ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3236 haber · Sayfa 50

Kuş Gribi Nedeniyle İtlaf Edilen 209 Hayvan İçin Tazminat Ödenmedi
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Kuş Gribi Nedeniyle İtlaf Edilen 209 Hayvan İçin Tazminat Ödenmedi

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde kuş gribi nedeniyle 209 hayvanı itlaf edilen bir ırk kanatlıları yetiştiricisi, hayvanların bedeli ile itlaf ve hayvan cesetlerinin bertarafı masraflarının karşılanması talebiyle açtığı davayı kaybetti. Minden İdare Mahkemesi, 17 Mart 2026 tarihli kararıyla Hayvan Hastalıkları Fonu’nun ödeme yapmama kararını onadı ve yetiştiricinin davasını tamamen reddetti. Olay, Kasım 2022’de yetiştiricinin sürüsünde kuş gribinin resmen tespit edilmesiyle başladı. Fon, hayvan hastalıkları mevzuatındaki önemli yükümlülüklerin kusurlu biçimde ihlal edildiği gerekçesiyle tüm ödemeleri reddetti. Kaynağa göre, hayvan hastalıkları fonu genel olarak mali koruma sağlasa da belge yükümlülüklerinin ihlali veya salgınla mücadele önlemlerinin engellenmesi tazminat hakkının tamamen kaybedilmesine yol açabiliyor. Davada öne çıkan ihlallerden biri, salgından birkaç gün önce satılan iki ördeğin usulüne uygun kaydedilmemesiydi. Mahkeme, bu eksikliğin veteriner makamlarının olası bulaş yollarını zamanında izlemesini zorlaştırdığını aktardı; kuş gribinin komşu bir sürüye taşındığı da belirtildi. Ayrıca yetiştirici, zorunlu itlaf sırasında yetkililere bildirmediği ek bir ahırda 33 ördek ve kaz bulunduruyordu. Yetkililer hayvanların varlığını, ahırdan gelen sesler üzerine fark etti. Ek ahırın bulunmasının ardından yetiştirici görevlileri tehdit etti, tüfek getireceğini söyledi ve bazı kişilere saldırdı. İtlaf işlemi önce durduruldu, daha sonra polis koruması altında tamamlandı. Mahkeme bu tutumu, Hayvan Sağlığı Kanunu’nun 24. maddesi kapsamındaki işbirliği yükümlülüklerinin ağır ihlali olarak değerlendirdi. Yetiştiricinin psikolojik yükü ve olay sırasındaki alkol tüketimi de yeterli mazeret kabul edilmedi. Karar, eksiksiz sürü kayıtları tutulmasının, tüm hayvanların bildirilmesinin ve veteriner makamlarıyla işbirliği yapılmasının tazminat hakkı açısından önemini ortaya koydu.

Kırgızistan’da Tahıl Hasadı 2 Milyon Tonu Aştı
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Kırgızistan’da Tahıl Hasadı 2 Milyon Tonu Aştı

Kırgızistan’da tahıl hasadı, 23 Eylül 2026 itibarıyla ilk kayıtlı ağırlıkla 2 milyon tonu aştı. Ulusal İstatistik Komitesi verilerine göre bu miktar, 2025’in aynı tarihine kıyasla %32,7 artış gösterdi. Baklagiller, pirinç ve karabuğday dışındaki tahıl ürünleri 586.800 hektardan toplandı; hasat alanı yıllık bazda %3,4 genişledi. Başlıca ürünlerde arpa üretimi %53,6, buğday üretimi %45,2, dane mısır ve baklagil ürünleri üretimi %5,7 arttı. Yağlı tohum ve patates üretimindeki artışlar sırasıyla %17,3 ve %10,3 oldu. Buna karşılık pamuk üretimi, 2026 hasadı için ekim alanlarının azalmasıyla %40 düştü; sebze üretimi de %1,2 geriledi. Veriler öncü nitelikte ve sezonun tamamını kapsamadığı için nihai hasat toplamı değişebilir.

Arjantin Buğdayında Ekmeklik Kalite Primi Beklentisi
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Buğdayında Ekmeklik Kalite Primi Beklentisi

Arjantin’de buğday piyasasında ekmeklik kaliteye sahip partiler için yeni pazarlama döneminde yüksek fiyat farkları oluşması bekleniyor. Kimei Cereales’in raporuna göre 30 Kasım’da sona erecek mevcut döngüde 5,92 milyon ton buğdayın ticari sisteme girmesi gerekiyor. Ticari satış için kalan ürünlerle fiyatı henüz belirlenmemiş miktar birlikte değerlendirildiğinde, fiyatı oluşmamış buğday miktarı 7,25 milyon tona ulaşıyor. Sanayi, kaliteye göre borsa tahtasında görülen değerlerin üzerinde fiyatlar sunabiliyor. Bu nedenle depolanmış buğdayın kalite özelliklerinin bilinmesi önem taşıyor; üreticiler ve diğer ürün sahipleri açısından fiyat farkının yanı sıra, sanayi talebinin yoğun olduğu bölgelerde taşıma maliyeti de sonucu etkileyebiliyor. Kimei, kuzey Arjantin’de hasadın incelenen ilk partilerinde değirmenciliğin asgari kalite ölçütlerinden uzak sonuçlar görüldüğünü bildirdi. Kalite farklılıklarının sanayi talebinin yanı sıra ihracat değerlerini de etkilemesi bekleniyor. İhracat için temel ölçüt kuru bazda %11,5 protein; bu oran Arjantin standardında yaklaşık %10’a karşılık geliyor. Raporda fiyat riskine karşı A3 Mercados’ta vadeli işlemler ve opsiyonların birlikte değerlendirilmesi öneriliyor.

SIAL fuarına ev sahipliği yapan Paris Nord Villepinte girişindeki ziyaretçiler.
SIAL Paris fuar alanı — kaynak haberde kullanılan arşiv fotoğrafı.Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haberGörsel, yerleşime göre kırpılarak gösterilir.
Veri haberi

SIAL Paris’te Türkiye Fransa’nın Önünde Yer Aldı

Fransa, Paris’te düzenlenen SIAL Paris’in 2026 edisyonunda sergileyici ülkelerin şirket katılımı sıralamasında İtalya, İspanya, Türkiye ve Yunanistan’ın gerisinde kaldı. Böylece Fransa, kendi ülkesinde düzenlenen dünyanın önemli gıda fuarlarından birinde ilk sıralardaki konumunu koruyamadı. Türkiye, kaynakta yer alan sıralamaya göre Fransa’nın önünde bulunan ülkeler arasında gösterildi. Bu karşılaştırma, ülkelerin toplam gıda ihracatını ya da dış satım hacmini ölçmüyor. Sıralama, şirketlerin ticari fuara katılımına ve fuardaki sergi alanlarının kullanımına ilişkin bir gösterge niteliğinde. Buna rağmen SIAL organizatörleri, sonuçların Fransız gıda şirketlerinin uluslararası alıcılara ulaşma kapasitesi bakımından dikkate alınması gerektiğini belirtti. Organizasyon, Fransa’nın fuardaki varlığındaki gerileme ve uluslararası gıda ticaretinde yeniden ağırlık kazanma ihtiyacı konusunda uyarıda bulundu. İtalya, 2024’te ilk kez Fransa’yı geçerek SIAL Paris’in başlıca sergileyici ülkesi oldu. SIAL Paris Direktörü Audrey Ashworth, Fransa’nın gıda sektöründeki geçmiş itibarına güvenerek hareket edemeyeceğini savundu. Ashworth’e göre büyümenin yavaşladığı ve iç pazarın istikrar kazandığı bir ortamda birçok Fransız gıda şirketinin büyümeyi sürdürebilmek için ülke dışından yeni alıcılar bulması gerekiyor. İhracatın ikincil bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirten Ashworth, yeni pazarların maliyetleri dağıtabileceğini, riskleri çeşitlendirebileceğini ve şirketlerin ekonomik sürdürülebilirliğini güçlendirebileceğini ifade etti. SIAL’ın değerlendirmesine göre uluslararası rekabet yalnızca ürün kalitesi ve fiyatlarla şekillenmiyor. Hükümetlerin şirketlere sağladığı destekler, ticari tanıtım kuruluşlarının çalışmaları ve kamu-özel sektör koordinasyonu da ülkelerin dış pazarlardaki görünürlüğünü etkiliyor. Organizasyon, İtalya ve Türkiye’nin gıda sanayilerinin uluslararası varlığını güçlendirmek için önemli kamu sübvansiyonlarından yararlandığını aktardı. Belçika’nın Food Export The Forum platformu, Birleşik Krallık’ın Export Academy programı, Kanada’nın CanExport SME desteği ve Singapur’un Market Readiness Assistance programı da ihracat hazırlığı ve tanıtım araçları arasında sıralandı. SIAL Paris’in ticari bağlantılar açısından kapsamı, 2024 verilerinde de görülüyor. Fuar o yıl yaklaşık 200 ülkeden ziyaretçi ve 110 resmî heyet ağırladı; heyetler arasında 50 büyükelçi, 16 parlamenter ile Fransız ve yabancı 17 bakan yer aldı. Bu nedenle etkinlik, özellikle küçük ve orta ölçekli gıda şirketleri için distribütör bulma, yeni ihracat pazarlarına ulaşma ve ticari ilişkiler kurma imkânı sunuyor. Organizasyon, Fransa’nın bu kapasiteden yeniden yararlanabilmesi için sektör ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesi gerektiğini savunuyor.

Zelenski’den Ukrayna Tahılı İçin Komşu Ülkelere Transit Talebi
Görsel kaynağı: Mediafax · Özgün haber
Veri haberi

Zelenski’den Ukrayna Tahılı İçin Komşu Ülkelere Transit Talebi

4 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya’nın saldırıları nedeniyle Karadeniz limanlarından yapılan tarımsal ihracatın neredeyse durmasının ardından Romanya, Polonya, Slovakya, Macaristan ve diğer komşu ülkelerden Ukrayna tahılının Avrupa pazarlarına transit geçişine izin vermelerini istedi. Talep, Ukrayna ile Macaristan arasındaki ilk resmi görüşmede cuma günü Brüksel’de ele alındı. Ukrayna’nın buğday, mısır ve ayçiçeği tohumu ihracatının yaklaşık %90’ı normalde Karadeniz limanlarından deniz yoluyla taşınıyor. Macaristan Başbakanı Péter Magyar, Ukrayna tahılının Macaristan’da satılmaması ve yalnızca ülke topraklarından başka pazarlara geçmesi koşuluyla sevkiyata karşı çıkmayacağını söyledi. Magyar’ın aktardığına göre Zelenski, Ukrayna mısırının mühürlü trenlerle Batı Avrupa’ya gönderilmesini istedi. Öneri, Ukrayna’nın Karadeniz limanlarının bloke edilmesinin ardından 2022’de komşu ülkeler üzerinden demiryolu ve karayoluyla uyguladığı alternatif ihracat modeline benziyor. Ukrayna’nın ihracatındaki güçlükler, Avrupa Birliği’ndeki mısır üretiminin de zayıf olduğu bir döneme denk geliyor. Avrupa Komisyonu, ağustos sonundaki tahmininde AB’nin 2026 mısır üretimini yaklaşık 50,1 milyon ton olarak öngördü; bu miktarın son üç yıl ortalamasından yaklaşık %20 düşük olduğu belirtildi. Rekor sıcaklıklar ve kuraklık, özellikle Fransa ve Macaristan’daki mısır ekili alanların önemli bölümünü olumsuz etkiledi.

Brezilya’da 18 Belediyede Don Riski Öngörülüyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da 18 Belediyede Don Riski Öngörülüyor

Climatempo’nun tahminine göre Brezilya’nın Paraná, Rio Grande do Sul ve Santa Catarina eyaletlerindeki 18 belediyede 19 Pazartesi ile 20 Salı arasında don riski bulunuyor. Santa Catarina’daki Urubici’de 19 Pazartesi günü en düşük sıcaklığın 0 °C’ye inmesi bekleniyor. Aynı gün Santa Catarina’daki Caçador’da en düşük sıcaklık 2 °C, Água Doce, Abelardo Luz, Campos Novos ve Joaçaba’da 4 °C olarak tahmin ediliyor. Paraná’daki Guarapuava, Pinhão ve Prudentópolis’te sıcaklıkların 4 °C, Rio Grande do Sul’daki Muitos Capões ve Vacaria’da ise 3 °C olması bekleniyor. Donun soğuğa duyarlı mahsullerde zarara ve meralarda kalite kaybına yol açabileceği belirtiliyor.

İtalya, 2026 Gastronomi Destinasyonları Seçiminde İlk Sırada
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

İtalya, 2026 Gastronomi Destinasyonları Seçiminde İlk Sırada

Condé Nast Traveller okuyucularının 2026 yılı için yaptığı gastronomi destinasyonları değerlendirmesinde İtalya ilk sırayı aldı. İtalya yüzde 96,92 puanla listenin başında yer alırken Yunanistan %96,72 ile ikinci, Portekiz ise %96,57 ile üçüncü oldu. Avrupa ülkeleri böylece sıralamanın ilk üç basamağını oluşturdu. Yıllık okuyucu seçimi için oylama 1 Nisan-30 Haziran arasında yapıldı. Binlerce yolcu, beğendikleri destinasyonlara birden beşe kadar puan verdi ve ortalama puanlar yüzdelik değerlere dönüştürüldü. Sıralama profesyonel aşçılar veya gastronomi uzmanlarının değerlendirmelerine değil, bu ülkeleri ziyaret eden insanların deneyimlerine dayanıyor. Seçimde yerel yemekler, geleneksel spesiyaliteler ve özgün restoranlar öne çıkarıldı. İtalya’nın öne çıkan gastronomik unsurları arasında Napoli pizzası, Sicilya kanolisi ve Milano risottosu sayıldı; Emilia-Romagna bölgesi ise parmesan, prşut, balzamik sirke ve ragù sosuyla ayrıca vurgulandı. Yunanistan’ın mutfağı taze deniz ürünleri, geleneksel tavernalar ve bölgesel spesiyalitelerle tanımlanırken Portekiz’in Atlantik kıyısındaki deniz ürünleri, pastel de nata tatlısı ve geleneksel tascas adı verilen lokantaları öne çıkarıldı. Türkiye, yüzde 95,65 puanla listenin beşinci sırasında gösterildi. İstanbul’daki Mısır Çarşısı kuru meyveleri, lokumu ve çeşitli baharatlarıyla; Gaziantep ise baklava ve kuruyemişli tatlılarıyla anıldı. Ancak kaynakta aktarılan sıralamada Endonezya yüzde 95,87 puanla Türkiye’den daha yüksek puan almasına rağmen Türkiye’nin bir sıra altında yer alıyor. Kaynak, bu sıra farkının nedenini açıklamıyor.

Arı Zehiri Koleksiyonu İçin 200 Bin Avroluk Yatırım Anlaşması
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber

Arı Zehiri Koleksiyonu İçin 200 Bin Avroluk Yatırım Anlaşması

25 yaşındaki arıcı ve üretici Nikolas Miços, Dragons’ Den programında hayvanlara zarar vermeyen bir arı zehiri koleksiyonu sunarak iki yatırımcının ilgisini çekti. Maria Hacistefani ile Antonis Karacis’in iş birliği için rekabet ettiği görüşmelerin ardından Miços, anlaşmayı Hacistefani ile yapmayı seçti. Anlaşma kapsamında Miços’un şirketine, işletmenin %33 hissesi karşılığında 200.000 avro finansman sağlandı. Kaynakta, şirketin yüksek cirolarının yatırımcılar arasındaki rekabeti artırdığı belirtilirken arı zehirinin, işçi arıların kovanı korumak için salgıladığı kokusuz, berrak ve asidik bir sıvı olduğu aktarılıyor. Arı zehirinin tedavi amaçlı kullanımının antik çağlara dayandığı da ifade ediliyor.

Maldivler Kişi Başına Gıda İsrafında İlk Sırada
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

Maldivler Kişi Başına Gıda İsrafında İlk Sırada

Birleşmiş Milletler (BM) tahminlerine göre Maldivler, kişi başına yıllık yaklaşık 260 kilogram gıda israfıyla dünya sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Al Jazeera’nın Dünya Gıda Günü dolayısıyla yayımladığı analizde aktarılan bu miktar, kişi başına yıllık yaklaşık 132 kilogram olan küresel ortalamanın neredeyse iki katına karşılık geliyor. Maldivler’deki verinin ölçüm yılı ise kaynakta belirtilmiyor. Dünya genelinde her yıl bir milyar tondan fazla gıda israf ediliyor. Mağazalar, restoranlar ve haneler aşamasında tüketicilere sunulan gıdanın neredeyse beşte biri çöpe gidiyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’na (UNEP) göre bu aşamadaki israf, 2022’de yaklaşık 1,05 milyar tona ulaştı. Söz konusu miktarın %60’ından haneler, %28’inden restoranlar ve diğer yeme-içme hizmetleri, %12’sinden mağazalar sorumlu oldu. Gıda kaybı ve israfı, tedarik zincirinin hasattan tüketime kadar tüm aşamalarında görülüyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık %13’ü, mağazalara ulaşmadan önce hasat sonrasında kayboluyor. Depolama, taşıma ve işleme sırasında yaşanan kayıplarda özellikle meyve ve sebzeler öne çıkıyor. FAO, mağazalara ulaşmadan kaybolan gıdaların yıllık değerinin 400 milyar doların üzerinde olduğunu belirtiyor. Ülkeler arasında belirgin farklar bulunuyor. UNEP, sıcaklığın daha yüksek olduğu ülkelerde hane kaynaklı gıda israfının daha yüksek olma eğiliminde olduğunu; taze ürün tüketiminin fazla olması ve soğutma olanaklarına erişimin daha sınırlı kalmasının olası açıklamalar arasında yer aldığını aktarıyor. Maldivler’in ardından Suriye, Dominik Cumhuriyeti, Seyşeller, Meksika ve Tunus geliyor. Bu ülkelerin her birinde kişi başına yıllık gıda israfı 210 kilogramı aşarken, İspanya’da miktar yaklaşık 39 kilogram veya daha az olarak tahmin ediliyor. Gıda israfı, küresel açlıkla ilgili verilerle aynı bağlamda değerlendiriliyor. BM’nin gıda güvenliği ve beslenme raporuna göre 2025’te yaklaşık 645 milyon kişi, dünya nüfusunun %7,8’i, açlıkla karşı karşıya kaldı. Bu oran 2024’teki %8,1’in ve 2022’deki %8,6’nın altında olsa da açlıktan etkilenen kişi sayısı 2019’dan yaklaşık 61 milyon daha yüksek kaldı. İsrafı azaltmak için alışveriş öncesinde evdeki gıdaların kontrol edilmesi, haftalık menü ve alışveriş listesi hazırlanması öneriliyor. Ayrıca “son tüketim tarihi” ile ürünün en iyi kalitesini koruduğu dönemi belirten “tavsiye edilen tüketim tarihi” ifadelerinin farklı anlam taşıdığı belirtiliyor.

Azotlu Gübre Fiyatları Çin ve Avrupa Etkisiyle Yükseldi
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Azotlu Gübre Fiyatları Çin ve Avrupa Etkisiyle Yükseldi

Uluslararası azotlu gübre piyasasında fiyatlar, Çinli üreticilerin Hindistan’ın IPL kuruluşu tarafından açılan ihalede sunulan 352,1-356,2 ABD doları/ton CFR seviyesindeki teklifleri kabul etmemesiyle yükseldi. IF Ingeniería en Fertilizantes’e göre bu tutum, Batı piyasalarına ucuz Asya arzı geleceği beklentisini azalttı. Avrupa doğal gaz fiyatlarındaki yeni artış da Avrupa’nın ithalat talebini ve Amerika kıtasındaki alımları hızlandırdı. Çin’de perl üre fiyatı 345-350 ABD doları/ton FOB’a yükselirken, granül üre sınırlı arz nedeniyle 425-435 ABD doları/ton FOB aralığında kaldı. Mısır’da Avrupa’ya gönderilecek granül üre, haftanın başındaki 480 ABD doları/ton FOB seviyesinden 520-527 ABD doları/ton FOB’a çıktı. Cezayir’de Sorfert’in Avrupa’ya 20.000 tonluk satışı 530 ABD doları/ton FOB’dan gerçekleşti; Orta Doğu referansı ise hafta sonunda 440-450 ABD doları/ton FOB’a yükseldi. Brezilya’da granül üre 470-485 ABD doları/ton CFR’a çıktı ve Katar çıkışlı bir parti 480 ABD doları/ton CFR’dan kapandı. Arjantin’de granül üre ithalatı iki haftalık düşüşün ardından toparlandı. Haftanın başında piyasa 485-510 ABD doları/ton CFR olarak değerlendirilirken, ekim ayındaki sevkiyat için en az 10.000 ton 500 ABD doları/ton CFR’dan kapandı; perşembe günü teklifler 510-520 ABD doları/ton CFR’a yükseldi. İç talep bekleme modunda kalmasına rağmen toptan fiyat 595-605 ABD doları/tonda sabit kaldı. Hafta sonunda arz 605-615 ABD doları/tona, ithalat paritesi ise 615-620 ABD dolarına yaklaştı. Fosfatlı gübrelerde piyasa genel olarak yatay ve temkinli seyretti. Batı yarımkürede spot alımların düşük sezonu fiyatları sınırlarken, Hindistan ve Pakistan Rabi sezonu için yükümlülüklerini sürdürdü. Arjantin’de yeni fosfat gemisi sözleşmesi yapılmadı; Fas menşeli hacimlere ilişkin görüşmeler OCP ile yaşanan fiyat farkları nedeniyle sonuçlanmadı. DAP/MAP referansı 850-870 ABD doları/ton CFR’da, toptan fiyatlar ise 965-985 ABD doları/ton seviyesinde kaldı.

AB’nin 2028–2034 Bütçesinde Uzlaşma Sağlanamadı
Görsel kaynağı: Világgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

AB’nin 2028–2034 Bütçesinde Uzlaşma Sağlanamadı

Avrupa Birliği üyesi ülkeler, 2028–2034 dönemini kapsayan bütçe konusunda yapılan zirvenin ilk gününde uzlaşmaya varamadı. İrlanda dönem başkanlığının hazırladığı 1.620 milyar avroluk uzlaşma önerisi, hem bütçeye net katkı yapan ülkelerin hem de kohezyon ödemelerini korumak isteyen ülkelerin itirazlarıyla karşılaştı. Bu nedenle AB liderlerinin bütçe görüşmelerini yıl sonundan önce tamamlayıp tamamlayamayacağı belirsizleşti. İrlanda önerisi, Avrupa Komisyonu’nun ilk teklifinden 141 milyar avro daha düşük bir toplam bütçe öngörüyordu. Buna rağmen Almanya ve İsveç taslağı hâlâ fazla maliyetli buldu. İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, önerinin ülkesinin net katkısını yaklaşık %60 artırabileceği uyarısında bulundu. Almanya Başbakanı Friedrich Merz de ortaya çıkabilecek yükleri kabul edilemez olarak niteledi. Böylece bütçenin büyüklüğü ve ülkeler arasındaki mali paylaşım, müzakerelerin temel anlaşmazlık noktaları olarak kaldı. Diğer tarafta, 17 üye ülkeden oluşan ve kohezyon ödemelerini savunan grup, kalkınma ve tarım kaynaklarının korunmasını talep ediyor. Bu kaynakların yeni bütçe döneminde nasıl düzenleneceği, özellikle AB finansmanına dayalı yatırımlar açısından önem taşıyor. Kaynakta, bütçe döngüsünün kuralları ile çerçeve tutarlarının Macaristan’daki yatırımların AB finansmanını uzun yıllar etkileyebileceği belirtiliyor. Zirvede daha önce gündeme gelen anlaşma takvimi de tartışmalı hâle geldi. Euronews’in aktardığına göre bazı katılımcılar aralık ayında anlaşmaya varılması hedefini sorguladı. Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’nın uzlaşma hazırlığını üstlenmesi ve bunu birkaç hafta içinde üye ülkelere sunması bekleniyor. Bir sonraki olağanüstü zirvenin 26 Kasım’da yapılması öngörülüyor. Görüşmelerin 2027’ye sarkması hâlinde, yeni bütçe döneminin uygulanması için gerekli mevzuatın zamanında kabul edilmesi riske girebilir. Bu durum, 2028’de başlayacak yeni bütçe dönemindeki destek ödemelerinin gecikmesine yol açabilir. Ancak kaynakta nihai bütçe kararının alındığı belirtilmiyor; müzakereler ve uzlaşma arayışı devam ediyor.

Fas’ta Tarımsal Agregasyon Küçük Üreticilere Ulaşamıyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Tarımsal Agregasyon Küçük Üreticilere Ulaşamıyor

Fas’taki tarımsal agregasyon modeli, küçük üreticilerin verim ve gelirlerini artırma potansiyeli göstermesine rağmen ülke genelindeki işletmelerin sınırlı bir bölümüne ulaşabiliyor. AgriMaroc’ta yayımlanan ve Dr. El Houssain Bouichou imzasını taşıyan değerlendirmeye göre model, 04-12 sayılı yasanın kabulünden 14 yıl sonra hâlâ birkaç ürün grubu ve bölgede yoğunlaşıyor. Modelde sanayi kuruluşu, ihracatçı veya meslek kuruluşu, üreticilerle sözleşme yaparak teknik danışmanlık, girdi ve kimi durumlarda finansman sağlıyor. Bunun karşılığında düzenli ve kaliteli ürün tedariki hedefleniyor. Yazıya göre bu yapı küçük üreticiye güvenli bir pazar ve tek başına ulaşamayacağı bilgi birikimini sunarken, alıcıya da izlenebilir hammadde ve istikrarlı hacim sağlıyor. Tarım Bakanlığının verilerine göre Yeşil Fas Planı’ndan bu yana 109 agregasyon projesi uygulandı. Bu projeler 167.000 hektarı ve 163.000 hayvanı kapsarken 59.000 üreticiye ulaştı. Agregasyona dahil bitkisel üretim yapanların %80’i 5 hektardan küçük işletmelere, hayvansal üretim yapanların %65’i ise 5’ten az hayvana sahip işletmelere karşılık geliyor. Bakanlık, ürün gruplarına göre verim artışının %80’e, gelir kazanımının hektar başına 15.000 dirheme kadar çıkabildiğini bildiriyor. Buna karşın 59.000 üretici, yaklaşık 1,5 milyon işletmenin bulunduğu ülkede agregasyonun işletmelerin %4’ünden azına ulaştığını gösteriyor. Tarımsal Kalkınma Ajansının 2022 verileriyle sonraki dört yılın karşılaştırmasında proje sayısı %68 artarken agregasyona dahil üretici sayısı yalnızca %4 yükseldi, kapsanan alan ise yaklaşık %10 geriledi. Bu nedenle yazara göre değerlendirmede yalnızca onaylanan proje sayısı değil, üreticilerin sistemde kalıcılığı da ölçülmeli. Program sözleşmelerinde 2023’te tanımlanan 189 projenin 63’ü onaylandı, 44’ü agregasyon belgesi aldı. Ajans 2024’te 18, 2025’te 14 yeni projeyi onayladı. Yeşil Nesil’in başlangıcında açıklanan 300 proje hedefine 2030’a kadar ulaşılması için yılda yaklaşık 50 yeni proje oluşturulması gerektiği, bunun mevcut hızın yaklaşık üç katı olduğu belirtiliyor. Ayrıca şeker bitkileri, süt ve yağlı tohumlar 2022’de üreticilerin yaklaşık %90’ını, üç bölge ise %68’ini oluşturdu. Yazı, modelin yayılmasının önündeki engeller arasında küçük üreticilerin fiyat ve kalite koşullarını sınırlı biçimde müzakere edebilmesini, geciken ödemeleri, hızlı uyuşmazlık çözümü eksikliğini ve parçalı arazi yapısını sayıyor. CESE’ye göre küçük tarım arazilerinin yaklaşık %88’i kayıtlı değil; 5 hektardan küçük işletmelerin %66’sı ortak mülkiyet durumunda. Yazar, kooperatiflerin profesyonelleştirilmesini, daha dengeli sözleşmeleri ve agregasyonun tahıl, baklagil, koyun yetiştiriciliği ile bour bölgelerine genişletilmesini öneriyor.

Kuzey Makedonya’da 38 Binden Fazla Kadın Çiftçi Kayıtlı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey Makedonya’da 38 Binden Fazla Kadın Çiftçi Kayıtlı

Kuzey Makedonya’da 38 binden fazla kadın çiftçi kayıtlı bulunuyor. Ancak kadın çiftçilerin önemli bir bölümü finansal güvence, doğum izni, sağlık sigortası ve sosyal korumadan yoksunlukla karşılaşıyor. Bu sorunlar, Strumitsa’daki Europe House’da düzenlenen “Adı Olmadan Hasat: Kırsal Kadınlar ve Görünmeyen Emek” panelinde ele alındı. Panel, Avrupa Birliği Delegasyonu ile üye ülke büyükelçiliklerinin başlattığı “Değişimi Giy” kampanyası kapsamında düzenlendi. Sunulan verilere göre 2021’de kırsal bölgelerdeki kadınların yalnızca %4,1’i mülk sahibi olarak kayıtlıydı; ülke genelinde kadınların toprak sahibi olma oranı ise %12’de kaldı. Tartışmada, kadınların yasal miras hakkına rağmen paylarını erkek kardeşleri lehine bırakabildiği belirtildi. Bu durum uzun süredir devam eden gelenekler ve evlilik sonrası kadının başka bir aileye ait olacağı beklentisiyle ilişkilendirildi. Panelin ana mesajı, kadın çiftçilerin katkısının eşit hak ve fırsatlarla desteklenmesi gerektiği oldu.

Federación Rural, Toprak Alımının Uyruğa göre Sınırlandırılmasına Karşı Çıktı
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Federación Rural, Toprak Alımının Uyruğa göre Sınırlandırılmasına Karşı Çıktı

Uruguay’daki Federación Rural, arazi alımının alıcının uyruğuna göre sınırlandırılmasına karşı çıktı. Kurum, kamu politikalarının üretimin kârlılığını artırmaya, Uruguaylı üreticilerin araziye erişimini kolaylaştırmaya ve büyük sermayeleri desteklediğini savunduğu istisna rejimlerini kaldırmaya odaklanması gerektiğini bildirdi. Açıklama, “Extranjerización de la Tierra” başlıklı bir duyuruyla yapıldı. Federación Rural, iç kesimlerin nüfus kaybı, orta ölçekli ve aile işletmelerinin azalması ile yerel üreticilerin araziye erişememesi konusundaki kaygıları paylaştığını belirtti. Ancak bu sorunların çözümü için alıcının uyruğunu ölçüt alan yaklaşımı uygun bulmadı. Kuruma göre üretim dokusunu bozan temel unsur, sermayenin ulusal ya da yabancı olmasından bağımsız olarak arazi ve üretimin yoğunlaşması. Bu nedenle alıcının uyruğu, sorunu belirlemek için yetersiz bir gösterge olarak değerlendirildi. Kurum ayrıca, kimlerin arazi satın alabileceğine getirilecek kısıtlamaların mevcut arazi sahibinin taşınmaz değerini düşürebileceği uyarısında bulundu. Federación Rural’a göre mevcut sahiplerin çoğu Uruguaylı üreticilerden oluşuyor ve böyle bir değer kaybı için tazminat öngörülmüyor. Mülkiyet kurallarında değişiklik yapılmasının Uruguay’ın oluşturduğu öngörülebilirlik itibarını zedeleyebileceği ve tarım sektörünü aşan sonuçlar doğurabileceği de belirtildi. Kurum, “etkin kontrol” gibi kavramların idari takdir alanını genişletebileceğini savundu. Federación Rural’ın teşhisine göre yabancılaşma tartışmasının merkezinde yalnızca sahiplerin uyruğu bulunmuyor. Düşük işletme kârlılığı ile yüksek arazi fiyatı arasındaki farkın, istisna rejimlerinden yararlanan büyük sermayelerin vergi avantajlarıyla birleştiği ve Uruguaylı üreticilerin mülkiyete erişimini zorlaştırdığı ifade edildi. Kurum, çeşitlendirilmiş portföylere sahip şirketlerin araziyi bir güvenli varlık olarak kullanabildiğini, geleneksel üreticinin ise üretim marjına bağımlı olduğunu belirtti. Düşük kârlılığın toprağın yoğun ve çıkarıcı biçimde kullanılmasına yol açabileceği, bunun da sürdürülebilirliği güvence altına almayacağı kaydedildi. Kurumun aktardığı verilere göre 2007-2020 arasında istisnai nominatiflik rejimi kapsamında yaklaşık 7 milyon hektar için başvuru yapıldı; bu alan ülkenin yüzölçümünün %43,75’ine karşılık geldi. Başvurulan alanın yaklaşık %80’i sekiz şirkette toplandı. Federación Rural, vergi teşvikleri içeren istisna rejimlerinin eşit olmayan rekabet koşulları yarattığını ve bu avantajlara sahip olmayan üretim sistemlerini olumsuz etkilediğini savundu. Federación Rural, nihai arazi sahiplerinin belirlenebilmesi için kamuya açık bir mülkiyet kayıt ve izlenebilirlik sistemi kurulmasını önerdi. Paravan şirketler veya vakıflar arkasındaki gerçek sahiplerin gizli kalmasını önlemeyi amaçlayan bu sistemin yanı sıra istisna rejiminin ve yürütme organının istisna verme yetkisinin kaldırılması istendi. Özellikle hamiline yazılı paylara sahip anonim şirketlerin arazi alımındaki istisnaların sona erdirilmesi önerildi. Uruguaylı üreticiler için uzun vadeli ve teşvikli finansman, vergi avantajları, miras işlemlerinde kolaylıklar ve Banco República’nın daha uygun kredi koşulları sunması da öneriler arasında yer aldı. Kurum, yabancı yatırımlara bütünüyle karşı olmadığını; adil rekabet ve ulusal üretimle tamamlayıcılık sağlandığında bu yatırımları desteklediğini açıkladı.

İrlanda’da Gıda Okuryazarlığı İçin Ulusal Strateji Çağrısı
Görsel kaynağı: The Journal · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Gıda Okuryazarlığı İçin Ulusal Strateji Çağrısı

İrlanda’daki Airfield Estate ekibi, gıda okuryazarlığının temel bir yaşam becerisi olarak tanınmasını ve bu alanda hükümet genelinde koordineli bir yaklaşım geliştirilmesini istiyor. Dublin’deki kentsel çalışma çiftliği ve gıda eğitimi kuruluşu, dağınık girişimleri ortak bir hedef etrafında birleştirecek Ulusal Gıda Okuryazarlığı Stratejisi hazırlanması çağrısında bulunuyor. Çağrı, çocukların gıdanın nasıl yetiştirildiği, üretildiği ve hazırlandığıyla bağının zayıfladığı yönündeki araştırma bulgularına dayanıyor. Airfield Estate’in araştırmasına katılan ebeveyn ve ilkokul öğretmenlerinin %89,5’i, birçok çocuğun gıda üretiminden kopuk olduğuna inanıyor. National Dairy Council tarafından bu yılın başlarında yayımlanan başka bir araştırmaya göre ise İrlanda’da 12 yaşın altındaki çocukların %56’sı hiç inek sağılırken görmedi. Airfield Estate, her yıl 12.000 okul çocuğunu ağırladığını ve birçok çocuğun çiftlik hayvanlarını, yumurtaların kaynağını ya da yetişen sebzeleri daha önce görmeden geldiğini belirtiyor. Kuruluşun uygulamalı eğitim modeli; gıda üretimi, eğitim, beslenme ve sürdürülebilirliği bir araya getiren programlarla çocukların gıda ve tarımla doğrudan ilişki kurmasını amaçlıyor. Ekip, bu deneyimlerin çocuklar için nadir veya olağan dışı olmaması gerektiğini savunuyor. Kaynağa göre gıda eğitimi İrlanda’da çoğunlukla farklı ders ve programlara bölünüyor; beslenme sağlık, tarım çiftçilik, biyoçeşitlilik fen bilimleri, yemek pişirme ise uygulamalı dersler üzerinden ele alınıyor. Airfield Estate araştırmasında ankete katılan ebeveynlerin %70’i, çocukların ilkokulda gıda hakkında yeterli eğitim almadığına inanıyor. Ayrıca Leaving Certificate düzeyinde Home Economics dersini seçen öğrenci sayısının azaldığı ve uygulamalı yemek pişirme süresinin kısaldığı belirtiliyor. Airfield Estate, gıda okuryazarlığını yalnızca sağlıklı beslenmeyi bilmek veya yemek pişirebilmek olarak tanımlamıyor. Kavram; insanların yaşamları boyunca gıdayı anlamasını, bilinçli kararlar almasını ve karmaşık gıda ortamında yolunu bulmasını sağlayan bilgi, beceri ve özgüveni kapsıyor. Kuruluşa göre bu yaklaşım sağlık, sürdürülebilirlik, iklim, biyoçeşitlilik ve gıda sistemleriyle ilgili konularda daha bilinçli seçimleri destekleyebilir. İrlanda’da sivil toplum kuruluşları, topluluk örgütleri, okullar, çiftlikler, eğitimciler ve işletmelerin farklı gıda okuryazarlığı programları yürüttüğü belirtiliyor. Ancak bu çalışmaların birbirinden bağımsız yürütülmesi, ihtiyaç duyulan ölçekte değişim yaratmıyor. Önerilen ulusal stratejinin hükümet, eğitim, sağlık, tarım, çevre, topluluklar, sivil toplum kuruluşları ve işletmeleri ortak bir hedef etrafında buluşturması bekleniyor.

Çin Tarım Teknolojisi Moldova’da Yer Ediniyor
Görsel kaynağı: TV8 Moldova · Özgün haber

Çin Tarım Teknolojisi Moldova’da Yer Ediniyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Moldova’da düzenlenen Moldagrotech fuarında Çin tarım teknolojileri de tanıtılıyor. MOLDAGROTECH ve FARMER 2026 etkinliklerinde 1.000’den fazla tarım makinesi, ekipman ve araç sergileniyor. Moldexpo’daki fuarlar 15-18 Ekim’de gerçekleştiriliyor ve 400’den fazla katılımcıyı bir araya getiriyor. Etkinlik, tarımsal üretimde kullanılan makine ve ekipmanların sergilendiği bir buluşma niteliği taşıyor.

Paraguay’da Sığır Kesimindeki Düşüş Et Fiyatlarını Etkileyebilir
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Sığır Kesimindeki Düşüş Et Fiyatlarını Etkileyebilir

Paraguay’da yerel sığır kesimindeki gerilemenin tüketiciye yönelik et fiyatlarını etkileyebileceği belirtildi. Paraguaylı Et Üreticileri ve İhracatçıları Birliği (Apepc) Genel Müdürü Claudia Bogado, düşüşün yalnızca bu yıla özgü olmadığını ve önceki yıllardaki koşulların sonucu olduğunu söyledi. Paraguay Merkez Bankası’nın (BCP) son raporuna göre 2026’da sığır kesimi yaklaşık 370.000 baş azaldı; bunun 277.000 başı inek ve düveler dahil dişi hayvan kesimindeki düşüşten oluştu. Bogado, gerilemenin uzun süreli kuraklıklar ile ihracat fiyatları dahil üreticiye yeterli gelir sağlamayan fiyatlardan kaynaklandığını aktardı. Kârlılık eksikliği nedeniyle birçok üreticinin hayvancılıktan çekildiğini belirten Bogado, sektörün bu durumla ilgili yetkilileri ve sağlık hizmetini üç yıldan uzun süredir uyardığını söyledi. BCP raporunda hayvancılık sektörünün büyüme tahmininin de aşağı yönlü revize edildiği kaydedildi. Sektördeki iyileşme beklentisi, üreticilerin dişi hayvanları sürüde tutarak daha fazla buzağı üretmek istemesine yol açıyor. Bogado, uluslararası ve ulusal fiyatların üretici açısından iyi olduğunu, ancak dolar kurundaki değişimin sektör için ek baskı oluşturduğunu ifade etti. Dişi hayvanların elde tutulmasının mevcut kesimi azaltabileceği, ancak sürünün yeniden güçlenmesiyle orta ve uzun vadede üretim kapasitesini artırabileceği belirtildi. Bogado ayrıca yıl sonuna doğru dünya ve iç pazarda et talebinin artmasının beklendiğini söyledi. Küresel ölçekte bir kıtlık döngüsü yaşandığını ve Paraguay’ın bu ortamda fırsata sahip olduğunu belirten Bogado, mevcut sığır varlığının bu fırsatı karşılayacak düzeyde olmadığını kaydetti. Üreticilerin faaliyete devam edebilmesi için uygun koşullara ihtiyaç duyulduğunu da vurguladı.

Macaristan, Ukrayna Tahılının Transit Geçişine Koşullu Onay Verdi
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan, Ukrayna Tahılının Transit Geçişine Koşullu Onay Verdi

6 yayıncı · 6 haber · Karşılaştır

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Karadeniz ablukası nedeniyle Polonya, Romanya, Slovakya ve Macaristan'dan Ukrayna tahılının ülkeleri üzerinden transit taşınmasına izin vermelerini istedi. Macaristan Başbakanı Peter Magyar, tahılın ülkesinde tüketilmemesi ve başka ülkelere gönderilmek üzere yalnızca transit geçmesi halinde bu talebe itiraz etmeyeceğini açıkladı. Magyar, Zelenskiy ile görüşmesinde özellikle mısırın mühürlü demiryolu vagonlarıyla Batı Avrupa'ya taşınmasının yararlı olacağının ifade edildiğini söyledi. Macar başbakana göre transit düzenlemesi, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik Şubat 2022'de başlayan geniş çaplı saldırısının ardından önerilen modele göre kurulabilir. Ancak uygulamanın ne zaman başlayacağına ilişkin bilgi verilmedi. Ukrayna'nın buğday, mısır ve ayçiçeği tohumu ihracatının yaklaşık %90'ı Karadeniz üzerinden gerçekleştiriliyordu; kaynak, Rus saldırılarının Ukrayna'nın Karadeniz limanlarından tarım ürünü çıkışını neredeyse durdurduğunu belirtiyor. Avrupa Komisyonu ise Avrupa Birliği'nin bu yılki mısır hasadını 50,1 milyon ton olarak öngörüyor. Bu tahmin, önceki üç yılın ortalamasından yaklaşık %20 düşük ve son yaklaşık 20 yılın en düşük seviyelerinden biri. Rekor sıcaklık ve kuraklık özellikle Fransa ile Macaristan'daki mısır üreticilerini etkiledi.

Ukrayna, Tahıl Transitinin Dört Ülkeden Geçmesine İzin İstedi
Görsel kaynağı: Bankier.pl · Özgün haber

Ukrayna, Tahıl Transitinin Dört Ülkeden Geçmesine İzin İstedi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, Ukrayna tahılının Polonya, Macaristan, Slovakya ve Romanya üzerinden Batı ülkelerine taşınmasına izin verilmesini istedi. Talebi, Macaristan Başbakanı Peter Magyar cumartesi günü RTL televizyonuna verdiği röportajda açıkladı. Zelenski, cuma günü Brüksel'de yaptığı görüşmede özellikle mısırın mühürlü vagonlarla demiryoluyla Batı Avrupa'ya gönderilmesinin Ukrayna için büyük destek olacağını belirtti. Magyar, tahıl transitinde üç-dört yıl önce kullanılan denenmiş bir prosedürün bulunduğunu söyledi. Taşımanın yalnızca Macaristan topraklarından geçmesi halinde önünde engel olmadığını belirten Magyar, transitin ilgili ülkelerden belirli koşullarla geçebileceğini aktardı. Polonya ve Macaristan, kendi tarım sektörlerini korumak amacıyla Ukrayna tahılı ithalatını engellemişti. Ukrayna ise dünya piyasalarına milyonlarca ton tahıl ihraç ediyor ve Avrupa Birliği'ne katı bir kota sistemi kapsamında satış yapıyor.

Suriye’de Sebze Fiyatları Sezon Sonuyla Yükseldi
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Sebze Fiyatları Sezon Sonuyla Yükseldi

Suriye’de çoğu sebzenin fiyatı, yaz üretim sezonunun sona yaklaşması ve bazı ürünlerde üretimin gerilemesiyle yükseldi. Şam Sebze ve Meyve Tüccarları ve İhracatçıları Komitesi Başkanı Usame Kızıl, artışta hava koşulları, sulama suyu yetersizliği ve ithalat güçlüklerinin de etkili olduğunu belirtti. Hava sıcaklıklarının düşmesi, özellikle domates olmak üzere bazı ürünlerin olgunlaşmasını geciktirdi. Patates başta olmak üzere bazı ürünlerde üretim, mevcut sezonda yeterli sulama suyu bulunmaması nedeniyle geriledi. Kızıl, komşu ülkelerdeki yüksek fiyatların ve Mısır dahil bazı ülkelerin iç piyasadaki fiyat istikrarını korumak amacıyla ihracata kısıtlama getirmesinin ithalatı zorlaştırdığını söyledi. Kışlık hazırlık döneminde patlıcan ve biber fiyatları da geçen yıla göre arttı. Üretimdeki gerilemenin bu yükselişte etkili olduğu belirtilirken, yüksek fiyatlar söz konusu ürünlere yönelik talebi önceki sezonlara kıyasla düşürdü ve özellikle düşük gelirli tüketicilerin alışılmış miktarlarda alım yapmasını zorlaştırdı. Kızıl, sebze ve meyve ihracatının yerel fiyatlar üzerinde kayda değer etkisi bulunmadığını, Körfez ülkelerine günlük ortalama yaklaşık 10 frigorifik kamyon gönderildiğini ifade etti.

Patateslerin Filizlenmesini Önlemek İçin Buzdolabı Önerisi
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber
Veri haberi

Patateslerin Filizlenmesini Önlemek İçin Buzdolabı Önerisi

Patateslerin filizlenmesinin satın alma sırasında yapılan bir seçimden çok, yanlış depolamayla ilişkili olduğu belirtiliyor. Filizlenen patateslerin tüketime uygun olmayabileceği aktarılırken, depolama yerinin yanı sıra ışık ve sıcaklığın da süreci etkilediği ifade ediliyor. Sarımsak gibi bazı ürünlere yakınlık da filizlenmeyi hızlandırabiliyor. Kaynakta, patatesleri gıda dolabında saklamak yerine buzdolabında muhafaza etmenin eski bir inanışın aksine daha iyi sonuç verebileceği belirtiliyor. Soğutmanın patateslerin yapısını bozduğu yönündeki görüşün geçerli olmadığı, buzdolabının muhafazayı belirgin biçimde iyileştirdiği aktarılıyor. Buzdolabında saklama sırasında patateslerin hava alabilmesi için file veya kâğıt torba kullanılması öneriliyor. Havalandırmayı engelleyen plastik torbaların patatesleri yumuşatabileceği ya da küf oluşumuna yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Soğutma süreci uzatsa da patateslerin sınırsız süreyle saklanamayacağı, düzenli kontrol edilmeleri ve iki hafta içinde tüketilmeleri gerektiği kaydediliyor.

Kenya’da Kuraklık Taze Süt Arzını Daralttı
Görsel kaynağı: Sunday World · Özgün haber
Veri haberi

Kenya’da Kuraklık Taze Süt Arzını Daralttı

El Niño iklim örüntüsüyle bağlantılı uzun süreli kurak koşullar, Kenya’da taze süt arzını aksattı. Başkent Nairobi’de tüketiciler son haftalarda aralıklı kıtlıklarla karşılaşırken, süpermarketler artan talep karşısında düzenli teslimatları sürdürmekte zorlandı. Bazı popüler markalar raflarda hızla tükenirken, sabah gelen süt sevkiyatlarının da birkaç saat içinde satıldığı bildirildi. Kıtlık, perakende fiyatlarını yükselterek yaşam maliyeti baskısı altındaki hanelerin bütçelerini daha da zorladı. Kenya Dairy Board verilerine göre resmi sektördeki işlemeciler temmuzda en az 81 milyon litre çiğ süt topladı; bu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %5,8 düşüş anlamına geliyor. Bir süt çiftliği yöneticisi de üretimde %3,7 gerileme yaşandığını belirtti. Çiftlik teknik sorumlusu Nora Makena, hayvan yemi giderlerinin üretim maliyetlerinin yaklaşık %70’ine çıktığını, geçen yıl bu oranın %55 olduğunu söyledi. Bazı çiftçiler yem miktarını azaltırken süt verimi ve sığırların fiziksel durumu olumsuz etkilendi. Tarım yetkilileri, yağışlı El Niño dönemi öncesindeki kurak koşulların otlakların azalmasına ve işlemecilere yapılan süt teslimatlarının düşmesine katkıda bulunduğunu belirtiyor. Kenya Meteoroloji Dairesi, ekim-aralık döneminde ülkenin yaklaşık %80’inde ortalamanın üzerinde yağış bekliyor. Yağışların otlakları ve yem bulunabilirliğini iyileştirmesi beklenirken, uzmanlar çiftçilerin yem stoklarını yeniden oluşturması ve hayvan verimliliğini artırması gerektiği için toparlanmanın hemen gerçekleşmeyeceği uyarısında bulunuyor. Kenya hükümeti sektörü istikrara kavuşturmak amacıyla yem dağıtımı, piyasa denetiminin güçlendirilmesi ve süt kayıplarını azaltacak soğuk zincir altyapısının geliştirilmesi üzerinde çalışıyor. Yetkililer ayrıca sığır yetiştiriciliğine bağımlılığı azaltmak için deve, keçi ve manda sütü gibi alternatif süt kaynaklarını teşvik etmeyi planlıyor.

Pakistan, Macaristan’da İlk Pirinç Festivalini Düzenledi
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pakistan, Macaristan’da İlk Pirinç Festivalini Düzenledi

Pakistan’ın Macaristan Büyükelçiliği, Budapeşte’de ilk Pakistan Pirinç Festivali’ni düzenleyerek basmati pirincini Macar ithalatçılar, şefler ve gıda sektörü profesyonellerine tanıttı. Pakistan Ticaret Bakanlığı ile Pakistan Ticaret Geliştirme Kurumu’nun (TDAP) iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, tarım ve gıda ihracatını artırma ve yeni ticari bağlantılar kurma hedefiyle yapıldı. Pakistan Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan, ülkenin tarım ve gıda ürünlerini Avrupa başkentlerindeki alıcılara doğrudan ulaştırmanın yeni müşteriler kazanmanın en etkili yollarından biri olduğunu söyledi. Khan, basmati pirincinin Pakistan’ın en çok tanınan ihracat ürünlerinden biri olduğunu ve uluslararası pazarlardaki talep artışının ülkenin çiftçileri ile ihracatçıları açısından teşvik edici bulunduğunu belirtti. Hükümetin tarım ve gıda ihracatını genişletmeye, yatırım çekmeye ve geleneksel pazarların ötesinde ticari bağlar kurmaya bağlılığını sürdürdüğünü ifade etti. Festivale gıda ve tarım sektöründen ithalatçılar ile iş dünyası temsilcilerinin yanı sıra önde gelen Macar şefler, kamu kurumlarının temsilcileri ve diplomatik topluluk üyeleri katıldı. Pakistan’ın Budapeşte Büyükelçisi Asif Hussain Memon, basmati pirincinin mirası, önemi ve ihracat potansiyeli hakkında bilgi verdi. Memon, ürünün yalnızca tarımsal bir ürün değil, Coğrafi İşaret ile korunan ve kanıtlanmış kaliteye sahip tanınmış bir marka olduğunu vurguladı. Etkinlik kapsamında Pakistan Ticaret ve Yatırım Ataşesi tarafından “Biryani Sanatı” adlı canlı pişirme gösterisi düzenlendi. Konuklara Pakistan pirinciyle hazırlanan yemekler tanıtılırken Himalaya pembe tuzu gibi tamamlayıcı ürünler de sergilendi ve tadıma sunuldu. Büyükelçilik ayrıca Macarca pirinç yemekleri tariflerinden oluşan kısa bir kitap hazırlayarak katılımcılara Pakistan pirinci örnekleri dağıttı. Konuklar, Pakistan’ın Karaçi’deki Expo Centre’da 23-26 Kasım 2026’da düzenleyeceği FoodAg 2026 fuarına da davet edildi.

Kırsal Kadınlar Tarımın Geleceğine Köprü Olabilir
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Kırsal Kadınlar Tarımın Geleceğine Köprü Olabilir

Şili’de Portal Agro Chile’de yayımlanan görüş yazısında Agronomi Okulu akademisyeni Cecilia Ramos, kırsal kadınların tarımsal üretim, ailelerin geçimi, topluluk örgütleri ve bölgesel bilgi birikiminin korunmasında önemli rol oynadığını belirtiyor. Ramos, bu katkının kırsal alanların ve tarımın geleceğini şekillendirebileceğini savunuyor. Kırsal kadınların aynı zamanda bakım, çalışma ve liderlikten oluşan üçlü bir yük taşıdığına dikkat çekiyor. Yazıya göre kırsal kadınların toprağa, finansmana, eğitime ve teknolojiye erişiminde önemli eşitsizlikler bulunuyor. Ramos, bu farkların giderilmesini yalnızca eşitlik meselesi olarak değil, tarım ve bölgesel kalkınma açısından stratejik bir tercih olarak değerlendiriyor. Kırsal alanların bir diğer sorunu ise birçok gencin yeni fırsatlar arayışıyla kentlere göç etmesi ve bunun bilgi, deneyim, gelenek ile üretim kapasitesinin kaybına yol açması. Ramos, kadınların agroturizm, ürünlerini dijital platformlar üzerinden doğrudan pazarlama ve suyla diğer kaynakları daha verimli kullanmaya yönelik teknolojiler aracılığıyla tarımı yenilik ve girişimcilikle buluşturduğunu aktarıyor. Akademisyene göre bağlantı, dijital okuryazarlık ve teknik eğitim, geleneksel bilgiyi yeni araçlarla birleştirerek gelecek kuşaklar için kalkınma, ekonomik özerklik ve istihdam fırsatları yaratabilir.