ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3067 haber · Sayfa 74

Avustralya’da Kesimlik Sığır Fiyatı Uruguay’la Aynı Düzeyde
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Kesimlik Sığır Fiyatı Uruguay’la Aynı Düzeyde

Avustralya’da yağlı sığır fiyatları geçen hafta istikrar kazanırken, kesimlik erkek sığırın bu çarşamba karkas kilogram fiyatı yaklaşık 5,85 ABD doları oldu. Bu seviye Uruguay’daki fiyatla aynı düzeye geldi. Değerler, ağustos başından bu yana yaşanan düşüşlerin ardından istikrar kazanıyor. Bununla birlikte piyasa sinyalleri bölgeler ve piyasa kategorileri arasında farklılık gösteriyor. Büyükbaş hayvan kesimi de önceki haftaya göre hafif gerileyerek 142.765 başa indi.

Suriye’de Pamuk Ekimi 33 Bin Hektara, Tahmini Üretim 100 Bin Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Pamuk Ekimi 33 Bin Hektara, Tahmini Üretim 100 Bin Tona Ulaştı

Suriye Tarım Bakanlığı Pamuk Ofisi Direktörü Muhammed Maari, mevcut sezonda ülkedeki pamuk ekim alanının yaklaşık 33 bin hektara, tahmini üretimin ise yaklaşık 100 bin tona ulaştığını açıkladı. Üretim Rakka, Deyrizor ve Haseke’de yoğunlaşırken Halep ve Ghab’da sınırlı alanlarda sürdürülüyor. Maari, mevcut göstergelerin kaynakta dönemi belirtilmeyen önceki tahminlere göre görece iyileşmeye işaret ettiğini belirtti. Önceki tahminlerde ekim alanı yaklaşık 26 bin 593 hektar, üretim ise yaklaşık 79 bin 467,3 ton olarak verilmişti. Pamuk, Suriye’de çırçır, iplik ve tekstil sanayilerinin başlıca hammaddesi olurken tohumları yağ ve hayvan yemi küspesi üretiminde kullanılıyor. Sezon; düşük sıcaklıklar, mayısa kadar süren yağışlar, azalan sulama suyu ve zarar gören altyapı ile sulama kanalları nedeniyle yüksek maliyetlerle karşılaştı. Ürünün fiyatlandırılmasının ve çiftçi alacaklarının zamanında ödenmesinin gecikmesi de üreticiler açısından sorun oluşturdu. Maari, verimi artırmak için uygun fiyatlı girdiler, kanal onarımı, sözleşmeli tarım, modern teknikler, erken olgunlaşan çeşitler ve entegre zararlı mücadelesi gerektiğini söyledi. Bakanlığın planları arasında ekim alanlarını artırmak, İdlib’de pamuk ekimini yeniden başlatmak, modern sulama ve mekanizasyonu yaygınlaştırmak bulunuyor.

Yeni Zelanda Tarımında Yapay Zekâ Kullanımı Yavaş İlerliyor
Görsel kaynağı: RNZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Tarımında Yapay Zekâ Kullanımı Yavaş İlerliyor

Yeni Zelanda’nın tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörlerinde yapay zekâ kullanımı, Amazon Web Services (AWS) araştırmasına göre %40’ın hemen altında kaldı. Ülke genelindeki işletmelerde bu oran %50 olurken, yapay zekâ kullanan işletmelerin çoğunun teknolojiyi en temel aşamada kullandığı belirtildi. İşletmelerin yalnızca %10’u ileri düzey yapay zekâ kullanımına geçmiş durumda. Araştırmaya göre fiziksel yapay zekâ; robotik, otonom sistemler ve bilgisayarlı görü aracılığıyla tarla yönetimi, hayvanların izlenmesi ve tarımsal ürünlerin işlenmesinde en fazla fırsatı sunuyor. Ancak tarım işletmelerinin yalnızca %30’u bu teknolojiyi duyduğunu bildirdi; bu işletmelerin %7’si teknolojiyi kullanıyor veya pilot uygulama yürütüyor. Yeni nesil yapay zekâ araçlarını benimsemeye hazır olduğunu belirtenlerin oranı ise %9’da kaldı. AWS Yeni Zelanda Ülke Müdürü Manuel Bohnet, en büyük engelin beceri eksikliği olduğunu söyledi. Yapay zekâ ve dijital becerilerdeki yetersizliğin yanı sıra diğer işletme öncelikleri ile yeni nesil araçlara veya gerekli altyapıya sınırlı erişim de başlıca sorunlar arasında gösterildi. AWS, birincil sektör çalışanlarının becerilerini geliştirmesi için ücretsiz bir tarım teknolojileri okulu yürütüyor. Lone Star Farm’ın Güney Adası’ndaki beş koyun ve sığır çiftliğinde 30’dan fazla uygulama veya program kullanılıyor. Çiftliğin stok yöneticisi Carey Pawson-Edwards, Halter sanal çit sistemiyle otlağın metabolik enerjisinin 30 gün sonra yaklaşık 1 ila 2 arttığını ve sütten kesim ağırlığının 10 kilogram yükseldiğini söyledi. İşletmede koyunların tamamında elektronik kulak küpeleri bulunuyor; bu sistem, hayvan performansının izlenmesinin yanı sıra Lumina Lamb adlı kuzu programına tedarik ve izlenebilirlik sağlıyor. Pawson-Edwards, üreticiler için temel ölçütün teknoloji yatırımının karşılığını görmek olduğunu, farklı uygulamalar arasındaki entegrasyonun da faydaları artırabileceğini belirtti.

Sığır Belgelerinde Dijitalleşme İçin 2027 Sonu Hedefleniyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Sığır Belgelerinde Dijitalleşme İçin 2027 Sonu Hedefleniyor

Fransa’da sığırların refakat belgesi (DAB) için dijital sisteme geçişin 2027 sonuna kadar kademeli biçimde yaygınlaştırılması planlanıyor. Deneme aşamasındaki dijital platformun, sektör aktörlerine hayvanların sağlık bilgileri ve hareketlerine çevrim içi ve gerçek zamanlı erişim sağlaması hedefleniyor. Pasaport ile erken düzenlenen sağlık belgesinden (Asda) oluşan DAB, her hayvana yaşamı boyunca eşlik ediyor. Belge, hayvanların kimliklendirilmesini, hareketleri sırasında izlenebilirliğini ve sağlık bilgilerinin paylaşılmasını sağlıyor. Sistem Fransa genelinde 16 milyon sığırı, yılda 6,7 milyon doğumu, işletmelerden gerçekleşen 11 milyon çıkışı ve mezbahalara yapılan 4 milyon girişi kapsıyor. Belgeler bugün hayvanla birlikte dolaşıyor ve yetiştirici, ticari işletmeci, nakliyeci ile mezbaha arasındaki işlemlerde el değiştiriyor. DAB’ın dijitalleştirilmesi, 24 Mart 2025 tarihli tarım yönlendirme yasasına dahil edildi. Yasa, yürürlüğe girmesinden itibaren 30 ay içinde sığırların refakat belgelerinin dijitalleştirilmesini ve hak sahibi sektör operatörlerinin erişebileceği bir platform kurulmasını öngörüyor. Ancak düzenleme kâğıt pasaportların kaldırılmasını zorunlu tutmuyor. Tarım Bakanlığı dijital güvenlik danışmanı Philippe Paquet, kâğıt ve dijital formatların bir süre birlikte kullanılabileceğini belirtti. Bakanlık hizmetleri, sektör aktörlerinin ihtiyaçlarını belirlemek için ülke genelinde istişareler yaptıktan sonra bir prototip geliştirdi. Akıllı telefon kullanımına uygun platformda bağlantısız modda veri girişi yapılabilecek. Kullanıcılar her sığırın sağlık statüsü ve hareketlerini görebilecek, ayrıca hayvan grupları oluşturup bunları başka sektör aktörlerine gönderebilecek. Paquet, ilk sürümün kusursuz olmayacağını, sahada test edilmesi ve mevcut dijital sistemlerle uyumlu çalışması gerektiğini söyledi.

Sırp Tarım Girişimcisi Vera Škulić, FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasında
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Sırp Tarım Girişimcisi Vera Škulić, FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasında

Sırp tarım girişimcisi ve arıcı Vera Škulić, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) agro-gıda sistemleri ve kırsal kalkınma alanındaki “100 Kadın Kahraman” girişiminde tanındı. Girişim, FAO tarafından 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında başlatıldı. Škulić, FAO üyesi 131 ülkeden aday gösterilen 609 kadın arasından seçildi. Tanınma, kadın girişimciliğinin ve tarımının geliştirilmesine yaptığı katkı ile Sırbistan’ın kırsal kesimlerindeki kadınların güçlendirilmesine yönelik çalışmaları nedeniyle verildi. Škulić, yaklaşık 200 hektar arazinin işlendiği aile işletmesindeki tarımsal faaliyetlerini arıcılıkla sürdürülebilir üretim çalışmalarıyla birleştiriyor. Ayrıca Sırbistan Agro-Girişimci Kadınlar Derneği aracılığıyla kadın çiftçilere destek veren girişim, konferans ve ağ oluşturma faaliyetleri yürütüyor. FAO, girişimle kadınların tarım ve kırsal kalkınmadaki katkısını görünür kılmayı; kaynak, hizmet, teknoloji, pazar ve karar alma süreçlerine erişim ihtiyaçlarına dikkat çekmeyi amaçlıyor.

Moldova’da Sulama Altyapısına 130 Milyon Avroluk Yatırım
Görsel kaynağı: Realitatea.md · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Sulama Altyapısına 130 Milyon Avroluk Yatırım

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Moldova’da yaklaşık 130 milyon avro değerindeki projeyle iki merkezi sulama sisteminin modernize edilmesi planlanıyor. Proje kapsamında Ştefan Vodă rayonunda bulunan Masivul Căușeni sistemi ile Criuleni ve Anenii Noi rayonlarındaki Puhăcenii de Sus sistemi yenilenecek. Bu altyapıların toplamda yaklaşık 7 bin hektarlık tarım arazisine hizmet vermesi bekleniyor. Masivul Căușeni sistemi yaklaşık 2 bin hektarlık alanı kapsıyor. Puhăcenii de Sus ise 4 bin 900 hektar için sulama altyapısı sağlayacak. Modernizasyonun ardından iki sistemin, ilgili bölgelerdeki sulama suyu kullanıcıları birliklerinin yönetimine devredilmesi öngörülüyor. Projenin finansmanı Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (BERD) ile Avrupa Birliği’nin kredi ve hibeleriyle sağlanacak. Destek kapsamında Moldova için Reform ve Büyüme Mekanizması da kullanılacak. Tarım Bakanı Eugeniu Osmochescu’nun aktardığına göre yaklaşık 300 tarım üreticisi de maliyetlerin %3’ünü karşılayarak finansmana katkıda bulunacak. Modern altyapının çiftçilere suya daha güvenli erişim sağlaması ve kuraklığın yol açtığı kayıpları azaltması bekleniyor. Yetkililer, mevcut sulama sistemlerinin rehabilitasyonuyla hizmet verilen bölgelerde tarımsal verimliliğin son on yılın ortalamasına göre yaklaşık %50 artabileceğini tahmin ediyor. Moldova’da halen sulama altyapısının rehabilitasyonuna yönelik dokuz proje uygulanıyor.

Süt Tozu Piyasası Güçlenirken Tereyağı Ucuzladı
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Süt Tozu Piyasası Güçlenirken Tereyağı Ucuzladı

Süt tozu piyasası güçlenmeye devam ederken tereyağı yeniden ucuzladı. Aynı dönemde birden fazla süt ürünleri işletmesi süt fiyatlarını artırdı. Bu gelişmeler, süt tozunun bu yıl süt fiyatlarının oluşumunda daha belirleyici hale gelebileceğine işaret ediyor. Önceki yıllarda süt fiyatlarının yönünü çoğunlukla tereyağı belirlerken, bu yıl ağırlığın süt tozu piyasasına kayabileceği değerlendiriliyor.

İtalya’da Tarım İşçilerine 14 Saatlik Çalışma İddiasıyla Gözaltılar
Görsel kaynağı: Kronen Zeitung · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Tarım İşçilerine 14 Saatlik Çalışma İddiasıyla Gözaltılar

İtalya’nın başkenti Roma’nın güneyindeki Caserta bölgesinde, göçmen tarım işçilerinin günde 14 saate, haftada yedi güne kadar çalıştırıldığı iddiasıyla gözaltılar yapıldı. Yetkililer olayla ilgili soruşturma yürütürken, işçilerin yağmur ve aşırı sıcak altında tarlalarda çalıştırıldığı bildirildi. İşçilerin hastalık nedeniyle işe gitmemelerine de izin verilmediği, caporali adı verilen gözetmenler ve aracılar tarafından sürekli kontrol altında tutulduğu aktarıldı. Denetimler sırasında kaçan, yeterli performans göstermediği düşünülen ya da hastalık nedeniyle çalışamayan kişilerin işlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığı belirtildi. Çalışma izni bulunmayan işçilere topladıkları tarım ürünlerinin kasa sayısına göre 0,80 ila 1,50 avro arasında ödeme yapıldığı kaydedildi. Flai Cgil sendikasına göre İtalya tarımında en az 200 bin çalışan çeşitli usulsüzlüklerden etkileniyor. Uzmanlar, sistemin bir bölümünde şiddet, tehdit ve işçilerin yaşam koşulları üzerindeki kontrolün görüldüğü klasik kaçak çalışmanın, diğer bölümünde ise sahte bilgilerle yasal gibi gösterilen çalışma ilişkilerinin bulunduğunu belirtiyor. Bordrolarda yalnızca birkaç çalışma gününün gösterilmesine rağmen işçilerin gerçekte çok daha uzun süre çalıştırıldığı ifade ediliyor. Bu uygulamalar, çalışanların tarımsal işsizlik ödeneği hakkından mahrum kalmasına ve oturum statülerini güvenceye almalarının zorlaşmasına yol açıyor. Roma yönetimi sorunlarla mücadele etmek için çeşitli girişimlerde bulunsa da özellikle ülkenin güneyinde kalıcı başarı sağlanamadığı aktarılıyor. 2016’dan bu yana yürürlükte olan caporalato yasasına rağmen yaklaşık bir milyon tarım işletmesinden yalnızca 11.895’i adil çalışma koşullarını belgeleyen ağa dahil oldu.

Organik Üretim İçin Gelecek OTP’de Stratejik Yatırım Çağrısı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Organik Üretim İçin Gelecek OTP’de Stratejik Yatırım Çağrısı

İrlanda’nın Cork bölgesinde düzenlenen Avrupa Organik Kongresi 2026’ya organik sektörle ilgili 260’tan fazla politika yapıcı, çiftçi, işletme, araştırmacı ve sivil toplum temsilcisi katıldı. Kongrede organik üretimin, Avrupa Birliği’nin (AB) gelecek Ortak Tarım Politikası’nda (OTP) stratejik yatırım olarak ele alınması çağrısı yapıldı. Toplantı, AB’nin gelecek bütçesi ve OTP’ye ilişkin müzakereler sürerken düzenleniyor. “Organikler: Avrupa’nın dayanıklılığına stratejik yatırım” temasıyla kongrede, yeni OTP ve Çok Yıllı Mali Çerçeve’nin organik çiftçiler ile işletmelerin dayanıklı ve rekabetçi gıda ve tarım sistemlerine katkısını nasıl kolaylaştırabileceği ele alınıyor.

Romanya’da Buğday Fiyatı Karadeniz’deki Saldırılara rağmen 273 Dolara Geriledi
Görsel kaynağı: Libertatea · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Buğday Fiyatı Karadeniz’deki Saldırılara rağmen 273 Dolara Geriledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Romanya’da ekmeklik buğdayın FOB Constanța fiyatı, eylülün son haftasındaki 15 dolarlık düşüşün ardından ekimin ilk haftasında ton başına ortalama 273 dolara geriledi. Aynı dönemde Paris’te Euronext buğday kontratları 247 avro/tonun üzerine çıktı; piyasa, Karadeniz’deki gemi saldırılarının etkisiyle yükseldi. Yerel piyasadaki düşüş, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki bazı ithalatçıların önümüzdeki dönem için yeterince alım yapmasına bağlandı. Saldırılar, Ukrayna’nın Tuna üzerinden ihracatını ve Romanya ile Bulgaristan’dan sevkiyatları riske atabilir.

Tartus'ta Türk Modeline göre 50 Sera Planlanıyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Tartus'ta Türk Modeline göre 50 Sera Planlanıyor

Suriye’nin Tartus Tarım Müdürlüğü, Türk modeline göre 50 plastik seranın kurulması için önerilen alanları inceledi. İnceleme, Tarım Müdürü Muhammed Ahmed ile bir Türk heyetinin katıldığı ziyaret sırasında yapıldı. Projenin, Türkiye hükümetinin Suriye Tarım Bakanlığına sunduğu hibe kapsamında yürütülmesi ve seraların müdürlüğe ücretsiz verilmesi planlanıyor. Müdürlüğün açıklamasına göre çalışma, yalnızca örtüaltı üretimi amacı taşımıyor. Projenin temel hedefi, çiftçilere modern seraların kurulması ve işletilmesi konusunda bilgi ve deneyim aktarmak, Türk deneyiminden bölgedeki tarım koşullarına uygun teknikleri değerlendirmek. Önerilen modelin iklim ve sağlık koşullarıyla teknik standartları dikkate alması ve farklı iklim şartlarına dayanabilmesi öngörülüyor. Seraların Türk uzmanların gözetiminde, Tartus Tarım Müdürlüğünün teknik personelinin katılımıyla kurulması planlanıyor. Müdürlükte oluşturulacak uzman ekip uygulamayı takip edip sonuçlarını değerlendirecek. Deneme sonuçları daha sonra çiftçilere sunularak modelin başarılı olup olmadığı ve il genelinde yaygınlaştırılıp uygulanamayacağı belirlenecek.

Namibya Şap Hastalığına Karşı Kontrolleri Sıkılaştırdı, Vaka Sayısı 127’ye Çıktı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Namibya Şap Hastalığına Karşı Kontrolleri Sıkılaştırdı, Vaka Sayısı 127’ye Çıktı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Namibya, Güney Afrika sınırı yakınındaki SAT1 tipi şap hastalığı salgınının yayılmasını önlemek için kontrol önlemlerini sıkılaştırdı. Devlet Başkanı Netumbo Nandi-Ndaitwah’ın 6 Ekim’de açıkladığı verilere göre, hastalık 15 çiftlikte 127 hayvanda doğrulandı. Bu sayı, üç gün önce 11 çiftlikte bildirilen 79 pozitif örneğe göre artış gösterdi. Salgın, eylül sonunda Karasburg Devlet Veteriner Bölgesi’ne bağlı Graswater’da rutin klinik gözetim sırasında tespit edildi. 5 Ekim itibarıyla 20 gözetim ekibi ǁKharas Bölgesi’nde 68 çiftlikte 29.313 hayvanı inceledi ve 10 yol kontrol noktası kuruldu. Namibya Kabinesi’nin onayladığı plan kapsamında Karasburg’da bir kontrol tampon bölgesi oluşturulacak, Namibya-Botsvana sınır çitlerinin bazı bölümleri onarılacak ve Namibya-Güney Afrika sınırı boyunca yüksek riskli alanlara veteriner çitleri kurulacak. Hükümet, müdahale için yaklaşık 190 milyon Namibya doları gerektiğini, bunun yaklaşık 290 kilometrelik yeni hastalık kontrol çitleri için 47 milyon doları kapsadığını tahmin etti. Kontrol bölgesinde uygun hayvanların aşılanması, hedefli itlaf, yoğunlaştırılmış gözetim ve sıkı hareket kısıtlamaları uygulanacak. Aşılama çevreden salgının merkezine doğru ilerleyecek. Tarım Bakanlığı, çiftçileri Veteriner Hizmetleri Müdürlüğü’nün katılımı olmadan hayvan aşılamamaları veya taşımamaları konusunda uyardı. Hastalığın tanınan ari bölgede görülmesi, Namibya’nın aşılamasız şap hastalığından ari statüsünün askıya alınmasına yol açtı. Avrupa Birliği, bu bölgeden taze sığır, koyun ve keçi eti ile bazı işlenmiş ürünlerin girişini geçici olarak durdurdu. Ancak 23 Eylül’den önce sertifikalandırılan taze et sevkiyatları, bireysel AB sınır kontrol noktalarının kararına bağlı olarak bu tarihten itibaren hesaplanan 90 günlük geçiş döneminde kabul edilebilecek. Kısıtlamaların Namibya’daki üretici, tarım işçisi ve işletmeler üzerindeki mali baskıyı artırdığı, Güney Afrika’da ise canlı hayvan arzı ve kırmızı et piyasalarını etkileyebileceği belirtildi.

Ukrayna, Tarım Kısıtlamaları Kalıcı Olursa AB Üyeliğini Kabul Etmeyecek
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber

Ukrayna, Tarım Kısıtlamaları Kalıcı Olursa AB Üyeliğini Kabul Etmeyecek

Ukrayna, tarım üreticilerine yönelik sübvansiyonlar ile tarım ürünleri ihracatında kalıcı kısıtlamalar öngörülmesi halinde Avrupa Birliği’ne (AB) üyeliği kabul etmeyeceğini açıkladı. Tarım Bakanı Taras Vysockyj, tutumunu çarşamba günü AFP’ye bildirdi. Açıklama, Avrupa Komisyonu’nun salı günü gelecekteki yeni AB üyeleri için Ukrayna’dan buğday gibi bazı ürünlere yönelik mali desteği ve ihracatı sınırlayacak değişiklikler önermesinin ardından geldi. Vysockyj, geçiş dönemlerinin AB genişlemesinde olağan olduğunu, ancak tek pazara erişimde kalıcı kısıtlamaların farklı bir konu olduğunu ve Ukrayna tarafından kabul edilemeyeceğini söyledi. Vysockyj’ye göre Ukrayna hükümeti, AB üyesi ülkelerin liderlerinin gelecek hafta Brüksel’deki zirvede görüşmesi beklenen resmi öneriyi henüz almadı. Önerinin, mevcut üyelerin yeni üyelerin demokratik ilkelerden uzaklaşabileceği veya AB bütçesinden fazla kaynak kullanabileceği yönündeki kaygılarını azaltması amaçlanıyor. Ukrayna, 2022’deki geniş çaplı Rusya işgalinin başlamasından birkaç gün sonra AB üyeliğine başvurdu; aday ülke statüsünü birkaç ay sonra aldı ve katılım müzakereleri 2024’te başladı. Mısır, buğday, kolza, ayçiçeği tohumu ve bitkisel yağ ihracatçısı olan ülkenin olası üyeliği, tarım destekleri ve ucuz ürünlerin piyasa üzerindeki etkisi nedeniyle Fransa ile Polonya’da kaygı yarattı. Ukrayna ise uyum dönemleri, pazara erişim kapsamı ve koruma mekanizmaları konusunda görüşmeye açık olduğunu belirtiyor.

İrlanda’nın Sığır Tüberkülozu Programında Verimlilik İncelemesi 2027’de Sürecek
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’nın Sığır Tüberkülozu Programında Verimlilik İncelemesi 2027’de Sürecek

İrlanda Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığı’nın (DAFM) sığır tüberkülozu (TB) programına yönelik “yalın inceleme” çalışmasının 2027’de de sürdürülmesi planlanıyor. Çalışma, ülke genelindeki tüm Bölgesel Veterinerlik Ofisleri (RVO) üzerinden programın bütün alanlarını kapsayacak. 2027 bütçesi kapsamında bakanlıklardan verimlilik ve reformlar istenirken DAFM, incelemenin programın yürütülmesinde verimliliği artıracak alanları belirlemeye yardımcı olacağını bildirdi. TB programı için gelecek yıl 142,4 milyon avro ayrıldı.

Fas’ta Pestisit Kullanımı Hektar Başına 1,52 Kilogram
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Pestisit Kullanımı Hektar Başına 1,52 Kilogram

Fas’ta tarım arazilerine oranlanan pestisit kullanımı, 2024 verilerine göre hektar başına 1,52 kilogram aktif madde olarak hesaplandı. Hortoinfo’nun Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerinden yaptığı karşılaştırmaya göre Fas, incelenen sekiz büyük tarım ülkesi arasında en düşük orana sahip ülke oldu. Karşılaştırmada Türkiye’nin oranı hektar başına 2,21 kilogram olarak verilirken Mısır’da 3,22, İspanya’da 3,63, Fransa’da 3,90 ve İtalya’da 4,29 kilogram ölçüldü. Hollanda’nın oranı ise hektar başına 7,51 kilograma ulaştı. Dünya genelindeki ortalama 2,49 kilogram olarak açıklandı. FAO’nun pestisitlere ilişkin FAOSTAT veri tabanının 30 Temmuz 2026’da yayımlanan güncellemesi 2024’e kadar olan dönemi kapsıyor. Hortoinfo’nun hesaplamalarına göre Fas’ın hektar başına pestisit kullanım oranı 2015-2024 döneminde yalnızca %0,66 arttı. Aynı dönemde Mısır’da artış %51,89, Türkiye’de %35,58 oldu. Fransa’da artış %14,04 olarak kaydedilirken İtalya, İspanya ve Hollanda’da düşüş görüldü. Göstergenin, kullanılan toplam aktif madde miktarının ekili tarım arazisine oranlanmasıyla oluşturulduğu belirtildi. Ekili arazi tanımı ekilebilir alanları ve kalıcı ürünlerin yetiştirildiği alanları kapsıyor. Bu nedenle 1,52 kilogramlık değer, Fas’taki her işletmenin her parseline uyguladığı miktarı ifade etmiyor; ürün, bölge, zararlı ve hastalık baskısı, iklim koşulları ile üretim sistemine göre ihtiyaçlar değişebiliyor.

İsveç’te Hükümet Kuruluşu Çiftçileri Etkileyebilir
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

İsveç’te Hükümet Kuruluşu Çiftçileri Etkileyebilir

İsveç’te hükümetin kurulma süreci, İsveçli çiftçilerin koşulları bakımından önemli sonuçlar doğurabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Gröna arbetsgivare, sürecin tarım açısından büyük önem taşıyabileceğine işaret ediyor. Kuruluş sürecinde dizel vergisi, iş gücü ve yatırımlar öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Gröna arbetsgivare, bu konularda siyasi uzlaşmalar için iyi fırsatlar bulunduğunu belirtiyor.

Slovakya’da Süt Üreticileri Düşen Alım Fiyatları ve Kuraklıkla Mücadele Ediyor
Görsel kaynağı: STVR Správy · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Süt Üreticileri Düşen Alım Fiyatları ve Kuraklıkla Mücadele Ediyor

Slovakya’da süt üreticileri, çiğ süt alım fiyatlarının gerilemesi, yüksek üretim maliyetleri ve kuraklığın yem arzını azaltması nedeniyle mali baskıyla karşı karşıya. STVR’nin haberine göre bazı kooperatifler bu koşullar nedeniyle sığır varlıklarını azaltmaya başladı. Badín Kooperatifi Başkanı Mojmír Haško, işletmede 400 sığır bulunduğunu ve bunların yarısının sağmal inek olduğunu belirtti. Haško, yılın ilk yarısında yaklaşık 100 bin avro gelir kaybı yaşandığını, silajlık mısır yeminde ise %50 eksik bulunduğunu açıkladı. Slovak Süt Üreticileri Birliği, süt alım fiyatının son bir yılda 50 sentin biraz altından yaklaşık 38 sente gerilediğini ve düşüşün neredeyse dörtte bire ulaştığını bildirdi. Slovak Tarım ve Gıda Odası’nın araştırmasına göre görüşülen çiftçiler, mevcut koşulların sürmesi halinde sığır varlıklarını 10 binden fazla azaltmayı planlıyor. Üreticiler, düşük fiyatlar ile pahalı yemin etkisini hafifletmek için devletten 30 milyon avro destek istiyor. Tarım Bakanlığı sağmal inek yetiştiricilerine yönelik desteği bu yıl yaklaşık 8 milyon avro artırdı; toplam desteğin 35 milyon avroyu aşması bekleniyor. Bakan Richard Takáč, sağmal inek başına bağlı ödemenin yaklaşık 360 avro olduğunu söyledi. Ancak üreticiler bu desteğin mevcut kayıpları karşılamadığını belirtiyor; birlik, yılın toplam zararını 95 milyon avronun üzerinde tahmin ediyor.

Moldova Kuraklıkla Mücadelede Bulut Tohumlamasını Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova Kuraklıkla Mücadelede Bulut Tohumlamasını Değerlendiriyor

Moldova Tarım Bakanı Eugen Osmochescu, kuraklığın etkileriyle mücadele için bulut tohumlamasının kullanılmasını önerdi. Bakanın açıklamasına göre yöntemde, özel roketlerle bulutlara gümüş iyodür adlı reaktif dağıtılarak yağış oluşumunun teşvik edilmesi amaçlanıyor. Önerilen sistemin Moldova’da bir ilk olacağı, ilk aşama yatırımının ise yaklaşık 9 milyon avro olacağı belirtildi. Osmochescu, programın hazırlanması ve uygulanmasının bir veya iki yıl sürebileceğini söyledi. Bakanın aktardığına göre uygulama, ülkede nemin yeterli olduğu bulutlu dönemlerle sınırlı olacak ve ekim-kasım aylarından mart-nisan aylarına kadar süren görece yağışlı dönemde gerçekleştirilebilecek. Moldova’nın dağlık alanlarının bulunmaması nedeniyle yağışın yalnızca mevcut bulutlardan yararlanılarak artırılabileceği ifade edildi. Bulut tohumlaması, su yönetimi için önerilen daha geniş stratejinin bir parçası olarak sunuluyor. Yetkililer su toplama ve depolama altyapısının genişletilmesini, su havuzları kurulmasını ve tarımsal sulama sistemlerinin geliştirilmesini de öneriyor. Bakan, hava yoluyla yapılacak uygulama için dolu önleme hizmetinin modernize edilip otomatikleştirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamaya göre Moldova’da kuraklık ve yağış açığı daha sık hale gelirken ülkede büyük bir su açığı yaşanıyor. Ülke, 26 Eylül’den itibaren enerji ve hidroloji sektörlerinde olağanüstü durumda bulunuyor; bu durum düşük nehir debileri ve enerji ile yakıt tedarikine ilişkin risklerle ilişkilendiriliyor. Kaynakta bulut tohumlama programının uygulanmasına ilişkin kesin bir karar veya başlangıç tarihi açıklanmıyor.

Arjantin’de Kooperatifleri Pyme Yasası’na Dahil Etme Projesi Komisyonu Geçti
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Kooperatifleri Pyme Yasası’na Dahil Etme Projesi Komisyonu Geçti

Arjantin Temsilciler Meclisi’ndeki Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler ile Kooperatifler, Karşılıklı Yapılar ve Sivil Toplum Kuruluşları komisyonları, kooperatifleri Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Yasası kapsamına almayı öngören projeye 6 Ekim’de görüş verdi. Düzenleme, kooperatiflerin yasada açıkça tanınmasını ve bu kuruluşların finansman kanalları, vergi avantajları ile idari kolaylıklardan yararlanmasını amaçlıyor. Komisyonların onayının ardından proje, Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’ndaki yasama sürecine gönderildi. Kooperatiflerin talebi, 2023’te değişen sertifika koşullarıyla bağlantılı. Daha önce tarım, hizmet veya sanayi kooperatifleri, Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (Mipyme) sertifikası alarak finansman, vergi avantajları ve destek programlarına başvurabiliyordu. Ancak yeni koşul, kooperatiflerin küçük ve orta ölçekli işletme sayılabilmesi için tüm ortaklarının bu statüde kayıtlı olmasını gerektirdi. Yüzlerce veya binlerce ortağı bulunan, ortakları arasında üreticiler, çalışanlar ya da hizmet kullanıcıları yer alabilen kuruluşlar, bu şartın başvuru sürecini zorlaştırdığını bildirdi. Coninagro, Cooperar ve Conaice, 24.467 sayılı Pyme Yasası’nın idari değişikliklere bağlı kalmadan kooperatifleri kendi ekonomik özellikleriyle değerlendirecek şekilde değiştirilmesini istedi. Kooperatifler, hukuki yapıları nedeniyle bazı uygulamaların dışında kaldıklarını, buna karşın faturalama, varlık ve personel bakımından diğer şirketlere benzediklerini savunuyor. Mipyme rejiminde finansman ve destek programlarının yanı sıra Katma Değer Vergisi ödemesini 90 gün erteleme, çek vergisini gelir vergisiyle mahsup etme ve bazı katkı ile stopajlarda farklı uygulamalar bulunuyor. Coninagro, görüşü kooperatiflerin ekonomik ve sosyal niteliğinin tanınması ve diğer küçük ve orta ölçekli işletmelerle eşit muamele açısından gerekli bir adım olarak değerlendirdi.

Polonya’da Buğday Fiyatları Ürün Grubuna göre Ayrıştı
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Buğday Fiyatları Ürün Grubuna göre Ayrıştı

Polonya’da 7 Ekim 2026 itibarıyla yemlik buğday fiyatı 650–920 zł/ton, tüketimlik buğday fiyatı ise 810–980 zł/ton aralığında bulunuyor. AgroFakt’ın fiyat izlemine göre yemlik buğday bazı alım noktalarında 22 Eylül’e kıyasla pahalanırken, tüketimlik buğdayın fiyatları geriledi. Böylece piyasada iki ürün grubu aynı yönde hareket etmedi. 22 Eylül’de yemlik buğday için 650–900 zł/ton olan fiyat aralığının üst sınırı 20 zł artarak 920 zł/tona çıktı; alt sınır 650 zł/tonda kaldı. Kaynak, bunun piyasanın tamamına yayılan bir zam anlamına gelmediğini, yalnızca izlemde kaydedilen en yüksek fiyatın yükseldiğini belirtiyor. Tüketimlik buğdayda ise alt sınır 830’dan 810 zł/tona, üst sınır 990’dan 980 zł/tona indi. Fiyatlar bölgeye, alıcıya, tahılın kalite parametrelerine ve işlemin koşullarına göre değişiyor. Opolskie Voyvodalığı’ndan Dastan adlı forum kullanıcısı, 920 zł/ton net fiyatın yanı sıra hasat döneminden daha uzun kuyruklar bulunduğunu bildirdi. Aynı paylaşımda, alım yerinin dolu olması nedeniyle kabulün sınırlandırılabileceği ve teslimat yapanlar arasında çok sayıda tüccar bulunduğu aktarıldı. Diğer forum kullanıcıları ise Cedrob için 100 tonun üzerindeki partilerde 960–970 zł/ton net, Tasomix Biskupice için 900 zł/ton fiyat bildirdi. Bu paylaşımlar, seçili alım noktalarındaki fiyatların izlem aralığından farklılaşabildiğini gösteriyor. Satış karşılaştırmasında nakliye, kalite parametreleri, teslim koşulları ve depolama maliyetlerinin de dikkate alınması gerekiyor.

Özbekistan ve Afganistan Tarımsal İşbirliğini Genişletmeyi Görüştü
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Özbekistan ve Afganistan Tarımsal İşbirliğini Genişletmeyi Görüştü

Özbekistan ile Afganistan, Taşkent’te tarımsal ticaret, yatırım ve teknoloji işbirliğini genişletme yollarını görüştü. Görüşme, Özbekistan’ın Dünya Ticaret Örgütü nezdindeki cumhurbaşkanlığı temsilcisi ve Gıda Güvenliği Komitesi Başkanı Azizbek Urunov ile Afganistan Tarım, Sulama ve Hayvancılık Bakanı Attaullah Omari arasında yapıldı. Taraflar ikili dış ticaret ve tarımsal işbirliğinin genişletilmesi, tarım ürünleri ticaretinin artırılması, yatırım bağlarının güçlendirilmesi ve gelişmiş tarım uygulamalarıyla modern teknolojilerin paylaşılmasını ele aldı. Hayvancılık ile et ve süt ürünlerinin üretimi ve işlenmesi de görüşme kapsamına girdi. Tarımsal ihracat ve ithalatın artırılması, hayvancılıkta modern teknolojilerin kullanılması, uzmanlık paylaşımı ve karşılıklı yarar sağlayan projeler işbirliğinin umut vadeden alanları olarak belirlendi. Taraflar öncelikli tarım projeleri için diyaloğu sürdürme ve işletmelerle sektör kurumları arasında pratik işbirliği fırsatlarını belirleme konusunda anlaştı. Görüşme, Dünya Pamuk Günü ve gıda güvenliği konulu uluslararası etkinliklerin yanında gerçekleştirildi.

Geleneksel Hayvan Irkları Geleceğin Genetik Kaynağı Olabilir
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Geleneksel Hayvan Irkları Geleceğin Genetik Kaynağı Olabilir

Modern hayvan yetiştiriciliğinde yoğun ve kontrollü sistemlerde yüksek üretim için seçilmiş az sayıdaki ırk öne çıkarken, çok sayıda geleneksel ırk geri planda kalıyor. Livestock Conservancy’nin düzenlediği webinarda bu ırkların yalnızca geçmişten kalan miraslar olmadığı, gelecekteki yetiştirme çalışmaları için değerli genetik özellikler taşıyabileceği belirtildi. Nadir ırklar hastalıklara ve parazitlere direnç, iyi yem arama yeteneği, doğurganlık ve elverişsiz çevre koşullarına uyum gibi özellikler barındırabiliyor. Livestock Conservancy, 150’den fazla tehdit altındaki çiftlik hayvanı ve kanatlı ırkının korunmasıyla ilgileniyor. Texasi uzun boynuzlu sığırın sıcak ve kurak koşullara dayanması ve elverişsiz alanlarda sağlıklı buzağı yetiştirebilmesi, bu özelliklere örnek gösterildi. Webinarda geniş göğüslü beyaz hindi ile geleneksel ırklar arasındaki farklar da ele alındı. Hızlı büyüme ve yüksek et verimi için seçilen bu hindi tipinin çoğaltılması yapay tohumlama gerektiriyor. Geleneksel tavuklarda bağışıklık yanıtıyla bağlantılı yeni genetik varyantların belirlenmesi ise korumanın yalnızca ırkları sayıca artırmayı değil, genetik çeşitliliği ve üretimdeki özgün özellikleri korumayı amaçladığını ortaya koyuyor.

Alman Meyvecileri Yerli Üretimin Payı İçin Eylem Düzenliyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Alman Meyvecileri Yerli Üretimin Payı İçin Eylem Düzenliyor

Almanya’da tüketilen meyvenin yalnızca yaklaşık %20’sinin yerli üretimden geldiğini belirten meyveciler, sektörün ekonomik koşullarına dikkat çekmek için ülke çapında eylem düzenliyor. “Ein Fünftel ist nicht genug” (Beşte biri yeterli değil) sloganıyla yapılacak etkinlikler 8 Ekim’de ve bu tarihin çevresinde Berlin ile Almanya’nın çok sayıda bölgesinde gerçekleştirilecek. Eylem, yerli meyvenin tüketimdeki payının beşte bire gerilemesini görünür kılmayı amaçlıyor. Sektöre göre yüksek işçilik maliyetleri işletmeleri zorluyor; toplama, budama ve sınıflandırma gibi işler meyvecilikte yalnızca sınırlı ölçüde otomatikleştirilebiliyor. Alman üreticiler ayrıca daha düşük üretim maliyetlerine sahip ülkelerden gelen ithal ürünlerle rekabet ediyor. Ekonomik koşulların kötüleşmesi halinde yerli üretimin payının daha da düşebileceği belirtiliyor. Bundesfachgruppe Obstbau, yoğun emek gerektiren işletmeler için destek ve üçüncü ülkelerden gelen mevsimlik işçilere yönelik uygulanabilir kurallar dahil daha iyi ekonomik koşullar talep ediyor. Joerg Hilbers, sektörün yüksek çevre, sosyal ve kalite standartlarının yanı sıra Alman ücretleri ile yüksek enerji, yatırım ve üretim maliyetlerini karşılamak zorunda olduğunu söyledi. Sektör birlikleri, işletmelerin kapanmasının istihdam, uzmanlık ve bölgesel katma değer kaybına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bundesfachgruppe’ye göre yerli üretim ekonomik olarak sürdürülemezse ithalata bağımlılık da artabilir.

Polonya’da Son Kuraklık Raporu 2026 Tablosunu Ortaya Koydu
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Son Kuraklık Raporu 2026 Tablosunu Ortaya Koydu

Polonya’daki Tarımsal Kuraklık İzleme Sistemi’nin (SMSR) 2026’daki 14. ve son raporu, 31 Temmuz-30 Eylül döneminde ülke genelindeki ortalama iklimsel su bilançosunun (KBW) -58,6 milimetre olduğunu ortaya koydu. Instytut Uprawy Nawożenia i Gleboznawstwa (IUNG) tarafından hazırlanan rapora göre bu değer, önceki raporlama dönemine göre 19,9 milimetre arttı. En düşük KBW değeri, -130 milimetre eşiğini aşarak Lublin voyvodalığında kaydedildi. Rapora göre belirtilen dönemde hiçbir üründe tarımsal kuraklık tehdidi kalmadı. Ancak son rapor, önceki raporları da içerdiği için 2026’daki kuraklığın toplam yayılımını gösteriyor. 21 Nisan-30 Eylül arasındaki 11 raporlama döneminde dane mısırda kuraklık koşulları 980 belediyede, Polonya’daki belediyelerin %39’unda görüldü. Silajlık mısırda ise aynı koşullar 1.023 belediyede, toplam belediye sayısının %41’inde doğrulandı. Polonya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı (MRiRW), kuraklık zararlarının kamuya açık “tarımsal zararı bildir” uygulaması üzerinden tahmin edilebileceğini hatırlattı. 2026’daki zararlar için başvuruların 15 Ekim’e kadar yapılması gerekiyor. Bakanlığa göre ek yardım uygulanıp uygulanmayacağına ise çiftliklerdeki zararların değerlendirilmesinden ve toplam ölçeğin belirlenmesinden sonra karar verilecek; bu konuda henüz kesinleşmiş bir uygulama açıklanmadı.