ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

376 haber · Sayfa 3

Abrovski, Bulgaristan’da Tütün Desteğinin Sürmesini Savundu
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Abrovski, Bulgaristan’da Tütün Desteğinin Sürmesini Savundu

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski, tütün üreticilerine sağlanan geçiş dönemi ulusal yardımının gelecek program döneminde de sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Abrovski, açıklamayı Ulusal Tütün Üreticileri Birliği-2010’un düzenlediği “Her Tütün Yaprağı İçin Onur” yuvarlak masa toplantısında yaptı. Bakan, desteğin bütçesinin daha küçük olacağını, ancak sürmesinin Bulgaristan’ın daha kaliteli tütün üretimini geliştirmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Tütünün ülke için geleneksel bir tarım ürünü olduğunu söyleyen Abrovski, sektörün kırsal bölgelerdeki geçim kaynaklarının korunması bakımından özel önem taşıdığını ve Bulgar tütününün yüksek kalite, özgün özellikler ve geniş kullanım alanına sahip olduğunu vurguladı.

İtalya, Elma İhracatında Dünya Liderliğini İkinci Yıl da Korudu
Görsel kaynağı: Adnkronos · Özgün haber
Veri haberi

İtalya, Elma İhracatında Dünya Liderliğini İkinci Yıl da Korudu

İtalya, 2025/26 ticaret sezonunda ikinci yıl üst üste dünyanın en büyük elma ihracatçısı oldu. Ismea’nın Uluslararası Ticaret Merkezi verileri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre İtalya, küresel elma ihracat değerinin %17’sini oluşturdu. ABD %14, Çin ise %13 payla İtalya’yı izledi. Sonuç, İtalyan elma sektörünün üretim organizasyonu, ürün kalitesi ve dış pazarlara erişim kapasitesiyle ilişkilendiriliyor. Sezon boyunca İtalyan elmaları 86 yabancı ülkeye ulaştı. Üretim ve ihracat zinciri, kuzeyde Val di Non Dop ve Val Venosta Igp gibi bölgelerden Campania’daki Annurca Igp’ye, Emilia-Romagna ve Toskana’ya kadar uzanıyor. Bu yapı, yılın 12 ayı boyunca düzenli tedarik sağlanmasına dayanıyor. Geleneksel Golden Delicious, Gala, Stark, Granny Smith, Cripps Pink ve Fuji çeşitlerinin yanında, tüketici tercihlerini hedefleyen yeni çeşitler de pazarda yerini güçlendiriyor. 2025/26 sezonunda toplam sevkiyat yaklaşık 1.060 milyon kilo oldu ve ihracat değeri 1,2 milyar avroya ulaştı. Değer, önceki sezona göre %2 artarken ortalama ihracat fiyatı da %3 yükseldi. Kaynak, fiyat artışında çeşitlerin yenilenmesinin de etkili olduğunu belirtiyor. İhracat artışının en belirgin olduğu alan AB dışı pazarlar oldu; bu ülkelere sevkiyatlar önceki sezona göre %24 yükseldi. Orta Doğu’da Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail, ayrıca Brezilya ve Hindistan öne çıktı. Avrupa’da İspanya’ya ihracat %10 artarak bu ülkeyi İtalya’nın ikinci büyük pazarı haline getirirken, Almanya ilk sıradaki pazar olmayı sürdürdü.

Polonya, Sığır Eti İçin Yeni Kalite Sertifikası Hazırlıyor
Görsel kaynağı: Rzeczpospolita · Özgün haber

Polonya, Sığır Eti İçin Yeni Kalite Sertifikası Hazırlıyor

Polonya, iki yıl içinde sığır eti için Avrupa Birliği’nde (AB) ilk pişirme kalitesi işaretini uygulamaya koymayı planlıyor. Yeni sertifikanın, tüketicilerin satın alma sırasında daha bilinçli seçim yapmasına yardımcı olması hedefleniyor. İşaretin sığır etinde lezzet, yumuşaklık ve sululuk açısından tutarlılığı garanti etmesi amaçlanıyor. Böylece tüketicilerin, kalite özellikleri daha öngörülebilir ürünleri seçebilmesi bekleniyor.

Domates Güvesi İçin Acil Mücadele Çağrısı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Domates Güvesi İçin Acil Mücadele Çağrısı

Tarım uzmanı ve çiftçiler sendikası başkanı Hüseyin Abdurrahman Ebu Sıdam, domates güvesinin üretimi tehdit ettiğini belirterek Tarım Bakanlığından zararlıyla mücadele için hızlı ve ciddi adımlar atmasını istedi. Ebu Sıdam, zararlının çiftçilere her yıl milyonlarca maliyet yüklediğini ve bazı durumlarda tüm ürünün yok olmasına yol açabileceğini söyledi. Zararlının özellikle larva döneminde bitki dokularına, çiçeklere ve meyvelere girerek üretimi azalttığı ve meyve kalitesini bozduğu aktarıldı. Domatesin yanı sıra patates ve patlıcanı da etkileyen zararlının kontrolünde feromon tuzakları ve biyolojik mücadelenin yanı sıra pahalı kimyasal ilaçlar kullanılıyor. Ebu Sıdam, sahte ve etkisiz ilaçların yayılmasının da önlenmesini istedi.

Sırbistan’da Fındık Yetiştiriciliği Uzun Vadeli Yatırım Seçeneği Olarak Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Fındık Yetiştiriciliği Uzun Vadeli Yatırım Seçeneği Olarak Öne Çıkıyor

Sırbistan’da fındık yetiştiriciliği, gıda sanayisinden gelen talep ve ihracat olanağı nedeniyle uzun vadeli yatırım arayan üreticiler için dikkat çeken seçeneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Ülkede 2024 yılında yaklaşık 8.700 hektar alanda fındık yetiştirildiği, bu ürüne yönelik ilginin de artmaya devam ettiği belirtiliyor. Fındık, tek yıllık ürünlerden farklı olarak birkaç yıl süren bir yatırım ve üretim planı gerektiriyor. İlk meyveler dikimden birkaç yıl sonra alınabilirken, ciddi verim seviyelerine daha sonraki dönemde ulaşılması bekleniyor. Bu süreçte çeşidin özellikleri ve yetiştirme koşulları sonuçları etkiliyor. Bahçe kurulmadan önce fidan, toprak hazırlığı, sulama ve bakım giderlerinin hesaplanması gerekiyor. Fındığın çikolata, kremalı ürünler ve diğer şekerleme ürünlerinde yaygın kullanılması pazarı desteklese de kârlılık garanti edilmiyor. Ürün kalitesi, verim, üretim maliyetleri ve güvenilir bir alıcı bulma imkânı kazancı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle uygun araziye sahip ve uzun vadeli yatırım yapmaya hazır üreticilerin, dikim öncesinde maliyetleri ve pazar koşullarını ayrıntılı biçimde değerlendirmesi öneriliyor.

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Sırp arıcılar, önceki küçük sevkiyatların ardından Çin’e yaklaşık üç ton bal ihraç etti. Sırbistan Arıcılık Örgütleri Birliği Başkanı Rodoljub Živadinović, Sırp balının Çin pazarında yayılmasıyla sevkiyat miktarlarının artmasını beklediklerini söyledi. İhracat, iki ülkenin veteriner sertifikalarını uyumlaştırması ve “Naš med” tesisinin Çin’de kaydettirilmesinin ardından mümkün oldu. Çin pazarına gönderilen bal, Avrupa ülkelerine yapılan sevkiyatların aksine çoğunlukla varillerde değil, 250 ve 500 gramlık kavanozlarda, daha küçük miktarlarda ise kilogramlık ambalajlarda satılıyor. Živadinović, bu satış biçiminin daha uygun fiyat sağlayabildiğini belirtti. “Naš med” tesisine alınan yeni ekipmanın da daha büyük miktarlarda balın paketlenmesi ve sevkiyata hazırlanmasını önemli ölçüde hızlandırmasının beklendiğini söyledi. Živadinović’e göre daha büyük sevkiyatlar başladığında arıcıların elde ettiği fiyat %30 ila 50 arasında artabilir; ancak bu beklentinin miktara bağlı olduğunu vurguladı. Balın Çin’e deniz yoluyla gönderildiğini ve sevkiyatın alıcıya ulaşmasının bazı durumlarda 75 günü bulabildiğini aktardı. Sırbistan’da akasya balının çoğu özel alıcıdaki mevcut alım fiyatını kilogram başına yaklaşık dört avro olarak açıklayan Živadinović, bu düzeyi kârlılık sınırı olarak değerlendirdi. Bazı alıcıların 4,3 avro, “Naš med” tesisinin ise miktar ve kaliteye göre 4,5 ila 4,8 avro ödediğini söyledi. Živadinović, Sırbistan ve Avrupa Birliği marketlerinde sahte balın yaygın olduğuna ilişkin iddiasının üreticileri ve doğal bala yönelik talebi olumsuz etkilediğini savundu; bu açıklamanın dayandığı analiz yöntemi ve örneklem kaynakta belirtilmedi. 2026 arıcılık sezonunun önceki sezondan daha iyi geçtiğini, ancak verimlerin bölgeler arasında eşit olmadığını belirtti. Güney Sırbistan’da verimlerin diğer bölgelere göre yaklaşık %40 daha düşük kaldığını, ayçiçeği veriminin ortalama olduğunu, kolzanın beklentiyi karşılamadığını ve yüksek sıcaklıkların çayır balı verimini düşürdüğünü aktardı. İklim değişikliğinin kısalan nektar dönemleri, kuraklık ve polen eksikliğiyle kış hazırlığını zorlaştırdığını, uzayan sonbaharın ise varroa parazitinin gelişimini desteklediğini söyledi.

Tayland Pirinci İhracatında Filipinler ve Malezya Pazarları Büyüdü
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Pirinci İhracatında Filipinler ve Malezya Pazarları Büyüdü

Tayland Dış Ticaret Departmanının açıklamasına göre ülkenin pirinç ihracatı 2569 yılının ocak-eylül döneminde 4,99 milyon tona, ihracat değeri ise 2,962 milyar ABD dolarının üzerine çıktı. Asya bölgesine yapılan pirinç ihracatı 1,71 milyon ton olarak gerçekleşti ve geçen yılın aynı dönemine göre %13,25 arttı. Bu sonuçlar, Tayland pirinci ihracatında Asya pazarlarının önemini koruduğunu gösterdi. Filipinler ve Malezya, artışın en belirgin olduğu pazarlar arasında yer aldı. Filipinler’e Tayland pirinci ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre %263, Malezya’ya ihracat ise %155 yükseldi. Yetkili Arada Feungthong, Tayland ile bu iki ülke arasındaki ticari temasların ağustos ayında sürdürüldüğünü ve her iki ülkenin Tayland’ı gıda güvenliği alanında stratejik ortak olarak gördüğünü belirtti. Tayland’ın kalite, sözleşmelere uygun teslimat ve zamanında sevkiyat kapasitesine duyulan güvenin de talebi desteklediği aktarıldı. Departman, ihracatı sürdürmek ve pazar çeşitliliğini artırmak amacıyla Hong Kong, Japonya, Filipinler ve Güney Afrika’daki pirinç ithalatçılarıyla görüşmeler yapmayı planlıyor. Ayrıca Taylandlı ihracatçılarla yabancı alıcıları bir araya getirmek, Tayland pirincini tanıtmak ve yeni siparişleri desteklemek için uluslararası bir pirinç konferansı düzenlenmesi öngörülüyor. Açıklamaya göre çoklu pazarlara yönelik bu çalışmalar, tek bir pazara bağımlılıktan kaynaklanan riski azaltmayı ve Tayland pirinç üretimini destekleyecek siparişleri artırmayı amaçlıyor.

Arjantin’in 2026/27 Buğday ve Mısır Üretim Tahmini Yükseldi
Görsel kaynağı: Agronews Castilla y León · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’in 2026/27 Buğday ve Mısır Üretim Tahmini Yükseldi

ABD Tarım Bakanlığının (USDA) Buenos Aires ofisi tarafından 23 Ekim 2026’da yayımlanan rapora göre Arjantin’in 2026/27 sezonu buğday ve mısır üretim görünümü iyileşti. Buğday üretimi 23 milyon ton, mısır üretimi ise 62 milyon ton olarak tahmin edildi. Bu rakamlar, temmuz ayındaki öngörülere göre sırasıyla 1,4 milyon ve 1,5 milyon tonluk artışlara işaret ediyor. Arjantin’in yeni ticari sezonda yaklaşık 17 milyon ton buğday ve 43 milyon ton mısır ihraç etmesi bekleniyor. Rapora göre bu miktarlar, her iki ürün için de ülke tarihindeki en yüksek ikinci ihracat seviyeleri olabilir. Ancak üretim ve ihracat görünümü, kasım ve aralık aylarında beklenen yoğun yağışlar ile özellikle güçlü geçmesi öngörülen El Niño olayı nedeniyle risk taşıyor. Bu koşullar hasadın ilerlemesini, bitki sağlığını ve tahılın nihai kalitesini olumsuz etkileyebilir. Diğer tahıllarda görünüm daha sınırlı kaldı. Arpa üretim tahmini 4,8 milyon tona, sorgum üretim tahmini ise 3 milyon tona çekildi. Kabuklu pirinç üretimi için öngörü 1,19 milyon tona yükseltildi. Buğday, mısır, arpa ve sorgumun toplam üretimi 92,8 milyon ton olarak hesaplanırken, kabuklu pirinç de eklendiğinde toplam hacim yaklaşık 94 milyon tona ulaşıyor. Buğdayda hasat alanının 6,5 milyon hektar olması bekleniyor; bu, önceki tahminden yaklaşık 100 bin hektar daha düşük. Fazla nemin bazı bölgelerde ekim çalışmalarının tamamlanmasını engellemesi alan daralmasının gerekçesi olarak gösteriliyor. Ulusal verim tahmini hektar başına 3,54 ton ile 2025/26 sezonundaki 4,12 tonun altında kalıyor. Bununla birlikte, merkezdeki başlıca üretim bölgelerinde ürün koşulları genel olarak iyi veya mükemmel değerlendiriliyor. Nihai üretimin hava koşullarına bağlı olarak 22,5 milyon ile 24 milyon ton arasında gerçekleşebileceği belirtiliyor. Hasat kuzey illerinde ekim ortasında başladı. Arjantin’in merkezinde ana hasadın kasım ortasında, Buenos Aires’in güneyinde ise aralık sonu ile ocak başı arasında tamamlanması bekleniyor. Santiago del Estero’daki Sachayoj’da hektar başına 2,5 ton, Bandera’da ise yaklaşık 4,5 ton verim öngörülüyor; Bandera’da hasadın kasım başında başlaması bekleniyor. Aralık 2026 teslimli buğdayın çiftlik çıkışı fiyatı yaklaşık 205,49 avro/ton olarak verilirken, bir yıl önceki karşılaştırmalı değer 165,28 avro/tondu. USDA, fiyat ve üretim görünümündeki iyileşmeye rağmen çiftçilerin ekonomik marjlarının dar kaldığını, üre fiyatlarının nisanda ve mayısta çok yüksek seyrettikten sonra temmuz ve ağustosta gerilediğini belirtiyor. Arjantin pirincinin olası destinasyonları arasında Türkiye de yer alıyor; Türkiye için bir miktar belirtilmiyor.

Pencap Bakanı İklim Dirençli Tarım ve Güvenli Gıda İçin Çağrı Yaptı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pencap Bakanı İklim Dirençli Tarım ve Güvenli Gıda İçin Çağrı Yaptı

Pencap Gıda Güvenliği ve Tüketiciyi Koruma Bakanı Salma Butt, Lahor’da modern ve çevre dostu tarım uygulamalarının iklim değişikliğiyle mücadele, gıda güvenliğinin sağlanması ve halka kaliteli, tağşişsiz gıda sunulması için gerekli olduğunu söyledi. Butt, artan sıcaklıklar, su kıtlığı ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkisinin gıda güvenliği açısından önemli zorluklar oluşturduğunu belirtti. Bakan, bu etkileri azaltmak ve tarımsal verimliliği korumak için suyun verimli kullanılması, sürdürülebilir tarım politikalarının uygulanması ve modern tarım teknolojilerinden yararlanılması gerektiğini vurguladı. Değişen hava koşullarının ürünler üzerindeki etkisini azaltacak etkili stratejilerin, ülkenin gıda ihtiyaçlarını karşılamak açısından gerekli olduğunu ifade etti. Gıda güvenliğinde gıdanın bulunabilirliği, kalitesi, besin değeri ve karşılanabilir fiyatına özel dikkat gösterilmesi gerektiğini de kaydetti. Butt, Pencap genelinde güvenli gıda sağlanabilmesi için üretim, depolama, taşıma ve satış dahil tedarik zincirinin tüm aşamalarının etkin biçimde izlenmesi çağrısında bulundu. Gıda güvenliği yasalarının etkili uygulanmasının tağşişi, standart altı gıda satışını ve halk sağlığına zarar veren uygulamaları önlemeye yardımcı olabileceğini belirtti. Güvenli ve kaliteli gıdanın yalnızca hükümetin sorumluluğu olmadığını söyleyen Butt, kamu kurumları, çiftçiler, işletmeler ve halk arasında işbirliği ile izleme sistemlerinin ve kamu farkındalığının güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Meksika’da Sader, Agave-Tekila Değer Zincirini Güçlendirmeye Odaklanacak
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber

Meksika’da Sader, Agave-Tekila Değer Zincirini Güçlendirmeye Odaklanacak

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı (Sader), agav yetiştiriciliğinden tekila üretimi ve pazarlamasına uzanan değer zincirini güçlendirmek için çalışma yürütecek. Sader Başkanı Columba López Gutiérrez, bu hafta Meksika’nın Jalisco eyaletindeki bir tekila üretim tesisini ziyaret ederek üretim ve damıtma sürecini yakından inceledi. López Gutiérrez, zincirde özellikle bitki sağlığı ve gıda güvenliğine odaklanılacağını açıkladı. Bakanlığın planları arasında agav yetiştiriciliğinde agroekolojik bir sistemin geliştirilmesi, toprakların iyileştirilmesi ve yeniden kazanılması, biyofabrikalarla ortak çalışmalar yürütülmesi ve zararlılarla mücadele bulunuyor. Sader ayrıca tarım, araştırma ve sanayi arasındaki bağlantıları güçlendirmeyi; üreticiler, araştırmacılar ve ürünü işleyen kuruluşlar arasında ortak çözümler geliştirmeyi amaçlıyor. Bu başlıkların çalışma masaları, forumlar ve eğitimler aracılığıyla izlenmesi planlanıyor. López Gutiérrez, Tekila Düzenleme Konseyi’nin laboratuvarını ziyaretinde bilim, teknoloji ve uzmanlık bilgisinin ürün kalitesine katkısına da dikkat çekti. Ulusal Tekila Sanayisi Odası’nın bildirdiğine göre federal hükümet, Jalisco yönetimi ve Tekila Düzenleme Konseyi, agav-tekila zincirine yönelik bir eylem planı için çalışma toplantısı yaptı. Görüşmede agav üreticilerinin sayısı, plantasyonların kaydı ve güncellenmesi, stratejik planlama, bitki sağlığı ve üreticilerin korunması gündeme geldi. Ayrıca Agave Responsable Social sertifikası, coğrafi veri görüntüleyicisi, agavın diğer kullanım alanları, ürün rehni, ürün deseni dönüşümü, yeni pazarlar ve bitki sağlığı kampanyası değerlendirildi. Toprakların iyileştirilmesi, biyogübrelerin geliştirilmesi ve tekila ticaretinin özellikle Asya pazarlarında güçlendirilmesi de ele alındı.

Küresel Süt Üreticileri Fonksiyonel Gıda Talebine Yöneliyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Süt Üreticileri Fonksiyonel Gıda Talebine Yöneliyor

Küresel süt üreticileri, tüketicilerin süt ürünlerinden yalnızca protein değil, farklı tüketim deneyimleri ve sindirim sistemiyle ilişkilendirilen özellikler de beklemesine yanıt olarak ürün çeşitlendiriyor. Paris'te geçen hafta düzenlenen SIAL Gıda Fuarı'nda ilgi gören ürünler arasında yeniden talep kazanan geleneksel Yunan yoğurdu ve lor peyniri ile kefir ilaveli süt ürünleri yer aldı. Keskin ve ekşi bir tada sahip kefir, sindirim sistemi için yararlı bakteriler sağlayan probiyotik bir kültür olarak tanımlanıyor; Baltık ülkelerinde yaygın kullanılan kefirin Avrupa'nın diğer bölgelerinde de popülerlik kazandığı belirtiliyor. İtalyan Ponte Reale, kefir ilaveli manda sütü mozzarella peyniri sergiledi. Şirket, ürünün İtalyan burratasına göre %25 daha az yağ içerdiğini ve yemek pişirmede kullanılamasa da çeşni olarak tüketildiğini açıkladı. Ponte Reale, kefirli mozzarellanın inek sütünden üretilen bir çeşidini ve laktozsuz bir versiyonunu geliştirmeyi planlıyor. Yunanistan merkezli Olympus Dairy de artan talebe karşılık kefir ilaveli bir sütlü içecek geliştirdi. Geleneksel süt ürünlerine yönelik talep de artıyor. Olympus Dairy, Avrupa'ya Yunan yoğurdu satışlarının son iki yılın her birinde %40 büyüdüğünü bildirdi. Şirkete göre bu artışta, sağlıklı beslenme kapsamında düşük yağlı ve yüksek proteinli ürünler arayan genç tüketicilerin talebi etkili oldu. Polonyalı Piatnica, Yunan ve ayran yoğurtları ile lor peyniri gibi kaliteli taze süt ürünlerine odaklandı. Wisconsin'deki 120 peynir üreticisi şirket ise biber ve baharatlı turşu aromalı peynirler geliştiriyor; mühürlü ambalajlarda küçük porsiyonlu peynir atıştırmalıkları da öne çıkan eğilimler arasında bulunuyor.

Pakistan, İthal Pamuk Tohumu İçin 12-18 Aylık Hızlandırılmış Onayı İnceleyecek
Görsel kaynağı: The Express Tribune · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan, İthal Pamuk Tohumu İçin 12-18 Aylık Hızlandırılmış Onayı İnceleyecek

Pakistan Ulusal Gıda Güvenliği ve Araştırma Bakanı Rana Tanveer Hussain, ithal pamuk tohumu için önerilen 12-18 aylık hızlandırılmış onay mekanizmasının mevcut yasal çerçevede incelenmesini istedi. Öneri, mevcut prosedürlerde yaklaşık yedi yıl süren onay süreciyle karşılaştırılıyor; henüz uygulanmasına ilişkin kesin bir karar açıklanmadı. Resmi açıklamaya göre mekanizma, zorunlu bilimsel testlerden, biyogüvenlikten ve biyolojik güvenlik standartlarından taviz vermeyecek. Toplantıda özellikle Pencap'ta pamuk ekimindeki kalıcı gerileme ele alınırken, düşen verim, artan üretim maliyetleri ve azalan kârlılığın çiftçileri şeker kamışı, mısır ve diğer ürünlere yönelttiği belirtildi. Değerlendirilen üç ayaklı strateji; yerli geliştirilen pamuk tohumunun güçlendirilmesini, iyileştirilmiş tohum ithalatının kolaylaştırılmasını ve hızlandırılmış mekanizmanın uygulamaya konulmasını kapsıyor. PARC öncülüğünde PARC, NSDRA ve PCCC'den oluşan üç üyeli bir komitenin yabancı pamuk germplazmasının edinilmesini kolaylaştırması planlanıyor. Bitki Koruma Dairesi, bekleyen Zararlı Risk Analizleri ile Kontrollü İthalat İzinlerini hızlandıracak. Çin teknik dosyasını sundu ve ek bilgi istendi. Türkiye ile temasların ise Türkiye'nin yanıtına bağlı olduğu bildirildi. NSDRA ayrıca çeşitleri belirli agroklimatik bölgelerdeki performansa göre değerlendirecek.

Şili'nin Maule Bölgesi'nde 14 Komünde Tarımsal Acil Durum İlan Edildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili'nin Maule Bölgesi'nde 14 Komünde Tarımsal Acil Durum İlan Edildi

1 yayıncı · 3 haber · İncele

Şili Tarım Bakanlığı, ekim ayında etkili olan yoğun yağış, dolu ve güçlü rüzgârların yol açtığı üretim zararları nedeniyle Maule Bölgesi'ndeki 14 komünde tarımsal acil durum ilan etti. Karar; Talca, Curicó ve Linares eyaletlerine bağlı Talca, Curepto, Maule, Río Claro, Pencahue, San Clemente, Teno, Romeral, Curicó, Rauco, Sagrada Familia, Molina, Parral ve Retiro komünlerini kapsıyor. Bakanlığın karara dayanak oluşturan teknik değerlendirmelerine göre hava olayları, bölgedeki farklı ürün ve üretim faaliyetlerinde hasara neden oldu. Özellikle meyvecilik ve tarım sektörleri etkilenirken üretim kayıpları, ürün kalitesinde zarar, toprakların su altında kalması ve tarımsal çalışmalarda gecikme tespit edildi. Aşırı nemin bitki sağlığı açısından risk oluşturduğu belirtildi. Tarım Bakanı Jaime Campos, hasarın boyutunu incelemek üzere Talca'ya gittiğini ve Maule komünündeki Colín bölgesinin en fazla etkilenen alanlardan biri olduğunu söyledi. Campos, değişen iklim koşullarının üreticileri teknik ve tarımsal uygulamalarını yeni koşullara uyarlamaya zorladığını belirterek bu durumu küresel ısınma ve El Niño olgusuyla ilişkilendirdi. Acil durum ilanı, kapsanan komünlerde silvotarım faaliyetleri yürüten üreticiler ile etkilenen kırsal nüfus için destek araçlarının kullanılmasına imkân verecek. Ancak uygulanacak önlemler, yetkili makamın usullerine ve hedefleme ölçütlerine, yürürlükteki mevzuata ve bütçe imkânlarına bağlı olacak. INDAP ekipleri ayrıca Maule komününde açık hava sebzeleri ile plastik altındaki domates üretimindeki zararları inceledi. Bazı biber ve domateslerin kurtarılamayacağı, dolu ve su ağırlığının seraları yıkarak ürünlerin üzerine düşürdüğü bildirildi.

Buğday Fiyatları Gerilerken Rusya Yeni İhracat Rotası Açtı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Buğday Fiyatları Gerilerken Rusya Yeni İhracat Rotası Açtı

Buğday fiyatları, Rusya’nın tahıl taşımacılığında yeni güzergâhları devreye almasının ardından Paris ve Chicago piyasalarında geriledi. Paris Matif’te 28 Ekim’de Aralık vadeli buğday kontratı 1,50 avro düşerek 227,00 avro/tona, Mart kontratı ise 2,25 avro gerileyerek 225,75 avro/tona indi. Chicago Board of Trade’de Aralık buğdayı 11,25 ABD senti düşüşle 599,00 ABD senti/bushel seviyesine geriledi; bu yaklaşık 197,55 avro/tona karşılık geldi ve temmuz başından bu yana en düşük seviyeye işaret etti. Rus makamları, Azak Denizi üzerinden tahıl ihracatını geçici olarak 15 Kasım’a kadar yeniden başlattı. Taşımaların askeri güvenlikle yapılmasının planlandığı, ilk tahıl gemilerinin de temmuzdan bu yana ilk kez Kerç Boğazı’ndan geçtiği bildirildi. Reuters’ın aktardığına göre Rusya ayrıca ilk kez Murmansk Arktik Limanı üzerinden tahıl ihraç etti. İlk parti 3.400 ton olurken, Fas’ın Casablanca kenti için yaklaşık 28.000 ton buğday yüklenmesi planlandı. Rusya’nın Baltık limanlarından eylülde 1,2 milyon ton tahıl sevk edildi; bu miktar deniz yoluyla yapılan Rus tahıl ihracatının %60’ından fazlasını oluşturdu. Daha fazla Rus buğdayının piyasaya dönme ihtimali, Paris ve Chicago fiyatları üzerinde baskı yaratıyor. Türkiye ise Rusya’nın ilgi göstermediğini belirttiği Karadeniz tahıl anlaşması girişimini destekleyen ülke olarak kaynakta yer alıyor. Fiyat düşüşü üretici piyasasına da yansıdı. Almanya’da 44. takvim haftasında ekmeklik buğdayın üretici fiyatı 8,80 avro gerileyerek 199,52 avro/tona düştü. Rheinland-Pfalz’da 27 Ekim’de ekmeklik buğdayın ortalama fiyatı önceki haftadaki 201,60 avro/tondan 194,90 avro/tona indi. Rusya, Ukrayna ve ABD arasındaki görüşmelerin kasım başında sürdürülmesi bekleniyor; ancak henüz bir ilerleme veya anlaşma sağlanmış değil.

Arjantin'de Damızlık Boğa Fiyatları Pesoda %61, Dolarda %57 Arttı
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin'de Damızlık Boğa Fiyatları Pesoda %61, Dolarda %57 Arttı

Arjantin hayvancılığında genetik yatırımları son aylarda yeniden öne çıktı. Ağustos-ekim 2026 arasında, damızlık hayvan ihalelerinin yoğunlaştığı dönemde ortalama boğa fiyatları yıllık bazda peso cinsinden %61, dolar cinsinden %57 yükseldi. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine dayanan sonuçlar 15.500'den fazla başın satışını kapsıyor. Fiyat hareketi, yetiştirici ve üreticilerin verimliliği ile sürülerinin genetik kalitesini geliştirmek için damızlık hayvanlara yatırım isteğinin arttığına işaret ediyor.

FrieslandCampina, Kasım 2026 Çiğ Süt Garanti Fiyatını 47 Avro Olarak Açıkladı
Görsel kaynağı: Landwirt · Özgün haber
Veri haberi

FrieslandCampina, Kasım 2026 Çiğ Süt Garanti Fiyatını 47 Avro Olarak Açıkladı

FrieslandCampina, Kasım 2026 için garantili çiğ süt fiyatını 100 kilogram başına 47 avro olarak açıkladı. Şirket, fiyatın önceki aya göre 1,50 avro/kg arttığını bildirdi. 2026’nın kasım ayı dahil ortalama garanti fiyatı 42,05 avro olarak verildi. FrieslandCampina’ya göre artışta, Kuzeybatı Avrupa’daki referans şirketlerde kasım ayında daha yüksek süt fiyatları beklenmesi etkili oldu. Şirket, bu beklentinin başlıca nedeninin güçlü protein piyasası olduğunu, önceki döneme ilişkin pozitif düzeltmenin de garanti fiyatını yükselttiğini belirtti. Üye süt sığırı yetiştiricilerine ödenecek integral süt fiyatı kasım için 50,71 avro olarak açıklandı. İntegral süt fiyatı, garanti fiyata Foqus Planet kalite ve sürdürülebilirlik programındaki azami primin eklenmesi, ardından ücret ve maliyetlerin düşülmesiyle hesaplanıyor. Organik sütün kasım ayı garanti fiyatı 100 kilogram başına 66,50 avro oldu ve önceki aya göre 1,25 avro/kg yükseldi. Organik süt fiyatındaki artış da referans şirketlerin beklenen fiyatları ile önceki döneme ilişkin pozitif düzeltmeye bağlandı. Organik sütte 2026’nın kasım ayı dahil ortalama garanti fiyatı 64,36 avro, kasım ayı integral fiyatı ise 74,09 avro olarak açıklandı.

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor

Türkiye’den ortaklarla geliştirilen proje kapsamında Moldova’nın koyun ve keçi sektörüne yaklaşık 2 milyon avroluk yatırım planlanıyor. Proje; iki koyun ve keçi sütü işleme tesisi, 10 süt toplama noktası ve projeye katılan işletmelere yönelik bir yem fabrikası kurulmasını öngörüyor. Moldova’daki çiftçiler projeye katılmaya davet edilirken, girişimin ağırlıklı olarak ihracata yönelik peynir üretimi oluşturması hedefleniyor. Projenin ayrıntıları, Moldova Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Federasyonu tarafından 29 Ekim 2026’da düzenlenen toplantıda, aralarında Ankara’daki koyun ve keçi sektörünü temsil eden Hasan Kılınç’ın da bulunduğu katılımcılara sunuldu. Toplantının amacı, planlanan yatırımı, iş birliği olanaklarını ve yetiştiricilerin kurulacak toplama ve işleme yapısına hangi koşullarda katılabileceğini anlatmaktı. Hasan Kılınç, Moldova’daki çeşitli işletmelere yapılan ziyaretler sonrasında başlıca sorunlardan birinin işleme süreçlerinde ortak standartların bulunmaması olduğunu belirtti. Projede süt toplama noktalarının, çiftçilerin üretimlerini yaklaşık 60–70 kilometrelik mesafelerde teslim edebileceği şekilde dağıtılması planlanıyor. Böylece daha fazla miktarda sütün düzenli biçimde toplanması ve standartlaştırılmış koşullarda işlenmesi amaçlanıyor. Peynir üretiminde ürün özelliklerinin işletmeden işletmeye değişmemesi için eğitim ve yem üretimi de yatırımın unsurları arasında yer alıyor. Üç ila beş kişinin Hollanda’ya gönderilerek koyun ve keçi sütünden peynir üretim teknolojileri konusunda eğitilmesi, ardından bu bilgilerin Moldova’da kurulacak işleme tesislerinde uygulanması planlanıyor. Yem fabrikasında üretilecek standart rasyonlarla, peynir üretiminde kullanılacak sütün kalite parametrelerinin mümkün olduğunca sabit tutulması hedefleniyor. Yatırımın hukuki yapısı konusunda başlangıçta kooperatif seçeneği değerlendirilirken, Moldova makamlarıyla yapılan görüşmelerin ardından limited şirketin daha uygun olabileceği belirtildi. Üreticilerin projeye katılıp katılmayacağına ve üretimlerini istenen standartlara göre düzenleyip düzenlemeyeceklerine karar vermesi gerekiyor. Türk ortaklar ayrıca üreticilere mevcut piyasa fiyatından yaklaşık %20 daha yüksek bir satın alma fiyatı planlıyor. Üretilecek peynirlerin bir bölümünün Moldova’daki süpermarketlerde, çoğunluğunun ise dış pazarlarda satılması öngörülüyor.

Danimarka’da Gübreleme Yasasıyla 2027’de Emisyon Temelli Model Başlıyor
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da Gübreleme Yasasıyla 2027’de Emisyon Temelli Model Başlıyor

Danimarka Parlamentosu, gübreleme yasası L5’i 3 Eylül’de 119’a karşı 34 oyla kabul etti. Mevcut tarla düzenlemesinin yerini 2027’den itibaren emisyon temelli bir model alacak. Yeni sistemde, tek tek işletmeler için hesaplanan azot sızıntısı ile azotun kıyı sularına taşınması daha fazla dikkate alınacak. Düzenleme, Agillix’in Brønderslev, Aalborg ve Hobro’da düzenlediği toplantılarda ele alındı. Agillix Başkanı Carl Chr. Pedersen, yeşil üçlü ortaklık çalışmalarının yerel çözümlere dönmesi gerektiğini savundu. Kuruluşa göre düzenlemelerin, farklı bölgelerdeki su koşullarını ve azot dışındaki etkileri yeterince dikkate alıp almadığı konusunda soru işaretleri bulunuyor. Agillix, Nibe Bredning’deki deniz çayırı alanının 2012-2014 arasında 22’den 65 kilometrekareye çıktığını bildirdi. Kuruluş, bu artışın bir arıtma tesisinin kapatıldığı, ancak tarımsal azot emisyonunun değişmediği dönemde gerçekleştiğini belirtti ve Halkær Bredning’de de benzer bir gelişmeye işaret etti. Bu örnekler, su ortamındaki değişimlerin yalnızca tarımsal azot düzenlemesiyle açıklanamayabileceği görüşünü desteklemek için kullanıldı. Agillix ayrıca tarımın yıllık azot emisyonunun 1987’deki ilk su çevresi planından bu yana 260.000 tondan 2025’te 55.000 tona gerilediğini ve bunun yaklaşık %79’luk düşüş olduğunu açıkladı. Skagerrak’a su taşıyan işletmeler için düzenlemenin, bölgedeki su kütlesinin artık iyi ekolojik durumda değerlendirilmemesi nedeniyle sıkılaştığı belirtildi. Agillix, ölçüm ve modellerin belirsizliklerinin yanı sıra komşu ülkelerle koordinasyon ihtiyacının da dikkate alınmasını istiyor.

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir

Güney Afrika’nın 2026 kiraz sezonu, geleneksel takvimden iki ila üç hafta önce, ekim başında başladı. Tru-Cape Fruit Marketing’in aktardığına göre sezonun ilk meyveleri 8 Ekim’de hasat edilip paketlendi. Ancak ülkenin başlıca kiraz üretim bölgesi Ceres’te üretim hacminin önceki sezona göre %50’den fazla düşebileceği öngörülüyor. Üretimdeki gerileme, sektör tarafından öncelikle çiçeklenme dönemindeki olumsuz hava koşullarına bağlanıyor. Tru-Cape Tedarik Direktörü Calla du Toit, erken çeşitlerin ağustos sonundaki olağanüstü yüksek sıcaklıkların görüldüğü bir hafta içinde çiçeklendiğini belirtti. Şirketin değerlendirmesine göre sıcaklıklar, tozlaşma için etkili süreyi kısaltarak meyve tutumunu azaltmış olabilir. Ardından sıcaklıkların düşmesi, üretimin bir bölümünde soğuk zararına yol açmış olabilir. Düşük üretim beklentisine karşın ilk meyvelerde kalite göstergeleri olumlu oldu. Tru-Cape, kirazların 30 milimetreye kadar kalibreye ve yüksek şeker seviyelerine ulaştığını bildirdi. Daha az meyve bulunması, ürünün optimum olgunlukta toplanmasına daha fazla dikkat edilmesini sağlarken, şirket yeterli iş gücünün bu çalışmayı kolaylaştırdığını belirtti. Buna karşılık düşük hacim, üreticiler açısından ekonomik bir zorluk oluşturuyor. Tru-Cape, arzın azalması ve Güney Afrika’da iç talebin güçlü seyretmesi nedeniyle ticari programlarında yerel pazara öncelik vermeyi planlıyor. Şirket, fiyatların geçen sezondan biraz daha yüksek olmasını bekliyor. İhracatta ise önceki sezon yaklaşık %15 olan payı bu sezon %20’ye yaklaştırmayı hedefliyor; ancak her operasyon için lojistik maliyetleri, taşıma riskleri ve beklenen kârlılık değerlendirilecek.

Mısır’ın Tarım Ürünleri İhracatı 2024’te 8,6 Milyon Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’ın Tarım Ürünleri İhracatı 2024’te 8,6 Milyon Tona Ulaştı

Mısır Tarım Karantinası Başkanı Muhammed el-Mansi, ülkenin tarım ürünleri ihracatının 2024’te yaklaşık 8,6 milyon tona ulaştığını açıkladı. El-Mansi, bu hacmin tarım sektörünün Mısır’ın ihracatına ve döviz kaynaklarına katkısını gösterdiğini belirtti. El-Mansi’ye göre küresel ticarette yaşanan aksaklıklar, jeopolitik gerilimler ve savaşlar, tarım ürünlerinin taşınmasını ve ihracatçıların dış pazarlara erişimini zorlaştırıyor. Rusya-Ukrayna savaşı da ülkeler arasındaki mal hareketlerini etkileyen gelişmeler arasında gösterilirken, artan navlun maliyetleri ve bazı gemilerin varış noktalarına ulaşamaması uluslararası ticarette ek sorun yaratıyor. Bu koşullar, ürün ihtiyacını karşılamaya çalışan bazı ülkelerin tedarik kapasitesini de etkiliyor. Mısır’ın ihracat performansını ve küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için yeni pazarlar açması, dış pazarlardaki varlığını genişletmesi ve ithalatçı ülkelerin teknik ile sağlık koşullarına uyması gerektiği ifade edildi. Tarım Karantinası’nın muayene ve denetim işlemleriyle ürünlerin gerekli standartları karşılamasını sağladığı belirtildi. El-Mansi, uluslararası rekabetin yalnızca üretim hacmine değil, ürün kalitesine, şartnamelere uyuma ve sevkiyatın zamanında yapılmasına da bağlı olduğunu söyledi.

Suriye ve Irak Arasında Ticaretin Ötesinde Ekonomik Entegrasyon Gündemi
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber

Suriye ve Irak Arasında Ticaretin Ötesinde Ekonomik Entegrasyon Gündemi

Irak Başbakanı’nın Şam ziyareti, Suriye ile Irak arasındaki ekonomik iş birliğini yalnızca mal ticaretiyle sınırlamayıp üretim, enerji ve taşımacılık alanlarına genişletme fırsatı olarak değerlendiriliyor. Kaynakta, iki ülkenin ortak coğrafyası, farklı kaynakları ve pazarlarının karşılıklı katma değer yaratabilecek bir yapı sunduğu belirtiliyor. Suriyeli akademisyen İmadeddin el-Musbih’e göre Irak pazarı, özellikle Suriye’nin gıda ve sanayi ürünleri için doğal bir ihracat uzantısı niteliğinde. Bu değerlendirme, Iraklı tüketicilerin Suriye ürünlerini tanıması ve ürünlerin kalitesi ile rekabetçiliğine duyulan güvenin yanı sıra, uzun yıllara dayanan ticari ve toplumsal ilişkilere dayandırılıyor. Suriye’nin stratejik konumu ise Irak’a Akdeniz ve dünya pazarlarına kara ve deniz erişimi sağlayabilecek bir unsur olarak öne çıkarılıyor. İş birliğinin somut sonuç vermesi için demiryolu bağlantıları, petrol taşıma ağlarının güncellenmesi, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması ve sınır kapılarındaki kamyon hareketlerinin hızlandırılması öneriliyor. Ancak bunun için siyasi mutabakatların açık ticari ve yatırım düzenlemelerine dönüştürülmesi gerekiyor.

Puglia Merkezli Radica, Sürdürülebilirlik Ödülünü Kazandı
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Puglia Merkezli Radica, Sürdürülebilirlik Ödülünü Kazandı

İtalya’nın Puglia bölgesindeki Ostuni kentinde bulunan sosyal fayda şirketi Radica, Reuters Events tarafından düzenlenen 2026 Global Sustainability Awards kapsamında “Small-Medium Enterprise of the Year” ödülüne layık görüldü. Şirket, tarımın iklim değişikliğinin azaltılmasına katkısını ölçülebilir, doğrulanabilir ve finanse edilebilir hale getirmeye yönelik teknolojik araçlar geliştiriyor. Ödül programında 700’den fazla başvuru 19 kategoride bağımsız uluslararası uzmanlardan oluşan jüri tarafından değerlendirildi. Radica’nın programı İtalya ve İspanya’da 750’den fazla tarım işletmesini ve 30 bin hektardan fazla alanı kapsıyor. Programa katılan üreticiler rejeneratif arazi yönetimi uygularken şirket, saha izleme sistemleri, agronomik veriler ve uydu teknolojileriyle toprakta depolanan karbonu ölçüp doğruluyor. Model, tarım işletmelerini izleme teknolojileri ve uluslararası karbon piyasalarıyla ilişkilendiriyor. Şirket, 2021’de Puglia’da Xylella bakterisinin yayılmasından etkilenen tarım arazilerinin iyileştirilmesine katkı sağlamak ve karbon tarımı yoluyla işletmelere yeni ekonomik fırsatlar oluşturmak amacıyla Alberami adıyla kuruldu. İspanyol uydu izleme ve karbon ölçüm-doğrulama şirketi Esférico MRV Systems’in yapıya katılmasıyla saha agronomisi ve teknolojik altyapı birleştirildi; ardından faaliyet İspanya’ya genişletildi. Radica’nın kurucusu ve CEO’su Francesco Musardo, ödülün her gün rejeneratif uygulamaları seçen 750 çiftçiye ait olduğunu söyledi. Modelde, toprakta ve biyokütlede biriktirilen karbonun sonuçları bağımsız doğrulamadan geçiyor. Sonuçlar ilgili standartların koşullarını karşıladığında karbon kredilerine dönüştürülebiliyor ve bu kredilerin satışı çiftçilere ek gelir sağlayabiliyor. Şirketin AgroEcology Italy projesi, CEEZER pazaryeri üzerinden Lufthansa Group’un iklim portföyünde yer alıyor ve Akdeniz’in odunsu bitkilerini kapsayan çalışma İtalya’nın 15 bölgesinde yürütülüyor. AB’nin Carbon Removals and Carbon Farming Certification Framework düzenlemesi de bu alanda kalite, izleme ve doğrulanabilirlik ölçütlerine dayalı gönüllü bir sertifikasyon sistemi getirdi.

Gürcistan’da Yapay Zekâ ve Dijital Hayvancılık İçin Yeni Olanaklar
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Gürcistan’da Yapay Zekâ ve Dijital Hayvancılık İçin Yeni Olanaklar

Gürcistan’da dijital hayvancılık; elektronik kayıt, sensörler, video kameralar, hayvan kimliklendirme araçları, veri analizi programları ve yapay zekânın çiftlik yönetiminde birlikte kullanılmasını kapsıyor. Bu teknolojiler, çiftçinin deneyim ve görsel gözleme dayalı çalışmalarının yerini almak yerine hayvanlardaki değişimlerin daha erken fark edilmesine ve kararların daha düzenli verilere dayandırılmasına yardımcı olabilir. Süt sığırcılığında yapay zekâ; süt verimindeki değişimleri, hayvanların hareket ve davranışlarını, olası kızgınlık dönemlerini, yem rasyonunu ve yem maliyetlerini analiz edebilir. Yem tüketiminin azalması, hareketlerin değişmesi veya süt veriminin düşmesi olası bir soruna işaret edebilir. Bununla birlikte teknoloji, cihazların doğruluğuna, verilerin kalitesine ve çiftlik yönetiminin doğru örgütlenmesine bağlı. Yapay zekâ tarafından oluşturulan uyarılar veterinerin yerini almıyor; hastalık tanısının veteriner tarafından konulması gerekiyor. Besi sığırcılığında dijital tartım ve veri analizi, hayvanların büyüme dinamiklerinin ve farklı yemleme rejimlerinin sonuçlarının karşılaştırılmasını sağlayabilir. Yem dönüşüm oranı (FCR), canlı ağırlık artışı için gereken yem miktarını değerlendirmede kullanılabilir; ancak sonuçların hayvanın yaşı, ırkı, sağlığı ve barındırma koşulları dikkate alınarak yorumlanması gerekiyor. Gürcistan’da Çevre Koruma ve Tarım Bakanlığı sistemi içinde faaliyet gösteren Farm Management System (FMS), hayvanların kaydı ve işletme yönetimini destekliyor ve hayvan kimliklendirme ile izlenebilirlik ulusal sistemi NAITS’e bağlı. Kaynakta, süt, besi ve küçük aile işletmelerinde pilot projeler yürütülmesi; bu projelerde teknolojinin bakım maliyeti ve çiftçiye sağlayacağı ekonomik faydanın değerlendirilmesi öneriliyor. Ayrıca hayvancılık bilgisiyle veri kullanma becerisini birleştiren uzmanların yetiştirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Arnavutluk'un Vlora Bölgesinde Zeytin Üretiminde Yaklaşık %20 Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: RTSH · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'un Vlora Bölgesinde Zeytin Üretiminde Yaklaşık %20 Artış Bekleniyor

Arnavutluk'un Vlora bölgesindeki bazı alanlarda zeytin üretiminin geçen yıla göre yaklaşık %20 daha yüksek olması bekleniyor. Kaynakta verimin bölgeler arasında değiştiği, yüksek maliyetler ve işçi eksikliğine rağmen zeytinyağının kalitesinin çok iyi olduğu belirtiliyor. Yabancı ziyaretçilerin Arnavutluk ürününe ilgisinin de arttığı aktarılıyor. Üreticilerin karşılaştığı başlıca sorunlar arasında hasat döneminde işçi bulamamak ve yükselen maliyetler yer alıyor. İşçilerin günlük ücretinin 4-5 bin leka kadar çıktığı, iş gücü eksikliğinin çiftçilerin yaşadığı zorlukları artırdığı ifade ediliyor. Zeytin uzmanı Vesaf Musai, tarlalara zamanında ulaşabilecek uzman hasat ekipleri kurulmasını öneriyor. Musai, bu ekiplerin eğitilmesi ve sarsma ile hasat makineleri gibi modern araçlarla donatılması gerektiğini, böyle bir yapının bir-iki kişiyle değil proje kapsamında oluşturulabileceğini söylüyor. Tüketiciler açısından ürünün menşeini bilmek ve üreticiye güvenmek önem taşırken, sektörün gelişmesi için daha fazla organizasyon, mekanizasyon ve tanıtım gerektiği belirtiliyor.