ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3067 haber · Sayfa 54

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İtalya’da çiftçiler ile karayolu taşımacıları, akaryakıt ve üretim maliyetlerindeki artışa karşı bir aydan uzun süredir protesto düzenliyor. Yerel gösteriler ve daha geniş katılımlı eylemlerle sürdürülen protestolarda motorin fiyatları, işletme giderleri ve daralan ekonomik marjlar nedeniyle acil müdahale ve maliyetleri sınırlayacak önlemler talep ediliyor. Eylemler özellikle ülkenin güneyinde yoğunlaşırken Calabria ve Sicilya’da taşımacılık durdurma eylemi 16-20 Ekim 2026 için duyuruldu. Protestoların etkisi akaryakıt dağıtımı ve mal teslimatlarına da yansıdı. Kaynağa göre eski Ilva işçilerinin Taranto’daki Eni rafinerisinin girişlerini bloke etmesi tankerlerin geçişini aksattı; bu durum Puglia ve Basilicata’daki bazı akaryakıt istasyonlarında sorunlara ve saatler süren kuyruklara yol açtı. Il Fatto Quotidiano’nun 15 Ekim tarihli haberinde ise Puglia ve Calabria’nın geniş kesimlerinde birçok istasyonda benzin ve motorin stoklarının tükendiği, gece saatlerinde de uzun kuyruklar oluştuğu aktarıldı. Kaynak, maliyet baskısının haneler ve işletmeler üzerindeki etkisini İtalya Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (Istat) eylül ayı sonunda açıkladığı verilerle birlikte ele alıyor. Buna göre enflasyon %4,2’ye ulaşırken enerji ve gıda, tüketici sepetinde en fazla ağırlık oluşturan temel kalemler arasında yer aldı. Akaryakıt dağıtımı ile mal teslimatlarındaki aksamaların ailelere, ticari işletmelere ve tarımsal gıda sistemine yansıdığı belirtiliyor. Confcooperative Agroalimentare ve Assalzoo, protesto hakkını tanırken bozulabilir tarım ürünlerinin hızlı taşınması ve hayvancılık işletmelerine yem tedarikinin kesintisiz sürmesi gerektiği uyarısında bulundu. Confcooperative Agroalimentare Başkanı Raffaele Drei, meyve ve sebzelerin sınırlı saklama süreleri nedeniyle soğuk muhafaza ve işleme merkezlerine çok kısa sürede ulaştırılması gerektiğini söyledi. Gecikmelerin ürün kalitesini düşürebileceğini ve tarım işletmelerinin bir sezonluk emeğini boşa çıkarabileceğini belirtti. Assalzoo Başkanı Massimo Zanin ise yemlerin hayvanlara her gün verilmesi gerektiğini vurguladı. Tedarikin uzun süre kesilmesinin hayvanların refahını, üretim kapasitesini ve sağlığını, ağır durumlarda yaşamını etkileyebileceğini söyleyen Zanin, yem ve hammadde taşıyan araçlarla çalışmayı sürdüren işletmeler için serbest ve güvenli geçiş talep etti. Tarım, Gıda Egemenliği ve Ormanlar Bakanı Francesco Lollobrigida da gösteri hakkına saygı duyduğunu, ancak ürünlerin dağıtımını engellemek amacıyla yolların kapatılmasının suç olduğunu söyleyerek ulaşım ve tedarikin sürdürülmesi çağrısı yaptı.

Güney Afrika’da 1.501 Şap Hastalığı Mihrakı Varlığını Sürdürüyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrika’da 1.501 Şap Hastalığı Mihrakı Varlığını Sürdürüyor

Güney Afrika’da şap hastalığı salgınlarının önemli bölümü resmen açık kalmayı sürdürüyor. Tarım Bakanlığı’nın 30 Eylül 2026 tarihli raporuna göre ülkede kayda geçen 2.871 salgının 1.370’i Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’ne (WOAH) çözülmüş ve kapatılmış olarak bildirildi; 1.501 salgının statüsü ise açık kaldı. SAT1 ve SAT2 virüs suşlarıyla bağlantılı salgınlar, özellikle ülkenin kuzey ve doğu kesimlerindeki hayvancılık üretimini etkiliyor. Bakanlık, açık bir salgın kaydının her durumda virüsün işletmede hâlen dolaşımda olduğu anlamına gelmediğine dikkat çekti. Bazı işletmelerde aktif enfeksiyon sona ermiş olsa da resmi kapatma işlemleri tamamlanana kadar karantina uygulanabiliyor. Rapor, bu nedenle açık salgın sayısının doğrudan devam eden bulaşmanın göstergesi olarak yorumlanmaması gerektiğini ortaya koyuyor. Doğu Cape, 421 açık salgınla en fazla vakanın bulunduğu il oldu; bölgede yalnızca 12 salgın resmen kapatıldı. Bakanlığa göre ildeki tüm ilçelerde salgın bildirildi ve burada SAT1 virüsü tespit edildi. KwaZulu-Natal ise 346 açık salgın ve 30 kapatılmış salgınla ikinci sırada yer aldı. Bu iki ildeki toplam 767 açık salgın, ülke genelindeki açık kayıtların yaklaşık %51’ini oluşturdu. Rapor, hastalığın eyaletler arasındaki yayılımını da son birkaç yıldaki olaylar üzerinden izliyor. KwaZulu-Natal’da Mayıs 2021’de başlayan SAT2 salgınıyla bağlantılı vakaların bir bölümü, birbirine yakın beş av rezervinde bulunuyor. Bakanlık, bu rezervlerdeki mandaların şap virüsünü taşıyabilmesinin salgınların tamamen kapatılmasını zorlaştırdığını belirtti. Ayrıca 2024’te Doğu Cape’in East London bölgesinde görülen bir salgın, KwaZulu-Natal’daki 2021 olaylarıyla ilişkilendirildi. Yetkililer, 2024 Şap Hastalığı Acil Durum Planı’nda yapılan ve 7 Temmuz 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanan değişikliklerin kapatma sayısının yükselmesine katkı sağladığını bildirdi. Yeni seçenekler arasında kontrollü kesim, aşılama ve belirli koşullarda hayvanların işletmede tutulması bulunuyor. Süt ve damızlık işletmeleri ile ortak daldırma tankı kümelerinde, resmi olarak belirlenen başlangıç gününden sonra en az 42 gün boyunca klinik belirti görülmemesi hâlinde karantina kaldırılabiliyor. Kontrollü kesimde ise kesimden önce en az 14 gün belirgin virüs dolaşımı görülmemesi, onaylı işlemler ve enfeksiyon riski taşıyan materyalin güvenli biçimde işlenmesi veya bertaraf edilmesi şartları aranıyor. Bu yöntemle elde edilen et iç piyasada satılabilirken ihracat, ithalatçı ülkenin özel onayına bağlı kalıyor.

SOREC ile Tarımın Dijital Kutbu, Atçılık Sektörünün Dijitalleşmesi İçin Anlaştı
Görsel kaynağı: Aujourd’hui le Maroc · Özgün haber

SOREC ile Tarımın Dijital Kutbu, Atçılık Sektörünün Dijitalleşmesi İçin Anlaştı

Fas’ta SOREC ile Tarım, Orman ve Kuraklık Gözlemevi Dijital Kutbu, ülkenin atçılık sektörü için dijital hizmetler geliştirmek üzere yakın zamanda mutabakat zaptı imzaladı. İş birliği, Generation Green 2020-2030 stratejisi çerçevesinde yürütülecek. Anlaşma kapsamında dijital teknolojiler, verilerin değerlendirilmesi ve yapay zekânın sektörün modernizasyonunda kullanılması hedefleniyor. Çalışmalar ayrıca, dijital çözümlerle karşılanabilecek atçılık sektörü ihtiyaçlarının belirlenmesini kapsıyor.

Et Sektörü İşverenleri Grevi Önlemek İçin Müzakere Çağrısını Yineledi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

Et Sektörü İşverenleri Grevi Önlemek İçin Müzakere Çağrısını Yineledi

İspanya’daki et sektörü işveren kuruluşları ANICE, FECIC ve AGEMCEX, toplu iş sözleşmesinin yenilenmesi için müzakerelere devam etmeye ve anlaşmaya hazır olduklarını açıkladı. Kuruluşlar, cuma günü 16’sında Ortak Arabuluculuk ve Tahkim Hizmeti (SIMA) önünde yaptıkları görüşmede bu tutumu yineledi. Görüşmeler, sektörde grev ilan edilmesinin ardından gerçekleştirildi. SIMA’daki arabuluculuk, işveren kuruluşlarının Ulusal Mahkeme’ye başvurmadan önce yürütmesi gereken uzlaştırma süreci kapsamında anlaşmazlık tutanağıyla sona erdi. İşverenler, bu işlemin tamamlanmasının müzakere imkanlarının tükendiği anlamına gelmediğini vurguladı. Kuruluşlar ayrıca sendikaların görüşmeye müzakere ekipleri yerine müzakereden bağımsız danışmanlarla katılmasını eleştirdi. ANICE, FECIC ve AGEMCEX, sendikaların kamuoyuna birden fazla grev günü duyurmasına rağmen çağrıyı henüz resmen kaydetmediğini belirtti. İşverenlere göre bu durum, aylardır gözlemledikleri müzakere isteksizliğinin yeni bir göstergesi. Kuruluşlar ekonomik ve çalışma koşullarına ilişkin tekliflerini art arda iyileştirdiklerini, sendikaların da sorumluluk üstlenerek anlaşmaya katkı sunması gerektiğini savundu. İşveren kuruluşları, grevin katılan çalışanlar için ekonomik kayıplara, şirketler için zorluklara ve et sanayisinin faaliyetleriyle gıda arzına zarar verebileceğini söyledi. Bu nedenle müzakerelerin siyasi veya seçim hesaplarından bağımsız yürütülmesi ve çatışma aşamasına geçmeden önce tüm anlaşma imkanlarının tüketilmesi çağrısı yaptı. Kuruluşlar, masadan kalkmadıklarını ve grevin kaçınılmaz kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Riskte
Görsel kaynağı: BNR — Bulgar Ulusal Radyosu · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Riskte

Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği Başkanı Ilia Prodanov, deniz taşımacılığının güvenliği garanti edilemezse Bulgaristan’ın 5 milyon ton tahıl ihraç edememe riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Prodanov, gemilerin Bulgar limanlarına uğramayı reddetmeye başladığını belirtti. Prodanov’a göre dünya yıllık buğday üretimi yaklaşık 800 milyon ton, dünya piyasasında işlem gören miktar ise 200 milyon ton. Dünya buğday ticaretinin yarısından fazlası Karadeniz bölgesinden geliyor. Sigorta primleri taşımacılık maliyetlerini beş ila altı kat artırırken, Prodanov sorunun artık yalnızca fiyat olmadığını ve gemilerin Bulgaristan’a ulaşamayabileceğini ifade etti. Bulgaristan’ın limanlarını cazip tutabilmesi için karasularının güvenliğini garanti etmesi gerektiğini savundu.

Lukaşenko, Belarus Tarımında Yoğunlaşma ve İhracat Artışı Hedefi Açıkladı
Görsel kaynağı: Sputnik Belarus · Özgün haber
Veri haberi

Lukaşenko, Belarus Tarımında Yoğunlaşma ve İhracat Artışı Hedefi Açıkladı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, tarımın yoğunlaştırılmasının sektörün gelişimi ve tarım ürünleri ihracatının artırılması için temel unsurlardan biri olması gerektiğini söyledi. Verhnedvinsk bölgesindeki çalışma ziyareti sırasında konuşan Lukaşenko, önceliğin mevcut işleyişi sürdürmek değil, tarım sektörünün perspektifli gelişimini sağlamak olduğunu belirtti. Belarus’un geçen yıl 10 milyar dolar değerinde tarım ürünü ihraç ettiğini kaydeden Lukaşenko, bu tutarı iki katına çıkaracak bir çözüm bulunmasını hedef olarak gösterdi. Lukaşenko’ya göre ülkenin tarım sektörü için 10-15 yıl önce belirlenen hedeflere ulaşıldı; tarımın geliştirilmesi de devlet politikasının öncelikleri arasında yer alıyor. Daha önce dünya pazarında tarım ürünlerine yüksek talep bulunduğunu ve bunun Belarus’a gelir sağladığını belirten Lukaşenko, modern teknolojilerin uygulanması ile iş disiplinine uyulmasını gerekli gördü. Tarımı daha yüksek bir seviyeye taşımak için önünde iki on yıllık görev ufku bulunduğunu ifade etti.

Çavuş’tan Üretici ve Gıda Güvencesi Vurgusu
Görsel kaynağı: Kıbrıs Genç TV · Özgün haber

Çavuş’tan Üretici ve Gıda Güvencesi Vurgusu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda üreticinin yanında olmaya, tarımsal üretimi güçlendirmeye ve ülkenin bereketli topraklarını geleceğe taşımaya devam edeceklerini belirtti. Çavuş, gıdayı hayatın temel ihtiyacı, sofraların bereketi ve geleceğin güvencesi olarak niteledi. Mesajında çiftçilere, üreticilere ve tarım emekçilerine teşekkür eden Çavuş, suyun, toprağın ve doğal kaynakların korunmasının önemine dikkat çekti. Üreticiyi desteklemek, yerli üretimi güçlendirmek ve kendi kendine yetebilen bir ülke olma hedefini ortak sorumluluk olarak tanımlayan Çavuş, sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişim için israfın önlenmesi ve üreticilerin emeğine sahip çıkılması gerektiğini kaydetti.

Polonya’da Broyler Fiyatı Bir Yılda %19,8 Düştü
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Broyler Fiyatı Bir Yılda %19,8 Düştü

Polonya’da broyler tavukların ortalama alım fiyatı, 5–11 Ekim 2026 döneminde 11 Ekim itibarıyla 4.815,04 zloti/tona, yani yaklaşık 4,82 zloti/kg’ye geriledi. Zintegrowany System Rolniczej Informacji Rynkowej (ZSRIR) verilerini içeren Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı raporuna göre fiyat bir önceki haftaya göre %1,1, 2025’in aynı dönemine göre ise %19,8 düştü. Broyler fiyatlarındaki gerileme yılın ilerleyen döneminde belirginleşti. Aylık ortalama fiyat Eylül 2026’da 4.959 zloti/ton olurken Temmuz’da 5.638 zloti/ton seviyesindeydi. Yılın başında fiyatlar yaklaşık 4,9–5,1 zloti/kg aralığında bulunuyor, yıl ortasında ise 5,6 zloti/kg’nin üzerine çıkıyordu. Bölgesel farklar da dikkat çekti: kuzey makro bölgede ortalama yaklaşık 4,97 zloti/kg olurken güneydoğuda 4,21 zloti/kg’de kaldı; güneydoğudaki fiyat yıllık bazda %33 daha düşüktü. Düşüş, tavuk etinin farklı ürünlerinde de görüldü. Tavuk göğüs filetosunun ortalama satış fiyatı 18.255,98 zloti/ton, yaklaşık 18,26 zloti/kg oldu; haftalık fiyat 18,61 zloti/kg düzeyindeydi ve yıllık gerileme %20,1 olarak kaydedildi. Tavuk çeyrekleri 4.907,24 zloti/tona inerken haftalık düşüş %5,9, yıllık düşüş %29,2 oldu. Tavuk bacaklarının fiyatı 6.194,33 zloti/tonla haftalık %8,8 ve yıllık %28,6 geriledi. Tavuk bagetleri ve butlarında da yıllık düşüşler sırasıyla %20,2 ve %21,9 oldu. Kanatlı sektörünün tüm kolları aynı yönde hareket etmedi. Hindi erkeklerinin ortalama alım fiyatı 9.474,76 zloti/tonla haftalık %2,8, yıllık %2,7 düşerken hindi dişilerinde fiyat 9.408,78 zloti/ton oldu ve haftalık %1, yıllık %2,4 geriledi. Broyler ördek fiyatı haftalık %0,3 düşmesine rağmen yıllık %5,1 arttı. Besilik kaz fiyatı ise 16.574,60 zloti/tonla yıllık %15,8 yükseldi. Polonya’nın kanatlı eti ihracatı Ocak–Temmuz 2026 döneminde 1,183 milyon tona ulaştı ve geçen yılın aynı dönemindeki yaklaşık 1,154 milyon tona göre %2,5 arttı. Buna karşın ihracat değeri yaklaşık 3,406 milyar avrodan 3,360 milyar avroya geriledi. Kaynak, yüksek arzın fiyat baskısını sürdürebileceğini, güçlü ihracatın ise iç üretim fazlasını kısmen dengeleyebileceğini belirtiyor.

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor

Fransa’da 2026 kuraklığı, ot büyümesindeki tarihi gerileme nedeniyle hayvancılık işletmelerinin yem stoklarını ve gelecek üretim planlarını zorluyor. Agreste’in 7 Ekim’de yayımladığı verilere göre 30 Eylül itibarıyla kalıcı çayırlardaki kümülatif ot büyümesi, 1989-2018 ortalamasının %42 altında kaldı. Açık, ülkenin neredeyse tamamında %25’i aşarken bazı bölgelerde %60’ın üzerine çıktı. Kaynak, durumun 2003’tekinden de kötü olduğunu ve etkilerin kış sonrasına taşınabileceğini belirtiyor. Bazı işletmelerin 12 aylık stoklarla 13, hatta 14 ay dayanması gerekecek. Meurthe-et-Moselle’de kış için ayrılan rezervlerin üçte biri ağustos sonuna kadar kullanılmıştı; Puy-de-Dôme’da ise silajlık mısır veriminin yarı yarıya düşeceği öngörülüyordu. Sonbahar otlatmasının da bazı bölgelerde aksaması beklenirken, yetiştiriciler normalde kendilerinin ürettiği yemi satın almak zorunda kaldı. Sınırlı arz ve artan rekabet piyasayı sıkılaştırdı; ağustos sonunda Belçika ve İsviçre’den alıcıların da Fransa’dan yem tedarik ettiği aktarıldı. FNB, FNPL, FNO ve FNEC adlı ruminant yetiştiriciliği örgütleri 2 Eylül’de yem açığının teorik maliyetini 5,4 milyar avro olarak hesapladı. Bu hesap üreme ile süt ve et üretimindeki etkileri içermiyor. Piloter sa Ferme’in kurucu ortağı ve çiftçi Sylvain Jessionesse ise işletmelerin 2026 cirosunun giderlerin yalnızca %95’ini karşılayacağını, hektar başına ortalama 75 avro açık oluşacağını ve normal verim koşullarında bile 2027’nin zararla geçebileceğini öne sürdü. Hükümet, Tarım Bakanlığının 4 Eylül’de açıkladığı acil CASI planıyla başlangıçta 1 milyar avronun üzerinde kaynak ayırdı. Tarım Bakanı Annie Genevard 8 Ekim’de bunun nihai destek olmadığını belirterek, işletme sermayesi için toplam 2 milyar avroya kadar faizsiz kredi açıkladı. Devletin faizini üstleneceği krediler yem ve girdilerin finansmanında kullanılabilecek; ilk ödemeler 2026’da başlayacak, 2027 kredileri ise bütçe değişikliğiyle sağlanacak. Ancak kaynak, bu kredilerin yem kıtlığını çözmediğine ve geri ödenmeleri gerektiğine dikkat çekiyor. Üretici örgütleri, çayır kayıpları tazminatında kullanılan ve uydu verilerine dayanan ot büyüme endeksinin birçok işletmenin durumunu yeterince yansıtmadığını savunuyor. Bakanlık, ekim ortasında ilçe bazlı bir harita yayımlayarak saha verilerini uydu verileriyle karşılaştırmayı planladı; sigorta sisteminin korunacağı belirtildi. Yağışların ot büyümesini yeniden başlatabileceği, ancak birikmiş açığı mutlaka kapatmayacağı ifade ediliyor. Sonraki ekimler, hasat verimleri ve satın alınabilir yemlerin durumu, işletmelerin stoklarını yeniden oluşturma kapasitesini belirleyecek.

Rusya’da Süt İthalatına Ek Gümrük Düzenlemeleri Değerlendirilecek
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Süt İthalatına Ek Gümrük Düzenlemeleri Değerlendirilecek

Rusya Tarım Bakanlığı ile Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, süt ve süt ürünlerinde kendine yeterliliği artırmak amacıyla ek gümrük-tarife düzenlemeleri getirilmesi konusunu değerlendirecek. Tarım Bakanı Oksana Lut, açıklamayı Vladimir Putin ile görüşmesinde yaptı. Rusya’nın Gıda Güvenliği Doktrini, süt ve süt ürünlerinde kendine yeterlilik oranının 2030’da %90’a çıkarılmasını öngörüyor; bu oran 2025 sonunda %85,3 olarak gerçekleşti. Lut, ilerlemenin sürdürülmesinde zorluk yaşandığını, süt ve süt ürünlerinin yaklaşık %15’inin halen diğer ülkelerden ithal edildiğini söyledi. Değerlendirilebilecek önlemler arasında, süt ürünleri ithalatçılarına yönelik kriterler de bulunuyor. EkoNiva Başkanı Ştefan Dürr ise Rusya pazarındaki et ve süt ürünleri ithalatını düzenlemek için yeni önlemler geliştirilmesini önerdi. Dürr, çocuk, tıp ve sporcu beslenmesine yönelik karmaşık süt bileşenlerinin iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini ve Çin, Güneydoğu Asya ile Kuzey Afrika’ya ihracatı artırabileceğini belirtti. İhracatın geliştirilmesi için devlet desteğinin korunmasını isteyen Dürr, 2027 bütçe taslağında tarım ürünleri ihracatçılarının ulaşım gideri sübvansiyonlarına 12 milyar rubleden fazla kaynak ayrıldığını söyledi. Putin de yeni pazar arayışlarında lojistik desteğinin sürdürülmesinin önemli olduğunu ifade etti.

Azerbaycan’da Tarım Üretimi Dokuz Ayda %1,1 Arttı
Görsel kaynağı: SIA · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan’da Tarım Üretimi Dokuz Ayda %1,1 Arttı

Azerbaycan’da ocak-eylül döneminde 11 milyar 905,3 milyon manat değerinde tarım ürünü üretildi. Devlet İstatistik Komitesi verilerine göre toplam üretim geçen yılın aynı dönemine göre %1,1 arttı. Hayvancılık ürünleri üretimindeki artış %1,9, bitkisel üretimdeki artış %0,5 oldu. Hasat çalışmaları sürerken 1 Ekim’e kadar tarlalardan 3 milyon 420,3 bin ton tahıl ve baklagil toplandı; bu miktar yıllık bazda %8,2 artışa işaret etti. Şeker pancarı hasadı %40,5 artarak 205,9 bin tona çıktı. Buna karşılık sebze hasadı 1 milyon 583,2 bin tona, patates hasadı 864,8 bin tona, üzüm hasadı ise 156,4 bin tona geriledi.

FAO: Yenilikçi Çözümler Azerbaycanlı Çiftçilerin Gelirlerini Artırabilir
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Yenilikçi Çözümler Azerbaycanlı Çiftçilerin Gelirlerini Artırabilir

FAO’nun Azerbaycan Temsilcisi Nasar Hayat, yenilikçi çözümlerin Azerbaycanlı çiftçilerin su kaynaklarını daha verimli kullanmasına, ürün kayıplarını azaltmasına ve gelirlerini artırmasına yardımcı olabileceğini söyledi. Açıklama, ADA Üniversitesi, Azerbaycan Tarım Bakanlığı ve FAO’nun ortak düzenlediği 2026 Dünya Gıda Günü etkinliğinde, Bakü’de yapıldı. Hayat, daha verimli sulama yönetimi, zamanında hava durumu bilgisi, geliştirilmiş tarım uygulamaları ve alıcılarla dijital bağlantıların tarımsal kalkınma için fırsatlar sunduğunu belirtti. Yeniliğin mutlaka karmaşık veya pahalı olması gerekmediğini söyleyen Hayat, tarlada işe yarayan, su tasarrufu sağlayan, kayıpları azaltan veya çiftçi gelirini artıran basit çözümlerin de yenilik sayılabileceğini ifade etti. FAO temsilcisi, 14 yaşındaki Azerbaycanlı öğrenci Leyla Heydarova’nın geliştirdiği KendMart platformunu örnek gösterdi. Platformun yerel çiftçileri doğrudan tüketicilere bağlamak ve küçük çiftliklerin müşteri bulmasına yardımcı olmak üzere tasarlandığını söyledi. Hayat ayrıca üniversitelerin bilimsel araştırmayı çiftçilerin pratik ihtiyaçlarıyla ilişkilendirmesinin, bilimsel bilgi ile çiftçi deneyiminin birleştirilmesinin agroçeşitliliği, üretimi ve dayanıklılığı destekleyeceğini belirtti. Kırsal kadınlar, küçük ölçekli çiftçiler ve gençlerin finansman, eğitim, teknoloji ve pazarlara erişiminin genişletilmesi gerektiğini vurgulayan Hayat, 2025’te dünya genelinde 645 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya kaldığını aktardı. Küresel nüfusun yaklaşık üçte birinin sağlıklı beslenmeyi karşılayamadığını söyleyen Hayat, mevcut çözümleri ihtiyaç duyanlara erişilebilir kılmanın temel bir zorluk olduğunu ve FAO’nun Azerbaycan hükümeti ile ortaklarıyla çalışmayı sürdüreceğini ifade etti.

FAO, Tarımsal Yeniliklere Erişimin Genişletilmesi Çağrısı Yaptı
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber
Veri haberi

FAO, Tarımsal Yeniliklere Erişimin Genişletilmesi Çağrısı Yaptı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel gıda güvenliğini güçlendirmek için tarım teknolojileri ve yenilikçi çözümlere erişimin genişletilmesi çağrısı yaptı. FAO'nun aktardığına göre yaklaşık 645 milyon kişi 2025'te açlıkla karşı karşıyaydı; dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri ise sağlıklı beslenmeyi karşılayamıyordu. FAO Genel Direktörü QU Dongyu, dünyanın herkesi beslemek için gerekli kapasite, araç ve bilgilerin önemli bölümüne sahip olduğunu, ancak etkili çözümlerin ihtiyaç duyan üretici ve topluluklara geniş ölçekte ulaşmadığını belirtti. Dongyu'ya göre çözümlerin kalıcı biçimde benimsenmesi için yerel koşullara uyarlanması, uygun fiyatlı olması ve yatırımcılar açısından ilgi taşıması gerekiyor. Çağrı, Dünya Gıda Günü'nün “Bugün yenilik yap, yarının gıdasını güvenceye al” temasıyla ilişkilendirildi. FAO'nun sıraladığı uygulamalar arasında çiftçilere hava tahmini, piyasa fiyatları ve işletmeye özel öneriler sunan dijital tarım danışmanlığı hizmetleri bulunuyor. Hayvan hastalıklarını izleme ve erken uyarı sistemleri tehditlerin yayılmadan fark edilmesine yardımcı olabilirken, toprak nemi ve besinlerini ölçen sensörler ile hassas sulama su ve gübre kullanımını daha verimli hâle getirebiliyor. Uydu ve jeo-uzamsal veriler de ormanların ve arazi kullanımındaki değişimlerin izlenmesini sağlayabiliyor. Bununla birlikte finansman, altyapı, bilgi, pazarlara erişim ve dijital bağlantı eksikliği, özellikle küçük üreticiler, tarımdaki kadınlar ve gençler için önemli engeller oluşturuyor. FAO, geleneksel tarımsal bilgilerin modern bilimle birleştirilmesini; yeniliklerin kamu ve özel finansman çekebilen uygulanabilir projelere dönüştürülerek pilot aşamadan ticari kullanıma geçirilmesini istiyor. Örgüte göre tarımsal gıda sistemleri küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık üçte birini üretiyor ve çekilen tatlı suyun %70'inden fazlasını kullanıyor.

Azerbaycan Tarımında Yenilik ve Bilimsel Araştırma Vurgusu
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Azerbaycan Tarımında Yenilik ve Bilimsel Araştırma Vurgusu

Dünya Gıda Günü 2026 etkinliği, 16 Ekim'de Bakü'de ADA Üniversitesi, Azerbaycan Tarım Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından ortaklaşa düzenlendi. ADA Üniversitesi Rektör Yardımcısı Fariz Ismayilzade, yeniliklerin, yeni teknolojilerin ve bilimsel araştırmaların Azerbaycan tarımını daha güçlü ve gelişmiş hale getirebileceğini söyledi. Ismayilzade, etkinliğin tarım ve gıda sistemlerinde ilerlemeye katkı sağlayan yenilikler, teknolojiler ve bilimsel araştırmalara odaklanmasını memnuniyetle karşıladı. Tartışmaların yeni bağlantılar oluşturmasını ve öğrencilerin deneyimli konuşmacılardan öğrenmesini umduğunu belirten Ismayilzade, bu çalışmaların Azerbaycan tarım sektörünün daha güçlü ve gelişmiş hale gelmesine yardımcı olabileceğini ifade etti. Ayrıca FAO temsilcilerini kuruluş yıl dönümü dolayısıyla kutlayarak ortaklığın gelecekte genişlemesini diledi.

Romanya’da 103.755 Çiftçiye 124,1 Milyon Avroluk Tarım Desteği Aktarıldı
Görsel kaynağı: HotNews · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da 103.755 Çiftçiye 124,1 Milyon Avroluk Tarım Desteği Aktarıldı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Romanya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığına bağlı Tarım Ödemeleri ve Müdahaleler Ajansı (APIA), 2026 başvuru yılı tarım sübvansiyonları avans ödemelerinin ilk gününde 103.755 çiftçiye toplam 124.109.845,27 avro aktardı. Ödemeler, 16 Ekim sabahı başlayan kampanyanın açılış diliminde saat 08.00 itibarıyla gerçekleştirildi. Bakanlık, açılış diliminde yetkilendirilen yararlanıcı sayısının rekor düzeye ulaştığını bildirdi. Tarım Bakanı Tánczos Barna’nın açıklamasına göre ilk gün aktarılan tutar, geçen yılın ilk günündeki miktarın dört katından fazlaydı; destek ödemesi alan çiftçi sayısı da son yılların en yüksek seviyesine çıktı. Aktarılan fonların 108.222.953,91 avrosu Avrupa Tarımsal Garanti Fonu’ndan (FEGA), 15.886.891,36 avrosu ise Avrupa Tarım ve Kırsal Kalkınma Fonu (FEADR) ile ulusal bütçe eş finansmanından sağlandı. Ödemelerin, devam eden sonbahar tarım kampanyası ve girdi alımları için çiftçilere gerekli finansal likiditeyi sağlaması hedefleniyor. Barna, ödemelerin sonraki günlerde de aynı hızla sürdürüleceğini belirtti. Avrupa düzenlemeleri kapsamında avanslar FEGA tarafından finanse edilen müdahalelerde onaylanan tutarın %75’ine, FEADR kapsamındaki müdahalelerde ise %85’ine kadar çıkabiliyor. APIA, 1 Aralık 2026’dan itibaren her müdahale için onaylanan toplam tutara ulaşılmasını sağlayacak düzenli ödemelere başlayacak. Ödemeler, Avrupa Merkez Bankası tarafından belirlenen kurlar üzerinden Romanya’nın ulusal para birimi ley ile yapılıyor. Kırsal kalkınma kapsamındaki bazı müdahalelerde ödeme listelerini APIA onaylarken, fonların fiili aktarımını Kırsal Yatırımların Finansmanı Ajansı (AFIR) gerçekleştiriyor.

Adıgey, Tarım Üreticileri İçin Ek Federal Destek Talep Ediyor
Fotoğraf: Алексей Гусев · Özgün haber

Adıgey, Tarım Üreticileri İçin Ek Federal Destek Talep Ediyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Rusya hükümeti ve Tarım Bakanlığı, tarım üreticilerine ek destek verilmesi olasılığını değerlendiriyor. Hazırlanan önlemler arasında, yüksek miktarda tahıl üreten bölgelerde faaliyet gösteren üreticilerin imtiyazlı kredilerinin bir yıl uzatılması bulunuyor. Ancak bu destek henüz kesinleşmedi ve Adıgey mevcut yararlanıcı bölgeler listesine alınmadı. Başbakan Mihail Mişustin’in açıkladığı taslağa göre, 1 Ocak 2025’ten sonra kullanılan kısa vadeli kredilerde imtiyazlı faiz oranının yeniden uygulanmasına izin verilmesi planlanıyor. Mişustin, düzenlemenin sektörün mali yükünü azaltacağını ve gelecek yılki ekim kampanyasına hazırlık sağlayacağını belirtti. Adıgey senatörü Aleksandr Narolin, bölgenin kapsama alınmasını önerirken Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko girişimi destekleyerek Tarım Bakanlığına konuyu inceleme çağrısı yaptı.

Çavuş: Üreticinin Yanında Olmaya Devam Edeceğiz
Görsel kaynağı: Kıbrıs Gazetesi · Özgün haber

Çavuş: Üreticinin Yanında Olmaya Devam Edeceğiz

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda üreticinin yanında olmaya ve tarımsal üretimi güçlendirmeye devam edeceklerini açıkladı. Çavuş, gıdayı hayatın temel ihtiyacı, sofraların bereketi ve geleceğin güvencesi olarak tanımladı. Çavuş; suyun, toprağın ve doğal kaynakların korunması, üreticinin desteklenmesi ve yerli üretimin güçlendirilmesini ortak sorumluluk olarak niteledi. Sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişim için israfın önlenmesi ve üreticilerin emeğine sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.

Kıbrıs’ta Gıda Numunelerinin %7,3’ünde Pestisit Sınırı Aşıldı
Görsel kaynağı: SigmaLive · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Gıda Numunelerinin %7,3’ünde Pestisit Sınırı Aşıldı

Kıbrıs’ta analiz edilen 466 gıda numunesinin 61’inde yasal pestisit kalıntısı sınırlarının üzerinde sayısal değerler kaydedildi. Devlet Genel Laboratuvarı Direktörü Revekka Kokkinofta’nın açıklamasına göre bu ilk hesaplamada numunelerin %13,1’ine karşılık geldi. Avrupa’daki değerlendirme prosedürlerinde ölçüm belirsizliği de hesaba katıldığında, yasal sınırları aştığı kabul edilen numunelerin oranı %7,3 olarak belirlendi. Kokkinofta, pestisit kalıntısının tespit edilmesiyle yasal sınırın aşılmasının aynı şey olmadığını vurguladı. Bir numunenin pozitif çıkması, otomatik olarak izin verilen seviyelerin aşıldığı veya ürünün insan sağlığına zarar verdiği anlamına gelmiyor. Avrupa mevzuatı kapsamında belirlenen azami kalıntı sınırları tek başına toksikolojik zarar eşiği olarak yorumlanmıyor; sınırları aştığı değerlendirilen numuneler için tüketici sağlığı üzerindeki olası etkiyi inceleyen risk değerlendirmesi yapılıyor. Hayvansal kaynaklı gıdalarda 83 numune incelendi ve 12’sinde pestisit kalıntısı tespit edildi. Ancak bu numunelerden yalnızca biri, bir kas numunesi, izin verilen sınırların üzerinde bulundu. Diğer 11 numune Avrupa mevzuatında belirlenen sınırlar içinde kaldı. Devlet Genel Laboratuvarı, Tarım Dairesi, Veteriner Hizmetleri ve Sağlık Hizmetleriyle yürütülen denetimlerin son aşamasında görev yapıyor. İthal ürünlere, ülkeye girişten önce Kıbrıs’ın yetkili makamlarınca saha denetiminden geçmedikleri için özel önem veriliyor. Laboratuvar kapasitesini genişleterek aynı anda 420’den fazla pestisit parametresini analiz edebiliyor; sonuçlar, üreticiler için düzeltici önlem ve önerileri belirleyen ilgili makamlara iletiliyor.

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor

NFU Mutual’ın 2026 Kırsal Suç Raporu’na göre Birleşik Krallık’ta kırsal suçların maliyeti 2025’te tahmini 41,5 milyon sterline ulaştı. Raporda hayvan hırsızlığının bir önceki yıla göre yaklaşık %30 arttığı belirtilirken, artan girdi maliyetleri ve değişken hava koşullarının çiftliklerin nakit akışını ve güvenini zorladığı bir dönemde hırsızlığın hayvancılık işletmeleri üzerindeki ek yükü artırdığı ifade edildi. NFU Mutual kırsal işler uzmanı Hannah Binns, hayvan hırsızlığının artık son derece organize hale geldiğini ve baskınlarda tek olayda onlarca koyunun çalınabildiğini söyledi. Binns’e göre bu suçlar tarım işletmelerinde ve yetiştirme programlarında ciddi aksamalara neden olabiliyor; hayvanlarda refah riskleri yaratırken çiftçiler, aileleri ve hayvanlarla ilgilenen diğer kişiler üzerinde de travmatik etkiler bırakabiliyor. Ulusal Koyun Birliği politika yöneticisi Michael Priestley, Dartmoor çiftçilerinin son on yılda 4.500’den fazla koyun kaybettiğini tahmin ettiğini aktardı. Kaynakta ayrıca Hampshire’daki Hursley yakınlarında haziran ayında 135 koyunun 18.000 sterlin tahmini değerle çalındığı, bir ay sonra da Cornwall’daki bir çiftlikten 64 koyun ve kuzunun götürüldüğü belirtildi. Bu olayların yılları kaynakta açıkça belirtilmedi. Ulusal Koyun Birliği, farkındalık kampanyaları düzenleyerek, çiftçilere gelişmiş güvenlik önlemleri konusunda eğitim vererek ve kırsal polis ekipleriyle iletişim kurarak mücadele yürütüyor. Ulusal Çiftçiler Birliği ise yerel bilgiye sahip uzman kırsal suç ekiplerinin korunmasını ve Ulusal Kırsal Suç Birimi’ne sürekli finansman sağlanmasını istiyor. Çiftçilere hayvanları işaretleme, kayıtları güncel tutma, stokları değişken saatlerde kontrol etme ve mümkünse yollardan uzakta otlatma önerileri yapılıyor. Evcil hayvan hırsızlığı da raporda ayrı bir sorun olarak ele alındı. Direct Line verilerine göre 2025’te Birleşik Krallık genelinde polise çalındığı bildirilen tahmini köpek sayısı 1.626 oldu. Hampshire Constabulary ayrıca 6 Ekim saat 21.00 ile 7 Ekim saat 04.00 arasında Droxford’daki bir çiftlikten çalınan römorkta bulunan, Lolly adlı yedi yaşındaki kahverengi Cocker Spaniel için bilgi istedi.

Avrupa Tarım Liderleri Stockholm Deklarasyonu’nu İmzaladı
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

Avrupa Tarım Liderleri Stockholm Deklarasyonu’nu İmzaladı

Avrupa’daki tarım liderleri ve tarım kuruluşları ile kooperatif temsilcileri, Avrupa tarımını ve gıda hazırlığını güçlendirmeyi amaçlayan Stockholm Deklarasyonu’nu Stockholm’de imzaladı. LRF’nin 14–16 Ekim’de ev sahipliği yaptığı Copa-Cogeca Avrupa Tarım Kongresi’nde imzalanan deklarasyonun, ardından Avrupa Birliği zirvesi liderlerine sunulacağı bildirildi. LRF, İsveç’in Avrupa’nın gıda arzında daha büyük rol üstlenmesini ve daha fazla üretimi mümkün kılan ortak finansmanın korunmasını istiyor. Kongrede savaş, aşırı hava olayları ve ticaretteki aksaklıkların Avrupa’nın gıda arzını baskı altında bıraktığı belirtildi. İklim değişikliğinin Avrupa’nın bazı bölgelerindeki üretim koşullarını zorlaştırdığı, bu nedenle İsveç’in ortak arza daha fazla katkı yapabilmesi gerektiği ifade edildi. LRF’ye göre bunun için tarım işletmelerinin gelişmeye yatırım yapabilecek mali güce sahip olması ve yeni neslin işletmeleri devralmaya istekli ve olanaklı olması gerekiyor. AB’nin bir sonraki uzun vadeli bütçesi, Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) finansman koşullarını belirleyecek. LRF, finansmanın zayıflamasının gıda üretimini güçlendirmek için gereken yatırımları yavaşlatabileceği uyarısında bulunarak güçlü ve uzun vadeli finanse edilen bir OTP talep ediyor. Kuruluş, ortak kaynakların çiftçilerin gıda üretmesinin yanı sıra çevre, hayvan refahı ve toplumsal hazırlığa katkı sunabilmesi için gerekli olduğunu savunuyor. LRF ayrıca dizel ve gübre maliyetlerindeki artışın durdurulmasını, tarım makinelerinin Emisyon Ticareti Sistemi 2’den (ETS2) muaf tutulmasını ve mineral gübrede Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) maliyetinin etkin biçimde ele alınmasını istiyor. Kuruluş, iklim, vergiler, ticaret ve bütçeye ilişkin kararlarda gıda üretiminin toplam etkisinin dikkate alınmasını; öngörülebilir kurallar, daha hızlı izin süreçleri ve finansmana erişim sağlanmasını da talep ediyor.

Bazı Ultra İşlenmiş Gıdalarla Bağırsak Kanseri Riski Arasında Düşüş İlişkisi
Görsel kaynağı: Daily Mail · Özgün haber
Veri haberi

Bazı Ultra İşlenmiş Gıdalarla Bağırsak Kanseri Riski Arasında Düşüş İlişkisi

Araştırmacılar, tahıl gevreği ve şekerli yoğurtlar gibi bazı ultra işlenmiş gıdaların bağırsak kanseri riskini %25 azaltabileceğine işaret eden veriler bulunduğunu bildirdi. Kaynakta bu ürünlerin söz konusu riskle ilişkisi daha düşük yönlü aktarılıyor. Aynı değerlendirmede sosis ve şarküteri ürünleri gibi işlenmiş etlerin hastalığa yakalanma riskinde %8 artışla ilişkilendirildiği belirtildi. Böylece farklı ultra işlenmiş gıda türleri için risk yönünün aynı olmadığı ifade ediliyor.

Bologna Borsasında Yem Hammaddeleri Fiyatları Arttı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Bologna Borsasında Yem Hammaddeleri Fiyatları Arttı

Bologna borsasında 15 Ekim 2026 haftasında hayvancılıkta kullanılan bazı yem hammaddelerinin fiyatları önceki haftaya göre yükseldi. Buğday kepeği, ince kepek, buğday kırması ve yumuşak ile sert buğday farinaccio ürünlerindeki artış 5 ila 12 avro/ton arasında gerçekleşti. Küp yem posaları 5 avro/ton, ulusal ve yabancı GDO'suz tam soya ekstraksiyon unları ise 10 avro/ton arttı. Organik üretimden ulusal yemlik mısırın fiyatı 10 avro/ton, organik buğday kepeği un ve peletleri 3 avro/ton, glütenli irmik 5 avro/ton yükseldi. Borsada düşüş kaydeden ürün olmazken ulusal, AB dışı ve enerji amaçlı mısır ile çeşitli arpa, soya, ayçiçeği ve yem ürünleri sabit kaldı. AB menşeli mısır, yabancı sorgum, yabancı GDO'lu tam soya ekstraksiyon unu ve kolza ekstraksiyon unu için kotasyon verilmedi.

Fenagrı, Fas Gıda Sanayisi İçin 2027-2031 Programını Hazırlıyor
Görsel kaynağı: Les Inspirations Éco · Özgün haber
Veri haberi

Fenagrı, Fas Gıda Sanayisi İçin 2027-2031 Programını Hazırlıyor

Fas Ulusal Gıda Sanayisi Federasyonu (FENAGRI), 13 Ekim’de Kazablanka’da düzenlenen olağan genel kurulda stratejik önceliklerini yeniden teyit etti. Federasyonun gündemindeki başlıklardan biri, Fas gıda sanayisinin gelişimini desteklemek üzere 2027-2031 dönemine yönelik devlet-sektör program sözleşmesinin yeniden başlatılması oldu. FENAGRI ayrıca sektörün rekabet gücünü ve gıda güvenliğini artırmayı, karbonsuzlaşma ile su tasarrufunu hızlandırmayı, inovasyon ve sanayi yatırımlarını teşvik etmeyi hedefliyor. Federasyon, ihracatın ve “Made in Morocco” tanıtımının geliştirilmesini de öncelikler arasında saydı. Morocco Food World uluslararası fuarının, Messe Düsseldorf ortaklığıyla 8-10 Haziran 2027’de El Jadida’daki Mohammed VI Fuar Parkı’nda düzenleneceği açıklandı. Etkinlik, Fas tarım ve gıda ekosisteminin potansiyelini uluslararası aktörlere tanıtmayı amaçlıyor.

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti

G7 ülkeleri, Orta Doğu’daki krizin başlamasından bu yana gübre piyasalarındaki aksaklıklara yanıt vermek ve gıda sistemlerinin dayanıklılığını güçlendirmek amacıyla 2,5 milyar dolar mobilize ettiğini açıkladı. Finansman bilançosu 15 Ekim 2026’da Bangkok’ta sunuldu. Fransa Ekonomi Bakanlığı’nın 1127 sayılı açıklamasına göre tutarın neredeyse tamamı hibe biçiminde sağlandı. Finansman, G7 ile bazı ortak ülkelerin Haziran 2026’da kabul ettiği, enerji ve tarımsal girdilerdeki tedarik zinciri bozulmalarına yanıt veren uluslararası eylem planı kapsamında yürütülüyor. Planda Afrika’daki ülkelerde yeni krizlerin önlenmesine öncelik verilirken, gübrelerin fiziksel olarak bulunabilirliği ile çiftçilerin bu ürünleri satın alma mali kapasitesi ayrı sorunlar olarak ele alınıyor. Düzenek kapsamında ticari akışların ve lojistik koridorların sürdürülmesi, en fazla etkilenen işletmelerin nakit akışının desteklenmesi ve uluslararası finans kuruluşlarının araçlarının kullanılması öngörülüyor. Uzun vadeli hedefler arasında piyasa takibinin güçlendirilmesi, entegre toprak verimliliği yönetiminin teşvik edilmesi ve yerel ya da bölgesel gübre üretim kapasitesinin geliştirilmesi bulunuyor. Bununla birlikte açıklanan 2,5 milyar doların tamamı gübre alımlarına karşılık gelmiyor olabilir. Açıklamada ülkelere ve finansman araçlarına göre dağılım ile finanse edilen gübre hacmi verilmedi. Tutar, Bangkok toplantısında serbest bırakılan yeni bir paket değil, Orta Doğu’daki krizin başlangıcından bu yana mobilize edilen finansmanların kümülatif toplamı. Fas bakımından olası ticari etkilerin ise yararlanıcı ülkelere, tahsis koşullarına ve finanse edilen projelere bağlı olacağı belirtildi.