ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

460 haber · Sayfa 6

Endonezya’da Biber Fiyatlarını Kuraklık ve Tedarik Zinciri Etkiliyor
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Biber Fiyatlarını Kuraklık ve Tedarik Zinciri Etkiliyor

Endonezya’da biber fiyatları tüketici düzeyinde yüksek kalırken, üretici fiyatları son iki haftada geriledi. Dewan Pertimbangan Asosiasi Champion Cabai Indonesia’dan Tunov Mondro Atmodjo, kırmızı acı biberin tüketici fiyatının kilogram başına Rp100.000 seviyesini aştığını, üretici fiyatının ise yaklaşık Rp60.000/kg’den Rp42.000-50.000/kg aralığına indiğini söyledi. Tunov’a göre aşırı hava koşulları ve kuraklık, biber bitkilerinin üretimini durdurabiliyor. Kuraklık döneminde hasadın normal üretimin yalnızca %50’si düzeyinde kaldığını belirten Tunov, bu seviyeyi mevcut şartlarda iyi olarak değerlendirdi. Üretim kapasitesinin tam olarak toparlanmaması nedeniyle fiyatlarda gelecekte önemli bir düşüş beklemediğini, ayrıca birçok bölgede ürünün tüketiciye ulaşmadan önce çok sayıda aracının yer aldığı eski tedarik zincirinden geçtiğini ifade etti. Tunov, hava koşullarının düzelmesi halinde 2026/2027 Noel ve Yeni Yıl döneminde fiyatların istikrarlı kalabileceğini, ancak belirgin biçimde düşmeyebileceğini öngördü. Bapanas Genel Sekreteri Ito Hediarto da bu dönem öncesinde ulusal biber arzının yeterli olduğunu, ancak özellikle deniz yoluyla yapılan sevkiyatlarda yaşanabilecek aksamaların varış bölgelerinde arzı azaltarak fiyatları yükseltebileceğini söyledi. Bapanas, arz fazlası bölgelerden ihtiyaç duyulan bölgelere sevkiyatı desteklemek için Gıda Dağıtım Tesisi programını kullanıyor; program bütçesinin %69,5’i gerçekleşmiş durumda.

Türkiye’nin Moldova’dan Koyun ve Keçi Sütü Alımı İçin Görüşmeleri Sertifikaya Takıldı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’nin Moldova’dan Koyun ve Keçi Sütü Alımı İçin Görüşmeleri Sertifikaya Takıldı

Türkiye’den gelen temsilciler, Moldova’daki koyun ve keçi yetiştiricileriyle ticari ortaklık kurma ve süt ürünleri tedarik etme olanaklarını değerlendiriyor. Temsilciler, Moldova’daki çiftlikleri ziyaret ederek sütün kalitesini test etti; dondurulmuş süt ile süt ürünlerinin satın alınmasını inceliyor. Türker Dölekoğlu, kurulması planlanan ortaklıkla koyun ve keçi sütünden elde edilen ürünlerin yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa Birliği’nde de pazarlanabileceğini söyledi. Türk temsilcilerine göre keçi sütü dondurma üretiminde, koyun ve keçi sütü ise peynir yapımında kullanılmak üzere talep ediliyor. Moldova ürünlerine yönelik bu ilgi, Türkiye’de süt üretiminin 2025’te gerilemesinin ardından ortaya çıktı. Türk istatistiklerine göre keçi sütü üretimi önceki yıla kıyasla yaklaşık %30, koyun sütü üretimi ise yaklaşık %12 azaldı. Kaynak, bu verilerin Türkiye’deki koyun ve keçi sektörünün genel olarak gelişmiş olduğu koşullarda kaydedildiğini belirtiyor. Türkiye’den gelen temsilciler, 2025 sonbaharında ve Ungheni’de düzenlenen Mioriță Laie, Laie Bucălaie festivalinin bahar etkinliği döneminde Moldova’daki 43 çiftliği ziyaret etti. Ziyaretlerde hayvanların yetiştirme ve bakım koşulları incelendi, hammaddenin kalitesini değerlendirmek için mobil laboratuvarla süt testleri yapıldı. Bu incelemelerin ardından Moldovalı yetiştiriciler, ürünlerini tanıtmak ve potansiyel alıcılarla görüşmek üzere 26-29 Ağustos 2026’da düzenlenmesi planlanan F Istanbul 2026’ya davet edildi. Moldova Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Federasyonu, fuara süt ürünlerinden numunelerle katılabilmek için Haziran 2026’da Moldova Ulusal Gıda Güvenliği Ajansına (ANSA) başvurdu. ANSA’nın Türk makamlarıyla çevrim içi görüşmesinin ardından ilettiği resmî yanıta göre federasyon ve üyeleri, koyun-keçi sütü ile bu sütten üretilen ürünlerin ihracatı için gerekli sertifikalara sahip değildi. Kurum ayrıca Moldova’da bu sütleri Avrupa kalite standartlarına uygun işleyen yetkili bir işletme ve ürünlerin uygunluğunu doğrulayacak laboratuvar bulunmadığını bildirdi. ANSA, bu koşullarda uluslararası fuarlara veya tanıtım faaliyetlerine katılım için gerekli belgeleri de veremeyeceğini açıkladı. Kurumun diğer gerekçesi, Moldova iç piyasasında koyun ve keçi sütünden yapılan ürünlerde açık bulunduğu iddiasıydı. Ancak ANSA’nın yazısında bu açığı kanıtlayan istatistikler ile ihracatı engelleyen somut izin veya sertifikasyon şartları yer almadı. Yetiştirici Alexandru Chiosea ise kurumun değerlendirmesine karşı çıkarak iç piyasada düşük talep, azalan satın alma gücü ve üretim fazlası bulunduğunu söyledi; sektörün ihracatla geliştirilebileceğini savundu.

Mısır’da Sığır ve Koyunlar İçin Ulusal Aşılama Kampanyası Başladı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır’da Sığır ve Koyunlar İçin Ulusal Aşılama Kampanyası Başladı

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığı, sığırları nodüler dermatit hastalığına, koyunları ise küçük ruminant vebasına karşı korumayı amaçlayan ulusal aşılama kampanyasının pazar günü başladığını açıkladı. Çalışmalar, Genel Veteriner Hizmetleri Kurumu ile veterinerlik müdürlükleri aracılığıyla ülkenin tüm vilayetlerinde yürütülecek. Kampanya, hayvancılığı koruma ve salgın hastalıkları önleme çabalarının parçası olarak uygulanıyor. Bakanlık, kampanyanın Tarım Bakanı Alaa Faruk’un talimatları ve Bakan Yardımcısı Mustafa es-Sayad’ın gözetimiyle, koruyucu aşılama çalışmalarını yoğunlaştırmak amacıyla yürütüldüğünü bildirdi. Genel Veteriner Hizmetleri Kurumu Başkanı Muhammed Saad, aşılar ile aşılama malzemelerinin bulunurluğu ve veteriner komitelerinin düzenli çalışması için merkezî koruyucu hekimlik birimleriyle yerel müdürlükler arasındaki koordinasyonun önemini vurguladı. Aşılama sırasında aşıların saklanması ve dağıtımına ilişkin kurallara ve teknik standartlara uyulması gerekiyor. Veterinerlik hizmetlerinin köylere ve hedeflenen bölgelere ulaştırılması, yetiştiricilerin hizmetlere erişiminin kolaylaştırılması ve biyogüvenlik konusunda bilgilendirilmesi planlanıyor. Yetiştiricilerden aşılama komiteleriyle iş birliği yapmaları, şüpheli hayvanları taşımamaları veya pazarlarda sergilememeleri istendi. Komitelerin tarih ve yerleri veteriner birimlerinden öğrenilebilecek; bildirim, soru ve aşılama talepleri için 19561 yardım hattı kullanılabilecek.

Brezilya'nın Buğday İthalatı 10 Milyon Tona Yaklaşabilir
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya'nın Buğday İthalatı 10 Milyon Tona Yaklaşabilir

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Brezilya'nın gelecek yıl 9,5-10 milyon ton buğday ithal edebileceği tahmin edildi. Bunge Alimentos'un buğday tedarik ve ticaretinden sorumlu yöneticisi Tito Marquetti Martinho, tahminin ülkedeki iç üretim hacminin ve tahıl kalitesinin düşmesine dayandığını belirtti. Bu görünüm, Brezilya'nın dış pazara bağımlılığını artırırken liman kapasitesini de sınayabilir. Buğday piyasası danışmanı Elcio Bento ise Brezilya'nın üretimini 5,12 milyon ton, ithalat ihtiyacını 9,65 milyon ton olarak öngördü. Bento'ya göre bu üretim, ülke tüketiminin yaklaşık %36'sını karşılayabilecek. Arz ile talebi dengelemek için yüksek miktarda dış alım gerekeceği değerlendirilirken, Arjantin buğdayı bölgesel hasat yaklaşırken mevsimsel baskıyla değer kaybediyor. Hasat tamamlandıktan sonra ise bölgesel görünümün fiyatlarda yükseliş potansiyeli taşıdığı belirtiliyor. Karadeniz'deki lojistik engeller ile ABD ve Kanada buğdayının yüksek fiyatları, Arjantin'i ekmeklik buğday için doğal tedarikçi konumuna getiriyor. Ancak Arjantin'in ekmeklik kaliteye uygun ürün sunabilmesi hava koşullarına bağlı olacak. Brezilya'da kalite arzı da sınırlı görünüyor. São Paulo'da tip 1 buğday üretiminin 70.000-80.000 ton, Paraná'da ise 500.000-600.000 ton arasında olduğu tahmin ediliyor. Normalde ülkenin diğer bölgelerine ekmeklik buğday sağlayan Paraná'nın yerel ihtiyacını karşılamak için 1,85 milyon ton ithal etmesi gerekecek. Brezilya'nın diğer büyük buğday üreticisi Rio Grande do Sul'da hasat yeni başlıyor. İç fiyatların ithalat paritesine yakın seyrettiği ülkede, ithal buğdayı kabul edebilen ve kalite özellikleri farklı yerli hammaddeleri işleyebilen değirmenlerin rekabet açısından avantaj sağlayacağı ifade ediliyor. Bento, farklı kalitedeki yerli buğdayların öğütülmesinin ise daha yüksek verimlilik gerektireceğini söyledi.

İran’da Gıdaya Erişim Zorluğu: Pezeşkiyan Savaş ve Ekonomik Baskıyı İşaret Etti
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber

İran’da Gıdaya Erişim Zorluğu: Pezeşkiyan Savaş ve Ekonomik Baskıyı İşaret Etti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, savaşın ve artan ekonomik baskının birçok İranlının beslenmesini zorlaştırdığını söyledi. Pezeşkiyan, çevrim içi yayımlanan konuşmasında, İran toplumunda birçok kişinin savaş ve bunun yol açtığı yaşam koşulları nedeniyle beslenmekte zorlandığını belirtti. Açıklama, Washington’ın son haftalarda Ortadoğu’daki askeri operasyonlarını sınırlamasına rağmen Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı bir dönemde geldi. İranlı liderler, ABD’nin baskı ve tehditleri sona ermeden barış görüşmelerinin sürdürülemeyeceğini savunuyor. Pezeşkiyan, Tahran’ın “ne savaş ne barış” durumundan çıkması gerektiğini ifade etti. Savaş 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başladı. İran’ın misilleme saldırıları ve Hürmüz Boğazı’na erişimi kısıtlamasının ardından ABD, İran limanlarını ablukaya aldı; bu durum ülkenin petrol ihracatını ve ticari işlemlerini engelledi. Haziranda sağlanan ateşkes kısa sürede çöktü ve taraflar anlaşmayı kimin ihlal ettiği konusunda karşılıklı suçlamalarda bulundu. İran’daki açıklamalar, yeni bombardıman ihtimaline ilişkin endişelerin arttığı sırada yapıldı. ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının hafta sonu yeniden başlayabileceğini söyledi. İran Devrim Muhafızları temsilcisi ise sınırlı bir saldırıya katbekat daha büyük yanıt verileceğini açıkladı.

Birleşik Krallık’ta Kuş Gribi Salgını Nedeniyle 29.000 Kanatlı İçin İtlaf Planı
Görsel kaynağı: Metro · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Kuş Gribi Salgını Nedeniyle 29.000 Kanatlı İçin İtlaf Planı

Birleşik Krallık’ın Northumberland bölgesinde, Belford yakınındaki bir kümes hayvanı çiftliğinde kuş gribi salgını yaşandı. Çiftlikte 2.000 kuş öldürülürken, salgını kontrol altına almak amacıyla 29.000 kuşun itlaf edilmesi planlanıyor. Tesisin çevresinde ayrıca koruma bölgesi oluşturuldu. Salgın, Noel yemekleri için kanatlı tedarikine ilişkin endişelere yol açtı. Northumberland İl Meclisi üyesi Guy Renner-Thompson, hastalığın yayılması halinde hindi çiftlikleri de dahil olmak üzere diğer işletmelerin etkilenebileceği uyarısında bulundu. Renner-Thompson, hastalığın hindi çiftliklerine ulaşmasının bu işletmelerin yıl içindeki ana gelir dönemini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Northumberland’da tespit edilen kuş gribi suşunun H5N1 olduğu belirtildi. Kuş gribinin belirtileri arasında başta şişme, kapalı veya akıntılı gözler, halsizlik, koordinasyon eksikliği ve normalden az yeme bulunuyor. Ördek, kaz ve kuğu gibi bazı türler hastalığı belirti göstermeden taşıyabiliyor. Gordon Stewart, kışın Avrupa ana karasından Birleşik Krallık’a göç eden yabani kuşların virüsü taşıyabileceğini belirterek kuş sahiplerine şüpheli hastalıkları hemen bildirme ve işletmelerinde biyogüvenliği koruma çağrısı yaptı.

İrlanda’da Mavidil Vakaları Artarken Acil Test Çağrısı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Mavidil Vakaları Artarken Acil Test Çağrısı

İrlanda Süt Tedarikçileri Birliği (ICMSA) Hayvancılık Komitesi Başkanı Michael O’Connell, mavidil virüsü (BTV) vakalarındaki son haftalardaki artış nedeniyle çiftçileri dikkatli olmaya ve acil test yapılmasına çağırdı. O’Connell, ülkenin damızlık sürü ve sürülerinin yalnızca yaklaşık yarısının aşılandığını belirtti. İrlanda’daki özel veteriner hekimlere BTV-3 aşısından 4 milyon doz sağlandı. Ancak O’Connell, bu miktarın sığır ve koyunlardan oluşan tüm damızlık hayvanların ihtiyacını karşılamaktan çok uzak olduğunu söyledi.

Slovakya’da Gıda Fiyatları Beş Yılda Yaklaşık %40 Arttı
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Gıda Fiyatları Beş Yılda Yaklaşık %40 Arttı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Finax analizine göre Slovakya’da gıda fiyatları son beş yılda toplam yaklaşık %40 arttı. En belirgin yükselişler zeytinyağı ve yumurtada görüldü. Artışın en yoğun olduğu dönem 2022 ve 2023 yılları olurken, Haziran 2021-Mart 2023 arasında gıda fiyatları neredeyse %40 yükseldi. Toplam gıda enflasyonu 2022’de %18,6, 2023’te ise %17,3 oldu. 2022’nin sonunda yıllık fiyat artışı %29’a kadar çıktı. Artış hızı 2024’te yaklaşık %2-3’e, 2025’te %3’ün biraz üzerine geriledi. 2026’da ise bazı aylarda gıda fiyatları yıllık bazda düştü; hazirandaki düşüş %0,5, temmuzdaki düşüş %2,6 olarak kaydedildi. Zeytinyağı, fiyat artışının en belirgin örneklerinden biri oldu. Ürün, AB’de Eylül 2023’te 2021 başına göre %75 daha pahalıydı; euro bölgesinde fiyat Nisan 2024’te iki katından fazla arttı. Slovakya’da yarım litrelik şişenin fiyatı 2021’de yaklaşık 4-5 avrodan daha sonra 8 avroya yaklaştı. Analize göre aşırı kuraklık ve sıcaklıklar, İspanya’daki rekolteyi yarıya indirerek arzı daralttı; enerji, taşımacılık ve ambalaj maliyetleri de yükselişi destekledi. Daha iyi rekolteyle fiyat 2025’ten itibaren hafifçe gerilese de eski seviyesine dönmedi. Yumurtalar 2023’ün başında yıllık bazda %79 pahalandı. 10’lu paket fiyatı 2020’de yaklaşık 1,49 avrodan 2022 sonunda 2,68 avroya çıktı. Yem maliyetleri, kuş gribi, enerji giderleri ve kafessiz yetiştiriciliğe geçiş başlıca etkenler arasında gösterildi. Kanatlı etinin kilogram fiyatı da 2021’den beri bir avrodan fazla artarak Ocak 2026’da 4,40 avroya ulaştı. Domates ve biber gibi meyve sebzelerinde 2022’de ortalama artış %30,6 oldu.

Tayland’da CPF, Gıda Sektöründe Yapay Zekâyla Katma Değer Arıyor
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’da CPF, Gıda Sektöründe Yapay Zekâyla Katma Değer Arıyor

Taylandlı gıda şirketi Charoen Pokphand Foods (CPF), ülkenin gıda sektöründe miktar odaklı ihracat modelinden katma değer ve verimlilik temelli bir yapıya geçmesi gerektiğini açıkladı. CPF Üst Yöneticisi Prasit Boonduangprasert, şirketin bu dönüşümde yapay zekâyı kullanarak üretim ve operasyon süreçlerini geliştirmeyi, Tayland’ın gıda sektöründeki rekabet gücünü artırmayı hedeflediğini söyledi. Açıklamalar, “Beyond Global Food: Innovating for a Food-Secure Future” etkinliğinde yapıldı. Prasit Boonduangprasert’e göre Tayland uzun süredir dünyanın önemli gıda ihracatçıları arasında yer alıyor, ancak yüksek üretim ve ihracat hacmi her zaman aynı ölçüde satış geliri yaratmıyor. Bu nedenle sektörün yalnızca miktarı artırmaya odaklanmak yerine ürün ve hizmetlerden daha yüksek değer üretmesi, aynı zamanda verimliliğini yükseltmesi gerekiyor. CPF yöneticisi, üretim ve gıda güvenliğiyle ilgili risklerin yanı sıra iklim dalgalanmaları ve jeopolitik gelişmelerin uluslararası ticareti daha kısıtlı hâle getirebileceğini belirtti. Bu koşullar nedeniyle gıdanın gelecek 10 yılda stratejik bir varlığa dönüşebileceğini söyledi. Şirket, yapay zekânın gıda değer zincirinin her aşamasında operasyonel verimliliği artırabileceğini değerlendiriyor. Teknolojinin mevcut verilerin ürün ve hizmet geliştirmede kullanılmasına yardımcı olması, özellikle hayvan yemi ile tüketici gıdalarının formüllerinin geliştirilmesini ve iyileştirilmesini hızlandırması bekleniyor. CPF, yapay zekâyı yalnızca şirket içi süreçlerde kullanmakla kalmayıp, çiftlik yönetiminde bilgi ve teknolojiyi daha sistematik biçimde kullanmayı amaçlayan Akıllı Çiftlik Çözümü’nü de geliştirmek istiyor. Şirket, geçmişte çiftlik yönetiminde deneyim ve ekipler arasındaki bilgi aktarımına dayanan yaklaşımın süreklilik ve geniş ölçekte uygulama bakımından sınırlı kaldığını değerlendiriyor. CPF, dönüşümün yalnızca şirket içindeki yatırımlarla gerçekleşemeyeceğini savunarak tedarikçileriyle daha yakın iş birliği kurmayı planlıyor. Şirketin tedarikçi geliştirme ağı yaklaşık 5.500 işletmeyi kapsıyor ve bu işletmelerin gelişim faaliyetlerine katılması hedefleniyor. Supplier Excellence programı kapsamında eğitim verilmesi ve mühendislik ekiplerinin operasyonların geliştirilmesine destek olması öngörülüyor. CPF ayrıca küçük ve orta ölçekli tedarikçilerin karbon salımını azaltmaya yönelik yatırımlarda finansman sınırlamaları yaşayabileceğine dikkat çekiyor. Programa bağlı verimlilik artışı ve maliyet tasarruflarının karbon ile çevre projelerine kaynak oluşturması, tedarikçilerin uzun vadede Net Zero hedeflerine hazırlanması amaçlanıyor.

Kallas: Karadeniz’deki Saldırılar Küresel Gıda Tedariki Üzerinde Baskı Oluşturuyor
Görsel kaynağı: Deschide.md · Özgün haber
Veri haberi

Kallas: Karadeniz’deki Saldırılar Küresel Gıda Tedariki Üzerinde Baskı Oluşturuyor

AB dış politika şefi Kaja Kallas, Rusya’nın Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırılarını gerekçesiz olarak niteledi ve bu saldırıların küresel gıda tedariki üzerinde güçlü baskı oluşturduğunu söyledi. Kallas, Romanya suları yakınlarında can kayıplarına yol açan son insansız hava aracı saldırısının yeni bir tırmanış olduğunu belirtti. Kallas, Romanya Dışişleri Bakanı Dan Neculaescu ile bölgesel güvenlikteki kötüleşmeyi görüştüğünü açıkladı. Neculaescu, Köstence’ye 13 deniz mili mesafesindeki ticari gemiye yönelik saldırının uluslararası hukuk ile seyrüsefer özgürlüğünün ihlali olduğunu söyledi. Cuma günü başlatılan kurtarma operasyonunda dokuz denizci kurtarıldı, üçü kayboldu, biri hayatını kaybetti. Komor Adaları bayraklı geminin ağır hasar alarak alabora olduğu ve Romanya karasuları dışında batma riski taşıdığı bildirildi.

Hindistan’ın Gıda Sisteminde Çiftçi, Perakendeci ve Tüketici Bağlantısı Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber

Hindistan’ın Gıda Sisteminde Çiftçi, Perakendeci ve Tüketici Bağlantısı Öne Çıkıyor

Hindistan’ın gıda ekosistemi, tüketici beklentileri, perakende biçimleri ve tedarik zincirlerindeki değişimlerle dönüşüyor. Ülkede tarımsal üretimde ilerleme sağlanmasına rağmen temel zorluğun, gıdanın kalite, tazelik ve uygun fiyat korunarak çiftliklerden tüketicilere verimli biçimde ulaştırılması olduğu belirtiliyor. Bu süreçte üreticiler, perakendeciler ve tüketiciler arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi öne çıkıyor. Organize perakende, geniş ürün erişiminin yanı sıra tedarik uygulamalarını, kalite standartlarını ve ürün bulunabilirliğini etkileyen önemli bir aracı haline geliyor. Güçlü tedarik ağları ve çiftçilerle daha yakın ilişki, perakendecilerin kaliteyi daha istikrarlı biçimde korumasına ve taze ürün bulunabilirliğini artırmasına yardımcı olabilir. Çiftçiler açısından organize pazarlara erişim, daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşma ve talep hakkında daha fazla görünürlük sağlayabilir. Tüketicilerin tazelik, gıda güvenliği, kalite ve besin değerine artan ilgisi, gıdanın tedarik edilme, işlenme, depolanma ve teslim edilme biçimlerinin yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Çevrimdışı perakende ürün görünürlüğü ve doğrudan etkileşim yoluyla güven oluştururken, çevrimiçi kanallar alışverişi kolaylaştırıyor. Ancak kolaylığın artması, gıda kalitesinin geri plana itilmemesi koşuluna bağlanıyor. Dijital tedarik sistemleri, talep tahmini ve envanter yönetimi arz-talep uyumsuzluklarını azaltabilir. Bozulabilir ürünlerde soğuk zincir, modern depolama ve daha iyi lojistik kaliteyi koruyarak israfı sınırlayabilir. Yazıda ayrıca ragi, jowar, bajra, Khapli buğdayı, ghee, susam ve soğuk preslenmiş hardal yağı gibi geleneksel ürünlerin, çiftçilerin organize pazarlara erişiminin güçlendirilmesiyle daha geniş tüketici kesimlerine ulaştırılabileceği ifade ediliyor.

Trump, Kanada’nın Bazı Tarım ve Orman Ürünlerine %50 Gümrük Vergisini Kaldırdı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Trump, Kanada’nın Bazı Tarım ve Orman Ürünlerine %50 Gümrük Vergisini Kaldırdı

ABD Başkanı Donald Trump, Kanada menşeli bazı tarım ve orman ürünlerine uygulanan %50 gümrük vergilerinin kaldırılması talimatını verdi. Karar, daha önce Kanada’dan yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki ithalata getirilen ve iki ülke arasındaki görüşmelerin ağustosta çökmesinin ardından yürürlüğe giren vergiler kapsamında alındı. Kaynak, düzenlemenin bu ürünlere bağlı ABD tarım şirketlerini destekleyebileceğini belirtiyor ancak sonucu kesinleşmiş bir etki olarak sunmuyor. Beyaz Saray, kontrplak, bazı kâğıt ürünleri, makineler, soğutma ekipmanları ve ambalaj kutularını istisna kapsamına aldı. Maine Senatörü Susan Collins, karar öncesinde Beyaz Saray’ı eyaletteki şirketleri ve çiftçileri etkileyen vergi sorununu çözmeye çağırdı. Collins, istisnanın yaban mersini, patates, elma ve deniz yosunu üreticilerine yardımcı olacağını, birçok üreticinin Kanada’dan gelen ve ABD’de bulunmayan veya yüksek maliyetle ikame edilebilen ekipman ve ambalajlara bağlı olduğunu söyledi.

Şili’de Aşırı İklim Olayları Gıda Güvenliğini Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Aşırı İklim Olayları Gıda Güvenliğini Tehdit Ediyor

Cheaf, 24 Ekim Uluslararası İklim Değişikliği Günü öncesinde, aşırı iklim olaylarının Şili’de tarımsal üretim ve gıda güvenliği üzerindeki risklerine dikkat çekti. Uyarı, Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (PNUMA) 21 Ekim’de yayımladığı 2026 Emisyon Açığı Raporu’nun, mevcut politikalar sürerse küresel sıcaklık artışını bu yüzyılda 2,8 °C’ye kadar öngörmesinin ardından geldi. Ülkeler iklim taahhütlerini yerine getirse bile artışın 2,6 °C’ye ulaşabileceği belirtildi. Şili’de tarım ve hayvancılık bölgelerini etkileyen orman yangınları, ürünleri ve kırsal yolları yok eden seller ile sulama ihtiyacını artıran sıcak hava dalgaları, ulusal üretim açısından somut tehditler oluşturuyor. Uzun süreli kuraklıklar, seller, yangınlar ve sıcak hava dalgaları ürünlere zarar verirken tarımsal altyapıyı ve tedarik zincirlerini de etkileyerek fiyatlar ile gıda güvenliği üzerinde baskı yaratıyor. Kaynağa göre bu olaylar doğal iklim değişkenliği ve El Niño gibi farklı nedenlerle ilişkili olabilir; küresel ısınma ise etkilerini yoğunlaştırabilir. Cheaf Chile Genel Müdürü Natalia Paredes, sel nedeniyle kaybedilen hasadın, üretim alanlarını yok eden yangınların veya kuraklığın verimi düşürmesinin gıdanın bulunabilirliğini ve fiyatını etkileyebileceğini söyledi. Gıda fiyatlarının yükselmesinden en fazla kırılgan ailelerin etkileneceğini belirten Paredes’in değerlendirmesi, Şili’deki mevcut fiyat baskısıyla birlikte ele alındı. INE’ye göre gıda ve alkolsüz içecek fiyatları Ocak-Eylül 2026’da %3,9, son 12 ayda %4,3 arttı; eylülde patates ve marul fiyatları sırasıyla %8,6 ve %10,5 yükseldi. Birleşmiş Milletler’in SOFI 2026 raporuna göre Şili’de yaklaşık 3,2 milyon kişi, nüfusun %16’sı, orta veya ciddi gıda güvensizliği yaşıyor. Aynı rapor, 2025’te dünya genelinde 2,1 milyar kişinin bu sorunla karşılaştığını tahmin ediyor. Paredes, iklim değişikliğine uyum için tarımın dayanıklılığının ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesini, gıda kayıpları ile israfının azaltılmasını önerdi.

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatı Kotası 300 Bin Başta Doldu
Görsel kaynağı: Maroc Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatı Kotası 300 Bin Başta Doldu

Fas'ta 2026 yılı için kesimlik sığır ithalatına tanınan gümrük muafiyetli 300.000 başlık kontenjana ulaşıldı. Fas Tarım, Denizcilik ve Gıda Egemenliği Bakanlığı, daha önce ithal edilen sığırlar ile hâlen geçerli muafiyetler kapsamındaki ve ithalatı süren hayvanların toplamının kotayı doldurduğunu açıkladı. İthalatçılar ve sektör profesyonelleri durum hakkında 15 Ekim 2026 tarihli 1484 sayılı duyuruyla bilgilendirildi. Bakanlığın verilerine göre aylık ortalama ithalat yaklaşık 24.000 baş oldu. Bu miktar haziran ve temmuz aylarında 44.000 başın üzerine çıkarken ağustos ve eylülde 17.000 baş düzeyinde kaldı. Operasyonlara 37 ithalatçı şirket katıldı. İthal edilen sığırların %90'dan fazlası, Avrupa ülkelerine kıyasla daha yüksek arz bulunduğu gerekçesiyle Brezilya'dan getirildi. Ekim ayında, coğrafi yakınlık avantajı bulunan Portekiz pazarından ithalatın açılmasıyla başvuru sayısında artış görüldü. Bakanlık, operasyonun ulusal piyasaların kırmızı etle tedarik edilmesini ve ürün bulunabilirliğini güvence altına aldığını, ayrıca ülke genelinde fiyat istikrarına katkı sağladığını bildirdi. Açıklamaya göre son yıllardaki kırmızı et fiyat artışında kuraklık, yerli ve ithal yemlerin azalması ve pahalanması etkili oldu. Bu koşullar, bazı yetiştiricilerin dişi sığırların bir bölümünü kesime göndermesine ve mevcut arzın azalmasına yol açtı. Hükümet, 2026 kapsamında 300.000 baş evcil sığır ithalatında gümrük vergileri ile KDV tahsilatını 31 Aralık 2026'ya kadar askıya almıştı. Operasyon tüm ithalatçılara ve sektör profesyonellerine ön izin şartı olmadan açıldı. Muafiyet başvuruları PORTNET üzerinden alındı, başvurular teslim sırasına göre 24 saatten kısa sürede işlendi ve verilen muafiyetlerin geçerlilik süresi bir ayla sınırlandı.

Kazakistan ve Çekya Tarım İş Birliğini Geliştirme Taahhüdünü Yeniledi
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan ve Çekya Tarım İş Birliğini Geliştirme Taahhüdünü Yeniledi

Kazakistan ile Çekya, tarım ve gıda sektöründeki ticari ve ekonomik iş birliğini genişletme konusunda taahhütlerini yineledi. Kazakistan Tarım Bakanlığına dayanan Qazinform haberine göre, iki ülke arasındaki tarım ürünleri ticareti 2026’nın ilk sekiz ayında %31 arttı. Görüşmelerde karşılıklı tarım ürünleri ihracatının artırılması, hayvancılık ve bitkisel üretimde iş birliğinin geliştirilmesi ele alındı. Kazakistan Tarım Bakan Yardımcısı Yermek Kenzhekhanuly ile Çekya Tarım Bakan Yardımcısı Jaroslava Špalková, veterinerlik ve bitki sağlığı güvenliği alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesini görüştü. Kazakistan tarafı, Avrupa pazarındaki konumunu geliştirmek için doğrudan iş bağlantıları kurulmasını, ihraç edilen ürünlerin çeşitlendirilmesini ve Avrupa kalite ve güvenlik standartlarına uyulmasını öncelikli gördü. İş birliği başlıkları arasında damızlık sığır ve yüksek değerli boğalardan genetik materyal tedariki, yetiştirme programlarının geliştirilmesi, suni tohumlama teknolojileri ve sürülerin üreme yönetimi konusunda deneyim paylaşımı yer aldı. Çekya tarafı damızlık hayvan yetiştiriciliği, su ürünleri yetiştiriciliği ve organik tarımı öncelikli alanlar arasında gösterdi. Bitki karantinası ve korumasının yanı sıra ilgili süreçlerin dijitalleştirilmesi ve otomasyonu da görüşüldü.

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi

Birleşik Krallık hükümeti, hanelerin elektrik kesintisi, siber saldırı, doğal afet veya savaş gibi acil durumlara karşı üç günlük gıda ve su stoku hazırlamasını önerdi. Tavsiyeye göre her kişi için üç gün yetecek dokuz litre su bulundurulmalı; konserve et ve sebze ile kuru meyve de evde tutulmalı. Andy Burnham, çağrının panik alışverişi değil, zor durumları atlatmaya yönelik makul bir önlem olduğunu söyledi. Hazırlık listesinde pilli veya kurmalı FM radyo, el dezenfektanı, ıslak mendil ve diğer hijyen ürünleriyle birlikte evcil hayvan ve bebek ihtiyaçları da yer alıyor. El feneri, battaniye, şarj edilmiş taşınabilir batarya, ilk yardım malzemeleri, önemli belgelerin kopyaları ve nakit para da önerilenler arasında bulunuyor. Elektrik kesintisi sırasında bilgi alınabilmesi için FM radyoya özel önem verilirken, ulusal kriz halinde BBC'nin haber, sağlık ve güvenlik bilgilerine öncelik vereceği aktarıldı. Çağrı, Ulusal Denetim Ofisi'nin geçen ay yaptığı ve artan siber saldırı ile iklim krizi tehditleri nedeniyle ülkenin gıda tedarik zincirinin kırılgan olduğu uyarısının ardından geldi. Raporda, Tarım, Çevre ve Kırsal İşler Bakanlığı'nın (Defra) önceki yıllarda tedarik zincirinin dayanıklılığını yeterince güçlendirmediği değerlendirildi. Soğuk zincir kuruluşunun yöneticisi de gıda tedarik sistemlerinin zayıf noktalarını bilen Rus hackerların sektörü hedef aldığını söyledi. Burnham ise Liverpool'daki dayanıklılık zirvesinde hükümetin hazırlıksız olduğu iddiasını reddetti ve fırtınalarla elektrik kesintilerinin hazırlık ihtiyacını gösterdiğini belirtti.

Fas’ta Kesimlik Sığır İthalat Kotası 300 Bin Başta Doldu
Görsel kaynağı: La Vie Éco · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Kesimlik Sığır İthalat Kotası 300 Bin Başta Doldu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fas’ta kesim amacıyla canlı sığır ithalatı için 2026 yılına ayrılan 300 bin başlık kota doldu. Tarım Bakanlığı, gelişmeyi ithalatçılara ve sektör profesyonellerine 15 Ekim 2026 tarihli duyuruyla bildirdi. Bakanlığın 23 Ekim’de yaptığı açıklamaya göre ithalat operasyonlarına şimdiye kadar 37 şirket katıldı; hayvanların %90’ından fazlası, Avrupa ülkelerine kıyasla daha yüksek arz bulunması nedeniyle Brezilya’dan getirildi. İthalatın aylık ortalaması yaklaşık 24 bin baş olurken, haziran ve temmuz aylarında 44 bin başın üzerine çıktı. Ağustos ve eylülde ise aylık ithalat 17 bin baş olarak kaydedildi. Ekim ayında Portekiz pazarından ithalata izin verilmesinin ardından başvuru sayısında artış görüldü; bu pazarın coğrafi yakınlık avantajı sunduğu belirtildi. Operasyonun, ulusal kırmızı et piyasasının tedarik edilmesine, ürün bulunabilirliğinin korunmasına ve fiyatların istikrarına katkı sağladığı bildirildi. Bakanlık, kırmızı et fiyatlarının son yıllarda yükselmesini kesimlik hayvan sayısındaki azalmaya bağladı. Açıklamaya göre bu gerilemede, ülkede süregelen kuraklık ile yerli ve ithal yemlerin kıtlaşması ve pahalanması etkili oldu. Bazı yetiştiricilerin dişi sığırların bir bölümünü kesime göndermesi de mevcut arzın azalmasına yol açtı. Bu koşullara karşı hükümet, 2026 yılı için 300 bin baş sığır ithalatında gümrük vergileri ile Katma Değer Vergisi (KDV) tahsilatını 31 Aralık’a kadar askıya aldı. İthalat tüm ithalatçı ve profesyonellere ön izin olmaksızın açık; muafiyet başvuruları PORTNET üzerinden alınıyor ve bir aydan uzun olmayan süreyle geçerli tutuluyor.

Azerbaycan’ın Sığır Eti İthalatı İlk Sekiz Ayda %20 Arttı
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber

Azerbaycan’ın Sığır Eti İthalatı İlk Sekiz Ayda %20 Arttı

Azerbaycan, Ocak-Ağustos 2026 döneminde 8.605 ton taze, soğutulmuş veya dondurulmuş sığır eti ithal etti. İthalatın toplam değeri 36,17 milyon dolar olurken, geçen yılın aynı dönemine göre değer %28, hacim %20 arttı. Veriler, Report’un Devlet İstatistik Komitesi verilerine dayalı hesaplamalarına dayanıyor. Ukrayna 4.474 ton ve 22,63 milyon dolarla başlıca tedarikçi oldu; bu ülkeden alımlar hacimde %17,4, değerde %39 yükseldi. Brezilya’dan ise 2.675 ton sığır eti 7 milyon dolar karşılığında alındı; hacim %47, değer %31 arttı.

Rusya, Buğday İhracatı İçin Alternatif Rotalar Arıyor
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Buğday İhracatı İçin Alternatif Rotalar Arıyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Rus buğdayı ve diğer tarım ürünleri ihracatçıları, Karadeniz'deki saldırılar nedeniyle ürünlerini taşımak için standart dışı rotalar arıyor. Alternatifler arasında işgal altındaki Abhazya'daki küçük Oçamçira limanı bulunuyor. Birkaç Rus tüccar ise hasadı standart dökme yük gemileri yerine konteynerlerle Türkiye'ye gönderme olasılığını değerlendiriyor; kaynakta bu seçeneğin hayata geçirildiği belirtilmiyor. Oçamçira'nın kapasitesi önemli ölçüde sınırlı. Tahılın konteynerlerle taşınması da pahalı ve alışılmadık bir yöntem olarak tanımlanıyor; bu taşıma biçimi genellikle muz ve baharat gibi ürünlerde kullanılıyor. Haberdeki değerlendirmeye göre Rusya, ihracat hacmini korumak için önemli ek maliyetleri göze alıyor. Tahıl ticareti danışmanı Svitun Still, mevcut tüm rotaların kullanılmaya çalışılmasının tedarik güvenliğini geleneksel taşımacılık ekonomisinin önüne çıkardığını belirtiyor. Rusya, dünya buğday ticaretinin yaklaşık beşte birini oluşturuyor. Karadeniz terminalleri tarihsel olarak ülkenin buğday ihracatının %90'ına kadarını sağladı. Moskova, pazar payını korumak amacıyla yük akışlarını Arktik bölgedeki Murmansk limanı ile Baltık terminallerine yönlendiriyor, tahılı demiryoluyla Uzak Doğu'ya taşıyor ve konteyner sevkiyatlarını St. Petersburg ile Vladivostok'a artırıyor. Avrupa Birliği'nde Rusya kaynaklı tahılın gerçek menşei kontrol edilirken, Letonya Eylül 2026'dan itibaren Rusya ve Belarus'tan gelen her tahıl partisini incelemeye başladı. Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna'nın açıklamasına göre ülke, 1 Ekim'den itibaren Rusya ve Belarus tahılının kendi topraklarından transit geçişini yasakladı.

Hırvatistan'da Yeşil Gıda Kamu Alımları İçin 3. Klonferans Karlovac'ta Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Gospodarski list · Özgün haber

Hırvatistan'da Yeşil Gıda Kamu Alımları İçin 3. Klonferans Karlovac'ta Düzenlenecek

Hırvatistan'da yeşil gıda kamu alımları ve kısa tedarik zincirleri temalı 3. KLOnferans, 28 Ekim 2026'da Karlovac'taki Kino Edison'da düzenlenecek. Üreticiler, kısa tedarik zincirleri (KLO) ve kamu kurumları, bu modellerin sahadaki işleyişine ilişkin deneyimlerini paylaşacak. Konferansın üçüncü edisyonu, yeşil gıda kamu alımlarının uygulamadaki yönüne odaklanacak. Programda tarım üreticileri, örgütlü kısa tedarik zincirleri, tedarikçiler ve ilgili kamu kurumlarının yanı sıra üretici deneyimleri, KLO yaklaşımının avantajları ve zorlukları ele alınacak. Kısa zincirlerin organizasyon, lojistik, iletişim ve dijitalleşmeye katkısı da tartışılacak. Reducos Software (Plodovi.hr) tarafından düzenlenen etkinliğe katılım ücretsiz olacak; ancak ön kayıt zorunlu tutulacak.

Rusya, Küresel Gıda Güvenliği Tartışmasında Tahıl ve Gübre İhracatındaki Engelleri Eleştirdi
Görsel kaynağı: La República · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Küresel Gıda Güvenliği Tartışmasında Tahıl ve Gübre İhracatındaki Engelleri Eleştirdi

Rusya, küresel gıda güvenliğini zayıflattığı yönündeki Batı kaynaklı suçlamaları reddederek tartışmanın odağına Karadeniz'deki sivil gemi güvenliği ile tahıl ve gübre ticaretini taşıdı. Rusya metnine göre Ukrayna güçleri, Batı'nın doğrudan teknik desteğiyle Rusya ve başka ülkelere ait 228 sivil gemiye saldırdı; bu saldırılarda 18 mürettebat hayatını kaybetti. Metin, saldırılarda 331 insansız hava aracı, 40 insansız deniz aracı ve Neptun seyir füzelerinin kullanıldığını da ileri sürüyor. Rusya Savunma Bakanlığına atfedilen açıklamada, bombalamaların Kiev'in saldırılarına karşılık gerçekleştirildiği savunuluyor. Metne göre Ukrayna'nın Karadeniz limanları, Rusya'ya karşı kullanılan araçların sevkiyatında da rol oynuyor. Bu iddialar Rusya'nın değerlendirmesi olarak aktarılırken, Moskova sivil gemilerin korunması ve deniz taşımacılığının güvence altına alınması gerektiğini belirtiyor. Rusya, Temmuz 2022'de İstanbul'da Birleşmiş Milletler'in katılımıyla imzalanan tahıl anlaşmasının sonuçlarını da kendi tezini destekleyen bir karşılaştırma olarak sunuyor. Anlaşmanın bir yıl yürürlükte kaldığı dönemde Ukrayna'nın Karadeniz limanlarından 32,8 milyon ton gıda ihraç edildiği, bağımsız tahminlere göre bu miktarın yaklaşık %70'inin başta Avrupa Birliği olmak üzere yüksek gelirli ülkelere gönderildiği belirtiliyor. Afrika ülkelerinin payı %12'nin, Sahra Altı Afrika ülkelerinin payı ise %2,4'ün altında kaldı. Metne göre aynı anlaşmalarda Rusya'nın gıda ve gübre ihracatını kolaylaştırmaya yönelik hükümler uygulanamadı. Ödeme, sigorta ve lojistik süreçlerindeki engellerin yanı sıra tarım makineleri ile yedek parça tedarikindeki sorunlar gerekçe gösteriliyor. Bu koşulların çözülemediği ve Rusya ile Birleşmiş Milletler arasındaki Mutabakatın 22 Temmuz 2025'te sona erdiği aktarılıyor. Rusya ayrıca dünya buğday ihracatında %26'nın üzerinde, arpa ihracatında ise yaklaşık %20 paya sahip olduğunu; Ukrayna'nın paylarının aynı ürünlerde %6 ve %5 düzeyinde bulunduğunu savunuyor. Rusya metni, ülkenin Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı katkısı kapsamında Zimbabve'ye 352 ton tahıl ve 117 ton ayçiçek yağı gönderdiğini de örnek gösteriyor. Açıklamada, bayrağına bakılmaksızın sivil gemilerin korunması, tahıl ve gübre ihracatının önündeki engellerin kaldırılması ve karşılıklı taahhütlerin yerine getirilmesi için ortak eylem çağrısı yapılıyor. Rusya, küresel gıda güvenliği konusunda diyaloğa ve somut önlemler almaya hazır olduğunu bildiriyor.

ABD, Avustralya Sığır Eti İçin En Büyük Hedef Pazar Haline Geldi
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

ABD, Avustralya Sığır Eti İçin En Büyük Hedef Pazar Haline Geldi

Avustralya’nın ABD’ye sığır eti ihracatı, 2025 ve 2026’daki hızlı büyümenin ardından ülkenin iç pazarında kullanılan hacmi aşmış görünüyor. Beef Central’ın Meat & Livestock Australia’dan (MLA) aldığı verilere göre ABD, Avustralya sığır eti için tarihsel olarak ilk kez en büyük tek pazar konumuna gelmiş olabilir. Kaynak, bu kilometre taşının kesin olarak doğrulanmadığını ve karşılaştırmanın tahmini iç kullanım verilerine dayandığını belirtiyor. MLA’nın 2025-26 mali yılı tahminlerine göre Avustralya içindeki sığır eti kullanımı karkas ağırlığıyla 565.856 ton oldu. Bu miktarın %68’lik kemiksiz eşdeğeri 384.782 ton sevkiyat ağırlığına karşılık geliyor. Aynı mali yıl 30 Haziran’da sona ererken ABD’ye yapılan ihracat 493.419 ton sevkiyat ağırlığına ulaştı. Bu hesaplama, ABD’ye gönderilen hacmin iç kullanım için tahmin edilen kemiksiz eşdeğeri geçtiğini gösteriyor. Bununla birlikte, Avustralya iç pazarı doğrudan ölçülmüyor. İç kullanım, toplam ulusal üretim ile ihracat arasındaki farktan çeşitli varsayımlarla hesaplanıyor ve gerçek tüketimin yalnızca bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle MLA sözcüsü, söz konusu karşılaştırmanın dikkatle yorumlanması gerektiğini söyledi. Kaynağa göre kilometre taşının son yıllarda daha önce gerçekleşip gerçekleşmediği kesin değil; böyle bir durumun 1970’ler veya 1980’lerde yaşanmış olabileceği ihtimali de aktarılıyor. ABD’deki sığır varlığının kuraklık ve sürünün toparlandığına ilişkin belirgin işaretlerin bulunmaması nedeniyle son üç yılda 70 yılın en düşük seviyelerine inmesi, ithalatı artıran başlıca koşul olarak gösteriliyor. Avustralya’nın ABD’ye ihracatı 21 Ekim’e kadar 410.000 tona ulaştı; bu, geçen yılın aynı dönemine göre 50.000 tonluk veya %15’lik artış anlamına geliyor. Bazı analistler yıl sonu toplamının 460.000-480.000 tona çıkabileceğini öngörüyor. Kaynak, gelişmenin Avustralya iç pazarındaki belirgin bir zayıflamadan çok ABD ticaretindeki büyümeyle ilgili olduğunu vurguluyor. MLA’nın 4 Ekim’e kadar olan son 12 aylık verilerine göre iç piyasada sığır etinin değeri %12, hacmi %1,1 ve fiyatı %10,8 arttı. MLA’dan Nathan Low, perakende fiyatları çift haneli yükselmesine rağmen sığır etinin perakendedeki değer payının ve hareket eden hacminin arttığını belirtti.

AB, Rus Gübresini Pahalılaştırıyor ancak Bağımlılık Sürüyor
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber

AB, Rus Gübresini Pahalılaştırıyor ancak Bağımlılık Sürüyor

Avrupa Birliği (AB), Rusya’dan gübre ithalatını daha pahalı hâle getirecek gümrük vergilerini artırıyor. Düzenleme, Rus gübresinin Avrupa pazarındaki maliyetini yükseltmeyi amaçlıyor. AB aynı zamanda başka gübre tedarikçilerine yönelmenin önünü açıyor. Ancak Avrupa’nın kendi gübre üretimi, kıtanın ihtiyacını tek başına karşılayamadığı için Rusya’ya olan bağımlılığın tamamen ortadan kalkması beklenmiyor.

Tarımı Yeniden Şekillendiren Riskler Güney Afrika’da Tartışıldı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Tarımı Yeniden Şekillendiren Riskler Güney Afrika’da Tartışıldı

Stellenbosch Üniversitesi Stratejik Çalışmalar Bölümü'nden Prof. Abel Esterhuyse, Güney Afrika'nın Western Cape bölgesindeki Kleinmond yakınlarında düzenlenen Dünya Dohne Merinosu Konferansı'nda küresel tarımın karşı karşıya olduğu riskleri anlattı. Güney Afrikalı üreticilerin güvensizlik, yetersiz altyapı ve bozulan kamu hizmetleriyle çevrili koşullarda işletmelerini çalışır durumda tutmayı öğrendiğini belirten Esterhuyse, benzer baskıların başka ülkelerdeki çiftçileri de etkileyebileceğini söyledi. Esterhuyse, Prof. David Betz'e atfettiği “dünyanın Güney Afrikalaşması” kavramıyla, işleyen özel alanların bozulan kamu altyapısıyla yan yana var olduğu daha parçalı bir ekonomik ve toplumsal yapıya işaret etti. Sunumunda toplumsal parçalanmanın yanı sıra demografik değişim, jeopolitik istikrarsızlık, çevresel baskılar ve teknolojik dönüşümü tarımı yeniden şekillendiren diğer güçler olarak sıraladı. Bu koşulların üreticileri yalnızca işletmelerindeki sorunlarla değil, daha geniş ekonomik ve güvenlik gelişmeleriyle de karşı karşıya bırakabileceğini ifade etti. Demografik eğilimler kapsamında Avrupa Birliği (AB) ve Çin'i örnek gösteren Esterhuyse, AB'nin dünya nüfusundaki payının %5,5 olmasına karşın küresel sosyal refah harcamalarının %58'ini ve savunma harcamalarının %16'sını oluşturduğunu aktardı. AB'de ortanca yaşın 44,7 olduğunu ve 2100'de 49,6'ya çıkmasının beklendiğini belirterek, yaşlanan nüfus ile daha az sayıdaki genç çalışanın mevcut refah modelinin sürdürülebilirliği üzerinde baskı yaratabileceğini söyledi. Çin'de nüfusun yaşlanması, değişen tüketim tercihleri ve azalan genç iş gücü nedeniyle üretimi sürdürmek için yapay zekâ ve insan emeğinin yerine geçebilecek teknolojilere yönelimin arttığını dile getirdi. Afrika'nın bu yüzyılda küresel nüfus artışının büyük bölümünü oluşturacağını ve gelecekte dünya gıda talebini yönlendireceğini belirten Esterhuyse, kıtanın mevcut tarımsal üretiminin küresel toplamın yaklaşık %8 ila %10'u düzeyinde olduğunu söyledi. Hızlı kentleşmenin üretim ile büyüyen şehir pazarları arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi gerektireceğini, ancak nüfus artışının otomatik olarak daha yüksek satın alma gücü anlamına gelmediğini kaydetti. Güvenlik harcamalarının düşük olmasının da kıtanın üretim ve gıda tedarik potansiyelini kullanmasını zorlaştırabileceğini savundu. Jeopolitik gerilimlerin gıda ve gübre ticaretini aksatabileceğini, enerji arzı ve maliyetleri üzerinde baskı oluşturabileceğini belirten Esterhuyse, su, arazi ve diğer stratejik kaynaklar için rekabetin artacağı uyarısında bulundu. Deniz yollarının tehditlere daha açık hâle gelmesinin Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz gibi güzergâhların korunmasını zorlaştırdığını, bu nedenle Ümit Burnu çevresindeki deniz yolunun mal taşımacılığındaki stratejik öneminin arttığını söyledi. Bu risklerin ihracata ve ithal girdilere erişime de yansıyabileceğini ifade etti. İklim değişikliğini çiftçiler açısından tatlı su kıtlığı, gıda sistemlerinde bozulma ve çevresel baskı kaynaklı göçle ilişkilendiren Esterhuyse, biyolojik çeşitlilik kaybı ile ekosistem çöküşünün devletleri kırılganlaştırarak çatışmaları besleyebileceğini belirtti. Ona göre temel zorluk, iklimin daha değişken, suyun daha sınırlı ve ekosistemlerin daha fazla bozulduğu bir ortamda yeterli gıda üretmek olacak.