ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

327 haber · Sayfa 2

Kazvin’den Türkiye’ye 60 Bin Süs Balığı İçin İhracat İzni
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Kazvin’den Türkiye’ye 60 Bin Süs Balığı İçin İhracat İzni

İran’ın Kazvin eyaletinde, Mehr (Ekim) ayında Türkiye’ye 60 bin adet süs balığının ihracatı için sağlık izni verildi. Açıklamayı Kazvin eyaleti veterinerlik yetkilisi Mehdi Celuhani yaptı. İzin, ihracat yüklerinin uzmanlık testlerinden geçirilip sağlıklı olduklarının belirlenmesinin ardından düzenlendi. Aynı dönemde Pakistan’a 125 ton, Suriye’ye 175 ton süt ürünü için sağlık ihracat izinleri verildi. Ayrıca 9 bin 960 yumurtacı piliç ve 25 ton dondurulmuş tavuk için ihracat izinleri çıkarıldı. Irak’a canlı hayvan taşınması için 19 izin verilirken Türkiye, Rusya ve Afganistan’a canlı hayvan ile evcil hayvan taşınması amacıyla dört izin düzenlendi. Yetkili, tüm ihracat yüklerinin gerekli testlerden ve sağlık onayından geçirilerek varış ülkelerinin standartlarına uygun hâle getirildiğini belirtti.

Türkmenköy’de 21 Zeytin Çeşidinin Öne Çıkanları Tanıtıldı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

Türkmenköy’de 21 Zeytin Çeşidinin Öne Çıkanları Tanıtıldı

Türkmenköy Tarımsal Araştırma Enstitüsü İstasyonu’nda 21 zeytin çeşidiyle kurulan adaptasyon parselinde öne çıkan çeşitler tanıtıldı. 2014’te Türkiye’de seçilen çeşitlerle oluşturulan parselde erkencilik, yağ verimi, sofralık kalite ve genel verim bakımından farklı özellikler incelendi. Yetkililer, uzun yıllar süren çalışmaların sonuçlarının alınmaya başlandığını ve denemelerin üreticilerin çeşit seçimine katkı sağlayacağını belirtti. TAE Ziraat Yüksek Mühendisi Hüseyin Karanfil, yanlış zeytin çeşidi seçiminin üreticiler için ağır kayıplara yol açabileceğini söyledi. Karanfil, yerel zeytin tipinin 2024’te Ada Yerlisi adıyla tescil ettirildiğini belirtti. İncelemelerde, geç verime yatan çeşitlerin mutlaka düşük verimli olmadığının görüldüğünü; Ada Yerlisi’nin ilk yıllarda geride kalmasına rağmen son yıl diğer çeşitlere göre iyi geliştiğini kaydetti. Parselde bölgenin iklim koşullarını yansıtmak amacıyla sulama kısıtlı tutuldu ve farklı bölümlerde haftada bir ile üç haftada bir sulama aralıkları uygulandı. 2026’da ağaçların %90-95’inden verim alınması üzerine deneme parselinin halkın ziyaretine açılmasına karar verildi. Öne çıkan çeşitler arasında Sarı Ulak, Gemlik, Butko, Domat, Girit, Uslu, Çilli, Memecik ve Eğri Burun yer aldı. Girit’in kuraklığa dayanıklı, Uslu ve Çilli’nin ise yüksek ve düzenli verimli olduğu aktarıldı. Çalışmanın henüz tamamlanmadığı ve bilimsel rapor hazırlanacağı bildirildi. Öne çıkan çeşitlerin fidanlarının ithalatına izin verilmesi için ilgili Bakanlığa talep iletildiği belirtildi. TAE’nin zeytin çalışmalarının Türkiye Kalkınma Ekonomik İş Birliği Ofisi’nin desteğiyle yürütüldüğü kaydedildi.

Fransız Buğdayı 31,5 Milyon Tonluk Hasatta İhracat Kalitesiyle Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransız Buğdayı 31,5 Milyon Tonluk Hasatta İhracat Kalitesiyle Öne Çıkıyor

Fransa’nın 2026 yumuşak buğday hasadı yaklaşık 31,5 milyon ton olarak tahmin ediliyor. Bu miktar, 32,4 milyon ton civarındaki beş yıllık ortalamanın biraz altında kalıyor. Crédit Agricole’da büyük tarla bitkileri ve hayvan besleme sektörleri uzmanı Xavier Cassedanne, dönem sonundaki sıcak hava dalgalarının verimleri etkilediğini belirtti. Ancak üretim hacmi ortalama seviyenin altında kalmasına rağmen kalite göstergelerinin olumlu olduğu bildirildi. Buğdaydaki ortalama protein oranı %11,8’e ulaşırken, bazı bölgelerde %12’nin üzerine çıkıyor. Cassedanne’a göre %12 protein oranı, bazı ülkeler ve özellikle Afrika ülkeleri için aranan standart haline geliyor. Bu seviye, Fransız buğdayının belirli ithalatçıların şartnamelerini karşılamasına yardımcı oluyor. Fransa, Batı Afrika’daki geleneksel pazarlarının yanı sıra Mısır, Yemen ve Libya gibi geçmişte daha sınırlı varlık gösterdiği destinasyonlara da satış yaptı. Bu pazarlar, Fransız ihracatçıların satış noktalarını çeşitlendirmesine imkân sağladı. 2026-2027 sezonunda ihracat akışlarının yönünü Karadeniz’deki lojistik sorunlar da etkiliyor. Çatışmanın ağırlaşmasıyla liman altyapısının bombardımanlardan zarar görmesi, tahıl lojistiğini ve küresel tahıl ticaretini aksattı. İthalatçılar ilk aşamada alımlarını önemli ölçüde yavaşlattı; ardından tedariki sürdürmek için farklı menşelere yöneldi. Karadeniz’e yakın Romanya ve Bulgaristan bundan ilk dönemde daha fazla yararlanırken, Fransa da sonraki aşamada yeni satış fırsatları buldu. Diplomatik görüşmelerin yeniden başlaması, Rusya ve Ukrayna menşeli buğdayın ihracat pazarına yeniden dönme ihtimalini gündeme getirdi. Cassedanne, Rusya’nın Azak Denizi’nde gemi geçişlerine yeniden izin vermiş olabileceğini belirtirken ticaret akışlarının normale döndüğünü söylemek için erken olduğunu vurguladı. Olası sevkiyatlarda üçüncü ülkeler üzerinden yürütülecek ticaret de gündemde; Türkiye, Kuzey Avrupa ülkeleri, Norveç, Finlandiya ve ABD bu kapsamda anılıyor. Rusya ve Ukrayna ürünlerinin geri dönmesi, küresel pazarda menşeler arasındaki rekabeti değiştirebilir ve Fransa’nın mevcut ihracat fırsatlarını geçici hâle getirebilir. Bir sonraki sezonun üretim planları ise kolza ekimleri açısından belirsizlik taşıyor. Fransa’nın bazı bölgelerinde ağustostan bu yana yaşanan kuraklığa altis böceklerinin saldırıları eklendi ve ekimlerin yerleşmesi zorlaştı. Bazı üreticilerin kolzayı bozarak mısır, ayçiçeği veya ilkbahar arpası gibi alternatif ürünlere yönelmesi gerekebileceği belirtildi. Kolza alanlarında başlangıçta 2025’e göre %10 artış beklenirken, mevcut değerlendirme %2 düşüş yönünde. Bununla birlikte çiftçilerin nihai ekim tercihleri henüz kesinleşmedi.

EDA Başkanı Verkerk: Avrupa Süt Sektörü Küresel Pazarda Kaliteyle Rekabet Etmeli
Görsel kaynağı: Pravda Slovakia · Özgün haber

EDA Başkanı Verkerk: Avrupa Süt Sektörü Küresel Pazarda Kaliteyle Rekabet Etmeli

Avrupa Sütçülük Birliğinin (EDA) Bratislava'da düzenlenen yıllık kongresinde Koerk Verkerk başkan seçildi. Verkerk, Avrupa'nın küresel süt pazarında yalnızca fiyat üzerinden rekabet edemeyeceğini, kalite, ürün çeşitliliği ve yüksek kaliteli beslenmenin öne çıkarılması gerektiğini söyledi. Avrupa'nın dünyayı bütünüyle beslemesinin gerekli olmadığını belirten Verkerk, buna karşılık kıtanın yüksek kaliteli gıda ve beslenme sağlamada önemli bir rolü bulunduğunu ifade etti. Bu rolün, yerel üretim gücünün korunması ve süt ürünlerinin küresel pazarlara sunulmasıyla birlikte ele alınması gerektiğini savundu. Verkerk'e göre Avrupa'nın ortak pazar yapısı, bölgeler arasındaki farklılıkları ortadan kaldırmıyor. Slovakya'daki süt çiftçileri kuraklıkla mücadele ederken Hollanda'daki üreticiler çevre mevzuatının oluşturduğu baskıyla karşı karşıya bulunuyor. Bu nedenle süt politikalarının daha esnek olması ve çiftlikleri yalnızca farklı örgütlenme biçimleri ya da büyüklükleri nedeniyle cezalandırmaması gerektiğini belirtti. Çiftliklerin sadece süt üretmediğini; araziyi yönettiğini, biyoçeşitliliği desteklediğini, bölgesel istihdama ve kırsal alanların canlılığına katkı sağladığını söyledi. Piyasanın ödüllendirmediği bu kamu hizmetleri için desteğin gerekçelendirilebileceğini kaydetti. Avrupa'nın yerel ekonomik gücünü korurken ihracata da odaklanması gerektiğini belirten Verkerk, mevcut ürünleri dış pazarlara göndermenin tek başına yeterli olmayacağını ifade etti. Yeni Zelanda'nın yeni ihracat pazarlarına yaptığı yatırımları örnek gösteren Verkerk, Avrupa'nın farklı ülkelerdeki tüketici ihtiyaçlarını anlaması ve ürün teklifini buna göre uyarlaması gerektiğini söyledi. Yerel yatırımlarla yeni ürünlerin geliştirilebileceğini belirten Verkerk, hızla büyüyen peynir altı suyu proteini pazarını Avrupa için bir fırsat olarak gösterdi. Peynir ve peynir altı suyu üretiminin birbirine bağlı olması nedeniyle Avrupa'nın bu alanda mevcut altyapısından yararlanabileceğini dile getirdi. Süt sektörünün çiftçiler ile tüketiciler arasında daha güçlü bir bağ kurması gerektiğini savunan Verkerk, üreticilerin tüketicilerin değer verdiği ürünleri geliştirmesinin önemine dikkat çekti. İklim değişikliğine karşı yem, genetik, çiftlik yönetimi ve yeni teknolojiler alanında yeniliklerden yararlanılabileceğini belirtti; ancak emisyonları ve çevresel ayak izini azaltmanın maliyetinin yalnızca çiftçilere bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Avrupa tarımındaki iş gücü ve çiftliklerin devri sorununa karşı gençlere arazi ve sermaye erişimi, eğitim, teknoloji ve güvenilir bir gelecek perspektifi sağlanması gerektiğini söyledi. Süt ürünlerinin besin değerine ilişkin tartışmaların bilimsel kanıtlara dayanması, işlenmiş gıdanın da otomatik olarak aşırı işlenmiş gıda kabul edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Brezilya’nın AB’ye Et İhracatı Mercosur Anlaşması Sonrası %170 Arttı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın AB’ye Et İhracatı Mercosur Anlaşması Sonrası %170 Arttı

Brezilya Tarım Bakanlığı, Avrupa Birliği’ne yapılan et ihracat hacminin, AB-Mercosur ticaret anlaşmasının geçici uygulanmaya başlamasından bu yana %170 arttığını açıkladı. Anlaşmanın yürürlüğe girmesinin üzerinden 1 Kasım’da altı ay geçti. Düzenleme, Mercosur ülkelerinden AB’ye 99.000 ton ilave sığır etinin %7,5’lik indirimli tarife kapsamında alınmasına izin veriyor; bu uygulama altı yılda kademeli devreye girecek. Ayrıca 180.000 ton ek kanatlı eti daha düşük tarifeyle AB pazarına girebilecek. Brezilya’nın tarım ve gıda sektörü ihracatı da Mayıs-Eylül 2026’da değer bazında %14,8 arttı.

Pakistan’da Pamuk Fiyatları Kalite Sorunlarıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Pamuk Fiyatları Kalite Sorunlarıyla Geriliyor

Pakistan’ın iç pamuk piyasasında fiyatlardaki düşüş geçen hafta da sürerken ticaret faaliyetinin tatmin edici kaldığı bildirildi. Sindh ve Punjab’da pamuk, kalite ve ödeme koşullarına bağlı olarak maund başına 16.000-18.000 Pakistan rupisi arasında işlem gördü. Baloçi pamuğun fiyatı ise 18.700-19.000 rupi aralığında gerçekleşti. Piyasa koşullarındaki zayıflıkta New York pamuk vadeli işlemlerindeki gerileme ve yerli pamuğun kalitesindeki bozulma etkili oldu. Piyasa kaynakları, bazı çırçırcıların stoklarını eritmek amacıyla farklı kalitelerdeki pamuğu harmanlamasının kalite düşüşünü artırdığını söyledi. Daha kaliteli pamuk üretmeye çalışan işletmelerin ise tohum pamuğun kısa elyaf uzunluğu nedeniyle zorlandığı aktarıldı. Düşen pamuk ipliği fiyatları, ciddi likidite sıkışıklığı ve tekstil iplik üreticilerinin hammadde alımında temkinli davranması da piyasanın zayıflığını artıran unsurlar arasında gösterildi. Pamuk ithalatı da bölgesel gerilimler ve uluslararası navlun ücretlerindeki artış nedeniyle zorlaştı. Bu durum, daha kaliteli ithal hammaddeye erişimi güçleştirirken ithal pamuğun maliyetini yükseltti. Tekstil sektörü ayrıca yüksek faiz ve enerji giderleriyle karşı karşıya bulunuyor. Sanayiciler finansal baskıyı azaltmak için politika faizinde indirim talep ederken Pakistan Merkez Bankası politika faizini 50 baz puan artırarak %12’ye çıkardı. Elektrik tarifesinde birim başına 2,56 rupi artışın tüketicilerden ilave 33 milyar rupi sağlamasının beklendiği bildirildi. Pakistan’ın pamuk sektörünü canlandırma stratejisi kapsamında ithal pamuk tohumları için hızlı onay mekanizması planlandı. Mevcut onay sürecinin yaklaşık 12 ay sürmesinin, geliştirilmiş tohum çeşitlerinin üretime sunulmasını geciktirdiği belirtildi. Sektör paydaşları; tohum kalitesinin iyileştirilmesini, dönüm başına verimin artırılmasını ve yüksek kaliteli yerli hammaddenin sürekliliğinin sağlanmasını sektörün toparlanması için gerekli görüyor. Federal Board of Revenue, tekstil iplik işletmelerine üretim, pamuk balyaları ve doğal, yapay ve harmanlanmış elyafların işlenmesini izlemek üzere 15 Kasım 2026’ya kadar video gözetim kameraları kurma talimatı verdi. Hindistan da yerli fiyatları sınırlamak ve tekstil sanayisine hammadde arzını desteklemek amacıyla gümrüksüz pamuk ithalatı uygulamasını iki ay uzattı. USDA’nın haftalık ihracat satış raporunda Çin, 2026-27 sezonu satışlarında 52.100 balyayla ilk sırada yer alırken Türkiye 40.800 balyayla ikinci, Vietnam 35.000 balyayla üçüncü oldu. Raporlama dönemindeki ihracatta Türkiye’ye 13.900 balya gönderildi.

Mısır Silajında Nişasta Düzeyi Maliyeti İki Kez Etkileyebiliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Silajında Nişasta Düzeyi Maliyeti İki Kez Etkileyebiliyor

Uruguaylı veteriner ve Agrifirm Uruguay teknik danışmanı Juan Gerónimo Minutti, mısır silajındaki nişasta düzeyinin hem hayvan rasyonuna sağlanan enerjiyi hem de üretim maliyetini etkilediğini belirtti. Minutti, Arjantin Foraj Kongresi’nin son edisyonunda, 2019/20 ile 2025/26 arasındaki yedi üretim sezonunda mısır silajlarının nişasta içeriğinin nasıl değiştiğini inceleyen bir analiz sundu. Minutti’nin aktardığına göre yağışlar, elde edilen sonuçlarla doğrudan ilişkiliydi. Uruguay’daki üretimin önemli bölümünün yağışa bağlı yapılması, iklim koşullarını silajın besin değerini etkileyen unsurlardan biri haline getiriyor. Bunun yanında hasat zamanı, üreticilerin, danışmanların ve yüklenicilerin daha fazla karar verebildiği bir yönetim alanı olarak öne çıkıyor. Kuru madde düzeyi çok düşükken yapılan hasadın nişasta oranını da düşürebileceği, uygun zamanda ve uygun kuru madde aralığında hazırlanan silajın ise sisteme daha fazla enerji sağlayabileceği belirtildi. Sorun yalnızca besleme açısından ortaya çıkmıyor. Nişasta düzeyi düşük bir silaj, hayvanların enerji ihtiyacını karşılamak için mısır veya başka enerji içerikli yemlerle tamamlanabiliyor. Bu durumda üretici önce silajın kurulması için harcama yapıyor, ardından rezervin besin değeri beklentinin altında kaldığında rasyonu tamamlamak için yeniden maliyete katlanıyor. Sıcak dönemler, bitkide stres belirtilerinin görülmesi, komşu işletmelerin hasada başlaması veya yüklenicinin geç kalacağı endişesi, uygun zaman gelmeden silaj hazırlamaya yöneltebiliyor. Minutti, değişmez bir reçete olarak sunmamakla birlikte “35, 35, 35” kuralını pratik bir referans olarak paylaştı. Buna göre yaklaşık %35 kuru madde, %35 nişasta ve %35 nötr deterjan lifi hedefleniyor. İklim koşulları bu değerlerin her zaman birlikte yakalanmasına izin vermese de hedef, maliyetli bir silaj rezervinin sağlayabileceği enerjinin altında kalmaması için yol gösterici kabul ediliyor.

ABD, Karadeniz Tahıl Taşımacılığı İçin Türkiye ve Hindistan’ın Önerilerini İnceliyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber

ABD, Karadeniz Tahıl Taşımacılığı İçin Türkiye ve Hindistan’ın Önerilerini İnceliyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Karadeniz üzerinden tahıl taşımacılığının önündeki engellerin kaldırılması için Türkiye ve Hindistan’dan gelen önerileri değerlendirdiklerini açıkladı. Digi24’ün aktardığına göre Rubio, Atlanta’daki G20 toplantısı sırasında yaptığı açıklamada bölgedeki durumun dünya gıda güvenliğini ve kısmen enerji güvenliğini tehdit ettiğini söyledi. Böyle bir girişimin savaşı bitirmese de savaşın belirli bir boyutuna çözüm sağlayabileceğini belirtti. İstanbul’da Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile görüşen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Karadeniz’de ticari gemilere sık sık saldırı düzenlenmesine dikkat çekti. Erdoğan, sivil gemilere yönelik saldırıların ve gerilimi artıran eylemlerin kimsenin yararına olmadığını, bunları kimin gerçekleştirdiğine veya hangi gerekçeyle yapıldığına bakılmaksızın kabul edemeyeceklerini ifade etti. Rusya ve Ukrayna’yı sorumlu davranmaya çağırdı. Zelenski, Dolmabahçe Sarayı’ndaki görüşmenin ardından Erdoğan ile Karadeniz tahıl koridoru üzerinde çalışmak konusunda anlaştıklarını bildirdi. Açıklamasında, Ukrayna’nın bazı tarım ürünlerini güvenli biçimde ihraç etmesini sağlayan 2022’deki Rusya ile yapılan anlaşmaya atıfta bulundu. Türkiye’nin Karadeniz’de güvenli seyrüseferi sağlamaya yönelik önlemleri desteklediğini de belirtti. Açıklanan gelişme koridorun yeniden çalışması için yürütülecek çalışmalara ilişkin; yeni bir koridorun faaliyete geçtiği duyurulmadı.

Endonezya’da Güçlendirilmiş Pirinçte Etiket Uyumsuzluğu Soruşturması
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Güçlendirilmiş Pirinçte Etiket Uyumsuzluğu Soruşturması

Endonezya’nın Kuzey Sumatra bölgesindeki Deli Serdang Kabupateni’ne bağlı Tembung ilçesinde, PT UDS’ye ait pirinç tesisinde etiket bilgilerindeki besin içeriğiyle uyuşmadığı öne sürülen güçlendirilmiş pirinçler için soruşturma başlatıldı. Satgas Pangan Polri ile Badan Pangan Nasional (Bapanas) tarafından yürütülen incelemede, şirketin Mart-Ağustos 2026 döneminde yaklaşık 525 ton ürün ürettiği tahmin edildi. Üretimin ekonomik değeri 14,175 milyar Endonezya rupisi olarak hesaplandı. İnceleme kapsamında Golden Number 111 Merah, Golden Number 111 Biru, Penari Bangkok ve Ikan Mas Cupang markalarından örnekler alındı. Laboratuvar sonuçlarına göre dört ürünün kalite ve besin içeriği, ambalajlarda yer alan bilgilerle uyuşmadı. Bapanas, bulguları hukuki süreç için Bareskrim Polri’ye bildirdi. Satgas Pangan Polri Başkanı Suhasto, güçlendirilmiş pirincin mikro besin ihtiyacını karşılamaya, anemi ve bodurluğun önlenmesini desteklemeye yönelik olduğunu söyledi. İçeriğin standartlara ve ambalajdaki beyanlara uymamasının bu amacı sınırlayabileceğini, ürünlerin uzun süre düzenli tüketilmesi hâlinde tüketiciler için risk oluşturabileceğini belirtti. Polis, Bapanas ve PT UDS yetkililerinin de aralarında bulunduğu 12 kişinin ifadesini aldı. Tanık ifadeleri, uzman görüşü ve laboratuvar sonuçları temelinde en az iki delil bulunduğu değerlendirilerek dosya soruşturma aşamasına taşındı.

Irak'ta Yedinci Gıda Sepeti Yardımı 1 Kasım'da Başlatılacak
Görsel kaynağı: Al-Naeem News · Özgün haber

Irak'ta Yedinci Gıda Sepeti Yardımı 1 Kasım'da Başlatılacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Irak Ticaret Bakanlığı, vatandaşlar ile sosyal yardım yararlanıcılarına yönelik yedinci gıda sepeti yardımının 1 Kasım Pazar günü başlatılacağını açıkladı. Gıda Maddeleri Genel Şirketi Genel Müdürü Luma el-Musavi, yardımın tüm vatandaşlar ve sosyal yardım kapsamındaki yararlanıcılar için dağıtıma sunulacağını söyledi. El-Musavi, gıda sepeti malzemelerinin tedarikinin kesinti yaşanmaması ve dağıtımların belirlenen tarihlerde yapılması için sürdüğünü belirtti. Kasım ayı sepetinin yedinci, aralık ayı sepetinin sekizinci yardım olacağını ve dağıtımların her ay devam edeceğini aktaran el-Musavi, yıl başından bu yana gecikme yaşanmadığını söyledi. Bakanlığın piyasa fiyatlarını izlediği, olağanüstü bir durum oluşması halinde yeni bir yardım başlatılabileceği, mevcut fiyatların ise iyi olduğu bildirildi.

Sikorski’den Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı İçin Acil Ateşkes Çağrısı
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber

Sikorski’den Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı İçin Acil Ateşkes Çağrısı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, Karadeniz’de mümkün olan en kısa sürede ateşkes ilan edilmesi çağrısında bulundu. Sikorski, ateşkesin Ukrayna ve Rusya’dan tahılın güvenli biçimde taşınmasını sağlaması gerektiğini söyledi. Açıklamasını Atlanta’da düzenlenen G20 dışişleri bakanları toplantısı sırasında yapan Sikorski, hızlı adım atılması gerektiğini Küresel Güney ülkelerindeki insanların gıdaya ve tahıla duyduğu ihtiyaçla gerekçelendirdi. Sikorski, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgalini sona erdirmeye yönelik her türlü girişimde Ukrayna’nın yer alması gerektiğini belirtti. Avrupa’nın da sürece dahil edilmesini isteyen Polonya Dışişleri Bakanı, olası bir barış veya ateşkes sürecinde Avrupa’nın kendi araçlarına ve etkisine sahip olduğunu savundu. Ayrıca Rus enerji ürünlerinin Avrupa’ya satışının yeniden başlamasından önce savaşın adil biçimde sona ermesi ve Moskova’nın savaşı durdurması gerektiğini söyledi. Karadeniz’de ticari gemilerin güvenliği konusunda Türkiye de Rusya ve Ukrayna’yı yeni saldırılardan kaçınmaları konusunda uyardı. Türkiye Savunma Bakanı Yaşar Güler, 28 Ekim’de Sofya’da, Türkiye, Romanya ve Bulgaristan temsilcilerinin toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Türk bayraklı veya Türk sahipli gemilere yönelik saldırılar nedeniyle hukuki adım atma hakkının saklı tutulduğunu bildirdi. Ankara, Kiev ve Moskova’ya iletilen saldırıların durdurulması ve güvenli tahıl taşımacılığı önerisine yanıt bekliyor. Toplantı kapsamında ABD’nin Polonya’ya Almanya ve Fransa’ya benzer tam G20 üyeliği verilmesini önermesi de gündeme geldi. Sikorski bu girişimi desteklerken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov daveti karşı üretken buldu ve G20 kararlarının uzlaşı temelinde alınması gerektiğini söyledi. Batılı yetkililer, Rusya’nın itirazı ve tüm üyelerin onayının gerekmesi nedeniyle Polonya’nın tam üyeliğinin yıllar sürebileceğini belirtti; ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Polonya’nın üyeliği hak ettiğini savundu.

Kazvin’den Türkiye’ye 60 Bin Süs Balığı İçin İhracat İzni
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Kazvin’den Türkiye’ye 60 Bin Süs Balığı İçin İhracat İzni

Kazvin İl Veterinerlik Genel Müdürlüğü, Mehr ayındaki işlemler kapsamında Türkiye’ye 60 bin adet süs balığının ihracatı için sağlık izni verdi. Müdürlük, uzmanlık testleri yapılıp sevkiyatların sağlıklı olduğunun belirlenmesinin ardından izinlerin düzenlendiğini bildirdi. Aynı dönemde Pakistan’a 125 ton, Suriye’ye 175 ton süt ürünü için sağlık ihracat izinleri verildi. Ayrıca 9 bin 960 yumurtacı piliç ile 25 ton dondurulmuş tavuk için ihracat izinleri ve Irak’a canlı hayvan taşınması amacıyla 19 izin çıkarıldı. Türkiye, Rusya ve Afganistan’a canlı hayvan ve evcil hayvan taşınması için de dört izin düzenlendi. Yetkili, tüm ihracat yüklerinin gerekli testlerden ve sağlık onayından geçirilerek varış ülkelerinin standartlarına uygunluğunun kontrol edildiğini belirtti.

Hindistan, Haftalık Buğday İhalesi Miktarını 199 Bin Tona Çıkardı
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber

Hindistan, Haftalık Buğday İhalesi Miktarını 199 Bin Tona Çıkardı

Hindistan Gıda Kurumu (FCI), 4 Kasım’daki haftalık ihalesinde satışa sunacağı buğday miktarını 199 bin tona yükseltti. The Hindu BusinessLine’ın haberine göre, 28 Ekim ihalesinde 101 bin ton teklif edilmişti. Böylece stokların azaldığı ve fiyatların yükseldiği dönemde satışa ayrılan miktar yaklaşık iki katına çıkarıldı. Alıcı başına haftalık azami alım sınırı ise değiştirilmedi. Haberde aktarılan 30–31 Ekim tarihli 22 eyalet ihalesine göre, Pencap’ın tahsisatı 25 bin tondan 44 bin tona, Haryana’nın 12 bin tondan 23 bin tona yükseltildi. Uttar Pradeş için miktar 8 bin tondan 14 bin tona, Madhya Pradeş için 6 bin tondan 10 bin tona çıkarıldı. Önceki ihalede, tüccarların katılımına izin verilmemesine rağmen, satışa sunulan buğdayın %98,3’ü olan 99.316 ton satıldı. Bazı eyaletlerde teklif edilen miktarın tamamına alıcı bulundu. Haberde görüşlerine yer verilen uzmanlar, tek bir katılımcının satın alabileceği miktar değişmediği için daha yüksek ihale tahsisatının fiyatları düşürme etkisine kuşkuyla yaklaşıyor.

Irak’ta Yumurta Üretimi İçin Özel Sektöre Kolaylıklar Sağlanıyor
Görsel kaynağı: Al-Rasheed TV · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta Yumurta Üretimi İçin Özel Sektöre Kolaylıklar Sağlanıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Irak Tarım Bakanlığı, kanatlı hayvanı projelerini desteklemek ve sofra yumurtası üretimini artırmak amacıyla özel sektöre kolaylıklar sağlandığını açıkladı. Bakanlık sözcüsü Kusay el-Hattab, Irak’ın yılda yaklaşık 6 milyar yumurta ürettiğini, kendine yeterlilik için ise yıllık yaklaşık 9 milyar yumurtaya ihtiyaç duyulduğunu bildirdi. El-Hattab, Irak’ın farklı illerinde büyük kanatlı üretim projeleri bulunduğunu ve bu işletmelerin ülkenin kanatlı ürünleri arzına katkı sunduğunu belirtti. Sağlanan kolaylıklar arasında yem girişinin kolaylaştırılması ve işletme izinlerinin yenilenmesiyle ilgili engellerin azaltılması yer alıyor. Bakanlık, özel sektörle iş birliğinin yerel pazarlarda gıda güvenliğini, piyasa istikrarını ve arz-üretim dengesini desteklediğini ifade etti.

Irak'ta Kanatlı Üretimini Artırmak İçin Özel Sektöre Kolaylık
Görsel kaynağı: Al-Naeem News · Özgün haber
Veri haberi

Irak'ta Kanatlı Üretimini Artırmak İçin Özel Sektöre Kolaylık

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Irak Tarım Bakanlığı, kanatlı projelerini desteklemek ve sofralık yumurtada yerli üretimi artırmak amacıyla özel sektöre kolaylıklar sağlandığını açıkladı. Bakanlık sözcüsü Kusay el-Hattab, uygulamaların gıda güvenliğini güçlendirmeyi ve yerel piyasalarda arz ile üretim arasındaki dengeye katkı sunmayı amaçladığını belirtti. El-Hattab'a göre Irak yılda yaklaşık 6 milyar sofralık yumurta üretiyor. Kendine yeterlilik için gereken yıllık miktarın ise yaklaşık 9 milyar adet olduğu, bu verilerin Hayvancılık Dairesinin benimsediği bir çalışmaya dayandığı aktarıldı. Bakanlık, üretim kapasitesinin artırılmasında özel sektörle iş birliğine önem veriyor. Açıklanan kolaylıklar, kanatlı işletmelerine yem girişinin kolaylaştırılmasını ve işletme izinlerinin yenilenmesiyle ilgili engellerin azaltılmasını kapsıyor. Bakanlıkta işlemlerin basitleştirilmesi ve başvuruların sonuçlandırılmasının hızlandırılması yönünde sürekli talimatlar verildiği belirtildi. Irak'ın farklı illerinde, aralarında Kerbela, Divaniye ve Enbar'daki projelerin de bulunduğu büyük kanatlı üretim tesislerinin faaliyet gösterdiği ifade edildi.

Bulgaristan’da Temel Gıda Fiyatlarında İstikrar Açıklaması
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Temel Gıda Fiyatlarında İstikrar Açıklaması

Bulgaristan Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi, Yatırımlar ve Sanayi Bakanı Alexander Poulev, temel gıda fiyatlarının istikrar kazandığını söyledi. Bulgaristan Ulusal Televizyonu’na verdiği röportajda Poulev, bu ürünlerde enflasyonun yaklaşık %0 ile 0,5 arasında seyrettiğini, oranın en fazla %1’e çıktığını belirtti. Poulev, 2025’te neredeyse tüm ürün kategorilerinde fiyatların %100 arttığını söyledi. Bu artışı önceki hükümetin fiyat kontrolü uygulamamasına bağlayan Poulev, Bulgaristan’ın avro bölgesine katılımı öncesinde yaşandığını söylediği fırsatçılığın da fiyatları etkilediğini savundu. Poulev ayrıca Rekabeti Koruma Komisyonunun perakende zincirleri hakkında soruşturmalar başlattığını ve beklenen cezaların perakendecilerin cirosunun %10’una yaklaşabileceğini açıkladı. Parlamento ile iş birliği içinde 32 haksız ticari uygulamanın tanımlandığını belirten Poulev, yedi depo tesisinde usulsüzlük tespit edildiğini ve dört merkezi mutfağın kapatıldığını söyledi. Hükümetin, Bulgar çiftçileri desteklemek ve Bulgar ürünlerinin raflara erişimini artırmak için Bulgaristan Kalkınma Bankası ile finansal araçlar geliştirdiği aktarıldı.

İspanya, Zeytinyağını Piyasadan Çekme Düzenlemesine İlk Kez İzin Verdi
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya, Zeytinyağını Piyasadan Çekme Düzenlemesine İlk Kez İzin Verdi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı, 2026/27 kampanyasında zeytinyağı arzını düzenlemek ve piyasanın işleyişini istikrara kavuşturmak amacıyla ürünün bir bölümünün piyasadan çekilmesine imkân veren pazarlama standardını yayımladı. Bakanlık, bu mekanizmaya ilk kez izin verirken çekilecek miktarın yüzdesini 15 Kasım’dan önce belirleyecek. Ürün, kampanya sonuna kadar piyasadan çekilebilecek. Mekanizmanın devreye alınması için başlangıç stokları ile tahmini üretimin toplamının, önceki altı kampanyanın aynı toplam için hesaplanan ortalamasının en az %120’sine ulaşması gerekiyor. 2026/27 kampanyasında tahmini üretim 1.602.596 ton olarak açıklandı. Bu miktar önceki kampanyanın %23 üzerinde ve İspanya’daki tarihsel kayıtlarda dördüncü en yüksek hacim olarak değerlendiriliyor. Kampanyanın başlangıç stokları da 357.040 tona ulaştı; bu seviye önceki kampanyanın %23,3 üzerinde bulunuyor. Düzenlemeye göre çekilecek ürünün kategorisini işletmeci seçebilecek ve oran, aylık biriken toplam zeytinyağı üretimi üzerinden uygulanacak. Ürün bir sonraki kampanyaya kadar depolanabilecek veya gıda dışı kullanıma yönlendirilebilecek. Mekanizma istisnai ve konjonktürel nitelikte olacak. Jaénli üretici Francisco Elvira, üretici fiyatı üç avroya ulaşmayan natürel sızma zeytinyağının üretim maliyetlerini karşılamadığını söyledi. Elvira, stok yönetiminde en olası seçeneğin lampante yağının piyasadan çekilerek sonraki sezonda satılması olduğunu belirtti. Çekilecek kesin hacim, ürün kategorileri ve uygulama süreleri henüz açıklanmadı.

Üsküp’te Tarımda Dijitalleşme ve Yapay Zekânın Zorunluluk Olduğu Vurgulandı
Görsel kaynağı: Republika · Özgün haber
Veri haberi

Üsküp’te Tarımda Dijitalleşme ve Yapay Zekânın Zorunluluk Olduğu Vurgulandı

Kuzey Makedonya’nın Üsküp kentindeki Gazi Baba Belediyesi’nde düzenlenen AB Projeleri Agroexpo 2026 etkinliğinde dijitalleşme, yapay zekâ ve modern teknolojilerin tarımda artık tercih değil zorunluluk olduğu belirtildi. Üreticileri, bilim çevrelerini ve işletmeleri bir araya getiren etkinlikte modern mekanizasyon, dijital çözümler ve Avrupa projeleri Kuzey Makedonyalı üreticilerin incelemesine sunuldu. Organizasyonda 21 proje tanıtıldı ve etkinliğin ertesi gün de sürmesi planlandı. Konuşmacılar, yeniliklerin gerçek değerinin yalnızca teknoloji geliştirilmesiyle değil, bu çözümlerin gıda üreticilerinin erişimine sunulması ve daha kolay, verimli ve rekabetçi üretim yapmalarına katkı sağlamasıyla ortaya çıkacağını söyledi. Tarım sektörünün iklim değişikliği, iş gücü eksikliği, artan üretim maliyetleri ve pazarlardaki rekabet baskısıyla karşı karşıya olduğu ifade edildi. Bu koşullarda bilgiye erişim, kaynakların daha verimli kullanılması ve üretim maliyetlerinin düşürülmesi öne çıkan ihtiyaçlar arasında gösterildi. Kuzey Makedonya Tarım, Orman ve Su İşleri Bakanı Borçe Serafimovski, bilimsel bilgilerin tarım işletmelerine yönelik politikalar ve destek tedbirleriyle sistematik biçimde ilişkilendirilmesi gerektiğini belirtti. İş dünyası temsilcileri ise teknoloji yatırımlarının tek başına yeterli olmayacağını; uygun finansman, hibe programları, eğitim ve bilim ile işletmeler arasında daha güçlü iş birliğine ihtiyaç bulunduğunu savundu. Üniversitelerin teorik araştırmaların yanı sıra elde edilen bilgileri sanayiye aktarması ve uygulamaya hazır mezunlar yetiştirmesi gerektiği vurgulandı. Etkinlikte gençlerin tarıma yönelmesi de gündeme geldi. Tarım fakülteleri ile şirketler arasında daha güçlü bağlar kurulması, öğrencilere burs ve ücretli staj sağlanması ve mezuniyet sonrasında güvenli istihdam olanakları oluşturulması önerildi. Konuşmacılar, modern tarımın yalnızca makine ve teknoloji yatırımlarıyla kurulamayacağını, bu araçları kullanabilecek eğitimli ve yetkin kadrolara da ihtiyaç olduğunu belirtti. Avrupa Birliği destekli projelerin, bilgiyi ve yeni teknolojileri üreticilerin kullanabileceği pratik çözümlere dönüştürme fırsatı sunduğu ifade edildi. Etkinlikte tarımsal drone hizmetleri de tanıtıldı. Drone kullanımının arazilerin taranması, toprak analizlerinin yapılması, besin maddesi eksikliği veya fazlalığı bulunan alanların belirlenmesi, gübreleme ve bitki koruma uygulamalarının hedefli yürütülmesi için kullanılabildiği anlatıldı. Bu yöntemle preparat ve su kullanımında tasarruf sağlanabileceği, uygulama hızının artırılabileceği ve ürünlerin ezilmesinden kaynaklanan kayıpların önlenebileceği belirtildi. Kaynakta, Kuzey Makedonya’da tarımsal drone hizmeti sunan yaklaşık beş firma bulunduğu aktarıldı. Space Park Skopje alanının gelecek yılın şubat ayına kadar tamamen donatılmasının planlandığı bildirildi.

Pakistan’ın Helal İhracatında 40-50 Milyar Dolarlık Potansiyel Vurgulandı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’ın Helal İhracatında 40-50 Milyar Dolarlık Potansiyel Vurgulandı

Pakistan’ın, 100 binden fazla şirketi harekete geçirerek yeni pazarlara açılması halinde 40-50 milyar dolarlık helal ihracat potansiyeline sahip olduğu belirtildi. Pakistan Halal Forum 2026 Organizasyon Komitesi Başkanı ve Halal Development Council Kurucusu Asad Sajjad, ülkenin 3 trilyon dolarlık küresel helal ekonomisindeki payının %1’in altında kaldığını söyledi. Değerlendirme, Karaçi’de düzenlenen Pakistan Halal Forum 2026 medya toplantısında yapıldı. Sajjad, Pakistan’da ihracatı artırabilecek 100 bin ila 150 bin arasında helal ürün şirketi bulunduğunu ifade etti. Pakistan Halal Forum 2026’nın Aralık 2026’da düzenlenmesi ve fuar katılımcıları ile uluslararası alıcılar dahil 35’ten fazla ülkeden temsilcileri bir araya getirmesi planlanıyor. Forumun kamu-özel sektör ortaklığı modeliyle değer katma, yatırım ve ihracatın kolaylaştırılmasına odaklanacağı bildirildi. International Halal Certification (IHC) Üst Yöneticisi Mufti Zeeshan Abdul Aziz ise Pakistan’daki 1.000’den fazla şirketin uluslararası helal sertifikası aldığını belirtti. Abdul Aziz’e göre düzenleyici engeller, yetersiz laboratuvar test kapasitesi, sertifikasyon sorunları, inovasyon eksikliği ile pazarlama ve markalaşmadaki zayıflıklar helal ürün ihracatının önündeki başlıca sorunlar arasında yer alıyor. Abdul Aziz ayrıca Pakistanlı ihracatçıların Orta Asya, Afrika ve Doğu Avrupa’daki geleneksel olmayan pazarları araştırma ve yeni alıcılara ulaşmak için uluslararası fuarlara katılma konusunda isteksiz göründüğünü söyledi. Helalin artık yalnızca gıdayla sınırlı olmadığını belirten Abdul Aziz, bu alanın ilaç, kozmetik, lojistik, muhafazakâr moda ve turizmi de kapsayan kalite, hijyen ve güvenlik standardına dönüştüğünü ifade etti. IHC’nin küresel akreditasyonunun Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, Malezya ve Endonezya’da kabul edildiği aktarıldı.

Kabine, Çiftçi Örgütleriyle Görüşmeler Sonrası Yeni Azot Planlarını Erteledi
Görsel kaynağı: Trouw · Özgün haber

Kabine, Çiftçi Örgütleriyle Görüşmeler Sonrası Yeni Azot Planlarını Erteledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kabine, çiftçi örgütleriyle yapılan görüşmelerin ardından yeni azot planlarının sunumunu birkaç gün erteledi. Gerekçe olarak, metindeki son noktaların tamamlanması gerektiği belirtildi. Erteleme, LTO ve NAJK tarafından sunulan önerilerin çalışmaya dahil edilmesi amacıyla yapıldı. Hazırlanan azot yasasının, inşaat projeleri için izin verilmesi sürecinin yeniden başlamasına katkı sağlaması hedefleniyor.

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatındaki 300 Bin Başlık Muafiyet Kontenjanı Tükendi
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatındaki 300 Bin Başlık Muafiyet Kontenjanı Tükendi

Fas Tarım, Deniz Balıkçılığı ve Gıda Egemenliği Bakanlığı, 2026 yılında gümrük vergisi ve ithalat KDV'si ödenmeden getirilebilen kesimlik sığırlar için 300 bin başlık kontenjanın tükendiğini açıkladı. Bakanlığın 23 Ekim 2026'da yayımladığı duyuruda, kontenjanın 15 Ekim tarihli 1484 sayılı bildirimle dolduğunun kayda geçirildiği belirtildi. Ancak bu toplam, ülkeye fiilen giren sığırlar ile hâlen geçerli muafiyet kapsamındaki hayvanların birlikte hesaplanmasına dayanıyor; tüm hayvanların Fas'a ulaştığı anlamına gelmiyor. Bakanlık, operasyon kapsamında aylık ortalama ithalat hızının yaklaşık 24 bin baş olduğunu bildirdi. Haziran ve temmuz aylarında 44 binin üzerinde, ağustos ve eylül aylarında ise yaklaşık 17 bin başlık giriş açıklandı; kaynakta bu sayıların aylık mı yoksa dönem toplamı mı olduğu belirtilmedi. İthal edilen sığırların %90'dan fazlası Brezilya menşeli olurken, ekimdeki talep artışı Bakanlığa göre Portekiz'den ithalatın açılmasıyla bağlantılıydı. Gümrük vergisi ve ithalat KDV'si muafiyeti 31 Aralık 2026'ya kadar geçerli. Uygulama, 29 Ağustos 2025 tarihli 2.25.720 sayılı kararname ile 50.25 sayılı mali yasanın 2. maddesine dayanıyor. Şubat 2026'da tüm ithalatçı ve profesyonellere ön izin olmadan açılan süreçte başvurular PORTNET üzerinden geliş sırasına göre işleniyor ve her muafiyet bir ay geçerli oluyor. Bakanlık, ithalatı kuraklık, yem maliyetlerindeki artış ve kesimlik hayvan varlığındaki düşüşle gerekçelendirirken, ithalatın piyasayı tedarik ettiğini ve kırmızı et fiyatlarını istikrara kavuşturduğunu belirtti. Yeni kontenjan veya 2027 uygulaması konusunda açıklama yapılmadı; mevcut muafiyeti süren hayvanlar Fas'a gelmeye devam edebilir.

Moldova’da Traktör İthalatı Dokuz Ayda 2025’in Yıllık Seviyesini Aştı
Görsel kaynağı: Realitatea.md · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Traktör İthalatı Dokuz Ayda 2025’in Yıllık Seviyesini Aştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Moldova’da tarım traktörü ithalatı 2026’nın ilk dokuz ayında, 2025’in tamamında kaydedilen seviyeyi geride bıraktı. Ekonomist Iurie Rija’nın analizine göre ocak-eylül döneminde ülkeye 3.714 tekerlekli tarım traktörü getirildi. 2025’in tamamındaki ithalat ise 3.325 adet olmuştu. Dokuz aylık toplam, önceki yılın yıllık seviyesinden %11,7 daha yüksek gerçekleşti. Ocak 2025-eylül 2026 arasındaki 21 ayda Moldova’ya toplam 7.052 tarım traktörü ithal edildi. Bu toplamın 7.039’unu tekerlekli, 13’ünü paletli traktörler oluşturdu. Traktörlerin gümrükte beyan edilen toplam değeri yaklaşık 80 milyon avro olarak kaydedildi. Aylık ortalama ithalat 2025’teki yaklaşık 277 adetten 2026’nın ilk dokuz ayında 413 adede yükseldi; bu da yaklaşık %49’luk artışa karşılık geldi. İthalatın adet bakımından en büyük bölümünü düşük güçlü traktörler oluşturdu. 37 kW’a kadar güce sahip 4.982 traktör, toplamın %70,65’ine denk geldi ve bu grubun gümrükte beyan edilen değeri 12,23 milyon avro oldu. 37-130 kW aralığındaki 1.771 traktörün değeri 37,97 milyon avro, 130 kW üzerindeki 299 traktörün değeri ise 29,84 milyon avro olarak verildi. Böylece 37 kW üzerindeki iki kategori, toplam birimlerin %30’undan azını oluşturmasına rağmen ithalat değerinin yaklaşık %84,7’sini sağladı. İthal edilen traktörlerin 4.899’u yeni, 2.153’ü kullanılmıştı; yeni makinelerin toplam içindeki payı %69,5 oldu. Çin, 4.150 traktör ve %58,85 payla başı çekerken, Japonya ile birlikte toplam ithalatın %88,4’ünü oluşturdu. Diğer tedarikçiler arasında Türkiye 143 traktör ve %2,03 payla yer aldı. Analizde, tarım makineleri alımlarının ilkbahar çalışmalarından önce yoğunlaşması nedeniyle farklı takvim dönemlerinin karşılaştırılmasının ihtiyatla değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Tarım Hangarlarına Güneş Paneli Kurulumunda Hukuki ve Mali Koşullar Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber

Tarım Hangarlarına Güneş Paneli Kurulumunda Hukuki ve Mali Koşullar Öne Çıkıyor

Tarım hangarına fotovoltaik panel kurulumu, yenilenebilir elektrik üretirken işletmeye ek gelir sağlayabilir. Ancak projeye başlamadan önce binanın mülkiyet durumu ile yatırımın hukuki, vergisel ve sosyal sonuçlarının değerlendirilmesi gerekiyor. Kaynak, yatırımın uzmanlardan alınacak destekle güvenceye alınmasını öneriyor. Hangar kırsal kira sözleşmesi kapsamında kullanılıyorsa fotovoltaik faaliyet geliştirilmesi önerilmiyor. Kira statüsünün ticari faaliyete izin vermemesi ve yapılar üzerindeki tazminat hakkının kaybedilebilmesi bu yaklaşımın gerekçeleri arasında yer alıyor. Ayrıca elektrik üretiminin işletme içinde mi yoksa ayrı bir şirket üzerinden mi yürütüleceği ve işletmenin devri sırasında faaliyetin korunup korunmayacağı baştan kararlaştırılmalı. Tarımsal sivil şirketlerde faaliyet amacı ile ana sözleşmenin güncellenmesi gerekiyor. Mevcut binalarda genellikle ön bildirim, yeni yapılarda ise yapı ruhsatı başvurusuna güneş enerjisi kurulumunun dahil edilmesi gerekiyor. Vergilendirme seçilen yapıya göre değişiyor; işletmelerin taşınmaz katkı payı uygulanabilir ve yüksek güçlü bazı tesisler özel vergilendirmeye tabi olabilir. Bina tarımsal kullanımını koruduğunda emlak vergisi muafiyeti genellikle devam ediyor. Sosyal güvenlik sonuçlarının da ayrıca incelenmesi gerekiyor.

Kazakistan, Kırgızistan’a Tahıl ve Yağlı Tohum Sevkiyatını Artırmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan, Kırgızistan’a Tahıl ve Yağlı Tohum Sevkiyatını Artırmayı Planlıyor

Kazakistan, Kırgızistan’a tahıl ve yağlı tohumlar başta olmak üzere tarım ürünleri sevkiyatını artırmayı planlıyor. Bişkek’te düzenlenen 14. Kazakistan-Kırgızistan Hükümetlerarası Konsey toplantısının ardından yapılan açıklamaya göre, iki ülke arasındaki tarım ürünleri ticareti 2025’te %41,5 artarak 500 milyon doların üzerine çıktı. Yol haritası kapsamında tahıl ve yağlı tohumların yanı sıra küspe, ayçiçeği yağı ve dondurma gibi ürünlerin sevkiyatının genişletilmesi öngörülüyor. Görüşmelerde ulaştırma ve transit iş birliği de ele alındı. Sınırda elektronik izin değişimi uygulanırken izin sayısının 5 bine çıkarılması kararlaştırıldı. Toplantı sonunda sonuç protokolü imzalandı.