ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

329 haber · Sayfa 3

Bosna-Hersek’te Gıda Fiyatları Satın Alma Gücünü Aşındırdı
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Gıda Fiyatları Satın Alma Gücünü Aşındırdı

Bosna-Hersek’te 2005-2025 dönemindeki fiyat verileri, gıda alışverişinde satın alma gücünün belirgin biçimde gerilediğini gösterdi. 2025’te 100 KM ile alınabilen gıda miktarı, 2005’te 50 KM ile alınabilen miktara denk geldi. Genel tüketimde ise 2025’teki 100 KM’nin karşılığı, 2005’te 63 KM ile alınabilen miktar oldu. Kaynağa göre fiyat artışları 20 yılda satın alma gücünün üçte birinden fazlasını azalttı. Fiyat artışları dönemlere göre farklılaştı. 2005-2015 arasında genel fiyatlar %22,1, gıda fiyatları %27,8 yükseldi. 2015-2025 döneminde ise genel fiyat artışı %30,6’ya çıkarken gıda fiyatları %57,6 arttı. Gıda, hanehalkı tüketiminin en büyük bölümünü oluşturan kalem olarak tanımlandı. Karşılaştırma, Bosna-Hersek İstatistik Ajansının ülke genelindeki fiyatları tek yöntemle izlemeye başladığı 2005’ten başlatıldı. Ajans, 1998-2005 döneminde fiyatları ülke genelinde eşit biçimde takip etmediği için bu döneme ait verilerin sonraki verilerle karşılaştırılabilir olmadığını belirtti. 2005-2025 arasındaki toplam genel fiyat artışı, üç yıllık bültendeki verilerin birleştirilmesiyle %59,4 olarak hesaplandı.

FrieslandCampina, Kasım 2026 Çiğ Süt Garanti Fiyatını 47 Avro Olarak Açıkladı
Görsel kaynağı: Landwirt · Özgün haber
Veri haberi

FrieslandCampina, Kasım 2026 Çiğ Süt Garanti Fiyatını 47 Avro Olarak Açıkladı

FrieslandCampina, Kasım 2026 için garantili çiğ süt fiyatını 100 kilogram başına 47 avro olarak açıkladı. Şirket, fiyatın önceki aya göre 1,50 avro/kg arttığını bildirdi. 2026’nın kasım ayı dahil ortalama garanti fiyatı 42,05 avro olarak verildi. FrieslandCampina’ya göre artışta, Kuzeybatı Avrupa’daki referans şirketlerde kasım ayında daha yüksek süt fiyatları beklenmesi etkili oldu. Şirket, bu beklentinin başlıca nedeninin güçlü protein piyasası olduğunu, önceki döneme ilişkin pozitif düzeltmenin de garanti fiyatını yükselttiğini belirtti. Üye süt sığırı yetiştiricilerine ödenecek integral süt fiyatı kasım için 50,71 avro olarak açıklandı. İntegral süt fiyatı, garanti fiyata Foqus Planet kalite ve sürdürülebilirlik programındaki azami primin eklenmesi, ardından ücret ve maliyetlerin düşülmesiyle hesaplanıyor. Organik sütün kasım ayı garanti fiyatı 100 kilogram başına 66,50 avro oldu ve önceki aya göre 1,25 avro/kg yükseldi. Organik süt fiyatındaki artış da referans şirketlerin beklenen fiyatları ile önceki döneme ilişkin pozitif düzeltmeye bağlandı. Organik sütte 2026’nın kasım ayı dahil ortalama garanti fiyatı 64,36 avro, kasım ayı integral fiyatı ise 74,09 avro olarak açıklandı.

Danimarka’da Gübreleme Yasasıyla 2027’de Emisyon Temelli Model Başlıyor
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da Gübreleme Yasasıyla 2027’de Emisyon Temelli Model Başlıyor

Danimarka Parlamentosu, gübreleme yasası L5’i 3 Eylül’de 119’a karşı 34 oyla kabul etti. Mevcut tarla düzenlemesinin yerini 2027’den itibaren emisyon temelli bir model alacak. Yeni sistemde, tek tek işletmeler için hesaplanan azot sızıntısı ile azotun kıyı sularına taşınması daha fazla dikkate alınacak. Düzenleme, Agillix’in Brønderslev, Aalborg ve Hobro’da düzenlediği toplantılarda ele alındı. Agillix Başkanı Carl Chr. Pedersen, yeşil üçlü ortaklık çalışmalarının yerel çözümlere dönmesi gerektiğini savundu. Kuruluşa göre düzenlemelerin, farklı bölgelerdeki su koşullarını ve azot dışındaki etkileri yeterince dikkate alıp almadığı konusunda soru işaretleri bulunuyor. Agillix, Nibe Bredning’deki deniz çayırı alanının 2012-2014 arasında 22’den 65 kilometrekareye çıktığını bildirdi. Kuruluş, bu artışın bir arıtma tesisinin kapatıldığı, ancak tarımsal azot emisyonunun değişmediği dönemde gerçekleştiğini belirtti ve Halkær Bredning’de de benzer bir gelişmeye işaret etti. Bu örnekler, su ortamındaki değişimlerin yalnızca tarımsal azot düzenlemesiyle açıklanamayabileceği görüşünü desteklemek için kullanıldı. Agillix ayrıca tarımın yıllık azot emisyonunun 1987’deki ilk su çevresi planından bu yana 260.000 tondan 2025’te 55.000 tona gerilediğini ve bunun yaklaşık %79’luk düşüş olduğunu açıkladı. Skagerrak’a su taşıyan işletmeler için düzenlemenin, bölgedeki su kütlesinin artık iyi ekolojik durumda değerlendirilmemesi nedeniyle sıkılaştığı belirtildi. Agillix, ölçüm ve modellerin belirsizliklerinin yanı sıra komşu ülkelerle koordinasyon ihtiyacının da dikkate alınmasını istiyor.

İtalya’da Çiftçi, Yedi Başaklı Antik Buğdayı Yeniden Yetiştirdi
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Çiftçi, Yedi Başaklı Antik Buğdayı Yeniden Yetiştirdi

İtalya’nın kuzeyindeki Parma çevresinde çiftçilik yapan Claudio Grossi, 1990’ların başında tavan arasında bulduğu eski bir tohum çuvalını yeniden ekti. Tohumların kuru ve çatlamış olması nedeniyle filizlenmelerini beklemeyen Grossi, onları bir gübre yığınının üzerine serpti. Ancak tohumlar filizlendi ve birkaç buğday çeşidi ortaya çıktı. Bunlardan biri, yaklaşık 1,8 metreye ulaşan bitkileri ve tek sap üzerinde bir uzun merkezî başağın çevresindeki altı kısa başağıyla dikkat çekti. Grossi, bitkinin görünümünü İncil’de anlatılan, tek sap üzerinde yedi dolgun başağın bulunduğu rüyaya benzetti. Daha sonra buğdayın Triticum turgidum türüne ait olduğu ve İngiliz buğdayı ya da pulard buğdayı olarak bilindiği belirlendi. Kaynakta bu türün köken bölgeleri arasında günümüz Türkiye’si ve Mısır’ın yanı sıra Akdeniz’in başka kesimleri gösteriliyor. Tarihsel kayıtların, bu buğdayın geçmişte İtalya’da da yetiştirildiğine işaret ettiği; ancak çiftçilerin daha yüksek verimli ticari çeşitlere yönelmesiyle üretimin gerilediği aktarılıyor. Grossi, buğdayı çiftliğinde yetiştirmeyi sürdürerek ona İtalyanca “grano del miracolo”, yani “mucize tahıl” adını verdi. Bitkinin kurak koşullarda ticari çeşitlerden daha iyi dayandığı, uzun saplarının yabancı otları gölgelediği ve yoğun gübre ile herbisit kullanımına daha az ihtiyaç duyduğu belirtildi. Bununla birlikte yüksek saplar güçlü rüzgâr, şiddetli yağış ve dolu karşısında yatabiliyor. Tanelerin modern çeşitlere göre daha fazla fosfor ve demir, daha düşük glüten içerdiği; bu undan hazırlanan hamurun ise daha zor kabardığı ve ekmeğin yoğun, cevizimsi bir tada sahip olduğu aktarıldı.

Gürcistan'da 2026-2027 Sezonu Hamsi Av Kotası 90 Bin Ton Olarak Belirlendi
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan'da 2026-2027 Sezonu Hamsi Av Kotası 90 Bin Ton Olarak Belirlendi

Gürcistan'da 2026-2027 sezonu için hamsinin avlanabilir kaynak kotası 90 bin ton olarak belirlendi. Kota, Avrupa Birliği standartları ile Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu'nun gereklilikleri dikkate alınarak hesaplandı. Çalışmalarda modern ekosonda ve bilimsel değerlendirme yöntemlerinden yararlanıldı. Balıkçılık için en uygun dönem ekim-mayıs ayları olarak belirtilirken, Gürcistan'ın Karadeniz sularında hamsinin aktif av sezonunun çoğunlukla kasımda başladığı aktarıldı. Belirlenen miktarın balık işleme tesislerinin tam kapasite çalışmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Ukrayna’da Tahıl ve Yağlı Tohum Hasadı Geçen Yılı Aştı
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Tahıl ve Yağlı Tohum Hasadı Geçen Yılı Aştı

Ukrayna’da tarım işletmeleri 27 Ekim itibarıyla 41,70 milyon ton tahıl ve baklagil hasat etti. Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığına göre ürünler 8,32 milyon hektardan kaldırıldı; bu alan, tahıl için öngörülen toplam alanın %72’sine karşılık geliyor. Mevcut tahıl hasat miktarı, geçen yılın aynı dönemindeki seviyenin yaklaşık %7,3 üzerinde bulunuyor. Bu artışta ortalama verimin hektar başına 50,2 kental olması etkili oldu; geçen yıl aynı gösterge 45,8 kentaldi. Mısır hasadı son bir haftada 5,4 milyon tondan 7,9 milyon tona yükseldi. Üreticiler mısırı 1,33 milyon hektardan, öngörülen alanların %29’unda topladı. Mısırda ortalama verim hektar başına 59,5 kental olarak kaydedildi; bu değer geçen yılki 61,5 kentalin altında kaldı. Tahıl hasadında toplam miktar bakımından Odesa, Dnipropetrovsk ve Mıkolayiv bölgeleri öne çıktı. En yüksek ortalama tahıl verimi ise hektar başına 69,8 kental ile Sumi bölgesinde görüldü. Yağlı tohum hasadı 16,91 milyon tona ulaştı ve geçen yılın aynı tarihindeki seviyeyi yaklaşık %11,7 aştı. Ayçiçeği hasadı 9,83 milyon ton, soya hasadı 3,18 milyon ton oldu. Buna karşılık şeker pancarı hasadı geçen yılın gerisinde kaldı; 3,92 milyon ton ürün 79,5 bin hektardan toplandı ve ortalama verim hektar başına 493,6 kental olarak hesaplandı. Buğday, arpa, bezelye ve kolza hasadının tamamlandığı; karabuğday ve darı hasadının ise öngörülen alanların sırasıyla %95 ve %94’üne ulaştığı bildirildi.

Finlandiya’da Ölü Beyaz Yanaklı Kazlarda Kuş Gribi Saptanmadı
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’da Ölü Beyaz Yanaklı Kazlarda Kuş Gribi Saptanmadı

Finlandiya’da farklı bölgelerde, göç yolları üzerinde çok sayıda ölü beyaz yanaklı kaz bulunmasının ardından Ruokavirasto’nun tamamlanan ilk incelemelerinde kuş gribine rastlanmadı. İlk sonuçlar Güney Finlandiya ve Kuzey Karelya’dan gönderilen örnekleri kapsıyor; Kuzey Karelya’da ölü kuşların sayısının yüzlerce, hatta binlerce olduğu bildirildi. Ruokavirasto’ya geçen ve bu hafta, ölü veya itlaf edilmiş beyaz yanaklı kazlardan 20’den fazla örnek gönderildi. Örneklerin çoğu Kuzey Karelya’dan gelirken Doğu, Güneydoğu ve Güney Finlandiya’dan da numuneler ulaştı. Bazı incelemeler sürüyor ve sonuçların gelecek hafta açıklanması bekleniyor. Kuşların açılma incelemelerinde çeşitli hastalık belirtileri görüldü; virüs ve bakteri testleri için örnekler alındı. Kurum, ölü kuşlara çıplak elle dokunulmaması uyarısında bulundu.

Çek Cumhuriyeti’nden Irak’ın Su Kıtlığına Teknoloji Temelli Çözüm Önerileri
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Çek Cumhuriyeti’nden Irak’ın Su Kıtlığına Teknoloji Temelli Çözüm Önerileri

Çek Cumhuriyeti, Irak’taki su kıtlığıyla mücadele için modern teknolojiye dayalı öneri ve çözümler paketi açıkladı. Çek Çevre Bakanı Birinci Yardımcısı İvo Martsin, su krizinin yalnızca Irak’a özgü olmadığını, ancak suyun Irak’ta doğanın en önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi. Martsin, mevcut suyun miktarı ve niteliğiyle içme, tarım ve sanayide kullanılan su miktarlarının hesaplanması gerektiğini belirtti. Önceliklerin belirlenmesi, Irak’ın su kaynakları için güvenilir bir veri tabanı oluşturulması ve kaynakların korunmasına yönelik denetimin güçlendirilmesi çağrısı yapan Martsin, Çek Cumhuriyeti ile Avrupa’nın su yönetimi ve yatırım projelerinin geliştirilmesine yardımcı olabileceğini söyledi. İçme suyu ve atık su uzmanlarına modern teknoloji eğitimi verilmesini de önerdi.

Ashburton’daki Ruralco, Üst Üste İkinci Yıl Ticari Kâr Açıkladı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Ashburton’daki Ruralco, Üst Üste İkinci Yıl Ticari Kâr Açıkladı

Ashburton merkezli tarım malzemeleri kooperatifi Ruralco, üst üste ikinci yıl ticari kâr açıkladı. İcra kurulu başkanı Tony Aitken, kârın 690.000 Yeni Zelanda doları olduğunu ve geçen yılki olumlu sonucun ardından işletmenin disiplinli yeniden yapılandırmasına ilişkin ek kanıt sunduğunu söyledi. Bu yılki ticari kâr, geçen yılki ticari kâra göre %50 arttı. Aitken, son 12 ayda uzun vadeli sürdürülebilirlik kapsamında giderleri azaltma, borcu düşürme ve satışlarla kârlılığı artırma stratejileri uygulandığını belirtti. Borç azaltma çalışmaları kapsamında Ruralco, 2026 mali yılında 2 milyon Yeni Zelanda doları daha borç ödedi. Kooperatif ayrıca çiftlik girdisi maliyetlerini düşürmeye odaklanıyor. Ruralco, kâr payı iadesi yerine yıl boyunca daha düşük fiyatlar uygulamayı tercih ediyor. İşletmeyi yeniden hissedarların sahip olduğu yapıya döndürme çalışmaları kapsamında çok sayıda hissedar olmayan hesap hissedarlığa geçmeyi seçti. 2026 mali yılı yıllık raporu, 18 Kasım 2026’da yapılacak 63. yıllık genel kurul öncesinde yayımlandı. Mevcut üç direktör yeniden seçilmek için aday olurken başka adaylık alınmadı.

Brezilya’da “Süper El Niño” Soya Üretimini %9,7 Azaltabilir
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da “Süper El Niño” Soya Üretimini %9,7 Azaltabilir

Serasa Experian’ın çalışmasına göre yüksek şiddetli ENSO El Niño olayının, Brezilya’nın mevcut 181,2 milyon tonluk soya üretimi projeksiyonunu %9,7 azaltma riski bulunuyor. Bu senaryoda 2026/27 soya hasadındaki olası kayıp 17,6 milyon ton olarak hesaplanıyor. Çalışma, 2026/27 yazında 2023/24’teki son El Niño’da görülen iklim örüntüsünün tekrarlanması ve kritik üretim bölgelerinde yağışların düzensiz dağılması varsayımına dayanıyor. Böyle bir durumda ulusal ortalama soya veriminin, yeterli ve zamanında yağış beklentisindeki 3.622 kg/ha yerine 3.282 kg/ha seviyesine gerileyebileceği belirtiliyor. Serasa Experian, bu hesabın gelecek hasadı öngörmediğini, olumsuz bir iklim senaryosuna bağlı üretim riskini ölçtüğünü açıkladı. Potansiyel kayıpların Brezilya’nın Orta-Batı bölgesindeki soya üretim alanlarında yoğunlaşması bekleniyor. Normalin altında yağış senaryosunda kaybın Mato Grosso’da 9,7 milyon tona, Goiás’ta ise yaklaşık 4,0 milyon tona ulaşabileceği tahmin ediliyor. Brezilya’daki mevcut soya kampanyasının ise şu anda kritik sorun yaşanmadan ilerlediği, El Niño’nun yılın son iki ayı için öngörülen azami seviyeye henüz ulaşmadığı aktarılıyor.

Macaristan, Ukrayna Tahılının Demiryolu Transitine Koşullu Destek Sinyali Verdi
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan, Ukrayna Tahılının Demiryolu Transitine Koşullu Destek Sinyali Verdi

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Brüksel’de yaptığı görüşmede Macaristan, Polonya, Romanya ve Slovakya’dan Ukrayna tahıl sevkiyatlarının demiryoluyla transitine izin vermelerini istedi. Macaristan Başbakanı Magyar Péter ise yüklerin yalnızca Macaristan’dan geçerek başka ülkelere gitmesi koşuluyla taşımaların önüne engel koymayacağını belirtti. Önerilen modelde özellikle mısırın kapalı demiryolu vagonlarıyla Batı Avrupa pazarlarına ulaştırılması hedefleniyor. Girişimin arka planında, Rusya’nın saldırılarının Karadeniz üzerinden yapılan ihracatı ciddi biçimde aksatması bulunuyor. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum ihracatının yaklaşık %90’ı geleneksel olarak Karadeniz üzerinden uluslararası pazarlara ulaşıyordu. Demiryolu transitinin yeniden başlatılması, Ukrayna tarım ürünlerinin Macaristan’a ithalatına izin verilmesi anlamına gelmiyor; transit yüklerin başka ülkelere gitmesi gerekiyor. Kaynakta, kapalı vagonlar, belgelenmiş güzergâhlar ve uygun denetimle transit tahılın Macaristan pazarında ortaya çıkması ve arzda bozulma yaratması riskinin azaltılabileceği belirtiliyor. Avrupa Komisyonu’nun ağustos tahminine göre AB’nin 2026 mısır üretimi 50,1 milyon ton olabilir. Bu miktar yaklaşık 20 yılın en düşük seviyesi olabilir ve önceki üç yılın ortalamasının yaklaşık %20 altında kalabilir. Transit, Ukrayna’nın ihracat lojistiğindeki sorunları hafifletebilir ve Avrupa’daki alıcı pazarların tedarikine katkı sağlayabilir. Bununla birlikte Orta Avrupa ülkeleri, transit uygulamasının yerli tahıl üreticilerinin piyasa durumunu kötüleştirmemesini istiyor.

İngiltere’de Çevre Dostu Tarım Desteklerinde 2,15 Milyar Sterlin Açık Uyarısı
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’de Çevre Dostu Tarım Desteklerinde 2,15 Milyar Sterlin Açık Uyarısı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

The Wildlife Trusts’un analizine göre İngiltere’nin çevresel önceliklerini Çevresel Arazi Yönetimi (ELM) programlarıyla karşılamak için yılda en az 3,8 milyar sterlin gerekiyor. Kuruluş, hesaplamasında mevcut yıllık bütçeyi 1,65 milyar sterlin alarak yaklaşık 2,15 milyar sterlinlik finansman açığı bulunduğu sonucuna vardı. DEFRA ise 2026/27 dönemi ELM finansmanının yaklaşık 1,95 milyar sterlin olacağını belirtti; bu rakam, yardım kuruluşunun kullandığı bütçe hesabından farklı bir kaleme işaret ediyor. Analize göre yılda 2 milyar sterlinden fazla kaynak, turbalıkların yeniden canlandırılması, habitat oluşturulması, yeni çitler ve ağaçların dikilmesi gibi çevresel eylemler ile arazi kullanımındaki değişikliklerin başlangıç maliyetlerini karşılamak için gerekli. Doğa dostu tarım uygulamalarının devam eden yönetimi, uzman danışmanlık ve bakım desteği için de yaklaşık 1,7 milyar sterlin gerekiyor. Uyarı, Sürdürülebilir Tarım Teşviki’nin (SFI26) ikinci başvuru penceresinin 22 Eylül’de kapanmasının ardından geldi. Bu pencerede yaklaşık 12.200 başvuru yapıldı ve başvuruların toplam değeri 263,96 milyon sterline ulaştı. Başlangıç bütçesi 233 milyon sterlin olan pencere altı saatten kısa sürede tükendi; nihai tahsisat daha sonra 253 milyon sterline çıkarıldı. DEFRA, iki SFI26 penceresinde yeni anlaşmalar için toplam 310 milyon sterlin ayırdığını ve bunun üç yılda 930 milyon sterlinlik yatırım anlamına geldiğini açıkladı. The Wildlife Trusts, mevcut desteğin artan maliyetlerin yanı sıra kuraklık, sel ve aşırı sıcaklıkların oluşturduğu zorluklara ayak uyduramadığını savunuyor. Kuruluşun tarım stratejisi sorumlusu Vicki Hird, aşırı hava koşullarının ürün üretimini ağır biçimde etkilediğini ve gelecek yılın birçok çiftçi için kritik olabileceğini söyledi. EFRA Komitesi’nin 530’dan fazla çiftçi ve arazi temsilcisiyle yaptığı ankette katılımcıların %60’ı, başvuru penceresi kapanmadan başvuru göndermeyi başaramadığını belirtti. Tarım Bakanı Stephen Morgan ise gelecek SFI tasarımında ilk gelen ilk alır yaklaşımının kaldırılacağını ve 2027’de yeni bir başvuru fırsatı planlandığını bildirdi.

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Kısmi Pozisyonu Onayladı
Görsel kaynağı: GoodNews · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Kısmi Pozisyonu Onayladı

AB tarım bakanları, 2028’den itibaren planlanan Ortak Tarım Politikası (OTP) için Konseyin kısmi müzakere pozisyonunu 26 Ekim’de Lüksemburg’da onayladı. Pozisyon kapsamında küçük çiftçilere, doğal veya diğer kısıtlamaların bulunduğu bölgelere yönelik destekler ile geçiş planlarının uygulanması üye ülkeler için gönüllü bırakılacak. Düzenlemede emeklilik yaşındaki tarım üreticileri desteklerden otomatik olarak dışlanmayacak. Olası yaş sınırlarına her üye ülke kendisi karar verecek. Yeni ve genç üreticiler ile önceki üretim verisi bulunmayan başvuru sahipleri için kriz desteklerinin hesaplanmasında karşılaştırma göstergeleri kullanılabilecek. Aktif tarım üreticisi tanımı ise zorunlu kalacak, ancak ülkeler bu tanımı kendi koşullarına uyarlayabilecek. Estonya’nın Finlandiya, Letonya ve Polonya ile birlikte sunduğu, hibrit tehditler, siber saldırılar ve uydu navigasyonu kesintilerinin mücbir sebep tanımına eklenmesi önerisi henüz onaylanmadı; bu konudaki görüşmeler sürüyor. Konseyin pozisyonu temelinde Avrupa Parlamentosu ile müzakereler devam ederken, AB’nin 2028-2034 bütçe görüşmelerinde tarımın finansmanı ile desteklerin azaltılması ve üst sınırları da ele alınacak.

Kazakistan’da Ayçiçeğinde Arz Artışı Bekleniyor, Fiyatların Yükselmesi Öngörülmüyor
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Ayçiçeğinde Arz Artışı Bekleniyor, Fiyatların Yükselmesi Öngörülmüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kazakistan’da ayçiçeği ekim alanlarının genişlemesi ve verimdeki artış, bu sezon piyasaya sunulan ürün miktarını artıracak. Ülkede ayçiçeği üretiminin 3 milyon tona ulaşması bekleniyor; 2025’te üretim 2,5 milyon ton olarak gerçekleşmişti. Bu gelişmenin, geçen sezon görülen yüksek fiyatların tekrarlanmasını önleyeceği değerlendiriliyor. Kazakistan piyasası üzerindeki bir diğer baskı kaynağının Rusya’daki rekor ayçiçeği üretimi olması bekleniyor. Ayçiçeği çekirdeğinin Kazakistan’a sevkiyatına yönelik yasağa rağmen Rusya’dan ülkeye ayçiçek yağı gireceği, Rus ürünlerinin Orta Asya ülkelerine de yönelmesinin fiyat oluşumunu etkileyeceği belirtiliyor. Geçen sezon ayçiçeği tonunun 200 bin tengeden fazla olduğu aktarılıyor. Bu değerlendirmeyi ElDala’ya veren B-Агро şirketi direktörü Danil Voropay, Rusya’daki fiyat düzeyine bağlı olarak Kazakistan’da ton başına 150-160 bin tenge civarında bir fiyat hesaplandığını söyledi. Voropay, kitlesel hasadın tamamlanmasının ardından mevcut seviyeye göre sınırlı bir artış yaşanabileceğini, ancak yükselişin yüksek olmayacağını belirtti. Üreticilere hektar başına getiriyi artırırken maliyeti uygun tohumları seçmeleri öneriliyor.

Nedap, Süt Sığırcılığı İçin Akıllı Gözlük Teknolojisi Geliştiriyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Nedap, Süt Sığırcılığı İçin Akıllı Gözlük Teknolojisi Geliştiriyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Hollanda merkezli teknoloji şirketi Nedap, süt sığırcılığında çiftçilerin belirli inekleri bulmasına ve hayvan bilgilerine anında ulaşmasına yardımcı olacak akıllı gözlük teknolojisi geliştiriyor. RFID bağlantılı tasma veya SmartTag taşıyan inekler sistem tarafından belirlenirken, gözlük kullanıcısı ilgili hayvana yönlendiriliyor. Üretim verileri, kızgınlık durumu, sağlık sorunları, önceki tedaviler ve mevcut uyarılar gözlük üzerinden görülebilecek. Çiftçi, gözlükteki simgelere parmak hareketleriyle komut verebilecek veya sesli talimat kullanabilecek. Bu komutlar, Nedap’ın SmartSort teknolojisiyle bağlantılı olarak ineğin sağımhaneye geldiğinde otomatik ayırma kapısından geçirilmesini sağlayabilecek. Ancak teknoloji başlangıçta kapalı barınaklarda tutulan ineklerle sınırlı olacak ve ticarileştirilmesi için henüz zaman gerektiği belirtiliyor. Nedap, akıllı gözlükleri iş gücü eksikliği, büyüyen sürüler ve sıkılaşan çevre ile hayvan refahı standartları karşısında veri kullanımını artıracak araçlardan biri olarak değerlendiriyor. Avrupa’da 100’den fazla ineği bulunan sürülerin sayısının gelecek beş yılda iki katına çıkması, 2050’ye kadar süt talebinin ise %50 artması bekleniyor. Giyilebilir cihaz kullanan ineklerin oranının 2031’e kadar Avrupa’da %30’dan %50’ye, Yeni Zelanda’da %13’ten %25-30’a yükselmesi öngörülüyor. Nedap’ın kameralar ve yapay zekâ kullanan SmartSight sistemi de topallığı erken belirlemek için hayvan hareketlerini izliyor.

Carterton’da Farklılaştırılmış Oran Teklifi Çiftçi ve Ormancıları Endişelendirdi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Carterton’da Farklılaştırılmış Oran Teklifi Çiftçi ve Ormancıları Endişelendirdi

Yeni Zelanda’daki Carterton Bölge Konseyi, Avustralya merkezli Morrison Low danışmanlık şirketinin önerileri temelinde bir oranlandırma incelemesi başlattı. Morrison Low, süt, ormancılık ve pastoral tarımın konsey tarafından finanse edilen, hava koşullarıyla ilgili olmayan yol maliyetlerinin %68’inden fazlasını oluşturduğunu öne sürdü. Farmers Weekly’de yayımlanan görüş yazısının yazarı bu hesabı kuşkuyla karşılasa da alternatif bir hesap sunmadı. Teklif, farklılaştırılmış oranlar üzerinden kırsal işletmelerle diğer mülk grupları arasında büyük farklar yaratıyor. Hükümetin önerdiği %4’lük oran artışı tavanının farklılaştırılmış oranlara uygulanmadığı belirtilirken, Carterton’daki 4.663 konut ve yaşam tarzı mülkünün oranlarının %14 ila 15 azalacağı, 471 çiftçi ve ormancının oranlarının ise %23 ila 1.258 arasında artacağı aktarılıyor. Pastoral çiftlikler için %20 ila 30 artış öngörülürken, ormancılık sektöründeki Lewis Tucker’ın oranının 13.759 Yeni Zelanda dolarından 183.548 Yeni Zelanda dolarına çıkacağı belirtiliyor. Yazıya göre konseyin kullandığı modelde Wairarapa üretim hacimlerine Tararua’daki sürülerin dahil edilmesi, süt çiftçilerinin oranlarını düşürürken ormancılar için maliyetleri artırdı. Yeni Zelanda Orman Sahipleri Birliği, ilk teklifin ormancılar için oranları 12 kat artırdığını ve hatanın etkisiyle artışın daha da büyüyebileceğini açıkladı. Roger Dickie NZ direktörü Jeff Dickie ise benzer yaklaşımların başka konseylerce benimsenmesi halinde sonuçların Carterton’ın ötesine yayılabileceğini söyledi. Yazıda ayrıca, orman hasadındaki yoğun kamyon trafiğinin 28 ila 30 yılda bir gerçekleştiği ve süt tankerleriyle tomruk kamyonlarının ödediği yol kullanıcı ücretlerinin %50’sinin konseye geri döndüğü savunuluyor.

Karnataka’da Şeker Kamışı Fiyatı Görüşmeleri Sonuçsuz Kaldı
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber
Veri haberi

Karnataka’da Şeker Kamışı Fiyatı Görüşmeleri Sonuçsuz Kaldı

Hindistan’ın Karnataka eyaletinde Başbakan DK Shivakumar ile şeker kamışı üreticilerinin liderleri arasında yapılan fiyat görüşmeleri karar alınmadan sona erdi. Üretici temsilcileri, Adil ve Ücretlendirilebilir Fiyat’a (FRP) ek olarak ton başına 1.000 rupi Eyalet Tavsiye Fiyatı (SAP) talep ederken hükümet, seçilmiş üretici temsilcileriyle yeni bir görüşme turu yapılacağını açıkladı. Kaynak metinde 29 Ekim için belirtilen ziyaret ise Shivakumar’ın yeni görüşmesinden ziyade Birlik hükümeti komitesinin Karnataka’ya ziyareti olarak aktarılıyor. Shivakumar, taleplerin değerlendirilmesini zorlaştıran başlıca koşulların şiddetli kuraklık, artan elektrik sübvansiyonu harcamaları ve eyaletin mali kısıtları olduğunu söyledi. Karnataka’nın beş on yılın en ağır kuraklıklarından biriyle karşı karşıya olduğunu belirten Shivakumar, yetersiz yağışın Tungabhadra ve Cauvery dahil büyük nehir havzalarını etkilediğini, yeraltı suyu seviyelerinin yaklaşık %38 gerilediğini ve içme suyu sıkıntısı yaşandığını ifade etti. Elektrik maliyetlerinin de baskı oluşturduğu belirtildi. Shivakumar’a göre HESCOM, tarımsal pompa setlerinin elektrik faturaları için 9.000 ila 12.000 crore rupi ek kaynak istedi. Eyalet hükümeti ise sulama ve göl doldurma projelerinin elektrik sübvansiyonları ile enerji ihtiyaçlarına yaklaşık 22.000 crore rupi harcıyor. Shivakumar, mevcut koşullarda üreticilerin istediği ton başına 1.000 rupilik ek ödemenin zor olduğunu, azalan şeker kamışı ekimi, düşük şeker üretimi ve etanol üretimine getirilen kısıtlamaların durumu daha da karmaşıklaştırdığını söyledi. Üretici liderleri hükümetten yeni güvenceler yerine somut bir paket açıklamasını istedi. Talepler arasında ton başına 4.500 rupi alım fiyatı, FRP’nin 4.450 rupiye çıkarılması için Birlik hükümetine baskı yapılması ve SAP’nin uygulanması bulunuyor. Shivakumar, geçen yıl ton başına 250 rupilik ek ödeme kapsamında hükümetin 50 rupilik payını ödediğini, bunun taahhüt edilen katkının %80’ine karşılık geldiğini, ancak şeker fabrikalarının kendi paylarını ödemediğini söyledi. Görüşmelere 81 şeker fabrikasının temsilcileri katılırken Birlik Bakanı Pralhad Joshi başka bir program nedeniyle toplantıda yer almadı. Üretici temsilcileri ayrıca FRP hesaplama yöntemlerinin değiştirilmesini, şeker verimi hesaplarının bağımsız biçimde doğrulanmasını, ödemelerin 15 gün içinde yapılmasını ve gecikmeler için faiz uygulanmasını talep etti. Toplantıda tekrarlanan söz kesmeler ve üreticilerin somut karar talebi görüşmeleri uzattı; bazı BJP milletvekilleri de önceki protestolarda verilen vaatler nedeniyle sorgulanmalarının ardından toplantıdan ayrıldı.

Süt Ürünleri İhracatı Ağustosta 272 Milyon Kilograma Ulaştı
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Süt Ürünleri İhracatı Ağustosta 272 Milyon Kilograma Ulaştı

DCA Market Intelligence verilerine göre süt ürünleri ihracatı ağustosta süt eşdeğeri bazında 272 milyon kilograma ulaştı. UkrAgroConsult’un aktardığı bilgilere göre ihracattaki olumlu eğilim ikinci ayına girdi. Temmuzda yıllık bazda %8,46 artış kaydedilmiş ve ihracat 225 milyon kilogram süt eşdeğerine karşılık gelmişti. Yüksek ihracat hacmi; peynir, tereyağı, süt tozu ve diğer süt hammaddelerini üreten Avrupalı üreticiler için daha geniş satış olanakları oluşturdu. Ancak ürün gruplarının performansı aynı olmadı. Peynir altı suyu ürünleri ihracatı ağustosta yıllık bazda %10,3 geriledi ve bu düşüş, diğer süt ürünlerindeki ihracat artışının olumlu etkisini kısmen sınırladı. Peynir altı suyu ve işlenmiş türevlerine yönelik talebin, gıda hammaddeleri ile protein ürünleri piyasalarının seyri ve tedarikçiler arasındaki rekabetten etkilendiği belirtildi.

Şam Teknik Mezbahası Eylülde 20 Binden Fazla Hayvan Kesti
Görsel kaynağı: Sham Times · Özgün haber
Veri haberi

Şam Teknik Mezbahası Eylülde 20 Binden Fazla Hayvan Kesti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Şam Teknik Mezbahası, eylül ayında koyun, keçi, sığır ve develerden 20 binden fazla başın kesildiğini bildirdi. Mezbaha Müdürü Halid Karkura’nın SANA’ya yaptığı açıklamaya göre günlük ortalama kesim, erkek Awassi koyunlarında yaklaşık 500, erkek ve dişi keçilerde yaklaşık 150 baş oldu. Deve, sığır, buzağı ve dişi sığırlarda günlük toplam ise yaklaşık 24 başa ulaştı. Kesim süreci, hayvanların veteriner hekimler ve veteriner denetçilerinden oluşan ekip tarafından muayene edilmesiyle başlıyor. Kesim sonrasında etler insan tüketimine uygunluk açısından yeniden inceleniyor. Sağlık koşullarını karşılayan etler resmi mühürle işaretlenerek soğutmalı araçlarla pazarlara ve kasaplara gönderiliyor; uygun bulunmayan etler ise mezbaha içinde imha ediliyor.

ABD Tarım Borçlarının 2026'da 605 Milyar Dolara Çıkması Bekleniyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

ABD Tarım Borçlarının 2026'da 605 Milyar Dolara Çıkması Bekleniyor

ABD tarımındaki borçların 2026'da rekor düzey olan 605 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Ancak bu tahmin, ağırlıklı olarak bankalar ve düzenlenmiş kredi kuruluşlarından alınan kredileri kapsıyor. Tedarikçiler, kooperatifler, makine üreticileri ve finans şirketlerinden sağlanan alternatif finansman biçimlerinin tam ölçülememesi nedeniyle gerçek borçluluğun daha yüksek olabileceği belirtiliyor. Donald Trump'ın politikaları, dalgalı piyasalar ve artan maliyetler ABD'li çiftçileri zorlarken daha fazla işletme geleneksel bankaların dışından finansman arıyor. Tarım işletmelerinin iflas başvurularındaki artış bazı bankaların kredi vermeyi azaltmasına yol açtı. Hükümet, hasat dönemindeki dizel maliyetlerinin bir bölümünü karşılamak üzere Harvest Fuel Relief programı kapsamında 8 milyar dolarlık tek seferlik destek açıkladı. Önemli ürünler için ödeme düzeylerinin kasım ayında duyurulması bekleniyor. ABD Tarım Bakanlığına (USDA) göre tarımın enflasyona göre düzeltilmiş borçları 2000'den bu yana iki kattan fazla arttı. Buna rağmen sektörün bütünüyle iflasa yakın olmadığı değerlendiriliyor. Borçlar toplam varlıkların yaklaşık %13,5'ine karşılık gelirken, nakit akışı zayıf ve makine, arazi ya da kısa vadeli finansman ihtiyacı yüksek işletmelerde baskının daha güçlü olduğu aktarılıyor. Varlıkların yaklaşık %83'ünün arazi ve binalardan oluşması, hızlı sermaye yaratma imkânını sınırlıyor.

Tayland’da Büyük Perakendecilere Tarım Ürünlerinde 30 Günlük Ödeme Vadesi Taslağı
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’da Büyük Perakendecilere Tarım Ürünlerinde 30 Günlük Ödeme Vadesi Taslağı

Tayland Ticaret Rekabet Komisyonu, KOBİ'leri desteklemek amacıyla ticari kredi vadelerine ilişkin koşulları değiştiren bir düzenleme taslağını onayladı. Taslağa göre yıllık geliri en az 500 milyon baht olan büyük perakendecilerin tarım ve temel işlenmiş tarım ürünlerinin bedelini 30 gün, genel mal ve hizmetlerin bedelini ise 45 gün içinde ödemesi öngörülüyor. Kaynakta düzenlemenin henüz yürürlüğe girdiği belirtilmiyor. Lamphun'daki KOBİ işletmeleri taslağı desteklerken, Thongpoon Foods yöneticisi düzenlemenin mümkün olan en kısa sürede uygulanmasını istedi. Yönetici, büyük perakendecilerde tarım ürünleri için kredi vadelerinin 45 günden yaklaşık 60 güne kadar uzayabildiğini belirtti. Vadenin 30 güne indirilmesinin, ekonomik koşulların zayıf ve finans kuruluşlarından kredi almanın sıkı olduğu dönemde işletmelerin likiditesini ve işletme sermayesi akışını artırabileceğini söyledi. Yönetici ayrıca, işletmelerin satış bedelini almadan önce Katma Değer Vergisi (KDV) ödemek zorunda kaldığını aktardı. Thongpoon Foods'un açıklamasına göre %7'lik KDV, takip eden ayın 15'ine kadar vergi idaresine yatırılıyor. Şirket geçen ay bu ödeme için 100 bin bahttan fazla yedek sermaye kullandı; gecikme durumunda cezanın 1,5 kata kadar çıkabildiği belirtildi. Thongpoon Foods yöneticisi tarım ürünlerindeki KDV oranının %3'e indirilmesini ve vergi ödeme süresinin kredi vadesiyle uyumlu biçimde 60 güne çıkarılmasını önerdi. Şirket yılda yaklaşık 300 ton kurutulmuş longan üretiyor; üretiminin %70'ten fazlasını ihraç ediyor. Yurt içi satışlarının bir bölümü Makro ve Go Wholesale gibi büyük perakende kanalları üzerinden yapılıyor.

Kıbrıs’ta Perakende Kahve Fiyatları 2025’te Genel Enflasyondan Yaklaşık 12 Kat Hızlı Arttı
Görsel kaynağı: SigmaLive · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Perakende Kahve Fiyatları 2025’te Genel Enflasyondan Yaklaşık 12 Kat Hızlı Arttı

Kıbrıs’ta perakende kahvenin ortalama yıllık Uyumlaştırılmış Tüketici Fiyatları Endeksi (HICP), 2025’te bir önceki yıla göre %10,13 arttı. Eurostat verilerine dayanan hesaplamaya göre aynı dönemde genel enflasyon %0,83’te kaldı. Böylece kahve fiyatlarındaki artış, mal ve hizmetlerin genel fiyatlarındaki artış hızının yaklaşık 12 katına ulaştı; iki gösterge arasındaki fark 9,3 yüzde puanı oldu. Kahve fiyatları 2024’te 2023’e göre %1,86 gerilemişti. Endeks, 2025’te yön değiştirerek önceki yılki düşüşü telafi etti. 2023-2025 döneminin tamamında ortalama yıllık kahve fiyat endeksi %8,08 yükselirken, genel tüketici fiyatlarındaki artış %3,11 olarak gerçekleşti. Aylık veriler de yıl boyunca yükseliş eğilimine işaret etti: Kahve fiyat endeksi Ocak 2025’te 126,62 puandan Aralık’ta 143,79 puana çıktı. Ocak-Aralık arasındaki artış %13,56 olurken, Aralık 2025’teki endeks Aralık 2024’ün %14,88 üzerinde gerçekleşti. Kaynakta verilen örnek hesaplamaya göre 2024’te 3 avro olan bir kahve ürünü, %10,13’lük artış sonrasında yaklaşık 3,30 avroya mal olabilirdi; ancak bunun belirli bir ürün için kaydedilmiş fiyat değişimi olmadığı belirtildi. Veriler kafelerde hazırlanan içecekleri değil, perakende kahve ürünlerini kapsıyor. Bu nedenle kafe kahvelerindeki fiyat değişimi; ücret, kira ve diğer işletme maliyetleriyle birlikte ayrıca değerlendiriliyor.

Tayland İhracatında 69 Yılı İçin Rekor İhtimali
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland İhracatında 69 Yılı İçin Rekor İhtimali

Tayland Ticaret Politikası ve Stratejisi Ofisi, 69 yılında ülkenin mal ihracatının %15-16 artarak 391.267,4-394.669,7 milyon ABD dolarına ulaşabileceğini açıkladı. Ofis Direktörü N Nantapong Jiralerdpong, bu aralığın 68 yılına göre rekor ihracat değeri anlamına gelebileceğini belirtti. İhracatın %19 artışla 404.876,7 milyon ABD dolarına, yaklaşık 13,4 trilyon bahta çıkma ihtimali de bulunuyor. Bununla birlikte 69 yılı için yakın zamanda güncellenen resmi hedef %8-11 artış seviyesinde. Tahminin dayanağını yılın ilk dokuz ayındaki güçlü performans oluşturuyor. Bu dönemde Tayland'ın ihracatı 304.588,6 milyon ABD doları veya 9,76 trilyon baht oldu ve 68 yılının aynı dönemine göre %19,6 arttı. Petrol bağlantılı ürünler, altın ve askeri malzemeler hesaptan çıkarıldığında artış %19,8 olarak ölçüldü. Eylül ayında ihracat 38.438,9 milyon ABD dolarına veya 1,25 trilyon bahta yükselerek yıllık %24 arttı ve büyüme art arda 27. ayda sürdü. Söz konusu üç ürün grubu dışarıda bırakıldığında eylül artışı %28,2 oldu. İhracat artışında elektronik ürünlerin yanı sıra tarım ve gıda ürünleri de etkili oldu. Kaynakta kauçuk, taze ve dondurulmuş tavuk, evcil hayvan yemi ile taze durian, mangosten ve longan gibi ürünlerin güçlü performans gösterdiği belirtildi. Eylül ayında tarım ve tarımsal sanayi ürünleri %2,5, sanayi ürünleri ise %25,4 arttı. İhracat pazarlarında da büyüme görüldü: ABD'ye satışlar %50,1, Çin'e %18,4, Japonya'ya %19, Avrupa Birliği'nin 27 ülkesine %35 ve ASEAN'ın beş ülkesine %27 yükseldi. Yetkili, yılın kalanında ihracatın büyümeyi sürdürebileceğini, ancak enerji maliyetleri, enflasyon ve jeopolitik çatışmaların küresel satın alma gücünü baskılayabileceğini söyledi. Yapay zekâyla bağlantılı elektronik ürünlere yönelik talebin, dünya enerji fiyatlarına bağlı olarak yüksek seyreden petrol bağlantılı ürün fiyatlarının ve yıl sonu sezonunun ihracata destek vermesi bekleniyor. 70 yılı için ilk değerlendirme ise elektronik ürünler ve hızlanan dünya ekonomisinin desteğiyle %2-4 ihracat artışına işaret ediyor. Tayland'ın ilk dokuz aydaki ithalatı %37,8 artışla 348.282,5 milyon ABD dolarına çıktı ve dış ticaret açığı 43.693,9 milyon ABD doları oldu. Çin'le dış ticaret açığı 74.458,5 milyon ABD doları olurken, ABD'yle 52.485,5 milyon ABD doları fazla verildi. Jiralerdpong, ithalat ve açığın önemli bölümünün ihracatta kullanılacak hammaddeler, yarı mamuller, sermaye malları ve yakıttan kaynaklandığını; bu nedenle ithalat artışının ihracat üretimiyle bağlantılı olduğunu ifade etti.

Moldova'nın Mısır İhracatı İlk Dokuz Ayda 318.300 Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova'nın Mısır İhracatı İlk Dokuz Ayda 318.300 Tona Ulaştı

Moldova, Ocak-Eylül 2026 döneminde 318.300 ton mısır ihraç etti. Bu miktar, 2025 yılının tamamında gerçekleştirilen 221.300 tonluk ihracatı aşarken, 2024'teki 305.800 tonluk hacmin de üzerine çıktı. İlk dokuz aydaki ihracatın 2025'in tamamına göre yaklaşık %44 daha yüksek olduğu bildirildi. Ekonomist Iurie Rija, gelişmenin başlıca nedenini 2025'te mısır hasadının geç yapılması ve ihracatın bir bölümünün 2026'ya kayması olarak açıkladı. 2026'nın üçüncü çeyreğinde Moldova mısırı ihracatı 28.200 ton oldu. Bu hacim, geçen yılın aynı dönemine göre %28 artış göstererek son dört yılın temmuz-eylül dönemleri içindeki en yüksek seviyeye ulaştı. Ancak çeyrek boyunca sevkiyatlar belirgin biçimde yavaşladı; aylık ihracat temmuzdaki 21.500 tondan ağustosta 3.400 tona, eylülde ise 3.300 tona geriledi. Kaynak, bu düşüşü önceki hasattan kalan stokların kademeli olarak tükenmesine ve sezon sonunda ihracata sunulan mısırın azalmasına bağlıyor. Temmuz-eylül döneminde mısırın ortalama ihracat fiyatı kilogram başına 4,33 Moldova leyi oldu. 2025'in aynı döneminde bu değer 4 ley seviyesindeydi ve yıllık artış yaklaşık %8 olarak hesaplandı. Daha yüksek fiyatlar ihracatçıların gelirlerini desteklerken, sezon sonundaki sınırlı tahıl arzını ve dış alıcıların artan tedarik maliyetlerini de yansıttı. Üçüncü çeyrekte Lübnan, 12.500 tonla Moldova mısırının başlıca alıcısı oldu. Ukrayna 4.200 tonla ikinci sırada yer aldı; bu sevkiyatlar, mısırın Reni limanına demiryoluyla taşınıp yeniden ihraç edilmesi nedeniyle transit nitelikteydi. Diğer alıcılar arasında Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs bulundu. Ekimdeki uzun süreli yağışların hasadı geciktirdiği, yeni mahsulün ana ihracat hacimlerinin 2027'nin ilk yarısında piyasaya ulaşabileceği belirtildi.