ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3067 haber · Sayfa 43

Yeni Zelanda’nın Gıda ve Lif İhracatı 65,2 Milyar Dolara Ulaştı
Görsel kaynağı: Rural News Group · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’nın Gıda ve Lif İhracatı 65,2 Milyar Dolara Ulaştı

Yeni Zelanda’nın gıda ve lif ihracatı, 30 Haziran 2026’da sona eren yılda 65,2 milyar dolara ulaştı. Bu tutar, Yeni Zelanda Birincil Sektörler Bakanlığı’nın (MPI) haziran tahmininin 1 milyar dolar üzerinde kalırken 2026/27 yılı için açıklanan 63,8 milyar dolarlık öngörüyü de aştı. Tarım Bakanı Todd McClay, sonucu “olağanüstü” olarak nitelendirdi. Kaynağa göre performansta protein ve yüksek kaliteli gıdaya yönelik küresel talep, yeni ticaret anlaşmaları ve Yeni Zelanda dolarındaki zayıflık etkili oldu. Et ve yün, toplam artışa en büyük katkıyı yapan kalemler arasında yer aldı; bu ürünlerin ihracatı 14,8 milyar dolara çıkarken önceki tahmin 14,1 milyar dolardı. Aynı dönemde Avrupa Birliği’ne gıda ve lif ihracatı %20 artarak 5,3 milyar dolara, Birleşik Arap Emirlikleri’ne ihracat ise %11 yükselerek 1,1 milyar dolara ulaştı. McClay, ticaret anlaşmalarının Yeni Zelandalı ihracatçılar için sonuç verdiğini ve ihracat değerini 2034’e kadar ikiye katlama hedefiyle çalıştıklarını söyledi. McClay ayrıca Yeni Zelanda’nın emtia ürünleri yerine premium ürünleri pazarlama ve değer zincirinde üst segmentlere çıkma konusunda ilerlediğini belirtti. Ülkenin menşe ve üretim hikâyesinin farklılaştırıcı olduğunu söyleyen McClay, Çin’de mutfağı olmayan varlıklı genç tüketicilere yönelik hazır pişirilebilir ürün talebine de dikkat çekti.

Uruguay’da Bitki Koruma Ürünü Kalıntıları İçin Bilimsel Risk Değerlendirmesi Vurgulandı
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Bitki Koruma Ürünü Kalıntıları İçin Bilimsel Risk Değerlendirmesi Vurgulandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Uruguay’da gıdalardaki bitki koruma ürünü kalıntıları, maksimum kalıntı limitleri (MKL), bilimsel risk değerlendirmesi ve risk iletişimi, Camagro’nun 16 Ekim’de düzenlediği etkinlikte ele alındı. Dünya Gıda Günü kapsamında gerçekleştirilen toplantıda tarımsal üretim, ticaret, sanayi, kamu kurumları ve toksikoloji alanından temsilciler bir araya geldi. Etkinlikte, sürdürülebilir, güvenli, yeterli, erişilebilir ve besleyici gıda üretimi için güçlü bilimsel ve düzenleyici süreçlere ihtiyaç olduğu belirtildi. Toplantıda, bir kalıntının tespit edilmesiyle mevzuata uygunluk ve tüketici açısından gerçek bir sağlık riskinin aynı anlama gelmediği vurgulandı. Değerlendirmede yalnızca bir maddenin bulunup bulunmadığına değil, kalıntının yoğunluğuna ve tüketicinin bu maddeyi içeren gıdadan ne kadar aldığına bakılması gerektiği aktarıldı. Paulina Marchant, MKL’nin toksikolojik bir eşik olmadığını; izin verilen tarımsal kullanım koşullarının uygulanıp uygulanmadığını izlemeye yarayan, tarımsal temelli yasal bir standart olduğunu söyledi. MKL’lerin belirlenmesinde ürünün etkinliği, uygulama dozu ve uygulama sayısı ile izin verilen kullanım koşulları dikkate alınıyor. Bu değerlendirmeler, toksikoloji ve metabolizma çalışmalarıyla tüketim alışkanlıkları ve farklı maruziyet senaryolarıyla birlikte ele alınıyor. Toksikolojik inceleme kısa süreli akut maruziyet ile yaşam boyunca biriken kronik maruziyeti ayrı değerlendiriyor. Bir limitin aşılması mevzuata aykırılık oluşturabilse de bunun sağlık riski yaratıp yaratmadığı, tüketimden kaynaklanan maruziyetin ilgili toksikolojik referansları aşıp aşmadığı incelenerek belirleniyor. Etkinlikte kalıntı izleme programlarının temsili numune alımı, güvenilir laboratuvar yöntemleri ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması temelinde yürütülmesi gerektiği de ifade edildi. Ramiro Vaca, uygulama eğitimi ve bölgesel zararlı yönetimi çalışmalarının yılda 2.000-3.000 üreticiye ulaştığını belirtti. Uruguay’daki düzenleyici araçlar arasında ürün kayıtları, etiketler, bekleme süreleri ve resmi denetimler gösterildi. 2022’de yapılan bahçe bitkileri denetiminde 243 numunenin %4’ünde MKL’lerin üzerinde değer saptandı. Risk iletişimi bölümünde tehlike ile risk arasındaki farkın açıkça anlatılması gerektiği belirtildi. Tehlike bir maddenin zarar verme kapasitesini, risk ise belirli maruziyet koşullarında bu zararın gerçekleşme olasılığını ve ciddiyetini ifade ediyor. Uruguay’da yılda yaklaşık 720 akut ve kronik pestisit zehirlenmesi vakası kaydedildiği, ancak bu toplamın veteriner ürünlerini de içerdiği açıklandı. Bu nedenle yalnızca pestisitlerle bağlantılı vakaların söz konusu toplamdan daha düşük olduğu belirtildi.

Şili’de 2027 Çevre Bütçesi İçin Denetim Uyarısı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de 2027 Çevre Bütçesi İçin Denetim Uyarısı

Şili’nin 2027 Bütçe Yasa Tasarısı, Çevre Bakanlığı bütçesinde %0,3 artış öngörürken kaynakları çevresel izin süreçleriyle bağlantılı hizmetlerde yoğunlaştırıyor. Tasarıya göre Çevresel Değerlendirme Servisi (SEA) bütçesi %4, Biyoçeşitlilik ve Korunan Alanlar Servisi (SBAP) bütçesi %20,7 artacak; Çevre Denetleme Üst Kurumu bütçesi ise %1,8 azalacak. O’Higgins Üniversitesi ECA3 Direktörü Giovanna Amaya Peña, proje onaylarının ardından denetim güçlendirilmeden izin süreçlerinin hızlandırılmasının risk taşıdığını belirtiyor. Amaya’ya göre Çevresel Değerlendirme Kararı’nın alınması devletin görevini sona erdirmiyor, izleme ve uygunluk denetimi aşamasını başlatıyor. Uzman, değerlendirme ve denetimin birlikte ilerlemesi gerektiğini vurguluyor. Amaya, çevresel izinlerin hızlandırılmasının mümkün ve gerekli olduğunu, ancak çevresel gerekliliklerin gevşetilmemesi gerektiğini savunuyor. İyileştirme alanları arasında kamu kurumlarının görüş sürelerini, bölgeler hakkındaki çevre bilgilerinin erişilebilirliğini ve kurumlar arası koordinasyonu sayıyor. Yurttaş katılımının yatırımların önünde engel olarak görülmemesi gerektiğini belirten Amaya, topluluklar dinlenmediğini hissettiğinde çatışmaların proje onayından sonra da ortaya çıkabildiğini ifade ediyor. SBAP bütçesindeki artışı uzun süredir ihtiyaç duyulan bir kurumsallaşma olarak değerlendiren Amaya, biyoçeşitliliğin korunmasının park ve rezervleri yönetmekle sınırlı olmadığını söylüyor. O’Higgins Bölgesi’ndeki sulak alanların koruma programlarında ödeneklerde azalma veya değişiklikler kaydedildiğini belirten uzman, bölgesel varlığın ve teknik kapasitenin önemine dikkat çekiyor. Daha yüksek SEA kaynağının tarım, tarımsal sanayi, madencilik ve enerji projelerinin değerlendirmesini hızlandırabileceğini söyleyen Amaya, sürdürülebilir ısıtma bütçesindeki azalmanın hava kalitesi sorunu yaşayan bölgelerde kirlilik azaltma planlarını ve hanelerin dönüşüm olanaklarını etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

Kışı Geçiren Biber Fidesiyle Hasat Daha Erken Başlıyor
Görsel kaynağı: Mynavi Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kışı Geçiren Biber Fidesiyle Hasat Daha Erken Başlıyor

Biber fidesini kış boyunca korumak, sonraki sezonda yeni tohum veya fide kullanmaya göre daha erken hasat alınmasını sağlayabiliyor. Japonya’daki yetiştirme koşullarını anlatan kaynakta, kışı geçirmiş fidenin yeniden dikildikten hemen sonra, yaklaşık mayıs ayında ürün vermeye başladığı belirtiliyor. Yeni tohumdan veya satın alınan yeni fideden yetiştirilen biberde ise hasadın en erken haziran civarında başladığı aktarılıyor. Kışı geçiren fidenin mayıs ayında kalın gövde ve çok sayıda dala sahip olduğu, bu nedenle erken dönemde daha fazla ürün verebildiği ifade ediliyor. Kışlatma işlemi, havaların soğuduğu ekim-kasım döneminde bitkideki meyvelerin toplanmasıyla başlıyor. Ardından bütün dallar kesiliyor, kökler çıkarılıyor ve fide sebze yetiştirme toprağı bulunan 5 numara saksıya dikilerek içeri alınıyor. Bitkinin sıcak, gündüz güneş alan ve tercihen güney yönlü bir yerde tutulması; toprağın yüzeyi kurudukça sulanması öneriliyor. Dokusuz kumaşla örtme işleminin temel amacı soğuktan korunmak değil, iç mekânda ortaya çıkabilecek yaprak bitlerini önlemek olarak açıklanıyor. Kış aylarında biberler küçük kalsa da şubat-nisan arasında ayda yaklaşık beş biber alınabildiği belirtiliyor. Fide nisan sonlarında yeniden dışarı dikildiğinde gelişme hızlanıyor ve mayıs ortalarından itibaren hasat artıyor. Kaynakta aktarılan bir yetiştirme örneğinde, ekim ayına kadar gübreleme ve hasada devam edilmiş; tepe alma veya meyve seyreltmesi yapılmadan, serbest yetiştirmeyle bir yılda yaklaşık 300 biber toplanmış. Ekim sonlarında dalların yeniden kesilip köklerin çıkarılması ve fidenin içeri alınmasıyla bitkinin iki veya üç yıl yetiştirilebileceği aktarılıyor. Sürekli 30’dan fazla meyve taşıyan bitkide, gübreleme sırasında 30-50 gram gübre verilmesinin meyve boyutunu artırdığı belirtiliyor. Yazın su yetersizliği güneş yanığı ve yetersiz döllenmeye neden olabileceğinden, saman örtüsü kullanılması ve daha fazla sulama yapılması öneriliyor.

İşçi Partisi Hükümetinin Aile İşletmeleri İçin Bütçe Hamlesi İddiası
Görsel kaynağı: Daily Mail · Özgün haber

İşçi Partisi Hükümetinin Aile İşletmeleri İçin Bütçe Hamlesi İddiası

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık’ta İşçi Partisi hükümetinin, işletmelerin gelecek nesle devrinde kullanılan kuralları hedef alarak bütçede ek gelir arayabileceği öne sürüldü. Daily Mail’in haberinde, iddianın aile işletmeleri ve tarım işletmelerini etkileyebilecek vergi düzenlemeleri tartışmasının ardından gündeme geldiği belirtildi. Farmers Guide’ın aktardığına göre kırsal kuruluşlar, Hazine Bakanı John Healey’in ilk bütçesinde tarım ve aile işletmelerine yönelik miras vergisi değişikliklerini tamamen geri almasını istedi. Kuruluşlar, düzenlemelerin işletmelerin yatırım, büyüme ve gelecek nesle devrine ilişkin belirsizliği artırdığını savundu.

Çiftlik Ekipmanında Yeni Pazar Gerilerken Filoların Yaşı Sorgulanıyor
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber

Çiftlik Ekipmanında Yeni Pazar Gerilerken Filoların Yaşı Sorgulanıyor

Çiftliklerin ekipman sahipliği, kullanım ve yenileme yaklaşımlarının son on yılda değiştiği belirtilirken, yeni ekipman pazarı geçen yıl düşüş eğilimi gösterdi. Buna karşılık ikinci el ekipman pazarı birkaç yıl önce belirgin bir yükseliş dönemi yaşadı. John Deere makine döngüsünde dip noktanın görüldüğünü belirtirken, bazı ekipman bayilerinin ciddi finansal zorluklarla karşı karşıya olduğu aktarılıyor. Ankette çiftliklere, ortalama ekipman filosunun 2020 veya 2021'e kıyasla daha genç, daha yaşlı ya da yaklaşık aynı olup olmadığı soruluyor.

Buğday Vadeli İşlemleri 12 Ağustos’tan Bu Yana En Düşük Seviyeye Geriledi
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Buğday Vadeli İşlemleri 12 Ağustos’tan Bu Yana En Düşük Seviyeye Geriledi

Buğday vadeli işlemleri 19 Ekim’de %1 gerileyerek 12 Ağustos’tan bu yana en düşük seviyeye indi. Düşüş, Rusya ile Ukrayna arasındaki yeni çatışmaların Karadeniz üzerinden tahıl ihracatının yeniden başlamasına yönelik anlaşma ihtimalini zayıflattığı bir dönemde gerçekleşti. Buna rağmen piyasa, bölgedeki ihracat kesintilerinin fiyatlar üzerindeki etkisini önceki döneme göre daha sınırlı değerlendiriyor. Analistlere göre Karadeniz ihracatına yönelik tehditler fiyatları giderek daha az destekliyor. İthalatçıların Karadeniz dışından alternatif tedarik yolları bulması ve dünyanın birçok bölgesinde tahıl stoklarının görece yüksek olması, buğday fiyatlarındaki risk primini azaltan unsurlar arasında gösteriliyor. Rabobank’ın tarım birimi yöneticisi Carlos Mera, Karadeniz’deki durum kötüleşirken fiyatların düşmesinin ilk bakışta çelişkili göründüğünü, ancak bölgedeki ihracat kesintilerinin artık piyasa tarafından daha alışılmış bir gelişme olarak değerlendirildiğini söyledi. Hafta sonu düzenlenen saldırıların ardından Ukrayna ve Rusya’dan ihracatın yeniden başlamasına ilişkin bir anlaşmanın daha az olası hale geldiği ve Karadeniz üzerinden sevkiyatın yakın zamanda erişilebilir olacağına ilişkin kuşkuların arttığı belirtildi. Rusya Savunma Bakanlığı da Odessa Limanı’nın 130 kilometre güneybatısında bir kuru yük gemisinin vurulduğunu açıkladı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ise Türkiye, Mısır ve Hindistan’la Karadeniz üzerinden olası bir ihracat koridorunu görüştüklerini, Rusya’nın bu fikre karşı çıktığını söyledi.

Endonezya’ya Yeni Pirinç İhracatı Talebi Geldi
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’ya Yeni Pirinç İhracatı Talebi Geldi

3 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, bir ülkenin Endonezya’dan pirinç ithal etmek istediğini açıkladı. Talebin, Endonezya’nın pirinç ihracatı pazarını yeniden açmaya başlamasının ardından geldiğini söyleyen Amran, talepte bulunan ülkenin adını ve istenen pirinç miktarını açıklamadı. Hükümetin konuyla ilgili duyuruyu kısa süre içinde yapması bekleniyor. Yeni talep, Endonezya’nın bölgesel pirinç ihracatını genişletme çabaları kapsamında gündeme geldi. Ülke daha önce Bulog ile Malezyalı Padi dan Beras Borneo Sdn Bhd arasındaki iş birliğiyle Malezya’ya 1.000 ton premium pirinç ihraç edilmesi konusunda anlaşmıştı. Sevkiyatın, yıllık pirinç ihtiyacı yaklaşık 200 bin ton olan Sarawak’a kademeli olarak yapılması planlandı. Amran ayrıca tarım sektörünün ticaret performansına ilişkin olarak 2025’te tarım ihracatının 166 trilyon rupiye ulaştığını, ithalatın ise 41 trilyon rupiye düştüğünü söyledi. Hükümetin yalnızca pirinçte kendine yeterliliği değil, çiftçi üretimini sanayi ve pazar ihtiyaçlarıyla buluşturan bir gıda ekosistemini de hedeflediğini belirtti.

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Dünya genelinde gıda enflasyonunun zaten yüksek seviyelerde olduğu, El Niño'nun yol açtığı kuraklıkların ve savaşların deniz taşımacılığında yarattığı sorunların etkisiyle önümüzdeki aylarda ve 2027'de daha da artabileceği bildirildi. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başekonomisti Máximo Torero, baskıların yıl sonuna, gelecek yılın başına ve muhtemelen gelecek yılın tamamına yayılabileceğini söyledi. Artan fiyatların en ağır etkisinin, gıdanın aile bütçesinde daha büyük pay tuttuğu düşük ve orta gelirli ülkelerdeki yoksul tüketiciler üzerinde görülmesi bekleniyor. Dünya Bankası verilerine göre gıda enflasyonu, eylülde sona eren üç aylık dönemde incelenen 150 ülkenin %22'sinde genel enflasyonu aştı. Bu oran önceki üç aylık dönemde %14'tü. FAO Gıda Fiyat Endeksi de eylülde ortalama 136 puana çıkarak Kasım 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tedarik zincirindeki sorunlar fiyat baskısını artırıyor. Karadeniz'deki taşımacılık altyapısına yönelik saldırılar buğday sevkiyatında aksamalara yol açarken, büyük ithalatçılar Mısır ve Endonezya alternatif tedarik kaynakları arıyor. Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları gemileri Afrika çevresinde daha uzun ve maliyetli rotalara yönlendiriyor. Orta Doğu'daki savaş ise yakıt fiyatlarını yükseltiyor ve Hürmüz Boğazı üzerinden gübre ihracatında sorunlara neden oluyor. Bu gelişmeler temel tarım ürünlerine de yansıyor. Buğday fiyatları 2026'da %30'dan fazla artarken, önemli Asya ihracatçısı ülkelerde pirinç fiyatları büyük stoklara rağmen %10 ila 13 yükseldi. Bazı kritik ticaret rotalarında navlunların yaklaşık %50 artması da maliyetleri büyüttü. Mısır'da sübvansiyonsuz büyük ekmek fiyatı temmuzdaki 4 Mısır lirasından yaklaşık 5 liraya çıkarken, Birleşik Arap Emirlikleri'nde yemeklik yağ yaklaşık %40 zamlandı. Endonezya'da bitkisel yağ fiyatları %7, Hindistan'da şeker, soğan ve bakliyat fiyatları ise eylülde önceki aya göre %10'dan fazla arttı. Yüksek tahıl stokları ve iyi hasatlar şimdiye kadar piyasadaki arz baskısını sınırlayan bir güvenlik marjı sağladı, ancak bu koruyucu etkinin zayıfladığı belirtiliyor. İyi yerel hasatlar nedeniyle alımlarını erteleyen önemli ithalatçı ülkelerin uluslararası pazara dönmesi, önümüzdeki aylarda talepte ani artış yaratabilir. FAO, artan tarım girdisi maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansımasının enflasyonu hızlandırabileceği ve temel gıda fiyatlarındaki yükselişin sosyal huzursuzluk riskini artırabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

AB Ormansızlaşma Düzenlemesi Arjantin Sığır Piyasasında Fiyat Farkı Yaratabilir
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

AB Ormansızlaşma Düzenlemesi Arjantin Sığır Piyasasında Fiyat Farkı Yaratabilir

Avrupa Birliği’nin (AB) ormansızlaşma karşıtı düzenlemesi, Arjantin sığır piyasasında çevresel uygunluğu ve izlenebilirliği kanıtlanabilen hayvanlarla bu koşulları belgeleyemeyenler arasında yeni bir fiyat ayrışmasına yol açabilir. Cafrisa ve Sodecar temsilcisi Raúl Cagliero, etin 2021’den önce ormansızlaştırılmış arazilerden gelmediğini gösterebilen hayvanların daha yüksek değer görebileceğini söyledi. Bu kapsamda, gerekli bilgileri sağlayabilen tamamlanmış novilloların ve besilik danaların avantaj elde edebileceği belirtildi. Cagliero, fiyat farkının ne kadar olacağının henüz bilinmediğini ve bunun üreticilerle sanayinin uyum süreci ilerledikçe piyasada şekilleneceğini ifade etti. Avrupa’daki ithalatçılara tedarik edilebileceği kanıtlanan hayvanlarla bu kanıtı sunamayanlar arasında bir ayrım oluşabileceği, ancak söz konusu hayvanlar için prim ödenip ödenmeyeceğinin henüz kesinleşmediği kaydedildi. Farklılaştırmanın yalnızca ihracata yönelik sığır fiyatlarını mı artıracağı, yoksa iç tüketimlik hayvanların fiyatlarına da yansıyıp yansımayacağı da belirsizliğini koruyor. Üreticilere, işletmelerini VISEC Carne platformuna veya çevresel gerekliliklere uyumu gösterebilecek başka bir sisteme kaydettirme işlemlerine mümkün olduğunca erken başlamaları tavsiye edildi. Cagliero’ya göre üretici, tamamlanmış novilloyu teslim ettiğinde hayvanın yetkilendirilmiş bir poligondan geldiğini gösterebilmek için bu sistemlerden birine kayıtlı olmak zorunda kalacak. Düzenlemenin etkisi yalnızca hemen kesilecek hayvanlarla sınırlı görülmüyor; yakında satın alınacak besilik danalar da ihracata yönelik sonlandırma ve kesim aşamasına 2027’de ulaştıklarında bu gerekliliklerle karşılaşacak. Cagliero, bu uyum sürecinin sığır zincirinin mevcut ekonomik baskıları altında yürütüleceğini söyledi. İç tüketime çalışan kesimhanelerde tüketimdeki düşüş, işletmelerin faaliyet düzeyini toparlamasını zorlaştırıyor. İhracat tesislerinde ise marjlar dar ve bazı yakın aylar zararla kapandı. Enerji maliyetleri, vergi yükü ve yeni ücret pazarlıkları kârlılık üzerinde baskı oluştururken şirketler, yeni zarar biriktirmeden faaliyeti sürdürebilmek için denge fiyatları arıyor. Arjantin sığır sektöründe Avrupa düzenlemesine uyum, bu nedenle yalnızca çevresel bir belge hazırlama süreci olarak değil, hayvanların hangi pazara erişebileceğini ve piyasada nasıl fiyatlanacağını etkileyebilecek bir koşul olarak değerlendiriliyor. Ancak kaynakta, uygun hayvanlarla diğerleri arasındaki olası fiyat farkına veya düzenlemenin iç piyasa fiyatları üzerindeki kesin sonucuna ilişkin bir rakam ya da kesinleşmiş karar bulunmuyor.

Arjantin’de Şap ve Sığır Brusellozu Aşılamasında Veteriner Seçimi Serbest Bırakıldı
Görsel kaynağı: La Nación · Özgün haber

Arjantin’de Şap ve Sığır Brusellozu Aşılamasında Veteriner Seçimi Serbest Bırakıldı

Arjantin hükümeti, üreticilerin hayvanlarını şap ve sığır brusellozuna karşı aşılayacak veterineri serbestçe seçebilmesine yönelik prosedürü düzenledi. Senasa’nın uygulaması, Ulusal Tarım Üreticileri Sağlık Sicili’ne (Renspa) kayıtlı üreticiler için geçerli olacak. Düzenleme, 2027’deki yıllık aşılama kampanyasından itibaren uygulanacak. Akredite özel veterinerlerin belirlenmesi için izlenecek adımların yanı sıra üretici ve veterinerlerin sorumlulukları, aralarındaki bağlantı mekanizması ve aşıların uygulamaya kadar korunmasına ilişkin koşullar da belirlendi.

AB, Ukrayna Tarım Ürünleri İçin Koruma Önlemi Uygulamayacak
Görsel kaynağı: Economica.net · Özgün haber

AB, Ukrayna Tarım Ürünleri İçin Koruma Önlemi Uygulamayacak

Avrupa Komisyonu, Ukrayna’dan gelen tarım ve gıda ürünlerinin Romanya gibi bazı pazarlarda oluşturduğu baskıyı azaltmak amacıyla koruma önlemleri uygulamayacağını bildirdi. Açıklama, Ticaret ve Ekonomik Güvenlikten sorumlu Komisyon üyesi Maroš Šefčovič’in bir parlamentere verdiği yanıtta yer aldı. Komisyon, 29 Ekim 2025’ten beri yürürlükte olan AB-Ukrayna Derin ve Kapsamlı Serbest Ticaret Anlaşması’nın istikrarlı ve öngörülebilir bir rejim sunduğunu belirtti. Anlaşma; şeker, kanatlı eti, yumurta, buğday, mısır ve bal gibi hassas ürünlerde erişimi sınırlı artışlarla düzenliyor.

Küresel Gıda Fiyatlarında 2027 İçin Artış Uyarısı
Görsel kaynağı: TV8 Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatlarında 2027 İçin Artış Uyarısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Küresel gıda enflasyonunun önümüzdeki aylarda hızlanarak 2027'ye kadar sürmesi bekleniyor. Deniz taşımacılığındaki aksamalar, yükselen gübre maliyetleri ve kuraklık, gıda arzı üzerindeki baskıyı artırıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), etkilerin yıl sonuna doğru ve gelecek yıl daha belirgin olabileceğini bildirdi. FAO'nun gıda fiyatları endeksi eylülde 136 puanla Kasım 2022'den bu yana en yüksek ortalamaya ulaştı. FAO Başekonomisti Maximo Torero, düşük gelirli hanelerin gıdanın bütçelerindeki payı daha yüksek olduğu için daha fazla etkilenebileceğini belirtti.

COP17'de Eğitim, Gıda Güvenliği ve Biyoçeşitlilik Bağlantısı Vurgulandı
Görsel kaynağı: Armenpress · Özgün haber

COP17'de Eğitim, Gıda Güvenliği ve Biyoçeşitlilik Bağlantısı Vurgulandı

Ermenistan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakan Yardımcısı Robert Abisoghomonyan, Erivan’da düzenlenen Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 17. oturumu (COP17) kapsamında, ulusal eğitim sistemlerinin gıda güvenliğini ve Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi’nin uygulanmasını desteklemedeki rolünü ele alan üst düzey panele katıldı. Katılım, Ermenistan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanlığı tarafından duyuruldu. Abisoghomonyan, biyolojik çeşitliliğin korunması, gıda güvenliği, eğitim ve sürdürülebilir kalkınma gündemlerinin birbirinden ayrı ele alınamayacağını belirtti. Ermenistan’ın COP17 başkanlığı öncelikleri kapsamında biyolojik çeşitliliğin daha geniş ekonomik ve sosyal kalkınma gündemlerine entegre edilmesi ve uluslararası ortaklıkların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bakan yardımcısı, uluslararası iş birliğinin gelişmekte olan ülkelerin ulusal kapasitesini güçlendirmesi, uzmanlık ve mali destek sağlaması ve uluslararası taahhütleri ulusal düzeyde uygulanabilir sonuçlara dönüştürmesi gerektiğini ifade etti. Ermenistan’ın Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı ile uzun süredir yürüttüğü iş birliği ve ulusal Okul Beslenme Programı, etkili ortaklığa örnek gösterildi. Ermenistan’ın deneyiminin ortak ülkelerle paylaşılmasının ve çok taraflı anlaşmaların ulusal düzeyde uzun vadeli sonuçlar üretmesinin önemi de vurgulandı.

Slovakya’da Süt Ürünleri Fiyatları İçin Çiğ Süt Maliyeti Uyarısı
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Süt Ürünleri Fiyatları İçin Çiğ Süt Maliyeti Uyarısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Slovak Sütçülük Birliği (SMZ), çiğ inek sütü alım fiyatlarındaki artışın süt ürünlerinin satış fiyatlarına yansıtılması gerektiğini açıkladı. Birliğe göre bunun gerçekleşmemesi, süt endüstrisinde ekonomik çöküş riskini artırabilir. SMZ Genel Sekreteri Zuzana Nouzovská, ticaretin piyasa fiyat gelişimini dikkate alması gerektiğini söyledi. Çiğ sütün fiyatı Eylül 2026’da Ağustos’a göre kilogram başına 1,76 sent artarak 39,08 sent/kg’a çıktı. Süt üretimi de geçen yıla göre yaklaşık %9 yükseldi; ancak arz ile satış arasında denge korunmalı.

Hırvatistan'da Zeytin Hasadı Başladı, Üreticiler Daha Az Yağ Bekliyor
Görsel kaynağı: Dnevnik.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan'da Zeytin Hasadı Başladı, Üreticiler Daha Az Yağ Bekliyor

Hırvatistan'daki zeytinliklerde yılın en önemli dönemi olan hasat başladı. Üreticiler, hava aşırılıklarının meyvedeki yağ miktarını azaltabileceğini belirtiyor. Hasat ekiplerinin yaklaşık 6 bin zeytin ağacını toplaması beklenirken, yağışların çalışmaları durdurabileceği ifade ediliyor. Radovan Rade Bobanović, bu yıl toplam yağ miktarının %2, 3 veya 5 daha düşük olabileceğini söyledi. Bobanović'e göre önceki yıllarda %15 yağ veren bazı çeşitler bu sezon %10-11 düzeyinde kalabilir. Yakıt fiyatlarındaki artış ve genel enflasyon nedeniyle üretimdeki küçük bir düşüşün bile zeytinciler için ağır bir darbe olduğunu belirten Bobanović, devlet desteğinin litre başına önceki yıllardaki 1,5 avrodan 1 avroya, hatta daha aşağıya indiğini savundu. Yağhaneler çalışmaya başlarken Bibinje'deki tesiste, teslim edilen meyve miktarına göre yağ veriminin şimdilik beklenen düzeyde olduğu bildirildi. Tam otomatik sistem, üretimin her bölümünün ayrı ayrı izlenmesine imkân veriyor. Hırvatistan'da geçen yıl yaklaşık 40 bin hektolitre zeytinyağı üretilirken, bu sezonun toplam verimi ancak sezon sonunda belli olacak.

Meyve Fidanı Üreticileri Kuraklık Nedeniyle Sökümü Erteliyor
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Fidanı Üreticileri Kuraklık Nedeniyle Sökümü Erteliyor

Bu yıl meyve fidanı üretimi yüksek yaz sıcaklıkları, nem eksikliği ve uzun süren kuraklık nedeniyle zorlaştı. Damla sulama ve sulama sistemi üzerinden gübrelemeye rağmen fidanların vejetatif gelişimi yetersiz kalırken, üretim yoğun sulama ve tarımsal uygulamalarla tamamlanma aşamasına getirildi. Fidanlıkta vejetasyonu durdurmak amacıyla yaprak dökümünü teşvik eden bir uygulama yapıldı; bu kapsamda şelatlı bakır esaslı preparatlar etefonla birlikte kullanıldı. Önceki yıllarda fidanlar ekim ayının ikinci on gününde sökülebilirken, bu yıl işlemin en az iki hafta ertelenmesi bekleniyor. Toprağın çok kuru ve sert olması, söküm makinelerinin çalışmasını zorlaştırıyor; kurak koşullarda yapılan işlem köklerin kırılmasına veya çatlamasına, bitkilerin zarar görmesine ve üretim kayıplarının artmasına yol açabiliyor. Üreticilerin, makinelerin çalışabileceği yeterli nemi bulmak için fidanlığın farklı bölümlerindeki toprak koşullarını değerlendirmesi gerekiyor. Sökümün sürdürülebilmesi için yaklaşık 20-50 litre/metrekare yağış bekleniyor. Kuraklık, yeni meyve bahçeleri kurulacak alanlarda toprağın alttan işlenmesi ve derin hazırlanması çalışmalarını da güçleştiriyor. Sonbahar dikimi, köklerin kış boyunca toprağa uyum sağlaması nedeniyle normalde ilkbahar dikimine göre avantajlı görülüyor; ancak yağış eksikliği nedeniyle dikim sırasında su kullanımı zorunlu hale geliyor. Fidan çukuruna 20-30 litre su eklenmesi öneriliyor. Toprak donmamış ve sıcaklık yaklaşık -5 ila -6 santigrat derecenin altına düşmemişse aralık ayında dikim yapılabiliyor. İlkbahar dikimi ise daha fazla sulama gerektirdiği için daha riskli kabul ediliyor.

Irak’ın İthalat Kararı Suriye’den Patates ve Domates Alımını Artırdı
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ın İthalat Kararı Suriye’den Patates ve Domates Alımını Artırdı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Irak’ın patates, domates ve soğan ithalatını açmasının ardından Iraklı tüccarlar Suriye’ye giderek büyük miktarlarda patates ve domates satın aldı. Şam’daki sebze ve meyve tüccarları komitesi başkanı Usame Kızıl’ın açıklamasına göre, Dera’dan yaklaşık 42 soğutmalı kamyonla 1.050 tonun üzerinde Suriye domatesi yüklendi. Kamyonlar Irak pazarına girmek üzere Suriye-Irak sınırında beklerken, tüccarlar Irak’a gönderilmek üzere yaklaşık 1.000 tondan fazla patatesi de Suriye’deki soğutmalı araçlara yerleştirdi. Alımların başlamasıyla Şam halindeki toptan patates fiyatı kilogram başına 60 yeni liradan 75 yeni liraya, domates fiyatı ise 20 yeni liradan 30 yeni liraya yükseldi. Kızıl, iki ürünün Irak’a büyük miktarlarda sevkinin önümüzdeki günlerde fiyatlarda daha fazla artışa yol açabileceği uyarısında bulunarak ihracatın durdurulmasını istedi. Iraklı tüccarların yalnızca soğuk hava depolarında bekletilen patatesleri aldığı, mevcut üretimi ise düşük fiyatı nedeniyle almadığı belirtildi. Irak Tarım Bakanlığı, ithalat kararının başbakanlık talimatı ve tarım bakanının takibiyle; gıda fiyatlarını düşürmek, vatandaşların yükünü azaltmak, gıda güvenliğini korumak ve piyasa koşullarının istismarını önlemek amacıyla alındığını bildirdi. Ancak Irak’ın tarım takvimi, yerel olarak bulunan 33 tarım ürününün ithalatını yasaklayan hükümler içeriyor; bu nedenle uygulama pazar ihtiyacı ve yerel üretim dönemine bağlı olabilir.

Endonezya’da Çiftçi Refahı Göstergesi Tarihin En Yüksek Seviyesine Ulaştı
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Çiftçi Refahı Göstergesi Tarihin En Yüksek Seviyesine Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto yönetiminin iki yılında çiftçilerin refah göstergesi olarak kullanılan Çiftçi Değişim Oranı'nın (NTP) 131'e yükseldiğini ve bunun tarihin en yüksek seviyesi olduğunu açıkladı. Amran değerlendirmeyi 19 Ekim 2026'da Jakarta'daki bakanlık binasında düzenlediği basın toplantısında yaptı. Amran'a göre göstergedeki yükselişi destekleyen politikalardan biri gübre fiyatlarının %20'ye kadar düşürülmesi oldu. Hükümet ayrıca çeltik için devlet alım fiyatını kilogram başına en az 6.500 rupiah olarak belirledi. Bu uygulamanın, ürünlerini düşük fiyatla satın alan aracılara karşı çiftçileri korumayı amaçladığı belirtildi. Perum Bulog da çeltiği satın almakla yükümlü alıcı olarak görevlendirildi. Tarım Bakanı, sektör ihracatının 2025'te 166 trilyon rupiah'a yükseldiğini, ithalatın ise 41 trilyon rupiah azaldığını söyledi. Amran, bu politikaların 208 trilyon rupiah ek değer oluşturduğunu savundu ancak toplamın hesaplama yöntemini açıklamadı. Bakan, Prabowo liderliğinde sürdürülebilir gıda kendine yeterliliğine ulaşılacağına inandığını da ifade etti.

Belarus, Letonya’dan Belirli Malların İthalatını Yasakladı
Görsel kaynağı: Pozirk · Özgün haber
Veri haberi

Belarus, Letonya’dan Belirli Malların İthalatını Yasakladı

Belarus hükümeti, Letonya’dan Belarus’a belirli malların ithalatını yasakladığını açıkladı. Minsk yönetimi kararı, Riga’nın “süregelen yapıcı olmayan yaklaşımı ve dostane olmayan söylemi” ile gerekçelendirdi. Yasak, konserve balık ile çeşitli sanayi ürünlerini kapsıyor; ancak kara listedeki kesin ürün pozisyonları açıklanmadı. Karar, Alaksandar Lukaşenka’nın ekim başında silahlı insan kaçakçıları ile Letonya sınır muhafızları arasındaki gerilimden Letonya’yı sorumlu tutmasından birkaç gün sonra geldi. Letonya İçişleri Bakanı Jānis Dombrava, 20 belgesiz yabancının düzensiz geçişine izin verilmemesinin ardından Belarus’u sınırda “gösterişli ve saldırgan bir provokasyon” düzenlemekle suçladı. Dombrava, silahlı refakatçilerin Letonya askerlerini tehdit ettiğini ve yabancıları sınırı geçmeye zorladığını, daha sonra maskeli kişilerin Letonya topraklarına girerek bir röle kabinine zarar verip gözetleme kameralarını çaldığını söyledi.

Şili’de Sulama Sezonu Öncesi Barajlardaki Su Miktarı %26,8 Arttı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Sulama Sezonu Öncesi Barajlardaki Su Miktarı %26,8 Arttı

Şili Su Genel Müdürlüğünün (DGA) 13 Ekim 2026 tarihli hidro meteoroloji bültenine göre, ülkenin dokuz bölgesine yayılan 25 başlıca barajda 7.609 milyon metreküp su depolandı. Bu miktar, bir yıl önce kaydedilen 6.001 milyon metreküpe göre %26,8 artış anlamına geliyor. Barajların %64’ü öncelikle sulama, %12’si içme suyu, %16’sı elektrik üretimi, %8’i ise elektrik üretimi ve sulama amacıyla kullanılıyor. Artış, meyve bahçeleri ve diğer tarımsal üretim alanlarında su talebinin yükseldiği sulama sezonu öncesinde kaydedildi. Bununla birlikte, ülke geneli için olumlu görünen tablo havzalar arasında aynı seviyede değil. Coquimbo Bölgesi’nde izlenen sekiz barajdan Recoleta, Cogotí, Culimo, El Bato ve Corrales %100 doluluğa ulaştı ve taşkınla su boşaltıyordu. Bölgenin en büyük barajı La Paloma’da 514 milyon metreküp su depolandı ve doluluk %69’a çıktı; bu değer Ekim 2025’teki 86,1 milyon metreküplük seviyenin oldukça üzerinde kaldı. Elqui havzasındaki Puclaro da 102,6 milyon metreküp ve %49 doluluğa yükseldi. Coquimbo’daki toparlanma bütün barajlara eşit yansımadı. Elqui havzasındaki La Laguna Barajı %36 dolulukta, 13,8 milyon metreküp suyla kaldı. Bu nedenle üreticilerin fiili suya erişimi yalnızca bölge toplamlarına değil, her havzanın durumuna, su yönetimi kararlarına ve ilkbahar-yaz dönemindeki kar erimesi ile tüketime bağlı olacak. Valparaíso’da da benzer bir ayrışma görüldü: İçme suyu tedariki açısından önemli Los Aromos %100 dolulukla 35 milyon metreküpe ulaşırken, Peñuelas %17 dolulukta ve 16,4 milyon metreküpte kaldı. Diğer bölgelerde El Yeso Barajı Metropolitan Bölgesi’nde %65 dolulukla 143,5 milyon metreküp su tuttu. O’Higgins’te sulama açısından önemli Convento Viejo %93 dolulukla 221,5 milyon metreküpe, elektrik üretimine ağırlık veren Rapel ise %87 dolulukla 602,2 milyon metreküpe ulaştı. Maule’de beş baraj toplam 2.532,3 milyon metreküp suyla toplam kapasitenin %78,89’unu doldurdu; Ñuble’de tarımsal kullanımlı Coihueco %88 dolulukta kaldı. Biobío’daki üç barajın toplamı 2.879,8 milyon metreküp olurken, sulama ve elektrik üretimiyle bağlantılı Lago Laja %29 dolulukta kaldı; Ralco %98, Pangue %99 seviyesine çıktı. Yağış verileri de genel olarak olumlu bir görünüm sundu. DGA’nın değerlendirdiği 77 yağış istasyonunun 56’sında 1991-2020 tarihsel ortalamasına göre fazla yağış kaydedildi. Kuzey makro bölgede incelenen 22 istasyonun tamamı tarihsel ortalamanın üzerinde kaldı. Kar örtüsünde ortalama %93’lük fazlalık görülmesine rağmen Valparaíso’dan Biobío’ya kadar bazı bölgelerde açıklar ve yerel farklılıklar sürdü.

Suriye Ekonomisinde Büyümenin Üç Ana Sektörü Öne Çıktı
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye Ekonomisinde Büyümenin Üç Ana Sektörü Öne Çıktı

Ekonomist İhab İsmender, Suriye’de sağlam ve sürdürülebilir bir ekonomi kurulabilmesi için yapısal dengesizliklerin giderilmesi, üretim sektörlerinin yeniden canlandırılması ve yatırımların çekilmesi gerektiğini belirtti. İsmender’e göre toparlanmanın ilk aşaması, asgari parasal ve mali istikrarın sağlanmasıyla birlikte üretim kapasitesini artıracak adımların atılmasını gerektiriyor. İsmender, enerji, su ve ulaşım başta olmak üzere kritik altyapının yeniden kurulmasını üretim faaliyetlerinin canlanması için temel koşul olarak gösterdi. Dünya Bankası tahminlerine atıf yapan İsmender, elektrik sektörünün ana şebekelerini yeniden rehabilite edebilmesi için yaklaşık 146 milyon dolarlık yatırıma ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Elektrik rehabilitasyon projelerinin hızlandırılması ve havalimanlarının geliştirilmesinin ulaşım, ticaret ve yatırım faaliyetlerini destekleyebileceğini ifade etti. İsmender’in büyümeye öncülük edebilecek üç sektör arasında saydığı tarım ve gıda sanayileri, yerel ve bölgesel talebin karşılanması, hızlı gelir sağlanması ve özellikle kırsal bölgelerde istihdam oluşturulması açısından öne çıkıyor. Suriye’nin tarım arazileri ve mevcut kaynaklarının gıda üretimini artırma ve ihracatı genişletme fırsatı sunduğunu belirten İsmender, bunun üretim, sulama, enerji ve finansman sorunlarının çözülmesine bağlı olduğunu kaydetti. Üretim temelli ekonomiye geçiş için dış transferler ve insani yardımların gelir ve istihdam üreten yatırımlara yönlendirilmesi önerildi. İsmender ayrıca özel sektörün daha etkin rol üstlenmesi, geniş bir işgücü kesimini istihdam eden küçük ve orta ölçekli işletmelere finansman sağlanması ve ihracatın geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Gayrimenkul ve turizmin ise işgücünü istihdam ederek inşaat ve hizmet tedarik zincirlerini hareketlendirebileceği, yatırımları çekebileceği ifade edildi.

Irak ve Umman Tarım Bakanları Tarımsal İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak ve Umman Tarım Bakanları Tarımsal İş Birliğini Görüştü

Irak Tarım Bakanı Abdürrahim Casım eş-Şemmeri ile Umman Tarım, Balıkçılık ve Su Kaynakları Bakanı Saud bin Hamud el-Habsi, iki ülke arasındaki tarımsal iş birliğini geliştirme yollarını görüştü. Görüşmede uzmanlık ve deneyim paylaşımı ile tarım sektörlerinin geliştirilmesine yönelik başlıklar ele alındı. Taraflar ayrıca ortaklık ve yatırım fırsatlarını, ortak ilgi alanlarındaki sektörlerde yenilikçilikten yararlanılmasını ve gıda ile su güvenliği alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesini değerlendirdi. Bu başlıkların sürdürülebilir tarımsal kalkınmaya katkı sağlaması ve iki ülkesindeki ortak çalışma alanlarını genişletmesi amaçlandı.

İrlanda’da Kuzu Fiyat Teklifleri Ekim Sonunda Gücünü Koruyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Kuzu Fiyat Teklifleri Ekim Sonunda Gücünü Koruyor

İrlanda’da 19 Ekim Pazartesi başlayan koyun ticaretinde fabrika kuzusu ve yaşlı koyun fiyat teklifleri güçlü kaldı. Çoğu fabrika tesisi haftaya geçen haftayla aynı tekliflerle başladı; kuzu karkas ağırlığı limitlerinde de değişiklik yapılmadı. Mevcut kuzu fiyat teklifleri geçen yılın aynı döneminin yaklaşık 40 sent/kg üzerinde bulunuyor. Kepak, kuzular için 7,85 avro/kg ve Kalite Güvence (QA) primi olarak 15 sent/kg teklif ederek, bu hafta 22,5 kg’a kadar karkaslarda toplam 8,00 avro/kg seviyesine ulaştı. Roscommon Kontluğu’ndaki Athleague tesisinde yaşlı koyun için 4,00 avro/kg teklif edildi.