ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

570 haber · Sayfa 15

Güney Afrika’da Şap Hastalığı İçin Süresiz Salgın Uyarısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrika’da Şap Hastalığı İçin Süresiz Salgın Uyarısı

Güney Afrika’da süt üreticileri, mevcut yaklaşımın sürmesi halinde şap hastalığının (FMD) kontrol altına alınamayabileceği ve ülkenin hastalıkla süresiz yaşamak zorunda kalabileceği uyarısında bulundu. Uyarı, Royal Show’da cuma günü düzenlenen ve süt işletmelerinde sürü sağlığı ile ekonominin ele alındığı Farmer’s Weekly panelinde yapıldı. FMD Response SA sözcüsü ve süt üreticisi Andrew Morphew, hastalığın yok edilmesi için gerekli adımların henüz atılmadığını söyledi. Morphew, süt üreticilerinin hastalığın endemik hale gelmesi ihtimaline karşı düzenli aşılama ve sıkı biyogüvenlik uygulamalarına hazırlanması gerektiğini belirtti. Ona göre Güney Afrika’da hastalığın ne kadar yayıldığını gösteren güvenilir bir tablo bulunmuyor. Geniş kapsamlı gözetim yapılmaması ve aşının klinik belirtileri baskılaması, enfekte hayvanların belirti göstermeden virüsü yayabilmesi riskini artırıyor. Morphew, Tarım Bakanlığının hastalık gözetiminden sorumlu olduğunu ancak FMD testi yapmaya yetkili yalnızca bir laboratuvar bulunduğunu aktardı. Test kapasitesinin artırılmasını ve ulusal bir gözetim planı yayımlanmasını isteyen Morphew, aşılama başarısının uygulanan doz sayısıyla değil, herhangi bir anda bağışık olan hayvanların oranıyla ölçülmesi gerektiğini söyledi. Bulaşmayı önlemek için uluslararası ölçütün popülasyonun %80’inde bağışıklık olduğunu belirtti. Aşı kaynaklı bağışıklığın yaklaşık altı ay sürdüğünü kaydeden Morphew, daha önce aşılanan hayvanların yeniden duyarlı hale gelmesiyle kampanyaların kazanımlarını kaybedebileceği uyarısında bulundu. Süt üreticisi Tom Turner ise aşılı sürüsünde komşu sığırlardan yayılan hastalık nedeniyle salgın yaşadığını, 100 ineğin etkilendiğini ve işletmesinin yaklaşık 960.000 rand kaybettiğini anlattı. Turner, aşı yapılmasaydı maliyetin yaklaşık 12 milyon randa ulaşabileceğini söyledi.

Çin Şirketleri Arap Pazarlarında Lastik, Lojistik ve Tarım Yatırımlarını Genişletiyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Çin Şirketleri Arap Pazarlarında Lastik, Lojistik ve Tarım Yatırımlarını Genişletiyor

Çin şirketleri, Mısır’daki lastik yatırımlarını, Orta Doğu’ya doğrudan deniz taşımacılığını ve Arap ülkelerine tarım ürünü ihracatını birlikte büyütüyor. Mısır, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri öne çıkan merkezler olurken, bu adımlar üretim, lojistik ve ticaret bağlantılarını güçlendirme yönelimiyle ilişkilendiriliyor. Mısır’da Shandong Linglong, İskenderiye’de yıllık 6 milyon yarı çelik radyal lastik üretecek bir fabrika için 270 milyon dolarlık yatırım planını açıkladı. Kaynağa göre Çinli altı lastik şirketinin yıl başından bu yana Mısır’da açıkladığı yeni yatırımların toplamı yaklaşık 40 milyar yuanı buldu. Sailun Grubu’nun ülkedeki birikimli yatırımı da yaklaşık 1,7 milyar dolara ulaşırken, şirket yarı çelik ve tamamen çelik radyal lastiklerle arazi aracı lastikleri üretmeyi planlıyor. Yatırımlar, lastik üretiminin yanı sıra hammadde ve sanayi girdilerini de kapsıyor. Shandong Link, Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi’ndeki Sokhna sanayi alanında silika ve karbon siyahı üretmek üzere 1 milyar yuanlık proje planlıyor. Himile ise lastik kalıpları ve sanayi bileşenleri projesinin ilk aşamasına 100 milyon dolar ayırmayı öngörüyor. Lojistik tarafında, Çin’in Qinzhou Limanı’ndan Umman’daki Duqm Limanı’na 2.727 Çin yapımı otomobil taşıyan doğrudan sefer başlatıldı. Yaklaşık 15 gün sürmesi beklenen hat, aktarma limanlarına uğramadan ilerliyor ve Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ile Ürdün limanlarını bağlayan ağın parçası olarak tanımlanıyor. Tarım ürünlerinde ise Dubai’ye yıldız anasonu, havuç, portakal ve kiraz sevkiyatları yapıldı. Çin’in tarım ürünü ihracatı 2026’nın ilk sekiz ayında yıllık %4,2 artarak 492,03 milyar yuana çıktı.

Kazakistan’da 1,3 Milyon Hektar Tarım Arazisi Devlete İade Edildi
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da 1,3 Milyon Hektar Tarım Arazisi Devlete İade Edildi

Kazakistan’da daha önce kullanılmayan 792,5 bin hektar tarım arazisinin kullanımına başlandığı, 1,3 milyon hektar arazinin ise devlet mülkiyetine iade edildiği bildirildi. Veriler, Başbakan Yardımcısı ve Milli Ekonomi Bakanı Serik Jumanqarin başkanlığındaki toplantıda açıklandı. Tarım Bakan Yardımcısı Azat Sultanov, bir yıl önce belirlenen 13,5 milyon hektarlık tarım arazisinin yeniden dağıtılması hedefinin tamamlandığını söyledi. Bu alanın 5,5 milyon hektarı ortak kullanım merası olarak ayrılırken, 8 milyon hektarı tarımsal faaliyet yürütmeleri için vatandaşlara ve diğer arazi kullanıcılarına ihale yoluyla verildi. Geri alınan arazilerin nihai kullanıcılara devri sürerken bazı bölgelerde gecikme yaşandığı belirtildi. Gecikme oranı Atyrau bölgesinde %32,4, Mangistau bölgesinde %24,6 ve Ulıtau bölgesinde %21,1 olarak açıklandı. Kaynakta bu oranların hangi toplam veya işlem aşamasına göre hesaplandığı belirtilmedi. Toplantıda bozulmuş meraların iyileştirilmesi için üç pilot ilçe belirlendi. Çalışmalar Almatı bölgesindeki Raiymbek ilçesinde 9,2 bin hektar, Aktöbe bölgesindeki Hromtau ilçesinde 17,4 bin hektar ve Akmola bölgesindeki Tselinograd ilçesinde 6,6 bin hektar olmak üzere toplam 33 bin hektarlık alanı kapsayacak. Jumanqarin, devletin sulama altyapısı sağladığı arazilerin kullanıcılarının sulama sistemleri kurması, arazileri amacına uygun kullanması ve kârlı ürünler yetiştirmesi gerektiğini belirtti. Kullanılmayan veya rasyonel işletilmeyen arazilerin tarımsal dolaşıma geri alınması gerektiğini söyleyen Jumanqarin, devir süreçlerinde hakların sona ermesinin tescili ve kullanılmayan arazilerin sahipsiz ilan edilmesiyle ilgili idari engeller bulunduğunu da aktardı. Komitenin önceki açıklamasında, 2022’den bu yana devlete iade edilen toplam alan 15,4 milyon hektar olarak verilmişti.

Ruidar Hurmasının 250 Tonu Afganistan, Türkiye ve Umman’a İhraç Edilecek
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Ruidar Hurmasının 250 Tonu Afganistan, Türkiye ve Umman’a İhraç Edilecek

İran’ın Hürmüzgan eyaletindeki Ruidar bölgesinden hurma ihracatı planlanıyor. İlk aşamada Hünayri, Zahidi ve Mazafati çeşitlerinden 25 ton hurmanın Afganistan’a gönderileceği, sonraki aşamalarla bu ülkeye yapılacak toplam ihracatın 125 tona ulaşacağı bildirildi. Bender Hümayr ilçesi Tarım Müdürü Abdullah Ahmedzade, Afganistan’ın yanı sıra Türkiye ve Umman’ın da ihracat programında bulunduğunu açıkladı. Şirket Sadakat Kişm’in bu pazarlara toplam 250 ton hurma göndermesi hedefleniyor; programın bölge ürününü tanıtması ve üreticileri desteklemesi bekleniyor.

Rakka’da Çiftçiler Mısırı Erken Hasat Edip Silaja Çeviriyor
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Rakka’da Çiftçiler Mısırı Erken Hasat Edip Silaja Çeviriyor

Suriye’nin Rakka kırsında bazı çiftçiler, sarı mısırlarını geleneksel hasat döneminden yaklaşık bir veya iki ay önce satıp yem silajına dönüştürmeye başladı. North Press’in haberine göre üreticiler bu yönteme, borçlarını ve sezon giderlerini karşılamak için hızlı nakde ihtiyaç duymaları nedeniyle başvuruyor. Önceki buğday mahsulüne ait ödemelerin gecikmesi, yükselen üretim maliyetleri ve girdi borçları da erken satış kararında etkili oluyor. Çiftçiler, bölgede mısır kurutma makinelerinin bulunmamasının ve mahsulün teslim alınacağı fiyatların belirlenmemesinin seçeneklerini daralttığını belirtiyor. Silaj yöntemi, mısırın geleneksel biçimde hasat edilip kurutulması ve pazarlanması için gereken süreci kısaltıyor. Üreticilere göre bu sayede hasat, kurutma, taşıma, temizlik, yollara serme ve pazarlama giderlerinin bir bölümü azaltılabiliyor. Sonbaharda yağışların geleneksel hasadı zorlaştırabileceği endişesi de erken satışı teşvik ediyor. Rakka kırsalındaki üreticilerden İbrahim el-Kassum, gübre, tohum ve ilaç masraflarını karşılayabilmek için ürününü beklenen tarihten yaklaşık iki ay önce silaj olarak sattığını söylüyor. Bakkar el-Gannam ise önceki sezondan kalan borçlarını ödemek amacıyla aynı yolu seçtiğini belirtiyor. Gannam’a göre sarı mısır üretiminin dönüm başına maliyeti yaklaşık 100 dolara ulaşıyor; hasat ve sürüm giderleri eklendiğinde toplam maliyet yaklaşık 140 dolara çıkabiliyor. Gazal er-Rahil, gübre, yakıt, hasat ve sulama giderlerindeki artışın yanı sıra buğday ödemelerinin gecikmesinin üreticiler üzerindeki baskıyı artırdığını aktarıyor. Rahil, gübre fiyatının peşin alımda yaklaşık 35 dolardan, vadeli alımda 47 dolara yükseldiğini; buğday ödemesini ise 15 Eylül’e kadar alamadığını belirtiyor. Çiftçilere göre sarı mısırda dönüm başına kira bedeli de 100-200 dolar arasında değişiyor. Silaj projesinde kullanılan modern makineler mısırı kesip tanelerini kırıyor ve hızlı fermantasyona hazırlıyor. Proje kapsamında hasattan taşımaya, balyalama ve paketlemeye kadar farklı aşamalar aynı ekip tarafından yürütülüyor. Sürücü Ahmed el-Hüseyin, silajlık mısırın ekimden yaklaşık 80-90 gün sonra hasat edilebildiğini, sarı dane mısır içinse yaklaşık dört ay beklemek gerektiğini söylüyor. Proje sahibi İsmail el-Bedr, bazı üreticilerin ürünü yaklaşık 70 günde hasat ettiğini aktarıyor. Silajın sığır ve koyunların süt üretimi veya besicilik amacıyla beslenmesinde kullanılabildiği belirtiliyor. Erken hasat, çiftçilerin arazilerini yeni bir sezon için daha kısa sürede hazırlamasına da imkân veriyor. Ancak üreticiler, geciken ürün ödemeleri, yüksek girdi fiyatları, belirlenmemiş teslim fiyatları ve kurutma altyapısının yokluğu devam ederse mısır üretiminin ekonomik açıdan sürdürülebilirliğinin daha da zorlaşabileceği uyarısında bulunuyor.

İran’da Gençleri Tarıma Çekmek İçin “Geleceğin Çiftçileri” Planı Önerildi
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Gençleri Tarıma Çekmek İçin “Geleceğin Çiftçileri” Planı Önerildi

İran Tarım Eğitim ve Yayım Enstitüsü Başkanı Abulfazl Ferci, gençleri tarıma çekmek ve sektörü ekonomik açıdan cazip hale getirmek amacıyla “Geleceğin Çiftçileri” adlı kapsamlı planın uygulanmasını önerdi. Ferci, tarım eğitiminde okulların rolünün yeniden ele alınması gerektiğini, gençlerin sektöre ilgisinin düşük olduğunu ve teorik bilgiyle uygulama kapasitesi arasında mesafe bulunduğunu belirtti. İran’da Tarım Bakanlığına bağlı 37 tarım lisesi insan gücü yetiştiriyor. Bu okullarda 29 bin öğrencinin eğitim aldığı, ancak tarım alanına yönelen öğrencilerin genellikle yüksek ve istenen başarı sıralamalarıyla gelmediği aktarıldı. Tarım sektöründeki işletmecilerin büyük bölümünün ileri yaşta ve düşük eğitim düzeyinde olduğu belirtilirken, geleneksel ve geçimlik tarımdan bilgi temelli ve verimli tarıma geçiş için 1000 bin milyar tümen krediye ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. Ferci’nin önerdiği planın, dezavantajlı bölgelerde eğitim altyapısının geliştirilmesini ve yerel düzeyde yatılı tarım liseleri kurulmasını içermesi öngörülüyor. Bu okulların çiftçi çocuklarını tarım alanında teknik ve mühendislik uzmanlarına dönüştürmesi hedefleniyor. Başarılı öğrencileri çekmek için özel finansman olanakları, mezunlara işe alım önceliği ve tarımda mesleki kariyerini sürdüren gençlere askerlik hizmetiyle bağlantılı kolaylıklar ya da ulusal projelerde istihdam önceliği sağlanması önerildi. Ferci, İran’daki çiftçilerin %90’ının arazi sahibi ve küçük işletme sahibi olduğunu, ancak tarımın kârlılığı ve ekonomikliği konusunda duyulan güvensizliğin çiftçi çocuklarının sektörde devam etme isteğini azalttığını söyledi. Planın yasal destekle ve uygulamaya geçirilmesi halinde uzman iş gücü eksikliği ile bilginin gelecek nesle aktarılması sorunlarının önemli bölümünün giderilebileceğini belirtti. Faraji, operasyonel çözüm önerilerini tanıtırken, Türkiye’deki benzer planlar gibi başarılı küresel modeller örnek alınarak tasarlanan “Geleceğin Çiftçileri” kapsamlı planından söz etti.

Meksika’da Yumurta Üretimi 2025’te 3,4 Milyon Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Yumurta Üretimi 2025’te 3,4 Milyon Tona Ulaştı

Meksika’da yumurta üretimi 2025 sonunda 3,4 milyon tona ulaşarak 2024’e göre 199 bin 524 ton arttı. Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader), üretimin hacim bakımından %6,1, değer bakımından ise %18,8 yükseldiğini bildirdi. Ülke, aynı zamanda dünyanın en büyük yumurta tüketicisi ve en büyük altıncı üreticisi olarak gösterildi. Yumurta üretiminin ekonomik değeri 2024’teki 96 milyar 675 milyon pesodan 2025’te 114 milyar 881 milyon pesoya çıktı. Sektörün verdiği bilgilere göre üretim, yıl boyunca toplam 616 bin 567 istihdam sağladı; bu sayının 88 bin 81’ini doğrudan, 528 bin 486’sını dolaylı istihdam oluşturdu. Sader, yumurta üretiminin Meksika’daki 32 eyaletin tamamında gerçekleştirildiğini, ancak üretimin büyük bölümünün beş eyalette toplandığını açıkladı. Jalisco, Puebla, Sonora, Yucatán ve San Luis Potosí birlikte ulusal üretimin %80,6’sını karşıladı. En yüksek üretim Jalisco’da 1 milyon 789 bin 61 tonla kaydedildi. Kurum, ailelerin temel gıdalara erişimini korumak ve fiyat istikrarına katkı sağlamak amacıyla Enflasyon ve Hayat Pahalılığına Karşı Paket (PACIC) kapsamında yürütülen çalışmalara da dikkat çekti. Sader, 2025’teki performansın kanatlı sektörünün dayanıklılığını gösterdiğini belirterek üretimin 2026’da istikrarlı biçimde sürmesini bekledi. Ön verilere göre mayıs ayına kadar 1 milyon 422 bin 420 ton üretim gerçekleşti; bu miktar yıl sonu hedefinin %40’ına karşılık geldi.

Food Innova Ñuble Seminerinde Gıda Teknolojileri Ele Alındı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Food Innova Ñuble Seminerinde Gıda Teknolojileri Ele Alındı

“Food Innova Ñuble: Gıda Sanayisi İçin Teknolojik Fırsatlar” semineri, 8 Ekim'de Universidad del Bío-Bío'nun Andrés Bello Oditoryumu'nda düzenlendi. CREAS tarafından, üniversitenin Gıda Mühendisliği Bölümünün bağlı olduğu FACSA'nın desteğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, uygulamalı teknolojinin sürdürülebilir ve daha yüksek katma değerli gıda ürünlerinin geliştirilmesine katkısı ele alındı. Seminerin gündeminde prototipleri laboratuvardan market raflarına taşıma stratejileri, bileşen ve gıda geliştirmesinde yapay zekâ kullanımı ile gıda atıklarının yeniden değerlendirilmesi yer aldı. Mumulkan'ın kurucusu José Cuevas, bileşen ve gıda geliştirmesine yapay zekâ uygulamasını anlatırken, PUCV öğretim görevlisi Francisco Rossier, gıda sektörünün karşı karşıya olduğu küresel eğilimler ve sektörün yönü üzerine konuştu. Universidad del Bío-Bío Gıda Mühendisliği Bölümü Direktörü Gipsy Tabilo, yapay zekâ gibi yeni teknolojilerin süreçleri iyileştirebileceğini, daha yüksek katma değerli ürünler geliştirebileceğini ve yeterince kullanılmayan gıda kaynaklarından daha iyi yararlanılmasını sağlayabileceğini belirtti. Tabilo, akademi ile gıda sektörü arasındaki buluşma alanlarının yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler için fırsatların belirlenmesine katkı sunduğunu söyledi. Sürdürülebilirlik bölümünde etkinlik, tarımsal girdiler ile gıda atıklarının döngüsel ekonomi yoluyla değerlendirilmesine odaklanan TT Green Foods paneliyle sona erdi. CREAS Genel Müdürü Alejandro Osses, seminerde pazar eğilimlerinin yanı sıra şirketler ve akademi arasındaki çalışmalarla prototiplerin laboratuvardan raflara ve nihai pazara taşındığı gerçek inovasyon örneklerinin gösterildiğini belirtti. CREAS, etkinliği akademi ve teknoloji merkezlerinin kapasitesini bölgesel ihtiyaçlarla buluşturmayı amaçlayan ikinci bölgesel bağlantı çalışması olarak nitelendirdi. Seminer, Agencia Nacional de Investigación y Desarrollo (ANID) tarafından finanse edilen CT CREAS projesi CTI 250006 kapsamında, CREAS, PUCV, USM, UBB ve UACh'tan oluşan bir konsorsiyum tarafından yürütüldü.

Nebenzya: Kiev'in Eylemleri Tahıl ve Gübre Tedarikinde Aksamalara Yol Açıyor
Görsel kaynağı: RIA Novosti · Özgün haber

Nebenzya: Kiev'in Eylemleri Tahıl ve Gübre Tedarikinde Aksamalara Yol Açıyor

Rusya'nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Vasiliy Nebenzya, Kiev'in eylemlerinin tahıl ve gübre tedarikinde aksamalara yol açtığını söyledi. Nebenzya'nın açıklaması, bu eylemlerin tedarik süreçleri üzerindeki etkisine ilişkin bir değerlendirme olarak aktarıldı. Nebenzya ayrıca Zelenskiy yönetiminin eylemlerinin eksikliklere ve enflasyon artışına katkıda bulunduğunu belirtti. Açıklamada, tedarik aksamalarının kapsamı, etkilediği ülkeler veya ekonomik sonuçlara ilişkin sayısal bilgi paylaşılmadı.

Brezilya Mısır İhracatındaki Gerileme İç Fiyatlarda Düşüş Riskini Artırdı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Mısır İhracatındaki Gerileme İç Fiyatlarda Düşüş Riskini Artırdı

Brezilya'da mısır ihracatının yavaşlaması, uluslararası rekabetin artması ve realin değer kazanması, iç piyasadaki fiyatlar üzerinde düşüş yönlü baskı riskini artırıyor. Merkezi Uluslararası Ekonomik Analizler ve Piyasa Araştırmaları Merkezi (CEEMA) verilerine göre ülke eylülde 5,21 milyon ton mısır ihraç etti. Bu miktar, geçen yılın aynı ayına göre %31,1 daha düşük gerçekleşti. Temmuz-eylül dönemindeki ihracat 11,8 milyon tonda kaldı; 2025'in aynı döneminde bu miktar 16,8 milyon tondu. Ocak-eylül döneminde ise sevkiyatlar 19,7 milyon ton olarak kayda geçti ve geçen yılın ilk dokuz ayındaki 23,3 milyon tonun 3,6 milyon ton altında kaldı. Gerilemenin nedenleri arasında özellikle Arjantin'in artan rekabeti ve savaş ortamında İran talebindeki azalma gösteriliyor. İran, Brezilya mısırının başlıca alıcısı olarak belirtiliyor. Bu gelişmelerin ardından piyasanın Brezilya'nın 2026 ihracatına ilişkin beklentisi 43 milyon tondan 38 milyon tona indirildi. CEEMA'nın hesaplamasına göre yeni hedefe ulaşılabilmesi için Brezilya'nın ticari yılın ocak ayında sona ereceği ekim-ocak döneminde yaklaşık 17 milyon ton sevkiyat yapması gerekiyor. Realdeki değerlenmenin de Brezilya mısırının dış pazarlardaki rekabet gücünü azaltabileceği değerlendiriliyor. İhracatın düşük kalması nedeniyle arzın bir bölümünün iç piyasada kalması halinde, yurt içi talep artsa bile fiyatlar düşüş yönlü baskı görebilir. Kaynağa göre fiyat oluşumunda yalnızca toplam talep değil, alıcıların bulunduğu yer ve fiilen satın aldıkları miktar da önem taşıyor. Bu nedenle mevcut arzın bölgesel olarak ne ölçüde emilebildiği, iç fiyatların yönünü etkileyebilecek koşullar arasında bulunuyor. Çin pazarındaki talep görünümü de Brezilya ihracatı açısından sınırlayıcı bir unsur olarak aktarılıyor. Çin'de hayvan yemlerindeki mısır payı ocakta %47 iken ağustosta %29'a geriledi; bu alanın bir bölümünü buğday, arpa ve sorgum aldı. Çin, temmuz ayına kadar 7,2 milyon tonluk mısır ithalat kotasının 1,4 milyon tonunu kullandı. Ancak kotada boşluk bulunması, ülkenin alımlarını kotanın tamamını dolduracak seviyeye çıkaracağı anlamına gelmiyor. Ekim verilerine göre kota kapsamında Çin'e teslim edilen Brezilya mısırının tahmini maliyeti ton başına 332 dolar, Çin iç piyasasındaki mısırın maliyeti ise yaklaşık 360 dolar oldu. Brezilya ürünü, ABD mısırına göre bazı rotalarda da daha ucuz kalırken Arjantin mısırının tahmini teslim maliyeti 313 dolarla Brezilya ürününün altında bulunuyor. Bu nedenle Brezilya'nın fiyat avantajı, Çin'in toplam ithalat talebine ve Arjantin rekabetine bağlı olarak değerlendiriliyor.

Genişletilmiş Sığır Eti İthalatı Perakende Fiyatlarını Düşürmedi
Görsel kaynağı: Brownfield Ag News · Özgün haber

Genişletilmiş Sığır Eti İthalatı Perakende Fiyatlarını Düşürmedi

ABD’de Başkan Donald Trump’ın genişletilmiş sığır eti ithalatı planı, tüketiciler için perakende fiyatlarında belirgin bir rahatlama sağlamazken sığır üreticileri üzerindeki baskıyı artırdı. Arkansas Üniversitesinden hayvancılık ekonomisti James Mitchell, ithal edilen et miktarından bağımsız olarak gelişmelerin üreticileri önemli ölçüde etkilediğini söyledi. Mitchell, Trump’ın planı ağustosta açıklamasının ardından tüketiciler açısından fiyatlarda fark edilir bir düşüş görülmediğini belirtti. Kaynakta planın ithalat miktarı, fiyat değişiminin oranı veya uygulama takvimine ilişkin ayrıntı yer almıyor.

Irak Ticaret Bakanlığından Döviz Kuru Ayarlaması Sonrası Gerekçesiz Zam Uyarısı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak Ticaret Bakanlığından Döviz Kuru Ayarlaması Sonrası Gerekçesiz Zam Uyarısı

Irak Ticaret Bakanlığı, döviz kuru ayarlamasının temel mal ve ürünlerde gerekçesiz fiyat artışlarına dayanak yapılmasına izin vermeyeceğini açıkladı. Bakanlık danışmanı Muhammed Hanun, fiyatları manipüle eden ve stokçuluk yapanlar hakkında yasal işlem uygulanacağını bildirdi. Hanun, gıda güvenliği ile vatandaşların satın alma gücünü korumanın bakanlığın öncelikleri arasında olduğunu söyledi. Hanun, Ticaret Bakanlığının piyasaları izlemek ve gerektiğinde ilgili kurumlarla koordinasyon içinde müdahale etmek için denetim ve tedarik araçlarına sahip olduğunu belirtti. Hükümetin ekonomik ve mali kararlarının devletin yükümlülükleri ile çalışanların ve vatandaşların hakları dikkate alınarak alındığını ifade eden Hanun, bu kararların geçim üzerindeki olası etkilerini azaltacak önlemler alınması gerektiğini kaydetti. Gerçek ithalat, taşıma ve tedarik maliyetlerinden kaynaklanan artışlarla yapay zamların ayırt edilmesi gerektiğini vurguladı.

İŞAD, Tarımkon Başkanı Murat Subaşı ve Heyeti Ağırladı
Görsel kaynağı: Havadis · Özgün haber

İŞAD, Tarımkon Başkanı Murat Subaşı ve Heyeti Ağırladı

Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği (İŞAD), Türkiye’de tarım ve kırsal kalkınma alanında faaliyet gösteren Uluslararası Tarım ve Gıda Konfederasyonu (TARIMKON) Başkanı Murat Subaşı ile beraberindeki heyeti ağırladı. Heyet, 6-7 Ekim tarihlerinde KKTC tarımının daha verimli, sürdürülebilir ve rekabetçi hale getirilmesi, üretimin artırılması ve yeni yatırım alanlarının geliştirilmesi amacıyla çeşitli temaslarda bulundu. İŞAD ve TARIMKON heyetleri Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği, Cyprruvex ve Kalyoncu Ltd.’yi ziyaret etti. Görüşmelerde modern tarım teknikleri, teknoloji kullanımı, üretici desteği, yatırım olanakları, üretim-işleme-ihracat süreçleri ve Türkiye-KKTC tarım iş birliği ele alındı. İŞAD Başkanı Enver Mamülcü, amaçlarının katma değer yaratan ve ihraç eden güçlü bir tarım ekonomisine katkı sağlamak olduğunu söyledi.

PZPBM ile CDR, Besilik Sığır Üreticileri İçin Danışmanlık Geliştirecek
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

PZPBM ile CDR, Besilik Sığır Üreticileri İçin Danışmanlık Geliştirecek

Polonya Sığır Eti Üreticileri Birliği (PZPBM) ile Brwinów’daki Tarım Danışmanlığı Merkezi (CDR), besilik sığır üreticilerine yönelik ortak çalışmalara başladı. Taraflar arasındaki anlaşma 8 Ekim 2026’da imzalandı. İş birliğiyle işletmelerde danışmanlık kalitesinin artırılması, rasyonların daha iyi dengelenmesi, üretim maliyetleri ile emisyonların sınırlandırılması ve sığır eti kalitesinin yükseltilmesi hedefleniyor. Anlaşma kapsamında Besilik Sığır Üretimi Uzman Danışmanlık Grubu kuruldu. Grup; bilimsel bilgiyi, üretim pratiğini ve işletmelerle doğrudan çalışan danışmanların deneyimini bir araya getirecek. Yapı, çözüm önerilerini değerlendirecek, tavsiyeler hazırlayacak ve bunların besilik sığır yetiştirilen işletmelerde uygulanmasını destekleyecek. Besleme, iş birliğinin öncelikli alanlarından biri olacak; doğru rasyon dengelemesinin canlı ağırlık artışı, yemden yararlanma ve üretim maliyetleri üzerinde etkili olduğu belirtildi. PZPBM Başkanı Jerzy Wierzbicki, üreticilerin besleme bilgisini ekonomik hesaplamayla birleştirebilen danışmanlara ihtiyaç duyduğunu söyledi. İlk toplantıda QMP Garantili Sığır Eti Kalite Sistemi ile piyasanın üreticilerden beklentileri ele alındı. Görüşmelerde yüksek canlı ağırlık artışının yanı sıra karkas ve etin yemeklik özellikleri, yem kullanım verimliliği ve üretimin çevresel etkisi değerlendirildi. Yeni grubun ilk uygulamalı görevi, besilik sığır üreticileri için bir danışmanlık pilotu hazırlamak olacak. Pilotun, işletmelerin uzman desteğine en fazla ihtiyaç duyduğu alanları ve üreticiyle danışman arasındaki iş birliği modelini ortaya koyması bekleniyor. Danışmanın işletmenin koşullarını değerlendirmesi, gereksiz maliyet oluşturan noktaları belirlemesi ve uygulanabilir çözümler önermesi planlanıyor. CDR Direktörü Marcin Oszańca, hayvancılığın işletmelerde üretilen tahıl ve diğer yem bileşenlerinin değerlendirilmesine katkı sağlayabileceğini belirtti. PZPBM ve CDR, çalışmayla tek tek sürülerin yanı sıra Polonya sığır eti sektörünü güçlendirmeyi amaçlıyor.

Tayland ile Timor-Leste Pirinç Ticareti Mutabakatını Hızlandıracak
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland ile Timor-Leste Pirinç Ticareti Mutabakatını Hızlandıracak

Tayland ile Timor-Leste, tarım ürünleri ve işlenmiş gıda ticaretini genişletme, yatırımları artırma ve gıda güvenliği alanındaki iş birliğini güçlendirme konusunda mutabakata vardı. Görüşmeler, Timor-Leste Başbakanı Kay Rala Xanana Gusmão’nun 9-10 Ekim 2569 tarihlerindeki resmi Tayland ziyareti sırasında yapıldı. Ziyaretin, Timor-Leste’nin ASEAN’a katılmasının ardından ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi açısından önem taşıdığı belirtildi. İki ülke, pirinç ticaretine ilişkin bir mutabakat zaptını (MOU) hızla sonuçlandırmayı planlıyor. Anlaşmanın, Tayland tarım ürünleri için yeni pazar fırsatları oluşturması ve Taylandlı üreticiler ile işletmelere katkı sağlaması hedefleniyor. Tayland ayrıca Timor-Leste’nin gıda güvenliğinde ortak olacağını ve tarım ürünleriyle işlenmiş gıdaların ihracatını kolaylaştıracağını açıkladı. Görüşmelerde iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım hacminin artırılması da ele alındı. Açıklamaya göre iş birliği, ASEAN çerçevesinde tarım ve gıda ürünleri pazarlarının birbirine daha fazla bağlanmasını amaçlıyor.

Bulgaristan Bakanı: Karadeniz Tahıl Ticaretinde Endişe Yok
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber

Bulgaristan Bakanı: Karadeniz Tahıl Ticaretinde Endişe Yok

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovsky, Karadeniz’de tahıl ticaretinde endişe edilecek bir durum bulunmadığını ve Bulgaristan’a giden ya da ülkeden ayrılan gemilerin geri çevrilmediğini söyledi. Abrovsky, Varna ve Burgaz limanlarındaki durumun sakin olduğunu ve ticaret için acil önlemlere gerek bulunmadığını belirtti. Bakan, açıklamasını Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği Başkanı ile iletişiminin ardından yaptı. Güneydoğu Bulgaristan’daki Haskovo ve Svilengrad bölgelerinde üzüm alımlarının başladığını aktaran Abrovsky, üreticilerin asıl sorununun talep değil fiyat olduğunu söyledi. Üzüm üreticileri için bir destek paketi hazırlandığını belirten bakan, piyasa ekonomisi nedeniyle devletin fiyat belirlemeye müdahale edemeyeceğini vurguladı.

Japonya Hükümeti Gıda Tüketim Vergisini Düşürme Tasarısını Parlamentoya Sundu
Görsel kaynağı: The Japan Times · Özgün haber
Veri haberi

Japonya Hükümeti Gıda Tüketim Vergisini Düşürme Tasarısını Parlamentoya Sundu

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi hükümeti, gıda ve alkolsüz içeceklerde tüketim vergisinin düşürülmesine ilişkin yasa tasarısını cuma günü parlamentoya sundu. Hükümet, vergiyi nisandan itibaren %8'den %1'e indirmeyi, yeni gelire bağlı yardım sisteminin getirileceği 2029'da yeniden %8'e çıkarmayı planlıyor. Parlamentoda gelecek hafta tasarının yararları, ekonomiye yönelik riskleri ve yüksek fiyatlardan etkilenen tüketicilere yardım için daha etkili seçenekler tartışılacak. Muhalefet partilerinin, vergi gelirindeki kaybın ekonomiye zarar vermeden nasıl telafi edileceğine ilişkin hükümetten net plan istemesi bekleniyor.

Kıbrıs’ta Altı Yılda Elektrik Fiyatları %112,90 Arttı
Görsel kaynağı: Dialogos · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Altı Yılda Elektrik Fiyatları %112,90 Arttı

Kıbrıs’ta genel tüketici fiyatları endeksi, Eylül 2020-Eylül 2026 arasındaki altı yıllık dönemde kümülatif olarak %22,12 arttı. Kıbrıs İstatistik Servisi verilerine dayandırılan habere göre en belirgin yükseliş elektrik fiyatlarında görüldü; elektrik fiyat endeksi aynı dönemde %112,90 arttı. Enerji ve ulaşım kalemlerindeki artışlar da genel fiyat baskısını artırdı. Motorin fiyatı %74,37, benzin %52,71 yükselirken, kalorifer yakıtı dahil sıvı yakıtların fiyatındaki artış %138,70’e ulaştı. Ulaştırma kategorisinde fiyatlar %36,06, yakıt ve yağlarda ise %57,60 arttı. Haberde bu artışların yalnızca sürücüleri değil, taşımacılığa bağlı işletmeleri ve ürünlerin dağıtım maliyetlerini de etkilediği belirtildi. Gıda ve alkolsüz içecekler kategorisinde fiyatlar altı yılda %25,33 yükseldi. Habere göre et, sebze, yumurta ve kahve gibi temel ürünlerdeki artışlar kategori ortalamasının üzerine çıktı; et fiyatlarındaki yükseliş %72’ye kadar ulaştı. Giyim ve ayakkabı fiyatları ise aynı dönemde %16,01 geriledi. Kaynak bu düşüşü, diğer etkenlerin yanı sıra elektronik ticaretin yarattığı rekabete ve tüketicilerin daha ekonomik seçeneklere yönelmesine bağlıyor; ancak söz konusu gerilemenin elektrik, yakıt ve gıdadaki artışları telafi etmediğini aktarıyor.

Yakıt ve Gübre Maliyetleri ABD'li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteğini Zorluyor
Görsel kaynağı: Bangkok Post · Özgün haber
Veri haberi

Yakıt ve Gübre Maliyetleri ABD'li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteğini Zorluyor

ABD'nin Ohio eyaletinde yakıt ve gübre maliyetlerindeki sert artış, Cumhuriyetçilerin Kongre'deki kontrolü korumaya çalıştığı kasım ayındaki ara seçimler öncesinde çiftçileri ekonomik ve siyasi açıdan baskı altına alıyor. Cumhuriyetçiler için önemli bir destek tabanı olan çiftçilerin yoğun bulunduğu Ohio, Senato ve Temsilciler Meclisi yarışları bakımından da çekişmeli bir eyalete dönüşüyor. Soya fasulyesi, mısır ve diğer ürünlerin hasadında kullanılan dizelin maliyeti şubattan bu yana %67'den fazla yükseldi. Ohio'lu çiftçi Schacht, gelecek ekim sezonunda kullanacağı bazı gübrelerin fiyatının iki katına çıktığını söyledi. Emtia fiyatları ise bu yıl yaklaşık %20 arttı; bu artış, yakıt ve gübre maliyetlerindeki yükselişin gerisinde kaldı. Orta Doğu'daki savaşın tırmanması da yakıt kullanımının yoğun olduğu ekim ve hasat dönemleri öncesine denk geldi. Habere göre İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki ablukayı sürdürmesi, küresel enerji ve gübre taşımacılığı açısından önem taşıyan güzergâhta baskı oluşturuyor. Soya fasulyesi, mısır ve buğday üreticisi Logan, çiftçilerin çoğunun zaten çok dar bir kârlılık aralığında çalıştığını söyledi. ABD'de çiftlik iflaslarının 2024'ten 2025'e %46 arttığı, Ortabatı'da düşük gelir ve yükselen giderler nedeniyle artışın diğer bölgeleri geride bıraktığı aktarıldı. Maliyet baskısı, ABD tarımının ticaret bağlantılarını da etkiliyor. Logan, ABD soya fasulyesinin yaklaşık %40'ının ihraç edildiğini ve Çin'in geleneksel olarak önemli bir alıcı olduğunu belirtti. Kanada'nın ABD gübre sektörü için başlıca potas tedarikçilerinden biri olması nedeniyle Washington ile Ottawa arasındaki ticaret gerilimi de çiftçilerin gelecek yıl potasyum ve bileşiklerin bulunabilirliğine ilişkin kaygılarını artırıyor. Schacht, Trump'ı destekleyen birçok çiftçinin Cumhuriyetçilere oy vermeyi sürdüreceğini ve kendisinin fikrini değiştirmeyeceğini söyledi. Logan ise Cumhuriyetçi seçmenlerin Demokratlara yönelmesinden çok, Trump ve Cumhuriyetçiler konusunda daha az istekli hale gelerek sandığa gitmemesini bekliyor.

Suriye-Pakistan İş Konseyi Kuruluş Kararı Yayımlandı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye-Pakistan İş Konseyi Kuruluş Kararı Yayımlandı

Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanlığı, Suriye tarafındaki Suriye-Pakistan İş Konseyi’nin kurulmasına ilişkin kararı 5 Ekim’de yayımladı. Kaynakta yılı belirtilmeyen karar, iki ülke arasındaki ortak iş konseylerinin çalışmalarını düzenleme çerçevesinde alındı. Konsey için ticaret, yatırım, sanayi, tarım, enerji ve teknoloji alanlarında iş birliği fırsatları öne çıkarıldı. Ekonomi analisti Muhammed Hindavi, konseyin yalnızca ticaret hacmini artırmaya odaklanmaması gerektiğini belirterek yatırım, üretim, teknoloji ve uzmanlık transferine yönelmenin önemini vurguladı. Hindavi, ilaç sektöründe Suriye pazarının ihtiyaç duyduğu nitelikli ürünlerin temin edilmesinin ardından zamanla yerel veya ortak üretime geçilebileceğini söyledi. Bu alandaki iş birliğinin kalite, akreditasyon ve ilaç denetimi standartlarına bağlı yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Hindavi, Pakistan’ın tarım, sulama, pamuk, pirinç, buğday ve gıda sanayisindeki deneyiminden modern tarım, su yönetimi, verimliliğin artırılması ve gıda işleme alanlarında yararlanılabileceğini belirtti. Ayrıca Suriye’nin tarım ve gıda ürünleri için yeni pazarlar açılabileceğini söyledi. Güneş enerjisi, elektrik üretim ekipmanları, depolama çözümleri, enerji verimliliği ve altyapının yeniden rehabilitasyonuna yönelik yatırımlar da olası iş birliği başlıkları arasında sıralandı. Araştırmacı Süleyman Şaban ise konseyi, Suriye-Özbekistan ve Suriye-Azerbaycan iş konseylerinin ardından ekonomik ilişkileri canlandırma sürecinde yeni bir adım olarak değerlendirdi. Şaban, ortak projelerle Pakistan yatırımlarının ve uzmanlığının Suriye’nin üretken sektörlerine çekilebileceğini, bunun bilgi ve teknoloji transferine katkı sağlayabileceğini söyledi. Hindavi ve Şaban, konseyin yalnızca ithalatı kolaylaştıran bir platforma dönüşmemesi; iş birliğinin üretim, istihdam, pazar açılması ve somut yatırım projelerine dayanması gerektiğini belirtti.

Suriye Tarımı İçin Birleşik Krallık ile İşbirliği Görüşüldü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye Tarımı İçin Birleşik Krallık ile İşbirliği Görüşüldü

Şam’da Suriye Tarım Bakanlığı temsilcileri, Birleşik Krallık’ın Suriye İşleri Ofisi ile Suriye'de Yerel Dayanıklılık Programı yetkilileriyle tarım sektöründe işbirliğini ve sürdürülebilir kalkınma çalışmalarını görüştü. Toplantıda Yerel Dayanıklılık Programı’nın uygulama aşamaları, tohum çoğaltma bileşeni ve bu çalışmaların finansman mekanizmaları ele alındı. Görüşmede tarım sektörü ile çiftçilerin karşılaştığı sorunlar ve bunların çözüm yolları değerlendirildi. Taraflar ayrıca stratejik ürünlerin değer zincirlerinin geliştirilmesini, mevcut projelerin desteklenmesini ve bağışçı kuruluşlarla sektörde faaliyet gösteren kuruluşlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesini ele aldı. İşbirliğinin bakanlığın belirlediği önceliklere ve sahadaki gerçek ihtiyaçlara yönlendirilmesi gerektiği belirtildi. Suriye tarafı yatırım projelerinin uygulanması, kooperatiflerin güçlendirilmesi, özel sektörün teşvik edilmesi ve işlemlerin kolaylaştırılmasına yönelik yaklaşımını aktardı. Doğu illerine, sahip oldukları tarımsal kaynaklar ve gıda güvenliği açısından taşıdıkları önem nedeniyle odaklanıldığı, bu illerin ülkenin buğday üretiminin yaklaşık %60’ına katkı sağladığı kaydedildi. Birleşik Krallık tarafı ise bakanlığın teknik ekipleriyle doğrudan iletişimin sürdürülmesini ve öncelikli proje ve ihtiyaçların belirlenmesini destekledi.

Kanada’da Ekili Arazi Değerleri 2026’nın İlk Yarısında 2025’in Aynı Dönemine göre %3,8 Arttı
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Ekili Arazi Değerleri 2026’nın İlk Yarısında 2025’in Aynı Dönemine göre %3,8 Arttı

Kanada’da ekili arazi değerleri, Farm Credit Canada’nın (FCC) yıl ortası incelemesine göre 2026’nın ilk yarısında ortalama %3,8 arttı. Böylece değer artışının hızı, 2025’in aynı döneminde kaydedilen %6’lık yükselişe göre yavaşladı. Temmuz 2025-Haziran 2026 dönemindeki yıllık artış da önceki 12 aylık döneme kıyasla daha düşük kaldı. FCC Başekonomisti Craig Johnston, üretim maliyetlerindeki yükseliş, daralan kâr marjları ve ticaret, gümrük tarifeleri ile uluslararası piyasalara ilişkin belirsizliklerin arazi piyasasını daha temkinli ve seçici hale getirdiğini belirtti. Kurum, değerlerin ülke genelinde artmaya devam etmesine karşın eğilimlerin bölgesel koşullara ve tek tek çiftlik işletmelerinin ekonomisine göre değiştiğini bildirdi. Bölgesel sonuçlar farklılaştı. Prens Edward Adası %11,9 ile en güçlü artışı kaydederken Quebec %6,2; Alberta ve Manitoba %5,3 yükseldi. Saskatchewan, Ontario ve Nova Scotia’da da artış görülürken British Columbia’da değerler %1,9 geriledi. FCC, Prairies bölgesindeki büyümenin zorlu hava koşulları ve yükselen dizel fiyatlarıyla geçen hasat sezonundan önce geldiğini, nihai ürün kalitesi ile verimin arazi piyasasının sonbahar ve gelecek yılki seyrini etkileyebileceğini açıkladı.

Rusya’da Agroturizm İçin Destek ve Düzenleme Gündemde
Fotoğraf: Аркадий Колыбалов · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Agroturizm İçin Destek ve Düzenleme Gündemde

Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut ile Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, “Altın Sonbahar” fuarında agroturizmin geleceğini görüştü. Rusya’da agroturizm dört yılda 2,5 milyar rubleden fazla devlet desteği aldı. Bu dönemde 360 proje hibe aldı, projelere ait tesislerde yaklaşık 1.000 kişilik istihdam oluşturuldu ve ziyaretçi sayısı yaklaşık 2,5 milyona ulaştı. Yetkililer, bu yıl yaklaşık 100 tarım üreticisinin daha desteklenmesini bekliyor. Agroturizm, çiftçiler için ürün satışına ek gelir sağlayan, devlet içinse kırsal alanların gelişimine katkı sunan bir araç olarak değerlendiriliyor. Ancak kaynakta, desteklenen tesislerin izlenmesi sırasında hizmetler, konukların ağırlanması ve yemek hizmetlerinin organizasyonuyla ilgili benzer sorunların belirlendiği aktarılıyor. Çiftçilerin hem tarımsal üretimi hem de turizm hizmetlerini yürütmesi nedeniyle personel eğitimi de sektörün başlıca başlıkları arasında yer alıyor. Bu kapsamda Tarım Bakanlığı ile Rusya Tarım Bankası “Agroturizm Okulu”nu başlatırken, “Agroturizm 2.0” projesi çiftçiler ve bölgesel yönetim temsilcileri için eğitim öngörüyor. Tarım arazilerinin rekreasyon amacıyla kullanımına ilişkin kurallar da ele alındı. Tarım Bakanlığının değerlendirmesine göre prosedürün 90 güne kadar sürmesi bekleniyor; daha önce bu süreç beş yıla kadar uzayabiliyordu. Bakanlık, bu değişikliğin çiftçilerin konaklama tesislerini daha hızlı oluşturmasına yardımcı olmasını bekliyor. Bununla birlikte yetkililer, tarım arazilerinin agroturizm adı altında normal konut yerleşimlerine dönüştürülmemesi gerektiğini vurguluyor. Sektörün gelişimi için çiftçi yatırımlarının yanı sıra ulaşım, iletişim, enerji ve diğer altyapı olanaklarının da güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Sırbistan’da Kuraklık Kaybı 500 Milyon Avroya Ulaşabilir
Görsel kaynağı: Danas · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Kuraklık Kaybı 500 Milyon Avroya Ulaşabilir

Sırbistan’da bu yılki kuraklığın mısır üretiminde yol açabileceği ekonomik kaybın 360-500 milyon avro arasında olabileceği tahmin ediliyor. Klima101 için yazan ekonomistler Uroš Davidović ve Nataša Tešić, iklim aşırılıkları nedeniyle ülkenin toplam yıllık zararının üst üste üçüncü kez en az 1 milyar avroya ulaşmasının büyük olasılık olduğunu belirtiyor. Tahmin, ekili alanlar, güncel piyasa fiyatları ve kaydedilen verim düşüşü birlikte değerlendirilerek yapıldı. 2012’den bu yana dokuz yılda Sırbistan’daki iklim aşırılıklarının toplam yıllık zararı en az 500 milyon avro oldu; yedi yılda zarar 1 milyar avroyu aştı. Bu yedi yılın dördü 2020 sonrasında yaşandı. 21. yüzyılın başından bu yana söz konusu zararların yaklaşık %73’ü, başta kuraklık olmak üzere iklim aşırılıklarının tarımsal üretimde yol açtığı kayıplardan oluştu. Narodna Banka Srbije verilerine göre ürün ve tarla sigortalarının sayısı 2005-2022 arasında 2009’daki büyük durgunluk ve 2020’deki salgın dışında neredeyse kesintisiz arttı ve yaklaşık beş katına çıktı. Ancak tarım sigortalarının sayısı 2022’den sonraki üç yılda yaklaşık %27 geriledi. Kaynak, 2025 verilerinin sonradan değişebileceğini, buna karşın 2024 sonu itibarıyla yaklaşık yirmi yıl süren artış eğiliminin kesildiğini belirtiyor. Sigorta piyasasındaki daralmaya olası etkenler arasında prim maliyeti ve tazminatlara duyulan güven gösteriliyor. Sabit fiyatlarla sigorta başına ortalama prim 2018’de yaklaşık 735 avrodan 2024’te yaklaşık 1.040 avroya yükseldi. Reddedilen ve iptal edilen tazminat taleplerinin çözümlenen taleplere oranı ise 2014-2018 dönemindeki yaklaşık %24’ten 2019 sonrasında yaklaşık %30’a çıktı. Narodna Banka Srbije verileri, reddedilen ve iptal edilen talepleri birbirinden ayırmadığı gibi bu değişimin nedenlerini de açıklamıyor. Analizde, aşırı kuraklık yaşanan sekiz yılın tamamında sigorta koruma açığının 0,95 veya üzerinde olduğu, ortalamasının ise 0,98’e ulaştığı aktarılıyor. Bu oran, kaybedilen tarımsal değerin ortalama yalnızca %2’sinin sigorta kapsamında kaldığı anlamına geliyor. Yüksek fiyatlar, katastrofik risk birikimi ve düşük tarımsal gelir, devletin %40-70 düzeyindeki sübvansiyonlarına rağmen koruma açığını yüksek tutan etkenler olarak sıralanıyor. Daha etkili bir koruma için sigortanın erişilebilirliğinin artırılması ve üretim risklerine uygun teminat sağlanması; bunun da sigortacılar, devlet ve çiftçilerin işbirliğiyle yürütülmesi öneriliyor. Devlet desteğiyle sigorta şirketlerini bir araya getiren Türkiye'nin TARSİM sistemi, köy düzeyinde verime dayalı sigortaya örnek oluşturuyor.