ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

999 haber · Sayfa 20

Küresel Wagyu Sektöründe Büyüme İçin İş Birliği ve İzlenebilirlik Vurgusu
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Wagyu Sektöründe Büyüme İçin İş Birliği ve İzlenebilirlik Vurgusu

Küresel Wagyu sektörünün büyüme potansiyelini değerlendiren uluslararası dernek temsilcileri, yüksek fiyatlı sığır eti markasının bütünlüğünün korunması, pazar erişiminin geliştirilmesi ve istikrarlı ticari arzın sağlanmasının kritik olduğunu belirtti. Açıklamalar, Güney Afrika’nın Western Cape bölgesindeki Somerset West’te 13 Ekim’de düzenlenen Dünya Wagyu Konferansı’nda yapıldı. Wagyu South Africa’nın ev sahipliği yaptığı konferans “Tek Irk. Tek Vizyon” temasıyla gerçekleştirildi. Dünya Wagyu Konseyi Başkanı Richard Saunders, kuruluşun 2015’teki beş kurucu üyeden 14 üyeye ulaştığını söyledi. Saunders, küresel genetik ve sığır eti pazarlarında rekabet eden ulusal dernekler arasında bilgi ve uzmanlık paylaşımının önemine dikkat çekti. Bu iş birliğinin genetik gelişimi hızlandırabileceği, Wagyu markasını koruyabileceği ve sektörün küresel sığır eti pazarındaki payını artırmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Konferansta izlenebilirlik ve sertifikasyon, Wagyu etinin özgünlüğünü ve yüksek fiyatlı niteliğini korumanın temel araçları arasında gösterildi. Amerikan Wagyu Birliği İcra Direktörü Jerry Cassady, yüksek fiyatların, ırkın itibarından yararlanarak gerekli standartları karşılamayan ürünleri pazarlamak isteyenler için fırsat oluşturduğunu söyledi. ABD’de bu riski azaltmak amacıyla sıkı mermerleşme koşulları içeren markalı sığır eti programları geliştirildi. Britanya’daki British Wagyu Assured programında DNA ile baba doğrulaması, çiftlikteki kimliklendirmeden kesime kadar izlenebilirlik ve bağımsız denetimler birlikte uygulanıyor. Sistemin perakendeciler ile tüketicilerde güven oluşturduğu ve Waitrose ile Aldi gibi büyük süpermarket zincirleriyle ilişkileri desteklediği aktarıldı. Güney Afrika da 2018’de başlatılan Sertifikalı Wagyu Eti programıyla ürün özgünlüğü ve kalitesine yönelik güvence sağlamayı amaçlıyor. Ülkenin kayıtlarında 7 binden fazla tam kan ve safkan hayvan ile yaklaşık 28.500 sertifikalı program hayvanı bulunuyor. Ulusal sektörlerin arz ve pazar erişimi koşullarının farklı olduğu da konferansta ortaya kondu. Uruguay, ırk özgünlüğü ve karkas kalitesini kapsayan bir Wagyu sertifikasyonu geliştirmeye çalışırken yıllık yaklaşık 2.000 tam kan ve safkan ile 30.000 F1 buzağı üretiyor. Almanya’da küçük üreticilerin dağınık yapısı büyük perakendecilerle sözleşme kurmayı zorlaştırıyor; merkezi bir yemlik veya pazarlama tesisinin üretimi birleştirerek daha düzenli arz sağlayabileceği belirtiliyor. İsviçre’de artan iç talebin önemli bölümü ithalatla karşılanırken, yüksek ihracat maliyetleri üreticileri iç pazara bağlıyor. Britanya’da ise perakendecilik ortaklıkları, finansman ve geri alım düzenlemeleri daha istikrarlı tedarik zincirlerinin kurulmasına yardımcı oluyor.

EAPO, AB Balıkçılık Politikasının Daha Hızlı Revize Edilmesini İstiyor
Görsel kaynağı: Fiskeri Tidende · Özgün haber

EAPO, AB Balıkçılık Politikasının Daha Hızlı Revize Edilmesini İstiyor

Avrupa Balık Üreticileri Örgütleri Birliği (EAPO), Fransa’nın Lorient kentindeki yıllık üye toplantısında balıkçılığın geleceğini ve AB’nin 2028-2034 bütçesini ele aldı. Üyeler, AB’nin ortak balıkçılık politikasının daha hızlı revize edilmesi, kuralların sadeleştirilmesi ve sektörün AB bütçesinden yeterli destek almaya devam etmesi için çalışma kararı aldı. EAPO ayrıca geleneksel balıkçılık alanlarına erişimin iyileştirilmesini ve bilimsel tavsiyeler, iklim değişikliği ile balıkçılığın ekonomik önemini dikkate alan daha istikrarlı kotalar istedi. Toplantıda dip balığı stokları ve Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyinin (ICES) Kuzey Denizi dahil bazı bölgeler için tavsiyeleri görüşüldü. Örgüt, uzun vadeli yönetim planları talep ederken kuzey sularındaki levrek stokunun iyi durumda olduğunu ve mevcut kısıtlamaların kaldırılması için Birleşik Krallık’la anlaşma gerektiğini bildirdi.

Birleşik Krallık’ta Süt Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin Düşüş Beklentisi
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Süt Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin Düşüş Beklentisi

Birleşik Krallık’ta süt üretiminin 2026/27 sezonunda yaklaşık 12,74 milyar litreye gerilemesi bekleniyor. Agriculture and Horticulture Development Board’un (AHDB) tahminine göre bu miktar, önceki sezona göre 284 milyon litre daha düşük olacak ve üretim %2,2 azalacak. Analistler, 2027/28 sezonunun ilk yarısında yıllık düşüş hızının yaklaşık %1,1’e yavaşlayabileceğini belirtiyor. Üretimdeki zayıflama daha önce başladı. Süt teslimatları Mayıs 2026’da gerilemeye başlarken, Ağustos ayında üreticilerin teslim ettiği süt miktarı geçen yılın aynı dönemine göre %4,4 azaldı. AHDB, düşüşte sıcak hava, kuraklık ve yem tabanındaki sorunların etkili olduğunu belirtiyor. Yüksek sıcaklıklar ve yağış eksikliği otların gelişimini sınırladı; bazı işletmeler kışlık yem stoklarını yaz aylarında kullanmaya başladı. Yem baskısı güneybatı İngiltere, Galler ve Midlands’taki işletmelerde daha belirgin görülürken bazı kuzey bölgeleri ile İskoçya’da koşulların daha iyi olduğu aktarıldı. Sonbahar yağışları ise bazı çiftçilerin ek biçim yapmasına imkân verdi. Temmuz 2026’da Birleşik Krallık’taki sütçü sığır sürüsü yaklaşık 1,57 milyon baş oldu; bu sayı yıllık bazda 34,5 bin baş azaldı. Genç sığır sayısındaki gerilemenin, sürülerin ilerleyen yıllarda yeniden büyütülmesini zorlaştırabileceği bildirildi. AHDB, yem, enerji, yakıt, gübre, saman ve işçilik maliyetlerinin yüksek kalmasını bekliyor. Bu baskı bazı işletmeleri sürülerini küçültmeye, bazılarını ise inek başına verimliliği artırmaya yöneltebilir. Yaz aylarında bazı süt işletmeleri üretimdeki düşüş nedeniyle fiyatları artırsa da süt ürünleri fiyatları, işleyicilerin sonraki dönemlerde daha yüksek fiyat açıklaması için güçlü bir zemin oluşturmadı. Bir diğer risk BTV-3 mavi dil hastalığı. AHDB senaryosuna göre hastalık, enfekte ineklerde geçici süt verimi kaybına ve üreme performansında bozulmaya yol açabilir. Aşılama kayıpları sınırlayabilir ancak sürülerin aşılama düzeyine ilişkin tam veri bulunmuyor. Bu nedenle görünüm hızlı üretim artışından çok kademeli istikrara işaret ediyor; sonuçlar hava koşullarına, yem bulunabilirliğine, süt fiyatlarına ve sürü sağlığına bağlı olacak.

Tahıl Akademisi 2026 Sofya’da Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Tahıl Akademisi 2026 Sofya’da Düzenlenecek

Tahıl Akademisi 2026’nın 10. yıl etkinliği, 22 Ekim’de Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenecek. Uluslararası forum, ilk kez önceki ev sahibi Varna dışında yapılacak. Etkinlikte tahıl ve yağlı tohum ticareti temsilcileri, tarım üreticileri, işleyiciler, lojistik şirketleri ve piyasa analistleri bir araya gelecek. Forumun gündeminde Karadeniz’de deniz taşımacılığının karşı karşıya olduğu riskler, uluslararası ticaret akışlarındaki değişimler ve tarımsal ürünlerin pazarlanma olanakları bulunuyor. Katılımcılar, 2026/27 sezonunda piyasaların nasıl gelişebileceğini, olası taşıma sorunlarında hangi alternatiflerin kullanılabileceğini ve artan rekabet koşullarında kârlılığın nasıl korunacağını değerlendirecek. Program, uluslararası piyasalar, Balkan ticareti ve Bulgaristan tarım ve gıda sektörünün sorunlarına ayrılan üç panelden oluşuyor. İlk panelde küresel piyasa eğilimleri ve Avrupa’nın görünümü ele alınacak. Sermaye hareketlerinin emtia piyasalarına etkisi ile dünya buğday ve mısır piyasalarına ilişkin tahminler değerlendirilecek; makarnalık buğdayın uluslararası ticareti de gündeme gelecek. İkinci panelde Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Türkiye ve Sırbistan’dan şirket temsilcileri, ulusal piyasalar arasındaki bağlantıları, tedarikçiler arasındaki rekabeti ve bölgesel tahıl ile yağlı tohum hareketlerini tartışacak. Bölgesel ticaret açısından lojistik altyapı, limanlara erişim, taşıma maliyetleri ve şirketlerin uluslararası talepteki değişimlere yanıt verme kapasitesi öne çıkıyor. Üçüncü panel ise Bulgaristan’daki üretici, tüccar, işleyici ve kurumlar arasındaki ilişkilere odaklanacak; tahıl ticaretinin kârlılığı, ayçiçeği çevresindeki anlaşmazlıklar, tahıl üreticilerinin sorunları ve kurumların piyasanın işleyişindeki rolü ele alınacak. 2026/27 sezonu için uluslararası fiyat eğilimleri, ticaret akışları ve bölgesel lojistiğin yanı sıra Bulgaristan’ın ihracat olanakları ile yerel ürünün depolama ve işleme kapasitesi de izlenecek.

Kıbrıs’ta Süt Sektöründe Üretici Zararı ve İşleme Yoğunlaşması
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Süt Sektöründe Üretici Zararı ve İşleme Yoğunlaşması

Kıbrıs Rekabeti Koruma Komisyonunun (ΕΠΑ) sektörel araştırması, keçi, koyun ve inek sütü üretimi ile hellim işleme ve ihracatında üreticiler ile büyük sanayi kuruluşları arasındaki pazarlık gücü ve kârlılık farklarını ortaya koydu. 22 Temmuz 2022-25 Temmuz 2023 dönemini kapsayan incelemede, üretici örgütlenmesi, fiyat oluşumu, ithal yem bağımlılığı ve 22 Temmuz 2022 tarihli çerçeve anlaşmanın uygulanması değerlendirildi. Keçi-koyun sütü sektöründe yaklaşık 2.066 işletme 2023’te toplam 84,3 milyon litre üretim yaptı. Sütün yalnızca %20’si örgütlü üretici grupları üzerinden pazarlanırken, %80’i bireysel üreticiler tarafından doğrudan mandıralara satıldı. Araştırma, bu parçalı yapının üreticilerin pazarlık gücünü sınırladığını belirtiyor. İnek sütünde ise 275 işletme yaklaşık 300 milyon litre üretim yapıyor ve Pan-Kıbrıs Sığır Yetiştiricileri Örgütü pazarlamanın yaklaşık %70’ini kontrol ediyor. İşleme aşamasında yoğunlaşma daha belirgin. Kayıtlı 108 mandıraya rağmen yedi büyük sanayi kuruluşu hellim ihracatının %80’inden fazlasını kontrol ediyor. Araştırmanın sonuç bölümünde ayrıca beş büyük işletmenin pazarın %74,6’sına sahip olduğu belirtiliyor; haberde bu iki ölçümün kapsamı ayrıntılandırılmıyor. Tarım Bakanlığının aktarılan değerlendirmesine göre mandıralar, uluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için düşük hammadde fiyatı talep ediyor ve bu baskı daha dağınık durumdaki keçi-koyun üreticilerine yansıyor. Maliyet verileri üretici tarafındaki baskıyı somutlaştırıyor. 500 hayvanlık örnek işletmeler üzerinden yapılan hesaplamada keçi sütünde ortalama üretim maliyeti litre başına 1,18 avro, zarar 0,33 avro; koyun sütünde ise maliyet 1,78 avro, zarar 0,38 avro olarak hesaplandı. Buna karşılık büyük mandıraların net kâr marjı 2021-2023 döneminde %4 ile %14 arasında değişti. Bazı işletmeler 2022’deki enerji krizinden geçici olarak etkilendi. Sektörün devlet ve Avrupa destekleriyle ayakta kaldığı belirtildi. Kıbrıs’taki taze inek sütü fiyatının AB ortalamasından kilogram başına ortalama 0,1358 avro daha yüksek olduğu bildiriliyor. Araştırma bu farkı ada yapısı, yüksek navlun ve yem ihtiyacının %90’a varan bölümünün ithal edilmesiyle ilişkilendiriyor. Çerçeve anlaşmada keçi sütü için litre başına 0,80-0,90 avro, koyun sütü için 1,35-1,45 avro asgari güvenlik fiyatı ve inek sütünde en az 0,05 avro artış öngörüldü; bu seviyelere uyulduğu, bazı durumlarda üreticiler lehine aşıldığı ve mandıraların tüm sütü alma yükümlülüğünü yerine getirdiği kaydedildi. ΕΠΑ, anlaşmanın rekabet açısından teorik sorunlara rağmen AB’nin Ortak Piyasa Düzeni kapsamındaki 1308/2013 sayılı düzenlemeyle korunduğunu belirtiyor. Komisyon, yapısal sorunların azaltılması için küçük işletmelerin büyütülmesini veya birleştirilmesini, yerli uzun ömürlü süt üretiminin geliştirilmesini ve yem üretimine hedefli kamu desteği verilmesini öneriyor. Sürekli kamu desteklerinin uzun vadede yalnızca geçici rahatlama sağlayacağı uyarısında bulunan ΕΠΑ, sektörün sürdürülebilirliği için modernizasyon, şeffaflık ve ekonomik bağımsızlık gerektiğini belirtiyor.

Brezilya'nın Soya Küspesi İhracatında Arjantin'e Fark Atması Bekleniyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya'nın Soya Küspesi İhracatında Arjantin'e Fark Atması Bekleniyor

Brezilyalı tarım ve gıda ihracat şirketlerini temsil eden Anec, ülkenin ekim ayında 2 milyon tonun üzerinde soya küspesi ihraç etmesini öngördü. Bu miktar, Brezilya'nın 2025'in aynı ayındaki 1,72 milyon tonluk ihracatının üzerinde bulunuyor. Arjantinli ihracatçılar ise ekim ayı için 1,54 milyon tonluk dış satış beyanı düzenledi. Kaynağa göre Avrupalı ithalatçılar, Avrupa Birliği'nin (AB) 1115 sayılı Ormansızlaşmadan Ari Ürünler düzenlemesi yürürlüğe girmeden önce Brezilya soya küspesi alımlarını hızlandırmaya çalışıyor. Düzenlemenin 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girmesi beklenirken, Brezilya'nın uyum düzeyi konusunda soru işaretleri bulunuyor. Arjantin ise Visec platformuna bağlı üreticiler sayesinde soya küspesi sevkiyatlarını tarladan limana kadar izleyebildiğini belirtiyor. Kaynak, Arjantin ürününün Brezilya soya küspesine göre priminin yakın zamanda arttığını ve bunun Avrupa'daki alıcılar açısından daha düşük arzın yanı sıra ek maliyet riski yaratabileceğini aktarıyor. Aynı dinamiğin yıl sonuna kadar sürmesi ise kesinlik değil, olasılık olarak değerlendiriliyor.

Mısırda Yabancı Ot ve Hastalıklara Karşı Entegre Koruma Önerisi
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber

Mısırda Yabancı Ot ve Hastalıklara Karşı Entegre Koruma Önerisi

Uluslararası Mısır Kongresi’nde, üretimde genetik ve beslemenin yanı sıra yabancı ot, zararlı ve hastalıkların birlikte yönetilmesine dayanan entegre koruma yaklaşımı ele alındı. Daha yüksek yağış beklenen bir sezon için bu uygulamaların verim potansiyelini korumada önemli olduğu belirtildi. Girdi şirketleri, üreticilerin kararlarını desteklemek amacıyla farklı araçlardan oluşan bir koruma yaklaşımını öne çıkardı. Arjantin fitosanitari ürün pazarında faaliyet gösteren Agroterrum ise her bölgenin koşullarına uyarlanmış koruma programlarının önceden planlanması gerektiğini vurguladı.

ABD’li Alıcılar Olası Kısıtlamalar Öncesi Yeni Zelanda Kuzusuna Yöneldi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

ABD’li Alıcılar Olası Kısıtlamalar Öncesi Yeni Zelanda Kuzusuna Yöneldi

ABD’li müşterilerin, gelecek yılın başlarında yürürlüğe girebilecek ithalat kısıtlamaları beklentisiyle Yeni Zelanda kuzusuna ilgisinin arttığı bildirildi. Avustralya ve Yeni Zelanda’dan ABD’ye kuzu ithalatı, ABD koyun sektörünün geçen ekimde yaptığı şikâyetin ardından ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun (ITC) soruşturması kapsamında bulunuyor. AgriHQ kıdemli analisti Mel Croad, görüştüğü bir Yeni Zelanda ihracatçısının ABD’deki müşterilerinin karar beklemeden tedariki öne çekmek için harekete geçtiğini söyledi. Ancak olası kısıtlamaları önden karşılamaya yönelik bu talep artışı, aylık ihracat verilerine henüz güçlü biçimde yansımadı. Kuzu karkas pirzolalarının sezon başı fiyatları ise son birkaç haftada pound başına 13 ABD dolarına yükseldi. ITC’nin, ithalatların ABD üreticilerinde ciddi zarara yol açıp açmadığına veya böyle bir tehdit oluşturup oluşturmadığına 13 Kasım’a kadar karar vermesi gerekiyor. Zarar tespit edilirse 1 Aralık’a kadar çözüm yolları için ek duruşma yapılacak. Komisyon gümrük vergisi ya da kota sınırı önerebilir, ancak nihai uygulama kararını ABD Başkanı verecek. Yeni Zelanda kuzusu hâlen %13,2 gümrük vergisine tabi; Amerikan Koyun Endüstrisi Birliği daha önce %21 vergi önermişti.

CPR Stokları Eylülde 597 Milyar R$’A Ulaştı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

CPR Stokları Eylülde 597 Milyar R$’A Ulaştı

Brezilya Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Eylül 2026 Agro Finans Bülteni’ne göre, tarım sektörünün özel finansman araçlarından Kırsal Ürün Senetlerinin (CPR) stokları 597 milyar R$ oldu. CPR’ler, üreticinin tarımsal ürünü teslim etme veya gelecekte ödeme yapma taahhüdü karşılığında önceden kaynak edinmesini sağlayan kredi senetleri olarak kullanılıyor. Eylül ayında 333 bin CPR kaydedildi ve senet başına ortalama değer 1,79 milyon R$ olarak hesaplandı. 2026/2027 sezonunun temmuz-eylül dönemindeki yeni CPR ihraçlarının toplamı ise 98 milyar R$’a ulaştı. Bültende Tarım Kredi Mektubu (LCA) stoklarının da eylülde 563 milyar R$ olduğu belirtildi. Kırsal Kredi El Kitabı’nın yürürlükteki kurallarına göre bu tutarın en az %60’ına, yani 338 milyar R$’a karşılık gelen bölümün tarım sektörünün finansmanına yönlendirilmesi gerekiyor. Bunun en az 152 milyar R$’lık kısmı resmi kırsal krediye ayrılmalı. Hesaplamalar güncel sezonla önceki sezonlardan halen geçerli sözleşmeleri kapsıyor. Diğer finansman araçlarında tarım alacaklarına dayalı menkul kıymetlerin (CRA) stokları 175 milyar R$, tarımsal kredi hakları sertifikalarının (CDCA) stokları 30 milyar R$ oldu. Tarım ve gıda üretim zincirlerine yatırım yapan Fiagro fonlarının net varlıkları 73 milyar R$’a ulaşırken, faaliyetteki fon sayısı 301 olarak kaydedildi.

Arjantinli Şirketten Ekim Makineleri İçin Arıza Tespit Teknolojisi
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

Arjantinli Şirketten Ekim Makineleri İçin Arıza Tespit Teknolojisi

Arjantinli VAF, Grupo GR bünyesinde geliştirdiği OptiSeed ve RowPilot adlı iki elektronik alt sistemi, ekim makinelerinin tohum dağıtımını izlemesi ve çalışma sırasında bazı kararları alabilmesi amacıyla tanıttı. Grupo GR, ekim makinesi üreticisi Indecar’ın da sahibi. Şirket, bu teknolojilerle makinelerin yalnızca görev uygulayan değil, çalışma sürecini algılayan ve analiz eden sistemlere dönüşebileceğini belirtiyor. OptiSeed, tohumların geçişini izlemek üzere ekim makinesinin tohum borusuna yerleştirilen optik bir sensör olarak çalışıyor. VAF’ın açıklamasına göre sistem, tohumların çift düşmesi veya boşluk oluşması gibi dağıtım sorunlarını gerçek zamanlı izlemeye yardımcı oluyor. Ayrıca her ekim sırası için güncel seviyeler ile ortalama değerlerin görülmesini sağlıyor. Sensörün dışındaki değiştirilebilir mercek ise kirlendiğinde uyarı veriyor; şirket bu parçanın tüm sensör değiştirilmeden yenilenebildiğini belirtiyor. RowPilot ise ekim gövdelerinin ayrı ayrı kontrolüne odaklanıyor. Sistem, okuma, denetim ve bağlantı işlevlerini her gövdenin üzerinde toplarken geleneksel kablo kullanımını ve olası arıza noktalarını azaltmayı hedefliyor. Motorların hızını ve çalışma biçimini sıra bazında düzenleyebilen RowPilot, sıra bazında kesme ve virajlarda tohum dağıtımını ayarlamaya yönelik telafi işlevleri de içeriyor. VAF, bu bileşimi akıllı teknoloji, yerel teşhis ve yazılım güncelleme kapasitesiyle ilişkilendiriyor. Şirket, araçların ekim doğruluğu ile agronomik kontrolü geliştirebileceğini savunuyor. Ancak tanıtımda karşılaştırmalı deneme sonuçları ya da bu sistemlerin ekim başarısını ve verimi ne ölçüde artırabileceğini gösteren sayısal veriler paylaşılmadı. Bu nedenle açıklanan üretim avantajları, sunulan bilgilerle henüz ölçülemiyor.

USDA, Federal Arazilerde Otlatma Kapasitesini Artırmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber
Veri haberi

USDA, Federal Arazilerde Otlatma Kapasitesini Artırmayı Hedefliyor

ABD Tarım Bakanı Brooke Rollins, federal otlatma izni sahiplerini, kullanılmayan tahsis alanlarını yeniden açmayı ve kamu meralarına erişimi geliştirmeyi amaçlayan yeni politikaları uygulamak üzere Orman Servisiyle çalışmaya çağırdı. Rollins, 5 Ekim tarihli mektubunda yönetimin 12 Haziran tarihli otlatma direktifini anlattı ve izin sahiplerinin kendi tahsis alanlarındaki fırsatları federal yetkililerle görüşmesini istedi. Direktif, Ulusal Orman Sistemi arazilerinde iki yıl içinde en az 500.000 hayvan-aylık otlatma kapasitesinin yeniden oluşturulmasını hedefliyor. Politikada mevcut otlatma düzeylerinin korunması, tahsis alanlarında Hayvan Birimi Ayları bakımından net kayıp yaşanmaması ve boş ya da kapatılmış alanların hayvan otlatmasına açılması öngörülüyor. Hayvan Birimi Ayı, genel olarak bir hayvan biriminin bir ay boyunca ihtiyaç duyduğu yemi ifade ediyor. Bununla birlikte direktif, bireysel tahsis alanlarında ek hayvanları otomatik olarak yetkilendirmiyor; politika hedefleri belirliyor. Uygulanacak adımların yürürlükteki federal yasa ve düzenlemelere uygun olması gerekiyor. Bir sonraki aşamada hangi boş alanların kullanıma açılabileceği, otlatma kapasitesinin nasıl geri kazanılacağı ve hangi çevresel incelemelerin gerekli olabileceği belirlenecek. ABD Tarım Bakanlığına göre Orman Servisi ile Arazi Yönetimi Bürosu, 28 eyalette yaklaşık 240 milyon akrelik merayı birlikte yönetiyor. Bu alanlar 23.000'den fazla otlatma izin sahibi ile kiracıyı destekliyor. Direktif ayrıca federal arazi yöneticileriyle hayvancılık üreticileri arasındaki iletişim ve koordinasyonun geliştirilmesini, yangın planlaması ile iyileştirme çalışmalarının güçlendirilmesini amaçlıyor.

ABD'nin Tarifesiz Sığır Eti İthalatı Kıyma Fiyatlarını Sınırlı Etkiledi
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber
Veri haberi

ABD'nin Tarifesiz Sığır Eti İthalatı Kıyma Fiyatlarını Sınırlı Etkiledi

ABD yönetiminin sığır eti fiyatlarını düşürmek amacıyla geçici olarak genişlettiği tarifesiz ithalat kotası, hedeflenen etkinin gerisinde kaldı. Ağustosta duyurulan düzenleme, 90 gün içinde 300.000 metrik ton ek sığır etinin ülkeye girmesini ve ayda 100.000 metrik tona kadar uygun nitelikte ürün ithal edilmesini öngörüyordu. Ancak ilk tahsis döneminde, 28 Eylüle kadar yalnızca 37.486 metrik ton sığır eti ithal edildi; 62.500 metrik tondan fazla kota kullanılmadı. Arkansas Üniversitesi tarım ekonomisti James Mitchell, ithal edilen miktarın yalnızca 8.054 ila 21.936 metrik tonluk bölümünün normal koşullarda ABD pazarına girmeyecek ek sığır eti olabileceğini tahmin etti. Amerikan Çiftlik Bürosu Federasyonunun 22 eyaletteki 41 marketi kapsayan analizinde, marketlerin 30'unda kıyma fiyatları değişmedi. Ortalama fiyat 2 Eylülde pound başına 7,29 dolardan 23 Eylülde 7,13 dolara inerken düşüş 16 sent, yani yaklaşık %2 oldu. Kaynakta aktarılan değerlendirmelere göre ABD'deki dar sığır varlığı, yıllar süren sürü küçülmesi ve güçlü tüketici talebi fiyatları yüksek tutuyor. İthal ürünlerin limanlara ulaşmasının ardından işleme, dağıtım ve perakende kanallarından geçmesi gerektiği için ek arzın market fiyatlarına yansıması zaman alabiliyor. Mitchell, genişletilen ithalat izninin ihracatçıların kotayı dolduracağını veya fiyatları hemen düşüreceğini garanti etmediğini belirtti. Politika, tüketicilere sınırlı tasarruf sağlarken sığır üreticilerinin tepkisini çekti. Kansas Çiftlik Bürosu Başkanı Glenn Brunkow, ithalat kararının Amerikan ineğinin değerini tahminen 200 ila 400 dolar düşürdüğünü söyledi. Kuraklık, yüksek üretim giderleri ve sürü tasfiyeleriyle daralan arzın yeniden oluşturulmasının yıllar sürebileceği belirtilirken Beyaz Saray, ithalatın yerli sürü toparlanana kadar tüketicilere rahatlama sağlayabileceğini savundu. Trump ise geçici önlemi kasımda sona ermesinin ötesine uzatmayı düşünmediğini açıkladı.

Akdeniz’de Zeytinyağı Fiyatları Geriledi, Çiftçiler Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Bold News Albania · Özgün haber
Veri haberi

Akdeniz’de Zeytinyağı Fiyatları Geriledi, Çiftçiler Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya

Akdeniz bölgesinde zeytinyağı piyasası, iki yıllık kuraklığın ardından üretimin yeniden artmasıyla oluşan arz fazlasının baskısı altında. İtalya, İspanya ve Yunanistan’daki sızma zeytinyağı toptan fiyatlarının birkaç ay içinde yaklaşık yarı yarıya gerilediği, bu durumun üreticileri ciddi zarar ve iflas riskiyle karşı karşıya bıraktığı bildiriliyor. İtalya’da kilogram başına fiyat 9,20 avrodan yaklaşık 4 avroya düşerken, kaynak bu gerilemeyi %47’lik değer kaybı olarak veriyor. İspanya ve Yunanistan’da ise fiyatların kilogram başına 3,40-3,65 avroya kadar indiği belirtiliyor. Gübre, traktör yakıtı ve işçilikteki maliyet artışları nedeniyle bir kilogram yağın üretim maliyetinin en az 7 avro olduğu hesaplanıyor. Fiyat baskısının başlıca nedenlerinden biri olarak İspanya’nın yüksek üretimi gösteriliyor. Ülkenin bu yıl yaklaşık 1,6 milyon ton zeytinyağını piyasaya sunmasının beklendiği ve bunun geçen yıla göre %29 artış anlamına geldiği aktarılıyor. Bu miktarın işleme sanayisini doyurduğu ve küçük yerli çiftçilerin pazarlık gücünü azalttığı ifade ediliyor. Avrupa’daki tarım örgütleri ayrıca Tunus gibi AB dışı ülkelerden gümrüksüz ithalat konusunda uyarıda bulunuyor; büyük şirketlerin yaklaşık 3,50 avroluk ucuz yağı karıştırarak sertifikalı Avrupa ürününün değerini düşürdüğü öne sürülüyor. Hasat kampanyasının yeni başladığı dönemde çiftçiler, maliyetin altında satacakları ürün için işçi ve sıkım tesisi giderlerini karşılamakla zeytinleri ağaçta bırakmak arasında seçim yapmak zorunda kalıyor. Bari’de 2 binden fazla çiftçinin protesto düzenlediği, Endülüs’te de gösteri çağrıları yapıldığı belirtiliyor. Kaynakta, Avrupa Birliği’nin doğrudan hibeler sağlaması veya maliyetin altında satışları engelleyen yasaları uygulaması olası müdahale seçenekleri olarak aktarılıyor.

Şili’de Süt Sığırcılığında Metan Emisyonlarını Azaltma Stratejileri Tanıtıldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Süt Sığırcılığında Metan Emisyonlarını Azaltma Stratejileri Tanıtıldı

Şili’nin Osorno kentindeki INIA Remehue’de düzenlenen seminerde, süt sığırcılığında sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalar ele alındı. Ulusal Süt Üreticileri Federasyonu (Fedeleche) ile Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü (INIA) tarafından düzenlenen toplantıya üreticiler, danışmanlar, akademisyenler, araştırmacılar ve bölgesel yetkililer katıldı. Etkinlikte, kırmızı ve kahverengi alg temelli bir yem katkısının sonuçları öne çıktı. INIA Remehue araştırmacısı Ignacio Beltrán’ın aktardığı çalışmaya göre, günlük tüketimin %0,5’i oranında kullanılan alg katkısı, süt üretimini değiştirmeden enterik metan emisyonlarını yaklaşık %12 azalttı. Bulgular, Üniversite Santo Tomás’ın liderliğinde yürütülen ve INIA’nın deneylerde ortak ve uygulayıcı olarak yer aldığı bir proje kapsamında elde edildi. Proje, FIA, INIA, Aproleche, Agrollanquihue ve Futurocoop’un desteğiyle yürütüldü. Seminerde ayrıca Şili’nin sera gazı emisyonları değerlendirildi. INIA Remehue araştırmacısı Francisco Salazar’ın verdiği bilgilere göre enerji sektörü ülke emisyonlarının %76,4’ünü, tarım sektörü ise %8,2’sini oluşturdu. Salazar, tarımın toplam içindeki payı daha düşük olsa da emisyonların ölçülmesinin azaltım olanaklarını geliştirmek ve daha sürdürülebilir bir süt üretimi sağlamak açısından gerekli olduğunu belirtti. Toplantının bir bölümünde otlatmaya dayalı süt sığırcılığı sistemlerinde tamamlayıcı yem bitkilerinin üretim, ekonomi ve çevre üzerindeki etkileri de incelendi. Etkinlik, Fedeleche’nin bağışladığı GreenFeed ekipmanının INIA Remehue’de tanıtılmasıyla sona erdi. Canlı hayvanların yaydığı gazları sahada ve gerçek zamanlı ölçebilen ekipmanın, süt üretimindeki emisyonlar konusunda araştırma verisi oluşturmak için kullanılacağı bildirildi.

İngiltere’de Organik Tarım Alanını 2036’ya kadar %10’a Çıkarma Hedefi
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber

İngiltere’de Organik Tarım Alanını 2036’ya kadar %10’a Çıkarma Hedefi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İngiltere hükümeti, organik tarımla işlenen tarım alanının payını 2036’ya kadar %10’a çıkarma hedefini açıkladı. Hükümetin planına göre şu anda İngiltere tarım arazilerinin yalnızca %3,4’ü organik yöntemlerle işleniyor. 2026-2036 dönemini ve sonrasını kapsayan plan, organik sektörü büyütmeyi ve daha fazla çiftçinin bu üretim biçimine geçmesini desteklemeyi amaçlıyor. Üç yıldan uzun sürede hazırlanan planda okullar ve hastaneler gibi kamu alımları, organik üretim için önemli bir büyüme alanı olarak gösteriliyor. Hükümet ayrıca kamu sektörü gıda harcamalarının %10’unu daha yüksek çevresel üretim standartlarını karşılayan ürünlere yönlendirme hedefini koruyor. Çevre Bakanı Angela Eagle, planın organik üretim yapan çiftçilere destek vermeyi ve diğer işletmelerin bu üretime geçişi değerlendirmesine yardımcı olmayı amaçladığını söyledi. Ancak sektör temsilcileri, hedefin finansman koşulları netleşmeden gerçekleşmesinin zor olabileceği uyarısında bulundu. Sürdürülebilir Tarım Teşviki 2026 fonunun eylülde altı saat içinde tükenmesi nedeniyle binlerce çiftçi destek alamadı. Riverford yöneticisi Rob Haward, küçük organik çiftlikler için kamu alımlarının anlaşılması zor olduğunu belirterek hibe desteği istedi; teşvik programının organik üretime geçişi mümkün kılmak için güvenilir ve istikrarlı olması gerektiğini söyledi. Soil Association’dan Gareth Morgan da programın yeniden açılması çağrısı yaptı. İngiliz Organik Forumu, planın özel olarak ayrılmış yeni bir finansman paketi içermediğine dikkat çekti. Nature Friendly Farming Network yöneticisi Martin Lines ise kamu desteğinin yanında tedarik zinciri ve özel sektör yatırımı, üreticiler için daha adil fiyatlar ve güçlü iç pazarlar gerektiğini söyledi. Ulusal Çiftçiler Birliği planı tedarik zinciri açısından olumlu bir adım olarak değerlendirirken, planı destekleyenler yerli üretimin gıda tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artırabileceğini belirtti.

Belaruslu Gıda Üreticilerinin Çin Pazarına Girişine Yardımcı Mekanizma Devreye Alındı
Görsel kaynağı: BelTA · Özgün haber

Belaruslu Gıda Üreticilerinin Çin Pazarına Girişine Yardımcı Mekanizma Devreye Alındı

Belaruslu gıda üreticilerinin Çin pazarına girmesine yardımcı olacak bir mekanizma devreye alındı. Mekanizma, üreticilere Çin İthal Gıda İşletmeleri Kayıt Sistemi’ne (CIFER) kayıt konusunda profesyonel destek sunuyor. CIFER sistemine kayıt, Çin’e yapılacak tüm gıda sevkiyatları için zorunlu koşul olarak belirtiliyor. Kaynakta mekanizmanın kapsamı ve uygulama ayrıntıları hakkında ek bilgi yer almıyor.

Irak, Üç Sebzenin İthalatını Yeniden Açtı
Görsel kaynağı: Shafaq News · Özgün haber
Veri haberi

Irak, Üç Sebzenin İthalatını Yeniden Açtı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Irak hükümeti, yükselen gıda fiyatlarını sınırlamak amacıyla patates, domates ve soğan ithalatını yeniden açtı. Tarım Bakanlığı, kararın Başbakan Ali Al-Zaidi’nin talimatıyla ve Tarım Bakanı Abdul Rahim Al-Shammari’nin gözetiminde uygulandığını açıkladı. İthal yumurta, tavuk ve et üretiminde kullanılacak canlı hayvanlardan gümrük vergileri ile vergilerin tahsilatı da durduruldu. Adımlar, dinarın 7 Ekim’de değer kaybetmesinin ardından geldi. Resmi dolar satış kuru 1.320 dinardan 1.520 dinara yükselirken, Shafaq News’in 8 Ekim’deki kontrollerinde bazı temel gıda ürünlerinde %15,4’e varan artış görüldü. Kabine 13 Ekim’de ithal gıda ve ilaçları ayrıca gümrük vergilerinden muaf tuttu. Kürdistan Bölgesel Yönetimi Tarım Bakanlığı ise kümes hayvanı ithalat vergilerinin askıya alınmasının yerel üreticilere ve yatırımlara zarar verebileceği uyarısında bulundu.

Meyve ve Sebze Hasadında Kârlılık Eşiği Hesabı Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Meyve ve Sebze Hasadında Kârlılık Eşiği Hesabı Öne Çıkıyor

Meyve ve sebze üretiminde her ek hasat turu yeni maliyetler getiriyor. Sezon ilerledikçe verimin düşmesi, ürün kalitesinin değişmesi ve piyasa fiyatlarının dalgalanması, üreticilerin hasadı sürdürüp sürdürmeme kararını etkiliyor. Geç hasat aşamalarında işçilik giderleri sabit kalabildiği gibi, işçi başına toplanan ürün miktarının azalması nedeniyle artabiliyor. Hasat gelirleri işçilik, yakıt, taşıma ve ambalajlama giderlerini karşılamıyorsa çalışılan her ek gün doğrudan finansal kayba dönüşüyor. Bu nedenle kârlılık eşiğinin hesaplanması, üreticilerin zarar bölgesine girmeden hasadı zamanında durdurmasına yardımcı oluyor. Bu hesaplamada üretimin başlangıcındaki tohum veya fide, gübre ve bitki koruma ürünlerinin yanı sıra yakıt, makine amortismanı, hasat işçiliği, ambalajlama ve taşıma giderleri dikkate alınıyor. Kârlılık eşiği, toplam maliyetleri karşılamak için satılması gereken birinci sınıf ürün miktarını gösteriyor. Kaynakta verilen örneğe göre, bir hektardaki toplam üretim maliyeti 500.000 dinar ve birinci sınıf ürünün alım fiyatı kilogram başına 100 dinarsa, üreticinin yatırdığı parayı geri kazanmak için en az 5.000 kilogram ürün elde etmesi gerekiyor. Bu miktarın üzerindeki üretim, örneğin koşulları içinde kâr olarak değerlendiriliyor. Ancak ürün kalitesi düşerek daha düşük fiyata veya ikinci sınıf olarak satılırsa kârlılık eşiği önemli ölçüde yükseliyor. Bu durum, hasada devam etmenin ekonomik açıdan yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Hektar başına maliyetlerin ayrıntılı biçimde kaydedilmesi ve piyasa hareketlerinin izlenmesi, üreticilerin hasadı ne zaman sonlandıracağına ve kaynaklarını sonraki sezon için nasıl koruyacağına daha rasyonel karar vermesine yardımcı oluyor.

Kazakistan Pastörize Deve Sütü İçin Ulusal Standart Onayladı
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber

Kazakistan Pastörize Deve Sütü İçin Ulusal Standart Onayladı

Kazakistan, yerli üreticilerin Çin, Orta Doğu ve Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ülkelerine ihracatını genişletmesine yardımcı olmak amacıyla pastörize deve sütü için yeni ulusal standardı onayladı. Kazakistan Standartlaştırma ve Metroloji Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı Alexander Razzarenov, bilgiyi Merkez İletişim Servisi’ndeki toplantıda aktardı. Razzarenov, bu yıl bilimsel araştırmalara dayalı geliştirilen standardın, laboratuvar testlerinde ticaret ortaklarının karşılaştırılabilir ürünlerinden daha iyi kalite sonucu veren Kazak deve sütü ürünleri için daha sıkı koşullar getirdiğini söyledi. Ticaret ve Entegrasyon Bakanlığına göre standart 11 Eylül 2026’da onaylandı ve 1 Kasım’da yürürlüğe girecek. Düzenleme kalite, güvenlik, etiketleme, ambalajlama, taşıma ve depolama koşullarını kapsıyor. Pastörize deve sütü shubat, dondurma, reçel ve “camelccino” dahil kahve bazlı içeceklerde kullanılıyor.

Irak’ta Çiftçi HAK Edişlerinin Ödenmesi ve Tarım Desteği Çağrısı
Görsel kaynağı: Al-Maalomah · Özgün haber

Irak’ta Çiftçi HAK Edişlerinin Ödenmesi ve Tarım Desteği Çağrısı

Irak Parlamentosu üyesi İbtisam el-Hilali, çarşamba günü çiftçi ve tarım üreticilerinin hak edişlerinin ödenmesi ile tarım sektörüne yönelik desteğin yeniden sağlanması çağrısı yaptı. Hilali, ödemelerin Başbakanın talimatları doğrultusunda tamamlanmasını istedi. Hilali, Başbakanın Maliye Bakanlığına hükümetin çiftçilere ve tarım üreticilerine olan hak ediş ödemelerini iki katına çıkarma ve ödemeleri belirlenen zamanda yapma talimatı verdiğini söyledi. Ayrıca tarım ve hayvancılık sektörleri için bütçede mali kaynak ayrılmasını, yükselen üretim maliyetlerinin ele alınmasını ve ulusal ürünün desteklenmesini talep etti.

Kazakistan’da Çocuk Obezitesine Karşı Reklam ve Etiket Düzenlemesi Önerisi
Görsel kaynağı: Kursiv · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Çocuk Obezitesine Karşı Reklam ve Etiket Düzenlemesi Önerisi

Kazakistan Kurultayı milletvekili Askat Aimagambetov, çocukluk çağı obezitesiyle mücadele için parlamentodaki komite ve Adalet fraksiyonundaki çalışma arkadaşlarıyla uzmanların katkısıyla bir değişiklik paketi üzerinde görüşüldüğünü açıkladı. Öneriler arasında çocuklara yönelik sağlıksız gıda reklamlarının sınırlandırılması, yüksek şeker, tuz ve trans yağ içeren ürünlere zorunlu uyarı etiketi getirilmesi ve bu ürünlerin çocuk kurumlarında satışının kısıtlanması bulunuyor. Milletvekili ayrıca meyve ve sebzelerde KDV’nin diğer gıdalara göre daha düşük tutulmasını gündeme getirdi. Aimagambetov’a göre yalnızca halkı doğru beslenme konusunda bilgilendirmek yeterli değil; insanların ürün seçtiği koşulların da değiştirilmesi gerekiyor. Benzer fikirlerin önceki yıl ortaya atıldığını, ancak o dönemde hükümet tarafından desteklenmediğini belirten milletvekili, vergi önlemleri dahil diğer tedbirlerin sonraki aşamada tartışılmasını öneriyor. Paketin ne zaman yasalaşacağına veya uygulanacağına ilişkin bir tarih açıklanmadı. Milletvekili, yaklaşımını uluslararası örneklerle destekledi. Aktardığına göre Birleşik Krallık’ta 1992-2020 döneminde obeziteyle mücadele için 14 devlet programı ve 689 ayrı önlem uygulandı; ancak İngiltere’de obezitenin yaygınlığı 1990’ların başından bu yana iki katına çıktı ve 11 yaşındaki yaklaşık her beş çocuktan birinde obezite görülüyor. Aimagambetov, Meksika’da 2020’de uygulanan uyarı etiketlerinin ardından satılan ürünlerin kalori miktarının %15, eklenmiş şeker içeriğinin %25 azaldığını söyledi. Ona göre etkinin yaklaşık %90’ı, üreticilerin ürün bileşimlerini değiştirmesinden kaynaklandı ve satış hacmi düşmedi. Milletvekili ayrıca Avrupa’daki daha düşük meyve-sebze KDV’sinin sağlıklı beslenmeyi vatandaşların harcamalarını önemli ölçüde artırmadan erişilebilir kılabileceğini savundu.

Deyrizor’da Pamuk Ekimi Maliyet ve Fiyat Baskısıyla Geriledi
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Deyrizor’da Pamuk Ekimi Maliyet ve Fiyat Baskısıyla Geriledi

Suriye’nin Deyrizor ilinde mevcut tarım sezonunda pamuk ekim alanları, yüksek üretim ve akaryakıt maliyetleri ile ürünün alım fiyatının ekim giderlerini karşılamaması nedeniyle geriledi. İlde yaklaşık 10 bin dönüm pamuk ekilirken, planlanan alan 84 bin 636 dönüm olarak açıklanmıştı. Gerçekleşen ekim Deyrizor’da 1900, Meyadin’de 6110 ve Bukemal’de 2000 dönümde kaldı. Deyrizor Çiftçiler Birliği Tarım İşleri Müdürü Fayiz el-Hüseyin, pamuk ekim alanlarının geçen yıla göre %50 ila 60 azaldığını ve kooperatif sektörünün ildeki toplam pamuk alanının yaklaşık %80’ini oluşturduğunu belirtti. Hüseyin, gerilemeyi destek eksikliği ve üretim maliyetlerinin alım fiyatlarıyla uyuşmamasıyla açıkladı; pamuk için kilogram başına henüz resmi alım fiyatı açıklanmadığını söyledi. Marrat beldesinde ekim alanı geçen yılki 550 dönümden mevcut sezonda 20 dönüme düştü. Çiftçi temsilcileri indirimli akaryakıt, tohum ve gübre desteği ile maliyetlerle uyumlu daha yüksek alım fiyatı talep etti. Üreticiler ayrıca sezon boyunca yaklaşık 10 sulama gerektiğini, akaryakıt ve işçilik giderlerinin maliyetleri artırdığını belirtti. Deyrizor’da 2025 sezonunda ise yaklaşık 4.500 ton pamuk, yaklaşık 2.300 hektarlık alanda üretilmişti.

Türkiye’deki Pamuk Etkinliğinde Brezilya’nın İhracat Artışı Öne Çıktı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’deki Pamuk Etkinliğinde Brezilya’nın İhracat Artışı Öne Çıktı

İstanbul’da düzenlenen Cotton Brazil Luncheon, ICA Trade Event 2026 programı öncesinde uluslararası pamuk zincirinden sanayici, tüccar, acente ve temsilcileri bir araya getirdi. Etkinlik için iki günden kısa sürede 200’den fazla kayıt yapıldı, kontenjanlar doldu ve salondaki katılımcı sayısı kayıtların üzerine çıktı. Brezilya Ulusal Pamuk İhracatçıları Birliği (Anea) Başkan Yardımcısı Ariel Coelho’nun aktardığına göre Brezilya, 2025/2026 sezonunu 3,374 milyon ton pamuk ihracatıyla tamamladı. Bu miktar 2019/2020 sezonuna göre %73 artarken, ihracat geliri 5,295 milyar ABD dolarına ulaştı ve aynı dönemde %72 yükseldi. Anea, 2026/2027 sezonunda yaklaşık 3,4 milyon tonluk sevkiyat öngörüyor. Brezilya’nın 2025/2026 sezonundaki ihracatında Çin %23’lük payla ilk sırada yer aldı. Çin’i Bangladeş %17, Türkiye %13, Pakistan ve Vietnam ise %12’şer payla izledi. Coelho, üreticilerin teknoloji yatırımlarının verimliliği ve Brezilya lifinin rekabet gücünü artırdığını belirtti. Anea’ya göre Brezilya, geçmişte ekim-aralık döneminde yoğunlaşan sevkiyatlarını üretim ve ihracat kapasitesindeki artışla yılın tamamına yaydı. Birliğe bağlı 19 şirketin emtia ticareti şirketleri de Brezilya pamuğunu dünya sanayisine bağlayan önemli aktörler olarak tanımlandı.

20’den Fazla Zeytin Ağacı Olanlara Kayıt Uyarısı
Görsel kaynağı: Tportal · Özgün haber
Veri haberi

20’den Fazla Zeytin Ağacı Olanlara Kayıt Uyarısı

Hırvatistan’da, Narodne novine’un 103/2024 sayısında yayımlanan Zeytinlikler Sicili Yönetmeliği uyarınca, 20’den fazla zeytin ağacı bulunan ve dikimleri ARKOD sisteminde kayıtlı olmayan üreticilerin kayıt yaptırması gerekiyor. Bu yükümlülük, Çiftçiler Sicili’ne kayıtlı üreticilerin yanı sıra zeytin yetiştiren ancak bu sicile kayıtlı olmayan gerçek ve tüzel kişiler için de geçerli. Daha önce zeytinlerini işlenmek üzere yağhaneye teslim ederken Yönetmeliğin I. ekindeki formu dolduran üreticilerin yeniden kayıt yaptırması gerekmiyor. Dikimleri ARKOD sisteminde kayıtlı olan zeytinciler de Zeytinlikler Sicili’ne kaydedilmiş sayılıyor. Ancak bu durum, zeytinliklerin özelliklerine ilişkin eksiksiz bilgi sunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyor. Bilgileri eksik olan üreticilerden her çeşit için ağaç sayısını, uygulanıyorsa dikim aralıklarını ve her çeşidin kapladığı alanı tamamlamaları isteniyor. ARKOD kaydı kısmi olanların ise kayıt dışı kalan bölümlerin alan ve özellik bilgilerini bildirmesi gerekiyor. Kayıt için I. ek formu yağhaneye teslim sırasında, bilgi güncellemesi için IV. ek formu ise işletmenin bulunduğu yere bağlı APPRRR birimine veriliyor.