ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

460 haber · Sayfa 5

Endonezya’dan 500 Bin Ton Pirinç Talebi Geldi, Ülke Açıklanmadı
Görsel kaynağı: Liputan6 · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’dan 500 Bin Ton Pirinç Talebi Geldi, Ülke Açıklanmadı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Endonezya Tarım Bakanı ve Ulusal Gıda Ajansı Başkanı Andi Amran Sulaiman, bir ülkenin Endonezya’dan 500 bin ton pirinç talep ettiğini açıkladı. Amran’ın aktardığına göre talep telefon görüşmesiyle iletildi, ancak resmi yazı henüz hükümete ulaşmadı. Talepte bulunan ülkenin adı da resmi belge gelene kadar gizli tutuluyor. Açıklama, 27 Ekim 2026’da Jakarta’daki Tarım Bakanlığı ofisinde yapıldı. Amran, resmi yazının işlenmesi tamamlanmadan ihracat için kesin bir takvim belirlenemeyeceğini söyledi. Belgenin ulaşmasının ardından sevkiyatın başlatılabileceğini belirten Amran, Endonezya’nın pirinç stoklarının yüksek olduğunu ifade etti. Bu nedenle 500 bin tonluk talep, henüz kesinleşmiş bir ihracat kararı veya takvimi olarak açıklanmadı. Endonezya daha önce aralarında Malezya’nın da bulunduğu bazı ortak ülkelere pirinç gönderdi. Malezya’ya yaklaşık 1.000 ton pirinç sevk edildiği ve bu gönderinin toplamı 500 bin tona ulaşan vadeli bir kontratın parçası olduğu bildirildi. Ayrıca Filipinler, Timor-Leste ve Papua Yeni Gine’ye yapılabilecek ihracat için görüşmeler yürütülüyor; bu ülkeler bakımından planlanan gönderim hacimleri henüz kesinleşmiş değil. Amran aynı açıklamada, Endonezya’nın orta kalite pirinç ithal etmediğini, yakalanan ürünlerin kaçak olduğunu söyledi. Bakanlığın haber metninde ayrıca ulusal pirinç rezervlerinin 5 milyon tonu aştığı belirtildi. Bu veriler, hükümetin ihracat görüşmelerini mevcut iç arz ve stok koşullarıyla birlikte değerlendirdiğini gösteriyor; ancak yeni talebe ilişkin nihai karar resmi yazının ulaşmasına bağlı kalıyor.

Roma’da Çiftçiler ve Nakliyeciler Yakıt Maliyetlerini Protesto Etti
Görsel kaynağı: TGCOM24 · Özgün haber
Veri haberi

Roma’da Çiftçiler ve Nakliyeciler Yakıt Maliyetlerini Protesto Etti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’da Calabria ve Mezzogiorno’nun diğer bölgelerinden gelen çiftçiler ile nakliyecilerin mobilizasyonu Roma’ya ulaştı. Protestocular, artan yakıt maliyetleri karşısında aileleri destekleyecek somut müdahaleler talep ediyor. Gösteriler son haftalarda ülkenin çeşitli bölgelerinde görüldü. Dizel, toprak işleme, hasat, sulama ve ürün taşımacılığı için temel bir girdi olarak aktarılırken, nakliye maliyetlerindeki artışın tarım-gıda zincirinde tedarik ve dağıtım giderlerini yükselttiği belirtiliyor.

Tayland, EUDR’ye Uyum İçin Tarım Ürünlerinde Ulusal Komite Kurdu
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, EUDR’ye Uyum İçin Tarım Ürünlerinde Ulusal Komite Kurdu

Tayland’da Avrupa Birliği’nin Ormansızlaşmasız Ürünler Tüzüğü’ne (EUDR) uyum sağlamak amacıyla ulusal düzeyde yeni bir koordinasyon mekanizması oluşturuluyor. Başbakan Yardımcısı Yotçanan Vongsawat’ın başkanlık ettiği toplantıda, EUDR kapsamındaki tarım ürünlerinin ormansızlaşmayla bağlantılı olmaması, üretim ülkesinin mevzuatına uygun şekilde üretilmesi ve durum tespitinden geçirilmesi için çalışmaların hızlandırılması ele alındı. Toplantıya kamu ve özel sektörden 33 kurum katıldı. Taylandlı yetkililer, düzenlemeye rakip Güneydoğu Asya ülkelerinden daha hızlı uyum sağlanmasının ülkenin AB pazarındaki ihracatçılarına rekabet avantajı sağlayabileceğini belirtti. EUDR yalnızca ticari koşullar açısından değil, ormanların ve doğal kaynakların korunması bakımından da uzun vadeli bir çerçeve olarak değerlendiriliyor. Düzenleme; kauçuk, palm yağı, sığır, kereste, kahve, kakao ve soya ile bunlardan elde edilen ilgili işlenmiş ürünleri kapsıyor. Tayland’ın 2568 yılında bu ürün gruplarından AB’ye yaptığı ihracatın toplam değeri 60.260 milyon bahtın üzerinde gerçekleşti. Bu tutar, ülkenin dünya pazarlarına yaptığı toplam ihracatın %7,29’una karşılık geldi. AB’ye en yüksek ihracat değeri sağlayan grup ise 54.453 milyon bahtla kauçuk ürünleri oldu. Tayland bu nedenle özellikle kauçuk sektöründeki üretici ve ihracatçıların EUDR koşullarına uyumunu öncelikli alanlardan biri olarak ele alıyor. Toplantıda, tarım bakanının başkanlığında çalışacak EUDR alt komitesinin kurulması onaylandı. Komite; eylem planı ve önlemleri hazırlayacak, Tayland’daki ve yurt dışındaki ilgili kurumlar arasındaki çalışmaları koordine edecek. Ayrıca küçük ölçekli kauçuk üreticilerinin yeni kurallara uyum becerilerini geliştirmeye yönelik pilot proje Songkhla ve Nong Khai’de yürütülüyor. Ocak 2568-Aralık 2569 dönemini kapsayan 24 aylık projeye AB tarafından 1 milyon avro bütçe sağlandı. Tayland ayrıca çiftçi kayıtları ve tedarik zinciri izlenebilirliği için National EUDR Single Window (NESW) platformunu merkezi sistem olarak kullanacak. Tarım Araştırmaları Geliştirme Ofisi tarafından geliştirilen ve Tarım Yayım Dairesi’ne devredilmesi planlanan platform, üretimden son aşamaya kadar verileri birbirine bağlayacak. Sistem, durum tespiti raporu ile Avrupa makamlarına sunulacak belgelerde kullanılmak üzere üretim parsellerinin GeoJSON biçimindeki coğrafi koordinatlarını oluşturabilecek. Halihazırda sistemde 2,5 milyondan fazla parselin çizimi bulunuyor; veriler her yıl güncelleniyor ve doğrudan devlet sertifikası olarak tanımlanmıyor.

Türkmenistan’ın Mary Bölgesinde 50 Bin Ton Kapasiteli Süt İşleme Tesisi Açıldı
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Türkmenistan’ın Mary Bölgesinde 50 Bin Ton Kapasiteli Süt İşleme Tesisi Açıldı

Türkmenistan’ın Mary bölgesinde yıllık 50.000 ton süt işleme kapasitesine sahip yeni bir tesis faaliyete geçti. Täze Oba tarım birliğinin arazisinde kurulan tesis için bireysel girişimci Guwançmyrat Orazow’a 3,5 hektarlık alan tahsis edildi. İnşaat ve kurulum çalışmalarının genel yükleniciliğini yerli Täze Aý Önümleri şirketi üstlenirken, bir Türk şirketi özel çelik yapılar ile malzemeleri sağladı. Tesiste fermente süt ürünleri de dâhil olmak üzere süt ürünleri yelpazesini genişletmeye yönelik üretim hatları bulunuyor. Hatların işleme verimliliğini artırması ve besin özelliklerini koruyarak ürünlerin raf ömrünü uzatması hedefleniyor. Üretim atölyelerine ek olarak, işleme sürecinin her aşamasında ürün kalitesini izlemek üzere laboratuvarlar kuruldu. Tesisin açılmasıyla yerli süt ürünlerinin iç tedarikinin artırılması ve bölgede yeni istihdam oluşturulması bekleniyor. Yeni yatırım, Türkmenistan’da özel işletmelerin tarım, hayvancılık ve gıda işleme alanlarındaki rolünün artırılmaya çalışıldığı bir dönemde gerçekleşti. 2026’da onaylanan kurallar kapsamında özel girişimciler, çiftlikler, tarım şirketleri ve arazi kullanıcıları; tarım makineleri, sulama ekipmanları, hayvancılık ile tarımsal ürünlerin üretim ve işlenmesine yönelik projeler için yıllık %1 faizle ve 10 yıla kadar vadeyle kredi alabiliyor. Borçlulardan genellikle proje maliyetinin en az %15’ini öz kaynakla karşılamaları isteniyor. Bununla birlikte su kıtlığı ve toprak kalitesindeki bozulma, sektörün önündeki yapısal sorunlar arasında yer alıyor.

Ermenistan’da Muhalefet Tarım Bakanlığı Kurulmasını İstedi
Görsel kaynağı: Armenpress · Özgün haber

Ermenistan’da Muhalefet Tarım Bakanlığı Kurulmasını İstedi

Ermenistan’da muhalefetteki Strong Armenia parlamento grubunun lideri Narek Karapetyan, tarım sektörünün yönetiminin tek bir kurumda toplanmasını ve Tarım Bakanlığı kurulmasını istedi. Öneri, Devlet Mülkiyeti Yönetimi ve Su komitelerinin adları ile bağlılıklarında değişiklik öngören yasa paketinin parlamento görüşmeleri sırasında gündeme geldi. Karapetyan, tarım arazilerine hizmet veren sulama sistemlerinde sorunlar bulunduğunu belirterek sektördeki yönetim işlevlerinin daha geniş ölçekte birleştirilip birleştirilmeyeceğini sordu. Bölgesel Yönetim ve Altyapı Bakan Yardımcısı Arnak Avetisyan ise hükümetin bu yönde bir planı olmadığını söyledi. Avetisyan’a göre tarım, kendine özgü özellikleri ve ihtiyaçları dikkate alınan bir ekonomik faaliyet olarak ele alınıyor. Karapetyan, çiftçi gelirlerinin gerilediğini savunarak sulama ve tarımsal tedarik sorunlarının birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Avetisyan, tedarik konularının ekonomik politika çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bakan yardımcısı ayrıca arazi ve su kaynaklarının ortak yönetimine ilişkin önerilen değişikliklerin arazi yönetimi, arazi toplulaştırması ve tarım reformlarına katkı sağlayacağını söyledi. Avetisyan, yoğun ve yüksek değerli tarımın geliştirilmesinin hükümetin öncelikleri arasında bulunduğunu, birleşik arazi ve su yönetiminin bu hedefe ilerlemeyi kolaylaştıracağını kaydetti.

ABD'de 250 Hastane Daha Sağlıklı Hastane Yemekleri Taahhüdüne Katıldı
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

ABD'de 250 Hastane Daha Sağlıklı Hastane Yemekleri Taahhüdüne Katıldı

Robert F. Kennedy Jr. ve Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezleri (CMS) yöneticisi Mehmet Oz’un Fox News’te yayımlanan yazısına göre, ABD genelinde 250 hastane Make Hospital Food Healthier Pledge adlı girişime katıldı. Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı (HHS) ile CMS tarafından başlatılan girişim, hastalara ve hastane personeline sunulan yemeklerin besin kalitesini artırmayı amaçlıyor. Yazıda, hastanelerin ülke genelinde daha sağlıklı yemek seçenekleri sunma konusunda ortak bir taahhütte bulunduğu belirtiliyor. Yazarlar, ameliyat sonrası iyileşen, kronik hastalıklarla yaşayan veya ciddi sağlık sorunları bulunan hastalara yüksek oranda işlenmiş gıdalar, rafine karbonhidratlar ve ilave şeker içeren yemekler sunulabildiğini savunuyor. Yazıya göre uygun beslenme; yara iyileşmesini destekleyebilir, kas kütlesinin korunmasına katkı sağlayabilir, bağışıklık işlevini güçlendirebilir ve iyileşme sürecini geliştirebilir. Buna karşılık yetersiz beslenmenin daha uzun hastane yatışları, daha fazla komplikasyon ve daha yüksek sağlık hizmeti maliyetleriyle ilişkili olduğu ifade ediliyor. Yazıda, ABD’de yaklaşık 6.100 hastanenin her yıl toplam 35 milyondan fazla yatış gerçekleştirdiği ve ülkedeki sağlık hizmetleri yiyecek-içecek pazarının yaklaşık 20 milyar dolarlık yıllık ekonomik faaliyet oluşturduğu aktarılıyor. Hastanelerin gıda hizmeti şirketleri, dağıtıcılar ve üreticiler için önemli müşteriler olduğu belirtilirken, satın alma tercihlerinin tedarikçilerin geliştirdiği ürünleri, fiyatlandırmayı ve diğer kurumlarda bulunabilen seçenekleri etkileyebileceği öne sürülüyor. Yazarlar, daha sağlıklı proteinler, meyveler, sebzeler ve daha az işlenmiş ürünlere yönelik talebin tedarik zincirlerinde değişiklik yaratabileceğini savunuyor. Girişimin gönüllü ve işbirliğine dayalı olduğu, Washington’ın hastane menülerini belirlemesinin veya hekimler ile kayıtlı diyetisyenlerin klinik kararlarının yerine geçmesinin amaçlanmadığı vurgulanıyor. Hastanelerin, özel terapötik diyetlere veya tıbbi beslenme desteğine ihtiyaç duyan hastalar dahil olmak üzere bireysel beslenme gereksinimlerini karşılayabilmesi için esnekliğini koruması öngörülüyor. Yazıda Amerikan Hastaneler Birliği ile çok sayıda sağlık sisteminin girişime ortaklık ettiği belirtiliyor. Metnin bir bölümünde 250 hastanenin katıldığı, başka bir bölümünde ise katılımcı sayısının 250’den fazla olduğu ifade ediliyor.

Süt Ürünleri İhracatı Ağustosta 272 Milyon Kilograma Ulaştı
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Süt Ürünleri İhracatı Ağustosta 272 Milyon Kilograma Ulaştı

DCA Market Intelligence verilerine göre süt ürünleri ihracatı ağustosta süt eşdeğeri bazında 272 milyon kilograma ulaştı. UkrAgroConsult’un aktardığı bilgilere göre ihracattaki olumlu eğilim ikinci ayına girdi. Temmuzda yıllık bazda %8,46 artış kaydedilmiş ve ihracat 225 milyon kilogram süt eşdeğerine karşılık gelmişti. Yüksek ihracat hacmi; peynir, tereyağı, süt tozu ve diğer süt hammaddelerini üreten Avrupalı üreticiler için daha geniş satış olanakları oluşturdu. Ancak ürün gruplarının performansı aynı olmadı. Peynir altı suyu ürünleri ihracatı ağustosta yıllık bazda %10,3 geriledi ve bu düşüş, diğer süt ürünlerindeki ihracat artışının olumlu etkisini kısmen sınırladı. Peynir altı suyu ve işlenmiş türevlerine yönelik talebin, gıda hammaddeleri ile protein ürünleri piyasalarının seyri ve tedarikçiler arasındaki rekabetten etkilendiği belirtildi.

Rusya, Karadeniz Tahıl Anlaşması İçin Türkiye Dahil Ülkelerle Görüşüyor
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber

Rusya, Karadeniz Tahıl Anlaşması İçin Türkiye Dahil Ülkelerle Görüşüyor

Rusya, Karadeniz’de tahıl taşımacılığının güvence altına alınmasına yönelik önerileri inceliyor ve Türkiye dahil çeşitli ülkelerle görüşüyor. Ancak Moskova, 2023’te askıya alınan tahıl anlaşmasının yeniden başlatılması için şu anda gerekli koşulların oluştuğunu düşünmüyor. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Alimov tarafından 26 Ekim Pazartesi günü yapıldı. Alimov, istişarelerin sürdüğünü ancak uluslararası arabuluculukla yaklaşık dört yıl önce oluşturulan mekanizmaya hızlı bir dönüş ihtimali görmediğini söyledi. Karadeniz Tahıl Girişimi; Ukrayna, Rusya, Türkiye ve Birleşmiş Milletler tarafından, Ukrayna limanlarından tahıl, gıda ve gübre ihracatının güvenli biçimde sürdürülmesi amacıyla imzalanmıştı. Rusya, anlaşmadan çekilirken kendisini ilgilendiren koşullara uyulmadığını ve Karadeniz’de Rus gemilerine yönelik Ukrayna saldırılarını gerekçe göstermişti. Savaş, iki ülkenin tarım ürünleri ihracatını da etkiliyor. Ukrayna limanlarına yönelik saldırılar, Kiev’in deniz yoluyla tahıl akışını önemli ölçüde azaltırken, Ukrayna’nın drone saldırıları Rusya’yı kendi ihracatı için alternatif güzergâhlar aramaya yöneltiyor. Ukrayna’nın tahıl ve bitkisel yağ ihracatının %90’dan fazlası Odesa bölgesindeki limanlardan yapılıyor.

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor
Görsel kaynağı: Young Journalists Club · Özgün haber
Veri haberi

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Tarım Bakanlığı Planlama ve Ekonomi İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ekber Fethî, tarım sektörünün makine ve üretim faaliyetleri için yılda yaklaşık 2 milyar 700 milyon litre sıvı yakıta ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Fethî, tarım makinelerinin yakıt tüketiminin ülkenin toplam yakıt tüketiminin yaklaşık %4,5’ine denk geldiğini belirterek, tahsis sisteminin gerçek ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmesini istedi. Açıklama, İran’da tarım ve doğal kaynaklar sektöründe zorunlu olmayan savunma ve krizlere hazırlık politikalarının ele alındığı ulusal toplantıda yapıldı. Fethî’ye göre tarımsal üretim; yaptırımlar, ticari kısıtlamalar, döviz dalgalanmaları, savaş, kuraklık, ulaşım sorunları ve ithalat-ihracat sınırlamaları gibi baskılarla karşı karşıya kaldı. Buna rağmen stratejik stoklar, iç kapasite ve üreticilerin çabasıyla temel ürünlerin tedarik ve dağıtımının sürdürüldüğü bildirildi. Fethî, yakıtın il ve ilçelere küçük ve yıpratıcı dilimler halinde tahsis edilmesinin yaklaşık 137 milyon tonluk tarımsal üretimi zorlaştırdığını söyledi. Bu nedenle tarım sektörüne ayrılan yakıt kotalarının özel kartlar üzerinden, üretim kapasitesi, faaliyet alanı ve bölgesel ihtiyaçlar dikkate alınarak yönetilmesini; kotaların eyaletlere toplu ve yönetilebilir biçimde aktarılmasını talep etti. Konunun Petrol Bakanlığı ve kaçakçılıkla mücadeleden sorumlu kurumlarla koordinasyon içinde ele alınması istendi. Toplantıda enerji arzının yanı sıra gıda tedarik zincirinin depolama, taşıma, dağıtım ve satış aşamalarındaki dayanıklılığı da gündeme geldi. İthalat güzergâhlarının çeşitlendirilmesi kapsamında kuzey limanlarının temel ürün tedarikindeki payının %15’ten yaklaşık %40’a çıkarıldığı aktarıldı. Bakan yardımcısı, kara yollarının ve alternatif ticaret güzergâhlarının kullanılmasının sınırlı rotalara bağımlılığı azaltabileceğini belirtti. Fethî ayrıca Tarım Bakanlığında zorunlu olmayan savunma ve kriz yönetimi için onaylı bir kurumsal yapının bulunmadığını söyledi. Bakanlık ve bağlı kuruluşlarda uygun bir yapı kurulmasını, kamu kurumlarının gıda güvenliği, altyapı, depolar ve stratejik stoklar konusundaki görevlerini belirleyen bağlayıcı düzenlemeler hazırlanmasını istedi. İhracatın geçici olarak aksadığı dönemlerde ürünleri elinde kalan çiftçilere finansman ve işletme sermayesi desteği sağlanması da talepler arasında yer aldı.

Brezilya'da Newcastle Virüsünün İkinci Vakası Tespit Edildi
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya'da Newcastle Virüsünün İkinci Vakası Tespit Edildi

Brezilya'da kuşlarda Newcastle virüsünün ikinci vakası Santa Catarina eyaletindeki bir kanatlı çiftliğinde tespit edildi. Asya vebası olarak da bilinen hastalıkla enfekte hayvanların itlafına başlanırken, veterinerlik hizmetleri çiftlik denetimlerini artırdı ve yollarda sıhhi kontrol noktaları kurdu. The Rio Times'a göre Brezilya, küresel tavuk eti tedarikinin %36'sını karşılayan dünyanın en büyük tavuk eti ihracatçısı. Meksika ve Malezya Brezilya'dan kanatlı ürünleri ithalatını durdurdu; Çin, Suudi Arabistan ve Şili ise Santa Catarina'dan geçici olarak alımı yasakladı.

Bulgaristan Çiftçi Birliği, Rekabetçilik ve Sürdürülebilirlik İçin Yuvarlak Masa Düzenleyecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan Çiftçi Birliği, Rekabetçilik ve Sürdürülebilirlik İçin Yuvarlak Masa Düzenleyecek

Bulgaristan Çiftçi Birliği, tarım sektörünün rekabet gücünü ve sürdürülebilir kalkınmasını artırma yollarını ele almak üzere 27 ve 28 Ekim 2026'da Sofya'da yuvarlak masa toplantısı düzenleyecek. AB tarafından ortak finanse edilen Teknik Yardım Programı kapsamında gerçekleştirilecek etkinlik, Sofya'daki Merkez Kooperatif Birliği binasında yapılacak. Toplantının açılışını Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Krasimir Çakarov yapacak. Toplantıya devlet ve yerel kurumların, çiftçilerin, sektör kuruluşlarının, bilim ve eğitim kurumlarının, iş dünyasının ve finans sektörünün temsilcileri katılacak. Katılımcılar Bulgar tarımının karşılaştığı sorunları, üretimin modernizasyonu için seçenekleri ve kurumlar, işletmeler, bilim çevreleri ile üreticiler arasındaki ortaklıkların sektörün sürdürülebilir kalkınmasına katkısını değerlendirecek. Programın merkezinde tarım işletmelerinin ekonomik sürdürülebilirliği, verimlilik artışı ile yenilikler ve yeni teknolojilerin üretimin modernizasyonundaki rolü bulunacak. Ortak Tarım Politikası'nın gelir desteği sağlama, rekabet gücünü artırma ve tarım ile işleme sektörlerini modernleştirme işlevi de tartışılacak. Risk yönetimi araçları ise iklim istikrarsızlığı, piyasa dalgalanmaları ve artan üretim maliyetleri bağlamında ele alınacak. Görüşmelerde mevcut destek mekanizmalarının daha etkin kullanılması ve işletmelerin ihtiyaçlarıyla finansman ve yatırım olanakları arasındaki bağlantının güçlendirilmesi de gündeme gelecek. Tarım ürünlerinde katma değerin işleme, kooperatifleşme ve kısa tedarik zincirleri yoluyla artırılması; Bulgar ürünlerinin iç ve uluslararası pazarlardaki konumunun güçlendirilmesi hedefleri değerlendirilecek. Finansal sürdürülebilirlik başlığında sigorta araçları, karşılıklı yardım fonları, kriz önlemleri, banka finansmanı ve yatırımların modernizasyon, dijitalleşme ve yenilikleri destekleme kapasitesi incelenecek.

Rusya Demiryolları, Türkiye ve Azerbaycan’dan Meyve-Sebze Tedarik Seçeneğini Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Rusya Demiryolları, Türkiye ve Azerbaycan’dan Meyve-Sebze Tedarik Seçeneğini Değerlendiriyor

Rusya Demiryolları, Rus perakende zincirlerine Türkiye ve Azerbaycan’dan meyve-sebzeyi Gürcistan üzerinden kara yoluyla ulaştırma olasılığını değerlendiriyor. Açıklama, şirketin Genel Müdür Birinci Yardımcısı Vadim Mihailov tarafından İstanbul’da düzenlenen Verona Avrasya Ekonomi Forumu’nda yapıldı. Mihailov, cari yılda yük taşımacılığındaki artışa Kuzey-Güney uluslararası ulaştırma koridorunun Trans-Hazar ve Batı güzergâhlarının katkı sağladığını belirtti. Bu güzergâhlarda taşımacılık hacmi sırasıyla %19 ve %24 arttı. Rusya’yı Orta Doğu, Orta Asya ve Güneydoğu Asya ülkelerine bağlayan koridorun St. Petersburg’dan İran ve Hindistan limanlarına uzanan uzunluğu 7 bin kilometreyi aşıyor.

Arunachal Pradesh Hükümeti, Süt Kooperatifleri İçin ITBP ile Mutabakat İmzaladı
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber

Arunachal Pradesh Hükümeti, Süt Kooperatifleri İçin ITBP ile Mutabakat İmzaladı

Arunachal Pradesh hükümetinin Hayvancılık, Veterinerlik ve Süt Geliştirme Departmanı, eyaletteki süt kooperatifleri sektörünü güçlendirmek amacıyla Hindistan-Tibet Sınır Polisi (ITBP) ile mutabakat zaptı imzaladı. Itanagar’daki Sivil Sekreterlikte düzenlenen programda, ITBP personeline paketlenmiş süt tedarikinin başlatılması için de tören yapıldı. Mutabakat, yerel üretilen süt için yapılandırılmış bir kurumsal pazar oluşturulmasını, süt üreticilerinin pazar bağlantılarının güçlendirilmesini ve organize, sürdürülebilir bir süt kooperatifleri sektörünün geliştirilmesini hedefliyor. İşbirliği kapsamında ITBP personeline kalite ve gıda güvenliği standartlarına uygun paketlenmiş sütün düzenli, güvenilir ve zamanında ulaştırılması öngörülüyor. Departmanın çalışmaları, süt değer zincirinin üretim, toplama, işleme, paketleme ve pazarlama aşamalarını kapsıyor. Bakan Gabriel D. Wangsu, süt sektörünün çiftçi gelirlerini artırabileceğini, kırsal istihdam yaratabileceğini ve eyaletin ekonomik öz yeterliliğini güçlendirebileceğini belirtti. ITBP’den Abu Sufian ise işbirliğini yerel süt üretimi ile kurumsal talebi buluşturan pratik bir adım olarak değerlendirdi.

ABD Tarım Borçlarının 2026'da 605 Milyar Dolara Çıkması Bekleniyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

ABD Tarım Borçlarının 2026'da 605 Milyar Dolara Çıkması Bekleniyor

ABD tarımındaki borçların 2026'da rekor düzey olan 605 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Ancak bu tahmin, ağırlıklı olarak bankalar ve düzenlenmiş kredi kuruluşlarından alınan kredileri kapsıyor. Tedarikçiler, kooperatifler, makine üreticileri ve finans şirketlerinden sağlanan alternatif finansman biçimlerinin tam ölçülememesi nedeniyle gerçek borçluluğun daha yüksek olabileceği belirtiliyor. Donald Trump'ın politikaları, dalgalı piyasalar ve artan maliyetler ABD'li çiftçileri zorlarken daha fazla işletme geleneksel bankaların dışından finansman arıyor. Tarım işletmelerinin iflas başvurularındaki artış bazı bankaların kredi vermeyi azaltmasına yol açtı. Hükümet, hasat dönemindeki dizel maliyetlerinin bir bölümünü karşılamak üzere Harvest Fuel Relief programı kapsamında 8 milyar dolarlık tek seferlik destek açıkladı. Önemli ürünler için ödeme düzeylerinin kasım ayında duyurulması bekleniyor. ABD Tarım Bakanlığına (USDA) göre tarımın enflasyona göre düzeltilmiş borçları 2000'den bu yana iki kattan fazla arttı. Buna rağmen sektörün bütünüyle iflasa yakın olmadığı değerlendiriliyor. Borçlar toplam varlıkların yaklaşık %13,5'ine karşılık gelirken, nakit akışı zayıf ve makine, arazi ya da kısa vadeli finansman ihtiyacı yüksek işletmelerde baskının daha güçlü olduğu aktarılıyor. Varlıkların yaklaşık %83'ünün arazi ve binalardan oluşması, hızlı sermaye yaratma imkânını sınırlıyor.

Arjantin, 2035’e kadar Küresel Gıda Talebinde Kilit Tedarikçi Olabilir
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin, 2035’e kadar Küresel Gıda Talebinde Kilit Tedarikçi Olabilir

Rosario Ticaret Borsası (BCR) tarafından Bruno Ferrari ve Emilce Terré’nin hazırladığı rapora göre, dünya agroendüstriyel ürün talebinin gelecek 10 yılda güçlü biçimde artması bekleniyor. OCDE-FAO’nun 2026-2035 Tarım Görünümü’ne dayanan değerlendirmede Arjantin; protein küspeleri, bitkisel yağlar, tahıllar ve et ürünlerinde artan küresel talebi karşılayabilecek başlıca tedarikçilerden biri olarak öne çıkıyor. Projeksiyonlara göre dünya tarımsal üretim değerinin sabit fiyatlarla 2035’e kadar %13,3 artması bekleniyor. Hayvansal üretimde %15,1, bitkisel üretimde %12,5 ve yemlik protein kullanımında %13,5 büyüme öngörülüyor. Küresel üretim artışının yaklaşık %80’inin Asya-Pasifik, Sahra Altı Afrika ve Latin Amerika’daki orta gelirli ülkelerden gelmesi beklenirken, ticaretin bölgeler arasındaki arz ve talebi dengelemede önemli rol oynayacağı belirtiliyor. Ürün fiyatlarının reel olarak mevcut seviyelerde sabit kalması veya biraz gerilemesi beklendiğinden, rekabet gücü ve ihraç edilen miktarların belirleyici olacağı ifade ediliyor. Arjantin için en güçlü fırsat alanı yağlı tohum ürünleri olarak gösteriliyor. Ülkenin protein küspeleri ve bitkisel yağlar toplam ihracatının 2035’te 2023-25 ortalamasına göre 10,4 milyon ton artması bekleniyor. Bu artışın 8,3 milyon tonunun küspelerden, 2,1 milyon tonunun yağlardan gelmesi öngörülüyor. Artışın temel dayanağı soya üretimi; OCDE-FAO, Arjantin’in 2035’te 56 milyon ton soya üreterek protein küspelerinde dünyanın en büyük ihracatçısı konumunu koruyabileceğini tahmin ediyor. Tahıl ticaretinde Arjantin’in ihracatının 2035’e kadar yaklaşık 5,5 milyon ton artacağı, bunun 3,5 milyon tonunun buğdaydan ve 2 milyon tonunun mısırdan oluşacağı öngörülüyor. Ülkenin küresel mısır ihracatındaki payının 2035’te %16’ya çıkabileceği belirtiliyor. Ancak rapora göre Arjantin’in bu büyümeden daha fazla yararlanması; verimlilik, altyapı ve ticari koşullardaki iyileşmelere bağlı olacak. Hayvansal ürünlerde OCDE-FAO, Arjantin’in sığır eti ihracatının 2035’te 1 milyon tona ulaşarak yeni bir zirve yapabileceğini tahmin ediyor. Raporda Arjantin, Çin, Tayland ve Türkiye ile birlikte et ihracatında en yüksek büyümenin beklendiği ülkeler arasında sıralanıyor; bu görünüm verimlilik kazanımları, yem bulunabilirliği ve rekabetçi maliyet yapılarıyla ilişkilendiriliyor. Ayrıca küresel süt ürünleri tüketiminin nüfus artışı ve beslenme tercihlerindeki değişimlerle genişlemeyi sürdürmesi bekleniyor.

AB Eurobarometresi: Gıda İnovasyonu Yararlı Bulunuyor, Bilgi Eksikliği Sürüyor
Görsel kaynağı: Livsmedelsnyheter · Özgün haber
Veri haberi

AB Eurobarometresi: Gıda İnovasyonu Yararlı Bulunuyor, Bilgi Eksikliği Sürüyor

AB Komisyonunun özel Eurobarometre araştırması, Avrupalıların gıda inovasyonunu tarım ve gıda üretimindeki zorluklara karşı yararlı bir araç olarak gördüğünü, ancak yenilikçi gıdalara yönelik tutumların bilgi düzeyine göre önemli ölçüde değiştiğini ortaya koydu. Araştırma, 27 AB ülkesinde 22 Mayıs-24 Haziran 2026 tarihleri arasında, 15 yaş ve üzeri 26.456 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Katılımcıların %68’i, gıda inovasyonunun çiftçilere ve gıda üreticilerine iklim değişikliği, zararlılar, kaynak kıtlığı ve tedarik kesintileri gibi sorunlarla başa çıkmak için ek araçlar sağlayabileceğini belirtti. Yenilikçi ürünler arasında en yüksek kabul, kuraklığa, zararlılara veya aşırı hava koşullarına dayanıklı bitkilerden elde edilen meyve ve sebzelere gösterildi; katılımcıların %50’si bu ürünleri tüketmekte rahat hissedeceğini söyledi. Buna karşılık, Avrupalıların %72’si yenilikçi gıdalar, bileşenler ve tarımsal ürünler hakkında yeterince bilgili hissetmediğini bildirdi. Kendini iyi bilgilendirilmiş hisseden katılımcıların %72’si yenilikçi gıdalara olumlu bakarken, yeterince bilgili hissetmeyenlerde bu oran %27’ye geriledi. Genel tutumda %51 olumsuz, %39 olumlu görüş bildirildi. Tüketicilerin beklentileri arasında şeffaflık öne çıktı. Katılımcıların %85’i yenilikçi gıda ürünlerinde açık isimler bulunmasını ve ürünlerin nasıl üretildiği, neleri içerdiği ve nereden geldiği konusunda anlaşılır bilgi verilmesini istedi. Yenilikçi gıdalara yönelik rahatlık, gençlerde, yüksek eğitimlilerde, büyük şehirlerde yaşayanlarda ve bu ürünleri daha önce duymuş kişilerde daha yüksek ölçüldü. Bulgular, gıda inovasyonunun kabulü için açık iletişim, güvenlik ve kamu güveninin önemine işaret ediyor.

Moldova'nın Mısır İhracatı İlk Dokuz Ayda 318.300 Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova'nın Mısır İhracatı İlk Dokuz Ayda 318.300 Tona Ulaştı

Moldova, Ocak-Eylül 2026 döneminde 318.300 ton mısır ihraç etti. Bu miktar, 2025 yılının tamamında gerçekleştirilen 221.300 tonluk ihracatı aşarken, 2024'teki 305.800 tonluk hacmin de üzerine çıktı. İlk dokuz aydaki ihracatın 2025'in tamamına göre yaklaşık %44 daha yüksek olduğu bildirildi. Ekonomist Iurie Rija, gelişmenin başlıca nedenini 2025'te mısır hasadının geç yapılması ve ihracatın bir bölümünün 2026'ya kayması olarak açıkladı. 2026'nın üçüncü çeyreğinde Moldova mısırı ihracatı 28.200 ton oldu. Bu hacim, geçen yılın aynı dönemine göre %28 artış göstererek son dört yılın temmuz-eylül dönemleri içindeki en yüksek seviyeye ulaştı. Ancak çeyrek boyunca sevkiyatlar belirgin biçimde yavaşladı; aylık ihracat temmuzdaki 21.500 tondan ağustosta 3.400 tona, eylülde ise 3.300 tona geriledi. Kaynak, bu düşüşü önceki hasattan kalan stokların kademeli olarak tükenmesine ve sezon sonunda ihracata sunulan mısırın azalmasına bağlıyor. Temmuz-eylül döneminde mısırın ortalama ihracat fiyatı kilogram başına 4,33 Moldova leyi oldu. 2025'in aynı döneminde bu değer 4 ley seviyesindeydi ve yıllık artış yaklaşık %8 olarak hesaplandı. Daha yüksek fiyatlar ihracatçıların gelirlerini desteklerken, sezon sonundaki sınırlı tahıl arzını ve dış alıcıların artan tedarik maliyetlerini de yansıttı. Üçüncü çeyrekte Lübnan, 12.500 tonla Moldova mısırının başlıca alıcısı oldu. Ukrayna 4.200 tonla ikinci sırada yer aldı; bu sevkiyatlar, mısırın Reni limanına demiryoluyla taşınıp yeniden ihraç edilmesi nedeniyle transit nitelikteydi. Diğer alıcılar arasında Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs bulundu. Ekimdeki uzun süreli yağışların hasadı geciktirdiği, yeni mahsulün ana ihracat hacimlerinin 2027'nin ilk yarısında piyasaya ulaşabileceği belirtildi.

Pakistan, Katar’a Uzun Vadeli Gıda Güvenliği Ortaklığı Teklif Etti
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pakistan, Katar’a Uzun Vadeli Gıda Güvenliği Ortaklığı Teklif Etti

Pakistan, Katar’ın gıda ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla uzun vadeli gıda güvenliği ortaklığı teklif etti. Öneri, Pakistan Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan ile Hassad Food Üst Yöneticisi Ali Hilal Al-Kuwari’nin 2026 Dünya Yatırım Forumu marjında yaptığı görüşmede gündeme geldi. Pakistan’ın tarımsal üretim kapasitesi ve güvenilir tedarik zincirleri, teklifin temel unsurları olarak öne çıkarıldı. Görüşmelerde Pakistan ile Katar arasındaki gıda ve tarım ticaretinin güçlendirilmesi, güvenilir tedarik düzenlemeleri oluşturulması ve ilgili kurumlarla şirketler arasında uzun vadeli ortaklıklar geliştirilmesi ele alındı. Jam Kamal Khan, Pakistan’ın kaliteli tarım ürünleri, güvenilir tedarik düzenlemeleri ve daha güçlü ticari ortaklıklar yoluyla Katar’ın gıda güvenliği ihtiyaçlarını destekleyebileceğini belirtti. Hassad Food ile yapılan görüşmede tarım, gıda güvenliği, tarım ve gıda sektörü ile tarımsal tedarik zincirlerinde işbirliği değerlendirildi. Pakistanlı bakan, Hassad Food’u 23-26 Kasım 2026’da Karaçi’de düzenlenecek FoodAg 2026’ya davet etti. Etkinliğin, Katarlı yatırımcı ve şirketlerin Pakistanlı tarım üreticileri, ihracatçıları ve ilgili kamu kurumlarıyla doğrudan temas kurmasına fırsat sunacağı belirtildi. Katar İş İnsanları Derneği Başkanı Sheikh Faisal bin Qassim Al Thani ile yapılan görüşmede de işletmeler arası bağlantılar ile lojistik, tarım ve gıda güvenliğinde yeni işbirliği alanları ele alındı. Jam Kamal Khan’ın Türkiye Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ile görüşmesinde Pakistan-Türkiye ekonomik ve ticari ilişkilerinin güçlendirilmesi gündeme geldi. Tarım ve gıda güvenliğinin yanı sıra enerji, mineraller, imalat ve teknoloji alanlarında işbirliği fırsatları değerlendirildi. Taraflar, bölgesel bağlantıların ve transit güzergâhlarının geliştirilmesinin ticareti, pazara erişimi ve bölgesel tedarik zincirlerini destekleyebileceğini görüştü.

Türkiye’nin Romanya Ayçiçeği Alımlarındaki Rolü Artabilir
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’nin Romanya Ayçiçeği Alımlarındaki Rolü Artabilir

Türkiye, Rusya ve Ukrayna’dan tedarike ilişkin belirsizlikler ile ithalat politikasındaki değişiklikler nedeniyle 2026/27 ticaret sezonunda Romanya ayçiçeği için daha önemli bir pazar haline gelebilir. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Romanya’nın ayçiçeği rekoltesini 2,8 milyon ton olarak tahmin ederken, Türkiye talebinin ihracata ve iç işlemeye ayrılabilecek miktarları doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Türkiye, ayçiçeği tohumu ithalat vergisini 1 Ekim’den itibaren %20’den %12’ye indirdi. Bu tarih, normalde uygulanan 30 Kasım’dan daha erken geldi. Ayrıca Ankara, 2026/27 sezonu için önceki yıllarla aynı düzeyde 1,25 milyon tonluk tarife kontenjanı belirledi. Vergi indirimi ve kontenjan, Karadeniz’de hasat sürerken Türk alıcıların Avrupa havzasından daha erken ürün sözleşmesi yapmasına imkân tanıdı. USDA’ya göre değişikliklerin Romanya ve Bulgaristan piyasalarında etkisi görülmeye başladı ve bu ülkelerden Türkiye’ye daha yüksek ihracat bekleniyor. Avrupa Komisyonu verilerine göre Romanya, incelenen dönemde AB dışı ülkelere 207.367 ton ayçiçeği tohumu ihraç ederek AB toplamının %81,67’sini oluşturdu. Bulgaristan’ın ihracatı ise 29.615 ton oldu. Türkiye aynı dönemde AB genelinden 206.307 ton ayçiçeği tohumu aldı ve AB ithalatçıları arasındaki payı %81,2’ye ulaştı. Türkiye’den gelen talep, Romanyalı üreticiler için hasadı değerlendirmede alternatif oluşturabilir; ancak bu ilgi otomatik olarak daha yüksek fiyat anlamına gelmiyor. Fiyatlar Ukrayna ve Bulgaristan ürünleriyle rekabete, lojistik maliyetlerine ve Romanya’daki işleme fabrikalarının talebine bağlı olacak. Nihai seviyeyi ayrıca Türkiye’nin alım hızı ile Ukrayna ürününün bulunabilirliği belirleyecek. Kaynakta verilen DAP ve CIF fiyatları farklı teslim koşullarına ait olduğu için çiftçi teslim fiyatlarıyla doğrudan karşılaştırılamıyor.

FAO, Hürmüz Boğazı’ndaki Aksamaların Gübre Fiyatlarını Artırabileceği Uyarısında Bulundu
Görsel kaynağı: Buratha News · Özgün haber
Veri haberi

FAO, Hürmüz Boğazı’ndaki Aksamaların Gübre Fiyatlarını Artırabileceği Uyarısında Bulundu

FAO Başekonomisti Maksimo Torero, Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığının uzun süreli aksamasının gübre kıtlığına ve küresel fiyat artışına yol açabileceği uyarısında bulundu. Torero, ithalatçı ülkelerin alımlarını azaltmak veya daha yüksek maliyetli alternatif tedariklere yönelmek zorunda kalabileceğini söyledi. Torero’ya göre dünya gübre piyasasında işlem gören gübrelerin üçte birine kadarı boğazdan geçiyor; Körfez ülkeleri küresel üre ihracatının %30-35’ini, amonyak ihracatının %20-30’unu gerçekleştiriyor. Bazı ticaret akışları kısmen toparlansa da ihracat aksamaları, artan navlun ve sigorta maliyetleri gübre bulunabilirliği ile fiyatlarını etkiliyor. Gübre kullanımının azalması, gelecek sezonlarda verim ve üretimi düşürerek özellikle düşük gelirli ve ithalata bağımlı ülkelerde gıda güvenliği riski yaratabilir.

Ortadoğu’daki Savaş ve Panama Kuraklığı Küresel Deniz Taşımacılığını Aksatıyor
Görsel kaynağı: NV Ukraine · Özgün haber
Veri haberi

Ortadoğu’daki Savaş ve Panama Kuraklığı Küresel Deniz Taşımacılığını Aksatıyor

Kızıldeniz’deki Husilerin saldırıları, ABD ile İran arasındaki çatışma ve kuraklığın Panama Kanalı’nda yol açtığı kısıtlamalar, küresel deniz ticaretinin kritik rotalarını aynı dönemde aksattı. NV’nin değerlendirmesine göre Hürmüz Boğazı’ndaki abluka, dünya genelinde dizel fiyatlarını yükselten başlıca etken oldu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik 28 Şubat 2026’da başlattığı operasyonun ardından ticari gemilere yönelik saldırı tehditleri ve abluka deniz trafiğini azalttı; petrol fiyatları varil başına 100 doların üzerine çıktı. BBC Verify, Ekim 2026’da ABD’nin İran savaşının küresel dizel ihracatındaki düşüşte Ukrayna savaşından daha büyük etki yarattığını bildirdi. Basra Körfezi ülkelerinin günlük dizel ihracatı 2025’te yaklaşık 1,4 milyon varilden Eylül 2026’da 810 bin varil azalarak yaklaşık %58 geriledi. BBC Verify, düşüşün başlıca nedeni olarak Hürmüz Boğazı’ndaki tanker saldırıları ile ABD’nin İran limanlarına ablukasını gösterdi. Rusya’nın günlük dizel ihracatı da aynı dönemde yaklaşık 810 bin varilden 140 bin varile düştü. ABD’de dizelin galon fiyatı savaş öncesindeki yaklaşık 3,50 dolardan Ekim başında 6,20 dolara yükseldi; Eylül’de 6,50 dolarlık rekor görülmüştü. Eylül 2026’da Husilerin Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçlerine karşı saldırı başlatması ve bir petrol boru hattının hedef alınması, deniz taşımacılığındaki baskıyı artırdı. Şirketler gemileri Afrika çevresine yönlendirirken transit süreleri ve maliyetler yükseldi. El Niño ve yağış azlığı Panama Kanalı’ndaki su seviyelerini düşürdü; mayıs-ağustos döneminde yağışlar ortalamanın %34, su girişleri normalin %44 altında kaldı.

Brezilya’da Gübre Teslimatlarının 2027’de Toparlanması Bekleniyor
Görsel kaynağı: R7 · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Gübre Teslimatlarının 2027’de Toparlanması Bekleniyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Brezilya gübre piyasasında 2025’teki rekor teslimatın ardından 2026’da daralma, 2027’de ise toparlanma bekleniyor. 2025’te 49,1 milyon ton gübre teslim edilirken, 2026 teslimatlarının 43,6 milyon tona gerileyeceği ve yıllık bazda %11 düşeceği tahmin ediliyor. 2027 için öngörülen hacim ise 47,5 milyon ton. Projeksiyonlar, Curitiba’da düzenlenen 20. Sindiadubos NPK Sempozyumu’nda paylaşıldı. Sektördeki gerileme; kısa vadeli belirsizlikler, üretim maliyetleri ve çiftçilerin satın alma gücündeki baskıyla ilişkilendiriliyor. 2026’nın ocak-eylül döneminde azot kullanımında %21, ürede %20 ve amonyum sülfatta %18 düşüş kaydedildi. Yüksek faizler, navlun maliyetleri ve vergi değişikliklerinin de üreticilerin yatırım ve girdi alım kararlarını etkilediği belirtildi. 2027’deki olası toparlanmanın mısırın etanol üretiminde daha fazla kullanılması, sorgum ekiminin genişlemesi ve soya üretim döngüsünün güçlenmesiyle desteklenmesi bekleniyor. Sektör temsilcileri ayrıca kırsal borçların yeniden yapılandırılması, daha düşük faiz, asgari navlun uygulamasının gözden geçirilmesi ve tarım sigortasına erişimin artırılması gibi önlemler istiyor.

Ukrayna’nın Tahıl İhracatı İçin Karadeniz Koridorunun Yeniden Açılması Görüşülüyor
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Tahıl İhracatı İçin Karadeniz Koridorunun Yeniden Açılması Görüşülüyor

Ukrayna, Karadeniz üzerinden tahıl ihracatını yeniden başlatmaya çalışırken bu girişimin küresel gıda güvenliği ve ülkenin tarım gelirleri açısından sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Ukrayna, Türkiye, Mısır ve Hindistan ile sivil deniz taşımacılığının olası yeniden başlatılmasını görüşüyor. Önerilen düzenleme, katılımcı ülkelerin bayrağını taşıyan gemilere güvenli geçiş sağlamayı ve ticari gıda sevkiyatlarını korumayı amaçlıyor; ancak uygulamaya geçtiği belirtilmiyor. Kiev ayrıca, tarım ürünlerinin daha önce Avrupa demiryolları ve limanları üzerinden taşınmasını sağlayan Avrupa dayanışma koridorlarının yeniden kurulmasını istiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre Ukrayna’nın 2025/26 pazarlama yılında tahıl ihracatının yaklaşık 40 milyon ton olması öngörülüyor. Bu miktarın 23 milyon tonunu mısır, 14 milyon tonunu buğday ve 2,5 milyon tonunu arpa oluşturuyor. Bu ürünler uluslararası gıda sisteminde farklı roller üstleniyor: buğday ekmek ve temel gıdalar için, mısır yem ve gıda işleme için, ayçiçeği yağı ise milyonlarca hane için yemeklik yağ kaynağı olarak kullanılıyor. Ukrayna’dan yapılan tarım ihracatındaki aksamaların ithalata bağımlı ülkelerde tedarik maliyetlerini artırabileceği, değirmenciler, gıda işleyicileri ve hayvancılık üreticileri üzerindeki işletme gideri baskısını yükseltebileceği aktarılıyor. Bu baskıların ekmek, yemeklik yağ, et ve diğer temel ürünlerde tüketici fiyatlarına yansıması mümkün görülüyor. Reuters’ın Ağustos 2026 tarihli haberine göre Chicago buğday vadeli işlemleri, Karadeniz tahıl altyapısına yönelik saldırıların tırmanması sırasında temmuzdan bu yana %17’den fazla yükseldi. Arjantin, Avustralya ve ABD ek kapasite sunsa da daha uzun sevkiyat mesafeleri ve yüksek taşıma maliyetleri Karadeniz kaynaklarının yerini almayı pahalılaştırabilir. Karadeniz koridoru Ukrayna için de önemli bir ekonomik kanal olarak tanımlanıyor. Volodimir Zelenskiy, limanların bir pazarlama sezonunda 40 milyon tona kadar tahıl taşıyabileceğini söyledi; sevkiyatların ağustostan beri askıya alınmasının ihracat faaliyetini sınırladığı belirtiliyor. Koridorun yeniden açılması halinde ihracat gelirleri çiftçilerin tohum, gübre, yakıt, makine ve mevsimlik iş gücü giderlerini karşılamasına yardımcı olabilir. Düzenli liman akışı, depoların sonraki hasat öncesinde boşaltılmasını, yeni üretim için alan açılmasını ve işleme tesisleri ile taşımacılık altyapısına yatırımı destekleyebilir.

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor

İspanya’daki süpermarketlerde meyve ve sebzelerin hangi ülkeden geldiğini anlamanın yolu barkodun ilk rakamlarını kontrol etmekten değil, ürün etiketi ve satış kartelasındaki menşe bilgisini okumaktan geçiyor. Ülkede yıl boyunca geniş bir meyve ve sebze çeşidi bulunması, şirketlerin talebi karşılamak için başka ülkelerden ürün ithal etmesiyle mümkün oluyor. Bu uygulama sezon dışı ürünlerin raflarda yer almasını ve mevsimindeki bazı ürünlerin daha ekonomik sunulmasını sağlarken, düşük ithalat fiyatlarıyla rekabet etmekte zorlanan İspanyol çiftçileri de etkiliyor. Tüketicilerin yerli ürünleri ithal ürünlerden ayırabilmesi için mevsim ürünlerini tanıması ve etiketleri dikkatle incelemesi öneriliyor. Taze ürünlerde genellikle yetiştirildiği yeri gösteren bir etiket bulunuyor. Ürün etiketsizse veya dökme satılıyorsa, İspanya’daki düzenlemeler gereği ürüne eşlik eden görünür kartelada ürünün adı, menşe ülkesi ve kilogram fiyatı yer almalı. Ambalajlı gıdaların etiketinde ise menşe ülkesinin yanında, ürünü piyasaya sunmaktan sorumlu şirketin adı ve adresi bulunmalı. Barkodun ilk iki hanesindeki 84 rakamının ürünün İspanya’da üretildiğini gösterdiği yönündeki yaygın inanış ise doğru değil. Tüketici ve Kullanıcılar Örgütü (OCU) tarafından da reddedilen bu iddiaya göre 84, barkodu İspanyol iştirakin aldığını ifade ediyor. Barkod sistemi ürünlerin lojistik yönetimini kolaylaştırıyor ve şirket iştirakleri kodları GS1 üyesi kuruluşlardan talep edebiliyor. Benzer biçimde 611 veya 61 rakamları da ürünün Fas menşeli olduğunu göstermiyor; bu kodlar, ürünü pazarlayan şirketin GS1 Fas’a bağlı olduğunu belirtiyor.