ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

424 haber · Sayfa 14

Hollanda’da İklim Değişikliğine Uyum İçin Pirinç Denemesi
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da İklim Değişikliğine Uyum İçin Pirinç Denemesi

Hollanda’da araştırmacılar, iklim değişikliğine uyum sağlamak ve kuruyan turbalık alanların yol açtığı toprak çökmesini sınırlamak amacıyla pirinç yetiştiriciliğini deniyor. Çalışma şu aşamada 0,6 hektarlık bir alanda yürütülüyor; proje ekibi yaklaşık üç ton kısa taneli pirinç üretmeyi umuyor. Hollanda’da tarım arazilerinin bir bölümü, hayvan yemi olarak ot yetiştirmek için kurutulan turbalıklardan oluşuyor. Turbanın kuruması, karbondioksit salımına ve bazı bölgelerde yılda birkaç santimetreye ulaşan toprak çökmelerine neden oluyor. Wageningen Üniversitesine göre Hollanda’daki turbalık topraklardan kaynaklanan sera gazı emisyonları ülkenin toplam emisyonlarının yaklaşık %2-3’ünü oluşturuyor. Alanların yeniden nemli tutulması bu etkileri sınırlayabilir; pirinç üretimi ise sulak alanlarda ot dışında bir ürün yetiştirme olasılığı sunuyor. Ekip, Hollanda iklimine en uygun çeşitleri belirlemek için Rusya, Çin, Japonya ve Özbekistan’dan gelen yaklaşık 30 pirinç çeşidini inceliyor. Araştırmacılar, pirinç üretiminin kendisinin oluşturabileceği karbondioksit ve metan salımlarını da izliyor; böylece çözüm olarak görülen yöntemin çevresel sorunu ağırlaştırıp ağırlaştırmadığını değerlendirmeyi amaçlıyor. Projenin sorumlusu Julian Helfenstein, ilk sonuçların umut verici olduğunu belirtiyor. Yerel restoranların ürüne ilgi gösterdiği, kuzey Japonya kökenli bir çeşidin ise Hollanda koşullarına en iyi uyum sağlayan aday olduğu aktarılıyor.

İrlandalı Süt Üreticisi: “Otlakla Besleme Bizi Dünyadan Ayırıyor”
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlandalı Süt Üreticisi: “Otlakla Besleme Bizi Dünyadan Ayırıyor”

İrlanda’da süt üreticisi David Hally, otlakla beslemenin İrlanda süt sektörünü diğer ülkelerden ayıran temel özelliklerden biri olduğunu söyledi. Otlak, yalnızca süt üretimi için değil, İrlanda sütünün ihracat pazarlarındaki farklılığını belirleyen bir unsur olarak da öne çıkıyor. Bu yaz yaşanan kuraklık ot büyümesini ve yem tedarikini baskılasa da ot, İrlanda süt üretiminin merkezinde kalmayı sürdürüyor. Yazı dizisinde Bord Bia’dan David Kennedy, otlakla beslemenin dünya genelindeki süt tüketicileri açısından önemini ve bu niteliğin nasıl doğrulandığını anlatıyor.

İsviçre’de Organik Süt Fiyatı Litre Başına 3 Sent Artacak
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

İsviçre’de Organik Süt Fiyatı Litre Başına 3 Sent Artacak

İsviçre’de organik sütün litre fiyatı 1 Ekim’den itibaren 3 sent artacak. Telegrafi’nin aktardığı bilgiye göre fiyat değişikliği, bu yıl yaşanan olağanüstü hava koşullarının organik süt üretimi üzerindeki etkileriyle ilişkilendirildi. Bio Suisse, kuraklık, hayvan yemi eksikliği ve hasat kayıplarının birçok organik çiftliğin ekonomik durumunu etkilediğini açıkladı. Kuruluş, bu koşulların üretim yapan işletmeler üzerindeki mali baskıyı artırdığını belirtti. Fiyat artışının İsviçre’deki organik süt üreticilerini ve tüketicileri etkilemesi bekleniyor. Kaynakta artışın yeni litre fiyatı veya tüketici fiyatına toplam etkisiyle ilgili başka bir bilgi paylaşılmadı.

2026 Sonbaharında Gübre Piyasasında Fiyat Dalgalanması
Görsel kaynağı: Landwirt · Özgün haber

2026 Sonbaharında Gübre Piyasasında Fiyat Dalgalanması

Gübre piyasasında 2026 sonbaharı öncesinde fiyatların mayıstaki yüksek seviyenin ardından sert dalgalandığı bildirildi. Röportajda, birçok çiftçinin fiyatları önceki yıla ve mevcut üretici fiyatlarına göre yüksek bularak alım yapmadığı belirtildi. Ancak artan doğal gaz fiyatları ve bunun kalsiyum amonyum nitrat (KAS) fiyatlarını yükseltmesi, mayıstaki seviyenin geriye dönük olarak makul görülmesine yol açtı. Değerlendirmede, gübrenin pahalandığı, üretici fiyatlarının bunu izleyemediği ve kuraklığın başlıca sorun olduğu aktarıldı.

ABD Soyası Küresel Su Ürünleri Yetiştiriciliği İçin Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Farm Progress · Özgün haber

ABD Soyası Küresel Su Ürünleri Yetiştiriciliği İçin Öne Çıkıyor

Tüketicilerin sofrasına gelen balıkların, ABD’de üretilen soya fasulyesi kullanılarak yetiştirilmiş olabileceği belirtiliyor. Farm Progress, ABD soyasının küresel su ürünleri yetiştiriciliği sektöründeki önemini ele alıyor. Kaynağın kısa özetinde, ABD soyasının su ürünleri yetiştiriciliği için neden önemli olduğu ifade ediliyor; ancak bu önemin gerekçeleri, kullanım biçimi ve sektörel kapsamına ilişkin ayrıntılı bilgi yer almıyor.

ForageCam, New Holland Silaj Makinelerinde Tane İşlemeyi Otomatikleştiriyor
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber

ForageCam, New Holland Silaj Makinelerinde Tane İşlemeyi Otomatikleştiriyor

New Holland, ForageCam teknolojisiyle silaj makinelerinde mısır tanelerinin parçalanma düzeyini gerçek zamanlı izleyip kırıcı ayarını otomatikleştiriyor. Silaj makinesinin oluğuna yerleştirilen kamera, hasat edilen mısır akışını sürekli gözlüyor; görüntüler yapay zekâ tarafından analiz edilerek Kernel Processing Score (KPS) adı verilen tane işleme skoru hesaplanıyor. Operatör kabinden bir hedef değer belirliyor. ForageCam, elde edilen sonucu bu hedefle karşılaştırarak kırıcıyı otomatik biçimde ayarlıyor. Böylece mısırın olgunluğu, nemi ve hasat koşulları değişse bile sistem ayarları çalışma sırasında güncelliyor. Hedef değerden sapma sürerse operatör uyarılıyor. KPS, tanelerin parçalanma düzeyiyle birlikte hayvanların yemin sindirilebilirliğini değerlendirmek için kullanılıyor. Amaç, taneleri mümkün olduğunca fazla öğütmek değil, istenen rasyon kalitesine uygun seviyeye ulaşmak. New Holland, teknolojinin hasat boyunca daha istikrarlı kalite sağlamasının yanı sıra verimlilik, yakıt tüketimi ve makine aşınmasında kazanım sunacağını belirtiyor. Teknoloji 2025’te Agritechnica’da tanıtıldı, Innovation Award’da gümüş madalya aldı ve daha sonra Farm Machine 2026 ödülünü kazandı. ForageCam’in ticari satışına başlandı.

Arı Ailesinin Yardıma İhtiyacı Olduğu Nasıl Anlaşılır?
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Arı Ailesinin Yardıma İhtiyacı Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Arıcılığa yeni başlayanların, bir arı ailesinin yardıma ihtiyacı olup olmadığını değerlendirirken tek bir belirtiye göre karar vermemesi gerekiyor. Kovanın önündeki hareketlilik, yuvanın gelişimi, arıların davranışı ve yem stokları birlikte incelenmeli. Nektar akışının uzun süre kesildiği veya havanın soğuk olduğu dönemlerde bal ve arı ekmeği stoklarının azalması, arı ailesi için risk oluşturabilir. Arıların aktif uçması tek başına yeterli bir gösterge sayılmıyor; stokların kovan içindeki durumu ve ailenin genel gücü de kontrol edilmeli. Kuluçkanın düzensiz gelişmesi, yumurta ve genç larvaların hücrelere dağınık yerleşmesi ya da yeni kuluçka görülmemesi, sorunun nedeninin araştırılmasını gerektirebilir. Ancak kuluçkanın az olması doğrudan ana arı sorununa işaret etmiyor. Mevsim, hava koşulları ve yem eksikliği de bu duruma yol açabilir. Bu nedenle ana arı, tek bir kovan kontrolünün ardından değiştirilmemeli; yumurtlama, kuluçkanın bütünlüğü, ailenin gücü ve mevsimsel koşullar birlikte değerlendirilmelidir. Kovan önünde ani hareketsizlik veya olağandışı hareketlilik, çok sayıda arının uçmadan yerde sürünmesi, uçamaması ya da kanatlarının anormal görünmesi de incelenmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor. Dağınık kuluçka, şüpheli hücre değişiklikleri, ölü veya rengi değişmiş larvalar ve normal olmayan koku hastalık ya da parazit şüphesini artırabilir. Bununla birlikte belirli bir hastalık veya parazit yalnızca tek belirtiye bakılarak teşhis edilemiyor; bazı durumlarda uzman değerlendirmesi ya da laboratuvar incelemesi gerekiyor. Aile hızla zayıflıyor veya yem stoku kritik düzeye iniyorsa müdahale geciktirilmemeli, ancak neden belirlenmeden rastgele ilaç kullanılmamalı ve arılar ya da çerçeveler başka aileye aktarılmamalı.

Şili’de Gıda Kayıplarının Su, Toprak ve Enerjiye Etkisine Dikkat Çekildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Gıda Kayıplarının Su, Toprak ve Enerjiye Etkisine Dikkat Çekildi

Şili’de O’Higgins Üniversitesi (UOH) bünyesindeki Tarım, Hayvan Bilimleri ve Çevre Bilimleri Enstitüsü’nde görev yapan araştırmacı Cristian Hernández, gıda kaybı ile gıda israfının ayrıştırılması gerektiğini belirtti. Hernández’e göre kayıp; üretim, hasat sonrası işlemler, depolama ve işleme aşamalarında, israf ise perakendeciler, yemek hizmetleri ve tüketicilerin kararlarıyla zincirin son bölümünde ortaya çıkıyor. Bu ayrım, hangi aşamaya müdahale edileceğinin, hangi teknolojinin kullanılacağının ve sonucun hangi göstergeyle ölçüleceğinin belirlenmesini sağlıyor. Tarım ve gıda ihracatında önemli bir ülke olan Şili’de kayıpların en fazla hangi aşamada oluştuğunu ortaya koyan kesin veriler henüz bulunmuyor. Oficina de Estudios y Políticas Agrarias’ın (ODEPA) işaret ettiği üzere ölçüm; ürüne, bölgeye, mevsime ve fiyatlara göre değişiyor. Bu nedenle Gıda Kayıplarının ve İsrafının Önlenmesi ve Azaltılması Ulusal Komisyonu, ortak bir Gıda Kayıpları Endeksi yöntemi hazırlıyor. Üretim ve hasadın yanı sıra hasat sonrası işlemler, ambalajlama, depolama, işleme ve taşıma kritik aşamalar arasında sayılıyor. Boyut, renk veya biçim bakımından ticari ölçütleri karşılamayan ancak besin değerini koruyan ürünler de bu kayıplara dahil olabiliyor. Hernández, kuraklık ve iklim değişikliği koşullarında sorunun çevresel boyutunun büyüdüğünü aktardı. Gıda üretiminde kullanılan tatlı suyun yaklaşık %70’inin, kaybedilen veya israf edilen gıdaların üretimine ayrılan bölümünün ise yaklaşık %20 olduğu belirtildi. FAO tahminlerine göre tüketilmeyen gıdalar, dünya tarım arazilerinin %28’inin kullanımını, küresel gıda sisteminin enerji tüketiminin yaklaşık %38’ini ve sera gazı emisyonlarının %8 ila 10’unu temsil ediyor.

FAO, Moldova’da Kadın Çiftçilerin İklim Direncini Güçlendirmesine Destek Veriyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

FAO, Moldova’da Kadın Çiftçilerin İklim Direncini Güçlendirmesine Destek Veriyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Moldova Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı, İsviçre’nin desteğiyle kadın çiftçilerin iklim değişikliğinin yol açtığı risklerle başa çıkma kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda Cojușna’da, Strășeni ilçesinde yaklaşık 35 kadın çiftçi ve kırsal girişimciyle bir atölye düzenlendi. Toplantıda iklim risklerine uyum, tarımsal işletmelerin geliştirilmesi ve kadınların kaynaklara erişimi ele alındı. Proje kapsamında 100’den fazla çiftçinin katıldığı değerlendirme, kadınlar ile erkekler arasında ekipman ve diğer kaynaklara erişim bakımından farklar bulunduğunu ortaya koydu. Kadınlar ekipman eksikliğini erkeklerden neredeyse üç kat daha sık bildirirken, katılımcıların %80’inden fazlası ev işleri ve aile bakımının eğitimlere katılmak için yeterli zaman bırakmadığını belirtti. Kadın çiftçiler, aile işletmelerine uygun küçük ölçekli makineler, ürün depolama ve işleme alanları, finansman ve sübvansiyonlara daha kolay erişim ile kısa ve uygulamalı eğitim talep etti. Atölyede ortaya çıkan önerilerin, kadınlara yönelik eğitim, danışmanlık, teknoloji ve finansman programlarının uyarlanmasında kullanılması planlanıyor. Bu çalışmalar kapsamında kadınların ve genç çiftçilerin girişimcilik, dijital beceri ve yenilikçilik kapasitesini geliştirmek amacıyla 10 Çiftçi Kulübü kurulması öngörülüyor. Kulüplerin deneyim paylaşımı, teknoloji denemeleri ve danışmanlar, finans kuruluşları ile alıcılarla bağlantı kurulması için kullanılması hedefleniyor. Moldova Tarım Bakanlığı ile FAO ayrıca 2027-2030 dönemi için, üretimin korunması ve risklerin azaltılmasına yönelik finansal araçlar içeren ulusal bir tarımsal dayanıklılık programı üzerinde çalışıyor. Proje, İsviçre’nin 2023-2025 dönemindeki desteğinin devamı niteliğinde. Önceki çalışmada 5.000’den fazla kadın tohum ve yem desteği almış, 120’den fazla kadın ise kadın çiftçi kulüplerine katılarak küçük ölçekli ekipman desteğinden yararlanmıştı.

Polonya’da Sığır Fiyatlarında 2026 Sonu İçin İstikrar Beklentisi
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Sığır Fiyatlarında 2026 Sonu İçin İstikrar Beklentisi

Crédit Agricole, Polonya’da ortalama sığır alım fiyatının 2026 sonunda yaklaşık 13,20 zł/kg seviyesine ulaşacağını öngördü. Bankanın analistleri, sert düşüşlerin ardından piyasada önümüzdeki aylarda göreli istikrar bekliyor. Bu tahmin, belirgin bir fiyat toparlanmasından çok, gerilemenin hız kesmesine işaret ediyor. Analistlere göre fiyatların daha fazla düşmesini sınırlayan temel etken, Polonya ve Avrupa Birliği genelinde sığır kesimlerinin azalmasıyla oluşan düşük arz. Buna karşılık sığır etine yönelik talebin zayıf kalması ve Avrupa Birliği’ne artan ithalat, fiyatlarda güçlü bir yükseliş yaşanmasını zorlaştırıyor. Süt sektöründe daha fazla ineğin sürüden çıkarılması da arzı artırabilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor. Temmuz 2026 verileri üreticilerin maliyet baskısını ortaya koydu. Polonya’da ortalama sığır alım fiyatı 12,85 zł/kg olurken, yıllık düşüş %17,6 olarak kaydedildi. Aynı dönemde sığır yeminin fiyatı %13,1 artarak 2,09 zł/kg’ye çıktı. Canlı hayvan fiyatının yem fiyatına oranı 8,42’den 6,14’e geriledi; Crédit Agricole bu değişimi üretim kârlılığında güçlü bozulma olarak nitelendirdi. AgroFakt’ın 30 Eylül tarihli izlemesinde fiyatların 24 Eylül’e göre değişmediği belirtildi. Seçili alım noktalarında 600 kilogramın üzerindeki boğalar için 11,00–17,00 zł/kg, 550 kilogramın üzerindeki düveler için 8,00–16,20 zł/kg ve 650 kilogramın üzerindeki inekler için 6,00–13,00 zł/kg net fiyatlar bildirildi. Bu aralıklar belirli kategorilere yönelik teklifler olduğundan, bankanın Polonya geneli ortalama fiyat tahminiyle doğrudan karşılaştırılamıyor. Banka ayrıca 2027 sonu için yaklaşık 12,50 zł/kg tahmininde bulunuyor.

Şeker Kamışı ve Otlaklarda Cigarrinha Zararlısı Verimliliği Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

Şeker Kamışı ve Otlaklarda Cigarrinha Zararlısı Verimliliği Tehdit Ediyor

Cigarrinha türlerinin şeker kamışı alanları ve otlaklarda yayılması, bitkilerin gelişimi, üretim kalitesi ve verimlilik açısından üreticileri endişelendiriyor. Şeker kamışında kök cigarrinhası, sapların kalitesini etkileyerek şeker oranı, lif miktarı ve endüstriyel işleme üzerinde sonuçlar doğurabiliyor. Otlaklardaki yoğunluk ise yem bitkilerinin üretim ve kalitesini azaltabiliyor, ayrıca alanların bozulmasına katkıda bulunabiliyor. Kaynakta, bu zararlılarla mücadele seçenekleri arasında Metarhizium anisopliae adlı entomopatojenik mantarın kullanımı gösteriliyor. CJ Selecta, söz konusu biyolojik etkeni içeren Soldaz adlı mikrobiyolojik insektisiti farklı cigarrinha türlerinin yönetimi için sunuyor. Şirketin açıklamasına göre ürün, gram başına en az 2 x 10⁹ canlı konidyum içeren ıslanabilir toz formunda bulunuyor. Mantarın böceğe yapışma, çimlenme, nüfuz etme, kolonileşme ve enfeksiyon süreçleriyle zararlının ölümüne yol açtığı belirtiliyor. Ürünün, bulaşan böcekler arasındaki sporların doğal yayılımını da desteklemesinin hedeflendiği aktarılıyor.

Kanola Küspesi Süt İneklerinin Performansını Artırabilir
Görsel kaynağı: Farms.com · Özgün haber

Kanola Küspesi Süt İneklerinin Performansını Artırabilir

Araştırma, kanola küspesinin dengeli rasyonlara dahil edilmesinin süt üreticileri açısından çeşitli faydalar sağlayabileceğini ortaya koyuyor. Kanola küspesi, süt ineklerinin beslenmesinde kullanıldığında süt üretiminin artırılmasına yardımcı olabilir. Kaynakta ayrıca kanola küspesinin protein kullanım verimliliğini iyileştirmeye ve atığı azaltmaya katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Dengeli rasyonların parçası olarak kullanılması, süt üreticilerinin kârlılığını destekleyebilecek bir seçenek olarak değerlendiriliyor.

İran’da Tarımsal Araştırma İçin 9 Büyük Projeye 12 Milyar Tümen Ayrıldı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Tarımsal Araştırma İçin 9 Büyük Projeye 12 Milyar Tümen Ayrıldı

İran Tarımsal Araştırma, Eğitim ve Yayım Örgütü (TAT), tarım sektörünün somut sorunlarına odaklanan dokuz büyük proje için 12 milyar tümen bütçe ayırdı. TAT Araştırma ve Teknoloji Başkan Yardımcısı Gulamrıza Salihi Cuzani, projelerin kuruluşun araştırma ve teknoloji yaklaşımındaki değişim kapsamında yürütüleceğini açıkladı. Her bir proje için 2 milyar tümen kadar kaynak tahsis edilmesine imkân tanındı. Cuzani, yeni yaklaşımın araştırmacı veya enstitü merkezli yapıdan program ve sorun merkezli çalışmaya geçişi öngördüğünü söyledi. Buna göre araştırma faaliyetlerinin tarım sektörünün gerçek sorunları ve İran’ın Yedinci Kalkınma Planı kapsamındaki yükümlülükleri doğrultusunda tanımlanması hedefleniyor. Projelerin önemli bölümünün tohum, hayvan yemi, kuraklık ve Arin tavuğu üretimi gibi başlıklarla bağlantılı olduğu belirtildi. TAT’ın yürütme birimleriyle bağlantılı stratejik araştırma, eğitim ve yayım konseyleri de bu modelin parçaları arasında yer alıyor. Şimdiye kadar sekiz stratejik konsey oluşturuldu. Bu konseylerde yürütme birimlerinin ihtiyaç ve önceliklerini ortaya koyması, TAT’ın enstitü ve merkezlerinin de bu ihtiyaçlara göre araştırma programlarını şekillendirmesi amaçlanıyor. Üniversiteler ve bilgi temelli şirketlerin de konsey çalışmalarına katılması planlanıyor. Kuruluş ayrıca, farklı enstitülerdeki uzmanlıkların tek bir ürün veya bölgesel sorun etrafında birleştirilmesini öngören geliştirme projeleri yürütüyor. Bu projelerde bir araştırmacı veya enstitü liderliğinde uzman ekipler oluşturulacak ve eldeki bilgi, en az bir kırsal yerleşim düzeyinde, mümkün olduğunda daha geniş ölçekte üretim alanlarına uygulanacak. Böylece araştırma sonuçlarının çiftçilere parçalı değil, koordineli biçimde aktarılması hedefleniyor. TAT yetkilisinin verdiği bilgilere göre geçen yıl ticarileştirilebilir 106 yeni bulgu belirlendi ve yaklaşık 92 milyar tümen değerinde 73 teknoloji transferi sözleşmesi imzalandı. Son iki yılda yaklaşık 120 yeni bitki çeşidi de tanıtıldı; bu çeşitlerin özel sektöre aktarılması planlanıyor. Kuruluşun gelecek dönem öncelikleri arasında yapay zekâ, iklim değişikliği ve yeni tarım teknolojileri bulunurken, bu alanlardaki projelerin enstitü ve merkezler tarafından tanımlanması bekleniyor.

FAO: Gıda İsrafını Azaltın; Ormanlar ve Tarım-Gıda Sistemleri Kazansın
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Gıda İsrafını Azaltın; Ormanlar ve Tarım-Gıda Sistemleri Kazansın

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), gıda kayıpları ve israfının azaltılmasının tarım-gıda sistemlerinin dönüşümüne katkı sağlayacağını bildirdi. Örgütün verilerine göre dünya genelinde üretilen gıdanın %13,4'ü hasat sonrasında ve perakende satış aşamasına ulaşmadan kayboluyor. Tüketicilere sunulan gıdanın %19'u ise perakende, yemek hizmetleri ve hanelerde israf ediliyor. FAO'ya göre tüketilmeyen gıdaların üretimi için yaklaşık 1,4 milyar hektar arazi kullanılıyor. Tarım arazilerinin genişlemesi dünya genelinde ormansızlaşmanın en önemli etkeni olmaya devam ederken, gıda kayıpları ve israfı küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %10'undan sorumlu tutuluyor. Gıda israfının azaltılması, mevcut tarım arazilerinin daha verimli kullanılmasına ve ormanlar üzerindeki baskının hafiflemesine katkı sağlayabilir. Kayıpların azaltılması, özellikle en yüksek kayıp oranlarının görüldüğü meyve ve sebzeler başta olmak üzere besleyici gıdaların erişilebilirliğini de artırabilir. Ancak FAO, dünyanın 2015'ten bu yana gıda kayıplarını azaltma konusunda belirgin ilerleme kaydetmediğini ve 2030 hedefinin gerisinde kaldığını belirtiyor. Söz konusu hedef, perakende ve tüketici düzeyindeki kişi başına gıda israfının yarıya indirilmesini ve üretim ile tedarik zincirlerindeki kayıpların azaltılmasını öngörüyor. Örgüt, kayıpların daha iyi ölçülmesi, politikaların güçlendirilmesi ve gıdayı sistem içinde tutan uygulamaların yaygınlaştırılması için devletler ve ortaklarıyla çalışıyor. FAO ayrıca, 2024 yılına ilişkin bölgesel ve alt bölgesel tahminleri içeren yeni bir Gıda Kayıpları Endeksi interaktif veri haritası sundu.

Botswana, Süt Üretimini Artırmak İçin Brezilya’dan 600 Girolando Sığırı Getiriyor
Görsel kaynağı: Kilimo News · Özgün haber
Veri haberi

Botswana, Süt Üretimini Artırmak İçin Brezilya’dan 600 Girolando Sığırı Getiriyor

Botswana, yerli süt üretimini artırmak amacıyla Brezilya’dan Girolando sığırları ithal ediyor. Botswana Development Corporation’ın (BDC) Lobatse’de yürüttüğü Milk Valley Farm projesine yönelik son sevkiyat, temmuzdaki ilk sevkiyatın ardından gerçekleştirildi. Birkaç gün içinde beklenen 206 hayvanın gelişiyle Brezilya’dan getirilen toplam sığır sayısının 600’e ulaşması bekleniyor. Ticaret ve Girişimcilik Bakanı Tiroeaone Ntsima, yatırımın gıda güvenliğini güçlendirme, süt ürünleri ithalatına bağımlılığı azaltma ve rekabetçi bir yerli süt endüstrisi oluşturma hedeflerinin parçası olduğunu söyledi. Girolando ırkı, yüksek süt üretim potansiyeli ve Botswana’nın sıcak iklimine uyumu nedeniyle tercih edildi. BDC, çiftliğin tam kapasitede yaklaşık 3.000 başlık sürüye ve yıllık 15 milyon litre süt üretimine ulaşmasını hedefliyor. Proje kapsamında döner sağımhane, modern ahırlar, su altyapısı, yem üretimi, yetiştirme ve biyogüvenlik tesislerine yatırım yapıldı. Çiftliğin Haziran 2026’da Şap Hastalığından Ari Sütçü Hayvancılık Bölmesi statüsü aldığı bildirildi.

Sıcak ve Kurak Yaz Avrupa Hayvancılığında Yem Baskısını Artırdı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Sıcak ve Kurak Yaz Avrupa Hayvancılığında Yem Baskısını Artırdı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

2026 yazında Avrupa'nın batı ve merkezi kesimlerinde etkili olan sıcak ve kurak hava, hayvancılık işletmelerinde yem kaynaklarını daralttı. Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi'nin (JRC) MARS tahminlerine göre, eylül itibarıyla Avrupa Birliği'nde (AB) yeşil mısır veriminin 2021-2025 ortalamasının %14 altında kalması bekleniyor. Dane mısırda düşüş beklentisi %8, soyada ise %15 olarak hesaplandı. Sıcaklık ve su açığı, özellikle mısır ve soyanın üretim açısından kritik gelişim aşamalarına denk geldi. Bu koşullar bitkilerin gelişimini hızlandırırken biyokütle birikimini sınırladı; JRC modellerine göre en çok etkilenen bölgelerde mısır, normalden üç haftaya kadar erken olgunlaştı. Buna karşılık sonbahar-kış döneminde gelişimini büyük ölçüde tamamlayan kışlık tahılların verimleri beş yıllık ortalamaya yakın kaldı. Kuraklığın etkisi meralar ve kışlık yem stoklarında da görüldü. Sezonun iyi başlamasına rağmen ot büyümesi birçok bölgede hızla yavaşladı, bazı yerlerde tamamen durdu. Yeşil mısırın yemlik üretimine ilişkin beklentilerin de kötüleşmesiyle en ağır etkilenen bölgelerde hayvan yemi mevcudu önemli ölçüde azaldı ve bazı yetiştiriciler sürülerini küçülttü. Kaynak, ağır hasar gören alanlarda ekonomik açıdan hasat yapılamamasının toplam üretim kaybını ortalama verim düşüşünden daha yüksek seviyeye taşıyabileceği uyarısında bulunuyor.

Tahıl Fiyatlarında Yükseliş Sinyali Kasım’a kadar Sürebilir
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Tahıl Fiyatlarında Yükseliş Sinyali Kasım’a kadar Sürebilir

AgroMarkets, tahıl piyasasındaki yükseliş eğiliminin kısa vadeli bir geri çekilme riskine rağmen sürdüğünü ve mevsimsel hareketlerin fiyatları kasıma kadar destekleyebileceğini değerlendiriyor. Şirket, en iyi senaryoda desteğin 2027’nin başına kadar devam edebileceğini belirtiyor. Son haftalarda fiyatlarda gerileme görülse de analiz kuruluşuna göre buğday ve mısırdaki normal mevsimsel dip aşılmış durumda. ABD buğday piyasasında spekülatif yatırımcıların pozisyonları 15 Eylül itibarıyla dengeli seyretti: 126 bin 842 uzun pozisyona karşı 125 bin 614 kısa pozisyon bulunuyordu. AgroMarkets, küçük bir düşüşün yeni alıcıları çekerek buğday fiyatını yeniden destekleyebileceğini düşünüyor. Mısırda ise alıcıların belirgin çoğunlukta olması kısa vadeli düzeltme riskini artırıyor. AgroMarkets, 2026 yemlik ve kaliteli tahıl hasadının %25’inin satılmasını, maltlık arpa hasadının tamamı için fiyat güvencesi alınmasını ve 2027 maltlık arpasının yarısının fiyatlandırılmasını öneriyor. İsveçli üreticilere piyasayı izleyerek satışları zamana yaymaları, yem tahılı alıcılarına ise olası düşüşün dengelenmesini beklemeleri tavsiye ediliyor.

Dairygold, 2026 Hasadı İçin Tahıl Fiyatlarını Açıkladı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Dairygold, 2026 Hasadı İçin Tahıl Fiyatlarını Açıkladı

Dairygold, 2026 hasadında yetiştiricilerden teslim aldığı İrlanda tahıl ve bakliyatının fiyatlarını açıkladı. Kooperatif, yeşil yemlik arpa için ticaret primi dahil ton başına 218 avro, yeşil yemlik buğday için 228 avro ödeyecek. Fiyatlara Katma Değer Vergisi (KDV) dahil değil. Sözleşmeli maltlık arpa ton başına 228 avro, sözleşmeli bakliyat ise 255 avro olarak belirlendi. Dairygold, toplam alımın 100.000 tonu aştığını ve genel kaliteyi mükemmel olarak niteledi; ancak kurak yetişme koşullarının özellikle bakliyat ve kışlık tahıllarda verimi düşürdüğünü bildirdi.

Tahılın Derin İşlenmesinde 2030’a kadar 12 Proje Bekleniyor
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Tahılın Derin İşlenmesinde 2030’a kadar 12 Proje Bekleniyor

Rusya’da tahılın derin işlenmesi sektöründe 2030’a kadar 12 yeni işletmenin faaliyete geçmesi bekleniyor. Açıklamayı, “İçerik Bileşenleri Endüstrisi” forumunda Birleşik Nişasta Birliği Başkanı Oleg Radin yaptı. Yeni yatırımların, nişasta ürünleri ile biyoteknolojik yöntemlerle elde edilen ürünlerin çeşitlenmesini sağlaması öngörülüyor. Mısır ve buğday işleme projelerinde gıda ve teknik modifiye nişastalar, doğal nişasta, nişasta ürünleri ve gluten üretilecek. Bezelye işleme tesislerinde ise bezelye proteini, nişasta, lif, bezelye protein izolatı ve gıda lifleri üretimi planlanıyor. Biotehagro projesinin 2028’de amino asit üretimine başlaması ve yılda 500 bin ton buğday işlemesi öngörülüyor. Donbioteh’in 2029’da devreye alınarak yılda 250 bin ton buğday işlemesi planlanıyor. 2030’a kadar üretimde en büyük artışın nişasta grubunda gerçekleşmesi bekleniyor. Mısır nişastası üretiminin 2025’teki 367,7 bin tondan 2030’da 448,7 bin tona, buğday nişastasının 37,3 bin tondan 55,3 bin tona, modifiye nişasta üretiminin ise 111,8 bin tondan 207,8 bin tona çıkacağı tahmin ediliyor. Bu dönemde buğday gluteni üretiminde de %92 artış bekleniyor.

Arnavutluk’ta Süt Üretimi Gerilerken İthalata Bağımlılık Tartışılıyor
Görsel kaynağı: Koha Jone · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta Süt Üretimi Gerilerken İthalata Bağımlılık Tartışılıyor

Arnavutluk’ta süt üretimi 2021’de yaklaşık 1,013 milyon tondan 2025’te 868,3 bin tona geriledi. Yazıda aktarılan verilere göre bu, dört yılda yaklaşık 145 bin tonluk düşüş anlamına geliyor. Aynı dönemde Sırbistan, 2021–2023 yıllarında Arnavutluk pazarının başlıca süt tedarikçilerinden biri oldu ve 2023’te bu ülkeden yaklaşık 7,8 milyon kilogram süt ithal edildi. Sırbistan’dan yapılan ithalat 2024’te gerilerken Macaristan ilk sıraya çıktı; yazı, tartışmanın tek bir ülkeye değil, yerli üretim daralırken dış tedarike artan bağımlılığa odaklandığını belirtiyor. Yazıda, Sırbistan’ın 2025’te kayıtlı işleyicilere teslim edilen süt için litre başına ödeme sağladığı, ayrıca süt inekleri ve sürünün yenilenmesini desteklediği aktarılıyor. Arnavut çiftçilerin ise pahalı hayvan yemi, yakıt ve veterinerlik hizmetleri, iş gücü eksikliği ve bazı durumlarda maliyeti ancak karşılayan toplama fiyatlarıyla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Alıntılanan uzmana göre bir litre sütün üretim maliyeti yaklaşık 48–50 lek olurken, kalite ve sözleşmeye bağlı toplama fiyatı 55 leke kadar çıkabiliyor. Yazıya göre bu dar marj, çiftçilerin ekipman almasını, sürüyü büyütmesini veya işletmeye yatırım yapmasını zorlaştırıyor. Hesap tutmadığında bazı üreticiler hayvan sayısını azaltıyor ya da faaliyetini kapatıyor; düzenli hammaddeye ihtiyaç duyan işleyiciler de yurt dışından süt arıyor. Küçük ve dağınık işletmeler için toplama noktaları, soğutma altyapısı, kalite analizleri, işleyicilerle istikrarlı sözleşmeler, mekanizasyon ve yem üretimine destek öneriliyor. Desteğin, kayıtlı biçimde kaliteli süt üreten ve teslim eden çiftçiye ulaşması gerektiği savunuluyor. Metinde ayrıca çiftçilere yönelik KDV telafi programının %20’den %6’ya indirildiği ve daha sonra kaldırıldığı ifade ediliyor. Teslim edilen her litre süt için benzer bir desteğin bulunmadığı belirtilirken, IPARD fonlarının bloke edilmesinin ahır, ekipman ve teknoloji yatırımlarını geciktirdiği aktarılıyor. IPARD III, Arnavutluk’ta kırsal kalkınmaya yönelik Avrupa Birliği yardım çerçevesinin parçası olarak anılıyor. Yazı, ithalatın yasal olduğunu kabul etmekle birlikte, tüketicilerin satın aldığı süt ürünlerinde sütün menşeinin açıkça belirtilmesini istiyor. Üretim ve ihracatın güçlenmesi için istikrarlı miktar, standartlar, izlenebilirlik ve rekabetçi işleme kapasitesi gerektiği; hükümetin de üretim başına destek, maliyetlerin düşürülmesi ve toplama altyapısına ilişkin ölçülebilir bir plan sunması gerektiği savunuluyor.

Arnavutluk Süt Pazarında Sırbistan İthalatı Artıyor
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber

Arnavutluk Süt Pazarında Sırbistan İthalatı Artıyor

Arnavutluk’ta hayvancılığın birkaç yıldır daralması, yerli süt üretiminin azalmasına ve Sırbistan’dan gelen süt ile süt ürünlerinin pazarda daha fazla yer bulmasına neden oluyor. Yüksek yem ve yakıt maliyetleri, küçük ve parçalı çiftlikler ile düşük verimlilik sektörü zorlarken, işleme sanayisinin istikrarlı ve standartlaştırılmış tedarik ihtiyacı ithal hammadde ve ürünlere yönelimi artırıyor.

Brezilya’dan Tavuk ve Bal İthalatında Yeniden Açılma İhtimali
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber

Brezilya’dan Tavuk ve Bal İthalatında Yeniden Açılma İhtimali

Brezilya’nın tavuk eti ve bal üretiminin Avrupa Birliği’nin (AB) ihracat için öngördüğü sağlık koşullarını karşıladığı bildirildi. Değerlendirme, AB sağlık makamlarının Brezilya’da 24 Ağustos-4 Eylül tarihleri arasında yürüttüğü incelemenin ardından hazırlanan nihai rapora dayanıyor. Raporda ülkenin mevzuatı, prosedürleri, denetçi eğitimi ve resmî kontrollerinin AB kurallarına uyumu güvence altına alabildiği belirtildi. İncelemeler özellikle tavuk eti ve bal üretiminde antimikrobiyal kullanımına yönelik kontrollere odaklandı. Ancak ihracatın yeniden başlaması henüz kesinleşmedi. Bunun için Brezilya’nın AB’ye bu ürünleri göndermeye yetkili ülkeler listesine yeniden alınması gerekiyor. Brezilya Tarım Bakanlığı, raporun Avrupa Komisyonu’nun Bitkiler, Hayvanlar, Gıdalar ve Yemler Daimi Komitesi toplantısında görüşülmesini istedi; yeniden listeye alma kararını komite verecek.

Kazakistan’da Tahıl İhracatı Demiryolu Taşımacılığında Özel Kontrole Alındı
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Tahıl İhracatı Demiryolu Taşımacılığında Özel Kontrole Alındı

Kazakistan Demiryolları (KTZ), yeni hasat tahılının lojistiği ile kesintisiz sevkiyatını özel denetime aldı. Taşımaların koordinasyonunu Tahıl Karargâhı yürütürken, karargâhın saha toplantıları Kostanay ve Kökşetau’da yapıldı. Demiryolu ağı için gerekli tahıl vagonları, kapalı vagonlar ve ana hat lokomotifleri görevlendirildi. Yeni hasadın ülke genelindeki yüklemelerinde en büyük pay Akmola bölgesine ait oldu. Sezon başından bu yana bölgenin payı %31’e ulaştı ve tahılın önemli bölümü doğrudan blok trenlerle ihracata gönderildi. Kostanay da başlıca tahıl bölgeleri arasında yer alırken, bölgeden yapılan ihracatın %43’ü Özbekistan’a yöneldi. Diğer sevkiyat noktaları arasında Azerbaycan, Kırgızistan, Belarus, Letonya, Estonya ve Türkmenistan bulundu. Ulaştırma Bakan Yardımcısı Janibek Tayjanov’un hükümet toplantısında verdiği bilgiye göre, 2026’nın ilk sekiz ayında demiryoluyla 9,3 milyon ton tahıl taşındı; bu, geçen yılın aynı dönemine göre %13 artış oldu. İhracat sevkiyatı 7,2 milyon tona çıkarken, Orta Asya’ya taşımalar %37, Çin’e taşımalar %34 arttı. Karma yem taşımaları da %38 artarak 2,6 milyon tona ulaştı.

AB'de Kişi Başı Gıda Atığı 2024'te 129 Kiloya Ulaştı
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

AB'de Kişi Başı Gıda Atığı 2024'te 129 Kiloya Ulaştı

Avrupa Birliği'nde (AB) 2024 yılında toplam 57,9 milyon ton gıda atığı oluştu. Eurostat verilerine göre bu miktar, 2023'e kıyasla %0,7 artarken kişi başına düşen gıda atığı 129 kilogram oldu. Haneler toplam atığın %53'ünü oluşturdu ve kişi başına 69 kilogram atık üretti. Restoranlar ile yemek hizmetleri %12'lik paya sahipken, gıda ve içecek üretimi %19'luk pay aldı; birincil üretim ile perakende ve diğer dağıtım aşamalarının her biri %8'de kaldı.