ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1535 haber · Sayfa 29

Strumitsa’daki Agrofuarda Dört Kadın Çiftçiye Yılın Çiftçisi Ödülü
Görsel kaynağı: SDK.mk · Özgün haber
Veri haberi

Strumitsa’daki Agrofuarda Dört Kadın Çiftçiye Yılın Çiftçisi Ödülü

Kuzey Makedonya’nın Strumitsa kentinde düzenlenen agrofuarda Milena Angelova, Valentina Dukova, Ljiljana Shishkova ve Lejla Rajkova yılın kadın çiftçileri ilan edildi. Ödüller, fuarı düzenleyen Proagrofarmeri derneği tarafından, üretimlerini sergileyen çiftçilere verildi. Dört kadın sebze ve meyve yetiştiriciliği, ürün işleme, bağcılık ve arıcılık alanlarında faaliyet gösteriyor. Proagrofarmeri, kadın çiftçilere tarım ekipmanı vererek kırsalda kalmaları ve çalışmalarını sürdürmeleri için destek sağladı. Pali Kura’dan Milena Angelova, ailesiyle yaklaşık 10 dekarlık alanda sebze yetiştiriyor; bu ürünlerden ajvar, lutenitsa, malidzano ve ketçap hazırlıyor. Ailesiyle birlikte üretimi tohumdan işlenmiş ürüne kadar yürüttüğünü belirten Angelova, bu yıl 2.000 kavanoz ev yapımı işlenmiş ürün ürettiklerini söyledi. Angelova, satış için Gıda ve Veterinerlik Ajansı’na kayıtlı. Podles’ten Valentina Dukova’nın ailesi, ekolojik açıdan temiz kabul edilen Klepa Dağı’ndaki arılıkta yaklaşık 200 arı ailesi bulunduruyor. Dukova, bal ve polen inhalasyonu sunan bir apiterapi odası açtı. Açılıştan sonraki üç aydan kısa sürede bu alanı ülkeden ve yurt dışından yaklaşık 300 kişi ziyaret etti. Valandovo’dan Lejla Rajkova ise meyvecilikteki altıncı yılında 30’dan fazla çeşit reçel, marmelat, meyve suyu ve likör üretiyor. Negotino bölgesinden Ljiljana Shishkova, eşiyle birlikte yaklaşık 80 arı ailesi yetiştiriyor ve “medodjun” adlı yenilikçi ürünüyle Kadın Çiftçi ödülünü aldı. Tarım Bakanı Borçe Serafimovski, kadın çiftçileri kayıt olmaya ve tarım işletmelerinin sahibi olmaya çağırdı. Serafimovski’nin açıklamasına göre 115’inci tedbir kapsamında kadın çiftçiler için 360.000 denara kadar destek başvurusu açık bulunuyor. Bakanlık sicilinde 29.971 kadın tarım işletmesi sahibi kayıtlı; bunların 3.918’i 40 yaşından küçük.

Güney Afrika’da Dayanıklı Yerel Gıda Tedarik Zincirleri İçin Destek Çağrısı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Dayanıklı Yerel Gıda Tedarik Zincirleri İçin Destek Çağrısı

Güney Afrika’da Dünya Gıda Günü kapsamında, gıda güvensizliğini azaltmak ve dayanıklı yerel gıda tedarik zincirleri kurmak için çiftçilere daha güçlü destek verilmesi çağrısı yapıldı. Gautengli çiftçi Nompumelelo Dhlamini, sürdürülebilir gıda arzı için çiftçilerin çiftlik düzeyinde gerekli kaynaklarla donatılması ve desteklenmesi gerektiğini söyledi. Güvenilir üretim için farklı paydaşların tarım sektörünü korumak ve geliştirmek üzere birlikte çalışması gerektiği belirtildi. Dhlamini, yüksek yakıt ve üretim maliyetlerinin çiftçilerin verimli çalışmasını zorlaştırdığını, yetersiz altyapının ise taze ürünleri perakendecilere ve diğer pazarlara ulaştıran üreticilerde kayıplara yol açabildiğini belirtti. Çiftçilere yönelik politika ve destek programlarıyla sahadaki deneyimler arasında boşluk bulunduğunu söyleyen Dhlamini, eğitim, mentorluk ve sürekli kurumsal desteğin önemine dikkat çekti. Politikaların hazırlanması ve uygulanmasında çiftçilerin görüşlerinin alınmasını öngören tabandan yukarı yaklaşımı savundu. Dhlamini, sürdürülebilir tarıma geçiş için yalnızca politika ve vaatlerin değil, elektrik, yol bakımı ve iletişim altyapısı gibi pratik, erişilebilir ve uzun vadeli desteğin de gerekli olduğunu ifade etti. İletişim eksikliğinin çiftliklerin pazarlara ulaşmasını ve işletilmesini zorlaştırdığını söyledi. Free State’ten mısır çiftçisi Reggie Nkambule de çevre dostu ve maliyet etkin üretime geçişin ancak altyapının iyileştirilmesiyle mümkün olacağını belirtti. Greenpop’tan Ashraf Sirkoth, geleneksel yerel ırkların, yerli hayvan ırklarının ve yabani gıda türlerinin kaybının tarımın dayandığı genetik tabanı daralttığını söyledi. Güvenli arazi kullanım hakkının geleneksel tarımın sürmesi için temel olduğunu belirten Sirkoth, resmi mülkiyet, geleneksel haklar veya uzun vadeli kiralamaların önemine işaret etti. Stellenbosch Business School’dan Prof. Jako Volschenk ise standart dışı küçük, biçimsiz veya rüzgâr hasarlı ürünlerin çorba ve meyve suyu üreten küçük agro-işleme işletmelerine yönlendirilerek gıda israfını azaltmada kullanılabileceğini söyledi.

Karadağ Gıda Bankası’ndan Yoksulluk ve Gıda Bağışı Çağrısı
Görsel kaynağı: Portal Analitika · Özgün haber

Karadağ Gıda Bankası’ndan Yoksulluk ve Gıda Bağışı Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Karadağ Gıda Bankası, yoksullukla mücadelenin somut sosyal politika önlemleri, en kırılgan gruplara yeterli yardım ve etkili bir gıda bağışı sistemi olmadan yürütülemeyeceği uyarısında bulundu. Bankanın açıklamasına göre Karadağ nüfusunun beşte birinden fazlası yoksulluk riski altında bulunuyor ve çok sayıda aile yeterli gıdayı sağlamakta zorlanıyor. Açıklama, 16 Ekim Dünya Gıda Günü ile 17 Ekim Yoksulluk ve Sosyal Dışlanmayla Mücadele Uluslararası Günü dolayısıyla yapıldı. Gıda Bankası Başkanı Marina Medojević, gelecek yılın başından itibaren planlanan ücret artışlarının sosyal yardım alanlara veya hiçbir geliri olmayanlara doğrudan fayda sağlamayacağını savundu. Medojević’e göre bu kesimlerin gıda, fatura ve ilaç masraflarını nasıl karşılayacağı sorunu devam ediyor. Gıda Bankası, düşük sosyal yardımların, yardım alma kriterlerinin katılığının ve ailelere verilen desteğin yetersiz kalmasının bazı kişileri temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayacak kaynaklardan yoksun bıraktığını belirtti. Çocuklar, yalnız ebeveynler, emekli aylığı olmayan yaşlılar, işsizler, engelliler ve kronik hastalar özellikle kırılgan gruplar arasında gösterildi. Banka; sosyal yardımların artırılmasını, yardım kriterlerinin daha esnek hale getirilmesini, erişilebilir okul öğünleri sağlanmasını, yoksulluk içindeki ailelere daha fazla destek verilmesini, yaşlıların korunmasını ve sosyal konutun geliştirilmesini önerdi. Ayrıca tedarik zincirinin farklı aşamalarında gıdanın atıldığı, buna karşılık bazı vatandaşların günlük öğünlerini karşılayamadığı belirtildi. Bu nedenle devletin gıda fazlası bağışlarını yasal olarak düzenlemesi, bağışçılara teşvik vermesi ve güvenli gıdayı ihtiyaç sahiplerine yönlendirecek etkili bir sistem kurması istendi. Gıda Bankası, yoksullukla mücadeleyi hükümetin öncelikleri arasına alarak ücret artışlarından yararlanamayanlara somut destek sağlama çağrısını yineledi.

Japonya’da Yeni Pirinç Hasadıyla Fiyatlar Gerilerken Çiftçiler Zorlanıyor
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Yeni Pirinç Hasadıyla Fiyatlar Gerilerken Çiftçiler Zorlanıyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Japonya’da yeni pirinç hasadının sürmesi ve geçen yıldan kalan stokların piyasada bulunması, tüketiciler için fiyatları düşürürken çiftçileri ve toptancıları zor durumda bırakıyor. Toçigi eyaletinin Sakura kentindeki çiftçi Nobuyuki Okada, önceki kıtlık döneminin ardından bu yıl alıcı bulmakta zorlandığını ve fiyatların keskin biçimde gerilemesinin hasada yönelik motivasyonunu azalttığını söyledi. Yaklaşık 1.000 süpermarkette 28 Eylül-4 Ekim döneminde yapılan ölçümde, 5 kilogram pirincin ortalama fiyatı 2.860 yen oldu. Fiyat bir haftada 66 yen geriledi ve düşüş üst üste sekizinci haftaya ulaştı. 2024 ve 2025’teki ciddi pirinç kıtlığı sırasında bazı satışlarda 60 kilogram başına 35.000 yene kadar fiyat alan Okada, bu yıl haziran civarında bazı toptancıların kendisinden pirinç alamayacaklarını bildirdiğini belirtti. Chubu bölgesindeki bir toptancı, stokların normalin iki katından fazla olduğunu ve yeni mahsulün ana ürün haline gelmesiyle yüksek fiyattan alınan 2025 pirincinden kâr etmekten vazgeçmek zorunda kalacaklarını söyledi. Bazı piyasalarda, daha eski olan 2025 mahsulünün perakende fiyatının 2026 mahsulünden yüksek olduğu bir tersine dönüş de görülüyor. Japonya Tarım Bakanlığına göre 2026 pirinç hasadının 7,4 milyon ton olması bekleniyor; bu, önceki yılın 7,47 milyon tonuna göre yaklaşık %1 düşüş anlamına geliyor. The Japan Times’ın aktardığı değerlendirmeye göre arzın talebi aşması fiyatları daha da aşağı çekebilir. Okada, 20 hektarlık tarlalarında Koshihikari, Niji no Kirameki, Tochigi no Hoshi, yapışkan pirinç ve sake üretiminde kullanılan pirinç yetiştiriyor; 2026 mahsulünü yaklaşık 100 ton olarak öngörüyor. Nisan ayında yaklaşık 40 ton Koshihikari’nin büyük bölümünün yerel Japonya Tarım Kooperatifleri (JA) şubesi tarafından satın alınması için avans sözleşmesi imzaladı. Ancak JA’nın 60 kilogram başına avans ödemesi, 2025 mahsulündeki yaklaşık 30.000 yen seviyesinden bu yıl yaklaşık yarısına indi. Taşıma maliyetleri de hesaba katıldığında, kooperatif üzerinden satışta dahi zarar edeceğini belirten Okada, hükümetin değişken pirinç politikasına güvenmediğini söyledi.

Avustralya’da Sığır Eti Fiyatlarındaki Oynaklık Kârlılığı Dalgalandırıyor
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Sığır Eti Fiyatlarındaki Oynaklık Kârlılığı Dalgalandırıyor

2026 Australian Beef Report, Avustralya’da sığır eti fiyatlarındaki oynaklığın zaman içinde arttığını ve bunun sektör kârlılığını daha dalgalı hale getirdiğini ortaya koydu. Bush AgriBusiness ve StoneX tarafından hazırlanan değerlendirmeye göre, sığır fiyatları ile hayvan eşdeğeri başına işletme kârı arasında doğrudan ilişki bulunuyor. Raporda incelenen 21 yıllık veride bu ilişkinin korelasyonu 0,9’un üzerinde ölçüldü. Fiyat hareketleri son yıllarda keskin dönüşler gösterdi. 2022’de tüm zamanların en yüksek seviyelerine çıkan fiyatlar, daha sonra 20 yılın en düşük seviyelerine geriledi ve izleyen yıllarda yeniden ortalamanın üzerindeki seviyelere döndü. Ocak 2020 ile Ocak 2022 arasında yaşanan yükseliş, 2014-2016’daki son yükseliş döngüsünden bu yana görülen en güçlü artış olarak tanımlandı. Bu yükselişte kuraklığın sona ermesinin ardından 2020-2022 arasında yaşanan güçlü sezonlar, 2017-2019 dönemindeki sürü tasfiyesi nedeniyle düşük kalan sığır arzı ve sürüleri yeniden kurmak isteyen üreticilerin rekor düzeydeki talebi etkili oldu. Şubat 2022-Ekim 2023 dönemindeki düşüşte ise piyasanın rekor seviyelerden normalleşmesi, özellikle 2023’teki kısa süreli kuraklaşan mevsim koşulları ve hava tahminlerine verilen tepkiler öne çıktı. Değerlendirmede, El Niño koşulları etrafındaki sosyal medya kaynaklı yoğun abartı ve korkunun da piyasa davranışını etkilediği belirtildi. Bu gelişmelerin sonunda üretici güvenindeki sert düşüş, talebin önemli bir unsurunu zayıflatarak fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdı. Rapor, fiyat oynaklığının tek bir nedene bağlanamayacağını; farklı piyasa döngülerinde birçok etkenin birlikte çalıştığını vurguladı. Oynaklığın sürmesi halinde işletme yöneticilerine daha yüksek finansal rezerv bulundurma, disiplinli yem ve mera bütçelemesi yapma ve stoklama oranlarını yönetme önerisi getirildi. Ayrıca düşük üretim maliyetinin korunması ve harcamaların daha fazla kilogram sığır eti üretmeye yöneltilmesi, piyasa hareketlerinden bağımsız olarak kârlılığı korumak için temel yaklaşım olarak gösterildi. StoneX’in Besi Sığırı Vadeli Sözleşmesi ise alıcılardan doğrudan vadeli sözleşmelerin erişilemediği dönemlerde yıl boyunca kullanılabilecek potansiyel bir risk azaltma aracı olarak tanımlandı.

Almanya’da Mısır Hasadı Sonrası Mısır Kurduna Karşı Anız Uyarısı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber

Almanya’da Mısır Hasadı Sonrası Mısır Kurduna Karşı Anız Uyarısı

Almanya’da 2026 mısır hasadının tamamlanmasının ardından üreticilere, mısır kurdunun yeni nesline karşı tarlalarını kontrol etmeleri ve anızları uygun şekilde işlemeleri önerildi. Hasat sonrasında mısır saplarında bulunabilecek larvalar, 2027’de zararlı baskısının sürmesine yol açabilir. Landwirtschaftliche Technologiezentrum Augustenberg (LTZ), bu değerlendirmeyi yararlı organizma üreticisi Biocare’a atıfla aktardı. Mısır kurdu, Almanya’daki birçok mısır üretim bölgesinde yaygın görülüyor; ancak zararlının yoğunluğu bölgelere ve tek tek tarlalara göre değişiyor. Üreticilerin anızlarda delik, talaş, saplardaki beslenme zararları ve bükülmüş bitkiler gibi belirtileri incelemesi, alt sap bölümlerinde larva bulunup bulunmadığını kontrol etmesi öneriliyor. Hasarların karşılaştırılıp kayda geçirilmesi, 2027 bitki koruma planlamasına bilgi sağlayabilir. Larvalar çoğunlukla mısır anızlarında ve sap artıklarında kışlıyor. Bu nedenle mekanik mücadelenin amacı, kış boyunca tarlada mümkün olduğunca az sağlam sap bırakmak. Anızların kırılması, ezilmesi veya parçalanması, larvaların korunaklı kışlama alanlarının bir bölümünü ortadan kaldırabiliyor. Ancak etkili sonuç için mümkün olduğunca çok sapın gerçekten işlenmesi gerekiyor. Anız işlemesinde sap parçalayıcılar, bıçaklı merdaneler, prizma merdaneler ve diskli tırmıklar kullanılabiliyor. Hangi tekniğin uygun olduğu, hasat artığı miktarı ile tarla koşullarına bağlı. Mısır kurdu tarla sınırlarında durmadığı için, aynı bölgedeki çok sayıda işletmenin birlikte hareket etmesi mücadelenin etkisini artırabilir. Daha yoğun bulaşmada üreticilerin 2027 mücadelesini şimdiden planlaması öneriliyor. Seçeneklerden biri, mısır kurdunun yumurtalarını parazitleyen Trichogramma parazitoit arılarının kullanılması. Bu canlıların etkili olabilmesi için yumurta bırakma döneminin başlangıcında tarlada bulunması gerekiyor; uygulama zamanı güve uçuşu, hava koşulları ve izleme sonuçlarına göre belirleniyor.

E. Coli Salgınında Hasta Sayısı 50’ye Çıktı; Tavuk Dürümleri Araştırılıyor
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

E. Coli Salgınında Hasta Sayısı 50’ye Çıktı; Tavuk Dürümleri Araştırılıyor

ABD’de E. coli O157:H7 salgınında bildirilen hasta sayısı 50’ye yükseldi. Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) bir hafta önce salgında 35 hasta bulunduğunu açıklamıştı. FDA ve ABD Tarım Bakanlığı (USDA), salgının olası kaynağı olarak tüketime hazır, çok bileşenli tavuk dürümlerini araştırıyor. Ancak kurumlar, ürünlerin markasını veya hangi bölgede satıldığını açıklamadı. FDA’nın açıklamasına göre dürümler, ürünlerle salgın arasındaki bağlantı doğrulanmadan önce proaktif olarak piyasadan kaldırıldı ve ürünlerin raf ömrü doldu. Kurumlar şimdi olası bileşen düzeyinde bulaşmayı inceliyor. USDA, kümes hayvanları üzerindeki yetkisi nedeniyle soruşturmaya katılırken, tavuk etinin başka ürünlerde kullanılıp kullanılmadığını belirlemeye çalışıyor. FDA ise diğer bileşenlerden sorumlu olarak geriye dönük izleme, yerinde denetim ve numune testleri yürütüyor. FDA, izlenen gıdanın ne olduğunu, hangi yerlerde denetim yapıldığını ve hangi numunelerin test edildiğini paylaşmadı. Kurum ayrıca hastaların yaşları veya yaşadıkları yerler hakkında bilgi vermiyor. Salgın ilk olarak 23 Eylül’de duyuruldu. Resmi hasta sayısının gerçek toplamın altında kalabileceği belirtilirken, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), E. coli salgınlarında doğrulanmış her hasta için 26 vakanın tespit edilemeyebileceğini tahmin ediyor.

Yeni Zelanda Yün Kolektifi Odak Alanlarını Belirledi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda Yün Kolektifi Odak Alanlarını Belirledi

Yeni Zelanda Wool Collective CEO’su Ross McIsaac, yeni kolektifin başarılı olabilmesi ve yetiştiricilerin son dönemde elde ettiği iyi getirilerin sürdürülebilmesi için söylem ile eylemin örtüşmesi gerektiğini söyledi. McIsaac, açıklamaları Huntly’nin batısında, Te Akau yakınlarındaki Waimai Valley’de Alastair ve Anne Reeves’e ait Waimai Romney’de düzenlenen açık günde yaptı. McIsaac’e göre kolektif, geleceğe ilişkin vaatlerde bulunmak yerine önceki kuruluşlar Wool Impact ve Campaign for Wool’un son yıllardaki çalışmalarından ve bu çalışmaların sağladığı faydalardan yararlanmayı hedefliyor. Yapı, iki kuruluşu tek çatı altında birleştirerek ve tedarik zincirindeki şirketlerle birlikte çalışarak işbirliğini geliştirmeye çalışıyor. Bu şirketleri kolektife yatırım yapmaya ikna etmek ise önündeki zorluklardan biri olarak görülüyor. Şeffaflık, kolektifin finansmanında temel koşullardan biri olarak öne çıkıyor. McIsaac, çiftçilerin yatırım yapabilmesi için paranın nereye gittiğini ve ne sağladığını bilmesi gerektiğini belirtti. Kolektif, sektörde hâlihazırda yürütülen çalışmaları tekrarlayarak gereksiz maliyet oluşturmak yerine tedarik ve değer zincirlerindeki şirketleri desteklemeyi amaçlıyor. Uzun vadede finansmanın yalnızca yetiştiricilerden gelmemesi ve tedarik zincirindeki şirketlerin de katkı yapması gerektiği ifade edildi. Kolektifin çalışma programı, maliyetleri ve bunların hükümet desteğiyle nasıl güçlendirileceği henüz tamamlanmadı; ayrıntıların yakında paylaşılması bekleniyor. McIsaac, yapının ihtiyaçtan büyük olmayacak şekilde yalın tutulacağını söyledi. Kolektif ayrıca mimarlar ve halı perakendecileriyle çalışarak yünün özelliklerinin daha iyi anlaşılmasını, perakendecilerin tüketicileri doğru bilgilendirmesini ve bu amaçla çiftliklerle kırkım uygulamalarını anlatan videolar hazırlanmasını sağlamaya çalışıyor. McIsaac, yün için daha yüksek bir değer potansiyeli bulunduğuna inandığını, ancak halı gibi ürünlerde fiyat artışları konusunda piyasa hassasiyetlerinin bulunduğunu söyledi. Kolektifin bu alandaki çalışmaları, yünün doğal ve sürdürülebilir özelliklerinin tüketicilere ve ürünü önerecek sektör profesyonellerine daha iyi anlatılmasına odaklanıyor.

İspanya Avokado ve Mangoda Avrupa Tedarikçiliğini Büyütmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

İspanya Avokado ve Mangoda Avrupa Tedarikçiliğini Büyütmeyi Hedefliyor

İspanya, avokado ve mangoda Avrupa’nın başlıca yakın tedarikçisi olma hedefini büyüyen üretim tabanı ve kısa teslim süresi avantajıyla güçlendirmeye çalışıyor. İspanya Avokado ve Mango Sektörlerarası Örgütü (Intertropic) Başkanı Juan Antonio Reyes Gutiérrez, sektörün düzenli büyümesi, menşe tanıtımı ve sürdürülebilirliğin öncelikler arasında olduğunu söyledi. İspanya, Avrupa Birliği’nin başlıca avokado ve mango üreticisi konumunda bulunuyor. Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı’nın (MAPA) ESYRCE araştırmasına göre ülkede avokado üretimine ayrılan alan 24.758, mango alanı ise 6.148 hektar. Üretim ağırlıkla Endülüs’te, özellikle Málaga ve Granada’da, ayrıca Kanarya Adaları’nda yoğunlaşıyor. Avokadoda üretim haritası yeni bölgelere yayılırken Valensiya Topluluğu’ndaki alanın yaklaşık 5.000 hektara ulaştığı ve büyümeyi sürdürmesinin beklendiği belirtildi. Mango üretimi ise iklim gereksinimleri nedeniyle Málaga’daki Axarquía ile Granada’daki Costa Tropical’da daha yoğun kalıyor. Intertropic, İspanya’nın Fas, Kolombiya ve İsrail avokadosu ile Brezilya mangosuna karşı yakınlık ve tazelik üzerinden rekabet edebileceğini savunuyor. Juan Antonio Reyes Gutiérrez’e göre İspanyol mangosu, daha ileri olgunlukta hasat edilerek Avrupa raflarına yaklaşık 72–96 saatte ulaşabiliyor. Intertropic Genel Müdürü Antonio Carpintero da avokadoda uygun fizyolojik hasat zamanının doğal yağların gelişmesini, tüketicinin aradığı doku ve kremamsılığın oluşmasını sağladığını belirtti. Denizaşırı ithalatın ise birkaç haftalık deniz taşımacılığı gerektirebildiği aktarıldı. Tüketim tarafında İspanya’da hanelerin %80’den fazlası yılda en az bir kez avokado satın alıyor ve kişi başına ev içi tüketim 2,03 kilogram olarak ölçülüyor. Mango hanelerde %50’nin üzerinde penetrasyona ve kişi başına 0,80 kilogram tüketime ulaştı. Toplam taze meyve tüketimi 2016’dan bu yana yaklaşık %30 gerilerken subtropikal meyve tüketiminin 2008’den bu yana yaklaşık %20 arttığı bildirildi. Sektör bu nedenle tüketicinin yalnızca ürünü değil, Avrupa menşeini de ayırt etmesini hedefliyor. Bu amaçla Intertropic’in yürüttüğü “Aguacate y Mango de Europa: Frutas con Corazón” kampanyası 2026–2028 döneminde İspanya, Fransa, İtalya ve Birleşik Krallık’ta uygulanacak. Bütçesi 9 milyon avronun üzerinde olan kampanyanın yaklaşık %75’i Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor ve üç yılda tüketicilere 380 milyondan fazla etkili erişim hedefleniyor. Sektörün büyümesi önündeki başlıca koşul ise su kaynaklarının sürekliliği. Son yağışlar durumu kuraklığın en ağır dönemlerine göre iyileştirse de Intertropic, rezervlerdeki geçici toparlanmanın yapısal sorunu çözmediğini belirterek arıtılmış ve tuzdan arındırılmış suyun yanı sıra su iletim hatlarının ve yağmur suyu depolamasının geliştirilmesini savunuyor. Mevcut mango sezonu başlangıçta öngörülenden düşük hacimde ilerliyor; kalite ise mükemmel olarak değerlendiriliyor. Keitt çeşidinin hasadıyla sezonun ekim sonu veya kasım başına kadar sürmesi bekleniyor. Sektör, birkaç haftalık hasat döneminde ürün yoğunluğunun piyasayı zorlamaması için talebin artırılmasını istiyor.

Paraguay’ın 2026 İhracatında %19 Büyüme Beklentisi
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’ın 2026 İhracatında %19 Büyüme Beklentisi

Birleşmiş Milletler Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu’nun (Cepal) Uluslararası Ticaret ve Entegrasyon Bölümü Direktörü Daniela García, Paraguay’ın ihracat değerinin 2026’da %19 büyümesinin beklendiğini bildirdi. García’ya göre artışta tarım ürünleri ile tarımsal kökenli imalatların performansı belirleyici olacak. Tahmin, ihracat fiyatlarında %7 ve yurt dışına gönderilen hacimlerde %12 artış varsayımını içeriyor. García, tarımsal ihracatın %32, tarımsal kökenli imalatların ise %25 büyümesinin beklendiğini söyledi. Bu performansın, hayvancılık ihracatı hacminde öngörülen düşüşü telafi etmesi bekleniyor. Paraguay’ın görünümünün bölge ortalamasına benzer olmasının olumlu olduğu belirtildi. García, görünümün uluslararası talepte yavaşlama, tarım ürünleri fiyatlarında düşüş ve ticaret ile tedarik zincirlerini etkileyebilecek jeoekonomik koşulların kötüleşmesi gibi dış risklere bağlı olduğunu ifade etti. Mercosur gündeminde ise Avrupa Birliği anlaşmasının gelecekte uygulanması, Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) anlaşmasının yürürlüğe girmesi ve Hindistan ile Japonya’yla müzakereler yer alıyor.

Japonya’da Pirinçte Talebe göre Üretim Vurgusu
Görsel kaynağı: JAcom — Tarım Kooperatifleri Gazetesi · Özgün haber

Japonya’da Pirinçte Talebe göre Üretim Vurgusu

Japonya Tarım Bakanı Takebe, pirinçte üretimin talebe göre çeşitlendirilmesini ve tarım yönetiminin duraksamadan sürdürülmesini istedi. Takebe, yeni çeltik politikası ile ABD menşeli patates ithalatının serbest bırakılması konularının gündemde olduğu dönemde göreve geldi. 25 Eylül itibarıyla pirinç üretiminin talep görünümünü yaklaşık 400 bin ton aşması bekleniyor. Takebe, 27. üretim yılı için yalnızca sofralık pirince değil, işlenmiş pirinç, pirinç unu ve ihracata yönelik pirinçte talep oluşturmaya odaklanılacağını belirtti. Fiyatların yeniden yatırım ve üretimin devamını mümkün kılacak düzeyde olması gerektiğini söyleyen Takebe, maliyet göstergelerine dayalı fiyat görüşmelerini teşvik eden gıda sistemi yasasının uygulanacağını ifade etti. Yeni çeltik politikasında destek birimlerinin üreticiyi motive etmesi ve verimi artırmaya yöneltmesi gerektiğini belirten Takebe, üretim sahasından mevcut su kullanımı politikası düzeyinin korunması yönünde talep geldiğini söyledi. Desteklerin bütçe hazırlığı sürecinde kararlaştırılacağını kaydetti. Üretim girdilerindeki maliyet artışının üreticilerde maliyetin altında üretim yapma endişesi yarattığı, Orta Doğu’daki gerilim nedeniyle maliyetlerin öngörülemez olduğu aktarıldı. Takebe ayrıca, ABD patatesi ithalatında zararlı organizmaların giriş riski bilimsel olarak giderilemezse izin verilmeyeceğini söyledi.

Papaya, Kavun ve Mango Brezilya Meyvelerinde İhracat Avantajında Öne Çıktı
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Papaya, Kavun ve Mango Brezilya Meyvelerinde İhracat Avantajında Öne Çıktı

Cepea’nın dokuz Brezilya meyvesini inceleyen araştırmasına göre papaya, kavun ve mango, Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlük (VCR) sıralamasında öne çıktı. 2016-2024 döneminde değerlendirilen dokuz meyvenin yedisi VCR göstergesini artırdı. Araştırma, Hortifruti Brasil dergisinin ekim sayısında yayımlandı ve Brezilya meyveciliğinin uluslararası pazardaki varlığını artırma ve sürdürme koşullarını ele aldı. Limon ve misket limonu, karpuz, üzüm ve avokado da aynı dönemde göstergede ilerleme kaydetti. Muz ve elmanın üretim zincirleri ise daha çok iç pazarın tedarikine yönelmiş olarak değerlendirildi. Faostat ile Brezilya hükümetinin Comex Stat sistemi verileriyle hesaplanan VCR, her meyvenin Brezilya ihracatındaki payını dünya meyve ihracatındaki payıyla karşılaştırıyor. Cepea’ya göre gösterge, göreli ihracat uzmanlaşmasını ölçüyor; doğrudan rekabet gücü veya kârlılık değerlendirmesi anlamına gelmiyor. Avokado, Brezilya’nın dış satımındaki genişlemenin öne çıkan örneklerinden biri oldu. Meyvenin ihracat geliri cari değerlerle 2016’da 6,8 milyon ABD dolarından 2024’te 36,2 milyon ABD dolarına yükseldi. Çalışmaya göre bu artışı başlıca hass çeşidi destekledi. Ancak genişlemenin kalıcı olması için üretim ölçeğinin ve verimliliğin artırılması, dış pazara uygun kalite standartlarının karşılanması ve ürün koşullarının taşıma ile dağıtım boyunca korunması gerekiyor. Araştırma, rakip ülkelerin arzının düşük olduğu dönemlerden yararlanabilmek için lojistik ve planlamanın önemine işaret ediyor. Brezilya meyvesinin hedef pazarlara doğru zamanda ulaşması ve alıcıların talep ettiği kaliteyi koruması gerekiyor. Uluslararası varlığın sürdürülmesi ayrıca maliyetlerin kontrolüne, kayıpların azaltılmasına, pazarların çeşitlendirilmesine ve üreticilerle zincirin diğer aktörleri için kârlılığın güvence altına alınmasına bağlanıyor.

İngiltere’nin Altı İlçesinde Şiddetli Kuraklık İlanı
Görsel kaynağı: Daily Express · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’nin Altı İlçesinde Şiddetli Kuraklık İlanı

3 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

İngiltere hükümeti, Cornwall, Devon, Dorset, Somerset, East Sussex ve West Sussex’in bazı bölümlerinde şiddetli kuraklık ilan ederek hanehalkı su tedarikini korumaya yönelik yeni önlemleri devreye aldı. Hükümet, Güneydoğu ve Güneybatı İngiltere’nin nisan-eylül dönemini 100 yılı aşkın sürenin en kurak dönemi olarak geçirdiğini ve rezervuar seviyelerinin tehlikeli ölçüde düştüğünü bildirdi. Bakanlar, su şirketlerinden izlemeyi artırmalarını ve tedarik kesintilerini önlemek için ek adımlar atmalarını istedi. Önlemler, rezervuar ve nehir seviyelerinin günlük kontrolü ile su kalitesinin daha sıkı izlenmesini kapsıyor. Çevre Ajansı da doğal kaynaklardan su alan işletmelerin izin verilen limitleri aşmadığını denetleyecek. Su kaynaklarındaki düşüş Ardingly ve Wimbleball rezervuarlarında da görülüyor. West Sussex’teki Ardingly %19 kapasitede ve yaklaşık 95.000 mülke hizmet veriyor. Somerset’teki Wimbleball ise %16 dolulukta bulunuyor ve yaklaşık 300.000 müşteriye su sağlıyor; Çevre Ajansı bu dönemde rezervuarların %75 kapasitede olmasını bekliyor. Şiddetli kuraklık, Çevre Ajansı’na göre ilan edilebilecek en yüksek kuraklık seviyesi. Yerel Direnç Forumları, koşulların kötüleşmesi halinde desteğin hızla koordine edilmesi için devreye alınırken hükümet, hanehalkı su tedarikinin şimdilik kesintisiz süreceğini açıkladı. Yetkililer, su şirketlerinin planlarını uygulamasını ve herkesin daha az su kullanmasını istiyor.

Brezilya Soya Piyasasında İşlem Hacmi Düşük Kaldı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Soya Piyasasında İşlem Hacmi Düşük Kaldı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Brezilya soya piyasasında 15 Perşembe günü işlem hacmi düşük kaldı. Az sayıda işlem yapılırken fiyatlarda önemli bir değişiklik görülmedi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, doların güçlü değer kazanmasının Chicago Ticaret Borsası’ndaki sert düşüşü telafi ettiğini ve fiziksel piyasa kotasyonlarında yapısal değişiklik oluşmasını önlediğini belirtti. Limanlarda göstergeler nominal kaldı; ezmecilerin alım teklifleri satıcıların taleplerinin altında kaldığı için işlemler tıkandı. Üreticilerin ekim çalışmalarına yoğunlaşması da piyasanın yavaş seyretmesine katkıda bulundu. İç piyasada Passo Fundo, Santa Rosa, Rondonópolis ve Dourados fiyatları değişmedi. Cascavel’de soya çuvalı 144,50 realden 145,00 reale yükselirken Rio Verde’de 140,00 realden 139,00 reale geriledi. Limanlarda Paranaguá’da fiyat 155,50 realden 156,00 reale çıktı, Rio Grande’de ise 156,50 realde kaldı. Chicago’daki soya vadeli kontratları art arda dördüncü kayıp seansını yaşadı. ABD hasadının ilerlemesi ve ABD’de eylül ayındaki soya ezmesinin zayıf kalması, fiyatları yedi haftanın en düşük seviyelerine taşıdı. Piyasanın temel görünümünde ABD’de rekor olması beklenen hasat ile Brezilya’da geniş üretim beklentisinin oluşturduğu arz artışı öne çıktı. Brezilya Ulusal Tedarik Şirketi (Conab), 2026/27 sezonunda ülkenin soya üretimini 181,616 milyon ton olarak öngördü. Bu, önceki sezona göre %0,7 artış anlamına geliyor. Ekim alanının da %1,4 artarak 49,3 milyon hektara ulaşması bekleniyor. Kuzey Amerika Yağlı Tohum İşleyicileri Birliği (Nopa), ABD’de eylül ayı soya ezmesini 196,3 milyon bushel olarak açıkladı. Bu miktar, ağustostaki 205,456 milyon bushelin ve 203,74 milyon bushel olan piyasa beklentisinin altında kaldı. Reuters’a konuşan üç ticaret kaynağı ise Çin’in devlet alıcılarının ABD’den 10 ila 13 soya yükü aldığını bildirdi; bu haftaki alımların toplamı 18 ila 23 yüke ulaştı.

Arjantin’de Yağışlar Mısır ve Ayçiçeği Ekiminin İlerlemesini Yavaşlattı
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Yağışlar Mısır ve Ayçiçeği Ekiminin İlerlemesini Yavaşlattı

Arjantin’de su rezervlerindeki iyileşmeye rağmen mısır ve ayçiçeği ekimi son yağışlar nedeniyle yavaşladı. Buenos Aires Tahıl Borsası’nın Haftalık Tarım Görünümü’ne göre ticari dane mısır ekimi, 2026/27 sezonu için öngörülen 8,4 milyon hektarın %34,8’ine ulaştı ve önceki kampanyanın yaklaşık 5 puan önünde ilerledi. Çalışmalar tarım alanının merkez ve batısında sürerken, merkez ve güneydeki yağışlar yeni parsellerin ekime alınma hızını düşürdü. Orta-Kuzey Córdoba’da yağış eksikliği nedeniyle ekilemeyen parsellerin geç ekime yönelmesi bekleniyor. Ekili mısırın durumu çoğunlukla normal ile iyi arasında, su mevcudiyeti ise yeterli ile optimum arasında değerlendirildi. Düşük sıcaklık ve düşük radyasyon bazı parsellerde çıkış sorunları ile sararmaya neden oldu. Ayçiçeği ekimi haftalık bazda 5,8 puan ilerleyerek öngörülen 3,1 milyon hektarın %41,9’una ulaştı. Bu oran tarihsel ortalamanın 11,6, son beş kampanya ortalamasının ise 6,6 puan üzerinde bulunuyor. Ancak güney bölgelerinde yağışlar ve düşük sıcaklıklar çalışmaları yavaşlatırken, yağışların devam edeceğine ilişkin tahminler ekim planlarının tamamlanması konusunda belirsizlik yaratıyor. Buğdayda kuzey tarım alanında tekrarlanan yağışlar ve yüksek nem, fizyolojik olgunluğa ulaşan parsellerde hasadın başlamasını geciktirdi. Beklenen verimler hektar başına 10-40 kental arasında değişirken, Kuzeybatı Arjantin’de yaklaşık 20, Kuzeydoğu Arjantin’de 30 kental ortalama öngörülüyor. Merkezin bazı kesimlerinde ise kardeş sürgünü kaybı ve don hasarı nedeniyle önceki kampanyaya göre %10-30 düşüş bekleniyor. Arpada ekim yağışları su rezervlerini iyileştirse de batı Buenos Aires’te don hasarı verim kayıplarına yol açtı ve beklenti yaklaşık 40 kentalde kaldı. Diğer bölgelerde tahmini verimler hektar başına 35-60 kental arasında. Güneybatı Buenos Aires-Güney La Pampa’da su eksikliği ve düşük radyasyon verimi sınırlayabilir; Güneydoğu Buenos Aires’te ürün genel olarak iyi durumda ancak gelişim geriden geliyor.

Batı Şeria’da Çit ve Saldırılar Filistinli Çiftçilerin Arazilere Erişimini Kısıtlıyor
Görsel kaynağı: The Journal · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria’da Çit ve Saldırılar Filistinli Çiftçilerin Arazilere Erişimini Kısıtlıyor

İşgal altındaki Batı Şeria’da Sinjil sakinleri, İsrail ordusunun Route 60 boyunca inşa ettiği çitin tarım arazilerine ve komşu bölgelere erişimi kısıtladığını söylüyor. Beş metre yüksekliğinde ve dikenli tellerle çevrili metal çit, kasabaya giriş çıkış için yalnızca denetimli bir rota bıraktı. İsrail ise uygulamanın otoyoldaki yerleşimcilere yönelik saldırıları önlemeyi amaçladığını belirtiyor. İsrail makamları çit için Şubat 2024’te yaklaşık 30 dönüm, aynı yılın ağustos ayında da 15 dönüm Filistin mülkiyetindeki araziyi tahsis etti. Eylül ayında arazide çalışma başlarken 200’den fazla ağaç söküldü; bunların 135’inin zeytin ağacı olduğu belirtildi. Sinjil Belediye Başkanı Moataz Tawafsha, yaklaşık 100 ailenin topraklarından koparıldığını ve bu nedenle geçim kaynaklarından mahrum kaldığını söyledi. Kasabada ekonomik sıkıntının arttığını belirten Tawafsha, İsrail’de işçi olarak çalışan bazı kişilerin son üç yıldır çalışma izinlerinin iptal edilmesi nedeniyle işlerine gidemediğini aktardı. Sinjil çevresindeki baskının yalnızca çitle sınırlı olmadığı belirtildi. Nisan 2025’te kasabanın güneyinde özel mülkiyetteki Filistin arazisinde yeni bir yerleşimci karakolunun ortaya çıkmasının ardından bir dizi baskın yaşandı. Birleşmiş Milletler, dört evin yakıldığını, hayvanların çalınıp öldürüldüğünü ve bölge sakinlerine saldırıldığını belgeledi; en az 35 kişinin yaralandığı bildirildi. 11 Temmuz 2025’te ise Sinjil ve komşu Al-Mazra’a ash-Sharqiya çevresinde arazilerinde çalışan çiftçilere yönelik yerleşimci saldırısında iki Filistinli erkek öldürüldü. Ramallah’ın doğusundaki yaklaşık 5 bin nüfuslu Deir Jarir’de de zeytin ağaçlarının yakıldığı veya kesildiği, tarım arazilerinin zarar gördüğü ve hayvanların hedef alındığı aktarıldı. Belediye meclisi üyesi Adel, saldırılar ve hareket kısıtlamalarının köyün tarım ekonomisini zayıflattığını, daha önce yerel üretimin temel unsurlarından olan zeytinyağının artık başka yerlerden getirildiğini söyledi. Kısıtlamalar nedeniyle çocukların haftada yalnızca üç gün okula gidebildiği, Ramallah’a gidenlerin ise kontrol noktaları nedeniyle saatlerce trafikte kaldığı belirtildi. Temmuz 2026’da Deir Jarir’de yerleşimciler ve İsrail güçlerinin dahil olduğu bir baskında belediye meclisi üyesi Odeh Abdul Rahim Odeh Farakhneh ile Ahmad Adel Abu Mukho öldürüldü. OCHA’ya göre İsrail güçleri, yerleşimcilerin koyunları ele geçirmeye çalışmasının ardından toplanan kalabalık sırasında iki kişiyi vurdu. İsrail ordusu ise askerlerin saldırıya uğramalarının ardından ateş açtığını söyledi; bölge sakinleri güçleri yerleşimcileri korumakla suçladı. Adel, köy ve çevresinde yerleşimci faaliyetleriyle bağlantılı olaylarda yedi kişinin öldürüldüğünü ve saldırıları bildiren bir çiftçinin gece boyunca gözaltında tutulduğunu aktardı.

Mısır’da Büyükbaş Hayvan Sayısı ve Yerli Et Üretimi Arttı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Büyükbaş Hayvan Sayısı ve Yerli Et Üretimi Arttı

Mısır Milletvekili Necla el-Asili, hükümet verilerine dayanarak ülkedeki büyükbaş hayvan sayısının 2014’te yaklaşık 5,5 milyon baştan 8,6 milyon başa yükseldiğini açıkladı. El-Asili, yerli et üretiminin de 2025’te yaklaşık 600 bin tona ulaştığını belirterek bu göstergelerin hayvancılığın geliştirilmesine yönelik çalışmalarla bağlantılı olduğunu söyledi. El-Asili’ye göre hayvan varlığı ve yerli üretimdeki artış, önümüzdeki dönemde et fiyatlarının düşmesine katkı sağlayabilir. Ancak bunun gerçekleşmesi yalnızca hayvan sayısının yükselmesine bağlı değil. Piyasalardaki fiili arzın artması, yetiştirme ve üretim maliyetlerinin gerilemesi ile dağıtım ve ticaret sisteminin iyileştirilmesi gerekiyor. Milletvekili; yem maliyetlerinin azaltılması, yetiştiricilere daha fazla kolaylık sağlanması, devlet satış noktalarında uygun fiyatlı et sunulması ve piyasa denetimlerinin sıkılaştırılması çağrısı yaptı. Ulusal buzağı projesi ile uygun koşullu finansman programlarının, özellikle küçük yetiştiriciler ve genç mezunlar için üretimi destekleyebileceğini ifade etti. Ayrıca tarım ve gıda tedarikinden sorumlu kurumlar arasında koordinasyon kurulmasını istedi.

AB Süt Arzında Düşüş, Çiftçi Fiyatlarında %30 Artış Öngörüsü
Görsel kaynağı: Economica.net · Özgün haber
Veri haberi

AB Süt Arzında Düşüş, Çiftçi Fiyatlarında %30 Artış Öngörüsü

Avrupa Birliği’nin (AB) süt arzının 2025–2035 döneminde %4,8’e kadar azalabileceği, çiftçi sütü fiyatlarının ise mevcut seviyeye göre en az %30 artabileceği öngörüldü. Uzmanlar, AB’deki inek varlığının da aynı dönemde %18 gerileyebileceğini belirtti. Öngörüler, Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi ile Tarım ve Kırsal Kalkınma Genel Müdürlüğünün ortak düzenlediği bir çalıştayda ele alındı. Süt ihracatının toplam üretimdeki payının %14’ten %9’a düşebileceği ifade edildi.

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı

İspanya’da gıda fiyatları ağustosta yıllık bazda %2,3 arttı. Eurostat verilerine göre bu oran, Avrupa’daki ikinci en yüksek artış oldu. Kıbrıs’ta artış %3,8’e ulaşırken Fransa ve İtalya’da %1,1, Almanya’da ise %0,2 olarak kaydedildi. Bazı Avrupa ülkelerinde gıda fiyatları geriledi. İspanya’da yıllık artış, Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (INE) kesin verilerine göre eylülde %2,7’ye yükseldi. Süpermarket zincirleri, maliyetlerdeki yükselişi tüketiciye bir anda yansıtmamak için artışların bir bölümünü üstleniyor, verimliliklerini artırıyor ve marjlarını ayarlıyor. Ancak zincirler, tedarik, taşıma ve enerji maliyetlerindeki artışın sürmesi halinde bu çabayı süresiz sürdüremeyecekleri uyarısında bulunuyor. Tarım Bakanı Luis Planas da şirketlerden ürünlerini pahalılaştırmaktan kaçınmalarını istedi. Süpermarketler birliği Asedas, Orta Doğu’daki çatışmanın başlamasından bu yana enerji ve yakıt kaynaklı birikimli ek maliyetin 130 milyon avroyu aştığını bildirdi. Kuruluş, aylık ek maliyeti 20-25 milyon avro olarak hesapladı. Gıda ve içecek sektörünü temsil eden FIAB ise Körfez’deki çatışmanın uzamasından kaynaklanan enerji şokuna karşı hükümet önlemlerini yetersiz buldu; doğrudan yardım, finansman seçenekleri, kefalet ve likidite talep etti. Banco de España verilerine göre 2019-2024 döneminde gıdanın göreli fiyatı İspanya’da %19, avro bölgesinde %13 arttı. Kurum, farkın bir bölümünü tüketim sepetinin bileşimiyle açıkladı. Özellikle zeytinyağı gibi fiyatı daha fazla yükselen ürünlerin İspanyol hanehalkı harcamalarında daha yüksek ağırlığa sahip olması, gıda fiyatlarının genel enflasyon üzerindeki etkisini artırdı.

Moldova’da Çiftçilere Japonya Destekli Tarım Ekipmanı Finansmanı Planlanıyor
Görsel kaynağı: Deschide.md · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Çiftçilere Japonya Destekli Tarım Ekipmanı Finansmanı Planlanıyor

5 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Moldova hükümeti, Japonya ile yürütülen tarım makineleri ve ekipmanlarının modernizasyonu projesinin devamı için müzakerelerin başlatılmasını ve anlaşmanın imzalanmasını onayladı. Yeni aşamada, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansının (JICA) desteğiyle yaklaşık 55 milyon dolara kadar finansman sağlanması öngörülüyor. Çiftçiler bu kaynakla modern tarım makineleri, sulama sistemleri, dijital çözümler ile ürünlerin depolanması ve işlenmesine yönelik ekipman alabilecek. Finansmanın 20 yıl vadeyle ve altı yıllık ödemesiz dönemle verilmesi planlanıyor. Faiz oranı %3,2 olacak; ekipmanlar piyasa fiyatından %10-15 daha düşük maliyetle taksitli alınabilecek. Krediyi devlet değil, yararlanıcı çiftçiler geri ödeyecek. Geri ödenen kaynakların yeni tarımsal yatırımlarda kullanılması öngörülüyor.

Slovakya’da Kaz ve Ördek Yetiştiriciliği Geriliyor: 10 Üründen 9’u İthal
Görsel kaynağı: TV JOJ · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kaz ve Ördek Yetiştiriciliği Geriliyor: 10 Üründen 9’u İthal

4 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Slovakya’da geleneksel kaz ve ördek yetiştiriciliği küçülüyor. Tüketicilerin satın aldığı su kanatlılarının yaklaşık 10’da 9’u ithal edilirken, yerli üretim ülke tüketiminin %5’inden azını karşılıyor. Slovakya Kanatlı Yetiştiricileri Birliği Direktörü Daniel Molnár, gelişmeyi tarımdaki dönüşüm ve kırsal yaşam tarzındaki değişimle ilişkilendirdi. Canlı ördek üretimi 2000’de 528 tonken 2025’te 182 tona geriledi; bu miktar 2000 düzeyinin %34,5’ine karşılık geliyor. Aynı dönemde kaz sayısı 96 binden 850’ye, ördek sayısı 253 binden 32 bine düştü. Sektör temsilcileri, kooperatif tipi büyük üretimin ve işleme sanayisinin dağılmasının da gerilemede etkili olduğunu belirtiyor. Slovakya’da büyük ölçekli yalnızca üç ördek işletmesi kaldı. Bu işletmeler Kráľov Brod, Tomášikovo ve Topoľnica’da bulunuyor; büyük kaz işletmesi ise kalmadı. Üretimin güçlendirilmesi için satış birliklerinin kurulması, pazarlama imkânlarının geliştirilmesi ve işletmelere yatırım desteği sağlanması öneriliyor.

Almanya'da Meraya Dayalı Süt Sığırcılığı Desteği Tartışması
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Almanya'da Meraya Dayalı Süt Sığırcılığı Desteği Tartışması

Almanya Federal Hükümeti, süt sığırlarının merada otlatılmasına yönelik ülke çapındaki desteğin 2027'de başlatılması planını kaldırmayı öngören bir yasa tasarısı hazırladı. Sosyal Demokrat Parti (SPD) Meclis Grubu tarım politikaları sözcüsü Franziska Kersten, Bakan Rainer'den bu plandan yeniden düşünmesini istedi. SPD, desteğin Avrupa Birliği tarım sübvansiyonlarındaki çevre düzenlemesi kapsamında Almanya'da uygulanmasını savunuyor. Kersten'e göre 2019'da sığırların %31'i meraya erişebilirken bu oran günümüzde %25'e geriledi. Kersten, merada hayvan tutulmasının kültürel peyzaj, sığırların tırnak ve eklemleri ile hayvan refahı açısından önemli olduğunu söyledi. Uzmanlara göre otlatılan otlaklar, tarla veya yoğun biçilen çayırlara kıyasla biyoçeşitlilik için daha çeşitli yaşam alanları sunuyor. Çiftçi Ottmar Ilchmann ise meradaki ineklerin dışarıda hareket ettikleri için daha fazla kalori tükettiğini ve ahırdaki kadar dengeli yemlenemediğini belirtti. Bu nedenle hayvanların genellikle daha az süt verdiğini, merada üretilen sütten elde edilen gelirin maliyetleri karşılamadığını söyledi. Federal Meclis 2024'te merada hayvan besleyenlere AB doğrudan ödemelerinden ek ödeme kararı almış, eyaletler 2025'te uygulama için daha fazla süre istemişti. Hükümet desteğin kaldırılmasını bürokrasi gerekçesiyle savunurken eleştirmenler mevcut eyalet uygulamalarının yalnızca birkaç bölgede bulunduğunu belirtiyor.

Karadeniz’deki Güvenlik Riskleri Bulgaristan Balıkçılığını Vurdu
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’deki Güvenlik Riskleri Bulgaristan Balıkçılığını Vurdu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Karadeniz’de artan güvenlik riskleri Bulgaristan’ın balıkçılık sektörünü olumsuz etkilerken, sektör temsilcileri mücbir sebep koşulları nedeniyle de minimis kapsamında devlet yardımı talep edeceklerini açıkladı. Açıklama, Varna’da toplanan Karadeniz Danışma Konseyi toplantısı sırasında BG Fish Derneği İcra Direktörü Yordan Gospodinov tarafından yapıldı. Gospodinov, büyük balıkçı teknelerinin önemli bölümünün denize açılmakta isteksiz olduğunu, bazı mürettebatların hiç sefere çıkmak istemediğini, bazılarının ise faaliyetlerini kıyıya yakın avcılıkla sınırladığını söyledi. Bulgaristan’ın balıkçılık filosu 1.740 tekneden oluşuyor; bunların 100’ü 12 deniz milinin dışındaki ekonomik münhasır bölgede faaliyet gösteren büyük teknelerden oluşuyor. Bu bölgenin mayınlar veya denize düşmüş patlayıcı yüklü dronlar nedeniyle riskli hale geldiği belirtildi. Gospodinov, şimdiye kadar Bulgar balıkçı teknelerini ilgilendiren bir olay yaşanmadığını, ancak mürettebatların sudaki şüpheli nesneleri yetkililere bildirdiğini aktardı. İşleme tesisi işleten en büyük balıkçılık şirketlerinin avları ise Çarşamba itibarıyla geçen yılki seviyenin %50’sine geriledi. Gospodinov, miktardaki düşüşün balık fiyatlarını artıracağını ve Karadeniz balığının daha kıt ve pahalı hale geleceğini söyledi. Romanya’da da balıkçıların denize açılmamayı tercih ettiği ve teknelerin limanlarda kaldığı bildirildi. Gospodinov, her iki ülkede küçük teknelerin de durumdan endişe duyduğunu belirterek Bulgaristan ve Romanya makamlarına sektöre destek çağrısı yapan bir başvurunun hazırlandığını söyledi. De minimis düzenlemesinin mücbir sebep durumlarında devlet yardımı sağladığını ve mevcut koşulların bu kapsama girdiğini savundu.

Galler’de Çiftçilere Destek Ödemelerinin %80’i Avans Ödendi
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Galler’de Çiftçilere Destek Ödemelerinin %80’i Avans Ödendi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Galler’de çiftçilere, Sürdürülebilir Çiftçilik Programı’nın (SFS) Evrensel Katmanı ile Temel Ödeme Programı (BPS) kapsamındaki taleplerinin %80’i için avans ödeme yapıldı. Galler hükümeti, bu yıl avans oranını %70’ten %80’e çıkardı. Son verilere göre SFS Evrensel Katmanı kapsamındaki çiftliklerin %90’ı, BPS kapsamındaki çiftliklerin ise %94’ü avans ödemelerini aldı. Tam ve kalan ödemeler, talepler tamamen kontrol edildikten sonra yapılacak. Hükümet, en karmaşık talepler dışında ödemelerin 2027 Mart sonundan önce tamamlanmasını bekliyor. SFS Evrensel Katmanı kapsamında ödeme bekleyen çiftçilerin kalan bakiyeyi alabilmesi için RPW Online üzerinden SFS Evrensel Panosu’nu güncellemesi gerekiyor. Ödemeler, başvurular incelenip onaylandıkça sürdürülecek. Galler hükümeti, avans oranındaki artışın çiftlik işletmeleri üzerindeki baskıyı hafifletmeyi amaçladığını belirtti. NFU Cymru ise uzun süren kuraklık ve aşırı sıcakların tarla bitkileri verimini düşürdüğünü, sınırlı ot büyümesinin de hayvancılık işletmelerini ek yem tedarik etmeye zorladığını bildirdi. Hükümet ayrıca gübre şerbeti yayma dönemini geçici olarak uzattı, bazı ürün ve habitat yönetimi şartlarında istisnalar getirdi ve sondaj kuyuları ile su toplama ekipmanları için sermaye hibeleri sundu.