ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3046 haber · Sayfa 23

Fon Satışları Buğday ve Mısır Fiyatlarını Geriletti
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

Fon Satışları Buğday ve Mısır Fiyatlarını Geriletti

2026'nın 44. haftasına ilişkin piyasa değerlendirmesinde, tahıl fiyatlarının daha önce rekor seviyelerde tuttuğu uzun pozisyonlarını azaltan spekülatif fonların satışlarından etkilendiği belirtildi. MATIF'te buğdayın fiyatı son hafta 16 EUR/t düşerek güncel olarak 227 EUR/t seviyesine inerken, mısırın Kasım 2026 kontratı 10 EUR/t gerileyerek 283 EUR/t'ye, Mart 2027 kontratı ise haftalık 5 EUR/t düşüşle 265 EUR/t'ye indi. Buna karşılık Şubat 2027 kolza kontratı 5 EUR/t artışla 552 EUR/t'ye çıktı. ABD'deki CBoT piyasasında yumuşak buğday 12 EUR/t düşüşle 202 EUR/t'ye, mısır ise 4 EUR/t düşüşle 160 EUR/t'ye geriledi. CBoT mısırı, eylül sonundaki zirvesinden %20'den fazla değer kaybederek yaklaşık 4,5 USD/buşel, yani 180 USD/t seviyesine indi. Kaynak, bu düşüşü ABD'de daha düşük mısır tüketimine ilişkin raporlar, yeni ürün üretim tahminlerindeki artış ve fonların uzun pozisyonlarını tasfiye etmesiyle ilişkilendirdi. Buğday piyasasında fiyatları aşağı çeken diğer unsurlar arasında Avustralya'nın üretim tahminindeki yükseliş, Arjantin'de beklenen güçlü hasat ve Karadeniz bölgesinden güvenli sevkiyata olanak sağlayabilecek yeni bir tahıl anlaşması görüşmesine ilişkin açıklamalar yer aldı. SovEcon analistleri Rusya'nın ekim ayı buğday ihracatı tahminini 2,8 milyon tona yükseltirken, Ukrayna'da geçen haftanın sonunda 3,05 milyon hektar buğday ekildi. Bu alan, planlanan ekim alanının %67'sine karşılık geldi. ABD'de buğday ekimi %76 seviyesine ulaştı; beş yıllık ortalama ise %77 olarak verildi. Kaynakta, fonların uzun pozisyonlarını azaltmayı sürdürmesi halinde MATIF'te düşüş eğiliminin devam edebileceği değerlendirildi. Ancak Batı Avrupa'nın spot piyasasında fiyatların borsa hareketini tamamen yansıtmayabileceği, çünkü fiziksel piyasada buğday kalitesinin de belirleyici olduğu aktarıldı. Avrupa'da yüksek kaliteli buğday arzının geçen sezondan düşük olduğu belirtildi. Mısırda ise Avrupa Komisyonu MARS, AB'nin ortalama hektar verimi tahminini aylık bazda 0,08 t/ha düşürerek 6,42 t/ha'ye indirdi. Mart 2027 MATIF kontratı 265 EUR/t desteğinin üzerinde kalamazsa fiyatın 250 EUR/t'ye gerileyebileceği ifade edildi.

Deyrizor’da Hayvancılık İçin Su Hasadı Tesislerinin Bakımına Başlandı
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Deyrizor’da Hayvancılık İçin Su Hasadı Tesislerinin Bakımına Başlandı

Suriye’nin Deyrizor ilindeki Su Kaynakları Müdürlüğü, Badiye el-Beşri’de bulunan su hasadı tesislerinin rehabilitasyonuna başladı. Deyrizor Su Kaynakları Müdürü Hazım el-Muheysini’nin açıklamasına göre çalışmalar, yağmur ve sel sularını toplama ve depolama kapasitesini artırarak su kıtlığı yaşanan bölgelerde kullanılabilir kaynak oluşturmayı hedefliyor. İlk aşamada Cebel el-Beşri bölgesindeki Nazıra Seddi’nde çamur birikintileri temizleniyor, vadi yatağı ve set gövdesindeki engeller gideriliyor. Çalışmaların, otlatma alanlarına daha yakın su kaynakları sağlayarak hayvancılık yapanların su taşıma yükünü ve maliyetini azaltması bekleniyor. Proje kapsamında farklı tesislerden 34.000, 90.000, 98.000 ve 47.000 metreküp çamurun kaldırılması planlanıyor; Hısyan ve Şula’daki çukurlar da çalışma alanları arasında yer alıyor.

AB Konseyi Baltık Denizi'nde Gelecek Yılın Balıkçılık Kotalarını Belirledi
Görsel kaynağı: Syre · Özgün haber
Veri haberi

AB Konseyi Baltık Denizi'nde Gelecek Yılın Balıkçılık Kotalarını Belirledi

AB Konseyi, Baltık Denizi için gelecek yıl uygulanacak balıkçılık kotalarını belirledi. Kararda orta Baltık Denizi'ndeki ringa kotası %71 artırılırken, Botni Körfezi'ndeki ringa kotası da %12 yükseltildi. Birden fazla kota artışı, bölgedeki balık stoklarının ciddi durumu nedeniyle çevre kuruluşları ve Avrupa Parlamentosu üyelerinin eleştirilerine yol açtı. Avrupa Parlamentosu üyesi Isabella Lövin, orta Baltık'taki ringa stoklarının toparlanma işaretleri göstermeye başladığı bir dönemde kotanın artırılmasını “tamamen sorumsuzca” olarak niteledi. WWF de toparlanmanın yeni olduğunu ve stokun hâlâ çok hassas kaldığını belirterek artışın olumlu gelişmeyi tersine çevirme riski taşıdığını bildirdi. Lövin ayrıca Avrupa Parlamentosu'nun balıkların hayvan yemine dönüştürüldüğü endüstriyel balıkçılığın durdurulması yönündeki talebinin bu yılki kota kararında karşılık bulmadığını söyledi. Botni Körfezi'ndeki artış da eleştirildi. Lövin, Bottenhavet'te ringa stokunun azaldığının değerlendirildiğini ve kıyıdaki küçük ölçekli balıkçıların boş ağlardan söz ettiğini aktardı. WWF, stokun sürdürülebilir seviyenin altında olduğunu ve Konseyin Avrupa Komisyonunun önerdiğinden daha yüksek bir kota belirlediğini açıkladı. Gençlik örgütü Fältbiologerna ise Baltık Denizi'ndeki aşırı avlanma, iklim değişikliği, ötrofikasyon ve çevresel toksinlerin birlikte etkisine dikkat çekti. Baltık Denizi'ndeki iki çok zayıf morina stoku için Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyi (ICES) sıfır av tavsiyesinde bulunmuştu. Buna rağmen Konsey, Avrupa Komisyonunun tavsiyelerinin çok üzerinde tesadüfi ava izin verdi. WWF, bu kararın morinanın toparlanma şansını azalttığını savundu.

Tarım Uzmanı Ahmed Ramadan: Gıda Güvenliği Toplumsal İstikrarın Temeli
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Uzmanı Ahmed Ramadan: Gıda Güvenliği Toplumsal İstikrarın Temeli

Tarım uzmanı Ahmed Ramadan, gıda güvenliğinin ulusal güvenliğin yanı sıra toplumun istikrarı ve küresel krizlerle başa çıkma kapasitesi için de temel olduğunu söyledi. Ramadan, savaşlar ve COVID-19 salgınının uluslararası çalkantıların fiyatlar üzerindeki etkisini gösterdiğini, kendi tarımsal üretimini sağlayabilen ülkelerin bu baskılar karşısında vatandaşlarının ihtiyaçlarını karşılamada daha güçlü olduğunu belirtti. Ramadan’a göre gıda güvenliği, gerekli miktarda gıdanın her zaman temin edilmesiyle sınırlı değil; ürünlerin kalite ve niteliğinin korunmasını da kapsıyor. Tarımsal üretimi artırmak için iki yaklaşım izlendiğini aktaran uzman, yatay genişlemeyle ekili alanların artırıldığını, dikey genişlemeyle ise aynı tarım alanından daha yüksek verim alınmasının hedeflendiğini ifade etti. Buğday veriminin feddan başına yaklaşık 15-16 irdabdan 18-20 irdaba yükseldiğini belirten Ramadan, bu yolla ekim alanını büyütmeden üretimin artırılabileceğini söyledi. Su kaynaklarının sınırlı olmasının önemli bir engel olduğunu kaydeden uzman, tarımın mevcut su kaynaklarının %80’inden fazlasını kullandığını; damla ve yağmurlama sulama ile kanal rehabilitasyonunun su kayıplarını azaltmayı amaçladığını aktardı.

Danimarka’da Kuş Gribi Vakaları Sonrası Koruma ve Gözetim Bölgeleri Oluşturuldu
Görsel kaynağı: Berlingske · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da Kuş Gribi Vakaları Sonrası Koruma ve Gözetim Bölgeleri Oluşturuldu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Danimarka’nın Falster bölgesindeki Nørre Vedby’de 50 tavuk, 8 kaz ve 3 tavus kuşunun yüksek patojenik kuş gribiyle enfekte olduğu açıklandı. Enfekte hayvanların bazıları öldü; hayatta kalanlar, hastalığın yayılmasını azaltmak amacıyla pazartesi itlaf edilecek. Veteriner ve birim yöneticisi Mette Kirkeskov Sie, bunun cuma gününden beri görülen üçüncü kuş gribi vakası olduğunu söyledi. Danimarka Gıda ve Veterinerlik Kurumu (Fødevarestyrelsen), vakaların ardından Nørre Vedby’de 3 kilometrelik koruma bölgesi ve 10 kilometrelik gözetim bölgesi oluşturdu. Bu alanlarda kanatlı hayvan veya diğer kuş sahibi olanların hayvanlarını landbrugsindberetning.dk adresine kaydettirmesi gerekiyor. Kuş ve kümes hayvanlarının bölgelere taşınması veya bu bölgelerden çıkarılması, kurumdan izin alınmadıkça yasaklandı. Koruma ve gözetim bölgelerinde sergi, yarışma ve pazar düzenlenmesine de izin verilmiyor. Kuruma göre kuş gribi tüm kuş türlerini etkileyebiliyor; hindi ve tavuklar hastalığa daha duyarlı türler arasında yer alıyor. Hastalığın insanlara bulaşmasının nadir olduğu belirtilirken, doğada bulunan ölü, hasta veya zayıf kuşlara dokunulmaması önerildi.

İngiltere’de Çevre Dostu Tarım Desteklerinde 2,15 Milyar Sterlin Açık Uyarısı
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’de Çevre Dostu Tarım Desteklerinde 2,15 Milyar Sterlin Açık Uyarısı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

The Wildlife Trusts’un analizine göre İngiltere’nin çevresel önceliklerini Çevresel Arazi Yönetimi (ELM) programlarıyla karşılamak için yılda en az 3,8 milyar sterlin gerekiyor. Kuruluş, hesaplamasında mevcut yıllık bütçeyi 1,65 milyar sterlin alarak yaklaşık 2,15 milyar sterlinlik finansman açığı bulunduğu sonucuna vardı. DEFRA ise 2026/27 dönemi ELM finansmanının yaklaşık 1,95 milyar sterlin olacağını belirtti; bu rakam, yardım kuruluşunun kullandığı bütçe hesabından farklı bir kaleme işaret ediyor. Analize göre yılda 2 milyar sterlinden fazla kaynak, turbalıkların yeniden canlandırılması, habitat oluşturulması, yeni çitler ve ağaçların dikilmesi gibi çevresel eylemler ile arazi kullanımındaki değişikliklerin başlangıç maliyetlerini karşılamak için gerekli. Doğa dostu tarım uygulamalarının devam eden yönetimi, uzman danışmanlık ve bakım desteği için de yaklaşık 1,7 milyar sterlin gerekiyor. Uyarı, Sürdürülebilir Tarım Teşviki’nin (SFI26) ikinci başvuru penceresinin 22 Eylül’de kapanmasının ardından geldi. Bu pencerede yaklaşık 12.200 başvuru yapıldı ve başvuruların toplam değeri 263,96 milyon sterline ulaştı. Başlangıç bütçesi 233 milyon sterlin olan pencere altı saatten kısa sürede tükendi; nihai tahsisat daha sonra 253 milyon sterline çıkarıldı. DEFRA, iki SFI26 penceresinde yeni anlaşmalar için toplam 310 milyon sterlin ayırdığını ve bunun üç yılda 930 milyon sterlinlik yatırım anlamına geldiğini açıkladı. The Wildlife Trusts, mevcut desteğin artan maliyetlerin yanı sıra kuraklık, sel ve aşırı sıcaklıkların oluşturduğu zorluklara ayak uyduramadığını savunuyor. Kuruluşun tarım stratejisi sorumlusu Vicki Hird, aşırı hava koşullarının ürün üretimini ağır biçimde etkilediğini ve gelecek yılın birçok çiftçi için kritik olabileceğini söyledi. EFRA Komitesi’nin 530’dan fazla çiftçi ve arazi temsilcisiyle yaptığı ankette katılımcıların %60’ı, başvuru penceresi kapanmadan başvuru göndermeyi başaramadığını belirtti. Tarım Bakanı Stephen Morgan ise gelecek SFI tasarımında ilk gelen ilk alır yaklaşımının kaldırılacağını ve 2027’de yeni bir başvuru fırsatı planlandığını bildirdi.

Pakistan Karides Yetiştiriciliğini Genişletmek İçin 120 Günlük Yol Haritası Hazırlayacak
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan Karides Yetiştiriciliğini Genişletmek İçin 120 Günlük Yol Haritası Hazırlayacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Pakistan Başbakanı tarafından oluşturulan karides yetiştiriciliği alt komitesi, üretimi genişletmek, katma değeri artırmak ve ihracatı yükseltmek amacıyla bir yol haritası hazırlamak için 120 günlük süre belirledi. Denizcilik İşleri Bakanı Junaid Anwar Chaudhry başkanlığındaki toplantı İslamabad'da yapıldı. Süre, daha geniş kapsamlı 24 aylık uygulama ve gözden geçirme sürecinin bir parçası olarak belirlendi. Komite, doğrulanmış veriler ve paydaş önerilerine dayanacak kapsamlı bir rapor hazırlayacak. Çalışmada sektör için temel veri tabanı oluşturulması, değer zincirindeki darboğazların belirlenmesi ve üretim, işleme ile ihracat rekabetçiliğini geliştirecek önlemlerin önerilmesi planlanıyor. Yedi teknik çalışma grubu ile bir projeksiyon ve maliyetlendirme birimi oluşturularak 14 rapor ve ihracat projeksiyonu hazırlanacak. Ayrıca veri toplama ve doğrulama için ortak bir çerçeve ile 14 günlük başlangıç eylem planı kabul edildi. Toplantıya Punjab, Sindh, Hayber Pahtunhva, Belucistan, Azad Jammu ve Keşmir ile Gilgit-Baltistan'ın balıkçılık yetkililerinin yanı sıra ilgili federal kurumlar katıldı. Bakan Chaudhry, federal hükümetin eyaletler ve diğer paydaşlarla uzmanlığı birleştirerek karides yetiştiriciliğinin potansiyelini değerlendirecek koordineli bir yaklaşım geliştireceğini söyledi. Sindh'de 3.500 acre büyüklüğündeki bir karides çiftliği için fizibilite çalışması hazırlanıyor; yetkililer katma değer ve izlenebilirlik sorunlarına dikkat çekiyor. Punjab'da ise yüksek yeraltı suyu tuzluluğu nedeniyle tarıma elverişsiz alanlarda kuluçkahaneler kurulması için çalışmalar yürütülüyor. Ancak eyalette etkili bir değer zinciri oluşturulması önemli bir sorun olmayı sürdürüyor. Federal hükümet, Pakistan'ın balık ve balık ürünleri ihracatının FY26'da 568 milyon dolarla rekor seviyeye ulaştığını bildirdi.

İtalya'da Mısır Üretimi 2025'te 5,5 Milyon Tona Geriledi, 2026 İçin 4 Milyon Ton Bekleniyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'da Mısır Üretimi 2025'te 5,5 Milyon Tona Geriledi, 2026 İçin 4 Milyon Ton Bekleniyor

İtalya'nın mısır üretimi 2025'te 5,5 milyon tonda kaldı. Bu miktar, yaklaşık 12 milyon ton olarak verilen yıllık ihtiyacın oldukça altında bulunurken, ithalat 7 milyon tona ulaştı. 2026 için ise hasadın yaklaşık 4 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Roma'da düzenlenen ve Cibo per la Mente, Assalzoo, Origin Italia ile İtalyan Mısır Üreticileri Birliği tarafından desteklenen toplantıda sektör temsilcileri, mısır üretiminin tarım politikalarının merkezine alınmasını istedi. Üretimdeki daralmanın uzun vadeli bir niteliğe sahip olduğu belirtiliyor. Dane mısır ekim alanları 2000'de 1,06 milyon hektarken 2025'te 541 bin hektara indi. İtalya'nın mısır üretimi de 2006'daki 9,6 milyon tondan 2025'te 5,5 milyon tona geriledi; kaynak bu düşüşün 20 yılda %40'ın üzerinde olduğunu aktarıyor. Sektör, yetersiz kârlılık, artan üretim maliyetleri ve fiyat oynaklığını başlıca nedenler arasında sıralıyor. İklim değişikliğinin verim ve tahılların sağlık kalitesi üzerindeki etkileri, mikotoksin riskiyle birlikte üretim zincirine ek baskı oluşturuyor. Po Havzası'nda üre kullanımının 2028'den itibaren yasaklanmasına ilişkin endişeler de dile getiriliyor. Ayrıca azalan ulusal arz ortamında mısırın gıda ve enerji amaçlı kullanımları arasındaki rekabetin, hayvancılık için gerekli hammaddenin bulunabilirliği açısından önem taşıdığı belirtiliyor. Mısır, hayvan yeminin temel hammaddelerinden biri olduğu için arzındaki gerileme, hayvancılık işletmelerinin yanı sıra süt ürünleri, et ve yumurta zincirlerinin rekabet gücünü etkiliyor. Mısırın bulunabilirliği, kalite, izlenebilirlik ve ürün şartnamelerine bağlı Dop ve Igp kapsamındaki peynir ve şarküteri ürünleri için de önem taşıyor. Sektör, gelecek Ortak Tarım Politikası kapsamında mısıra özgü eşleştirilmiş destek verilmesini ve üretimin ekonomik açıdan daha cazip hale getirilmesini istiyor. Kamu desteklerine ek olarak, özellikle Dop ürünlerine yönelik çok yıllı mısır tedarik zinciri sözleşmeleri öneriliyor. Bu sözleşmelerle üreticilere daha fazla istikrar, alıcılara ise daha öngörülebilir tedarik sağlanması ve piyasa dalgalanmalarına maruziyetin azaltılması hedefleniyor. Dop ve Igp zincirleri için istisnai durumlarda, mevzuata ve ürün şartnamelerine uygun geçici esneklik araçlarının değerlendirilmesi de gündemde; öncelik, yeterli, güvenli ve kaliteli ulusal mısır arzının korunması olarak ifade ediliyor. Üretimin yeniden güçlendirilmesi için genetik ıslah, Yardımlı Evrim Teknikleri ve daha verimli agronomik uygulamalar öne çıkarılıyor. Ancak sektör ve akademi temsilcileri, yenilikçi araçların maliyetleri ile uzmanlık gereksiniminin özellikle küçük işletmeler açısından erişimi sınırlayabileceğini belirtiyor. Amedeo Reyneri Di Lagnasco, işletmeler arasındaki işbirliği ve kümelenmenin yeni teknolojilere erişimi kolaylaştırabileceğini savunurken, araştırma temsilcileri iklim etkileri ve mısırın sağlık kalitesi sorunlarına yönelik izleme ile genetik geliştirme çalışmalarının sürdürülmesi gerektiğini aktarıyor.

Fransa'da Toplu Yemek Hizmetlerinde Avrupa Ürünleri Tercihi Uygulanıyor
Görsel kaynağı: Réussir · Özgün haber
Veri haberi

Fransa'da Toplu Yemek Hizmetlerinde Avrupa Ürünleri Tercihi Uygulanıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa'da tarım acil durum yasası kapsamında yayımlanan yeni düzenleme, toplu yemek hizmetlerinde Fransız ve Avrupa ürünlerine öncelik verilmesini uygulamaya koyuyor. 25 Ekim'de resmî gazetede yayımlanan metin, kamu kantinlerinde Avrupa tercihi mekanizmasını desteklemek için elektronik bildirim yükümlülükleri getiriyor. Uygulamanın ilk yılında esneklik tanınacak. Tarım Bakanlığına göre basitleştirilmiş elektronik bildirim 2027'den itibaren genelleştirilecek ve Fransız ile Avrupa tedarikindeki ilerlemeyi izlemek üzere her yıl istatistiksel değerlendirme yayımlanacak.

Günde 50 Gram İşlenmiş Et, Kalın Bağırsak Kanseri Riskini Artırabilir
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

Günde 50 Gram İşlenmiş Et, Kalın Bağırsak Kanseri Riskini Artırabilir

İşlenmiş et tüketimi, özellikle kalın bağırsak kanseri riskindeki artışla ilişkilendiriliyor. Bu gruba yalnızca pastırma ve sosis değil; sucuk, salam, dondurulmuş et köftesi ve tavuk nuggetları da giriyor. Uzmanlara göre işlenmiş et, tütsüleme, salamura, tuzlama veya kimyasal koruyucu eklenmesiyle elde ediliyor. İşleme sırasında kullanılan nitrit ve nitratların sindirim sisteminde N-nitrozo bileşikleri oluşturabileceği belirtiliyor. Tütsüleme sırasında yağın sıcak yüzeylere damlamasıyla polisiklik aromatik hidrokarbonlar ortaya çıkabiliyor. Yüksek tuz alımının da sindirim sistemi mukozasına zarar vererek kanserojenlerin etkisini kolaylaştırabileceği aktarılıyor. Etin yüksek sıcaklıkta pişirilmesi veya yanması ek zararlı maddeler oluşturabiliyor; bu bileşiklerin pişirmeyle ortadan kalkmayacağı ifade ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), 800'den fazla çalışmanın ardından 2015'te işlenmiş eti Grup 1 kanserojen olarak sınıflandırdı. Kırmızı et ise Grup 2A'da, yani muhtemel kanserojen grubunda yer aldı. Kaynakta aktarılan değerlendirmeye göre günde yaklaşık 50 gram işlenmiş et tüketimi, kalın bağırsak kanseri riskini yaklaşık %18 artırabilir. Bu miktarın birkaç dilim pastırma, bir sosis veya birkaç dilim şarküteriye karşılık gelebileceği belirtildi. İşlenmiş etle ilgili en güçlü kanıtların kalın bağırsak kanseriyle bağlantılı olduğu, ancak araştırmaların mide, yemek borusu, pankreas ve meme kanseriyle de ilişkiye işaret ettiği aktarıldı. 2025 tarihli bir çalışmanın, kalın bağırsak tümörlerinde beslenmeyle doğrudan bağlantılı kronik iltihaplanmaya dair kanıtlar ortaya koyduğu belirtildi. Uzmanlar ayrıca nitritlerin DNA hasarı, hem demirinin hücre zarları ve DNA üzerinde olası etkileri ile bağırsak mikrobiyotasındaki bozulmanın risk mekanizmaları arasında sayıldığını ifade ediyor. %18'lik artışın nüfus düzeyinde anlamlı olduğu, ancak kişisel riskin genetik, tüketim sıklığı ve genel yaşam tarzına göre değiştiği vurgulanıyor. Düzenli tüketim, aralıklı tüketime kıyasla daha önemli bir sorun olarak tanımlanıyor. Uzmanlar işlenmiş etin mümkün olduğunca azaltılmasını; yerine fırınlanmış hindi veya tavuk, tofu, humus, fasulye ve mercimek gibi seçeneklerin tercih edilmesini öneriyor. Buharda veya suda pişirme ile düşük sıcaklıkta fırınlama önerilirken kızartma ve etin yandığı ızgaranın sınırlandırılması tavsiye ediliyor.

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi

Birleşik Krallık hükümeti, hanelerin hava koşulları, siber saldırılar veya başka ciddi acil durumlarda en az 72 saat dayanabilmesi için gıda ve su stoku oluşturmasını önerdi. “Be Ready” kampanyası kapsamında her kişiye üç gün boyunca içme suyu sağlanması, bunun da kişi başına günde üç litre su depolanması istendi. Yemek pişirme ve yıkama için içme suyu miktarından daha fazlasının gerekebileceği belirtildi. Hazırlık çağrısının arkasında iklim krizinin etkileri, teknolojik bağımlılık ve düşman devletlerin tehditlerine ilişkin artan endişeler bulunuyor. Güvenlik Bakanı Dan Jarvis, önerileri günlük acil durumlara hazırlık ve ulusal dayanıklılığı artırmaya yönelik daha geniş toplum çalışmalarının parçası olarak değerlendirdi. Savunma Bakanı Wes Streeting ise Rusya veya diğer düşman güçlerin günlük altyapıyı hedef alan devlet destekli terör tehdidine karşı hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi. Yönergelerde üç gün yetecek bozulmayan gıdanın yanı sıra el dezenfektanı, ıslak mendil ve tuvalet malzemeleri de sıralandı. Aydınlatma ve ısınma için yedek pilli fener, battaniye, uyku tulumu ve sıcak giysi; iletişim için pilli veya kurmalı FM radyo, şarj edilmiş taşınabilir şarj cihazı ve önemli telefon numaralarının bulundurulması tavsiye edildi. İlk yardım kiti, gerekli ilaçlar ve tıbbi malzemeler de hazırlık listesinin parçası olarak yer aldı. Listede ayrıca nakit para, kartlar, kimlik belgeleri ile tıbbi ekipman talimatlarının basılı kopyaları bulunuyor. Bebekler için mama, bez ve ıslak mendil; evcil hayvanlar içinse mama ve şişelenmiş su stoklanması öneriliyor.

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor

Dünya ve Avrupa piyasalarında azotlu gübre fiyatları yükselirken tahıl fiyatları geriliyor. Bu gelişme, gübre maliyeti ile ürün geliri arasındaki makası çiftçiler aleyhine açıyor ve gübre alımını zorlaştırıyor. Avrupa’da doğal gaz fiyatının yaklaşık 100 avro/MWh’ye çıkarak dört yılın en yüksek seviyesine ulaşması, bölgede üretilen azotlu gübrelerin maliyetini de yukarı çekiyor. Küresel üre piyasasında Mısır ve Hindistan kaynaklı gelişmeler de Avrupa tedarikini pahalılaştırıyor. Mısır’da üre fiyatı ekim sonunda bir hafta içinde yaklaşık 467 dolardan 535 dolar/tona yükseldi; bu artış Avrupa’ya teslimat maliyetini yaklaşık 60 avro/ton artırdı. Hindistan’ın son alım ihalesinde talep edilen 1,7 milyon tonun yalnızca 410 bin tonu sipariş edildi. İhracatçıların teklif edilen fiyatları düşük bulması nedeniyle Hindistan’ın ihtiyacının önemli bölümü karşılanmadı. Baltık limanlarında üre fiyatı 680 avro/tona çıktı ve ekim ayında 25 avro/ton arttı. Kalsiyum amonyum nitratın (KAS) fiyatı da yaklaşık 10 avro yükselerek 470 avro/tona ulaştı. Avrupa’daki gaz depolarının kış başında yaklaşık %70, Almanya’dakilerin ise %61 dolu olması ve Orta Doğu’dan sıvılaştırılmış doğal gaz akışlarının gergin seyretmesi, üreticilerin hareket alanını sınırlıyor. Buna karşın, alıcı sayısının düşük olması tedarik sıkışıklığının henüz fiyatlara tam yansımamasını sağlıyor. Kaynağa göre kış sonrasında alımlar yeniden hızlanırsa fiyat baskısı artabilir. DAP fosfor gübresi Baltık limanlarında 910 avro/tonda sabit kalırken, amonyum sülfatta yeni sevkiyatların vergiler ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na tabi olması fiyat düşüşü ihtimalini sınırlıyor.

Çin’de Su Tasarrufu ve Gıda Güvenliği İçin Ürüne göre Sulama Önerisi
Görsel kaynağı: AZERTAC · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Su Tasarrufu ve Gıda Güvenliği İçin Ürüne göre Sulama Önerisi

Nature Food’da yayımlanan bir çalışma, Çin’de su tasarrufu, gıda güvenliği ve sulama yatırımlarının ekonomik getirilerini birlikte gözeten yeni bir yaklaşım önerdi. Çin Bilimler Akademisi Atmosfer Fiziği Enstitüsü, Hohai Üniversitesi ve Xiamen Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışma mısır, buğday ve pirince odaklandı. Ekip 42.190 ilçe düzeyinde tarım kaydı, 3.576 hanehalkı sosyoekonomik anketi ve 2.230 sulama teknolojisi karşılaştırma denemesini inceledi. Araştırmaya göre Çin tarımında sulama, 2010-2022 arasında önemli bir teknolojik dönüşüm geçirdi. Toprak kanallarıyla su iletimi ve salma sulama azalırken su tasarrufu sağlayan teknolojiler yaygınlaştı; ancak dönüşümün hızı ürünlere ve bölgelere göre farklılık gösterdi. Hohai Üniversitesi profesörü Wang Jinxia, mevcut teknoloji benimseme hızı sürerse üç temel üründe alan başına sulama suyu kullanımının 2030’a kadar %9.4-16 azalacağını belirtti. Bu oran, 2015-2030 ulusal tarımsal sürdürülebilir kalkınma planındaki %25.5’lik hedefin altında kalıyor. Plan, 2030 için ulusal tarımsal sulama suyu kullanımına 373 kilometreküplük üst sınır koyuyor. Çalışma, mevcut tüm sulanan alanlarda en verimli teknolojilerin kullanılması halinde su tasarrufu hedefinin aşılabileceğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte araştırmacılar, bu yükseltmelerin gelecekteki iklim değişikliğinin yol açabileceği olası verim kayıplarını tamamen telafi etmeyebileceği ve gıda güvenliği riski doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle önce mevcut sulanan alanlarda su kullanım verimliliğinin artırılması, ardından su kaynakları kısıtları içinde tasarruf edilen suyla bazı yağışa dayalı alanların sulamaya açılması öneriliyor. Ürünlere göre farklı stratejiler öne çıkıyor. Mısırda daha ileri sulama teknolojileriyle sulanan alanların ölçülü biçimde genişletilmesi, buğday ve pirinçte ise daha sınırlı genişleme ve yeni sulanan alanlarda orta verimli su tasarrufu teknolojilerinin kullanılması öneriliyor. Araştırmacılar ayrıca sulama yatırımlarının stres toleranslı çeşitler, iklime dayanıklı yetiştirme uygulamaları ve yüksek standartlı tarım arazileriyle birlikte planlanması gerektiğini vurguluyor.

İrlandalı Milletvekili Yeni OTP Planlarında Çatışma Riski Konusunda Uyardı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlandalı Milletvekili Yeni OTP Planlarında Çatışma Riski Konusunda Uyardı

İrlandalı bir Avrupa Parlamentosu üyesi, 2028-2034 dönemi için hazırlanan yeni Ortak Tarım Politikası (OTP) tekliflerinin AB üye devletleri ile Avrupa Parlamentosu arasında “doğrudan bir çatışma” sürecine yol açabileceği uyarısında bulundu. AB üye devletlerinin üzerinde anlaştığı tutum, Konseyin Parlamento ile başlayacak müzakerelerinde temel alınacak. Ancak bu yaklaşım nihai OTP’nin kesin biçimini göstermiyor; tutum, Avrupa Komisyonunun geçen yaz sunduğu tartışmalı tekliflerin bir bölümünü koruyor.

Endonezya’dan 500 Bin Ton Pirinç Talebi Geldi, Ülke Açıklanmadı
Görsel kaynağı: Liputan6 · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’dan 500 Bin Ton Pirinç Talebi Geldi, Ülke Açıklanmadı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Endonezya Tarım Bakanı ve Ulusal Gıda Ajansı Başkanı Andi Amran Sulaiman, bir ülkenin Endonezya’dan 500 bin ton pirinç talep ettiğini açıkladı. Amran’ın aktardığına göre talep telefon görüşmesiyle iletildi, ancak resmi yazı henüz hükümete ulaşmadı. Talepte bulunan ülkenin adı da resmi belge gelene kadar gizli tutuluyor. Açıklama, 27 Ekim 2026’da Jakarta’daki Tarım Bakanlığı ofisinde yapıldı. Amran, resmi yazının işlenmesi tamamlanmadan ihracat için kesin bir takvim belirlenemeyeceğini söyledi. Belgenin ulaşmasının ardından sevkiyatın başlatılabileceğini belirten Amran, Endonezya’nın pirinç stoklarının yüksek olduğunu ifade etti. Bu nedenle 500 bin tonluk talep, henüz kesinleşmiş bir ihracat kararı veya takvimi olarak açıklanmadı. Endonezya daha önce aralarında Malezya’nın da bulunduğu bazı ortak ülkelere pirinç gönderdi. Malezya’ya yaklaşık 1.000 ton pirinç sevk edildiği ve bu gönderinin toplamı 500 bin tona ulaşan vadeli bir kontratın parçası olduğu bildirildi. Ayrıca Filipinler, Timor-Leste ve Papua Yeni Gine’ye yapılabilecek ihracat için görüşmeler yürütülüyor; bu ülkeler bakımından planlanan gönderim hacimleri henüz kesinleşmiş değil. Amran aynı açıklamada, Endonezya’nın orta kalite pirinç ithal etmediğini, yakalanan ürünlerin kaçak olduğunu söyledi. Bakanlığın haber metninde ayrıca ulusal pirinç rezervlerinin 5 milyon tonu aştığı belirtildi. Bu veriler, hükümetin ihracat görüşmelerini mevcut iç arz ve stok koşullarıyla birlikte değerlendirdiğini gösteriyor; ancak yeni talebe ilişkin nihai karar resmi yazının ulaşmasına bağlı kalıyor.

Paraguay’da INBIO, Mısır Tarlalarında Koçan Kurduna Karşı Uyardı
Görsel kaynağı: La Tribuna · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da INBIO, Mısır Tarlalarında Koçan Kurduna Karşı Uyardı

Paraguay Tarımsal Biyoteknoloji Enstitüsü (INBIO), Mısır Islahı Programı aracılığıyla ülkenin farklı bölgelerindeki mısır tarlalarında Spodoptera frugiperda (koçan kurdu) görülme sıklığının yüksek olduğu uyarısında bulundu. 2026 denemelerinde zararlının saldırı düzeyleri, konvansiyonel materyaller ile transgenik teknolojili hibritlerde benzer seyretti. Program koordinatörü ziraat mühendisi Lourdes Cuba, zararlının konvansiyonel materyallerin yanı sıra PRO3, PWU ve PRO4 teknolojilerine sahip hibritlerde de yüksek düzeyde görüldüğünü açıkladı. PRO4, incelenen döngüler boyunca daha düzenli kontrol sağlasa da bulgular, genetik korumanın tek başına yeterli olmadığını gösterdi. Cuba, 2025-2026 eğiliminin Bt olayları için entegre stratejilere acil ihtiyaç olduğunu belirtti. 2026’da PRO3 ve PWU hibritleriyle konvansiyonel parsellerdeki saldırı düzeylerinin eşitlenmesinin, zararlı popülasyonlarında hızlanmış direnç seçimiyle ilişkili olabileceğini söyledi. Önerilen uygulamalar arasında V1 döneminden itibaren sürekli izleme, zarar Davis ölçeğinde 2 seviyesine ulaştığında müdahale, kimyasal ve biyolojik yöntemlerin birlikte kullanılması, etken maddelerin dönüşümlü uygulanması, yapılandırılmış sığınak parselleri ve mısır ekim nöbeti yer alıyor.

Hollanda’da Kuş Gribi Görülen Çiftlikte 45.000 Tavuk İtlaf Edilecek
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Kuş Gribi Görülen Çiftlikte 45.000 Tavuk İtlaf Edilecek

Hollanda’nın Groningen eyaletindeki Lutjegast’ta bir kümes hayvanı çiftliğinde kuş gribi tespit edilmesinin ardından 45.000 yumurtacı tavuğun itlaf edilmesine karar verildi. Tarım Bakanlığı, bunun ülkede temmuzdan bu yana bildirilen ilk salgın olduğunu açıkladı. Virüsün yayılmasını önlemek için çiftliğin 10 kilometrelik çevresinde taşıma yasağı getirildi. Groningen ve Friesland’ın bazı kesimlerine uzanan kısıtlı bölgede kuş, yumurta, gübre ve kullanılmış altlık taşınamıyor; alan 21 tarım işletmesini kapsıyor. Bakanlık, şu aşamada ülke çapında veya bölgesel kapatma gerekmediğini bildirdi.

Ermenistan’da Tarımsal Üretim Ocak-Eylül Döneminde %4,8 Geriledi
Görsel kaynağı: Yerkir · Özgün haber
Veri haberi

Ermenistan’da Tarımsal Üretim Ocak-Eylül Döneminde %4,8 Geriledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Ermenistan’da tarımsal gayrisafi üretim, 2026’nın ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %4,8 azalarak 677 milyar 145,8 milyon Ermeni dramı oldu. Veriler, Ermenistan İstatistik Komitesi tarafından yayımlandı. Aynı dönemde ülkenin ekonomik aktivitesi %6,9 arttı. Tarımsal üretimdeki düşüşe karşılık ihracat %8 gerileyerek 1 trilyon 917,9 milyar drama inerken ithalat %9,5 artarak 3 trilyon 632,3 milyar drama çıktı. Sanayi üretimi %5,8, inşaat %24,9 ve hizmetler sektörü %13 büyüdü. İç ticaret cirosundaki artış ise %0,6’da kaldı.

Roma’da Çiftçiler ve Nakliyeciler Yakıt Maliyetlerini Protesto Etti
Görsel kaynağı: TGCOM24 · Özgün haber
Veri haberi

Roma’da Çiftçiler ve Nakliyeciler Yakıt Maliyetlerini Protesto Etti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’da Calabria ve Mezzogiorno’nun diğer bölgelerinden gelen çiftçiler ile nakliyecilerin mobilizasyonu Roma’ya ulaştı. Protestocular, artan yakıt maliyetleri karşısında aileleri destekleyecek somut müdahaleler talep ediyor. Gösteriler son haftalarda ülkenin çeşitli bölgelerinde görüldü. Dizel, toprak işleme, hasat, sulama ve ürün taşımacılığı için temel bir girdi olarak aktarılırken, nakliye maliyetlerindeki artışın tarım-gıda zincirinde tedarik ve dağıtım giderlerini yükselttiği belirtiliyor.

Polonya’da Gmina, Toprak Degradasyonuna Yol Açan İhmale Müdahale Edebilecek
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber

Polonya’da Gmina, Toprak Degradasyonuna Yol Açan İhmale Müdahale Edebilecek

Polonya’da gmina yönetimi, bir taşınmazdaki ihmalin malik kusuruyla toprak degradasyonuna yol açtığını belirlerse arazi sahibine uygun tarımsal işlemleri yaptırmasını emredebilecek. Süreç, durumun niteliğine göre wójt, burmistrz veya şehir başkanı tarafından yürütülebilecek. Verilecek kararda yapılması gereken işlemler ile bunların tamamlanacağı süre belirtilmek zorunda olacak. Yabani otlarla kaplanan bir arazi otomatik olarak biçme emri verilmesini gerektirmeyecek. Önce kanunda öngörülen müdahale koşullarının oluşup oluşmadığı incelenecek. Yabani otlar komşu tarlalara yayılarak bitki koruma maliyetlerini artırabilirken bakımsız meyve ağaçları bazı zararlı ve patojenlerin varlığını sürdürebilir. Ancak her bakımsız meyve bahçesi aynı düzeyde tehdit oluşturmaz; risk, ağaç türleri, bitkilerin durumu ve bulunan organizmalara göre somut biçimde değerlendirilecek. Tarım Bakanlığı, konuyu 1 Ekim 2026 tarihli yazıyla, tarım yerel yönetiminin toprakları yabani otlanma ve degradasyondan koruyacak daha etkili kurallar talebine yanıt olarak açıkladı. Bakanlık, Tarım ve Orman Arazilerinin Korunması Kanunu’nun 15. maddesini, toprak degradasyonunu önleme yükümlülüğünün dayanağı olarak gösterdi. Bakanlığın aktardığı Bydgoszcz Voyvodalığı İdare Mahkemesi kararında da toprağın yabani otlara karşı korunmaması degradasyon biçimlerinden biri sayıldı. Malik kesinleşmiş kararı uygulamazsa, gerekli işlemler ikame yoluyla onun masrafıyla yaptırılabilecek. Bununla birlikte bu sonuç, taşınmazın biçilmemesi nedeniyle otomatik uygulanan bir ceza olmayacak; önce idari inceleme yürütülmesi ve karar alınması gerekecek. Malik karara karşı yerel itiraz kuruluna, ardından idare mahkemesine başvurabilecek. Çiftçi ise gmina makamına taşınmazın konumunu ve ihmalleri bildirip fotoğraf ekleyebilecek. Bakanlık ayrıca kanunda değişiklik yapılmasına yönelik çalışmalar yürüttüğünü duyurdu.

Arnavutluk'ta 2027 Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin %6 Önerisi
Görsel kaynağı: Java News · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta 2027 Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin %6 Önerisi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Arnavutluk hükümeti, 2027 mali paketi kapsamında temel gıda ürünlerinde Katma Değer Vergisi (KDV) oranını %20'den %6'ya indirmeyi önerdi. Düzenlemenin 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girmesi bekleniyor. Öneri; ekmek, un, süt, doğal yoğurt, yumurta, pirinç, makarna, yemeklik yağ, et, temel balık ürünleri, meyve-sebze, bakliyat, şeker ve bebek gıdalarını kapsıyor. İndirimden yararlanacak ürünlerin nihai listesi henüz kesinleşmedi; listenin Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenmesi bekleniyor. Hükümet, düzenlemeyle temel tüketim üzerindeki vergi yükünü azaltmayı ve ailelerin gıdaya erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Pakette standart KDV oranının %20'den %21'e, turizm sektöründeki oranın ise %6'dan %10'a çıkarılması da öneriliyor. Ekonomi uzmanı Pano Soko, indirimin ticaret zincirindeki işletmeler tarafından emilebileceğini ve tüketiciye sınırlı yansıyabileceğini savundu. Muhasebeci Igli Zepishta ise uygulamanın başarısının, hükümet ve sivil toplumun piyasa fiyatlarını sıkı biçimde izlemesine bağlı olduğunu belirtti.

Moldova’da Süt Sektörünün Ticari İlişkileri ve İthalat Rekabeti Ele Alındı
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber

Moldova’da Süt Sektörünün Ticari İlişkileri ve İthalat Rekabeti Ele Alındı

Moldova Tarım ve Gıda Sanayii Bakanlığında düzenlenen çalışma toplantısında süt üreticileri, işlemeciler ve perakende zincirleri arasındaki ticari ilişkiler, retrobonusların uygulanması ve Ukrayna ile Belarus’tan süt ürünleri ithalatının yarattığı rekabet ele alındı. Sektör işletmeleri, ticari uygulamaların ve retrobonusların süt ürünleri sanayisindeki işletmeler üzerindeki etkilerine ilişkin sorunları gündeme getirdi. Sektör temsilcileri, ithalatın düzenlenmesine yönelik mekanizmalar ile mevzuatta öngörülen ticari korunma araçlarının incelenmesi gerektiğini belirtti. Tarım ve Gıda Sanayii Bakanı Eugeniu Osmochescu, yerli üretici ve işlemeciler için adil rekabet koşulları sağlamayı amaçladıklarını, üretimden satışa kadar tüm ticari zincirin analiz edilmesi gerektiğini söyledi. Toplantıya ilgili kamu kurumları da katıldı.

Tayland, EUDR’ye Uyum İçin Tarım Ürünlerinde Ulusal Komite Kurdu
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, EUDR’ye Uyum İçin Tarım Ürünlerinde Ulusal Komite Kurdu

Tayland’da Avrupa Birliği’nin Ormansızlaşmasız Ürünler Tüzüğü’ne (EUDR) uyum sağlamak amacıyla ulusal düzeyde yeni bir koordinasyon mekanizması oluşturuluyor. Başbakan Yardımcısı Yotçanan Vongsawat’ın başkanlık ettiği toplantıda, EUDR kapsamındaki tarım ürünlerinin ormansızlaşmayla bağlantılı olmaması, üretim ülkesinin mevzuatına uygun şekilde üretilmesi ve durum tespitinden geçirilmesi için çalışmaların hızlandırılması ele alındı. Toplantıya kamu ve özel sektörden 33 kurum katıldı. Taylandlı yetkililer, düzenlemeye rakip Güneydoğu Asya ülkelerinden daha hızlı uyum sağlanmasının ülkenin AB pazarındaki ihracatçılarına rekabet avantajı sağlayabileceğini belirtti. EUDR yalnızca ticari koşullar açısından değil, ormanların ve doğal kaynakların korunması bakımından da uzun vadeli bir çerçeve olarak değerlendiriliyor. Düzenleme; kauçuk, palm yağı, sığır, kereste, kahve, kakao ve soya ile bunlardan elde edilen ilgili işlenmiş ürünleri kapsıyor. Tayland’ın 2568 yılında bu ürün gruplarından AB’ye yaptığı ihracatın toplam değeri 60.260 milyon bahtın üzerinde gerçekleşti. Bu tutar, ülkenin dünya pazarlarına yaptığı toplam ihracatın %7,29’una karşılık geldi. AB’ye en yüksek ihracat değeri sağlayan grup ise 54.453 milyon bahtla kauçuk ürünleri oldu. Tayland bu nedenle özellikle kauçuk sektöründeki üretici ve ihracatçıların EUDR koşullarına uyumunu öncelikli alanlardan biri olarak ele alıyor. Toplantıda, tarım bakanının başkanlığında çalışacak EUDR alt komitesinin kurulması onaylandı. Komite; eylem planı ve önlemleri hazırlayacak, Tayland’daki ve yurt dışındaki ilgili kurumlar arasındaki çalışmaları koordine edecek. Ayrıca küçük ölçekli kauçuk üreticilerinin yeni kurallara uyum becerilerini geliştirmeye yönelik pilot proje Songkhla ve Nong Khai’de yürütülüyor. Ocak 2568-Aralık 2569 dönemini kapsayan 24 aylık projeye AB tarafından 1 milyon avro bütçe sağlandı. Tayland ayrıca çiftçi kayıtları ve tedarik zinciri izlenebilirliği için National EUDR Single Window (NESW) platformunu merkezi sistem olarak kullanacak. Tarım Araştırmaları Geliştirme Ofisi tarafından geliştirilen ve Tarım Yayım Dairesi’ne devredilmesi planlanan platform, üretimden son aşamaya kadar verileri birbirine bağlayacak. Sistem, durum tespiti raporu ile Avrupa makamlarına sunulacak belgelerde kullanılmak üzere üretim parsellerinin GeoJSON biçimindeki coğrafi koordinatlarını oluşturabilecek. Halihazırda sistemde 2,5 milyondan fazla parselin çizimi bulunuyor; veriler her yıl güncelleniyor ve doğrudan devlet sertifikası olarak tanımlanmıyor.

Bulgaristan'ın Kardzhali Bölgesinde Küçükbaş Çiçeği Nedeniyle 783 Koyun ve Keçi İtlaf Edildi
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber

Bulgaristan'ın Kardzhali Bölgesinde Küçükbaş Çiçeği Nedeniyle 783 Koyun ve Keçi İtlaf Edildi

Kardzhali bölgesinde ağustos ortasından bu yana küçükbaş hayvan çiçeği nedeniyle 783 koyun ve keçi itlaf edildi. Aynı dönemde 9 hastalık odağı belirlenirken son iki odak, Kardzhali belediyesine bağlı Zvezden köyündeki iki komşu çiftlikte tespit edildi. Yeni odaklarda 14 ve 7 koyun itlaf edildi. Enfeksiyon rutin veteriner kontrollerinde belirlendi; bulaşın başka bir bölgeden getirilen hayvanla taşınmış olabileceği değerlendiriliyor. Hastalıklı ve temaslı hayvanların itlaf edildiği bölgede iki yeni odak ortadan kaldırıldı. Bölge valisi Biser Nikolov, hayvan hareketlerinde denetimin artırılmasını istedi.