ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1205 haber · Sayfa 3

Türkmenistan Borsasında Türkiye’den Girişimciler 1,8 Milyon Dolarlık Pamuk Lifi Anlaşması Yaptı
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Türkmenistan Borsasında Türkiye’den Girişimciler 1,8 Milyon Dolarlık Pamuk Lifi Anlaşması Yaptı

Türkmenistan Devlet Emtia ve Hammadde Borsası’nın 26 Ekim’deki işlem seansında tekstil sektörüne yönelik bir dış ticaret işlemi tamamlandı. Borsa açıklamasına göre Türkiye’den girişimciler, pamuk lifi satın almak üzere yerel işletme temsilcileriyle anlaşmaya vardı. İşlemin yaklaşık değeri 1,8 milyon dolar olarak bildirildi. İşlemin gerçekleştiği Türkmenistan Devlet Emtia ve Hammadde Borsası (SCRMET), ülkedeki emtia ticaretinin başlıca organize pazarlarından biri olarak faaliyet gösteriyor. Borsa, düzenli seanslarda yerli üreticileri, ihracatçıları ve yabancı alıcıları bir araya getiriyor; işlem portföyünde tekstil ve pamuk ürünlerinin yanı sıra petrokimyasallar, polimerler, inşaat malzemeleri, makineler ve kimyasal ürünler de bulunuyor. SCRMET ayrıca ihracat ve ithalat sözleşmelerini kaydediyor ve platformda gerçekleşen işlemlere dayalı resmî kotasyonlar yayımlıyor. Bu kotasyonlar, işlem gören emtiaların değerleri ile ilgili piyasalar hakkında bilgi sağlayarak borsa üzerinden yapılan ticaretin bileşimi ve yönü için gösterge oluşturuyor.

Euro Bölgesi’nde İşlenmemiş Gıda Fiyatları Ekimde %4,6 Arttı
Görsel kaynağı: Koha Jone · Özgün haber
Veri haberi

Euro Bölgesi’nde İşlenmemiş Gıda Fiyatları Ekimde %4,6 Arttı

Euro Bölgesi’nde işlenmemiş gıda fiyatları ekimde bir önceki yılın aynı ayına göre %4,6 yükseldi. Ağustosta %2,7 olan yıllık artışın hızlanması, taze ürünlerdeki fiyat baskısının sürdüğünü gösterdi. Fransa’da taze ürün fiyatları aynı dönemde %8 arttı. İtalya’da işlenmemiş gıda fiyatları ekimde yıllık %7,5 yükseldi. Ülkenin güneyinde kamyon şoförlerinin yakıt maliyetlerini protesto etmesi nedeniyle yollar ve limanlar yaklaşık iki hafta bloke oldu. Bu durum bazı bölgelerde et, taze süt, meyve ve ambalajlı su tedarikinde kesintilere ve rafların boşalmasına yol açtı. Avrupa Birliği’nin eylül verilerinde gıda ve alkolsüz içecek fiyatları en fazla Kıbrıs’ta, %4 arttı. Kıbrıs’ı İspanya, Romanya, Malta ve Portekiz izledi. Buna karşılık, AB’nin 27 ülkesinin 14’ünde gıda fiyatları bir yıl öncesine göre geriledi; en büyük düşüş İsveç’te görüldü. AB’de gıda fiyatları Eylül 2021’e kıyasla yaklaşık üçte bir daha yüksek. Pantheon Macroeconomics, Euro Bölgesi enflasyonunun ocakta %4,5 ile zirve yapabileceğini öngördü. Gıda fiyatlarındaki artışın, kış aylarında yükselen ısınma faturalarıyla birlikte aile bütçeleri üzerindeki baskıyı artırması bekleniyor.

Gürcistan’da Mevsimsel Hayvan Sevki İçin 7 Veteriner Gözetim Noktası Faaliyette
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Mevsimsel Hayvan Sevki İçin 7 Veteriner Gözetim Noktası Faaliyette

Gürcistan Ulusal Gıda Ajansı, hayvanların mevsimsel meralara sevki sırasında dış parazitlere karşı veteriner uygulaması başlattı. Ajans veterinerleri, hayvanları ilkbahar ve sonbaharda olmak üzere yılda iki kez, biyogüvenlik kurallarına uyarak işliyor. Yetkili açıklamasına göre bu yıl yaklaşık 503 bin küçükbaş ve büyükbaş hayvan işlemden geçirildi. Uygulama, hayvanların sağlığının korunması ve hastalıkların yayılma riskinin azaltılması amacıyla yürütülüyor. Ajans yetkilisi, hastalık riskindeki azalmanın ekonomik kayıpların önlenmesine katkı sağlayacağını belirtti. Kaheti, Kvemo Kartli ve Mtsheta-Mtianeti bölgelerinde, hayvan geçiş güzergâhlarının kritik noktalarında yedi veteriner gözetim noktası bulunuyor. Noktalarda dezenfeksiyon ve yıkama havuzları, dezenfeksiyon duşları, su depoları ve veteriner birimleri yer alıyor. Hayvanların işleminde yüksek standartlı insektisit-akarisit preparatlar kullanılıyor. Ulusal Gıda Ajansı uzmanları, söz konusu hizmeti çiftçilere ücretsiz sunuyor.

Avrupa Komisyonu: Arnavutluk’un Gıda Güvenliği Sisteminde Eksiklikler Sürüyor
Görsel kaynağı: Shekulli · Özgün haber

Avrupa Komisyonu: Arnavutluk’un Gıda Güvenliği Sisteminde Eksiklikler Sürüyor

Avrupa Komisyonu, Arnavutluk’un gıda güvenliği kontrol sisteminde resmi laboratuvarların işleyişi, pestisit kalıntılarının izlenmesi ve süt kalitesinin denetlenmesi dahil önemli eksiklikler bulunduğunu bildirdi. Komisyonun Arnavutluk raporuna göre resmi laboratuvarlar henüz Avrupa Birliği gerekliliklerine göre belirlenmiş değil ve bazı gıda kategorilerinde sonuçların güvenilirliğini sağlayacak doğrulanmış test yöntemleri bulunmuyor. Raporda, resmi laboratuvar ağının kapasitesinin güçlendirilmesi, akreditasyon çalışmalarının tamamlanması ve analiz yöntemlerinin doğrulanması gerektiği belirtildi. Komisyon ayrıca sınır noktalarındaki kontrollerin AB gereklilikleriyle uyumlu hale getirilmesini, yasal ihlal durumlarında uygulamanın güçlendirilmesini ve kontrol verilerinde şeffaflığın artırılmasını istedi. Pestisit kalıntılarının ülke genelinde izlenmesinin geliştirilmesi de öneriler arasında yer aldı. Süt sektöründe de eksiklikler tespit edildi. Komisyon, mevcut önlemlerin Avrupa gerekliliklerini karşılamak için yeterli görülmediğini belirterek süt kalitesinin iyileştirilmesine yönelik ulusal bir program hazırlanmasını istedi. Hayvan yemi alanında ise ilgili kuralların uyumlaştırılmasında ilerleme rapor edilmediği ve standartların uygulanması için daha fazla çalışma gerektiği kaydedildi. Arnavutluk’un 2026 yılı ulusal kalıntı izleme planını hazırladığı ve gıda işletmelerinin değerlendirilip sınıflandırılması sürecini başlattığı aktarıldı. Bununla birlikte Komisyon, resmi kontrollerin ve risk yönetiminin güçlendirilmesi gerektiğini bildirdi. Haziran 2026’da yeni resmi kontroller yasasının kabul edilmesine rağmen sistemin kurumsal reformlara ihtiyaç duyduğu değerlendirmesi yapıldı. Komisyonun önerileri arasında gıda otoritesi ile veterinerlik ve bitki koruma otoritesinin birleştirilmesi de bulunuyor. Rapora göre ürünlerin izlenebilirliği ve bazı hayvan hastalıklarının izlenmesinde de eksiklikler sürüyor; laboratuvar kapasitesi ve veri analizi henüz tam olarak geliştirilmiş değil. Hayvansal yan ürünlerin toplanması, depolanması ve işlenmesi için AB standartlarıyla uyumlu bir sistemin henüz kurulmadığı belirtildi. Komisyon, mevzuatın iyileştirilmesi yönünde adımlar atıldığını ancak uygulamanın hâlâ zorluk oluşturduğunu değerlendirdi.

Tayland Hükümeti Udon Thani Bahçecilik Fuarındaki Eleştirilere Yanıt Verdi
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Hükümeti Udon Thani Bahçecilik Fuarındaki Eleştirilere Yanıt Verdi

Tayland hükümeti, Udon Thani Dünya Bahçecilik Fuarı’nın bütçesi, alan hazırlığı ve organizasyon standardına ilişkin eleştiriler üzerine kapsamlı açıklama yapılacağını bildirdi. Hükümet sözcüsü, Tarım ve Kooperatifler Bakanlığındaki mevcut yönetimin projeyi açılıştan yalnızca 5-6 ay önce devraldığını, buna karşılık projenin planlama, bütçe onayı ve uygulama aşamalarının birkaç yıldır sürdüğünü belirtti. Açıklamaya göre önceki planlar ve sözleşmelerden kaynaklanan süre, bütçe ve hukuki yükümlülükler, yeni yönetimin karşılaştığı başlıca kısıtlar arasında yer alıyor. Hükümet, bu koşulların projenin ilerlemesi ve sorunların çözüm yolları değerlendirilirken dikkate alınması gerektiğini savunurken, mevcut bakanlık yönetiminin çalışmaları hızlandırarak sorunları takip edeceğini, inceleyeceğini ve gidermeye çalışacağını açıkladı. Fuarın açılmasının ardından ziyaretçilerden gelen şikâyetler için bilet satış ve giriş-çıkış sistemi, alan içi servis araçları, bekleme noktaları ve ziyaretçilere yönelik hizmet alanlarının incelenmesi istendi. Temizlik, güvenlik ve alanın düzenine ilişkin sorunların da ilgili kurumlarca ele alınacağı belirtildi. Sergi alanlarının bütünlüğü, bitkilerin bakımı ve bilgi tabelalarının doğruluğu konusunda yapılan gözlemlerin ise bilimsel ilkeler ve organizasyon standartları doğrultusunda kontrol edilmesi planlanıyor. Hükümet ayrıca, Udon Thani fuarının Uluslararası Bahçecilik Birliği (AIPH) tarafından 2022’den beri B sınıfında düzenlenmesine izin verildiğini ve etkinliğin başlangıçtan itibaren bu sınıfta olduğunu açıkladı. B sınıfının, daha büyük ölçekli A1 sınıfı fuarlardan alan, süre ve uluslararası katılım koşulları bakımından farklı olduğu belirtildi; ancak bu sınıflandırmanın kalite, güvenlik ve ilgili standartlardaki eksiklikleri göz ardı etmek için gerekçe olamayacağı vurgulandı. Projenin toplam bütçe çerçevesi 2,75 milyar baht olarak açıklanırken, bu tutarın birkaç yıla yayılan bina yapımı, altyapı, peyzaj ve organizasyon çalışmalarını kapsadığı bildirildi. Hükümet, değerlendirmede onaylanan ödeneklerin, sözleşme tutarlarının, fiili harcamaların ve farklı dönemlerdeki bakanlık işlemlerinin birlikte incelenmesi gerektiğini belirtti. Fuarın başarısının ise yalnızca hedeflerle değil, gerçek ziyaretçi sayısı, bölgede oluşan gelir, yerel işletmelere katkı, istihdam ve fuar sonrasında altyapının kullanımına ilişkin sonuçlarla ölçülmesi gerektiği ifade edildi.

Suriye’de Balıkçılık Kaynaklarını Korumak İçin İzleme ve Yetiştiricilik Çalışmaları Güçlendirilecek
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Balıkçılık Kaynaklarını Korumak İçin İzleme ve Yetiştiricilik Çalışmaları Güçlendirilecek

Suriye’de balıkçılık kaynaklarının kirlilik, iklim değişikliği ve aşırı avcılığın artan baskısıyla karşı karşıya olduğu bildirildi. Genel Balıkçılık ve Su Canlıları Kurumunun araştırma direktörü Heysem Dib, kaynakların korunması için deniz araştırmalarının yoğunlaştırılması, su kalitesinin izlenmesi, istilacı türlerin takip edilmesi ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Dib’e göre uydu ve uzaktan algılama teknolojileri, su sıcaklığı, klorofil ve deniz planktonu yoğunluğu ile petrol kirliliği alanları ve alg çoğalmasının izlenmesine katkı sağlıyor. Deniz sensörleri oksijen, tuzluluk, asitlik ve bulanıklığı sürekli ölçerek çevresel değişimlerde erken uyarı sağlayabiliyor. Coğrafi bilgi sistemleri kirlilik, balıkçılık ve yetiştiricilik için uygun alanların belirlenmesinde; akustik araştırma ve sonar ise deniz tabanı, balık toplulukları ve balık stoklarının değerlendirilmesinde kullanılıyor. Sürdürülebilir avcılık için üreme dönemlerinde biyolojik dinlenme sürelerinin uygulanması, ruhsatların düzenlenmesi ve patlayıcı, zehir, elektrik akımı ile yasa dışı ve dar gözlü ağların kullanımının önlenmesi gerektiği belirtildi. Aşırı avcılık ve stokların aşırı tüketimi sürerken, patlayıcı kullanımının son dönemde azaldığı ifade edildi. Arıtılmamış kanalizasyon ile sanayi atıklarının deniz ve nehirlere boşaltılmasının su kalitesini düşürdüğü, alg çoğalmasını artırdığı ve çözünmüş oksijenin azalması yoluyla balık yaşamını tehdit ettiği aktarıldı. Doğu Akdeniz’de yükselen su sıcaklığı ve Kızıldeniz’den Süveyş Kanalı üzerinden gelen türlerin istilacı türlerin yayılmasına katkı sağladığı, gemilerin balast suyunun da bu geçiş yollarından biri olduğu kaydedildi. Kurum ayrıca yüzer kafesler ile kıyı ve iç su alanlarında yetiştiricilik projelerini genişletmeyi, kuluçkahane, araştırma merkezi ve kamu çiftliklerini rehabilite etmeyi planlıyor.

Haseke’de Mayınlar Çiftçileri Topraklarından Uzak Tutuyor
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Haseke’de Mayınlar Çiftçileri Topraklarından Uzak Tutuyor

Suriye’nin Haseke kırsalındaki Tel Tamer ve Sere Kaniye çevresinde mayınlar ile savaş kalıntıları, köy sakinlerinin yaşamını ve tarımsal üretimi tehdit etmeyi sürdürüyor. Tel Tamer’in kuzeyindeki Um el-Keyf köyünde 12 yaşındaki Yusuf, ekim sonunda oyun oynarken mayınların patlaması sonucu hayatını kaybetti; yanında bulunan iki çocuk da yaralandı. Yusuf’un amcası İsmail İbrahim, olayın köyde yıl başından bu yana yaşanan dördüncü benzer hadise olduğunu ve bu olaylarda iki kişinin öldüğünü, iki kişinin ağır yaralandığını söyledi. Mayınların yayılması, bölgede hayvan otlatmayı ve tarım arazilerine ulaşmayı riskli hale getirdi. Köylüler, bazı mayınların toprak yüzeyinde görülebildiğini, bazılarının ise gömülü kaldığını belirtiyor. Bab el-Hayr köyü yakınında 26 Ekim’de meydana gelen başka bir patlamada bir kişi elini kaybetti ve bir gözünü yitirdi. Patlama, kişinin iki çocukla birlikte hayvan otlattığı sırada, toprak setin arkasında gerçekleşti. Bölgede Sere Kaniye ve Tel Tamer çevresindeki mayınları ve savaş kalıntılarını temizlemek için ikisi uluslararası, biri yerel olmak üzere üç ekip çalışıyor. Ekipler, çalışmaların başlamasından bu yana Sere Kaniye çevresinde yaklaşık 500 bin metrekarelik alanı temizledi ve 300’den fazla mayın ile savaş kalıntısı buldu. Ancak temizlenen yolların çevredeki tüm köy ve tarım arazilerinin güvenli olduğu anlamına gelmediği vurgulanıyor. Temizleme çalışmaları, yolların ve her iki yanındaki 25 metrelik alanın belirli bölümleriyle sınırlı kalıyor. Asdiye yolunda yaklaşık 200 metrelik, Bab el-Hayr yolunda ise yaklaşık 800 metrelik bölüm, yolun sonunda bulunan Türk askerî üssü nedeniyle tamamlanamadı. Kaynak ayrıca, 2019’un sonlarında Sere Kaniye ve Tel Abyad’a yönelik Türk harekâtı sonrasında bölgede toprak setler oluşturulduğunu ve mayınların özellikle bu setlerin arkasındaki alanlarda bulunduğunu aktarıyor. Bab el-Hayr sakinleri, arazilerinin çoğu toprak setin arkasında kaldığı için 2019’dan bu yana tarlalarını ekemediklerini söylüyor. Tarımın ailelerin temel geçim kaynağı olduğu köyde, arazilere erişimin kesilmesi alternatif gelir bulunmadığı için ekonomik koşulları ağırlaştırdı. Bazı aileler mayın riski nedeniyle köylerine dönemiyor; dönenler ise tarım arazilerine ulaşamadan yeni patlamalarla karşılaşma korkusu yaşıyor. Sakinler, temizleme çalışmalarının mevcut hızının bölgenin tamamen güvenli hale gelmesini uzun yıllar geciktirebileceğini belirtiyor.

Arap Birliği Fonu, Gana’da Sürdürülebilir Sulama Çalıştayına Katıldı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Arap Birliği Fonu, Gana’da Sürdürülebilir Sulama Çalıştayına Katıldı

Arap Birliği Afrika Ülkelerine Teknik Yardım Fonu, Afrika’da sürdürülebilir sulama ve tarımsal su yönetimi konusunda bilgi ve deneyim paylaşımını amaçlayan bölgesel çalıştaya Gana’nın başkenti Akra’da katıldı. 3-6 Kasım tarihlerinde düzenlenen çalıştay, Afrika Birliği SAFGRAD Ofisi ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) Gana’daki bölge ofisiyle işbirliği içinde gerçekleştirildi. Çalıştaya 20 Afrika ülkesinden 60 temsilcinin yanı sıra Dünya Bankası, Uluslararası Sulama ve Drenaj Komisyonu ile Uluslararası Su Yönetimi Enstitüsünden uzman ve temsilciler katıldı. Toplantıda sulama politikalarının geliştirilmesi, su kaynaklarının kullanımında verimliliğin artırılması ve sulama sistemlerinin güncellenmesi ele alındı. Gündemin diğer başlıklarını tarımsal su yönetiminde modern teknolojilerin kullanımı, iklim değişikliği ve kuraklığın yarattığı zorluklara karşı yatırımların ve ortaklıkların güçlendirilmesi oluşturdu. Programda katılımcı ülkelerin ulusal deneyimleri sunuldu ve teknik oturumlar düzenlendi. Çalıştay, Gana’daki sulama ve tarımsal su yönetimi uygulamalarından birine yapılan saha ziyaretiyle tamamlandı. Fon, Afrika ülkelerini teknik yardım, kapasite geliştirme ve uzmanlık paylaşımı yoluyla destekleme hedefini vurguladı.

Arjantin Kesimlik Canlı Sığır İhracatının Önünü Açtı; Türkiye ile Görüşmeler Sürüyor
Görsel kaynağı: La Nación · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Kesimlik Canlı Sığır İhracatının Önünü Açtı; Türkiye ile Görüşmeler Sürüyor

Arjantin hükümetinin, kesim amacıyla canlı sığır ihracatını engelleyen ve 1973'ten beri yürürlükte olan yasağı kaldırmasının ardından yurt dışına canlı hayvan sevkiyatları başladı. Şubat 2025'te yayımlanan 133/2025 sayılı kararnameyle yapılan düzenlemeyi Devletin Deregülasyon ve Dönüşüm Bakanı Federico Sturzenegger sosyal medya paylaşımıyla kutladı. Daha önce Arjantin'den canlı hayvan ihracatına yalnızca damızlık, yetiştirme ve üreme gibi amaçlarla izin veriliyordu. Veteriner Gabriel Carnevale, Arjantin'den geçen yıl Afrika'ya canlı hayvan sevkiyatı yapıldığını, Afrika'ya yeni bir yüklemenin hazırlandığını ve Türkiye ile ABD'ye hayvan satışı için görüşmeler yürütüldüğünü belirtti. Carnevale, Kosova'dan da talep aldıklarını söyledi. Alıcıların gebe süt inekleri, buzağılar ve kesimlik hayvanlarla ilgilendiğini aktaran veteriner, tamamlanan Afrika sevkiyatında hangi tür hayvanların gönderildiğini ise açıklamadı. Canlı hayvanlar uçakla beş, on veya 20 başlık küçük gruplar halinde taşınabiliyor. İhracatçılar, ülkeye ithal ürün getiren ve dönüşte boş kapasitesi bulunan uçaklardan yararlanmayı planlıyor. Carnevale'ye göre hayvanlara taşıma sırasında su ve yem sağlanıyor, sıcaklık kontrol altında tutuluyor; bazı durumlarda uçak yolculuğu, ülke içindeki kamyon taşımacılığından daha kısa sürebiliyor. Türkiye'ye satış koşullarını ilerletmek için büyükelçilik temsilcileriyle toplantı yapılması planlanıyor. Bununla birlikte, Arjantin Canlı Hayvan İhracatçıları Birliği sektörün büyük ölçekli sevkiyatlara geçmesinin önünde engeller bulunduğunu bildirdi. Birlik yöneticisi Fernando Molinari, uçakla yapılan küçük sevkiyatlarla gemilerle binlerce hayvanın taşınmasının farklı işler olduğunu söyledi. Molinari'ye göre Arjantin'in mevcut sağlık protokolleri tüketimlik hayvanlardan çok damızlık, büyütme ve üreme amaçlarına göre hazırlanmış durumda. Bu nedenle ihracatçıların karşılaması gereken koşulların güncellenmesi gerekiyor. Molinari, Arjantin'de 14 veya 15 sağlık koşulunun yerine getirilmesi gerektiğini, Uruguay'da ise üç koşul bulunduğunu belirtti. Alıcıların çoğunlukla genç, kısırlaştırılmamış ve Angus gibi Britanya ırklarından erkek hayvan istediğini, ancak Arjantin'de bu hayvanların önemli bölümünün iç piyasaya yönelik olarak kısırlaştırıldığını ifade etti. Uzak ülkelere gemiyle sevkiyatın ekonomik olabilmesi için yaklaşık 5.000 hayvanın bir araya getirilmesi gerekiyor. Molinari, iç piyasada et fiyatlarının düşmesinin canlı hayvan ihracatı için fırsat yarattığını, ancak Uruguay ve Brezilya ile rekabet edebilmek için sağlık kurallarının güncellenmesi gerektiğini söyledi.

Batı Şeria Yerleşimlerindeki Hurmalar Avustralya’ya “İsrail Ürünü” Etiketiyle Gönderildi
Görsel kaynağı: Guardian Australia · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria Yerleşimlerindeki Hurmalar Avustralya’ya “İsrail Ürünü” Etiketiyle Gönderildi

İşgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinde üretilen organik hurmaların en az 5 milyon ABD doları değerindeki bölümünün son sekiz yılda Avustralya’ya “İsrail ürünü” etiketiyle gönderildiği bildirildi. Bulgular, insan hakları alanında çalışan Global Echo’nun ticari belgeler ile İsrail hükümeti ve Avustralya İstatistik Bürosu verileri üzerinde yaptığı analize dayanıyor. Global Echo, Ağustos 2018 ile Ağustos 2026 arasında İsrail’den Avustralya’ya gönderilen 132 tarım sevkiyatını inceledi. Bu sevkiyatların 85’inde, yani %64’ünde, yerleşimlerde üretilen ürünler bulundu. Analizde yerleşim ürünlerinin payının son dönemde arttığı belirtildi; Ocak 2025-Ağustos 2026 döneminde incelenen 24 hurma sevkiyatının 20’si yerleşimlerden temin edildi. Hurmaların yetiştirildiği belirtilen Netiv Hagdud, Beit Haarava, Arvot Jericho, Hamra, Tomer, Mechora ve Naaran gibi yerleşimler Batı Şeria’nın işgal altındaki bölümlerinde bulunuyor. Kaynakta, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşimlerinin uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edildiği ve bu bölgelerin Avustralya tarafından Filistin devletinin parçası olarak tanındığı aktarılıyor. İsrail yasaları, yerleşimlerde üretilen ürünlerin, gönderildiği ülkede bu tür etiketlemeyi yasaklayan bir düzenleme bulunmadığı sürece İsrail menşeli olarak etiketlenmesini zorunlu kılıyor. Avustralya’da yerleşim bölgelerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklayan veya bu ürünlerin işgal altındaki topraklardan geldiğinin belirtilmesini zorunlu kılan bir yasa bulunmuyor. Global Echo yöneticisi Emily Schaeffer Omer-Man, Avustralyalı tüketicilerin İsrail hurmaları ve diğer tarım ürünlerini satın alırken yerleşim ekonomisine katkıda bulunuyor olabileceğini söyledi. Schaeffer Omer-Man ayrıca Avrupa’daki ithalat yasaklarının ardından ihracatçıların Avustralya gibi farklı pazarlara yönelebileceğini belirtti. Dışişleri Bakanı Penny Wong, Avustralya’nın yerleşim ürünlerine kapsamlı bir ithalat yasağı uygulamadığını ve böyle bir yasağın Avustralya işletmeleri açısından istenmeyen sonuçlar doğurabileceği endişesini dile getirdi. Avustralya Dışişleri ve Ticaret Bakanlığı ise yasa dışı yerleşimleri ve yerleşimci şiddetini caydırmak amacıyla uluslararası ortaklarla koordineli hedefli önlemler üzerinde çalışıldığını açıkladı. İnsan Hakları İzleme Örgütü araştırmacısı Sarah Sanbar da uluslararası ticaretin yasa dışı yerleşimlerin ekonomik dayanaklarından biri olduğunu savundu.

Diyala’da Çeltik Ekimi Su Bolluğuyla %30 Arttı
Görsel kaynağı: Al-Maalomah · Özgün haber
Veri haberi

Diyala’da Çeltik Ekimi Su Bolluğuyla %30 Arttı

Irak’ın Diyala vilayetinde çeltik ekim alanları, ana barajlardaki su bolluğu ve iyi su depolama seviyelerinin etkisiyle %30’a varan oranda arttı. Diyala Meclisi Başkanı Ömer el-Karavi, vilayetin iyi kalitede çeltik üreten ve bu ürünle tanınan diğer vilayetlerle rekabet eden bölgeler arasına girdiğini söyledi. Karavi, çeltiğin pazarlanma biçimi konusunda Ticaret Bakanlığı ile koordinasyon yürütüldüğünü belirtti. Ayrıca, çeltik üretiminde su tüketimini %60’a kadar azaltan uygulamaların Diyala’da uyarlanması için çalışma yapıldığını açıkladı. Karavi’ye göre stratejik ürün olarak değerlendirilen çeltik, tarımsal üretimin çeşitlendirilmesine ve çiftçi gelirlerinin artırılmasına katkı sağlayabilir.

Dünya Tarımına Kamu Desteği 2025’te 950 Milyar Doları Aştı
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Tarımına Kamu Desteği 2025’te 950 Milyar Doları Aştı

OECD’nin 56 ülkeyi kapsayan yeni raporuna göre dünya genelinde tarıma yönelik kamu desteği 2025’te 950 milyar doları aşarak rekor seviyeye çıktı. Destekler, 2023-2025 döneminde yaklaşık %15 artarken tarımsal üretim değerinin %19,1’ine ulaştı. İki yıl önce bu oran %17,6 olarak kaydedilmişti. OECD, artışın önemli bölümünü savaşlar, krizler ve gıda üretimiyle tedarikini etkileyen aşırı hava olaylarıyla ilişkilendiriyor. Rapora göre kamu kaynaklarının önemli bir kısmı kısa vadeli kriz önlemleri ve fiyat desteklerine yöneliyor. Buna karşılık araştırma, inovasyon, altyapı ve uzun vadeli dayanıklılık yatırımları aynı hızda artmıyor. Bu ortak hizmetlere yönelik kamu yatırımları 2023-2025 döneminde tarımsal üretim değerinin ortalama %2,4’üne denk geldi; 2000’lerin başında bu oran %4,6’ydı. OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, daha fazla desteğin otomatik olarak daha iyi sonuç vermeyeceğini belirterek inovasyon ve verimlilik yatırımlarının artırılması çağrısında bulundu. OECD ayrıca, destek politikalarının gıda fiyatlarını yüksek tuttuğu ülkelerde tüketicilerin 2023-2025 döneminde yılda 204 milyar dolar eşdeğerinde dolaylı maliyet taşıdığını tahmin ediyor.

Kuzey Makedonya’da Gıda ve Veterinerlik Ajansı Direktörü İstifa Etti
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey Makedonya’da Gıda ve Veterinerlik Ajansı Direktörü İstifa Etti

Kuzey Makedonya Gıda ve Veterinerlik Ajansı (AHV) Direktörü Oliver Milanov istifa etti; yerine eski sağlık bakan yardımcısı Jovica Andovski atandı. Milanov, 2024 yazında devraldığı görevden ayrılma nedenine ilişkin şimdiye kadar açıklama yapmadı. İstifa, ülkede koyun çiçeği hastalığı nedeniyle hayvancılığın ağır kayıplar yaşadığı ve aşı tedarikinin geciktiği bir dönemde geldi. Milanov, istifasından kısa süre önce Türkiye’den getirilen 400 bin doz koyun ve keçi çiçeği aşısının Üsküp Havalimanı’na ulaştığını duyurmuştu. Aşıların, Avrupa Birliği tarafından onaylanan acil aşılama planı kapsamında ülke genelinde uygulanmaya başlanacağını belirten Milanov, hayvan sağlığı ve hayvan varlığının korunmasının öncelik olduğunu söylemişti. Ancak Modern Hayvancılar Birliği Başkanı Naser Djemaili, aşıların gecikmesi nedeniyle istifadan birkaç gün önce protesto çağrısı yapmış ve Milanov’un yetiştiricileri üçüncü kez yanılttığını savunarak istifasını istemişti. Djemaili, Milanov’un istifasının yetiştiricilerin memnuniyetsizliğinin oluşturduğu baskıdan kaynaklandığını söyledi. Yeni direktörün daha organize çalışmasını beklediklerini belirten Djemaili, aksi durumda yeniden protesto düzenleyeceklerini ifade etti. Ona göre aşıların gecikmesi, dağlık bölgelerde kış ve kar koşullarının başlamasıyla aşılama sürecini daha da zorlaştırdı ve sürülerin sağlığına ilişkin kaygıyı artırdı. Ülkede koyun çiçeği nedeniyle 10 binden fazla koyunun öldüğü bildirildi. Eski AHV Direktörü Zoran Atanasov’un paylaşımına göre hastalık 28 Ağustos 2026 itibarıyla 9.618 hayvanda doğrulandı. Atanasov, yalnızca hayvan kayıplarını temel alan ekonomik zararı yaklaşık 1,403 milyon avro veya 86,562 milyon denar olarak hesapladı; bu tahmine kaybedilen kâr, süt ve peynir ile kuzu üretimi dahil edilmedi.

Hindistan’da Şeker Fiyatları Durdurulamıyor
Görsel kaynağı: Business Standard · Özgün haber

Hindistan’da Şeker Fiyatları Durdurulamıyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Hindistan’da şeker fiyatları, festival döneminde arzı artırmaya yönelik hükümet adımlarına rağmen son bir ayda hem perakende hem toptan piyasalarda kilogram başına 4 rupiden fazla yükseldi. Tüketici İşleri Bakanlığı verilerine göre ortalama günlük perakende fiyatı 59,50 rupi, toptan fiyatı 55,40 rupi oldu. Fiyatlar yıllık bazda da kilogram başına 12-13 rupi arttı; 3 Kasım’da en yüksek perakende fiyat Kolkata’da 65 rupi olarak kaydedildi. Yüksek fiyatların başlıca nedeni, 2025-26 sezonu üretiminin önceki tahminlerin altında kalması olarak gösterildi. Festival talebi, ürün hasarı, küresel arz sıkılığı ve stokçuluk da baskıyı artırdı. Hükümet stok limitleri, ithalat, daha sıkı denetim ve kamış kırma sezonunun erkene alınması gibi önlemler uyguladı. Ulusal Kooperatif Şeker Fabrikaları Federasyonuna göre 2026-27 sezonunun 30 Ekim’e kadar olan ilk ayında 152 değirmen 8,45 lakh ton şeker üretti; ortalama geri kazanım oranı %8,01’de kaldı.

Polonya’da Tarımsal Üretimde Kârlılık Geriledi: Beş Üründen Yalnızca Kışlık Kolza Pozitif
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Tarımsal Üretimde Kârlılık Geriledi: Beş Üründen Yalnızca Kışlık Kolza Pozitif

Polonya’da tarımsal üretimin kârlılığı 2026’nın ilk yarısında geriledi. Główny Urząd Statystyczny’nin (GUS) en güncel araştırmasına göre çok yönlü üretim yapan tarım işletmelerinin %75,6’sı bu dönemde üretimin kârlılığının kötüleştiğini belirtti. Bulgular, üreticilerin gelirleri ile üretim maliyetleri arasındaki dengenin özellikle geleneksel tarla bitkilerinde zorlaştığına işaret ediyor. Wielkopolska Ziraat Odası (WIR), tarımsal ürün ve üretim girdisi fiyatlarını kullanarak temel ürünlerin maliyet ve kârlılık hesaplamalarını yaptı. Ekim ayı hesaplamalarında kışlık buğday, kışlık kolza, şeker pancarı, dane mısır ve kışlık arpa karşılaştırıldı. Doğrudan destekler, makine amortismanı ve aile iş gücünün değeri de tam maliyet hesabına dahil edildi. Bu beş ürün arasında pozitif finansal sonuç veren tek ürün kışlık kolza oldu. Oda, kolzanın işletme varlıklarını yenilemeye imkân sağlayan net bir gelir ürettiğini belirtti. Daha önce kârlı ürünler arasında öne çıkan şeker pancarı ise düşen alım fiyatları ile yüksek hasat ve lojistik maliyetlerinden olumsuz etkilendi. Diğer ürünlerde sonuç negatif olurken, maliyetler ile gelir arasındaki en büyük fark dane mısırda görüldü. GUS’un 2025 yılı için bireysel tarım işletmelerinde hesapladığı ortalama gelir, hesaplama hektarı başına 5.479 zloti oldu. Ancak haberde bu göstergenin, işletmelerin günlük maliyetlerini ve farklı üretim modellerini tek başına açıklamadığı vurgulanıyor. Sebze ve meyve üretiminde birkaç hektar gelir sağlayabilir; buna karşılık bu modeller yoğun el emeği, yüksek başlangıç yatırımı, bilgi birikimi ve sulama ya da soğutma altyapısı gerektiriyor. Geleneksel buğday, mısır, kolza ve arpa üretiminde kârlılık için genellikle 30 ila 50 hektarlık alan gerektiği, tam rekabetçi bir işletme için ise alanın 100 hektarın üzerine çıkabildiği aktarılıyor. Bunun temel gerekçesi, makine ve gübre maliyetlerinin düşük hektar marjları üzerinde ağır yük oluşturması. Sonuç olarak üreticinin geçimini belirleyen unsur yalnızca arazi büyüklüğü değil, tüm maliyetler karşılandıktan sonra işletmede kalan gelir oluyor.

Güney Afrika’da Hayvan İlaçları Ortak Kullanım Alanlarındaki Çiftçilerin Aylık Gelirinin Yaklaşık %70’ini Tüketiyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Hayvan İlaçları Ortak Kullanım Alanlarındaki Çiftçilerin Aylık Gelirinin Yaklaşık %70’ini Tüketiyor

Güney Afrika’daki ortak kullanım alanlarında hayvancılık yapan çiftçiler, aylık çiftçilik gelirlerinin ortalama yaklaşık %70’ini hayvan ilaçları ve tedavilerine harcıyor. Tarım Araştırma Konseyi (ARC) tarafından yürütülen ve 2025’te yayımlanan çalışma, KwaZulu-Natal, Limpopo ve Doğu Cape’teki ortak kullanım alanlarında hayvan sahibi 457 haneyle yapılan görüşmelere dayanıyor. Bulgular, yüksek sağlık harcamalarının küçük ölçekli üreticilerin sürü verimliliğini artıracak yatırımlarına ayrılan kaynağı sınırladığını gösteriyor. Hanelerin çoğu hayvan başına 1 ile 55 Rand arasında harcama yaparken, yıllık hayvan sağlığı gideri koyun ilaçlarında 3.364 Rand ile en yüksek düzeye ulaştı. Bunu sığırlarda 2.749 Rand ve keçilerde 1.912 Rand izledi. ARC tarım ekonomisti ve çalışmanın başyazarı Dr Siphe Zantsi, gelirlerin büyük bölümünün ilaç ve tedavilere gitmesi durumunda çiftçilerin daha iyi genetik materyal, ek yem ve altyapıya yatırım yapacak çok az kaynağının kaldığını belirtti. Araştırma, ortak kullanım alanlarında çoğunlukla yaşlı ve küçük ölçekli üreticilerin faaliyet gösterdiğine işaret etti. Hanelerin yaklaşık üçte ikisinin başında erkekler bulunurken, hane reislerinin ortalama yaşı 58 olarak belirlendi. Katılımcıların yaklaşık üçte biri yalnızca ilkokul eğitimi almış, %10’u ise örgün eğitim görmemişti. Keçiler katılımcıların %82’si tarafından besleniyordu ve ortalama keçi sürüsü 38 hayvandan oluşuyordu; koyun sürülerinin ortalaması yaklaşık 70 hayvandı. Sığır sahiplerinin %80’inden fazlası ise 50’den az baş besliyordu. Zantsi’ye göre ticari işletmeler aşı ve hayvan ilaçlarını toplu satın alarak ölçek ekonomisinden yararlanıyor ve açılan ürünleri son kullanma tarihinden önce tamamen tüketebiliyor. Daha küçük sürülere sahip ortak kullanım alanı çiftçileri ise bazı ürünlerin açıldıktan hemen sonra kullanılması gerektiği hâlde daha büyük işletmelerle aynı ambalajları almak zorunda kalıyor. Kullanılamayan ilaçların boşa gitmesi, tedavinin gerçek maliyetini artırıyor. Ortak otlaklarda farklı sahiplerin hayvanlarının birlikte bulunması, hastalık ve parazitlerin sürüler arasında yayılmasını kolaylaştırıyor. Bu nedenle önleyici ilaçlama, aşılama ve tedavilerin etkili olabilmesi için çoğu zaman topluluk genelinde uygulanması gerekiyor. Düşük okuryazarlık, ürün etiketleri ve talimatlarının anlaşılmasını zorlaştırırken, tartı bulunmaması hayvan ağırlığının tahmin edilmesine ve eksik ya da fazla doz kullanımına yol açabiliyor. Zantsi, bu koşullara uygun yayım hizmetleri, hayvan sağlığı teknisyenleri ve veterinerlik destek programlarına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Yeni Zelanda’da 11. Sınıf Tarım ve Bahçe Bitkileri Bilimi Dersi Seçmeli Olacak
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda’da 11. Sınıf Tarım ve Bahçe Bitkileri Bilimi Dersi Seçmeli Olacak

2 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Yeni Zelanda Eğitim Bakanı Erica Stanford, 11. sınıfta Tarım ve Bahçe Bitkileri Bilimi’nin bağımsız bir ders olarak sunulması kararını savundu. Ders, zorunlu Fen Bilimleri’nin yanında seçmeli olarak okutulacak. Değişiklik, daha önce tarım ve bahçecilik içeriğinin genel fen bilimleri dersi içinde ele alınması planından geri dönülmesi anlamına geliyor ve kırsal öğretmenler ile eğitim alanındaki liderler tarafından memnuniyetle karşılandı. Stanford, başlangıçta 11. sınıf fen bilimleri dersinin tarım ve bahçecilik perspektifiyle işlenebilecek kadar esnek tasarlanacağının kendisine aktarıldığını söyledi. Ancak müfredat yayımlandığında Eğitim Bakanlığı’nın bu yaklaşım için gerekli esnekliğin bulunmadığını bildirdiğini belirten Stanford, kararını 2 Kasım’da değiştirdiğini ifade etti. Bakan, kırsal öğretmen grupları ve Federated Farmers gibi kuruluşlarla yakın çalıştığını ve onların kaygılarından haberdar olduğunu söyledi. Yeni dersin taslağının Noel’den önce istişareye açılması ve gelecek yılın başında kesinleştirilmesi planlanıyor. Dersin hazırlanmasına sektör uzmanları katkı verecek; kırsal öğretmenler dahil ilgili kesimler, taslak yayımlandığında görüş bildirecek. Stanford, gerekli değişikliklerin bu sürecin ardından yapılacağını belirtti. Müfredat 12. sınıftan geriye doğru kurgulanacak ve 11. sınıf genel fen bilimlerinde bulunan tarım-bahçecilik içeriğinin bir bölümü yeni derse aktarılacak. Değişiklik, 12. ve 13. sınıflarda hâlihazırda bulunan Tarım ve Bahçe Bitkileri Bilimi dersleriyle ve bu sınıflar için geliştirilen sektör öncülüğündeki gıda ve lif dersiyle bağlantılı olacak. Kırsal öğretmenlerin itirazlarının daha fazla istişareyle önlenip önlenemeyeceği sorusuna Stanford, konuyu Eğitim Bakanlığı ile gündeme getireceğini söyledi.

SNA, Tarım Arazilerinin 2029 Yeniden Değerleme Metodolojisi İçin Teknik Masaya Katıldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

SNA, Tarım Arazilerinin 2029 Yeniden Değerleme Metodolojisi İçin Teknik Masaya Katıldı

Sociedad Nacional de Agricultura (SNA), Servicio de Impuestos Internos (SII) tarafından tarım arazilerinin 2029 Genel Tarımsal Yeniden Değerleme sürecine yönelik kurulan teknik çalışma masasının açılış oturumuna katıldı. SII’nin Değerleme Müdürlüğü ve Kadastro Değerleme Departmanı aracılığıyla çağrılan masa, sürece ilişkin koordinasyonların başlangıcını oluşturuyor. Çalışma masasının temel amacı, ülke genelindeki tarım arazilerinin değerleme kriterlerine ilişkin önerileri, toprak verilerini ve metodolojik gözlemleri toplamak. Kaynakta, sürecin şeffaf yürütülmesi ve değerleme yönteminin tarım sektörünün gerçek koşullarına teknik olarak uyarlanması hedefleniyor. Masada SII ve SNA’nın yanı sıra Doğal Kaynaklar Bilgi Merkezi (CIREN), Tarım Çalışmaları ve Politikaları Ofisi (ODEPA), Ulusal Sulama Komisyonu (CNR), Tarımsal İnovasyon Vakfı (FIA) ve Milli Mülkler Bakanlığı yer alıyor. SNA, üreticilerin teknik bakışını sürece aktarmayı ve tarımsal faaliyetin gerçek üretimsel ve bölgesel koşullarının değerleme çalışmasına yansıtılmasını amaçladığını belirtti.

Shamonda Virüsü Birleşik Krallık’taki Süt Sığırlarında İlk Kez Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Daily Express · Özgün haber
Veri haberi

Shamonda Virüsü Birleşik Krallık’taki Süt Sığırlarında İlk Kez Tespit Edildi

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Shamonda virüsü, Birleşik Krallık’ta süt sığırlarında ilk kez tespit edildi. Hayvan ve Bitki Sağlığı Kurumu (APHA), Shropshire ve Powys’taki vakaların Büyük Britanya’daki ilk kayıtlar olduğunu doğruladı. Virüs başlıca sığırları etkiliyor; ateş, ishal, halsizlik ve süt üretiminde düşüşe yol açabiliyor. Koyun, keçi ve atlarda da görülebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre hastalık esas olarak ısıran tatarcıklarla yayılıyor. Gebelik sırasında enfekte olan annelerin yavrularında doğum kusurları ve düşükler görülebiliyor. LLM Farm Vets veterineri Rob Hall, çiftçilerin enfeksiyonu buzağılama dönemine kadar fark etmeyebileceğini söyledi. Hall, virüsün Kuzey Afrika ve Güney Avrupa’da, Türkiye dahil, dolaşımının bilindiğini belirtti. Virüs için kullanılabilir bir aşı bulunmadığı, kontrolün iyi hayvancılık uygulamaları, sinekleri uzak tutma ve hijyen yönetimine dayandığı aktarıldı. APHA, hastalığın bildirimi zorunlu olmadığını ve şu aşamada ek hastalık kontrol önlemlerinin gerekli olduğuna dair kanıt bulunmadığını açıkladı. Birleşik Krallık hükümeti durumu izlerken yetiştiricilerden hayvanlarını belirtiler açısından takip etmeleri ve endişe halinde veterinere başvurmaları istendi.

Arnavutluk’ta Yeni Balıkçılık Yasasıyla Uydu İzleme ve Sıkı Yaptırımlar Getirildi
Görsel kaynağı: RTSH · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta Yeni Balıkçılık Yasasıyla Uydu İzleme ve Sıkı Yaptırımlar Getirildi

Arnavutluk Meclisi’nin kabul ettiği yeni Balıkçılık Yasası, cumhurbaşkanının onayının ardından Resmî Gazete’de yayımlandı. Yasa, deniz kaynaklarının kontrolü, gözetimi ve korunması için yeni Avrupa standartları getirirken, Arnavutluk mevzuatını Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 2023/2842 sayılı düzenlemesiyle kısmen uyumlu hâle getiriyor. Düzenleme, ticari deniz biyolojik kaynaklarının kullanıldığı gemileri, konteyner gemileri ve yalnızca akuakültürde kullanılan gemiler dışında balıkçı gemisi kapsamına alıyor. Uzunluğu 18 metre veya daha fazla olan ve kurallara uymama riski yüksek kabul edilen gemiler, avın karaya çıkarılması yükümlülüğünü izlemek ve denetlemek üzere çalışan bir Uzaktan Elektronik İzleme (REM) sistemi kuracak. CCTV kameraları ve deniz sensörlerini içerecek sistemin yanı sıra tüm Arnavutluk balıkçı gemilerinde uydu bağlantılı otomatik konum belirleme cihazı bulunacak. 9 metreden küçük ve yalnızca kıyıdan 6 deniz mili içinde faaliyet gösteren gemiler için bu yükümlülük 1 Ocak 2030’a kadar ertelenecek. Veriler, Balıkçılık İzleme Merkezi ile Deniz Operasyonları Kurumlararası Operasyon Merkezi tarafından 24 saat işlenecek. Yasa, balıkçılık sektörü için devlet bütçesinden doğrudan finanse edilecek özel bir yardım düzeni de getiriyor. Motor gücünü doğru beyan etmeyen gemiler için, yıllık vergi farkının ödenmesi koşuluyla verilerin 31 Aralık 2027’ye kadar düzeltilmesine izin veriliyor. Koruma altındaki su türlerinin avlanması, karaya çıkarılması ve ticareti yasaklanırken; nehir koranı, belirli alabalık türleri, mersin balıkları, köpekbalıkları, vatozlar, Mobula, datarı, yunuslar, foklar, deniz kaplumbağaları ve Pinna nobilis listede yer alıyor. Deniz çevresine zarar veren “Aziz Andreas Haçı” aracının kullanımı da yasaklanıyor. Ruhsatsız avcılık, elektronik belgelerde sahtecilik ve VMS/REM cihazlarının manipülasyonu ağır ihlal sayılıyor; kontrol cihazlarının kurulmaması veya zarar görmesi 200.000 ila 500.000 lek para cezasıyla sonuçlanacak. Ceza puanı sistemi kapsamında 18 puanda iki aylık, 90 puanda ise kalıcı ruhsat iptali uygulanacak.

OECD: Tarım Sektörüne Destek 2025’te 950 Milyar Doları Aştı
Görsel kaynağı: Réussir · Özgün haber
Veri haberi

OECD: Tarım Sektörüne Destek 2025’te 950 Milyar Doları Aştı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) “Tarım Politikaları: İzleme ve Değerlendirme 2026” raporuna göre, örgütün üyesi olan ve olmayan 56 ülkede tarım sektörüne sağlanan toplam destek 2025’te 950 milyar doların üzerine çıkarak rekor kırdı. 2023-2025 döneminde yıllık ortalama 885 milyar dolar olan destek, 2023’e göre 121 milyar dolar, yani yaklaşık %15 arttı. Desteğin tarımsal üretim değerine oranı da %17,6’dan %19,1’e yükseldi. Artış, iklimsel ve jeopolitik şoklara verilen politika yanıtlarıyla birlikte gerçekleşti. Ülkeler yalnızca aşırı hava olayları ve doğal afetlere karşı 2025-2026 döneminde 30’dan fazla acil durum düzenlemesini uygulamaya koydu. Bununla birlikte OECD, desteğin büyük bölümünün gelecekteki risklere karşı dayanıklılığı artırmaktan çok kısa vadeli krizlere yanıt vermeye yöneldiğini belirtiyor. Altyapı ve inovasyon gibi genel hizmetlere ayrılan desteğin tarımsal üretim değerine oranı ise yaklaşık %2,4’te kaldı. Büyük gelişmekte olan ekonomilerin toplam destekteki payı yükseldi. Çin’de fiyat politikalarından kaynaklanan üretici transferleri 2023-2025 döneminde yıllık yaklaşık 204 milyar dolara ulaştı. Hindistan’da üreticiler tarafından finanse edilen tüketici transferleri yıllık 119 milyar dolar olurken, ülke ithalatı da geniş ölçüde sübvanse etti. Gelişmekte olan ekonomilerdeki artış daha çok iç fiyatları yükselten önlemlerden, OECD ülkelerindeki artış ise özellikle afetler karşısında üreticilere yapılan bütçe transferlerinden kaynaklandı. Rapora göre fiyat artışlarından kaynaklanan üretici transferleri, 2023-2025 döneminde brüt tarımsal gelirlerin ortalama %7,1’ine karşılık geldi; bu transferlerin maliyeti tüketici harcamalarının yaklaşık %5,3’ü oldu. Net üretici desteğinin %79’una denk gelen 401 milyar dolarlık bölüm, girdilere ilişkin zorunlu veya gönüllü herhangi bir koşul taşımadı. OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, daha fazla desteğin her zaman daha iyi sonuç vermediğini ve piyasa bozucu önlemlerin ailelerin maliyetlerini artırarak verimliliği düşürdüğünü söyledi.

Gürcistan’da Narenciye Sezonu İçin İşleme İşletmeleriyle Koordinasyon Görüşüldü
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Narenciye Sezonu İçin İşleme İşletmeleriyle Koordinasyon Görüşüldü

Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanı Davit Songhulashvili, Acara hükümeti başkanı Zurab Pataradze ve Acara Tarım ve Çevre Koruma Bakanı Denis Salukvadze ile narenciye kabul ve işleme işletmelerinin yöneticilerini bir araya getirdi. Görüşmede narenciye sezonunun sorunsuz yürütülmesi, ürünlerin pazarlanması, ihracat lojistiği ve işletmeler arasındaki koordinasyon ele alındı. Toplantıda çiftçilere destek, standart dışı mandalinaların teslim alınması ve devlet sübvansiyon programının uygulanması öne çıktı. Songhulashvili, sezon boyunca ihtiyaçlara zamanında yanıt vermek, çiftçilerle işletmeler arasındaki işbirliğini geliştirmek ve ürünün tamamının değerlendirilmesini sağlamak istediklerini söyledi. Bakan ayrıca ihracata yönelik mandalinaların pazarlanması ile standart dışı meyvelerin teslim ve işleme süreçlerinin düzenli yürütülmesi gerektiğini belirtti. Yetkililer daha sonra Agroservis Merkezi’nin Çakvi’deki narenciye fidanlık-demonstrasyon alanını ve serasını inceledi. Gürcistan Ulusal Kataloğu’na kayıtlı 15 narenciye çeşidinin bulunduğu serada inceleme yapan Songhulashvili, Pataradze ve Salukvadze, erkenci mandalina hasadına da katıldı.

Meksika, Avokado Zararlısına Karşı Kapsamlı Denetim Planı Uyguluyor
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Avokado Zararlısına Karşı Kapsamlı Denetim Planı Uyguluyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader), Ulusal Tarım-Gıda Sağlığı, Güvenliği ve Kalitesi Servisi (Senasica) aracılığıyla avokado zararlısından ari bölgeleri korumak için düzenleyici önlemler, epidemiyolojik gözetim ve bitki sağlığı denetimlerini uyguluyor. Çalışmalar, patojenlerin giriş ve yayılma riskini azaltmayı, avokadonun izlenebilirliğini sağlamayı ve etkilenen bölgelerden Michoacán’a sevkiyat girişini önlemeyi amaçlıyor. 13 Ağustos-30 Ekim 2026 döneminde İç Doğrulama Noktalarında 1.774 avokado yükü denetlendi ve toplam 7.391 ton ürünün taşımacılık kurallarına uygun olduğu bildirildi. Michoacán’daki beş stratejik nokta Apatzingán, Buenavista, Cotija, Jiquilpan ve Zamora’da bulunuyor. Denetimler, Bitki Sağlığı Destek Kuruluşu (OASV) personeli, Senasica’nın yetkilendirdiği eyalet görevlileri ve Ulusal Muhafızların desteğiyle yürütülüyor. Senasica’nın yetkilendirdiği altı gezici denetim güzergâhında 28 Ekim’de zararlı taşıdığı belirlenen iki avokado yükü tespit edildi. Yüklerden biri çıkış noktasına iade edilirken diğeri patojenin yayılmasını önlemek amacıyla imha edildi. Michoacán’a girişleri korumak için Nayarit’te iki, Jalisco’da bir doğrulama noktası ve bu eyalete bağlanan yollarda iki gezici güzergâh yetkilendirildi. Colima’da dört nokta için izin süreci devam ediyor. Ari bölgelerin statüsünü korumak amacıyla meyve örnekleri alınıyor, bahçelere tuzaklar yerleştiriliyor ve bunlar düzenli olarak kontrol ediliyor. Ayrıca 1 Ekim’de yayımlanan düzenlemeyle, ihracat amacıyla taze avokadonun bahçeden yetkili paketleme tesislerine taşınmasına ilişkin bitki sağlığı koşulları belirlendi. Meksika avokadosu 36 ülkeye ihraç edilirken, 2026’da yaklaşık 1 milyon ton ürünü kapsayan 37.840 ihracat sertifikası düzenlendi. Ülke genelinde 10 eyaletteki 103 belediye ve 12 agroekolojik bölge zararlıdan ari kabul ediliyor; bu alan 243.926 hektara ulaşıyor. Michoacán’da ise 50 belediye ve 185.705 hektar aynı bitki sağlığı statüsü kapsamında bulunuyor.

AB ve Britanya’nın Gıda Kontrollerini Kaldırmayı Amaçlayan SPS Taslağı İçin Görüşmeler Sürüyor
Fotoğraf: Shutterstock · Özgün haber
Veri haberi

AB ve Britanya’nın Gıda Kontrollerini Kaldırmayı Amaçlayan SPS Taslağı İçin Görüşmeler Sürüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

AB ile Britanya’nın, Brexit sonrasında gıda ve tarım ürünlerinin ithalat ve ihracatında uygulanan kısıtlamaları kaldırmayı amaçlayan sıhhi ve bitki sağlığı önlemleri (SPS) anlaşması taslağını tamamladığı İngiliz medyası tarafından bildirildi. Taslağın sosis ve peynirden deri ürünleri ile çiçeklere kadar geniş bir ürün grubunu kapsadığı, anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ise 2028’in ilk çeyreğinden önce beklenmediği aktarıldı. Ancak AB kaynakları anlaşmanın henüz tamamen sonuçlanmadığını ve görüşmelerde bir konunun açık kaldığını belirtiyor. Bu nedenle metnin kesinleştiği söylenemiyor. The Guardian’a göre anlaşma, 2019’dan bu yana AB ile Britanya arasındaki gıda ticareti üçte bir azalan Britanyalı ihracatçılar için işlemleri kolaylaştırabilir. Küçük Britanyalı işletmelerin, Brexit sonrasında 2022’de uygulamaya konulan kontrollerin maliyetleri nedeniyle büyük ölçüde bıraktıkları küçük miktarlı peynir ve şarap alımlarına dönmeleri de mümkün olabilir. Britanya Çiftçiler Birliği, ekimde ülkenin AB’ye gıda ihracatının Brexit’ten bu yana üçte bir düştüğünü; yumurta, tavuk eti ve patates ürünlerinin en fazla etkilenen gruplar arasında bulunduğunu açıkladı. İhracatçıların karşılaştığı yeni şartlar ve kontroller özellikle et, peynir ve süt ürünleri, canlı hayvanlar, bitkiler ve çiçekler gibi ürünleri kapsıyor. BBC ve The Guardian kaynaklarına göre yaklaşık 200 sayfalık taslak bu idari engelleri kaldırmayı hedefliyor. İngiliz medyası taslağın AB üyesi ülkelerin büyükelçileri tarafından Brüksel’de ele alınacağını öne sürerken, AB kaynakları büyükelçilerin gündeminde yalnızca AB-Britanya zirvesinin ortak bildiri taslağının bulunduğunu bildirdi. Bir AB kaynağı, üye ülkelerin anlaşma metnini hâlâ beklediğini ve müzakerelerde bir açık konu kaldığını söyledi. Britanya hükümeti ise anlaşmanın ülke ekonomisine yıllık 5,1 milyar sterlin katkı sağlayacağını savunuyor.