ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

296 haber · Sayfa 2

İklim Değişikliği Meyvecilikte Verim ve Kaliteyi Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Agrosavjet · Özgün haber
Veri haberi

İklim Değişikliği Meyvecilikte Verim ve Kaliteyi Tehdit Ediyor

İklim değişikliği, meyve ağaçlarının doğal gelişim döngüsünü bozarak verim ve meyve kalitesi üzerinde baskı oluşturuyor. Çok yıllık bitkiler olan elma, armut ve erik gibi meyve ağaçları, ani hava değişimlerine hızlı uyum sağlayamadığı için üreticiler daha yüksek riskle karşı karşıya kalıyor. Son yıllarda sonbahar ve kış aylarında meyve ağaçlarının normal gelişimi için gereken soğuk koşulların yeterince oluşmaması, kış dinlenmesinde bozulmalara yol açabiliyor. Tomurcukların düzensiz gelişmesi, yapraklanmanın ve büyümenin zayıflaması, çiçeklerde şekil bozuklukları ve bazı durumlarda bitkinin yeniden vejetatif gelişime yönelmesi, sonraki yılın verimini düşürebiliyor. Bu durum, birim alandan alınan meyve miktarını ve üreticinin kârlılığını da azaltıyor. Ocak ve şubat aylarındaki sıcak hava dalgaları bitkilerin erken uyanmasına ve çiçek açmasına neden olabiliyor. Erken açan çiçekler, nisan ve mayıs aylarında görülebilen geç donlara maruz kalıyor; birkaç saatlik don olayı bile çiçeklerin ve o yılki ürünün tamamen zarar görmesine yol açabiliyor. Yaz aylarında aşırı sıcaklık ve yağış eksikliği ise meyvelerin küçük kalmasına veya kurumasına, ağırlık ve şeker oranının azalmasına neden oluyor. Artan güneş ışınımı meyvelerde güneş yanığı oluşturarak pazar değerini düşürüyor. Dolu ve kuvvetli rüzgârla gelen fırtınalar meyvelerde mekanik hasara ve hastalık riskine yol açıyor. Zarar gören ürünler birinci sınıf taze tüketim için kullanılamazken, zamanında hasat edilirse sanayiye gönderilebiliyor. Kaynak, bu koşullar karşısında yeni meyve bahçelerinde dolu ve güneşten koruyucu ağlar, damla sulama, fertirigasyon ve donla mücadele sistemlerine yatırım yapılmasını öneriyor. Ancak sulama suyu bulunmayan alanlarda meyveciliğin ve don korumasının sürdürülebilir olmayacağı belirtiliyor.

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı
Görsel kaynağı: Naftemporiki · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı

Atina Ekonomi Üniversitesi emekli profesörü Nikolaos Papavasileiou, Yunanistan'daki modern tarım sektörünün geleneksel üretim ile gıda teknolojisini birleştirmesi gerektiğini savunuyor. Papavasileiou'ya göre tarım sektörü, bağlantılı değer zinciriyle birlikte ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının %15'ini oluşturuyor ve toplam ekonomik ağırlık bakımından turizmden daha güçlü bir konumda bulunuyor. Yazar, bu potansiyelin akıllı tarım, yapay zekâ, sensörler ve biyoteknoloji kullanılarak geliştirilmesini öneriyor. Yazıda süt ürünleri, özellikle beyaz peynir ve yoğurt için büyüme potansiyeli bulunduğu belirtiliyor. Bunun değerlendirilebilmesi için kaliteli ürünlerin standartlaştırılmış üretim, düzenli dağıtım ve etkili tanıtımla desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor. Dondurulmuş sebzelere yönelik tüketici ilgisinin arttığı, ancak Yunanistan'ın ihracatının zayıf ve ithalatının yüksek kaldığı aktarılıyor. Taze sebze ihracatındaki temel sorun ise modern biçimde örgütlenmiş işletmelerin ve lojistik altyapının eksikliği olarak gösteriliyor. Papavasileiou, Yunanistan'da kabuklu deniz ürünleri üretimi ve ticaretinin Avrupa Birliği toplamına kıyasla çok küçük ve yeterince gelişmemiş olduğunu belirtiyor. Balıkçılık üretiminde düşüş eğilimi bulunduğunu, balık ihracatının düşük kalmasına karşılık ithalatın arttığını yazıyor. Hazır meyve suyu ihracatının yıllık 90,7 milyon dolar, ithalatın ise 45-50 milyon dolar olduğu belirtilirken, İsrail'in konsantre portakal suyu ihracatındaki küresel konumu Yunanistan için karşılaştırma olarak sunuluyor. Yazıda pamukta ambalajlama ve balya kimliğinin belirlenmesi, zeytinyağı, şarap ve zeytinde ise tanınırlık ve tanıtım eksiklikleri öne çıkarılıyor. Yeni teknolojilerin çiftçilere maliyet, fiyat, çeşit, kalite, pazarlama kanalları ve rekabet hakkında bilgi sağlayabileceği; bunun için çiftçiler arasında iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca yurt içinde üretilen ürünlerin perakendede satılan payının yalnızca %36 olması eleştiriliyor.

Fildişi Sahili’nde Dijital Tarım İçin Okul Açıldı
Görsel kaynağı: La Vie Éco · Özgün haber
Veri haberi

Fildişi Sahili’nde Dijital Tarım İçin Okul Açıldı

Fildişi Sahili’nin siyasi başkenti Yamoussoukro’da, Fas’taki Mohammed VI Politeknik Üniversitesi (UM6P) ile Félix Houphouët-Boigny Ulusal Politeknik Enstitüsü (INP-HB), dijital tarım mesleklerine odaklanan Digital Farming School’u (DFS) açtı. Okul, OCP Africa’nın desteği ve LEET Initiative’in katkısıyla kuruldu. INP-HB bünyesinde faaliyet gösterecek DFS, tarımın dijital dönüşümü için Fildişili ve daha geniş anlamda Afrikalı yetenekler yetiştirmeyi amaçlıyor. Girişim, 2023’te Fildişi Sahili devleti ile OCP Grubu arasında başlatılan ortaklık kapsamında geliştirildi. Eğitim modeli tarım bilimleri, bilgisayar programlama ve girişimciliği bir araya getiriyor. Amaç, Afrika tarımının koşullarına uyarlanabilecek teknolojik çözümler tasarlayıp geliştirebilen yetenekler yetiştirmek. Proje, gıda sistemlerinin dönüşümünü; verim artışı, tarımsal uygulamaların gelişmesi, kaynakların daha iyi yönetilmesi ve tarım değer zincirlerinde değer yaratılmasıyla birlikte ele alıyor. DFS’nin ilk öğrenci grubunun 9 Kasım’da başlaması ve 50 katılımcıdan oluşması planlandı. Bu grup için yürütülen başvuru kampanyası yaklaşık 4.000 başvuru aldı. Programda uygulamalı öğrenme öne çıkacak; öğrenciler, teknolojik çözümleri Afrika tarımının gerçeklerine göre geliştirmek, denemek ve uyarlamak için 170 hektarlık deneysel çiftlikten yararlanacak. İki yıllık eğitim, tarla uygulamalarını merkeze alan “Learning by farming” yaklaşımına dayanıyor. Program teknik becerilerle sınırlı kalmayacak; girişimcilik ve kuluçka desteğiyle eğitim sırasında geliştirilen projelerin somut ekonomik uygulamaları araştırmasına imkân tanıyacak. Tarım işletmeleri ve ilgili şirketlerin de piyasa ihtiyaçlarının belirlenmesine ve üretim kollarının koşullarıyla bağlantılı projelerin oluşturulmasına katkı sunması öngörülüyor. UM6P Başkanı Hicham El Habti, Afrika tarımında bilginin kaynakların mevcudiyeti kadar değer yaratacağını belirterek yeteneklerin yetiştirilmesi ile bilgi üretiminin birlikte ilerlemesi gerektiğini söyledi. INP-HB Genel Müdürü Moussa Abdoul Kader Diaby ise büyük dönüşümlerin ortaklık, güven ve uzmanlıkların tamamlayıcılığıyla kurulabileceğini ifade etti. Açılış sonrasında Afrika’da dijital tarımın yeni nesil liderlerinin yetiştirilmesine ilişkin bir panel düzenlendi. DFS, UM6P ile INP-HB arasındaki akademik ve bilimsel iş birliklerini genişleten girişimlerden biri olarak sunuldu; bu iş birlikleri arasında Yamoussoukro’da Şubat 2026’da açılan Green Energy Park Maroc–Côte d’Ivoire da yer alıyor.

Kazakistan Süt Üretimini Yeni Çiftlik Projeleriyle Artırmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan Süt Üretimini Yeni Çiftlik Projeleriyle Artırmayı Planlıyor

Kazakistan, yeni süt çiftlikleri kurulması ve hayvancılığın geliştirilmesi yoluyla süt üretimini artırmayı planlıyor. Qazinform’un Tarım Bakanlığı basın servisine dayandırdığı habere göre, Tarım Bakanı Aidarbek Saparov başkanlığındaki toplantıda Cumhurbaşkanının yıllık Ulusa Sesleniş konuşmasında belirlenen görevlerin uygulanması için öncelikli adımlar ve pratik mekanizmalar ele alındı. Bakanlık, üretim artışının yanı sıra tarım sektöründe yapısal dönüşüm, derin işleme, yeni tesisler, verimlilik ve teknoloji yatırımlarına odaklanıyor. Bakan Yardımcısı Azat Sultanov’un açıkladığı plan kapsamında, çiftçilerin uygun maliyetli finansmana erişiminin kamu bütçesi kaynaklarıyla ticari finansmanın birleştirilmesi yoluyla geliştirilmesi öngörülüyor. Kaynakların hayvancılığa, tarımsal depolama ve işleme tesislerine yönlendirilmesi planlanırken, traktör ve biçerdöverler için KazAgroFinance aracılığıyla imtiyazlı kiralamanın sürdürülmesi, hayvan alımı için imtiyazlı kredi mekanizmasının ise değerlendirilmesi bekleniyor. Bu mekanizma için 2027’de ek finansman planlanıyor. Kazakistan genelinde toplam yıllık kapasitesi 462.000 ton süt olan 71 süt çiftliği projesi yürütülüyor. Yeni devreye alınan tesislerin bu yıl sonuna kadar tasarlanan kapasitelerinin %70’ine ulaşması, tam kapasiteye ise gelecek yıl erişmesi bekleniyor. Ayrıca 2027 proje havuzuna, toplam yıllık kapasitesi 228.000 ton olan 21 süt çiftliği projesi alındı. Hayvancılık alanında üretim döngüsünün tamamını kapsayan altı entegre et üretimi kümesinin kurulması için de çalışmalar sürüyor. Toplantıda tarımsal işleme, depolama altyapısı ve dijitalleşme de gündeme geldi. Saparov, bölgesel yönetimlerden yatırımcıları, finansman kaynaklarını, uygulama takvimini ve beklenen ekonomik faydaları içeren somut teklifler istedi. Tekliflerin ekonomik hesaplamalarla desteklenmesi ve pratik sonuç üretmesi gerektiği belirtildi.

İtalya’da Ekim Enflasyonu %5,4’e Çıktı; Taze Gıdada Sert Artışlar Görüldü
Görsel kaynağı: Il Sole 24 Ore · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Ekim Enflasyonu %5,4’e Çıktı; Taze Gıdada Sert Artışlar Görüldü

İtalya’da Ekim 2026 enflasyonu, geçen yılın aynı ayına göre %5,4 arttı. Fiyat artışları enerji ve akaryakıtın yanı sıra teknoloji ürünleri ile bazı taze gıda kalemlerinde yoğunlaştı. Kayıt dışı kayıt destekleri kategorisindeki SD kart ve USB bellek gibi ürünlerin fiyatları yıllık %107,8 yükselerek en yüksek artışı kaydetti. Bilgi ve iletişim teknolojileri aksesuarlarında artış %41,1, bilgisayar, dizüstü bilgisayar ve tabletlerde ise %29,5 oldu. Düzenlemeye tabi enerji fiyatları Ekim 2025’e göre %59,5 arttı. Bu grupta sıvı yakıtların fiyatı %45,5, şebeke üzerinden dağıtılan doğal gazın fiyatı %38,5 ve elektriğin fiyatı %35,8 yükseldi. Özel ulaşımda motorin fiyatları %37,6 artarken, benzindeki yükseliş %19,4’te kaldı. Kaynak, benzindeki daha sınırlı artışı bazı şirketlerin uyguladığı fiyat tavanıyla ilişkilendiriyor. Gıda alışverişinde en sert yükselişler taze ürünlerde görüldü. Meyve veren sebzelerin, domates, biber ve patlıcan gibi ürünleri içeren grubun fiyatları %30,9 arttı. Böğürtlen ve diğer orman meyvelerinde artış %29,3 olurken, yapraklı ve saplı sebzelerde %13,0, taze bakliyatta %11,7 artış kaydedildi. Hizmetlerde ise spor malzemelerinin kiralama ve onarımı, mücevher ve saatler, ücretli ev hizmetleri ile hava yolcu taşımacılığı pahalandı. Bazı gıda ve tüketim kalemlerinde ise fiyatlar geriledi. Tereyağı ve diğer süt ürünü yağlarının fiyatı %14,1, toplam yağ ve katı yağlar kategorisi %7,2, bitkisel yağlar %5,9 düştü. Şeker ve tahıllarda %2,8, şarapta %2,6, taze sütte %2,1 düşüş görüldü. Kaynak, yağ fiyatlarındaki gerilemede İspanya’da zeytinyağı üretiminin toparlanması ve uluslararası rekabetin etkisine işaret ediyor.

İtalya’nın 2027 Bütçe Tasarısında Tarım 4.0 ve Balıkçılığa Yeni Kaynak
Görsel kaynağı: ANSA · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’nın 2027 Bütçe Tasarısında Tarım 4.0 ve Balıkçılığa Yeni Kaynak

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İtalya’nın 2027 bütçe yasa tasarısı, tarım işletmelerinin yatırımlarını desteklemek amacıyla Agricoltura 4.0 vergi kredisine 160 milyon avro ayırıyor. 2027 ve 2028 yılları için 80’er milyon avroluk kaynak, yeni makine ve teknolojilerin alımı, üretim faaliyetlerinin modernizasyonu, enerji verimliliğinin artırılması ve tüketimin azaltılması için kullanılacak. Tasarıda, ulusal balıkçı filosunun enerji verimliliğini ve teknelerin modernizasyonunu desteklemek üzere 100 milyon avroluk yeni bir fon da öngörülüyor. Fonun 60 milyon avrosunun 2027’de, 40 milyon avrosunun 2028’de kullanılması planlanıyor. Kaynaklar ayrıca teknelerde çalışan personelin güvenliği ve çalışma koşulları ile balıkçılık işletmelerinin rekabetçiliğini desteklemeyi amaçlıyor. Finansmana erişim kriterleri ve yöntemleri, Tarım Bakanlığının çıkaracağı sonraki bir kararnameyle belirlenecek. Tasarı, tarımsal ve arazi gelirleri için IRPEF muafiyetini 2027’ye uzatıyor. Buna göre 10 bin avroya kadar gelir tamamen, 10 bin ila 15 bin avro arasındaki bölüm ise %50 oranında vergiden muaf tutulacak. Teknik rapora göre düzenleme 2028’de yaklaşık 221,5 milyon avro daha az vergi geliri yaratacak; 2029’da ise 90,4 milyon avroluk gelir tahsilatı öngörülüyor. Balıkçılık çalışanlarına da yılda en fazla 90 gün için ücretin %80’i oranında destek sağlanacak.

İrlanda’da Doymuş Topraklarda Makine Kullanımı Toprak Yapısını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Doymuş Topraklarda Makine Kullanımı Toprak Yapısını Tehdit Ediyor

İrlanda’da çiftçiler, son haftalarda yaygın toprak doygunluğu ve su birikmesi nedeniyle tarla çalışmalarını yürütmekte zorlanıyor. Met Éireann’a göre 30 Ekim itibarıyla iyi ve orta derecede drenajlı toprakların tamamı doymuş, drenajı zayıf topraklar ise suya doymuş durumdaydı. Bu koşullarda, ülkenin normalde en yağışlı aylarına girilirken, makine seçiminin toprağın yapısını koruyacak biçimde değerlendirilmesi gerekiyor. Doymuş zeminler makineleri taşımaya daha az elverişli olduğundan, uygun ağırlıktaki ekipmanlar ve modern teknolojiler sıkışmayı azaltabilir.

Tiflis'te Agrıfuture Georgıa 2026 Tarım Konferansı Başladı
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Tiflis'te Agrıfuture Georgıa 2026 Tarım Konferansı Başladı

Gürcistan'ın başkenti Tiflis'te düzenlenen yıllık AGRIFUTURE GEORGIA 2026 tarım konferansı başladı. Etkinlik kapsamında “Tarımda Pazarlar ve İnovasyonlar” başlıklı bir panel düzenlenirken, yerel ve uluslararası şirketlerin katıldığı sergi alanında çiftçiler ile tarım girişimcileri büyük üreticilerle görüşme ve yeni teknolojileri tanıma fırsatı buldu. Katılımcılar ayrıca gelecekteki iş birliği olanaklarını değerlendirdi. Konferansta Gürcistan tarım sektöründeki mevcut devlet destek mekanizmaları ve sürdürülebilir tarım işletmelerinin finansman olanakları da ele alındı. Bakan yardımcısı Lasha Dolidze, benzer forumların ülkeye yeni teknolojiler, yatırımlar ve bilgi çekmedeki rolüne dikkat çekti. NIADAGI Group kurucusu Nikoloz Didebaşvili ise AGRIFUTURE GEORGIA'nın gelecekte bölgesel bir tarım merkezine dönüşmesini hedeflediklerini söyledi.

Paraguay’da Mısır Zararlısı Soyaya Yayıldı
Görsel kaynağı: ABC Color · Özgün haber

Paraguay’da Mısır Zararlısı Soyaya Yayıldı

Paraguay’da mısırın başlıca zararlılarından Spodoptera frugiperda, soya tarlalarında da görülerek üreticiler için yeni bir mücadele sorunu oluşturdu. Entomolog Stella Candia, El Niño olgusuna bağlı aşırı yağış ve yüksek nemin soya üretimini etkilediğini, tırtıl saldırılarının erken başladığını ve zararlının birkaç üretim dönemi boyunca çoğalarak mısır dışındaki ürünlere uyum sağladığını belirtti. Zararlının soyadaki etkisi bitkinin gelişim dönemlerine göre değişiyor. İlk aşamada genç fideleri kesen tırtıl olarak ortaya çıkan Spodoptera frugiperda, daha sonra yaprakları tüketiyor ve son aşamada baklalara zarar veriyor. Mısırdaki bazı popülasyonların Bt teknolojili materyallere duyarlılığını kaybetmesi, zararlının sorgum, buğday ve yulaf gibi diğer buğdaygillere yönelmesiyle ilişkilendiriliyor. Candia, böylece sorunun tek bir ürünü değil, üretim sisteminin tamamını ilgilendirdiğini söyledi. Tohum ilaçlaması, genç bitkileri kesen tırtıla karşı başlıca araç olarak gösteriliyor. Ancak yağışlı ve nemli koşullarda bu uygulamanın etkisi daha kısa sürüyor ve zararlı daha uzun süre aktif kalıyor; bu nedenle birçok üretici ilk insektisit uygulamasını öne çekti. Nem, ayrıca ilk yaprakları delen Diabrotica speciosa ile çiçeklenme döneminde tarlayı kolonileştiren kokar böceklerin görülmesini destekledi. Bu zararlılara karşı temas etkili insektisitler öneriliyor. Uzman, ilaçlama öncesinde tarladaki zararlının türünün, yoğunluğunun ve gelişim büyüklüğünün belirlenmesi için izleme yapılmasını istedi. Mücadelenin, yıkanmaya dayanıklı formülasyonlarla ve etken maddelerin bitkide daha uzun süre bulunmasını sağlayacak seçeneklerle yürütülmesi gerektiği belirtildi. Paraguay pazarında metadiamidler, izoksazolinler, etiprol, klorfenapir ve spinetoram gibi seçenekler bulunuyor; trips ve akarların ise yağışların sürmesi halinde daha az görülmesi bekleniyor.

Hindistan’ın Biyoekonomisi 2025’te 195.3 Milyar Dolara Ulaştı
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’ın Biyoekonomisi 2025’te 195.3 Milyar Dolara Ulaştı

Hindistan Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ile India Bioeconomy Report gibi resmî raporlara dayandırılan verilere göre, ülkenin biyoekonomisinin hacmi 2025’te 195.3 milyar dolara ulaştı. Sektörün hacmi 2014’teki 10 milyar dolardan 2024’te 165.7 milyar dolara yükselmişti. Biyoekonomide en büyük pay biyosanayi ve biyofarmasötik ürünlere ait. Biyoyakıtları da kapsayan biyosanayi %47, biyofarmasötikler ise %35 payla öne çıkıyor. Hindistan’ın aşı üretimindeki konumunu da güçlendirdiği belirtiliyor. Benzine etanol karıştırma oranı 2025’te %20’ye çıkarıldı; böylece bu hedefe ilişkin takvim beş yıl önce tamamlandı. Oran 2014’te %1.5’ti. Program kapsamında çiftçilerin etanol hammaddesi tedariki için 182.9 milyar ABD doları aldığı aktarılıyor. Biyoekonomi, biyolojik kökenli yenilenebilir hammaddelerin işlenmesiyle gıda, enerji, biyomalzeme ve sanayi ürünleri üretilmesini kapsıyor. Tarım, ormancılık ve gıda sanayisi atıklarının ekonomik değeri bulunan ürünlere dönüştürülmesi de bu yaklaşımın parçası olarak tanımlanıyor. Hindistan, biyoekonomi hacmini 2030’a kadar 300 milyar dolara çıkarmayı planlıyor.

Tarım İşletmelerinde Fidye Yazılımları Kritik Sistemleri Durdurabilir
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber

Tarım İşletmelerinde Fidye Yazılımları Kritik Sistemleri Durdurabilir

MNP’den Eugene Ng ve Marvin Slingerland, kırsal işletmelerde güvene dayalı ilişkilerin siber suçlular tarafından sahte faturalar, ele geçirilmiş e-posta hesapları ve yapay zekâ destekli dolandırıcılıklarla istismar edilebildiğini belirtiyor. Uzmanlara göre risk finansal kayıplarla sınırlı kalmıyor; fidye yazılımları tarımsal operasyonların durmasına yol açabiliyor. Slingerland, fidye yazılımlarının otomatik yemleme sistemleri ve robotik sağım makineleri gibi kritik altyapıları durdurabileceğini söylüyor. Ng ise Bill C-8 gibi mevzuatın kritik altyapıya bağlı tarım üreticileri ve tedarikçileri için sıkı siber güvenlik standartlarını yakında zorunlu kılabileceğini belirtiyor. Uzmanlar bağlı cihazların envanterlenmesini, operasyonel teknolojinin kişisel ağlardan ayrılmasını ve ödeme bilgilerinin telefonla bağımsız biçimde doğrulanmasını öneriyor.

Mısır’da Nil Suyunu Saatlik İzleyen Sistemler Kullanılıyor
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Nil Suyunu Saatlik İzleyen Sistemler Kullanılıyor

Mısır’da eski Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Muhammed Abdülati, su kaynaklarının yönetiminde erken uyarı ve anlık izleme sistemlerinin kullanıldığını açıkladı. Bakanlık tarafından 1992’de kurulan erken uyarı merkezi, Yukarı Nil ülkelerinde beklenen yağışları ve selleri öngörerek suyun Nil’in kaynaklarından Yüksek Baraj’a kadar hareketini değerlendirmeye yardımcı oluyor. Abdülati’nin aktardığına göre telemetri sistemleri, Nil Nehri ağını yaklaşık 55 bin kilometre boyunca izliyor ve su durumuna ilişkin her saat veri sağlıyor. Mobil uygulamalar, suyun ulaşmasında sorun yaşanan bölgelerin belirlenmesine ve mühendislerin hızlı müdahalesine destek veriyor. “Water Accounting” olarak anılan su muhasebesi teknolojisi ise yeraltı kuyuları ile su çekim oranlarının merkezi veri tabanlarından izlenmesinde kullanılıyor. Mısır’da nüfusun yılda yaklaşık 1,5 milyon artması ve 10 yılda yaklaşık 15 milyon kişilik ek nüfus beklenmesi, içme suyu ve kalkınma için yeni ihtiyaçlar doğuruyor. Kıyı bölgelerindeki gelişim için deniz suyu arıtımına 2016’da karar verilirken, yüksek enerji tüketen tesisler için güneş, rüzgâr, termik ve nükleer kaynakların çeşitlendirilmesi planlanıyor. Arıtılmış atık suyun yeşil alan, bahçe ve ağaçların sulanmasında yeniden kullanılması da öngörülüyor.

Üsküp’te Tarımda Dijitalleşme ve Yapay Zekânın Zorunluluk Olduğu Vurgulandı
Görsel kaynağı: Republika · Özgün haber
Veri haberi

Üsküp’te Tarımda Dijitalleşme ve Yapay Zekânın Zorunluluk Olduğu Vurgulandı

Kuzey Makedonya’nın Üsküp kentindeki Gazi Baba Belediyesi’nde düzenlenen AB Projeleri Agroexpo 2026 etkinliğinde dijitalleşme, yapay zekâ ve modern teknolojilerin tarımda artık tercih değil zorunluluk olduğu belirtildi. Üreticileri, bilim çevrelerini ve işletmeleri bir araya getiren etkinlikte modern mekanizasyon, dijital çözümler ve Avrupa projeleri Kuzey Makedonyalı üreticilerin incelemesine sunuldu. Organizasyonda 21 proje tanıtıldı ve etkinliğin ertesi gün de sürmesi planlandı. Konuşmacılar, yeniliklerin gerçek değerinin yalnızca teknoloji geliştirilmesiyle değil, bu çözümlerin gıda üreticilerinin erişimine sunulması ve daha kolay, verimli ve rekabetçi üretim yapmalarına katkı sağlamasıyla ortaya çıkacağını söyledi. Tarım sektörünün iklim değişikliği, iş gücü eksikliği, artan üretim maliyetleri ve pazarlardaki rekabet baskısıyla karşı karşıya olduğu ifade edildi. Bu koşullarda bilgiye erişim, kaynakların daha verimli kullanılması ve üretim maliyetlerinin düşürülmesi öne çıkan ihtiyaçlar arasında gösterildi. Kuzey Makedonya Tarım, Orman ve Su İşleri Bakanı Borçe Serafimovski, bilimsel bilgilerin tarım işletmelerine yönelik politikalar ve destek tedbirleriyle sistematik biçimde ilişkilendirilmesi gerektiğini belirtti. İş dünyası temsilcileri ise teknoloji yatırımlarının tek başına yeterli olmayacağını; uygun finansman, hibe programları, eğitim ve bilim ile işletmeler arasında daha güçlü iş birliğine ihtiyaç bulunduğunu savundu. Üniversitelerin teorik araştırmaların yanı sıra elde edilen bilgileri sanayiye aktarması ve uygulamaya hazır mezunlar yetiştirmesi gerektiği vurgulandı. Etkinlikte gençlerin tarıma yönelmesi de gündeme geldi. Tarım fakülteleri ile şirketler arasında daha güçlü bağlar kurulması, öğrencilere burs ve ücretli staj sağlanması ve mezuniyet sonrasında güvenli istihdam olanakları oluşturulması önerildi. Konuşmacılar, modern tarımın yalnızca makine ve teknoloji yatırımlarıyla kurulamayacağını, bu araçları kullanabilecek eğitimli ve yetkin kadrolara da ihtiyaç olduğunu belirtti. Avrupa Birliği destekli projelerin, bilgiyi ve yeni teknolojileri üreticilerin kullanabileceği pratik çözümlere dönüştürme fırsatı sunduğu ifade edildi. Etkinlikte tarımsal drone hizmetleri de tanıtıldı. Drone kullanımının arazilerin taranması, toprak analizlerinin yapılması, besin maddesi eksikliği veya fazlalığı bulunan alanların belirlenmesi, gübreleme ve bitki koruma uygulamalarının hedefli yürütülmesi için kullanılabildiği anlatıldı. Bu yöntemle preparat ve su kullanımında tasarruf sağlanabileceği, uygulama hızının artırılabileceği ve ürünlerin ezilmesinden kaynaklanan kayıpların önlenebileceği belirtildi. Kaynakta, Kuzey Makedonya’da tarımsal drone hizmeti sunan yaklaşık beş firma bulunduğu aktarıldı. Space Park Skopje alanının gelecek yılın şubat ayına kadar tamamen donatılmasının planlandığı bildirildi.

Sırbistan’da Yeni Protein Kaynakları İçin İki Proje Yürütülüyor
Görsel kaynağı: RTS — Radio-televizija Srbije · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Yeni Protein Kaynakları İçin İki Proje Yürütülüyor

İklim değişikliği ve protein bitkilerinde verim düşüşü, insanlar ile hayvanların beslenmesi için yeni kaynak arayışını hızlandırıyor. Sırbistan’ın Novi Sad kentindeki Gıda Teknolojileri Bilim Enstitüsü uzmanları bu kapsamda iki proje yürütüyor. Soya tanesinin %36-40 protein içerdiği ve hayvan yemlerinde bu bileşenin en bol kaynaklarından biri olduğu belirtiliyor. Ancak kuraklığın son iki yılda soya ekili alanları %70 azalttığı, bunun da protein tedarik stratejisini bozduğu aktarılıyor. Uzmanlar alternatifler arasında böcekler ve böcek ununu gösterirken, Tuna Nehri’ne yerleşen Amerikan kerevitinin değerlendirilmesi için de projeler başlatıldığını bildiriyor. İstilacı türün nehirdeki doğal dengeyi tehdit ettiği, bu nedenle kerevit etinden insanlar ve hayvanlar için marine ürünler ile evcil hayvan sosisleri geliştirilmesinin; kabuğunun ise ambalaj malzemesinde kullanılmasının araştırıldığı belirtiliyor. Gıda güvenliği açısından mikotoksinler, yeni patojenler, zararlılar ve uzun tedarik zincirleri başlıca engeller arasında sayılıyor. Tüketicilerin bitki koruma amaçlı kimyasalları sağlık açısından sorunlu gördüğü, üretici ve uzmanların ise bu maddeleri gerekli bulduğu ifade ediliyor. Enstitü yöneticisi Miloš Pelić, çalışmaların Avrupa düzenlemeleriyle uyumlu olduğunu ve Sırbistan’ın gıda kalitesi ile güvenliğini denetleyen yasalara sahip bulunduğunu söylüyor. Konu, Novi Sad’da düzenlenen Foodtech 2026 kongresinde ele alındı.

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor

Çin, 2024-2028 Ulusal Akıllı Tarım Eylem Planı kapsamında yapay zekâ, 5G ve büyük veri kullanımını tarımsal üretime daha fazla entegre ediyor. Toprak hazırlığından ekim ve hasada kadar tarımsal mekanizasyonun genel düzeyi %76,7’ye ulaşırken, ülkede 300.000’den fazla tarım dronu kullanılıyor. Doğu Çin’deki Zhejiang eyaletinde tarım robotlarının kullanımının da son yıllarda önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. Çin Tarım Görünümü’ne göre tahıl üretiminin 2026’da 716 milyon metrik tona ulaşması ve yıllık bazda %0,2 artması bekleniyor. Yağlı tohum üretiminin ise %2,6 yükselerek 42,04 milyon tona çıkacağı öngörülüyor. Pirinç üretimi 2025’te 209,04 milyon tona ulaşarak %0,7 arttı; erken pirinç üretimi %1,2, sonbahar tahılı üretimi ise %1,5 yükseldi. Mısır üretiminin de aynı yıl önemli ölçüde arttığı aktarıldı. 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Plan, tarım ve tarım ekosistemini önceliklendirerek ekilebilir arazinin miktarını, arazi kalitesini ve çevrenin korunmasını birlikte güvence altına almayı hedefliyor. Bu yaklaşım kapsamında kentleşme ve çevresel afetlerle bağlantılı risklere karşı dayanıklılığın artırılması, sulama ve drenaj sistemlerinin geliştirilmesi, toprağın asitleşmesinin önlenmesi ve alkaliliğin sınırlandırılması amaçlanıyor. Çin’in farklı bölgelerinde dijital tarım arazileri, yapay zekâ uygulamaları, alçak irtifa dronları, uydu teknolojileri ve gelişen telekomünikasyon altyapısı birlikte kullanılıyor. Anhui eyaletindeki Fuxi Çiftliği’nde, Çin Bilimler Akademisi ile iş birliği içinde yürütülen modelde ekimden hasada kadar süreç otonom traktörler, mobil robotlar ve dronlarla gerçekleştiriliyor. Robotlar toprağın durumunu tararken sensörler hava koşullarını ve zararlıları izliyor. Taklamakan Çölü’nde ise kumulları sabitleyen ağır makineler, yapay zekâ kontrollü damla sulama ve su buharlaşmasını %90 azaltan malç filmleri kullanılıyor. Bu dönüşüm, İtalyan tarım ve gıda teknolojisi şirketleri için lojistik depolar, soğuk zincirler, işleme tesisleri ve hammadde geri dönüşümü gibi alanlarda fırsatlar yaratabilir. Çin’de gıda güvenliği düzenlemeleri de tahılın istikrarlı tedarikini ve ulusal gıda güvenliğini desteklemek üzere güncellendi.

Özbekistan ile TİKA, 2027 Tarım Projeleri İçin İşbirliğini Görüştü
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Özbekistan ile TİKA, 2027 Tarım Projeleri İçin İşbirliğini Görüştü

Özbekistan ile Türkiye’nin resmi kalkınma işbirliği kuruluşu TİKA, 30 Ekim’de tarım, hayvancılık, balıkçılık ve gıda güvenliği alanlarında işbirliğini genişletme planlarını görüştü. Toplantıda, 2027’de ortak projelerin uygulanmasına yönelik hazırlıklar ele alındı. Görüşmeye Özbekistan Tarım Bakan Yardımcısı ve Hayvancılık ile Mera Geliştirme Ajansı Direktörü Orif Botayev ile TİKA’nın gıda, tarım, hayvancılık ve balıkçılıktan sorumlu danışmanı İlhan Aydın’ın başkanlık ettiği heyet katıldı. Taraflar, TİKA’nın Özbekistan temsilciliğinin 2027 için planladığı projeleri ve tarım-gıda sektörlerindeki öncelikli alanları değerlendirdi. Gıda güvenliği, bitkisel üretim, hayvancılık, balıkçılık ile meyve ve sebze üretiminde işbirliği fırsatlarına özel önem verildi. Bilimsel ve teknolojik yeniliklerin uygulanması, uzmanlık paylaşımı ve sektörel girişimlerin desteklenmesi de görüşüldü. Katılımcılar, öncelikleri netleştirme, somut proje teklifleri geliştirme ve uygulama konusunda istişareleri sürdürme gereğini vurguladı.

Özbekistan’a Tarım Projesi Kapsamında 40 CNG Traktör Teslim Edildi
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Özbekistan’a Tarım Projesi Kapsamında 40 CNG Traktör Teslim Edildi

Özbekistan, Güney Kore’nin TYM Corporation şirketiyle yürütülen hibe projesi kapsamında 40 sıkıştırılmış doğal gazla (CNG) çalışan traktör aldı. Traktörler, Taşkent’te düzenlenen InnoWeek.Uz–2026 Uluslararası İnovasyon Haftası sırasında teslim edildi. Proje, alternatif yakıtlı tarım makinelerinin kullanılmasını ve modern teknolojilerin Özbekistan tarım sektörüne kazandırılmasını amaçlıyor. Teslim edilen traktörlerin 37’si CNG-T6092 modeli olarak Cumhuriyet Agroservis Merkezi’ne devredildi. Üç traktörün tahsisine ilişkin sertifikalar ise Sebze, Kavun ve Patates Araştırma Enstitüsü, M. Mirzayev Bahçe Bitkileri, Bağcılık ve Şarapçılık Araştırma Enstitüsü ile Tarımsal Mekanizasyon Araştırma Enstitüsü için verildi. Etkinlikte ayrıca Özbekistan Tarım Bakanlığı ile Güney Kore’nin Jeonbuk Technopark kuruluşu arasında tarımsal teknoloji iş birliği mutabakatı imzalandı.

Endonezya’da Gençlerin Tarıma Katılımı Çiftçi Kuşağının Yenilenmesi İçin Destekleniyor
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Gençlerin Tarıma Katılımı Çiftçi Kuşağının Yenilenmesi İçin Destekleniyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya’da gençlerin tarıma kazandırılması, çiftçi kuşağının yenilenmesi ve ulusal gıda güvenliğinin sürdürülmesi için hükümetin öncelikleri arasında yer alıyor. Tarım Bakanlığı, sektöre girmek isteyen gençlere üretim girdileri ve finansman desteği sağlarken, Bakan Andi Amran Sulaiman ailelerine ait arazisi bulunan gençleri bu imkânlardan yararlanmaya çağırdı. Amran, gençlerin yalnızca temel gıda ürünlerine değil, kakao, Hindistan cevizi, kahve, biber ve muskat gibi ürünlere de yönelmesini istedi. Bakanlığa göre tarım, geleneksel bir faaliyet olmanın ötesinde profesyonel biçimde yönetilebilecek bir iş alanı olarak görülmeli. Bu yaklaşımda üretim desteğinin yanı sıra işletme yönetimi, yenilik ve teknoloji kullanımı da öne çıkıyor. Eğitim desteği kapsamında Tarım Yayım ve İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Kurumu, Politeknik Pembangunan Pertanian (Polbangtan) ile Endonezya Tarım Mühendisliği Politeknik Enstitüsü’nün (PEPI) 2026/2027 akademik yılı öğrenci alımlarını tanıttı. Kabul politikasında çiftçi çocuklarına %70’e kadar öncelik veriliyor. Programların, mezunları yalnızca iş arayan kişiler değil, genç tarım girişimcileri ve yenilik taşıyıcıları olarak yetiştirmesi hedefleniyor. Teknoloji ve uygulamalı eğitim de politikanın bir parçası. Güney Sulawesi’deki Sidrap’ta 26 Ağustos 2026’da düzenlenen teknik eğitime 100 kişi katıldı. Programda tarım işletmeciliği, pirinç yetiştiriciliğinde PM-AAS yöntemi ve drone kullanımı ele alındı. CNBC Indonesia’nın aktardığı hükümet verisine göre Endonezya’daki çiftçilerin yaklaşık %70’i 45 yaşın üzerinde. Hükümet, gençleri çekmek için modern teknoloji, ekonomik kazanç ve çiftçilik mesleğinin itibarını güçlendirmeyi gerekli görüyor.

Bayer, Azotlu Gübre Bağımlılığını Azaltabilecek Tahıllar Geliştiriyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Bayer, Azotlu Gübre Bağımlılığını Azaltabilecek Tahıllar Geliştiriyor

Alman tarım şirketi Bayer, buğday, mısır ve pirinçte atmosferik azotun bitkiler tarafından kullanılmasını sağlayabilecek yeni çeşitler geliştiriyor. Şirket, bitki köklerinin atmosferik azotu bitkilerin yararlanabileceği bileşiklere dönüştüren bakterilerle etkileşmesini hedefleyen bir teknoloji üzerinde çalışıyor. Yaklaşım başarılı olursa sentetik azotlu gübre ihtiyacının ve çiftçilerin gübreleme giderlerinin azalabileceği belirtiliyor; ancak bu sonuç henüz gerçekleşmiş bir üretim kazanımı değil. Bayer, teknoloji için California Üniversitesi, Davis (UC Davis) tarafından geliştirilen bir yöntemin ticari kullanım lisansını aldı. Yöntem, tahılların DNA'sında değişiklik yapılarak köklerin azot dönüştüren bakterilerle etkileşmesini öngörüyor. Soya ve diğer baklagiller atmosferik azottan bakterilerle kurdukları simbiyotik ilişki sayesinde yararlanabilirken, buğday, mısır ve pirinç büyük ölçüde azotlu mineral gübrelere ihtiyaç duyuyor. Bu üç tahılın dünya genelinde tüketilen kalorilerin neredeyse yarısını sağladığı aktarılıyor. Şirkete göre teknoloji, gübreleme maliyetlerinin yanı sıra tarımın sera gazı emisyonlarını ve ülkelerin azotlu gübre ithalatına bağımlılığını azaltabilir. Bayer, yaklaşımın gübre fiyatlarının yükseldiği ve Orta Doğu'daki çatışmanın küresel tedarik zincirlerini etkilediği bir dönemde önem taşıdığını belirtiyor. Şirket ayrıca teknolojinin yaklaşık 85 milyar dolar olarak tahmin edilen küresel üre pazarında yeni fırsatlar yaratabileceğini düşünüyor. Çalışmalar şimdiye kadar seralarda yürütüldü. Bayer'in bir sonraki aşamada tarla koşullarında denemelere geçmesi planlanıyor. Ancak ek araştırmalar ve gerçek üretim koşullarındaki etkinliğin doğrulanması gerektiğinden, şirket bu yöntemle geliştirilen çeşitlerin 2030'lu yıllardan önce piyasaya çıkmasını beklemiyor.

Üsküp’te Agro Expo 2026 Tarım Teknolojileri ve Yerli Ürünleri Tanıtıyor
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber
Veri haberi

Üsküp’te Agro Expo 2026 Tarım Teknolojileri ve Yerli Ürünleri Tanıtıyor

Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te düzenlenen “Agro Expo 2026”, bugün ve yarın 15 Avrupa projesinin sunumlarına, çağdaş tarım teknolojileri ve mekanizasyon sergisine, ayrıca yerli tarım ürünleri ile gıdaların tanıtımına ev sahipliği yapıyor. “Geleceğin tarımı. Bugün.” sloganıyla düzenlenen etkinliğin açılışında Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanı Borçe Serafimovski ile Gazi Baba Belediyesi Başkanı Boban Stefkowski’nin konuşma yapması planlanıyor. Organizatörlerin açıklamasına göre etkinlik, çiftçileri, üreticileri ve şirketleri bilim çevresi ile kurumlarla konferans, sergi, uygulamalı gösterimler ve iş görüşmeleri aracılığıyla buluşturuyor. Avrupa projelerine ayrılan bölümde tarımla bağlantı, inovasyon, sektörün gelişimi, Avrupa finansmanı ve proje ortaklığı olanakları ele alınıyor. Sergide sensörler, dronlar, akıllı sulama sistemleri, çiftlik yazılımları, mekanizasyon ve çeşitli tarım ekipmanları tanıtılıyor. Ziyaretçiler ayrıca üreticilerle doğrudan görüşebilecek ve sergilenen ürünleri tadabilecek. Açılışın ardından modern tarımın geliştirilmesine yönelik konferansta hassas tarım, veri kullanımı, çiftlik yönetim yazılımları, fikri mülkiyetin korunması ve tanınabilir tarım markalarının oluşturulması başlıkları işlenecek. İkinci gün tarım teknolojileri, mekanizasyon, ürünler ve gıdaya odaklanılacak; uygulamalı gösterimler, üretici ve tedarikçi görüşmeleri ile gıda, bal ve şarap tadımları yapılacak. Etkinlik, Erasmus+ kapsamında AB tarafından ortak finanse edilen CAAIVE projesi çerçevesinde düzenleniyor ve çiftçilerin yanı sıra tarım işletmeleri, ekipman üreticileri ve dağıtıcıları, gıda şirketleri, araştırmacılar, öğrenciler ve ilgili kurumlara yönelik olarak gerçekleştiriliyor.

Pencap Bakanı İklim Dirençli Tarım ve Güvenli Gıda İçin Çağrı Yaptı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pencap Bakanı İklim Dirençli Tarım ve Güvenli Gıda İçin Çağrı Yaptı

Pencap Gıda Güvenliği ve Tüketiciyi Koruma Bakanı Salma Butt, Lahor’da modern ve çevre dostu tarım uygulamalarının iklim değişikliğiyle mücadele, gıda güvenliğinin sağlanması ve halka kaliteli, tağşişsiz gıda sunulması için gerekli olduğunu söyledi. Butt, artan sıcaklıklar, su kıtlığı ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkisinin gıda güvenliği açısından önemli zorluklar oluşturduğunu belirtti. Bakan, bu etkileri azaltmak ve tarımsal verimliliği korumak için suyun verimli kullanılması, sürdürülebilir tarım politikalarının uygulanması ve modern tarım teknolojilerinden yararlanılması gerektiğini vurguladı. Değişen hava koşullarının ürünler üzerindeki etkisini azaltacak etkili stratejilerin, ülkenin gıda ihtiyaçlarını karşılamak açısından gerekli olduğunu ifade etti. Gıda güvenliğinde gıdanın bulunabilirliği, kalitesi, besin değeri ve karşılanabilir fiyatına özel dikkat gösterilmesi gerektiğini de kaydetti. Butt, Pencap genelinde güvenli gıda sağlanabilmesi için üretim, depolama, taşıma ve satış dahil tedarik zincirinin tüm aşamalarının etkin biçimde izlenmesi çağrısında bulundu. Gıda güvenliği yasalarının etkili uygulanmasının tağşişi, standart altı gıda satışını ve halk sağlığına zarar veren uygulamaları önlemeye yardımcı olabileceğini belirtti. Güvenli ve kaliteli gıdanın yalnızca hükümetin sorumluluğu olmadığını söyleyen Butt, kamu kurumları, çiftçiler, işletmeler ve halk arasında işbirliği ile izleme sistemlerinin ve kamu farkındalığının güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Meksika’da Sader, Agave-Tekila Değer Zincirini Güçlendirmeye Odaklanacak
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber

Meksika’da Sader, Agave-Tekila Değer Zincirini Güçlendirmeye Odaklanacak

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı (Sader), agav yetiştiriciliğinden tekila üretimi ve pazarlamasına uzanan değer zincirini güçlendirmek için çalışma yürütecek. Sader Başkanı Columba López Gutiérrez, bu hafta Meksika’nın Jalisco eyaletindeki bir tekila üretim tesisini ziyaret ederek üretim ve damıtma sürecini yakından inceledi. López Gutiérrez, zincirde özellikle bitki sağlığı ve gıda güvenliğine odaklanılacağını açıkladı. Bakanlığın planları arasında agav yetiştiriciliğinde agroekolojik bir sistemin geliştirilmesi, toprakların iyileştirilmesi ve yeniden kazanılması, biyofabrikalarla ortak çalışmalar yürütülmesi ve zararlılarla mücadele bulunuyor. Sader ayrıca tarım, araştırma ve sanayi arasındaki bağlantıları güçlendirmeyi; üreticiler, araştırmacılar ve ürünü işleyen kuruluşlar arasında ortak çözümler geliştirmeyi amaçlıyor. Bu başlıkların çalışma masaları, forumlar ve eğitimler aracılığıyla izlenmesi planlanıyor. López Gutiérrez, Tekila Düzenleme Konseyi’nin laboratuvarını ziyaretinde bilim, teknoloji ve uzmanlık bilgisinin ürün kalitesine katkısına da dikkat çekti. Ulusal Tekila Sanayisi Odası’nın bildirdiğine göre federal hükümet, Jalisco yönetimi ve Tekila Düzenleme Konseyi, agav-tekila zincirine yönelik bir eylem planı için çalışma toplantısı yaptı. Görüşmede agav üreticilerinin sayısı, plantasyonların kaydı ve güncellenmesi, stratejik planlama, bitki sağlığı ve üreticilerin korunması gündeme geldi. Ayrıca Agave Responsable Social sertifikası, coğrafi veri görüntüleyicisi, agavın diğer kullanım alanları, ürün rehni, ürün deseni dönüşümü, yeni pazarlar ve bitki sağlığı kampanyası değerlendirildi. Toprakların iyileştirilmesi, biyogübrelerin geliştirilmesi ve tekila ticaretinin özellikle Asya pazarlarında güçlendirilmesi de ele alındı.

Arjantin Hükümeti Hayvansal Ürün Mevzuatını Üç Yapay Zekâ Ajanıyla İnceliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Hükümeti Hayvansal Ürün Mevzuatını Üç Yapay Zekâ Ajanıyla İnceliyor

Arjantin hükümeti, et ve diğer hayvansal ürünlerin üretimi ile işlenmesine ilişkin kapsamlı mevzuatı inceleyip basitleştirmek için üç yapay zekâ ajanı kullandı. Devletin Serbestleştirilmesi ve Dönüşümü Bakanı Federico Sturzenegger, uygulamayı Ahora Play’in Ekonomi Özel programındaki katılımında anlattı; bakanlığının resmî X hesabı da süreci “Onganía’nın bir kararnamesi, 3.000 madde ve üç yapay zekâ ajanı” ifadeleriyle duyurdu. İncelenen Decreto 4238/1968, Arjantin’de et ve diğer hayvansal ürünlerin hazırlanması ve sanayileştirilmesi için hijyenik ve sıhhi koşulları belirliyor; ayrıca işleme tesislerine yönelik gereklilikleri düzenliyor. Metinde kanatlı hayvan kesimhaneleri, yumurta, balıkçılık ürünleri, taşıma, ambalajlama ve etiketlemenin yanı sıra cezalar, iyi üretim uygulamaları, standart operasyon prosedürleri ve hayvan refahına ilişkin bölümler bulunuyor. Düzenleme zaman içinde değişiklikler, eklemeler ve yürürlükten kaldırmalarla güncellendi. Sturzenegger’e göre yapay zekâ araçları, insanların haftalar veya aylar harcayabileceği okuma, sınıflandırma ve analiz işlerini hızlandırarak değişiklik önerileri hazırlayabiliyor. Ancak önerilip yazılan değişikliklerin son aşamada insanlar tarafından doğrulanması öngörülüyor. Kaynak, özellikle ülkenin başlıca ekonomik faaliyetlerinden birinin sıhhi kurallarını etkileyebilecek değişikliklerde, yalnızca bir kişinin yapay zekâ çıktısını onaylamasının teknik çalışmayı tamamlamak için yeterli olup olmadığını sorguluyor.

Ontario'da Mısır Tarlalarında Otonom Azot Robotları Test Ediliyor
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Ontario'da Mısır Tarlalarında Otonom Azot Robotları Test Ediliyor

Kanada'nın Ontario eyaletindeki Schaus Land and Cattle Company, mısırda azot kullanımını azaltırken verimi koruma veya artırma potansiyelini değerlendirmek için otonom azot uygulama robotlarını test ediyor. Ken Schaus, Bruce County'deki çiftliğinde iki Upside Robotics Gen 5 robotunu büyüme sezonu boyunca kullanarak teknolojinin azot verimliliği, kârlılık ve sürdürülebilirliğe katkısını inceliyor. Bruce ve Grey ilçelerinde faaliyet gösteren 4.000 akrelik aile işletmesindeki ilk yıl denemesi 85 akreyi kapsıyor. Bunun 65 akresinde robotlar, 20 akresinde ise işletmenin geleneksel gübreleme programı kullanılıyor. Robotlar, mısır sıraları arasında daha küçük miktarlarda besin uyguluyor; merkezi istasyona dönerek otomatik biçimde dolum ve şarj oluyor. İşletmenin gübre ve kompost kullanımı, mısırın ne kadar azota ne zaman ihtiyaç duyduğunun belirlenmesini önemli bir yönetim konusu haline getiriyor. Schaus, robotlu alanlarda güçlü kök gelişimi, sağlıklı yaprak örtüsü ve sezon sonuna kadar canlı büyüme gözlemlediğini, geleneksel uygulamadaki bazı bitkilerde görülen azot eksikliği belirtilerine robotlu alanlarda rastlamadığını belirtiyor. Hasatta verimler karşılaştırılacak ve mısırın önemli bölümü sığır rasyonlarında kullanıldığı için nişasta testi yapılacak. Schaus ayrıca, besin zamanlamasının fark yaratabileceği alanlarda üretimin akre başına 15-20 bushel artabileceğini düşünüyor.