ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

317 haber · Sayfa 3

Ontario'da Mısır Tarlalarında Otonom Azot Robotları Test Ediliyor
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Ontario'da Mısır Tarlalarında Otonom Azot Robotları Test Ediliyor

Kanada'nın Ontario eyaletindeki Schaus Land and Cattle Company, mısırda azot kullanımını azaltırken verimi koruma veya artırma potansiyelini değerlendirmek için otonom azot uygulama robotlarını test ediyor. Ken Schaus, Bruce County'deki çiftliğinde iki Upside Robotics Gen 5 robotunu büyüme sezonu boyunca kullanarak teknolojinin azot verimliliği, kârlılık ve sürdürülebilirliğe katkısını inceliyor. Bruce ve Grey ilçelerinde faaliyet gösteren 4.000 akrelik aile işletmesindeki ilk yıl denemesi 85 akreyi kapsıyor. Bunun 65 akresinde robotlar, 20 akresinde ise işletmenin geleneksel gübreleme programı kullanılıyor. Robotlar, mısır sıraları arasında daha küçük miktarlarda besin uyguluyor; merkezi istasyona dönerek otomatik biçimde dolum ve şarj oluyor. İşletmenin gübre ve kompost kullanımı, mısırın ne kadar azota ne zaman ihtiyaç duyduğunun belirlenmesini önemli bir yönetim konusu haline getiriyor. Schaus, robotlu alanlarda güçlü kök gelişimi, sağlıklı yaprak örtüsü ve sezon sonuna kadar canlı büyüme gözlemlediğini, geleneksel uygulamadaki bazı bitkilerde görülen azot eksikliği belirtilerine robotlu alanlarda rastlamadığını belirtiyor. Hasatta verimler karşılaştırılacak ve mısırın önemli bölümü sığır rasyonlarında kullanıldığı için nişasta testi yapılacak. Schaus ayrıca, besin zamanlamasının fark yaratabileceği alanlarda üretimin akre başına 15-20 bushel artabileceğini düşünüyor.

Rusya, Tahıl İhracatı İçin İlk Kez Arktik Rotayı Kullanıyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıl İhracatı İçin İlk Kez Arktik Rotayı Kullanıyor

Rusya, Karadeniz üzerinden tarımsal ticaretin bloke olmasının ardından tahıl ihracatı için İkinci Dünya Savaşı döneminden kalan Arktik deniz rotasına ilk kez başvurdu. Murmansk ticari limanı ve Demetra Holding, kilit tarım bölgelerinden gelen 3.400 tonluk ilk tahıl yükünün bir gemiye yüklenmekte olduğunu açıkladı. Rusya ve Ukrayna’nın temmuzda başlayan yeni tahıl pazarlama sezonundan bu yana limanlara ve gemilere yönelik karşılıklı saldırıları, Karadeniz üzerinden tarımsal ticaretin durmasına yol açtı. Rusya, Orta Doğu ve Asya’daki müşterilerini korumak için ihracatını Baltık Denizi limanlarına yönlendirmeyi denedi; güneydeki verimli bölgelerden demiryolu taşımacılığını sübvanse etti ve Arktik rotaları değerlendirdi. Moskova’nın yaklaşık 2.000 kilometre kuzeyinde, Norveç sınırı yakınında bulunan Murmansk’a tarafsız sulardan erişilebiliyor. Liman, İkinci Dünya Savaşı sırasında Müttefik konvoyları tarafından Sovyetler Birliği’ne mal taşımak için kullanılmıştı. Deniz taşımacılığı verileri ve bir piyasa kaynağına göre, Murmansk’tan Fas’taki Kazablanka limanına yaklaşık 28.000 ton buğday taşıyacak bir geminin yüklenmesi bekleniyor. Rusya’nın Baltık Denizi limanları eylülde 1,2 milyon ton tahıl elleçledi; bu miktar deniz yoluyla yapılan toplam tahıl ihracatının %60’ından fazlasına karşılık geldi. Şirketler, tahıl elleçlemek için gübre ve kömür terminallerini dönüştürdü. Kremlin’deki bazı yetkililer bölgedeki NATO üyesi Avrupa ülkelerinin olası düşmanca eylemlerinden kaynaklanabilecek riskler konusunda uyarırken, Avrupa hükümetleri Rusya’nın doğrudan müdahale suçlamalarını reddetti. Türkiye, Rusya’dan tahıl ithal eden bir ülke olarak Karadeniz’de ateşkes ve taşımacılığın yeniden başlaması için yürütülen çabalara öncülük etti. Türkiye ve Birleşmiş Milletler, Ukrayna tahılının güvenli ihracatını amaçlayan Karadeniz Tahıl Girişimi’nin arabuluculuğuna katkı verdi. Rusya 2023’te anlaşmadan çekildi ve yeni bir Karadeniz tahıl anlaşmasıyla artık ilgilenmediğini açıkladı.

Polonya’da Krizantemlerin Azizler Günü Geleneğindeki Yeri
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Krizantemlerin Azizler Günü Geleneğindeki Yeri

Polonya’da krizantemler, ekim sonu ile kasım başında mezarlıkları ziyaret etme geleneğinin en tanınan simgeleri arasında yer alıyor. Azizler Günü ve Ölüler Günü döneminde mezarları süslemek için yapay çiçekler de kullanılsa da canlı krizantemler, kesme çiçek veya saksı formunda daha çok tercih ediliyor. Bitkinin sonbaharda çiçek açması, dayanıklılığı ve uzun süre dekoratif görünümünü koruyabilmesi bu tercihte etkili oluyor. Krizantemlerin kökeni başta Çin ve Japonya olmak üzere Doğu Asya’ya uzanıyor. Bu bölgelerde yüzyıllardır süs ve şifalı bitki olarak değerlendirilen krizantemler, uzun ömür, huzur ve sonbaharla ilişkilendiriliyor; Japonya’da ise imparatorluk simgesi olarak kabul ediliyor. Avrupa’ya 18. yüzyılda ulaşan bitki, zamanla süs bitkisi olarak yaygınlaştı. Krizantemlerin mezarlık çiçeği olarak görülmesi ise başlangıçtan beri var olan bir özellik değil, yerel geleneklerin gelişmesiyle zaman içinde oluştu. Beyaz, sarı, mor, bordo ve pembe çeşitlerin yanı sıra farklı çiçek biçimleri ve renkleri, mezar süslemelerinin kişisel tercihlere göre hazırlanmasına olanak sağlıyor. Krizantem üretimi birçok bahçe işletmesinin sonbahar faaliyetlerinde önemli yer tutarken, Azizler Günü öncesi dönem bazı üreticiler için yılın en önemli satış zamanlarından biri oluyor. Uygun zamanda çiçek açmaları için dikim tarihi, çeşit seçimi, çiçeklenmenin yönlendirilmesi, gübreleme ve sulamanın planlanması gerekiyor. Suchorączek’ten üretici Monika Fryziak, olağanüstü sıcak sonbaharın etkisiyle satışların yıllardır görülmeyen en yüksek düzeye ulaştığını belirtiyor. Fryziak’ın işletmesinde saksı krizantemleri 30-40 zloti arasında satılıyor ve yapay aranjman satışının tamamen durduğu ifade ediliyor. Jastrzębie’den Agnieszka Krasucka ise üretimin haziran başında başlayıp Azizler Günü’nden önceki son günlere kadar sürdüğünü, çiçeklenmeyi doğru zamana denk getirmenin deneyim gerektirdiğini aktarıyor.

Dünya Bankası Enerji ve Gıda Fiyatlarında Yeni Artış Öngördü
Görsel kaynağı: Republika · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası Enerji ve Gıda Fiyatlarında Yeni Artış Öngördü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası, küresel enerji fiyatlarının bu yıl %32 artmasını bekliyor. Kurum, nisanda açıkladığı %24’lük tahmini yukarı yönlü revize ederken Avrupa’da doğal gaz fiyatlarının, azalan sıvılaştırılmış doğal gaz teslimatlarının etkisiyle yaklaşık %60 yükselebileceğini bildirdi. Enerji fiyatlarının 2027 ve 2028 yıllarında ise yaklaşık %11,5 gerilemesi öngörülüyor. Petrol arzının bu yıl %5,2 azalması bekleniyor. Dünya Bankası, 2020’deki resesyon hesaba katılmadığında bu düşüşün son 40 yılın en büyük arz daralması olabileceğini belirtiyor. Üretimdeki gerilemeye rağmen Brent petrolünün ortalama fiyatının varil başına 92 dolar seviyesinde kalacağı tahmin ediliyor. Talebin %2,5 azalmasının, fiyatların daha da yükselmesini sınırlayacağı ifade ediliyor. Gübre fiyatlarının bu yıl %14 artması beklenirken, fiyatların 2027’de %12,4, 2028’de ise %8,2 düşeceği öngörülüyor. Gıda hammaddeleri fiyatlarının bu yıl %10’dan, 2027’de %7’den fazla yükselmesi; 2028’de ise %5,2 gerilemesi bekleniyor. Dünya Bankası, böyle bir görünümün 2010’ların başındaki krize benzer bir gıda krizine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Kurum, Orta Doğu’daki çatışmanın tırmanması veya Rusya’nın petrol altyapısındaki hasarın büyümesi halinde enerji, gıda ve metal fiyatlarındaki baskının artabileceğini belirtti. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve ticaretteki aksaklıkların enflasyonu körüklediğini, gıda arzını tehdit ettiğini ve ekonomik büyümeyi yavaşlattığını söyledi. Metal fiyatlarının bu yıl %25, değerli metal fiyatlarının ise %40 artabileceği tahmin ediliyor.

Yunanistan’ın Serres Bölgesinde Yer Fıstığında Verim Arttı, Türkiye’den Çeşit Deneniyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber

Yunanistan’ın Serres Bölgesinde Yer Fıstığında Verim Arttı, Türkiye’den Çeşit Deneniyor

Yunanistan’ın Serres bölgesinde yer fıstığı hasadı 22 Eylül’de başladı ve çok geç gelişen birkaç tarla dışında büyük ölçüde tamamlandı. Livadochori’den üretici İsaak Kellidis, bu sezon tarlalarında ortalama verimin dekar başına 400-450 kilogram olduğunu söyledi. Yer fıstığı için kilogram başına 1,10 avro fiyat konuşulduğunu belirten Kellidis, mevcut verim düzeyi dikkate alındığında bu fiyatı tatmin edici bulduğunu ifade etti. Üreticinin verdiği bilgilere göre gübre, bitki koruma ürünleri, akaryakıt ve işçilik maliyetlerindeki artışlar, harman giderleriyle birlikte toplam üretim maliyetini dekar başına 320 avroya yükseltti. Serres’in küçük taneli yerel çeşidi kilogram başına 1,70 avrodan satılıyor; ancak veriminin dekar başına 250 kilogramı aşmaması nedeniyle üreticiler tarafından daha az tercih ediliyor. Kellidis, bu çeşitte ekonomik sonuç alınabilmesi için fiyatın kilogram başına en az 2 avro olması gerektiğini belirtti. Mavrolofos-Draviskos’ta üretici Hristos Aivatoglou da sezonun iyi ilerlediğini ve verimlerin tarlaya göre dekar başına 350-700 kilogram arasında değiştiğini aktardı. Ancak geçen yıl harman dönemindeki şiddetli yağışların üretimde yol açtığı zarar, bu yıl Serres’te daha az alan ekilmesine ve bazı çiftçilerin başka ürünlere yönelmesine neden oldu. Bölgede çoğaltım materyali sorununa çözüm bulmak amacıyla yeni çeşitler de deneniyor. Türkiye’den getirilen bir yer fıstığı çeşidinin daha yüksek verim potansiyeli gösterdiği, ancak bölgede hâlihazırda yetiştirilen çeşitlerden yaklaşık 20 gün daha geç olgunlaştığı bildirildi. Üreticiler ayrıca tohum getiren iki Yunan şirketiyle çözüm arayışını sürdürüyor.

Danimarka’da Gübreleme Yasasıyla 2027’de Emisyon Temelli Model Başlıyor
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da Gübreleme Yasasıyla 2027’de Emisyon Temelli Model Başlıyor

Danimarka Parlamentosu, gübreleme yasası L5’i 3 Eylül’de 119’a karşı 34 oyla kabul etti. Mevcut tarla düzenlemesinin yerini 2027’den itibaren emisyon temelli bir model alacak. Yeni sistemde, tek tek işletmeler için hesaplanan azot sızıntısı ile azotun kıyı sularına taşınması daha fazla dikkate alınacak. Düzenleme, Agillix’in Brønderslev, Aalborg ve Hobro’da düzenlediği toplantılarda ele alındı. Agillix Başkanı Carl Chr. Pedersen, yeşil üçlü ortaklık çalışmalarının yerel çözümlere dönmesi gerektiğini savundu. Kuruluşa göre düzenlemelerin, farklı bölgelerdeki su koşullarını ve azot dışındaki etkileri yeterince dikkate alıp almadığı konusunda soru işaretleri bulunuyor. Agillix, Nibe Bredning’deki deniz çayırı alanının 2012-2014 arasında 22’den 65 kilometrekareye çıktığını bildirdi. Kuruluş, bu artışın bir arıtma tesisinin kapatıldığı, ancak tarımsal azot emisyonunun değişmediği dönemde gerçekleştiğini belirtti ve Halkær Bredning’de de benzer bir gelişmeye işaret etti. Bu örnekler, su ortamındaki değişimlerin yalnızca tarımsal azot düzenlemesiyle açıklanamayabileceği görüşünü desteklemek için kullanıldı. Agillix ayrıca tarımın yıllık azot emisyonunun 1987’deki ilk su çevresi planından bu yana 260.000 tondan 2025’te 55.000 tona gerilediğini ve bunun yaklaşık %79’luk düşüş olduğunu açıkladı. Skagerrak’a su taşıyan işletmeler için düzenlemenin, bölgedeki su kütlesinin artık iyi ekolojik durumda değerlendirilmemesi nedeniyle sıkılaştığı belirtildi. Agillix, ölçüm ve modellerin belirsizliklerinin yanı sıra komşu ülkelerle koordinasyon ihtiyacının da dikkate alınmasını istiyor.

Dünya Bankası: Küresel Gıda Fiyatları 2025-2027 Döneminde %18 Artabilir
Görsel kaynağı: Biznisinfo · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası: Küresel Gıda Fiyatları 2025-2027 Döneminde %18 Artabilir

Dünya Bankası, küresel gıda fiyatlarının 2025-2027 döneminde %18 artabileceğini öngördü. Kurum, tahminin çatışmaların yol açtığı tedarik kesintileri ve iklim olayı El Niño'nun beklenen etkilerine dayandığını belirtti. Kurumun tahminlerine göre enerji fiyatları 2026'da %32 yükselebilecek, ardından 2027'de kısmen gerileyebilecek. Brent petrolünün ortalama varil fiyatının 2025'teki 69 dolardan, kaynak metninde yılı açıkça belirtilmeyen “bu yıl” döneminde 91 dolara çıkıp 2027'de 79 dolara düşmesi bekleniyor. Bu senaryo, Orta Doğu'daki savaşın 3 Kasım'daki ABD Kongre seçimlerinden sonra sürmeyeceği varsayımına dayanıyor. Çatışmanın devam etmesi halinde Brent petrolünün 2027'de varil başına 105 dolara ulaşabileceği ve gıda fiyatlarının temel senaryoya göre %12 daha artabileceği ifade edildi. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasasının aynı anda birkaç büyük şoktan etkilendiğini ve bunun gıda arz güvenliği açısından sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Dünya Bankası ayrıca gübre fiyatlarının 2026'da %14 artarak 2027'de 2025 seviyesine dönmesini bekliyor. Metal fiyatları %25, değerli metal fiyatları ise jeopolitik ve ekonomik belirsizlik nedeniyle %40'a kadar yükselebilir.

İtalya’da Çiftçi, Yedi Başaklı Antik Buğdayı Yeniden Yetiştirdi
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Çiftçi, Yedi Başaklı Antik Buğdayı Yeniden Yetiştirdi

İtalya’nın kuzeyindeki Parma çevresinde çiftçilik yapan Claudio Grossi, 1990’ların başında tavan arasında bulduğu eski bir tohum çuvalını yeniden ekti. Tohumların kuru ve çatlamış olması nedeniyle filizlenmelerini beklemeyen Grossi, onları bir gübre yığınının üzerine serpti. Ancak tohumlar filizlendi ve birkaç buğday çeşidi ortaya çıktı. Bunlardan biri, yaklaşık 1,8 metreye ulaşan bitkileri ve tek sap üzerinde bir uzun merkezî başağın çevresindeki altı kısa başağıyla dikkat çekti. Grossi, bitkinin görünümünü İncil’de anlatılan, tek sap üzerinde yedi dolgun başağın bulunduğu rüyaya benzetti. Daha sonra buğdayın Triticum turgidum türüne ait olduğu ve İngiliz buğdayı ya da pulard buğdayı olarak bilindiği belirlendi. Kaynakta bu türün köken bölgeleri arasında günümüz Türkiye’si ve Mısır’ın yanı sıra Akdeniz’in başka kesimleri gösteriliyor. Tarihsel kayıtların, bu buğdayın geçmişte İtalya’da da yetiştirildiğine işaret ettiği; ancak çiftçilerin daha yüksek verimli ticari çeşitlere yönelmesiyle üretimin gerilediği aktarılıyor. Grossi, buğdayı çiftliğinde yetiştirmeyi sürdürerek ona İtalyanca “grano del miracolo”, yani “mucize tahıl” adını verdi. Bitkinin kurak koşullarda ticari çeşitlerden daha iyi dayandığı, uzun saplarının yabancı otları gölgelediği ve yoğun gübre ile herbisit kullanımına daha az ihtiyaç duyduğu belirtildi. Bununla birlikte yüksek saplar güçlü rüzgâr, şiddetli yağış ve dolu karşısında yatabiliyor. Tanelerin modern çeşitlere göre daha fazla fosfor ve demir, daha düşük glüten içerdiği; bu undan hazırlanan hamurun ise daha zor kabardığı ve ekmeğin yoğun, cevizimsi bir tada sahip olduğu aktarıldı.

Dünya Bankası, 2026'da Enerji ve Emtia Fiyatlarında Rekor Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası, 2026'da Enerji ve Emtia Fiyatlarında Rekor Artış Bekliyor

Dünya Bankası, ABD ile İran arasındaki savaşın sürmesi halinde 2026'da enerji ve emtia fiyatlarında rekor yükseliş bekliyor. Banka, enerji fiyatlarının üç yıllık düşüşün ardından bu yıl %32 artacağını, 2027'de ise istikrar kazanacağını öngördü. Brent petrolünün ortalama varil fiyatının 2025'teki 69 dolardan 2026'da 91 dolara çıkması, 2027'de 79 dolara gerilemesi bekleniyor. Rapora göre genel emtia fiyatları 2026'da %23 artabilir. Gıda emtia fiyatlarında ise bu yıl %10, gelecek yıl %7 artış ve toplamda %18'lik yükseliş öngörülüyor. Tahminlerde savaşın etkileri, petrol stoklarının azalması, tahıl sevkiyatlarındaki aksamalar ve El Niño'nun mahsuller üzerindeki etkileri gerekçe gösteriliyor. Temel senaryo, mevcut çatışmalarda büyük bir tırmanma yaşanmayacağı varsayımına dayanıyor. Böyle bir tırmanma halinde Brent petrolünün ortalama fiyatı 105 dolara ulaşabilir ve gıda emtia fiyatlarındaki artış %12'ye çıkabilir. Dünya Bankası ayrıca 2026'da küresel petrol arzının %5,2, tüketimin ise %2,5 azalmasını bekliyor. Gübre fiyatlarında %14, metal fiyatlarında %25, değerli metallerde ise %40 artış öngörülüyor.

Dünya Bankası: Gıda Fiyatları 2025-2027 Arasında %18 Artabilir
Fotoğraf: WANG Zhao / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası: Gıda Fiyatları 2025-2027 Arasında %18 Artabilir

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası, gıda fiyatlarının 2025-2027 arasında %18 artmasını bekliyor. Kurumun emtia piyasalarına ilişkin tahminlerine göre yükselişte, çatışmaların yol açtığı tedarik güçlükleri ile bu kış beklenen olağanüstü El Niño etkili olacak. Banka, enerji fiyatlarının da bu yıl %32 artacağını, ardından 2027'de kısmen gerileyeceğini öngörüyor. Enerji fiyatlarındaki yükselişin önemli nedenlerinden biri Orta Doğu'daki çatışma olarak gösteriliyor. Brent petrolünün ortalama fiyatı 2025'te 69 dolardan bu yıl 91 dolara çıktı. Dünya Bankası, İsrail ve ABD'nin İran'a karşı şubatta başlattığı çatışmanın ABD'deki ara seçimlerin ardından yeniden başlamaması koşuluyla Brent'in gelecek yıl ortalama 79 dolara gerilemesini bekliyor. Çatışmanın yeniden başlaması halinde ise Brent fiyatının 2027'de ortalama 105 dolara çıkabileceği ve gıda fiyatlarının medyan senaryoya göre %12 daha artabileceği belirtiliyor. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasasının aynı anda birden fazla büyük şoktan etkilendiğini ve bunun gıda güvenliği açısından risk oluşturduğunu söyledi. Kose, önceliğin en yoksul nüfusun korunmasına ve ağır borç yükü taşıyan düşük gelirli ülkelere destek verilmesine ayrılması gerektiğini belirtti. Enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle küresel petrol talebinin bu yıl %2,5 düşmesi, petrol sevkiyatlarının ise %5,2 gerilemesi bekleniyor. Gübre fiyatlarının bu yıl %14 artmasının ardından 2027'de 2025 seviyelerine dönmesi, metal fiyatlarının ise 2026'da %25 yükselmesi öngörülüyor.

Dünya Bankası Gıda Fiyatlarında 2026 İçin %10 Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: Bangkok Post · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası Gıda Fiyatlarında 2026 İçin %10 Artış Bekliyor

Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasalarının aynı anda birçok büyük şokla karşı karşıya olduğunu belirtti. Kurumun Emtia Piyasaları Görünümü raporuna eşlik eden açıklamaya göre yüksek enerji maliyetleri ve ticaretteki aksamalar, geniş bir emtia grubunda fiyatları artırarak enflasyon, gıda güvensizliği ve ekonomik büyüme üzerindeki baskıyı artırıyor. Dünya Bankası, gıda fiyatlarının 2026'da %10, sonraki yıl ise %7 yükselmesini bekliyor. Raporda, gıda fiyatlarındaki artış beklentisinin çatışmalardan etkilenen tahıl tedarik hatları, aşırı El Niño'nun yol açabileceği hava olayları ile yüksek yakıt ve gübre fiyatlarıyla bağlantılı olduğu belirtildi. El Niño'nun gıda üreticileri açısından birçok bölgede sel, kuraklık ve sıcaklık stresini artırması bekleniyor. Enerji fiyatlarının bu yıl %32 artmasının, ardından 2027'de yavaşlamasının öngörüldüğü bildirildi. Bu tahmin, İran ve Ukrayna'daki çatışmaların şiddetlenmemesi koşuluna bağlandı. Küresel petrol arzının da Orta Doğu ile Rusya-Ukrayna savaşlarının etkisiyle 2026'da %5,2 azalması bekleniyor. Bu düşüş, pandemi dönemi dışında kırk yılı aşkın sürenin en büyüğü olarak değerlendiriliyor. Dünya Bankası, güçlü bir El Niño'nun ortaya çıkması, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Karadeniz'deki tahıl sevkiyatlarına yönelik saldırıların yoğunlaşması veya İran savaşı nedeniyle enerji fiyatlarının yeniden sıçraması halinde gıda krizi yaşanabileceği uyarısında bulundu. Bu risklerin birlikte gerçekleştiği olumsuz senaryoda Brent petrolünün 2027'de varil başına ortalama 105 dolara, gıda emtia fiyatlarının ise temel tahminin %12 üzerine çıkabileceği ve 2022 seviyesini aşabileceği belirtildi. Kose, önceliğin en yoksul insanları korumak ve ağır borç yükleriyle mücadele eden düşük gelirli ülkeleri desteklemek olması gerektiğini söyledi.

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı

Çin, her yıl 460 milyon mu’dan (30,67 milyon hektar) fazla tarım arazisini kapsayan 300 binden fazla tarım dronuyla dünyanın en büyük tarım drone filosuna sahip. CCTV News’e göre daha önce ağırlıklı olarak ilaçlamada kullanılan dronlar artık ürün koşullarını izlemek, tarımsal girdileri ve hasat edilmiş ürünleri taşımak için de kullanılıyor. Sektör verilerine göre bitki koruma dronları, el işçiliğine kıyasla operasyonel verimliliği 20 kattan fazla artırıyor. Bu ekipmanlar su kullanımını %50’den fazla azaltırken pestisit tüketimini %20-40 düşürüyor. Tarım dronları, Çin genelindeki bitki koruma çalışmalarında kullanılan başlıca teknik ekipman türü haline geldi. Zhejiang eyaletinin Taizhou kentine bağlı Huangyan ilçesindeki Guan’ao Köyü’nde bir kooperatif, su bambusu tarlalarında 500 mu alandaki ilaçlama ve gübrelemeyi dronlarla tek günde tamamlıyor. Kooperatif, her ilaçlama seansında yaklaşık 5.000-6.000 yuan, yıllık işçilikte ise 30.000-40.000 yuan tasarruf sağlıyor. Renmin Üniversitesi’nden Zhou Li’ye göre kentleşmenin kırsal işgücü yapısını değiştirmesi, ücretleri yükseltmesi, düşük irtifa ekonomisine yönelik politika desteği ve yerli üreticilerin maliyetleri azaltması bu yayılımı hızlandırıyor. Dronların kullanımı meyve bahçeleri, çaylıklar, örtü altı üretim, engebeli ve dağlık alanlar ile büyük makinelerin ulaşmakta zorlandığı parçalı arazilere de yayılıyor. Taşımacılık, tozlaşma, tohum saçma ve tarla izleme gibi alanlarda kullanılan dronlar, Çin’in daha geniş akıllı tarım dönüşümünün bir parçası olarak robotlar ve akıllı sulama sistemleriyle birlikte devreye giriyor. Ülkede 2021-2025 döneminde tarım bilim ve teknoloji ilerlemesinin katkı oranı %64’ü, geliştirilmiş çeşitlerin kapsama oranı %96’yı aştı; kapsamlı mekanizasyon oranı %76,7’ye ulaştı.

Arkansas'ta Çiftçiler, Artan Girdi Maliyetleriyle Rekor İflas Dalgasıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Farm Progress · Özgün haber
Veri haberi

Arkansas'ta Çiftçiler, Artan Girdi Maliyetleriyle Rekor İflas Dalgasıyla Karşı Karşıya

Arkansas'ta çiftçiler, yükselen girdi maliyetlerinin etkisiyle rekor düzeyde bir iflas dalgasıyla karşı karşıya. Farm Progress America'ya göre artan akaryakıt ve gübre maliyetleri, eyaletteki çiftlikleri iflasa sürüklüyor. İflas oranının diğer tüm eyaletlerdekilerin iki katına çıktığı belirtilirken, en ağır etkilenen üreticilerin pirinç ve mısır yetiştiricileri olduğu aktarılıyor.

Dünya Fosforlu Gübre Fiyatları 2026 Başından Bu Yana %25 Arttı
Görsel kaynağı: Lenta.ru · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Fosforlu Gübre Fiyatları 2026 Başından Bu Yana %25 Arttı

Dünya fosforlu gübre fiyatları 2026 başından bu yana %25 arttı. TASS’ın Euler analitik şirketinin verilerine dayandırdığı habere göre, artışın başlıca nedenlerinden biri gübre üretiminde kullanılan kükürdün ocak ayından bu yana yaklaşık %80 pahalanması oldu. Uzmanlara göre kükürt, diamonyum fosfat üretiminde kullanılan hammaddenin maliyetinin neredeyse yarısını oluşturuyor. Orta Doğu’daki savaşın Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik akışı kesmesi, küresel kükürt arzında açığa ve fosfat fiyatlarında hızlı yükselişe yol açtı. FAO Başekonomisti Maximo Torero, bu ürünler için alternatif boru hattı güzergâhları ve benzer ölçekte uluslararası stratejik rezervler bulunmadığını belirterek savaşın uzamasının dünya gıda piyasasını etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Mari Energies ve Engro Fertilizers Çiftçiler İçin Mutabakat Zaptı İmzaladı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Mari Energies ve Engro Fertilizers Çiftçiler İçin Mutabakat Zaptı İmzaladı

Lahor’da Mari Energies Limited ile Engro Fertilizers Limited, çiftçilerin kaliteli tarımsal girdilere ve dengeli besin kullanımına erişimini geliştirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşma, bu yolla ürün verimi ve çiftçi gelirlerinin desteklenmesini, tarımsal girişimlerin yanı sıra toplum kalkınması çalışmalarının yürütülmesini öngören bir çerçeve oluşturuyor. İşbirliği, Mari Energies’in faaliyet alanlarındaki toplum kalkınması deneyimini Engro Fertilizers’ın tarım uzmanlığıyla birleştiriyor. Şirketler, çiftçiler ve yerel topluluklar için programları ortaklaşa planlama, uygulama ve gözden geçirme konusunda anlaştı. Tarımsal çalışmaların odağında kaliteli girdilere erişimin artırılması ve bilinçli besin yönetimi uygulamalarının teşvik edilmesi bulunuyor. Ortaklığın kapsamına eğitim, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) öğrenimi, mesleki eğitim, gençlerin istihdam edilebilirliği, sağlık hizmetleri ve çevresel sürdürülebilirlik de dahil edildi. Spor, kültür ve liderlik programları da kapsamda yer alıyor. Mari Energies Genel Müdürü ve Üst Yöneticisi Faheem Haider, girişimin şirketin eğitim, sağlık, sürdürülebilir geçim kaynakları ve altyapı alanlarındaki mevcut çalışmalarına dayanacağını belirtti. Şirketler, ortak planlama ve program değerlendirmeleriyle ölçülebilir sonuçlara ulaşmayı hedefliyor.

Fas'ta Yüksek Üretim Maliyetleri Çiftçileri Sürüme Başlamaktan Uzaklaştırıyor
Görsel kaynağı: Le360 · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Yüksek Üretim Maliyetleri Çiftçileri Sürüme Başlamaktan Uzaklaştırıyor

Fas'ta çiftçiler, önceki tarım sezonunun ardından yaşanan piyasa sorunları ve düşük ürün fiyatları nedeniyle yeni sürüme başlamaktan kaçınıyor. Assabah gazetesinin haberine göre, geçen yılki olağanüstü yağışlı sezona rağmen hektar başına kârlılık neredeyse sıfıra indi. Yüksek üretim giderleri ile düşük satış fiyatlarının birleşmesi, üreticilerin ekim kararını olumsuz etkiliyor. Bir çiftçi, makarnalık ve ekmeklik buğday çeşitlerinin tohumlarını kilogram başına yaklaşık 5 dirheme aldıklarını, hasat sonrasında tahılların satış fiyatının ise 2 dirhemi aşmadığını belirtti. Bazı üreticilerin daha düşük fiyatlara satış yaptığı aktarılırken, piyasa fiyatlarının bakanlık tarafından sınırlandırılması da önceki sezonun sorunları arasında gösterildi. Sürüm maliyetleri yakıt fiyatlarının yanı sıra tohum, gübre ve pestisit giderlerindeki artışla yükseldi; bu girdilerin fiyatlarının son üç yılda rekor seviyelere ulaştığı bildirildi. İşçilik pahalılaşırken traktör, pulluk, mibzer, ilaçlama makinesi ve biçerdöver gibi ekipmanların yetersiz kaldığı belirtildi. Bazı çiftçiler tahıl, zeytin ve narenciye ürünlerini hasat edemezken, üreticiler özellikle yakıt giderini azaltacak yardımlar bekliyor.

İtalyan Çiftçiler Roma’da Yüksek Motorin Maliyetini Protesto Etti
Görsel kaynağı: Il Fatto Quotidiano · Özgün haber
Veri haberi

İtalyan Çiftçiler Roma’da Yüksek Motorin Maliyetini Protesto Etti

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Crotone’den gelen tarım üreticileri ile Puglia ve Calabria’dan 100’den fazla çiftçi, Roma’da Temsilciler Meclisi’nin bulunduğu Montecitorio önünde gösteri yaptı. Üreticiler yüksek tarım motorini maliyetini, artan üretim giderlerini ve yabancı tarım ürünleriyle rekabeti protesto ederken hükümetten bir yetkiliyle görüşmek istediklerini, ancak taleplerinin tamamen görmezden gelindiğini söyledi. Movimento Popolare Nazionale temsilcisi Giancarlo Greco, İtalyan tarımının ulusal ve Avrupa piyasalarında rekabet gücünü yitirdiğini savundu. Greco, bir litre zeytinyağının üretiminin en az 6,50 avroya mal olduğunu, Tunus zeytinyağının ise 4 avronun altında piyasaya girdiğini belirtti. Göstericilerden biri, tarım motorinine litre başına 0,80 avro ve dağıtıcıda 1,60 avro tavan fiyat uygulanmasını önerdi.

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor

Dünya ve Avrupa piyasalarında azotlu gübre fiyatları yükselirken tahıl fiyatları geriliyor. Bu gelişme, gübre maliyeti ile ürün geliri arasındaki makası çiftçiler aleyhine açıyor ve gübre alımını zorlaştırıyor. Avrupa’da doğal gaz fiyatının yaklaşık 100 avro/MWh’ye çıkarak dört yılın en yüksek seviyesine ulaşması, bölgede üretilen azotlu gübrelerin maliyetini de yukarı çekiyor. Küresel üre piyasasında Mısır ve Hindistan kaynaklı gelişmeler de Avrupa tedarikini pahalılaştırıyor. Mısır’da üre fiyatı ekim sonunda bir hafta içinde yaklaşık 467 dolardan 535 dolar/tona yükseldi; bu artış Avrupa’ya teslimat maliyetini yaklaşık 60 avro/ton artırdı. Hindistan’ın son alım ihalesinde talep edilen 1,7 milyon tonun yalnızca 410 bin tonu sipariş edildi. İhracatçıların teklif edilen fiyatları düşük bulması nedeniyle Hindistan’ın ihtiyacının önemli bölümü karşılanmadı. Baltık limanlarında üre fiyatı 680 avro/tona çıktı ve ekim ayında 25 avro/ton arttı. Kalsiyum amonyum nitratın (KAS) fiyatı da yaklaşık 10 avro yükselerek 470 avro/tona ulaştı. Avrupa’daki gaz depolarının kış başında yaklaşık %70, Almanya’dakilerin ise %61 dolu olması ve Orta Doğu’dan sıvılaştırılmış doğal gaz akışlarının gergin seyretmesi, üreticilerin hareket alanını sınırlıyor. Buna karşın, alıcı sayısının düşük olması tedarik sıkışıklığının henüz fiyatlara tam yansımamasını sağlıyor. Kaynağa göre kış sonrasında alımlar yeniden hızlanırsa fiyat baskısı artabilir. DAP fosfor gübresi Baltık limanlarında 910 avro/tonda sabit kalırken, amonyum sülfatta yeni sevkiyatların vergiler ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na tabi olması fiyat düşüşü ihtimalini sınırlıyor.

Hollanda’da Kuş Gribi Görülen Çiftlikte 45.000 Tavuk İtlaf Edilecek
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Kuş Gribi Görülen Çiftlikte 45.000 Tavuk İtlaf Edilecek

Hollanda’nın Groningen eyaletindeki Lutjegast’ta bir kümes hayvanı çiftliğinde kuş gribi tespit edilmesinin ardından 45.000 yumurtacı tavuğun itlaf edilmesine karar verildi. Tarım Bakanlığı, bunun ülkede temmuzdan bu yana bildirilen ilk salgın olduğunu açıkladı. Virüsün yayılmasını önlemek için çiftliğin 10 kilometrelik çevresinde taşıma yasağı getirildi. Groningen ve Friesland’ın bazı kesimlerine uzanan kısıtlı bölgede kuş, yumurta, gübre ve kullanılmış altlık taşınamıyor; alan 21 tarım işletmesini kapsıyor. Bakanlık, şu aşamada ülke çapında veya bölgesel kapatma gerekmediğini bildirdi.

Gürcistan’da Patates Üreticileri Düşen Fiyat ve Artan Maliyetlerle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Patates Üreticileri Düşen Fiyat ve Artan Maliyetlerle Karşı Karşıya

Gürcistan’da patates hasadının sürdüğü dönemde yerel ürün arzının artması, üreticilerin satış fiyatlarını aşağı çekti. Üretici İlia Kavrelişvili, özellikle Ahalkalaki bölgesi ile Ahalsihe’de hasat nedeniyle piyasaya daha fazla ürün geldiğini ve patatesin üretim maliyetinin altında satıldığını söyledi. Kavrelişvili’ye göre bu durum, birçok çiftçi için sezonu ciddi bir finansal risk haline getiriyor. Gürcistan’ın 2026’nın ilk dokuz ayındaki patates ihracatı 5,1 milyon dolar ve 19,4 bin ton olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde ihracat 26,7 milyon dolar ve 79,2 bin tondu; böylece ihracat değeri %80,9, miktarı %75,5 geriledi. Patates ithalatı da aynı dönemde %35,2 değer ve %59,2 miktar düşüşüyle 2,8 milyon dolar ve 4 bin tona indi. Kavrelişvili, hasat döneminde yerel arzın yükselmesinin ithalata olan talebi azalttığını, yağışlı hava nedeniyle bazı patateslerin ıslak ve çamurlu hale gelmesinin de satışı zorlaştırdığını belirtti. Yerel satış fiyatının bu yıl 50-70 tetri arasında kaldığını, geçen yıl aynı dönemde 85 tetri ile 1 lari arasında bulunduğunu aktaran üretici, fiyatın yaklaşık %30 düştüğünü, buna karşılık üretim maliyetinin yakıt, işçilik ve diğer giderlerle yaklaşık %40 arttığını söyledi. Üretici ayrıca Azerbaycan, Rusya ve Ermenistan’da da hasat yapılmasının Gürcü patatesine yönelik talebi sınırlayabileceğini ifade etti. Fiyatlar ve döviz kurunun ihracatın ekonomik uygulanabilirliğini etkilediğini belirten Kavrelişvili, mevcut koşullarda Rusya pazarına satışın kârlı olmadığını savundu. Üreticiler, maliyetleri azaltmak için yakıt ve gübre sübvansiyonu gibi devlet desteği talep ediyor.

Birleşik Krallık Hükümeti 100’den Fazla Üründe İthalat Tarifesini Kaldırmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Hükümeti 100’den Fazla Üründe İthalat Tarifesini Kaldırmayı Planlıyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık hükümeti, Çarşamba günü yapılması beklenen Bütçe öncesinde 100’den fazla üründeki ithalat tarifelerini kaldıracağını açıkladı. Düzenlemenin fırınlanmış fasulye, kornişon ve çikolatanın yanı sıra reçel, marmelat, sarımsak ve karamela gibi süpermarket ürünlerini kapsaması bekleniyor. Hazine, tarifelerin kaldırılmasının hanelerin yıllık gıda alışverişinde yaklaşık 21 sterlin tasarruf etmesini sağlayacağını tahmin ediyor. Açıklanan pakette gübre ve gazyağı tarifelerine yönelik indirimler de bulunuyor. Gübre tarifelerindeki düzenlemenin çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltması, gazyağı tarifesindeki indirimin ise bu yakıtı ısınma yağı olarak kullanan hanelere destek olması amaçlanıyor. Tarım sektörünü temsil eden Ulusal Çiftçiler Birliği (NFU), Bütçenin gıda üretim maliyetlerini düşürmesini ve ülkenin gıda güvenliğini güçlendirmesini istiyor. Bütçe öncesi açıklanan diğer önlemler kapsamında, iş için araç kullananların ilk 10.000 milindeki mil başına 55 penilik vergiden muaf oran kalıcı hale getirilecek. Bu mesafenin üzerindeki oran 25 peniden 35 peniye çıkarılacak; hükümet paketin toplam üç milyon çalışan ve serbest meslek sahibine yardımcı olmasını bekliyor. Ebeveynlik ödemesi yılda 150.000’den fazla ebeveyne genişletilecek, bakıcı ödeneğindeki ani gelir kesintisi ise kademeli azaltma sistemiyle değiştirilecek.

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor

Avrupa Birliği'ndeki (AB) tüketici kuruluşlarını temsil eden BEUC, gıda fiyatlarının yıllardır yükseldiğini ve politika yapıcıların gıda sistemindeki sistemik eksiklikleri ele alması gerektiğini bildirdi. Kuruluşa göre düşük gelirli haneler, gelirlerinin daha büyük bölümünü gıdaya ayırdıkları için ani fiyat artışlarından daha ağır etkileniyor. BEUC, mevcut eğilimin tüketiciler üzerindeki etkisinin ülkeler ve ürün grupları arasında farklılaştığını belirtiyor. BEUC'nin aktardığı verilere göre Danimarka'da gıda fiyatları 2021'e kıyasla %31 daha yüksek. İspanya'da da benzer bir durumdan söz edilirken oran verilmezken, Slovenya'da yıllık gıda enflasyonu %4,5 olarak aktarılıyor. Hollanda'daki kuruluşların son üç yıla ilişkin analizinde ise kabak fiyatlarının %25, taze fasulye fiyatlarının %30, üzüm fiyatlarının %20 arttığı belirtiliyor. Fransa'da süt ürünleri fiyatları Nisan 2022 ile Nisan 2023 arasında %27, et fiyatları ise Kasım 2024 ile Kasım 2025 arasında %10 yükseldi. BEUC, enflasyon, fiyat artışları ve yaşam maliyetlerinin AB vatandaşlarının 2026'daki başlıca kaygıları arasında yer aldığını; fosil yakıt krizinin de maliyetlerin artacağı yönündeki endişeyi beslediğini ifade ediyor. Orta Doğu'da yıl başında şiddetlenen çatışmanın dünya ve Avrupa gıda fiyatlarına nasıl yansıyacağı konusunda da endişeler bulunduğu belirtiliyor; ancak kaynak bu etkinin gerçekleştiğini kesin bir sonuç olarak sunmuyor. Kuruluşa göre 2007-2008 petrol şoku, Kovid-19 pandemisi, 2021 enerji krizi ve 2022'deki Rusya-Ukrayna çatışması gibi krizler tarımsal girdilerde ani fiyat artışlarına, ardından da tüketici gıda fiyatlarında yükselişe yol açtı. AB'nin uyguladığı acil önlemlerin en ağır etkileri sınırlayarak kısa vadeli rahatlama sağladığını belirten BEUC, bu önlemlerin krizlerin temel nedenlerini çözmeye yetmediğini savunuyor. BEUC, uzun vadede AB gıda sisteminin yeniden yapılandırılmasını ve tüketicilerin uygun fiyatlı, sağlıklı, sürdürülebilir üretilen ve adil fiyatlı gıdaya erişiminin güvence altına alınmasını öneriyor. Kuruluş, gaz fiyatlarına bağlı gübre kullanımını azaltmak için azotu kendisi bağlayan ürünlerin yetiştirilmesinin desteklenmesini istiyor. Ayrıca Ortak Tarım Politikası kapsamındaki milyarlarca avroluk yıllık desteğin, yalnızca üretim hacmine değil, istikrarsız girdilere bağımlılığı azaltan çiftçilere de daha fazla yönlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı

Álvaro Lario, Bloomberg Agriculture Spot Index verilerine göre dünya tarım fiyatlarının temmuz-eylül döneminde %13 arttığını söyledi. Lario, gelecek aylarda gıda enflasyonunun daha da yükselmesini beklediğini; mevcut krizin petrol fiyatlarını ve buna bağlı olarak taşıma maliyetlerini artırdığını belirtti. Bu durumun buğday, mısır ve diğer ürünleri pahalılaştırdığını aktaran Lario, düşük gelirli ailelerin artan maliyetlerden en fazla etkilenen kesim olduğunu ifade etti. Lario'nun verdiği bilgilere göre dünya genelinde yaklaşık 650 milyon kişi açlık çekiyor. Bu sayı hafif gerilemiş olsa da hâlâ dünya nüfusunun yaklaşık onda birine denk geliyor. Ayrıca yaklaşık 2,7 milyar insan, yani dünya nüfusunun neredeyse üçte biri, sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamıyor. Taze sebze, meyve ve fasulye, bezelye ile mercimek gibi bitkisel proteinlerin pahalılaşması, daha fazla kişinin işlenmiş gıdalara yönelmesine neden oluyor. Gıda sistemlerinin küresel şoklara karşı kırılganlığına Afrika'yı örnek gösteren Lario, kıtadaki birçok ülkenin gıdada kendine yeterli olmadığını söyledi. Afrika Birliği'nin verilerine atıfla, kıtanın her yıl yaklaşık 100 milyar ABD doları değerinde gıda ithal ettiğini; gübre ve tohum ithalatının da bu tabloya eklendiğini aktardı. Lario'ya göre dağıtım, depolama, üretim ve gıdanın daha yüksek katma değerli ürünlere işlenmesi alanlarının güçlendirilmesi, ülkelerin kuraklık, sıcak hava dalgaları, seller ve diğer şoklara karşı dayanıklılığını artırabilir. Lario, Benin'de sinek larvalarının biyokömürle birleştirilerek organik gübre üretildiği bir projeden söz etti. Ancak küçük çiftçilerin agroekolojiye geçişinin finansal açıdan kolay olmadığını belirtti. Toprak sağlığını iyileştirmek üç veya dört yıl sürebiliyor ve bu dönemde çiftçinin nakit akışı azalıyor. Lario, geçiş sırasında oluşan kayıpların karşılanması gerektiğini; sonrasında daha verimli ve besin değeri daha yüksek ürünler elde edilebileceğini söyledi. Agroekolojiyi işleyebilecek bir ekonomik model olarak değerlendiren Lario, tarımda tam dönüşümün bir anda gerçekleşmesini beklemediğini, değişimin enerji sektöründe olduğu gibi kademeli yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Küçük üreticilerin pazara erişim ve girdileri uygun koşullarda satın alabilmesi için kooperatifler, üretici örgütleri ve kadın birliklerinin desteklenmesini önerdi. Ölçeğin ekonomik sürdürülebilirlik için önemli olduğunu, ancak toprağı verimsizleştirebilecek monokültürlerden kaçınılması gerektiğini de vurguladı.

Rusya, Karadeniz Tahıl Anlaşması İçin Türkiye Dahil Ülkelerle Görüşüyor
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber

Rusya, Karadeniz Tahıl Anlaşması İçin Türkiye Dahil Ülkelerle Görüşüyor

Rusya, Karadeniz’de tahıl taşımacılığının güvence altına alınmasına yönelik önerileri inceliyor ve Türkiye dahil çeşitli ülkelerle görüşüyor. Ancak Moskova, 2023’te askıya alınan tahıl anlaşmasının yeniden başlatılması için şu anda gerekli koşulların oluştuğunu düşünmüyor. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Alimov tarafından 26 Ekim Pazartesi günü yapıldı. Alimov, istişarelerin sürdüğünü ancak uluslararası arabuluculukla yaklaşık dört yıl önce oluşturulan mekanizmaya hızlı bir dönüş ihtimali görmediğini söyledi. Karadeniz Tahıl Girişimi; Ukrayna, Rusya, Türkiye ve Birleşmiş Milletler tarafından, Ukrayna limanlarından tahıl, gıda ve gübre ihracatının güvenli biçimde sürdürülmesi amacıyla imzalanmıştı. Rusya, anlaşmadan çekilirken kendisini ilgilendiren koşullara uyulmadığını ve Karadeniz’de Rus gemilerine yönelik Ukrayna saldırılarını gerekçe göstermişti. Savaş, iki ülkenin tarım ürünleri ihracatını da etkiliyor. Ukrayna limanlarına yönelik saldırılar, Kiev’in deniz yoluyla tahıl akışını önemli ölçüde azaltırken, Ukrayna’nın drone saldırıları Rusya’yı kendi ihracatı için alternatif güzergâhlar aramaya yöneltiyor. Ukrayna’nın tahıl ve bitkisel yağ ihracatının %90’dan fazlası Odesa bölgesindeki limanlardan yapılıyor.