ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

424 haber · Sayfa 1

Mısır’da Stratejik Ürünlerde Kendine Yeterliliği Artırma Talebi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Stratejik Ürünlerde Kendine Yeterliliği Artırma Talebi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mısır’da Tarım ve Sulama Komitesi Başkanı Muhsin el-Batran, stratejik mal ve ürünlerde kendine yeterlilik oranlarının artırılması için Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığının politikalarının genel görüşmede ele alınmasını talep etti. El-Batran, tarım sektörünün karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekerek yerli üretimi ve gıda güvenliğini güçlendirecek bir plan hazırlanmasını istedi. El-Batran’ın açıklamasına göre tarımsal üretimin yıllık ortalama büyüme hızı %4 olurken tüketimdeki ortalama artış %2’de kaldı. Buna rağmen bu farkın stratejik ürünlerin çoğunda kendine yeterlilik oranlarının gerilemesini önleyemediği belirtildi. Kendine yeterlilik oranları buğdayda %47, mısırda %70, pirinçte %95, kırmızı ette %75, baklada %33 ve yağlarda %12 olarak açıklandı. Düşük oranların tarım ticareti dengesini etkilediği ve iç tüketim ihtiyacını karşılamak için küresel piyasalara bağımlılığı artırdığı aktarıldı. El-Batran, fiyat politikalarındaki istikrarsızlık, finansman sorunları, sözleşmeli tarımın uygulanmasındaki engeller, tarımsal araştırma altyapısındaki eksiklikler ve üretim girdilerinin yetersizliğini sektörün başlıca sorunları arasında sıraladı. Genel görüşme talebinde stratejik ürün üretiminin yatay ve dikey genişlemeyle artırılması, Mısır’ın rekabet avantajına sahip olduğu ürünlere odaklanılması ve tarımsal ihracatta gıda işleme yoluyla katma değerin yükseltilmesi istendi. Mısır Şura Meclisinin tarım politikası, stratejik ürünlerde kendine yeterlilik ve hayvansal, kanatlı ve su ürünleri ihtiyacının karşılanmasına ilişkin talepleri genel oturumlarda ele alması bekleniyor.

Fas Kanatlı Sektörü 2025'te Et ve Yumurta Hedeflerine Yaklaştı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas Kanatlı Sektörü 2025'te Et ve Yumurta Hedeflerine Yaklaştı

Fas'taki kanatlı işletmeleri 2025'te 828 bin ton kanatlı eti ve 7,06 milyar adet tüketimlik yumurta üretti. Tarım Bakanlığının Dawajine 2026 fuarının açılışında paylaştığı bilançoya göre bu üretim, ulusal talebin tamamını karşıladı. 2021-2030 sözleşme programında 912 bin ton beyaz et ve 7,6 milyar yumurta hedeflenirken sektör bu hedeflerin sırasıyla %91'ine ve %93'üne ulaştı. Üretim, 2023'te açıklanan 745 bin ton beyaz et ve 6,1 milyar yumurtaya göre iki kampanyada arttı. Kaynağa göre beyaz et üretimindeki artış %11, yumurta üretimindeki artış %16 oldu. Kanatlı eti, Fas'ta tüketilen etin %55'ini oluşturuyor; sektörün yıllık cirosu 48 milyar dirhem, doğrudan istihdamı ise 181 bin kişi olarak veriliyor. Devlet ile FISA arasında 4 Mayıs 2023'te imzalanan sözleşme programı, Génération Green 2020-2030 stratejisi kapsamında 2,02 milyar dirhem kaynak öngörüyor. Bunun 1,4 milyar dirhemi sektörler arası kuruluş tarafından, 620 milyon dirhemi ise devlet tarafından karşılanıyor. Program ayrıca 2030'a kadar 140 bin ilave istihdam hedefliyor. Program; işletmelerin modernizasyonu, damızlıkların Fas'ta üretilmesi, kuluçkahaneler ve yem fabrikalarının kurulması ile kesimhane, parçalama, paketleme ve yumurta işleme yatırımlarını destekliyor. Yemlerde kullanılan mısır ve soyanın büyük bölümünün ithal edilmesi, üreticileri dünya fiyatlarındaki değişimlere açık bırakıyor. İç talebin karşılanmasının ardından sektör, özellikle Afrika pazarlarını büyümenin başlıca alanı olarak görüyor.

Hayvancılık İşletmelerine Kış Hazırlığı İçin Sağlık ve Yem Önerileri
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber
Veri haberi

Hayvancılık İşletmelerine Kış Hazırlığı İçin Sağlık ve Yem Önerileri

Sonbaharda hayvancılık işletmelerinde kış koşullarına geçiş öncesi ahırların, yemlerin ve hayvanların hazırlanması önerildi. Kaynakta aktarılan tavsiyelere göre meradan ahırdaki yetiştiriciliğe geçiş, üretimin istikrarını ve hayvanların bağışıklığını koruyacak şekilde planlanmalı; ahırlar tamamen kapatılmadan önce temizlenip dezenfekte edilmeli ve yeterli miktarda kuru, temiz saman bulundurulmalı. Savjetodavna FBiH uzmanları, ahırlarda cereyanın önlenmesiyle birlikte hayvanlar seviyesinde yeterli hava değişimi sağlanması gerektiğini belirtiyor. Böylece nem ve amonyak birikiminin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Su sistemleri ile boru yalıtımının da kışın donmayı önleyecek şekilde kontrol edilmesi isteniyor. Yeşil meradan silaj, kuru ot ve diğer kaba yemlere geçişin 10-14 gün içinde kademeli yapılması, yemlerin besin değerlerinin analiz edilerek rasyonun konsantre yemle dengelenmesi tavsiye ediliyor. Ayrıca küf ve mikotoksin kontrolü, parazit uygulamaları, tırnakların düzeltilip dezenfekte edilmesi ve veteriner muayeneleri öneriler arasında yer alıyor. Süt hayvanlarında meme hijyenine, koyun ve keçilerde ise kuzulama ve oğlaklama dönemi için özel bölmelere dikkat çekiliyor.

Pencap’ta Anız Yakılmasını Durdurma Talimatı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pencap’ta Anız Yakılmasını Durdurma Talimatı

Pakistan’ın Pencap eyaletinde Başbakan Maryam Nawaz Sharif, ilçe komiser yardımcılarına anız yakılmasını tamamen durdurma talimatı verdi. Sharif, Okara ve diğer ilçelerdeki yetkilileri, anız yakma olaylarını önleyemedikleri gerekçesiyle uyardı. Talimat, ilçe komiser yardımcılarının performansının değerlendirildiği toplantıda verildi. Toplantıda Pencap’taki ilçelere ilişkin temel performans göstergeleri sunulurken, yönetimlerin hizmet sunumunu iyileştirmesi istendi. Sharif ayrıca düşük performans gösteren idareleri uyardı. Toplantıda anız yakma dışında kamu hizmetleri ve ilçe yönetimlerinin uygulamaları da ele alındı. Yönetişim ve yol bakımı için özel ekipler kurulması, bu ekiplerin sahaları denetlemesi ve tespit edilen sorunlar için 12 saat içinde düzeltici önlem alması kararlaştırıldı. Sharif, güzelleştirme projelerinde kalite, sürdürülebilirlik ve zamanında tamamlamanın öncelik olması gerektiğini belirtti. Başbakan, kamu hastanelerindeki koşulların iyileştirilmesi için ilçe komiser yardımcılarına üç gün süre verdi; hastanelerin günlük olarak ziyaret edilmesini ve derinlemesine temizlenmesini istedi. Ayrıca çalışmayan su filtreleme tesislerinin onarılması, yolların yıkanması ve toplu taşıma alanlarının bakımının yapılması talimatını verdi. Anız yakımının durdurulması yönündeki karar, eyalet yönetiminin ilçe performansına ilişkin daha geniş denetim ve uygulama gündemi içinde açıklandı.

INTA, Uydu Verileriyle Meralardaki Yem Stoğunu Tahmin Ediyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

INTA, Uydu Verileriyle Meralardaki Yem Stoğunu Tahmin Ediyor

Arjantin’deki INTA araştırmacıları, hayvancılık işletmelerinde meralarda bulunan yem miktarını geniş alanlarda tahmin etmeye yönelik bir metodoloji geliştiriyor. Çalışma, Sentinel-2 uydusundan alınan görüntüleri seçilmiş noktalarda yapılan biyokütle ölçümleri ve işletmelerin özelliklerine ilişkin verilerle birleştiriyor. Böylece tüm parsellerin tek tek gezilip ölçülmesine gerek kalmadan ot stoğunun haritalanması amaçlanıyor. Elde edilen bilgiler, işletmelerin taşıyabileceği hayvan sayısını belirlemesine, hayvanların ne zaman başka alanlara taşınacağına ve yem rezervlerinin nasıl yönetileceğine yardımcı olabilir. Sistem, uydu görüntülerindeki farklı spektral bantlardan hesaplanan indeksleri matematiksel modellerle bitki biyokütlesine bağlıyor. Ancak uydu verilerinin tek başına yeterli olmadığı, modellerin kurulması ve kalibre edilmesi için sahadan doğrudan ölçüm alınması gerektiği belirtiliyor. Metodolojinin geliştirilmesi ve değerlendirilmesi kapsamında Balcarce Birleşik Birimi’ndeki ılıman meralarda 46 örnekleme tarihinden alınan verilerle 68 spektral indeks incelendi. Río de la Plata bölgesindeki doğal meralarda ise Arjantin ve Uruguay’daki beş sahada 11 örnekleme tarihi kullanıldı. Çalışmaya Arjantin, Uruguay, Kolombiya ve Kosta Rika’dan araştırmacılar FONTAGRO projesi kapsamında katıldı. Araştırmacılar, kalibrasyonda kullanılmayan daha sonraki tarihlere ait görüntülerde model doğruluğunun azaldığını belirledi. Bu nedenle yöntemin yaygınlaştırılmasından önce periyodik yeniden kalibrasyon yapılması gerekiyor. Ekip ayrıca, Sentinel-2 indeksleriyle saha ölçümlerini birleştirerek işletme ölçeğinde ot bulunabilirliği haritaları üreten pilot bir web uygulaması hazırladı.

Bosna-Hersek Büyükelçiliği Suudi Arabistan’daki Vatandaşlara Bir Aylık Gıda Stoğu Tavsiye Etti
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek Büyükelçiliği Suudi Arabistan’daki Vatandaşlara Bir Aylık Gıda Stoğu Tavsiye Etti

Bosna-Hersek’in Suudi Arabistan’daki Büyükelçiliği, ülkede yaşanan güvenlik baskısı nedeniyle vatandaşlarına bir ay yetecek su, uzun süre saklanabilen konserve gıda ve hijyen malzemesi bulundurmalarını tavsiye etti. Bilgilendirme, Bosna-Hersek Dışişleri Bakanlığı tarafından vatandaşlara iletildi. Büyükelçiliğin yazısında, Yemen’den Suudi Arabistan’daki askeri, ekonomik ve sivil altyapıya yönelik günlük saldırıların sürdüğü, ancak bu saldırıların şimdiye kadar ülkenin faaliyetlerinin veya genel işleyişinin tamamen durması tehdidi oluşturmadığı belirtildi. Buna karşın, olası bir ABD-İsrail saldırısında İran’ın Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar düzenleyebileceği ve hayati altyapının hedef alınması halinde tedarikin kesilebileceği veya durabileceği ifade edildi. Bilgilendirmede, uluslararası aktörlerin yürütmeye çalıştığı müzakereler ile olası saldırı senaryosu, gelişmelerin iki yönü olarak sıralandı. Suudi Arabistan’dan düzenli hava bağlantılarının sürdüğü; Flynas’ın Cidde’den Saraybosna’ya pazartesi, çarşamba ve cuma günleri uçtuğu, Medine ve Bureyde’den ise İstanbul aktarmalı Avrupa uçuşlarının bulunduğu aktarıldı. Büyükelçilik, mevcut koşulların vatandaşlara işlerini bırakıp ülkeyi terk etmelerini önerecek düzeyde olmadığını da bildirdi.

Slovakya’da Kuraklık ve Pahalı Girdiler Tarımsal Üretimi Geriletti
Görsel kaynağı: O peniazoch · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kuraklık ve Pahalı Girdiler Tarımsal Üretimi Geriletti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Slovakya’da çiftçiler, aşırı kuraklık, düşük dünya tahıl fiyatları, pahalı gübre ve artan vergilerin aynı dönemde etkili olması nedeniyle yılı tarım sektörü açısından son 17 yılın en zor dönemlerinden biri olarak değerlendiriyor. Yoğun ekilen tahılların üretimi %16 gerileyerek 2,6 milyon tona indi; bu düşüş 500 bin tonun üzerinde tahıl kaybına karşılık geldi. Mısır üretimi %39 azalarak 686 bin tona geriledi ve kaynakta 2000’den bu yana en düşük hasat olarak nitelendirildi. Şeker pancarı üretimindeki düşüş %53 ila 62, ayçiçeğinde %27, kaba yem ve saman üretiminde ise %40 ila 50 olarak aktarıldı. Kaba yem üretimindeki düşüş hayvancılık işletmelerini de etkiledi. Yem açığı ve ithalat maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle çiftliklerin hayvan varlığını azaltmak zorunda kaldığı, toplam hayvan sayısının 10.390’dan fazla gerilediği belirtildi. Toprak kuraklığının 2026’da Slovakya’nın %70’ine yayıldığı ve ülkenin on aydır nem açığı yaşadığı bildirildi. Slovak Hidrometeoroloji Enstitüsü, yağışlara rağmen kuraklığın sürdüğünü, yetersiz nemin kışlık ekinlerin çıkışını ve köklenmesini zorlaştırarak gelecek yılın verimini olumsuz etkileyebileceğini açıkladı.

Badem Üretiminde 2026/2027 Kampanyası İçin Rekor Beklentisi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Badem Üretiminde 2026/2027 Kampanyası İçin Rekor Beklentisi

Kuruyemiş sektörel masası, kabuklu badem üretiminin önceki kampanyada toparlandığını ve 2026/2027 kampanyasında 462.673 tonla tarihî rekor kırılmasının öngörüldüğünü açıkladı. Ana Rodríguez başkanlığındaki toplantıda sektör temsilcileri, önceki kampanyanın üretim ve dış ticaret sonuçlarını değerlendirirken eylülde başlayan 2026/2027 kampanyasının ilk verilerini de ele aldı. Kabuklu badem üretimi tahmini, önceki kampanyaya göre %2,7, son beş kampanyanın ortalamasına göre ise %32,4 daha yüksek. Önceki kampanyada kabuklu badem üretimi 450.721 tona ulaşarak bir önceki kampanyanın %23, son beş kampanya ortalamasının %31 üzerine çıktı. Toparlanma, önceki yıllarda don ve kuraklık nedeniyle yaşanan düşük üretim dönemlerinin ardından geldi. Sektörün önceki kampanyadaki toplam üretimi 597.562 ton olarak hesaplandı ve bu miktar bir önceki kampanyaya göre %17,5 artış gösterdi. Antep fıstığı üretimi 34.017 tona yükselerek önceki kampanyaya göre %42, son beş kampanya ortalamasına göre %72 arttı. Kestane üretimi %7 düşüşle 89.374 tona inerken ceviz üretimi %7 artışla 20.453 tona ulaştı. Fındık üretimi ise 2.997 tonla 2024/25 kampanyasına göre %10 artsa da beş kampanya ortalamasının %50 altında kaldı. İspanyol kuruyemişlerine Avrupa Birliği'nde talebin arttığı, bademin sektör ihracat değerinin %90'ını oluşturduğu ve badem ticaretindeki fazlanın 307 milyon avroyu aştığı bildirildi. 2025/2026 kampanyasında organik kuruyemiş ekim alanı %25 artarken, artış bademde %29, Antep fıstığında %36 oldu. Yeni Antep fıstığı plantasyonlarının %50'si henüz üretime geçmezken toplantıda badem zararlılarıyla mücadele araçları da değerlendirildi.

RV ve Metta, İzlanda’da Dijital Gıda Güvenliği İçin İş Birliği Yaptı
Görsel kaynağı: Veitingageirinn · Özgün haber

RV ve Metta, İzlanda’da Dijital Gıda Güvenliği İçin İş Birliği Yaptı

İzlanda’daki Rekstrarvörur ehf (RV) ile yazılım şirketi Metta, restoran, yemekhane, otel ve diğer gıda işletmelerine yönelik dijital iç denetim çözümleri geliştirmek üzere iş birliği başlattı. Ortaklık kapsamında RV’nin hijyen ve işletme ürünleri, Metta’nın gıda güvenliği süreçlerini dijitalleştiren sistemiyle birleştirilecek. Şirketler, uygulamanın büyük mutfakların günlük işleyişini kolaylaştırmasını ve iç denetim süreçlerini daha düzenli yürütmesini amaçlıyor. Metta’nın sistemi, HACCP ve iyi üretim uygulamaları kapsamındaki iç denetim işlemlerini basılı dosya ve kâğıtlar yerine tek bir dijital ortamda topluyor. Kablosuz sensörler soğutucu ve dondurucuların sıcaklığını izliyor; sıcaklık belirlenen sınırların dışına çıktığında bildirim gönderiyor. Çalışanlar temizlik, açılış ve kapanış işlemleri için tablet veya telefonlardaki dijital kontrol listelerini kullanabiliyor. Hammaddelerde ya da ekipmanlarda ortaya çıkan sapmalar da sistem üzerinden kaydedilip izlenebiliyor. RV’nin hijyen ürünleri Metta’nın kimyasal envanterine entegre edilecek ve bu ürünlere ait güvenlik bilgi formları sisteme otomatik olarak eklenecek. RV Genel Müdürü Sigurlaug Þóra Kristjánsdóttir, iş birliğiyle müşterilere hijyen ve işletme ürünlerinin yanı sıra iç denetimi sağlık denetimi gereklerine uygun biçimde yönetmeye yardımcı olacak bir araç sunmayı hedeflediklerini belirtti. Metta’nın kurucusu Árni Már Valmundarson ise sistemin gıda sektöründeki profesyonellerle geliştirildiğini ve farklı büyüklükteki işletmelere uygun olduğunu söyledi. Ortaklık kapsamında özelleştirilmiş çözümlerin RV müşterilerine kısa süre içinde sunulması bekleniyor.

ABD'de Yemek Teslimat Robotları Saldırı ve İşletim Sorunlarıyla Karşılaşıyor
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

ABD'de Yemek Teslimat Robotları Saldırı ve İşletim Sorunlarıyla Karşılaşıyor

ABD'nin farklı şehirlerinde yemek teslimat robotları tekmeleniyor, devriliyor ve bu anları gösteren videolar çevrimiçi paylaşılıyor. Philadelphia'da bir Uber Eats robotu Mart 2026'nın sonlarında iki kez tekmelendi; ikinci müdahale robotun bir otoparkın yakınında devrilmesine yol açtı. Los Angeles ve diğer şehirlerde de robotların kasten devrildiğini veya tekmelendiğini gösteren görüntüler yayıldı. Philadelphia'daki başka bir olayda polis, 14 Ekim'de Uber Eats teslimat robotunun yolunu kasten kesen 78 yaşındaki emekli Pennsylvania Üniversitesi profesörü Carolyn Marvin'i gözaltına aldı. Marvin, şirketlerin insan teslimat çalışanlarının yerine makineleri koymasını protesto ettiğini söyledi. Kaynakta aktarıldığına göre Pennsylvania yasası, teslimat robotlarının yaya alanlarında yayalara yol vermesini gerektiriyor. Marvin'in gözaltına alınmasının, polis talimatlarına uymayı reddetmesinin ardından gerçekleştiği belirtildi. Sorunlar yalnızca saldırılarla sınırlı kalmadı. Eylül 2026'da Chicago'da en az bir düzine Coco robotu Lincoln Park yakınındaki bir kaldırımda birbirine dolanmış halde görüldü. Coco, olayın birkaç robotun aynı anda yeniden yönlendirilmesine neden olan bir dağıtım hatasından kaynaklandığını, sorunu dakikalar içinde giderdiğini ve tekrarını önlemek için önlemler eklediğini açıkladı. Mayıs 2026'da başka bir teslimat robotunun trafik sinyaline aykırı biçimde yaya geçidine girdiği ve bir kamyon tarafından çarptığı, hasar görmesine rağmen hareket etmeyi sürdürdüğü bildirildi. Çevrimiçi videolar saldırıların yaygın olduğu izlenimini verse de kaynakta bunun tüm sektörü temsil etmeyebileceği belirtiliyor. Serve Robotics CEO'su Ali Kashani, Nisan 2026'da yaklaşık 100.000 seferin %1'inden azında kötü muamele yaşandığını söyledi. Bu oran şirketin kendi deneyimine dayanıyor ve sektörün tamamındaki durumu göstermiyor. Şirketler buna rağmen filolarını büyütüyor. Serve Robotics, 2025 sonu itibarıyla 2.000 robot konuşlandırdığını ve Uber Eats ile DoorDash gibi teslimat platformlarıyla çalıştığını bildirdi. Coco ve Avride da genişleme çalışmalarını sürdürüyor. Robotlar kaldırımlarda kameralar ve sensörlerle ilerliyor; müşteriler teslimatlarını uygulamadan takip edip yiyecek bölmesini açıyor.

Avrupa Komisyonu: Arnavutluk’un Gıda Güvenliği Sisteminde Eksiklikler Sürüyor
Görsel kaynağı: Shekulli · Özgün haber

Avrupa Komisyonu: Arnavutluk’un Gıda Güvenliği Sisteminde Eksiklikler Sürüyor

Avrupa Komisyonu, Arnavutluk’un gıda güvenliği kontrol sisteminde resmi laboratuvarların işleyişi, pestisit kalıntılarının izlenmesi ve süt kalitesinin denetlenmesi dahil önemli eksiklikler bulunduğunu bildirdi. Komisyonun Arnavutluk raporuna göre resmi laboratuvarlar henüz Avrupa Birliği gerekliliklerine göre belirlenmiş değil ve bazı gıda kategorilerinde sonuçların güvenilirliğini sağlayacak doğrulanmış test yöntemleri bulunmuyor. Raporda, resmi laboratuvar ağının kapasitesinin güçlendirilmesi, akreditasyon çalışmalarının tamamlanması ve analiz yöntemlerinin doğrulanması gerektiği belirtildi. Komisyon ayrıca sınır noktalarındaki kontrollerin AB gereklilikleriyle uyumlu hale getirilmesini, yasal ihlal durumlarında uygulamanın güçlendirilmesini ve kontrol verilerinde şeffaflığın artırılmasını istedi. Pestisit kalıntılarının ülke genelinde izlenmesinin geliştirilmesi de öneriler arasında yer aldı. Süt sektöründe de eksiklikler tespit edildi. Komisyon, mevcut önlemlerin Avrupa gerekliliklerini karşılamak için yeterli görülmediğini belirterek süt kalitesinin iyileştirilmesine yönelik ulusal bir program hazırlanmasını istedi. Hayvan yemi alanında ise ilgili kuralların uyumlaştırılmasında ilerleme rapor edilmediği ve standartların uygulanması için daha fazla çalışma gerektiği kaydedildi. Arnavutluk’un 2026 yılı ulusal kalıntı izleme planını hazırladığı ve gıda işletmelerinin değerlendirilip sınıflandırılması sürecini başlattığı aktarıldı. Bununla birlikte Komisyon, resmi kontrollerin ve risk yönetiminin güçlendirilmesi gerektiğini bildirdi. Haziran 2026’da yeni resmi kontroller yasasının kabul edilmesine rağmen sistemin kurumsal reformlara ihtiyaç duyduğu değerlendirmesi yapıldı. Komisyonun önerileri arasında gıda otoritesi ile veterinerlik ve bitki koruma otoritesinin birleştirilmesi de bulunuyor. Rapora göre ürünlerin izlenebilirliği ve bazı hayvan hastalıklarının izlenmesinde de eksiklikler sürüyor; laboratuvar kapasitesi ve veri analizi henüz tam olarak geliştirilmiş değil. Hayvansal yan ürünlerin toplanması, depolanması ve işlenmesi için AB standartlarıyla uyumlu bir sistemin henüz kurulmadığı belirtildi. Komisyon, mevzuatın iyileştirilmesi yönünde adımlar atıldığını ancak uygulamanın hâlâ zorluk oluşturduğunu değerlendirdi.

Romanya Tahıl Fiyatlarında Düşüş, Fransa Suudi Arabistan Pazarına Dönüyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Romanya Tahıl Fiyatlarında Düşüş, Fransa Suudi Arabistan Pazarına Dönüyor

Romanya’da DAP Constanța teslim tahıl fiyatları 4 Kasım 2026’da geriledi. Ekmeklik buğdayın fiyatı bir önceki güne göre 3 avro düşerek ton başına 223 avroya, yemlik buğday da 3 avro düşerek 207 avroya indi. Mısır 1 avro gerileyerek 225 avroya düşerken, yemlik arpa 2 avro artışla 206 avroya çıktı. Ayçiçeği ise 5 avro yükselerek 490 avro/ton seviyesine ulaştı. Ayçiçeğindeki yükselişin kalıcı olmayabileceği belirtiliyor. Ukrayna’da ayçiçeği tohumu fiyatları bir haftada yaklaşık 10-11 dolar/ton gerileyerek, %48 yağ içerikli ürün için KDV hariç 280-340 dolar/ton aralığına indi. Düşüşte yeni ürün arzının artması, işleyicilerden gelen talebin sınırlı kalması ve lojistik maliyetlerindeki yükseliş etkili oldu. Bu baskının önümüzdeki günlerde Romanya piyasasına da yansıması bekleniyor. Romanya’nın buğday ihracatı açısından bir başka gelişme Fransa’nın Suudi Arabistan pazarına dönüş hazırlığı oldu. Fransa’nın 2020’den bu yana ilk kez bu ülkeye dökme buğday ihraç etmesi bekleniyor. Fransız limanlarından yüklenecek iki geminin her birinin 60.000 tonun üzerinde kapasiteye sahip olduğu, toplam sevkiyatın 120.000 tonu aşabileceği bildirildi. Suudi Arabistan’ın geçen sezon Romanya buğdayının başlıca alıcısı olması, bu sevkiyatları Romanyalı ihracatçılar açısından önemli kılıyor. ABD’de mısır ve soya üretimine ilişkin StoneX tahminleri de yukarı yönlü revize edildi. 2026 mısır üretimi tahmini 409,3 milyon tondan 411,5 milyon tona, soya üretimi tahmini ise 126,5 milyon tondan 128,6 milyon tona çıkarıldı. Daha yüksek üretim beklentileri, ABD piyasasında daha fazla hammadde arzına ve iki üründe küresel arz-talep dengesine yönelik olası baskıya işaret ediyor. Ukrayna’da 30 Ekim’e kadar 10,339 milyon ton ayçiçeği hasat edilirken, ülkenin 1-29 Ekim arasındaki ayçiçeği tohumu ihracatında en büyük alıcı 23.500 tonla Türkiye oldu.

Arjantin Kesimlik Canlı Sığır İhracatının Önünü Açtı; Türkiye ile Görüşmeler Sürüyor
Görsel kaynağı: La Nación · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Kesimlik Canlı Sığır İhracatının Önünü Açtı; Türkiye ile Görüşmeler Sürüyor

Arjantin hükümetinin, kesim amacıyla canlı sığır ihracatını engelleyen ve 1973'ten beri yürürlükte olan yasağı kaldırmasının ardından yurt dışına canlı hayvan sevkiyatları başladı. Şubat 2025'te yayımlanan 133/2025 sayılı kararnameyle yapılan düzenlemeyi Devletin Deregülasyon ve Dönüşüm Bakanı Federico Sturzenegger sosyal medya paylaşımıyla kutladı. Daha önce Arjantin'den canlı hayvan ihracatına yalnızca damızlık, yetiştirme ve üreme gibi amaçlarla izin veriliyordu. Veteriner Gabriel Carnevale, Arjantin'den geçen yıl Afrika'ya canlı hayvan sevkiyatı yapıldığını, Afrika'ya yeni bir yüklemenin hazırlandığını ve Türkiye ile ABD'ye hayvan satışı için görüşmeler yürütüldüğünü belirtti. Carnevale, Kosova'dan da talep aldıklarını söyledi. Alıcıların gebe süt inekleri, buzağılar ve kesimlik hayvanlarla ilgilendiğini aktaran veteriner, tamamlanan Afrika sevkiyatında hangi tür hayvanların gönderildiğini ise açıklamadı. Canlı hayvanlar uçakla beş, on veya 20 başlık küçük gruplar halinde taşınabiliyor. İhracatçılar, ülkeye ithal ürün getiren ve dönüşte boş kapasitesi bulunan uçaklardan yararlanmayı planlıyor. Carnevale'ye göre hayvanlara taşıma sırasında su ve yem sağlanıyor, sıcaklık kontrol altında tutuluyor; bazı durumlarda uçak yolculuğu, ülke içindeki kamyon taşımacılığından daha kısa sürebiliyor. Türkiye'ye satış koşullarını ilerletmek için büyükelçilik temsilcileriyle toplantı yapılması planlanıyor. Bununla birlikte, Arjantin Canlı Hayvan İhracatçıları Birliği sektörün büyük ölçekli sevkiyatlara geçmesinin önünde engeller bulunduğunu bildirdi. Birlik yöneticisi Fernando Molinari, uçakla yapılan küçük sevkiyatlarla gemilerle binlerce hayvanın taşınmasının farklı işler olduğunu söyledi. Molinari'ye göre Arjantin'in mevcut sağlık protokolleri tüketimlik hayvanlardan çok damızlık, büyütme ve üreme amaçlarına göre hazırlanmış durumda. Bu nedenle ihracatçıların karşılaması gereken koşulların güncellenmesi gerekiyor. Molinari, Arjantin'de 14 veya 15 sağlık koşulunun yerine getirilmesi gerektiğini, Uruguay'da ise üç koşul bulunduğunu belirtti. Alıcıların çoğunlukla genç, kısırlaştırılmamış ve Angus gibi Britanya ırklarından erkek hayvan istediğini, ancak Arjantin'de bu hayvanların önemli bölümünün iç piyasaya yönelik olarak kısırlaştırıldığını ifade etti. Uzak ülkelere gemiyle sevkiyatın ekonomik olabilmesi için yaklaşık 5.000 hayvanın bir araya getirilmesi gerekiyor. Molinari, iç piyasada et fiyatlarının düşmesinin canlı hayvan ihracatı için fırsat yarattığını, ancak Uruguay ve Brezilya ile rekabet edebilmek için sağlık kurallarının güncellenmesi gerektiğini söyledi.

Güney Afrika’da Hayvan İlaçları Ortak Kullanım Alanlarındaki Çiftçilerin Aylık Gelirinin Yaklaşık %70’ini Tüketiyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Hayvan İlaçları Ortak Kullanım Alanlarındaki Çiftçilerin Aylık Gelirinin Yaklaşık %70’ini Tüketiyor

Güney Afrika’daki ortak kullanım alanlarında hayvancılık yapan çiftçiler, aylık çiftçilik gelirlerinin ortalama yaklaşık %70’ini hayvan ilaçları ve tedavilerine harcıyor. Tarım Araştırma Konseyi (ARC) tarafından yürütülen ve 2025’te yayımlanan çalışma, KwaZulu-Natal, Limpopo ve Doğu Cape’teki ortak kullanım alanlarında hayvan sahibi 457 haneyle yapılan görüşmelere dayanıyor. Bulgular, yüksek sağlık harcamalarının küçük ölçekli üreticilerin sürü verimliliğini artıracak yatırımlarına ayrılan kaynağı sınırladığını gösteriyor. Hanelerin çoğu hayvan başına 1 ile 55 Rand arasında harcama yaparken, yıllık hayvan sağlığı gideri koyun ilaçlarında 3.364 Rand ile en yüksek düzeye ulaştı. Bunu sığırlarda 2.749 Rand ve keçilerde 1.912 Rand izledi. ARC tarım ekonomisti ve çalışmanın başyazarı Dr Siphe Zantsi, gelirlerin büyük bölümünün ilaç ve tedavilere gitmesi durumunda çiftçilerin daha iyi genetik materyal, ek yem ve altyapıya yatırım yapacak çok az kaynağının kaldığını belirtti. Araştırma, ortak kullanım alanlarında çoğunlukla yaşlı ve küçük ölçekli üreticilerin faaliyet gösterdiğine işaret etti. Hanelerin yaklaşık üçte ikisinin başında erkekler bulunurken, hane reislerinin ortalama yaşı 58 olarak belirlendi. Katılımcıların yaklaşık üçte biri yalnızca ilkokul eğitimi almış, %10’u ise örgün eğitim görmemişti. Keçiler katılımcıların %82’si tarafından besleniyordu ve ortalama keçi sürüsü 38 hayvandan oluşuyordu; koyun sürülerinin ortalaması yaklaşık 70 hayvandı. Sığır sahiplerinin %80’inden fazlası ise 50’den az baş besliyordu. Zantsi’ye göre ticari işletmeler aşı ve hayvan ilaçlarını toplu satın alarak ölçek ekonomisinden yararlanıyor ve açılan ürünleri son kullanma tarihinden önce tamamen tüketebiliyor. Daha küçük sürülere sahip ortak kullanım alanı çiftçileri ise bazı ürünlerin açıldıktan hemen sonra kullanılması gerektiği hâlde daha büyük işletmelerle aynı ambalajları almak zorunda kalıyor. Kullanılamayan ilaçların boşa gitmesi, tedavinin gerçek maliyetini artırıyor. Ortak otlaklarda farklı sahiplerin hayvanlarının birlikte bulunması, hastalık ve parazitlerin sürüler arasında yayılmasını kolaylaştırıyor. Bu nedenle önleyici ilaçlama, aşılama ve tedavilerin etkili olabilmesi için çoğu zaman topluluk genelinde uygulanması gerekiyor. Düşük okuryazarlık, ürün etiketleri ve talimatlarının anlaşılmasını zorlaştırırken, tartı bulunmaması hayvan ağırlığının tahmin edilmesine ve eksik ya da fazla doz kullanımına yol açabiliyor. Zantsi, bu koşullara uygun yayım hizmetleri, hayvan sağlığı teknisyenleri ve veterinerlik destek programlarına ihtiyaç olduğunu söyledi.

İsveç’te Organik Gıda Satışları İlk Yarıda Pazar Payını Artırdı
Görsel kaynağı: Butikstrender · Özgün haber
Veri haberi

İsveç’te Organik Gıda Satışları İlk Yarıda Pazar Payını Artırdı

İsveç’te organik gıda satışları, 2026’nın ilk yarısında önceki yılın aynı dönemine göre değer bazında %5,4 arttı. Nielsen IQ verilerine göre satış hacmi de %9,3 yükseldi. Aynı dönemde genel gıda perakendesinin satış değeri %1,8 arttı. Böylece organik gıdanın pazar payı %4,4’ten %4,5’e çıktı. Bu, 2018’den bu yana payda görülen ilk artış oldu. Artış, bazı ürün gruplarında daha belirgin gerçekleşti. Dondurulmuş meyve ve çilek satışları 15,3 milyon İsveç kronu veya %23 yükselirken, yemeklik peynir satışları 14,2 milyon kron veya %28 arttı. Kuru fasulye, bezelye ve mercimekte organik ürünlerin pazar payı 3,5 yüzde puan artarak %36’ya ulaştı. Yulaf ezmesi ve gevrekte bu oran %24’e, unda ise %11’e çıktı. Verian’ın Naturskyddsföreningen adına yaptığı araştırmaya göre İsveçli tüketicilerin üçte ikisi, imkân bulmaları hâlinde daha fazla organik ürün satın alacağını belirtti. Aynı orandaki tüketici, perakendenin organik seçenekleri tercih etmeyi kolaylaştırması gerektiğini düşünüyor. Kaynakta, daha geniş ürün çeşidi, mağaza içi görünürlük, kampanyalar, fiyat düzeyleri ve ürünlerin yerleşiminin talebin kalıcı satışa dönüşmesinde etkili olabileceği aktarılıyor. İlk yarıdaki artışın 2026’nın kalanında sürüp sürmeyeceği ise henüz bilinmiyor.

Macaristan’ın Sárvár Kentinde Newcastle Hastalığı: Binlerce Tavuk ve Hindi İtlaf Edildi
Görsel kaynağı: Heute · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan’ın Sárvár Kentinde Newcastle Hastalığı: Binlerce Tavuk ve Hindi İtlaf Edildi

Macaristan’ın Sárvár kentinde, Burgenland sınırına yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta Newcastle hastalığı görüldü. Yüksek bulaşıcılığa sahip ve atipik kuş gribi olarak da bilinen viral hastalık nedeniyle binlerce tavuk ve hindi itlaf edildi. Burgenland Tarım Odası, Avusturya’daki kanatlı işletmeleri için şu anda doğrudan tehlike bulunmadığını bildirdi. Tarım Odası, bu olaydan bağımsız olarak mevsimsel bulaşma riskinin artması nedeniyle kuş gribine karşı uyardı. Yetkili Wolfgang Pleier, hiçbir kanatlı türünün güvende olmadığını söyledi. Hayvanların kümeste tutulması, yabani kuşlarla temasın önlenmesi ve sıkı hijyen önerildi; kuş gribi tespit edilirse etkilenen işletmedeki tüm hayvanlar itlaf ediliyor.

Hindistan’da Kırık Pirinç İhracatına Yeni Kısıtlama Olasılığı Gündemde
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Kırık Pirinç İhracatına Yeni Kısıtlama Olasılığı Gündemde

Hindistan Pirinç İhracatçıları Federasyonu (IREF), uluslararası kırık pirinç fiyatlarının bildirildiğine göre ton başına 360 ABD dolarını aşmasının ardından %100 kırık pirinç ihracatına yeniden kısıtlama getirilebileceği uyarısında bulundu. Federasyon, ihracat pazarları ile etanol üreticileri ve kanatlı yemi imalatçıları gibi iç sanayiler arasındaki rekabetin arz ve fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Ancak Hindistan hükümeti yeni bir ihracat kısıtlaması açıklamadı. Hindistan Tüketici İşleri Bakanlığı verilerine göre kırık pirincin ülke genelindeki ortalama toptan fiyatı, 10 Ekim’deki 2.883 rupiden 2 Kasım’da %5,3 artışla kental başına 3.036 rupiye yükseldi. Kırık pirincin Toptan Eşya Fiyat Endeksi’ndeki yıllık enflasyonu da eylül ayında %5,38’e çıkarak ağustostaki %4,37’nin üzerine çıktı. IREF, yükselen iç fiyatlar ve enflasyon baskısının hükümet müdahalesi ihtimalini artırabileceğini bildirdi. Federasyona göre Hindistan’ın genişleyen etanol harmanlama programı, kırık pirinç, mısır ve Hindistan Gıda Kurumu tarafından sağlanan fazla pirinç gibi tahıl bazlı hammaddelere talebi artırdı. Ticari damıtma tesislerinin açık piyasadan hammadde alması, bu tesisleri kanatlı yemi üreticileri ve ihracatçılarla doğrudan rekabete sokuyor. IREF, artan talebin bu sektörlerde tedarik maliyetlerini ve daha geniş enflasyon baskılarını yükseltebileceğini belirtti. Hindistan, iç arz ve talep endişeleri nedeniyle kırık pirinç ihracatını Eylül 2022’de yasaklamış, kısıtlamalar 7 Mart 2025’e kadar sürmüştü. Toplam pirinç üretiminin 2025-26’da rekor 154,02 milyon ton olması beklenirken federasyon, bu toplamın kırık pirincin kendine özgü arz-talep koşullarını tam yansıtmayabileceğine dikkat çekti. IREF ihracatçılara vadeli sözleşmelerde temkinli olmalarını ve iç fiyatları, değirmenlerden gelen arzı ve etanol sektörünün talebini izlemelerini önerdi.

EuroTier 2026'da Yemleme Verimliliği ve Hayvancılık İnovasyonları Öne Çıkacak
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

EuroTier 2026'da Yemleme Verimliliği ve Hayvancılık İnovasyonları Öne Çıkacak

EuroTier 2026, 10-13 Kasım 2026'da Hannover'de üreticileri, hayvancılık işletmelerini ve uzmanları yemleme ile çiftlik yönetiminde kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayabilecek çözümleri görüşmek üzere bir araya getirecek. Etkinlikte yemleme verimliliği; rasyondaki besin maddelerinin üretime dönüşmesi, hammadde maliyetleri, sindirilebilirlik, yemleme doğruluğu ve kayıpların sınırlandırılması çerçevesinde ele alınacak. Etkinliğe Yem Karma Üreticileri Birliği (SPKF) üyeleri de katılacak. Birlik, 2024'teki katılımının ardından Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığının desteğiyle yeniden Bulgaristan ulusal pavilyonu düzenleyecek. Pavilyon, Bulgar şirketlerinin ürünlerini ve uzmanlıklarını tanıtmasına, uluslararası ortaklarla iş birliği fırsatlarını görüşmesine ve farklı pazarların beklentilerini değerlendirmesine olanak sağlayacak. Pavilyon 10-13 Kasım'da salon 20, C44 numaralı stantta ziyaretçileri ağırlayacak. Innovation Award EuroTier 2026'nın açıklanan altın ödülleri arasında süt inekleri için geliştirilen PerformaNat CatiBovin adlı yem katkısı da bulunuyor. DLG'nin açıklamasına göre ürün, fitogenik aktif bileşenlerle azot ve kalsiyumun kullanımını iyileştirmeyi; besin maddesi kayıpları ile amonyak emisyonlarını azaltma potansiyeli taşımayı hedefliyor. Ürünün kullanımında rasyonun bileşimi, üretim sistemi ve sonuçların gerçek bir çiftlikte izlenebilmesi önem taşıyor. “Intelligence in Animal Farming” mottosuyla düzenlenecek etkinlikte otomasyon, dijital teknolojiler ve yapay zekânın hayvancılıktaki kullanım alanları da sergilenecek. Altın ödüllü SmartCalving sistemi, hayvan gözlemini buzağılama alanındaki mikroiklim ve ekipman yönetimi verileriyle birleştiriyor; yaklaşan doğum saptandığında önceden belirlenmiş işlemleri otomatik olarak başlatabiliyor. Bu çözümler, yemleme uzmanları, veteriner hekimler ve teknoloji tedarikçileri arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan profesyonel tartışmalara zemin hazırlayacak.

Ermenistan’da Devlet Destekli Akıllı Ahırlar Planlanan Kapasitede İşletilemiyor
Görsel kaynağı: Armenia Sputnik · Özgün haber
Veri haberi

Ermenistan’da Devlet Destekli Akıllı Ahırlar Planlanan Kapasitede İşletilemiyor

Ermenistan’da devlet desteğiyle inşa edilen akıllı ahırlar, yüksek süt verimli damızlık hayvan temin edilememesi nedeniyle her zaman tam işleyen hayvancılık işletmelerine dönüşemiyor. Geğarkunik bölgesindeki Çambarak topluluğundan bir örnekte, bir işletmecinin ahır yapımına yaklaşık 30 milyon dram yatırdığı, bunun 16 milyon dramının devlet tarafından karşılandığı ancak işletmenin planlanan hacimde çalıştırılamadığı aktarıldı. İşletmeciler, yıllık 4 bin litre süt verebilen inekler bulunmadığında yeni yatırımın geri dönüşünü göremediklerini belirtiyor. Sünik bölgesindeki Şinuhayr topluluğundan yararlanıcı Ararat Galstyan da 2020’de imzaladığı sözleşmeyle 20-25 büyükbaş hayvan bulundurma ve ahırı en az beş yıl amacına uygun kullanma taahhüdünde bulunduğunu, ancak 44 günlük savaşın ardından gerekli hayvanları ithal edemediğini söyledi. Yerli hayvanların süt veriminin yetersiz, mera olanaklarının da sınırlı olduğunu ifade etti. Programın bazı yararlanıcıları için süreç mahkemelere taşındı. Ermenistan Ekonomi Bakanlığı, 2022’den bu yana sağlanan kamu desteğinin geri alınması talebiyle 10 dava açtı. Davalarda 11,5 milyon ila 17,5 milyon dram arasında geri ödeme istendi; yedi dava bakanlık lehine sonuçlanırken bir dosyada uzlaşma onaylandı, iki dosyada ise bakanlığın talepleri reddedildi. Tarım uzmanı Vardan Aleksanyan, programlarda risklerin ve gerekli koşulların çoğu zaman önceden yeterince hesaplanmadığını belirtti. Uzman, uygun hayvan tedarikinin sağlanmasını ve nesnel engellerle karşılaşan işletmeciler için farklılaştırılmış destek uygulanmasını önerdi. Ermenistan’da yem bitkileri ekim alanlarının yaklaşık sekiz yıl önceki 85 bin hektardan bugün yaklaşık 50 bin hektara gerilemesinin yem üretimini azaltıp pahalılaştırdığını, bunun da hayvancılık maliyetlerini artırarak işletmelerin rekabet gücünü düşürdüğünü söyledi.

Fransız Buğdayı 31,5 Milyon Tonluk Hasatta İhracat Kalitesiyle Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransız Buğdayı 31,5 Milyon Tonluk Hasatta İhracat Kalitesiyle Öne Çıkıyor

Fransa’nın 2026 yumuşak buğday hasadı yaklaşık 31,5 milyon ton olarak tahmin ediliyor. Bu miktar, 32,4 milyon ton civarındaki beş yıllık ortalamanın biraz altında kalıyor. Crédit Agricole’da büyük tarla bitkileri ve hayvan besleme sektörleri uzmanı Xavier Cassedanne, dönem sonundaki sıcak hava dalgalarının verimleri etkilediğini belirtti. Ancak üretim hacmi ortalama seviyenin altında kalmasına rağmen kalite göstergelerinin olumlu olduğu bildirildi. Buğdaydaki ortalama protein oranı %11,8’e ulaşırken, bazı bölgelerde %12’nin üzerine çıkıyor. Cassedanne’a göre %12 protein oranı, bazı ülkeler ve özellikle Afrika ülkeleri için aranan standart haline geliyor. Bu seviye, Fransız buğdayının belirli ithalatçıların şartnamelerini karşılamasına yardımcı oluyor. Fransa, Batı Afrika’daki geleneksel pazarlarının yanı sıra Mısır, Yemen ve Libya gibi geçmişte daha sınırlı varlık gösterdiği destinasyonlara da satış yaptı. Bu pazarlar, Fransız ihracatçıların satış noktalarını çeşitlendirmesine imkân sağladı. 2026-2027 sezonunda ihracat akışlarının yönünü Karadeniz’deki lojistik sorunlar da etkiliyor. Çatışmanın ağırlaşmasıyla liman altyapısının bombardımanlardan zarar görmesi, tahıl lojistiğini ve küresel tahıl ticaretini aksattı. İthalatçılar ilk aşamada alımlarını önemli ölçüde yavaşlattı; ardından tedariki sürdürmek için farklı menşelere yöneldi. Karadeniz’e yakın Romanya ve Bulgaristan bundan ilk dönemde daha fazla yararlanırken, Fransa da sonraki aşamada yeni satış fırsatları buldu. Diplomatik görüşmelerin yeniden başlaması, Rusya ve Ukrayna menşeli buğdayın ihracat pazarına yeniden dönme ihtimalini gündeme getirdi. Cassedanne, Rusya’nın Azak Denizi’nde gemi geçişlerine yeniden izin vermiş olabileceğini belirtirken ticaret akışlarının normale döndüğünü söylemek için erken olduğunu vurguladı. Olası sevkiyatlarda üçüncü ülkeler üzerinden yürütülecek ticaret de gündemde; Türkiye, Kuzey Avrupa ülkeleri, Norveç, Finlandiya ve ABD bu kapsamda anılıyor. Rusya ve Ukrayna ürünlerinin geri dönmesi, küresel pazarda menşeler arasındaki rekabeti değiştirebilir ve Fransa’nın mevcut ihracat fırsatlarını geçici hâle getirebilir. Bir sonraki sezonun üretim planları ise kolza ekimleri açısından belirsizlik taşıyor. Fransa’nın bazı bölgelerinde ağustostan bu yana yaşanan kuraklığa altis böceklerinin saldırıları eklendi ve ekimlerin yerleşmesi zorlaştı. Bazı üreticilerin kolzayı bozarak mısır, ayçiçeği veya ilkbahar arpası gibi alternatif ürünlere yönelmesi gerekebileceği belirtildi. Kolza alanlarında başlangıçta 2025’e göre %10 artış beklenirken, mevcut değerlendirme %2 düşüş yönünde. Bununla birlikte çiftçilerin nihai ekim tercihleri henüz kesinleşmedi.

Arjantin'de Damızlık Erkek Sığır Fiyatları İhalelerde Peso Bazında %61 Arttı
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin'de Damızlık Erkek Sığır Fiyatları İhalelerde Peso Bazında %61 Arttı

Arjantin'de damızlık erkek sığırların ihale fiyatları, ağustos-ekim döneminde 2025'in aynı dönemine göre peso bazında %61, dolar bazında %57 yükseldi. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliğinin açıkladığı veriler, 15.500'den fazla başın satışına dayanıyor. 2026'nın söz konusu döneminde damızlık erkek sığırların ortalama fiyatı 9.770.983 peso ve 6.324 dolar oldu. 2025'in aynı döneminde ortalamalar 6.056.272 peso ve 4.038 dolar seviyesindeydi. Sekreterlik, sonuçların yetiştiriciler ile üreticilerin sürülerinin verimliliğini ve genetik kalitesini artırmak için genetiğe yatırım yapma ilgisini yansıttığını belirtti. Fiyatlardaki yükseliş, daha istikrarlı iklim koşulları ve yem görünümündeki iyileşme beklentileriyle birlikte değerlendirildi. Üreticiler ayrıca Orta Ölçekli Yatırımları Teşvik Rejimi (RIMI) kapsamında, satın aldıkları damızlık hayvanların bedelini aynı dönemde tamamen amorti etme olanağından yararlanabiliyor.

EDA Başkanı Verkerk: Avrupa Süt Sektörü Küresel Pazarda Kaliteyle Rekabet Etmeli
Görsel kaynağı: Pravda Slovakia · Özgün haber

EDA Başkanı Verkerk: Avrupa Süt Sektörü Küresel Pazarda Kaliteyle Rekabet Etmeli

Avrupa Sütçülük Birliğinin (EDA) Bratislava'da düzenlenen yıllık kongresinde Koerk Verkerk başkan seçildi. Verkerk, Avrupa'nın küresel süt pazarında yalnızca fiyat üzerinden rekabet edemeyeceğini, kalite, ürün çeşitliliği ve yüksek kaliteli beslenmenin öne çıkarılması gerektiğini söyledi. Avrupa'nın dünyayı bütünüyle beslemesinin gerekli olmadığını belirten Verkerk, buna karşılık kıtanın yüksek kaliteli gıda ve beslenme sağlamada önemli bir rolü bulunduğunu ifade etti. Bu rolün, yerel üretim gücünün korunması ve süt ürünlerinin küresel pazarlara sunulmasıyla birlikte ele alınması gerektiğini savundu. Verkerk'e göre Avrupa'nın ortak pazar yapısı, bölgeler arasındaki farklılıkları ortadan kaldırmıyor. Slovakya'daki süt çiftçileri kuraklıkla mücadele ederken Hollanda'daki üreticiler çevre mevzuatının oluşturduğu baskıyla karşı karşıya bulunuyor. Bu nedenle süt politikalarının daha esnek olması ve çiftlikleri yalnızca farklı örgütlenme biçimleri ya da büyüklükleri nedeniyle cezalandırmaması gerektiğini belirtti. Çiftliklerin sadece süt üretmediğini; araziyi yönettiğini, biyoçeşitliliği desteklediğini, bölgesel istihdama ve kırsal alanların canlılığına katkı sağladığını söyledi. Piyasanın ödüllendirmediği bu kamu hizmetleri için desteğin gerekçelendirilebileceğini kaydetti. Avrupa'nın yerel ekonomik gücünü korurken ihracata da odaklanması gerektiğini belirten Verkerk, mevcut ürünleri dış pazarlara göndermenin tek başına yeterli olmayacağını ifade etti. Yeni Zelanda'nın yeni ihracat pazarlarına yaptığı yatırımları örnek gösteren Verkerk, Avrupa'nın farklı ülkelerdeki tüketici ihtiyaçlarını anlaması ve ürün teklifini buna göre uyarlaması gerektiğini söyledi. Yerel yatırımlarla yeni ürünlerin geliştirilebileceğini belirten Verkerk, hızla büyüyen peynir altı suyu proteini pazarını Avrupa için bir fırsat olarak gösterdi. Peynir ve peynir altı suyu üretiminin birbirine bağlı olması nedeniyle Avrupa'nın bu alanda mevcut altyapısından yararlanabileceğini dile getirdi. Süt sektörünün çiftçiler ile tüketiciler arasında daha güçlü bir bağ kurması gerektiğini savunan Verkerk, üreticilerin tüketicilerin değer verdiği ürünleri geliştirmesinin önemine dikkat çekti. İklim değişikliğine karşı yem, genetik, çiftlik yönetimi ve yeni teknolojiler alanında yeniliklerden yararlanılabileceğini belirtti; ancak emisyonları ve çevresel ayak izini azaltmanın maliyetinin yalnızca çiftçilere bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Avrupa tarımındaki iş gücü ve çiftliklerin devri sorununa karşı gençlere arazi ve sermaye erişimi, eğitim, teknoloji ve güvenilir bir gelecek perspektifi sağlanması gerektiğini söyledi. Süt ürünlerinin besin değerine ilişkin tartışmaların bilimsel kanıtlara dayanması, işlenmiş gıdanın da otomatik olarak aşırı işlenmiş gıda kabul edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor

Almanya’da Lidl, 250 gramlık Deutsche Markenbutter paketinin fiyatını 4 cent indirerek 1,15 euroya çekti. Norma ile Aldi Nord ve Aldi Süd de cumartesi günü aynı yönde adım attı. Lidl, indirimi fiyat avantajlarını müşterilere aktarma gerekçesiyle açıkladı. Ancak bu gelişme, süt piyasasında hammadde değerleri ve üretici fiyatlarının düşüşe geçtiği anlamına gelmiyor. Almanya’daki mandıralara süt teslimatı mevsimsel olarak azalıyor. Ekim 2026’nın ikinci haftasında teslimat, önceki yılın aynı döneminin %0,3 altına inerken bir önceki haftaya göre %1,3 düştü. 43. haftada spot süt fiyatı kuzeyde 46, güneyde 47 cent/kg oldu. Haftalık bazda gerilese de spot piyasa yüksek seviyesini korudu. Süt Sanayicileri Birliği, üreticilere ödenen fiyatların daha da yükselebileceğini belirtti. Kiel süt hammadde değeri ekimde 3,9 cent veya %9,2 artarak 46,5 cent/kg’a çıktı; ocakta bu değer 30,3 cent/kg’dı. Artışta, Avrupa Birliği ve dünya piyasasında arzı sınırlı olan yağsız süt tozuna yönelik güçlü talep etkili oldu. Euronun dolar karşısında değer kaybetmesi de AB ürünlerinin ihracat rekabetçiliğini artırdı. İfe Enstitüsüne göre yağsız süt tozu gelirleri ekimde %10,6 artarken tereyağı değeri %2,3 yükseldi. AB’nin 43. haftasında tereyağı 406 euro/100 kg ile önceki dört haftanın ortalamasının %1,6 altında kaldı; yağsız süt tozu ise %6,2 artarak 341 euro/100 kg’a çıktı. Kempten tereyağı kotasyonlarının haftalardır değişmemesi nedeniyle perakende indiriminin üretici fiyatlarını etkilemesi beklenmiyor. Buna karşın yem maliyetleri aynı haftada önceki haftaların ortalamasının %6,7 üzerine çıktı; AMI tahminine göre üretici süt fiyatı eylülde 41,1 cent/kg oldu ve bu düzey birçok işletme için yeterli kârlılık sağlamadı.

Kazakistan’da Yüksek Glütenli 3. Sınıf Buğday Fiyatları Geriledi
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Yüksek Glütenli 3. Sınıf Buğday Fiyatları Geriledi

Kazakistan’da geçen hafta tahıl piyasasındaki hareketlilik düşük seviyede kaldı. Sıradan buğday fiyatları değişmezken, glüten oranı %28-29 ve %30’un üzerinde olan 3. sınıf buğdayın fiyatı ton başına 1 bin tenge geriledi. Fiyatlar sırasıyla 100-104 bin ve 105-109 bin tengeye indi. Verileri, Kazakistan Tahıl Birliği Analiz Komitesi Başkanı Yevgeniy Karabanov açıkladı. Diğer buğday çeşitleri, %16 KDV dahil ve EXW elevatör koşulunda ton başına 90-100 bin tenge aralığında işlem gördü. 4. sınıf buğday için 86-90 bin, 5. sınıf buğday için 83-86 bin tenge teklif edildi. İç piyasada arpa fiyatı ise haftalık bazda 1 bin tenge artarak 72-76 bin tengeye yükseldi. Karabanov, artışta yem unu üreticilerinin talebi ile Çin’e yapılan yüksek hacimli ihracatın etkili olduğunu belirtti. Tahılın ihracata sevk edilme temposu, altyapının aşırı yüklenmesi nedeniyle KTJ tarafından uygulanan kısıtlamalar sonucunda yavaşladı. İhracat buğdayı fiyatları genel olarak sabit kalırken, glüten oranı %27 ve %28-29 olan 3. sınıf buğdayın DAP Sarıağaç fiyatları ton başına 1 dolar düştü. Lojistik maliyetlerindeki artış ve yükleme kısıtlamaları, 1. sınıf un ile yem unu fiyatlarını da ton başına 5 dolar yükseltti.