ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

450 haber · Sayfa 8

Ukrayna, Tahıl Transitinin Dört Ülkeden Geçmesine İzin İstedi
Görsel kaynağı: Bankier.pl · Özgün haber

Ukrayna, Tahıl Transitinin Dört Ülkeden Geçmesine İzin İstedi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, Ukrayna tahılının Polonya, Macaristan, Slovakya ve Romanya üzerinden Batı ülkelerine taşınmasına izin verilmesini istedi. Talebi, Macaristan Başbakanı Peter Magyar cumartesi günü RTL televizyonuna verdiği röportajda açıkladı. Zelenski, cuma günü Brüksel'de yaptığı görüşmede özellikle mısırın mühürlü vagonlarla demiryoluyla Batı Avrupa'ya gönderilmesinin Ukrayna için büyük destek olacağını belirtti. Magyar, tahıl transitinde üç-dört yıl önce kullanılan denenmiş bir prosedürün bulunduğunu söyledi. Taşımanın yalnızca Macaristan topraklarından geçmesi halinde önünde engel olmadığını belirten Magyar, transitin ilgili ülkelerden belirli koşullarla geçebileceğini aktardı. Polonya ve Macaristan, kendi tarım sektörlerini korumak amacıyla Ukrayna tahılı ithalatını engellemişti. Ukrayna ise dünya piyasalarına milyonlarca ton tahıl ihraç ediyor ve Avrupa Birliği'ne katı bir kota sistemi kapsamında satış yapıyor.

Suriye’de Sebze Fiyatları Sezon Sonuyla Yükseldi
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Sebze Fiyatları Sezon Sonuyla Yükseldi

Suriye’de çoğu sebzenin fiyatı, yaz üretim sezonunun sona yaklaşması ve bazı ürünlerde üretimin gerilemesiyle yükseldi. Şam Sebze ve Meyve Tüccarları ve İhracatçıları Komitesi Başkanı Usame Kızıl, artışta hava koşulları, sulama suyu yetersizliği ve ithalat güçlüklerinin de etkili olduğunu belirtti. Hava sıcaklıklarının düşmesi, özellikle domates olmak üzere bazı ürünlerin olgunlaşmasını geciktirdi. Patates başta olmak üzere bazı ürünlerde üretim, mevcut sezonda yeterli sulama suyu bulunmaması nedeniyle geriledi. Kızıl, komşu ülkelerdeki yüksek fiyatların ve Mısır dahil bazı ülkelerin iç piyasadaki fiyat istikrarını korumak amacıyla ihracata kısıtlama getirmesinin ithalatı zorlaştırdığını söyledi. Kışlık hazırlık döneminde patlıcan ve biber fiyatları da geçen yıla göre arttı. Üretimdeki gerilemenin bu yükselişte etkili olduğu belirtilirken, yüksek fiyatlar söz konusu ürünlere yönelik talebi önceki sezonlara kıyasla düşürdü ve özellikle düşük gelirli tüketicilerin alışılmış miktarlarda alım yapmasını zorlaştırdı. Kızıl, sebze ve meyve ihracatının yerel fiyatlar üzerinde kayda değer etkisi bulunmadığını, Körfez ülkelerine günlük ortalama yaklaşık 10 frigorifik kamyon gönderildiğini ifade etti.

Zelenski’den Ukrayna Tahılı İçin Komşu Ülkelere Transit Talebi
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

Zelenski’den Ukrayna Tahılı İçin Komşu Ülkelere Transit Talebi

6 yayıncı · 6 haber · Karşılaştır

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, Rusya’nın Karadeniz’deki saldırıları nedeniyle limanlardan yapılan tarımsal ihracatın büyük ölçüde aksaması üzerine Romanya, Polonya, Slovakya, Macaristan ve diğer komşu ülkelerden Ukrayna tahılının toprakları üzerinden Batı Avrupa pazarlarına taşınmasına izin vermelerini istedi. Talep, Ukrayna’nın tahıl ihracatını yeniden sürdürebilmesi için kara ve demir yolu güzergâhlarının kullanılmasını öngörüyor. Macaristan Başbakanı Peter Magyar, tahıl sevkiyatlarının Macaristan’da satılmaması ve yalnızca ülke topraklarından transit geçmesi koşuluyla bu taşımacılığa karşı çıkmayacağını söyledi. Magyar, Zelenski’nin mısırın mühürlü trenlerle Batı Avrupa’ya gönderilmesinin Ukrayna ekonomisine önemli destek sağlayacağını anlattığını aktardı. Önerilen modelin, Rusya’nın Şubat 2022’deki işgalinden kısa süre sonra kullanılan transit çözümlere benzemesi planlanıyor. Ancak kaynaklarda Romanya veya diğer komşu ülkelerin talebi kabul ettiğine ya da uygulamanın başlatıldığına ilişkin bilgi bulunmuyor. Ukrayna, buğday, mısır ve ayçiçeği tohumu ihracatında dünyanın önde gelen üreticileri arasında yer alıyor; bu ürünlerin ihracatının yaklaşık %90’ı normal koşullarda Karadeniz üzerinden taşınıyor. Rusya’nın limanlara yönelik saldırıları bu güzergâhtaki tarımsal sevkiyatları neredeyse tamamen durdurdu. Transit talebi, Avrupa Birliği’nde mısır üretiminin de kuraklık ve aşırı sıcaklıkların etkisiyle gerilediği bir dönemde geldi. Avrupa Komisyonu, AB’nin mısır rekoltesini 50,1 milyon ton olarak tahmin ederken bunun yaklaşık son yirmi yılın en düşük seviyesi ve son üç yıl ortalamasının yaklaşık %20 altında olacağını bildirdi. Fransa ve Macaristan’daki üreticiler aşırı hava koşullarından en fazla etkilenenler arasında gösterildi.

Ukrayna Komşularından Tahıl Transit Geçişi İstedi
Görsel kaynağı: Exxpress · Özgün haber

Ukrayna Komşularından Tahıl Transit Geçişi İstedi

Bir medya haberine göre Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskyy, Karadeniz'deki abluka nedeniyle Polonya, Romanya, Slovakya ve Macaristan'dan tahıl sevkiyatının transit geçişine izin verilmesini istedi. RTL, bu bilgiyi Macaristan Başbakanı Peter Magyar'a atıfla cumartesi günü aktardı. Aktarılan açıklamaya göre Magyar, tahılın yalnızca Macaristan üzerinden geçirilmesi koşuluyla itirazı olmadığını belirtti. Zelenskyy ise mısırın mühürlü yük vagonlarıyla Batı Avrupa'ya taşınmasının Ukrayna'ya yardımcı olacağını söyledi. Önlemin olası amacı, ucuz Ukrayna tahılının transit ülkelerdeki pazarlara ulaşarak yerel çiftçiler üzerinde fiyat baskısı oluşturmasını önlemek olabilir.

Endonezya'da Canlı Tavuk Fiyatı Üretim Maliyetinin Altında Kaldı
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya'da Canlı Tavuk Fiyatı Üretim Maliyetinin Altında Kaldı

Endonezya’da çiftlik düzeyindeki canlı tavuk fiyatı Rp20.000-20.500/kg seviyesine gerilerken üretim maliyeti Rp24.000-Rp25.000/kg’a yükseldi. Yem fiyatının Rp9.700-10.000/kg’a çıkması maliyet baskısını artırdı. Permindo’dan Asep Saepudin, üreticilerin tavuk başına Rp4.000-5.000 zarar ettiğini ve durum ay içinde kontrol altına alınmazsa yeniden üretim yapamayabileceklerini söyledi. Permindo, hükümetin canlı tavuk için belirlediği Rp19.500/kg’lık Alım Referans Fiyatı’nın (HAP) yükselen üretim maliyetleri nedeniyle artık geçerli olmadığını savundu. Örgüt, yem fiyatının Rp8.000-8.500/kg aralığına indirilmesini ve canlı tavuk için üretim maliyetine uyumlu en az Rp24.000/kg fiyat uygulanmasını istedi. Saepudin ayrıca, piyasa fiyatları üzerinde etkili olduklarını belirttiği entegre üreticilerin satış fiyatlarını artırmasını talep etti. Permindo’nun 180 bağımsız üreticiden oluştuğunu belirten Saepudin, mevcut koşulların sürmesi halinde tüm üyelerin iki ay içinde iflas edebileceği uyarısında bulundu. Tarım Bakanlığına bağlı Hayvancılık ve Hayvan Sağlığı Genel Müdürlüğü ekibi ise yem maliyetindeki artışta Rp7.500/kg’ı aşan mısır fiyatı, yükselen kepek fiyatı, döviz kuru ve ithal soya küspesi ile yemlik buğdayın lojistik giderlerinin etkili olduğunu açıkladı. Bakanlık, canlı tavuk alımını kolaylaştırdığını ve broiler günlük civciv üretimini piyasa ihtiyacına göre kontrol ettiğini bildirdi. Kesimhanelerin ve soğuk depoların daha etkin kullanılmasıyla üretici düzeyindeki arzın ve fiyatların desteklenmesi hedefleniyor.

Tarımda Rekabet İçin Finansman ve Uyum Vurgusu
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Tarımda Rekabet İçin Finansman ve Uyum Vurgusu

Macaristan’da tarım sektörünün rekabet gücünü koruması için öngörülebilir finansman, üretim koşullarına uygun teknoloji kararları ve değişen çevreye uyumun birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. K&H Grubu şirketler bölümünün yöneticisi Bodor Tibor, ekonomik koşullar hızla değişirken işletmelerin sürekli uyum sağlaması ve yatırımlar için istikrarlı finansal altyapı ile uzun vadeli banka ortaklığı kurması gerektiğini söyledi. K&H Grubu’nun tarım sektöründeki payının ortalama yaklaşık %25, bazı alanlarda ise %35’in üzerinde olduğu aktarıldı. Tarım ve Gıda Ekonomisinden Sorumlu Bakanlığın Ortak Tarım Politikası ve kalkınmadan sorumlu devlet sekreteri Jobbágy Krisztina, destek sistemi kaynaklarının %98’inin tahsis edildiğini ve bu nedenle değerlendirme bekleyen başvurular için hareket alanının sınırlı kaldığını söyledi. Yatırım talepleri mevcut bütçe çerçevelerini aşarken, gıda sanayisi ve hayvancılık işletmesi yatırımlarına yönelik başvurular önceki çerçevelerin 4,5-5 katına ulaştı. Kaynak açığının çözümü için Maliye Bakanlığı ile görüşülmesi gerektiği belirtildi. Sulama yatırımlarının değerlendirilmesinde gecikme yaşanırken, iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle su tutma, sulama ve su kaynaklarının geliştirilmesinin acil hale geldiği ifade edildi. Jobbágy Krisztina, sunulan sulama başvurularının değerlendirileceğini ve üreticilerin kısa süre içinde destek kararlarını almasının umulduğunu bildirdi. Genç çiftçilerin desteklenmesi ile işletme devri ve kuşak değişimi başlıklarında da çok sayıda başvurunun henüz işlenmediği aktarıldı. Beklenen destek çağrıları arasında küçük tarım işletmeleri, hayvan refahı, ormancılık, tarımsal ormancılık, inovasyon ve kırsal kalkınma programları sayıldı. Bir sonraki Ortak Tarım Politikası dönemine ilişkin AB tavsiyelerinde kuşak değişimi, kadınların tarıma katılımı, su tutma ve zararların önlenmesi öne çıkıyor. Değişen iklim koşullarında mısır gibi bazı bitkilerin üretiminin yeterli güvenceyle sürdürülemeyebileceği, bu nedenle destek politikasının üretim yapısındaki dönüşümü kolaylaştırması gerektiği belirtildi.

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı

Hindistan’ın gelecekte daha fazla gıda üretmek için yeni tarım arazilerine değil, mevcut alanlarda verimlilik artışına odaklanması gerektiği savunuldu. Krishijagran’da yayımlanan makaleye göre Hindistan dünya çeltik ekim alanının yaklaşık %29’unu kullanıyor; ancak hektar başına 4,31 tonluk verimi Çin’deki 7,15 tonun ve Mısır’daki 9,13 tonun gerisinde kalıyor. Makale, benzer açığın buğday, bakliyat ve yağlı tohumlarda da görüldüğünü belirtiyor. Yazıya göre bu durum protein ve çeşitlilik bakımından yetersiz beslenme, yüksek yenilebilir yağ ithalatı ve artmayan tarım gelirleriyle sonuçlanıyor. İklim baskısı, düşen su tablaları ve değişen beslenme tercihleri açığın kapatılmasını zorlaştırıyor. Mevcut arazilerde verimlilik göstergelerine doğru yalnızca yarı yol alınmasının yaklaşık 72 milyon ton çeltik, 38 milyon ton buğday, 43 milyon ton sebze, 13 milyon ton bakliyat ve 9 milyon ton yağlık üretim ekleyebileceği öne sürülüyor. Makalede çözüm olarak çift ürün yetiştiriciliği, özellikle doğuda nadasa kalan çeltik alanlarının değerlendirilmesi ve düşük verimli arazilerin daha yüksek değerli veya dayanıklı ürünlere yönlendirilmesi gösteriliyor. Doğuda çeltik veriminin artırılması, yeraltı suyu baskısı altındaki kuzeybatıda ise aynı üretimin daha az suyla sürdürülmesi öneriliyor. Buğday için erken ekim, kısa dönemli çeşitler ve sıcaklığa tolerans vurgulanıyor. Yazı, Hindistan’ın dünyanın en büyük süt üreticisi olduğunu ancak bu üretimin büyük ölçüde sürü büyüklüğüne dayandığını belirtiyor. Yem ve yağlı tohum üretimi aynı ölçüde artmadan süt ve kanatlı üretimini büyütmenin daha fazla yem ithalatına yol açabileceği ifade ediliyor. Önümüzdeki on yıl için çeltikte 5,3–5,7 ton/hektar, bakliyatta önce 1,1 ve ardından 1,4 ton/hektar, yağda 0,5 ton/hektar ve sebzede 20 ton/hektarın üzerine çıkılması hedefleniyor. Bu değerlendirmeler makalenin öneri ve öngörüleridir.

Rusya’nın Tahıl İhracatı Ekim Başında Geçen Yıla göre %81 Geriledi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

Rusya’nın Tahıl İhracatı Ekim Başında Geçen Yıla göre %81 Geriledi

Rusya’nın limanları üzerinden yaptığı tahıl ihracatı, ekim ayının ilk 10 gününde geçen yılın aynı dönemine göre %81 azalarak 436 bin tona geriledi. Geçen yıl aynı dönemde Rus limanlarından 2,3 milyon ton tahıl sevk edilmişti. Düşüş özellikle ülkenin başlıca ihracat ürünü olan buğdayda görüldü; buğday sevkiyatı yaklaşık 2 milyon tondan 427 bin 400 tona indi. Arpa ihracatı 233 bin 500 tondan 5 bin 500 tona, mısır ihracatı ise 51 bin tondan 2 bin 700 tona düştü. Rusya’nın temmuz-eylül dönemindeki buğday ihracatı da geçen yılın aynı dönemindeki 11,3 milyon tona kıyasla yaklaşık 7 milyon ton oldu. Kaynakta, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında gemi ve liman terminallerine yönelik saldırıların Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki tahıl taşımacılığını olumsuz etkilediği belirtiliyor. İhracatçılar bu nedenle Baltık Denizi’ndeki limanlara yöneliyor. Rusya’nın Baltık limanlarındaki yıllık tahıl sevkiyat kapasitesi temmuzdaki 8,6 milyon tondan ekimde 23,5 milyon tona çıkarıldı; daha önce kömür ve gübre taşıyan bazı terminaller tahıl sevkiyatına uygun hâle getiriliyor. Analiz kuruluşu IKAR’a göre eylül ayındaki Rus buğday ihracatının yaklaşık %60’ı Baltık limanlarından yapıldı. Ekim ayının ilk 10 gününde tahıl ve bakliyat ihracatında kullanılan liman sayısı 35’ten 7’ye düştü. İhracat pazarındaki daralma Türkiye’ye yapılan sevkiyata da yansıdı. Ekim başında Rus buğdayı 12 ülkeye teslim edilirken, geçen yıl aynı dönemde bu sayı 21’di. Türkiye’nin alımları 297 bin tondan 37 bin tona geriledi. Rusya’daki iç buğday üretici fiyatı 10 Ekim’de ton başına 8 bin 500 rubleye düştü. IKAR, uygun hava ve yeterli taşıma kapasitesi sağlanırsa ekim ihracatının 3 milyon tona ulaşabileceğini öngörürken, SovEcon yaklaşık 2,5 milyon ton bekliyor.

Şili’de Yağışlar Ekim ve Hasat Takvimini Aksattı
Görsel kaynağı: BioBioChile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Yağışlar Ekim ve Hasat Takvimini Aksattı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Şili’de kısa süreli şiddetli yağışlar ve bazı bölgelerde görülen dolu, tarımsal faaliyetlerde gecikmelere yol açtı. Sociedad Nacional de Agricultura (SNA) Başkanı Antonio Walker, toprağın aşırı doygun olması nedeniyle bazı ekimlerin ertelendiğini; özellikle mısır ve ülkenin güneyindeki diğer ürünlerin etkilendiğini söyledi. Su altında kalan topraklar nedeniyle bazı sebzelerin hasadında da kesintiler yaşandığı bildirildi. Walker, yağışların tarım açısından olumlu sonuçlar da taşıdığını belirtti. Şili’de kar rezervlerinin bulunduğunu, 31 rezervuardaki su seviyelerinin önemli olduğunu ve akiferlerde yeniden dolum görüldüğünü aktaran Walker, önceki yıllarda yaşanan donların bu yıl görülmediğini söyledi. Buna karşın aşırı nem, ekim çalışmalarının zamanlamasını bozarken bazı ürünlerin tedarikinde iki veya üç güne varabilen kesintilere neden olabiliyor. Meyvecilikte çiçeklenme dönemindeki ürünlerin mantarlara karşı hassas olduğu, bu nedenle fungisit uygulamalarına başvurulduğu belirtildi. Bu uygulamalar, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle pahalanan gübreler ve yükselen petrol maliyetleriyle birlikte üretim giderlerini artırdı. Farklı meyve üretim bölgelerinde dolu hasarı görülse de Walker, ülke genelindeki üretim zararını değerlendirmek için henüz erken olduğunu söyledi. Dolu yağışlarının bölgesel olması nedeniyle bazı üreticiler ağır zarar görürken genel bilanço çıkarılamadı. Önümüzdeki günlerde beklenen yeni kötü hava sistemleri de tarımsal çalışmaların planlanmasını zorlaştırıyor.

Arjantin’de Tahıl Ticareti 105 Milyon Tonu Aştı
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Tahıl Ticareti 105 Milyon Tonu Aştı

Arjantin’de 2025/26 kampanyasında soya, mısır, buğday, sorgum ve ayçiçeğinin ticarete konu olan miktarı 7 Ekim itibarıyla 105 milyon tonu aştı. Böylece tahıl satışları, kampanyanın başlangıcında tarihi bir seviyeye ulaştı. Rosario Ticaret Borsası’nın raporuna göre bu hacim, kaynakta yakın dönem ortalamasının %25 üzerinde gösterildi. Borsa, rekor seviyedeki hareketliliği olağanüstü üretimle ve son haftalarda hız kazanan ticari dinamikle ilişkilendirdi.

Güney Afrika’da Olası Dizel Zammı Çiftçileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrika’da Olası Dizel Zammı Çiftçileri Endişelendiriyor

Güney Afrika’da çiftçiler ve tarım ürünlerini taşıyan işletmeler, kasım ayında yeni bir dizel fiyat artışı ihtimaliyle karşı karşıya. Merkezi Enerji Fonu’nun 2-14 Ekim 2026 dönemine ilişkin verileri, 500 ppm dizelde litre başına 1,37 rand, 50 ppm dizelde ise 1,46 rand eksik tahsilat bulunduğunu gösteriyor. Bu ortalamalar korunursa bir sonraki fiyat ayarlamasında, 4 Kasım’da, artış yaşanabileceği öngörülüyor. Ancak ekim ortası verileri açıklanmış fiyat değil, yalnızca olası artışın göstergesi niteliğinde; nihai ayarlama kalan inceleme dönemindeki hareketlere ve harç değişikliklerine bağlı olacak. Olası artış, son bir yıldaki sert fiyat yükselişinin ardından gündeme geldi. İç kesim toptan 500 ppm dizel fiyatı Ekim 2025’te litre başına 19,34 randdan Ekim 2026’da 31,95 randa çıktı. Farmer’s Weekly’nin aktardığı örnekte, 1.000 hektarlık bir mısır işletmesinin aynı yakıt tahsisi için dizel faturası yaklaşık 1,45 milyon randdan 2,4 milyon randa yükseldi. Bu, tohum, gübre, işçilik ve bitki koruma maliyetlerindeki değişiklikler hesaba katılmadan 945.855 randlık veya %65,2’lik ek yük anlamına geliyor. Karşılaştırma, hektar başına 75 litre dizel tüketimi ve hektar başına 5 ton verim varsayımıyla hazırlanıyor. İşletme alanı, yakıt tüketimi ve üretim miktarı sabit tutulduğu için hesaplama yalnızca fiyat artışının etkisini gösteriyor. Bu varsayımlarda dizelin ton başına maliyeti 290 randdan 479 randa çıkıyor. Önceki marjı koruyabilmek için ton başına 189 randlık farkın daha iyi net satış fiyatı, başka alanlarda tasarruf veya daha yüksek verimle karşılanması gerekiyor. Yakıt maliyetindeki baskı, çiftliğin kendi tüketimiyle sınırlı kalmıyor. Road Freight Association Üst Yöneticisi Gavin Kelly, yakıtın taşımacılık işletme maliyetlerinin operasyona bağlı olarak %35 ila %55’ini oluşturduğunu ve karayolu taşımacılığının Güney Afrika’daki kara taşımacılığı yüklerinin %80’inden fazlasını taşıdığını belirtti. Buna göre artış; girdilerin çiftliğe ulaştırılması, ürünlerin alıcılara taşınması ve nakliye hizmeti fiyatlarının yeniden düzenlenmesi üzerinden tedarik zincirine yansıyabilir. Kaynakta verilen örneğe göre yakıtın toplam işletme maliyetlerinin %40’ını oluşturduğu bir operasyonda, dizel fiyatının %10 artması diğer giderler sabitken toplam işletme maliyetini yaklaşık %4 yükseltir. Ton başına 20 randlık ek taşıma bedeli ise 5.000 tonluk hasatta 100.000 randlık ek maliyet oluşturur; bu hesap bir nakliye zammı tahmini değil, olası maliyet maruziyetini gösteren örnektir. Gerçek yük, mesafe, taşıma kapasitesi, bekleme süresi, sözleşme koşulları ve maliyetin hangi tarafça üstlenildiğine göre değişebilir.

Mısır'da 5 Milyon Yeni Hurma Ağacı İçin İhracat Hedefi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır'da 5 Milyon Yeni Hurma Ağacı İçin İhracat Hedefi

Khalifa Uluslararası Hurma ve Tarımsal İnovasyon Ödülü Genel Sekreteri Abdülvahap el-Buhari Zayed, Mısır'ın uluslararası hurma pazarlarındaki konumunu güçlendirmek amacıyla yaklaşık 5 milyon yeni hurma ağacının dikilmesini öngören projelerin önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Zayed, değerlendirmelerini Siwa Vahası'nda düzenlenen 9. Mısır Uluslararası Hurma Festivali'nin yanında gerçekleştirilen basın toplantısında yaptı. Zayed'e göre Mısır, yüksek hurma ağacı varlığı, çeşitliliği ve farklı üretim bölgeleri sayesinde küresel hurma sektöründeki konumunu geliştirebilecek kapasiteye sahip. Ancak yeni dikimlerin başarıya ulaşması, yalnızca ağaç sayısının artırılmasına bağlı değil. Bu genişlemeye bilimsel planlama, tarımsal çevreye uygun çeşit seçimi, üretim girdilerinin sağlanması ve hasat sonrası sistemlerin geliştirilmesi eşlik etmeli. Hurma ağacının yüksek toprak ve su tuzluluğu ile su kıtlığı gibi koşullara dayanabildiğini belirten Zayed, bu özelliğin ağacın çöl bölgelerinde ve diğer ürünlerin yetişmekte zorlandığı ortamlarda üretilebilmesini desteklediğini ifade etti. Buna rağmen hurma sektörü, iklim koşullarının yanı sıra hastalık ve zararlılarla da karşı karşıya bulunuyor. Kuzey Afrika'da görülen beyaz ölüm hastalığının köklere saldıran bir mantar olduğunu ve ilerleyen vakalarda ağacın ölümüne yol açabildiğini söyledi. Zayed, hastalığın Fas'ta yaklaşık 100 yıl içinde hurma ağacı sayısının yaklaşık 12 milyondan 4 milyona düşmesine ve yaklaşık 8 milyon ağacın kaybedilmesine neden olduğunu aktardı. Hastalığın yayılmasını sınırlamak için bulaşık bölgelerden sağlıklı alanlara hastalıklı fidan taşınmaması, iyi tarım uygulamalarının uygulanması ve açık sulama sistemlerinden damla sulama gibi daha verimli yöntemlere geçilmesi gerektiğini belirtti. Kırmızı palmiye böceğinin de Orta Doğu, Kuzey Afrika, bazı Afrika ülkeleri ve Avustralya'daki hurma üretimini tehdit ettiğini kaydetti. Mısır'ın ihracat hedefi açısından üretim artışının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Zayed, kalite ve gıda güvenliği standartlarının yanı sıra ayıklama, depolama, işleme, ambalajlama ve pazarlama süreçlerinin birlikte geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Küçük ve orta ölçekli üreticiler için soğuk depolama olanaklarının artırılması ve ürün dolaşımının iyileştirilmesinin, hasat sonrası kayıpları azaltarak üreticilerin ürünlerini uygun zamanda pazarlamasına katkı sağlayabileceğini belirtti.

Mısır’da Kırsal Kadınların Ekonomik Güçlendirilmesi Öncelik Olacak
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır’da Kırsal Kadınların Ekonomik Güçlendirilmesi Öncelik Olacak

Mısır Tarım ve Toprakların Islahı Bakanlığı, kırsal kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesini sürdürülebilir kalkınmanın ve Mısırlı ailelerin yaşam kalitesini artırmanın öncelikli unsurlarından biri olarak açıkladı. Açıklama, Ulusal Kadın Konseyi’nin Kahire’nin Madinat Nasr bölgesindeki merkezinde düzenlenen Dünya Kırsal Kadınlar Günü etkinliğinde, Bakan Yardımcısı Mustafa es-Seyyad tarafından yapıldı. Bakanlığın planı, küçük ve mikro ölçekli projelerin kurulması ve finanse edilmesi için gerekli kolaylıkların sağlanmasını içeriyor. Aile geçimini sağlayan kadınlara destek programlarında öncelik verilmesi, üretim araçları ve girdilere erişimlerinin artırılması ve uygun koşullu kredilerden yararlanmalarının kolaylaştırılması öngörülüyor. Destek alanları arasında hayvansal ve kanatlı üretimi, gıda işleme ile geleneksel ve el sanatları yer alıyor. Seyyad, kırsal kadınların tarımsal üretim ve gıda güvenliğinin yanı sıra ailelerinin ekonomik yönetiminde de önemli rol oynadığını belirtti. Bakanlık, finansmanın yanında eğitim, farkındalık, danışmanlık ve veterinerlik programları uygulamayı; kadınlara modern pazarlama yöntemleri konusunda eğitim vermeyi planlıyor. Açıklamada ayrıca Tarım Bakanlığı ile Ulusal Kadın Konseyi arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesinin önemi vurgulandı.

Küresel Gıda Krizi Riskiyle Gıda Egemenliği Yeniden Gündemde
Görsel kaynağı: RFI · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Krizi Riskiyle Gıda Egemenliği Yeniden Gündemde

Küresel gıda krizi ihtimali ve gıda egemenliği tartışmaları, tarım ürünleri fiyatlarındaki artışla yeniden gündemin merkezine taşındı. Dünya tarım ürünleri fiyatları üçüncü çeyrekte %13 yükselirken, Birleşmiş Milletler Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'na (FIDA) atfedilen veri, üretim ve tedarik zincirleri üzerindeki baskının arttığına işaret ediyor. Kuraklık, jeopolitik gerilimler ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, tarımdan tüketiciye kadar zincirin tamamını etkiliyor. Enerji fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığı, verimlerin gerilediği ve bazı parsellerde ürünlerin tamamen yok olduğu aktarılıyor. Fransa son 50 yılın en kötü mısır hasadına yönelirken Romanya, yaz boyunca bir milyon hektardan fazla ekili alan kaybetti. Avrupa Komisyonu raporuna göre Avrupa tarımı, iklim kaynaklı olaylar nedeniyle yılda ortalama 28 milyar avro kaybediyor. Bu yıl eşi görülmemiş yoğunlukta duyurulan El Niño'nun üretim zincirini daha da bozabileceği belirtiliyor. Gıda güvensizliği dünya genelinde yaklaşık 260 milyon kişiyi etkiliyor. Ülkelerin gıda açısından kendi kendine yeterlilik oranı gerilerken, dünya ülkelerinin üçte birinden fazlası bugün ihtiyaçlarını kendi üretimiyle karşılayamıyor. Uzun süreli çatışmalar ve jeopolitik gerilimler enerji, tarımsal girdiler ve gıda tedarikini sekteye uğratıyor; Somali, Sudan ve Gazze'de kıtlık riski bildiriliyor. Nijerya'da akut gıda güvensizliği yaşayanların sayısı 36,3 milyona ulaşıyor. FMI, kırılgan hanelere hedefli nakit destekleri veya okul beslenme programları sağlanmasını öneriyor. Bunun yanında ithalata bağımlılığı azaltmak, yerel üretimi tüketiciyle buluşturmak, yaşlanan çiftçi kuşaklarını yenilemek, üreticilere asgari gelir sağlamak ve Ortak Tarım Politikası (OTP) desteklerini daha adil dağıtmak gündeme getiriliyor. Kaynak, bu adımların kamu politikalarıyla hayata geçirilebileceğini belirtiyor.

Sybiha: Karadeniz Gıda Güvenliği İçin İkinci Hürmüz Boğazı'na Dönüşebilir
Görsel kaynağı: Ukrinform · Özgün haber
Veri haberi

Sybiha: Karadeniz Gıda Güvenliği İçin İkinci Hürmüz Boğazı'na Dönüşebilir

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, Rusya'nın Karadeniz ablukasının deniz taşımacılığını aksatmanın ötesinde bazı Afrika ülkelerinde gıda kıtlığı oluşturmayı amaçladığını söyledi. Ukrinform'a verdiği röportajda Sybiha, böyle bir kıtlığın Avrupa'ya yeni göç dalgalarını tetikleyebileceğini belirterek Rusya'nın gıdayı ve göç politikasını bir araç olarak kullandığını savundu. Sybiha, Karadeniz'de seyrüseferin engellendiği 2022'de küresel gıda fiyatlarının %25 arttığını hatırlattı. Benzer bir artışın yeniden yaşanabileceği uyarısında bulunan bakan, dünyanın birçok ülkesinin Ukrayna tahılına bağlı olduğunu ve Rusya'nın ablukası nedeniyle bu ülkelerin ürünleri zamanında alamadığını ifade etti. Ukrayna Dışişleri Bakanı ayrıca, Rusya'nın oluşturduğu riskler nedeniyle bazı tarım arazilerinin ekilemeyebileceğini ve bunun gelecek yıl fiyatları etkileyebileceğini söyledi. Sonuçların şimdiden hissedildiğini ve daha da ağırlaşacağını belirten Sybiha, Karadeniz'in gıda güvenliği bakımından ikinci bir Hürmüz Boğazı'na dönüşebileceği değerlendirmesini yaptı. Sybiha'ya göre süreçte aktif rol alan tüm arabulucular Rusya'nın yanıtını bekliyor. Ukrayna ise Avrupa'daki ortaklarıyla, tahılın belirlenen destinasyonlara transit geçişini artırmak için çalışıyor. Bakan, Ukrayna'nın dünyanın en büyük tarım üreticilerinden biri olduğunu ve 400 milyona kadar insanı besleyebildiğini belirterek Karadeniz'in açılması için Rusya'ya kolektif baskı yapılması gerektiğini söyledi. Hindistan ile Mısır'ın bu sürece ilk kez katılan ülkeler arasında olduğunu da aktardı.

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi

Beslenme uzmanı Rhiannon Lambert, acil durumlar için hazırlanacak gıda stoklarında protein, lif, vitamin ve mineral bakımından zengin, uzun raf ömrüne sahip ve mümkün olduğunca az hazırlık gerektiren ürünlerin bulundurulmasını önerdi. Birleşik Krallık Savunma Bakanı Wes Streeting de tüm hanelerin acil durum veya savaş ihtimaline karşı evde az miktarda nakit, şişe su ve konserve gıda tutması gerektiğini söyledi. Lambert’in temel önerileri arasında konserve fasulye, nohut ve mercimek; sardalya, somon ve uskumru gibi yağlı balıklar; yulaf ve tam tahıllı krakerler; konserve meyve ve sebzeler ile UHT süt veya zenginleştirilmiş bitkisel süt alternatifleri yer alıyor. Konserve bakliyatların bitkisel protein ve lifin yanı sıra demir, folat, magnezyum ve potasyum sağladığı, konserve balıkların ise protein, omega-3 yağ asitleri, B12 ve D vitamini içerdiği belirtildi. Bakliyat ve balık, pişirilmeden de tüketilebiliyor. Taze ürün bulunamadığında konserve havuç, domates, tatlı mısır ve ıspanak gibi sebzeler beta-karoten, potasyum ve folat; konserve meyveler ise C vitamini sağlayabiliyor. Lambert, fazla şeker ve tuz tüketimini sınırlamak için meyvelerin şurup yerine meyve suyunda, sebzelerin de mümkünse ilave tuz içermeden satılan türlerden seçilmesini tavsiye etti. Yulaf ve tam tahıllı krakerlerin pirinç ve makarnadan farklı olarak kaynar su veya pişirme gerektirmediği belirtildi. Uzun süre pişirme ya da fazla su gerektiren kuru pirinç, makarna ve bakliyatlar, temiz suya, elektriğe veya pişirme imkânına erişimin sınırlı olabileceği durumlarda öncelikli seçenekler arasında gösterilmedi. Kuruyemiş, tohum ve fıstık ezmesi küçük porsiyonlarda enerji, protein ve lif sağlayabilirken UHT süt ve zenginleştirilmiş bitkisel alternatifler açılmadan önce oda sıcaklığında saklanabiliyor.

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor

Fransa’da 2026 kuraklığı, ot büyümesindeki tarihi gerileme nedeniyle hayvancılık işletmelerinin yem stoklarını ve gelecek üretim planlarını zorluyor. Agreste’in 7 Ekim’de yayımladığı verilere göre 30 Eylül itibarıyla kalıcı çayırlardaki kümülatif ot büyümesi, 1989-2018 ortalamasının %42 altında kaldı. Açık, ülkenin neredeyse tamamında %25’i aşarken bazı bölgelerde %60’ın üzerine çıktı. Kaynak, durumun 2003’tekinden de kötü olduğunu ve etkilerin kış sonrasına taşınabileceğini belirtiyor. Bazı işletmelerin 12 aylık stoklarla 13, hatta 14 ay dayanması gerekecek. Meurthe-et-Moselle’de kış için ayrılan rezervlerin üçte biri ağustos sonuna kadar kullanılmıştı; Puy-de-Dôme’da ise silajlık mısır veriminin yarı yarıya düşeceği öngörülüyordu. Sonbahar otlatmasının da bazı bölgelerde aksaması beklenirken, yetiştiriciler normalde kendilerinin ürettiği yemi satın almak zorunda kaldı. Sınırlı arz ve artan rekabet piyasayı sıkılaştırdı; ağustos sonunda Belçika ve İsviçre’den alıcıların da Fransa’dan yem tedarik ettiği aktarıldı. FNB, FNPL, FNO ve FNEC adlı ruminant yetiştiriciliği örgütleri 2 Eylül’de yem açığının teorik maliyetini 5,4 milyar avro olarak hesapladı. Bu hesap üreme ile süt ve et üretimindeki etkileri içermiyor. Piloter sa Ferme’in kurucu ortağı ve çiftçi Sylvain Jessionesse ise işletmelerin 2026 cirosunun giderlerin yalnızca %95’ini karşılayacağını, hektar başına ortalama 75 avro açık oluşacağını ve normal verim koşullarında bile 2027’nin zararla geçebileceğini öne sürdü. Hükümet, Tarım Bakanlığının 4 Eylül’de açıkladığı acil CASI planıyla başlangıçta 1 milyar avronun üzerinde kaynak ayırdı. Tarım Bakanı Annie Genevard 8 Ekim’de bunun nihai destek olmadığını belirterek, işletme sermayesi için toplam 2 milyar avroya kadar faizsiz kredi açıkladı. Devletin faizini üstleneceği krediler yem ve girdilerin finansmanında kullanılabilecek; ilk ödemeler 2026’da başlayacak, 2027 kredileri ise bütçe değişikliğiyle sağlanacak. Ancak kaynak, bu kredilerin yem kıtlığını çözmediğine ve geri ödenmeleri gerektiğine dikkat çekiyor. Üretici örgütleri, çayır kayıpları tazminatında kullanılan ve uydu verilerine dayanan ot büyüme endeksinin birçok işletmenin durumunu yeterince yansıtmadığını savunuyor. Bakanlık, ekim ortasında ilçe bazlı bir harita yayımlayarak saha verilerini uydu verileriyle karşılaştırmayı planladı; sigorta sisteminin korunacağı belirtildi. Yağışların ot büyümesini yeniden başlatabileceği, ancak birikmiş açığı mutlaka kapatmayacağı ifade ediliyor. Sonraki ekimler, hasat verimleri ve satın alınabilir yemlerin durumu, işletmelerin stoklarını yeniden oluşturma kapasitesini belirleyecek.

Bologna Borsasında Yem Hammaddeleri Fiyatları Arttı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Bologna Borsasında Yem Hammaddeleri Fiyatları Arttı

Bologna borsasında 15 Ekim 2026 haftasında hayvancılıkta kullanılan bazı yem hammaddelerinin fiyatları önceki haftaya göre yükseldi. Buğday kepeği, ince kepek, buğday kırması ve yumuşak ile sert buğday farinaccio ürünlerindeki artış 5 ila 12 avro/ton arasında gerçekleşti. Küp yem posaları 5 avro/ton, ulusal ve yabancı GDO'suz tam soya ekstraksiyon unları ise 10 avro/ton arttı. Organik üretimden ulusal yemlik mısırın fiyatı 10 avro/ton, organik buğday kepeği un ve peletleri 3 avro/ton, glütenli irmik 5 avro/ton yükseldi. Borsada düşüş kaydeden ürün olmazken ulusal, AB dışı ve enerji amaçlı mısır ile çeşitli arpa, soya, ayçiçeği ve yem ürünleri sabit kaldı. AB menşeli mısır, yabancı sorgum, yabancı GDO'lu tam soya ekstraksiyon unu ve kolza ekstraksiyon unu için kotasyon verilmedi.

Mısır’da Buğdayda Kendine Yeterlilik %52’ye Çıktı
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Buğdayda Kendine Yeterlilik %52’ye Çıktı

Mısır Tarım Bakanlığı yetkilisi Muhammed Halil Şatta, buğdayda kendine yeterlilik oranının yaklaşık %43’ten %52’ye yükseldiğini açıkladı. Şatta, buğday ekim alanının son 10 yılda yaklaşık 900 bin feddan arttığını ve ortalama üretimin yaklaşık 3,2 milyon ton yükseldiğini belirtti. Açıklama, Mısır’ın stratejik ürünlerde üretimi ve kendine yeterliliği artırma çabaları kapsamında yapıldı. Şatta’ya göre buğday ekim alanı önceki tarım sezonunda yaklaşık 3,7 milyon feddana ulaştı. Devlet, 2025-2026 tarım sezonunda bu alanı yaklaşık 3,8 milyon feddana çıkarmayı hedefliyor. Verimliliği artırmak için dikey genişleme ve Mısır 4, Mısır 5, Sakha 95 ile Giza 171 gibi yüksek verimli çeşitlerin yanı sıra makarna üretiminde kullanılan makarnalık çeşitlerin ekilmesi planlanıyor. Önceki tarım sezonunda yaklaşık 5 milyon ton buğday teslim edildiği bildirildi. Şatta, Mısır’da sofralık yumurtada kendine yeterlilik oranının %100, beyaz kanatlılarda yaklaşık %98 ve balık üretiminde %93,5 olduğunu söyledi. Kırmızı ette oran yaklaşık %60 seviyesinde bulunurken üretimin 600 bin tona ulaştığı belirtildi. Sebze ve meyve ihracatının ise yıllık yaklaşık 9,5 milyon ton ve yaklaşık 11,5 milyar dolar değerinde olduğu açıklandı. Buna karşın buğday, mısır ve yağ bitkileri gibi bazı stratejik ürünlerde açık bulunduğu ifade edildi. Şatta, özellikle buğday ithalatının sınırlı su kaynaklarıyla da bağlantılı olduğunu, ithal tarım ürünlerinin üretiminde kullanılan suyun “sanal su” olarak ülkeye taşınması anlamına geldiğini belirtti. Stratejik ürünlerdeki kendine yeterlilik oranlarının ise yıldan yıla iyileştiğini kaydetti.

Güney Afrika’da Dayanıklı Yerel Gıda Tedarik Zincirleri İçin Destek Çağrısı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Dayanıklı Yerel Gıda Tedarik Zincirleri İçin Destek Çağrısı

Güney Afrika’da Dünya Gıda Günü kapsamında, gıda güvensizliğini azaltmak ve dayanıklı yerel gıda tedarik zincirleri kurmak için çiftçilere daha güçlü destek verilmesi çağrısı yapıldı. Gautengli çiftçi Nompumelelo Dhlamini, sürdürülebilir gıda arzı için çiftçilerin çiftlik düzeyinde gerekli kaynaklarla donatılması ve desteklenmesi gerektiğini söyledi. Güvenilir üretim için farklı paydaşların tarım sektörünü korumak ve geliştirmek üzere birlikte çalışması gerektiği belirtildi. Dhlamini, yüksek yakıt ve üretim maliyetlerinin çiftçilerin verimli çalışmasını zorlaştırdığını, yetersiz altyapının ise taze ürünleri perakendecilere ve diğer pazarlara ulaştıran üreticilerde kayıplara yol açabildiğini belirtti. Çiftçilere yönelik politika ve destek programlarıyla sahadaki deneyimler arasında boşluk bulunduğunu söyleyen Dhlamini, eğitim, mentorluk ve sürekli kurumsal desteğin önemine dikkat çekti. Politikaların hazırlanması ve uygulanmasında çiftçilerin görüşlerinin alınmasını öngören tabandan yukarı yaklaşımı savundu. Dhlamini, sürdürülebilir tarıma geçiş için yalnızca politika ve vaatlerin değil, elektrik, yol bakımı ve iletişim altyapısı gibi pratik, erişilebilir ve uzun vadeli desteğin de gerekli olduğunu ifade etti. İletişim eksikliğinin çiftliklerin pazarlara ulaşmasını ve işletilmesini zorlaştırdığını söyledi. Free State’ten mısır çiftçisi Reggie Nkambule de çevre dostu ve maliyet etkin üretime geçişin ancak altyapının iyileştirilmesiyle mümkün olacağını belirtti. Greenpop’tan Ashraf Sirkoth, geleneksel yerel ırkların, yerli hayvan ırklarının ve yabani gıda türlerinin kaybının tarımın dayandığı genetik tabanı daralttığını söyledi. Güvenli arazi kullanım hakkının geleneksel tarımın sürmesi için temel olduğunu belirten Sirkoth, resmi mülkiyet, geleneksel haklar veya uzun vadeli kiralamaların önemine işaret etti. Stellenbosch Business School’dan Prof. Jako Volschenk ise standart dışı küçük, biçimsiz veya rüzgâr hasarlı ürünlerin çorba ve meyve suyu üreten küçük agro-işleme işletmelerine yönlendirilerek gıda israfını azaltmada kullanılabileceğini söyledi.

Mısır’da Yumurta Fiyatları 16 Ekim’de İstikrarlı Kaldı
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Yumurta Fiyatları 16 Ekim’de İstikrarlı Kaldı

Mısır’da yumurta kolisi fiyatları 16 Ekim 2026 Cuma günü kümes hayvanları borsasında ve tüketiciye yönelik satış noktalarında istikrarlı seyretti. Beyaz yumurta, tüketicilerin pazarlarda en çok ilgi gösterdiği türlerden biri olurken, fiyatlar çiftlikler ile market ve mağazalar arasında farklılık gösterdi. Beyaz yumurta kolisi çiftliklerde 100-110 Mısır lirası, market ve mağazalarda ise 120-130 Mısır lirası aralığında satıldı. Kırmızı yumurtanın çiftlik fiyatı 110-115 Mısır lirası olurken tüketici satışlarında 125-135 Mısır lirası aralığı kaydedildi. Fiyatların konut bölgelerine göre değişebildiği belirtildi. Yerli yumurta kolisi diğer iki türe göre daha yüksek fiyatla işlem gördü. Bu ürünün çiftliklerdeki fiyatı 139-140 Mısır lirası, market ve mağazalardaki fiyatı ise 145-155 Mısır lirası olarak açıklandı. Veriler, kümes hayvanları borsası ile Mısır Bakanlar Kuruluna bağlı fiyat portalında yayımlanan bilgilere dayandırıldı.

Almanya’da Mısır Hasadı Sonrası Mısır Kurduna Karşı Anız Uyarısı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber

Almanya’da Mısır Hasadı Sonrası Mısır Kurduna Karşı Anız Uyarısı

Almanya’da 2026 mısır hasadının tamamlanmasının ardından üreticilere, mısır kurdunun yeni nesline karşı tarlalarını kontrol etmeleri ve anızları uygun şekilde işlemeleri önerildi. Hasat sonrasında mısır saplarında bulunabilecek larvalar, 2027’de zararlı baskısının sürmesine yol açabilir. Landwirtschaftliche Technologiezentrum Augustenberg (LTZ), bu değerlendirmeyi yararlı organizma üreticisi Biocare’a atıfla aktardı. Mısır kurdu, Almanya’daki birçok mısır üretim bölgesinde yaygın görülüyor; ancak zararlının yoğunluğu bölgelere ve tek tek tarlalara göre değişiyor. Üreticilerin anızlarda delik, talaş, saplardaki beslenme zararları ve bükülmüş bitkiler gibi belirtileri incelemesi, alt sap bölümlerinde larva bulunup bulunmadığını kontrol etmesi öneriliyor. Hasarların karşılaştırılıp kayda geçirilmesi, 2027 bitki koruma planlamasına bilgi sağlayabilir. Larvalar çoğunlukla mısır anızlarında ve sap artıklarında kışlıyor. Bu nedenle mekanik mücadelenin amacı, kış boyunca tarlada mümkün olduğunca az sağlam sap bırakmak. Anızların kırılması, ezilmesi veya parçalanması, larvaların korunaklı kışlama alanlarının bir bölümünü ortadan kaldırabiliyor. Ancak etkili sonuç için mümkün olduğunca çok sapın gerçekten işlenmesi gerekiyor. Anız işlemesinde sap parçalayıcılar, bıçaklı merdaneler, prizma merdaneler ve diskli tırmıklar kullanılabiliyor. Hangi tekniğin uygun olduğu, hasat artığı miktarı ile tarla koşullarına bağlı. Mısır kurdu tarla sınırlarında durmadığı için, aynı bölgedeki çok sayıda işletmenin birlikte hareket etmesi mücadelenin etkisini artırabilir. Daha yoğun bulaşmada üreticilerin 2027 mücadelesini şimdiden planlaması öneriliyor. Seçeneklerden biri, mısır kurdunun yumurtalarını parazitleyen Trichogramma parazitoit arılarının kullanılması. Bu canlıların etkili olabilmesi için yumurta bırakma döneminin başlangıcında tarlada bulunması gerekiyor; uygulama zamanı güve uçuşu, hava koşulları ve izleme sonuçlarına göre belirleniyor.

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) gıda fiyat endeksi eylülde 136 puana çıkarak son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Endeks aylık bazda %1,5 artarken yükselişte şeker, tahıl ve bitkisel yağ fiyatlarındaki hareket etkili oldu. Tedarik kesintileri, lojistik kısıtlamalar ve olumsuz hava koşulları da fiyatları etkileyen unsurlar arasında gösterildi. BM Genel Sekreteri Sözcüsü Stefan Dujarric, tahıl fiyatlarının eylülde aylık %5,1 arttığını belirtti. Buğday fiyatları, Karadeniz bölgesindeki lojistik sorunlar nedeniyle Ağustos 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Mısır fiyatları ise azalan stoklar ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığına ilişkin belirsizlik nedeniyle üç yılın zirvesine ulaştı. Küresel fiyat artışları, gıda yardımına bağımlı bölgelerdeki sorunları da ağırlaştırıyor. Yemen'de yaklaşık 800 bin kişi hayati insani yardımdan mahrum kalırken en ağır durum Taiz kentinde yaşandı. Ülke genelinde 18 milyon kişi akut gıda kıtlığından etkileniyor, yaklaşık iki milyon çocuk ise yetersiz beslenmeyle mücadele ediyor. Dünya Gıda Programı'nın yardımları sürdürebilmesi için 268 milyon dolara ihtiyacı bulunuyor; ek finansman sağlanmazsa yardım hacmi kasımda azalabilir. İklim ve enerji kaynaklı sorunlar da tarımsal üretim ile gıda tedarikini baskılıyor. Somali'de seller ekinleri yok edip yolları tahrip ederken Orta Amerika'da kuraklık sürüyor. Küba'da yakıt kıtlığı tarım makinelerinin çalışmasını, gübre ithalatını ve kentlere gıda sevkiyatını aksattı. Uzmanlar, güvenli ticaret yolları ile toprağa, suya ve gübreye erişimin yanı sıra yerel üreticilerin ve insani yardım mekanizmalarının desteklenmesini öneriyor.

Arjantin’de Yağışlar Mısır ve Ayçiçeği Ekiminin İlerlemesini Yavaşlattı
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Yağışlar Mısır ve Ayçiçeği Ekiminin İlerlemesini Yavaşlattı

Arjantin’de su rezervlerindeki iyileşmeye rağmen mısır ve ayçiçeği ekimi son yağışlar nedeniyle yavaşladı. Buenos Aires Tahıl Borsası’nın Haftalık Tarım Görünümü’ne göre ticari dane mısır ekimi, 2026/27 sezonu için öngörülen 8,4 milyon hektarın %34,8’ine ulaştı ve önceki kampanyanın yaklaşık 5 puan önünde ilerledi. Çalışmalar tarım alanının merkez ve batısında sürerken, merkez ve güneydeki yağışlar yeni parsellerin ekime alınma hızını düşürdü. Orta-Kuzey Córdoba’da yağış eksikliği nedeniyle ekilemeyen parsellerin geç ekime yönelmesi bekleniyor. Ekili mısırın durumu çoğunlukla normal ile iyi arasında, su mevcudiyeti ise yeterli ile optimum arasında değerlendirildi. Düşük sıcaklık ve düşük radyasyon bazı parsellerde çıkış sorunları ile sararmaya neden oldu. Ayçiçeği ekimi haftalık bazda 5,8 puan ilerleyerek öngörülen 3,1 milyon hektarın %41,9’una ulaştı. Bu oran tarihsel ortalamanın 11,6, son beş kampanya ortalamasının ise 6,6 puan üzerinde bulunuyor. Ancak güney bölgelerinde yağışlar ve düşük sıcaklıklar çalışmaları yavaşlatırken, yağışların devam edeceğine ilişkin tahminler ekim planlarının tamamlanması konusunda belirsizlik yaratıyor. Buğdayda kuzey tarım alanında tekrarlanan yağışlar ve yüksek nem, fizyolojik olgunluğa ulaşan parsellerde hasadın başlamasını geciktirdi. Beklenen verimler hektar başına 10-40 kental arasında değişirken, Kuzeybatı Arjantin’de yaklaşık 20, Kuzeydoğu Arjantin’de 30 kental ortalama öngörülüyor. Merkezin bazı kesimlerinde ise kardeş sürgünü kaybı ve don hasarı nedeniyle önceki kampanyaya göre %10-30 düşüş bekleniyor. Arpada ekim yağışları su rezervlerini iyileştirse de batı Buenos Aires’te don hasarı verim kayıplarına yol açtı ve beklenti yaklaşık 40 kentalde kaldı. Diğer bölgelerde tahmini verimler hektar başına 35-60 kental arasında. Güneybatı Buenos Aires-Güney La Pampa’da su eksikliği ve düşük radyasyon verimi sınırlayabilir; Güneydoğu Buenos Aires’te ürün genel olarak iyi durumda ancak gelişim geriden geliyor.