ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

855 haber · Sayfa 6

Şili'nin Maule Bölgesi'nde 14 Komünde Tarımsal Acil Durum İlan Edildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili'nin Maule Bölgesi'nde 14 Komünde Tarımsal Acil Durum İlan Edildi

1 yayıncı · 3 haber · İncele

Şili Tarım Bakanlığı, ekim ayında etkili olan yoğun yağış, dolu ve güçlü rüzgârların yol açtığı üretim zararları nedeniyle Maule Bölgesi'ndeki 14 komünde tarımsal acil durum ilan etti. Karar; Talca, Curicó ve Linares eyaletlerine bağlı Talca, Curepto, Maule, Río Claro, Pencahue, San Clemente, Teno, Romeral, Curicó, Rauco, Sagrada Familia, Molina, Parral ve Retiro komünlerini kapsıyor. Bakanlığın karara dayanak oluşturan teknik değerlendirmelerine göre hava olayları, bölgedeki farklı ürün ve üretim faaliyetlerinde hasara neden oldu. Özellikle meyvecilik ve tarım sektörleri etkilenirken üretim kayıpları, ürün kalitesinde zarar, toprakların su altında kalması ve tarımsal çalışmalarda gecikme tespit edildi. Aşırı nemin bitki sağlığı açısından risk oluşturduğu belirtildi. Tarım Bakanı Jaime Campos, hasarın boyutunu incelemek üzere Talca'ya gittiğini ve Maule komünündeki Colín bölgesinin en fazla etkilenen alanlardan biri olduğunu söyledi. Campos, değişen iklim koşullarının üreticileri teknik ve tarımsal uygulamalarını yeni koşullara uyarlamaya zorladığını belirterek bu durumu küresel ısınma ve El Niño olgusuyla ilişkilendirdi. Acil durum ilanı, kapsanan komünlerde silvotarım faaliyetleri yürüten üreticiler ile etkilenen kırsal nüfus için destek araçlarının kullanılmasına imkân verecek. Ancak uygulanacak önlemler, yetkili makamın usullerine ve hedefleme ölçütlerine, yürürlükteki mevzuata ve bütçe imkânlarına bağlı olacak. INDAP ekipleri ayrıca Maule komününde açık hava sebzeleri ile plastik altındaki domates üretimindeki zararları inceledi. Bazı biber ve domateslerin kurtarılamayacağı, dolu ve su ağırlığının seraları yıkarak ürünlerin üzerine düşürdüğü bildirildi.

Tokyo’da Yüksek Binaların Çatılarında Üzüm ve Pirinç Yetiştiriliyor
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Tokyo’da Yüksek Binaların Çatılarında Üzüm ve Pirinç Yetiştiriliyor

Japonya’nın başkenti Tokyo’da gayrimenkul geliştiricisi Mori Building, yüksek binaların çatı ve yeşil alanlarında üzüm, pirinç ve farklı tarım ürünleri yetiştirerek kent sakinlerini doğayla buluşturuyor. Şirketin Minato semtindeki Akasaka Tameike Tower çatısında bulunan dört üzüm pergolasında bu yıl Kyoho üzümleri hasat edildi. Yaklaşık 100 metre yükseklikteki alanda çalışanlar, 17 Ağustos’ta yaklaşık 50 salkımı elle kesti. Akasaka’daki üzüm yetiştiriciliği 2001’de başladı. Aşırı yaz sıcakları hasadın zamanını öne çekerken, bu yıl yetersiz güneş ışığı nedeniyle yaprakların ve üzümlerin bir bölümü hastalıktan etkilendi. Çalışanlar, asmaların gelişimini desteklemek amacıyla hastalıklı kısımları düzenli olarak uzaklaştırdı. Aynı semtteki Roppongi Hills’te ise kompleksin 2003’te açılmasından bu yana çatıdaki çeltik alanında pirinç ekimi ve hasadı yapılıyor. Çocuklar ve diğer katılımcılar, her yıl değiştirilen iki pirinç çeşidinin yetiştirilmesine katılıyor; bugüne kadar programa yaklaşık 7.000 kişi dahil oldu. Mori Building bu uygulamaları, “Dikey Bahçe Şehri” olarak adlandırdığı kentsel gelişim yaklaşımının parçası olarak görüyor. Şirket, merkez Tokyo’daki yeniden geliştirme projelerinde 12 hektardan fazla yeşil alan oluşturdu. Büyük tesislerde 2025 mali yılındaki ortalama yeşil alan oranı yaklaşık %34’tü. Şirket son dönemde yalnızca yeşil alan miktarını artırmaya değil, böcekler ve mikroorganizmaları da kapsayan biyoçeşitliliği geliştirmeye odaklanıyor. Azabudai Hills’teki yaklaşık 60 metrekarelik Green Pool alanında yaklaşık 80 bitki türü yetiştiriliyor; yapay zekâ ve büyük veri, bitki türleri ile yerleşiminin belirlenmesinde kullanıldı.

Brezilya’da Soya Fiyatları Doların Etkisiyle Yükseldi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları Doların Etkisiyle Yükseldi

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Brezilya’da soya piyasasında 29 Ekim Perşembe günü işlemler ve fiyatlar genel olarak yükseldi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira’ya göre hareket, Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) kayıplara rağmen doların değer kazanmasıyla desteklendi. Seans, limanlarda güçlü tekliflerin ve iç piyasadaki soya ezme tesislerinin daha fazla alım yapmasının etkisiyle şekillendi. Limanlarda spot teslimat için güçlü teklifler, daha uzun ödeme vadeleri ve üreticiler için daha uygun fiyatlar görüldü. İç kesimlerdeki ezme tesisleri ise bazı bölgelerde aralık ayına kadar pozisyon sağlamak amacıyla ihracat paritesinin üzerinde alım göstergeleri sundu. Silveira, kurdaki son yükselişin alıcıların fiyat göstergelerini yukarı çekmesine yol açtığını belirtirken, ihracat primlerinde yalnızca küçük dalgalanmalar yaşandığını söyledi. Fiziksel piyasada Passo Fundo’da fiyat 152 realden 153 reale, Santa Rosa’da 153 realden 154 reale, Cascavel’de 148 realden 149 reale, Paranaguá’da 159 realden 160 reale ve Rio Grande’de 159 realden 161 reale çıktı. Rondonópolis’te fiyat 141 realde sabit kalırken Rio Verde’de 142 realden 141 reale geriledi. Dourados’ta ise kaynakta son fiyat 143,0 real olarak verildi. Chicago’daki düşüşte ABD’de hasadın ilerlemesi ve petrol fiyatlarının ağırlıklı olarak gerilemesi etkili oldu. Hava koşullarının tarla çalışmalarını desteklemesi ve büyük bir aksama yaşanmaması halinde ABD’nin tarihinin en yüksek soya hasadını yapması bekleniyor. Dolar karşısında değer kaybeden real ise Brezilya soya ürününün uluslararası piyasalardaki rekabetçiliğini artırdı. ABD’nin 2026/27 sezonundaki net soya ihracatı, 22 Ekim’de sona eren haftada 2.576.400 ton olurken Çin 1.627.000 tonla en büyük alıcı oldu.

Paraná’da Süt Ürünleri Fiyatları Geriledi, İthalat %19 Arttı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Paraná’da Süt Ürünleri Fiyatları Geriledi, İthalat %19 Arttı

Brezilya’nın Paraná eyaletinde tüketilen başlıca süt ürünlerinin perakende fiyatları ekimde geriledi. Süt ürünleri ithalatı ise ocak-eylül 2026 döneminde, 2025’in aynı dönemine göre yaklaşık %19 arttı. Paraná’daki üreticiye ödenen ortalama süt fiyatı litre başına 2,81 Brezilya reali oldu. Veriler, Paraná Tarım ve Tedarik Sekreterliğine bağlı Kırsal Ekonomi Departmanının (Deral) yayımladığı bültende yer aldı.

Fonterra Süt Fiyatı Tahminini KgMS Başına 9,75 Dolara Yükseltti
Görsel kaynağı: RNZ · Özgün haber
Veri haberi

Fonterra Süt Fiyatı Tahminini KgMS Başına 9,75 Dolara Yükseltti

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Fonterra, mevcut sezon için çiftlik çıkışı süt fiyatı tahmininin orta noktasını kgMS başına 9,75 dolara yükseltti. Önceki tahminin 9,50 dolar olduğu belirtilirken, yeni orta nokta 25 sentlik artışa karşılık geliyor. Kooperatif ayrıca tahmin aralığını kgMS başına 8,50–10,50 dolardan 9,00–10,50 dolara daralttı. İcra Kurulu Başkanı Richard Allen, artışın tam yağlı süt tozu ile yağsız süt tozuna yönelik iyileşen talepten kaynaklandığını söyledi. Allen'a göre son iki Global Dairy Trade etkinliğinde tam yağlı süt tozu fiyatı yaklaşık %5, yağsız süt tozu fiyatı ise yaklaşık %7 arttı. Talebin Güneydoğu Asya, Orta Doğu, Afrika ve Çin'den sürdüğü belirtildi. Fonterra, sezonun iyi başlaması ve rekor süt toplamasına rağmen satış portföyünün bu dönem için iyi ölçüde sözleşmeye bağlanmasını tahmin aralığını yükseltip daraltma gerekçesi olarak gösterdi. Kooperatif, küresel süt ürünleri arz ve talebini etkileyebilecek unsurları izlemeyi sürdürecek. Ekim sütü için kasım ayında ödenecek avans oranı da 20 sent artırılarak kgMS başına 7,55 dolara çıkarıldı. Organik süt fiyatının orta noktası ise 14,30 dolardan 15,25 dolara yükseltildi; aralık 14,50–16,00 dolar oldu.

Suriye’de Tarımsal Araştırmaların Durumu Meclis Komisyonunda Görüşüldü
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber

Suriye’de Tarımsal Araştırmaların Durumu Meclis Komisyonunda Görüşüldü

Suriye Halk Meclisi Tarım ve Gıda Güvenliği Komitesi, 29 Ekim Perşembe günü Tarımsal Bilimsel Araştırmalar Genel Kurumu ile bir araya gelerek tarımsal bilimsel araştırmaların mevcut durumunu ve karşılaşılan başlıca zorlukları görüştü. Toplantıya Komite Başkanı İsra el-Meşhur başkanlık etti. Görüşmelerde araştırma merkezlerinin geliştirilmesi, bilimsel kadroların desteklenmesi ve araştırma çıktılarının tarım sektörünün ihtiyaçlarıyla ilişkilendirilmesi ele alındı. Katılımcılar, tarım ve bilimsel araştırmaları düzenleyen mevzuatın gözden geçirilip geliştirilmesini ve araştırma sonuçlarının uygulanabilir çözümlere dönüştürülmesini de değerlendirdi. Komitenin 25 Ekim’deki önceki toplantılarında ise tarım sektörünün öncelikleri ele alınmış ve operasyonel bir çalışma haritası kabul edilmişti.

İklim Değişikliği Güneydoğu Asya’da Pirinç, Mısır ve Şeker Kamışı Üretimini Azaltabilir
Görsel kaynağı: Astro Awani · Özgün haber
Veri haberi

İklim Değişikliği Güneydoğu Asya’da Pirinç, Mısır ve Şeker Kamışı Üretimini Azaltabilir

Singapur Gıda Ajansı ile Singapur Ulusal Üniversitesi tarafından yayımlanan ASEAN Agri Climate Impact Twenty çalışması, iklim değişikliğinin 2025-2044 döneminde Güneydoğu Asya’daki başlıca ürünlerin ortalama üretimini etkileyeceğini öngörüyor. Buna göre pirinç üretimi %3-5, mısır %5-6, şeker kamışı ise %1-4 azalabilir. Çalışmada manyok üretiminin %16, soya fasulyesi üretiminin %11-13 artacağı tahmin edilse de bu ürünlerin iklim risklerinden muaf olmayacağı vurgulanıyor. Aşırı sıcak, şiddetli yağış ve kuraklık belirli yıllarda üretimi etkileyebilir. Çok güçlü El Niño’nun bölgedeki ortalama bitkisel üretimi yaklaşık %10 azaltabileceği, artan sıcaklıklar ve düzensiz yağışların da su bulunabilirliği ile ekim takvimini zorlayabileceği belirtiliyor.

Mısır ve Rusya, Buğday Tedariki ve Gıda Güvenliğini Görüştü
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır ve Rusya, Buğday Tedariki ve Gıda Güvenliğini Görüştü

Mısır Tedarik ve İç Ticaret Bakanı Şerif Faruk ile Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut, gıda güvenliği, tahıl ticareti ve gıda tedariki alanlarında iş birliğini görüştü. Moskova’da düzenlenen Rusya-Afrika Ekonomi ve İnsani Forumu kapsamındaki toplantıda, iki ülke arasındaki tahıl iş birliği ile önceki görüşmelerde ele alınan dosyaların takibi değerlendirildi. Görüşmede Rusya’nın Mısır’ın buğday tedarikinde önemli bir ortak olduğu belirtildi. Taraflar ayrıca tahıl depolama ve ticareti, tedarik zincirlerine bağlı lojistik hizmetler, dijital izleme ve temel ürün ticaretinin düzenlenmesi konularında iş birliği olanaklarını ele aldı. Toplantı, 28-29 Ekim 2026’da Moskova’da yapılan forumun oturum aralarında gerçekleştirildi.

Polonya’da Krizantemlerin Azizler Günü Geleneğindeki Yeri
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Krizantemlerin Azizler Günü Geleneğindeki Yeri

Polonya’da krizantemler, ekim sonu ile kasım başında mezarlıkları ziyaret etme geleneğinin en tanınan simgeleri arasında yer alıyor. Azizler Günü ve Ölüler Günü döneminde mezarları süslemek için yapay çiçekler de kullanılsa da canlı krizantemler, kesme çiçek veya saksı formunda daha çok tercih ediliyor. Bitkinin sonbaharda çiçek açması, dayanıklılığı ve uzun süre dekoratif görünümünü koruyabilmesi bu tercihte etkili oluyor. Krizantemlerin kökeni başta Çin ve Japonya olmak üzere Doğu Asya’ya uzanıyor. Bu bölgelerde yüzyıllardır süs ve şifalı bitki olarak değerlendirilen krizantemler, uzun ömür, huzur ve sonbaharla ilişkilendiriliyor; Japonya’da ise imparatorluk simgesi olarak kabul ediliyor. Avrupa’ya 18. yüzyılda ulaşan bitki, zamanla süs bitkisi olarak yaygınlaştı. Krizantemlerin mezarlık çiçeği olarak görülmesi ise başlangıçtan beri var olan bir özellik değil, yerel geleneklerin gelişmesiyle zaman içinde oluştu. Beyaz, sarı, mor, bordo ve pembe çeşitlerin yanı sıra farklı çiçek biçimleri ve renkleri, mezar süslemelerinin kişisel tercihlere göre hazırlanmasına olanak sağlıyor. Krizantem üretimi birçok bahçe işletmesinin sonbahar faaliyetlerinde önemli yer tutarken, Azizler Günü öncesi dönem bazı üreticiler için yılın en önemli satış zamanlarından biri oluyor. Uygun zamanda çiçek açmaları için dikim tarihi, çeşit seçimi, çiçeklenmenin yönlendirilmesi, gübreleme ve sulamanın planlanması gerekiyor. Suchorączek’ten üretici Monika Fryziak, olağanüstü sıcak sonbaharın etkisiyle satışların yıllardır görülmeyen en yüksek düzeye ulaştığını belirtiyor. Fryziak’ın işletmesinde saksı krizantemleri 30-40 zloti arasında satılıyor ve yapay aranjman satışının tamamen durduğu ifade ediliyor. Jastrzębie’den Agnieszka Krasucka ise üretimin haziran başında başlayıp Azizler Günü’nden önceki son günlere kadar sürdüğünü, çiçeklenmeyi doğru zamana denk getirmenin deneyim gerektirdiğini aktarıyor.

Polonya’da Yaş ve Kuru Mısır Fiyatları Bölgelere göre Değişiyor
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Yaş ve Kuru Mısır Fiyatları Bölgelere göre Değişiyor

Polonya’da 29 Ekim 2026 itibarıyla mısır alım fiyatları, ürünün nem durumuna ve bölgeye göre farklılık gösterdi. Tüm fiyatlar ton başına net olarak verilirken yaş mısır için teklifler 590-680 zloti arasında değişti. En yüksek teklif Kujawsko-Pomorskie’de, en düşük teklif ise Wielkopolskie’de kaydedildi. Yaş mısırda Kujawsko-Pomorskie’de 610-680, Dolnośląskie’de 640-670, Wielkopolskie’de 590-670 ve Zachodniopomorskie’de 640 zloti/ton net fiyat açıklandı. Tek bir voyvodalık içindeki alım noktaları arasında da fark görüldü; teklif aralığı Kujawsko-Pomorskie’de 70, Wielkopolskie’de 80 zloti/tona ulaştı. 16 Ekim’e kıyasla değişimlerin yönü bölgelere göre aynı olmadı. Łódzkie’de fiyat 670 zloti/tondan 620-640 zloti/tona gerilerken Zachodniopomorskie’de 620’den 640 zloti/tona yükseldi. Kuru mısırda voyvodalıklardaki fiyatlar 850-1030 zloti/ton net aralığında bulundu. Pomorskie’de 950-1030, Kujawsko-Pomorskie’de 940-980, Wielkopolskie’de 880-960, Dolnośląskie’de 900-950 ve Podkarpackie’de 850-870 zloti/ton teklif edildi. Liman fiyatları 980-1040 zloti/ton net seviyesine çıktı. Ancak limana satışta taşıma ve belirli teslim koşulları da hesaba katılıyor. Kuru mısırın daha yüksek fiyatı, üretici açısından otomatik olarak daha yüksek kazanç anlamına gelmiyor. Kurutma sırasında dane su ve ağırlık kaybederken işletmeler enerji, yakıt ve kurutma tesisi giderleriyle karşılaşıyor. Kurutma, ürünün depolanmasını ve hasat sonrası hemen satış zorunluluğundan kaçınmayı sağlayabilse de daha iyi finansal sonucu garanti etmiyor. NSZZ RI “Solidarność” sözcüsü Adrian Wawrzyniak, kendi maliyetleri ve üretim ölçeği açısından mısırın ton başına 1100 zloti üzerinde olması gerektiğini belirtti.

Buğday Fiyatları Gerilerken Rusya Yeni İhracat Rotası Açtı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Buğday Fiyatları Gerilerken Rusya Yeni İhracat Rotası Açtı

Buğday fiyatları, Rusya’nın tahıl taşımacılığında yeni güzergâhları devreye almasının ardından Paris ve Chicago piyasalarında geriledi. Paris Matif’te 28 Ekim’de Aralık vadeli buğday kontratı 1,50 avro düşerek 227,00 avro/tona, Mart kontratı ise 2,25 avro gerileyerek 225,75 avro/tona indi. Chicago Board of Trade’de Aralık buğdayı 11,25 ABD senti düşüşle 599,00 ABD senti/bushel seviyesine geriledi; bu yaklaşık 197,55 avro/tona karşılık geldi ve temmuz başından bu yana en düşük seviyeye işaret etti. Rus makamları, Azak Denizi üzerinden tahıl ihracatını geçici olarak 15 Kasım’a kadar yeniden başlattı. Taşımaların askeri güvenlikle yapılmasının planlandığı, ilk tahıl gemilerinin de temmuzdan bu yana ilk kez Kerç Boğazı’ndan geçtiği bildirildi. Reuters’ın aktardığına göre Rusya ayrıca ilk kez Murmansk Arktik Limanı üzerinden tahıl ihraç etti. İlk parti 3.400 ton olurken, Fas’ın Casablanca kenti için yaklaşık 28.000 ton buğday yüklenmesi planlandı. Rusya’nın Baltık limanlarından eylülde 1,2 milyon ton tahıl sevk edildi; bu miktar deniz yoluyla yapılan Rus tahıl ihracatının %60’ından fazlasını oluşturdu. Daha fazla Rus buğdayının piyasaya dönme ihtimali, Paris ve Chicago fiyatları üzerinde baskı yaratıyor. Türkiye ise Rusya’nın ilgi göstermediğini belirttiği Karadeniz tahıl anlaşması girişimini destekleyen ülke olarak kaynakta yer alıyor. Fiyat düşüşü üretici piyasasına da yansıdı. Almanya’da 44. takvim haftasında ekmeklik buğdayın üretici fiyatı 8,80 avro gerileyerek 199,52 avro/tona düştü. Rheinland-Pfalz’da 27 Ekim’de ekmeklik buğdayın ortalama fiyatı önceki haftadaki 201,60 avro/tondan 194,90 avro/tona indi. Rusya, Ukrayna ve ABD arasındaki görüşmelerin kasım başında sürdürülmesi bekleniyor; ancak henüz bir ilerleme veya anlaşma sağlanmış değil.

Arjantin'de Damızlık Boğa Fiyatları Pesoda %61, Dolarda %57 Arttı
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin'de Damızlık Boğa Fiyatları Pesoda %61, Dolarda %57 Arttı

Arjantin hayvancılığında genetik yatırımları son aylarda yeniden öne çıktı. Ağustos-ekim 2026 arasında, damızlık hayvan ihalelerinin yoğunlaştığı dönemde ortalama boğa fiyatları yıllık bazda peso cinsinden %61, dolar cinsinden %57 yükseldi. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine dayanan sonuçlar 15.500'den fazla başın satışını kapsıyor. Fiyat hareketi, yetiştirici ve üreticilerin verimliliği ile sürülerinin genetik kalitesini geliştirmek için damızlık hayvanlara yatırım isteğinin arttığına işaret ediyor.

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor

Türkiye’den ortaklarla geliştirilen proje kapsamında Moldova’nın koyun ve keçi sektörüne yaklaşık 2 milyon avroluk yatırım planlanıyor. Proje; iki koyun ve keçi sütü işleme tesisi, 10 süt toplama noktası ve projeye katılan işletmelere yönelik bir yem fabrikası kurulmasını öngörüyor. Moldova’daki çiftçiler projeye katılmaya davet edilirken, girişimin ağırlıklı olarak ihracata yönelik peynir üretimi oluşturması hedefleniyor. Projenin ayrıntıları, Moldova Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Federasyonu tarafından 29 Ekim 2026’da düzenlenen toplantıda, aralarında Ankara’daki koyun ve keçi sektörünü temsil eden Hasan Kılınç’ın da bulunduğu katılımcılara sunuldu. Toplantının amacı, planlanan yatırımı, iş birliği olanaklarını ve yetiştiricilerin kurulacak toplama ve işleme yapısına hangi koşullarda katılabileceğini anlatmaktı. Hasan Kılınç, Moldova’daki çeşitli işletmelere yapılan ziyaretler sonrasında başlıca sorunlardan birinin işleme süreçlerinde ortak standartların bulunmaması olduğunu belirtti. Projede süt toplama noktalarının, çiftçilerin üretimlerini yaklaşık 60–70 kilometrelik mesafelerde teslim edebileceği şekilde dağıtılması planlanıyor. Böylece daha fazla miktarda sütün düzenli biçimde toplanması ve standartlaştırılmış koşullarda işlenmesi amaçlanıyor. Peynir üretiminde ürün özelliklerinin işletmeden işletmeye değişmemesi için eğitim ve yem üretimi de yatırımın unsurları arasında yer alıyor. Üç ila beş kişinin Hollanda’ya gönderilerek koyun ve keçi sütünden peynir üretim teknolojileri konusunda eğitilmesi, ardından bu bilgilerin Moldova’da kurulacak işleme tesislerinde uygulanması planlanıyor. Yem fabrikasında üretilecek standart rasyonlarla, peynir üretiminde kullanılacak sütün kalite parametrelerinin mümkün olduğunca sabit tutulması hedefleniyor. Yatırımın hukuki yapısı konusunda başlangıçta kooperatif seçeneği değerlendirilirken, Moldova makamlarıyla yapılan görüşmelerin ardından limited şirketin daha uygun olabileceği belirtildi. Üreticilerin projeye katılıp katılmayacağına ve üretimlerini istenen standartlara göre düzenleyip düzenlemeyeceklerine karar vermesi gerekiyor. Türk ortaklar ayrıca üreticilere mevcut piyasa fiyatından yaklaşık %20 daha yüksek bir satın alma fiyatı planlıyor. Üretilecek peynirlerin bir bölümünün Moldova’daki süpermarketlerde, çoğunluğunun ise dış pazarlarda satılması öngörülüyor.

Ukrayna’da Kışlık Tahıl Ekimi Öngörülen Alanın %80,8’ine Ulaştı
Görsel kaynağı: Interfax-Ukraine · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Kışlık Tahıl Ekimi Öngörülen Alanın %80,8’ine Ulaştı

Ukrayna’da çiftçiler, 28 Ekim itibarıyla 4,2132 milyon hektar kışlık tahıl ekti. Ukrayna Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığının yayımladığı verilere göre bu alan, öngörülen toplamın %80,8’ine karşılık geldi. Kışlık kolza ekimi ise 1,1347 milyon hektara ulaşarak hedefin %102,7’sini aştı. Buğday ve tritikale ekimi 3,7507 milyon hektar, arpa ekimi 390.000 hektar, çavdar ekimi 72.500 hektar olarak kaydedildi. Toplam tahıl ekim alanı geçen yılın aynı tarihine göre %2,1 geriledi; kaynak bu düşüşü buğday ekimindeki %2,8’lik azalmaya bağladı. Arpa ekimi %2,0, çavdar ekimi %14,7, kışlık kolza ekimi ise %8,5 arttı.

Rusya'nın Azak Denizi İhracat İzni Sonrası Buğday Fiyatı Temmuzdan Bu Yana En Düşük Seviyede
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Rusya'nın Azak Denizi İhracat İzni Sonrası Buğday Fiyatı Temmuzdan Bu Yana En Düşük Seviyede

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Rus makamları, temmuz ayında durdurulan Azak Denizi üzerinden tahıl ihracatı için gemilere yeniden geçiş izni vermeye başladı. Reuters’a dayandırılan bilgilere göre Kerç Boğazı’ndan geçiş izinleri 15 Kasım’a kadar geçerli olacak; bazı kaynaklar, Karadeniz’e çıkacak ticaret gemilerine Rus donanmasının konvoy eşliği yapacağını bildirdi. En az bir yük gemisi 29 Ekim’e kadar boğazı geçerek Karadeniz’e ulaştı. Don-Azak Kanalı’ndaki deniz trafiği, Rus makamlarının Ukrayna’nın limanlara ve gemilere yönelik saldırıları gerekçesiyle 10 Temmuz’da aldığı geçici durdurma kararının ardından kesilmişti. Habere göre yaz aylarında Azak Denizi’nde 100’den fazla Rus gemisinin vurulması, Rus ekonomisine zarar verirken dünya tahıl piyasasında fiyatların yükselmesine de katkıda bulundu. Azak Denizi, Rusya’nın tahılın yanı sıra petrol, çelik ve diğer ürünleri sevk ettiği önemli rotalardan biri olarak aktarılıyor. İhracat rotasının yeniden açılması, buğday fiyatlarındaki düşüşle aynı döneme denk geldi. Chicago Ticaret Borsası’nda en çok işlem gören vadeli buğday kontratı temmuz başından bu yana en düşük seviyeye geriledi ve perşembe sabahı buşel başına yaklaşık 5,99 dolar seviyesinde işlem gördü. Azak-Karadeniz havzası, Rusya’nın geçen sezon deniz yoluyla yaptığı tahıl ihracatının %88’ini, yani 46,3 milyon tonunu oluşturdu. SovEcon ise 2026/27 sezonu Rus buğdayı ihracatı tahminini 4,7 milyon ton düşürerek 36,7 milyon tona indirdi.

MAN Engines, Claas ve WTZ Roßlau Ağır Tarım Makinelerinde Amonyak Yakıtını Araştıracak
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

MAN Engines, Claas ve WTZ Roßlau Ağır Tarım Makinelerinde Amonyak Yakıtını Araştıracak

MAN Engines, Claas ve araştırma enstitüsü WTZ Roßlau, Gamco projesi kapsamında amonyağın ağır tarım makinelerinde yakıt olarak kullanılıp kullanılamayacağını inceleyecek. Ekim 2029’a kadar sürmesi planlanan araştırma, teknolojinin pratik koşullardaki olanaklarını ve zorluklarını değerlendirecek. Alman hükümetinin sekizinci enerji araştırma programı kapsamında finanse edilen proje, yol ağı dışında kullanılan, yüksek güç ihtiyacı ve uzun çalışma süreleri bulunan ağır iş makineleri için bir tahrik konsepti geliştirmeyi ve değerlendirmeyi amaçlıyor. Amonyağın teknik kullanımı, sınırlamaları ve gerçek çalışma koşullarındaki işleyişi incelenecek. MAN Engines motor geliştirme deneyimini, Claas tarım makineleri bilgisini, WTZ Roßlau ise yeni tahrik teknolojileri uzmanlığını sağlayacak. Werner Kübler, ağır makinelerin dönüşümünde birden fazla teknik çözüm gerekebileceğini belirtti.

Gürcistan'da 2026-2027 Sezonu Hamsi Av Kotası 90 Bin Ton Olarak Belirlendi
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan'da 2026-2027 Sezonu Hamsi Av Kotası 90 Bin Ton Olarak Belirlendi

Gürcistan'da 2026-2027 sezonu için hamsinin avlanabilir kaynak kotası 90 bin ton olarak belirlendi. Kota, Avrupa Birliği standartları ile Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu'nun gereklilikleri dikkate alınarak hesaplandı. Çalışmalarda modern ekosonda ve bilimsel değerlendirme yöntemlerinden yararlanıldı. Balıkçılık için en uygun dönem ekim-mayıs ayları olarak belirtilirken, Gürcistan'ın Karadeniz sularında hamsinin aktif av sezonunun çoğunlukla kasımda başladığı aktarıldı. Belirlenen miktarın balık işleme tesislerinin tam kapasite çalışmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Şili Tarım Bakanlığı, Orman Yangınları İçin Sektörel Risk Protokolü Sundu
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili Tarım Bakanlığı, Orman Yangınları İçin Sektörel Risk Protokolü Sundu

Şili Tarım Bakanlığı, 28 Ekim’de Santiago’da düzenlenen ilkbahar-yaz mevsimsel agroklimatik görünüm toplantısında, orman yangınlarının tarım ve ormancılık sektöründeki afet risklerine yönelik sektörel protokolü sundu. Tarımsal Afet Risk Yönetimi Birimi’nin (UGRA) düzenlediği teknik toplantı, “Tahminden eyleme: tarımda yangınların önlenmesinin anahtarları” başlığıyla hibrit olarak gerçekleştirildi ve kamu ile özel sektörden 160’tan fazla kişiyi bir araya getirdi. Protokol, ormancılık ve tarım sektöründe afetler öncesindeki hazırlık, acil müdahale ve iyileşme çalışmalarını kurumsal koordinasyon, zamanında bilgiye erişim ve mevcut kamu araçlarının verimli kullanımı yoluyla düzenliyor. Risk yönetimi üç aşamada ele alınıyor: önleyici hazırlık ve izleme, acil müdahale ile iyileşme ve üretimin yeniden etkinleştirilmesi. Önleme aşamasında sıcaklık, yağış, nem, rüzgâr, bitki örtüsünün durumu ve yanıcı madde mevcudiyeti birlikte izlenecek. Buna ek olarak tahminler, uyarılar, risk altındaki bölgeler ve mevcut kapasitelere ilişkin haftalık inceleme yapılacak. Bir yangın sonrasında Bakanlık, etkilenen bölgelerin belirlenmesini, hasar tespitini, olası tarımsal acil durum ilanının değerlendirilmesini ve erken yardımların önceliklendirilmesini koordine edecek. Acil müdahale takvimine göre ilk 24 saatte maruz kalan komünler ve üretim sistemleri belirlenecek ve yetkililere ilk rapor sunulacak. 48-72 saat içinde etkiler ile acil ihtiyaçlara ilişkin ön değerlendirme birleştirilecek; ilk hafta içinde raporlar güncellenecek, yardımlar izlenecek ve hasar-kayıplara ilişkin ön ekonomik tahmin hazırlanacak. Sonraki aşamada Silvo-tarımsal Etkilenme Formu (FAS) ile belirlenen hasarlara göre ürünlerin, hayvanların, sulama altyapısının, toprakların ve diğer üretim unsurlarının toparlanmasına yönelik destekler önceliklendirilecek. MINAGRI ayrıca tehdit izleme, erken uyarı ve önleme bilgilerini kurumsal kanalları ile agroklimatik platformlarında yayımlayacak.

Rusya’da Devletin Tahıl Alımları 29 Ekim’de Başlıyor
Görsel kaynağı: Interfax Russia · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Devletin Tahıl Alımları 29 Ekim’de Başlıyor

Rusya’da tahılın devlet müdahale fonuna alınmasına 29 Ekim’de başlanacak. Tarım Bakanlığının önerdiği müdahaleler, Azak-Karadeniz havzasındaki ihracat lojistiği sorunları nedeniyle tahıla talebin düşmesi koşullarında tarım üreticilerini desteklemeyi amaçlıyor. Alım programı Cumhurbaşkanı Vladimir Putin tarafından da desteklendi. Bakanlığın bildirdiğine göre müdahalelerin toplam hacmi 3 milyon tona kadar çıkabilir. Alımlar, devlet ajansı Birleşik Tahıl Şirketi (OZK) aracılığıyla Ulusal Ticaret Borsasında açık artırma formatında yapılacak. Mekanizmada OZK azami fiyatı belirleyecek; satıcı bu fiyatı kabul edebilecek ya da daha düşük fiyat sunarak diğer katılımcılarla rekabet edecek. En iyi fiyatı veren teklif kazanacak ve tahıl akredite bir elevatöre teslim edilecek. İhalelerin ilk gününde alım hacminin 18,9 bin ton olması öngörülüyor. KDV hariç başlangıç fiyatı 3. sınıf buğday için ton başına 11 bin ruble, 4. sınıf buğday için 10,8 bin ruble olarak belirlendi. 2 Kasım’da planlanan ihalelerde de 18,9 bin tonluk hacim öngörülüyor. Depolama için 18 elevatör onaylanırken kontroller sürüyor; fonda 3,7 milyon ton tahıl bulunuyor.

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir

Güney Afrika’nın 2026 kiraz sezonu, geleneksel takvimden iki ila üç hafta önce, ekim başında başladı. Tru-Cape Fruit Marketing’in aktardığına göre sezonun ilk meyveleri 8 Ekim’de hasat edilip paketlendi. Ancak ülkenin başlıca kiraz üretim bölgesi Ceres’te üretim hacminin önceki sezona göre %50’den fazla düşebileceği öngörülüyor. Üretimdeki gerileme, sektör tarafından öncelikle çiçeklenme dönemindeki olumsuz hava koşullarına bağlanıyor. Tru-Cape Tedarik Direktörü Calla du Toit, erken çeşitlerin ağustos sonundaki olağanüstü yüksek sıcaklıkların görüldüğü bir hafta içinde çiçeklendiğini belirtti. Şirketin değerlendirmesine göre sıcaklıklar, tozlaşma için etkili süreyi kısaltarak meyve tutumunu azaltmış olabilir. Ardından sıcaklıkların düşmesi, üretimin bir bölümünde soğuk zararına yol açmış olabilir. Düşük üretim beklentisine karşın ilk meyvelerde kalite göstergeleri olumlu oldu. Tru-Cape, kirazların 30 milimetreye kadar kalibreye ve yüksek şeker seviyelerine ulaştığını bildirdi. Daha az meyve bulunması, ürünün optimum olgunlukta toplanmasına daha fazla dikkat edilmesini sağlarken, şirket yeterli iş gücünün bu çalışmayı kolaylaştırdığını belirtti. Buna karşılık düşük hacim, üreticiler açısından ekonomik bir zorluk oluşturuyor. Tru-Cape, arzın azalması ve Güney Afrika’da iç talebin güçlü seyretmesi nedeniyle ticari programlarında yerel pazara öncelik vermeyi planlıyor. Şirket, fiyatların geçen sezondan biraz daha yüksek olmasını bekliyor. İhracatta ise önceki sezon yaklaşık %15 olan payı bu sezon %20’ye yaklaştırmayı hedefliyor; ancak her operasyon için lojistik maliyetleri, taşıma riskleri ve beklenen kârlılık değerlendirilecek.

Uzman: Rejeneratif Tarım Uygulamaları Göstergelerle Ölçülmeli
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Uzman: Rejeneratif Tarım Uygulamaları Göstergelerle Ölçülmeli

Rejeneratif tarımın yalnızca kullanılan uygulamaların listelenmesiyle tanımlanamayacağı, üretim alanında hangi sonuçların ortaya çıktığının göstergelerle izlenmesi gerektiği belirtildi. Vitalforce Üst Yöneticisi Sheilla Albuquerque, rejeneratif tarımın verimlilik, iklim, finansman, tedarik zincirleri ve tarımın geleceğiyle bağlantılı olarak önem kazandığını söyledi. Albuquerque’ye göre bundan sonraki aşama, hangi unsurların gerçekten yenilendiğini ve bu değişimin çiftlikte ne sonuç verdiğini uygulamada ortaya koymak. Uzman, doğrudan ekim, münavebe, toprak örtüsü, üretim sistemlerinin entegrasyonu, biyolojik girdilerin kullanımı ve suyun korunmasının rejeneratif sürece katkı sağlayabileceğini belirtti. Ancak bu araçların benimsenmesi, bir alanın kendiliğinden rejeneratif hale geldiğini kanıtlamıyor. Albuquerque, teknoloji seçimine geçmeden önce üretim alanındaki temel sorunun anlaşılması gerektiğini; aksi halde yatırımların asıl sınırlamayı çözmeden yapılabileceğini ifade etti. Albuquerque’ye göre toprak değerlendirmesinde yalnızca kimyasal verimlilik göstergelerine veya bitki örtüsüne odaklanmak eksik sonuçlara yol açabilir. Kimyasal analizler iyi besin düzeyleri gösterse bile toprakta sıkışma, düşük su sızması veya kök gelişimini sınırlayan koşullar bulunabilir. Benzer şekilde, iyi bitki örtüsü besin dengesizliklerini ya da düşük biyolojik etkinliği gizleyebilir. Kuraklık, aşırı sıcak veya yoğun yağış dönemlerinde toprak yapısı, kök derinliği, örtü ve su depolama kapasitesi bitkinin stres karşısındaki tepkisini etkiliyor. Bu nedenle değişimin toprakta, kaynak kullanımında, bitki tepkisinde ve üretim istikrarında birlikte ölçülmesi gerekiyor.

Avustralya’da Besi Sığırı Fiyatı Yükseldi, 2022 Rekoruna Yaklaşıyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Besi Sığırı Fiyatı Yükseldi, 2022 Rekoruna Yaklaşıyor

Avustralya’da yağlı besi sığırı fiyatı son bir haftada 15 ABD senti artarak çarşamba günü 6,16 ABD dolarına çıktı. Kaynakta birim güncel fiyat için açıkça belirtilmezken, bu seviye yılın en yükseği olarak 2022’de karkasın kilogramı başına ulaşılan 6,30 ABD dolarlık rekora yaklaştı. Yağlı inek fiyatı da son haftada yeni bir rekor kırdı. Mera hayvanı arzının sınırlı olduğu ülkede, son bir ayda beklenenden fazla yağan yağmurlar üreticilerin hayvanları daha fazla kilo almaları için elde tutmasına olanak sağladı. Yüksek fiyat seviyesi, pazar erişimindeki zorluklar nedeniyle marjları baskı altında bulunan sınırlı kapasitedeki sanayi üzerindeki baskıyı artırıyor. Avustralya, Çin ve Güney Kore’de haziranda yıllık ihracat kota hacimlerini aşarken, yüksek tarifeler bu pazarlara sevkiyatı önemli ölçüde azalttı. Buna karşılık ABD’ye sığır eti ihracatı 21 Ekim’e kadar 410 bin tona ulaştı; bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre 50 bin ton veya %15 daha fazla. Bazı analistler, ABD’ye yıllık ihracatın 460 bin ila 480 bin tonu aşabileceğini öngörüyor. Son bildirilen haftada büyükbaş kesimi %18 artarak 147.660 başa çıktı ancak geçen yılın 185 bin başlık haftalık ortalamasının altında kaldı.

Ukrayna’da Tahıl ve Yağlı Tohum Hasadı Geçen Yılı Aştı
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Tahıl ve Yağlı Tohum Hasadı Geçen Yılı Aştı

Ukrayna’da tarım işletmeleri 27 Ekim itibarıyla 41,70 milyon ton tahıl ve baklagil hasat etti. Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığına göre ürünler 8,32 milyon hektardan kaldırıldı; bu alan, tahıl için öngörülen toplam alanın %72’sine karşılık geliyor. Mevcut tahıl hasat miktarı, geçen yılın aynı dönemindeki seviyenin yaklaşık %7,3 üzerinde bulunuyor. Bu artışta ortalama verimin hektar başına 50,2 kental olması etkili oldu; geçen yıl aynı gösterge 45,8 kentaldi. Mısır hasadı son bir haftada 5,4 milyon tondan 7,9 milyon tona yükseldi. Üreticiler mısırı 1,33 milyon hektardan, öngörülen alanların %29’unda topladı. Mısırda ortalama verim hektar başına 59,5 kental olarak kaydedildi; bu değer geçen yılki 61,5 kentalin altında kaldı. Tahıl hasadında toplam miktar bakımından Odesa, Dnipropetrovsk ve Mıkolayiv bölgeleri öne çıktı. En yüksek ortalama tahıl verimi ise hektar başına 69,8 kental ile Sumi bölgesinde görüldü. Yağlı tohum hasadı 16,91 milyon tona ulaştı ve geçen yılın aynı tarihindeki seviyeyi yaklaşık %11,7 aştı. Ayçiçeği hasadı 9,83 milyon ton, soya hasadı 3,18 milyon ton oldu. Buna karşılık şeker pancarı hasadı geçen yılın gerisinde kaldı; 3,92 milyon ton ürün 79,5 bin hektardan toplandı ve ortalama verim hektar başına 493,6 kental olarak hesaplandı. Buğday, arpa, bezelye ve kolza hasadının tamamlandığı; karabuğday ve darı hasadının ise öngörülen alanların sırasıyla %95 ve %94’üne ulaştığı bildirildi.

Endonezya’da Tarım Bakanlığı-TNI İşbirliği Gıda Kendine Yeterliliği İçin Güçlendirilecek
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber

Endonezya’da Tarım Bakanlığı-TNI İşbirliği Gıda Kendine Yeterliliği İçin Güçlendirilecek

Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, Tarım Bakanlığı ile Endonezya Ulusal Ordusu (TNI) arasındaki işbirliğini ulusal gıda kendine yeterliliğini güçlendirmenin anahtarlarından biri olarak gösterdi. Amran, işbirliğinin gıda arzını korumak, iklim değişikliğinin tehditlerini öngörmek ve sürdürülebilir ulusal dayanıklılığı sağlamak için güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Açıklama, 28 Ekim 2026’da Jakarta’da, Sesko TNI Dikreg 56’da eğitim gören 46 subayla yaptığı görüşmede geldi. Amran’a göre iklim değişikliği, tarımsal üretimde çeşitli aksamalara, özellikle de hasadı etkileyebilecek kuraklıklara yol açabilir. Bu nedenle kurumlar arası işbirliğinin ve üretim risklerine hazırlığın, ulusal gıda kendine yeterliliğinin sürdürülebilmesi açısından önem taşıdığını belirtti. TNI’nin tarımsal kalkınma çalışmalarına katılımının, gıda programlarının sahada uygulanmasına ve ülkenin olası arz kesintilerine hazırlığına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Amran ayrıca gıda dayanıklılığının yalnızca topluma gıda sağlama kapasitesiyle sınırlı olmadığını; toplum refahı ve ulusal istikrarla da yakından ilişkili olduğunu söyledi. Bu çerçevede gıda politikalarının dikkatle ve analiz temelinde hazırlanması, kararların ise toplumun geniş kesimlerinin çıkarlarına odaklanması gerektiğini belirtti.