ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

506 haber · Sayfa 11

Almanya’da Mısır Hasadı Sonrası Mısır Kurduna Karşı Anız Uyarısı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber

Almanya’da Mısır Hasadı Sonrası Mısır Kurduna Karşı Anız Uyarısı

Almanya’da 2026 mısır hasadının tamamlanmasının ardından üreticilere, mısır kurdunun yeni nesline karşı tarlalarını kontrol etmeleri ve anızları uygun şekilde işlemeleri önerildi. Hasat sonrasında mısır saplarında bulunabilecek larvalar, 2027’de zararlı baskısının sürmesine yol açabilir. Landwirtschaftliche Technologiezentrum Augustenberg (LTZ), bu değerlendirmeyi yararlı organizma üreticisi Biocare’a atıfla aktardı. Mısır kurdu, Almanya’daki birçok mısır üretim bölgesinde yaygın görülüyor; ancak zararlının yoğunluğu bölgelere ve tek tek tarlalara göre değişiyor. Üreticilerin anızlarda delik, talaş, saplardaki beslenme zararları ve bükülmüş bitkiler gibi belirtileri incelemesi, alt sap bölümlerinde larva bulunup bulunmadığını kontrol etmesi öneriliyor. Hasarların karşılaştırılıp kayda geçirilmesi, 2027 bitki koruma planlamasına bilgi sağlayabilir. Larvalar çoğunlukla mısır anızlarında ve sap artıklarında kışlıyor. Bu nedenle mekanik mücadelenin amacı, kış boyunca tarlada mümkün olduğunca az sağlam sap bırakmak. Anızların kırılması, ezilmesi veya parçalanması, larvaların korunaklı kışlama alanlarının bir bölümünü ortadan kaldırabiliyor. Ancak etkili sonuç için mümkün olduğunca çok sapın gerçekten işlenmesi gerekiyor. Anız işlemesinde sap parçalayıcılar, bıçaklı merdaneler, prizma merdaneler ve diskli tırmıklar kullanılabiliyor. Hangi tekniğin uygun olduğu, hasat artığı miktarı ile tarla koşullarına bağlı. Mısır kurdu tarla sınırlarında durmadığı için, aynı bölgedeki çok sayıda işletmenin birlikte hareket etmesi mücadelenin etkisini artırabilir. Daha yoğun bulaşmada üreticilerin 2027 mücadelesini şimdiden planlaması öneriliyor. Seçeneklerden biri, mısır kurdunun yumurtalarını parazitleyen Trichogramma parazitoit arılarının kullanılması. Bu canlıların etkili olabilmesi için yumurta bırakma döneminin başlangıcında tarlada bulunması gerekiyor; uygulama zamanı güve uçuşu, hava koşulları ve izleme sonuçlarına göre belirleniyor.

Yeni Zelanda Yün Kolektifi Odak Alanlarını Belirledi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda Yün Kolektifi Odak Alanlarını Belirledi

Yeni Zelanda Wool Collective CEO’su Ross McIsaac, yeni kolektifin başarılı olabilmesi ve yetiştiricilerin son dönemde elde ettiği iyi getirilerin sürdürülebilmesi için söylem ile eylemin örtüşmesi gerektiğini söyledi. McIsaac, açıklamaları Huntly’nin batısında, Te Akau yakınlarındaki Waimai Valley’de Alastair ve Anne Reeves’e ait Waimai Romney’de düzenlenen açık günde yaptı. McIsaac’e göre kolektif, geleceğe ilişkin vaatlerde bulunmak yerine önceki kuruluşlar Wool Impact ve Campaign for Wool’un son yıllardaki çalışmalarından ve bu çalışmaların sağladığı faydalardan yararlanmayı hedefliyor. Yapı, iki kuruluşu tek çatı altında birleştirerek ve tedarik zincirindeki şirketlerle birlikte çalışarak işbirliğini geliştirmeye çalışıyor. Bu şirketleri kolektife yatırım yapmaya ikna etmek ise önündeki zorluklardan biri olarak görülüyor. Şeffaflık, kolektifin finansmanında temel koşullardan biri olarak öne çıkıyor. McIsaac, çiftçilerin yatırım yapabilmesi için paranın nereye gittiğini ve ne sağladığını bilmesi gerektiğini belirtti. Kolektif, sektörde hâlihazırda yürütülen çalışmaları tekrarlayarak gereksiz maliyet oluşturmak yerine tedarik ve değer zincirlerindeki şirketleri desteklemeyi amaçlıyor. Uzun vadede finansmanın yalnızca yetiştiricilerden gelmemesi ve tedarik zincirindeki şirketlerin de katkı yapması gerektiği ifade edildi. Kolektifin çalışma programı, maliyetleri ve bunların hükümet desteğiyle nasıl güçlendirileceği henüz tamamlanmadı; ayrıntıların yakında paylaşılması bekleniyor. McIsaac, yapının ihtiyaçtan büyük olmayacak şekilde yalın tutulacağını söyledi. Kolektif ayrıca mimarlar ve halı perakendecileriyle çalışarak yünün özelliklerinin daha iyi anlaşılmasını, perakendecilerin tüketicileri doğru bilgilendirmesini ve bu amaçla çiftliklerle kırkım uygulamalarını anlatan videolar hazırlanmasını sağlamaya çalışıyor. McIsaac, yün için daha yüksek bir değer potansiyeli bulunduğuna inandığını, ancak halı gibi ürünlerde fiyat artışları konusunda piyasa hassasiyetlerinin bulunduğunu söyledi. Kolektifin bu alandaki çalışmaları, yünün doğal ve sürdürülebilir özelliklerinin tüketicilere ve ürünü önerecek sektör profesyonellerine daha iyi anlatılmasına odaklanıyor.

Japonya’da Pirinçte Talebe göre Üretim Vurgusu
Görsel kaynağı: JAcom — Tarım Kooperatifleri Gazetesi · Özgün haber

Japonya’da Pirinçte Talebe göre Üretim Vurgusu

Japonya Tarım Bakanı Takebe, pirinçte üretimin talebe göre çeşitlendirilmesini ve tarım yönetiminin duraksamadan sürdürülmesini istedi. Takebe, yeni çeltik politikası ile ABD menşeli patates ithalatının serbest bırakılması konularının gündemde olduğu dönemde göreve geldi. 25 Eylül itibarıyla pirinç üretiminin talep görünümünü yaklaşık 400 bin ton aşması bekleniyor. Takebe, 27. üretim yılı için yalnızca sofralık pirince değil, işlenmiş pirinç, pirinç unu ve ihracata yönelik pirinçte talep oluşturmaya odaklanılacağını belirtti. Fiyatların yeniden yatırım ve üretimin devamını mümkün kılacak düzeyde olması gerektiğini söyleyen Takebe, maliyet göstergelerine dayalı fiyat görüşmelerini teşvik eden gıda sistemi yasasının uygulanacağını ifade etti. Yeni çeltik politikasında destek birimlerinin üreticiyi motive etmesi ve verimi artırmaya yöneltmesi gerektiğini belirten Takebe, üretim sahasından mevcut su kullanımı politikası düzeyinin korunması yönünde talep geldiğini söyledi. Desteklerin bütçe hazırlığı sürecinde kararlaştırılacağını kaydetti. Üretim girdilerindeki maliyet artışının üreticilerde maliyetin altında üretim yapma endişesi yarattığı, Orta Doğu’daki gerilim nedeniyle maliyetlerin öngörülemez olduğu aktarıldı. Takebe ayrıca, ABD patatesi ithalatında zararlı organizmaların giriş riski bilimsel olarak giderilemezse izin verilmeyeceğini söyledi.

Papaya, Kavun ve Mango Brezilya Meyvelerinde İhracat Avantajında Öne Çıktı
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Papaya, Kavun ve Mango Brezilya Meyvelerinde İhracat Avantajında Öne Çıktı

Cepea’nın dokuz Brezilya meyvesini inceleyen araştırmasına göre papaya, kavun ve mango, Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlük (VCR) sıralamasında öne çıktı. 2016-2024 döneminde değerlendirilen dokuz meyvenin yedisi VCR göstergesini artırdı. Araştırma, Hortifruti Brasil dergisinin ekim sayısında yayımlandı ve Brezilya meyveciliğinin uluslararası pazardaki varlığını artırma ve sürdürme koşullarını ele aldı. Limon ve misket limonu, karpuz, üzüm ve avokado da aynı dönemde göstergede ilerleme kaydetti. Muz ve elmanın üretim zincirleri ise daha çok iç pazarın tedarikine yönelmiş olarak değerlendirildi. Faostat ile Brezilya hükümetinin Comex Stat sistemi verileriyle hesaplanan VCR, her meyvenin Brezilya ihracatındaki payını dünya meyve ihracatındaki payıyla karşılaştırıyor. Cepea’ya göre gösterge, göreli ihracat uzmanlaşmasını ölçüyor; doğrudan rekabet gücü veya kârlılık değerlendirmesi anlamına gelmiyor. Avokado, Brezilya’nın dış satımındaki genişlemenin öne çıkan örneklerinden biri oldu. Meyvenin ihracat geliri cari değerlerle 2016’da 6,8 milyon ABD dolarından 2024’te 36,2 milyon ABD dolarına yükseldi. Çalışmaya göre bu artışı başlıca hass çeşidi destekledi. Ancak genişlemenin kalıcı olması için üretim ölçeğinin ve verimliliğin artırılması, dış pazara uygun kalite standartlarının karşılanması ve ürün koşullarının taşıma ile dağıtım boyunca korunması gerekiyor. Araştırma, rakip ülkelerin arzının düşük olduğu dönemlerden yararlanabilmek için lojistik ve planlamanın önemine işaret ediyor. Brezilya meyvesinin hedef pazarlara doğru zamanda ulaşması ve alıcıların talep ettiği kaliteyi koruması gerekiyor. Uluslararası varlığın sürdürülmesi ayrıca maliyetlerin kontrolüne, kayıpların azaltılmasına, pazarların çeşitlendirilmesine ve üreticilerle zincirin diğer aktörleri için kârlılığın güvence altına alınmasına bağlanıyor.

Arjantin’de Yağışlar Mısır ve Ayçiçeği Ekiminin İlerlemesini Yavaşlattı
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Yağışlar Mısır ve Ayçiçeği Ekiminin İlerlemesini Yavaşlattı

Arjantin’de su rezervlerindeki iyileşmeye rağmen mısır ve ayçiçeği ekimi son yağışlar nedeniyle yavaşladı. Buenos Aires Tahıl Borsası’nın Haftalık Tarım Görünümü’ne göre ticari dane mısır ekimi, 2026/27 sezonu için öngörülen 8,4 milyon hektarın %34,8’ine ulaştı ve önceki kampanyanın yaklaşık 5 puan önünde ilerledi. Çalışmalar tarım alanının merkez ve batısında sürerken, merkez ve güneydeki yağışlar yeni parsellerin ekime alınma hızını düşürdü. Orta-Kuzey Córdoba’da yağış eksikliği nedeniyle ekilemeyen parsellerin geç ekime yönelmesi bekleniyor. Ekili mısırın durumu çoğunlukla normal ile iyi arasında, su mevcudiyeti ise yeterli ile optimum arasında değerlendirildi. Düşük sıcaklık ve düşük radyasyon bazı parsellerde çıkış sorunları ile sararmaya neden oldu. Ayçiçeği ekimi haftalık bazda 5,8 puan ilerleyerek öngörülen 3,1 milyon hektarın %41,9’una ulaştı. Bu oran tarihsel ortalamanın 11,6, son beş kampanya ortalamasının ise 6,6 puan üzerinde bulunuyor. Ancak güney bölgelerinde yağışlar ve düşük sıcaklıklar çalışmaları yavaşlatırken, yağışların devam edeceğine ilişkin tahminler ekim planlarının tamamlanması konusunda belirsizlik yaratıyor. Buğdayda kuzey tarım alanında tekrarlanan yağışlar ve yüksek nem, fizyolojik olgunluğa ulaşan parsellerde hasadın başlamasını geciktirdi. Beklenen verimler hektar başına 10-40 kental arasında değişirken, Kuzeybatı Arjantin’de yaklaşık 20, Kuzeydoğu Arjantin’de 30 kental ortalama öngörülüyor. Merkezin bazı kesimlerinde ise kardeş sürgünü kaybı ve don hasarı nedeniyle önceki kampanyaya göre %10-30 düşüş bekleniyor. Arpada ekim yağışları su rezervlerini iyileştirse de batı Buenos Aires’te don hasarı verim kayıplarına yol açtı ve beklenti yaklaşık 40 kentalde kaldı. Diğer bölgelerde tahmini verimler hektar başına 35-60 kental arasında. Güneybatı Buenos Aires-Güney La Pampa’da su eksikliği ve düşük radyasyon verimi sınırlayabilir; Güneydoğu Buenos Aires’te ürün genel olarak iyi durumda ancak gelişim geriden geliyor.

Batı Şeria’da Çit ve Saldırılar Filistinli Çiftçilerin Arazilere Erişimini Kısıtlıyor
Görsel kaynağı: The Journal · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria’da Çit ve Saldırılar Filistinli Çiftçilerin Arazilere Erişimini Kısıtlıyor

İşgal altındaki Batı Şeria’da Sinjil sakinleri, İsrail ordusunun Route 60 boyunca inşa ettiği çitin tarım arazilerine ve komşu bölgelere erişimi kısıtladığını söylüyor. Beş metre yüksekliğinde ve dikenli tellerle çevrili metal çit, kasabaya giriş çıkış için yalnızca denetimli bir rota bıraktı. İsrail ise uygulamanın otoyoldaki yerleşimcilere yönelik saldırıları önlemeyi amaçladığını belirtiyor. İsrail makamları çit için Şubat 2024’te yaklaşık 30 dönüm, aynı yılın ağustos ayında da 15 dönüm Filistin mülkiyetindeki araziyi tahsis etti. Eylül ayında arazide çalışma başlarken 200’den fazla ağaç söküldü; bunların 135’inin zeytin ağacı olduğu belirtildi. Sinjil Belediye Başkanı Moataz Tawafsha, yaklaşık 100 ailenin topraklarından koparıldığını ve bu nedenle geçim kaynaklarından mahrum kaldığını söyledi. Kasabada ekonomik sıkıntının arttığını belirten Tawafsha, İsrail’de işçi olarak çalışan bazı kişilerin son üç yıldır çalışma izinlerinin iptal edilmesi nedeniyle işlerine gidemediğini aktardı. Sinjil çevresindeki baskının yalnızca çitle sınırlı olmadığı belirtildi. Nisan 2025’te kasabanın güneyinde özel mülkiyetteki Filistin arazisinde yeni bir yerleşimci karakolunun ortaya çıkmasının ardından bir dizi baskın yaşandı. Birleşmiş Milletler, dört evin yakıldığını, hayvanların çalınıp öldürüldüğünü ve bölge sakinlerine saldırıldığını belgeledi; en az 35 kişinin yaralandığı bildirildi. 11 Temmuz 2025’te ise Sinjil ve komşu Al-Mazra’a ash-Sharqiya çevresinde arazilerinde çalışan çiftçilere yönelik yerleşimci saldırısında iki Filistinli erkek öldürüldü. Ramallah’ın doğusundaki yaklaşık 5 bin nüfuslu Deir Jarir’de de zeytin ağaçlarının yakıldığı veya kesildiği, tarım arazilerinin zarar gördüğü ve hayvanların hedef alındığı aktarıldı. Belediye meclisi üyesi Adel, saldırılar ve hareket kısıtlamalarının köyün tarım ekonomisini zayıflattığını, daha önce yerel üretimin temel unsurlarından olan zeytinyağının artık başka yerlerden getirildiğini söyledi. Kısıtlamalar nedeniyle çocukların haftada yalnızca üç gün okula gidebildiği, Ramallah’a gidenlerin ise kontrol noktaları nedeniyle saatlerce trafikte kaldığı belirtildi. Temmuz 2026’da Deir Jarir’de yerleşimciler ve İsrail güçlerinin dahil olduğu bir baskında belediye meclisi üyesi Odeh Abdul Rahim Odeh Farakhneh ile Ahmad Adel Abu Mukho öldürüldü. OCHA’ya göre İsrail güçleri, yerleşimcilerin koyunları ele geçirmeye çalışmasının ardından toplanan kalabalık sırasında iki kişiyi vurdu. İsrail ordusu ise askerlerin saldırıya uğramalarının ardından ateş açtığını söyledi; bölge sakinleri güçleri yerleşimcileri korumakla suçladı. Adel, köy ve çevresinde yerleşimci faaliyetleriyle bağlantılı olaylarda yedi kişinin öldürüldüğünü ve saldırıları bildiren bir çiftçinin gece boyunca gözaltında tutulduğunu aktardı.

Şehbaz Şerif Pakistan Tarım ve Gıda Sektörlerini Modernleştirme Taahhüdünü Yineledi
Görsel kaynağı: Associated Press of Pakistan · Özgün haber

Şehbaz Şerif Pakistan Tarım ve Gıda Sektörlerini Modernleştirme Taahhüdünü Yineledi

Pakistan Başbakanı Muhammed Şehbaz Şerif, hükümetin tarım ve gıda sektörlerini modernleştirme taahhüdünü yineledi. Şerif, bu yaklaşımın ülkenin gıda güvenliğini güçlendirmesini hedeflediğini belirtti. Modernleştirme kapsamında bilimsel araştırma ve teknolojik yenilikten yararlanılması, ayrıca çiftçilere yönelik desteğin iyileştirilmesi öngörülüyor. Açıklamada, bu unsurların ulusal gıda güvenliğini güçlendirme amacı taşıdığı ifade edildi.

Moldova’da Çiftçilere Japonya Destekli Tarım Ekipmanı Finansmanı Planlanıyor
Görsel kaynağı: Deschide.md · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Çiftçilere Japonya Destekli Tarım Ekipmanı Finansmanı Planlanıyor

5 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Moldova hükümeti, Japonya ile yürütülen tarım makineleri ve ekipmanlarının modernizasyonu projesinin devamı için müzakerelerin başlatılmasını ve anlaşmanın imzalanmasını onayladı. Yeni aşamada, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansının (JICA) desteğiyle yaklaşık 55 milyon dolara kadar finansman sağlanması öngörülüyor. Çiftçiler bu kaynakla modern tarım makineleri, sulama sistemleri, dijital çözümler ile ürünlerin depolanması ve işlenmesine yönelik ekipman alabilecek. Finansmanın 20 yıl vadeyle ve altı yıllık ödemesiz dönemle verilmesi planlanıyor. Faiz oranı %3,2 olacak; ekipmanlar piyasa fiyatından %10-15 daha düşük maliyetle taksitli alınabilecek. Krediyi devlet değil, yararlanıcı çiftçiler geri ödeyecek. Geri ödenen kaynakların yeni tarımsal yatırımlarda kullanılması öngörülüyor.

Irak ve Çekya Su Kıtlığına Karşı Teknoloji ve Su Hasadını Görüştü
Görsel kaynağı: Al-Naeem News · Özgün haber

Irak ve Çekya Su Kıtlığına Karşı Teknoloji ve Su Hasadını Görüştü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Irak Su Kaynakları Bakanı Müsenna et-Tamimi ile Çekya’dan bir heyet, su kıtlığıyla mücadelede modern teknolojilerin kullanılması ve su hasadı barajlarının kurulmasını görüştü. Toplantıda ayrıca iki ülke arasındaki iş birliği, su yönetimi ve sulama altyapısının geliştirilmesi için deneyim paylaşımı ele alındı. Görüşmelerde, Irak’taki stratejik su projelerinde yeni teknolojilerden yararlanılması ve su kaynakları sektörünün güncellenmesine yönelik planlar üzerinde duruldu. Taraflar, su hasadı barajlarının yanı sıra su kıtlığı ile iklim değişikliğinin yol açtığı sorunlara karşı uygulanabilecek planları değerlendirdi. Bu başlıklar, Irak hükümetinin su kaynakları sektörünü modernleştirme öncelikleriyle ilişkilendirildi. Irak Su Kaynakları Bakanlığı, Çekya şirketleri ve uzmanlarının teknik ve teknolojik imkânlarından yararlanmak üzere daha geniş iş birliğine hazır olduğunu bildirdi. Çekya Çevre Bakanlığı müsteşarı da ülkesinin Irak’taki su sektörünü desteklemeye hazır olduğunu, sahip oldukları modern sistemler ve uzmanlıkla su projelerine katkı sunabileceklerini belirtti. Açıklamada bu çözümlerin iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya yardımcı olabileceği ifade edildi.

Lazio'da Tarım İşletmelerine Çeşitlendirme Desteği
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Lazio'da Tarım İşletmelerine Çeşitlendirme Desteği

Lazio Bölgesi, faaliyetlerini çeşitlendirmek isteyen tarım işletmelerinin yatırımlarını desteklemek için 10 milyon avroluk çağrı yayımladı. Csr 2023-2027 kapsamında onaylanan çağrı, geleneksel tarımsal üretimi tamamlayan faaliyetlerin oluşturulmasını, güçlendirilmesini ve niteliğinin artırılmasını finanse ediyor. Destek kapsamına tarımsal turizm, eğitim çiftlikleri, şarap turizmi ve zeytinyağı turizminin yanı sıra tarım ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması ile kırsal turizme bağlı hizmetler giriyor. Kişi refahına yönelik girişimler ve bölgenin doğal, kültürel ve peyzaj kaynaklarını değerlendiren projeler de uygun faaliyetler arasında bulunuyor. Geri ödemesiz katkılar uygun harcamaların %50'sine kadar çıkıyor. Proje başına kamu finansmanı en fazla 300 bin avro, asgari katkı ise 10 bin avro olarak belirlendi. Tedbirle tarım işletmelerinin çok işlevliliğinin, yeni gelir fırsatlarının ve kırsal ekonominin desteklenmesi amaçlanıyor. Lazio Bölgesi Tarım Sorumlusu Giancarlo Righini, çok işlevlilik yatırımlarının işletme gelirlerini güçlendirebileceğini, yeni iş fırsatları yaratabileceğini, kaliteli turizmi teşvik edebileceğini ve kırsal alanlardaki nüfus kaybıyla mücadeleye katkı sağlayabileceğini belirtti. Başvuruların 5 Şubat 2027'ye kadar yapılması gerekiyor.

Batı Şeria'da Zeytin Üreticileri Şiddet Korkusuyla Erken Hasada Başladı
Görsel kaynağı: The Sun Malaysia · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria'da Zeytin Üreticileri Şiddet Korkusuyla Erken Hasada Başladı

Batı Şeria'daki bazı Filistinli zeytin üreticileri, 27 Ekim'deki İsrail seçimi öncesinde yerleşimci şiddetinin artacağı endişesiyle hasada erken başladı. Burqa yakınlarında üretim yapan çiftçi Abdellatif Bazzari, tarlasının yarısını sezon başlamadan topladı. Bazzari, bir baskında yaralandığını, kuzeninin öldürüldüğünü ve kalan zeytinleri ordu koruması olmadan toplamaya dönmekten korktuğunu söyledi. Bazzari'nin anlatımına göre yaklaşık 15-20 yerleşimci, 7 Ekim'de ailesinin elle zeytin topladığı tarlaya baskın düzenleyerek aile üyelerini dövdü. Bazzari, kuzeni Ali'nin ordu müdahalesi sırasında vurularak öldüğünü ve ambulansın olay yerine ulaşmasının engellendiğini savundu. İsrail ordusu ise birliklerin, bir İsrailli sivilin taş atılması sonucu yaralandığı yönündeki ihbarın ardından gönderildiğini açıkladı; ordu, bir komutanın şüpheli nesne taşıdığı belirtilen bir kişiyi etkisiz hale getirdiğini bildirdi. Bir aydan uzun süren zeytin hasadı, aile, arkadaş ve işçilerin katılımıyla çoğunlukla elle yapılıyor. Filistin Yönetimi Tarım Bakanlığı, resmi hasat başlangıcı olan 15 Ekim'den önce yerleşimcilerle zeytinler bağlantılı 300 olay kaydettiğini açıkladı. İsrailli insan hakları kuruluşu Yesh Din ise yerleşimcilerin zeytin çuvallarını aldığı veya Filistin topraklarından doğrudan hasat yaptığı 100 hırsızlık bildirdi. Yesh Din, olayların %25'inin İsrail ordusunun bulunduğu sırada gerçekleştiğini belirtti. Birleşmiş Milletler'e göre Filistinlilere yönelik dayak, vandalizm ve kundaklamayı içeren yerleşimci saldırıları yılın ilk yarısında günde ortalama altı olay seviyesindeydi. Zeytinler, Batı Şeria'nın tarımsal gayrisafi yurt içi hasılasının tahminen %15'ini oluşturuyor. Bazzari ayrıca baskın sırasında merdiven, tırmık ve zeytin toplamada kullanılan brandaların çalındığını söyledi.

Kıbrıs’ta Yağışlar Tarım İçin Şimdilik Faydalı
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber

Kıbrıs’ta Yağışlar Tarım İçin Şimdilik Faydalı

Kıbrıs’ta tarım örgütleri, dünkü kötü hava koşullarının şu ana kadar tarım sektöründe önemli bir zarara yol açmadığını ve yağışların faydalı olduğunu bildirdi. EKA Genel Sekreteri Panikos Chambas, yağışların özellikle tahıl üreticileri ile diğer ekili alanlar için yararlı olduğunu söyledi. Chambas, yağışın özellikle dağlık bölgelerde yoğunlaştığını, toprağın suyu çektiğini ve şimdilik geri vermediğini belirtti. Lympia’daki bazı çiftliklerde birkaç saat elektrik kesintisi yaşandı; elektrik kurumu konuyla ilgilendi. PEK Başkanı Christos Papapetrou ise varsa zararların önemsiz olduğu için bildirilmediğini aktardı.

Küresel Wagyu Sektöründe Büyüme İçin İş Birliği ve İzlenebilirlik Vurgusu
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Wagyu Sektöründe Büyüme İçin İş Birliği ve İzlenebilirlik Vurgusu

Küresel Wagyu sektörünün büyüme potansiyelini değerlendiren uluslararası dernek temsilcileri, yüksek fiyatlı sığır eti markasının bütünlüğünün korunması, pazar erişiminin geliştirilmesi ve istikrarlı ticari arzın sağlanmasının kritik olduğunu belirtti. Açıklamalar, Güney Afrika’nın Western Cape bölgesindeki Somerset West’te 13 Ekim’de düzenlenen Dünya Wagyu Konferansı’nda yapıldı. Wagyu South Africa’nın ev sahipliği yaptığı konferans “Tek Irk. Tek Vizyon” temasıyla gerçekleştirildi. Dünya Wagyu Konseyi Başkanı Richard Saunders, kuruluşun 2015’teki beş kurucu üyeden 14 üyeye ulaştığını söyledi. Saunders, küresel genetik ve sığır eti pazarlarında rekabet eden ulusal dernekler arasında bilgi ve uzmanlık paylaşımının önemine dikkat çekti. Bu iş birliğinin genetik gelişimi hızlandırabileceği, Wagyu markasını koruyabileceği ve sektörün küresel sığır eti pazarındaki payını artırmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Konferansta izlenebilirlik ve sertifikasyon, Wagyu etinin özgünlüğünü ve yüksek fiyatlı niteliğini korumanın temel araçları arasında gösterildi. Amerikan Wagyu Birliği İcra Direktörü Jerry Cassady, yüksek fiyatların, ırkın itibarından yararlanarak gerekli standartları karşılamayan ürünleri pazarlamak isteyenler için fırsat oluşturduğunu söyledi. ABD’de bu riski azaltmak amacıyla sıkı mermerleşme koşulları içeren markalı sığır eti programları geliştirildi. Britanya’daki British Wagyu Assured programında DNA ile baba doğrulaması, çiftlikteki kimliklendirmeden kesime kadar izlenebilirlik ve bağımsız denetimler birlikte uygulanıyor. Sistemin perakendeciler ile tüketicilerde güven oluşturduğu ve Waitrose ile Aldi gibi büyük süpermarket zincirleriyle ilişkileri desteklediği aktarıldı. Güney Afrika da 2018’de başlatılan Sertifikalı Wagyu Eti programıyla ürün özgünlüğü ve kalitesine yönelik güvence sağlamayı amaçlıyor. Ülkenin kayıtlarında 7 binden fazla tam kan ve safkan hayvan ile yaklaşık 28.500 sertifikalı program hayvanı bulunuyor. Ulusal sektörlerin arz ve pazar erişimi koşullarının farklı olduğu da konferansta ortaya kondu. Uruguay, ırk özgünlüğü ve karkas kalitesini kapsayan bir Wagyu sertifikasyonu geliştirmeye çalışırken yıllık yaklaşık 2.000 tam kan ve safkan ile 30.000 F1 buzağı üretiyor. Almanya’da küçük üreticilerin dağınık yapısı büyük perakendecilerle sözleşme kurmayı zorlaştırıyor; merkezi bir yemlik veya pazarlama tesisinin üretimi birleştirerek daha düzenli arz sağlayabileceği belirtiliyor. İsviçre’de artan iç talebin önemli bölümü ithalatla karşılanırken, yüksek ihracat maliyetleri üreticileri iç pazara bağlıyor. Britanya’da ise perakendecilik ortaklıkları, finansman ve geri alım düzenlemeleri daha istikrarlı tedarik zincirlerinin kurulmasına yardımcı oluyor.

Ayva ve Muşmula ne Zaman Hasat Edilir, Nasıl Saklanır?
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Ayva ve Muşmula ne Zaman Hasat Edilir, Nasıl Saklanır?

Ayva ve muşmula, sofralarda daha seyrek yer alsa da mutfakta değerli ürünler olarak öne çıkıyor. Her iki meyvenin de uygun işlemlerle daha uzun süre saklanabildiği belirtilirken, hasat zamanının doğru seçilmesi önem taşıyor. Ayva tam olgunlaşmadan depolanabilirken, muşmulanın ağaçta olgunlaştıktan sonra bir süre daha yumuşaması yararlı olabiliyor. Ayva genellikle eylül sonundan kasım başına kadar olgunlaşıyor; ancak bu dönem hava durumuna, çeşide ve yetişme yerine göre değişiyor. Hasat kararı yalnızca takvime göre verilmemeli; meyvenin rengi, giderek belirginleşen kokusu ve genel durumu da dikkate alınmalı. Ayvanın şiddetli sonbahar donlarından önce toplanması önerilir. Hasat sırasında ezilen veya zarar gören meyveler daha kolay bozulduğu için dikkatli taşınmaları gerekiyor. Sağlıklı ve hasarsız ayvalar, serin, kuru ve iyi havalandırılan bir yerde, yaklaşık 0–5 Celsius derecede 2–3 ay kalite kaybı olmadan saklanabiliyor. Bu süre çeşide, hasat olgunluğuna ve neme göre değişebiliyor. Depolama öncesinde meyvelerin yıkanmaması, tek kat halinde ve birbirine baskı yapmayacak şekilde yerleştirilmesi gerekiyor. Yumuşayan, lekelenen veya çürümeye başlayanlar ayrılmalı; fazla ürün ise ayva peyniri ya da konserveye işlenerek sezon sonrasına taşınabiliyor.

Cezayir’in Buğday Alımı Romanya’yı Olası Tedarikçiler Arasına Taşıdı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Cezayir’in Buğday Alımı Romanya’yı Olası Tedarikçiler Arasına Taşıdı

Cezayir Devlet Tahıl Ajansı OAIC, salı günü tamamlanan uluslararası ihalede yaklaşık 750.000 ton ekmeklik buğday aldı. Tüccarların tahminine göre alım fiyatı, taşıma dahil C&F koşuluyla ton başına 326-326,50 dolar oldu. İhalede tedarikçi menşeleri kesinleştirilmezken Romanya, Bulgaristan, Arjantin ve Baltık bölgesi olası kaynaklar arasında gösterildi. Baltık limanlarından sevk edilen Rus buğdayının da olası teslimatlar arasında bulunduğu belirtildi. Cezayir’in piyasaya dönüşü, yaklaşık bir ay önceki çok yıllı zirvelerden gerileyen fiyatların ithalatçıları yeniden alıma teşvik etmesinin ardından gerçekleşti. Eylüldeki ihalede 500.000 ton buğday için ton başına 319-321 dolar C&F ödenmişti. Yeni ihalede fiyatın eylüle göre yaklaşık 5-7,5 dolar, ağustosa göre ise yaklaşık 37 dolar yükseldiği ve ağustosa kıyasla artışın yaklaşık %13’e ulaştığı aktarıldı. İhale fiyatı tüccar tahmini olarak verildiği için resmi fiyat olarak kesinleştirilmedi. Romanya’nın Köstence Limanı’ndaki piyasa hareketlerinde 14 Ekim’de DAP ekmeklik buğday fiyatı ton başına 239 avroya çıktı ve günlük bazda %0,8 arttı. Yemlik buğday %0,5 yükselirken yemlik arpa %1,4 geriledi; mısır, ayçiçeği ve kolza fiyatları değişmedi. Euronext’te aralık buğday kontratı da %1,4 artışla ton başına 246,75 avroya yükseldi. Köstence’deki DAP fiyatı ile Cezayir ihalesindeki C&F fiyatının farklı teslim koşullarını yansıttığı belirtildi. Fransa’da FranceAgriMer, 2026/27 sezonunda AB dışına yapılacak yumuşak buğday ihracatı tahminini 6,3 milyon tondan 6,5 milyon tona çıkardı. Kurum, aynı sezon için yumuşak buğday nihai stok tahminini 3 milyon tondan 2,7 milyon tona, arpa tahminini 1,6 milyon tondan 1,5 milyon tona ve mısır tahminini 1,5 milyon tondan 1,1 milyon tona indirdi. Mısır stokundaki düşüş 400.000 tonla en büyük revizyon oldu. Ukrayna’da ayçiçeği tohumu fiyatları tek haftada ton başına 10 dolar gerileyerek, %48 standart yağ içeren ve işleme tesislerine teslim edilen ürün için KDV hariç 320-340 dolara düştü. Hasat 3,44 milyon hektardan 7,44 milyon tona ulaşarak tahmini alanın %66’sına çıktı. Rus saldırıları ve lojistik engellerin işleme ile ihracatı aksattığı, ekim ayının ilk günlerinde ihracata yönelik bitkisel yağ demiryolu taşımalarının eylül hızına göre %17,3 azaldığı bildirildi. Ayçiçek yağı Türkiye teslimi (CIF) 1.320-1.340 dolar/ton fiyatla teklif edilirken, taşıma güçlükleri ihracatçıların bu fiyatlardan yararlanmasını engelliyor ve bazı fabrikalar geçici olarak faaliyetlerini durdurma riski taşıyor.

CropLife India’dan Rabi 2026-27 İçin Dört Maddelik Danışmanlık
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

CropLife India’dan Rabi 2026-27 İçin Dört Maddelik Danışmanlık

CropLife India, Hindistan’da Rabi 2026-27 sezonu için tohum, ekim, tarla gözlemi ve girdi tedarikini kapsayan dört maddelik bir danışmanlık yayımladı. Araştırma ve geliştirme odaklı bitki bilimi şirketlerini temsil eden derneğin üye şirketleri, Hindistan bitki koruma pazarının yaklaşık %70’ini oluşturuyor. Danışmanlık, 2015’ten bu yana en zayıf muson döneminin ardından girdilerin koşullara göre ve dikkatli kullanılmasını amaçlıyor. Önerilerde, buğdaydaki rastık ile nohuttaki solgunluk ve kuru kök çürüklüğü gibi hastalıklara karşı ekim öncesi tohum ilaçlaması öne çıkarılıyor. Termit mücadelesinin yalnızca geçmişte istilanın görüldüğü ve uygulamanın etkili olması için toprak neminin yeterli olduğu tarlalarda yapılması isteniyor. Nem koşulları elverdiğinde ekim ayının ikinci yarısında ekilen hardalın çiçeklenme döneminde daha düşük yaprak biti baskısıyla karşılaşabileceği belirtiliyor. Buğday yaprak bitine karşı müdahalenin ise sabit takvim yerine düzenli tarla gözlemine dayanması ve zararlı sayısı sürgün başına 10-15’i aştığında yapılması öneriliyor. Çiftçilere ürünleri yalnızca yetkili bayilerden, fatura karşılığında almaları ve kullanımdan önce son kullanma tarihini kontrol etmeleri tavsiye ediliyor. CropLife India, zor sezonun kaçak ürünlerin çiftçilere ulaşma riskini artırdığını belirterek yetkisiz ticarete karşı denetim, çevrim içi satışlarda lisans doğrulaması ve ürün izlenebilirliği çağrısı yaptı. Genel Sekreter Durgesh Chandra, düzensiz toprak neminin ürünlerin kuruluşunu, zararlı ve hastalık davranışını ve girdilerin etkinliğini etkilediğini söyledi. Hindistan Meteoroloji Dairesi, güneybatı musonunun uzun dönem ortalamasının %87’sinde kaldığını, güney ve doğu bölgelerindeki yağış oranlarının ise %76 ve %74 olduğunu açıkladı. Merkez ayrıca El Niño’nun bazı yağmurla beslenen alanlarda fazla nem, bazılarında ise uzun süreli nem stresi yaratabileceğini belirtti.

Takaichi, Takebe'yi Japonya'nın Yeni Tarım Bakanı Atadı
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Takaichi, Takebe'yi Japonya'nın Yeni Tarım Bakanı Atadı

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Kazuo Yana'nın tartışmalar nedeniyle görevden ayrılmasından bir gün sonra Arata Takebe'yi yeni tarım bakanı olarak atadı. Takaichi, eski kıdemli tarım bakanı yardımcısı Takebe'yi seçerken politika uzmanlığını ve parlamento deneyimini gerekçe gösterdi. Takebe, göreve hızla uyum sağlayarak hükümetin yasama gündeminin yürütülmesine katkı sunacağını söyledi. Atama, hükümetin 12 Aralık'a kadar sürecek 69 günlük olağanüstü parlamento oturumunda gündemini ilerletmeye çalıştığı dönemde yapıldı. Gündemde, tüketim vergisinin geçici olarak düşürülmesini öngören bir tasarının kabul edilmesi de bulunuyor. Takaichi, Takebe'nin özellikle parlamento çalışmalarının yürütülmesinde etkin olmasını beklediğini belirtti. Yana'nın görevde kaldığı dönemde, muhalefet milletvekilleri üst meclisin tarım, ormancılık ve balıkçılık komitesi toplantılarına katılmayı reddetmişti. İktidar ve muhalefet partileri, Yana'nın ayrılmasının ardından bütçe komitesi toplantılarının yapılması konusunda ön anlaşmaya vardı. Bu gelişme, tüketim vergisi tasarısının alt mecliste görüşülmesindeki gecikme riskini azaltmayı amaçlıyor. Hokkaido'dan seçilen 56 yaşındaki Takebe, Temsilciler Meclisi'nde altıncı dönemini sürdürüyor. Daha önce Fumio Kishida hükümetinde tarım, ormancılık ve balıkçılıktan sorumlu kıdemli bakan yardımcılığı yaptı; Liberal Demokrat Parti içinde tarım ve ormancılık biriminin yöneticiliği ile balıkçılık politikaları araştırma komisyonu başkanlığı görevlerinde bulundu. Babası Tsutomu Takebe de daha önce tarım bakanlığı yapmıştı.

Brezilya'nın Soya Küspesi İhracatında Arjantin'e Fark Atması Bekleniyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya'nın Soya Küspesi İhracatında Arjantin'e Fark Atması Bekleniyor

Brezilyalı tarım ve gıda ihracat şirketlerini temsil eden Anec, ülkenin ekim ayında 2 milyon tonun üzerinde soya küspesi ihraç etmesini öngördü. Bu miktar, Brezilya'nın 2025'in aynı ayındaki 1,72 milyon tonluk ihracatının üzerinde bulunuyor. Arjantinli ihracatçılar ise ekim ayı için 1,54 milyon tonluk dış satış beyanı düzenledi. Kaynağa göre Avrupalı ithalatçılar, Avrupa Birliği'nin (AB) 1115 sayılı Ormansızlaşmadan Ari Ürünler düzenlemesi yürürlüğe girmeden önce Brezilya soya küspesi alımlarını hızlandırmaya çalışıyor. Düzenlemenin 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girmesi beklenirken, Brezilya'nın uyum düzeyi konusunda soru işaretleri bulunuyor. Arjantin ise Visec platformuna bağlı üreticiler sayesinde soya küspesi sevkiyatlarını tarladan limana kadar izleyebildiğini belirtiyor. Kaynak, Arjantin ürününün Brezilya soya küspesine göre priminin yakın zamanda arttığını ve bunun Avrupa'daki alıcılar açısından daha düşük arzın yanı sıra ek maliyet riski yaratabileceğini aktarıyor. Aynı dinamiğin yıl sonuna kadar sürmesi ise kesinlik değil, olasılık olarak değerlendiriliyor.

Sonbahar Bahçesinde Ispanak, Salata ve Sarımsak İçin Ekim Önerileri
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Sonbahar Bahçesinde Ispanak, Salata ve Sarımsak İçin Ekim Önerileri

Sonbaharda ıspanak ve bazı salata türleri ekilebilirken, bu uygulamaların başarısı hava durumu, toprağın durumu ve seçilen çeşide bağlı. Bu dönemde amaç her zaman hızlı hasat değil; yeterince güçlenen bitkiler kışı geçirerek ilkbaharda erken gelişmeye başlayabiliyor. Serin havalarda gelişebilen ıspanak için kış soğuklarından önce çimlenme ve ilk gelişim süresinin tamamlanması gerekiyor. Kışlatma düşünülüyorsa dona dayanıklı çeşitlerin tercih edilmesi öneriliyor. Kışlık baş salata ve kıvırcık yapraklı kesme salatalar da değerlendirilebiliyor; ancak özellikle korunaklı alanlarda yetiştirilen bu ürünlerin kışa dayanıklılığı koşullara göre değişiyor. Kuzu kulağı soğuğa daha iyi dayanırken, ılıman havalarda kışın hasat edilebiliyor. Endivyanın ise yalnızca bazı tipleri sonbahar yetiştiriciliğine uygun. Sarımsak dikiminde dişlerin donlardan önce köklenmesine zaman tanınması, ancak fazla erken dikimden kaçınılması gerekiyor. Suyu iyi geçiren toprak önem taşıyor; sürekli nemli ortam dişlerin çürümesine yol açabiliyor. Sarımsak, toprak donmadığı sürece ekim ve kasım aylarında dikilebiliyor ve ürün sonraki yaz hasat ediliyor. Sonbaharda kışlık soğan için uygun arpacıklar ile şalot soğanı da dikilebiliyor. Uygun kışlık soğanlar ilkbaharda erken gelişip erken ürün verirken, kışlamaya elverişli şalotlar sonraki yaz sökülebiliyor. Kışlık taze soğan yetiştiriciliğinde ise bitkinin sürekli donlardan önce köklenmesi gerekiyor.

Portekiz, Svalbard Tohum Deposu'na 334 Yeni Örnek Gönderdi
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

Portekiz, Svalbard Tohum Deposu'na 334 Yeni Örnek Gönderdi

Portekiz, Norveç’teki Svalbard Tohum Deposu’na 334 yeni tohum örneği gönderdi. 13 Ekim’de gerçekleştirilen sevkiyatla ülkenin tesiste saklanan tarımsal örneklerinin toplamı 1.861’e yükseldi. Yeni örneklerin 303’ü fasulye, 18’i börülce ve 13’ü mısır tohumlarından oluşuyor. Bu, Portekiz’in depoya yaptığı beşinci katkı olurken ülke tarımsal çeşitlerinin bir bölümünü burada saklamaya 2018’de başladı. Svalbard’daki tesis, farklı ülkelerden gelen tohumların yedek kopyalarını acil durumlar için koruyor. Orijinal koleksiyonların savaş, doğal afet veya kaza nedeniyle yok olması halinde bu çeşitlerin yeniden kullanılabilmesi amaçlanıyor. Svalbard takımadalarında, Kuzey Kutbu’na yaklaşık 1.300 kilometre uzaklıkta bulunan depo, bölgenin düşük sıcaklıklarından yararlanıyor. Tesiste haziran ayında 1,4 milyondan fazla tohum örneği bulunuyordu. Portekiz’in sevkiyatı, farklı ülkelerdeki 20’den fazla tohum bankasının katkı sunduğu dönemde gerçekleşti. Ukrayna, Lübnan ve Güney Afrika’nın da aralarında bulunduğu bu kuruluşlar tarımsal koleksiyonlarını korumak için örnek gönderdi. İspanya da eylülde binden fazla tarımsal çeşidini depoya ilettiğini açıkladı; bu çeşitler arasında tahıllar, baklagiller ve sebzeler yer aldı.

Şili’de Kırsal Kadın Emeğinin Bir Bölümü İstatistiklerde Görünmüyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Kırsal Kadın Emeğinin Bir Bölümü İstatistiklerde Görünmüyor

Şili’de kadınlar 2024’te tarım, ormancılık, hayvancılık ve balıkçılık istihdamının %23’ünü oluşturdu. Tarım Çalışmaları ve Politikaları Ofisi (ODEPA) verilerine göre bu oran 126.193 kadına karşılık gelirken aynı istihdam alanında 427.330 erkek çalışıyordu. Ancak kırsal kadınların ekonomiye katkısı ücretli istihdamla sınırlı kalmıyor; gıda üretimi, ev işleri ve bakım faaliyetlerinin bir bölümü istatistiklerde görünmüyor. Kırsal alanda aynı gün içinde tarımsal işler, hayvan bakımı, yemek hazırlama ve aile üyeleriyle ilgilenme yürütülebiliyor. Bu faaliyetlerin bir bölümü gelir yaratırken bazıları aile ekonomileri için gerekli olmasına rağmen ücretli iş olarak kaydedilmiyor. Kadınların katkısı ayrıca öz tüketim için gıda üretimini, tohum saklamayı, ürünleri el işçiliğiyle dönüştürmeyi ve pazarlamayı kapsıyor; bu işler hanelere gıda ve gelir sağlarken üstlenilmesi gereken bazı maliyetleri azaltıyor. Maruja Cortés, ücretsiz emeğin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’ya doğrudan dahil edilmemesinin kadınların üretime ve aile ekonomilerinin sürdürülmesine katkısını olduğundan düşük gösterebileceğini belirtiyor. Emeğin görünmez kalmasının kamu politikalarını, krediye erişimi ve teknik yardımı etkileyebileceği; özellikle desteklerin üretken işlerin önemli bölümünü yapan kişiler yerine işletmelerin kayıtlı sahiplerine yöneldiği durumlarda bunun daha belirgin hale gelebileceği ifade ediliyor. Universidad Católica de Temuco akademisyeni Jorge Constanzo’ya göre tarımsal üretim, ev işleri ve bakım sorumlulukları çoğu zaman art arda değil eşzamanlı yürütülüyor. Bu sorumlulukların fiziksel, psikolojik ve duygusal aşırı yük yaratabileceği, üretim destek programlarının ev ve bakım görevlerini dikkate almadığında kadınlara ek yük getirebileceği belirtiliyor. ODEPA’nın CASEN 2024 verilerine göre kadınların hane reisi olduğu kırsal hanelerde yoksunluk oranı %16,2 iken erkeklerin hane reisi olduğu hanelerde %12,5 oldu. Cortés ve Constanzo, bu emeğin ölçülmesini daha uygun kamu politikaları tasarlamak için gerekli görüyor.

İran’da 2,2 Kilogramı Aşan Bütün Tavukların Arzı Yasaklandı
Görsel kaynağı: Asr Iran · Özgün haber
Veri haberi

İran’da 2,2 Kilogramı Aşan Bütün Tavukların Arzı Yasaklandı

5 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

İran’da taze tavuk arzı için karkas ağırlığı üst sınırı 2,2 kilogram olarak belirlendi. İran Ulusal Etlik Tavuk Yetiştiricileri Birliği ile tavuk eti üretim zinciri şirketleri derneği, Tarım Bakanlığı ile koordinasyonun ardından yeni kuralları bir mektupla duyurdu. Buna göre 2,2 kilogramı aşan tavukların kesimhanelere gönderilmesi ve bütün olarak piyasaya sunulması yasaklandı. Düzenleme, tavuk sektöründe verimliliği artırmak, kesim ağırlığı ve yaşını optimize etmek, girdi tüketimini ve üretim maliyetlerini azaltmak ve yemden yararlanma oranını iyileştirmek amacıyla hazırlandı. Ağırlık sınırını aşan tavukların yalnızca parçalanmış olarak pazara sunulması istendi. Uygulamanın denetimi için Hayvansal Üretim İşleri Bakan Yardımcılığından, veterinerlik teşkilatı ve eyalet müdürlükleriyle koordinasyon sağlaması talep edildi.

Mısır, Tuzlu Suyla Sina’da Ayçiçeği Yetiştirmeyi Deniyor
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber
Veri haberi

Mısır, Tuzlu Suyla Sina’da Ayçiçeği Yetiştirmeyi Deniyor

Mısır, Güney Sina Yarımadası’nda kuyulardan sağlanan hafif tuzlu suyla yağlık ayçiçeği yetiştirmeye yönelik saha denemelerini tamamladı. Çalışma, tatlı su kıtlığı ve tuzlu toprakların geleneksel tarımı zorlaştırdığı bölgelerde alternatif üretim yöntemlerini değerlendirmeyi amaçlıyor. Proje, düşük verimli kabul edilen arazilerde alışılmadık su kaynaklarından yararlanarak yağ bitkilerinin etkili biçimde yetiştirilip yetiştirilemeyeceğini göstermeyi hedefliyor. Olumlu sonuçların, ülkenin kurak bölgelerinde ayçiçeği ekim alanlarının genişletilmesine dayanak oluşturabileceği belirtiliyor. Ancak tuzlu arazilerde üretimin yaygınlaştırılması, sonraki saha sonuçlarına ve kullanılabilir su kaynaklarının akılcı yönetimine bağlı olacak. Mısır ayrıca soya, ayçiçeği, susam, yer fıstığı ve kolza üretimini artırmayı planlıyor. Bu politikayla bitkisel yağlarda iç üretim ile tüketim arasındaki açığın daraltılması ve ithalat için harcanan dövizin azaltılması hedefleniyor. Planlar, bitkisel yağlar ile yan ürünlerden yem üretimine yönelik işleme kapasitesinin geliştirilmesini de kapsıyor.

İrlanda’da Çiftçi Destek Ödemeleri Grev Nedeniyle Ertelendi
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlanda’da Çiftçi Destek Ödemeleri Grev Nedeniyle Ertelendi

İrlanda Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanı Martin Heydon, kamu sektöründeki grevin çiftçiler üzerinde orantısız etki yarattığını söyledi. Sürdürülebilirlik için Temel Gelir Desteği (BISS) ile Tamamlayıcı Yeniden Dağıtıcı Gelir Desteği (CRISS) ödemelerinin 16 Ekim’de başlaması planlanırken, bakanlık ödemelerin 27 Ekim’e kadar yapılmayacağını bildirdi. Yeni bir ücret anlaşması isteyen 300 binden fazla kamu çalışanının katıldığı grev, 30 Eylül’den beri uygulanan iş yavaşlatma eyleminin tırmandırılması olarak gerçekleşti. Erteleme, çiftçilerin ana yıllık gelir desteklerine erişim takvimini etkiledi.