ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

320 haber · Sayfa 10

İran’da Tarım Bakanlığı ile İmam Humeyni Yardım Komitesi İşbirliği Genişletilecek
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber

İran’da Tarım Bakanlığı ile İmam Humeyni Yardım Komitesi İşbirliği Genişletilecek

İran Tarım Bakanı Gulamrıza Nuri, İmam Humeyni Yardım Komitesi başkanıyla yaptığı görüşmede, bakanlık ile komite arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi ve komite yararlanıcılarının tarım sektöründeki imkânlardan yararlanması konularını ele aldı. Görüşmede, bu kişilerin üretim yoluyla güçlenmesi ve kendi kendine yeterlilik aşamasına ulaşması değerlendirildi. Nuri, savaş ve son saldırılar sırasında gıda güvenliğinin hedef alınan alanlardan biri olduğunu söyledi. Hükümetin desteği ile üreticiler, çiftçiler, hayvan yetiştiricileri, köylüler, göçerler ve tedarik zincirindeki diğer aktörlerin çabaları sayesinde temel gıda tedarikinde kesinti yaşanmadığını belirtti. Bakan, komite yararlanıcıları için özellikle arıcılık ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde uygun işbirliği alanları bulunduğunu ifade etti. Tarım politikasının adalet odaklı yürütülmesi gerektiğini belirten Nuri, küçük işletmelerin ve küçük ölçekli üreticilerin kalkınma sürecinde zarar görmemesi gerektiğini kaydetti. Nuri ayrıca ruhsat, destek ve bakanlık talimatlarının küçük işletmeler ile komite kapsamındaki kişilerin gelişimine imkân verecek şekilde uygulanacağını bildirdi. Yararlanıcıların kendi kendine yeterlilik sonrasında faaliyetlerini sürdürmeleri, üretimlerini geliştirmeleri ve yasal desteklerden yararlanmaları amaçlanıyor.

Bulgaristan’da İki Köyde Koyun ve Keçi Çiçeği Salgını
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da İki Köyde Koyun ve Keçi Çiçeği Salgını

Bulgaristan’ın batısındaki Köstendil bölgesine bağlı Pastuh ve Novi Chiflik köylerinde koyun veya keçi çiçeği salgınları tespit edildi. Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansının bildirdiğine göre Pastuh’taki işletmede 29 küçükbaş, Novi Chiflik’teki işletmede ise sekiz geviş getiren hayvan bulunuyor. Her iki salgın çevresinde 5 kilometrelik koruma ve 20 kilometrelik gözetim bölgeleri oluşturuldu. Bu bölgelerde koyun ve keçilerin hareketi kısıtlandı; yalnızca belirli koşullarla doğrudan kesime gönderilecek hayvanlara istisna tanındı. Hastalığın insanlara tehlike oluşturmadığı, ancak yayılmasının önemli ekonomik zarara yol açabileceği belirtildi. Kontrol ve eradikasyon önlemleri Avrupa ile ulusal mevzuata göre uygulanıyor.

Suriye'de Balık Çiftlikleri Yeniden Faaliyete Geçiyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye'de Balık Çiftlikleri Yeniden Faaliyete Geçiyor

Suriye’nin Hama kırsalındaki Ghab bölgesinde balık çiftlikleri, 14 yılı aşkın bir aranın ardından kademeli olarak yeniden faaliyete başladı. Yeniden üretime dönüş; havuzların rehabilitasyonu, yetiştiricilik girdileri ve yem temini ile üretimin pazarlanması gibi sorunlar sürerken gerçekleşiyor. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Kurumu’nun Hama şubesi, bölgede 291 özel ve üç kamuya ait çiftlik bulunduğunu bildirdi. Hama’daki balık çiftliklerinin üretimi, yetiştiricilerin özellikle yerinden edilme sonrasında yaşadığı imkân yetersizliği ve sazan balıklarında yüksek ölümlere yol açan viral hastalık nedeniyle 2 bin tona geriledi. Kurum, çiftliklerin ruhsatlandırılmasını kolaylaştırdığını, yetiştiriciliği ve hastalık vakalarını izlediğini, üreticilere teknik danışmanlık sunduğunu açıkladı. Salgın döneminde hastalıklı havuzlarda saha çalışmaları yapılarak ölü balıklardan numuneler alındı ve Hama Veteriner Fakültesi laboratuvarlarında incelendi. Yetiştiriciler ise uzun süreli yerinden edilmenin çiftlik ve havuzlara zarar verdiğini, ekipmanların çalındığını belirtiyor. Balık yetiştiricisi Halid Remuz, üretimin yeniden kurulabilmesi için yem, yavru balık ve elektrik ekipmanı alımını destekleyecek uzun vadeli krediler verilmesini istedi. Bir başka yetiştirici de yakıt, yem ve nakliye maliyetlerinin yüksekliğinin havuzların yeniden hazırlanmasını zorlaştırdığını söyledi. Remuz ayrıca, yerli üretimin pazarlanabilmesi amacıyla dondurulmuş balık ithalatının ekim ayından yıl sonuna kadar durdurulmasını önerdi; bu öneri yetkililerce alınmış bir karar olarak aktarılmadı. Genel kurumun mart ayında açıkladığı verilere göre ülkenin yıllık ortalama balık üretimi 20-25 bin ton düzeyinde bulunuyor. Hazırlanan stratejik planla üretimin 2035’te 225 bin tona çıkarılması hedefleniyor.

Slovakya’da Kuraklık Mısır Hasadını Vurdu
Görsel kaynağı: STVR Správy · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kuraklık Mısır Hasadını Vurdu

Slovakya’da mısır hasadı, aşırı kuraklık ve yüksek sıcaklıkların etkisiyle düşük verim beklentileriyle başladı. Üreticiler, düşük ve seyrek bitki sıklığı, küçük taneler ve az sayıda koçan nedeniyle sezonu son on yılların en kötüsü olarak değerlendiriyor. Üreticilerin zararının on milyonlarca avroya ulaşabileceği tahmin ediliyor. Yüksek sıcaklıklar özellikle tozlaşmayı olumsuz etkiledi. Normal koşullarda mısırda üç koçan görülebilirken bu yıl bitkilerde çoğunlukla tek koçan bulunduğu bildirildi. Sonbahar izlemine göre dane mısırındaki kayıplar yaklaşık %30 ila 40 düzeyinde. Dane mısırındaki düşüşü, yem açığı nedeniyle bazı alanların erken biçilerek hayvan yemi için silaj yapılması da artırdı. Nitralı bir işletme, yaklaşık 300 hektarlık alanın neredeyse tamamını bu amaçla kullandı. Üreticilerdeki kayıpların ilerleyen dönemde et ve süt üretimine, dolayısıyla tüketici fiyatlarına yansıyabileceği ifade edildi. Çiftçiler gelecek sezon için kuraklığa daha dayanıklı ürünlere yöneliyor. Hôrka nad Váhom’daki bir tarım işletmesi mısır yerine sorgumu tercih ederken, uzmanlar kuraklığın her yıl hesaba katılması gereken bir sorun haline geldiğini belirtiyor.

Bulgaristan’da Köstendil Bölgesinde İki Koyun ve Keçi Çiçeği Odağı
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Köstendil Bölgesinde İki Koyun ve Keçi Çiçeği Odağı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan’ın Köstendil bölgesinde koyun ve keçi çiçeğine ilişkin iki birincil odak tespit edildi. Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansının açıklamasına göre odaklardan biri Nevestino belediyesine bağlı Pastuh köyündeki, 29 küçükbaş hayvanın bulunduğu işletmede; diğeri ise Köstendil belediyesine bağlı Novi Chiflik köyündeki, sekiz hayvanın bulunduğu işletmede belirlendi. İki işletmenin çevresinde 5 kilometrelik koruma ve 20 kilometrelik gözetim bölgeleri oluşturuldu. Bu bölgeler Köstendil’in yanı sıra Blagoevgrad ve Pernik illerindeki bazı yerleşimleri de kapsıyor. Koyun ve keçilerin hareketi, belirli koşullarda doğrudan kesime gönderilecek hayvanlar dışında yasaklandı. Hayvanların kapalı barınaklarda tutulması, işletmelerde sayım yapılması ve Veteriner Bilgi Sistemi’ndeki kayıtların güncellenmesi kararlaştırıldı. Ayrıca resmi veteriner kontrolü uygulanacak ve etkilenen bölgelerden elde edilen çiğ sütün taşınması ile işlenmesinde özel kurallar geçerli olacak. Ajans, hastalığın insanlar için tehlike oluşturmadığını, ancak yayılmasının ciddi ekonomik zararlara neden olabileceğini bildirdi.

Kuraklık ve Artan Maliyetler Tarımsal Üretimi Zorluyor
Görsel kaynağı: Telma · Özgün haber

Kuraklık ve Artan Maliyetler Tarımsal Üretimi Zorluyor

Kuzey Makedonya’da yetersiz su, yüksek sıcaklıklar ve hava koşullarındaki ani değişimler tarım ürünlerinin büyümesini ve kalitesini olumsuz etkiliyor. Üreticiler daha fazla yatırım yapmak zorunda kalırken, ürünlerin bir bölümü kayboluyor, bir bölümü ise daha düşük kalitede elde ediliyor. Sulama ve bitki koruma giderlerindeki artış da maliyetleri yükseltiyor. Ağronom ve çiftçi Risto Velkov, üretim boyunca ürünlerin ihtiyaç duyduğu su miktarlarının artık yeterince karşılanamadığını ve yüksek sıcaklıkların üretime zarar vereceğini belirtiyor. Velkov, değişen iklim koşullarına uyum için koruyucu ağların kullanılmasını, sulamanın daha verimli hâle getirilmesini, çeşitlerin değiştirilmesini ve yeni koşullara daha dayanıklı ürünlerin seçilmesini öneriyor. Üreticilerin ürünlerini pazarlama konusunda da sorun yaşadığı aktarılıyor. Çevre kuruluşu Eko Svest ise tarım üzerindeki iklim baskısının enerji üretimiyle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Kuruluş, özellikle kömür ve fosil gazın yakılmasından kaynaklanan emisyonların iklim değişikliğini güçlendirdiğini ifade ederek kömürden kademeli çıkış, fosil gaza yeni bağımlılıktan kaçınma ve yenilenebilir enerji yatırımları çağrısı yapıyor. Eko Svest ayrıca geçişten etkilenen kişi ve bölgelere destek verilmesini istiyor.

Tarım Arazilerinde Biyoçeşitliliği Üretim Yönetimine Entegre Etme Rehberi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Tarım Arazilerinde Biyoçeşitliliği Üretim Yönetimine Entegre Etme Rehberi

Şili’de yayımlanan bir reportaj, biyoçeşitliliğin tarımsal üretimden ayrı bir çevre başlığı olarak değil, üretimi destekleyen unsurlarla birlikte yönetilmesi gerektiğini aktarıyor. Tozlayıcılar, doğal düşmanlar, su yolları, toprak ve bitki örtüsü bu yaklaşımın temel bileşenleri arasında sayılıyor. LEAF Marque gibi uluslararası standartların da üretkenlik, çevrenin korunması ve sürekli iyileştirmeyi aynı arazi yönetimi çerçevesinde ele aldığı belirtiliyor. Yazıya göre ilk adım, arazideki koruma alanlarının, yerel bitki örtüsünün, canlı çitlerin, biyolojik koridorların, su yollarının ve gözlenen türlerin belirlenmesi. Erozyon veya kirlilik riski taşıyan bölgelerin güncel ve basit bir arazi planında gösterilmesi de öneriliyor. Bitki örtüsü şeritlerini ve yuvaları korumak, suluk veya sığınak kurmak, hassas dönemlerde rahatsızlığı azaltmak ve istilacı türleri kontrol etmek olası önlemler arasında yer alıyor. Ancak bu uygulamaların, arazinin özelliklerine dayanan bir teşhise göre seçilmesi gerektiği vurgulanıyor. Çevre yönetiminin toprak, enerji, atık ve su kullanımının yanı sıra iklim değişikliğine uyumu da kapsadığı aktarılıyor. Hedeflerin başlangıç çizgisi, sorumluları, takvimi ve ölçülebilir göstergeleri bulunması; ilerlemenin fotoğraflar, saha denetimleri, bakım kayıtları ve flora-fauna izlemeleriyle belgelenmesi isteniyor. Tarla çalışanlarının sürece katılması da önem taşıyor; çünkü bu çalışanlar türleri, zararları ve riskleri dışarıdan gelen ziyaretçilerden önce fark edebiliyor. Reportajın sonunda Certiagro SpA’nın O’Higgins Bölgesi ile La Araucanía arasındaki üreticilere, ihracatçılara ve tarım-gıda işletmelerine sertifikasyon, gıda güvenliği ve yönetim sistemleri kapsamında danışmanlık sunduğu belirtiliyor. Şirketin hizmetleri arasında çevre teşhisi, planlama, haritalama, koruma programları ve izleme kayıtlarının hazırlanması sayılıyor.

Japonya’da Rakunların Tarıma Verdiği Zarar Artıyor
Görsel kaynağı: iDNES.cz · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Rakunların Tarıma Verdiği Zarar Artıyor

Japonya genelinde istilacı rakunların yol açtığı zararlar hızla artarken, hayvanların kentlere yayılması da mücadeleyi zorlaştırıyor. Tarım sektöründeki yıllık kayıpların yaklaşık 700 milyon yen seviyesine yaklaştığı bildirildi. Bu tutar kaynakta yaklaşık 95 milyon Çek korunası olarak da ifade edildi. Japonya Tarım, Orman ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine göre tarımsal zararlar on yıl öncesinin yaklaşık iki katına çıktı. Gelişmeyi Kyodo haber ajansı aktardı.

Avusturya’da Patates Hasadı Kuraklık ve Telkurdu Nedeniyle Küçüldü
Görsel kaynağı: Kronen Zeitung · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Patates Hasadı Kuraklık ve Telkurdu Nedeniyle Küçüldü

Avusturya’da patates üreticileri, bu yılki hasatta kuraklık ve telkurdunun etkisiyle ciddi kayıp yaşadı. Krone’nin Weinviertel’deki gözlemlerine göre yumrular normalden daha küçük kaldı ve patates birçok bölgede kıt ürün haline geldi. Ülke genelinde hasadın, geçen yılki yaklaşık 813 bin tondan 468 bin tona gerilediği bildirildi. Haberde, ortalama bir hasat yılının yaklaşık 700 bin ton seviyesinde olduğu belirtildi. İlkbaharda iyi başlayan üretim, hazirandan itibaren aşırı sıcaklık stresiyle karşılaştı. Uzun süren kuraklığın yanı sıra telkurdu da yumrulara zarar vererek toplam ürünü daha da düşürdü.

PS/Azorlardan Flores’te Canlı Hayvan İhracatı Eleştirisi
Görsel kaynağı: Agricultura e Mar · Özgün haber
Veri haberi

PS/Azorlardan Flores’te Canlı Hayvan İhracatı Eleştirisi

Azorlar Sosyalist Partisi (PS/Azores), Flores Adası'ndan canlı hayvan ihracatında deniz taşımacılığı sisteminin yeniden aksadığını ve üreticilerin hayvanlarını ana karaya zamanında gönderemediğini savundu. PS Flores tarafından yapılan açıklamaya göre, canlı hayvan taşıyan konteynerler Ponta Delgada ile Lizbon arasında sefer yapan gemilere zamanında bağlanamayınca Flores'teki hayvan sevkiyatları gerçekleştirilemedi. Parti, bir seferin kaçırılmasının sonraki seferleri de etkileyebileceğini belirtti. Açıklamada, sonraki seferde dokuz konteynerin tüm ihracat taleplerini karşılamaya yetmeyebileceği ve adada bekletilen hayvan sayısının artabileceği ifade edildi. PS/Azores, sorunun istisnai olmaktan çıktığını ve tekrarlayan bir hale geldiğini ileri sürerek üreticilerin yem ve bakım maliyetlerinin yükseldiğini, gelir kaybı yaşadığını ve işletmelerin ekonomik sürdürülebilirliğinin zarar gördüğünü belirtti. PS Flores, Lajes Limanı'ndaki operasyonel kısıtların ve yılın bu dönemindeki deniz koşullarının daha planlı bir taşımacılık düzenini gerekli kıldığını söyledi. Azorlar Yasama Meclisi'nin daha önce, ihtiyaçların arttığı dönemlerde Flores'e seferlerin artırılmasını ve haftalık yolculuklar düzenlenmesini tavsiye eden bir kararı kabul ettiği, ancak bölgesel hükümetin bu tavsiyeyi uygulamadığı öne sürüldü. Parti, canlı hayvan ihracatının yoğun olduğu dönemlerde haftalık seferlerin hayata geçirilmesini ve deniz bağlantılarının düzenli hale getirilmesini istedi.

İran’da Üzüm Salkım Güvesine Karşı Kitle Yakalama Uygulaması
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Üzüm Salkım Güvesine Karşı Kitle Yakalama Uygulaması

İran’ın Fars eyaletindeki Düşmanziyari üzüm bahçelerinde, üzüm salkım güvesiyle mücadele amacıyla kitle yakalama projesi uygulandı. Fars Tarım Cihadı Örgütü yetkililerinin açıklamasına göre çalışma, 25 hektarlık üzüm bağı alanını kapsadı. Saha değerlendirmelerinde yöntemin zararlı popülasyonunu baskılamada ve ürünün miktarı ile kalitesini korumada etkili olduğu bildirildi. Uygulamada özel tuzaklar ve feromonlar kullanılarak hedeflenen ergin böcekler, yeni nesil oluşmadan yakalanıyor ve üreme döngüsünden çıkarılıyor. Proje, geleneksel yöntemlere ve kimyasal ilaçlara mutlak bağımlılığı azaltma arayışı kapsamında, Entegre Zararlı Yönetimi (IPM) ilkeleriyle uyumlu bir yaklaşım olarak tanımlandı. Açıklamada yöntemin faydalı böcekleri korumaya, toprak sağlığını geliştirmeye ve pestisit kalıntısı bulunmayan sertifikalı ürün üretimine katkı sağlayabileceği belirtildi. Düşmanziyari’deki uygulamanın, Fars eyaletindeki ve İran’ın diğer üzüm üretim bölgelerindeki benzer çalışmalara örnek oluşturması hedefleniyor.

Birleşik Krallık'ta Mavi Dil Vakaları Rekor Düzeye Ulaştı
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık'ta Mavi Dil Vakaları Rekor Düzeye Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık'ta çiftlik hayvanlarını etkileyen mavi dil hastalığının 2026-27 sezonundaki vaka sayısı, sezonun henüz üçüncü ayındayken önceki üç sezonun toplamını aştı. Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı (Defra), 1 Temmuz 2026'da başlayan sezonda 2.201 vaka kaydetti; bunların 1.103'ü eylülde görüldü. Sezon 30 Haziran 2027'ye kadar sürecek. Sokucu tatarcıklarla yayılan viral hastalık koyun, sığır ve diğer hayvanlarda ateş, ülser, başta şişme ve topallamaya yol açabiliyor. Ağır vakalarda hayvanlar ölebiliyor. Hastalık insanları veya gıda güvenliğini etkilemiyor ancak çiftlik işletmeleri için iş gücü ve maliyet baskısı yaratıyor. Ulusal Çiftçiler Birliği Başkan Yardımcısı Robyn Munt, hayvanların sürekli gözlenmesi gerektiğini ve aşıya erişmenin talebe bağlı süreç nedeniyle zorlaştığını belirtti. Hastalığın bu sezon ilk kez İskoçya'ya geçtiği ve ülkenin kuzeyindeki Aberdeenshire'a kadar ulaştığı bildirildi. Akademisyenler, bulaşmanın çevre sıcaklığıyla yakından bağlantılı olduğunu; daha sıcak koşulların virüsün tatarcıkların içinde gelişmesini kolaylaştırarak hastalığın daha kuzeyde görülmesine katkıda bulunduğunu söylüyor. İngiltere'de şu anda etkili olan BTV-3 serotipi ilk kez 2023'te tespit edilmişti. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH), mavi dilin Avrupa'da kuzeye doğru yayılmasını sıcaklık, tatarcıkların yaşam alanları, hayvan yoğunluğu ve hayvan hareketlerinin birlikte değişmesiyle ilişkilendiriyor. Örgüte göre iklim koşullarındaki değişim bulaşma dönemini uzatabilir. Aşılar hastalığın kontrolünde en etkili araçlardan biri olsa da farklı serotiplere karşı ayrı koruma gerekiyor ve aşıların her zaman kolay bulunamadığı belirtiliyor.

Avrupa’da 2026 Yazı: Aşırı Sıcaklar Rekor Kırdı, Hasatlar Zarar Gördü
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da 2026 Yazı: Aşırı Sıcaklar Rekor Kırdı, Hasatlar Zarar Gördü

Batı Avrupa, ölçümlerin başlamasından bu yana en sıcak yazını yaşadı. Avrupa Birliği’nin iklim izleme servisi Copernicus’un raporuna göre, haziran-ağustos döneminde bölgedeki yüzey hava sıcaklıkları son 10 yılın ortalamasının 2,5 derece üzerine çıktı. Avrupa genelinde yaz mevsimi, kayıtlardaki en sıcak üçüncü yaz oldu. Sıcak hava dalgaları on binlerce kişinin ölümüne, hasatların zarar görmesine ve bazı elektrik santrallerinin durmasına yol açtı. Sıcaklık koşulları yaz başlamadan önce, mayıs sonundaki güçlü bir sıcak hava dalgasıyla ortaya çıktı ve eylül ayında da sürdü. Avrupa’nın yarısından fazlası, hissedilen sıcaklıkların 38 derecenin üzerine çıktığı çok güçlü termal stres koşullarından etkilendi. Batı Avrupa’nın en az %60’ında sıcaklıkların 30 dereceyi aştığı gün sayısı 17’ye ulaştı. Bu sayı 2003’te 11, 2025’te ise yedi gündü. Bölgede çok güçlü termal stresin görüldüğü gün sayısı da rekor düzeyde 13 olarak kaydedildi. Aşırı sıcaklar, kuraklık ve yangınların birleşimi tarımsal üretim, su kaynakları, enerji sistemleri, ulaşım, ekosistemler ve insan sağlığı üzerinde etkili oldu. Avrupa’daki nehirlerin yaz debileri 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine inerken, deniz yüzeyi sıcaklıkları da rekor seviyelere ulaştı. Kuraklık ve sıcak hava, bitki örtüsü yangınlarının kontrolsüz biçimde yayılmasını kolaylaştırdı. 2026’da eylül sonuna kadar yangınlardan 680 bin hektar etkilendi; bu, aynı dönem için kaydedilen en ağır üçüncü bilanço oldu. Rapora göre Avrupa’daki yangınlardan çıkan duman, son 20 yıl ortalamasına kıyasla havaya %30 daha fazla ince parçacık saldı. Copernicus yetkilisi Samantha Burgess, sonuçların yalnızca sıcaklık rekorlarıyla sınırlı kalmadığını, birbirine bağlı iklim risklerine karşı hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Haberde, aşırı sıcakların iklim değişikliği nedeniyle daha yoğun ve sık hale geldiği, Avrupa’da El Niño’nun etkilerinin ise daha çok gıda fiyatlarının ve enflasyonun yükselmesi gibi dolaylı biçimlerde görüldüğü aktarıldı. Doktorlar ve klimatologlar, fosil yakıt kullanımından vazgeçilmesi, binalarda gölgelendirme ve kentlerde yeşil alanların artırılması çağrısında bulundu.

ABD’de Çiğ Süt Peynirleri E. Coli Salgınıyla İlişkilendirildi
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

ABD’de Çiğ Süt Peynirleri E. Coli Salgınıyla İlişkilendirildi

ABD’de sağlık yetkilileri, çiğ sütten üretilen Graziers markalı peynirlerle ilişkilendirilen E. coli O26 salgınını araştırıyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinin (CDC) 25 Eylül 2026 tarihli bilançosuna göre dokuz eyalette 13 kişi hastalandı. Hastaların 8’i hastaneye kaldırılırken 3 kişide böbrekleri ciddi biçimde etkileyebilen bir komplikasyon gelişti. Hastaların yaşları 1 ile 58 arasında değişti ve ölüm bildirilmedi. Peynirler, Sierra Nevada Cheese Company tarafından pazarlanıyor. CDC, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ile eyaletlerin halk sağlığı yetkililerinin yürüttüğü incelemede, hastalanan 9 kişinin tamamının söz konusu peynirleri tükettiğini bildirdiğini açıkladı. Hastalardan alınan örneklerin analizleri de ortak bir gıda kaynağına işaret etti. Kurum, bazı kişilerin sağlık hizmetine başvurmadan veya test yaptırmadan iyileşebilmesi nedeniyle gerçek vaka sayısının daha yüksek olabileceği uyarısında bulundu. Çiğ süt, tehlikeli mikroorganizmaları yok eden kontrollü ısıtma işlemi olan pastörizasyondan geçirilmemiş süt olarak tanımlanıyor. CDC, çiğ süt ve bundan üretilen ürünlerin Salmonella, Campylobacter, E. coli ve Listeria gibi hastalık etkenlerine maruz kalma riski taşıdığını belirtiyor. Beş yaşından küçük çocuklar, 65 yaş üstü kişiler, hamileler ve bağışıklığı zayıf kişiler ağır hastalık açısından daha yüksek risk taşıyor. Food Safety Magazine’de yayımlanan değerlendirmede, Scotland’s Rural College’dan Nicola Holden ve gıda mikrobiyolojisi uzmanı Gil Domingue, çiğ sütün sağlık açısından daha üstün olduğu yönündeki iddialara ilişkin kanıtların sınırlı olduğunu aktardı. Gözlemsel çalışmalar bazı alerjik ve solunum yolu hastalıklarının çocuklukta daha az görüldüğünü düşündürse de nedensel ilişki kurulmadığı belirtildi.

Macaristan’da Yeni Karantina Zararlısı Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan’da Yeni Karantina Zararlısı Tespit Edildi

Macaristan’da, Bács-Kiskun ilinde bir kişinin 2026 yazında yaptığı bildirim üzerine pöttyös lámpahordó-kabóca (Lycorma delicatula) tespit edildi. Asya kökenli ve Avrupa Birliği’nin (AB) karantina zararlıları arasında yer alan türün varlığı, fotoğraflar üzerinden yapılan ilk değerlendirmenin ardından laboratuvar incelemesiyle doğrulandı. Bu, türün AB topraklarındaki doğrulanmış ilk görülmesi olarak kayda geçti. Zararlı, başta üzüm bağları olmak üzere meyve ağaçları ile orman ve süs ağaçları için bitki sağlığı riski oluşturuyor. Yaklaşık 100 tıp bitkisi bulunan böcek, yoğun popülasyonlarda bitkileri zayıflatabiliyor. Yetkililer karantina önlemlerini başlatırken Nébih, şüpheli gözlemlerin fotoğraf ve kesin konum bilgisiyle derhal bildirilmesini istedi.

Arjantin’in NEA Bölgesinde Mısırda Mısır Yaprakkurdu Alarmı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

Arjantin’in NEA Bölgesinde Mısırda Mısır Yaprakkurdu Alarmı

Arjantin’in Kuzeydoğu Bölgesi’nde (NEA) Bt teknolojisi taşıyan mısır tarlalarında mısır yaprakkurdu saldırıları bildirildi. Kuzey Chaco’da üreticiler, zararlıya karşı koruma sağlaması beklenen tohumlarla ekilen alanlara tekrar tekrar girerek insektisit uygulamak zorunda kaldı. Benzer saldırıların Formosa ve Corrientes’in bazı kesimlerinde de görüldüğü aktarıldı. General José de San Martín çevresinde üretim yapan Omar Farana, erken ekilen ve henüz gelişimin ilk aşamalarında bulunan mısırına karşı iki uygulama yaptığını, üçüncü uygulamaya da hazırlandığını söyledi. Farana, erken ekim döneminde ve Bt koruması bulunan bir çeşitte böyle bir sorun beklemediğini belirtti. Saldırının üretim maliyetlerini artırdığını ve nihai verim konusunda belirsizlik yarattığını ifade etti. General Güemes bölgesinden ziraat mühendisi ve mısır üreticisi Hugo Kolazinski ise sorunun farklı bölgelerdeki işletmelerde görüldüğünü ve belirli bir hibrit ya da tohum şirketine bağlanamayacağını savundu. Yaklaşık 20 günlük bazı mısırların üç insektisit uygulamasına rağmen zararlı taşıdığını, kimi tarlalarda uygulamaların altı günlük aralıklarla tekrarlandığını anlattı. Kolazinski, bitki başına sekiz ya da on larvaya rastladığını söyledi. Mısır yaprakkurdu, Spodoptera frugiperda adlı kelebeğin larvasıdır ve özellikle bitkinin ilk gelişim dönemlerinde yapraklara zarar verebilir. Bt teknolojisi, Bacillus thuringiensis bakterisinin ürettiği ve belirli zararlıları kontrol etmeyi amaçlayan proteinlere dayanır. Ancak kaynağa göre Bt mısırda larva görülmesi tek başına teknolojinin çalışmadığını kanıtlamıyor. Buna karşın tekrarlanan ilaçlamalar ve bildirilen yoğunluk, mevcut koşullarda kontrol etkinliği konusunda soru işareti oluşturuyor. Kolazinski, ilkbaharda ekilen mısırda son 10-12 yılda mısır yaprakkurdu için uygulama yapmadığını, bu kampanyada ise kontrollerin çok erken başladığını belirtti. Üreticiler ayrıca mısır yaprakpiresiyle mücadele için de kaynak ayırıyor. Kuzey Chaco’da limanlara uzaklık, nakliye ve pazarlama giderleri, pahalı tohumlar, ek insektisit uygulamaları ve belirsiz verim, mısır üretiminin ekonomik sonucunu daha da zorlaştırıyor. Bazı küçük üreticilerin mücadele maliyetini karşılayamadığı için bitkilerinin önemli bölümünü kaybettiği bildirildi.

Narenciye ve Zeytin Fidanları Yandı
Görsel kaynağı: Yenidüzen · Özgün haber
Veri haberi

Narenciye ve Zeytin Fidanları Yandı

Güzelyurt’ta eski Akdeniz yolu üzerinde çıkan yangın, bir narenciye bahçesine sıçrayarak fidan ve sulama ekipmanlarına zarar verdi. Yangında 13 narenciye fidanı ile 15 zeytin fidanı yandı; bahçedeki 8 plastik boru ve 9 damlama sulama lastiği de zarar gördü. Polis Basın Subaylığı’nın açıklamasına göre yangın, saat 17.00 sıralarında dere yatağı yakınında çıktı. Dere yatağındaki çöp ve molozların da bulunduğu alandaki yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Kaşgar’da Tarım Teknolojileri Kuraklık ve Tuzluluğa Uyum Sağlıyor
Görsel kaynağı: Kazakhstanskaya Pravda · Özgün haber
Veri haberi

Kaşgar’da Tarım Teknolojileri Kuraklık ve Tuzluluğa Uyum Sağlıyor

Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Kaşgar vilayetinde tarımsal üretim, su kıtlığı, kurak iklim ve tuzlu toprakların oluşturduğu sınırlamalara teknoloji ve işleme yatırımlarıyla yanıt vermeye çalışıyor. 2025’te vilayette tarım, ormancılık, balıkçılık ve hayvancılık ürünlerinin toplam değeri 92,74 milyar yuana ulaşırken, tarım sektörünün katma değeri 52,15 milyar yuan oldu. Bu tutarın bölgesel gayrisafi hasılanın yaklaşık %30’una karşılık geldiği bildirildi. Kaşgar’daki uygulamalar arasında damla ve mikro sulama, boru hatlarıyla su dağıtımı, otomatik ölçüm ve toprak nemi kontrolü bulunuyor. 2024 sonu itibarıyla yüksek standartlı tarım arazilerinin alanı yaklaşık 507 bin hektara çıkarken, 418 bin hektarda su tasarrufu sağlayan teknolojiler kullanıldı. Şufu ilçesindeki yaklaşık 17 hektarlık meyve bahçesinde otomatik sulama sistemi, sensörler ve bir meteoroloji istasyonu bulunuyor. Sulama cep telefonu üzerinden yönetilebiliyor; sistem toprak ve bitkilerin durumunu izleyerek nem eksikliği veya zararlı tehdidi konusunda uyarı veriyor. Şule ilçesindeki bir mantar üretim parkında 26 modern sera, toplam 24 bin metrekarelik sera alanı ve 12 bin metrekare üretim tesisi bulunuyor. Tesisin günlük üretim kapasitesi 60 bin mantar bloğuna kadar çıkıyor. İşletme yılda yaklaşık 300 ton kurutulmuş mantar üretiyor; mantar sosu, atıştırmalık ve diğer işlenmiş ürünlerin üretimi de geliştiriliyor. Parkta yaklaşık 100 kişi sürekli çalışırken, mevsimlik istihdam bini aşıyor ve üretimin bir bölümü beş komşu köye yayılıyor. Meyvecilikte de üretim, işleme ve yeni çeşitlere yönelim öne çıkıyor. 2025’te Kaşgar’daki meyve bahçeleri yaklaşık 360 bin hektar alan kapladı ve 2,4 milyon ton meyve toplandı; bu miktar bir önceki yıla göre %6 arttı. Vilayetteki 152 meyve işleme işletmesi 285,5 bin ton hammadde işledi. Ana meyve türlerinde ileri işleme oranı %38,4’e ulaştı; kuru meyve, meyve suyu ve konsantre, bitkisel yağ, ezme ve toz ürünler üretildi. Tuzlu arazilerin değerlendirilmesi için 2025 sonunda seralarda kayısı yetiştirme projesi onaylandı. Projede mikroiklimin düzenlenmesi, tuzlu toprakların iyileştirilmesi ve su ile gübrenin hassas uygulanması öngörülüyor. Hesaplanan hedefler su ve gübre kullanım verimliliğinde %15, verimde %20 artış ve meyvelerin yaklaşık iki hafta daha erken olgunlaşması. Bu sonuçlar proje parametreleri olarak veriliyor; gerçekleşmiş üretim sonucu olarak sunulmuyor.

ABD'de Patates Kist Nematoduyla Mücadelede Başarı Sağlandı
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber

ABD'de Patates Kist Nematoduyla Mücadelede Başarı Sağlandı

ABD'nin Idaho eyaletindeki 120 akrelik (yaklaşık 48,6 hektar) bir patates tarlası, 19 yıl boyunca federal düzenleme altında tutulduktan sonra 2 Temmuz 2025'te tamamen deregüle edildi. Bingham County'deki tarla, soluk kist nematodu olarak bilinen Globodera pallida'dan arındırıldığı belirlenerek yeniden patates üretimine açıldı. Bu, ABD'de söz konusu nematod programından tamamen çıkarılan ilk tarla oldu. Tarlanın serbest bırakılması; sıkı sanitasyon protokolleri, tekrarlanan toprak fümigasyonu, nematodun konukçusu olan bitkilerin ekimine yönelik kısıtlamalar ve çok sayıda toprak örneğinin laboratuvar testinden geçirilmesiyle mümkün oldu. Deregülasyon için tüm analizlerin negatif sonuç vermesi gerekti. Süreç, Idaho'da nematodun kontrol ve eradikasyonunun uzun süreli ve maliyetli olabildiğini gösterdi. Soluk kist nematodu, patates köklerinde beslenen ve çoğalan, toprakta kist içinde bulunan yumurtalarıyla uzun süre canlı kalabilen bir zararlı. Yumurtalar, konukçu bitki bulunmasa bile 30 yıla kadar canlılığını koruyabiliyor. Yoğun istilada verim kaybı %80'e ulaşabilirken, orta düzeyde istilada %15 ila 30 arasında kayıp görülebiliyor; üstelik bitkinin toprak üstü bölümlerinde belirgin belirtiler ortaya çıkmayabiliyor. Nematodun Idaho'daki mevcut yayılımı Bingham ve Bonneville ilçelerinde yaklaşık 13,7 kilometrelik bir yarıçapla sınırlı ve eyaletin patates üretim alanının %1'inden azını kapsıyor. Yayılmada tarım makineleri, hasat ekipmanları, kamyon lastikleri ve toprağı taşıyan diğer araçlar etkili olabiliyor. Bu nedenle düzenlemeler kapsamında ekipmanların basınçlı suyla yıkanması ve buharla sterilize edilmesi isteniyor. Mücadele, patatesin tarladan çıkarılmasıyla sınırlı değil. Patates ekilmeyen dönemlerde nematod popülasyonu doğal olarak azalabilse de kistlerdeki yumurtalar uzun süre canlı kalabiliyor ve patates yeniden ekildiğinde popülasyon hızla artabiliyor. Idaho Üniversitesi araştırmalarında, dirençli patates çeşidiyle tuzak bitkisinin bir arada kullanıldığı çok yıllı münavebenin nematod yoğunluğunu azaltabildiği bildirildi. Tuzak bitkisi, nematodun yumurtadan çıkmasını teşvik ederken yaşam döngüsünü tamamlamasına izin vermiyor.

Ayçiçeği Yetiştiriciliği İçin Embrapa’dan Rehber
Görsel kaynağı: G1 · Özgün haber

Ayçiçeği Yetiştiriciliği İçin Embrapa’dan Rehber

Rio de Janeiro eyaletindeki Paty do Alferes’ten Gilmara Vieira’nın ayçiçeği yetiştirme önerisi talebine Globo Rural yanıt verdi. Haberde, Empresa Brasileira de Pesquisa Agropecuária’nın (Embrapa) Rio Grande do Sul birimi tarafından ücretsiz yayımlanan bir rehberin, ayçiçeği yetiştiriciliği konusunda yol gösterebileceği belirtildi. Rehberde ayçiçeğinin nasıl yönetileceğine ilişkin bilgiler ile bitkiye zarar veren diabrotica ve ayçiçeği böceği gibi zararlıları önlemeye yönelik öneriler yer alıyor. Yayın ayrıca konu hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler için kitap ve kılavuz önerileri de sunuyor.

Topraktaki Fosforun Döngüsü ve Yönetimi
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Topraktaki Fosforun Döngüsü ve Yönetimi

Topraktaki fosfor; mineraller, toprak çözeltisi, organik maddeler ve mikroorganizmalar arasında sürekli dönüşen karmaşık bir sistem oluşturuyor. Fosforun bitkiler tarafından doğrudan alınabilen küçük bölümü, başlıca toprak çözeltisindeki fosfat iyonlarından sağlanıyor. Fosfat ayrıca kil mineralleri ile demir ve alüminyum oksitlerine bağlanabiliyor; organik fosfor da mikroorganizmaların etkisiyle bitkilerin kullanabileceği inorganik formlara dönüşebiliyor. Hasat sırasında ürünün veya bitkinin diğer bölümlerinin tarladan çıkarılması, fosforun artıklar ya da organik gübrelerle geri verilmemesi halinde toprak rezervini azaltıyor. Fosfor, erozyon ve yüzey akışıyla su kaynaklarına taşınabiliyor. Yıkanma birçok toprakta erozyon ve yüzey akışına kıyasla daha sınırlı olsa da fosforun biriktiği veya suyun öncelikli akış yolları oluşturduğu koşullarda önem kazanabiliyor. Etkili fosfor yönetiminin yalnızca gübre uygulamasından ibaret olmadığı belirtiliyor. Amaç, bitkinin erişebileceği yeterli fosforu korurken fosforun bağlanmasını, aşırı birikmesini, taşınmasını ve çevresel zararını azaltmak. Bu kapsamda düzenli toprak analizi, uygun bitki artıklarının toprağa döndürülmesi, organik maddenin korunması ve toprak biyolojik aktivitesinin geliştirilmesi öneriliyor. Kaynak, materyalin eğitim amacı taşıdığını belirtiyor.

New York Çiftliğinin Çiğ Süt Satışı Listeria Testi Sonrası Yasaklandı
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

New York Çiftliğinin Çiğ Süt Satışı Listeria Testi Sonrası Yasaklandı

New York eyaletindeki yetkililer, Lee Center’da bulunan Big Brook Farm’ın çiğ sütünü tüketmeme uyarısı yaptı. Çiftlikteki sütten eyalet müfettişi tarafından alınan numunede Listeria monocytogenes tespit edildi; takip testleri de bakterinin varlığını doğruladı. Bunun üzerine çiftliğin çiğ süt satışı, yapılacak testler ürünün patojenden ari olduğunu gösterene kadar yasaklandı. Food Safety News’in aktardığı uyarı 30 Eylül’de yayımlandı. 1 Ekim itibarıyla bu sütle bağlantılı doğrulanmış bir hastalık bildirilmedi. Ancak Listeria enfeksiyonunun belirtilerinin maruziyetten sonra ortaya çıkmasının 70 güne kadar sürebileceği belirtildi. Yetkililer, söz konusu çiğ sütü tüketen ve hastalık belirtileri yaşayan kişilerin tıbbi yardım almasını ve olası Listeria maruziyeti hakkında doktorlarını bilgilendirmesini istedi. Pastörize edilmeyen çiğ süt, Listeria’nın yanı sıra Salmonella ve E. coli gibi zararlı bakterileri de taşıyabiliyor. Enfeksiyon; kusma, bulantı, sürekli ateş, kas ağrısı, şiddetli baş ağrısı ve ense sertliği gibi belirtilere yol açabiliyor. Hamileler, yaşlılar, küçük çocuklar ve bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler ciddi hastalık, yaşamı tehdit eden enfeksiyonlar ve diğer komplikasyonlar açısından özellikle risk altında bulunuyor. Haberde, Big Brook Farm’ın sütüyle ilgili 2024’te de Listeria monocytogenes tespit edilmesinin ardından benzer bir uyarı yayımlandığı belirtildi. Çiğ sütün eyaletler arasında satışının ise yasa dışı olduğu kaydedildi.

Brezilya’da İkinci Ürün Mısır Hasadı %98,1’e Ulaştı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da İkinci Ürün Mısır Hasadı %98,1’e Ulaştı

Brezilya’da 2026 ikinci ürün mısır hasadı ekili alanın %98,1’ine ulaştı. Companhia Nacional de Abastecimento (Conab) verilerine göre hasat, ülkenin başlıca üretim bölgelerinde büyük ölçüde tamamlanma aşamasına geldi. Mato Grosso, Goiás, Tocantins, Maranhão, Bahia ve Piauí’de çalışmalar sona ererken, Pará ve Mato Grosso do Sul’da son işlemler yürütülüyor. Minas Gerais’te de hasat neredeyse tamamlandı. Yağışlar bazı bölgelerde çalışmaları yavaşlattı. São Paulo’da hafta boyunca etkili olan kuvvetli yağışlar biçerdöverlerin tarlaya girişini engellerken, Paraná’da alanların %93’ü hasat edildi. Bu eyalette yağışlar operasyonlarda kesintilere ve kuvvetli rüzgârların bazı bitkileri yatırmasına neden oldu. Buna karşılık, ikinci ürün hasadı devam eden bazı bölgelerde yağışların azalmasıyla çalışmalar sürdü. 2026/27 ilk ürün mısır ekimi ise öngörülen alanın %17,6’sına ulaştı. Rio Grande do Sul’da ekim, planlanan alanın yarısını aşarken, soğuk hava koşullarının ardından 6 ve 7 Eylül’de görülen donlar gelişme dönemindeki bazı alanlarda hasara yol açtı. Santa Catarina ve Paraná’da da ekim devam ediyor. Ancak aşırı nem, bitkilerin çıkışında sorun riskini artırıyor; mısır kök kurdu, yaprakdelen ve çeşitli zararlılar için izleme yapılıyor. Brezilya’nın ağustos sonuna kadar gerçekleştirdiği mısır ihracatı 14,5 milyon ton oldu. Bu miktar, geçen yılın aynı dönemindeki 15,7 milyon tonun altında kaldı. Arco Norte limanlarının sevkiyatlardaki payı %48,98’e yükselirken, Santos’un payı %27’ye, Paranaguá’nın payı %7,2’ye geriledi. Rio Grande’nin payı ise %10,1’e çıktı.

Rio Grande Do Sul’da Buğdayda Yağış ve Don Riski Artırdı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Rio Grande Do Sul’da Buğdayda Yağış ve Don Riski Artırdı

Brezilya’nın Rio Grande do Sul eyaletinde buğday sezonu kritik bir aşamaya girerken, yağışlar, eylül ayındaki donlar ve başak hastalıkları üretim riskini artırıyor. Emater/RS-Ascar’ın 1 Ekim tarihli verilerine göre ekili alanların %57’si tane doldurma döneminde, %19’u çiçeklenmede, %21’i fizyolojik olgunlaşmada bulunuyor; hasat ise alanların %1’inde gerçekleştirildi. Yüksek nem, özellikle çiçeklenme ve başaklanma aşamasındaki tarlalarda giberela başta olmak üzere hastalıkların yayılmasını kolaylaştırıyor. Bazı bölgelerde pas, külleme ve yaprak lekeleri de görülürken, yağış sıklığı ve toprak nemi fungisit uygulamaları için makinelerin tarlalara girişini zorlaştırıyor. Eyaletin bazı kesimlerinde üreticiler, hastalık baskısını sınırlamak amacıyla bitki koruma çalışmalarına yoğunlaşıyor. Eylül ayında yaşanan donlar, etkilenen alanlarda tane dolumunu ve döllenmeyi kesintiye uğratarak verim potansiyelini düşürdü. Granizo ve kuvvetli rüzgâr da özellikle eyaletin Merkez-Batı ve Kuzeybatı bölgelerinde yerel zarara neden oldu. Santiago’da yaklaşık 200 hektarda neredeyse tam kayıp bildirildi; São Francisco de Assis’te ise en az 150 hektar zarar gördü. Bu olayların toplam etkisi henüz hesaplanıyor. Bölgesel koşullar farklılık gösteriyor. Bagé ve Fronteira Oeste çevresinde daha az yağış ve daha fazla güneşlenme, tarlaların gelişimini destekledi. Buna karşılık Santa Maria çevresinde yoğun yağışlar çiçeklenme ve başaklanma dönemindeki alanları etkiledi. Frederico Westphalen’de tarlaların %60’ı tane doldurma dönemindeyken, %2’si hasat edildi. İlk hasat edilen bazı alanlarda hektar başına 2.280 kilogram verim ve 74 hektolitre ağırlığı kaydedildi; bu değerler başlangıçtaki beklentilerin altında kaldı. Emater/RS-Ascar, 2026 sezonunda eyalette 814.220 hektarlık ekim alanı ve hektar başına ortalama 2.701 kilogram verim öngörüyor. Piyasa tarafında, standart hektolitre ağırlığı 78 olan 60 kilogramlık buğday çuvalının ortalama fiyatı haftalık ölçümde %2,56 artarak 71,94 Brezilya realinden 73,78 reale yükseldi. Cruz Alta Tahıl Borsası’nda mevcut buğdayın fiyatı çuval başına 82 real olarak verildi.