ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3236 haber · Sayfa 54

Yerli Gıda Üretimi İçin Ortak Çaba Çağrısı
Görsel kaynağı: Uued Uudised · Özgün haber
Veri haberi

Yerli Gıda Üretimi İçin Ortak Çaba Çağrısı

EKRE siyasetçisi Arvo Aller, 14-15 Ekim’de Tartu’da EPA2026 Estonya Tarım Yıllık Fuarı kapsamında düzenlenen siyasi tartışmada, tarım sektörüne ayrılması ele alınan 546 milyonun tamamının tarıma yönlendirilmesini ve sektör içinde dağıtılmasını savundu. Aller, yerli gıda üretiminin güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Aller, bunun gıda güvenliği ve krizlere hazırlık açısından önemli olduğunu belirtti. Tarım işletmeleri üzerindeki bürokrasinin azaltılmasını ve kırsal bölgelerde sürdürülebilir yaşam çevresi oluşturulmasını istedi. Kırsal nüfus kaybını önlemek için özel tüketim ve katma değer vergilerinin düşürülmesini, motorlu taşıt vergisinin kaldırılmasını önerdi.

Almanya’da Zayıf Patates Hasadı Fiyatları Yükseltti
Görsel kaynağı: O peniazoch · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Zayıf Patates Hasadı Fiyatları Yükseltti

Almanya’da zayıf patates hasadı, tüketici ve üretici fiyatlarında belirgin artışa yol açtı. Tüketiciler eylülde patates için geçen yılın aynı ayına göre ortalama %12 daha fazla ödeme yaptı. Almanya İstatistik Kurumu’nun açıkladığı %3,3’lük genel enflasyon oranı bu artışın oldukça altında kaldı. 2026 yılına ilişkin ön veriler, patates hasadının 10,4 milyon tonla yaklaşık dörtte bir azalacağını gösteriyor. Düşüşte ekim alanının %11,1 daralması ve kuraklık etkili oldu; üreticiler hektar başına olağan 46 ton yerine ortalama 38,9 ton hasat edebildi. Sınırlı arzın etkisiyle üretici fiyatları ağustosta %61,5 yükseldi; bu, son üç yılın en güçlü artışı oldu.

Çin’de Anaokulunda Kurşunlu Gıda Davasında Müdüre Ömür Boyu Hapis
Görsel kaynağı: Proceso · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Anaokulunda Kurşunlu Gıda Davasında Müdüre Ömür Boyu Hapis

Çin’de Lanzhou Orta Halk Mahkemesi, Gansu eyaletinin Tianshui kentindeki Heshi Peixin Anaokulunda kontamine gıda servis edilmesiyle bağlantılı davada anaokulu müdürü Li Huifang’a ömür boyu hapis cezası verdi. Mahkeme ayrıca Li Huifang’ın kişisel mal varlığından 500 bin yuanın müsaderesine karar verdi. Karar, devlet televizyonu CCTV tarafından aktarıldı. Anaokulunun icra direktörü Zhu Jinglin 15 yıl hapis ve 300 bin yuan para cezasına çarptırıldı. Mutfakta çalışan dört kişi ise altı ila sekiz yıl arasında değişen hapis cezaları aldı. Mahkemenin hükmüne göre Li Huifang ve Zhu Jinglin, bu çalışanlara çocuklar ile anaokulu personelinin tükettiği gıdalara zehirli ve zararlı maddeler eklemeleri talimatını verdi. Temmuz 2025’te 200’den fazla öğrenci ile 20’den fazla personelin kanında anormal derecede yüksek kurşun seviyeleri tespit edilmişti. Medya haberlerine göre okul, yiyeceklerin görünümünü iyileştirmek amacıyla gıdalara kurşun içeren yenmeyen pigmentler ekliyordu. Kaynakta, yüksek düzeyde kurşuna maruz kalmanın çocukların beynine ve sinir sistemine zarar verebileceği belirtildi.

İrlanda’da Mavi Dil Vakaları 37’ye Yükseldi
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Mavi Dil Vakaları 37’ye Yükseldi

İrlanda Tarım, Gıda ve Deniz Bakanlığı (DAFM), ülkedeki mavi dil hastalığı vakalarının 16 Ekim itibarıyla 37’ye yükseldiğini açıkladı. Kilkenny ilçesinde hastalığın ilk doğrulanmış vakası kaydedildi. Vakaların çoğu sığırlarda görülürken koyunlarda da üç vaka tespit edildi. Wexford, 12 sığır ve bir koyun vakasıyla en fazla etkilenen ilçe oldu. Mavi dil virüsü enfekte sokucu tatarcıklarla yayılıyor. Bakanlık, bulaşma riskinin bu böceklerin en aktif olduğu nisan-kasım döneminde genellikle yükseldiğini bildirdi.

Suriye’de 5 Bin Standardın Uluslararası Ölçütlere Uyumlu Hale Getirilmesi Hedefleniyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de 5 Bin Standardın Uluslararası Ölçütlere Uyumlu Hale Getirilmesi Hedefleniyor

Suriye Arap Standartlar ve Metroloji Kurumu, yaklaşık 5 bin Suriye standardını uluslararası ölçütlerle uyumlu hale getirmek için güncelleme ve geliştirme çalışması yürütüyor. Kurum Genel Müdürü Yaser Aliوي’nin SANA’ya yaptığı açıklamaya göre çalışma, yerel ürünlerin kalitesini ve rekabet gücünü artırmayı, ürünlerin bölgesel ve küresel pazarlara erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Toparlanma döneminde mevcut standartları geliştiren ve uluslararası ölçütlere uygun yeni standartlar hazırlayan kurumun çalışmaları mühendislik, gıda, kimya ve tekstil sektörlerinin yanı sıra çeşitli hizmet alanlarını kapsıyor. Sanayici, tüccar ve tüketicilerin standart başvurularını kolaylaştırmak için tek durak sistemi uygulanıyor. Kurum ayrıca standartların internet üzerinden satın alınması ve ödemelerin çevrim içi yapılabilmesi için dijital dönüşüm çalışmalarını sürdürüyor. Kurum, tahrip olan laboratuvarlarını yeniden işler hale getirmek ve devlet kurumlarına bağlı laboratuvarlarla iş birliği yapmak suretiyle ürünlerin standartlara uygunluğuna ilişkin test ve doğrulama süreçlerini sürdürmeye çalışıyor. Sınır kapılarındaki uygunluk denetimleri Genel Gümrük ve Sınır Kapıları Kurumu, iç piyasadaki denetimler ise ticaret ve tüketiciyi koruma birimleri tarafından yürütülüyor. Bu birimler numune alıp gerekli testleri yaptırırken, kurum uygunluk işareti verme ve koşulların karşılanıp karşılanmadığını doğrulama işlemlerini yürütüyor. “Suriye’de Üretim” logosunu taşıyan ürünlerde yerel bileşen oranının en az %40 olması, kalite ve yönetimle ilgili sertifikaların alınması ve diğer koşulların karşılanması gerekiyor. Kurum ayrıca Uluslararası Standardizasyon Örgütü’ndeki varlığını etkinleştiriyor, gıda güvenliğiyle ilgili Kodeks çalışmalarına katılıyor ve helal ile uluslararası sertifikalar konusunda eğitimler düzenliyor. Aliوي, standartların sanayiciler için kısıtlama olmadığını; kalite, güvenlik ve tüketici güvenini destekleyen temel bir araç olduğunu belirtiyor.

İrlanda’da Tahıl İthalatı 2025’te Yerli Üretimin İki Katını Aştı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Tahıl İthalatı 2025’te Yerli Üretimin İki Katını Aştı

İrlanda, 2025'te yaklaşık 5,1 milyon ton tahıl ithal etti. Tarım, Gıda ve Deniz Bakanlığı (DAFM) verilerine göre bu miktar, ülkede aynı yıl üretilen 2,2 milyon tonun iki katından fazlaydı. Veriler, ticaret akışlarında önemli bir kesinti yaşanması halinde ülkenin tahıl tedarikinde olası bir kırılganlığa işaret ediyor. Tarım Bakanı Martin Heydon, Sinn Féin milletvekili Denise Mitchell’in sorusu üzerine, devletin yıllık yaklaşık 4,5 milyon ton hayvan yemi ithal ettiğini belirtti.

Moldova, Tarımsal Kaynaklara Erişimde Cinsiyet Farklarını BM Raporuna Ekliyor
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber

Moldova, Tarımsal Kaynaklara Erişimde Cinsiyet Farklarını BM Raporuna Ekliyor

Moldova, kadınlar ve erkekler arasındaki tarımsal kaynaklara erişim farklarını ilk kez Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) kapsamındaki ulusal raporuna dahil edecek. Toprak, su, finansman ve kuraklığa uyum önlemlerine erişimdeki farklılıkları ele alan cinsiyet analizi, 16 Ekim’de başkent Kişinev’de düzenlenen bir atölyede sunuldu ve tartışıldı. Çalışma, ulusal raporlamada arazilerin durumuna ilişkin bilgilere kadınlar ve erkekler arasındaki erişim farklarını da ekleyecek. Değerlendirmeye göre küçük ve parçalı tarım işletmeleri, sulama imkanlarının sınırlı olması, makine ve finansmana erişimdeki güçlükler kadın çiftçilerin toprak bozulmasını önleme ve kuraklığa uyum sağlama imkanlarını azaltıyor. Ev içindeki sorumluluklar da kadınların eğitimlere ve ekonomik faaliyetlere ayırabildiği zamanı kısıtlıyor. Analizde, su kıtlığının su temini, hayvanların bakımı ve ailenin gıda ihtiyacının karşılanması için gereken süreyi artırabildiği, bunun da kadınların mesleki ve ekonomik gelişim faaliyetlerine katılımını zorlaştırabildiği belirtildi. Yeni verilerin raporlamaya eklenmesiyle desteğe ihtiyaç duyan kişilerin ve kadın çiftçilerin sürdürülebilir tarım uygulamalarını hayata geçirmesini engelleyen koşulların belirlenmesi amaçlanıyor. Kaynakta örnek verilen uygulamalar arasında toprağın örtülmesi, münavebe ve suyun verimli kullanılması bulunuyor. Atölyede ayrıca Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi’nin toplumsal cinsiyet eşitliği eylem planı ile bu planın Moldova’da uygulanma biçimleri sunuldu. Tartışılan öneriler arasında küçük çiftliklerin koşullarına uygun uygunluk ve ortak finansman ölçütleri oluşturulması, finansman başvurularının hazırlanmasına destek verilmesi ve eğitimlerin yerel yerleşimlerde, tarımsal faaliyetler ile bakım sorumluluklarına uygun saatlerde düzenlenmesi yer aldı. Tarıma destek sağlayan kurumların, yardım isteyen ve yardım alan kadınlarla erkeklerin sayılarını, finansman tutarlarını ve sağlanan destek türlerini ayrı ayrı toplaması da önerildi. Bu bilgilerin, desteklerin dağılımının değerlendirilmesine ve erişimde sorun yaşayan gruplara yönelik programların uyarlanmasına katkı sağlaması bekleniyor. Yerel yönetimlere ise arazi kullanan kadın ve erkeklerle, özellikle kadın çiftçiler ve küçük işletmelerle istişare yürütmeleri önerildi. Kadınların arazi komisyonları, kooperatifler ve su kullanıcı birliklerinde temsil edilmesi, ayrıca istişarelerde ortaya çıkan öneriler ile bunların alınan önlemlere nasıl yansıtıldığının belgelenmesi tavsiye edildi. Atölyede raporlama sürecinde uydu verilerinin kullanımı ve projenin ilerlemesi de ele alındı. Etkinlik, AO EcoContact tarafından Küresel Çevre Fonu’nun desteğiyle, Birleşmiş Milletler Çevre Programı aracılığıyla yürütülen Moldova’nın 2026 UNCCD ulusal raporlama projesi kapsamında düzenlendi.

Güney Afrika’da Olası Dizel Zammı Çiftçileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrika’da Olası Dizel Zammı Çiftçileri Endişelendiriyor

Güney Afrika’da çiftçiler ve tarım ürünlerini taşıyan işletmeler, kasım ayında yeni bir dizel fiyat artışı ihtimaliyle karşı karşıya. Merkezi Enerji Fonu’nun 2-14 Ekim 2026 dönemine ilişkin verileri, 500 ppm dizelde litre başına 1,37 rand, 50 ppm dizelde ise 1,46 rand eksik tahsilat bulunduğunu gösteriyor. Bu ortalamalar korunursa bir sonraki fiyat ayarlamasında, 4 Kasım’da, artış yaşanabileceği öngörülüyor. Ancak ekim ortası verileri açıklanmış fiyat değil, yalnızca olası artışın göstergesi niteliğinde; nihai ayarlama kalan inceleme dönemindeki hareketlere ve harç değişikliklerine bağlı olacak. Olası artış, son bir yıldaki sert fiyat yükselişinin ardından gündeme geldi. İç kesim toptan 500 ppm dizel fiyatı Ekim 2025’te litre başına 19,34 randdan Ekim 2026’da 31,95 randa çıktı. Farmer’s Weekly’nin aktardığı örnekte, 1.000 hektarlık bir mısır işletmesinin aynı yakıt tahsisi için dizel faturası yaklaşık 1,45 milyon randdan 2,4 milyon randa yükseldi. Bu, tohum, gübre, işçilik ve bitki koruma maliyetlerindeki değişiklikler hesaba katılmadan 945.855 randlık veya %65,2’lik ek yük anlamına geliyor. Karşılaştırma, hektar başına 75 litre dizel tüketimi ve hektar başına 5 ton verim varsayımıyla hazırlanıyor. İşletme alanı, yakıt tüketimi ve üretim miktarı sabit tutulduğu için hesaplama yalnızca fiyat artışının etkisini gösteriyor. Bu varsayımlarda dizelin ton başına maliyeti 290 randdan 479 randa çıkıyor. Önceki marjı koruyabilmek için ton başına 189 randlık farkın daha iyi net satış fiyatı, başka alanlarda tasarruf veya daha yüksek verimle karşılanması gerekiyor. Yakıt maliyetindeki baskı, çiftliğin kendi tüketimiyle sınırlı kalmıyor. Road Freight Association Üst Yöneticisi Gavin Kelly, yakıtın taşımacılık işletme maliyetlerinin operasyona bağlı olarak %35 ila %55’ini oluşturduğunu ve karayolu taşımacılığının Güney Afrika’daki kara taşımacılığı yüklerinin %80’inden fazlasını taşıdığını belirtti. Buna göre artış; girdilerin çiftliğe ulaştırılması, ürünlerin alıcılara taşınması ve nakliye hizmeti fiyatlarının yeniden düzenlenmesi üzerinden tedarik zincirine yansıyabilir. Kaynakta verilen örneğe göre yakıtın toplam işletme maliyetlerinin %40’ını oluşturduğu bir operasyonda, dizel fiyatının %10 artması diğer giderler sabitken toplam işletme maliyetini yaklaşık %4 yükseltir. Ton başına 20 randlık ek taşıma bedeli ise 5.000 tonluk hasatta 100.000 randlık ek maliyet oluşturur; bu hesap bir nakliye zammı tahmini değil, olası maliyet maruziyetini gösteren örnektir. Gerçek yük, mesafe, taşıma kapasitesi, bekleme süresi, sözleşme koşulları ve maliyetin hangi tarafça üstlenildiğine göre değişebilir.

Mısır'da 5 Milyon Yeni Hurma Ağacı İçin İhracat Hedefi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır'da 5 Milyon Yeni Hurma Ağacı İçin İhracat Hedefi

Khalifa Uluslararası Hurma ve Tarımsal İnovasyon Ödülü Genel Sekreteri Abdülvahap el-Buhari Zayed, Mısır'ın uluslararası hurma pazarlarındaki konumunu güçlendirmek amacıyla yaklaşık 5 milyon yeni hurma ağacının dikilmesini öngören projelerin önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Zayed, değerlendirmelerini Siwa Vahası'nda düzenlenen 9. Mısır Uluslararası Hurma Festivali'nin yanında gerçekleştirilen basın toplantısında yaptı. Zayed'e göre Mısır, yüksek hurma ağacı varlığı, çeşitliliği ve farklı üretim bölgeleri sayesinde küresel hurma sektöründeki konumunu geliştirebilecek kapasiteye sahip. Ancak yeni dikimlerin başarıya ulaşması, yalnızca ağaç sayısının artırılmasına bağlı değil. Bu genişlemeye bilimsel planlama, tarımsal çevreye uygun çeşit seçimi, üretim girdilerinin sağlanması ve hasat sonrası sistemlerin geliştirilmesi eşlik etmeli. Hurma ağacının yüksek toprak ve su tuzluluğu ile su kıtlığı gibi koşullara dayanabildiğini belirten Zayed, bu özelliğin ağacın çöl bölgelerinde ve diğer ürünlerin yetişmekte zorlandığı ortamlarda üretilebilmesini desteklediğini ifade etti. Buna rağmen hurma sektörü, iklim koşullarının yanı sıra hastalık ve zararlılarla da karşı karşıya bulunuyor. Kuzey Afrika'da görülen beyaz ölüm hastalığının köklere saldıran bir mantar olduğunu ve ilerleyen vakalarda ağacın ölümüne yol açabildiğini söyledi. Zayed, hastalığın Fas'ta yaklaşık 100 yıl içinde hurma ağacı sayısının yaklaşık 12 milyondan 4 milyona düşmesine ve yaklaşık 8 milyon ağacın kaybedilmesine neden olduğunu aktardı. Hastalığın yayılmasını sınırlamak için bulaşık bölgelerden sağlıklı alanlara hastalıklı fidan taşınmaması, iyi tarım uygulamalarının uygulanması ve açık sulama sistemlerinden damla sulama gibi daha verimli yöntemlere geçilmesi gerektiğini belirtti. Kırmızı palmiye böceğinin de Orta Doğu, Kuzey Afrika, bazı Afrika ülkeleri ve Avustralya'daki hurma üretimini tehdit ettiğini kaydetti. Mısır'ın ihracat hedefi açısından üretim artışının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Zayed, kalite ve gıda güvenliği standartlarının yanı sıra ayıklama, depolama, işleme, ambalajlama ve pazarlama süreçlerinin birlikte geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Küçük ve orta ölçekli üreticiler için soğuk depolama olanaklarının artırılması ve ürün dolaşımının iyileştirilmesinin, hasat sonrası kayıpları azaltarak üreticilerin ürünlerini uygun zamanda pazarlamasına katkı sağlayabileceğini belirtti.

Kıbrıs’ta Tropilaelaps Akarına Karşı Arıcılara Eğitim Başlatıldı
Görsel kaynağı: Politis · Özgün haber

Kıbrıs’ta Tropilaelaps Akarına Karşı Arıcılara Eğitim Başlatıldı

Türkiye’de Tropilaelaps spp. akarının tespit edilmesinin ardından Kıbrıs’ta arıcıların tehdidi tanıması ve gerekli önlemleri öğrenmesi amacıyla eğitim programı başlatılıyor. İlk eğitim, Skarinu Çevre Bilgilendirme Merkezi’nde düzenlenecek. Uygulamalı Arıcılık alanında uzman Aleksandros Papahristoforu, arıcılara akarın nasıl tanınacağını, oluşturduğu riskleri ve korunma yollarını anlatacak; katılımcıların sorularını yanıtlayacak. Eğitim, PLANBEE’nin Kıbrıs Arıcılar Birliği, Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası ile Filagrotiki danışmanlığının işbirliğiyle yürüttüğü program kapsamında yapılacak. Papahristoforu, bilim insanlarının şu aşamada Tropilaelaps akarının önünde olduğunu, ancak arıcıların rehavete kapılmaması gerektiğini belirtti. Araştırmacıya göre akar, Türkiye’nin Gürcistan sınırındaki kuzeydoğu bölgelerinde bulunuyor ve yayılmasının en kötümser tahminle Kıbrıs’a iki veya üç yıldan önce ulaşması beklenmiyor. Bununla birlikte, akarın bir kişi tarafından daha erken taşınması ihtimali dışlanmıyor. Kıbrıslı Türk arıcıların kolonileri kuzeydoğu Türkiye’den değil, daha yakın olan güney Türkiye’den ağırlıklı olarak ithal ettiği de aktarılıyor. Uzman, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk arıcılar arasında işbirliği ve karşılıklı bilgilendirmenin önemli olduğunu söyledi. Akarın Kıbrıs’a ulaşması halinde mücadelenin tüm arıcılar tarafından aynı zamanda ve belirli bir yöntemle yürütülmesi gerektiğini belirten Papahristoforu, bilimsel yönlendirmeyle hedefin akarın tamamen yok edilmesi değil, zararın sınırlandırılması olacağını ifade etti. Kıbrıs Veteriner Hizmetleri ise erken tespitin hızlı inceleme ve gerekli önlemlerin alınmasını, mümkünse akarın yerleşip yayılmadan ortadan kaldırılmasını sağlayacağını bildirdi. Eğitimlerde akarın tanınmasına yardımcı olmak üzere Kazakistan ziyareti sonrasında hazırlanan özgün fotoğrafların da gösterileceği belirtildi. Akarın yayıldığı ülkelerde sorunun şimdilik yönetilebilir göründüğü, ancak bu konuda henüz resmi verilerin bulunmadığı aktarıldı. Papahristoforu ayrıca yeni tehdidin Kıbrıs arı ırkına daha fazla ağırlık verilmesi için bir fırsat olduğunu söyledi. Araştırma verilerine göre Kıbrıs arı ırkı hâlâ varlığını sürdürüyor ve direnç gösteriyor; ancak korunmaya ve emek verilmesine ihtiyaç duyuyor. Kıbrıs Arıcılar Birliği Başkanı Margarita Kulumi, tüm arıcıların hazırlık yapması, akarı ilk tespit eden kişinin Veteriner Hizmetleri’ni derhal bilgilendirmesi ve denetimlerin artırılması çağrısında bulundu. Birlik, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk arıcılar arasında iki toplumlu teknik komite aracılığıyla bilgi paylaşımına katılmak istiyor. Kulumi ayrıca geçiş noktalarında işgal altındaki bölgelerden kraliçe arıların yasa dışı girişinin önlenmesini istedi. Gümrük Dairesi de Yeşil Hat Tüzüğü uyarınca hayvanlar, hayvansal ürünler ve ilgili arıcılık malzemelerinin geçişinin yasak olduğunu, tespit edilen miktarların müsadere edileceğini açıkladı.

Hollanda, Siber Saldırıların Ardından Gıda Krizleri İçin Plan Hazırlıyor
Görsel kaynağı: BNT News · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda, Siber Saldırıların Ardından Gıda Krizleri İçin Plan Hazırlıyor

Hollanda hükümeti, ülkedeki süpermarketleri etkileyen siber saldırıların ardından gıda krizleriyle başa çıkma planı hazırlıyor. Plan kapsamında ulusal düzeyde, kritik ürünlerin en az iki-üç gün yetecek rezervlerinin oluşturulması öngörülüyor. Mağazaların dijital sistemler, ödemeler veya lojistik çalışmadığında kullanılacak alternatif gıda tedarik planlarına ve ek depolara sahip olması isteniyor. Saldırılar, sürekli teslimata ve görece küçük stoklara dayanan sistemde 10 milyon avronun üzerinde zarara yol açtı. Mark Jansen, dijital sistemlere tek başına bağlı olmayan analog bir dağıtım sistemi çağrısı yaptı.

Yeni Zelanda’da Eylül 2026 Gıda Enflasyonu %2,4 Oldu
Görsel kaynağı: Waatea News · Özgün haber

Yeni Zelanda’da Eylül 2026 Gıda Enflasyonu %2,4 Oldu

Yeni Zelanda’da gıda fiyatları Eylül 2026’da bir önceki yılın aynı ayına göre %2,4 arttı. Stats NZ verilerine göre temel ürünlerdeki yükseliş daha belirgin oldu; ekmek fiyatı %6,3, süt %6,8 ve kahvaltılık gevrek %6 yükseldi. Sığır ve dana eti fiyatları %5,8 artarken koyun, kuzu ve hogget fiyatlarındaki artış %10,7’ye ulaştı. Yeni Zelanda İşçi Sendikaları Konseyi, verilerin özellikle düşük gelirli haneler açısından hayat pahalılığı baskısının sürdüğünü gösterdiğini belirtti. Gıda fiyatları Ağustos ile Eylül arasında değişmedi ancak yıllık bazda daha yüksek kaldı. Kaynakta, yıllık artış hızının yavaşlamasının ürünlerin ucuzladığı anlamına gelmediği; fiyatların yalnızca daha yavaş yükseldiği vurgulandı. Baskı market ürünleriyle sınırlı kalmadı. Elektrik fiyatları yıllık %9,5, gaz fiyatları %11,4 arttı. Benzin fiyatlarındaki yıllık artış %24,3, dizeldeki artış ise %55,8 oldu. Eylül ayında da benzin ve dizel fiyatları bir önceki aya göre sırasıyla %6,4 ve %7,8 yükseldi. Stats NZ, akaryakıt artışlarına uluslararası arz kesintilerinin katkıda bulunduğunu açıkladı. Kategoriler arasında farklı yönlerde değişimler de görüldü. Meyve ve sebze fiyatları yıllık %1,8 düşerken market gıdası fiyatları %3 arttı. Kaynakta ayrıca gıda ve enerji fiyatlarının uluslararası emtia piyasaları, arz kesintileri, üretim maliyetleri ve iç rekabet gibi çeşitli etkenlerden etkilenebileceği; fiyat artışlarının tek başına hükümet politikasının sonucu olarak değerlendirilemeyeceği belirtildi.

Federal Yargıç USDA’nın Yeniden Yapılanma Planlarını Durdurdu
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber

Federal Yargıç USDA’nın Yeniden Yapılanma Planlarını Durdurdu

ABD’de federal yargıç, Tarım Bakanlığının (USDA) yeniden yapılanmadan etkilenen bazı kurumlarında ofis kapatma veya kaldırma işlemlerini durdurdu. Karar ayrıca çalışanların, kadroların ve görevlerin mevcut yerel ulaşım alanlarının dışına taşınmasını, zorunlu yeniden görevlendirme bildirimleri yoluyla yapılacak işlemler de dahil olmak üzere engelliyor. Kısıtlamalar Orman Servisi, Tarımsal Araştırma Servisi, Dış Tarım Servisi, Kırsal Kalkınma, Hukuk Müşavirliği Ofisi, Sivil Haklardan Sorumlu Bakan Yardımcılığı Ofisi, Araştırma, Eğitim ve Ekonomi ile Çiftlik Üretimi ve Koruma gibi kurum ve misyon alanlarını kapsıyor. Ancak karar, Washington D.C. bölgesindeki ofislerin kapatılmasını veya çalışanların bu bölge içinde taşınmasını engellemiyor. Bu istisna, USDA’nın Washington’daki South Building binasına ilişkin bazı yeniden yapılanma adımlarının sürmesine izin verebilir. Yargıç Chhabria, yeniden yapılanmanın çiftçilere, yetiştiricilere ve kırsal topluluklara sunulan hizmetleri nasıl etkileyebileceğinin USDA tarafından yeterince değerlendirilip değerlendirilmediğini de sorguladı. Bununla birlikte yargıç, kararının yeniden yapılanmanın iyi bir politika olup olmadığına ilişkin değerlendirme olmadığını belirtti. Davanın merkezinde, bakanlığın önerilen değişiklikleri mevcut ödenekleri kullanarak uygulamak için yasal yetkiye sahip olup olmadığı bulunuyor. Dava, Amerikan Hükümet Çalışanları Federasyonu ve AFL-CIO’nun da aralarında bulunduğu federal çalışan sendikalarınca açıldı. Kısıtlamaların 11 Aralık’ta sona ermesi planlanıyor. Kongre, yaklaşan harcama yasası sürecinde planları yeniden ele alabilir; USDA yetkilisi Stephen Vaden ise bakanlığın ihtiyati tedbire itiraz edebileceğini ve hukuki konumuna güvendiğini söyledi. 13 Ekim tarihli emir, 14 Eylül’den önce yeni görev yerlerinde çalışmaya başlamış personelin geri dönmesini gerektirmiyor; tedbir, dava sürerken yürürlükte kalıyor.

IFAD’dan Küresel Gıda Krizi Uyarısı
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

IFAD’dan Küresel Gıda Krizi Uyarısı

Birleşmiş Milletler’in (BM) uzman kuruluşu Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD), enerji, yakıt ve gübre fiyatlarındaki artışın küresel gıda krizi riskini yükselttiği uyarısında bulundu. IFAD Başkanı Alvaro Lario, gıda fiyatlarının önümüzdeki altı ila dokuz ay boyunca artmaya devam edebileceğini söyledi. Dünya genelinde tarım ürünleri fiyatlarının yılın üçüncü çeyreğinde %13 arttığı belirtildi. Ortadoğu’daki çatışmanın etkisiyle yükselen enerji maliyetleri gübre ve yakıt fiyatlarını artırırken, bu durum hem tarımsal üretimin hem de gıda taşımacılığının maliyetini yükseltti. IFAD’a göre artan gübre ve yakıt giderleri çiftçilerin gelirleri ile nihai gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Lario, dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden birinin sağlıklı beslenmeyi karşılayamadığını belirtti. Baklagiller, sebzeler ve et fiyatlarındaki artışın kırılgan nüfusun besleyici ürünlere erişimini daha da azalttığı aktarıldı. BM’nin aktarılmış verilerine göre gıda güvensizliği yaklaşık 260 milyon kişiyi etkiliyor; gelişmekte olan ülkelerde gıda harcamalarının hane bütçesindeki payı yüksek olduğu için ılımlı artışlar bile yeterli beslenmeyi zorlaştırabiliyor. Küçük çiftçiler, dünya gıda üretiminin yaklaşık üçte birini ve birçok gelişmekte olan ülkede üretimin %70’ine kadarını sağlıyor. IFAD, bu kesimin yükselen maliyetler karşısında en kırılgan gruplardan biri olduğunu belirtti. Lario’ya göre gübre ve yakıt sübvansiyonları kısa vadede baskıyı geçici olarak azaltabilir; ancak tarımın gelecekteki ekonomik ve jeopolitik şoklara dayanıklılığını artıracak uzun vadeli çözümlere ihtiyaç var. G7 ülkeleri de gıda güvensizliği riski taşıyan ülkelere destek amacıyla, özellikle gübre alanında 2,5 milyar dolar seferber etme taahhüdünde bulundu.

Moldova ile FAO, Tarımsal Dayanıklılık ve Yatırım İşbirliğini Genişletecek
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber

Moldova ile FAO, Tarımsal Dayanıklılık ve Yatırım İşbirliğini Genişletecek

Moldova Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanı Eugeniu Osmochescu ile FAO Genel Direktörü Qu Dongyu, Roma’da Moldova tarımına verilen destek, tarım ve iklim değişikliği projeleri ile sektöre yatırım çekilmesini görüştü. Görüşme, Osmochescu’nun 2026 Dünya Gıda Forumu’na katılımı kapsamında yapıldı. Görüşmede, FAO desteğiyle hazırlanan 2027–2030 Ulusal Tarımda Dayanıklılık Programı da ele alındı. Osmochescu, belge onaylandıktan sonra hedeflerin somut önlemlere ve finansman sağlayabilecek projelere dönüştürülmesi için teknik ve yatırım desteğinin sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Taraflar ayrıca iklim değişikliğinin yarattığı zorluklar karşısında öncelikli müdahale alanlarını ve Agro-Gıda Ortaklık Platformu ile FAO Yatırım Merkezi fırsatları üzerinden yatırım iş birliğinin genişletilmesini değerlendirdi.

İngiltere’nin Güneyinde Şiddetli Kuraklık İlanı, Çiftçilere Su Denetimi
Görsel kaynağı: FarmingUK · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’nin Güneyinde Şiddetli Kuraklık İlanı, Çiftçilere Su Denetimi

3 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

İngiltere hükümeti, Cornwall, Devon, Dorset, Somerset, East Sussex ve West Sussex’in bazı bölgelerinde şiddetli kuraklık ilan etti. Güney İngiltere’deki çiftçiler, doğal kaynaklardan yapılan su çekimlerine yönelik artırılmış denetimlerle karşı karşıya kalacak. Duyuru, Güneydoğu ve Güneybatı İngiltere’de nisan-eylül döneminin bir yüzyılı aşkın sürenin en kurak dönemi olmasının ardından geldi. Uzun süren kuraklık rezervuar seviyelerini düşürürken hükümet, kamu su kaynaklarını korumak için ek önlemler aldı. Çevre Ajansı, doğal kaynaklardan su çeken işletmelerin çekimlerinin izin verilen sınırlar içinde kalıp kalmadığını denetleyecek. Uygulama, sulama ve diğer tarımsal faaliyetleri için su çekimine bağımlı işletmeleri özellikle ilgilendiriyor. Ulusal Çiftçiler Birliği (NFU) Başkan Yardımcısı Paul Tompkins, aşırı hava koşullarının İngiliz tarımı ve gıda üretimi üzerindeki baskısına dikkat çekerek çiftlik içi su depolama altyapısına daha fazla yatırım yapılmasını istedi. NFU ayrıca çiftlik rezervuarlarının yapımını destekleyecek su yönetimi hibeleri konusunda netlik sağlanması ve gereksiz planlama engellerinin kaldırılması çağrısında bulundu. Su şirketlerine nehir ve rezervuar seviyelerini günlük izleme ile daha sıkı su kalitesi kontrolleri yapma talimatı verildi. Su Bakanı Emma Hardy, çevre kuralları ile su mevcudiyeti arasında kaçınılmaz bir çatışma oluştuğunda kamu su kaynaklarına öncelik verilmesini istedi. Hükümet müşteri tedariklerinin kesintiye uğramayacağını belirtirken yeni tarımsal sulama kısıtlaması açıklanmadı. Uzun vadeli planlar arasında su altyapısına 104 milyar sterlin yatırım, dokuz büyük rezervuarın inşası ve rezervuar projelerini kolaylaştıracak planlama reformları bulunuyor.

İsrailli Haham, Filistinlilerin Zeytinlerini Toplamaya İzin Veren Dini Hüküm Yayımladı
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

İsrailli Haham, Filistinlilerin Zeytinlerini Toplamaya İzin Veren Dini Hüküm Yayımladı

İsrail’de yerleşimciler arasındaki etkili dini liderlerden haham Dov Lior, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere ait arazilerde yetişen zeytinlerin toplanmasına izin veren bir dini hüküm yayımladı. Lior, Filistinlilerin yaşadıkları toprakların sahibi olmadığını, bu arazilerin “İsrail halkına” ait olduğunu savundu. Zeytin ağaçları dikmiş olmanın Filistinlilere arazi veya ürünleri üzerinde hak vermediğini belirten haham, ürünlerin ve toprağın “gerçek sahiplerine” iade edilmesi gerektiğini söyledi. Hüküm, zeytin hasadı sırasında Filistinli çiftçilere ve mülklerine yönelik saldırıların arttığı bir dönemde yayımlandı. Kaynakta aktarılan saldırılar arasında fiziksel şiddet, tarlalara erişimin engellenmesi, zeytin ağaçlarının yok edilmesi ve ürünlerin alınması yer alıyor. Bu olayların her yıl ekim ayında tekrarlandığı, ancak bu ay saldırılarda belirgin artış görüldüğü bildirildi. Lior’un hükmü yalnızca İsrail yerleşimlerinin yakınındaki arazileri değil, daha uzaktaki Filistin bölgelerini de kapsıyor. Yerel kaynaklara göre İsrailli yerleşimciler çarşamba günü El Halil’in güneyindeki Masafer Yatta bölgesinde Filistinlilere ait zeytinliklere girerek ağaçlardaki ürünleri aldı. İşgal altındaki Batı Şeria’da zeytin hasadı resmen 15 Ekim’de başlıyor; ancak yerleşimci şiddeti, askeri baskınlar, erişim kısıtlamaları ve yeni yerleşim noktalarının kurulması Filistinlilerin tarlalarına ulaşmasını zorlaştırıyor. Bölgedeki 29 Filistinli ve uluslararası kuruluşun araştırmasında kuruluşların %79’u çalışanlarının yakın zamanda saldırıya uğradığını, tehdit edildiğini veya taciz edildiğini bildirdi. Filistinli, İsrailli ve uluslararası insan hakları kuruluşları, İsrail makamlarını yerleşimci saldırılarını önlememek ve sorumluları cezalandırmamakla suçluyor. Kuruluşlara göre saldırıların hedefinde Filistinlilerin evleri, tarım arazileri ve araçları da bulunuyor. Uluslararası hukuka göre işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan İsrail yerleşimleri yasa dışı kabul ediliyor; Filistinliler ise toprak üzerindeki haklarını koruduklarını belirtiyor.

Ukrayna: Karadeniz Gıda Güvenliğinde İkinci Hürmüz Olabilir
Görsel kaynağı: Novinite · Özgün haber

Ukrayna: Karadeniz Gıda Güvenliğinde İkinci Hürmüz Olabilir

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, Rusya’nın Karadeniz’deki eylemlerinin Ukrayna’nın tarım ürünleri ihracatını tehdit ettiğini ve bölgeyi gıda güvenliği açısından ikinci bir Hürmüz Boğazı’na dönüştürebileceğini söyledi. Ukrinform’un aktardığı açıklamaya göre Sybiha, Moskova’nın deniz taşımacılığını baskı kurmak amacıyla kısıtladığını savundu. Sybiha, bu kısıtlamaların küresel gıda fiyatlarında yeni bir artışa yol açabileceği, bazı Afrika ülkelerinde arz sıkıntısı yaratabileceği ve Avrupa’ya yönelik yeni göç dalgalarını tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Ukrayna Dışişleri Bakanı, “Rusya gıdayı silah olarak kullanıyor” diyerek uygulamaların kasıtlı bir strateji olduğunu belirtti.

Avrupa Sütçülüğünde Öncelik Yatırım ve Açık Piyasalar
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Sütçülüğünde Öncelik Yatırım ve Açık Piyasalar

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa sütçülük sektörünün temsilcileri, Slovak Sütçülük Birliği’nin ev sahipliğinde yıllık kongre için perşembeden bu yana Bratislava’da bir araya geliyor. Avrupa Sütçülük Birliği’nin (EDA) yeni başkanı Koert Verkerk, göreve başlarken yatırım koşullarının oluşturulması, katma değer sağlayan yeniliklerin geliştirilmesi ve açık ve adil piyasaların desteklenmesini üç öncelik olarak açıkladı. Verkerk, başkan seçilmesinden yaklaşık bir saat sonra Bratislava’daki toplantıda konuştu. Kongrede süt işleme sektörünün jeopolitik istikrarsızlık, gümrük politikaları, yükselen enerji fiyatları ve küresel ticaret akışlarındaki bozulmalarla karşı karşıya olduğu belirtildi. Sektör ayrıca üretim verimliliğini artırma, sürdürülebilirliği sağlama ve değişen tüketici taleplerine uyum gösterme baskısı taşıyor. Slovak Sütçülük Birliği Başkanı Marián Šolty, Slovakya’nın Avrupa süt üretimindeki payının %0,6 olduğunu, büyük Avrupa mandıralarının günde 7,5 milyon litreye kadar süt işlediğini, Slovak mandıralarında ise günlük hacmin 100 bin ila 300 bin litre arasında bulunduğunu söyledi. Šolty, Slovak sütçülüğündeki yatırım açığının 450 milyon avroya ulaştığını ve bu kaynağın yeni teknolojiler ile dijital yeniliklerde kullanılabileceğini belirtti. Sektörde yüksek protein içeren, laktozsuz ve A2A2 sütünden üretilen ürünlere yönelik çalışmaların yanı sıra genç tüketicilerin taleplerine uyum arayışı öne çıkıyor. Slovakya’da süt ve süt ürünleri tüketiminin son yıllarda kişi başına yılda 40 kilogram arttığı bildirildi. Açık piyasalar başlığında Hindistan ve Endonezya, Avrupa sütçüleri için potansiyel pazarlar olarak değerlendirildi. Çin ise ticaret açısından öngörülemez bir ortak olarak nitelendirildi. Avrupa Komisyonu Ticaret Genel Müdürlüğünden Flavio Coturni, Çin’in 2025 sonunda Avrupa Birliği’nden seçili süt ürünlerine ek gümrük vergileri getirdiğini, daha sonra bu vergileri düşürmesine rağmen önlemlerin Avrupa ihracatçılarının Çin pazarındaki rekabet gücünü zayıflattığını aktardı. Süt fiyatlarındaki düşüşün temel nedeninin artan arz olduğu, küresel piyasalardaki gelişmelerin de etkili bulunduğu belirtildi. Verkerk, sürdürülebilirlik politikalarının çiftliklerin ekonomik olarak yaşayabilir kalmasına, işletmelerin yatırım yapabilmesine ve yeniliklerin pratik sonuç vermesine imkân tanıması gerektiğini söyledi. Slovakya Tarım Bakanı Richard Takáč ise 2028’den itibaren Avrupa Birliği’nin tarım ve gıda sektörüne yönelik önerilen finansmanının mevcut zorlukları karşılamadığını ve ülkesinin mevcut döneme kıyasla daha az kaynak alabileceğini belirtti. Takáč, Slovak sütçülüğünün uzun vadeli sağmal inek sayısındaki düşüş, yüksek üretim maliyetleri ve ithal ürün rekabetiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti.

ABD’de Eylül Traktör Satışları Yıllık %16,4 Geriledi
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber
Veri haberi

ABD’de Eylül Traktör Satışları Yıllık %16,4 Geriledi

ABD’de tarım ekipmanı satışlarındaki gerileme eylülde de sürdü. Association of Equipment Manufacturers (AEM) verilerine göre bayiler, Eylül 2026’da 15.024 traktör sattı. Bu sayı, Eylül 2025’teki 17.979 adedin %16,4 altında kaldı. Kendinden yürür biçerdöver satışları da 414 adetten 369’a düşerek yıllık %10,9 geriledi. Traktör satışlarındaki zayıflık tüm beygir gücü gruplarında görüldü. 40 beygir gücünün altındaki iki çeker modellerin satışları %15,4 azalarak 8.952 adede indi. 40-100 beygir gücündeki traktör satışları %18,7 düşüşle 4.443 adet oldu. 100 beygir gücünün üzerindeki iki çeker modellerde satışlar %15 azalarak 1.396 adede gerilerken, dört çeker traktör satışları %20,2 düşüşle 233 adette kaldı. Gerileme yalnızca eylül sonuçlarıyla sınırlı kalmadı. ABD’de 2026’nın ilk dokuz ayında traktör satışları 135.325 adede düşerek geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %12,6 azaldı. Biçerdöver satışları da aynı dönemde 2.683 adetten 2.432’ye geriledi ve %9,4 düşüş kaydetti. AEM Kıdemli Başkan Yardımcısı Curt Blades, hasat sezonuna ekonomik koşullarda daha fazla kesinlik ve tarım ekonomisinde toparlanma beklentisiyle girildiğini söyledi. Yüksek işletme giderleri, borçlanma maliyetleri ve emtia fiyatlarına ilişkin belirsizlik, çiftçilerin büyük makine yatırımlarını ertelemesine neden olan koşullar arasında gösterildi. Kanada’da da eylül traktör satışları %15,1, biçerdöver satışları %37,6 geriledi.

AB Tarımında Üretkenlik Artışı Yavaşladı, Maliyetler Yükseldi
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarımında Üretkenlik Artışı Yavaşladı, Maliyetler Yükseldi

Oxford Economics’in Bayer tarafından yaptırılan çalışmasına göre Avrupa Birliği’nde toplam tarla bitkileri üretimi 2011-2023 döneminde yılda ortalama yalnızca %0,1 arttı. Aynı dönemde üretim artışı ABD’de %1, dünya genelinde %2 ve Brezilya’da %3,3 oldu. Çalışmadaki karşılaştırma, tek bir ürünün verimini değil, farklı yüzölçümü, ürün ve işletme yapılarını kapsayan toplam bitkisel üretimi ölçüyor. Avrupa’daki yavaş büyüme, üretim maliyetlerindeki artış ve iklim riskleriyle birlikte değerlendiriliyor. Çalışmaya göre 2025’te AB’de gübre fiyatları 2020’ye göre %60, enerji fiyatları %51, makine ve ekipman fiyatları %25 yükseldi. Oxford Economics’ten Jeremy Leonard, maliyet baskısının özellikle işletme marjlarında görüldüğünü ve kârlılığın azalmasının üretkenliği artırabilecek teknolojilerin satın alınmasını zorlaştırdığını belirtti. Avrupa Yatırım Bankası’nın çalışmada aktarılan tahminlerine göre iklim riskleri Avrupa tarlalarında yıllık ortalama 17,4 milyar avro kayba yol açıyor; bu tutar üretimin %6,4’üne denk geliyor. Kayıpların 2050’de 24,8-28,9 milyar avroya çıkabileceği öngörülüyor. Bu etkinin bölgelere ve ürünlere göre değişeceği belirtilirken, Hollandalı süt sığırı yetiştiricisi Judith de Vor, aşırı yağış dönemleriyle sıcak ve kurak dönemlerin üretim koşullarını değiştirdiğini ve yeni bitki sağlığı sorunları doğurduğunu anlattı. Bitki koruma alanındaki seçeneklerin daralması da çalışmada öne çıkan sorunlar arasında yer aldı. Bayer’in aktardığı verilere göre AB’de onaylı aktif maddelerin sayısı 2000’lerin başındaki binden fazla düzeyden yaklaşık 420’ye geriledi; son yedi yılda 92’den fazla madde piyasadan çıkarken yalnızca bir yeni sentetik aktif madde geldi. Frank Terhorst, bitki koruma programlarındaki boşlukları önümüzdeki beş yılın başlıca sorunlarından biri olarak gösterdi. Bayer, yeni kimyasal ve biyolojik çözümlerin geliştirilmesini ve ruhsatlandırılmasını hızlandırmayı savunuyor. Terhorst, yeni genomik teknikleri çeşitlerin çevre koşullarına daha hızlı uyarlanması için önemli bir platform olarak değerlendirirken, hastalık direnci ve azot beslenmesi gibi daha karmaşık özellikler için zaman ufkunun gelecek on yıla uzandığını belirtti. Bayer’in sekiz Avrupa pazarında 8 binden fazla tüketiciyle yaptığı ankette katılımcıların %84’ü gıda arz güvenliğini ulusal güvenlik meselesi saydı; aynı oran çiftçilerin yeni teknolojilere erişimini destekledi. Ancak genel inovasyon desteğinin belirli teknolojiler üzerindeki görüş ayrılıklarını ortadan kaldırmadığı ve çiftçilerin kendi koşullarına uygun çözümleri seçebilmesi gerektiği vurgulandı.

İrlanda’da Kadın Çiftçilerin Rolü Kısa Gıda Zincirleriyle Ele Alındı
Görsel kaynağı: Teagasc · Özgün haber

İrlanda’da Kadın Çiftçilerin Rolü Kısa Gıda Zincirleriyle Ele Alındı

İrlanda’da düzenlenen “Land Citizenship: Rural Women Cultivating Good Food for All” etkinliğinde kadın çiftçilerin tarımdaki rolü, kısa gıda tedarik zincirleri ve sürdürülebilir gıda sistemleri araştırma ve politika odağında ele alındı. Teagasc’ın Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün Uluslararası Kırsal Kadınlar Günü ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı kapsamında düzenlediği organizasyon, kurumun bu çerçevedeki iki etkinliğinden biri oldu. İki günlük etkinlik, İrlanda Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığı ile Teagasc tarafından ortaklaşa düzenlendi ve İrlanda’nın Avrupa Birliği Konsey Başkanlığı için resmi etkinlik olarak gerçekleştirildi. COREnet Horizon Europe projesi kapsamında bir yol gösterisi niteliğindeki organizasyon, uluslararası katılıma ve politika yeniliğine odaklandı. İlk gün Avrupa’nın farklı yerlerinden çiftçiler, danışmanlar, araştırmacılar, politika yapıcılar ve kırsal kuruluşlar saha ziyaretlerinde bir araya geldi. Katılımcılar COREnet’in “Golden Cases” ve “Lighthouse Projects” kapsamındaki Airfield Farm, Burren Beef and Farm Experience, Masterchefs ve Western Organic Producer Organisation örneklerini inceledi. Bu örnekler, kapsayıcı ve sürdürülebilir değişimde danışmanlık hizmetleri, hedefli politika desteği ve işbirlikçi ağların rolünü ortaya koydu. Bazı girişimlerin İrlanda’nın 2023-2027 Ortak Tarım Politikası Stratejik Planı kapsamındaki kısa gıda tedarik zinciri ve üretici örgütlerine erken destek programlarından yararlandığı aktarıldı. Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığından Elisa Goode, örneklerin kısa gıda zincirleri ile sürdürülebilir gıda sistemlerinde kadın çiftçilerin liderliğini gösterdiğini söyledi. İkinci gün Galway’de düzenlenen araştırma ve politika sempozyumunda DAFM’nin TEDY Agroekoloji Ortaklığı, COREnet’in kardeş ağı EU4Advice ve sürdürülebilir hayvancılık sistemlerine odaklanan STEP-UP Horizon Europe projesi ele alındı. Teagasc’tan Áine Macken-Walsh, kısa gıda zincirlerinin yalnızca İrlanda’da değil, Avrupa Birliği genelinde kadınların çiftlik temelli yenilikçiliğe liderlik ettiği alanlardan biri olduğunu belirtti. Macken-Walsh, bu zincirlerin aile çiftliklerinde kadınların işletmelerin ortak liderleri olduğu işbirlikçi düzenlemelerle gelişebildiğini ifade etti. Hindistan’dan Bina Agarwal, grup veya işbirlikçi tarımın tarımda toplumsal cinsiyet eşitliğini dönüştürme potansiyelini vurgulayarak İrlanda’daki örnekleri küresel bağlama yerleştirdi. Avusturya’dan Christian Jochum ise ülkede kadınların tarıma katılımının Avrupa Birliği ortalamalarına göre daha yüksek olduğunu ve organik tarımın önemli bir paya sahip bulunduğunu aktardı. TEDY’den Mousaab Alrhmoun, kısa gıda zincirlerinin kadınları, gençleri ve geleneksel tarımda yeterince temsil edilmeyen grupları güçlendirebilecek yerel iş modelleri sunduğunu söyledi. Etkinlikte ayrıca İrlanda Natura ve Tepe Çiftçileri Birliği, Tarımda Kadınlar Paydaş Grubu, Wild Atlantic Nature, Talamh Beo ve Mid-West Bio-District temsilcilerinin görüşleri sistemik haritalama çalışmasında bir araya getirildi. Araştırma boyutunda FLIARA Horizon Europe projesi ile Galway, Limerick ve Lyon’daki akademik kurumların temsilcileri yer aldı. Kapanış konuşmasında Teagasc yöneticisi Paul Maher, aile çiftçiliğinde kadınların güçlendirilmiş rollerinin sürdürülebilirlik ve yenilikçilik üzerinde olumlu etkiler yarattığına ilişkin tutarlı kanıt bulunduğunu söyledi.

Slovak Bakan Takáč: Süt Sektörü İçin AB Finansmanı Yetersiz
Görsel kaynağı: SITA · Özgün haber
Veri haberi

Slovak Bakan Takáč: Süt Sektörü İçin AB Finansmanı Yetersiz

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Slovakya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanı Richard Takáč, Bratislava’da Avrupa Sütçülük Birliği’nin (EDA) yıllık kongresinde Slovak süt sektörünün büyüme potansiyeli bulunduğunu söyledi. Takáč’a göre bu potansiyelin kullanılabilmesi için istikrarlı koşullar, yeterli yatırım ve adil rekabet gerekiyor. Bakan ayrıca 2028’den itibaren uygulanması önerilen Avrupa Birliği tarım ve gıda sektörü finansmanının sektörün karşı karşıya olduğu zorluklara karşılık gelmediğini belirtti. Takáč, mevcut bütçe taslağına göre Slovakya’nın tarım için mevcut döneme kıyasla daha az kaynak alabileceğini ve sektöre doğrudan ayrılan fonların gerekli ölçüde doğrudan ödemeleri karşılamayabileceğini söyledi. AB bütçesinin 800 ila 900 milyar avro büyümesinin konuşulduğu bir dönemde çiftçilerin ve gıda üreticilerinin daha az finansman almasının kabul edilemez olduğunu savunan bakan, gıda güvenliği ve kendine yeterlilik için daha fazla kaynak ve daha az bürokrasi gerektiğini ifade etti. Slovak süt işletmelerinin daha fazla yerli sütü işleyebilecek teknoloji ve kapasiteye sahip olduğunu belirten Takáč, bunun istikrarlı birincil üretime ve sektörün ekonomik olarak sürdürülebilir işlemesine bağlı olduğunu kaydetti. Ancak sektör, sağmal inek sayısındaki uzun süreli düşüş, yüksek üretim maliyetleri ve ithal ürünlerin güçlü rekabetiyle karşı karşıya. Bu koşullar, çiftliklerin ekonomisini ve işleyicilerin yeni yatırımlara ilişkin kararlarını etkiliyor. Bakan, gıda sektörünün modernizasyon, otomasyon ve rekabet gücünün artırılması için yatırımlara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gıda sektörünün Ortak Tarım Politikası içinde tutulmasına yönelik görüşmeleri olumlu karşılasa da, ek finansman olmadan bunun yeterli olmayacağını belirtti. Takáč ayrıca Ukrayna dahil üçüncü ülkelerden yapılan gıda ithalatının Avrupalı üreticiler üzerindeki baskısına dikkat çekerek, Ukrayna’ya yardım edilirken Avrupalı çiftçi ve işleyicilerin orantısız rekabet baskısından korunması gerektiğini ifade etti.

Almanya’da Patates Fiyatları Eylülde %11,3 Arttı
Görsel kaynağı: WirtschaftsWoche · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Patates Fiyatları Eylülde %11,3 Arttı

Almanya’da patates fiyatları eylülde geçen yılın aynı ayına göre %11,3 yükseldi. Fiyat artışı, sıcak ve kurak yazın üretim üzerindeki etkileriyle birlikte değerlendirilirken, bu yılki patates hasadının geçici sonuçlara göre 10,4 milyon ton olması bekleniyor. Bu miktar, 2025’teki 13,9 milyon tona kıyasla yaklaşık dörtte bir daha düşük. Kuraklık patateslerin küçülmesine yol açarken, hektar başına verim alışılmış 46 tonun altına 39 tona indi. Ekim alanı da bu yıl %11’den biraz fazla daraldı. Almanya’daki taze sebze fiyatları eylülde yıllık bazda %12 arttı; yumurta fiyatlarındaki yükseliş %15’i aşarken balık ve deniz ürünleri %4,5 pahalandı. Alman Çiftçiler Birliği, ağustos ayında tahıl hasadının 41,9 milyon tonla geçen yılın %7 altında kalacağını tahmin etti. Birliğe göre fazla kuru ilkbahar ve haziranın ikinci yarısındaki sıcak hava dalgası birçok bölgede tahılların erken olgunlaşmasına neden oldu. Avrupa buğday fiyatı da son üç ayda yaklaşık %20 arttı; Rusya’nın Karadeniz’de yük gemilerine yönelik saldırılarının sevkiyatları aksattığı aktarıldı. Küresel gıda hammaddesi fiyatları açısından El Niño da bir risk olarak gösteriliyor. Avrupa Merkez Bankası, güçlü bir El Niño olayının fiyatları %9’a kadar artırabileceğini hesapladı; Uluslararası Para Fonu ise geçmiş olaylarda nihai tüketici fiyatlarındaki ortalama artışı %5 olarak belirledi. Almanya’da gıda fiyatları eylülde yıllık %0,4 arttı ve 2020’den bu yana toplam yükseliş %30’u aştı. Hammadde fiyatlarındaki değişimlerin raflara genellikle beş-altı ay sonra yansıdığı belirtilirken, hükümetin ekim için kararlaştırdığı akaryakıt indiriminin süpermarket fiyatlarında henüz rahatlama sağlamasının beklenmediği aktarıldı.