ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1527 haber · Sayfa 11

Pakistan ile Suudi Arabistan Tarım, Mineraller ve Madencilik Yatırımlarını Görüştü
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan ile Suudi Arabistan Tarım, Mineraller ve Madencilik Yatırımlarını Görüştü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Pakistan ve Suudi Arabistan, ekonomik işbirliğini genişletme çabaları kapsamında tarım, mineraller ve madencilik alanlarındaki yatırım fırsatlarını görüştü. Görüşme, Pakistan Maliye Bakanı Muhammad Aurangzeb ile Suudi Arabistan’ın Pakistan Büyükelçisi Dr Rajeh Tami Albugamy arasında yapıldı. Taraflar, ortak öncelikleri somut sonuçlara dönüştürme ve iki ülke arasındaki ticari ilişkileri güçlendirme gereğini vurguladı. Aurangzeb, Pakistan ile Suudi Arabistan arasındaki ekonomik bağların daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bakan, Pakistan’ın makroekonomik istikrarı yeniden tesis etme yönündeki ilerlemesine, döviz rezervleri ve enflasyondaki iyileşmelere ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının son dönemdeki not artırımlarına dikkat çekti. Pakistan’ın 3 milyar ABD doları tutarındaki Eurobond ihracıyla uluslararası sermaye piyasalarına dönüşünü ve Çin sermaye piyasasına erişimini de gündeme getirdi. Bakan, ekonomik kazanımların yatırımcı güvenini güçlendirmek ve sürdürülebilir, yatırımla yönlendirilen büyümeyi desteklemek için geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Görüşmede Pakistan’ın stratejik coğrafi konumu ve bölgesel ticaret ve transit merkezi olma potansiyeli de ele alındı. Taraflar ayrıca bölgesel durum ve devam eden çatışma hakkında görüş alışverişinde bulunarak barış, istikrar ve ekonomik işbirliğinin önemini vurguladı.

Danimarka’da Gübreleme Yasasıyla 2027’de Emisyon Temelli Model Başlıyor
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da Gübreleme Yasasıyla 2027’de Emisyon Temelli Model Başlıyor

Danimarka Parlamentosu, gübreleme yasası L5’i 3 Eylül’de 119’a karşı 34 oyla kabul etti. Mevcut tarla düzenlemesinin yerini 2027’den itibaren emisyon temelli bir model alacak. Yeni sistemde, tek tek işletmeler için hesaplanan azot sızıntısı ile azotun kıyı sularına taşınması daha fazla dikkate alınacak. Düzenleme, Agillix’in Brønderslev, Aalborg ve Hobro’da düzenlediği toplantılarda ele alındı. Agillix Başkanı Carl Chr. Pedersen, yeşil üçlü ortaklık çalışmalarının yerel çözümlere dönmesi gerektiğini savundu. Kuruluşa göre düzenlemelerin, farklı bölgelerdeki su koşullarını ve azot dışındaki etkileri yeterince dikkate alıp almadığı konusunda soru işaretleri bulunuyor. Agillix, Nibe Bredning’deki deniz çayırı alanının 2012-2014 arasında 22’den 65 kilometrekareye çıktığını bildirdi. Kuruluş, bu artışın bir arıtma tesisinin kapatıldığı, ancak tarımsal azot emisyonunun değişmediği dönemde gerçekleştiğini belirtti ve Halkær Bredning’de de benzer bir gelişmeye işaret etti. Bu örnekler, su ortamındaki değişimlerin yalnızca tarımsal azot düzenlemesiyle açıklanamayabileceği görüşünü desteklemek için kullanıldı. Agillix ayrıca tarımın yıllık azot emisyonunun 1987’deki ilk su çevresi planından bu yana 260.000 tondan 2025’te 55.000 tona gerilediğini ve bunun yaklaşık %79’luk düşüş olduğunu açıkladı. Skagerrak’a su taşıyan işletmeler için düzenlemenin, bölgedeki su kütlesinin artık iyi ekolojik durumda değerlendirilmemesi nedeniyle sıkılaştığı belirtildi. Agillix, ölçüm ve modellerin belirsizliklerinin yanı sıra komşu ülkelerle koordinasyon ihtiyacının da dikkate alınmasını istiyor.

Dünya Bankası: Küresel Gıda Fiyatları 2025-2027 Döneminde %18 Artabilir
Görsel kaynağı: Biznisinfo · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası: Küresel Gıda Fiyatları 2025-2027 Döneminde %18 Artabilir

Dünya Bankası, küresel gıda fiyatlarının 2025-2027 döneminde %18 artabileceğini öngördü. Kurum, tahminin çatışmaların yol açtığı tedarik kesintileri ve iklim olayı El Niño'nun beklenen etkilerine dayandığını belirtti. Kurumun tahminlerine göre enerji fiyatları 2026'da %32 yükselebilecek, ardından 2027'de kısmen gerileyebilecek. Brent petrolünün ortalama varil fiyatının 2025'teki 69 dolardan, kaynak metninde yılı açıkça belirtilmeyen “bu yıl” döneminde 91 dolara çıkıp 2027'de 79 dolara düşmesi bekleniyor. Bu senaryo, Orta Doğu'daki savaşın 3 Kasım'daki ABD Kongre seçimlerinden sonra sürmeyeceği varsayımına dayanıyor. Çatışmanın devam etmesi halinde Brent petrolünün 2027'de varil başına 105 dolara ulaşabileceği ve gıda fiyatlarının temel senaryoya göre %12 daha artabileceği ifade edildi. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasasının aynı anda birkaç büyük şoktan etkilendiğini ve bunun gıda arz güvenliği açısından sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Dünya Bankası ayrıca gübre fiyatlarının 2026'da %14 artarak 2027'de 2025 seviyesine dönmesini bekliyor. Metal fiyatları %25, değerli metal fiyatları ise jeopolitik ve ekonomik belirsizlik nedeniyle %40'a kadar yükselebilir.

MAN Engines, Claas ve WTZ Roßlau Ağır Tarım Makinelerinde Amonyak Yakıtını Araştıracak
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

MAN Engines, Claas ve WTZ Roßlau Ağır Tarım Makinelerinde Amonyak Yakıtını Araştıracak

MAN Engines, Claas ve araştırma enstitüsü WTZ Roßlau, Gamco projesi kapsamında amonyağın ağır tarım makinelerinde yakıt olarak kullanılıp kullanılamayacağını inceleyecek. Ekim 2029’a kadar sürmesi planlanan araştırma, teknolojinin pratik koşullardaki olanaklarını ve zorluklarını değerlendirecek. Alman hükümetinin sekizinci enerji araştırma programı kapsamında finanse edilen proje, yol ağı dışında kullanılan, yüksek güç ihtiyacı ve uzun çalışma süreleri bulunan ağır iş makineleri için bir tahrik konsepti geliştirmeyi ve değerlendirmeyi amaçlıyor. Amonyağın teknik kullanımı, sınırlamaları ve gerçek çalışma koşullarındaki işleyişi incelenecek. MAN Engines motor geliştirme deneyimini, Claas tarım makineleri bilgisini, WTZ Roßlau ise yeni tahrik teknolojileri uzmanlığını sağlayacak. Werner Kübler, ağır makinelerin dönüşümünde birden fazla teknik çözüm gerekebileceğini belirtti.

Gürcistan'da 2026-2027 Sezonu Hamsi Av Kotası 90 Bin Ton Olarak Belirlendi
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan'da 2026-2027 Sezonu Hamsi Av Kotası 90 Bin Ton Olarak Belirlendi

Gürcistan'da 2026-2027 sezonu için hamsinin avlanabilir kaynak kotası 90 bin ton olarak belirlendi. Kota, Avrupa Birliği standartları ile Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu'nun gereklilikleri dikkate alınarak hesaplandı. Çalışmalarda modern ekosonda ve bilimsel değerlendirme yöntemlerinden yararlanıldı. Balıkçılık için en uygun dönem ekim-mayıs ayları olarak belirtilirken, Gürcistan'ın Karadeniz sularında hamsinin aktif av sezonunun çoğunlukla kasımda başladığı aktarıldı. Belirlenen miktarın balık işleme tesislerinin tam kapasite çalışmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Yeşil İklim Fonu, Meksika Ormanları İçin 85,31 Milyon Dolarlık Ödemeyi Onayladı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Yeşil İklim Fonu, Meksika Ormanları İçin 85,31 Milyon Dolarlık Ödemeyi Onayladı

Yeşil İklim Fonu, Meksika’nın ormansızlaşma ve orman bozulmasından kaynaklanan emisyonları azaltmadaki sonuçları karşılığında 85,31 milyon dolarlık ödeme yapılmasını onayladı. Ödeme, Meksika’nın REDD+ çerçevesinde 2018-2019 döneminde sağladığı yaklaşık 12,9 milyon ton CO₂ eşdeğeri emisyon azaltımını tanıyor. Kaynaklar, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) desteğiyle ormanların korunması, orman ve hayvancılık kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve kırsal geçim kaynaklarının geliştirilmesi için yeniden yatırılacak. FAO’nun açıklamasına göre finansman, orman korumayı kırsal topluluklar için ekonomik fırsatlarla birleştiren altı yıllık bir projeyi destekleyecek. FAO, Yeşil İklim Fonu tarafından akredite kuruluş olarak projeyi Meksika Ulusal Ormancılık Komisyonu (Conafor) ile yakın işbirliği içinde uygulayacak. Projenin doğrudan ve dolaylı olarak 33.720 kişiye ulaşması, yararlanıcıların %30’unu kadınların oluşturması bekleniyor. Finansman, Çevresel Hizmetler Ödemesi programları aracılığıyla 205.000 hektarda ormanların korunmasını ve sürdürülebilir yönetimini destekleyecek. Faaliyetler Chiapas, Guerrero, Jalisco, Michoacán, Oaxaca, Quintana Roo ve Yucatán eyaletlerinde yoğunlaşacak. Uygulamaya yerli halklar, Afro-Meksika toplulukları ve yerel topluluklar, kapsayıcı ve kültürel açıdan uygun yaklaşımlarla dahil edilecek. Proje ayrıca kadınların yönettiği 120 üretken girişime finansman sağlayacak. Projenin bir ayağı da sürdürülebilir olmayan hayvancılığın ormanlar üzerindeki baskısını azaltmayı hedefliyor. Bu kapsamda 1.600 üretim birimine, bozulan meraların onarılması, yenileyici otlatma, yem üretiminin geliştirilmesi, toprak ve suyun korunması ile ağaç, hayvan ve otlakları bir araya getiren silvopastoral sistemlerin kurulması için destek verilecek. Yaklaşık 12.000 katılımcı, 1.200 Tarla Okulu üzerinden uygulamalı eğitim ve teknik yardım alacak; yedi bölgesel değer zincirine yapılacak yatırımların ormansızlaşmadan uzak üretim, izlenebilirlik ve pazara erişimi güçlendirmesi bekleniyor. Conafor; Çevresel Hizmetler Ödemesi, üretken restorasyon, bölgesel koordinasyon ve kadınların yönettiği girişimlerden sorumlu olacak. FAO ise sürdürülebilir orman yönetimi, topluluk ormancılığı, restorasyon, orman izleme, Tarla Okulları ve ormansızlaşmadan uzak değer zincirleri konularında destek sağlayacak; projenin idari, mali ve teknik denetimini üstlenecek. Yeniden yatırımın 2032’ye kadar yaklaşık 262.801 ton CO₂ eşdeğeri ilave emisyon azaltımı sağlaması bekleniyor.

2025/2026 Sezonunda Dünya Kuru Üzüm Üretiminin 2024/2025’e göre %14 Gerilemesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

2025/2026 Sezonunda Dünya Kuru Üzüm Üretiminin 2024/2025’e göre %14 Gerilemesi Bekleniyor

INC’nin Mart 2026 raporuna göre kuru üzüm, sultaniye ve Korint üzümünün dünya genelindeki toplam üretiminin 2025/2026 sezonunda yaklaşık 1,16 milyon tona gerilemesi bekleniyor. 2024/2025 sezonunda yaklaşık 1,35 milyon ton olan üretime kıyasla düşüşün yaklaşık %14 düzeyinde olacağı tahmin ediliyor. Gerileme, birkaç büyük üretici ülkede hasadın kötüleşmesiyle ilişkilendiriliyor. Rapora göre Türkiye’nin 2025/2026 sezonunda kuru üzüm üretimi yaklaşık 165 bin tona, Hindistan’ın üretimi 160 bin tona ve İran’ın üretimi 140 bin tona düşecek. ABD üretiminin 157 bin ton olması beklenirken, Çin’de üretimin yaklaşık 190 bin tona, Güney Afrika’da ise 101 bin tona yaklaşacağı öngörülüyor. Türkiye, Hindistan, İran ve ABD, kuru üzümün uluslararası pazarındaki önemli üretici ülkeler arasında yer alıyor. Piyasa görünümünü yalnızca üretim miktarı belirlemiyor. Başlangıç stokları, iç tüketim, ihracat kapasitesi ve sezon sonu stokları da arz koşullarında etkili oluyor. INC, 2025/2026 sezonu sonunda dünya kuru üzüm stoklarının önceki sezondaki yaklaşık 154,2 bin tondan 136,9 bin tona gerileyeceğini tahmin ediyor. Çin için aynı sezon üretim tahminleri ise kurumlara göre farklılaşıyor; USDA FAS yaklaşık 200 bin ton, INC ise 190 bin ton öngörüyor. Üretimdeki düşüş, fiyatların otomatik olarak artacağı anlamına gelmiyor. Talebin zayıflaması veya büyük üretici ülkelerden birinde hasadın beklentileri aşması, piyasa baskısını azaltabilir. 2025–2026 döneminde farklı kuru üzüm türlerinin ihracat fiyatları kilogram başına yaklaşık 1,5–3,2 avro arasında seyretti; bu aralık perakende fiyatlarını değil, ihracat fiyatlarını gösteriyor. Türkiye’de özellikle Avrupa’daki şekerleme ve fırıncılık sektörlerinde kullanılan çekirdeksiz kuru üzüm üretimi, ülkenin uluslararası ticaretteki önemini koruyor.

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir

Güney Afrika’nın 2026 kiraz sezonu, geleneksel takvimden iki ila üç hafta önce, ekim başında başladı. Tru-Cape Fruit Marketing’in aktardığına göre sezonun ilk meyveleri 8 Ekim’de hasat edilip paketlendi. Ancak ülkenin başlıca kiraz üretim bölgesi Ceres’te üretim hacminin önceki sezona göre %50’den fazla düşebileceği öngörülüyor. Üretimdeki gerileme, sektör tarafından öncelikle çiçeklenme dönemindeki olumsuz hava koşullarına bağlanıyor. Tru-Cape Tedarik Direktörü Calla du Toit, erken çeşitlerin ağustos sonundaki olağanüstü yüksek sıcaklıkların görüldüğü bir hafta içinde çiçeklendiğini belirtti. Şirketin değerlendirmesine göre sıcaklıklar, tozlaşma için etkili süreyi kısaltarak meyve tutumunu azaltmış olabilir. Ardından sıcaklıkların düşmesi, üretimin bir bölümünde soğuk zararına yol açmış olabilir. Düşük üretim beklentisine karşın ilk meyvelerde kalite göstergeleri olumlu oldu. Tru-Cape, kirazların 30 milimetreye kadar kalibreye ve yüksek şeker seviyelerine ulaştığını bildirdi. Daha az meyve bulunması, ürünün optimum olgunlukta toplanmasına daha fazla dikkat edilmesini sağlarken, şirket yeterli iş gücünün bu çalışmayı kolaylaştırdığını belirtti. Buna karşılık düşük hacim, üreticiler açısından ekonomik bir zorluk oluşturuyor. Tru-Cape, arzın azalması ve Güney Afrika’da iç talebin güçlü seyretmesi nedeniyle ticari programlarında yerel pazara öncelik vermeyi planlıyor. Şirket, fiyatların geçen sezondan biraz daha yüksek olmasını bekliyor. İhracatta ise önceki sezon yaklaşık %15 olan payı bu sezon %20’ye yaklaştırmayı hedefliyor; ancak her operasyon için lojistik maliyetleri, taşıma riskleri ve beklenen kârlılık değerlendirilecek.

Uruguay’da Frigorifik Sanayi Kredileri Eylülde Geriledi, Tarihsel Olarak Yüksek Kaldı
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Frigorifik Sanayi Kredileri Eylülde Geriledi, Tarihsel Olarak Yüksek Kaldı

Uruguay’daki frigorifik sanayinin finansal sisteme olan toplam borçlanması eylülde 506,64 milyon ABD dolarına geriledi. Kredi tutarı ağustosa göre %9 azalırken, Eylül 2025’e kıyasla %33 artarak tarihsel olarak yüksek seviyelerde kaldı. Vadesi geçmiş krediler aylık %14, yıllık %6 düşüşle 6,28 milyon ABD dolarına indi ve toplam kredilerin %1,23’ünü oluşturdu. Temmuz-eylül döneminde toplam kredilerin ortalaması ise yıllık %27 artışla 521,8 milyon ABD doları oldu.

Uzman: Rejeneratif Tarım Uygulamaları Göstergelerle Ölçülmeli
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Uzman: Rejeneratif Tarım Uygulamaları Göstergelerle Ölçülmeli

Rejeneratif tarımın yalnızca kullanılan uygulamaların listelenmesiyle tanımlanamayacağı, üretim alanında hangi sonuçların ortaya çıktığının göstergelerle izlenmesi gerektiği belirtildi. Vitalforce Üst Yöneticisi Sheilla Albuquerque, rejeneratif tarımın verimlilik, iklim, finansman, tedarik zincirleri ve tarımın geleceğiyle bağlantılı olarak önem kazandığını söyledi. Albuquerque’ye göre bundan sonraki aşama, hangi unsurların gerçekten yenilendiğini ve bu değişimin çiftlikte ne sonuç verdiğini uygulamada ortaya koymak. Uzman, doğrudan ekim, münavebe, toprak örtüsü, üretim sistemlerinin entegrasyonu, biyolojik girdilerin kullanımı ve suyun korunmasının rejeneratif sürece katkı sağlayabileceğini belirtti. Ancak bu araçların benimsenmesi, bir alanın kendiliğinden rejeneratif hale geldiğini kanıtlamıyor. Albuquerque, teknoloji seçimine geçmeden önce üretim alanındaki temel sorunun anlaşılması gerektiğini; aksi halde yatırımların asıl sınırlamayı çözmeden yapılabileceğini ifade etti. Albuquerque’ye göre toprak değerlendirmesinde yalnızca kimyasal verimlilik göstergelerine veya bitki örtüsüne odaklanmak eksik sonuçlara yol açabilir. Kimyasal analizler iyi besin düzeyleri gösterse bile toprakta sıkışma, düşük su sızması veya kök gelişimini sınırlayan koşullar bulunabilir. Benzer şekilde, iyi bitki örtüsü besin dengesizliklerini ya da düşük biyolojik etkinliği gizleyebilir. Kuraklık, aşırı sıcak veya yoğun yağış dönemlerinde toprak yapısı, kök derinliği, örtü ve su depolama kapasitesi bitkinin stres karşısındaki tepkisini etkiliyor. Bu nedenle değişimin toprakta, kaynak kullanımında, bitki tepkisinde ve üretim istikrarında birlikte ölçülmesi gerekiyor.

Fas ve Avustralya Tarımsal İşbirliğinde Su ve Araştırmaya Odaklandı
Görsel kaynağı: Maroc Agriculture · Özgün haber

Fas ve Avustralya Tarımsal İşbirliğinde Su ve Araştırmaya Odaklandı

Fas ile Avustralya, Rabat’ta düzenlenen Dünya Gıda Günü kutlaması kapsamında tarımsal işbirliğini geliştirme olanaklarını ele aldı. Fas Tarım Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) işbirliğinde düzenlenen etkinliğe Avustralya’nın Fas Büyükelçisi Damien Donovan da katıldı. “Bugün yenilik yaparak yarını beslemek” temasıyla gerçekleştirilen buluşmada yenilik, araştırma ve gençlerin sürdürülebilir gıda sistemlerinin geliştirilmesindeki rolü öne çıkarıldı. Etkinlik çerçevesinde Donovan, Fas Tarım, Deniz Balıkçılığı ve Gıda Egemenliği Bakanı Khalid Hatimy ile görüştü. Görüşmelerde Fas’ın Génération Green tarım stratejisi, su kullanımında verimlilik ve tarımda uygulamalı genetik alanlarındaki öncelikler değerlendirildi. Büyükelçi, bu konulardaki Avustralya deneyimini ve iki ülke arasında yürütülen işbirliği girişimlerini sundu. Tarımsal su yönetimi, ortaklığın başlıca çalışma alanlarından biri olarak belirtildi. Fas-Avustralya tarımsal işbirliği, Avustralya Uluslararası Tarımsal Araştırma Merkezi (ACIAR) ile Afrika-Avustralya ortaklığı gibi yapılar üzerinden yürütülüyor. Bu çerçevede INRA Maroc, ICARDA, Mohammed VI Politeknik Üniversitesi (UM6P), APNI ve diğer üniversite ortaklarıyla araştırma, eğitim ve bilgi paylaşımının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Yılın daha erken döneminde düzenlenen Fas Uluslararası Tarım Fuarı’nda (SIAM) Avustralya Büyükelçiliği, ACIAR ve Avustralyalı Rubicon Water şirketi de tarımsal su yönetimine ilişkin çözümler ve uzmanlıklarını tanıtmıştı.

İrlanda’nın Sığır Eti İthalatı 2026’nın İlk Sekiz Ayında %13 Arttı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’nın Sığır Eti İthalatı 2026’nın İlk Sekiz Ayında %13 Arttı

İrlanda Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığı (DAFM), ülkenin 2026’nın ocak-ağustos döneminde 27.440 ton sığır eti ithal ettiğini açıkladı. Merkezi İstatistik Ofisi (CSO) verilerine göre ithalatın değeri 194 milyon avro oldu. Aynı dönemde 2025’te 24.182 ton olan ithalat, yıllık bazda 3.258 ton veya %13 arttı. İthalatın değeri de 166 milyon avrodan 194 milyon avroya çıkarak 28 milyon avro, yani %17 yükseldi.

Üç Kuş Gribi Salgını Sonrası Kümes Hayvanları İçin Ülke Genelinde Koruma Yükümlülüğü
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber
Veri haberi

Üç Kuş Gribi Salgını Sonrası Kümes Hayvanları İçin Ülke Genelinde Koruma Yükümlülüğü

Silvio Erkens, Tarım, Balıkçılık, Gıda Güvenliği ve Doğa Devlet Sekreteri, kısa sürede yaşanan üç kuş gribi salgınının ardından ülke genelinde derhal kümes hayvanlarını kapalı tutma ve koruma yükümlülüğü getirdi. Uygulamanın kapsamı ülke geneli olarak belirlenirken, önlemlerin amacı yeni bulaşmaların ortaya çıkma ihtimalini azaltmak. Kararın, kuş gribi riskinin arttığı bir dönemde alındığı bildirildi.

Avustralya’da Besi Sığırı Fiyatı Yükseldi, 2022 Rekoruna Yaklaşıyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Besi Sığırı Fiyatı Yükseldi, 2022 Rekoruna Yaklaşıyor

Avustralya’da yağlı besi sığırı fiyatı son bir haftada 15 ABD senti artarak çarşamba günü 6,16 ABD dolarına çıktı. Kaynakta birim güncel fiyat için açıkça belirtilmezken, bu seviye yılın en yükseği olarak 2022’de karkasın kilogramı başına ulaşılan 6,30 ABD dolarlık rekora yaklaştı. Yağlı inek fiyatı da son haftada yeni bir rekor kırdı. Mera hayvanı arzının sınırlı olduğu ülkede, son bir ayda beklenenden fazla yağan yağmurlar üreticilerin hayvanları daha fazla kilo almaları için elde tutmasına olanak sağladı. Yüksek fiyat seviyesi, pazar erişimindeki zorluklar nedeniyle marjları baskı altında bulunan sınırlı kapasitedeki sanayi üzerindeki baskıyı artırıyor. Avustralya, Çin ve Güney Kore’de haziranda yıllık ihracat kota hacimlerini aşarken, yüksek tarifeler bu pazarlara sevkiyatı önemli ölçüde azalttı. Buna karşılık ABD’ye sığır eti ihracatı 21 Ekim’e kadar 410 bin tona ulaştı; bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre 50 bin ton veya %15 daha fazla. Bazı analistler, ABD’ye yıllık ihracatın 460 bin ila 480 bin tonu aşabileceğini öngörüyor. Son bildirilen haftada büyükbaş kesimi %18 artarak 147.660 başa çıktı ancak geçen yılın 185 bin başlık haftalık ortalamasının altında kaldı.

Ukrayna’da Tahıl ve Yağlı Tohum Hasadı Geçen Yılı Aştı
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Tahıl ve Yağlı Tohum Hasadı Geçen Yılı Aştı

Ukrayna’da tarım işletmeleri 27 Ekim itibarıyla 41,70 milyon ton tahıl ve baklagil hasat etti. Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığına göre ürünler 8,32 milyon hektardan kaldırıldı; bu alan, tahıl için öngörülen toplam alanın %72’sine karşılık geliyor. Mevcut tahıl hasat miktarı, geçen yılın aynı dönemindeki seviyenin yaklaşık %7,3 üzerinde bulunuyor. Bu artışta ortalama verimin hektar başına 50,2 kental olması etkili oldu; geçen yıl aynı gösterge 45,8 kentaldi. Mısır hasadı son bir haftada 5,4 milyon tondan 7,9 milyon tona yükseldi. Üreticiler mısırı 1,33 milyon hektardan, öngörülen alanların %29’unda topladı. Mısırda ortalama verim hektar başına 59,5 kental olarak kaydedildi; bu değer geçen yılki 61,5 kentalin altında kaldı. Tahıl hasadında toplam miktar bakımından Odesa, Dnipropetrovsk ve Mıkolayiv bölgeleri öne çıktı. En yüksek ortalama tahıl verimi ise hektar başına 69,8 kental ile Sumi bölgesinde görüldü. Yağlı tohum hasadı 16,91 milyon tona ulaştı ve geçen yılın aynı tarihindeki seviyeyi yaklaşık %11,7 aştı. Ayçiçeği hasadı 9,83 milyon ton, soya hasadı 3,18 milyon ton oldu. Buna karşılık şeker pancarı hasadı geçen yılın gerisinde kaldı; 3,92 milyon ton ürün 79,5 bin hektardan toplandı ve ortalama verim hektar başına 493,6 kental olarak hesaplandı. Buğday, arpa, bezelye ve kolza hasadının tamamlandığı; karabuğday ve darı hasadının ise öngörülen alanların sırasıyla %95 ve %94’üne ulaştığı bildirildi.

Endonezya’da Tarım Bakanlığı-TNI İşbirliği Gıda Kendine Yeterliliği İçin Güçlendirilecek
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber

Endonezya’da Tarım Bakanlığı-TNI İşbirliği Gıda Kendine Yeterliliği İçin Güçlendirilecek

Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, Tarım Bakanlığı ile Endonezya Ulusal Ordusu (TNI) arasındaki işbirliğini ulusal gıda kendine yeterliliğini güçlendirmenin anahtarlarından biri olarak gösterdi. Amran, işbirliğinin gıda arzını korumak, iklim değişikliğinin tehditlerini öngörmek ve sürdürülebilir ulusal dayanıklılığı sağlamak için güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Açıklama, 28 Ekim 2026’da Jakarta’da, Sesko TNI Dikreg 56’da eğitim gören 46 subayla yaptığı görüşmede geldi. Amran’a göre iklim değişikliği, tarımsal üretimde çeşitli aksamalara, özellikle de hasadı etkileyebilecek kuraklıklara yol açabilir. Bu nedenle kurumlar arası işbirliğinin ve üretim risklerine hazırlığın, ulusal gıda kendine yeterliliğinin sürdürülebilmesi açısından önem taşıdığını belirtti. TNI’nin tarımsal kalkınma çalışmalarına katılımının, gıda programlarının sahada uygulanmasına ve ülkenin olası arz kesintilerine hazırlığına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Amran ayrıca gıda dayanıklılığının yalnızca topluma gıda sağlama kapasitesiyle sınırlı olmadığını; toplum refahı ve ulusal istikrarla da yakından ilişkili olduğunu söyledi. Bu çerçevede gıda politikalarının dikkatle ve analiz temelinde hazırlanması, kararların ise toplumun geniş kesimlerinin çıkarlarına odaklanması gerektiğini belirtti.

Lula’nın Yeniden Seçilmesi Brezilya Soyasını İhracatta Ucuzlattı; Karadeniz Haberleri Avrupa Tahılını Geriletti
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber
Veri haberi

Lula’nın Yeniden Seçilmesi Brezilya Soyasını İhracatta Ucuzlattı; Karadeniz Haberleri Avrupa Tahılını Geriletti

Luiz Inacio Lula da Silva’nın pazar günü yeniden seçilmesi iş dünyasını şaşırtırken Brezilya realinde sert değer kaybına yol açtı. Global Commodity Analytics and Consulting analisti Michael Zuzolo’ya göre kurdaki düşüş, Brezilya soya fasulyesinin ihracatta daha ucuz hale gelmesi anlamına geliyor. Bu durum, Brezilya soyasını ABD ürünü karşısında daha güçlü bir rakip haline getirirken Çin’in ABD’den büyük miktarlarda soya alımını sürdürüp sürdürmeyeceği sorgulanıyor. Brezilya dünya soya üretiminin %42,1’ini karşılıyor ve üretimde ilk sırada yer alıyor; ABD’nin payı %27 olarak veriliyor. Chicago’da 27 kilogramlık soya fasulyesi kilesi salı kapanışında 12,29 ABD dolarından işlem gördü. Fiyat bir hafta önce 12,48 dolardı. Avrupa tahıl fiyatlarındaki düşüşün ise esas olarak Karadeniz’de taşımacılığı güvenceye almaya yönelik diplomatik girişimlere dair tekrarlanan haberlerden kaynaklandığı belirtildi. Plantureux-StoneX brokerı Edward de Saint-Denis, Rusya ve Ukrayna’nın birlikte dünya buğday ihracatının dörtte birini oluşturduğunu, iki ülkenin tahıl ihraç ederek döviz elde etmeye ihtiyaç duyduğunu söyledi. Ancak broker, henüz sonuçlanmış bir anlaşma olmadığını, yalnızca temasların sürdüğünü vurguladı. Karadeniz’de Ukrayna, Bulgaristan ve Romanya açıklarında ticari gemilere yönelik insansız hava aracı saldırıları temmuzdan beri artarken, saldırıların yoğunluğu son günlerde azaldı. Kiev, tahıl ihracatını güvenceye almak için deniz ateşkesi ve kış öncesinde enerji alanında ateşkes umuyor; Rusya ise temel bir anlaşma yapılmadan çatışmalara ara verilmesini reddediyor. Rusya, Ukrayna ve ABD arasında barış çabalarını yeniden başlatmak üzere kasım ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nde toplantı yapılması planlanıyor.

Rusya, İhracata Yönelik Tahılın Azak Denizi Üzerinden Taşınmasına İzin Verdi
Görsel kaynağı: Bankier.pl · Özgün haber

Rusya, İhracata Yönelik Tahılın Azak Denizi Üzerinden Taşınmasına İzin Verdi

Rusya makamları, ihracata yönelik tahılın Azak Denizi üzerinden taşınmasına yeniden izin verdi. Reuters’ın yedi sektör kaynağına dayandırdığı bilgiye göre izin, Azak Denizi’nden Kerç Boğazı üzerinden Karadeniz’e uzanan güzergâh için şimdilik 15 Kasım’a kadar geçerli olacak. Karadeniz’de seyreden ticari gemilere donanma koruması sağlanması da öngörülüyor. Azak Denizi üzerinden taşımacılık, güvenlik gerekçesiyle 10 Temmuz’dan beri durdurulmuştu. Karadeniz’de özellikle tahıl ihracatı, Rusya ve Ukrayna’nın karşılıklı saldırıları nedeniyle büyük ölçüde aksarken deniz yoluyla transit resmen durdurulmamış, ancak asgari seviyeye indirilmişti. Saldırılar iki ülkeyi alternatif taşıma güzergâhları aramaya yöneltmiş ve tahıl satış gelirlerini olumsuz etkilemişti.

Suriye ve Irak Arasında Ticaretin Ötesinde Ekonomik Entegrasyon Gündemi
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber

Suriye ve Irak Arasında Ticaretin Ötesinde Ekonomik Entegrasyon Gündemi

Irak Başbakanı’nın Şam ziyareti, Suriye ile Irak arasındaki ekonomik iş birliğini yalnızca mal ticaretiyle sınırlamayıp üretim, enerji ve taşımacılık alanlarına genişletme fırsatı olarak değerlendiriliyor. Kaynakta, iki ülkenin ortak coğrafyası, farklı kaynakları ve pazarlarının karşılıklı katma değer yaratabilecek bir yapı sunduğu belirtiliyor. Suriyeli akademisyen İmadeddin el-Musbih’e göre Irak pazarı, özellikle Suriye’nin gıda ve sanayi ürünleri için doğal bir ihracat uzantısı niteliğinde. Bu değerlendirme, Iraklı tüketicilerin Suriye ürünlerini tanıması ve ürünlerin kalitesi ile rekabetçiliğine duyulan güvenin yanı sıra, uzun yıllara dayanan ticari ve toplumsal ilişkilere dayandırılıyor. Suriye’nin stratejik konumu ise Irak’a Akdeniz ve dünya pazarlarına kara ve deniz erişimi sağlayabilecek bir unsur olarak öne çıkarılıyor. İş birliğinin somut sonuç vermesi için demiryolu bağlantıları, petrol taşıma ağlarının güncellenmesi, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması ve sınır kapılarındaki kamyon hareketlerinin hızlandırılması öneriliyor. Ancak bunun için siyasi mutabakatların açık ticari ve yatırım düzenlemelerine dönüştürülmesi gerekiyor.

Puglia Merkezli Radica, Sürdürülebilirlik Ödülünü Kazandı
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Puglia Merkezli Radica, Sürdürülebilirlik Ödülünü Kazandı

İtalya’nın Puglia bölgesindeki Ostuni kentinde bulunan sosyal fayda şirketi Radica, Reuters Events tarafından düzenlenen 2026 Global Sustainability Awards kapsamında “Small-Medium Enterprise of the Year” ödülüne layık görüldü. Şirket, tarımın iklim değişikliğinin azaltılmasına katkısını ölçülebilir, doğrulanabilir ve finanse edilebilir hale getirmeye yönelik teknolojik araçlar geliştiriyor. Ödül programında 700’den fazla başvuru 19 kategoride bağımsız uluslararası uzmanlardan oluşan jüri tarafından değerlendirildi. Radica’nın programı İtalya ve İspanya’da 750’den fazla tarım işletmesini ve 30 bin hektardan fazla alanı kapsıyor. Programa katılan üreticiler rejeneratif arazi yönetimi uygularken şirket, saha izleme sistemleri, agronomik veriler ve uydu teknolojileriyle toprakta depolanan karbonu ölçüp doğruluyor. Model, tarım işletmelerini izleme teknolojileri ve uluslararası karbon piyasalarıyla ilişkilendiriyor. Şirket, 2021’de Puglia’da Xylella bakterisinin yayılmasından etkilenen tarım arazilerinin iyileştirilmesine katkı sağlamak ve karbon tarımı yoluyla işletmelere yeni ekonomik fırsatlar oluşturmak amacıyla Alberami adıyla kuruldu. İspanyol uydu izleme ve karbon ölçüm-doğrulama şirketi Esférico MRV Systems’in yapıya katılmasıyla saha agronomisi ve teknolojik altyapı birleştirildi; ardından faaliyet İspanya’ya genişletildi. Radica’nın kurucusu ve CEO’su Francesco Musardo, ödülün her gün rejeneratif uygulamaları seçen 750 çiftçiye ait olduğunu söyledi. Modelde, toprakta ve biyokütlede biriktirilen karbonun sonuçları bağımsız doğrulamadan geçiyor. Sonuçlar ilgili standartların koşullarını karşıladığında karbon kredilerine dönüştürülebiliyor ve bu kredilerin satışı çiftçilere ek gelir sağlayabiliyor. Şirketin AgroEcology Italy projesi, CEEZER pazaryeri üzerinden Lufthansa Group’un iklim portföyünde yer alıyor ve Akdeniz’in odunsu bitkilerini kapsayan çalışma İtalya’nın 15 bölgesinde yürütülüyor. AB’nin Carbon Removals and Carbon Farming Certification Framework düzenlemesi de bu alanda kalite, izleme ve doğrulanabilirlik ölçütlerine dayalı gönüllü bir sertifikasyon sistemi getirdi.

Dünya Bankası: Gıda Fiyatları 2025-2027 Arasında %18 Artabilir
Fotoğraf: WANG Zhao / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası: Gıda Fiyatları 2025-2027 Arasında %18 Artabilir

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası, gıda fiyatlarının 2025-2027 arasında %18 artmasını bekliyor. Kurumun emtia piyasalarına ilişkin tahminlerine göre yükselişte, çatışmaların yol açtığı tedarik güçlükleri ile bu kış beklenen olağanüstü El Niño etkili olacak. Banka, enerji fiyatlarının da bu yıl %32 artacağını, ardından 2027'de kısmen gerileyeceğini öngörüyor. Enerji fiyatlarındaki yükselişin önemli nedenlerinden biri Orta Doğu'daki çatışma olarak gösteriliyor. Brent petrolünün ortalama fiyatı 2025'te 69 dolardan bu yıl 91 dolara çıktı. Dünya Bankası, İsrail ve ABD'nin İran'a karşı şubatta başlattığı çatışmanın ABD'deki ara seçimlerin ardından yeniden başlamaması koşuluyla Brent'in gelecek yıl ortalama 79 dolara gerilemesini bekliyor. Çatışmanın yeniden başlaması halinde ise Brent fiyatının 2027'de ortalama 105 dolara çıkabileceği ve gıda fiyatlarının medyan senaryoya göre %12 daha artabileceği belirtiliyor. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasasının aynı anda birden fazla büyük şoktan etkilendiğini ve bunun gıda güvenliği açısından risk oluşturduğunu söyledi. Kose, önceliğin en yoksul nüfusun korunmasına ve ağır borç yükü taşıyan düşük gelirli ülkelere destek verilmesine ayrılması gerektiğini belirtti. Enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle küresel petrol talebinin bu yıl %2,5 düşmesi, petrol sevkiyatlarının ise %5,2 gerilemesi bekleniyor. Gübre fiyatlarının bu yıl %14 artmasının ardından 2027'de 2025 seviyelerine dönmesi, metal fiyatlarının ise 2026'da %25 yükselmesi öngörülüyor.

ABD'de Hayvan Temas Alanlarıyla Bağlantılı E. Coli Soruşturmaları Açıldı
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

ABD'de Hayvan Temas Alanlarıyla Bağlantılı E. Coli Soruşturmaları Açıldı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

ABD’de Illinois, California ve Texas’taki sağlık birimleri, sonbahar etkinliklerindeki hayvan temas alanlarıyla bağlantılı E. coli enfeksiyonları hakkında soruşturma yürütüyor. Food Safety News’te yayımlanan görüş yazısında, üç eyaletteki soruşturmaların aynı hafta içinde başlatıldığı belirtildi. Olaylar arasında Illinois’teki Bengtson’s Pumpkin Farm, California’daki Brookshire Farms ve Texas State Fair’deki hayvanat bahçesi bulunuyor. Illinois’in Homer Glen bölgesindeki Bengtson’s Pumpkin Farm ile bağlantılı, yaşları 4 ile 38 arasında değişen beş doğrulanmış Shiga toksini üreten E. coli vakası bildirildi; vakaların dördünde hastaneye yatış gerçekleşti. Çiftliğin hayvanat bahçesi 23 Ekim’de kapatılırken, geziler, yiyecek stantları ve mısır labirenti gibi diğer bölümler açık kaldı. İlçe tarafından yürütülen semptom anketini 200’den fazla ziyaretçinin doldurduğu aktarıldı. San Luis Obispo County Halk Sağlığı Departmanı, California’daki Brookshire Farms’ı ziyaret edenlerle bağlantılı beş Shiga toksini üreten E. coli vakasını doğruladı ve olası maruziyet dönemini 16-26 Ekim olarak açıkladı. Enfeksiyonların kaynağı araştırılırken çiftlik kapatıldı. 16-26 Ekim arasında çiftliğin balkabağı tarlasını veya mısır labirentini ziyaret eden ve karın krampları ya da kanlı ishal gibi belirtiler yaşayan kişilere sağlık kuruluşuna başvurmaları önerildi. Bu belirtiler genellikle ziyaretten 3-10 gün sonra görülebiliyor; 10 yaşından küçük çocuklar komplikasyonlar açısından en yüksek risk grubunda bulunuyor. Dallas County ise State Fair of Texas’taki hayvanat bahçesiyle bağlantılı olup olmadığı araştırılan, çocuklardaki yediye kadar olası vakayı inceliyor. Bazı çocukların yoğun bakımda tedavi edildiği belirtilirken, ilçe yönetimi olay için henüz “salgın” ifadesini kullanmadı. Görüş yazısında, hayvanlarla halkın bir araya geldiği alanlarda federal bir hastalık riski yasası bulunmadığı ve çoğu eyaletin gönüllü rehberliğe dayandığı savunuldu. Yazının sahibi, uyarı işaretleri ve yönergelerin tek başına yeterli olmadığını belirterek daha sıkı önlemler önerdi. Bu öneriler arasında beş yaşından küçük çocukların buzağı, kuzu ve oğlak gibi yüksek riskli hayvanlarla doğrudan temas etmemesi, hayvan temas alanlarının çıkışında sabun ve akan su bulunması ve yalnızca el dezenfektanına dayanan alanların işletilmemesi yer alıyor. Hayvanların etkenleri aralıklı olarak saçabileceği gerekçesiyle, varış öncesi negatif testlerin sınırlı anlam taşıdığı da ileri sürüldü.

Dünya Bankası Gıda Fiyatlarında 2026 İçin %10 Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: Bangkok Post · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası Gıda Fiyatlarında 2026 İçin %10 Artış Bekliyor

Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasalarının aynı anda birçok büyük şokla karşı karşıya olduğunu belirtti. Kurumun Emtia Piyasaları Görünümü raporuna eşlik eden açıklamaya göre yüksek enerji maliyetleri ve ticaretteki aksamalar, geniş bir emtia grubunda fiyatları artırarak enflasyon, gıda güvensizliği ve ekonomik büyüme üzerindeki baskıyı artırıyor. Dünya Bankası, gıda fiyatlarının 2026'da %10, sonraki yıl ise %7 yükselmesini bekliyor. Raporda, gıda fiyatlarındaki artış beklentisinin çatışmalardan etkilenen tahıl tedarik hatları, aşırı El Niño'nun yol açabileceği hava olayları ile yüksek yakıt ve gübre fiyatlarıyla bağlantılı olduğu belirtildi. El Niño'nun gıda üreticileri açısından birçok bölgede sel, kuraklık ve sıcaklık stresini artırması bekleniyor. Enerji fiyatlarının bu yıl %32 artmasının, ardından 2027'de yavaşlamasının öngörüldüğü bildirildi. Bu tahmin, İran ve Ukrayna'daki çatışmaların şiddetlenmemesi koşuluna bağlandı. Küresel petrol arzının da Orta Doğu ile Rusya-Ukrayna savaşlarının etkisiyle 2026'da %5,2 azalması bekleniyor. Bu düşüş, pandemi dönemi dışında kırk yılı aşkın sürenin en büyüğü olarak değerlendiriliyor. Dünya Bankası, güçlü bir El Niño'nun ortaya çıkması, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Karadeniz'deki tahıl sevkiyatlarına yönelik saldırıların yoğunlaşması veya İran savaşı nedeniyle enerji fiyatlarının yeniden sıçraması halinde gıda krizi yaşanabileceği uyarısında bulundu. Bu risklerin birlikte gerçekleştiği olumsuz senaryoda Brent petrolünün 2027'de varil başına ortalama 105 dolara, gıda emtia fiyatlarının ise temel tahminin %12 üzerine çıkabileceği ve 2022 seviyesini aşabileceği belirtildi. Kose, önceliğin en yoksul insanları korumak ve ağır borç yükleriyle mücadele eden düşük gelirli ülkeleri desteklemek olması gerektiğini söyledi.

Papoyan, Avrupa’ya İhracat İçin Yeni Üzüm Çeşitleri Önerdi
Görsel kaynağı: Armenia Sputnik · Özgün haber
Veri haberi

Papoyan, Avrupa’ya İhracat İçin Yeni Üzüm Çeşitleri Önerdi

Ermenistan Ekonomi Bakanı Gevorg Papoyan, Ermeni üzüm çeşitlerinin Avrupa’da yeterince yaygın olmadığını belirterek Avrupa pazarına yönelik yeni çeşitlerin yetiştirilmesini ve sofralık üzüm alanında programlar hazırlanmasını önerdi. Papoyan, bu açıklamayı Ermenistan Ulusal Meclisi’nde hükümetin soru-cevap oturumunda yaptı. Bakan, bu yıl ülkede 201 bin ton üzüm alındığını, önümüzdeki dönemde 1,5-2 bin ton daha alım yapılmasının beklendiğini söyledi. Sözleşmeli üreticilerin ürünlerinin alınmadığını gösteren bir durum yaşanmadığını, bazı sözleşmesiz üreticilerin ürünlerinin de kabul edildiğini aktardı. Sözleşme miktarını aşan ürün getirilmesi nedeniyle oluşan kuyrukların iki-üç gün içinde çözüldüğünü belirten Papoyan, geçen yıl toplam üzüm hasadının 245 bin tonun altında kaldığını da ifade etti.