ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1303 haber · Sayfa 46

Soya ve Buğday Fiyatları Sert Düştü, Pirinç Yükselişini Sürdürdü
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Soya ve Buğday Fiyatları Sert Düştü, Pirinç Yükselişini Sürdürdü

Chicago piyasasında soya fasulyesi ve buğday fiyatları, önceki haftadaki negatif seyri sürdürerek sert geriledi. Düşüş kolzaya da yayıldı. ABD hasadının yarattığı baskının yanı sıra ABD ve Çin devlet başkanları arasındaki görüşmenin ardından yeni bir gelişme açıklanmaması piyasayı hayal kırıklığına uğrattı. Çin’in ABD soya fasulyesine uyguladığı %10’luk misilleme vergisi de yürürlükte kaldı. Amerikan Soya Birliği, bu verginin Çinli özel ithalatçıların erişimini sınırladığını ve soya ticaretinin ağırlıklı olarak Çinli devlet şirketleri tarafından yürütülmesine yol açtığını belirtti. Birlik, Çin’in 2026-2028 arasında her yıl en az 25 milyon ton ABD soya fasulyesi alma taahhüdünün üreticiler için istikrar sağlayabileceğini, ancak bu taahhütlerin eksiksiz yerine getirilmesini beklediklerini açıkladı. Brezilya soya fasulyesi için iklim riskinin yüksek olduğu, ekimin ise henüz yeni başladığı aktarıldı. Petrol fiyatlarının öngörülemeyen seyri de önümüzdeki aylarda bitkisel yağ fiyatları açısından belirleyici olabilir. Buğdaydaki düşüş de güçlü oldu; bazı yerel şirketlerde fiyat ton başına 225 ABD dolarından 220 ABD dolarına indi. Rusya ve Ukrayna buğdayı için alternatif ihracat yollarının önem kazanabileceği belirtilirken, Ukrayna tahminleri bu koridorların en fazla mevcut ihracat kapasitesinin yaklaşık yarısına ulaşabileceğine işaret etti. Bu sınırın korunması halinde mevcut ticaret döneminde yaklaşık 30 milyon ton tarımsal ürünün ihraç edilemeyebileceği ve bunun stokları, likiditeyi, depolama kapasitesini ve uluslararası tahıl arzını etkileyebileceği kaydedildi. Buğday stokları 1 Eylül itibarıyla 14,60 milyon tona çıktı ve yıllık bazda %31,6 arttı. Avrupa’da aralık vadeli buğday sözleşmesi 3,50 avro gerileyerek ton başına 233,25 avroya indi. Buna karşılık SovEcon, Rusya’nın eylül ayı buğday ihracatı tahminini 2,10 milyon tondan 2,30 milyon tona yükseltti; bu miktar son beş yıl ortalamasının altında kaldı. Brezilya pirinç referansı ise çuval başına 82 reali aşarak yükselişini sürdürdü ve 16 ABD doları seviyesinde güçlendi.

Sistema Faep, ITR 2026 Beyanı İçin 15 Gün Ek Süre İstedi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Sistema Faep, ITR 2026 Beyanı İçin 15 Gün Ek Süre İstedi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Brezilya’nın Paraná eyaletindeki Tarım Federasyonu Sistema Faep, 2026 Kırsal Mülk Vergisi Beyanı’nın (DITR) teslim süresinin 15 gün uzatılması için Federal Gelir İdaresine başvurdu. Kurum, kırsal üreticilerin beyannameyi gönderirken sistemin kilitlenmesi, çalışmaması ve işlemlerin tamamlanamamasıyla ilgili sorunlar bildirdiğini açıkladı. Mevcut süre 30 Eylül’de sona eriyor. Sorunların, 100 hektardan büyük kırsal mülkler için zorunlu tutulan teslim yöntemiyle ilgili değişiklikleri de kapsadığı belirtildi. Bu mülklerin sahipleri 21 Eylül’e kadar çevrim içi hizmeti kullanmak zorundayken, bu tarihte Receita Federal bilgisayara kurulan ITR 2026 Programı’nın kullanımına da izin verdi. Sistema Faep Başkanı Ágide Eduardo Meneguette, sistemdeki yavaşlık ve son günlerde teslim seçeneklerinde yapılan değişikliklerin ek süre talebini haklı çıkardığını söyledi. DITR; kırsal mülk sahibi, yararlanma hakkı sahibi veya mülkü elinde bulunduran gerçek ve tüzel kişiler için zorunlu. Süreden sonra verilen beyannamelerde, ödenmesi gereken vergi üzerinden aylık ya da ay kesri başına %1 oranında, en az 50 real ceza uygulanıyor. Beyannamenin hiç verilmemesi ise mülkün borcu yoktur belgesinin alınmasını ve kırsal krediye erişimi zorlaştırabiliyor.

Brezilya, Süt Tozundaki Antidamping Vergilerinin Geleceğini Yıl Sonuna kadar Belirleyecek
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya, Süt Tozundaki Antidamping Vergilerinin Geleceğini Yıl Sonuna kadar Belirleyecek

Brezilya’nın Arjantin ve Uruguay’dan süt tozu ithalatına uygulamayı planladığı antidamping vergilerinin geleceği yıl sonuna kadar netleşebilir. Brezilya Ticaret Dış Ticaret Odası, vergilerin uygulanmasını kamu yararı gerekçesiyle askıya almıştı. Ülkenin Ortak Pazar Grubu toplantısındaki heyeti, karar verilene kadar askıya alma uygulamasının süreceğini bildirdi. Kamu yararı değerlendirmesinde kanıt sunma aşaması 2 Ekim’de tamamlanacak, ardından tarafların son görüşlerini iletmesi için 26 Ekim’e kadar süre tanınacak. Sonraki aşamada Ticaret Savunma Dairesi (DECOM) teknik rapor hazırlayacak. Bu sürenin uzatılabilmesi nedeniyle süreçteki nihai takvim değişebilecek. Rapordan sonra Dış Ticaret Sekreterliği (SECEX) tavsiyesini CAMEX Yürütme Komitesine gönderecek ve konu burada değerlendirilecek. Mevcut takvim dikkate alındığında, en azından aralık sonuna kadar uygulamada bir değişiklik beklenmiyor. Arjantin ve Uruguay ise vergilerin miktarına ve önceki soruşturmadaki usul eksikliklerine itiraz ediyor; Uruguay süreci yakından izlediğini açıkladı.

Biyoçeşitlilik Mera Yönetiminde de Ele Alındı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Biyoçeşitlilik Mera Yönetiminde de Ele Alındı

Macaristan’ın Bőszénfa kentindeki Bőszénfa Szarvasfarm’ın yöneticisi Nagy János, otlatmalı hayvancılığın toprak ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini anlattı. Yaklaşık 2.000 hayvanın 1.300 hektarlık arazide otlatıldığı çiftlikte, 2023’te rejeneratif tarıma geçildi. Bu tarihten sonra suni gübre ve parazit ilaçlarının kullanımı bırakıldı; çiftlik yetkilisi, buna rağmen hayvan varlığında kayıp yaşanmadığını belirtti. Çiftlikte hayvan türlerine göre gübre bileşiminin toprak üzerindeki etkileri inceleniyor. Bir çalışmada mandalar ve eşekler birlikte otlatılarak toprağın biyolojik ve fiziksel değişimleri, hayvanların canlı ağırlık gelişimi ve parazit durumu gözlemleniyor. Çiftliğin deneyimine göre otlatma, yalnızca gübreleme uygulamasından farklı bir toprak gelişimi sağlıyor; hayvanların idrarı ve gübre böceklerinin faaliyetleri de toprak yaşamında rol oynuyor. Su kıtlığının belirleyici olduğu otlatmalı sistemlerde dönüşümlü otlatma öneriliyor. Buna göre alanın yaklaşık üçte ikisi sırayla otlatılırken üçte biri dinlendiriliyor ve kışlık yem bu bölümden temin ediliyor. Seçici ve aşırı otlatmanın ise bitkilerin kök rezervlerini tüketerek bitki kayıplarına yol açabileceği belirtiliyor.

Meksika’da Mısır ve Buğday İçin Toplu Alım Platformu Kuruluyor
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Mısır ve Buğday İçin Toplu Alım Platformu Kuruluyor

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader), beyaz mısır ve buğday üreticilerinin tohum, gübre, biyolojik girdiler ve diğer temel ürünlere daha düşük maliyetle ulaşabilmesi için doğrudan ve toplu alım platformu kuracak. Platformun 30 Eylül 2026’da kullanıma açılması planlanıyor. Üreticiler, girdileri üreticilerden veya yetkili dağıtıcılardan toplu alım yoluyla indirimli temin edebilecek. 2026-2027 sonbahar-kış tarım dönemine yönelik uygulama, üretim maliyetlerini düşürmeyi ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin kârlılığını güçlendirmeyi amaçlıyor. Beyaz mısır kapsamı, insan tüketimine yönelik üretim yapan ve en fazla 20 hektar araziye sahip Sinaloa ile Sonora’daki çiftçilerle sınırlı tutuldu. Buğday desteği ise en fazla 20 hektar araziye sahip, pazarlama teşvikinden yararlanan ve Baja California, Baja California Sur, Chihuahua, Coahuila, Guanajuato, Jalisco, Michoacán, Nuevo León, Sinaloa, Sonora ve Tamaulipas eyaletlerinde bulunan üreticileri kapsıyor. Sader, girdilerin 15-30 Ekim 2026 arasında teslim edilebilmesi için üreticilerin 30 Eylül-15 Ekim döneminde Cosechando Soberanía programına dahil olmasını önerdi. Bu programda 1 milyon 300 bin pesoya kadar kredi, faiz sübvansiyonu ve üretim faaliyetlerini korumaya yönelik araçlara erişim sağlanıyor. Başvuru sahiplerinin arazilerinin yasal kullanımını kanıtlaması, faal üretici olması ve Sader’in Başvuru Sahipleri ve Yararlanıcılar Sicili’ndeki kaydını güncel tutması gerekiyor. Başvurular dijital portalın yanı sıra Sader’in temsilcilik ofisleri ve Kırsal Kalkınma Destek Merkezleri üzerinden yapılabilecek.

EPA, PFAS’ın Ürünler ve Hayvancılıktaki Hareketini Araştırmak İçin 15 Milyon Dolar Ayırdı
Görsel kaynağı: Brownfield Ag News · Özgün haber
Veri haberi

EPA, PFAS’ın Ürünler ve Hayvancılıktaki Hareketini Araştırmak İçin 15 Milyon Dolar Ayırdı

ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), PFAS olarak bilinen kalıcı kimyasalların tarımsal ürünler ve hayvancılık yoluyla nasıl taşınabildiğini incelemek üzere 15 milyon dolarlık araştırma hibesi verdi. EPA yöneticisi Lee Zeldin, kirleticilerin yönetiminde araştırma ve yeni teknolojilerin hızla geliştiğini belirtti. Kaynakta, hibelerin kapsamındaki projelerin ayrıntılarına yer verilmedi.

ABD Mısır Hasadı Kısa Vadede Fiyat Baskısını Artırabilir
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

ABD Mısır Hasadı Kısa Vadede Fiyat Baskısını Artırabilir

Mısır piyasasında bu hafta ABD Tarım Bakanlığının (USDA) üç aylık stok raporu, ABD’deki hasadın ilerleyişi ve Brezilya’daki soya ekimi izlenecek. Grão Direto’nun Grainsights bünyesindeki “Direto do Campo” analizine göre bu gelişmeler, kısa vadede mısır fiyatlarının yönünü ve arz beklentilerini etkileyebilir. USDA raporunun çarşamba günü açıklanması bekleniyor. Raporda, ABD’de önceki sezondan kalan mısırın ne kadarının kullanılabilir durumda olduğu görülebilecek. Bu bilgi, 2026/27 sezonuna yönelik arz projeksiyonlarında değişikliğe yol açabilir. ABD hasadının hızlanması ise fiziksel ürünü piyasaya daha fazla taşıyarak Chicago’daki mısır sözleşmeleri üzerinde kısa vadeli baskıyı artırabilir. Hasadın ilk verim sonuçları da mevcut üretim tahminlerinin gerçekleşen ürün büyüklüğüyle örtüşüp örtüşmediğini değerlendirmeye yardımcı olacak. Brezilya’da piyasanın odağı, yazlık mısır ile soya ekimi arasındaki takvime çevriliyor. Soya ekiminin ne kadar hızlı ilerleyeceği, 2027’deki ikinci ürün mısırı için kullanılabilecek ekim penceresini belirleyecek. Mato Grosso’da üreticiler, yağış koşulları elverdiği ölçüde soya ekimini ilerletmeye çalışıyor; amaç, sonraki dönemde mısır ekimi için daha dar bir zaman aralığı oluşması riskini azaltmak. Döviz hareketleri de Brezilya’daki mısır ve soya fiyatlarının oluşumunda önemini koruyor. ABD’de enflasyonun sürmesi daha yüksek faiz olasılığını gündemde tutarken, Brezilya’da beklentilerin üzerinde açıklanan eylül IPCA-15 verisi kur oynaklığı ihtimalini artırıyor. Bu nedenle üreticilerin piyasa dalgalanmalarının yanı sıra üretim maliyetlerini de izlemesi bekleniyor.

Meksika’da Sarı Mısırda 55 Yılı Aşan Dışa Bağımlılık
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Sarı Mısırda 55 Yılı Aşan Dışa Bağımlılık

Meksika, mısırın anavatanı olmasına ve 64 mısır ırkına sahip bulunmasına rağmen sarı mısırda dışa bağımlılığını sürdürüyor. Imagen Agropecuaria’nın aktardığı verilere göre ülke, 1970’ten bu yana, 1993 istisnası dışında mısırda kendine yeterli değil. 1994’te Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinden sonra mısır ithalatı 2026’ya kadar %1000’den fazla arttı. Kaynak, bu bağımlılığın özellikle hayvancılık ve yem sektörlerindeki talep artışıyla bağlantılı olduğunu belirtiyor. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Meksika’nın 2025-26 ticaret yılında 26,2 milyon ton mısır ithal edeceğini tahmin ediyor. Meksika Tarım Bakanlığına bağlı Tarımsal ve Balıkçılık Bilgi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün (DGSIAP) ön verilerinde ise ithalatın 23,5 milyon tonunun sarı, 856 bin tonunun beyaz mısır olacağı belirtiliyor. USDA’nın verilerine göre ekim 2025-temmuz 2026 döneminde gerçekleşen 21,4 milyon tonluk ithalatın %99’u ABD kaynaklı, %1’i ise Brezilya kaynaklıydı. İthalatın %98’ini sarı mısır oluşturdu. Kaynağa göre ABD mısırı, yıl boyunca istikrarlı bulunabilirliği, güvenilir kalitesi, entegre lojistiği ve diğer menşelere göre rekabetçi fiyatları nedeniyle Meksika’daki yemlik tahıl arzının temel unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor. İthalatın %62’si demiryoluyla, başlıca Tamaulipas eyaletindeki Nuevo Laredo ve Chihuahua’daki Ciudad Juárez üzerinden yapılıyor. Geri kalan %38’lik bölüm deniz yoluyla, özellikle Veracruz Limanı üzerinden ülkeye giriyor. Meksika’nın dış alımları 2024’te 23,3 milyon ton, 2025’te ise 24,7 milyon ton oldu. Buna karşılık ülkenin toplam mısır üretimi 2022-23 tarım yılında 28,1 milyon tondan 2023-24’te 23,4 milyon tona geriledi. Kaynak bu düşüşte, özellikle ülkenin kuzeybatısını etkileyen yoğun kuraklığın rol oynadığını belirtiyor. Üretim 2024-25’te 23,1 milyon ton olarak gerçekleşirken 2025-26 için DGSIAP 24,4 milyon ton öngörüyor; USDA’nın tahmini ise 24,9 milyon tonla son 10 yıl ortalamasının %6 altında kalıyor. USDA, 2026-27 hasadında Meksika’nın mısır üretiminin yaklaşık %2 düşerek 24,5 milyon tona ineceğini öngörüyor. Tahmindeki gerekçeler arasında El Niño’yla ilişkilendirilen düzensiz hava koşulları, düşük kârlılık, yüksek girdi maliyetleri ve ithal mısırla süren rekabet bulunuyor. Kaynakta görüşlerine yer verilen Meksikalı üretici ve analistler ise sübvansiyonlu ABD mısırının ve büyük şirketlerin piyasa gücünün yerli üreticilerin pazarlama koşullarını zorlaştırdığını savunuyor. Araştırmacı Romel Olivares Gutiérrez, bağımlılığın azaltılması için ulusal üretimin güçlendirilmesini, ithalatın çeşitlendirilmesini, yerli mısır tüketiminin teşvik edilmesini ve ticaret politikalarının gözden geçirilmesini öneriyor.

AB Tarım-Gıda Ticaret Fazlası 2,9 Milyar Avro Arttı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım-Gıda Ticaret Fazlası 2,9 Milyar Avro Arttı

AB tarım-gıda sektörünün ticaret fazlası, 2026’nın ilk yedi ayında geçen yılın aynı dönemine göre 2,9 milyar avro artarak 30,1 milyar avroya ulaştı. Avrupa Komisyonunun son tarım-gıda ticareti raporuna göre artışta buğday ve alkollü içecek ihracatındaki yükseliş etkili oldu. Ocak-temmuz döneminde AB’nin Mısır’a ihracatı, başta buğday olmak üzere %22 arttı. Ukrayna’ya ihracat %10 yükselirken artışta alkollü içecekler öne çıktı. Türkiye’ye ihracat da dana eti etkisiyle %7 arttı.

Galler’de FAWL Üyelerine 2026’da Çifte Hayvan Sağlığı Evrakı Muafiyeti
Görsel kaynağı: FarmingUK · Özgün haber

Galler’de FAWL Üyelerine 2026’da Çifte Hayvan Sağlığı Evrakı Muafiyeti

Galler Hükümeti, Farm Assured Welsh Livestock (FAWL) programına dahil hayvancılık işletmelerinin 2026’daki Sürdürülebilir Tarım Programı kapsamında bazı hayvan sağlığı belgelerini ikinci kez hazırlamasını önleyecek. FAWL üyeliği, Hayvan Sağlığını İyileştirme Döngüsü’nün ölçme ve planlama aşamalarına ilişkin şartları karşılamış sayılacak. Çiftçiler, üyeliklerini programın Evrensel Gösterge Paneli üzerinden beyan edecek. Bu beyan, Evrensel Eylem 12 kapsamındaki ilgili şartların yerine getirildiğinin onayı olarak kabul edilecek. Galler Hükümeti, düzenlemenin tekrarlanan idari işlemleri azaltırken hayvan sağlığı ve refahı standartlarını korumayı amaçladığını bildirdi. Ancak uygulama, Evrensel Eylem 12 kapsamındaki tüm yükümlülükleri kaldırmıyor. FAWL üyelerinin geçerli hayvan refahı yeterlilik ve puanlama şartlarını yerine getirmesi ve Gelen Hayvan Biyogüvenliği Değerlendirmesi’ni aralık sonuna kadar tamamlaması gerekiyor. Tanınmış bir güvence programına üye olmayan çiftçiler ise 2026 için yayımlanan mevcut kurallara uymayı sürdürecek. Galler Hükümeti, düzenlemenin ilgili hayvan sağlığı ve refahı şartlarının 2027’den itibaren FAWL Yıllık Hayvan Sağlığı ve Refahı İncelemesi’ne dahil edilmesine temel oluşturabileceğini belirtti. Bu uygulamanın ayrıntıları henüz geliştiriliyor; Red Tractor ve Pasture for Life gibi diğer güvence programlarıyla ilgili düzenlemelerin önümüzdeki haftalarda açıklanması bekleniyor.

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörüne 116 Trilyon Tümenlik Kredi Desteği
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörüne 116 Trilyon Tümenlik Kredi Desteği

İran Tarım Bankası, hayvancılık, kanatlı yetiştiriciliği ve bu sektörlere bağlı gıda sanayisinin finansmanı için kullanılan dijital kredi taahhüdü aracı Neypo kapsamında 12 bin 240 kredi düzenledi. Bankanın açıklamasına göre kredilerin toplam değeri 116 trilyon tümeni aştı. Uygulama, üreticilerin yem ve diğer temel girdilere erişimini finanse etmeyi amaçlıyor. Neypo kapsamında Paliz platformuna 27 bin 906 başvuru kaydedildi. Bu başvuruların toplam değeri 437 trilyon tümeni aşarken, verilen kredilerin 76 trilyon tümenlik bölümü 8 bin 413 yeni krediden, yaklaşık 39 trilyon tümenlik bölümü ise 3 bin 827 yeniden kredi yüklemesinden oluştu. Banka, yeniden kullandırılan kredilerin kaynakların döngüsünü ve sektör işletmelerinin yükümlülüklerini zamanında yerine getirdiğini gösterdiğini belirtti. Banka ayrıca 14 bin 278 dosyanın, toplam 278 trilyon tümen değerle kredi değerlendirmesi, belge tamamlama ve şube uzmanlarının incelemesi aşamasında olduğunu bildirdi. Neypo, geçen yıl devreye alınarak geleneksel finansman yöntemlerinin yerine tasarlandı ve Paliz platformu üzerinden Pazarگاه sistemiyle çevrim içi bağlantı kuruyor. Açıklamaya göre üreticilerden nakit katkı yatırması istenmiyor; yalnızca banka teminat mektubunun türüne göre yıllık %0,5 ile %2,25 arasında değişen garanti düzenleme komisyonu ödeniyor. Krediler üretim dönemine göre yapılandırılıyor ve geri ödeme süresi 90 gün olarak uygulanıyor. Banka, taahhüde dayalı dijital aktarımın para arzı ve enflasyon baskısını sınırlamayı hedeflediğini belirtiyor.

Çin ve ABD, 30 Milyar Dolarlık Üründe Tarifeleri Düşürme Mutabakatına Vardı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Çin ve ABD, 30 Milyar Dolarlık Üründe Tarifeleri Düşürme Mutabakatına Vardı

Çin ve ABD, 20-23 Eylül'de New York ve Washington'da gerçekleştirilen sekizinci ekonomik ve ticari istişare turunda, yaklaşık 30 milyar dolarlık ithalatı kapsayan ürünlerde karşılıklı gümrük vergisi indirimine gitme konusunda mutabakata vardı. Çin Ticaret Bakanlığının açıklamasına göre, kapsama alınan ürünlerin yaklaşık %90'ında vergilerin, tarafların iç hukuk işlemlerini tamamlamasının ardından en çok kayrılan ülke oranlarına dönmesi öngörülüyor. Görüşmelerde ikili ticareti geliştirmek ve anlaşmazlıkları ele almak amacıyla bir Ticaret Konseyi kurulması kararlaştırıldı. Taraflar ayrıca yatırımlara ilişkin fırsat ve engellerin görüşüleceği bir Yatırım Konseyi oluşturacak. Tarım alanında kurulacak ortak çalışma grubu ise pazar erişimi ve düzenleyici konuları ele alacak; grubun ilk toplantısının yıl sonundan önce yapılması planlanıyor. ABD'den Çin'e kömür ithalatının da karşılıklı tarife indirimi kapsamına alınması kararlaştırıldı. Çin ve ABD, daha önceki görüşmelerde oluşturulan ortak ticari düzenlemeler üzerindeki müzakereleri de sürdürecek. Bu düzenlemelerin uygulanması ve gözden geçirilmesi için geçerlilik süresi 10 Ocak 2027'ye kadar uzatılırken, taraflar şirketler açısından istikrar ve öngörülebilirlik sağlamayı amaçladıklarını bildirdi. Açıklamada, gümrük vergileri, pazar erişimi, yatırım ve teknoloji başlıklarında anlaşmazlıkların devam ettiği de belirtildi.

Dünya Kuduz Günü’nde Köpeklerin Aşılanması Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Kuduz Günü’nde Köpeklerin Aşılanması Çağrısı

Güney Afrika’da 28 Eylül 2026 Dünya Kuduz Günü öncesinde, insan kuduz enfeksiyonlarının çoğunun hastalıklı köpeklerle bağlantılı olduğuna dikkat çekilerek evcil hayvanların düzenli aşılanması çağrısı yapıldı. FOUR PAWS South Africa yöneticisi Fiona Miles, çocukların hastalıktan en fazla etkilenen gruplar arasında bulunduğunu belirterek hayvan sağlığı, halk sağlığı ve çevre alanlarında faaliyet gösteren paydaşların iş birliğini artırmasını istedi. Bu yılın Dünya Kuduz Günü teması “Birlikte Daha Güçlü” olarak açıklandı. Dünya Sağlık Örgütü’nün bir raporuna göre kuduz her yıl yaklaşık 59 bin kişinin ölümüne neden oluyor; bu ölümlerin %40’ını Asya ve Afrika’daki çocuklar oluşturuyor. İnsanlardaki vakaların neredeyse tamamının köpek ısırıklarıyla bağlantılı olduğu belirtilirken, Miles köpeklerin aşılanması ve kısırlaştırılmasının insanları korumaya ve daha güvenli topluluklar oluşturmaya katkı sağladığını ifade etti. Veteriner hekim Danie Odendaal, kuduzun Güney Afrika’da sığırlar için de ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Hastalığın ısırık veya salyayla bulaşabildiğini belirten Odendaal, şüpheli vakaların veteriner hekimlerle iş birliği içinde yönetilmesi ve insanların enfekte hayvanları kendi başlarına tedavi etmeye çalışmaması gerektiğini vurguladı. Olası temas durumunda maruz kalma sonrası koruyucu tedaviye en kısa sürede başlanması gerektiği kaydedildi.

Bulgaristan, Yeni OTP’de Yağlık Gül İçin Özel Destek İstiyor
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan, Yeni OTP’de Yağlık Gül İçin Özel Destek İstiyor

Bulgaristan, 2027 sonrasında uygulanacak yeni Ortak Tarım Politikası’nda (OTP) yağlık gül üretimine özel destek verilmesini talep ediyor. Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski, Brüksel’deki Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında, OTP Tüzüğü’ne yağlık gül için özel ödeme müdahalesini düzenleyen yeni bir madde eklenmesini önerdi. Abrovski, talebin gerekçesini Bulgar gül yağının ülke açısından taşıdığı geleneksel ve ekonomik önemle açıkladı. Bulgaristan ayrıca geçiş dönemi ulusal yardımının sürdürülmesine imkân tanınmasını savundu ve bu amaçla Romanya tarafından hazırlanan belgeyi Kıbrıs, Macaristan, Polonya ve Slovakya ile birlikte destekledi. Bulgaristan, doğrudan ödemelerde indirimlerin ve ödeme tavanının gönüllü uygulanmasını, kademeli ödeme eşiklerinin ise tarımsal işletmelerin yapısına göre üye ülkeler tarafından belirlenmesini istiyor. Ülke ayrıca tarımsal faaliyetle bağlantılı ücret ve sosyal güvenlik giderlerinin ödemelerde dikkate alınabilmesine yönelik bir düzenleme talep ediyor. Bakan, gelecekteki OTP kapsamında sulama ile kolektif ve bölgesel hidroameliorasyon projelerine destek verilmesi, olumsuz iklim ve diğer olaylarda hızlı biçimde devreye alınabilecek acil önlemler oluşturulması gerektiğini de belirtti. Tarımsal bilgi ve inovasyon sisteminin, danışmanlık hizmetleri ve yenilikçi faaliyetlerin sürekliliği için güvence altına alınmasını istedi. Kaynakta bu önerilerin kabul edildiğine ilişkin bir karar yer almıyor.

Suriye, Dünya Bankası Destekli 175 Milyon Dolarlık Tarım Projesini Başlattı
Görsel kaynağı: SANA · Özgün haber
Veri haberi

Suriye, Dünya Bankası Destekli 175 Milyon Dolarlık Tarım Projesini Başlattı

Suriye, tarımsal üretimi artırmak, gıda güvenliğini güçlendirmek ve tarımsal hizmetleri modernize etmek amacıyla Dünya Bankası hibesiyle finanse edilen, altı yıllık 175 milyon ABD dolarlık STAR projesini başlattı. Proje, girdilerden pazarlara kadar tarımsal değer zincirini kapsayacak ve bitkisel ve hayvansal üretimin yanı sıra kooperatifleri ve özel sektör katılımını destekleyecek. Proje kapsamında tohum temizleme ve ilaçlama merkezleriyle depolama tesislerinin yenilenmesi, kuraklığa dayanıklı çeşitlerin sağlanması ve gıda güvenliği, bitki sağlığı, hayvan sağlığı ile tarımsal araştırma laboratuvarlarının geliştirilmesi planlanıyor. Çiftçiler ve kooperatifler, İyi Tarım Uygulamaları (GAP) ve organik sertifikası almaları için desteklenecek; ambalajlama, markalaşma ve özellikle zeytin ile antep fıstığı gibi ihracata yönelik ürünlerde hasat sonrası kayıpların azaltılması da hedefleniyor. STAR kapsamında üretici birlikleri ve kooperatiflere eş finansmanlı hibeler verilecek. Çiftçi gruplarının işleyiciler, ihracatçılar ve toptancılarla sözleşmeler yoluyla doğrudan bağlantı kurması, kooperatiflerin girdileri toplu alıp ürünleri birlikte pazarlayabilmesi için mevzuatın değiştirilmesi ve tohum, gübre, pestisit ile hayvan yemi kurallarının gözden geçirilmesi öngörülüyor. Müdahaleler, bölgeler arasında eşit dağıtım yerine gıda güvensizliği, tarımsal önem, yerel ihtiyaçlar, güvenli erişim ve uygulama kapasitesine göre belirlenecek. Hasaka, Rakka ve Deyrizor, kuraklık zararı ile buğday, arpa ve hayvancılık açısından önemleri nedeniyle öncelikli iller olarak sıralandı.

Kuraklık AB’de Süt Arzını Sınırlayabilir
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Kuraklık AB’de Süt Arzını Sınırlayabilir

Avrupa’nın bazı bölgelerinde kuraklık, yem üretimini ve biyokütle miktarını azaltarak süt üreticilerini daha zorlu bir sezona hazırlanmaya zorluyor. Kaba yem tedarikine ilişkin beklentilerin bozulması, Avrupa Birliği’nde süt arzını etkileyebilir. Süt fiyatlarının geleceğinde yalnızca arz koşulları değil, üretim maliyetleri, süt ürünlerine yönelik talep ve işletmelerin mali durumu da rol oynayacak. Kaynakta, bu unsurların birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Latin Amerika’da 2026’da Büyüme Yavaşlıyor, Tarımın Ağırlığı Artıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Latin Amerika’da 2026’da Büyüme Yavaşlıyor, Tarımın Ağırlığı Artıyor

S&P Global Ratings’in 25 Eylül’de yayımlanan yeni projeksiyonlarına göre Latin Amerika ekonomisinin 2026’da %1,8 büyümesi bekleniyor. Bu tahmin, bölgenin 2025’te kaydettiği %2,3’lük büyümenin altında kalıyor. Daha düşük büyüme hızının yatırım, finansman, tüketim ve tarım-gıda değer zincirleri üzerinde baskı oluşturabileceği belirtilirken, ihracata dayalı tarım sektörlerinin uluslararası talep ve fiyatlardan etkilenmeye devam edeceği değerlendiriliyor. Bölge ülkeleri arasındaki görünüm farklılaşıyor. Arjantin’in büyüme tahmini %2,2’ye indirilirken önceki beklenti %2,7 seviyesindeydi. S&P, ülkede tarım ve madencilik sektörlerinin 2026’daki güçlü performansına karşın emek yoğun imalat ve hizmetlerdeki zayıflığın bu katkıyı dengelediğini bildirdi. Arjantin’in ikinci çeyrek gayrisafi yurt içi hasılası yıllık bazda %2 artarken, mevsim etkilerinden arındırılmış veride önceki çeyreğe göre %0,6 düşüş kaydedildi. Bu tablo, tarımın ihracat gelirleri açısından önemini koruduğu ancak iç ekonomideki yavaşlamadan tamamen ayrışamadığı bir görünüme işaret ediyor. Şili’nin 2026 büyüme beklentisi %1,8’den %0,7’ye çekildi. İlk yarıdaki beklenenden zayıf ekonomik performans ve enerji fiyatlarının enflasyon ile tüketim üzerindeki baskısı, aşağı yönlü revizyonda etkili oldu. S&P, tüketim ve özellikle madencilik yatırımlarındaki toparlanmayla Şili ekonomisinin 2027’de %2,9 büyüyebileceğini öngörüyor. Enerji maliyetleri, faiz oranları ve talep koşulları, ülkenin tarım-gıda zincirlerinin maliyetlerini de etkileyebilecek başlıca unsurlar arasında gösteriliyor. Meksika için 2026 büyüme tahmini %1’den %1,3’e yükseltilirken, ikinci çeyrekteki daha güçlü ekonomik faaliyet ve tarım sektöründeki oynaklık bu değişimde rol oynadı. Ülkenin tarım-gıda sektörü açısından ABD ile ticari bütünleşme ve T-MEC’in gözden geçirilmesi; pazara erişim, tarifeler, bitki ve hayvan sağlığı kuralları, izlenebilirlik ve yatırım kararlarını öne çıkarıyor. Peru’nun tahmini ise %2,7’den %3,2’ye yükseltildi; ancak olası El Niño olayının tarım ve balıkçılığı etkileyerek sel veya lojistik kesintilerine neden olabileceği uyarısı yapıldı. Brezilya’nın 2026’da yaklaşık %1,9, Kolombiya’nın ise %2,5 büyümesi bekleniyor. Yüksek reel faizlerin işletme sermayesi, makine alımı, depolama, teknoloji ve altyapı yatırımlarını zorlaştırabileceği belirtiliyor. Enerji fiyatları, yüksek kamu tahvil getirileri ve sıkı para koşulları da bölgenin emtia ticaretine bağlı tarım sektörlerinde üretim maliyetlerini, ihracat fiyatlarını, lojistiği ve dış talebi aynı anda etkileyebilir. Bu ortamda dijital tarım, biyoteknoloji, altyapı, finansman, izlenebilirlik ve pazar çeşitlendirmesi, tarımın büyümeye katkısını koruması için belirleyici görülüyor.

Çin, Soya Hariç ABD Tarım Ürünlerinde Gümrük Vergilerini Düşürecek
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Çin, Soya Hariç ABD Tarım Ürünlerinde Gümrük Vergilerini Düşürecek

Çin, ABD’den ithal edilen çok sayıda tarım ürününde gümrük vergilerini düşürmeye hazırlanıyor. İndirim kapsamındaki ürünler arasında mısır, buğday, et, süt ürünleri, sorgum, bitkisel yağlar, soya yağı ve soya küspesi bulunuyor. Ancak Çin’in en fazla ithal ettiği tarım ürünü olan soya fasulyesi için mevcut düzenleme korunacak. ABD soya fasulyesine uygulanan %10’luk ek vergi devam ederken, Çinli devlet alıcılarının ABD’den soya alımlarını artırdığı bildirildi. Özel işleyiciler ise söz konusu verginin maliyetini karşılamakta zorlanabileceklerini belirtiyor. Çinli devlet şirketleri Sinograin ve COFCO’nun 12 milyon tondan fazla ABD soya fasulyesi aldığı, bunun ABD’nin açıkladığı 25 milyon tonluk taahhüdün neredeyse yarısına denk geldiği aktarıldı. Gelişme, Donald Trump ile Şi Cinping arasındaki görüşmenin ardından iki ülkenin ticari gerilimi azaltma yönünde attığı adımlarla ilişkilendiriliyor. Tarım ve bağlantılı ürünler listesindeki 2024 ticaret hacmi yaklaşık 17 milyar dolardı. Beyaz Saray, Çin’in bu tutardaki alımları 2028’e kadar her yıl sürdüreceğini açıklamıştı; ancak Çin bu taahhüdü henüz doğrulamadı.

İspanya’da Pamuk Alanı Daraldı, Verim ve Fiyatlar Arttı ama Karlılık Sağlanamadı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Pamuk Alanı Daraldı, Verim ve Fiyatlar Arttı ama Karlılık Sağlanamadı

İspanya’nın Kurtuba ilinde pamuk hasadı, ekim alanındaki daralmaya rağmen başladı. ASAJA Córdoba’nın aktardığı bilgilere göre bu kampanyada ilde 2.405 hektar pamuk ekildi; bu alan geçen yıla göre %8 daha düşük. Endülüs genelinde pamuk üretimine ayrılan alan da son beş yılda %31 azaldı. İlk hasat edilen parsellerde hektar başına yaklaşık 2.500 kilogram verim alındı. Bu sonuçlar, normal sulama koşullarının desteğiyle Kurtuba’daki son kampanyaların ortalamalarının üzerinde gerçekleşti. Ancak hasadın erken aşamasındaki bu verilerin kampanya sonu bilançosunu kesin olarak göstermediği belirtildi. Üretim süreci, ilkbahar başındaki yağışlar nedeniyle ekim ve çıkışın gecikmesiyle başladı. Bazı parseller yeniden ekilirken, farklı bölgelerde zararlıların etkisi ve ilaçlama ihtiyacı değişti. Genel olarak zararlı baskısı geçen kampanyaya göre biraz daha düşük olsa da temmuz ve ağustos aylarındaki yüksek sıcaklıklar döllenmeyi olumsuz etkiledi ve çok sayıda çiçek tomurcuğunun kaybına neden oldu. Kampanya başlangıcındaki pamuk fiyatları geçen yılın üzerinde bulunmasına karşın, üreticiler açısından hâlâ düşük kabul ediliyor. Yüksek teknik takip ve bitki koruma maliyetleriyle birlikte etkili fitosanitari araçların yetersizliği, üretimin kârlı olmasını engelliyor. ASAJA Córdoba, pamuk üretiminin sürdürülebilmesi için adil fiyatlar, zararlı ve hastalıklarla mücadelede etkili araçlar ile kamu yönetimlerinden daha güçlü destek talep etti.

İtalya’da Mısır Azalışı ve İthalat Güçlükleri Hayvancılık Zincirini Zorluyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Mısır Azalışı ve İthalat Güçlükleri Hayvancılık Zincirini Zorluyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’da mısır üretimindeki düşüş, yem hammaddelerinin kalitesine ilişkin sorunlar, uluslararası tedarik rotalarındaki aksamalar ve enerji maliyetlerindeki artış, hayvancılık yemleri ile işletmeleri üzerindeki baskıyı artırıyor. Assalzoo Başkanı Massimo Zanin, bu etkenlerin birlikte İtalyan hayvancılığının tedarik güvenliği açısından risk oluşturduğunu belirtti. 2026 kampanyasına ilişkin ilk göstergelere göre, kuraklık ve yüksek sıcaklıklardan en fazla etkilenen bölgelerde ulusal mısır üretimindeki düşüş %35’i aşabilir. Avrupa’daki mısır hasadı tahmini de başlangıçta öngörülen yaklaşık 61 milyon tondan 50 milyon tona indirildi. İklim koşulları ayrıca aflatoksin ve fumonisin gibi mikotoksinlerle kontaminasyon riskini artırarak hayvan yemi olarak kullanılabilecek mısır miktarını daha da azaltabilir. Tedarik sıkıntısı fiyatlara da yansıyor. Granaria di Milano verilerine göre, ağustos sonu ile 22 Eylül arasında kabuksuz ulusal soya küspesinin fiyatı ton başına 428 avrodan 476 avroya, ulusal mısırın fiyatı ise 248 avrodan 258 avroya yükseldi. Menşe ve tedarik alanına ilişkin kurallar nedeniyle DOP zincirlerinde alternatif hammadde kaynaklarına yönelmek daha sınırlı kalıyor. Assalzoo’ya göre Rusya-Ukrayna savaşı ve Karadeniz’deki saldırılar tahıl taşımacılığını zorlaştırırken, Avrupa’nın büyük ölçüde ithalata bağlı olduğu soya için EUDR’nin yaklaşan uygulaması da erişimi güçleştirebilir. Dernek, soya için uygulamanın askıya alınmasının değerlendirilmesini, uluslararası hammadde erişiminin korunmasını, ulusal tahıl üretiminin desteklenmesini ve enerji ile lojistik maliyetlerinin azaltılmasını istedi.

Suriye’de Tarımsal Üretim ve Gıda Güvenliği İçin STAR Projesi Başlatıldı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Tarımsal Üretim ve Gıda Güvenliği İçin STAR Projesi Başlatıldı

Suriye’de tarımsal üretim, gıda güvenliği ve dijital dönüşümü desteklemeyi amaçlayan STAR projesi başlatıldı. Dünya Bankası’nın 175 milyon ABD doları tutarındaki hibesiyle altı yıl yürütülecek proje; bitkisel üretim ve hayvancılığın yanı sıra kooperatifleri ve özel sektörü kapsıyor. Projenin üç ana çalışma alanı, tarımsal girdilerin kalitesinin artırılması, laboratuvar ve kalite belgelendirme sistemlerinin geliştirilmesi ve üretimin pazarlara bağlanması olarak açıklandı. Bu kapsamda tohum eleme ve dezenfeksiyon merkezleri ile depoların yeniden yapılandırılması, kuraklığa dayanıklı tohum sağlanması ve gıda, bitki sağlığı ile hayvan sağlığı laboratuvarlarının uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi planlanıyor. Çiftçi ve kooperatiflerin İyi Tarım Uygulamaları (GAP) ile organik tarım sertifikalarına erişiminin de desteklenmesi öngörülüyor. STAR projesi ayrıca ambalajlama ve markalaşmanın geliştirilmesini, hasat sonrası kayıpların azaltılmasını ve ihracat değeri taşıyan üretim zincirlerine odaklanılmasını içeriyor. Zeytin ve Antep fıstığı bu kapsamda öncelikli ürünler arasında gösteriliyor. Kooperatiflere yönelik eş finansman hibeleri planlanırken, üretici gruplarının fabrikalar, ihracatçılar ve toptancılarla üretim ittifakları kurması hedefleniyor. Müdahale bölgeleri ihtiyaç, gıda güvensizliği, buğday ve hayvancılık açısından üretim önemi, güvenli erişim ve uygulama kapasitesine göre belirlenecek. Kuraklıktan etkilenen ve buğday, arpa ile hayvancılık açısından önem taşıyan Haseke, Rakka ve Deyrizor’un bulunduğu doğu bölgesi acil müdahalelerde öncelikli olacak. Projenin dijital ayağında çiftçi ve hayvancılık kayıtları, elektronik ruhsat sistemi, ulusal tarımsal veri platformu ve kuraklık, zararlı ile hastalıklar için erken uyarı sistemi aşamalı olarak kurulacak.

İsviçre Peynirleri Alplerden Dış Pazarlara Uzanan Çeşitliliğiyle Tanıtılıyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İsviçre Peynirleri Alplerden Dış Pazarlara Uzanan Çeşitliliğiyle Tanıtılıyor

İsviçre’de eylülün son hafta sonunda hayvan sürülerinin alplerden vadilere dönüşü, peynir üretiminin mevsimsel ve bölgesel özelliklerini öne çıkaran etkinliklerle kutlanıyor. Fribourg kantonundaki Charmey, Vaud kantonundaki Saint-Cergue ve Pays-d’Enhaut bölgesindeki L’Etivaz’da düzenlenen pazar, buluşma ve tadımlar, yaz mevsimini yüksek rakımlı meralarda geçiren hayvanların dönüşüne eşlik ediyor. Fransızca konuşulan İsviçre’de désalpe, Almanca konuşulan bölgelerde Alpabzug olarak adlandırılan bu dönüşün İtalyancadaki teknik karşılığı ise demonticazione. Yaz aylarında hayvanlar yüksek rakımlı meralarda otlatılırken süt doğrudan alpejlerde peynire dönüştürülüyor ve ürünlerin olgunlaşmasının ilk aşamaları burada başlıyor. Bu üretim biçimi, peynirleri belirli bir bölgeye, yılın belirli dönemine ve vadiden vadiye değişebilen uygulamalara bağlıyor. Switzerland Cheese Marketing AG’nin İtalya’daki yöneticisi Giovanna Frova da İsviçre peynirlerini meralar, hayvan yetiştiricileri, peynir üreticileri ve olgunlaştırma süreçleriyle birlikte değerlendirerek çeşitliliğin biyolojik çeşitlilikle bağlantısına dikkat çekiyor. Bern merkezli Switzerland Cheese Marketing AG, süt ve peynir üreticileri, farklı peynir türlerinin kuruluşları ve ticaret şirketlerinin temsilcilerini bir araya getiriyor. Kuruluş, İsviçre iç pazarının yanı sıra İtalya’nın da aralarında bulunduğu dış pazarlarda hem profesyonellere hem de tüketicilere yönelik tanıtım çalışmaları yürütüyor. Ristorasyon sektörü, toptancılar ve geleneksel mağazalarla kurulan temaslar da bu çalışmaların bir parçası olarak aktarılıyor. İsviçre’nin federal menşe sicilinde peynir ürünlerine ilişkin 12 menşe adı koruması (DOP) yer alıyor. Listede Berner Alpkäse, Emmentaler, Formaggio d’alpe ticinese, Glarner Alpkäse, Gruyère, L’Etivaz, Raclette du Valais, Sbrinz, Tête de Moine, Vacherin fribourgeois, Vacherin Mont-d’Or ve Werdenberger Sauerkäse bulunuyor. İlk peynir DOP’u 1999’da tanınan L’Etivaz olurken, Glarner Alpkäse 2013’te sicile giren en yeni ad olarak öne çıkıyor. Korunan peynirler arasındaki farklar, kullanılan sütün yanı sıra üretim yeri ve işleme yöntemlerinde de görülüyor. Berner Alpkäse, alpej sezonunda işlenen sütten üretilirken; Vaud kantonundaki L’Etivaz, odun ateşinde ısıtılan çiğ sütle yapılıyor. Emmentaler büyük delikleriyle, Gruyère ise deliksiz ve yoğun dokusuyla tanınıyor. Raclette du Valais’in ise aynı korumalı menşe adına sahip olmayan Raclette Suisse ile karıştırılmaması gerekiyor. DOP sistemi, bu ürünlerin kökenini ve üretim kurallarını korurken, tanıtım çalışmaları da peynirlerin üretildikleri bölgelerin dışındaki pazarlarda ayırt edilmesini amaçlıyor.

İran’da Kuduzla Mücadele İçin Ulusal Program Pilot Aşamaya Geçiyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Kuduzla Mücadele İçin Ulusal Program Pilot Aşamaya Geçiyor

İran’da kuduzdan kaynaklanan insan ölümlerini önlemeye yönelik ulusal programın seçilmiş ilçelerde pilot uygulamaya alınacağı bildirildi. İran Tarım Haber Ajansı’nın haberine göre, Veterinerlik Kurumu Sağlık, Önleme ve Gıda Güvenliği Yardımcılığı Vekili Alireza Ekberşahi, kuduzun kontrolü için ulusal belgenin ve uygulama talimatlarının tamamlandığını, pilot uygulamanın sonuçlarının daha sonra ülke genelindeki çalışmaların genişletilmesinde kullanılacağını açıkladı. Ekberşahi, klinik belirtiler ortaya çıktıktan sonra kuduzun ölümcül seyrinin neredeyse %100 olduğunu belirtti. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 59 bin kişinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini söyleyen Ekberşahi, insan vakalarının önemli bölümünün Asya ve Afrika ülkelerinde görüldüğünü, çocukların da mağdurların kayda değer bir kısmını oluşturduğunu ifade etti. İnsanlara bulaşan vakaların yaklaşık %99’unun köpeklerle bağlantılı olduğu aktarıldı. İranlı yetkili, kuduzla mücadelede köpeklerin yaygın biçimde aşılanmasının ve hayvanlarla temas sonrasındaki sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti. Risk altındaki köpek popülasyonunda en az %70 aşılama kapsamına ulaşılması gerektiğini belirten Ekberşahi, hastalığın ortadan kaldırılması için yeni bir teknoloji beklemeye gerek olmadığını; mevcut bilgi ve araçların yeterli olduğunu söyledi. Programın hazırlık sürecinde ulusal kuduz komitesinin kurulduğu, ulusal belgenin ve uygulama talimatlarının oluşturulduğu bildirildi. Yetkili, kuduzun kontrolünün yalnızca veterinerlik kurumunun sorumluluğunda olmadığını vurgulayarak laboratuvarlar, belediyeler, kırsal yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör, veterinerlik kuruluşları, sivil toplum örgütleri, medya ve hayvan refahıyla ilgili kurumların belirli görevler üstlenmesi gerektiğini kaydetti. Ekberşahi ayrıca çocukların okullarda kuduzun bulaşma yolları ve hayvanlarla temas sonrasında alınması gereken önlemler konusunda eğitilmesini gerekli gördü. Programın, yerel düzeyde başlayıp ulusal ölçekte düzenlenmesi ve bölgesel ve uluslararası işbirlikleriyle desteklenmesi planlanıyor. Geniş kapsamlı aşılama çalışmalarının finansmanı için Veterinerlik Kurumunun diğer kamu kurumlarının desteğine ve aşı alımı için gerekli bütçenin sağlanmasına ihtiyaç duyduğu belirtildi.