ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

74 haber · Sayfa 3

Kuzey Makedonya'da Asgari Ücretin Gıda Alım Gücü Beş Yılda %19 Arttı
Görsel kaynağı: MIA — Makedonya Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey Makedonya'da Asgari Ücretin Gıda Alım Gücü Beş Yılda %19 Arttı

Kuzey Makedonya'da asgari ücretle satın alınabilen gıda miktarı, Ağustos 2021 ile Ağustos 2026 arasındaki beş yıllık dönemde yaklaşık %19 arttı. Makedonya Devlet İstatistik Kurumu verilerine dayanan hesaplamaya göre bu gelişme, gıda ve alkolsüz içecek fiyatları %46 yükselmesine rağmen asgari ücretin aynı dönemde %74 artmasıyla gerçekleşti. Böylece Ağustos 2026'da tek bir asgari ücretle, beş yıl önceye kıyasla daha fazla gıda alınabildi. Ortalama ücretlerde de benzer bir artış görüldü. Temmuz 2026'da ortalama aylık brüt ücret 72.935 denara ulaşırken, Temmuz 2021'de bu tutar 42.776 denardı. Bu, beş yılda yaklaşık %71'lik nominal artış anlamına geliyor. Ağustos 2026'da tüketici fiyatları da Ağustos 2021'e göre yaklaşık %46 daha yüksek oldu; veriler ücretlerin nominal olarak fiyatlardan daha hızlı arttığını gösterdi. EuroNews Business'ın Eurostat verileriyle yaptığı karşılaştırmaya göre Avrupa Birliği'nde gıda ve alkolsüz içecek fiyatları aynı dönemde ortalama %34 yükseldi. Kuzey Makedonya'daki %46'lık artış, AB ortalamasının 12 puan üzerinde kaldı. Avrupa Birliği içinde en yüksek artışlar Macaristan'da %57, Bulgaristan'da %54 ve Romanya'da %53 olarak kaydedildi. Kıbrıs'ta artış %21 olurken, 35 Avrupa ülkesini kapsayan daha geniş karşılaştırmada en düşük yükseliş İsviçre'de %5 oldu. Buna karşılık asgari ücretin gıda karşısındaki alım gücü, karşılaştırılan 26 ülkenin çoğunda arttı. Sırbistan ve Karadağ'da artış %37 ile en yüksek düzeye ulaşırken, Kuzey Makedonya'daki %19'luk yükseliş bazı Batı Avrupa ülkelerinin üzerinde kaldı. İrlanda'da artış %10, Almanya'da %9, Yunanistan'da %7, Belçika ve Hollanda'da %6, Portekiz'de ise %3 oldu. Malta'da alım gücü %6, İspanya'da %5, Fransa'da %4 geriledi. Gıda fiyatlarındaki artışın Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden önce başladığı, savaşın ise enerji, gübre ve taşıma maliyetlerini artırarak tarım piyasalarındaki bozulmaları derinleştirdiği belirtildi. Türkiye'de aynı dönemde gıda ve alkolsüz içecek fiyatları %752 yükseldi; EuroNews bu artışı yüksek enflasyon ve Türk lirasındaki değer kaybıyla ilişkilendirdi. Ancak karşılaştırma brüt asgari ücretleri ve gıda fiyatlarını esas alıyor; vergiler, kira, faturalar, ulaşım ve diğer zorunlu yaşam giderlerini hesaba katmadığı için hanelerin bu giderlerden sonra gıdaya ayırabildiği gerçek tutarı göstermiyor.

İngiltere’de Çiftçilerin Yalnızca %5’i 35 Yaşın Altında
Görsel kaynağı: FarmingUK · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’de Çiftçilerin Yalnızca %5’i 35 Yaşın Altında

İngiltere’de çiftçilerin yalnızca %5’inin 35 yaşın altında olması, sektörde kuşak yenilenmesine ilişkin endişeleri artırdı. Ulusal Genç Çiftçiler Kulüpleri Federasyonu (NFYFC), 2036’ya kadar 35 yaş altı çalışanların oranının %15’e çıkarılması çağrısında bulundu. Örgüt, tarım sektörünün gençleri çekme ve elde tutma konusunda acil adımlara ihtiyaç duyduğunu belirtti. NFYFC’nin Proud to Farm başlıklı raporu, İngiltere ve Galler’de gençlerin tarıma girişini ve işletmelerini büyütmesini zorlaştıran arazi, finansman, konut, eğitim ve iş fırsatlarına erişim sorunlarını ele alıyor. Rapora göre İngiltere’de ortalama çiftçi yaşı 59’un üzerinde ve çiftçilerin üçte birinden fazlası 65 yaşın üzerinde. Galler’de ortalama yaş 60 olurken, 25 yaşın altındaki çiftçilerin oranı yaklaşık %3 seviyesinde bulunuyor. Raporda, genç çiftçilerin ve tarıma yeni girenlerin Çevresel Arazi Yönetimi programları ile yüksek sermaye katkısı gerektiren hibelerde dezavantajlı duruma düşmemesi isteniyor. NFYFC ayrıca arazi kiralamalarına erişimin iyileştirilmesini, belediye çiftliklerinin korunmasını ve yaşlı çiftçilere ait eski tarım kiralamaları sona ererken gençler için yeni fırsatlar oluşturulmasını öneriyor. Tarım çalışanlarının temel çalışanlar olarak tanınması yoluyla uygun fiyatlı kırsal konutlara erişimin artırılması da çağrılar arasında yer alıyor. Raporda görüşlerine yer verilen Derbyshire’lı 27 yaşındaki Emily Mosley, ailesine ait 50 dönümlük çiftliği ve küçük etçi sığır sürüsünü büyütmek istediğini, ancak sermayeye erişimin önemli bir engel olduğunu söyledi. NFYFC, genç çiftçilerin tarım politikasında daha fazla söz sahibi olmasını ve yüksek kaliteli arazi temelli eğitim ile mesleki eğitime erişimin geliştirilmesini de istiyor.

Mısır’da Rekor Buğday Üretimi Bekleniyor, İthalatın Düşebileceği Öngörülüyor
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Rekor Buğday Üretimi Bekleniyor, İthalatın Düşebileceği Öngörülüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mısır’ın 2026/27 sezonunda buğday üretiminin rekor kırarak 10 milyon tona ulaşması bekleniyor. ABD Tarım Bakanlığının Dış Tarım Servisi (FAS) tahminine göre, dünyanın en büyük buğday alıcılarından Mısır’ın ithalatı da %23 düşerek 12 milyon tona gerileyebilir. Bu seviye, 2022/23 sezonundan bu yana görülebilecek en düşük ithalat miktarı olarak değerlendiriliyor. Üretimdeki artış beklentisi, ekim alanının geçen yılki 1,33 milyon hektardan 1,5 milyon hektara çıkmasına bağlanıyor. FAS’a göre daha geniş ekimin arkasında, devletin artırdığı buğday alım fiyatı bulunuyor. Ülkenin sezonluk buğday tüketiminin 20,7 milyon ton olması beklenirken, ithalattaki olası düşüşün Mısır’ın stratejik stoklarını yenileme politikasını nasıl etkileyeceği belirsizliğini koruyor. Piyasalarda Kanada’nın kolza stokları da öne çıktı. Kanada’nın 31 Temmuz itibarıyla kolza stokları yıllık bazda %18,9 artarak 1,9 milyon tona yükseldi; çiftliklerdeki stoklar %121,4 artışla 837 bin tona çıktı. Paris Emtia Borsası MATIF’te Kasım 2026 vadeli kolza, 30 Eylül seansında %2,01 düşerek ton başına 535,50 avrodan kapandı. Haberde bu düşüşe artan Kanada arzının katkıda bulunmuş olabileceği belirtiliyor. Avrupa’da ise Macaristan’da kuruyan yüzey toprağının kolza ekimini zorlaştırdığı ve ekim alanının azalmasının muhtemel olduğu bildiriliyor. Romanya’da ekimin kuru toprak nedeniyle ancak ağustos sonuna doğru başladığı aktarılırken, Avrupa’nın ekim-aralık döneminde normalden daha sıcak bir hava yaşaması bekleniyor.

Bulgaristan’da Türkiye Menşeli Gıdalarda Etiket ve Belge Eksikliği Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Türkiye Menşeli Gıdalarda Etiket ve Belge Eksikliği Tespit Edildi

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (БАБХ), Türkiye menşeli gıda ürünleri sunan 13 işletmede yaptığı denetimlerde beş işletmede Bulgarca etiket bulunmayan ve menşe ile güvenlik belgeleri sunulmayan ürünler tespit etti. Yaklaşık 100 kilogramlık miktar; süt ve et ürünleri, dayanıklı ve dayanıksız pastacılık ürünleri, şekerlemeler, kuru meyveler, tahıllar, bakliyat, konserveler ve zeytinyağından oluştu. Ürünlerin satışa sunulması engellendi. Denetimlerden birinde, ürünlere eşlik eden belgelerdeki eksikliklerin tam izlenebilirliği engellediği belirlendi. Tedarikçinin Plovdiv’deki bir depo tesisinde kiracı olarak faaliyet gösteren bir tüccar olduğu tespit edilerek konu işlem yapılması için Plovdiv Bölgesel Gıda Güvenliği Müdürlüğüne iletildi. Beş işletmeden biri hakkında idari ihlal tespit tutanağı düzenlenirken, diğer işletmeler Bulgaristan’ın başkentindeki bölgesel müdürlüğe çağrıldı. Ayrı bir denetimde, Dimitar Petkov Pazarı’ndaki bir işletmede Türkiye menşeli yaklaşık 400 kilogram ve 41 litre gıda ürünü için menşe ve güvenlik belgeleri sunulamadı. Et ve süt ürünleri, şekerlemeler, bakliyat, zeytin, reçel, turşu, soslar ile ayçiçeği ve zeytinyağının bulunduğu ürünler nedeniyle işletmenin faaliyetinin durdurulmasına karar verildi. Denetimlerin etiketleme, menşe, güvenlik ve izlenebilirlik şartlarına odaklanarak sürdürüleceği bildirildi.

Avustralya’da Sığır Eti Üretimi ve İhracatı 2026’da Rekor Kırabilir
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Sığır Eti Üretimi ve İhracatı 2026’da Rekor Kırabilir

ABD Tarım Bakanlığının (USDA) Canberra ofisinin raporuna göre Avustralya’nın sığır eti ihracatı 2026’da 2,31 milyon tona ulaşarak yeni bir rekor kırabilir. Bu miktar, 2025’e göre %4,6’lık artış anlamına geliyor ve ülkenin üst üste üçüncü ihracat rekoru olması bekleniyor. Ancak ihracatın 2027’de %3 gerileyerek 2,24 milyon tona düşeceği tahmin ediliyor. Rapora göre 2027’deki düşüş, uluslararası talebin zayıflamasından çok üretimdeki gerileme ve ticari kota kısıtlamalarından kaynaklanacak. Buna rağmen 2027 ihracatının 2025 seviyesinin %1,4 üzerinde kalması bekleniyor. ABD’nin piyasadaki başlıca itici güç olmayı sürdürmesi öngörülürken, Çin ve Güney Kore’nin ticari kısıtlamalarının Avustralya sevkiyatlarını geçici olarak sınırlayabileceği belirtiliyor. Avustralya’nın sığır eti üretiminin 2026’da 2,99 milyon tona çıkarak rekor kırması bekleniyor. Bu artışta, beklenenden yüksek kesim ve dişi hayvanların kesimdeki yüksek payı etkili oldu. Üretim 2027’de %2,2 düşüşle 2,93 milyon tona gerileyebilir, ancak 2025 seviyesinin %1,4 üzerinde kalabilir. Kesimin 2026’da 10,03 milyon başa yükselmesi, 2027’de ise %1,7 düşüşle 9,85 milyon başa inmesi öngörülüyor. Rapora göre daha ılımlı sığır fiyatları, üreticileri hayvanları daha uzun süre elde tutmaya ve otlatma dönemini uzatmaya teşvik edebilir. Bu durumun, besi işletmelerindeki büyümenin yavaşlamasıyla birlikte karkas ağırlığını ve toplam üretimi sınırlı ölçüde azaltması bekleniyor.

Japonya, Arjantin’in Ülke Genelinden Sığır Eti İhracatına İzin Verdi
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

Japonya, Arjantin’in Ülke Genelinden Sığır Eti İhracatına İzin Verdi

Arjantin Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliği (SAGYP), Japonya ile ülkenin yalnızca Patagonya bölgesinden değil, tamamından sığır eti ve dil ihracatına ilişkin sağlık şartlarında anlaşmaya varıldığını açıkladı. Böylece aşılamayla şap hastalığından ari bölgeden gelen ürünlerin Japonya pazarına erişimi tamamlandı. SAGYP’ye göre anlaşma, 12 aşamalı sürecin son adımı oldu ve Arjantin’in 2006’da gündeme getirdiği tarihî talebi sonuçlandırdı. İki ülke arasındaki müzakereler yaklaşık yirmi yıl sürdü; kurum, gelişmenin bu yıl rekor kıran sığır eti ihracatını destekleyeceğini belirtti.

Altı AB Ülkesi, 2028-2034 Bütçesinde Tarım Harcamalarının Azaltılmasını İstiyor
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Altı AB Ülkesi, 2028-2034 Bütçesinde Tarım Harcamalarının Azaltılmasını İstiyor

Almanya, Hollanda, İsveç, Danimarka, Avusturya ve Finlandiya, Avrupa Birliği’nin 2028-2034 dönemini kapsayan yeni yedi yıllık bütçesinde harcamaların yüzlerce milyar avro azaltılmaması halinde bütçeyi engelleyebileceklerini bildirdi. Altı ülke, AB bütçe gelirlerinin yaklaşık %40’ını sağlıyor ve mevcut bütçe önceliklerinde köklü bir reform yapılmasını istiyor. Avrupa Komisyonunun önerisine göre yeni çok yıllı mali çerçeve yaklaşık 2 trilyon avroya ulaşabilir. Tasarruftan yana olan ülkeler, savunma ve yenilikçi şirketlere daha fazla kaynak ayrılmasını; Avrupa bütçesinin geleneksel olarak büyük kalemleri arasında yer alan tarım ile daha az gelişmiş bölgelere verilen desteğin ise azaltılmasını talep ediyor. Bu öncelik değişikliği, Ortak Tarım Politikası (OTP) ile uyum ve kırsal kalkınma politikalarının gelecekteki finansmanını etkileyebilir. Görüşmeler, Avrupa’daki çiftçilerin yanı sıra katılım öncesi fonlardan yararlanan aday ülkeler açısından da önem taşıyor. Ancak açıklanan talepler henüz tarım desteklerinde kesin bir kesinti kararı anlamına gelmiyor; bunlar bütçe müzakerelerindeki ülke pozisyonları olarak değerlendiriliyor.

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi

Moldova’da meyve üreticilerine, hasadı riske atmadan pestisit kullanımını azaltmak için hastalık ve zararlıların düzenli izlenmesine dayalı koruma yaklaşımı öneriliyor. Bu yöntemde ilaçlama, takvim gereği otomatik olarak yapılmak yerine zararlının varlığı, yumurta bırakma dönemi veya ekonomik zarar eşiği dikkate alınarak planlanıyor. Agronom danışman Mihail Buciuceanu, özellikle elma içkurdu ve diğer kelebek grubu zararlılarının uçuşlarının izlenmesinin doğru müdahale zamanını belirlemeye yardımcı olduğunu belirtiyor. Yaklaşım, üreticilerin gereksiz ürün kullanımını, maliyetleri ve meyvelerde kalıntı riskini azaltmayı amaçlıyor. Ancak izleme, önleyici uygulamaların tamamen bırakılması anlamına gelmiyor. Nemli hava koşullarının desteklediği hastalıklarda hava tahmini, yağış öncesinde müdahale zamanının belirlenmesini sağlayabiliyor. Hastalık ortaya çıktıktan sonra kullanılan iyileştirici ürünlerin etkinliği ise her zaman aynı düzeyde olmayabiliyor. Değişen hava koşulları sabit bir ilaçlama planı oluşturmayı zorlaştırıyor. Kurak dönemler bazı hastalıkların baskısını azaltabilirken, yüksek sıcaklıklar bazı zararlıların ortaya çıkmasını veya yayılmasını kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle Buciuceanu, üretim alanlarının bir uzman tarafından haftada en az iki-üç kez kontrol edilmesini ve uygulamaların bahçedeki gerçek duruma göre değiştirilmesini öneriyor. Bir diğer sorun, aynı etken maddelerin veya ürün gruplarının tekrarlı kullanımıyla ortaya çıkabilen direnç. Meyve üreticisi Nicolae Pascal, 20-30 yıldır kullanılan bazı etken maddelerin etkinliğinin azaldığını ve aynı sezon içinde tekrarlı uygulamaların direnci teşvik edebileceğini söylüyor. Üreticilere, aynı gruptaki ürünleri art arda kullanmaktan kaçınmaları; temas etkili ürünlere ve uygun durumlarda biyolojik çözümlere yer vermeleri tavsiye ediliyor. Hastalıklara daha dayanıklı çeşitler de önümüzdeki yıllar için seçeneklerden biri olarak gösteriliyor. Bununla birlikte biyolojik ürünlerin daha pahalı olabildiği ve bazı koşullarda geleneksel çözümler kadar etkili olmayabildiği belirtiliyor. İhracat yapan üreticiler açısından ilaçlama planı, hedef pazarın koşullarıyla birlikte ele alınıyor. Asociația Moldova Fruct kalite danışmanı Tatiana Ranga’ya göre bazı büyük ticari zincirler, yasal kalıntı limitinin yalnızca belirli bir bölümünü kabul edebiliyor veya tespit edilen etken madde sayısını sınırlayabiliyor. Bu nedenle alıcının taleplerinin önceden bilinmesi; kullanılan ürünler, dozlar, bekleme süreleri ve laboratuvar analizleriyle uyumlu bir kayıt ve izlenebilirlik sistemi kurulması gerekiyor. Dernek, kiraz, erik ve elma için entegre koruma kılavuzları hazırlarken, Registrul Livezii aracı da bahçedeki uygulamaların ve izleme faaliyetlerinin kaydını tutmak için kullanılıyor. Moldova’nın 2025’te erik ve sofralık üzüm ihracatında AB pazarına önemli ölçüde yönelmesi, bu koşulların önemini artırıyor.

Şili’nin İşlenmiş Meyve ve Sebze İhracatı Ocak-Ağustos Döneminde %7 Arttı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’nin İşlenmiş Meyve ve Sebze İhracatı Ocak-Ağustos Döneminde %7 Arttı

Şili’nin işlenmiş meyve ve sebze ihracatı, 2026’nın ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %7 artarak 2,271 milyar ABD dolarına ulaştı. Şili Dış Ekonomik İlişkiler Alt Müsteşarlığı (SUBREI) verilerine göre bu performans, aynı dönemde toplam gıda ihracatındaki %3,6’lık artışın yaklaşık iki katına denk geldi. Sektörün başlıca büyüme kaynağı dondurulmuş ürünler oldu. Bu grubun ihracatı %13 artarak 607 milyon ABD dolarına yükseldi. Dondurulmuş ahududu ihracatının değeri %63, kiraz ihracatının değeri ise %51 arttı. Artış, yalnızca fiyatlardan kaynaklanmadı: ahududu ihracatında miktar %33, ortalama fiyat %23; kiraz ihracatında ise miktar %32, ortalama fiyat %15 yükseldi. Dondurulmuş ürünlerde ABD başlıca pazar olmayı sürdürürken Avustralya, Kanada, Japonya ve Güney Kore onu izledi. Ürün grubunun ulaştığı pazar sayısı 2025’teki 60’tan bu yılın ilk sekiz ayında 63’e çıktı. İşlenmiş meyve ve sebze ihracatının tamamı ise 105 ülkeye ulaştı; ABD ve İtalya %16’şar, Almanya %8 pay aldı. Diğer ürün gruplarında sonuçlar daha karmaşık bir görünüm sundu. Püre ihracatı %14, konsantre meyve suları %13, kurutulmuş ürünler %7 ve konserveler %3 geriledi. Kaynağa göre bu düşüşlerde bazı gruplarda daha düşük ortalama fiyatlar, meyve sularında ise özellikle sevkiyat miktarındaki azalma etkili oldu. Buna karşın konserve ürünlerin ulaştığı pazar sayısı bir yılda 43’ten 70’e yükseldi. Chilealimentos Başkanı Juan Manuel Mira, dondurulmuş ürünlerin daha yüksek miktar ve fiyat birleşimiyle büyümeye katkı verdiğini belirtti.

Şili İhracat Konseyi, Tarım ve Ormancılık Ürünlerinde Yeni Pazarları Ele Aldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili İhracat Konseyi, Tarım ve Ormancılık Ürünlerinde Yeni Pazarları Ele Aldı

Şili’de düzenlenen Tarım ve Gıda İhracatçıları Konseyi toplantısında, uluslararası ticaret ortamındaki değişimler, ticaret müzakereleri ve ülkenin tarım ve ormancılık ürünleri ihracatını güçlendirme olanakları değerlendirildi. Toplantıya Tarım ve Dışişleri bakanlıklarından yetkililer ile ihracat sektörünün temsilcileri katıldı. Ekonomik İlişkilerden Sorumlu Dışişleri Müsteşarı Paula Estévez, küresel gümrük tarifeleri, yürürlükteki ticaret anlaşmaları ve devam eden görüşmeler hakkında bilgi verdi. Estévez, ihracatçıların önceliklerini kamu kurumlarına iletmesinin, sektörün ihtiyaçlarına yönelik hangi önlemlerin alınabileceğinin değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. ABD ile sürdürülen gümrük vergisi görüşmelerinin de sektörün yakından izlediği başlıklardan biri olduğu aktarıldı. Toplantıda Hindistan, Filipinler, Bangladeş ve Fas gibi pazarlarda Şili ürünleri için daha iyi erişim koşulları oluşturulması hedefi öne çıktı. Şili’nin ticari ve tarımsal ofislerinin ihracatçılara destek verdiği, yeni destinasyonlara erişimi kolaylaştırdığı ve ticari ilişkileri güçlendirdiği belirtildi. Tarım Bakanı Jaime Campos ise uluslararası ticaretteki değişimlere kamu ve özel sektörün etkin biçimde yanıt vermesi gerektiğini söyledi. Odepa’nın Gümrük Servisi verileriyle hazırladığı bilgilere göre, Şili’nin tarım ve ormancılık ürünleri ihracatı 2015’te 14,82 milyar ABD dolarıyken 2025’te 20,5 milyar ABD dolarını aştı. Şili, 2025’te dünya taze kiraz, taze erik ve kurutulmuş erik ihracatında sırasıyla %59,6, %19,6 ve %44,7 payla lider ülke oldu. Toplantı, pazar çeşitlendirmesi ve kamu-özel sektör koordinasyonunun sürdürülmesi çağrısıyla sona erdi.

Birleşik Krallık’ta Sıcak Yaz Süt Üretimini Düşürdü
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Sıcak Yaz Süt Üretimini Düşürdü

Birleşik Krallık’ta 2026 yazında etkili olan sıcak hava ve kuraklık, süt üreticilerinin teslimatlarını düşürdü. Energy and Climate Intelligence Unit’in (ECIU) verilerine göre üreticiler, mayıs-ağustos döneminde beklenenden dört günlük süt miktarı kadar daha az teslimat yaptı. Süt üreticilerinin toplam kaybı 83 milyon sterlini aştı. Üretimdeki düşüş, bazı çiftçilerin kışlık yem stoklarını yaz aylarında kullanmasına yol açtı. Böylece süt gelirlerindeki azalmaya, yem giderlerindeki artış da eklendi. Yılın başında oluşturulan yem rezervleri kaybın bir bölümünü telafi etse de, yağışların geri dönmesi maliyet baskısını ortadan kaldırmadı. Birleşik Krallık’ta 2026’nın kayıtlardaki en sıcak yaz olduğu, beş yoğun sıcak hava dalgası yaşandığı ve kuraklık ilan edildiği aktarıldı. ECIU, çiftçilerin iklim koşullarına uyumunu güçlendirmek için daha fazla gölge alanı, ağaç ve su kaynağı oluşturulmasına destek verilmesi gerektiğini belirtti.

Monako’da Terrae’nin Sebze Üretimi Sona Erdi
Görsel kaynağı: Monaco Life · Özgün haber
Veri haberi

Monako’da Terrae’nin Sebze Üretimi Sona Erdi

Monako’da kentsel tarım projeleri yürüten Terrae’nin sebze üretimi sona erdi. Şirket, 10 Eylül 2026’da tasfiye sürecine alındı; kurucu Jessica Sbaraglia ise eğitim, terapötik atölye ve danışmanlık çalışmalarını daha küçük bir yapı altında sürdürme kararı aldı. Sbaraglia’ya göre kapanışın doğrudan nedeni, şirketin pazar bahçıvanının haziran ayında ayrılması oldu. Küçük ölçekli bir tarım işletmesinde her çalışan ayrılığının şirketi zor durumda bıraktığını belirten Sbaraglia, bu pozisyonu doldurmanın güç olduğunu söyledi. İşletmenin sabit giderleri de yükseldi; özellikle işletme kirasını aşırı yüksek, muhasebe ücretlerini ise şirketin büyüklüğüne göre orantısız olarak niteledi. Dar sebze üretimi marjları karşısında bu maliyetleri taşımak giderek zorlaştı. Sbaraglia ayrıca kızının doğumunun, uzun çalışma günleri ve az sayıdaki tatil gününden oluşan çalışma düzenini yeniden değerlendirmesine yol açtığını aktardı. Tüm sebze üretimi 30 Haziran’da durdu. Monte-Carlo Bay Hotel & Resort’taki bahçe, Beausoleil’de Monte-Carlo Société des Bains de Mer için işletilen bahçe, çeşitli şirket bahçeleri ve Princess Grace Hastane Merkezi’ndeki bahçe üretimi sona eren çalışmalar arasında yer aldı. Terrae, kapanmadan önce yılda yaklaşık 3,5 ton sebze üretiyordu. Sbaraglia, 2016’da Terre de Monaco adıyla kurduğu girişimi daha sonra Terrae olarak yeniden adlandırdı. Şirket, otellerin çatıları ve yüksek binaların çevresi gibi geleneksel tarımla ilişkilendirilmeyen alanlara sebze bahçeleri, arı kovanları ve tavuk kümesleri taşıdı. 2021’e kadar farklı noktalarda yaklaşık 1.600 metrekarelik kentsel üretim alanı oluşturuldu. Bu çalışmalar arasında hastane, okul, şirket ve otel bahçeleri bulunuyordu; bazı bahçelerin ürünleri otel restoranlarının mutfaklarına ulaştı. Şirketin sebze üretimini bırakması, Sbaraglia’nın kentsel tarımdan çekildiği anlamına gelmiyor. Çalışanı olmayan yeni işletmesiyle Monako’daki okullarda çocuklarla ders ve atölyeler düzenlemeyi, Tour Odéon yanındaki mini çiftlikte çocuklar ve yetişkinler için terapötik etkinlikler yürütmeyi planlıyor. Hastanenin psikiyatri bölümüyle yapılan atölyeler için dört dikim yatağını koruduğunu belirten Sbaraglia, bu çalışmaların hastalara katkısı nedeniyle durdurulmasının söz konusu olmadığını söyledi. Okul programı ise altı okulda yaklaşık 600 çocuğa ulaşmış durumda.

İş Gücü Azalırken Tarımda Robotik Yatırımları Artıyor
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

İş Gücü Azalırken Tarımda Robotik Yatırımları Artıyor

Tarımda meyve hasadı, budama ve yabancı ot temizliği gibi yoğun emek gerektiren işlerde robot kullanımı yaygınlaşmaya başlıyor. Çiftliklerde yeni nesil robotlar test edilirken, ülkeler de bu teknolojilerin geliştirilmesi için yatırım yapıyor. Bu eğilimin başlıca nedenlerinden biri, mevsimlik, fiziksel ve tekrarlayan işlerde çalışacak insan gücünün bulunmasının zorlaşması. ABD’de Cornell University öncülüğünde, Amerikan meyve bahçelerinde çalışacak robotların geliştirilmesi için dört yıllık ve 7,5 milyon dolar bütçeli bir proje yürütülüyor. Proje kapsamında elma ve diğer meyvelerin hasadı, budama ve seyreltme gibi işlerde kullanılabilecek, farklı görevlere ve bahçe koşullarına uyarlanabilen sistemler geliştiriliyor. Washington Fruit and Produce ise yaklaşık 4.047 hektarlık elma ve kiraz üretiminde iş gücünün toplam maliyetlerdeki payının yaklaşık 15 yılda %45'ten %60'ın üzerine çıktığını belirtiyor. Şirkete göre satış fiyatları aynı dönemde maliyet artışını takip etmedi. Meyve bahçelerinde robot kullanımı, açık ve kontrollü ortamlarda çalışan traktör ve biçerdöverlere kıyasla daha karmaşık. Robotların dallar ve yapraklar arasındaki meyveyi tanıması, konumunu değerlendirmesi, uygun biçimde kavraması ve ürüne zarar vermemesi gerekiyor. Bu nedenle sistemlerde kameralar, sensörler, navigasyon, robotik kollar ve yapay zekâ birlikte kullanılıyor. Araştırmacılar ayrıca tek bir büyük makine yerine, aynı parselde iş birliği yapan küçük robotlardan oluşan sistemleri inceliyor. Teknolojinin önünde hâlâ önemli engeller bulunuyor. Çamur, toz, yağmur, engebeli arazi, farklı bitki yükseklikleri, dallar ve yapraklar robotların güvenilir hareket etmesini zorlaştırıyor. Birleşik Krallık da mevsimlik iş gücü açığı gerekçesiyle ağustosta tarım robotları ve otomatik sistemlerin geliştirilmesine 20 milyon sterlin ayıran bir program başlattı. Program, ekim ve ürün bakımından hasada kadar farklı işlerde kullanılabilecek teknolojileri hedefliyor.

Tarım Ekipmanları Otonom Makinelerde Traktörlerin Önüne Geçebilir
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Ekipmanları Otonom Makinelerde Traktörlerin Önüne Geçebilir

Londra’da düzenlenen World Agri-Tech konferansındaki uzman panelinde, otonom tarım makineleri dünyasında traktörlerin merkezî rolünü tarım ekipmanlarının üstlenebileceği belirtildi. Uzmanlara göre bu dönüşümün gerçekleşmesi, farklı marka traktör ve ekipmanların birlikte çalışabilmesine bağlı olacak. Panelde jeopolitik riskler, daha az pestisit ve herbisit kullanma baskısı ile iş gücü bulma zorluklarının çiftçileri otonom traktörlere yönelttiği ifade edildi. NourishTech ortağı Mark Durno, 12 ay içinde 12 sürücü çalıştıran bir çiftçinin sonunda otonom traktör satın aldığını anlattı. Kubota Europe yöneticisi Peter van der Vlugt ise hem otonom traktörlere hem de bu makinelerin kullanabileceği ekipmanlara talebin arttığını söyledi. Uzmanlar, üreticilerin özellikle düşük seviyeli ve tekrarlayan işleri kolaylaştıracak çözümler aradığını aktardı. Depolama tesislerinde ürünleri taşıyan robotlar, verimliliği artırabilecek kullanım alanları arasında gösterildi. Lincoln Üniversitesinden Marc Hanheide, çiftliklerin yalnızca tek bir makine almak yerine otonom araç ve robotlara toplu geçiş yapabileceğini öngördü. Tarım Endüstrisi Elektroniği Vakfı Başkanı Norbert Schlingmann, birlikte çalışamayan ekipmanların otonom makinelerin yaygınlaşmasını yavaşlattığını belirterek “Traktör artık kral değil. Ekipman kral” dedi. Panelde ayrıca, makinelerin ürettiği verilerin mülkiyeti ve güvenli saklanması ile yeni teknoloji şirketlerinin ölçek büyütmek için ortaklar, yükleniciler ve kiralama şirketleriyle çalışması gerektiği ele alındı.

AKTAIA: Su Ürünleri Yetiştiriciliği Düzenlemeleri İçin Çevre ve Denetim Uyarısı
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

AKTAIA: Su Ürünleri Yetiştiriciliği Düzenlemeleri İçin Çevre ve Denetim Uyarısı

Yunanistan’da çevre örgütü AKTAIA, balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğine ilişkin yasa tasarısının 22-30. maddelerinde kapsamlı değişiklik yapılması çağrısında bulundu. Örgüt, önerilen düzenlemelerin çevreyi yeterince korumadığını, bağımsız denetimleri güvence altına almadığını ve çevresel verilere kamu erişimi sağlamadığını savundu. AKTAIA’nın açıklamasında, “Önerilen düzenlemeler sektörün etkisini artırırken yerel yönetimlerin, kıyı balıkçılarının ve doğrudan etkilenen toplumların karar alma süreçlerine katılımını güvence altına almıyor” ifadelerine yer verildi. Rauch Foundation girişimiyle MacAlister Elliott & Partners (MEP) tarafından hazırlanan teknik değerlendirme, kamu istişaresine sunulan değişiklik önerilerinin temelini oluşturdu. Buna göre Ulusal Su Ürünleri Yetiştiriciliği Konseyinde üreticilerin temsili güçlendirilirken yerel yönetimler, kıyı balıkçıları ve etkilenen toplumlar için garantili temsil öngörülmüyor. Ayrıca su ürünleri yetiştiriciliği işletmelerinin de yer aldığı alan yönetim kuruluşlarına çevresel izleme konusunda önemli görevler verilmesi eleştirildi. AKTAIA, denetimlerin önceden bildirim yapılmadan ve bağımsız biçimde yürütülmesini, sonuçların kamuoyuna açıklanmasını istedi. Örgüt ayrıca kirletici öder ilkesinin uygulanmasını, terk edilmiş tesislerin sökülmesi ve deniz ortamının tamamen iyileştirilmesi için mali sorumluluğun işletmelere yüklenmesini talep etti. Kira süresi sona eren tesislerin kaldırılması için öngörülen sürenin uzatılmasına ve ihlallere ilişkin cezaların geç devreye girmesine de karşı çıktı.

Kiracı Çiftçilerde Finansmana Erişim Endişesi İçin Anket Başlatıldı
Görsel kaynağı: FarmingUK · Özgün haber

Kiracı Çiftçilerde Finansmana Erişim Endişesi İçin Anket Başlatıldı

Birleşik Krallık’ta arazi sahibi olmayan kiracı çiftçilerin işletmelerini yürütmek ve yatırım yapmak için ihtiyaç duydukları finansmana erişmekte zorlanıp zorlanmadığı araştırılıyor. Tenant Farmers Association (TFA), Defra Sekreteri Dame Angela Eagle’ın talebi üzerine ülke çapında bir anket başlattı ve çiftçilerden ticari kredi ararken yaşadıkları sorunları bildirmelerini istedi. TFA, özellikle küçük işletmelerin ve kredi karşılığında gösterebilecek daha az varlığı bulunan kiracı çiftçilerin uygun finansman olanaklarına ulaşmakta güçlük çektiğini belirtiyor. Arazi sahibi olmayan üreticiler, kredi başvurularında teminat olarak kullanılabilecek gayrimenkul varlıkları bakımından mülk sahibi işletmelere göre daha sınırlı imkâna sahip olabiliyor. Bu durum; hayvan, makine ve üretim girdisi alımı, altyapı yatırımları ve nakit akışının zayıfladığı dönemlerin yönetimi açısından önem taşıyor. Anket sonuçlarının, sorunun ne kadar yaygın olduğunu ortaya koyması ve TFA, hükümet ile bankacılık sektörü arasındaki görüşmelerde kullanılabilecek daha sağlam bir veri tabanı oluşturması amaçlanıyor. TFA, bankaların tarım sektörünü desteklemeye hazır olduklarını bildirdiğini, ancak üyelerinin deneyimlerinin bazı küçük veya yeterli teminatı bulunmayan işletmelerin yine de uygun kredi olanaklarına ulaşamadığını gösterdiğini aktardı. Bu finansman tartışması, kuraklık, yüksek girdi maliyetleri, hayvan hastalıkları ve zayıf hasat beklentilerinin işletmelerin nakit akışını zorladığı bir dönemde yürütülüyor. TFA, geçici sermaye ihtiyacını karşılamak için faizsiz kredi önerilerini daha önce desteklemişti; ancak son anket, kiracı işletmelerin yapısının uzun vadede ticari krediye erişimi zorlaştırıp zorlaştırmadığını incelemeyi hedefliyor.

Tahıl tarlası
Temsilî görselTahıl tarlasıWolfgang Weiser / Unsplash · Unsplash LicenseGörsel, yerleşime göre kırpılarak gösterilir.

Chiping’de Akıllı Tarım ve Kırsal Kalkınma Çalışmaları Hızlandı

Çin’in Şandong eyaletindeki Chiping Bölgesi’nde yerel yönetimler, yıl başından bu yana akıllı tarım ve standartlaştırılmış üretimi teşvik etmeye odaklanıyor. Xinfa modern tarımsal sanayi parkında kiraz toplanmasına dair görüntü de haberde yer alıyor.

Uruguay’da Tahıl Fiyatlarında Jeopolitik Etki Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Tahıl Fiyatlarında Jeopolitik Etki Öne Çıkıyor

Uruguay’da tahıl piyasalarındaki oynaklığın üretim koşullarından çok jeopolitik gelişmeler ve makroekonomik görünümden etkilendiği bildirildi. Danışman Gonzalo Gutiérrez, buğday, soya ve mısırın son iki yılın en yüksek seviyelerine çıktığını, ancak yükselişin arz sorunlarından kaynaklanmadığını belirtti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in olası barış görüşmelerine ilişkin açıklamaları sonrasında buğday fiyatı tek işlem gününde %3,5 geriledi. Bu görünüm, Uruguaylı üreticiler açısından özellikle yazlık ürünlere ilişkin ticari kararları zorlaştırıyor. Karadeniz bölgesindeki lojistik ve ticaret koşulları, dünya piyasalarında önemli miktarda dolaşan buğday ve ayçiçeği yağının sevkiyatını etkileyebiliyor. Hürmüz Boğazı çevresindeki durumun da taşımacılık ile gübre piyasasına yansıdığı belirtildi. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanlığına bağlı Tarımsal İstatistikler Müdürlüğünün verilerine göre, Uruguay’da kırsal arazi kiralarının 2025 yılı ortalaması hektar başına yıllık 133 dolar oldu. Kiralanan alan 900 bin hektarı aşarken 2024’e göre %3 azaldı. Ortalama kira bedeli hayvancılık arazilerinde 85, tarım-hayvancılık sistemlerinde 161 ve kuru tarım arazilerinde 270 dolar olarak açıklandı. Sığır etinin son 30 gündeki ortalama ihracat geliri ton başına 6.219 dolar seviyesinde kaldı ve ton başına 6.000 doların üzerinde seyretmeyi sürdürdü. Bu seviye, ihraç edilen et hacmi azalmasına rağmen korundu. Tahıl piyasalarında ise Chicago’da önceki gün buğday öncülüğünde düşüş yaşandı; soya fiyatı da geriledi. Rural del Prado sergisi halka 11 Eylül’de açılacak, gece programı Plaza Prado ise 10 Eylül’de başlayacak.

Güneş Tarlası Kiralamalarında İstisnalar Tartışma Yarattı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Güneş Tarlası Kiralamalarında İstisnalar Tartışma Yarattı

Yeni Zelanda’da son dört yılda yaklaşık 3917 hektar tarım arazisinin yabancı sermayeli güneş enerjisi şirketlerine kiralandığı ya da satıldığı, ancak bu arazilerin önce Yeni Zelandalı alıcılara sunulmadığı bildirildi. İstisnaların Denizaşırı Yatırım Ofisi (OIO) tarafından verildiği ve işlemlerin ülkenin uzak kuzeyinden Otago’ya kadar uzandığı aktarıldı. Normalde yabancı yatırımcılar, Denizaşırı Yatırımlar Yasası kapsamında “hassas” sayılan tarım arazisini almak istediklerinde, arazinin en az 30 iş günü boyunca internet ve basılı ilanla önce yerli alıcılara teklif edilmesi gerekiyor. Ancak kayıtlara göre bazı projeler bu kuraldan muaf tutuldu. Bu projeler arasında Auckland yakınında 53 hektarlık bir alan ve bu yıl Taranaki’de Stratford Solar’a kiralanan 460 hektarlık bir proje de bulunuyor. Stratford Solar, Contact ile Lightsource’un ortak girişimi olarak tanımlandı.

Rusya’da Hasatta 110 Milyon Ton Tahıl Toplandı
Görsel kaynağı: Vedomosti — Agroprom · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Hasatta 110 Milyon Ton Tahıl Toplandı

Rusya’da hasat kampanyası geçen yılın gerisinde kalmadan ilerliyor. Tarım Bakanı Oksana Lut’un açıklamasına göre tahıl ve baklagil ekili alanların yaklaşık %70’i biçildi ve 110 milyon tondan fazla tahıl toplandı. Miktar, geçen yılın aynı tarihine göre 10,5 milyon ton daha yüksek. Buğday hasadı ise 83,5 milyon tona ulaştı. Kışlık ekim de sürerken 44 bölgede 2,3 milyon hektar alan kışlık ürünlerle ekildi; geçen yıl aynı tarihte bu alan 2,1 milyon hektardı. Bakanlık, kışlık ürünlerin yüksek verim sağlaması ve iç gıda güvenliğiyle birlikte tahıl tedarik edilen ortakların ihtiyaçlarının karşılanması açısından öncelikli olduğunu bildirdi. Yağlı tohum hasadı aktif aşamada bulunuyor; şeker pancarı, patates ve sebze hasadı da başladı. Hükümet, özellikle güney bölgelerinde ihracat ve kârlılık sorunlarını hafifletmek için destekleri sürdürüyor. Demiryolu taşımacılığı sübvansiyonları için 9,7 milyar ruble aktarıldı, tahıl ihracat vergilerine yıl sonuna kadar moratoryum getirildi. Ayrıca 1-3 milyon ton tahıl alımı yapılacak müdahale fonu, imtiyazlı kredilerin uzatılması ve kışlık ekime hektar başına destek seçenekleri değerlendiriliyor.

Arjantin’de Tarım Kiraları Yükselişte
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

Arjantin’de Tarım Kiraları Yükselişte

Arjantin’de 2026/27 sezonu için tarım arazisi kiraları düşmek yerine arttı. Bichos de Campo’ya konuşan arsa yönetimi danışmanı Pío Silveyra, iyi arazilerde talebin arzı açık biçimde aştığını ve büyük grupların çok yüksek bedeller ödediğini söyledi. Silveyra, bazı durumlarda müşterilerine tarımsal işin gerçekleriyle örtüşmeyen fiyatları kabul etmemelerini önerdiğini aktardı. Üzümcü'nün değil; kaynakta belirtilen ana konu, özellikle kaliteli arazilerde kiraların geçen yıla göre yukarı gitmesi oldu.