ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

96 haber · Sayfa 2

İsveç, 2026 Tarım Destek Tutarlarını Belirledi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

İsveç, 2026 Tarım Destek Tutarlarını Belirledi

İsveç Tarım Kurulu, 2026 ilkbaharında başvurulan euro cinsinden tarım desteklerinin hektar ve hayvan birimi başına tutarlarını açıkladı. Desteklerin amacı sürdürülebilir ve rekabetçi tarıma katkı sağlamak. Euro üzerinden belirlenen ödemeler, her yıl ekim ayında toplam başvurulan hektar ve hayvan birimi sayıları dikkate alınarak hesaplanıyor. 2026 için çiftlik desteği hektar başına 132,27 euro, ilk 150 hektar için yeniden dağıtım desteği 16,92 euro ve genç çiftçi desteği 90,23 euro olacak. Sığır desteği hayvan birimi başına 93,80 euro olarak belirlendi. Organik üretim desteği tahıl, yağlı tohum ve protein bitkilerinde 162 euro; meyve ve meyvelerde 811 euro; patates, şeker pancarı ve sebzelerde 541 euro olarak uygulanacak. Tarım arazisindeki hayvan desteği ise hektar başına 195 euro. Hassas tarım planlaması desteği hektar başına 31,28 euro, yem bitkisi yetiştiriciliği desteği 59 euro olacak. Çiçekli tarla ve tarla kenarı desteği, bölgeye göre 282 euro, 726,02 euro veya 387,73 euro olarak değişecek. Karbon depolama ve azot sızıntısını azaltma desteği ara ürün için 141 euro, yakalama bitkisi için 156 euro ve ilkbahar işlemesi için 72 euro olarak açıklandı. 2026 ödemelerinde 1 euro 11,331 İsveç kronu üzerinden hesaplanacak. Çoğu ödemenin 11 Aralık'ta başlaması, bazı desteklerde %85'lik kısmi ödemenin ise 13 Kasım'dan itibaren yapılması planlanıyor; bu desteklerin nihai ödemeleri Ocak 2027'de başlayacak.

Arjantin Hükümeti Hayvan Besleme Girdilerinin İthalat Vergilerini İnceliyor
Görsel kaynağı: Clarín · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Hükümeti Hayvan Besleme Girdilerinin İthalat Vergilerini İnceliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Arjantin Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanı Sergio Iraeta, hayvan besleme endüstrisinde kullanılan kritik ithal girdilerin tarifeleri üzerinde hükümetin çalıştığını açıkladı. Iraeta, rasyon karışımlarında kullanılan mallara ilişkin ithalat vergilerinin incelenmek üzere gündemde olduğunu, ancak çözülmesi gereken konular bulunduğunu belirterek sektörden güven istedi. Açıklama, Buenos Aires Tahıl Borsası'nda düzenlenen 10. Hayvan Besleme Kongresi'nde yapıldı. Kongreyi düzenleyen Arjantin Hayvan Besleme Şirketleri Odası CAENA'nın Başkanı Alejandro Bravo, hükümetin açıklamasından önce stratejik girdiler üzerindeki ithalat vergilerinin kaldırılmasını istedi. Bravo, hayvan besleme maliyetlerinin düşürülmesinin ve verimliliğin artırılmasının et, süt ve diğer hayvansal protein zincirlerinin rekabet gücünü destekleyeceğini söyledi. Bravo ayrıca, işletmelerin yatırımlarda kullanabileceği işletme sermayesini serbest bırakmak için KDV ve gelir vergisi üzerinden yapılan kesintilerin azaltılmasını veya kaldırılmasını talep etti. Sektör temsilcisi, Ulusal Tarımsal Gıda ve Sağlık Hizmeti Senasa bünyesinde ürün bazında tek bir girdi sicili oluşturulmasını ve RUCA'dan SISA'ya geçişin tamamlanmasını da istedi. CAENA'nın diğer talebi, üretim, yenilik ve ihracatın önünde engel oluşturmadan gıda güvenliği ile hayvan sağlığını güvence altına alan bilime dayalı bir düzenleme oluşturulması oldu. Iraeta ise hayvan besleme ürünlerinin alımını desteklemek amacıyla Banco Nación'da 90 gün vadeli ve %0 faizli bir kredi hattı uygulandığını açıkladı. Kaynakta ithalat tarifelerinde yürürlüğe girmiş yeni bir oran veya kesinleşmiş bir değişiklik bildirilmedi.

Malezya, Brezilya’nın Tamamından Tavuk İthalatını Askıya Aldı
Görsel kaynağı: G1 · Özgün haber
Veri haberi

Malezya, Brezilya’nın Tamamından Tavuk İthalatını Askıya Aldı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Malezya, Santa Catarina eyaletinin batısındaki Nova Itaberaba’da Newcastle hastalığı odağının tespit edilmesinin ardından Brezilya’nın tamamından tavuk ithalatını askıya aldı. Çin, Şili ve Suudi Arabistan ise kısıtlamalarını yalnızca Santa Catarina’dan gelen kanatlı ürünleriyle sınırladı. Çin kararını 20 Ekim’de, Şili ve Suudi Arabistan 21 Ekim’de açıkladı. Odağın, Nova Itaberaba’da yaklaşık 6 bin hindinin bulunduğu ticari bir işletmede tespit edildiği 19 Ekim’de doğrulandı. Brezilya Tarım Bakanlığı işletmenin kapatıldığını ve kuşların hareketinin durdurulduğunu bildirdi. Yetkililer virüsü ortadan kaldırmak için sağlık önlemleri başlatırken Nova Itaberaba ile komşu Coronel Freitas, Nova Erechim ve Águas Frias belediyelerini kapsayan bölgede epidemiyolojik izlem yürütüyor. Brezilya Hayvansal Protein Birliği (ABPA) Başkanı Ricardo Santin, 2024’teki olaydan farklı olarak bu vakada hasta kuş tespit edilmediğini söyledi. Santin’e göre, Tarım Bakanlığının aktif gözetim çalışmaları sırasında belirti göstermeyen hindilerde, güvercinlerle ilişkilendirilen Newcastle virüsü varyantına ait genetik materyal bulundu. Hastalık evcil ve yabani kuşları etkileyen viral bir enfeksiyon; insanlarda enfeksiyon nadir ve genellikle hafif görülüyor, tavuk tüketimiyle bulaşmıyor. Meksika, 19 Ekim’de Brezilya’nın tamamından tavuk eti ve diğer kanatlı ürünlerinin ithalatını askıya alan ilk ülke oldu. Malezya’nın kararı ise Brezilya’nın tavuk ihracat pazarları içindeki görece sınırlı bir alıcıya ilişkin; ülke bu pazarlarda 62. sırada yer alırken Çin birinci, Meksika yedinci ve Şili 11. sırada bulunuyor.

Yeni Zelanda’nın Gıda ve Lif İhracatı 65,2 Milyar Dolara Ulaştı
Görsel kaynağı: Rural News Group · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’nın Gıda ve Lif İhracatı 65,2 Milyar Dolara Ulaştı

Yeni Zelanda’nın gıda ve lif ihracatı, 30 Haziran 2026’da sona eren yılda 65,2 milyar dolara ulaştı. Bu tutar, Yeni Zelanda Birincil Sektörler Bakanlığı’nın (MPI) haziran tahmininin 1 milyar dolar üzerinde kalırken 2026/27 yılı için açıklanan 63,8 milyar dolarlık öngörüyü de aştı. Tarım Bakanı Todd McClay, sonucu “olağanüstü” olarak nitelendirdi. Kaynağa göre performansta protein ve yüksek kaliteli gıdaya yönelik küresel talep, yeni ticaret anlaşmaları ve Yeni Zelanda dolarındaki zayıflık etkili oldu. Et ve yün, toplam artışa en büyük katkıyı yapan kalemler arasında yer aldı; bu ürünlerin ihracatı 14,8 milyar dolara çıkarken önceki tahmin 14,1 milyar dolardı. Aynı dönemde Avrupa Birliği’ne gıda ve lif ihracatı %20 artarak 5,3 milyar dolara, Birleşik Arap Emirlikleri’ne ihracat ise %11 yükselerek 1,1 milyar dolara ulaştı. McClay, ticaret anlaşmalarının Yeni Zelandalı ihracatçılar için sonuç verdiğini ve ihracat değerini 2034’e kadar ikiye katlama hedefiyle çalıştıklarını söyledi. McClay ayrıca Yeni Zelanda’nın emtia ürünleri yerine premium ürünleri pazarlama ve değer zincirinde üst segmentlere çıkma konusunda ilerlediğini belirtti. Ülkenin menşe ve üretim hikâyesinin farklılaştırıcı olduğunu söyleyen McClay, Çin’de mutfağı olmayan varlıklı genç tüketicilere yönelik hazır pişirilebilir ürün talebine de dikkat çekti.

Brezilya’da Hindi Üretim Tesisinde Newcastle Virüsü Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

Brezilya’da Hindi Üretim Tesisinde Newcastle Virüsü Tespit Edildi

Newcastle hastalığı virüsü, Brezilya’nın Santa Catarina eyaletine bağlı Nova Itaberaba belediyesinde ticari hindi üretimi yapan bir tesiste tespit edildi. Brezilya Hayvansal Protein Birliği’nin (ABPA) açıklamasına göre olayda klinik belirti görülmedi; hayvanlarda hastalık belirtileri gelişmedi. Durum ABPA, Santa Catarina Kanatlı Hayvancılık Birliği (ACAV), Santa Catarina Et ve Türevleri Sanayisi Sendikası (Sindicarne-SC), Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (MAPA) ile Santa Catarina Tarım ve Hayvancılık Sekreterliği tarafından izleniyor. ABPA’ya göre olay hayvan sağlığıyla sınırlı ve üretim ortamının dışına taşmıyor. Kuruluşlar, virüs tespitinin ürünlerin tüketim güvenliğini etkilemediğini, ancak tesiste sıhhi önlemler alınması gerektiğini bildirdi. ABPA ayrıca Brezilya’da bu tür olayları belirlemek ve müdahale etmek üzere gözetim, önleme, sınırlama ve sıhhi kontrol prosedürlerini içeren yapılandırılmış bir hayvan sağlığı sistemi bulunduğunu belirtti. Kanatlı üretim birimlerinde biyogüvenlik uygulamalarına ve yürürlükteki sıhhi gerekliliklere uyulmasının önemi de vurgulandı.

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor

Paraguay süt sektörü, bu yıl 1 milyar litrenin üzerinde üretim gerçekleştirmeyi ve %10 büyümeyi bekliyor. Beklentiyi, Paraguay Süt Sanayicileri Odası (Capainlac) Başkanı Erno Becker, La Nación’a verdiği röportajda açıkladı. Becker, sektörde iyi fiyatlar, piyasa istikrarı ve artan tüketim bulunduğunu; Paraguaylı üreticiye ödenen fiyatın bazı komşu ülkelerdeki seviyelerin üzerinde olduğunu söyledi. Üretimin yaklaşık %90’ı başlıca süt sanayileri üzerinden değerlendirilirken, kalan bölüm küçük işletmeler, peynirhaneler ve diğer pazarlama kanallarına gidiyor. Becker’e göre üretimin %84’ü, üreticilerin ve zincirin refahını gözeten büyük ve küçük kooperatifler aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Bu yapı, üretici çıkarları, sanayi gelişimi ve tüketici fiyatları arasında daha istikrarlı bir ilişki kurulmasına katkı sağlıyor. Sektörde yaklaşık 5.000 üretici bulunuyor; sanayi ve pazarlama faaliyetlerinde 15.000-16.000 kişi çalışıyor. Üretim tarafında günlük 8.000-10.000 litre ve daha fazla kapasiteye ulaşan tamamen robotik sağım çiftlikleri bulunurken, sanayide yeni nesil makineler kullanılıyor. Teknoloji yatırımlarıyla ambalajlama geliştiriliyor; yüksek proteinli yoğurtlar, probiyotik ve prebiyotik ürünler ile proteinle zenginleştirilmiş sütlerin yanı sıra kefir de yeni ürünler arasında yer alıyor. Paraguay süt ürünleri ihracatı altı veya yedi yıldır sürüyor ve ağırlıklı olarak fazla üretimin süt tozuna dönüştürülerek satılmasına dayanıyor. İlk pazarlar Orta Amerika ve Dominik Cumhuriyeti olurken, Orta Doğu’da Türkiye, Suriye ve Suudi Arabistan da hedefler arasında sayıldı. Son yıllarda Brezilya başlıca alıcı haline geldi. Ancak uluslararası süt fiyatları düşük olduğunda ihracatın her zaman kârlı olmadığı ve bazı dönemlerde yalnızca maliyetleri karşılayabildiği belirtildi. Becker, süt üretiminin her gün ve uzun vadeli planlamayla yürütülen zorlu bir faaliyet olduğunu söyledi. Üreticilerin sektörden çekilmesini önlemek için daha esnek kredi hatlarına, teknik desteğe, eğitime ve finansal araçlara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Sektörün daha fazla üretim yapabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade eden Becker, büyümenin daha iyi ticari fırsatlarla, iç piyasa istikrarıyla ve daha elverişli ihracat pazarlarıyla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Kamu-özel işbirliği kapsamında 2012’de kurulan Mesa Láctea; sanayicileri, üreticileri, dağıtıcıları, üniversiteleri, bakanlıkları ve kamu kurumlarını bir araya getiriyor. Asunción’daki merkezi laboratuvarda süt kalite parametreleri inceleniyor. Becker ayrıca sektörün, her gün bir milyondan fazla çocuğa bir bardak süt ulaştıran Hambre Cero programına entegre olduğunu ve hayvan sağlığı, iyi üretim uygulamaları, sanayi sertifikaları ile kalite standartları üzerinde çalışıldığını belirtti.

Sırbistan’da Tahıl Borsasında Mısır Geriledi, Arpa Yükseldi
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Tahıl Borsasında Mısır Geriledi, Arpa Yükseldi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Sırbistan’ın Novi Sad Ürün Borsası’nda 12-16 Ekim döneminde mısır en çok işlem gören ürün oldu ve toplam işlem hacminin %60’ını oluşturdu. Alıcı ilgisinin önceki haftaya göre zayıflaması, mısırın ortalama fiyatında %0,88 düşüşe yol açtı. Aflatoksin analizi yapılmamış mısır, kilogram başına 21,30-21,50 dinar aralığında işlem gördü; ortalama ağırlıklı fiyat 21,34 dinar olarak kaydedildi. Buğday piyasasında talep istikrarlı kaldı. Alıcılar %11-13 protein içeren buğdayla ilgilenirken, arzın ağırlıklı olarak daha yüksek proteinli ve beklenenden pahalı ürünlerden oluşması piyasa hareketliliğini sınırladı. İşlem gören buğdayın ortalama fiyatı kilogram başına 22,16 dinar oldu. Soya piyasasında ise alıcı ve satıcıların fiyat beklentileri uyuşmadığı için işlem yapılmadı. Yemlik arpa, mısırın aksine önceki haftaya göre %0,89 değer kazandı. Talebin arzdan yüksek olmasıyla ilişkilendirilen işlemlerde fiyatlar kilogram başına 20,40-20,50 dinar aralığında gerçekleşti ve ortalama fiyat 20,48 dinar oldu. Mineral gübrelerde NPK ürünleri 59,39-77,70 dinar, Rus üresi ise 57,46-58,87 dinar seviyelerinde işlem gördü; yükselen teklifler nedeniyle üre ticareti haftanın sonunda durdu.

Çim Kalitesi Gerilerken Süt Üretimi Düşüyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Çim Kalitesi Gerilerken Süt Üretimi Düşüyor

İrlanda’da çiftliklerin çoğunda çim miktarı yüksek olmasına rağmen kalite ve besin değerinin düşük olması, süt üretimini baskılıyor. İrlanda Sığır Yetiştiricileri Federasyonu (ICBF) verilerine göre 6-16 Ekim arasındaki 10 günde 125.310 inek için kayıt alındı. Bu dönemde 1.196 süt verimi kaydı tutulurken ortalama sürü büyüklüğü 105 inek oldu. Son 10 gündeki ortalama üretim, inek başına 16,7 kilogram süt seviyesinde gerçekleşti.

Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık ve Kanatlı Fuarı Açıldı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık ve Kanatlı Fuarı Açıldı

İran’ın başkenti Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık, Kanatlı Hayvanlar ve Bağlantılı Endüstriler Fuarı 26-29 Mehr döneminde düzenleniyor. Açılış töreninde fuarın temel gündemi finansman, teknoloji geliştirme, verimliliğin artırılması ve ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi olarak öne çıktı. Kitap tanıtımının ardından yapılan kurdele kesimiyle fuar resmen açıldı ve etkinliğin 29 Mehr’e kadar sürmesi planlandı. Açılışta, üreticilerin banka kaynakları ve sermaye piyasasına erişimini artıracak yeni finansman yöntemlerinin geliştirilmesi ile devlet ve özel sektör arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Hayvancılık ve kanatlı sektöründe yem girdisi ve üretiminden yetiştiricilik, işleme, taşımacılık ve ürünlerin arzına uzanan zincir yaklaşımının üretim maliyetlerini azaltacağı ve gıda güvenliğini güçlendireceği ifade edildi. Verimliliğin artırılması, piyasanın daha öngörülebilir hale getirilmesi ve protein ürünleri zincirinde üretimin sürdürülmesi de gündeme geldi. Fuarda 50 yerli bilgi temelli şirket yer alırken, 16 ülkeden şirket temsilcileri de etkinliğe katılıyor. Katılımcı ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor. Ayrıca 17 ticari heyetin katılımını kolaylaştırmak üzere 103 yabancı kişi ile yem fabrikası yöneticileri ve ülke genelindeki kanatlı yetiştiricilerinin katılımına yönelik planlama yapıldı. Dört günlük programda 10 uzmanlık paneli ve tarım fakültelerindeki öğrenci ve öğrenciler için ziyaret turları bulunuyor. Günlük içerik; sağlık, beslenme ve biyogüvenlik, teknoloji ve inovasyon, ticaret ve yatırım ile üretim kalitesi ve verimlilik başlıklarına ayrıldı. Açılışın sonunda, İran yem sektörünün son yıllardaki bilgi ve istatistiklerini derleyen “İran Yem Pazarı” kitabı tanıtıldı. Farsça, Arapça ve İngilizce hazırlanan kitabın İngilizce elektronik nüshasının ücretsiz erişime açılacağı bildirildi.

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor

Paraguay süt sektörü, bu yıl 1 milyar litrenin üzerinde üretim gerçekleştirmeyi ve %10 büyümeyi bekliyor. Beklentiyi, Paraguay Süt Sanayicileri Odası (Capainlac) Başkanı Erno Becker, La Nación/Nación Media’nın Hacedores LN programına verdiği röportajda açıkladı. Becker, sektörde iyi fiyatlar, istikrarlı bir piyasa ve artan tüketim bulunduğunu; Paraguaylı üreticiye ödenen fiyatın bazı komşu ülkelerdeki seviyelerin üzerinde olduğunu söyledi. Üretimin yaklaşık %90’ı başlıca süt sanayileri üzerinden değerlendirilirken, kalan bölüm küçük işletmeler, peynir imalathaneleri ve diğer pazarlama kanallarına gidiyor. Becker, üretimin %84’ünün büyük ve küçük kooperatifler aracılığıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Bu yapının üretici, sanayi ve tüketici fiyatları arasındaki dengeyi desteklediğini ve üreticilerin sütlerini satabilecekleri bir sanayi kuruluşuna erişimini kolaylaştırdığını ifade etti. Sektörde günlük 8.000 ila 10.000 litre ve daha fazla kapasiteye sahip tamamen robotize süt işletmeleri bulunuyor. Sanayide yeni nesil makineler, gelişmiş ambalaj teknolojileri ve protein oranı artırılmış yoğurtlar, probiyotik ve prebiyotik ürünler ile proteinle zenginleştirilmiş sütler geliştiriliyor. Becker, kefirin de yeni ürünler arasında yer aldığını ve sektörün katma değer yaratmayı sürdürdüğünü söyledi. Süt zincirinde yaklaşık 5.000 üretici ile sanayi ve pazarlama alanlarında 15.000 ila 16.000 çalışan bulunuyor. Becker ayrıca, Hambre Cero programı kapsamında her gün bir milyondan fazla çocuğa bir bardak süt verildiğini belirtti. Kamu-özel işbirliğinin bir parçası olan ve 2012’de kurulan Mesa Láctea; sanayicileri, üreticileri, dağıtıcıları, üniversiteleri, bakanlıkları ve diğer kamu kurumlarını bir araya getiriyor. Asunción’daki merkezi laboratuvarda süt kalite parametreleri analiz ediliyor. Paraguay’ın süt ihracatı altı ya da yedi yıldır çoğunlukla üretim fazlasının süt tozuna dönüştürülmesiyle yapılıyor. İlk pazarlar arasında Orta Amerika, Dominik Cumhuriyeti ve Orta Doğu’daki bazı ülkeler, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu destinasyonlar yer aldı. Son yıllarda Brezilya ülkenin başlıca alıcısı haline geldi. Bununla birlikte Becker, üretim fazlasını ihraç etmenin her zaman en iyi ticari seçenek olmadığını, uluslararası süt fiyatlarının zaman zaman yalnızca maliyetleri karşılayabildiğini söyledi. Becker’e göre süt üretimi her gün emek gerektiriyor ve bu durum bazı üreticilerin sektörden ayrılmasına yol açabiliyor. Daha esnek kredi hatlarına, teknik desteğe, eğitime ve finansal araçlara ihtiyaç duyulduğunu belirten Becker, sektörün daha fazla üretim potansiyeline sahip olduğunu ancak büyümenin daha iyi ticari fırsatlar, istikrarlı iç piyasa ve daha elverişli ihracat pazarlarıyla birlikte ilerlemesi gerektiğini ifade etti.

Arjantin Buğdayında Ekmeklik Kalite Primi Beklentisi
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Buğdayında Ekmeklik Kalite Primi Beklentisi

Arjantin’de buğday piyasasında ekmeklik kaliteye sahip partiler için yeni pazarlama döneminde yüksek fiyat farkları oluşması bekleniyor. Kimei Cereales’in raporuna göre 30 Kasım’da sona erecek mevcut döngüde 5,92 milyon ton buğdayın ticari sisteme girmesi gerekiyor. Ticari satış için kalan ürünlerle fiyatı henüz belirlenmemiş miktar birlikte değerlendirildiğinde, fiyatı oluşmamış buğday miktarı 7,25 milyon tona ulaşıyor. Sanayi, kaliteye göre borsa tahtasında görülen değerlerin üzerinde fiyatlar sunabiliyor. Bu nedenle depolanmış buğdayın kalite özelliklerinin bilinmesi önem taşıyor; üreticiler ve diğer ürün sahipleri açısından fiyat farkının yanı sıra, sanayi talebinin yoğun olduğu bölgelerde taşıma maliyeti de sonucu etkileyebiliyor. Kimei, kuzey Arjantin’de hasadın incelenen ilk partilerinde değirmenciliğin asgari kalite ölçütlerinden uzak sonuçlar görüldüğünü bildirdi. Kalite farklılıklarının sanayi talebinin yanı sıra ihracat değerlerini de etkilemesi bekleniyor. İhracat için temel ölçüt kuru bazda %11,5 protein; bu oran Arjantin standardında yaklaşık %10’a karşılık geliyor. Raporda fiyat riskine karşı A3 Mercados’ta vadeli işlemler ve opsiyonların birlikte değerlendirilmesi öneriliyor.

Paraguay’da Sığır Kesimindeki Düşüş Et Fiyatlarını Etkileyebilir
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Sığır Kesimindeki Düşüş Et Fiyatlarını Etkileyebilir

Paraguay’da yerel sığır kesimindeki gerilemenin tüketiciye yönelik et fiyatlarını etkileyebileceği belirtildi. Paraguaylı Et Üreticileri ve İhracatçıları Birliği (Apepc) Genel Müdürü Claudia Bogado, düşüşün yalnızca bu yıla özgü olmadığını ve önceki yıllardaki koşulların sonucu olduğunu söyledi. Paraguay Merkez Bankası’nın (BCP) son raporuna göre 2026’da sığır kesimi yaklaşık 370.000 baş azaldı; bunun 277.000 başı inek ve düveler dahil dişi hayvan kesimindeki düşüşten oluştu. Bogado, gerilemenin uzun süreli kuraklıklar ile ihracat fiyatları dahil üreticiye yeterli gelir sağlamayan fiyatlardan kaynaklandığını aktardı. Kârlılık eksikliği nedeniyle birçok üreticinin hayvancılıktan çekildiğini belirten Bogado, sektörün bu durumla ilgili yetkilileri ve sağlık hizmetini üç yıldan uzun süredir uyardığını söyledi. BCP raporunda hayvancılık sektörünün büyüme tahmininin de aşağı yönlü revize edildiği kaydedildi. Sektördeki iyileşme beklentisi, üreticilerin dişi hayvanları sürüde tutarak daha fazla buzağı üretmek istemesine yol açıyor. Bogado, uluslararası ve ulusal fiyatların üretici açısından iyi olduğunu, ancak dolar kurundaki değişimin sektör için ek baskı oluşturduğunu ifade etti. Dişi hayvanların elde tutulmasının mevcut kesimi azaltabileceği, ancak sürünün yeniden güçlenmesiyle orta ve uzun vadede üretim kapasitesini artırabileceği belirtildi. Bogado ayrıca yıl sonuna doğru dünya ve iç pazarda et talebinin artmasının beklendiğini söyledi. Küresel ölçekte bir kıtlık döngüsü yaşandığını ve Paraguay’ın bu ortamda fırsata sahip olduğunu belirten Bogado, mevcut sığır varlığının bu fırsatı karşılayacak düzeyde olmadığını kaydetti. Üreticilerin faaliyete devam edebilmesi için uygun koşullara ihtiyaç duyulduğunu da vurguladı.

Somon Yemlerinde Kanatlı Yan Ürünleri Kullanımı Artıyor
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber

Somon Yemlerinde Kanatlı Yan Ürünleri Kullanımı Artıyor

Avrupa’nın bazı büyük somon üreticileri, yetiştirme maliyetlerini düşürmek amacıyla işlenmiş kanatlı eti yan ürünlerinden elde edilen yemleri kullanmaya başladı. Norveçli Leroj, kanatlı kaynaklı içerikleri Norveç’teki tüm deniz çiftliklerinde somon yemine eklerken, dünyanın en büyük somon üreticisi Movi benzer bir uygulamayı Norveç ve İskoçya’da hayata geçirmeyi planlıyor. Değişimin temel nedenlerinden biri, geleneksel balık yeminin fiyatının son iki yılda neredeyse iki katına çıkması. Kaynakta bu artışın, balık kaynaklarının azalması ve Çin’den gelen talebin yükselmesiyle bağlantılı olduğu belirtiliyor. Kanatlı kaynaklı bileşenlerin ton başına maliyeti ise balık ununun yarısından daha az. Grig temmuz ayında tavuk unu ve yağı kullanmaya başlarken, Salmar bu tür yemi mart ayında test etti. Yemlerde kemik, sakatat ve insan tüketimine ayrılmayan diğer kanatlı parçaları bulunuyor. İşlenmiş hayvansal proteinlerin yetiştirilen balıkların beslenmesinde kullanımı, hastalık bulaşması endişesi nedeniyle Birleşik Krallık’ta 2013’e kadar yasaktı; bu yemler artık izinli. Buna rağmen Nofima araştırması, Birleşik Krallık ve Fransa’daki tüketicilerin somonun tavuk kaynaklı içeriklerle beslenmesi fikrine sıklıkla olumsuz yaklaştığını gösterdi. Satıcıların yem içeriğini somon ambalajında belirtmesi zorunlu olmadığı için tüketiciler, satın aldıkları balığın bu proteinlerle yetiştirilip yetiştirilmediğini çoğunlukla öğrenemiyor.

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı

Hindistan’ın gelecekte daha fazla gıda üretmek için yeni tarım arazilerine değil, mevcut alanlarda verimlilik artışına odaklanması gerektiği savunuldu. Krishijagran’da yayımlanan makaleye göre Hindistan dünya çeltik ekim alanının yaklaşık %29’unu kullanıyor; ancak hektar başına 4,31 tonluk verimi Çin’deki 7,15 tonun ve Mısır’daki 9,13 tonun gerisinde kalıyor. Makale, benzer açığın buğday, bakliyat ve yağlı tohumlarda da görüldüğünü belirtiyor. Yazıya göre bu durum protein ve çeşitlilik bakımından yetersiz beslenme, yüksek yenilebilir yağ ithalatı ve artmayan tarım gelirleriyle sonuçlanıyor. İklim baskısı, düşen su tablaları ve değişen beslenme tercihleri açığın kapatılmasını zorlaştırıyor. Mevcut arazilerde verimlilik göstergelerine doğru yalnızca yarı yol alınmasının yaklaşık 72 milyon ton çeltik, 38 milyon ton buğday, 43 milyon ton sebze, 13 milyon ton bakliyat ve 9 milyon ton yağlık üretim ekleyebileceği öne sürülüyor. Makalede çözüm olarak çift ürün yetiştiriciliği, özellikle doğuda nadasa kalan çeltik alanlarının değerlendirilmesi ve düşük verimli arazilerin daha yüksek değerli veya dayanıklı ürünlere yönlendirilmesi gösteriliyor. Doğuda çeltik veriminin artırılması, yeraltı suyu baskısı altındaki kuzeybatıda ise aynı üretimin daha az suyla sürdürülmesi öneriliyor. Buğday için erken ekim, kısa dönemli çeşitler ve sıcaklığa tolerans vurgulanıyor. Yazı, Hindistan’ın dünyanın en büyük süt üreticisi olduğunu ancak bu üretimin büyük ölçüde sürü büyüklüğüne dayandığını belirtiyor. Yem ve yağlı tohum üretimi aynı ölçüde artmadan süt ve kanatlı üretimini büyütmenin daha fazla yem ithalatına yol açabileceği ifade ediliyor. Önümüzdeki on yıl için çeltikte 5,3–5,7 ton/hektar, bakliyatta önce 1,1 ve ardından 1,4 ton/hektar, yağda 0,5 ton/hektar ve sebzede 20 ton/hektarın üzerine çıkılması hedefleniyor. Bu değerlendirmeler makalenin öneri ve öngörüleridir.

Rusya’nın Tahıl İhracatı Ekim Başında Geçen Yıla göre %81 Geriledi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

Rusya’nın Tahıl İhracatı Ekim Başında Geçen Yıla göre %81 Geriledi

Rusya’nın limanları üzerinden yaptığı tahıl ihracatı, ekim ayının ilk 10 gününde geçen yılın aynı dönemine göre %81 azalarak 436 bin tona geriledi. Geçen yıl aynı dönemde Rus limanlarından 2,3 milyon ton tahıl sevk edilmişti. Düşüş özellikle ülkenin başlıca ihracat ürünü olan buğdayda görüldü; buğday sevkiyatı yaklaşık 2 milyon tondan 427 bin 400 tona indi. Arpa ihracatı 233 bin 500 tondan 5 bin 500 tona, mısır ihracatı ise 51 bin tondan 2 bin 700 tona düştü. Rusya’nın temmuz-eylül dönemindeki buğday ihracatı da geçen yılın aynı dönemindeki 11,3 milyon tona kıyasla yaklaşık 7 milyon ton oldu. Kaynakta, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında gemi ve liman terminallerine yönelik saldırıların Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki tahıl taşımacılığını olumsuz etkilediği belirtiliyor. İhracatçılar bu nedenle Baltık Denizi’ndeki limanlara yöneliyor. Rusya’nın Baltık limanlarındaki yıllık tahıl sevkiyat kapasitesi temmuzdaki 8,6 milyon tondan ekimde 23,5 milyon tona çıkarıldı; daha önce kömür ve gübre taşıyan bazı terminaller tahıl sevkiyatına uygun hâle getiriliyor. Analiz kuruluşu IKAR’a göre eylül ayındaki Rus buğday ihracatının yaklaşık %60’ı Baltık limanlarından yapıldı. Ekim ayının ilk 10 gününde tahıl ve bakliyat ihracatında kullanılan liman sayısı 35’ten 7’ye düştü. İhracat pazarındaki daralma Türkiye’ye yapılan sevkiyata da yansıdı. Ekim başında Rus buğdayı 12 ülkeye teslim edilirken, geçen yıl aynı dönemde bu sayı 21’di. Türkiye’nin alımları 297 bin tondan 37 bin tona geriledi. Rusya’daki iç buğday üretici fiyatı 10 Ekim’de ton başına 8 bin 500 rubleye düştü. IKAR, uygun hava ve yeterli taşıma kapasitesi sağlanırsa ekim ihracatının 3 milyon tona ulaşabileceğini öngörürken, SovEcon yaklaşık 2,5 milyon ton bekliyor.

Avrupa Sütçülüğünde Öncelik Yatırım ve Açık Piyasalar
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Sütçülüğünde Öncelik Yatırım ve Açık Piyasalar

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa sütçülük sektörünün temsilcileri, Slovak Sütçülük Birliği’nin ev sahipliğinde yıllık kongre için perşembeden bu yana Bratislava’da bir araya geliyor. Avrupa Sütçülük Birliği’nin (EDA) yeni başkanı Koert Verkerk, göreve başlarken yatırım koşullarının oluşturulması, katma değer sağlayan yeniliklerin geliştirilmesi ve açık ve adil piyasaların desteklenmesini üç öncelik olarak açıkladı. Verkerk, başkan seçilmesinden yaklaşık bir saat sonra Bratislava’daki toplantıda konuştu. Kongrede süt işleme sektörünün jeopolitik istikrarsızlık, gümrük politikaları, yükselen enerji fiyatları ve küresel ticaret akışlarındaki bozulmalarla karşı karşıya olduğu belirtildi. Sektör ayrıca üretim verimliliğini artırma, sürdürülebilirliği sağlama ve değişen tüketici taleplerine uyum gösterme baskısı taşıyor. Slovak Sütçülük Birliği Başkanı Marián Šolty, Slovakya’nın Avrupa süt üretimindeki payının %0,6 olduğunu, büyük Avrupa mandıralarının günde 7,5 milyon litreye kadar süt işlediğini, Slovak mandıralarında ise günlük hacmin 100 bin ila 300 bin litre arasında bulunduğunu söyledi. Šolty, Slovak sütçülüğündeki yatırım açığının 450 milyon avroya ulaştığını ve bu kaynağın yeni teknolojiler ile dijital yeniliklerde kullanılabileceğini belirtti. Sektörde yüksek protein içeren, laktozsuz ve A2A2 sütünden üretilen ürünlere yönelik çalışmaların yanı sıra genç tüketicilerin taleplerine uyum arayışı öne çıkıyor. Slovakya’da süt ve süt ürünleri tüketiminin son yıllarda kişi başına yılda 40 kilogram arttığı bildirildi. Açık piyasalar başlığında Hindistan ve Endonezya, Avrupa sütçüleri için potansiyel pazarlar olarak değerlendirildi. Çin ise ticaret açısından öngörülemez bir ortak olarak nitelendirildi. Avrupa Komisyonu Ticaret Genel Müdürlüğünden Flavio Coturni, Çin’in 2025 sonunda Avrupa Birliği’nden seçili süt ürünlerine ek gümrük vergileri getirdiğini, daha sonra bu vergileri düşürmesine rağmen önlemlerin Avrupa ihracatçılarının Çin pazarındaki rekabet gücünü zayıflattığını aktardı. Süt fiyatlarındaki düşüşün temel nedeninin artan arz olduğu, küresel piyasalardaki gelişmelerin de etkili bulunduğu belirtildi. Verkerk, sürdürülebilirlik politikalarının çiftliklerin ekonomik olarak yaşayabilir kalmasına, işletmelerin yatırım yapabilmesine ve yeniliklerin pratik sonuç vermesine imkân tanıması gerektiğini söyledi. Slovakya Tarım Bakanı Richard Takáč ise 2028’den itibaren Avrupa Birliği’nin tarım ve gıda sektörüne yönelik önerilen finansmanının mevcut zorlukları karşılamadığını ve ülkesinin mevcut döneme kıyasla daha az kaynak alabileceğini belirtti. Takáč, Slovak sütçülüğünün uzun vadeli sağmal inek sayısındaki düşüş, yüksek üretim maliyetleri ve ithal ürün rekabetiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti.

Isıtılmış Süt, Bazı Süt Alerjili Çocuklarda Tolere Edilebiliyor
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber

Isıtılmış Süt, Bazı Süt Alerjili Çocuklarda Tolere Edilebiliyor

Finlandiya’da yürütülen yeni bir doktora araştırması, süt alerjisi bulunan çocukların yarısından fazlasının güçlü biçimde ısıtılmış sütü tolere edebileceğini ortaya koydu. Araştırmada, normal süt tüketiminde alerji belirtisi gösteren çocuklara sütle hazırlanmış fırınlanmış pirinç lapası artan miktarlarda verildi. Bulgular, ısıtılmamış sütün ağır reaksiyona yol açtığı çocuklarda bile ısıtılmış sütü tolere etme olasılığının yüksek olabileceğine işaret etti. Araştırmaya göre ısıtma işlemi, sütteki bazı proteinleri değiştiriyor ve bağışıklık sisteminin bu proteinleri daha zor tanımasına yol açıyor. Süt alerjisini doğrulamak için uygulanan ağızdan süt verme testi aileden hastanede bir gün geçirmesini gerektiriyor ve çocukta ciddi alerjik reaksiyon riski taşıyor. Çalışmada süte ve süt proteinlerine ilişkin antikor düzeylerini ölçen kan testi, süt alerjisini süt verme testi yapılmadan belirlemede en iyi yöntem olarak değerlendirildi. Araştırmacı Otso Nieminen, çalışmanın tedavi uygulamalarını kökten değiştirmediğini, ancak sonucu önceden açıkça tahmin edilebilen durumlarda gereksiz süt verme testlerinden kaçınmaya yardımcı olabileceğini belirtti. Nieminen, Finlandiya’daki bir yaş üzeri çocuklar için süt alerjisine ilişkin uygun eşik değerlerini de belirledi. Araştırma kapsamında geliştirilen puanlama sistemi Käypä hoito klinik uygulama önerisine alındı; böylece çocukların tedavisinin kendi test sonuçlarına göre planlanabilmesi amaçlandı. Bununla birlikte, ısıtılmış sütün tüketilmesinin Finlandiyalı çocuklarda süt alerjisinin ortadan kalkmasına etkisi henüz bilinmiyor.

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi

Beslenme uzmanı Rhiannon Lambert, acil durumlar için hazırlanacak gıda stoklarında protein, lif, vitamin ve mineral bakımından zengin, uzun raf ömrüne sahip ve mümkün olduğunca az hazırlık gerektiren ürünlerin bulundurulmasını önerdi. Birleşik Krallık Savunma Bakanı Wes Streeting de tüm hanelerin acil durum veya savaş ihtimaline karşı evde az miktarda nakit, şişe su ve konserve gıda tutması gerektiğini söyledi. Lambert’in temel önerileri arasında konserve fasulye, nohut ve mercimek; sardalya, somon ve uskumru gibi yağlı balıklar; yulaf ve tam tahıllı krakerler; konserve meyve ve sebzeler ile UHT süt veya zenginleştirilmiş bitkisel süt alternatifleri yer alıyor. Konserve bakliyatların bitkisel protein ve lifin yanı sıra demir, folat, magnezyum ve potasyum sağladığı, konserve balıkların ise protein, omega-3 yağ asitleri, B12 ve D vitamini içerdiği belirtildi. Bakliyat ve balık, pişirilmeden de tüketilebiliyor. Taze ürün bulunamadığında konserve havuç, domates, tatlı mısır ve ıspanak gibi sebzeler beta-karoten, potasyum ve folat; konserve meyveler ise C vitamini sağlayabiliyor. Lambert, fazla şeker ve tuz tüketimini sınırlamak için meyvelerin şurup yerine meyve suyunda, sebzelerin de mümkünse ilave tuz içermeden satılan türlerden seçilmesini tavsiye etti. Yulaf ve tam tahıllı krakerlerin pirinç ve makarnadan farklı olarak kaynar su veya pişirme gerektirmediği belirtildi. Uzun süre pişirme ya da fazla su gerektiren kuru pirinç, makarna ve bakliyatlar, temiz suya, elektriğe veya pişirme imkânına erişimin sınırlı olabileceği durumlarda öncelikli seçenekler arasında gösterilmedi. Kuruyemiş, tohum ve fıstık ezmesi küçük porsiyonlarda enerji, protein ve lif sağlayabilirken UHT süt ve zenginleştirilmiş bitkisel alternatifler açılmadan önce oda sıcaklığında saklanabiliyor.

Euskadi’de 2026 OTP Yardımlarının 26,6 Milyon Avroluk Avansı 16 Ekim’de Başlıyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Euskadi’de 2026 OTP Yardımlarının 26,6 Milyon Avroluk Avansı 16 Ekim’de Başlıyor

İspanya’nın Euskadi bölgesinde 2026 yılı Ortak Tarım Politikası (OTP) doğrudan yardımlarının 26,6 milyon avroluk avansı 16 Ekim’den itibaren ödenmeye başlayacak. Ödeme takvimini Bask Tarım Departmanı açıkladı. Ödemeler, belirlenen kontrolleri geçen dosyalar için sonuçlandırılacak. Avansın başlıca kalemleri arasında sürdürülebilirlik için temel gelir desteği, yeniden dağıtım desteği ve genç çiftçilere yönelik ek ödeme bulunuyor. Bu kapsamda sırasıyla 12,6 milyon, 2,7 milyon ve 766.480 avro ayrıldı. Hayvancılık destekleri içinde et sığırı yetiştiren ekstansif işletmelere 2,5 milyon avro, sürdürülebilir süt sığırcılığı üretimine 1,9 milyon avro ve ekstansif otlatmaya 2,4 milyon avro ödenecek. Paket ayrıca sürdürülebilir bitkisel protein ve şeker pancarı üretimini destekliyor. Avans kapsamında otlatma, sürdürülebilir biçim, meralarda biyolojik çeşitlilik, doğrudan ekim, iyileştirici türlerle münavebe, bitkisel örtü ve biyolojik çeşitlilik alanlarına ilişkin tarımsal-çevresel tedbirler de yer alıyor. Yardımın %90’ına kadarının aralık ayının ilk yarısında ödenmesi planlanıyor. Ekim avansını alan dosyalar için bu ödeme %15’lik ek tutar anlamına gelecek; ekim ayında bekletilen ve aralık ödemesine alınabilecek dosyalara ise %90 tek seferde verilecek.

Araştırmacılar Marul Yapraklarında Et Proteini Üretti
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Araştırmacılar Marul Yapraklarında Et Proteini Üretti

İmperial College London’dan Alex Groff ve Peter Julian Nixon’ın liderliğindeki araştırma ekibi, miyoglobini yüksek bitkilerin kloroplastlarında üretmeyi sağlayan bir moleküler taşıma sistemi geliştirdi. Çalışmada marul ve tütün dokularına, ilgili geni taşıyan küçük altın parçacıklarıyla müdahale edildi. Araştırmacılar ayrıca genetik programa sahip olmayan bitkileri ayıklamak için antibiyotik direnci sağlayan bir seçim mekanizması kullandı. Elde edilen protein üç ayrı yöntemle doğrulandı. Önce bitkisel proteinler ayrıştırılarak 17 kilodaltonluk bir bant belirlendi; ardından özgül antikorlarla proteinin kimliği kontrol edildi ve son aşamada kütle spektrometresi molekülün kütlesini doğruladı. Kaynağa göre bitkiler, metabolizmaları üzerindeki ek yüke rağmen stres göstermedi; yapraklardaki klorofil sentezi ise arttı. Çalışmanın önündeki temel sorun, ete kırmızı renk ve karakteristik tat veren hem grubunun yeterli düzeyde üretilememesi. Deneylerde miyoglobin moleküllerinin yalnızca %35’i doğru tepki verirken, %65’i tam işlevsellik göstermedi. Ayrıca sığır kasındaki miyoglobin miktarının yeşil bitkilerde ulaşılan düzeyin yaklaşık 10 katı olduğu belirtildi. Araştırmacılar bu farkı azaltmak için bitkileri gerekli mikro elementlerle beslemeyi veya genomda ek değişiklikler yapmayı planlıyor. Kaynakta, yöntemin hayvansal ürünlere alternatif geliştirme ve hayvansal patojenlerin yayılma riskini azaltma potansiyeli taşıdığı aktarılıyor. Ancak bitkilerde yeterli hem üretiminin sağlanması ve et benzeri tat ile rengin elde edilmesi henüz çözülmesi gereken koşullar olarak öne çıkıyor.

Rus Buğdayı İhracat Fiyatı 268 Dolara Çıktı
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rus Buğdayı İhracat Fiyatı 268 Dolara Çıktı

Rusya’nın %12,5 proteinli buğdayının ihracat fiyatı, geçen haftanın sonunda Vysotsk ve Ust-Luga teslimatları için ton başına 268 dolara yükseldi. Fiyat, önceki haftaya göre 2 dolar arttı. Agroinvestor’ın Reuters’a dayandırdığı habere göre yükseliş, Karadeniz bölgesi piyasasındaki güçlenme zemininde gerçekleşti. Tarım Piyasası Konjonktürü Enstitüsü (İKAR), elverişli hava koşulları halinde Rusya’nın ekim ayı buğday ihracatını 3 milyon ton olarak öngördü. SovEkon analistlerinin tahmini ise 2,5 milyon ton oldu. ProZerno Genel Müdürü Vladimir Petrichenko, 12,5 proteinli buğdayın ihracat fiyatlarının geçen haftaki küçük düşüşün ardından toparlandığını ve 265-270 dolar/ton aralığında bulunduğunu belirtti. Baltık ülkelerinin limanlarındaki fiyatların bu seviyenin ton başına 3 dolar üzerinde olduğunu söyledi. Petrichenko ayrıca Cezayir’in devlet tahıl alıcısı OAIC’nin önceki gün yaklaşık 600 bin ton, %11,5 proteinli buğdayı yaklaşık 326 dolar/tondan almış olabileceğini aktardı. İşlemin kesinleştiği belirtilmezken, alımın önceki fiyattan daha yüksek ve piyasa koşullarına uygun olduğu ifade edildi. Petrichenko, ABD Tarım Bakanlığının ekim ayındaki olumsuz tahmininin fiyatlar üzerinde belirsizlik yarattığını, ancak ABD ve Avrupa Birliği bazlarının daha önce fazla değerlendiğini söyledi. Rusya iç piyasasında tahıl fiyatları, uzun süren sert düşüşün ardından istikrar işaretleri verdi. Ekim sonu için açıklanan alım müdahalelerinin piyasayı destekleyebileceği belirtilirken, üçüncü sınıf buğday Merkez bölgesinde 310 ruble artarak 10,79 bin ruble/tona çıktı; Volga bölgesinde ise 290 ruble düşerek 9,74 bin ruble/tona geriledi. Dördüncü sınıfta Merkez bölgesindeki artış 700 ruble olurken fiyat 9,68 bin ruble/tona ulaştı; Volga’da fiyat 310 ruble azaldı. Petrichenko, iç piyasa fiyatlarındaki düşüşün muhtemelen durduğunu, çünkü fiyatların maliyetin altına inecek kadar gerilediğini söyledi. Uzman ayrıca rublenin fazla güçlenmemesinin ve kurun ihracatçılar için daha elverişli hale gelmesinin fiyat görünümü açısından önem taşıdığını belirtti.

Japon Eriği Özütü Helicobacter Pylori’yi Baskıladı
Görsel kaynağı: Lenta.ru · Özgün haber
Veri haberi

Japon Eriği Özütü Helicobacter Pylori’yi Baskıladı

Çinli araştırmacılar, Japon eriği olarak da bilinen mume meyvesinden elde edilen özütün Helicobacter pylori bakterisine karşı antibakteriyel özellik taşıdığını bildirdi. Bakteri mide iltihabına neden olabilir ve mide kanseri riskini artırabilir. Araştırmanın sonuçları Food & Function dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar, doğal baskılayıcı maddeleri belirlemek için 17 yenilebilir bitkinin özütünü inceledi. En umut verici sonuç Japon eriğinde görüldü; özüt, bazı antibiyotiklere dirençli türler de dahil olmak üzere bakterinin büyümesini baskıladı ve mide hücrelerine zarar veren genlerin etkinliğini azalttı. Fare deneylerinde iltihap azaldı, mide mukozasının iyileşmesi desteklendi; insan hücreleri üzerindeki deneyler de koruyucu özelliklere işaret etti. Ancak meyvenin kendisini tüketmenin insanlarda enfeksiyonu giderdiğine dair kanıt bulunmuyor.

EFSA, Kültür Eti ve Hassas Fermantasyonu Öncelikli Alanlar Arasına Aldı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

EFSA, Kültür Eti ve Hassas Fermantasyonu Öncelikli Alanlar Arasına Aldı

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), eylül sonunda yayımladığı mesleki belgede kültür eti ve hassas fermantasyonu öncelikli alanlar arasında gösterdi. EFSA’nın bir sonraki stratejisinin hazırlanmasına hizmet eden belge, bu teknolojilerle bağlantılı gıda güvenliği risklerinin daha güvenilir ve hızlı değerlendirilmesi için ihtiyaç duyulan bilimsel bilgi, yöntem ve uzmanlık kapasitesini ele alıyor. Kültür eti üretiminde hayvanlardan alınan hücreler, uygun besinleri içeren bir ortamda kontrollü koşullarda çoğaltılıyor. Hassas fermantasyonda ise maya veya bakteri gibi mikroorganizmalar belirli maddelerin üretiminde kullanılıyor. Bu yöntemle süt proteinleri, enzimler, yağlar ve diğer gıda bileşenleri üretilebiliyor; bazı uygulamalarda istenen ürünün elde edilmesi için mikroorganizmalar genetik olarak değiştiriliyor. EFSA, kültür etinde kullanılan hücrelerin özellikleri, besi ortamının bileşimi, üretim süreci ve nihai ürünün güvenliğinin incelenmesi gerektiğini belirtiyor. Hassas fermantasyonda ise üretici mikroorganizmaların özellikleri, üretilen maddenin saflığı ve üretimden kalan bileşenler değerlendirilecek unsurlar arasında yer alıyor. Otorite, uzmanların yeni yöntemleri ve olası riskleri izin başvuruları gelmeden önce tanıyabilmesi için güncel uzmanlık oluşturmayı gerekli görüyor.

Endonezya'da Sigara Harcaması Et, Yumurta ve Süt Harcamasını Aştı
Görsel kaynağı: Liputan6 · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya'da Sigara Harcaması Et, Yumurta ve Süt Harcamasını Aştı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Endonezya'da kişi başına aylık sigara ve tütün harcaması 94.180 rupiye ulaşarak et, yumurta ve süt için yapılan toplam harcamayı aştı. Badan Pusat Statistik'in (BPS) “Pengeluaran untuk Konsumsi Penduduk Indonesia Maret 2026” başlıklı yayınına göre sigara ve tütün, toplam gıda harcamalarının %11,57'sini oluşturdu. Bu kalem, hazır gıda grubunun ardından gıda harcamalarında ikinci sırada yer aldı. BPS verilerinde kişi başına aylık et harcaması 40.352 rupi, yumurta ve süt harcaması ise 44.915 rupi olarak kaydedildi. Bu üç ürün grubunun toplamı 85.267 rupide kaldı. Meyve harcaması da kişi başına aylık ortalama 48.784 rupi oldu. Böylece sigara ve tütüne ayrılan tutar, yayında karşılaştırılan temel protein ve besin kaynaklarının her birinden daha yüksek gerçekleşti. Fark kırsal kesimde daha belirgin görüldü. Kırsal bölgelerde sigara ve tütün için kişi başına aylık ortalama harcama 100.951 rupiye çıktı. Buna karşılık kırsal kesimde et harcaması 26.046 rupi, yumurta ve süt harcaması 38.016 rupi, meyve harcaması ise 37.563 rupi oldu. Veriler, hane bütçelerinde sigara ve tütüne ayrılan payın beslenmeyle ilişkili bazı gıda kalemlerine ayrılan tutarlardan yüksek olduğunu gösterdi.