ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

722 haber · Sayfa 23

New York Çiftliğinin Çiğ Süt Satışı Listeria Testi Sonrası Yasaklandı
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

New York Çiftliğinin Çiğ Süt Satışı Listeria Testi Sonrası Yasaklandı

New York eyaletindeki yetkililer, Lee Center’da bulunan Big Brook Farm’ın çiğ sütünü tüketmeme uyarısı yaptı. Çiftlikteki sütten eyalet müfettişi tarafından alınan numunede Listeria monocytogenes tespit edildi; takip testleri de bakterinin varlığını doğruladı. Bunun üzerine çiftliğin çiğ süt satışı, yapılacak testler ürünün patojenden ari olduğunu gösterene kadar yasaklandı. Food Safety News’in aktardığı uyarı 30 Eylül’de yayımlandı. 1 Ekim itibarıyla bu sütle bağlantılı doğrulanmış bir hastalık bildirilmedi. Ancak Listeria enfeksiyonunun belirtilerinin maruziyetten sonra ortaya çıkmasının 70 güne kadar sürebileceği belirtildi. Yetkililer, söz konusu çiğ sütü tüketen ve hastalık belirtileri yaşayan kişilerin tıbbi yardım almasını ve olası Listeria maruziyeti hakkında doktorlarını bilgilendirmesini istedi. Pastörize edilmeyen çiğ süt, Listeria’nın yanı sıra Salmonella ve E. coli gibi zararlı bakterileri de taşıyabiliyor. Enfeksiyon; kusma, bulantı, sürekli ateş, kas ağrısı, şiddetli baş ağrısı ve ense sertliği gibi belirtilere yol açabiliyor. Hamileler, yaşlılar, küçük çocuklar ve bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler ciddi hastalık, yaşamı tehdit eden enfeksiyonlar ve diğer komplikasyonlar açısından özellikle risk altında bulunuyor. Haberde, Big Brook Farm’ın sütüyle ilgili 2024’te de Listeria monocytogenes tespit edilmesinin ardından benzer bir uyarı yayımlandığı belirtildi. Çiğ sütün eyaletler arasında satışının ise yasa dışı olduğu kaydedildi.

Arjantin’in AB’ye Tarım ve Gıda İhracatı, Son Üç Yıl Ortalamasını İlk Dört Ayda %21 Aştı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’in AB’ye Tarım ve Gıda İhracatı, Son Üç Yıl Ortalamasını İlk Dört Ayda %21 Aştı

Arjantin’in Avrupa Birliği’ne (AB) tarım ve gıda ürünleri ihracatı, Mercosur-AB Geçici Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinden sonraki ilk dört ayı kapsayan mayıs-ağustos döneminde 1,922 milyar dolara ulaştı. Bu değer, aynı dönemin önceki üç yılındaki ortalama ihracatın %21 üzerinde gerçekleşti. Anlaşma kapsamında gümrük vergisi indirimi elde eden ürünler ayrı değerlendirildiğinde, Arjantin’in AB’ye satışları %44 arttı. Kaynağa göre bu artış, son üç yılın aynı dönem ortalamasına kıyasla yaklaşık 372 milyon dolarlık ek ihracata karşılık geldi. Veriler, Arjantin Tarım Bakanlığı bünyesindeki Pazarlar ve Tarım-Gıda Sektörü Entegrasyonu Alt Müsteşarlığı tarafından INDEC istatistikleri kullanılarak işlendi. İhracat artışı farklı tarım ve gıda komplekslerine de yansıdı. Balıkçılık ürünleri satışları %93, sığır eti ihracatı %50 ve turunçgil ihracatı %59 yükseldi. Daha küçük paya sahip bazı gruplarda da güçlü artışlar görüldü; koyun ürünleri, tütün, gıda bileşenleri, arıcılık ve hayvan yemleri ihracatındaki yükselişler sırasıyla %154, %105, %116, %87 ve %75 oldu. Karşılaştırma, aynı yıl dönemindeki son üç yılın ortalamasına dayanıyor. Bu nedenle açıklanan oranlar ticaret akışındaki ilk iyileşmeyi gösterirken, anlaşmanın uzun vadeli etkisine ilişkin sonuç olarak değerlendirilmiyor. AB, 2025’te Çin’in ardından Arjantin tarım ve gıda sektörünün ikinci büyük ihracat pazarıydı.

Brezilya’da İkinci Ürün Mısır Hasadı %98,1’e Ulaştı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da İkinci Ürün Mısır Hasadı %98,1’e Ulaştı

Brezilya’da 2026 ikinci ürün mısır hasadı ekili alanın %98,1’ine ulaştı. Companhia Nacional de Abastecimento (Conab) verilerine göre hasat, ülkenin başlıca üretim bölgelerinde büyük ölçüde tamamlanma aşamasına geldi. Mato Grosso, Goiás, Tocantins, Maranhão, Bahia ve Piauí’de çalışmalar sona ererken, Pará ve Mato Grosso do Sul’da son işlemler yürütülüyor. Minas Gerais’te de hasat neredeyse tamamlandı. Yağışlar bazı bölgelerde çalışmaları yavaşlattı. São Paulo’da hafta boyunca etkili olan kuvvetli yağışlar biçerdöverlerin tarlaya girişini engellerken, Paraná’da alanların %93’ü hasat edildi. Bu eyalette yağışlar operasyonlarda kesintilere ve kuvvetli rüzgârların bazı bitkileri yatırmasına neden oldu. Buna karşılık, ikinci ürün hasadı devam eden bazı bölgelerde yağışların azalmasıyla çalışmalar sürdü. 2026/27 ilk ürün mısır ekimi ise öngörülen alanın %17,6’sına ulaştı. Rio Grande do Sul’da ekim, planlanan alanın yarısını aşarken, soğuk hava koşullarının ardından 6 ve 7 Eylül’de görülen donlar gelişme dönemindeki bazı alanlarda hasara yol açtı. Santa Catarina ve Paraná’da da ekim devam ediyor. Ancak aşırı nem, bitkilerin çıkışında sorun riskini artırıyor; mısır kök kurdu, yaprakdelen ve çeşitli zararlılar için izleme yapılıyor. Brezilya’nın ağustos sonuna kadar gerçekleştirdiği mısır ihracatı 14,5 milyon ton oldu. Bu miktar, geçen yılın aynı dönemindeki 15,7 milyon tonun altında kaldı. Arco Norte limanlarının sevkiyatlardaki payı %48,98’e yükselirken, Santos’un payı %27’ye, Paranaguá’nın payı %7,2’ye geriledi. Rio Grande’nin payı ise %10,1’e çıktı.

Bal Arıları Polen Tüketimini Amino Asit Dengesine göre Ayarlıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Bal Arıları Polen Tüketimini Amino Asit Dengesine göre Ayarlıyor

Oxford Üniversitesi ile Southampton, Lancaster ve Newcastle üniversiteleri ile Kudüs İbrani Üniversitesinden araştırmacıların Current Biology dergisinde yayımlanan çalışmasına göre bal arıları, besinlerindeki esansiyel amino asitlerin oranına göre ne kadar yiyecek tüketeceklerini ayarlıyor. Araştırmacılar, Büyük Britanya’daki 26 bitki familyasına ait 99 çiçekli bitki türünün polenindeki amino asit bileşimini bal arılarının dokularındaki bileşimle karşılaştırdı. Sonuçlar, incelenen polen türlerinin çoğunun arıların beslenme ihtiyaçlarıyla tam olarak örtüşmediğini gösterdi. Çalışmanın laboratuvar aşamasında, farklı polen türlerinin ve arı dokusunun amino asit bileşimini taklit eden yapay yemler genç işçi arılara verildi. Amino asit oranı arıların ihtiyaçlarına daha uygun olan yemle beslenen arılar daha fazla tüketti, daha çok vücut ağırlığı kazandı ve proteinleri daha uygun bir besin oranında aldı. Histidinin görece yüksek olduğu yemlerde ise arılar toplam gıda tüketimini, hem protein hem de karbonhidrat alımını azalttı. Araştırmacılar, bunun bazı amino asitlerin aşırı alınmasını önleyen bir koruma mekanizması olabileceğini değerlendiriyor. Araştırmada, bal arılarının farklı bitkilerden topladığı poleni kovanda depoladığı karışım da incelendi. Arı ekmeği olarak adlandırılan bu karışımın amino asit bileşimi, tek tek polen türlerinin çoğuna göre daha dengeliydi. Arıların bu sistemi sayesinde farklı polen kaynaklarının besin eksikliklerini dengeleyebildiği belirtildi. Buna karşılık, polenle doğrudan beslenen yaban arıları ve yalnız yaşayan arılar, bitki çeşitliliğinin düşük olduğu bölgelerde uygun amino asit dengesini sağlamakta daha fazla zorlanabilir. Araştırmacılar, tozlayıcıları desteklemeye yönelik dikimlerde yalnızca sezon boyunca çiçek bulunmasına değil, farklı polen kaynaklarının çeşitliliğine de önem verilmesini önerdi.

Yunanistan’da Hayvan Hastalıkları ve Balık Yetiştiriciliği Gündemde
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan’da Hayvan Hastalıkları ve Balık Yetiştiriciliği Gündemde

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Yunanistan Tarım ve Gıda Bakanı Margaritis Schoinas, ülkenin yedi Merkezi Olmayan Yönetiminin sekreterleriyle bir araya gelerek birincil sektörün ülke genelinde daha etkili işlemesini ve kamu hizmetleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesini görüştü. Toplantıda kamu yetkilerinin daha etkin kullanılması, hukuka uygunluğun güvence altına alınması ve bürokrasinin azaltılması da ele alındı. Görüşmenin başlıca gündemlerinden birini hayvan hastalıkları ve hayvancılık sektöründe yaşanan son krizlerin yönetiminden çıkarılan sonuçlar oluşturdu. Katılımcılar, olağanüstü ihtiyaçlar ortaya çıktığında devletin insan kaynağı ve hizmetleri hızlı biçimde harekete geçirebilmesi gerektiğini değerlendirdi. Toplantıda, veterinerler ile diğer kritik uzmanlıkların ihtiyaç duyulan bölgelere hızla gönderilebilmesi için kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve mevcut bilimsel personelden daha iyi yararlanılması gerektiği belirtildi. Bu kapsamda bakanlığın hayvan hastalıklarına karşı operasyonel kapasitesinin artırılması ve sağlık krizlerinde hızla devreye girecek daha etkili bir ulusal mekanizma kurulması değerlendirildi. Balık yetiştiriciliğiyle ilgili konular da gündeme gelirken, bakanlık ile Merkezi Olmayan Yönetimler arasındaki daha iyi iş birliğinin idari gecikmeleri ve görev çakışmalarını azaltabileceği alanlar ele alındı.

Roma’da Dünya Makarnalık Buğday ve Makarna Forumu Düzenlendi
Görsel kaynağı: La Repubblica · Özgün haber
Veri haberi

Roma’da Dünya Makarnalık Buğday ve Makarna Forumu Düzenlendi

Roma’daki Palazzo Brancaccio’da düzenlenen üçüncü Dünya Makarnalık Buğday ve Makarna Forumu’nda uluslararası pazarlar, fiyatlar, tüketim, ithalat-ihracat ve makarnalık buğdayın geleceği ele alındı. Toplantıda Kanada, ABD, Avrupa, Türkiye ve Kuzey Afrika’nın küresel makarnalık buğday dengelerindeki konumu değerlendirildi. Forum, İtalya ve uluslararası sektörden temsilcileri bir araya getirdi. 60 ülkeden derlenen verilere göre 28 Haziran 2026’da sona eren yılda küresel kuru makarna pazarı önceki yıla göre %0,8 büyüdü. Aynı dönemde dünya genelinde 6,9 milyon ton makarna üretildi ve üretim %0,4 arttı. Avrupa, kuru makarna pazarının yaklaşık yarısını oluşturarak en büyük pazar olmayı sürdürdü; bölgedeki hacimler %0,9 yükseldi. Asya Pasifik’te pazar 1,1 milyar avroya ulaştı ve %2,3 büyüdü. İtalyan makarna markaları, ülke dışındaki kuru makarna pazarının yaklaşık dörtte birini elinde tutarken bu oran ABD’de yaklaşık %42’ye çıktı. Kaynakta, markaların çoğu pazarda kategori ortalamasının üzerinde fiyatlandırılan ürünlerle değer ve pazar payı oluşturduğu belirtildi. İtalya’nın 2026 makarnalık buğday üretimi yaklaşık 3,8 milyon ton olarak verilirken, son beş yılın ortalama toplam öğütme miktarı 6,5-6,8 milyon ton aralığında gösterildi. Forumda ayrıca makarna formatlarının çeşitlenmesi ve ürünün Akdeniz beslenmesindeki yeri de gündeme geldi.

Uruguay’da Et İhracat Geliri Yedi Haftadır 6.000 Doların Üzerinde
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Et İhracat Geliri Yedi Haftadır 6.000 Doların Üzerinde

Uruguay’da et ihracatının ortalama geliri, son 30 günlük hareketli dönemde ton başına 6.022 ABD doları oldu. Son haftada bu değer 6.292 dolara çıkarken, ihracat geliri yedi hafta üst üste ton başına 6.000 doların üzerinde kaldı. Son 13 haftanın 11’inde de aynı eşik aşıldı. Buna karşın ihraç edilen et hacminin yaklaşık %10 gerilediği bildirildi. Et piyasasındaki yüksek değerlerin yanı sıra ülkede hayvancılık sektörünün gündeminde sanayi tesislerindeki çalışma ilişkileri ve yaklaşan etkinlikler de yer aldı. Hükümet, çalışanlar ve Frigorífico Tacuarembó arasında işten çıkarmaları önlemek amacıyla görüşmeler sürdürürken, 10 aydan uzun süredir kapalı olan Frigorífico Carrasco’nun durumu için Çalışma Bakanlığı, Minerva ve işçi temsilcilerinin bir araya gelmesi planlandı. Süt sanayisinde ise taşeron şirketlerdeki işten çıkarmalar nedeniyle olası bir iş uyuşmazlığı gündeme geldi. Hayvancılık takviminde Pantalla Uruguay’ın 25’inci yıl satışında 10.727 sığırın satılması ve toplam teklifin %92’sinin karşılık bulması öne çıktı. Ülkede boğa satışlarının sürmesi beklenirken, Salto, Melo ve Minas’taki hayvancılık sergileri de ekim ayının ilk günlerinde başladı. Programda üretim ve genetik çalışmalarıyla bağlantılı çeşitli faaliyetlerin yer alacağı belirtildi. Aynı dönemde Salto’da yün sektörünün geleceğine ilişkin, Avustralya, Çin, İtalya ve Norveç’ten uzmanların katılacağı bir etkinlik düzenleneceği aktarıldı.

İspanya’da Zeytinyağı Üretiminin Önceki Sezona göre %23 Artması Bekleniyor
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Zeytinyağı Üretiminin Önceki Sezona göre %23 Artması Bekleniyor

İspanya Tarım Bakanlığının 1 Ekim’de yayımladığı ilk tahmine göre, 2026/27 zeytinyağı sezonunda ülkenin üretiminin 1,6 milyon tona ulaşması bekleniyor. Bu miktar, önceki sezona göre yaklaşık %23’lük artışa karşılık geliyor. Üretim artışı beklentisi, geçen ilkbaharda görülen ılıman sıcaklıklar ve yeterli yağışların zeytin ağaçlarında çiçeklenme ile meyve tutumunu desteklemesine bağlanıyor. Bakan Luis Planas, ilk tahminin sezonun iklim koşullarıyla uyumlu olduğunu ve gerçekleşmesi halinde iç pazar ile ihracatta arz istikrarı sağlayabileceğini belirtti. Bununla birlikte tahmin kesinleşmiş değil. Önümüzdeki haftalardaki hava koşulları ve yaz aylarında yaşanan yüksek sıcaklıkların, özellikle kuru tarım yapılan zeytinliklerde yağ verimini etkileyip etkilemeyeceği hasat sürecinde netleşecek. Bakanlık, verilerin hasat ilerledikçe güncelleneceğini bildirdi.

Şam'da 120 Şirketin Katıldığı 360 Food Syria Fuarı Açıldı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Şam'da 120 Şirketin Katıldığı 360 Food Syria Fuarı Açıldı

Şam'da 360 Food Syria gıda sanayileri fuarı, 18 ülkeden 120 yerel, Arap ve yabancı şirketin katılımıyla başladı. Şam Fuar Alanı'nda düzenlenen etkinlikte hassas tarım, sulama ve tohum teknolojilerinin yanı sıra gıda işleme, paketleme ve ambalaj makineleri ile nihai gıda ürünleri sergileniyor. Evex Events ve Pyramids Group tarafından düzenlenen fuar, Suriyeli üreticileri bölgesel distribütörler, uluslararası tedarikçiler ve yatırımcılarla buluşturan bir platform olarak tanımlanıyor. Etkinlik, ayın 3'üne kadar 12.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Suriye Tarım Bakanlığı, tarım sektörünü güncellemek üzere politikaların ve düzenleyici çerçevenin yenilenmesini, tarımsal yatırımlar için uygun koşullar oluşturulmasını ve kamu-özel sektör ortaklıklarının kolaylaştırılmasını içeren bir yol haritası hazırladığını bildirdi. Bakanlık ayrıca geleneksel destek modellerinden verimlilik ve üretime dayalı desteğe geçiş hedefini açıkladı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) temsilcisi, tarımın Suriye'nin ekonomik toparlanması ve gıda güvenliği için temel bir sektör olduğunu belirterek çiftçilere destek, sulama ve tarımsal hizmetlerin geliştirilmesi, depolama, işleme ve pazarlama süreçlerinin iyileştirilmesi çağrısı yaptı.

Estonya, Rusya ve Belarus Tahıllarının Transitini Yasakladı
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber

Estonya, Rusya ve Belarus Tahıllarının Transitini Yasakladı

Estonya, Rusya ve Belarus’tan gelen tahılların kendi topraklarından transit geçişini yasakladı. Dışişleri Bakanı Tsahkna, kararı Rusya’nın Ukrayna limanlarına saldırması, Ukrayna’nın tahıl ihracatını engellemesi ve kendi ürünleri için yeni güzergâhlar aramasıyla ilişkilendirdi. Bakan, daha önce Rus tahılının Estonya üzerinden taşınmaması konusunda uyarıda bulunduklarını belirtti. Tallinn yönetimi, Rusya’nın Baltık limanlarını alternatif bir transit yolu olarak kullanmasını önlemek için Letonya ve Litvanya ile eş güdüm sağlamaya çalışıyor. Estonya’ya göre Rusya, Ukrayna’ya yönelik saldırıları sürerken ticaretini devam ettirmek için bölgedeki liman ve güzergâhlardan yararlanmak istiyor. Avrupa Birliği, Rusya ve Belarus menşeli tahıl ürünlerinin ortak pazara erişimini sınırlamak amacıyla gümrük vergileri uygulamaya koymuştu. Ancak bu düzenlemeler, ürünlerin Avrupa Birliği topraklarından üçüncü ülkelere transit geçişini her durumda engellemediği için Estonya kendi yasağını getirdi. Karar, Karadeniz’deki taşımacılığın aksamasının ardından Rusya’nın alternatif ihracat yolları aradığı bir dönemde alındı. Rus şirketlerinin Baltık Denizi ve Arktik Okyanusu’ndaki bazı liman terminallerini daha fazla tahıl işlemek üzere uyarladığı bildirildi.

Hollanda’da İklim Değişikliğine Uyum İçin Pirinç Denemesi
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da İklim Değişikliğine Uyum İçin Pirinç Denemesi

Hollanda’da araştırmacılar, iklim değişikliğine uyum sağlamak ve kuruyan turbalık alanların yol açtığı toprak çökmesini sınırlamak amacıyla pirinç yetiştiriciliğini deniyor. Çalışma şu aşamada 0,6 hektarlık bir alanda yürütülüyor; proje ekibi yaklaşık üç ton kısa taneli pirinç üretmeyi umuyor. Hollanda’da tarım arazilerinin bir bölümü, hayvan yemi olarak ot yetiştirmek için kurutulan turbalıklardan oluşuyor. Turbanın kuruması, karbondioksit salımına ve bazı bölgelerde yılda birkaç santimetreye ulaşan toprak çökmelerine neden oluyor. Wageningen Üniversitesine göre Hollanda’daki turbalık topraklardan kaynaklanan sera gazı emisyonları ülkenin toplam emisyonlarının yaklaşık %2-3’ünü oluşturuyor. Alanların yeniden nemli tutulması bu etkileri sınırlayabilir; pirinç üretimi ise sulak alanlarda ot dışında bir ürün yetiştirme olasılığı sunuyor. Ekip, Hollanda iklimine en uygun çeşitleri belirlemek için Rusya, Çin, Japonya ve Özbekistan’dan gelen yaklaşık 30 pirinç çeşidini inceliyor. Araştırmacılar, pirinç üretiminin kendisinin oluşturabileceği karbondioksit ve metan salımlarını da izliyor; böylece çözüm olarak görülen yöntemin çevresel sorunu ağırlaştırıp ağırlaştırmadığını değerlendirmeyi amaçlıyor. Projenin sorumlusu Julian Helfenstein, ilk sonuçların umut verici olduğunu belirtiyor. Yerel restoranların ürüne ilgi gösterdiği, kuzey Japonya kökenli bir çeşidin ise Hollanda koşullarına en iyi uyum sağlayan aday olduğu aktarılıyor.

Fas, İsviçre Yaban Mersini Tedarikçileri Arasında İlk 5'e Girdi
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas, İsviçre Yaban Mersini Tedarikçileri Arasında İlk 5'e Girdi

Fas'ın İsviçre'ye taze yaban mersini sevkiyatı, Temmuz 2025-Haziran 2026 dönemini kapsayan kampanyada 655 tona ulaştı. İsviçre Federal Gümrük İdaresi verilerinin EastFruit tarafından Global Trade Tracker üzerinden analizine göre, bu miktar önceki kampanyaya kıyasla %75 artış gösterdi. Fas menşeli ithalatın değeri 7,6 milyon avroyu aştı. Artış, Fas'ın İsviçre yaban mersini ithalatındaki payını %5,5'e çıkardı ve ülkenin ilk kez en büyük beş tedarikçi arasına girmesini sağladı. İsviçre'nin toplam yaban mersini ithalatı da aynı kampanyada 11.800 tona yükseldi; pazar yıllık bazda %17 büyüdü ve ithalat beş kampanyadır artış gösteriyor. İsviçre pazarında İspanya %44'lük payla ilk sırada yer alırken, Peru %17,8, Hollanda %7,8 ve Şili %6,4 pay aldı. Fas'ın sevkiyatları üç yılda 2,3 katına çıktı ve yıllık ortalama büyüme %33 olarak kaydedildi. Fas menşeli yaban mersini İsviçre'de kasım-haziran döneminde bulunurken, sevkiyatların en yüksek seviyesine ilkbaharda ulaştığı belirtildi. Bu dönem, İsviçre'nin ithalat talebinin güçlü olduğu zaman aralığıyla örtüşüyor.

Fas’ta Avokado Üretiminde Su, Verim ve Pazar Dengesi Ele Alındı
Görsel kaynağı: Agriculture du Maghreb · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Avokado Üretiminde Su, Verim ve Pazar Dengesi Ele Alındı

Fas’taki avokado sektörünün üretim alanlarını ve hacmini artırmanın ötesinde, verimi kalıcı biçimde güvence altına alma, su ve girdileri daha verimli kullanma, kaliteyi yönetme ve rekabetin güçlendiği uluslararası pazarlara uyum sağlama ihtiyacı, Tanca’da düzenlenen ilk Morocco Avocado Conference’ın gündemini oluşturdu. Green Smile tarafından “Su • Verim • Pazar” temasıyla düzenlenen konferans 30 Eylül’de yapıldı. Etkinlikte üreticiler, işletme yöneticileri, ihracatçılar, mühendisler, teknisyenler, fidanlık işletmeleri, danışmanlar, araştırmacılar, tarımsal girdi tedarikçileri, sulama ve gübreleme uzmanları, bitki koruma şirketleri ile ambalajlama ve pazarlama alanındaki temsilciler bir araya geldi. Programda bahçe performansı ve dayanıklılığı, pazarlar ve uluslararası ticaret, plantasyon yönetimi ve bitki koruma başlıkları işlendi. Sunumlarda avokado ağacının performansının tek bir uygulamayla değil, kök sistemi, suya erişim, iklim, beslenme, ışık, çiçeklenme, tozlanma, meyve yükü ve ağacın sağlık durumunun birlikte yönetilmesiyle şekillendiği belirtildi. Teknik sunumlarda kök bölgesindeki çevresel streslerin bahçenin üretkenliğini etkileyebileceği aktarıldı. Sıkışık ya da drenajı yetersiz toprak, su baskını, sığ toprak, tuzluluk, yüksek pH, bazı mineral elementlerin sınırlı bulunması ve yetersiz havalanma bu riskler arasında gösterildi. Sulama ve gübreleme kararlarının toprak yapısı, drenaj, pH, tuzluluk, su durumu, kök faaliyeti ve ağacın fizyolojik durumuna ilişkin teşhise dayanması önerildi. Organik madde yönetimi, toprak yapısının iyileştirilmesi, gübrelemenin bölümlere ayrılması, gerektiğinde tuzların kontrollü yıkanması, izlenen sulama ve uygun anaç seçimi de başvurulabilecek araçlar arasında sayıldı. Biyostimülanların ise tek başına çözüm olarak değil, tutarlı bir tarımsal stratejinin parçası olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Bahçe taç yönetimine ilişkin sunumda, ışığın taç içine girmesiyle üretim için gerekli yaprak alanı ve meyve veren dalların korunması arasında denge kurulması gerektiği belirtildi. Budamanın standartlaştırılamayacağı; kararın ağacın yaşı ve gelişme gücü, çiçek ve meyve yükü ile önceki sezon üretimi dikkate alınarak verilmesi gerektiği kaydedildi. Genç bahçelerde önceliğin yoğun budama yerine ağacın yapısını oluşturmak olması gerektiği aktarıldı. Tozlanma ve meyve tutumuna ilişkin sunumda, doğal tozlanmadaki düşük oranın elle yapılan tozlanmayla yükselmesine rağmen genç meyvelerin önemli bölümünün daha sonra dökülebildiği belirtildi. Çiçek biyolojisi, sıcaklık, nem, çiçeklerdeki karbonhidrat rezervleri, çeşit özellikleri ve tozlayıcı böceklerin sonucu etkilediği aktarıldı. Hass’ın bazı koşullarda kendine döllenebildiği, ancak literatürde tozlayıcı çeşitlerin etkisine ilişkin sonuçların tamamen aynı olmadığı ifade edildi. Arıların faaliyet gösterdiği uygulamalarda daha fazla meyve elde edildiği, rüzgârın ve çok küçük böceklerin tek başına yeterli tozlanmayı sağlayamayabileceği bildirildi.

ABD Soyası Küresel Su Ürünleri Yetiştiriciliği İçin Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Farm Progress · Özgün haber

ABD Soyası Küresel Su Ürünleri Yetiştiriciliği İçin Öne Çıkıyor

Tüketicilerin sofrasına gelen balıkların, ABD’de üretilen soya fasulyesi kullanılarak yetiştirilmiş olabileceği belirtiliyor. Farm Progress, ABD soyasının küresel su ürünleri yetiştiriciliği sektöründeki önemini ele alıyor. Kaynağın kısa özetinde, ABD soyasının su ürünleri yetiştiriciliği için neden önemli olduğu ifade ediliyor; ancak bu önemin gerekçeleri, kullanım biçimi ve sektörel kapsamına ilişkin ayrıntılı bilgi yer almıyor.

İspanya ve Fransa, OTP Müzakerelerinde Ortak Tutumda Uzlaştı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

İspanya ve Fransa, OTP Müzakerelerinde Ortak Tutumda Uzlaştı

İspanya ve Fransa, Avrupa Birliği’nin Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) geleceğine ilişkin müzakerelerin son aşamasında birlikte hareket etme konusunda anlaştı. İki ülke, OTP’nin ortak niteliğinin Avrupa Birliği’nin gıda yeterliliğini güvence altına almak ve iç pazarın işleyişini bozabilecek farklılıkları önlemek için korunması gerektiğini savunuyor. Ortak yaklaşım, İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanı Luis Planas ile Fransa Tarım, Tarım-Gıda ve Gıda Egemenliği Bakanı Annie Genevard’ın imzaladığı deklarasyonla ortaya kondu. Deklarasyonda gelecek OTP’nin, tarım sektörünün karşı karşıya olduğu zorluklara uygun ve yeterli bir bütçeyle güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Politikanın tarımsal gelirleri ve kırsal bölgeleri koruyacak müdahaleler içermesi, çiftçilerin çevresel ve iklimsel dönüşümlerde teşvik edici agro-çevresel ve iklim eylemleriyle desteklenmesi istendi. Ayrıca sektörlerin ihtiyaçlarına uyarlanmış Ortak Piyasa Düzeni’nin korunması gerektiği ifade edildi. İki ülke, gıda, tarım ve hayvancılığı Avrupa’nın uzun vadeli stratejik özerkliği, egemenliği ve güvenliği açısından temel alanlar olarak değerlendiriyor. İklim değişikliğinin bu faaliyetler üzerindeki etkilerinin Avrupa’nın rekabetçilik ve araştırma mekanizmalarında dikkate alınması, tarım ve tarım-gıda sektörlerinin gelecekteki Avrupa Rekabetçilik Fonu ile Ufuk Avrupa programı dahil olmak üzere bu mekanizmalarda güçlendirilmesi talep edildi. Açıklamada ayrıca Avrupa Birliği’nin uzak bölgeleri için tarımsal Posei programına destek verildi. Kaynağa göre iki ülke, bitki ve hayvan sağlığı, meyve-sebze ile bağcılık komiteleri ve uzak bölgelerin tarımsal özelliklerinin korunması gibi alanlarda uzun süredir iş birliği yürütüyor. Açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndaki mart ayından bu yana süren ablukanın özellikle gübre ve yakıt maliyetleri üzerinden tarım sektörünü güçlü biçimde etkilediği de aktarıldı.

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yedi Yılın En Düşük Seviyesinde
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yedi Yılın En Düşük Seviyesinde

Astana’da düzenlenen EURASIAN AGRICOM-2026 konferansının ilk oturumunda konuşan Tarım Piyasası Konjonktürü Enstitüsü Genel Müdürü Dmitriy Rylko, Rusya’nın güneyindeki buğday fiyatlarının son yedi yılın en düşük seviyesine gerilediğini söyledi. Rylko’ya göre fiyatlara Baltık limanlarına teslimat giderleri yansıtılıyor ve ton başına yaklaşık 91 ABD doları tutarındaki bu maliyet çiftçinin tüccardan aldığı bedelden düşülüyor. Rylko, fiyatların tabana ulaştığını ve toparlanma girişimleri görüldüğünü değerlendirdi. Karadeniz’de ihracatın normale dönmesi halinde Baltık limanlarındaki fiyatların düşmesi, Karadeniz limanlarındaki fiyatların ise bir miktar yükselmesi bekleniyor; ancak normalleşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve zamanlaması belirsiz. İhracat vergisinin kaldırılması ile Uzak Doğu limanlarına taşımaya verilen sübvansiyonlar fiyatlara sınırlı destek sağladı.

Romanya’da Gıda Fiyatlarında Ekim Ayında Yeni Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Gıda Fiyatlarında Ekim Ayında Yeni Artış Bekleniyor

Romanya’da gıda fiyatlarının ekim ayında yeniden yükselmesi bekleniyor. Piyasa tahminlerine göre artışlar gıda ürünlerinde %4 ila 8 arasında değişecek. En yüksek artışın süt ürünlerinde görülmesi, kaşar peynirinde fiyatların %8’e kadar yükselmesi öngörülüyor. Salam ve diğer işlenmiş et ürünleri için üreticilerin perakendecilere %3 ila 4 arasında değişen fiyat artışları bildirdiği aktarılıyor. Artış beklentisinin temelinde akaryakıt, elektrik ve doğal gaz maliyetlerindeki yükseliş bulunuyor. Gıda sektöründeki bu giderlerin bir ürünün toplam maliyetinde %10 ila 12 paya sahip olduğu belirtiliyor. Ekonomik analist Adrian Negrescu, enerji ve yakıt fiyatlarındaki artışın yanı sıra ulusal para biriminin avro karşısındaki değer kaybının da, ithal ürünlerin ağırlığı nedeniyle fiyatları etkileyebileceğini söyledi. Süt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren Mirdatod Prod, hammadde sütünün alım fiyatı ile yakıt, enerji ve ambalaj maliyetlerinde öngörülebilirlik bulunmadığını açıkladı. Şirket, Lactate de Ibăneşti markasının fiyatlarında yıl sonuna kadar artış talep edeceğini ve artışın %8’den az olmayacağını belirtti. Ancak şirket, tüketici üzerindeki etkiyi sınırlamak için hesaplamaların sürdüğünü ifade etti. Gıda Sanayisi Ulusal Sendikalar Federasyonu Başkanı Dragoş Frumosu, üreticilerin artan maliyetler ve düşen satışlar arasında sınırlı hareket alanına sahip olduğunu söyledi. Frumosu’ya göre eylül ayına kıyasla ekim ayında gıda fiyatları %5 ila 6 artabilir; yıl başına göre ortalama artış ise %10 ila 15’e ulaşabilir. Bu değerlendirme, piyasa beklentilerinden ayrı bir sektör açıklaması olarak aktarıldı. Kanatlı eti üreticisi Familia Safir’in yöneticisi George Safir de yakıt, plastik ambalaj ve kamu hizmetleri maliyetlerindeki yükselişin şirket üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Şirket, fiyat artışı konusunda henüz karar vermediğini ve tüketici talebi ile alım gücünü değerlendireceğini açıkladı. Analist Negrescu ise enflasyonun önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde artış ve düşüş dönemleri yaşayabileceğini, yüksek fiyatların satışları azaltarak üreticileri fiyat politikalarını yeniden değerlendirmeye zorlayabileceğini ifade etti.

Arı Ailesinin Yardıma İhtiyacı Olduğu Nasıl Anlaşılır?
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Arı Ailesinin Yardıma İhtiyacı Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Arıcılığa yeni başlayanların, bir arı ailesinin yardıma ihtiyacı olup olmadığını değerlendirirken tek bir belirtiye göre karar vermemesi gerekiyor. Kovanın önündeki hareketlilik, yuvanın gelişimi, arıların davranışı ve yem stokları birlikte incelenmeli. Nektar akışının uzun süre kesildiği veya havanın soğuk olduğu dönemlerde bal ve arı ekmeği stoklarının azalması, arı ailesi için risk oluşturabilir. Arıların aktif uçması tek başına yeterli bir gösterge sayılmıyor; stokların kovan içindeki durumu ve ailenin genel gücü de kontrol edilmeli. Kuluçkanın düzensiz gelişmesi, yumurta ve genç larvaların hücrelere dağınık yerleşmesi ya da yeni kuluçka görülmemesi, sorunun nedeninin araştırılmasını gerektirebilir. Ancak kuluçkanın az olması doğrudan ana arı sorununa işaret etmiyor. Mevsim, hava koşulları ve yem eksikliği de bu duruma yol açabilir. Bu nedenle ana arı, tek bir kovan kontrolünün ardından değiştirilmemeli; yumurtlama, kuluçkanın bütünlüğü, ailenin gücü ve mevsimsel koşullar birlikte değerlendirilmelidir. Kovan önünde ani hareketsizlik veya olağandışı hareketlilik, çok sayıda arının uçmadan yerde sürünmesi, uçamaması ya da kanatlarının anormal görünmesi de incelenmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor. Dağınık kuluçka, şüpheli hücre değişiklikleri, ölü veya rengi değişmiş larvalar ve normal olmayan koku hastalık ya da parazit şüphesini artırabilir. Bununla birlikte belirli bir hastalık veya parazit yalnızca tek belirtiye bakılarak teşhis edilemiyor; bazı durumlarda uzman değerlendirmesi ya da laboratuvar incelemesi gerekiyor. Aile hızla zayıflıyor veya yem stoku kritik düzeye iniyorsa müdahale geciktirilmemeli, ancak neden belirlenmeden rastgele ilaç kullanılmamalı ve arılar ya da çerçeveler başka aileye aktarılmamalı.

Yeni Listeria Salgını Araştırılıyor
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Listeria Salgını Araştırılıyor

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Listeria monocytogenes kaynaklı yeni bir salgını araştırıyor. Kurum, şu ana kadar 11 hastayı doğruladı ancak hastaların yaşlarını ve yaşadıkları yerleri açıklamadı. Patojenin kaynağı henüz belirlenemezken, gıdanın izini sürmeye yönelik çalışmalar başlatıldı; FDA hangi ürünün incelendiğini bildirmedi. FDA ile Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), bunun yanında Sierra Nevada Graziers markalı otla beslenen çiğ süt peynirleriyle ilişkilendirilen E. coli O26:H11 salgınını da inceliyor. Sekiz eyalete yayılan bu salgında 13 kişi hastalandı. Hastaların yarısından fazlası beş yaşından küçük çocuklardan oluşurken, sekiz kişi hastaneye kaldırıldı ve üç kişide böbrek yetmezliğine yol açabilen hemolitik üremik sendrom gelişti. Hastalık belirtileri görülen kişilerle yapılan görüşmelerde dokuz hastanın tamamı söz konusu peyniri tükettiğini bildirdi. Sierra Nevada Graziers, tüm çiğ süt peynirleri için ülke çapında geri çağırma başlattı. FDA ayrıca başka salgınlara ilişkin güncellemeler paylaştı: Kaynağı bilinmeyen bir Listeria salgınında hasta sayısı 40'tan 44'e, başka bir Listeria salgınında ise 10'dan 11'e yükseldi. Kaynağı bilinmeyen bir E. coli O157:H7 salgınında da hasta sayısı 25'ten 38'e çıktı; bu salgında FDA numune toplamaya başladı ancak incelenen ürünü açıklamadı.

Avustralya Canlı Hayvan İhracatında Şirket Sayısı ve Pazar Dağılımı Değişti
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya Canlı Hayvan İhracatında Şirket Sayısı ve Pazar Dağılımı Değişti

Avustralya'nın deniz yoluyla canlı hayvan ihracatında faaliyet gösteren şirketlerin sayısı ve sevkiyat dağılımı, 2005-2026 döneminde değişti. Verilere göre 2005'ten bu yana 59 farklı şirket deniz yoluyla ihracat yaptı. Aktif ihracatçı sayısı 2022'de 19 iken 2023, 2024 ve 2025'te 16'da kaldı; 2026'nın ilk yarısında ise 12 şirket faaliyet gösterdi. Yılın kalan bölümünde yalnızca bir veya iki sevkiyat yapan şirketlerin yeniden devreye girebileceği belirtildi. Sektördeki sevkiyatların büyük bölümü az sayıdaki şirket tarafından gerçekleştirildi. Sekiz şirket, 2024'teki sevkiyat kayıtlarının %94,6'sını, 2025'tekilerin ise %92,1'ini karşıladı. Diğer ihracatçıların çoğu yılda bir veya iki sevkiyat yaptı. Bu seferler arasında özel damızlık hayvan gönderileri ile Pakistan veya Meksika gibi daha seyrek kullanılan pazarlara yapılan ihracatlar yer aldı. Şirketlerin sıralaması son yıllarda değişirken Frontier International Northern Pty Ltd, 2025'te 57 sevkiyatla ilk sıraya çıktı. Australian Rural Exports Pty Ltd 52 sevkiyatla ikinci oldu. International Livestock Export Pty Ltd'nin sevkiyat sayısı 2024'te 59 iken 2025'te 40'a geriledi; şirket 2026'nın ilk yarısında ikinci sırada yer aldı. Sevkiyat sayısı uzun vadede büyük ölçüde sabit kalmasına rağmen taşınan hayvan sayısı azaldı. 2015 ve 2016'da yaklaşık 12 şirket yaklaşık 1 milyon sığır ve 2 milyona yakın koyun taşırken, 2025'te 16 şirket yaklaşık 800 bin sığır ve 300 binden biraz fazla koyun ihraç etti. Sevkiyat sayısı 2015'te 297, 2025'te 292 oldu. Bu tablo, daha büyük gemiler ve büyük ihracatçıların çekilmesinin ardından ticaretin daha küçük yüklerle daha fazla şirkete yayıldığına işaret etti. Endonezya, Avustralya'nın en büyük canlı hayvan ihracatı pazarı olmayı sürdürdü. Bu ülkenin toplam sevkiyatlar içindeki payı 2024'te %69, 2025'te %73 ve 2026'nın ilk yarısında %77 oldu. Vietnam'a yapılan sevkiyatlar 2024'te 46'dan 2025'te 30'a, 2026'nın ilk yarısında ise bir kayda indi. 2025'te Endonezya'ya ihracat yapan 16 aktif şirketten dokuzu bu pazara sığır gönderdi; Frontier %24 ile en büyük payı aldı. Çin'deki 10 sevkiyatın altısı Australian Rural Exports tarafından gerçekleştirildi; Filipinler'deki dokuz sevkiyatın sekizi ise International Livestock Export ile Frontier arasında paylaşıldı. Veriler, Avustralya Tarım, Balıkçılık ve Ormancılık Bakanlığının (DAFF) deniz yolculuklarındaki hayvan ölümlerine ilişkin parlamentoya sunduğu raporlardan derlendi. Bu kayıtlar pazar payını değil, ihracatçıların kaç sevkiyat yaptığını gösteriyor. Bir gemi birden fazla ihracatçı için sığır, manda veya koyun taşıyabildiği için sevkiyat kaydı gemi seferiyle aynı anlamı taşımıyor; ayrıca kayıtlar yüklerin büyüklüğünü göstermiyor.

Gübre Piyasasındaki Şoklar Küresel Tahıl Üretimini Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Piyasasındaki Şoklar Küresel Tahıl Üretimini Tehdit Ediyor

Gübre ve diğer temel girdilerin tedarikindeki kesintiler, küresel tahıl üretimi ile gıda güvenliği için risk oluşturuyor. Uluslararası Gübre Sanayisi Birliği (IFA), São Paulo’da yayımladığı değerlendirmede, uluslararası üre piyasasındaki darboğazların özellikle buğday arzında önemli kayıplara yol açabileceğini bildirdi. IFA Genel Müdürü Alzbeta Klein’a göre, uluslararası piyasadan yaklaşık 8 milyon ton ürenin çekilmesi, 75 milyon ila 100 milyon ton arasında buğday üretim kaybına neden olabilir. Tahmin, dünya buğday üretiminin 800 milyon tonun biraz üzerinde olduğu varsayımına dayanıyor. Klein, dünyada tüketilen gıdanın yaklaşık yarısının, doğal gazı azotlu gübreye dönüştüren Haber-Bosch sürecine bağlı olduğunu belirtti. Bu yapısal bağımlılık nedeniyle enerji arzındaki istikrarsızlıklar üretim maliyetlerini, fiyat oluşumunu ve bitki besleme ticaretini etkileyerek ekim kararları ile verim üzerinde baskı yaratıyor. IFA ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik darboğazlara ve sevkiyatların sıhhi sertifikasyonundaki düzenleyici engellere dikkat çekti. Birliğe göre gübre, enerji ve deniz taşımacılığı küresel arz stratejilerinde birlikte ele alınmalı; düşük karbonlu amonyak, verimliliği artırılmış gübreler ve biyolojik ürünler de çözüm seçenekleri arasında değerlendirilmeli.

Brezilya ve ABD, Tarifeler İçin Özel Müzakere Grubu Kurdu
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya ve ABD, Tarifeler İçin Özel Müzakere Grubu Kurdu

Brezilya ve ABD hükümetleri, Washington’ın Brezilya ürünlerine uyguladığı tarifeler ile diğer ticari engelleri görüşmek üzere özel bir çalışma grubu kurma kararı aldı. Anlaşma, Brezilya Dışişleri Bakanı Mauro Vieira ve Brezilya Kalkınma, Sanayi, Ticaret ve Hizmetler Bakanı Márcio Elias Rosa’nın, ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ile Milwaukee, Wisconsin’de yaptığı görüşmenin ardından 30 Eylül’de duyuruldu. Görüşme, 20 Grubu (G20) ticaret bakanları toplantısı kapsamında gerçekleştirildi. Brezilya hükümetine göre çalışma grubu, iki ülke arasındaki tarife dışı engellerin yanı sıra tarifeleri de ele alacak ve olası çözüm seçeneklerini değerlendirecek. ABD yönetiminin önümüzdeki haftalarda müzakerelerin kapsamını belirlemeye yönelik bir öneri belgesi göndermesi bekleniyor. Bu belgenin ardından çalışma grubunun ele alacağı başlıklar ve olası uzlaşma alanları netleşecek. Görüşmeler, ABD’nin temmuz ayında belirli Brezilya ürünlerine Seçim 301 kapsamında %25 ek tarife açıklamasının ardından yürütülüyor. Ayrıca ABD’nin zorla çalıştırmayla bağlantılı politikasında yer alan ülkelerden ithalata %10 veya %12,5 ek tarife uygulanıyor. Brezilya hükümeti, iki önlemin ülkenin ihracatının bir bölümünü kapsadığını bildirdi. Taraflar, mevcut engellerin aşılması ve iki ülkenin şirketleri ile üretici sektörleri için fırsatların genişletilmesi amacıyla diyalog ve müzakereyi sürdürme iradesi açıkladı.

Yeni Zelanda’da Angus Boğa Satışlarında Güçlü Talep
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Angus Boğa Satışlarında Güçlü Talep

Yeni Zelanda’da eylül ayının son haftasında düzenlenen Angus damızlık açık artırmalarında bir yaşındaki sığır boğalarına talep sürdü. Waikato’nun kuzeyindeki Te Akau’da faaliyet gösteren Twin Oaks Angus, 60 boğadan 59’unu sattı ve ortalama 10.850 Yeni Zelanda doları fiyat elde etti. Bu ortalama, 2025’e göre yaklaşık 3.000 Yeni Zelanda doları daha yüksekti. Satışın en yüksek fiyatı, Twin Oaks W263 adlı boğa için 42.000 Yeni Zelanda doları oldu; boğayı Northland’daki MVP Genetics’ten Craig Davie-Martin satın aldı. Açık artırmaların ekim ayında da sürmesi bekleniyor.

Yabani Domatesler Islahta Tat Özelliklerini Geri Kazandırabilir
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Yabani Domatesler Islahta Tat Özelliklerini Geri Kazandırabilir

Domatesin yabani akrabaları, modern çeşitlerde kısmen veya tamamen kaybolan tat ve renk özelliklerinin yeniden kazandırılması için genetik kaynak sağlayabilir. Islah sürecinde bitkinin genetik çeşitliliğinin azalması, bazı tat bileşenlerinin yetiştirilen domateslerden silinmesine yol açtı. Yabani türlerde ise yüksek likopen içeriği ve farklı şeker biriktirme biçimleri gibi özellikler korunuyor. Boyce Thompson Institute (BTI) araştırmacıları, yetiştirilen domates ile üç yabani akrabasının gen faaliyetlerini meyvenin farklı dokularında ve gelişme ile olgunlaşma aşamalarında karşılaştırdı. Solanum pennellii ve Solanum neorickii gibi bazı yabani türlerin meyveleri kırmızıya dönmezken, farklı genetik özellikler meyve rengini, tatlılığı, acılığı ve aromayı etkiliyor. Genome Biology dergisinde yayımlanan çalışma, bu özelliklerin arkasındaki genetik düzenleyici mekanizmaları haritalandırdı. Araştırmacılar, bir genin yakınındaki DNA değişiklikleriyle genomun başka bölgelerindeki farklılıkların gen faaliyetini etkileyebildiğini belirledi. Bu ayrım, yetiştirilen domateslerin özelliklerini geliştirmeyi amaçlayan ıslah çalışmalarına genetik temel sağlayabilir.