ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

256 haber · Sayfa 8

Kazakistan, Körfez Ülkelerine Gıda Tedarikine Hazır Olduğunu Açıkladı
Görsel kaynağı: Kursiv · Özgün haber

Kazakistan, Körfez Ülkelerine Gıda Tedarikine Hazır Olduğunu Açıkladı

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkesinin Körfez ülkelerinin uzun vadeli gıda güvenliğinde güvenilir bir ortak olmaya hazır olduğunu söyledi. Açıklama, Umman Sultanı Haysem bin Tarık El Said’in devlet ziyareti kapsamında Astana’da düzenlenen Kazakistan-Umman İş Forumu’nda yapıldı. Tokayev, geniş tarım arazilerine sahip Kazakistan’ın bölgenin gıda ihtiyacının karşılanmasına katkı sunabileceğini belirterek tarım alanındaki iş birliğinin genişletilmesi çağrısı yaptı. Tokayev’in açıklamasında belirli ürün, tedarik miktarı veya teslimat takvimi paylaşılmadı. Cumhurbaşkanı, Kazakistan’ın tarım alanında uzun vadeli ortaklıklar için olanaklara sahip olduğunu ifade etti. Forumda gıda ve tarım başlığının yanı sıra ulaştırma ve lojistik de öne çıktı. Kazakistan, Umman’ı coğrafi konumu, gelişmiş liman altyapısı ve Orta Doğu ile Afrika pazarlarına erişimi nedeniyle önemli bir transit ortağı olarak değerlendiriyor. İki ülke enerji ve madencilik alanlarında uzun yıllara dayanan iş birliği bulunduğunu belirtirken, yeni ortak girişimler kurulması da önerildi. Forumda Kazakistan’ın Samruk-Kazyna şirketi ile Umman Yatırım Otoritesi arasında ortak bir yatırım yapısının başlatılmasına ilişkin anlaşma imzalandı. Tokayev ayrıca karşılıklı yatırımların korunması anlaşmasının yatırımcılara daha öngörülebilir, şeffaf ve güvenilir koşullar sağlayacağını söyledi. Kazakistan-Umman İş Konseyi ise girişimciler arasında doğrudan bağlantı kurulmasına yönelik platform olarak gösterildi.

Endonezya, Pirinçte Kendi Kendine Yeterlilik Hedefine Üç Yıl Erken Ulaştığını Açıkladı
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya, Pirinçte Kendi Kendine Yeterlilik Hedefine Üç Yıl Erken Ulaştığını Açıkladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya hükümeti, pirinçte kendi kendine yeterlilik hedefine 2029 hedefinden üç yıl önce ulaştığını açıkladı. Açıklamayı Cumhurbaşkanının İklim ve Enerji Özel Temsilcisi Hashim Djojohadikusumo, 6 Ekim 2026'da Jakarta'daki Endonezya Uluslararası Sürdürülebilirlik Forumu'nda yaptı. Hashim, bunun ülkenin 42 yıl içindeki ilk pirinçte kendi kendine yeterlilik başarısı olduğunu söyledi. Hashim'e göre hükümetin pirinç stoku yaklaşık 5,3 milyon tona ulaştı ve artmaya devam ediyor. Stokların devlet depolarının kapasitesini aşması nedeniyle Perum Bulog'un özel sektörden yeni depolar kiralaması gerektiği belirtildi. Hükümet ayrıca gıda istikrarını korumak için üç yıl içinde soyada da kendi kendine yeterlilik hedefliyor. Hashim, Papua'daki orman alanlarını dönüştürmeden 2 milyon hektarlık bir gıda arazisi programı belirlendiğini, çiftçileri desteklemek amacıyla çeltik ve pirinçte hükümet alım fiyatının %50 artırılarak 4.000 rupiden 6.500 rupiye çıkarıldığını ve gübre fiyatlarının %20 düşürüldüğünü aktardı.

Wall Street Journal: Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizine Yol Açabilir
Görsel kaynağı: Donya-e-Eqtesad · Özgün haber

Wall Street Journal: Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizine Yol Açabilir

Wall Street Journal, Uluslararası Ticaret Odası Genel Sekreteri John Denton’ın açıklamalarına dayandırdığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı üzerinden deniz taşımacılığında yaşanabilecek aksamanın gübre arzını azaltabileceğini bildirdi. Bu gelişmenin enerji krizinin küresel gıda krizine dönüşmesine yol açabileceği belirtildi. Değerlendirme, olası deniz taşımacılığı aksamasının gübre tedariki üzerinden küresel gıda arzını etkileyebileceği görüşüne dayanıyor. Böylece gelişmenin yalnızca enerji tedarikiyle sınırlı kalmayıp gıda arzı açısından da sonuç doğurabileceği ifade edildi.

17 AB Ülkesi Tarım ve Uyum Fonlarının Korunmasını İstedi
Görsel kaynağı: BNR — Bulgar Ulusal Radyosu · Özgün haber
Veri haberi

17 AB Ülkesi Tarım ve Uyum Fonlarının Korunmasını İstedi

Bulgaristan ve 16 Avrupa Birliği (AB) üyesi, Birliğin 2028–2034 uzun vadeli bütçesinde uyum politikası ile Ortak Tarım Politikası (OTP) fonlarının korunması çağrısı yaptı. Bulgaristan hükümetinin basın ofisine göre girişim, Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ile AB Konseyi dönem başkanlığını yürüten İrlanda’nın Başbakanı Micheál Martin’e gönderilen ortak mektupla iletildi. Uyum Dostları olarak anılan 17 ülke, güvenlik ve savunma, rekabet gücü, enerji güvenliği ve dayanıklılık gibi yeni öncelikler için yeterli ek kaynak ayrılmasını istedi. Liderler, bu önceliklerin finansmanının uyum politikası ve tarım fonları pahasına yapılmaması gerektiğini belirterek, kesintilerin AB bütçesini ve kamuoyunun Birliğe desteğini zayıflatabileceği uyarısında bulundu. AB liderlerinin bütçeyi 15–16 Ekim’deki zirvede görüşmesi bekleniyor.

İrlandalı Çiftçiler 2027 Bütçesinde Gıda Güvenliği Desteği İstiyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlandalı Çiftçiler 2027 Bütçesinde Gıda Güvenliği Desteği İstiyor

İrlandalı çiftçiler, gıda güvenliğini korumak için 2027 bütçesinde destek çağrısı yaptı. İrlanda Sığır ve Koyun Çiftçileri Birliği’nin kırsal kalkınma başkanı Edmond Phelan, enerji, yakıt ve gübre maliyetlerindeki belirsizliğin üretimin sürdürülebilirliğini tehdit etmemesi gerektiğini söyledi. Phelan, uluslararası gelişmelerin yakıt ve diğer temel girdilerin fiyatı ile bulunabilirliğini hızla etkileyebildiğini belirtti. Çiftçilerin ekim yapıp yapamayacaklarını, gübreye erişip erişemeyeceklerini ve hasat için gerekli yakıtı bulup bulamayacaklarını sorguladığını aktardı.

Kanada’da Süt Şişesi Modeli Yeniden Kullanılabilir Ambalajla Test Ediliyor
Görsel kaynağı: The Globe and Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Süt Şişesi Modeli Yeniden Kullanılabilir Ambalajla Test Ediliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kanada’da gıda perakendecileri ve hizmet şirketleri, geçmişteki süt şişesi sistemini yeniden kullanılabilir ambalajlarla güncel koşullara taşımayı deniyor. Circular Innovation Council’ın 2024’te başlattığı Reuse Ottawa programında Sobeys, Farm Boy, Metro ve Walmart Canada ile lojistik ve hizmet şirketleri ortak bir ağda yer alıyor. Müşteriler, gıda kaplarını başlangıç depozitosu ödemeden ödünç alıyor; kaplar dijital olarak izleniyor, anlaşmalı iade noktalarına bırakılıyor, profesyonel olarak yıkanıp yeniden dolaşıma sokuluyor. Programın temel yaklaşımı, her markanın kendi iade sistemini kurması yerine ortak bir altyapı kullanmak. Böylece bir kap yalnızca satın alındığı mağazaya değil, ağdaki farklı noktalara iade edilebiliyor. Ottawa’daki pilotta, kapların toplanması, yıkanması, taşınması ve yeniden dağıtılması için mevcut ticari kapasite ve teslimat rotalarından yararlanıldı. Programın yıkama ortaklarından Gate Gourmet’in Ottawa Havalimanı’na hizmet veren ve büyük ölçüde kullanılmayan ticari bulaşık yıkama kapasitesi bulunuyordu. Bu model, yeniden kullanımın yalnızca dayanıklı kap üretmekten ibaret olmadığını gösteriyor. İade kutuları, yıkama tesisleri, kamyon güzergâhları, stok yönetimi ve normalde rekabet eden şirketler arasındaki iş birliği sistemin temel parçaları arasında yer alıyor. Circular Innovation Council, şirketleri ortak bir pilotta buluşturarak tek bir markanın kendi başına kuramayacağı bir ağı sınamayı amaçladı. Reuse Ottawa’da başlangıç depozitosu alınmamasının nedenlerinden biri, yaşam maliyeti krizinde tüketicilerin market faturalarına yeni bir ücret eklememekti. Müşterilere kapları ücretsiz iade etmeleri için belirli bir süre tanındı; kap geri dönmezse ücret uygulanabildi. Program yöneticisi Jo-Anne St. Godard, organizatörlerin kapların önemli bir bölümünün dolap, garaj veya araçlarda kalacağını öngördüğünü, ancak pilotta “son derece yüksek” bir iade oranı kaydedildiğini söyledi. Kanada İstatistik Kurumu verilerine göre ülkede 2022’de 5.152 kiloton plastik atık çıkarıldı ve bunun %98,6’sı atık yönetimi ile geri dönüşüm sistemlerince toplandı. Yeniden kullanım yaklaşımı, ambalajın atığa dönüşmesinden önce tekrar dolaşıma sokulmasını hedefliyor. Ottawa’da ayrıca Reuse City Canada Projesi’nin, hazır gıdanın yanı sıra şampuan, deterjan ve diğer ev ürünlerinde iade edilebilir ambalajı denemesi planlanıyor. Bu projede küçük bir iade edilebilir depozito uygulanacak. Yeniden kullanılabilir ambalajın çevresel yararı ise her durumda otomatik olarak ortaya çıkmıyor. Dayanıklı kapların üretimi daha fazla malzeme gerektirebilir; toplama, taşıma ve yıkama da enerji ve su tüketir. Kaynakta aktarılan 2024 tarihli bir yaşam döngüsü çalışmasına göre merkezi olarak toplanıp yıkanan yeniden kullanılabilir plastik kap, benzer tek kullanımlık ambalaja kıyasla yaklaşık altı kullanımdan sonra daha düşük küresel ısınma etkisine ulaşırken, diğer çalışmalar malzeme, yıkama ve taşıma koşullarına bağlı olarak daha yüksek eşiklere işaret ediyor.

Kuru Dönem Beslemesi İnekleri Sonraki Laktasyona Hazırlıyor
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Kuru Dönem Beslemesi İnekleri Sonraki Laktasyona Hazırlıyor

Kuru dönem, süt sığırlarında doğuma ve sonraki laktasyona hazırlık açısından kritik bir süreç olarak değerlendiriliyor. Bu dönemdeki besleme hatalarının hipokalsemi, ketoz, plasentanın atılamaması ve üreme sorunları gibi problemlerin riskini artırabileceği belirtiliyor. Doğumdan sonra süt ve ağız sütü üretiminin başlamasıyla kalsiyum ihtiyacı hızla yükseldiği için ineğin mineral metabolizmasının bu değişime hazırlanması gerekiyor. Bu amaçla kullanılan araçlardan biri, rasyonun katyon-anyon dengesinin (DCAD) kontrolü. Anyonik tuzların yer aldığı uygun bir rasyon, kalsiyumun vücut rezervlerinden kullanılmasını ve bağırsaklardan emilimini destekleyen mekanizmalara katkı sağlayabiliyor. Ancak yalnızca bir katkı maddesinin yeme eklenmesinin yeterli olmadığı; karışımın tamamının, mineral düzeylerinin ve hayvanların gerçek yem tüketiminin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Klinik hipokalsemi süt humması biçiminde görülebilirken, belirti göstermeyen hipokalsemi daha az belirgin seyredebilir. Kuru dönemde magnezyum da mineral dengenin korunması açısından önem taşıyor. Bu döneme yönelik bazı katkılar A ve E vitaminleri, beta-karoten ve mikro elementler içeriyor. Bu bileşenler, hayvanın bağışıklığını, genel vücut işlevlerini ve üreme faaliyetlerini desteklemek amacıyla kullanılıyor. Bazı ürünlerde mikro elementler şelatlı formlarda bulunabiliyor; ancak takviyelerin dengeli rasyonun yerini almaması gerekiyor. Doğum sonrasında enerji ihtiyacının kuru madde tüketiminden daha hızlı yükselmesi, negatif enerji dengesine ve ketoz riskine yol açabiliyor. Bu nedenle ineğin laktasyona hazırlanmasında mineral ve vitamin düzeylerinin yanı sıra hayvanların kondisyonu, rasyonun kalitesi, yem tüketimi ve doğum sonrası enerji dengesi de birlikte yönetilmeli.

Toprak Fotosentezi Biyolojik Faaliyeti Destekliyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Toprak Fotosentezi Biyolojik Faaliyeti Destekliyor

Toprak yüzeyinde fotosentez yapabilen mikroorganizmalar, güneş enerjisi ve atmosferik karbondioksiti kullanarak organik bileşikler üretebiliyor. Bu karbonun bir bölümü toprak organik karbonu deposuna katılabilirken, söz konusu bileşikler yararlı mikroorganizmalar için besin ve enerji kaynağı oluşturabiliyor. Bu süreç, organik maddelerin ayrışmasına ve besin elementlerinin döngüsüne katkı sağlayabiliyor. Bazı siyanobakteriler atmosferik azotu toprak ekosisteminde kullanılabilecek formlara dönüştürebiliyor. Kaynakta bu sürecin bazı nemli ekosistemler ve çeltik üretim sistemleri için önem taşıdığı belirtiliyor. Topraktaki biyolojik süreçler ile organik maddeler ayrıca agregat oluşumunu ve toprak yapısının iyileşmesini destekleyebiliyor. Bunun sonucunda suyun derin katmanlara ulaşması, havalanma ve su tutma kapasitesi açısından olumlu etkiler görülebiliyor. Biyolojik toprak kabuğu ve bitki örtüsü, özellikle eğimli tarım arazilerinde rüzgâr ve su erozyonuna karşı koruma sağlayabiliyor. Malçlama, kompost ve iyi yanmış organik materyal kullanımı, canlı kök sisteminin korunması ve aşırı toprak işlemeden kaçınma da biyolojik faaliyeti destekleyen uygulamalar arasında sayılıyor. Ancak toprak yüzeyindeki fotosentez, kültür bitkisinin yapraklarındaki fotosentezin veya doğru bitki besleme ve gübreleme yönetiminin yerine geçmiyor. Sürecin önemi toprak tipi, nem, ışık, iklim ve ekosistemdeki organizmalara göre değişiyor.

Güney Afrika’da Sürdürülebilirlik ve Küçük Çiftçilerin Ticarileşmesi Tartışıldı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Sürdürülebilirlik ve Küçük Çiftçilerin Ticarileşmesi Tartışıldı

Güney Afrika Future Food Conference’ta sürdürülebilirlik, sorumlu tedarik ve daha güçlü değer zinciri ortaklıklarının gıda sektöründeki rolü ele alındı. Uzmanlar, küçük ölçekli çiftçilerin yalnızca kalkınma veya tedarikçi geliştirme programlarıyla desteklenmesi yerine gerçek ticari fırsatlara ve piyasalara yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kurumsal çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) uygulamalarının yalnızca geri dönüştürülebilir ambalaj ya da çevre girişimleriyle sınırlanamayacağı belirtildi. Candice Knipe-Tlhotlhalemajoe, işletmelerin önce yönetişim gerekliliklerini anlaması, ardından sosyal, değer zinciri ve çevresel boyutları birlikte değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Ona göre sürdürülebilirlik, ürünlerin tüm değer zincirindeki etkilerini, sorumlu tedariki, elektrik kullanımını, atık azaltımını ve sosyal etkiyi kapsıyor. Knipe-Tlhotlhalemajoe, sürdürülebilirliğin kalite, karşılanabilirlik ve erişilebilirlikle birlikte ele alınması gerektiğini belirterek gıda ekosistemindeki işbirliğinin önemine dikkat çekti. Komşu çiftliklerle alternatif enerji çalışmaları, lojistiğin iyileştirilmesi, taşıma mesafelerinin ve atığın azaltılması olası adımlar arasında gösterildi. CropLife Üst Yöneticisi Rod Bell, sorumlu üretim ve gıda güvenliği için bitki koruma ürünlerinin doğru depolanması, çalışanlara uygun koruyucu ekipman sağlanması ve ürünlerin etiket talimatlarına göre uygulanması gerektiğini ifade etti. Bell ayrıca boş ambalajların toplanması ve geri dönüştürülmesine ilişkin genişletilmiş üretici sorumluluğu mevzuatına işaret etti. Gıda güvenliği konusunda sansasyonel iddialar yerine bilginin güvenilirliğinin değerlendirilmesi ve bilimsel bilgilerin tüketicilerin anlayabileceği bir dille aktarılması gerektiğini söyledi. OneFarm Impact yöneticisi Thembi Xaba ise küçük ölçekli çiftçi geliştirme çalışmalarının kapasite oluşturma, ilerleme ve ticarileşme aşamalarını içermesi gerektiğini belirtti. Xaba, bu çiftçilerin yan projeler olarak görülmek yerine daha geniş ekonomik büyümeye ve piyasaların oluşturduğu fırsatlara dahil edilmesini savundu.

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı

Birleşik Krallık’ta 150’den fazla akademisyen, iş dünyası temsilcisi, topluluk grubu ve gıda ortaklığı, ülkenin kriz dönemlerinde halkı nasıl besleyeceğine dair bir planı bulunmadığını ve olası gelecekteki gıda kıtlıklarına hazırlıksız olduğunu bildirdi. Andy Burnham’a iletilen açık mektupta hükümet, gıdayı ulusal güvenlik meselesi olarak ele alma konusunda rehavet göstermekle suçlandı. Mektuba göre iklim krizi, jeopolitik şoklar, siber saldırılar, fidye yazılımları, enerji kesintileri, yazılım arızaları ve dezenformasyon gıda tedarik zincirini tehdit ediyor. Uzmanlar, son yıllarda gelişen “tam zamanında” teslimat modelinin bugünün ve geleceğin zorluklarına uygun olmadığını, zincir boyunca az miktarda stok tutulduğunu ve Birleşik Krallık’ın ulusal gıda depolama sisteminin bulunmadığını belirtti. Stratejik gıda stoku, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri tutulduktan sonra 1990’larda sona erdirilmişti. Açık mektup, 2004 tarihli Sivil Acil Durumlar Yasası kapsamında yerel gıda dayanıklılığı komiteleri kurulmasını, ülkenin az sayıdaki büyük gıda şirketine ve ithalata bağımlılığının incelenmesini, ulusal beslenme ihtiyaçlarına uygun üretim planlamasını ve ulusal, bölgesel, yerel ve topluluk düzeylerinde depolama sistemleri oluşturulmasını istedi. Uzmanlar ayrıca gıda tedarikinin merkezden uzaklaştırılması ve daha fazla dayanıklılık sağlanması çağrısı yaptı. Uyarı, Ulusal Denetim Ofisinin hükümetin hanelerle işletmelerin olası acil durumlara hazırlanmasına yeterince yardım etmediğini söylemesinden haftalar sonra geldi. Çevre Bakanı Angela Eagle, hanelerin birkaç gün boyunca elektrik veya su olmadan yaşamasına yetecek yiyecek ve su depolamasını önermişti. Ancak mektubu imzalayanlar, düşük gelirli hanelerin stok oluşturma maliyetini karşılayamayabileceğini ve yalnızca hanelere odaklanmanın sistemdeki sorunları çözemeyeceğini savundu. Kabine Ofisi de konserve gıda stoklanmasını teşvik edecek bir kampanya hazırlıyor.

Küresel Gıda Fiyatları Kasım 2022’den Bu Yana En Yüksek Seviyeye Çıktı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatları Kasım 2022’den Bu Yana En Yüksek Seviyeye Çıktı

Küresel gıda fiyatları eylülde yükselerek Kasım 2022’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre gıda fiyat endeksi eylülde 136,0 puana ulaştı; ağustostaki yaklaşık 134,0 puanlık seviyeye göre artış kaydedildi. Yükseliş şeker, tahıllar, bitkisel yağlar, et ve süt ürünleri gibi birden fazla ürün grubuna yayıldı. Artışta olumsuz hava koşulları, ticaret ve taşımacılıkta yaşanan aksaklıklar ile El Niño olgusuna ilişkin endişeler etkili oldu. FAO yetkilileri, iklim kaynaklı şokların jeopolitik gerilimler ve lojistik sorunlarla aynı dönemde ortaya çıkmasının gıda piyasalarında risk primini artırdığını belirtti. El Niño’nun Güneydoğu Asya, Avustralya, Brezilya’nın kuzeyi ve Güney Asya’nın bazı bölümlerinde daha kurak koşullara yol açabileceği, bunun da tahıl, şeker kamışı ve yağlı tohum üretimini etkileyebileceği aktarıldı. Tahıl piyasasında FAO endeksi ağustosta %2,2 artarak 116,3 puana yükseldi. Örgüt, 2026 küresel tahıl üretimi tahminini 3,4 milyon ton azaltarak yaklaşık 2,980 milyar tona çekti; bu tahmin 2025 üretiminin yaklaşık %2 altında bulunuyor. Karadeniz’deki gerilimler, ticaret yollarındaki sorunlar ve enerji ile gübre maliyetlerindeki artışın tahıl, yağ ve gübre taşımacılığını pahalılaştırdığı belirtildi. Bununla birlikte FAO, mevcut fiyat endeksinin Mart 2022’deki tarihî zirvenin altında kaldığını ve küresel tahıl stoklarının piyasaya hâlâ belirli bir koruma sağladığını bildirdi. Brezilya ve Rusya gibi ülkelerin ihracatındaki artış ile teknolojik ilerlemenin de küresel gıda sisteminde güvenlik payı oluşturduğu ifade edildi.

Ulusal Yapay Zekâ Kurumu İçin Hassas Tarım Önceliği
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Ulusal Yapay Zekâ Kurumu İçin Hassas Tarım Önceliği

İran’da Ulusal Yapay Zekâ Kalkınma Yasası’nın yürürlüğe girmesiyle kurulması öngörülen Ulusal Yapay Zekâ Kurumu’nun nasıl yapılandırılması gerektiği tartışılıyor. Meclis tarafından 28 Mordad 1405’te kabul edilen ve Anayasayı Koruma Konseyi tarafından 4 Şehriver’de onaylanan yasa, 12 madde ve 8 ek fıkradan oluşuyor. Düzenleme; işlem gücü altyapısı, veri, güvenlik, finansman, yapay zekâ pazarı, insan kaynağı ve kurumlar arası koordinasyon başlıklarını kapsıyor. Değerlendirmede kurumun hem politika yapıcı hem düzenleyici hem de bütün projeleri doğrudan yürüten bir yapı olmaması gerektiği savunuluyor. Kurumun ülke çapındaki çalışmaları yönlendiren, kolaylaştıran ve kurumlar arasında eşgüdüm sağlayan bir “mimar” olarak konumlandırılması öneriliyor. Tasarım için çeviklik, ağ yapısı, gerçek sorunlara odaklanma, ölçülebilir sonuç alma ve mevcut kurumlarla görev çakışmasından kaçınma ilkeleri öne çıkarılıyor. Yapay zekâ kapasitesinin %90’dan fazlasının üniversiteler, araştırma kurumları, bilgi tabanlı şirketler, girişimler ve özel sektörde bulunduğu belirtilerek kurumun bu ekosistemi merkezi bir idari yapıya dönüştürmeden bir araya getirmesi gerektiği ifade ediliyor. Veri alanında temel sorunun veri yokluğu değil, verilerin dağınık olması, erişimin sınırlı kalması, kalite sorunları ve standart eksikliği olduğu aktarılıyor. Bu nedenle kamu verilerine güvenli erişim, veri kalitesi sınıflandırması ve veri paylaşımını teşvik edecek mekanizmalar öneriliyor. Tarım, yapay zekânın uygulanması gereken alanlardan biri olarak gösteriliyor. Önerilen büyük ulusal görevler arasında tarımsal tedarik zincirinin ve su tüketiminin akıllı biçimde yönetilmesi bulunuyor. Yazıda ayrıca yapay zekânın enerji, sağlık, sanayi ve kamu yönetimindeki somut sorunlara bağlanması; her görev için sorumlu kurum, takvim ve sayısal başarı göstergesi belirlenmesi gerektiği belirtiliyor. Finansman için 1405-1407 döneminde 100 trilyon İran riyali başlangıç sermayesine sahip bir Ulusal Yapay Zekâ Kalkınma Fonu kurulması öneriliyor. Fonun yalnızca kredi vermek yerine özel sektörle ortak yatırım, kurumsal girişim sermayesi, araştırma sonuçları için satın alma garantisi ve talep oluşturma araçlarını kullanması isteniyor. Ayrıca risk temelli düzenleme ve kurumun ilk 100 gününde veri erişim platformu ile ekonomide etkisi ölçülebilir ilk ulusal görevin başlatılması öneriliyor.

Renkli Güneş Panelleri Yeni Zelandalı Sebze Üreticileri İçin Potansiyel Taşıyor
Görsel kaynağı: RNZ · Özgün haber
Veri haberi

Renkli Güneş Panelleri Yeni Zelandalı Sebze Üreticileri İçin Potansiyel Taşıyor

İsveç'te yayımlanan bir araştırma, macenta renkli yarı saydam güneş panellerinin altında brokoli yetiştirilebildiğini gösterdi. Çalışmada brokolinin tam büyüklüğe ulaşmasının panel kullanılmayan yetiştirmeye kıyasla 25 gün daha uzun sürdüğü ve ürünün mikro besin düzeylerinin daha düşük olduğu belirlendi. Paneller, gelen güneş ışığının bir bölümünü yenilenebilir elektrik üretiminde kullanırken bir bölümünün altlarında yetişen ürünlere ulaşmasına izin verecek şekilde tasarlandı. Araştırmacılar, geleneksel koyu mavi panellerin genellikle opak olduğunu ve ürünler üzerinde fazla gölge oluşturduğunu belirterek çalışma için özelleştirilmiş yarı saydam paneller kullandı. Victoria University Mühendislik ve Bilgisayar Bilimleri Fakültesi'nden Ramesh Rayudu, yöntemin aynı arazide gıda ve elektrik üretimini birleştirebileceğini söyledi. Rayudu, sistemin ileride Yeni Zelanda'daki sebze üreticilerinin elektrik faturalarını dengelemesine veya üretilen enerjiyi şebekeye satmasına imkân sağlayabileceğini, ancak yarı saydam paneller daha az elektrik ürettiği için ekonomik uygulanabilirlik için daha fazla geliştirme gerektiğini belirtti. Elektrik fiyatı ile brokoli fiyatına bağlı olarak, kaybedilen elektrik değerini telafi etmek için hektar başına yaklaşık 1,2 ila 3,2 ton ek brokoli gerekebileceği hesaplandı. Rayudu, maliyet ve fayda dengesi uygun olduğu takdirde yöntemin lahana, karnabahar ve havuçta da kullanılabileceğini ifade etti. Canterbury Üniversitesi'nden Sharee McNab ise büyük güneş enerjisi tesisleriyle gıda üretimi arasındaki arazi rekabetinin arttığını ve verimli tarım arazilerinin korunması gerektiğini söyledi.

Düşük Süt Fiyatları Buzağı Beslemesinde Tam Yağlı Süt Tercihini Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Düşük Süt Fiyatları Buzağı Beslemesinde Tam Yağlı Süt Tercihini Gündeme Getirdi

Düşük süt fiyatları, süt sığırcılığı işletmelerinde buzağıların tam yağlı sütle mi yoksa süt ikame yemiyle mi beslenmesinin daha uygun olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Agrarheute’nin aktardığı yetiştirici tartışmasında, işletmelerin tercihlerinin sütü pazarlama biçimine, işletme büyüklüğüne ve önceki besleme deneyimlerine göre değiştiği belirtildi. Sütünü tamamen doğrudan satan ve zaten sınırlı miktarda sütü bulunan bir işletme, kendi sütünü süt ikame yeminden daha değerli gördüğü için MAT kullanımını sürdürüyor. Ancak aynı işletme sütünü düşük fiyattan teslim etmek zorunda kalsaydı, buzağılarını tam yağlı sütle beslemeyi tercih edebileceğini ifade ediyor. Bu değerlendirme, kararın yalnızca süt fiyatına değil, sütün işletme içinde nasıl değerlendirildiğine de bağlı olduğunu gösteriyor. Besleme yönteminin değiştirilmesi halinde hayvanların izlenmesi ve selenyum gibi besin ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiği aktarılıyor. Küçük bir işletme ise açılmış MAT çuvallarında kalan ürünün topaklanabilmesi veya son tüketim tarihine ulaşabilmesi nedeniyle tam yağlı süt kullanıyor. Bu işletmede iki buzağıya üç ay boyunca toplam yaklaşık 1.000 litre süt veriliyor. Bazı yetiştiriciler tam yağlı sütü fiyat karşılaştırmasından bağımsız olarak etik gerekçeler ve MAT kullanımının enerji ile iş gücü ihtiyacı nedeniyle tercih ediyor. Bir yetiştirici de kendi deneyiminde buzağıların tam yağlı sütle daha iyi geliştiğini belirtiyor. Tartışmadaki görüşler, tüm işletmeler için geçerli tek bir ekonomik yanıt bulunmadığına işaret ediyor.

17 AB Ülkesi Tarım ve Uyum Politikası Fonlarının Korunmasını İstedi
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

17 AB Ülkesi Tarım ve Uyum Politikası Fonlarının Korunmasını İstedi

Bulgaristan’ın da aralarında bulunduğu 17 Avrupa Birliği (AB) ülkesi, gelecek uzun vadeli bütçede Ortak Tarım Politikası (OTP) ile uyum politikasına ayrılan finansmanın korunmasını istedi. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan tarafından koordine edilen girişim kapsamında yayımlanan ortak mektupta, yeni Avrupa önceliklerinin tarım ve daha az gelişmiş bölgelerin finansmanı pahasına karşılanmaması gerektiği belirtildi. 2 Ekim tarihli mektuba göre OTP ve uyum politikası, ülkeler ile bölgeler arasındaki yakınlaşmayı, tek pazarı, kırsal ve daha az gelişmiş bölgeleri ve Avrupa’nın gıda güvenliğini destekliyor. İmzacılar, Avrupa Komisyonunun gelecek mali çerçeve önerisinin toplam bütçe büyüse bile bu iki politika için reel anlamda daha az kaynak öngördüğünü savundu. Güvenlik, savunma, rekabet gücü, bağlantı, enerji güvenliği ve dayanıklılık için daha fazla finansman gerektiğini kabul eden ülkeler, bunun tarım ve uyum politikalarından para aktarılmasıyla değil, ek kaynaklarla karşılanmasını istedi. Almanya, Hollanda, İsveç, Danimarka, Avusturya ve Finlandiya ise dört gün önce yayımladıkları ortak mektupta, Avrupa Komisyonunun yaklaşık 2 trilyon avroluk bütçe teklifinin birkaç yüz milyar avro azaltılmasını talep etti. Bu ülkeler tüm harcama kalemlerinde kesinti yapılmasını ve kaynakların daha büyük bölümünün güvenlik, savunma, rekabet gücü, inovasyon ve düzensiz göçle mücadeleye yönlendirilmesini savunuyor. 2028-2034 dönemi bütçesinin yürürlüğe girmesi için 27 üye ülkenin oybirliğiyle karar vermesi ve Avrupa Parlamentosunun onayı gerekiyor.

17 AB Liderinden 2028-2034 Bütçesinde Tarım Desteği Çağrısı
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

17 AB Liderinden 2028-2034 Bütçesinde Tarım Desteği Çağrısı

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin de aralarında bulunduğu 17 Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke lideri, yeni bütçede çiftçilere yönelik finansmanın korunması için ortak girişimde bulundu. Liderler, mektubu İrlanda başkanlığına göndererek uyum politikasına ve Ortak Tarım Politikasına (OTP) ayrılan kaynakların korunmasını istedi. Mektupta ayrıca ulusal iadelerin kaldırılması ve NextGenerationEU kredisi için daha yavaş bir geri ödeme takvimi talep edildi. Liderlere göre bu düzenlemeler, bütçede tarım ve uyum politikalarının yanı sıra Avrupa’nın karşı karşıya olduğu güvenlik, savunma, rekabet gücü, bağlantısallık, enerji güvenliği ve dayanıklılık gibi yeni zorluklara kaynak ayrılmasına imkân sağlayacak. Liderler, OTP ile uyum politikasının üye ülkeler ve bölgeler arasındaki yakınsamayı desteklediğini, tek pazarı güçlendirdiğini ve kırsal alanlarla daha az gelişmiş bölgelere katkı sunduğunu belirtti. Bu politikaların Avrupa’nın rekabet gücü ve gıda güvenliği açısından da önem taşıdığını ifade eden liderler, Komisyonun mevcut önerisinde reel olarak zaten kesintiler bulunduğunu savundu. Onlara göre yeni bir azaltma, AB bütçesini güçlendirmek yerine zayıflatacak ve Avrupa projesine yönelik kamu desteğini riske atacaktı. Girişim, AB’nin 2028-2034 dönemini kapsayacak Çok Yıllı Mali Çerçevesi üzerindeki müzakerelerin kritik aşamaya girdiği bir dönemde geldi. Mektubu Bulgaristan, Kıbrıs, Hırvatistan, Estonya, Yunanistan, İtalya, Letonya, Litvanya, Malta, Polonya, Portekiz, Çekya, Romanya, Slovakya, Slovenya, İspanya ve Macaristan liderleri imzaladı.

Brezilya’da Biyoyakıt Projelerine Yatırım Devam Ediyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya’da Biyoyakıt Projelerine Yatırım Devam Ediyor

Brezilya’da biyoyakıtlar ve enerji dönüşümüyle bağlantılı projelere kaydedilen yatırımların toplamı 289 milyar Brezilya realine ulaştı. Veri, danışmanlık şirketi Datagro’nun São Paulo’da GAFFFF 2026 kapsamında düzenlediği panelde paylaşıldı. Etkinlikte konuşan yetkililer, artan küresel enerji talebi ve daha düşük karbon yoğunluğuna sahip yakıtlar için açılan yeni pazarların yatırımları desteklediğini belirtti. Federal milletvekili ve Enerji Dönüşümü ile Yeşil Hidrojen Komisyonu Başkanı Arnaldo Jardim, Brezilya’nın gıda ve enerji üretimindeki güçlü konumlarını bir araya getirebileceğini söyledi. Jardim’e göre biyoyakıtlar yalnızca fosil yakıtlara alternatif değil, aynı zamanda ülkenin sanayileşmesinde geniş bir değer zinciri oluşturuyor. Brezilya’da üretilen mısırın yaklaşık %23’ünün biyoyakıt üretiminde kullanıldığı aktarıldı. SIAMIG/Bioenergia Brasil İcra Başkanı Mário Campos, sektörün hafif araçların ötesinde sürdürülebilir havacılık yakıtı, deniz taşımacılığı, tarım makineleri, biyogaz ve biyometan alanlarına yöneldiğini ifade etti. Campos, şeker ve etanol zincirinde biyometanın şeker taşımacılığı, kamışın tarladan fabrikaya sevkiyatı ve tarım ekipmanlarında kullanılmaya başladığını söyledi. Mısırdan etanol üretiminin yaklaşık on yıl önce ülkede neredeyse yokken Brezilya etanolünün %30’una ulaştığı ve yatırımların Orta-Batı ile Güney eyaletlerine yayıldığı belirtildi. Bununla birlikte, kısa vadede arz baskısı yaşanabileceği; havacılık ve deniz taşımacılığındaki potansiyel talebin bu görünümü değiştirebileceği kaydedildi.

17 AB Ülkesi Tarım ve Uyum Fonlarının Korunmasını İstedi
Görsel kaynağı: N1 Slovenija · Özgün haber
Veri haberi

17 AB Ülkesi Tarım ve Uyum Fonlarının Korunmasını İstedi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Janez Janša’nın da aralarında bulunduğu 17 AB ülkesinin lideri, İrlanda Başbakanı Michael Martin’e gönderdikleri mektupta 2028-2034 uzun vadeli bütçe döneminde Ortak Tarım Politikası ile uyum politikasına ayrılan finansmanın korunmasını istedi. Liderler, Avrupa Komisyonu’nun temel teklifinde toplam bütçe büyüse bile bu iki politika için reel kaynak azalması öngörüldüğünü belirtti. Liderler, güvenlik, savunma, ekonomik rekabetçilik, dayanıklılık ve enerji güvenliği alanlarındaki yeni ihtiyaçları kabul ederken bunların tarım ve uyum politikaları pahasına karşılanmaması gerektiğini savundu. Yaklaşık 1.950 milyar avroluk toplam bütçe önerisini uygun bir temel olarak değerlendiren liderler, yeni gelir kaynaklarını ve Avrupa’nın toparlanma fonuyla bağlantılı borcun daha kademeli ödenmesini incelemeye hazır olduklarını bildirdi.

Kuraklık ve Artan Maliyetler Tarımsal Üretimi Zorluyor
Görsel kaynağı: Telma · Özgün haber

Kuraklık ve Artan Maliyetler Tarımsal Üretimi Zorluyor

Kuzey Makedonya’da yetersiz su, yüksek sıcaklıklar ve hava koşullarındaki ani değişimler tarım ürünlerinin büyümesini ve kalitesini olumsuz etkiliyor. Üreticiler daha fazla yatırım yapmak zorunda kalırken, ürünlerin bir bölümü kayboluyor, bir bölümü ise daha düşük kalitede elde ediliyor. Sulama ve bitki koruma giderlerindeki artış da maliyetleri yükseltiyor. Ağronom ve çiftçi Risto Velkov, üretim boyunca ürünlerin ihtiyaç duyduğu su miktarlarının artık yeterince karşılanamadığını ve yüksek sıcaklıkların üretime zarar vereceğini belirtiyor. Velkov, değişen iklim koşullarına uyum için koruyucu ağların kullanılmasını, sulamanın daha verimli hâle getirilmesini, çeşitlerin değiştirilmesini ve yeni koşullara daha dayanıklı ürünlerin seçilmesini öneriyor. Üreticilerin ürünlerini pazarlama konusunda da sorun yaşadığı aktarılıyor. Çevre kuruluşu Eko Svest ise tarım üzerindeki iklim baskısının enerji üretimiyle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Kuruluş, özellikle kömür ve fosil gazın yakılmasından kaynaklanan emisyonların iklim değişikliğini güçlendirdiğini ifade ederek kömürden kademeli çıkış, fosil gaza yeni bağımlılıktan kaçınma ve yenilenebilir enerji yatırımları çağrısı yapıyor. Eko Svest ayrıca geçişten etkilenen kişi ve bölgelere destek verilmesini istiyor.

Yakıt Zammı Gürcistan’da Meyve ve Sebze Fiyatlarını Artırabilir
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Yakıt Zammı Gürcistan’da Meyve ve Sebze Fiyatlarını Artırabilir

Gürcistan’da benzin ve dizel yakıt fiyatlarındaki artışın meyve ve sebze üretim maliyetlerini yükselterek tüketici fiyatlarına yansıması bekleniyor. Meyve ve sebze ihracatçıları derneği başkanı Vakhtang Bezhitashvili, dizel fiyatındaki yükselişin mevcut eğilimin sürmesi halinde meyve ve sebzeyi %20 pahalılaştırabileceğini söyledi. Bezhitashvili, kesin artışın şimdiden hesaplanamayacağını, çünkü fiyatların arz ve talep koşullarına göre şekillendiğini belirtti. Yakıtın tarımsal üretimdeki payının yüksek olduğu, sürüm ve ekimden ürünün yetiştirilmesine ve son tüketiciye ulaştırılmasına kadar çok sayıda aşamada kullanıldığı ifade edildi. Uzmanlar, durumu dengelemek için dizel üzerindeki tüketim vergisinin geçici olarak azaltılmasını, enerji tasarruflu modern tarım makinelerinin ülkeye getirilmesini ve alternatif yakıtların kullanılmasını öneriyor. Koba Kobaladze, Almanya’daki uygulamanın örnek alınabileceğini belirterek yeşil hidrojen, biyodizel ve diğer biyoyakıtlar konusunda araştırma yapılması çağrısında bulundu. Yakıt maliyetlerindeki artışın üreticiler kadar tüketicileri de etkilemesi ve bazı ürünlerde daha ucuz ithalatın yerli üretimin yerini alması ihtimali dile getirildi. Bezhitashvili, İran ve Azerbaycan’ın yanı sıra Türkiye’de de tarım sektörüne çeşitli destekler sağlandığını söyledi. Çiftçi ve iş insanı Beka Gonashvili ise dizel tüketim vergisinin geçici olarak azaltılmasına karşı çıkarak, böyle bir adımın ancak Gürcistan’a meyve ve sebze sağlayan komşu ülkelerin benzer önlemler alması halinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Tarım Arazilerinde Biyoçeşitliliği Üretim Yönetimine Entegre Etme Rehberi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Tarım Arazilerinde Biyoçeşitliliği Üretim Yönetimine Entegre Etme Rehberi

Şili’de yayımlanan bir reportaj, biyoçeşitliliğin tarımsal üretimden ayrı bir çevre başlığı olarak değil, üretimi destekleyen unsurlarla birlikte yönetilmesi gerektiğini aktarıyor. Tozlayıcılar, doğal düşmanlar, su yolları, toprak ve bitki örtüsü bu yaklaşımın temel bileşenleri arasında sayılıyor. LEAF Marque gibi uluslararası standartların da üretkenlik, çevrenin korunması ve sürekli iyileştirmeyi aynı arazi yönetimi çerçevesinde ele aldığı belirtiliyor. Yazıya göre ilk adım, arazideki koruma alanlarının, yerel bitki örtüsünün, canlı çitlerin, biyolojik koridorların, su yollarının ve gözlenen türlerin belirlenmesi. Erozyon veya kirlilik riski taşıyan bölgelerin güncel ve basit bir arazi planında gösterilmesi de öneriliyor. Bitki örtüsü şeritlerini ve yuvaları korumak, suluk veya sığınak kurmak, hassas dönemlerde rahatsızlığı azaltmak ve istilacı türleri kontrol etmek olası önlemler arasında yer alıyor. Ancak bu uygulamaların, arazinin özelliklerine dayanan bir teşhise göre seçilmesi gerektiği vurgulanıyor. Çevre yönetiminin toprak, enerji, atık ve su kullanımının yanı sıra iklim değişikliğine uyumu da kapsadığı aktarılıyor. Hedeflerin başlangıç çizgisi, sorumluları, takvimi ve ölçülebilir göstergeleri bulunması; ilerlemenin fotoğraflar, saha denetimleri, bakım kayıtları ve flora-fauna izlemeleriyle belgelenmesi isteniyor. Tarla çalışanlarının sürece katılması da önem taşıyor; çünkü bu çalışanlar türleri, zararları ve riskleri dışarıdan gelen ziyaretçilerden önce fark edebiliyor. Reportajın sonunda Certiagro SpA’nın O’Higgins Bölgesi ile La Araucanía arasındaki üreticilere, ihracatçılara ve tarım-gıda işletmelerine sertifikasyon, gıda güvenliği ve yönetim sistemleri kapsamında danışmanlık sunduğu belirtiliyor. Şirketin hizmetleri arasında çevre teşhisi, planlama, haritalama, koruma programları ve izleme kayıtlarının hazırlanması sayılıyor.

Orta Doğu’da Yıl Sonuna kadar 11,7 Milyon Kadın ve Kız Çocuğu Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Orta Doğu’da Yıl Sonuna kadar 11,7 Milyon Kadın ve Kız Çocuğu Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (ONU Femmes), Orta Doğu’da çatışmaların tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndaki ulaşım aksamaları nedeniyle 2026 sonuna kadar en az 11,7 milyon kadın ve kız çocuğunun gıda güvencesizliğiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Kuruluşun 28 ülkedeki gıda güvenliği risklerine ilişkin analizine göre kadınlar ve kız çocukları, yıl sonuna kadar gıda güvencesizliği yaşayabilecek 22 milyon ek kişinin %53’ünü oluşturuyor. Bu sayı, söz konusu ülkelerde hâlihazırda gıda güvencesizliği veya yetersiz beslenmeyle karşı karşıya bulunan yaklaşık 208 milyon kadın ve kız çocuğuna ekleniyor. ONU Femmes, rakamların tahmin değil, senaryolara dayalı öngörüler olduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı aksamalarının enerji, gübre ve nakliye maliyetlerini artırarak gıda fiyatlarını yükseltebileceği ifade edildi. Gelir ve geçim kaynaklarındaki olası kayıplar da kadınların gıdaya erişimini zorlaştırabilir. Güney Sudan, Sudan, Haiti ve Yemen’de risklerin farklı kırılganlıkların örtüşmesi nedeniyle daha yoğun olduğu bildirildi. ONU Femmes, gıda yardımı ve nakit transferlerinin beslenme, koruma ve tarımsal destekle birlikte uygulanmasını önerdi.

Tavanir: Tarıma Elektrik Kısıtlaması Enerji Eksikliğinden Değil, Su Yönetiminden Kaynaklanıyor
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

Tavanir: Tarıma Elektrik Kısıtlaması Enerji Eksikliğinden Değil, Su Yönetiminden Kaynaklanıyor

İran’da tarıma yönelik olası elektrik kısıtlamalarının enerji yetersizliğinden kaynaklanmadığı bildirildi. Tavanir yöneticisi, belirli saatlerde uygulanabilecek sınırlamaların su kaynaklarının yönetimi ve kuyulardan çekilecek su miktarına getirilen üst sınırla bağlantılı olduğunu açıkladı. Açıklamaya göre elektrik sektörü, tarımın elektrik ihtiyacını karşılamaya yönelik bir kısıtlama uygulamıyor. Böylece söz konusu düzenlemenin elektrik arzındaki eksiklikten değil, su kaynaklarının kullanımını yönetme kararından kaynaklandığı belirtildi.

Massimiliano Giansanti COPA Başkanlığına 2026-2028 Dönemi İçin Yeniden Getirildi
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Massimiliano Giansanti COPA Başkanlığına 2026-2028 Dönemi İçin Yeniden Getirildi

Massimiliano Giansanti, Avrupa'nın başlıca profesyonel tarım örgütlerini bir araya getiren COPA'nın başkanlığına yeniden getirildi. Confagricoltura başkanının yeni görev dönemi 2026-2028 olarak belirlendi; onay 2 Ekim'de Brüksel'deki başkanlık komitesi genel kurul toplantısında geldi. Giansanti, Avrupa tarımının stratejik kaynak olarak tanınması ve iklim, enerji ve ticaret alanlarındaki zorluklara uygun finansman sağlanması gerektiğini söyledi. Avrupa Birliği'nin gıda güvenliğinin siyasi gündemin üst sıralarında tutulmasını isteyen Giansanti, çiftçi gelirlerini ve kırsal alanları koruyacak yeni bir Ortak Tarım Politikası çağrısı yaptı. Üretim maliyetleri, özellikle gübre maliyetleri, üçüncü ülkelerle ticari ilişkiler ve bürokrasinin azaltılması COPA'nın öncelikleri arasında yer alıyor.