ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

171 haber · Sayfa 2

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir

Güney Afrika’nın 2026 kiraz sezonu, geleneksel takvimden iki ila üç hafta önce, ekim başında başladı. Tru-Cape Fruit Marketing’in aktardığına göre sezonun ilk meyveleri 8 Ekim’de hasat edilip paketlendi. Ancak ülkenin başlıca kiraz üretim bölgesi Ceres’te üretim hacminin önceki sezona göre %50’den fazla düşebileceği öngörülüyor. Üretimdeki gerileme, sektör tarafından öncelikle çiçeklenme dönemindeki olumsuz hava koşullarına bağlanıyor. Tru-Cape Tedarik Direktörü Calla du Toit, erken çeşitlerin ağustos sonundaki olağanüstü yüksek sıcaklıkların görüldüğü bir hafta içinde çiçeklendiğini belirtti. Şirketin değerlendirmesine göre sıcaklıklar, tozlaşma için etkili süreyi kısaltarak meyve tutumunu azaltmış olabilir. Ardından sıcaklıkların düşmesi, üretimin bir bölümünde soğuk zararına yol açmış olabilir. Düşük üretim beklentisine karşın ilk meyvelerde kalite göstergeleri olumlu oldu. Tru-Cape, kirazların 30 milimetreye kadar kalibreye ve yüksek şeker seviyelerine ulaştığını bildirdi. Daha az meyve bulunması, ürünün optimum olgunlukta toplanmasına daha fazla dikkat edilmesini sağlarken, şirket yeterli iş gücünün bu çalışmayı kolaylaştırdığını belirtti. Buna karşılık düşük hacim, üreticiler açısından ekonomik bir zorluk oluşturuyor. Tru-Cape, arzın azalması ve Güney Afrika’da iç talebin güçlü seyretmesi nedeniyle ticari programlarında yerel pazara öncelik vermeyi planlıyor. Şirket, fiyatların geçen sezondan biraz daha yüksek olmasını bekliyor. İhracatta ise önceki sezon yaklaşık %15 olan payı bu sezon %20’ye yaklaştırmayı hedefliyor; ancak her operasyon için lojistik maliyetleri, taşıma riskleri ve beklenen kârlılık değerlendirilecek.

Suriye ve Irak Arasında Ticaretin Ötesinde Ekonomik Entegrasyon Gündemi
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber

Suriye ve Irak Arasında Ticaretin Ötesinde Ekonomik Entegrasyon Gündemi

Irak Başbakanı’nın Şam ziyareti, Suriye ile Irak arasındaki ekonomik iş birliğini yalnızca mal ticaretiyle sınırlamayıp üretim, enerji ve taşımacılık alanlarına genişletme fırsatı olarak değerlendiriliyor. Kaynakta, iki ülkenin ortak coğrafyası, farklı kaynakları ve pazarlarının karşılıklı katma değer yaratabilecek bir yapı sunduğu belirtiliyor. Suriyeli akademisyen İmadeddin el-Musbih’e göre Irak pazarı, özellikle Suriye’nin gıda ve sanayi ürünleri için doğal bir ihracat uzantısı niteliğinde. Bu değerlendirme, Iraklı tüketicilerin Suriye ürünlerini tanıması ve ürünlerin kalitesi ile rekabetçiliğine duyulan güvenin yanı sıra, uzun yıllara dayanan ticari ve toplumsal ilişkilere dayandırılıyor. Suriye’nin stratejik konumu ise Irak’a Akdeniz ve dünya pazarlarına kara ve deniz erişimi sağlayabilecek bir unsur olarak öne çıkarılıyor. İş birliğinin somut sonuç vermesi için demiryolu bağlantıları, petrol taşıma ağlarının güncellenmesi, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması ve sınır kapılarındaki kamyon hareketlerinin hızlandırılması öneriliyor. Ancak bunun için siyasi mutabakatların açık ticari ve yatırım düzenlemelerine dönüştürülmesi gerekiyor.

Dünya Fosforlu Gübre Fiyatları 2026 Başından Bu Yana %25 Arttı
Görsel kaynağı: Lenta.ru · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Fosforlu Gübre Fiyatları 2026 Başından Bu Yana %25 Arttı

Dünya fosforlu gübre fiyatları 2026 başından bu yana %25 arttı. TASS’ın Euler analitik şirketinin verilerine dayandırdığı habere göre, artışın başlıca nedenlerinden biri gübre üretiminde kullanılan kükürdün ocak ayından bu yana yaklaşık %80 pahalanması oldu. Uzmanlara göre kükürt, diamonyum fosfat üretiminde kullanılan hammaddenin maliyetinin neredeyse yarısını oluşturuyor. Orta Doğu’daki savaşın Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik akışı kesmesi, küresel kükürt arzında açığa ve fosfat fiyatlarında hızlı yükselişe yol açtı. FAO Başekonomisti Maximo Torero, bu ürünler için alternatif boru hattı güzergâhları ve benzer ölçekte uluslararası stratejik rezervler bulunmadığını belirterek savaşın uzamasının dünya gıda piyasasını etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Yunanistan'da Eylül 2026'da Gıda Fiyatları %0,1 Geriledi
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Eylül 2026'da Gıda Fiyatları %0,1 Geriledi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Yunanistan'da genel tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) eylül ayında %5 arttı. İOBE tarafından Yunanistan Gıda Sanayileri Birliği (SEVT) için hazırlanan analize göre artışta başlıca konut ve ulaştırma maliyetlerindeki yükseliş etkili oldu. Konut fiyatları %14,7, ulaştırma fiyatları ise %11,3 arttı. Gıda kategorisindeki artış %0,8'de kalırken, bu kalemin genel enflasyona katkısı 0,16 puan oldu. Gıda fiyatlarında işlenmiş ve ambalajlı ürünlerle taze ürünler arasında farklı bir seyir görüldü. İşlenmiş ve ambalajlı gıdaların fiyatları eylülde %1,1 düşerken, taze ve işlenmemiş gıdaların fiyatları %0,9 arttı. Alt kategorilerde en belirgin artış %7 ile ette kaydedildi. Buna karşılık meyve fiyatları %8, yağlar ve katı yağlar %6,2, diğer gıdalar %1,3, balık %0,4, şeker, çikolata, tatlı ve dondurma grubu ise %0,3 geriledi. Eylül 2026 verilerine göre Yunanistan'da gıda fiyatları %0,1 azalırken Euro Bölgesi'nde %1,1 arttı. Yunanistan'da işlenmiş gıda fiyatlarındaki düşüş, taze ürünlerdeki artışın etkisini dengeledi. Ancak gıda ve içecek sanayisi, fiyat artışlarının sınırlı kalmasına rağmen yüksek işletme maliyetleriyle karşı karşıya bulunuyor. Elektrik maliyeti yıllık bazda %63,8 artarak megavatsaat başına 157,7 avroya çıktı. 2026'nın ikinci çeyreğinde kara taşımacılığı fiyatları %6,9, depolama ve lojistik fiyatları %4,8, imalat sanayisindeki işçilik maliyeti ise yıllık bazda %5,8 yükseldi.

Paris'te Avrupa Buğdayı 7,50 €/T Düştü, Kolza 15,50 €/T Yükseldi
Görsel kaynağı: Agronews Castilla y León · Özgün haber
Veri haberi

Paris'te Avrupa Buğdayı 7,50 €/T Düştü, Kolza 15,50 €/T Yükseldi

Paris Euronext-MATIF'te 26 Ekim 2026 seansı buğday ve mısırda düşüş, kolzada ise yükselişle tamamlandı. Aralık teslimli Avrupa buğdayı 7,50 €/t ve %3,21 gerileyerek 226,50 €/t'ye indi. Kasım vadeli mısır 282,75 €/t'ye düşerken aynı vadeli kolza 15,50 €/t artışla 527,25 €/t'ye çıktı ve seansın en güçlü yükselişini kaydetti. Buğday fiyatlarındaki baskı, Rusya'dan Karadeniz üzerinden tahıl taşımacılığının güvenliğini sağlamaya yönelik yeni tekliflere ilişkin bilgilerle ilişkilendirildi. Rusya ve Ukrayna'nın bu güzergâhtaki ihracatının yeniden toparlanabileceği beklentisi, daha önce lojistik sorunların desteklediği Avrupa buğdayında satışlara yol açtı. Rusya ile Türkiye arasındaki deniz taşımacılığının güvenliğine ilişkin görüşmeler, Paris'teki buğday fiyatları üzerinde başlıca baskı unsuru olarak gösterildi. Bununla birlikte, deniz yollarının tamamen yeniden açılması için kesin bir anlaşma açıklanmadı. Aralık vadeli buğdayın 226,50 €/t'lik seviyesi 13 Ağustos 2026'dan beri görülen en düşük düzey oldu. Mart 2027 teslimli kontrat da 6,75 €/t ve %2,88 gerileyerek 227,50 €/t'ye indi. Aralık ve mart kontratları arasındaki fark 1 €/t ile sınırlı kaldı; bu görünüm, aşağı yönlü baskının hem yakın teslimatları hem de 2027'nin ilk aylarını etkilediğine işaret etti. Buğday, mısır ve kolzanın en yakın altı kontratında dört düşüş ve iki yükseliş kaydedildi. Aralık vadeli buğday, 19 Ekim'deki 243,50 €/t seviyesine göre 26 Ekim'de 226,50 €/t'ye geriledi. İki seans arasındaki fark 17 €/t, yaklaşık %6,98 oldu. Ayrıca AgroNews'in 19-25 Ekim dönemine ilişkin haftalık bilançosunda Avrupa buğdayının 9,75 €/t, yani %4 değer kaybettiği belirtildi. Reuters'ın aktardığı bilgilere göre Rusya ve Ukrayna'nın Karadeniz ile Azak Denizi çevresindeki limanlarından tahıl trafiği ağustos ortasından bu yana büyük ölçüde durmuştu. Ticari gemilere yönelik saldırılar ile liman altyapısındaki hasarlar lojistik riskleri artırmış ve sevkiyatları zorlaştırmıştı. Bu koşullar Avrupa buğdayına yönelik talebi daha önce desteklerken, olası deniz güvenliği çözümleri Rusya ve Ukrayna'dan gelecek rekabetin yeniden artabileceği beklentisini güçlendirdi. Rusya'nın buğday ihracatı 1-20 Ekim döneminde yaklaşık 1,5 milyon ton olarak tahmin edildi. Ekim ayının tamamı için öngörülen miktar yaklaşık 3 milyon ton seviyesinde bulunuyor; bu hacmin yılın aynı dönemindeki olağan seviyelerin biraz üzerindeki miktarın yaklaşık yarısına denk geldiği aktarıldı.

Mısır Kızılayı, Gazze’ye 3.690 Tondan Fazla Yardım Taşıyan 303. Konvoyu Gönderdi
Görsel kaynağı: Al-Shorouk · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Kızılayı, Gazze’ye 3.690 Tondan Fazla Yardım Taşıyan 303. Konvoyu Gönderdi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mısır Kızılayı, Gazze’deki ekmek krizine yanıt vermek amacıyla un ve gıda kolileri taşıyan yardım kamyonlarını bölgeye göndermeyi sürdürüyor. Mısır Kızılayı İcra Direktörü Amal İmam, “Senabil el-Ata” girişiminin Gazze’deki fırınlara ulaştırılacak un ve gıda kolilerini taşıyan kamyonların hazırlanmasına odaklandığını açıkladı. İmam, kuruluşun Gazze’nin ihtiyaçlarını günlük olarak izlediğini ve un sıkıntısının bölge halkına ekmek sağlamaya çalışan fırınları tehdit ettiğini söyledi. Bu nedenle yardım konvoylarında un ve gıda kolilerinin sayısının artırıldığını belirten İmam, yardımların Gazze’deki Mısır komitesine teslim edildiğini ve dağıtımın bu komite tarafından yapıldığını aktardı. Mısır Kızılayı, pazartesi günü Gazze’ye 303 numaralı “Zad al-Ezza” konvoyunu gönderdi. Konvoyda 3.690 tondan fazla insani ve yardım malzemesi bulunuyor. Yardımlar un ve gıda kolilerinin yanı sıra çadır ve giysi gibi barınma malzemeleri, ilaçlar ile fırınlar, hastaneler ve diğer kritik tesislerin işletilmesi için akaryakıt içeriyor. Kuruluş, kriz başladığından bu yana Gazze’ye gönderilen toplam yardımın bir milyon tonu aştığını bildirdi.

Rusya, Oçamçire Limanı’ndan Türkiye’ye Tahıl Sevkiyatını Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Oçamçire Limanı’ndan Türkiye’ye Tahıl Sevkiyatını Değerlendiriyor

Rusya, Ukrayna’nın deniz taşımacılığına yönelik saldırıları sürerken işgal altındaki Abhazya’daki Oçamçire Limanı’nı tahıl ihracatında kullanmayı değerlendiriyor. Moskova’ya sunulduğu bildirilen öneri, lojistik operatörü Modern Way tarafından hazırlandı. Bazı Rus tüccar ve brokerlar, tahılın konteynerlerle Türkiye’ye gönderilmesini öngören planı inceliyor. Oçamçire Limanı’nın kapasitesinin sınırlı olduğu, konteynerlerle tahıl taşımanın ise pahalı ve alışılmadık bir çözüm sayıldığı belirtiliyor. Tahılın genellikle dökme yük gemileriyle taşındığı, standart 20 feetlik bir konteynerin yaklaşık 23 metrik ton ürün alabildiği ve yüklemenin ek maliyet ile zaman gerektirdiği aktarılıyor. Bloomberg’e göre Ukrayna saldırıları, Rusya’nın başlıca ihracat merkezlerinden sevkiyatları neredeyse durma noktasına getirdi. Alternatif olarak Rus tüccarlar, Rusya üzerinden binlerce kilometre uzanan konteyner rotalarını daha fazla kullanıyor ancak bu güzergâhlar henüz gerekli taşıma hacmini karşılayamadı. Oçamçire terminali, Türkiye’deki Gebze kentine sevkiyata başlamaya hazır durumda. Bu amaçla ürün kalite kontrol hizmetinin gelecek ayın sonuna kadar faaliyete geçmesi bekleniyor; bilgi Bloomberg’e bir Modern Way çalışanı tarafından aktarıldı.

Ukrayna, Moldova’dan Tahıl Transitinde %50 İndirimin 2027’de Uzatılmasını İstedi
Görsel kaynağı: ProTV Chisinau · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna, Moldova’dan Tahıl Transitinde %50 İndirimin 2027’de Uzatılmasını İstedi

Ukrayna, tahıl ihracatında Moldova üzerinden uygulanan lojistik hizmet tarifelerindeki %50 indirimin 2027 yılında da sürdürülmesini istedi. Ukrayna Başbakanı Serhii Korețki, mevcut koşulların uzatılmasıyla Ukrayna ve Moldova için daha öngörülebilir bir ihracat akışı sağlanacağını belirtti. Moldova ile Ukrayna arasında varılan anlaşma kapsamında, Ukrayna menşeli malların demiryolu transit maliyetleri %50 azaltıldı. Anlaşma 10 Ağustos’tan 2026 sonuna kadar geçerli. Korețki, bu düzenleme sayesinde Moldova üzerinden taşınan tahıl hacminin sekiz ayda üç katına çıktığını söyledi. Ukrayna, transit kapasitesinin artırılmasına katkı sağlamak amacıyla Moldova’ya lokomotif ve demiryolu personeli ekipleri sunmaya hazır olduğunu da bildirdi. Korețki, Moldova’nın sağladığı kolaylıkların, Ukrayna liman altyapısına yönelik devam eden Rus saldırılarının ülkenin ihracatını etkilemesi nedeniyle önem taşıdığını ifade etti. Ukrayna yönetimine göre düzenleme Moldova’ya ek gelir sağlarken Ukrayna’nın ihracat rotalarını çeşitlendirmesine yardımcı oluyor.

Pakistan, Katar’a Uzun Vadeli Gıda Güvenliği Ortaklığı Teklif Etti
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pakistan, Katar’a Uzun Vadeli Gıda Güvenliği Ortaklığı Teklif Etti

Pakistan, Katar’ın gıda ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla uzun vadeli gıda güvenliği ortaklığı teklif etti. Öneri, Pakistan Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan ile Hassad Food Üst Yöneticisi Ali Hilal Al-Kuwari’nin 2026 Dünya Yatırım Forumu marjında yaptığı görüşmede gündeme geldi. Pakistan’ın tarımsal üretim kapasitesi ve güvenilir tedarik zincirleri, teklifin temel unsurları olarak öne çıkarıldı. Görüşmelerde Pakistan ile Katar arasındaki gıda ve tarım ticaretinin güçlendirilmesi, güvenilir tedarik düzenlemeleri oluşturulması ve ilgili kurumlarla şirketler arasında uzun vadeli ortaklıklar geliştirilmesi ele alındı. Jam Kamal Khan, Pakistan’ın kaliteli tarım ürünleri, güvenilir tedarik düzenlemeleri ve daha güçlü ticari ortaklıklar yoluyla Katar’ın gıda güvenliği ihtiyaçlarını destekleyebileceğini belirtti. Hassad Food ile yapılan görüşmede tarım, gıda güvenliği, tarım ve gıda sektörü ile tarımsal tedarik zincirlerinde işbirliği değerlendirildi. Pakistanlı bakan, Hassad Food’u 23-26 Kasım 2026’da Karaçi’de düzenlenecek FoodAg 2026’ya davet etti. Etkinliğin, Katarlı yatırımcı ve şirketlerin Pakistanlı tarım üreticileri, ihracatçıları ve ilgili kamu kurumlarıyla doğrudan temas kurmasına fırsat sunacağı belirtildi. Katar İş İnsanları Derneği Başkanı Sheikh Faisal bin Qassim Al Thani ile yapılan görüşmede de işletmeler arası bağlantılar ile lojistik, tarım ve gıda güvenliğinde yeni işbirliği alanları ele alındı. Jam Kamal Khan’ın Türkiye Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ile görüşmesinde Pakistan-Türkiye ekonomik ve ticari ilişkilerinin güçlendirilmesi gündeme geldi. Tarım ve gıda güvenliğinin yanı sıra enerji, mineraller, imalat ve teknoloji alanlarında işbirliği fırsatları değerlendirildi. Taraflar, bölgesel bağlantıların ve transit güzergâhlarının geliştirilmesinin ticareti, pazara erişimi ve bölgesel tedarik zincirlerini destekleyebileceğini görüştü.

Türkiye’nin Romanya Ayçiçeği Alımlarındaki Rolü Artabilir
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’nin Romanya Ayçiçeği Alımlarındaki Rolü Artabilir

Türkiye, Rusya ve Ukrayna’dan tedarike ilişkin belirsizlikler ile ithalat politikasındaki değişiklikler nedeniyle 2026/27 ticaret sezonunda Romanya ayçiçeği için daha önemli bir pazar haline gelebilir. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Romanya’nın ayçiçeği rekoltesini 2,8 milyon ton olarak tahmin ederken, Türkiye talebinin ihracata ve iç işlemeye ayrılabilecek miktarları doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Türkiye, ayçiçeği tohumu ithalat vergisini 1 Ekim’den itibaren %20’den %12’ye indirdi. Bu tarih, normalde uygulanan 30 Kasım’dan daha erken geldi. Ayrıca Ankara, 2026/27 sezonu için önceki yıllarla aynı düzeyde 1,25 milyon tonluk tarife kontenjanı belirledi. Vergi indirimi ve kontenjan, Karadeniz’de hasat sürerken Türk alıcıların Avrupa havzasından daha erken ürün sözleşmesi yapmasına imkân tanıdı. USDA’ya göre değişikliklerin Romanya ve Bulgaristan piyasalarında etkisi görülmeye başladı ve bu ülkelerden Türkiye’ye daha yüksek ihracat bekleniyor. Avrupa Komisyonu verilerine göre Romanya, incelenen dönemde AB dışı ülkelere 207.367 ton ayçiçeği tohumu ihraç ederek AB toplamının %81,67’sini oluşturdu. Bulgaristan’ın ihracatı ise 29.615 ton oldu. Türkiye aynı dönemde AB genelinden 206.307 ton ayçiçeği tohumu aldı ve AB ithalatçıları arasındaki payı %81,2’ye ulaştı. Türkiye’den gelen talep, Romanyalı üreticiler için hasadı değerlendirmede alternatif oluşturabilir; ancak bu ilgi otomatik olarak daha yüksek fiyat anlamına gelmiyor. Fiyatlar Ukrayna ve Bulgaristan ürünleriyle rekabete, lojistik maliyetlerine ve Romanya’daki işleme fabrikalarının talebine bağlı olacak. Nihai seviyeyi ayrıca Türkiye’nin alım hızı ile Ukrayna ürününün bulunabilirliği belirleyecek. Kaynakta verilen DAP ve CIF fiyatları farklı teslim koşullarına ait olduğu için çiftçi teslim fiyatlarıyla doğrudan karşılaştırılamıyor.

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor

İspanya’daki süpermarketlerde meyve ve sebzelerin hangi ülkeden geldiğini anlamanın yolu barkodun ilk rakamlarını kontrol etmekten değil, ürün etiketi ve satış kartelasındaki menşe bilgisini okumaktan geçiyor. Ülkede yıl boyunca geniş bir meyve ve sebze çeşidi bulunması, şirketlerin talebi karşılamak için başka ülkelerden ürün ithal etmesiyle mümkün oluyor. Bu uygulama sezon dışı ürünlerin raflarda yer almasını ve mevsimindeki bazı ürünlerin daha ekonomik sunulmasını sağlarken, düşük ithalat fiyatlarıyla rekabet etmekte zorlanan İspanyol çiftçileri de etkiliyor. Tüketicilerin yerli ürünleri ithal ürünlerden ayırabilmesi için mevsim ürünlerini tanıması ve etiketleri dikkatle incelemesi öneriliyor. Taze ürünlerde genellikle yetiştirildiği yeri gösteren bir etiket bulunuyor. Ürün etiketsizse veya dökme satılıyorsa, İspanya’daki düzenlemeler gereği ürüne eşlik eden görünür kartelada ürünün adı, menşe ülkesi ve kilogram fiyatı yer almalı. Ambalajlı gıdaların etiketinde ise menşe ülkesinin yanında, ürünü piyasaya sunmaktan sorumlu şirketin adı ve adresi bulunmalı. Barkodun ilk iki hanesindeki 84 rakamının ürünün İspanya’da üretildiğini gösterdiği yönündeki yaygın inanış ise doğru değil. Tüketici ve Kullanıcılar Örgütü (OCU) tarafından da reddedilen bu iddiaya göre 84, barkodu İspanyol iştirakin aldığını ifade ediyor. Barkod sistemi ürünlerin lojistik yönetimini kolaylaştırıyor ve şirket iştirakleri kodları GS1 üyesi kuruluşlardan talep edebiliyor. Benzer biçimde 611 veya 61 rakamları da ürünün Fas menşeli olduğunu göstermiyor; bu kodlar, ürünü pazarlayan şirketin GS1 Fas’a bağlı olduğunu belirtiyor.

Brezilya'nın Buğday İthalatı 10 Milyon Tona Yaklaşabilir
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya'nın Buğday İthalatı 10 Milyon Tona Yaklaşabilir

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Brezilya'nın gelecek yıl 9,5-10 milyon ton buğday ithal edebileceği tahmin edildi. Bunge Alimentos'un buğday tedarik ve ticaretinden sorumlu yöneticisi Tito Marquetti Martinho, tahminin ülkedeki iç üretim hacminin ve tahıl kalitesinin düşmesine dayandığını belirtti. Bu görünüm, Brezilya'nın dış pazara bağımlılığını artırırken liman kapasitesini de sınayabilir. Buğday piyasası danışmanı Elcio Bento ise Brezilya'nın üretimini 5,12 milyon ton, ithalat ihtiyacını 9,65 milyon ton olarak öngördü. Bento'ya göre bu üretim, ülke tüketiminin yaklaşık %36'sını karşılayabilecek. Arz ile talebi dengelemek için yüksek miktarda dış alım gerekeceği değerlendirilirken, Arjantin buğdayı bölgesel hasat yaklaşırken mevsimsel baskıyla değer kaybediyor. Hasat tamamlandıktan sonra ise bölgesel görünümün fiyatlarda yükseliş potansiyeli taşıdığı belirtiliyor. Karadeniz'deki lojistik engeller ile ABD ve Kanada buğdayının yüksek fiyatları, Arjantin'i ekmeklik buğday için doğal tedarikçi konumuna getiriyor. Ancak Arjantin'in ekmeklik kaliteye uygun ürün sunabilmesi hava koşullarına bağlı olacak. Brezilya'da kalite arzı da sınırlı görünüyor. São Paulo'da tip 1 buğday üretiminin 70.000-80.000 ton, Paraná'da ise 500.000-600.000 ton arasında olduğu tahmin ediliyor. Normalde ülkenin diğer bölgelerine ekmeklik buğday sağlayan Paraná'nın yerel ihtiyacını karşılamak için 1,85 milyon ton ithal etmesi gerekecek. Brezilya'nın diğer büyük buğday üreticisi Rio Grande do Sul'da hasat yeni başlıyor. İç fiyatların ithalat paritesine yakın seyrettiği ülkede, ithal buğdayı kabul edebilen ve kalite özellikleri farklı yerli hammaddeleri işleyebilen değirmenlerin rekabet açısından avantaj sağlayacağı ifade ediliyor. Bento, farklı kalitedeki yerli buğdayların öğütülmesinin ise daha yüksek verimlilik gerektireceğini söyledi.

Türkiye ve Azerbaycan’dan Rusya’ya Meyve-Sebze Transit Rotası Çalışılıyor
Görsel kaynağı: NewsGeorgia · Özgün haber

Türkiye ve Azerbaycan’dan Rusya’ya Meyve-Sebze Transit Rotası Çalışılıyor

Rusya Demiryolları (RJD), Rusya’daki perakende zincirlerinin ihtiyaçları için Türkiye ve Azerbaycan’dan meyve-sebze ürünlerinin Gürcistan üzerinden Rusya’ya taşınmasını sağlayacak seçenekleri inceliyor. RJD Genel Müdür Birinci Yardımcısı Vadim Mihaylov, yeni güzergâh çalışması hakkında açıklamayı İstanbul’da düzenlenen Verona Avrasya Ekonomik Forumu’nda yaptı. Güzergâhın henüz kesinleşmediği belirtildi. Mihaylov, planı “karadan güzergâh” ifadesiyle tanımlarken, yalnızca demiryolu taşımacılığı mı yoksa demiryolu ile karayolunun birlikte mi kullanılacağına açıklık getirmedi. Kombine seçenekte ürünlerin Türkiye veya Azerbaycan’dan demiryoluyla Gürcistan’a ulaştırılması, ardından soğutmalı kamyonlara aktarılıp Kazbegi–Verhni Lars sınır kapısından Rusya’ya gönderilmesi öngörülüyor. Güzergâhın tamamında tren kullanılması ise Abhazya üzerinden demiryolu bağlantısının yeniden açılmasını gerektirebilir. Bu hat, 1990’lı yıllardaki çatışmalardan bu yana tamamen kapalı. Moskova bağlantının yeniden kurulmasını daha önce gündeme getirse de Tiflis, bu konuda görüşme yapıldığını reddediyor ve olası diyaloğu Gürcistan’ın toprak bütünlüğünün yeniden sağlanması şartına bağlıyor. Açıklama, Rusya ile Türkiye arasındaki mevcut bir sevkiyatın başladığını değil, alternatif bir transit seçeneğinin değerlendirildiğini gösteriyor.

Paraguay’da Aile Çiftçileri Soğan ve Patates Hasatlarını Pazara Sundu
Görsel kaynağı: Última Hora · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Aile Çiftçileri Soğan ve Patates Hasatlarını Pazara Sundu

Paraguay’ın Guairá, Itapúa ve Caaguazú departmanlarındaki aile çiftçileri, baş soğan ve patates hasatlarını Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının (MAG) teknik ve lojistik desteğiyle ulusal pazara çıkardı. Satışların kırsal ailelere doğrudan gelir sağladığı ve bu ürünlerin aile tarımı için gelir alternatifi oluşturduğu bildirildi. Guairá departmanının Colonia Independencia bölgesindeki Küçük Üreticiler Birliği, 3.400 kilogram baş soğanı 20 kilogramlık 170 çuval halinde sattı. Satış, Mercado Central de Abasto ithalatçılarıyla kurulan bağlantı üzerinden gerçekleştirildi; MAG Ticarileştirme Müdürlüğü de ürünlerin taşınmasına destek verdi. Caaguazú’daki Guayaki Kua bölgesinde ise üç yerli topluluğun üreticileri soğan hasatlarını pazarlamaya başladı ve toplam G. 33.150.000 gelir elde etti. Guayaki Kua satışında 20 kilogramlık 375 çuval yer aldı. Bunların 360’ı 3, 15’i ise 2 kalibreydi ve ürünler ulusal pazarın kalite standartlarına göre sınıflandırıldı. Itapúa’nın San Pedro del Paraná ilçesindeki Monte Grande topluluğunda üretici Ramón Villalba 1.760 kilogram ticari kalitede patates hasat etti. Hasadın tamamı Cooperativa Colonias Unidas tarafından kilogram başına G. 6.000’den alınırken, üretici aile için G. 10.560.000 gelir oluştu.

Hindistan’ın Gıda Sisteminde Çiftçi, Perakendeci ve Tüketici Bağlantısı Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber

Hindistan’ın Gıda Sisteminde Çiftçi, Perakendeci ve Tüketici Bağlantısı Öne Çıkıyor

Hindistan’ın gıda ekosistemi, tüketici beklentileri, perakende biçimleri ve tedarik zincirlerindeki değişimlerle dönüşüyor. Ülkede tarımsal üretimde ilerleme sağlanmasına rağmen temel zorluğun, gıdanın kalite, tazelik ve uygun fiyat korunarak çiftliklerden tüketicilere verimli biçimde ulaştırılması olduğu belirtiliyor. Bu süreçte üreticiler, perakendeciler ve tüketiciler arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi öne çıkıyor. Organize perakende, geniş ürün erişiminin yanı sıra tedarik uygulamalarını, kalite standartlarını ve ürün bulunabilirliğini etkileyen önemli bir aracı haline geliyor. Güçlü tedarik ağları ve çiftçilerle daha yakın ilişki, perakendecilerin kaliteyi daha istikrarlı biçimde korumasına ve taze ürün bulunabilirliğini artırmasına yardımcı olabilir. Çiftçiler açısından organize pazarlara erişim, daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşma ve talep hakkında daha fazla görünürlük sağlayabilir. Tüketicilerin tazelik, gıda güvenliği, kalite ve besin değerine artan ilgisi, gıdanın tedarik edilme, işlenme, depolanma ve teslim edilme biçimlerinin yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Çevrimdışı perakende ürün görünürlüğü ve doğrudan etkileşim yoluyla güven oluştururken, çevrimiçi kanallar alışverişi kolaylaştırıyor. Ancak kolaylığın artması, gıda kalitesinin geri plana itilmemesi koşuluna bağlanıyor. Dijital tedarik sistemleri, talep tahmini ve envanter yönetimi arz-talep uyumsuzluklarını azaltabilir. Bozulabilir ürünlerde soğuk zincir, modern depolama ve daha iyi lojistik kaliteyi koruyarak israfı sınırlayabilir. Yazıda ayrıca ragi, jowar, bajra, Khapli buğdayı, ghee, susam ve soğuk preslenmiş hardal yağı gibi geleneksel ürünlerin, çiftçilerin organize pazarlara erişiminin güçlendirilmesiyle daha geniş tüketici kesimlerine ulaştırılabileceği ifade ediliyor.

Güney Afrika’da Tarım İçin Geçici Akaryakıt Vergisi İndirimi Açıklandı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Tarım İçin Geçici Akaryakıt Vergisi İndirimi Açıklandı

Güney Afrika’da tarım kuruluşları, Maliye Bakanı Enoch Godongwana’nın 2026 Orta Vadeli Bütçe Politikası Bildirisi kapsamında açıkladığı geçici akaryakıt vergisi indirimini, tarımsal yayım görevlilerine ek finansmanı ve altyapı yatırımlarını memnuniyetle karşıladı. 21 Ekim’de Parlamento’ya sunulan bütçe paketinde, artan üretim maliyetleri ve iklim riskleri karşısında etkili uygulama ile kamu harcamalarında hesap verebilirliğin belirleyici olacağı vurgulandı. Bütçe, Güney Afrika’nın 2026 ekonomik büyüme beklentisini küresel belirsizlik nedeniyle %1,6’dan %1,2’ye indiriyor. Orta Doğu’daki çatışmanın petrol arzı, enerji ve gıda fiyatları üzerindeki etkisinin yanı sıra El Niño’nun üretici maliyetleri ve çıktıları üzerindeki olası etkileri de görünümü zayıflatan unsurlar arasında gösterildi. 2026/27 tarımsal üretim sezonunda olası kuraklığın ürünleri, hayvancılığı ve otlakları tehdit edebileceği belirtildi. Tarım için en hızlı etkiler yaratması beklenen önlem akaryakıt vergisi indirimi oldu. Genel vergi 4 Kasım-1 Aralık 2026 arasında motorinde litre başına 3 R, benzinde 1,50 R azaltılacak. İndirim 1 Aralık’tan 5 Ocak 2027’ye kadar motorinde litre başına 1,50 R, benzinde 1 R seviyesinde sürdürülecek. Üretim sezonunun başlamasıyla traktörler, diğer makineler ve tarımsal ürün taşımacılığı için yakıt ihtiyacının arttığı dönemde alınan kararın, çiftlikten tüketiciye uzanan zincirde maliyet baskısını hafifletmesi bekleniyor. Agbiz CEO’su Theo Boshoff, Güney Afrika tarım ürünlerinin yaklaşık %80’inin karayoluyla taşındığını belirterek indirimin üreticiler, işleyiciler, dağıtıcılar ve perakendeciler üzerindeki baskıyı azaltabileceğini söyledi. Ancak TLU SA, desteğin geçici olduğuna ve yıllardır kötüleşen altyapı, verimsiz lojistik ile yükselen işletme maliyetlerini telafi edemeyeceğine dikkat çekti. Ticari çiftçilerin çoğunlukla fiyat alıcısı olduğunu belirten kuruluş, artan yakıt ve taşıma maliyetlerinin tamamının tüketicilere aktarılamadığını bildirdi. Hükümetin ihtiyat rezervi, El Niño gibi risklere yanıt vermek üzere 10 milyar R’ye çıkarıldı; ancak bu tutar yalnızca tarıma ayrılmış değil. Etkilenen çiftçilere sağlanacak desteğin risklerin nasıl değerlendirileceğine ve mevcut kaynakların nasıl tahsis edileceğine bağlı olacağı belirtildi. AgriSA altyapı rehabilitasyonu ile şap hastalığı aşısı alımlarını olumlu karşılarken, kuraklığın daha düşük verim, daha yüksek yem ve sulama maliyetleri ile hayvancılıkta otlak ve su azalmasına yol açabileceği uyarısı yapıldı.

Yeni Zelanda’da Tahıl Üreticilerine Fiyat Yerine Değerle Rekabet Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Tahıl Üreticilerine Fiyat Yerine Değerle Rekabet Çağrısı

Yeni Zelanda’da tahıl üreticilerine, ithal ürünlerle fiyat üzerinden yarışmak yerine menşe, kalite ve ürün değerini öne çıkararak rekabet etme çağrısı yapıldı. Lincoln University’deki Yeni Zelanda Tarım ve Bahçe Bilimleri Enstitüsü forumunda konuşan Orta Canterbury’li tahıl üreticisi ve eski özel ticaret temsilcisi Hamish Marr, üreticilerin sübvansiyon yarışını kazanamayacağını, ancak doğru koşullar sağlanırsa değer odaklı bir yarışta rekabet edebileceğini söyledi. Marr’a göre ülkenin tahıl ve yem ihtiyacının %60’ı ithalatla karşılanıyor. Palm çekirdeği, soya küspesi, buğday, mısır ve arpa ithalatı 2025’te 2,9 milyon tona ulaşırken 2010’da 1,8 milyon tondu. Buna karşılık Yeni Zelanda’nın tahıl üretimi aynı dönemde 900.000 tondan 1 milyon tona çıktı ve büyük ölçüde yatay kaldı. Marr, artan süt hayvancılığının tahılda dışa bağımlılığı daha da artırdığını belirtti. Konuşmada lojistik maliyetleri de öne çıktı. Güney Adası ile Kuzey Adası arasındaki Cook Boğazı’ndan tahıl taşımacılığının ton başına 110-130 Yeni Zelanda dolarına mal olduğu, buna karşılık Avustralya’da Tasmanya’dan ana karaya taşımacılığın hükümet tarafından desteklendiği aktarıldı. Marr, sübvansiyonların ölçek, lojistik, standartlar ve uyum sorunlarını tek başına çözemeyeceğini söyledi. Üreticilerin NZ Grown Grains sertifikası gibi girişimlerle menşe bilgisini görünür kılması ve kamu altyapı desteği alması önerildi.

Rusya, Türkiye ve Azerbaycan’dan Gürcistan Üzerinden Meyve ve Sebze Rotasını İnceliyor
Görsel kaynağı: 1in.am · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Türkiye ve Azerbaycan’dan Gürcistan Üzerinden Meyve ve Sebze Rotasını İnceliyor

Rus Demiryolları, Gürcistan üzerinden Türkiye ve Azerbaycan’dan Rusya’ya meyve ve sebze taşınması için yeni bir lojistik güzergâh oluşturma olasılığını inceliyor. Şirket Genel Müdür Birinci Yardımcısı Vadim Mihaylov, açıklamayı İstanbul’daki Avrasya Ekonomik Forumu’nda yaptı. Mihaylov, güzergâhın Rus ticaret ağlarının ihtiyaçları doğrultusunda Kuzey-Güney uluslararası ulaşım koridoru kapsamında geliştirileceğini söyledi. Koridorun 2026’da Trans-Hazar yönündeki yük taşımaları %19, batı yönündeki taşımaları %24 arttı. Olası taşımaların başlangıç tarihi, hacmi ve maliyeti açıklanmadı.

Moldova’da Tarım ve Gıda Sektörü İçin 150 Milyon Avroluk Finansman
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Tarım ve Gıda Sektörü İçin 150 Milyon Avroluk Finansman

Avrupa Yatırım Bankası (BEI), Moldova’nın tarım ve gıda sektörünü modernize etmek amacıyla Livada Moldovei II programı kapsamında 150 milyon avro finansman sağlayacak. Kişinev’de imzalanan anlaşma, tarımsal değer zincirinin çiftlikler ve meyve bahçelerinden işleme tesisleri ile dağıtım ağlarına kadar uzanan farklı aşamalarındaki yatırımları kapsıyor. Finansmanın, Moldova’daki üreticilerin ürün kalitesini ve katma değeri artırmasına, Avrupa Birliği pazarlarındaki yeni fırsatlara erişmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Fonlar; üretim, işleme, depolama ve lojistik altyapısının yenilenmesi için çiftçiler ve tarım-gıda işletmeleri tarafından kullanılabilecek. Finansman Avrupa Birliği garantisi taşıyor ve Moldova’nın AB’ye katılım sürecini destekleyen yatırımlar çerçevesinde değerlendiriliyor. Program kapsamında ayrıca yatırımların teşvik edilmesi, istihdam oluşturulması ve üreticilerin Avrupa pazarına erişiminin kolaylaştırılması amaçlanıyor. Moldova Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanı Eugeniu Osmochescu, işletmelerin üretim, depolama ve işleme kapasitelerini geliştirmek için uzun vadeli yatırımlara ihtiyaç duyduğunu belirtti. Yeni aşama, Moldova için 1,9 milyar avroluk Avrupa Birliği Büyüme Planı ile ilişkilendiriliyor. Avrupa Birliği’nin Moldova Büyükelçisi Iwona Piórko’ya göre proje, kırsal kesimdeki çiftçiler, gıda üreticileri ve girişimcilerin modernizasyon ile rekabet gücünü artırmak için finansmana erişimini iyileştirmeyi amaçlıyor. Livada Moldovei II, önceki programın kurumsal yapılarından ve uygulama deneyiminden yararlanacak. İlk program, 2025’e kadar Moldova tarımında 500’den fazla yatırım projesini desteklemişti.

Ukrayna, Tahıl Kamyonlarının Gümrük Denetimlerini Polonya ve Slovakya’ya Taşımayı Görüşüyor
Görsel kaynağı: Mediafax · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna, Tahıl Kamyonlarının Gümrük Denetimlerini Polonya ve Slovakya’ya Taşımayı Görüşüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Ukrayna, Rus dronlarının sınır bölgelerindeki araç kuyruklarını ve tahıl taşımacılığını hedef alması üzerine, tahıl taşıyan kamyonların gümrük denetimlerini Polonya ve Slovakya topraklarına taşıma seçeneğini görüşüyor. Kiev yönetimi, bu yolla kontrollerin Ukrayna sınırı yerine Avrupa Birliği ülkelerinde yapılmasını ve sevkiyatların saldırı riskine daha az maruz kalmasını amaçlıyor. Ukrayna’nın Moldova ile ortak sınır kontrolleri uyguladığı, aynı modeli diğer komşularına genişletmek istediği belirtildi. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heorhii Tîhîi, Kiev’in Polonya ile hızlı bir anlaşmaya varmayı umduğunu açıkladı. Ağustostan bu yana Romanya, Moldova ve Polonya sınır geçiş noktalarına yönelik tekrarlanan saldırılar nedeniyle iki yönde de tıkanıklık yaşanırken, Volın bölgesindeki bir geçiş noktasında Ukrayna’ya girmek için 1.200’den fazla kamyon bekledi. Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vîsoțki, başlıca deniz limanlarına ve yakınlarındaki gemilere yönelik saldırıların tarımsal ihracatı yaklaşık yarıya indirdiğini söyledi. Eylül ayında ihracat hacmi 2,4 milyon ton olurken bu miktar, ülkenin potansiyel ihracat kapasitesinin %46’sına karşılık geldi. Vîsoțki, Karadeniz limanlarına tam erişim olmadan ihracatın %45-50 arasında nesnel bir sınırla karşı karşıya olduğunu belirtti. Karadeniz rotalarındaki kesintiler sonrasında alternatif güzergâhlara yönelim arttı. Avrupa Komisyonu verilerine göre Tuna üzerinden taşınan yük miktarı ağustostaki yaklaşık 600.000 tondan eylülde 1,16 milyon tona çıktı. Ancak demiryolları ve kanallardaki yoğunluk ile kuraklık nedeniyle Tuna’daki su seviyesinin düşmesi bu seçenekleri sınırlıyor. Kiev, Baltık Denizi limanlarını da değerlendiriyor; fakat bu güzergâhların taşıma maliyetleri Karadeniz rotalarından önemli ölçüde daha yüksek.

Hırvatistan'da Yeşil Gıda Kamu Alımları İçin 3. Klonferans Karlovac'ta Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Gospodarski list · Özgün haber

Hırvatistan'da Yeşil Gıda Kamu Alımları İçin 3. Klonferans Karlovac'ta Düzenlenecek

Hırvatistan'da yeşil gıda kamu alımları ve kısa tedarik zincirleri temalı 3. KLOnferans, 28 Ekim 2026'da Karlovac'taki Kino Edison'da düzenlenecek. Üreticiler, kısa tedarik zincirleri (KLO) ve kamu kurumları, bu modellerin sahadaki işleyişine ilişkin deneyimlerini paylaşacak. Konferansın üçüncü edisyonu, yeşil gıda kamu alımlarının uygulamadaki yönüne odaklanacak. Programda tarım üreticileri, örgütlü kısa tedarik zincirleri, tedarikçiler ve ilgili kamu kurumlarının yanı sıra üretici deneyimleri, KLO yaklaşımının avantajları ve zorlukları ele alınacak. Kısa zincirlerin organizasyon, lojistik, iletişim ve dijitalleşmeye katkısı da tartışılacak. Reducos Software (Plodovi.hr) tarafından düzenlenen etkinliğe katılım ücretsiz olacak; ancak ön kayıt zorunlu tutulacak.

Rusya, Küresel Gıda Güvenliği Tartışmasında Tahıl ve Gübre İhracatındaki Engelleri Eleştirdi
Görsel kaynağı: La República · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Küresel Gıda Güvenliği Tartışmasında Tahıl ve Gübre İhracatındaki Engelleri Eleştirdi

Rusya, küresel gıda güvenliğini zayıflattığı yönündeki Batı kaynaklı suçlamaları reddederek tartışmanın odağına Karadeniz'deki sivil gemi güvenliği ile tahıl ve gübre ticaretini taşıdı. Rusya metnine göre Ukrayna güçleri, Batı'nın doğrudan teknik desteğiyle Rusya ve başka ülkelere ait 228 sivil gemiye saldırdı; bu saldırılarda 18 mürettebat hayatını kaybetti. Metin, saldırılarda 331 insansız hava aracı, 40 insansız deniz aracı ve Neptun seyir füzelerinin kullanıldığını da ileri sürüyor. Rusya Savunma Bakanlığına atfedilen açıklamada, bombalamaların Kiev'in saldırılarına karşılık gerçekleştirildiği savunuluyor. Metne göre Ukrayna'nın Karadeniz limanları, Rusya'ya karşı kullanılan araçların sevkiyatında da rol oynuyor. Bu iddialar Rusya'nın değerlendirmesi olarak aktarılırken, Moskova sivil gemilerin korunması ve deniz taşımacılığının güvence altına alınması gerektiğini belirtiyor. Rusya, Temmuz 2022'de İstanbul'da Birleşmiş Milletler'in katılımıyla imzalanan tahıl anlaşmasının sonuçlarını da kendi tezini destekleyen bir karşılaştırma olarak sunuyor. Anlaşmanın bir yıl yürürlükte kaldığı dönemde Ukrayna'nın Karadeniz limanlarından 32,8 milyon ton gıda ihraç edildiği, bağımsız tahminlere göre bu miktarın yaklaşık %70'inin başta Avrupa Birliği olmak üzere yüksek gelirli ülkelere gönderildiği belirtiliyor. Afrika ülkelerinin payı %12'nin, Sahra Altı Afrika ülkelerinin payı ise %2,4'ün altında kaldı. Metne göre aynı anlaşmalarda Rusya'nın gıda ve gübre ihracatını kolaylaştırmaya yönelik hükümler uygulanamadı. Ödeme, sigorta ve lojistik süreçlerindeki engellerin yanı sıra tarım makineleri ile yedek parça tedarikindeki sorunlar gerekçe gösteriliyor. Bu koşulların çözülemediği ve Rusya ile Birleşmiş Milletler arasındaki Mutabakatın 22 Temmuz 2025'te sona erdiği aktarılıyor. Rusya ayrıca dünya buğday ihracatında %26'nın üzerinde, arpa ihracatında ise yaklaşık %20 paya sahip olduğunu; Ukrayna'nın paylarının aynı ürünlerde %6 ve %5 düzeyinde bulunduğunu savunuyor. Rusya metni, ülkenin Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı katkısı kapsamında Zimbabve'ye 352 ton tahıl ve 117 ton ayçiçek yağı gönderdiğini de örnek gösteriyor. Açıklamada, bayrağına bakılmaksızın sivil gemilerin korunması, tahıl ve gübre ihracatının önündeki engellerin kaldırılması ve karşılıklı taahhütlerin yerine getirilmesi için ortak eylem çağrısı yapılıyor. Rusya, küresel gıda güvenliği konusunda diyaloğa ve somut önlemler almaya hazır olduğunu bildiriyor.

Rusya Bağlantılı Siber Grup Ukrayna’daki Tahıl Lojistik Şirketine Saldırdı
Görsel kaynağı: Politika · Özgün haber

Rusya Bağlantılı Siber Grup Ukrayna’daki Tahıl Lojistik Şirketine Saldırdı

Devletle bağlantılı Rus bilgisayar korsanları, Ukrayna’daki bir tahıl lojistik şirketinin bilgi sistemini ele geçirerek bulaşmış bilgisayarlardaki verileri sildi. Reuters’ın ESET’in siber güvenlik raporuna dayandırdığı aktarımda, saldırganların kötü amaçlı yazılım iletişimini gizlemek için merkeziyetsiz Yggdrasil ağını kullandığı belirtildi. Saldırı 16 Temmuz 2025’te, kötü amaçlı dosya içeren bir kimlik avı e-postasıyla başladı. ESET’e göre UAC-0099 grubu sisteme ilk erişimi sağladı ve Mythic Ratatoskr adlı özel uzaktan erişim programını kurdu. Yazılım, komut çalıştırma, dosyaları görüntüleme, ekran görüntüsü alma ve belgeleri dışarı aktarma işlevlerine sahipti. Kontrol sunucusunun merkezi otoritesi bulunmayan Yggdrasil ağına yerleştirilmesinin faaliyetlerin tespitini zorlaştırdığı bildirildi. ESET, devletle bağlantılı bir siber tehdit grubunun bu ağı bu şekilde kullandığı ilk belgelenmiş vakanın söz konusu olduğunu açıkladı. İlk sızmadan yaklaşık iki ay sonra ele geçirilen bilgisayarlardaki veriler silindi. Araştırmacılar bu yıkıcı aşamayı Sandworm grubuna ve silme işleminde kullanılan meşru Microsoft SDelete aracına bağladı. ESET, UAC-0099’un başlangıç erişiminin ardından kontrolü Sandworm’a devrettiğini belirtti; ancak iki aşama arasındaki dönemde Mythic Ratatoskr’ı hangi grubun yönettiği belirlenemedi.

Danish Agro Machinery, Hawe Wester Makinelerinin İskandinavya’daki Münhasır Distribütörü Olacak
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber

Danish Agro Machinery, Hawe Wester Makinelerinin İskandinavya’daki Münhasır Distribütörü Olacak

Danish Agro Machinery, Alman tarım makineleri üreticisi Hawe Wester ile yaptığı anlaşma kapsamında 1 Ocak 2027’den itibaren Danimarka, İsveç ve Norveç’te markanın münhasır ithalatçısı ve distribütörü olacak. Anlaşmayla şirket, hasat çalışmalarıyla bağlantılı taşıma ve lojistik ürünlerini mevcut makine portföyüne ekleyecek. Wippingen merkezli aile şirketi Hawe Wester, büyük işletmeler ve makine hizmeti sağlayıcıları için taşıma çözümleri üretiyor. Ürün grupları arasında helezonlu römorkların yanı sıra pancar, patates ve silaj taşımaya yönelik özel römorklar bulunuyor. Danish Agro Machinery ilk aşamada üreticinin helezonlu römork programına odaklanacak. Şirket hâlihazırda hasat makineleri alanında Claas biçerdöverlerinin distribütörlüğünü yürütüyor. Yeni ürünlerin eklenmesiyle çiftçilere ve makine hizmeti sağlayıcılarına hem hasat kapasitesini hem de tarladan taşıma süreçlerini kapsayan daha bütünlüklü bir çözüm sunmayı hedefliyor. Şirketin satış direktörü Rasmus Thing, modern biçerdöverlerin kısa sürede daha büyük miktarlar hasat etmesi nedeniyle hasat lojistiğinin öneminin arttığını belirtti. Helezonlu römorklar, tahılı biçerdöverden tarla kenarındaki taşıma araçlarına aktararak biçerdöverin boşaltma için durmadan çalışmasına yardımcı oluyor. Anlaşma yalnızca yeni makinelerin satışını kapsamıyor; Danish Agro Machinery, Danimarka, İsveç ve Norveç’teki mevcut Hawe makineleri ile gelecekte satılacak makinelerin servis ve satış sonrası sorumluluğunu da üstlenecek. Hawe Wester, iş birliğinde şirketin yerleşik satış ve servis ağı ile profesyonel tarım müşterilerini tanımasını önemli bir tercih nedeni olarak açıkladı.