ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

855 haber · Sayfa 3

Ermenistan’da Devlet Destekli Akıllı Ahırlar Planlanan Kapasitede İşletilemiyor
Görsel kaynağı: Armenia Sputnik · Özgün haber
Veri haberi

Ermenistan’da Devlet Destekli Akıllı Ahırlar Planlanan Kapasitede İşletilemiyor

Ermenistan’da devlet desteğiyle inşa edilen akıllı ahırlar, yüksek süt verimli damızlık hayvan temin edilememesi nedeniyle her zaman tam işleyen hayvancılık işletmelerine dönüşemiyor. Geğarkunik bölgesindeki Çambarak topluluğundan bir örnekte, bir işletmecinin ahır yapımına yaklaşık 30 milyon dram yatırdığı, bunun 16 milyon dramının devlet tarafından karşılandığı ancak işletmenin planlanan hacimde çalıştırılamadığı aktarıldı. İşletmeciler, yıllık 4 bin litre süt verebilen inekler bulunmadığında yeni yatırımın geri dönüşünü göremediklerini belirtiyor. Sünik bölgesindeki Şinuhayr topluluğundan yararlanıcı Ararat Galstyan da 2020’de imzaladığı sözleşmeyle 20-25 büyükbaş hayvan bulundurma ve ahırı en az beş yıl amacına uygun kullanma taahhüdünde bulunduğunu, ancak 44 günlük savaşın ardından gerekli hayvanları ithal edemediğini söyledi. Yerli hayvanların süt veriminin yetersiz, mera olanaklarının da sınırlı olduğunu ifade etti. Programın bazı yararlanıcıları için süreç mahkemelere taşındı. Ermenistan Ekonomi Bakanlığı, 2022’den bu yana sağlanan kamu desteğinin geri alınması talebiyle 10 dava açtı. Davalarda 11,5 milyon ila 17,5 milyon dram arasında geri ödeme istendi; yedi dava bakanlık lehine sonuçlanırken bir dosyada uzlaşma onaylandı, iki dosyada ise bakanlığın talepleri reddedildi. Tarım uzmanı Vardan Aleksanyan, programlarda risklerin ve gerekli koşulların çoğu zaman önceden yeterince hesaplanmadığını belirtti. Uzman, uygun hayvan tedarikinin sağlanmasını ve nesnel engellerle karşılaşan işletmeciler için farklılaştırılmış destek uygulanmasını önerdi. Ermenistan’da yem bitkileri ekim alanlarının yaklaşık sekiz yıl önceki 85 bin hektardan bugün yaklaşık 50 bin hektara gerilemesinin yem üretimini azaltıp pahalılaştırdığını, bunun da hayvancılık maliyetlerini artırarak işletmelerin rekabet gücünü düşürdüğünü söyledi.

Haseke Kırsalında Çiftçiler Yedi Yıl Sonra Topraklarına Döndü
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Haseke Kırsalında Çiftçiler Yedi Yıl Sonra Topraklarına Döndü

Suriye’nin kuzeydoğusundaki Haseke kırsalında çiftçiler, yaklaşık yedi yıl boyunca erişemedikleri köylerine ve tarım arazilerine dönerek yeniden ekim yapmaya başladı. Tel Tamer çevresindeki Kasımiyye ve Reyhaniye köylerinden çiftçiler, dönüşün geçim kaynaklarını yeniden kazanmak ve yerinden edilme döneminde biriken kayıpları kısmen telafi etmek için fırsat sunduğunu belirtiyor. Ancak yıkılmış evler, su ve temel hizmet eksikliği, mayınlar ve ulaşım altyapısındaki hasar tarımsal faaliyetin yeniden başlamasını zorlaştırıyor. Kasımiyye köyünden çiftçi Şiyar Musa, yolların kapalı olması nedeniyle yıllarca köylerine ve arazilerine ulaşamadıklarını, üretimi sürdürebilmek için başka bölgelerde tarım arazisi kiralamak zorunda kaldıklarını söyledi. Kiralık arazilerin önemli maliyetler getirdiğini belirten Musa, şimdi kendi toprağını yeniden işleyerek üretimin yerinden edilme yıllarında biriken yükleri ve kayıpları hafifletmesini umuyor. Musa, dönüşün yalnızca yeni bir tarım sezonunun başlangıcı değil, aynı zamanda yıkılan köylerin yeniden kurulmasına yönelik bir adım olmasını beklediğini ifade etti. Kaynakta çiftçilerin dönüşü, bölgede yerinden edilenlerin evlerine ve arazilerine kademeli olarak dönmesi kapsamında aktarılıyor. Bu süreç, 2019’da Serekaniye’ye (Ras el Ayn) düzenlenen ve Türkiye’nin yanı sıra Ankara yanlısı Suriyeli silahlı grupların katıldığı belirtilen saldırının ardından yaşanan yerinden edilmeyle ilişkilendiriliyor. Habere göre saldırı, on binlerce kişinin evlerini ve arazilerini terk etmesine yol açtı. Kaynak, dönüş ile saldırı arasında doğrudan bir neden-sonuç açıklaması yapmıyor. Reyhaniye köyüne dönen çiftçiler ise evlerin büyük bölümünün yıkılmış, su ve temel hizmetlerin hâlâ bulunmuyor olması nedeniyle normal yaşam koşullarına kavuşamadı. Bazı geri dönenler, yıkılmış evlerinin yakınlarına kurulan çadırlarda kalıyor. Kuyuların tahrip edilmesi ve sulanan arazilerin bulunmaması nedeniyle üretim şu anda yağışa bağlı tarımla sürdürülüyor. Çiftçi Ali Nayif, kendi arazisine dönmenin kira kaynaklı mali yükleri azalttığını ve sezonun geçmiş kayıpların bir bölümünü karşılayacak gelir sağlamasını umduğunu söyledi. Tarım arazileri arasındaki mayınlar da çiftçiler ve bölge sakinleri için ek risk oluşturuyor. Çiftçiler, tehlikeli alanlardan uzak durabilmek için araziler arasında tali yollar açtı. Reyhaniye’den Muhammed Ali, kapalı yollar, toprak setler ve yıkılmış köprüler nedeniyle tarım araçlarının bölgeye girişinin zorlaştığını belirtti. Ali, çiftçilerin arazilerine ulaşabilmesi ve araçlarını kullanabilmesi için yolların açılmasını ve köprülerin onarılmasını istedi. Kendi arazilerinde üretim yapmanın kiralık arazilere kıyasla ek maliyetleri azalttığını ve arazi üzerindeki tasarruflarını artırdığını söyledi.

Meksika’da Pirinç Ekili Alanı ve Üretimi 2025’te Arttı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Pirinç Ekili Alanı ve Üretimi 2025’te Arttı

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı (Sader), 2025’te pirinç ekim alanının %28,4 artarak 31 bin 346’dan 40 bin 250’ye çıktığını açıkladı. Aynı dönemde pirinç üretimi %17,3 yükselerek 257 bin 480 tona ulaştı. Üretim değerinin de %12,5 artarak 1 milyar 301 milyon pesodan 1 milyar 463 milyon pesoya çıktığı bildirildi. Pirinç, Meksika’da en fazla tüketilen temel tahıllar arasında dördüncü sırada yer alıyor. Sader, artışı pirinç üretimini artırmaya yönelik Plan Campeche stratejisiyle ilişkilendirdi. Federal hükümet ile Campeche eyalet yönetiminin yürüttüğü plan; pirinç, süt ve et üretimini artırmayı, istihdam oluşturmayı ve üreticilere doğrudan destek sağlayarak gıda egemenliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bakanlık, küçük ölçekli üreticilere Producción para el Bienestar programı kapsamında teşvik, ücretsiz gübre ve sertifikalı tohum verildiğini belirtti. 2025’te üretim 12 üretici eyalette yoğunlaştı. Nayarit 79 bin 737 tonla ülke genelinde ilk sırada yer alırken Campeche 61 bin 670 ton, Michoacán ise 37 bin 300 ton üretim yaptı. Bu üç eyaletin toplam üretimi 178 bin 707 tona ulaşarak Meksika’nın toplam pirinç üretiminin %69,4’ünü oluşturdu. Campeche’de ekili alan %166,3 artarak 12 bin 837 hektara çıktı. Eyaletin pirinç üretimi de 26 bin 263 tondan 61 bin 670 tona yükseldi. Sader, üretim stratejisi kapsamında teknik danışmanlık ve makine desteği sağlandığını, kamu alımları yoluyla pirincin pazarlanmasının güçlendirildiğini açıkladı. DGSIAP verilerine göre Eylül 2026’da ülke genelinde 90 bin 626 ton pirinç üretildi ve ekili alan 37 bin 080 hektar oldu.

Fransız Buğdayı 31,5 Milyon Tonluk Hasatta İhracat Kalitesiyle Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransız Buğdayı 31,5 Milyon Tonluk Hasatta İhracat Kalitesiyle Öne Çıkıyor

Fransa’nın 2026 yumuşak buğday hasadı yaklaşık 31,5 milyon ton olarak tahmin ediliyor. Bu miktar, 32,4 milyon ton civarındaki beş yıllık ortalamanın biraz altında kalıyor. Crédit Agricole’da büyük tarla bitkileri ve hayvan besleme sektörleri uzmanı Xavier Cassedanne, dönem sonundaki sıcak hava dalgalarının verimleri etkilediğini belirtti. Ancak üretim hacmi ortalama seviyenin altında kalmasına rağmen kalite göstergelerinin olumlu olduğu bildirildi. Buğdaydaki ortalama protein oranı %11,8’e ulaşırken, bazı bölgelerde %12’nin üzerine çıkıyor. Cassedanne’a göre %12 protein oranı, bazı ülkeler ve özellikle Afrika ülkeleri için aranan standart haline geliyor. Bu seviye, Fransız buğdayının belirli ithalatçıların şartnamelerini karşılamasına yardımcı oluyor. Fransa, Batı Afrika’daki geleneksel pazarlarının yanı sıra Mısır, Yemen ve Libya gibi geçmişte daha sınırlı varlık gösterdiği destinasyonlara da satış yaptı. Bu pazarlar, Fransız ihracatçıların satış noktalarını çeşitlendirmesine imkân sağladı. 2026-2027 sezonunda ihracat akışlarının yönünü Karadeniz’deki lojistik sorunlar da etkiliyor. Çatışmanın ağırlaşmasıyla liman altyapısının bombardımanlardan zarar görmesi, tahıl lojistiğini ve küresel tahıl ticaretini aksattı. İthalatçılar ilk aşamada alımlarını önemli ölçüde yavaşlattı; ardından tedariki sürdürmek için farklı menşelere yöneldi. Karadeniz’e yakın Romanya ve Bulgaristan bundan ilk dönemde daha fazla yararlanırken, Fransa da sonraki aşamada yeni satış fırsatları buldu. Diplomatik görüşmelerin yeniden başlaması, Rusya ve Ukrayna menşeli buğdayın ihracat pazarına yeniden dönme ihtimalini gündeme getirdi. Cassedanne, Rusya’nın Azak Denizi’nde gemi geçişlerine yeniden izin vermiş olabileceğini belirtirken ticaret akışlarının normale döndüğünü söylemek için erken olduğunu vurguladı. Olası sevkiyatlarda üçüncü ülkeler üzerinden yürütülecek ticaret de gündemde; Türkiye, Kuzey Avrupa ülkeleri, Norveç, Finlandiya ve ABD bu kapsamda anılıyor. Rusya ve Ukrayna ürünlerinin geri dönmesi, küresel pazarda menşeler arasındaki rekabeti değiştirebilir ve Fransa’nın mevcut ihracat fırsatlarını geçici hâle getirebilir. Bir sonraki sezonun üretim planları ise kolza ekimleri açısından belirsizlik taşıyor. Fransa’nın bazı bölgelerinde ağustostan bu yana yaşanan kuraklığa altis böceklerinin saldırıları eklendi ve ekimlerin yerleşmesi zorlaştı. Bazı üreticilerin kolzayı bozarak mısır, ayçiçeği veya ilkbahar arpası gibi alternatif ürünlere yönelmesi gerekebileceği belirtildi. Kolza alanlarında başlangıçta 2025’e göre %10 artış beklenirken, mevcut değerlendirme %2 düşüş yönünde. Bununla birlikte çiftçilerin nihai ekim tercihleri henüz kesinleşmedi.

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünyanın farklı bölgelerindeki 33 ülkede hükümetler veya kamu kurumları, vatandaşlara evlerinde acil durum ihtiyaçları bulundurmaları çağrısı yaptı. VIVA’nın aktardığı liste, Avrupa, Amerika, Asya, Afrika ve Okyanusya dahil altı bölgeye yayılıyor. İngiltere, Fransa, Almanya, ABD, Kanada, Japonya, Hindistan, Singapur ve Avustralya da listede yer alıyor. Hazırlık süresi ülkeye göre değişiyor. İngiltere, Fransa, Kanada, Japonya, Meksika ve Hollanda gibi ülkelerde en az 72 saatlik veya üç günlük temel ihtiyaç stoku öneriliyor. İsveç ve Norveç’te yaklaşık bir haftalık, Almanya’da ise 10 güne kadar yetecek stok için rehberlik bulunuyor. Japonya, üç günlük asgari hazırlığın yanı sıra koşullar elverdiğinde bir haftalık stok hedeflenmesini öneriyor. Çağrıların gerekçeleri arasında jeopolitik çatışmalar, doğal afetler, aşırı hava olayları, elektrik kesintileri, siber saldırılar ve tedarik zincirleriyle dağıtımın aksaması sayılıyor. VIVA ve CNBC Indonesia’nın aktardığına göre Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, ülkesinin gıda durumunun görece güvenli olduğunu belirtti. Endonezya’nın hükümet pirinç rezervi 26 Ekim 2026 itibarıyla yaklaşık 4,5 milyon tondu; toplam pirinç mevcudu yaklaşık 25 milyon ton olarak verildi.

Arjantin'de Damızlık Erkek Sığır Fiyatları İhalelerde Peso Bazında %61 Arttı
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin'de Damızlık Erkek Sığır Fiyatları İhalelerde Peso Bazında %61 Arttı

Arjantin'de damızlık erkek sığırların ihale fiyatları, ağustos-ekim döneminde 2025'in aynı dönemine göre peso bazında %61, dolar bazında %57 yükseldi. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliğinin açıkladığı veriler, 15.500'den fazla başın satışına dayanıyor. 2026'nın söz konusu döneminde damızlık erkek sığırların ortalama fiyatı 9.770.983 peso ve 6.324 dolar oldu. 2025'in aynı döneminde ortalamalar 6.056.272 peso ve 4.038 dolar seviyesindeydi. Sekreterlik, sonuçların yetiştiriciler ile üreticilerin sürülerinin verimliliğini ve genetik kalitesini artırmak için genetiğe yatırım yapma ilgisini yansıttığını belirtti. Fiyatlardaki yükseliş, daha istikrarlı iklim koşulları ve yem görünümündeki iyileşme beklentileriyle birlikte değerlendirildi. Üreticiler ayrıca Orta Ölçekli Yatırımları Teşvik Rejimi (RIMI) kapsamında, satın aldıkları damızlık hayvanların bedelini aynı dönemde tamamen amorti etme olanağından yararlanabiliyor.

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı
Görsel kaynağı: Georgia Today · Özgün haber
Veri haberi

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te 30 Ekim’de düzenlenen AgriFuture Georgia 2026, tarım ve gıda sektöründe teknoloji, yatırım ve ticari iş birliğini gündeme taşıdı. NIADAGI Group tarafından Sheraton Grand Tbilisi Metechi Palace’ta düzenlenen uluslararası forum, Gürcü çiftçileri, tarım girişimcilerini, yatırımcıları, kamu temsilcilerini ve uluslararası şirketleri bir araya getirdi. Etkinliğe İtalya, Birleşik Krallık, Hollanda, Yunanistan, Almanya, İsviçre, ABD, Şili ve Moldova’dan temsilciler katıldı. Forum, geleneksel konferans sunumlarının ötesine geçerek doğrudan ticari görüşmelere odaklandı. Programda 110’dan fazla işletmeler arası toplantı planlandı. Yerel üreticilerin, ihtiyaçlarını ürün ve teknik uzmanlık sunan şirketlere doğrudan aktarabilmesi amaçlandı. İki ana oturumda sunumlar ve panel tartışması; sergi stantları ve bireysel iş görüşmeleriyle birlikte yürütüldü. Böylece tarım sektöründeki sorunların potansiyel tedarikçiler, teknik ortaklar ve uluslararası emtia ticareti şirketleriyle somut görüşmelere dönüştürülmesi hedeflendi. Açılış oturumunda NIADAGI Kurucusu Nikoloz Didebashvili, Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakan Yardımcısı Lasha Dolidze, Kırsal Kalkınma Ajansını temsilen Giorgi Avaliani ve TBC Bank’tan Mariam Kvilitaia yer aldı. “Tarımda Ana Pazarlar ve Yenilikler” başlıklı panelde RK Growers, Vivent Biosignals, Schrijnwerkers Plants B.V. ve NIADAGI temsilcileri konuştu. Görüşmelerde Gürcistan tarımının yalnızca üretim kapasitesiyle değil, rekabet gücü, teknoloji kullanımı ve uluslararası pazarlarla ticari bağlantılarıyla da geliştirilmesi ele alındı. NIADAGI, uluslararası tedarikçiler ve uzmanlarla ilişkileri üzerinden Gürcü üreticiler ile küresel tarım sektörü arasında aracı rol üstleniyor. Forumda tarımsal değer zincirinin farklı aşamalarına yönelik çözümler tanıtıldı. İsviçre merkezli Vivent Biosignals, sensörler ve yapay zekâ kullanarak bitkilerdeki stres belirtilerini görünür hale gelmeden önce izlemeye yönelik teknolojisini sundu. Almanya’dan exatrek, tarım makineleri için dijital yönetim ve telematik çözümlerini tanıttı. Birleşik Krallık’tan Haygrove tünel tipi sera ve kontrollü üretim sistemleriyle; İtalya’dan Agrintech koruyucu ağ ve filmlerle; Yunanistan’dan Thrace Group ise teknik tarım tekstilleriyle etkinlikte yer aldı. Bu ürün ve sistemler, yetiştirme koşullarının yönetimi, bitki korunması ve tarımsal işletmelerin operasyonlarını izleme başlıklarıyla ilişkilendirildi.

Hindistan’da Şeker Üretimi Sezonun İlk Ayında Rekor Kırdı
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Şeker Üretimi Sezonun İlk Ayında Rekor Kırdı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hindistan, 2026-27 Ekim-Eylül şeker kamışı kırma sezonunun ilk ayında 8,45 lakh ton şeker üretti. Ulusal Kooperatif Şeker Fabrikaları Federasyonu verilerine göre üretimin 7,20 lakh tonu Maharashtra’daki değirmenlerden geldi. Ekim 2025’te ülke genelindeki üretim 1 lakh ton seviyesindeydi. Ekim ayı başındaki yaklaşık 36 lakh tonluk stok ve hükümetin ay içinde satış için değirmenlere ayırdığı 27 lakh tonla birlikte, yüksek üretimin kasım ayında piyasadaki arzı artırması bekleniyor. Ekim ayında ülke genelinde 152 şeker değirmeni faaliyete geçti; bu sayı geçen yılın aynı ayındaki 31 değirmenin oldukça üzerinde kaldı. Şeker kamışı kırımı da 105,43 lakh tona yükselirken, bir yıl önce 11,84 lakh ton olarak kaydedilmişti. Buna karşın ülke genelindeki şeker geri kazanım oranı %8,04’e geriledi; geçen yılın aynı döneminde oran %8,36’ydı. Kalan değirmenlerin 7-10 gün içinde çalışmaya başlaması bekleniyor. Üretimdeki artışın büyük bölümü Maharashtra’daki erken faaliyet başlangıcından kaynaklandı. Eyalette 123 değirmen kırma işlemine başladı; geçen yıl ekim ayında bu sayı yalnızca 2’ydi ve üretim yapılmamıştı. Ülkenin en büyük şeker kamışı üreticisi Uttar Pradesh’te ise üç değirmen kırmaya başlamasına rağmen ekimde şeker üretimi gerçekleşmedi. Karnataka’da yedi değirmen 8,33 lakh ton kamış işleyerek 80.000 ton şeker üretti ve %9,6 geri kazanım sağladı. 2026-27 sezonu için kamışın 100 kilogramı başına adil ve karşılanabilir fiyat 365 rupi olarak belirlendi. Bu fiyat, %10,25’lik temel geri kazanım oranına bağlı; oran bu seviyenin altına düştüğünde çiftçilerin alacağı tutar azalıyor. Gıda Bakanlığı ayrıca değirmenlerden kasımın ilk yarısında 13 lakh ton şeker satmasını istedi. Satış kotası Karnataka için 2,63, Maharashtra için 4,78 ve Uttar Pradesh için 4,17 lakh ton olarak belirlendi.

Washington’da Kuş Gribine Yakalanan Kişi Öldü; 2026’nın ABD’deki İlk Ölümü
Görsel kaynağı: CTV News · Özgün haber
Veri haberi

Washington’da Kuş Gribine Yakalanan Kişi Öldü; 2026’nın ABD’deki İlk Ölümü

ABD’nin Washington eyaletindeki Yakima County’de, enfekte süt sığırlarıyla temas ettikten sonra kuş gribine yakalanan bir kişi ağır hastalığın ardından hayatını kaybetti. İlçe sağlık yetkilileri, ölümü 2026’da ABD’de kuş gribine bağlı ilk insan ölümü ve Şubat 2024’ten bu yana ülkedeki üçüncü ölüm olarak bildirdi. CDC, 2024’ten bu yana ABD’de 70’ten fazla kuş gribi vakası kaydetti. Hastalananların çoğunun enfekte sığır veya kümes hayvanları bulunan çiftliklerde çalıştığı, vakaların çoğunun hafif seyrettiği ve hayvandan insana geçtikten sonra yayılmayan “çıkmaz” enfeksiyonlar olarak kaldığı belirtildi. ABD’de virüsün insandan insana bulaştığı belgelenmedi; sağlık yetkilileri halk için riskin düşük olduğunu ifade etti. Yakima County Sağlık Bölgesi, kişinin 31 Ekim’de ağır kuş gribi nedeniyle hastaneye kaldırıldığını, 1 Kasım’da öldüğünü açıkladı. Kişinin altta yatan sağlık sorunları bulunduğu, ancak bunların ayrıntılarının paylaşılmadığı bildirildi. Yetkililer, ölen kişinin temaslılarını enfeksiyonu başkalarına taşıyıp taşımadıklarını belirlemek için izliyor. Washington’da enfekte sığırlara maruz kalan üçüncü bir kişinin de testi pozitif çıktı. Ekim ortasından bu yana görülen üç vakanın tamamının enfekte ineklerle temastan kaynaklandığı, üçüncü kişinin belirtilerinin hafif olduğu ve hastaneye yatırılmadığı aktarıldı. Eyalette 8 Ekim’den bu yana H5N1 bulaşmış 33 süt sığırı sürüsü bildirildi; süt işletmesi çalışanlarına kişisel koruyucu ekipman kullanmaları ve hastalık belirtilerini bildirmeleri çağrısı yapıldı.

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor

Almanya’da Lidl, 250 gramlık Deutsche Markenbutter paketinin fiyatını 4 cent indirerek 1,15 euroya çekti. Norma ile Aldi Nord ve Aldi Süd de cumartesi günü aynı yönde adım attı. Lidl, indirimi fiyat avantajlarını müşterilere aktarma gerekçesiyle açıkladı. Ancak bu gelişme, süt piyasasında hammadde değerleri ve üretici fiyatlarının düşüşe geçtiği anlamına gelmiyor. Almanya’daki mandıralara süt teslimatı mevsimsel olarak azalıyor. Ekim 2026’nın ikinci haftasında teslimat, önceki yılın aynı döneminin %0,3 altına inerken bir önceki haftaya göre %1,3 düştü. 43. haftada spot süt fiyatı kuzeyde 46, güneyde 47 cent/kg oldu. Haftalık bazda gerilese de spot piyasa yüksek seviyesini korudu. Süt Sanayicileri Birliği, üreticilere ödenen fiyatların daha da yükselebileceğini belirtti. Kiel süt hammadde değeri ekimde 3,9 cent veya %9,2 artarak 46,5 cent/kg’a çıktı; ocakta bu değer 30,3 cent/kg’dı. Artışta, Avrupa Birliği ve dünya piyasasında arzı sınırlı olan yağsız süt tozuna yönelik güçlü talep etkili oldu. Euronun dolar karşısında değer kaybetmesi de AB ürünlerinin ihracat rekabetçiliğini artırdı. İfe Enstitüsüne göre yağsız süt tozu gelirleri ekimde %10,6 artarken tereyağı değeri %2,3 yükseldi. AB’nin 43. haftasında tereyağı 406 euro/100 kg ile önceki dört haftanın ortalamasının %1,6 altında kaldı; yağsız süt tozu ise %6,2 artarak 341 euro/100 kg’a çıktı. Kempten tereyağı kotasyonlarının haftalardır değişmemesi nedeniyle perakende indiriminin üretici fiyatlarını etkilemesi beklenmiyor. Buna karşın yem maliyetleri aynı haftada önceki haftaların ortalamasının %6,7 üzerine çıktı; AMI tahminine göre üretici süt fiyatı eylülde 41,1 cent/kg oldu ve bu düzey birçok işletme için yeterli kârlılık sağlamadı.

Güney Afrika’da SAPA, Brezilya’dan Kanatlı İthalatının Sürmesini Destekliyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da SAPA, Brezilya’dan Kanatlı İthalatının Sürmesini Destekliyor

Güney Afrika Kümes Hayvanları Birliği (SAPA), Brezilya’nın Santa Catarina eyaletinde görülen Newcastle hastalığı (NCD) salgınının ardından Brezilya’dan kanatlı ürünleri ithalatına ülke çapında kısıtlama getirilmemesini destekledi. SAPA Broiler Örgütü Üst Yöneticisi Izaak Breitenbach, riskin düşük olduğunu; ancak hastalıktan etkilenen eyaletin Güney Afrika’ya ihracat yapmasının engellenmesi ve Brezilya’nın üzerinde anlaşılmış veterinerlik sertifikası koşullarına uyması gerektiğini söyledi. Güney Afrika Tarım Bakanlığı’nın 28 Ekim tarihli açıklamasına göre Brezilya, salgını 20 Ekim’de Güney Afrika’ya bildirdi. Bakanlık, mevcut veterinerlik sağlık sertifikaları ve belirli koşullar altında taze kanatlı eti, kuluçkalık yumurta ve günlük civciv ticaretinin devam edebileceğini belirtti. Taze etin, önceki altı ayda NCD vakası görülmemiş ve 10 kilometrelik çevresinde de hastalık bulunmayan işletmelerden gelmesi gerekiyor. Kesimhane ve parçalama tesisleri de enfekte bölgenin dışında olmalı. Kuluçkalık yumurta ve günlük civcivler için ise işletmelerin enfekte bölge dışında bulunması ve önceki 12 ay boyunca hastalıktan ari olması şartı getirildi. Breitenbach, Güney Afrika’nın Brezilya’dan bu iki ürünü ithal etmediğini ve normal üretimi sürdürmeye yetecek damızlık tavuklara sahip olduğunu söyledi. Ülke, Brezilya’dan ayda yaklaşık 18.000 ton kanatlı eti ithal ediyor; ancak bu miktarın ne kadarının Santa Catarina’dan geldiği açıklanmadı. SAPA, yerli kanatlıları NCD’ye karşı aşıladığını ve büyük ya da küçük üreticilerde sorun beklemediğini bildirdi.

Türkiye, Rusya’nın Mandalina Tedarikinde İlk Sırada
Görsel kaynağı: Lenta.ru · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye, Rusya’nın Mandalina Tedarikinde İlk Sırada

Türkiye, 2026 başından bu yana Rusya’nın en büyük tarım-gıda kümelenmesine yaklaşık 51,7 bin ton mandalina gönderdi. Food City analiz ve izleme departmanı başkanı Kseniya Malinovskaya’nın açıklamasına göre Türkiye, yıl sonu itibarıyla Rusya’nın mandalina tedarikinde en büyük tedarikçi konumunda bulunuyor. Çinli tedarikçiler 2026’nın ocak ayından ekim sonuna kadar kümelenmeye 33,1 bin ton mandalina gönderdi; geçen yıl aynı dönemde bu miktar 20,7 bin tondu. Güney Afrika Cumhuriyeti 16 bin ton, Mısır ise 9,7 bin tonla önde gelen diğer tedarikçiler arasında yer aldı. Türkiye’nin 2025’te artan mandalina ihracatı, yılbaşı öncesinde Rusya’daki perakende fiyatların düşmesine katkı sağladı.

Zelenski ve Erdoğan, Karadeniz Tahıl Koridoru İçin Çalışma Kararı Aldı
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber

Zelenski ve Erdoğan, Karadeniz Tahıl Koridoru İçin Çalışma Kararı Aldı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karadeniz’de tahıl koridorunun oluşturulması ve etkin biçimde işlemesi için çalışma kararı aldı. Zelenski, açıklamasında iki liderin, koridorun varlığını sürdürmesini ve verimli çalışmasını sağlamaya odaklanacaklarını belirtti. Görüşmede, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bölgedeki deniz ulaşımını ve liman faaliyetlerini etkilemeye devam ettiği koşullarda, deniz taşımacılığının güvenliğinin sağlanması ve tarımsal ihracatı güvence altına alacak uluslararası bir mekanizmanın yeniden kurulması olasılığı da ele alındı. Erdoğan, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların, saldırıyı gerçekleştiren taraf kim olursa olsun sona erdirilmesi çağrısı yaptı. Erdoğan ayrıca Ankara’nın deniz ulaşımının güvenliğini yeniden tesis etmek için diplomatik çabalarını sürdüreceğini ifade etti. Ukrayna ve Türkiye’nin girişimi, ABD’nin de Karadeniz’de saldırıların sınırlı biçimde sona erdirilmesine yönelik olası bir anlaşmayı değerlendirdiği bir dönemde gündeme geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 31 Ekim’de Washington’ın tahıl ve enerji taşımacılığını güvence altına almak için Türkiye ve Hindistan’ın sunduğu önerileri incelediğini söyledi.

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü

Endonezya Gıda İşlerinden Sorumlu Koordinatör Bakanı Zulkifli Hasan, Özbekistan’da gerçekleştirdiği ikili görüşmelerde gıda ticareti, yatırım, yeşil ekonomiye dönüşüm ve sürdürülebilir çevre yönetimi alanlarında iş birliği fırsatlarını ele aldı. Hasan, Özbekistan Yatırım, Sanayi ve Ticaretten Sorumlu Başbakan Yardımcısı Jamshid Khodjaev ile 29 Ekim 2026’da, Cumhurbaşkanlığı Çevre Danışmanı ve Özbekistan Ulusal Ekoloji ve İklim Değişikliği Komitesi Başkanı Aziz Abdukhakimov ile 30 Ekim 2026’da görüştü. Khodjaev ile görüşmesinde Hasan, Endonezya’nın sekiz gıda ürününde kendine yeterliliğe ulaştığını ve 2025’ten bu yana pirinç ithal etmediğini söyledi. Kendi açıklamasına göre ülkede pirinç üretimi %13,54, mısır üretimi ise %9,34 arttı. Hükümetin pirinç rezervinin 4.579.788 tonla tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Hasan, bu kapasitenin ticaret ve yatırım iş birliğini genişletmek için temel oluşturduğunu ifade etti. Tarım ürünleri ticaretinin yanı sıra Özbekistan’dan Endonezya pazarına kuru meyve tedariki de görüşüldü. Olası tedarikin gıda güvenliği şartlarını karşılaması gerektiği belirtildi. Endonezya-Özbekistan Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri 2 Mart 2026’da başlatılırken, taraflar görüşme sonuçlarını izlemek ve iş birliğini yönlendirmek üzere Hükümetlerarası Ortak Komite kurulması konusunda uzlaştı. Taşkent-Cakarta arasında doğrudan uçuş açılması planı da turizm ve iş bağlantıları açısından değerlendirildi. Abdukhakimov ile görüşmede iklim eylemi, yeşil yatırım ve çevre yönetimi gündeme geldi. Endonezya, Birleşmiş Milletler forumları ile COP31’de iklim çalışmalarının güçlendirilmesini savundu; COP31’in Antalya, Türkiye’de düzenleneceği belirtildi. Özbekistan üç yıl içinde 11, Endonezya ise 2029 sonuna kadar en az 18 atıktan enerji tesisi işletmeyi hedefliyor. Endonezya ayrıca 2015-2025 döneminde yaklaşık 2 milyon hektar kritik araziyi, 90.000 hektar mangrov dahil, rehabilite ettiğini aktardı.

Rusya’da Tahıl Hasadı ve Buğday İhracatı İçin Yeni Tahminler
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Hasadı ve Buğday İhracatı İçin Yeni Tahminler

Rusya’da tarım gündeminde, tarım ve balıkçılık komplekslerinin 2030’a kadar kalkınma stratejisindeki hedeflerin güncellenmesi ile tahıl üretimi ve buğday ihracatına ilişkin yeni tahminler öne çıktı. Hükümet kararında temel ve muhafazakâr olmak üzere iki senaryo yer aldı. Önceki belgede tarım ve gıda sektörü üretimi 2020 ile karşılaştırılırken yeni metinde 2021 baz alındı; ihracat değerlendirmesi de karşılaştırılabilir fiyatlar yerine nominal fiyatlarla yapılacak. Rusagrotrans analitik merkezinin tahminine göre Rusya’nın buğday hasadı 89,8 milyon ton olacak. Bu miktar 2025’e göre 1,2 milyon ton daha düşük olsa da hasadın ülkenin en iyi beş sonucu arasına girmesi bekleniyor. Arpa üretiminin 19,2 milyon ton, mısır üretiminin 16,9 milyon ton ve baklagil üretiminin 5,3 milyon ton olması öngörülüyor. Toplam tahıl ve baklagil üretimi ise önceki yıla göre 4,5 milyon ton düşüşle 137,4 milyon ton olarak tahmin edildi. Buğdayın iç piyasa fiyatları eylül sonu ile ekim başında yükselmeye başladı. Analist Vladimir Petrichenko, fiyatların güçlü düşüşün ardından toparlandığını ve artışta ihracat piyasasındaki olumlu seyrin etkili olduğunu söyledi. Devlet müdahale fonu için tahıl alımlarının 29 Ekim’de başlaması planlandı; ilk gün toplam 18,9 bin ton buğday alınması öngörülüyor. Üreticiler akaryakıt, gübre, tohum ve makine bakım maliyetlerindeki yükselişin 2027 ekim kampanyası ile hasadını etkileyebileceğini belirtti. Rusya Tarım Bakanlığı, kışlık tahıl ekim giderlerinin bir bölümünü karşılamak üzere hektar başına sübvansiyon seçeneğini değerlendiriyor. FAS USDA da Rusya’nın 2026/27 sezonu buğday ihracatı tahminini 40 milyon tona indirdi. Elma hasadının yaklaşık 2,5 milyon ton olması beklenirken, resmi istatistiklere girmeyen satışlarla gerçek miktarın 3 milyon tona yaklaşabileceği aktarıldı.

Yunanistan'da MyDiesel ile Tarımsal Mazotta Vergi Muafiyeti Başlıyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber

Yunanistan'da MyDiesel ile Tarımsal Mazotta Vergi Muafiyeti Başlıyor

6 yayıncı · 7 haber · Karşılaştır

Yunanistan'da uygun çiftçiler, 1 Kasım 2026'dan itibaren tarımsal motorin alırken Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ile bu vergiye karşılık gelen Katma Değer Vergisi'ni (KDV) ödeme anında ödemeyecek. MyDiesel uygulamasıyla yürütülecek sistem, vergilerin sonradan iade edilmesi uygulamasının yerini alacak ve üreticilerin yakıt alımı için kaynak ayırıp geri ödemeyi beklemesini önlemeyi amaçlıyor. Hak sahibi çiftçi, myAADE portalı veya myDieselApp üzerinden TAXISnet bilgileriyle giriş yaparak dijital kupon oluşturacak. Kupondaki QR kodu, sisteme kayıtlı akaryakıt istasyonunda taranacak ya da kod numarası girilecek. Uygulama işlemi gerçek zamanlı kontrol ederek çiftçinin hak ettiği yakıt miktarını ve kalan bakiyesini güncelleyecek. 31 Ekim 2026'ya kadar yapılan tüketimler ise eski iade prosedüründe kalacak.

Deyrizor’da Gıda Zehirlenmesi Vakaları 227’ye Ulaştı
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber
Veri haberi

Deyrizor’da Gıda Zehirlenmesi Vakaları 227’ye Ulaştı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Deyrizor kentinde gıda zehirlenmesi vakalarının sayısı 31 Ekim Cumartesi günü 227’ye ulaştı. Vakalar, Deyrizor Ulusal Hastanesi ile Şehit Ahmed Huveydi Hastanesi arasında dağıldı. Sağlık ekipleri, hastalara müdahale etmek ve tedavilerini sürdürmek üzere çalışmalarını yoğunlaştırdı. Deyrizor Ulusal Hastanesi daha önce 90’dan fazla, Ahmed Huveydi Hastanesi ise çoğu çocuk olmak üzere 50’den fazla zehirlenme vakası kabul etti. Vakaların, kentteki bir restoranda tüketilen yemekten kaynaklandığı ve durumların orta ile ağır şiddet arasında değiştiği bildirildi. Destekleyici bir haberde ise iki hastanede 160 vaka için işlem yapıldığı, gıda ve su örneklerinin alındığı belirtildi.

Atanasov’dan Kuzey Makedonya’daki Çiçek Salgını İçin 1,4 Milyon Avroluk Zarar Hesabı
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber

Atanasov’dan Kuzey Makedonya’daki Çiçek Salgını İçin 1,4 Milyon Avroluk Zarar Hesabı

Kuzey Makedonya’nın eski Gıda ve Veterinerlik Ajansı (AHV) yöneticisi Zoran Atanasov, koyun ve keçi çiçeği salgınının ekonomik etkisine ilişkin yaklaşık 1,4 milyon avroluk zarar hesabı yaptı. Zelenaberza’nın yayımladığı kişisel analiz, kesinleşmiş resmî zarar bilançosu niteliğinde değil. Atanasov, hastalığın Ocak 2026’da doğrulandığını ve temmuzda ülkenin sekiz bölgesinden dördünde tespit edildiğini belirterek mücadele önlemlerinin uygulanmasını eleştirdi. Atanasov’un WAHIS’e dayandırdığı 28 Ağustos verilerinde, hastalık görülen yerlerde 9.618 duyarlı hayvan ve bunların içinde 4.948 itlaf kaydı bulunuyor. Yaklaşık 1,403 milyon avroluk hesabı, 9.618 hayvanın her birine 9.000 Makedon denarı değer verilmesine dayanıyor. Dolayısıyla bu hesap yalnızca itlaf edildiği bildirilen hayvanların değeriyle eş tutulamaz. Hayvan başına 3.000 denarlık destek ile süt, peynir ve kuzu gelirlerinin kaybı hesaba dahil edilmemiş. Analizde, AHV’nin 17 Ağustos açıklamasında Türkiye’den 500.000 doz aşı bağışının kararlaştırıldığının bildirildiği aktarılıyor. Ayrıca 5 Ekim’de Avrupa Komisyonu tarafından onaylandığı açıklanan 450.000 dozdan söz ediliyor. Bunlar farklı açıklamalardaki miktarlar; aynı tedarik veya tamamlanmış teslimat olarak birleştirilmiyor. Atanasov, 10 Ekim’de aşıların 11 veya 12 Ekim’de geleceğinin söylendiğini hatırlatarak teslim durumunun, aşılama planının ve uygulama takviminin açıklanmasını istedi.

Rusya’nın Yeni Tahıl Rotaları Buğday Fiyatlarını Aşağı Çekiyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Yeni Tahıl Rotaları Buğday Fiyatlarını Aşağı Çekiyor

Rusya’nın tahıl ihracatı için yeniden açtığı ve yeni devreye aldığı rotalar, buğday piyasasında fiyat baskısını artırdı. Chicago Ticaret Borsası’nda (CBoT) aralık vadeli buğday kontratı 11,25 ABD senti gerileyerek buşel başına 599 sente düştü. Fiyatlar, temmuz başından bu yana en düşük seviyeyi görürken ton karşılığı yaklaşık 197,55 avro olarak hesaplandı. Rus makamları, Azak Denizi üzerinden tahıl ihracatını şimdilik 15 Kasım’a kadar yeniden onayladı ve gemilere askeri refakat sağlanacağını bildirdi. Rusya ile Ukrayna’nın limanlara ve gemilere yönelik karşılıklı saldırıları sonrasında temmuzda duran deniz trafiğinin ardından ilk yük gemileri Kerç Boğazı’ndan geçti. Rusya ayrıca Arktik liman Murmansk üzerinden ilk kez tahıl ihracatına başladı. İlk sevkiyat 3.400 ton olurken, Fas’ın Kazablanka Limanı’na gönderilmek üzere yaklaşık 28.000 ton buğdayın daha yüklenmesi planlanıyor. Yeni rota, eylül ayında Rusya’nın deniz yoluyla tahıl ihracatının %60’tan fazlasını taşıyan Baltık limanlarındaki yükü azaltmayı amaçlıyor. Borsa fiyatlarındaki gerileme üretici piyasasına da yansıdı. Almanya’da AMI verilerine göre ekmeklik buğdayın alım fiyatı 8,80 avro düşerek ton başına 199,52 avroya, yemlik buğdayın fiyatı ise 196,15 avroya indi. Renanya-Palatina’da ekmeklik buğday, ekim sonunda bir hafta içinde ton başına 201,60 avrodan 194,90 avroya geriledi. Önümüzdeki dönemde fiyatların, dünya piyasasına ulaşacak Rus buğdayı miktarına ve Rusya, Ukrayna ile ABD arasındaki diplomatik görüşmelerin sonucuna bağlı olması bekleniyor. Kasım başında tahıl ticaretinin yeniden kurulması olasılığı gündemde olsa da henüz somut bir anlaşma bulunmuyor; ABD’nin haftalık buğday ihracatı verileri de izlenecek göstergeler arasında yer alıyor.

İklim Değişikliği Meyvecilikte Verim ve Kaliteyi Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Agrosavjet · Özgün haber
Veri haberi

İklim Değişikliği Meyvecilikte Verim ve Kaliteyi Tehdit Ediyor

İklim değişikliği, meyve ağaçlarının doğal gelişim döngüsünü bozarak verim ve meyve kalitesi üzerinde baskı oluşturuyor. Çok yıllık bitkiler olan elma, armut ve erik gibi meyve ağaçları, ani hava değişimlerine hızlı uyum sağlayamadığı için üreticiler daha yüksek riskle karşı karşıya kalıyor. Son yıllarda sonbahar ve kış aylarında meyve ağaçlarının normal gelişimi için gereken soğuk koşulların yeterince oluşmaması, kış dinlenmesinde bozulmalara yol açabiliyor. Tomurcukların düzensiz gelişmesi, yapraklanmanın ve büyümenin zayıflaması, çiçeklerde şekil bozuklukları ve bazı durumlarda bitkinin yeniden vejetatif gelişime yönelmesi, sonraki yılın verimini düşürebiliyor. Bu durum, birim alandan alınan meyve miktarını ve üreticinin kârlılığını da azaltıyor. Ocak ve şubat aylarındaki sıcak hava dalgaları bitkilerin erken uyanmasına ve çiçek açmasına neden olabiliyor. Erken açan çiçekler, nisan ve mayıs aylarında görülebilen geç donlara maruz kalıyor; birkaç saatlik don olayı bile çiçeklerin ve o yılki ürünün tamamen zarar görmesine yol açabiliyor. Yaz aylarında aşırı sıcaklık ve yağış eksikliği ise meyvelerin küçük kalmasına veya kurumasına, ağırlık ve şeker oranının azalmasına neden oluyor. Artan güneş ışınımı meyvelerde güneş yanığı oluşturarak pazar değerini düşürüyor. Dolu ve kuvvetli rüzgârla gelen fırtınalar meyvelerde mekanik hasara ve hastalık riskine yol açıyor. Zarar gören ürünler birinci sınıf taze tüketim için kullanılamazken, zamanında hasat edilirse sanayiye gönderilebiliyor. Kaynak, bu koşullar karşısında yeni meyve bahçelerinde dolu ve güneşten koruyucu ağlar, damla sulama, fertirigasyon ve donla mücadele sistemlerine yatırım yapılmasını öneriyor. Ancak sulama suyu bulunmayan alanlarda meyveciliğin ve don korumasının sürdürülebilir olmayacağı belirtiliyor.

Sikorski’den Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı İçin Acil Ateşkes Çağrısı
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber

Sikorski’den Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı İçin Acil Ateşkes Çağrısı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, Karadeniz’de mümkün olan en kısa sürede ateşkes ilan edilmesi çağrısında bulundu. Sikorski, ateşkesin Ukrayna ve Rusya’dan tahılın güvenli biçimde taşınmasını sağlaması gerektiğini söyledi. Açıklamasını Atlanta’da düzenlenen G20 dışişleri bakanları toplantısı sırasında yapan Sikorski, hızlı adım atılması gerektiğini Küresel Güney ülkelerindeki insanların gıdaya ve tahıla duyduğu ihtiyaçla gerekçelendirdi. Sikorski, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgalini sona erdirmeye yönelik her türlü girişimde Ukrayna’nın yer alması gerektiğini belirtti. Avrupa’nın da sürece dahil edilmesini isteyen Polonya Dışişleri Bakanı, olası bir barış veya ateşkes sürecinde Avrupa’nın kendi araçlarına ve etkisine sahip olduğunu savundu. Ayrıca Rus enerji ürünlerinin Avrupa’ya satışının yeniden başlamasından önce savaşın adil biçimde sona ermesi ve Moskova’nın savaşı durdurması gerektiğini söyledi. Karadeniz’de ticari gemilerin güvenliği konusunda Türkiye de Rusya ve Ukrayna’yı yeni saldırılardan kaçınmaları konusunda uyardı. Türkiye Savunma Bakanı Yaşar Güler, 28 Ekim’de Sofya’da, Türkiye, Romanya ve Bulgaristan temsilcilerinin toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Türk bayraklı veya Türk sahipli gemilere yönelik saldırılar nedeniyle hukuki adım atma hakkının saklı tutulduğunu bildirdi. Ankara, Kiev ve Moskova’ya iletilen saldırıların durdurulması ve güvenli tahıl taşımacılığı önerisine yanıt bekliyor. Toplantı kapsamında ABD’nin Polonya’ya Almanya ve Fransa’ya benzer tam G20 üyeliği verilmesini önermesi de gündeme geldi. Sikorski bu girişimi desteklerken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov daveti karşı üretken buldu ve G20 kararlarının uzlaşı temelinde alınması gerektiğini söyledi. Batılı yetkililer, Rusya’nın itirazı ve tüm üyelerin onayının gerekmesi nedeniyle Polonya’nın tam üyeliğinin yıllar sürebileceğini belirtti; ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Polonya’nın üyeliği hak ettiğini savundu.

ABD, Meksika’dan Canlı Sığır İthalatını Yeni Dünya Vida Kurdu Vakalarına rağmen Sürdürüyor
Görsel kaynağı: El Financiero · Özgün haber

ABD, Meksika’dan Canlı Sığır İthalatını Yeni Dünya Vida Kurdu Vakalarına rağmen Sürdürüyor

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), yeni dünya vida kurdu vakalarının ekimde artmasına ve parazitin bu hafta ilk kez Arizona’da tespit edilmesine rağmen Meksika’dan canlı sığır girişini New Mexico ve Arizona’daki sınır kapılarından durdurmayacağını açıkladı. USDA sözcüsü, ABD’ye giren hayvanlarda herhangi bir istilaya rastlanmadığını ve sığırlar sınıra ulaşmadan önce başlayan sıkı denetim protokollerinin uygulandığını belirtti. ABD’de salgının haziran başında başlamasından bu yana evcil hayvanlarda 73 vaka kaydedildi; USDA’ya göre bunların 21’i hâlen aktif. Yeni dünya vida kurdu, tedavi edilmediğinde sığırlar için ölümcül olabilen istilalara yol açabiliyor. ABD, parazitin yayılmasını önlemek amacıyla 2024’ten beri büyük ölçüde askıda tuttuğu Meksika’dan canlı sığır ithalatını ağustos sonunda yeniden başlatmıştı. Tarım Bakanı Brooke Rollins, eylül ortasında, USDA güvenlik önlemleri ile protokollerin etkinliğinden tamamen emin olmazsa yeniden açılma kararının değerlendirileceğini söylemişti. Buna karşın USDA, mevcut denetimlerin sürdüğünü belirterek sınır geçişlerini kapatma kararı almadı. USDA verilerine göre 23 Ekim’e kadar Douglas, Arizona ve Santa Teresa, New Mexico sınır kapılarından bu yıl 50 binden fazla sığır geçti. Yetiştiriciler, vaka sayısı görece düşükken ticaretin yeniden başlamasını temkinli biçimde desteklemişti; ancak bazı üreticiler parazitin yayılması konusunda yeniden kaygılarını dile getirdi. Arizona Yetiştiriciler Birliği Başkanı Brian DeGanahl, Arizona’daki tespitin sürpriz olmadığını söyledi. Örgüt, Douglas’ta kısır sineklerin salınması için planlanan tesisin hızla açılmasını istiyor ve asıl endişenin parazitin yabani hayvanlar yoluyla yayılması olduğunu belirtiyor.

Irak’ta Sulama Sistemlerinin Geliştirilmesi ve Tarım Planının Genişletilmesi İstendi
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak’ta Sulama Sistemlerinin Geliştirilmesi ve Tarım Planının Genişletilmesi İstendi

Irak Ulusal Devlet Güçleri İttifakı Başkanı Ammar el-Hekim, Su Kaynakları Bakanı Müsenna et-Temimi ile Bağdat’ta yaptığı görüşmede sulama sistemlerinin geliştirilmesi ve modern yöntemlerin kullanılması çağrısında bulundu. Görüşmede Irak’taki su kaynaklarının mevcut durumu ve tarımsal üretimi desteklemek için değerlendirilmesi ele alındı. Hekim ayrıca ülke genelindeki su depolama ve kontrol sistemlerinin geliştirilmesini, tarım planının genişletilerek daha fazla alanın üretime dahil edilmesini istedi. Çiftçilere ilgi gösterilmesi, yerel yönetimlerle iş birliği yapılması ve tarımsal zararlıların yayılmasının önlenmesi gerektiğini belirtti.

Geç Kesilen Silajda Fermantasyon İçin Şeker Düzeyi Önem Taşıyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Geç Kesilen Silajda Fermantasyon İçin Şeker Düzeyi Önem Taşıyor

İki ay süren kuraklığın ardından gübre uygulamasının gecikmesi, silaj hasadının da gecikmesine yol açtı. Çiftliklerdeki silajın önemli bölümü eylül ortasından sonra biçildi; kuraklık sonrası çimlerin hızla büyümesi ve hasat sırasında gün ışığının azalması nedeniyle bu silajın kalitesinin görece düşük olduğu belirtildi. İyi fermantasyon için biçim sırasında şeker oranının %3’ün üzerinde olması ideal görülüyor. Ancak bu hedefe eylül ortası ve sonlarında, özellikle ekimde biçilen silajda ulaşmanın çok zor olabildiği aktarıldı. Glikoz gibi şekerler bakterilerce parçalanarak fermantasyonda önemli rol oynayan laktik asidi oluşturuyor.