazırlarken, Registrul Livezii aracı da bahçedeki uygulamaların ve izleme faaliyetlerinin kaydını tutmak için kullanılıyor. Moldova’nın 2025’te erik ve sofralık üzüm ihracatında AB pazarına önemli ölçüde yönelmesi, bu koşulların önemini artırıyor.

Geç Sezon Sıcakları Elmayı Hasat Öncesi Döktürüyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Geç Sezon Sıcakları Elmayı Hasat Öncesi Döktürüyor

İran’da sezon sonuna doğru yükselen sıcaklıkların elma bahçelerinde hasat öncesi meyve dökümünü artırdığı bildirildi. İANA’ya konuşan akademisyen Kasım Hasani, bu durumun hem hasat edilebilir ürünü azalttığını hem de gıda kayıplarını artırabildiğini belirtti. Hasani, hasat öncesi döküme daha dayanıklı elma çeşitlerinin geliştirilmesini önemli bir araştırma alanı olarak gösterdi. Büyüme dönemi daha kısa çeşitlerin daha erken hasat edilebileceğini ve meyvenin sezon sonundaki yüksek sıcaklıklara maruz kalma süresinin kısalacağını ifade etti. İran’daki çeşit geliştirme programının 1384 yılında başlatıldığı ve aralarında Golbahar, Şerbati, Nima, Taban, Nobaran, Baharan, Hordad, Mordad ve Serhin’in bulunduğu çeşitlerin tanıtıldığı aktarıldı. Bahçe yönetimi için çinko ve kalsiyum bileşiklerinin en az dört kez uygulanması, dengeli budama yapılması ve ağır budamadan kaçınılması önerildi. Beslemenin yaprak analizine göre planlanması, sulamada basınçlı sistemlerin kullanılması ve hasat zamanının fizyolojik göstergelere göre belirlenmesi de tavsiye edildi.

Bulgaristan’da Kuraklıktan Etkilenen 12.451 Ayçiçeği ve Mısır Üreticisine Tazminat
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Kuraklıktan Etkilenen 12.451 Ayçiçeği ve Mısır Üreticisine Tazminat

Bulgaristan’da 2025’te kuraklık ve yüksek sıcaklıklar nedeniyle zarar gören ayçiçeği ve mısır üreticilerine destek verilecek. Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski’nin kararıyla 12.451 üretici için toplam 22,2 milyon avro tazminat ayrıldı. Kaynakta, ödemenin 7,4 milyon avrosunun Avrupa Tarımsal Garanti Fonu’ndan, 14,8 milyon avrosunun ise ulusal ek finansmandan karşılanacağı ve toplam destek oranının hektar başına 17,46 avro olduğu belirtiliyor. Devlet Tarım Fonu’nun ödemeleri en geç 30 Eylül 2026’ya kadar yapması bekleniyor.

Botoșani’de Kargalar Ayçiçeği Üretiminin Yarısından Fazlasına Zarar Verdi
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Botoșani’de Kargalar Ayçiçeği Üretiminin Yarısından Fazlasına Zarar Verdi

Romanya’nın Botoșani ilinin kuzeyindeki Hudești bölgesinde çiftçiler, kargaların ayçiçeği tarlalarında ciddi zarara yol açtığını bildirdi. Çiftçilerin tahminine göre bazı parsellerde üretimin yarısından fazlası etkilendi. Kuşların ayçiçeğinin yanı sıra mısır tarlalarına da zarar verdiği belirtildi. Sorunların ağustos ayında, bitkiler hasat dönemine ulaşmadan önce başladığı aktarıldı. Aynı yıl parseller arasındaki verim farklılıklarının yağış miktarı, yaz aylarındaki yüksek sıcaklıklar ve uygulanan üretim teknolojisine göre değiştiği kaydedildi.

Sıcaklar İspanya’da Zeytin Hasadı Beklentilerini Zayıflatıyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Sıcaklar İspanya’da Zeytin Hasadı Beklentilerini Zayıflatıyor

İspanya’da yaz boyunca etkili olan yüksek sıcaklıklar, zeytin ağaçlarında meyve dökümüne yol açarak 2026/27 zeytinyağı sezonuna ilişkin hasat beklentilerini zayıflattı. Birlikler Birliği, ağaçların taşıyamadığı zeytinlerin bir bölümünü döktüğünü, bu kaybın geri alınamayacağını ve bazı bölgelerde dolu fırtınalarının da meyve kaybını artırdığını bildirdi. Sektörde şu ana kadar paylaşılan tahminler, İspanya’nın zeytinyağı üretimini 1,5-1,6 milyon ton aralığında gösteriyor. Bu miktara önceki sezondan devreden yaklaşık 375 bin ton stokun eklenmesi bekleniyor. Ancak kuruluş, resmi hasat tahminleri açıklanmadan yüksek üretim rakamlarına dayanılmasının, fiyat görüşmelerinde üreticileri zor durumda bırakabileceği uyarısında bulunuyor. Önümüzdeki haftalardaki yağış ve hava koşulları, ağaçta kalan zeytinlerin irileşmesi ve kaybedilen miktarın bir bölümünün telafi edilmesi açısından belirleyici olacak. Katalonya’nın kuru tarım zeytinliklerinde normal hasadın %70-80’i düzeyinde üretim öngörülüyor; önümüzdeki günlerde yağış alınmaması halinde kaybın büyüyebileceği belirtiliyor. Endülüs, Extremadura ve Valensiya özerk topluluğunda da sezonun başlangıcındaki hava koşullarının sonucu etkilemesi bekleniyor. Birlikler Birliği, yükselen üretim maliyetleri karşısında üreticilerin sürdürülebilirliğini sağlayacak fiyatlar ve olası arz fazlasını dengeleyecek pazarlama düzenlemeleri talep ediyor.